<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Ahmed</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/ahmed/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 11:56:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bilen]]></category>
		<category><![CDATA[Ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[



El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar



(TV Kayseri, 10 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><span style="text-decoration: underline;"><strong>(TV Kayseri, 10 Kasım 2010)</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Şeyhi Ekber bu hususta şöyle bir şiir söylemiştir:<br />
Dikkat edin Velîlerin sonu şehiddir. Varlıklar İmamı&#8217;nın gözüdür. O,  Âli Ahmed neslinden gelecek olan Seyyid Mehdîdir. Kötülükleri bertaraf  edecek keskin bir kılınçtır! Bütün gam ve zülmetleri giderecek  Güneş&#8217;tir. İhsanda bulunduğu zaman, pek bereketli bir yağmurdur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as) şehittir. Çok seçkin bir imamdır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in  neslindendir. İlim kılıncıdır, kötülükleri bertaraf edecek ama keskin  bir kılıç, çok etkili. Bütün gam ve zulmetleri, gam ne demek? İnsanlarda  üzüntü, stres, gerilim, acılar, psikolojik bütün bozuklukları  giderecek. Ve her türlü zulmü; işkence, tehdit, insanların her türlü acı  çektiği olayları giderecek Güneş&#8217;tir diyor. Atatürk ne diyor? Güneş  diyor. Bediüzzaman ne diyor? Güneş diyor. Resulullah (sav) ne diyor  hadisinde, Güneş diyor. Yağmur gibi ihsanda bulunur.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Zamanı  gelmiştir. Geçen üç asırdan sonra gelen dördüncü asırda zahir olmuştur.  Çünkü Peygamberimiz (sav) üç asırı bir arada zikr etmiş onları dördüncü  asır takip etmiştir. Nitekim bir rivayette &#8220;Üçü birbiri ardınca, biri  yalnız başına…&#8221; diye varid olmuştur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yani  üç yüzyıl peşpeşe, biri de yalnız başına dört. Bin eklersen ne yapar?  Hicri 1400. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in vefatından bin yıl sonra  geleceğini İmam Rabbani söylüyor. Bu rivayetle de birleşince Hicri 1400.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Kendisine  gelince; İktidar ve siyaset sahibidir. Muhtaç bulunduğu gücü, Allah’tan  alacaktır. Çünkü O, doğrulanmış kuş ve bütün hayvanların dillerini  bilen bir halifedir. Onun için adâleti, bütün insanlar ve cinlerce cari  olacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Muhtaç  bulunduğu gücü insanlardan değil, Allah&#8217;tan alacaktır. Çünkü O, doğru  olduğu Allah tarafından tasdik edilmiş, hadisle, kuş ve bütün  hayvanların dillerini bilen, yani bütün hayvanlara karşı sevgi duyan bir  halifedir. Ne kadar hayvan varsa hepsine karşı sevgi duyuyor. Adaleti  cinlere de cari olacaktır diyor, demek ki cinlerle de bağlantısı olacak.  Onlar arasında da adalet sağlıyor. Cinlerin de birbirlerine eziyet  etmesini engelliyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Yukarıda  arz ettiğimiz, gibi Allah ona inanmış kimseleri yardımcı kılmıştır. O  verzirleri sâyesinde bütün işleri en güzel bir şekilde başaracaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vezirleri  sayesinde bütün işleri başaracaktır; demek ki talebeleri var. Hz. Mehdi  (as) yalnız olmayacak diyor Peygamberimiz (sav).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Mehdî’nin vezirlerine yaptırtacağı işlerde, muhtaç olduğu hususlar:<br />
1. Basiret sahibi olması; Çünkü insanları Allah’a dâvet etme  hususunda, böyle bir haslete luzüm hissedilir. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle  buyurmuştur, Peygamberinden hikâye ederek, &#8220;Ben bana uyanlarla tam bir  basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim.&#8221;</p>
<p>Mehdî hiç şüphe yok ki Peygambere uyanlardandır. Allah’a dâvet  hususunda peygamber nasıl yanılmıyorsa Mehdî de öyle yanılmaz.. Çünkü o,  O&#8217;nun izindedir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın en önemli özelliklerinden birisi basiret sahibi olması.  &#8220;Ben Bana uyanlarla tam bir basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim&#8221;; yani  &#8220;Ben talebelerimle Allah&#8217;a davet ederim insanları&#8221;, ayetin Hz. Mehdi  (as)&#8217;a bakan yönünü açıklıyor. Ahkamda masumdur Mehdi.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>2. İlâhi kitabı anlaması.<br />
</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok iyi anlayacak ve çok iyi anlatacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<strong>3. İlâhi-Kelâm’ın mânasını bilmesi.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok güzel tefsir edecek, insanlara açıklayacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>4. Tayin edeceği kimselerin durumlarınıi hâl ve hareketlerini iyi bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>O  kişinin durumunu, halini ve hareketlerini; yani genel karakterini, ruh  halini, derinliğini, psikolojik yapısını, hepsini çok iyi analiz edecek  Hz. Mehdi (as).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>5. Öfkelendiği zaman bile merhamet ve adâletten ayrılmaması..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çok  şiddetli öfke gelecek üzerine Allah tarafından, fakat buna rağmen son  derece merhametli ve adaletten ayrılmayan bir insan olacak. Çok  merhametli, yani çok sinirlendiğinde de tutarlı. Makul düşünüyor,  tutarlı düşünüyor, Kuran&#8217;a göre hareket ediyor ve adaletten ayrılmıyor.  Yani, kendi aleyhine bile olsa mutlaka adaletle karar veriyor. Kendini  kurtaran veyahu<strong>t çıkarlarını kurtaran bir tavır içerisinde değil.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>6. Varlıkların sınıflarını bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çocuklara  çocuk olmasına göre hareket ediyor, olgun olana olguna göre hareket  ediyor, dede olana dedeye göre, kadına kadının hoşlanacağı şekilde. Her  insana onun hoşlanacağı şekilde hareket ediyor. Ve onların ruhuna hitap  etmeyi biliyor. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın bir özelliği.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>7.  İşlerin girift taraflarını bilmesi; çünkü bunlardan haberi olan bir  lider vereceği hükümlerde yanılmaz.. Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek  için değil de ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir  ilhâm neticesi olacak. Yâni Muhammed (S.A.V.)’in getirdiği Şeriat üzere  hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamber (S.A.V.), onu vasf ederken  &lt;&lt;Benim izimi takip edecek; hataya düşmeyecek&gt;&gt; demiştir.  Bundan anlıyoruz ki, O, Şerîat sahibi değil de Şeriate uyarıdır. Ve aynı  zamanda günahtan da masumdur. Burdaki masumluluğundan murat hükümdeki  masumiyetidir. Çünkü gerçek m’anada ismet ancak Peygamber için söz  konusu olabilir. Oysa O, Peygamber değil Velîdir. Velîler günah  işlemekten mahfuzdurlar; Mâsum değildirler.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşlerin  girift taraflarını bilmesi; en ince detaylarına kadar olayları biliyor.  Analiz ediyor. Bir kişi birşeyi niçin yaptı, ne nedendir, çok ince  analiz gücü var.</p>
<p>Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz; asla yanılmaz Hz. Mehdi (as)<br />
Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil de ondan kaçınmak için  bilir; Yani kıyasla hareket etmeyecek Hz. Mehdi (as). Fıkıhta kullanılan  kıyas ilmi onun için yok, kıyastan kaçınıyor.</p>
<p>Vahiyle bildiriyor Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hataya  düşmeyeceğini. Ahkamda masumdur Hz. Mehdi (as). Hata yaptığı dediği  yerde, mutlaka yine doğru yapmış oluyor. Hataya Allah müsaade etmiyor  onda. Masum imamdır, bir tek Hz. Mehdi (as)&#8217;a mahsustur bu. Allah&#8217;ın  özel koruması altında. Masum İmam. Hükümde masum. Ama gerçek manada  ismet ancak Peygamberlerde oluyor, Peygamberler her yönüyle korunuyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>8.  İnsanların ihtiyacını iyi anlamak; Çünkü onların her türlü işlerini  görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine tekdim etmiştir. Liderlerin  davranış ve faaliyetlerî kendi nefislerinden ziyâde halkın menfaati  için olmalı.. halkın yararına olan şeylerle uğraşıp onların işlerini  görmeyen bir lider azl edilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında  artık bir fark kalmamıştır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın özelliği şu; tüm dünya onun ailesi oluyor. Uganda&#8217;da bir  çocuğun ayağı kırılsa, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladının ayağı kırılmış gibi  ilgi görecek. Londra&#8217;daki Müslümanla Uganda&#8217;daki Müslüman aynı muameleyi  görecek. O da kaliteli yemek yiyecek diğeri de, ikisi de kaliteli bakım  görecek, ikisi de güzel evlerde yaşayacak. İkinci sınıf vatandaş,  üçüncü sınıf vatandaş kalkıyor. Tüm dünya Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladı gibi  oluyor. Mesela, Japonya&#8217;daki bir çocuğa ameliyat yapılacak. Hani var ya  bazı cemaatlerde, kimsenin haberi olmaz adama ne yapıldığından, kimsenin  kimseden haberi olmaz. Hz. Mehdi (as)&#8217;da öyle olmayacak. Hz. Mehdi (as)  kendine yapılan bir ameliyat gibi titiz olacak. Onun için Hz. Mehdi  (as) imamlığı kabulde direnecek. İmamlığı kabul etmiyor, zorla imamlık  veriliyor. O manevi sorumluluk çok şiddetli olduğu için, bütün dünyadan  sorumlu olduğu için ölüm tehdidiyle İmamlık görevi veriliyor. Kendi  nefsi için değil, halkın menfaatini çok iyi kollayacak Hz. Mehdi (as).  Halka faydalı olmayan her türlü lideri azledecek. Mutlaka çok titiz  takip edecek. Hastanede herkes birinci sınıf insan olacak. Herkes en iyi  yemeği yiyecek, Hz. Mehdi (as) kendi yediğini tüm dünyanın yemesini,  kendi giydiğini herkesin giymesini, kendi evinin rahatlığını tüm dünyaya  sağlayacak. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın özelliğidir bu. Çünkü onunla diğer  insanlar arasında bir fark kalmamıştır, yani aynıdır, aynı hükümde,  herkese kendi evladı gibi titiz bakıyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>9.  Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması, çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edecek meseleleri hal  edebilir. Yukarıda arz ettiğimiz gibi Mehdî kıyasla hükm etmeyecektir.  Çünkü kıyas bir çok meselelerin meydana gelmesini intaç eder ki, bu,  kulları zor duruma sokar. Oysa İslâm’da esas olan tahtifdir. Bu  sebepledir ki. Resûlüllâh (sav) şöyle buyururlardı. &#8220;Size terk ettiğim  hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221; Böylece fazla hüküm ve teklif  meydana gelmemesi için kendisine çok sorulmasından hoşlanmazdı. Ancak  Hakkın ona emrettiği meseleleri tebliğ ile yetinirlerdi. Madem ki Mehdî  Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düimeyecek öyleyse tıpkı Allah  Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması gerekir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşte bu dokuz hasletin Mehdî’de bulunması gerektir.<br />
Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması; Yani gelecekte olan olaylar hadisten, Kuran&#8217;ın ayetlerinden  çok iyi biliyor ileride neler olacağını. Allah&#8217;ın dilemesiyle ileride ne  olacağını bildiği için ona göre tedbir alıyor.</p>
<p>Kıyas kalkıyor, Hz. Mehdi (as) da kıyas yok. Bir çok hüküm,  karmakarışık hükümler, insanların içinden çıkamayacağı bir din anlayışı  gelişir o zaman diyor. Hz. Mehdi (as) bunu kabul etmiyor. Çünkü bu  kulları zor duruma sokar. Kolaylık dinidir bizim dinimiz. Dinin  kolaylaştırılması Allah&#8217;ın emridir. Zorlaştırılması da şeytanın ilkası  olur. İslam&#8217;da esas olan tahfiftir. İbadetleri kolay hale getirme, dini  kolay hale getirme, hayatı kolay hale getirme.</p>
<p>&#8220;Size terk ettiğim hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221;; Yani &#8220;yeni yeni  hükümler çıkartırtmayın. Bana soru sormayın.&#8221; Sahabeler &#8220;şu nasıl  olacak?&#8221; dediklerinde, &#8220;nasıl biliyorsanız öyle yapın. Çünkü ben  söylersem o hüküm olur artık ve yapmak durumunda kalırsınız, onun için  bana sormayın, özgürce yaşayın&#8221; diyor Peygamberimiz (sav). &#8220;Önemli  birşeyse zaten ben onu uyarırım&#8221; diyor. &#8220;Ama söylemediysem hüküm  çıkartmaya kalkmayın ve bunu da zorlamayın&#8221; diyor.</p>
<p>Fazla hüküm ve teklif meydana gelmemesi; şimdi olan nedir? Çok fazla  hüküm ve teklif meydana gelmiştir. O yüzden ayrı hurafeler çıkmıştır,  uydurma izahlar çıkmıştır, din bambaşka bir şekle sokulmuştur. Ve İslam  aleminin çektiği acıların kökeninde bu vardır.</p>
<p>Tebliğle yetinirdi; Mühim ve hayati konuları Allah ona söylüyor, onun dışında Müslümanları serbest ve rahat bırakmak lazım.</p>
<p>Madem ki Mehdî Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düşmeyecek öyleyse  tıpkı Allah Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması  gerekir; Yani merhametli değil, son derece merhametli, tüm varlıklara.  Kedilere, köpeklere, balıklara, insanlara, çocuklara hepsine.</p>
<p>Peygamberimizin sağlığında sadece Mehdî’nin yanılmayacağını beyan etmiş  ve diğerleri hakkında süküt buyurmuşlardır; Yani diğer hiçbir imam Hz.  Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve diğer çıkacak veliler  hakkında Peygamberimiz (sav) masum olacaktırlar dememiştir. Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın yanılmayacağını beyan etmiş, hadisle sabit.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İsa  Âleyhisselâm onun zamanında Dımışık mescidinin doğusundaki beyaz bir  minâreye, insanlar ikindi namazında iken inecektir. İmâm çekilip onu  önüne geçirecek, O da insanlar imamlık yaparak Muhammed (S.A.V.)’in  şeriatı üzere namaz kılacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bunu  da bir kısım şahıslar yanlış anlıyorlar. Şam çok geniş bir alandır. Çok  geniş bir alana İstanbul da dahil Anadolu da dahil Şam deniyor. Demek  ki yüksekçe bir ev, yüksek bir yer, öyle bir binaya gelecek diyor. Çünkü  minare demek, ilk akla gelen yüksek bir yapı. Heryere sesin  duyurulabildiği, yüksek bir yer.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Tenbih:<br />
Bu hadîs’in taşıdğı anlam, İsa (as)’ın sabah namazında, &#8220;Bu senin  için ikame edilmiştir!&#8221; diyerek Mehdî’ye iktida edeceğini belirten  hadîslere ters düşmez.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ı öne geçirip Hz. İsa (as)&#8217;ın onun imamlığında namaz kıldığı  duruma ters düşmez diyor. Yani Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as)&#8217;ı imamlığa  geçiriyor, sonra Hz. Mehdi (as) Hz. İsa (as)&#8217;ı vezir tayin ediyor.  Burada anlatılan olay bundan sonra gelişen bir olaydır. Yani Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın imamlığı sabit oluyor, dünyanın lideri olduğu kabul ediliyor,  Hz. isa (as) onun imamlığını tasdik ediyor. Hz. Mehdi (as) da çeşitli  insanlara imamlık veriyor, Hz. İsa (as) da onun baş veziri, ona da  imamlık veriyor.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in ahir zamanda beyaz minarelerin  yapılacağını bilmesi zaten bir mucizedir. O zaman minareler yoktu. Ama  bunu haber veriyor. Hayret edilecek birşey bir mucizedir. Demek ki ya  İstanbul&#8217;da ya Kudüs&#8217;te, böyle bir yerde Hz. İsa (as), Şam denilen bölge  içinde, orada beyaz minaresi olan bir camide namaz kıldıracak  inşaAllah.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSoTzN3ZZXZN_tBemznNJc9n-cR-KOQ8PetrnRrYE2JYddMbcDd8SyNTdjPTg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman&#8217;ın Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Çıkış Zamanıyla İlgili Sözleri</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:48:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[






(Sünen&#8217;i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5030) 
“Berâ (RadiyAllahu anh)&#8217;dan; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><br />
</strong></td>
<td width="155" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/bediuzzamanin_hz._mehdi_a.s.in_cikis_zamaniyla_ilgili_sozleri_turkcelestirilmis_tr.jpg" border="0" alt="Bediüzzaman'ın Hz. Mehdi (a.s.)'ın Çıkış Zamanıyla İlgili Sözleri  (Türkçeleştirilmiş)" hspace="7" vspace="2" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="312" valign="top"><strong><strong>(Sünen&#8217;i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5030)</strong></strong> <strong></p>
<p>“Berâ (RadiyAllahu anh)&#8217;dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)  kadar güzel kimse görmedim. Kırmızı hırkasını giymiş, </strong> <strong><strong>saçları  omuzlarına yaklaşmıştı.</strong> ”(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No:  3635.)</p>
<p><strong>(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2122)</strong></strong> <strong></p>
<p>“&#8230;Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor: </strong> <strong><strong>- Ey Allah&#8217;ın Resûlü!  dedim. Benim omuzlarıma kadar dökülen (gür) saçlarım var, tarayıp tanzim  edeyim mi?</strong> &#8211; Evet! dedi. Ona ikramda bulun. Ravi der ki: &#8220;Ebû  Katâde <strong>“Evet ona ikramda bulun! sözü sebebiyle, günde iki sefer  (bakım yapar ve) saçlarını yağlardı.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3631)</strong></strong> <strong></p>
<p>“(Ebû Talib&#8217;in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle demiştir: </strong> <strong><br />
<strong>- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem) Mekke&#8217;ye dört gadiresi  (örgüsü) olduğu halde girdi. [Ümmü Hâni gadire ile saç örgülerini  kasteder.]</strong></strong> <strong> ” (Sünen-i Tirmizî, Cild 3, Hadîs No:1840-1841; Mevâhib-i  Ledünniyye, Cild 1, s. 453; Ebû Dâvûd ve Ahmed b. Hanbel rivâyet  etmişlerdir</p>
<p><strong>(Râmûzu&#8217;l-Ehâdîs, Hadîs No: 3812)</strong></strong> <strong></p>
<p>“Mescid-i Hayf da namaz kıl. </strong> <strong><strong>Zira orada yetmiş peygamber namaz  kılmıştır. İçlerinde ihramlı olduğu halde Hz. Musa (a.s)’da vardır.</strong> Sanki kendisini şu anda üzerinde iki pamuk abası var. Şenua kabilesinin  ağzına liften yular vurulmuş devesi üstünde <strong>saçları örgülü bir halde  görüyorum.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Râmûzu&#8217;l-Ehâdîs, Hadîs No: 1145)</p>
<p>“Erkeğe gelince o gusül abdestinde başının saçlarını (beliklerini)  çözerek iyice dağıtsın ve onun diplerine su ulaşıncaya kadar mükemmel  bir şekilde yıkasın. &#8230;.”</strong></strong> <strong></p>
<p>(Kütüb-i Sitte, Cild 10, Hadîs No: 3744.) </strong> <strong></p>
<p><strong>[Sahîh-i Müslim, Cild 7, Hadîs No: 95 (2338), s. 213]</strong></strong> <strong></p>
<p>“Katâde, Enes&#8217;den şöyle tahdis etti: </strong> <strong></p>
<p><strong>- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)&#8217;ın saçları iki omuzu  arasını döver dururdu.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3635)</strong></strong> <strong></p>
<p>“&#8230;Aişe (RadiyALLAHu anha)&#8217;den şöyle demiştir: </strong> <strong></p>
<p><strong>Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)&#8217;ın omuzlarına ulaşmayan ve  kulak yumuşaklığını geçen saçı oldu.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Sünen&#8217;ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5033)</strong></strong> <strong></p>
<p>“&#8230;Ziyad bin Husayn babasından naklen anlatıyor: </strong> <strong></p>
<p><strong>Medine&#8217;de Resûlullah&#8217;ın yanına gittiğimde bana:<br />
- Yanıma yaklaş, buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün  üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>[Râmûzu'l-Ehâdîs, (30. Bölüm), Hadîs No: 24]</strong></strong> <strong></p>
<p>“ Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) &#8230; </strong> <strong><strong>Saç örgüsü çözüldüğü  zaman ayırırdı, aksi halde öyle örgülü olurdu &#8230;</strong>(Şemâil-i Şerif,  Hadîs No: 6, s. 52; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3634. (Bir  benzeri))</p>
<p><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 884)</p>
<p>“…İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu)&#8217;dan rivâyet edildiğine göre Resûlullah  (SallALLAHu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu demiştir:</p>
<p>- Ben yedi (kemik) üzerine secde etmekle ve (secdeye giderken) saç ve  elbiseyi toplamamakla emrolundum.</strong></strong> <strong><br />
”( Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1040-1041; Sahîh-i Buhari  Tecrîd-i Sarîh, Cild 2, Hadîs No: 451.)</p>
<p><strong>(Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarîh, Cild 9, Hadîs No: 1400)</p>
<p>“Abdullah İbn-i Ömer (RadiyAllahu anhu)&#8217;den rivâyet olunduğuna göre,  Nebi (SallAllahu aleyhi vesellem) demiştir ki:</p>
<p>Ben bu gece kendimi rüyamda Kâ&#8217;be de buldum. Ansızın esmer bir kişi  gördüm. Sanki, o esmer insanlardan görülenlerin en güzeli, başının saçı  iki omuzu arasında sarkıyordu.</strong></strong> <strong> (Yeni) Taranmış ve arınmıştı da baş  (ının saç)&#8217;ı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin iki omuzuna koyarak  Beyt&#8217;i tavâf ediyordu. (Orada bulunanlara):</p>
<p><strong>- Bu kimdir? diye sordum.<br />
- Bu MERYEM OĞLU MESÎH (İSA)&#8217;DIR.” İlâ Ahîr…</p>
<p>(Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1, s.452)</strong></strong> <strong></p>
<p>Berâ (Radiyallâhu anhu)&#8217;ın hadîsinde:&#8221;Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi  vesellem)&#8217;in saçı mübarek omuzlarına değerdi.&#8221; </strong> <strong></p>
<p><strong>Râmûz-ul Ehâdîs (30.  Bölüm) Hadîs  No:  24.</strong></strong> <strong></p>
<p>&#8220;Enes (Radiyallâhu anhu) rivayet etmiştir: </strong> <strong></p>
<p><strong>- Rasûllullah (Sallallâhu aleyhi vesellem)&#8217;ın saçı</strong></strong> <strong> recil (yani ne  düzgün, ne de kıvırcık olup, hafifçe kıvırcık) bir saç idi, <strong>kulakları  ile omuzlarına kadar (uzun) idi.&#8221;</strong><br />
</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HZ. İSA ŞEMAİLİ HADİSLER</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-isa-semaili-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-isa-semaili-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 08:16:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Bakan]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Gri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Kestane]]></category>
		<category><![CDATA[Renk]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=247</guid>
		<description><![CDATA[Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın şemaili

 Yeşile bakan gri gözlüdür.
 Keskin bakışlıdır. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın şemaili</strong></h3>
<ol>
<li><strong> Yeşile bakan gri gözlüdür.</strong></li>
<li><strong> Keskin bakışlıdır. (Ahmed b. Hanbel, I, 374;  Ebû Ya&#8217;lâ V, 108)</strong></li>
<li><strong> Yüzü hafif çilli</strong></li>
<li><strong> Altın rengine bakan kestane rengi saçlı,  sakalı da aynı renk</strong></li>
<li><strong> Saçları “saçını taramış, ve sanki saçından  su damlıyor gibi”  (Taberânî, Kebîr XI, 73.) ıslak görünümlü. Bakımlı,  hafif dalgalı (ne  dümdüz ne de aşırı kıvırcık), kulak memesini  kapatmakla beraber  yanlardan omuzlara inmeyen, fakat enseden iki kürek  kemiği arasına  değer vaziyette aşağıya sarkık şekildedir. Saçlarının  kulaklarına kadar  olan bölümü düz, aşağı kısmı dalgalıdır.</strong></li>
<li><strong> Uzuna yakın orta boylu. (Müslim)</strong></li>
<li><strong> Geniş omuzlu, ince bellidir.</strong></li>
<li><strong> Yüzü dupduru ve pırıl pırıldır. (Nevevî II,  232; İbn Hacer VI,  484)</strong></li>
<li><strong> &#8220;Sanki hamamdan yeni çıkmışcasına al  çehreli&#8221; (Buhârî, &#8220;enbiyâ&#8221;  24, 48; Müslim, &#8220;îmân&#8221; 272.)</strong></li>
<li><strong> Yüzü hem ağırbaşlı hem canlıdır.</strong></li>
<li><strong> Ağzı, burnu kusursuz güzellikte</strong></li>
<li><strong> Alnı düzgün ve temiz</strong></li>
<li><strong> Sık sakallı</strong></li>
<li><strong> Küçük ve güzel burunlu</strong></li>
<li><strong> Gözleri ateş gibi, parlaktır.</strong></li>
<li><strong> Yüzü kırmızıya çalar beyaz renkliydi.  (Taberânî, Kebîr XXIV,  433)</strong></li>
<li><strong> Ayakları ve elleri temiz ve parlaktır.</strong></li>
<li><strong> Görünüşü kibar ve hoşnuttur.</strong></li>
<li><strong> Atletik yapılıdır</strong></li>
<li><strong> Kibar ve uzun parmaklı, mükemmel şekilli  elleri vardır.</strong></li>
<li><strong> Çevik ve güçlü.</strong></li>
<li><strong> Ona bakanlar doyamazdı, dikkatlerini de  ondan çevirmek  istemezlerdi.</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p><strong>HZ. İSA ŞEMAİLİ HADİSLER</strong></p>
<p><strong>Başını eğdiği zaman su damlar, kaldırdığı  zaman ondan inci gibi  gümüş taneleri yuvarlanır.&#8221; Müslim, &#8220;fiten&#8221; 110;  Tirmizî, &#8220;fiten&#8221; 59.</strong></p>
<p><strong>Başına su değmediği hâlde, sanki saçlarından  su damlıyor  gibidir.&#8221; Ebû Dâvûd, &#8220;melâhim&#8221; 14; Ahmed b. Hanbel, II,  406, 437.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>http://www.serfes.org/spiritual/january2004.htm</strong></p>
<p><strong><em>13 Temmuz 2010</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-isa-semaili-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 20:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın  saçlarını  uzattıklarına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın  saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen’i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No:  5030)</strong>“Berâ (RadiyAllahu anh)’dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)   kadar güzel kimse görmedim. Kırmızı hırkasını giymiş, <strong>saçları  omuzlarına yaklaşmıştı.</strong>”(Sünen-i  ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No:  3635.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No:  2122)</strong>“…Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor: – <strong>Ey Allah’ın  Resûlü! dedim. Benim omuzlarıma  kadar dökülen (gür) saçlarım var,  tarayıp tanzim edeyim mi?</strong> – Evet! dedi. Ona ikramda bulun. Ravi  der ki: “Ebû Katâde<strong> “Evet  ona ikramda bulun! sözü sebebiyle,  günde iki sefer (bakım yapar ve)  saçlarını yağlardı.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs  No: 3631)</strong>“(Ebû Talib’in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle demiştir:<br />
<strong>- Resûlullah  (SallAllahu aleyhi vesellem) Mekke’ye dört  gadiresi (örgüsü) olduğu  halde girdi. [Ümmü Hâni gadire ile saç  örgülerini kasteder.]</strong>”  (Sünen-i Tirmizî, Cild 3, Hadîs  No:1840-1841; Mevâhib-i Ledünniyye,  Cild 1, s. 453; Ebû Dâvûd ve Ahmed  b. Hanbel rivâyet etmişlerdir</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 3812)</strong>“Mescid-i Hayf da namaz kıl. <strong>Zira  orada yetmiş peygamber  namaz kılmıştır. İçlerinde ihramlı olduğu halde  Hz. Musa (a.s)’da  vardır. </strong> Sanki kendisini şu anda  üzerinde iki pamuk abası var.  Şenua kabilesinin ağzına liften yular  vurulmuş devesi üstünde <strong>saçları   örgülü bir halde görüyorum</strong>.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 1145)</strong><strong>“Erkeğe gelince o gusül  abdestinde başının saçlarını  (beliklerini) çözerek iyice dağıtsın ve  onun diplerine su ulaşıncaya  kadar mükemmel bir şekilde yıkasın</strong>.  ….”</p>
<p>(Kütüb-i Sitte, Cild 10, Hadîs No: 3744.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>[Sahîh-i Müslim, Cild 7, Hadîs No:  95 (2338), s. 213]</strong>“Katâde, Enes’den şöyle tahdis etti:</p>
<p><strong>- Resûlullah  (SallAllahu aleyhi vesellem)’ın saçları iki  omuzu arasını döver  dururdu.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs  No: 3635)</strong>“…Aişe (RadiyALLAHu anha)’den şöyle demiştir:</p>
<p><strong>Resûlullah (SallAllahu  aleyhi vesellem)’ın omuzlarına  ulaşmayan ve kulak yumuşaklığını geçen  saçı oldu.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen’ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No:  5033)</strong>“…Ziyad bin Husayn babasından naklen anlatıyor:</p>
<p><strong> Medine’de  Resûlullah’ın yanına gittiğimde bana:<br />
- Yanıma yaklaş, buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün   üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>[Râmûzu'l-Ehâdîs, (30. Bölüm), Hadîs  No: 24]</strong>“ Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) … <strong>Saç örgüsü  çözüldüğü zaman ayırırdı, aksi  halde öyle örgülü olurdu ..</strong>.(Şemâil-i  Şerif, Hadîs No:  6, s. 52; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3634.  (Bir benzeri))</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 884) </strong><strong>“…İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu)’dan rivâyet  edildiğine göre  Resûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu  demiştir:</strong></p>
<p><strong>- Ben yedi (kemik)  üzerine secde etmekle ve (secdeye   giderken) saç ve elbiseyi toplamamakla emrolundum.</strong><br />
”( Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No:  1040-1041; Sahîh-i Buhari  Tecrîd-i Sarîh, Cild 2, Hadîs No: 451.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarîh, Cild  9, Hadîs No: 1400)</strong><strong>“Abdullah İbn-i Ömer  (RadiyAllahu anhu)’den rivâyet  olunduğuna göre, Nebi (SallAllahu aleyhi  vesellem) demiştir ki:</strong></p>
<p><strong>Ben bu gece kendimi rüyamda Kâ’be de buldum. Ansızın esmer  bir kişi  gördüm. Sanki, o esmer insanlardan görülenlerin en güzeli,  başının saçı  iki omuzu arasında sarkıyordu.</strong> (Yeni) Taranmış ve   arınmıştı da baş (ının saç)’ı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin  iki  omuzuna koyarak Beyt’i tavâf ediyordu. (Orada bulunanlara):</p>
<p>- <strong>Bu kimdir? diye  sordum.<br />
- Bu MERYEM OĞLU MESÎH (İSA)’DIR.” İlâ Ahîr…</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1,  s.452)</strong>Berâ (Radiyallâhu anhu)’ın hadîsinde:”Peygamberimiz (Sallallâhu   aleyhi vesellem)’in saçı mübarek omuzlarına değerdi.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Râmûz-ul Ehâdîs (30.  Bölüm) Hadîs   No:  24.</strong>“Enes (Radiyallâhu anhu) rivayet etmiştir:</p>
<p><strong>- Rasûllullah  (Sallallâhu aleyhi vesellem)’ın saçı </strong>recil  (yani ne  düzgün, ne de kıvırcık olup, hafifçe kıvırcık) bir saç idi, <strong>kulakları  ile omuzlarına kadar  (uzun) idi.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em>09 Temmuz 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taylasanlı 70 bin alim Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a karşı Deccal&#8217;e destek vereceklerdir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/taylasanli-70-bin-alim-hz-mehdi-a-s-a-karsi-deccale-destek-vereceklerdir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/taylasanli-70-bin-alim-hz-mehdi-a-s-a-karsi-deccale-destek-vereceklerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 12:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Daru]]></category>
		<category><![CDATA[Deccal]]></category>
		<category><![CDATA[Destek]]></category>
		<category><![CDATA[Fazli]]></category>
		<category><![CDATA[Hemmam]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Isfahan]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Ispahan]]></category>
		<category><![CDATA[Sitte]]></category>
		<category><![CDATA[Sunne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=219</guid>
		<description><![CDATA[Taylasanlı 70 bin alim Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a karşı Deccal&#8217;e destek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Taylasanlı 70 bin alim Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a karşı Deccal&#8217;e destek  vereceklerdir</strong></h2>
<table style="height: 115px;" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1.    Resulullah  (s.a.v) buyurdu: Deccal Ispahan (isfahan) yahudilerden çıkacaktır.  Onunla beraber başlarında sarıklı 70 bin Yahudi vardır.</span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">(Mevsuatu&#8217;s Sunne, El-kütüb’s-Sitte ve Şüruhuha 22,  Müsnedu, Ahmed B. Hanbel 3-4,  Tunus: Daru Sahnun, 1992. 22.c., sf.224)</span></span><br />
</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>2.</strong> Yine Enes  radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi  ve sellem şöyle buyurdu:<strong> “İsfahan yahudilerinden taylasanlı</strong></span><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> (Başa ve boyna sarılan şal.) Başa sarılan  sarığın omuzlar üzerine salıverilen ucu)  yetmiş bin kişi deccâlin  ardından gider.” </span></strong><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
(Sahih-i Müslim,  cilt:8, Sf: 500) </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>3. Resulullah (sav):  ÜMMETİMDEN BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ DECCAL&#8217;A TABİİ OLACAKTIR.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Ebu Bekir Abdürrazzak b.  Hemmam, Abdürrazzak es San’ani , El Musannef, XI, sf. 393)</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ünlü İslam alimi  Süyûtî Hazretleri, yuvarlak taylasan yahudi kıyafeti olsa bile Resûl-i  Ekrem’in de daha farklı tipte taylasan giydiğini ifade etmiştir.  Görüşünü ispat etmek için de <strong>El-Ehâdîsü’l-hisân fî  fazli’t-taylasan</strong> adlı bir risâle yazmıştır.</p>
<p></span> <span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/0184.gif" alt="" width="147" height="197" /></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/taylasanli-70-bin-alim-hz-mehdi-a-s-a-karsi-deccale-destek-vereceklerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İsa (a.s.), Hz. Mehdi (a.s.) zamanında Müslüman olarak yeryüzüne inecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-hz-mehdi-a-s-zamaninda-musluman-olarak-yeryuzune-inecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-hz-mehdi-a-s-zamaninda-musluman-olarak-yeryuzune-inecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 13:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Baha]]></category>
		<category><![CDATA[Bsk]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Feza]]></category>
		<category><![CDATA[Halid]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Incil]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Trc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=196</guid>
		<description><![CDATA[Hz. İsa (a.s.), Hz. Mehdi (a.s.) zamanında Müslüman olarak  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. İsa (a.s.), Hz. Mehdi (a.s.) zamanında Müslüman olarak  yeryüzüne inecektir</h3>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>HZ.  İSÂ, İNCİL’DE, BU ÜMMETİN ÖVGÜ DOLU SIFATLARINI GÖRDÜĞÜNDE, ONLARDAN  EYLEMESİ İÇİN ALLAH’A DUÂ ETMİŞ, ALLAH DA ONUN DUÂSINI KABUL ETMİŞTİR.</strong> Günü geldiğinde müceddid olarak yeryüzüne inmesi bunun içindir.</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Kütüb-i  Sitte Tercüme ve Şerhi, Feza Gazetecilik, 1996, 14/74)</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. İsa  (a.s.) Peygamber Efendimiz (sav)’e ümmet olmak için inecektir. Hakiki  İncil’de Muhammed aleyhisselamın üstünlüklerini gören<strong> HAZRET-İ  İSA, ONUN ÜMMETİNDEN OLMAK İÇİN ÇOK YALVARDI, DUA ETTİ VE DUASI KABUL  EDİLDİ.</strong> Allahü Teâlâ, onu diri olarak göğe yükseltti. Kıyamete  yakın, Muhammed aleyhisselamın ümmeti olmak için yeryüzüne inecek, onun  dinine uyacak ve onu yayacak, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi tahrif  olmuş dinleri İslam dinine çevirecektir. </span></p>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Herkese  Lazım Olan İman, Ebü&#8217;l-Baha Ziyaeddin Mevlana Halid b. Ahmed Halid-i  Bağdadi, 1242/1827 ; Trc: Kemahlı Feyzullah Efendi, 6. bsk., İstanbul,  İhlas Yayınları, 1989)</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/hzisa.jpg" alt="" hspace="5" vspace="5" width="250" height="346" align="middle" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-hz-mehdi-a-s-zamaninda-musluman-olarak-yeryuzune-inecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin çıkış alameti olacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 16:33:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Chandra]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nasa]]></category>
		<category><![CDATA[Nida]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo]]></category>
		<category><![CDATA[S 51]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Vuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;nin çıkış alameti olacaktır</strong></h2>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230; Esma  binti Umeys dedi ki: <strong>O GÜNÜN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURUNUN)  ALAMETİ SEMADAN UZATILMIŞ VE İNSANLARIN KENDİSİNE BAKIP DURDUĞU BİR  EL’DİR.</strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Celalettin  Suyutinin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali  Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  69</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8230;  İŞTE O ZAMAN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURU ZAMANINDA) SEMADAN KENDİNİ  BELLİ EDEN BİR EL GÖRÜNÜR&#8230; </strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Celalettin  Suyutinin Tasnifinden Hadisler,  Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali  Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  51</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>SEMADAN  ZUHUR EDEN BİR EL</strong> ve “emiriniz Mehdi’dir” şeklindeki bir nida  duyuluncaya kadar tefrika ve ihtilaflar devam edecektir. <strong>O GÜNÜN  ALAMETİ: SEMADAN BİR EL UZANACAK</strong> ve insanlar ona bakacak ve  göreceklerdir.</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ahmed İbn-i  Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdinin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, S. 53</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/hand_in_space.jpg" alt="" width="500" height="375" align="middle" /></p>
<p></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz  (s.a.v.)’den rivayet edilen bu hadislerde<strong> gökte bir “el”in  görüneceği ve bu elin Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinden olduğu </strong>bildirilmektedir.  Bu döneme kadar ihtilafların devam edeceği ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin  semadan, yani radyo, televizyon ve internet gibi iletişim araçları  vesilesiyle, sürekli gündem olacağı hadislerden anlaşılmaktadır.</p>
<p>Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)’ne bağlı Chandra Röntgen  Gözlemevi tarafından çekilen bir uzay fotoğrafında el şeklindeki bir  nötron yıldızları kümesi başka bir yıldız kümesini kavrıyomuş gibi  görülmektedir. Hadislerde belirtilen el ifadesi, NASA tarafından <strong>“Tanrı’nın  eli”</strong> olarak adlandırılan ve uzayda vuku bulan bir gök olayının  vesile olduğu bu görüntüye işari manada bakıyor olabilir. (Doğrusunu  Allah bilir.)</p>
<p>Söz konusu yıldız kümesinin oluşturduğu el şeklinin duruşu hadisteki  uzanma tanımına da tam uymaktadır. NASA tarafından çekilen fotoğraftaki  el şekli bir yere uzanıyormuş görünümündedir. Ayrıca insanların Hz.  Mehdi dönemindeki gelişmiş yüksek uzay ve astronomi teknolojisi  sayesinde uzayda meydana gelen bu gök olayını teleskoplar vesilesiyle  bakarak görebilmeleri de hadisteki ifadelerle birebir uyum içindedir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur alametleri <a href="http://www.hazretimehdi.com/signs/signs_index.html" target="_blank">&#8220;… eskimiş ipi  kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gelen alâmetleri  beklesinler.&#8221;</a> (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.) hadisinde  belirtildiği gibi son 30 yıllık süre zarfında art arda yaşanmıştır ve  yaşanmaya da devam etmektedir. En son 24 Şubat 2009 tarihinde dünyaya en  yakın noktadan geçen çift kuyruklu Lulin kuyruklu yıldızının İmam-ı  Rabbani tarafından tefsir edilen <a href="http://www.hazretimehdi.com/lulin.html" target="_blank">“şark tarafında iki dişli  münevver bir boynuz çıkar” </a>hadisine işaret ediyor olmasının  ardından, şimdi de <strong>“semadan bir el uzanacak”</strong> hadisinin  işaret ettiği uzaydaki bu el görüntüsü Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur  ettiğine, faaliyete başladığına, insanlar tarafından farkedilmesinin de  iyice yaklaştığına delil teşkil etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)</span></p>
<div><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/hand_in_space2.jpg" alt="" align="middle" /></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

