<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Alimi</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/alimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>MEHDİ’NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİ</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/mehdi%e2%80%99nin-cikis-alametleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/mehdi%e2%80%99nin-cikis-alametleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 18:54:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alimi]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Gaybi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Oranda]]></category>
		<category><![CDATA[Yapan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[MEHDİ’NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİ
On dört yüzyıl önce Peygamberimiz Hz.  Muhammed, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MEHDİ’NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİ</strong></p>
<p><strong>On dört yüzyıl önce Peygamberimiz Hz.  Muhammed,                      kıyamet ile ilgili bazı gaybi bilgileri ve bunlara  dayalı                      düşüncelerini kendisiyle birlikte olan Müslümanlara  aktarmıştır.                      Bu değerli sözler nesilden nesile geçmiş, hadis  kitapları                      ve İslam alimlerinin eserleriyle günümüze  ulaşmıştır. Elinizdeki                      kitabın ilerleyen bölümlerinde kullanılan hadisler  de Peygamberimiz                      (sav) tarafından işte bu anlamda söylenmiş haberleri  içermektedir.</strong></p>
<p><strong>Bu aşamada, kıyamet alametleri  hakkındaki hadislerin                      doğruluğu ve güvenilirliğine ilişkin bazı şüpheler  akla gelebilir.                      Tarihte Peygamberimiz (sav)&#8217;e atfen bazı sahte  hadisler uydurulduğu                      bilinen bir gerçektir. Fakat araştırmamıza konu olan  hadislerin                      Peygamberimiz (sav) tarafından söylenmiş sözler  olduğu kolaylıkla                      anlaşılabilir. Elimizde doğruyu yanlıştan ayırmaya  yarayan                      bir yöntem bilgisi bulunmaktadır. Bilindiği gibi,  kıyamet                      ile ilgili hadisler geleceğe yönelik olayları ihtiva  etmektedir.                      Bu nedenle zaman içerisinde, hadisin birebir  gerçekleşmesi                      sözlerin kaynağı konusundaki tüm kuşkuları ortadan  kaldırmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Söz konusu kıstas ahir zaman ve kıyamet  alametleri                      üzerine araştırma yapan birçok İslam alimi  tarafından da kullanılmıştır.                      Konunun uzmanlarından Bediüzzaman Said Nursi de ahir  zaman                      hakkındaki hadislerin günümüzde meydana gelen ve  gözle görülen                      olaylara tam mutabık çıkmasının hadislerin hakikat  olduğunu                      gösterdiğini ifade etmiştir.</strong></p>
<p><strong>Hadislerde bildirilen işaretlerin bir  kısmı 1400                      yıllık İslam tarihinin herhangi bir döneminde,  dünyanın belirli                      bir bölgesinde, belirli bir oranda görülmüş  olabilir. Böyle                      bir durum o dönemin ahir zaman olduğunu göstermez.  Zira bir                      devrin ahir zaman olarak nitelendirilmesi için  kıyamet alametlerinin                      tümünün aynı çağda, birbirlerini izleyerek  gerçekleşmesi gerekmektedir.</strong></p>
<p><strong>Nitekim ahir zaman hadisleri  incelendiğinde hayret                      verici bir sonuç meydana çıkmaktadır. Peygamberimiz  (sav)&#8217;in                      yüzyıllar önce ayrıntılarıyla açıkladığı işaretler  yeryüzünün                      hemen hemen her köşesinde, birbiri ardınca ve tam  anlamıyla                      belirtildiği biçimde içinde bulunduğumuz çağda  yaşanmaktadır.                      Hadisler sanki zamanımızın eksiksiz bir portresini  çizmektedir.                      Elbette bu, derin düşünülmesi gereken son derece  mucizevi                      bir olaydır. Gerçekleşen her alamet insanlara,  Allah&#8217;ın huzurunda                      hesap verecekleri kıyamet gününün çok yaklaşmış  olduğunu ve                      bir an önce Kuran ahlakını hayata geçirmelerinin  önemini bir                      kez daha hatırlatmaktadır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/mehdi%e2%80%99nin-cikis-alametleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEHDİ&#8217;NİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/mehdinin-gelisinde-suphe-yoktur.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/mehdinin-gelisinde-suphe-yoktur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 18:48:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[AhirZaman Ve Mehdi Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Alimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bari]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Dav]]></category>
		<category><![CDATA[Eb]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[Imam Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mace]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[MEHDİ&#8217;NİN          ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MEHDİ&#8217;NİN                       GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR</p>
<p><a name="5b"></a>Mehdi Hakkındaki  Hadisler Mütevatirdir</p>
<p>&#8220;Tevatür&#8221;, kelime anlamı olarak  &#8220;kuvvetli                      haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate  dayanan                      kuvvetli haber&#8221; demektir. (Büyük Lugat-Tür-Dav,  3003)                      Hadis bilimcilere göre; bir haber birçok kişi  tarafından rivayet                      edilmişse ve bu ravilerin biraraya gelip, haber  uydurmaları,                      durumları itibarıyle mümkün değilse buna &#8220;Mütevatir&#8221;                       haber denilir. Birçok İslam alimi, Peygamberimiz  (sav)&#8217;in                      Mehdi ile ilgili hadislerinin mütevatir olduğunu  bildirmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="830"><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50">
<div>
<p>İbni  Hacer                                          Askalani Fethü&#8217;l-Bari&#8217;de;  Mehdi&#8217;nin bu                                          ümmetten olacağı ve Hz. İsa  (A.S.)&#8217;nın                                          onun arkasında namaz kılacağına  dair hadisler                                          <strong>tevatür  etmiştir,                                          der. Şevkani de İsa&#8217;nın  ineceğine dair                                          hadislerin sayısının 29&#8242;a  ulaştığını söyleyerek,                                          bunları bir bir nakletmiş ve  sonunda:                                          &#8220;Bizim naklettiğimiz hadisler  görüldüğü                                          gibi tevatür haddine ulaştı. Bu  beyanımızla                                          şu sonuca varılıyor ki, <strong>beklenen                                          Mehdi hakkındaki hadisler,  Deccal hakkında                                          hadisler ve İsa&#8217;nın inmesine  dair hadisler                                          <strong>mütevatirdir&#8221;                                           demiştir.<br />
(Sünen-i İbn-i Mace 10/338)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /><br />
<strong><strong><strong><br />
Mehdi&#8217;nin geleceğine dair olan  sahih hadisler                                          <strong>tevatür  niteliğini                                          taşımaktadır.<br />
(Kıyamet Alametleri, s.193)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong>Onların zannına göre, Mehdi vefat etti; geçti gitti&#8230;  Halbuki, bu                                          babda gelen sahih hadis-i  şerifler meşhurdur.                                          Hatta tevatür-ü manevi  derecesinde olup,                                          taifenin sözlerini tekzip  etmektedir.<br />
(Mektubat-ı Rabbani, 2/250)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /> </strong></p>
<p><strong>Mehdi&#8217;nin geleceğine dair Resulullah (sav)&#8217;dan tevatür  düzeyinde                                          birçok hadis rivayet  edilmiştir&#8230;<br />
(eb&#8217;ul-Hasan Muhammed b. Hasan <a>el-Überi</a> Sicistani, Menakıb&#8217;üş-Şafii/Dr.G.Hüseyin  Tacirineseb,                                          Mehdilik ve İmam Mehdi, s.88 ve  405)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /> </strong></p>
<p><strong>Mehdi&#8217;nin                                          varlığı ve ahir zamanda zuhur  edeceği,                                          Peygamber ailesinden ve Fatıma  oğullarından                                          oluşu, tevatür ölçüsüne ulaşan  hadislerle                                          açıklanmıştır ve bu hadisleri  inkar etmenin                                          hiçbir anlamı yoktur&#8230; Tevatür  ölçüsünü                                          aşan, doğru ve açık hadislerde,  Mehdi&#8217;nin                                          Fatıma soyundan olup, dünya sona  ermeden                                          zuhur edeceği, zulüm ve  haksızlıkla dolmuş                                          olan dünyaya, adalet ve  hakkaniyet getireceği,                                          onun zamanında İsa Mesih&#8217;in  gökten ineceği                                          ve onun önderliğinde namaz  kılacağaı kanıtlanmış                                          bulunmaktadır.<br />
(Şerif Muhammed b. Resul  Berazenci Medeni,                                          el-işae, s.184 ve 305 / Mehdilik  ve İmam                                          Mehdi, s.328)</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Kıyamet                                          gününün en büyük alametlerinden  birisi                                          de, hakkında tevatür derecesini  aşacak                                          derecede hadis bulunan bir  kişinin zuhur                                          edeceğidir. Birçok hadis  hafızları, Mehdi&#8217;nin                                          Peygamber soyundan olduğunu  kabul etmişlerdir,                                          böyle mütevatır bir konuya sırt  çevirmek                                          yakışık almaz. Hak ehlinin  inancına göre,                                          Mehdi İsa Mesih&#8217;ten ayrıdır.  Mehdi, Mesih&#8217;ten                                          önce zuhur edecektir. Bu konu  Sünni bilginleri                                          arasında, onların inancından  sayılacak                                          kadar yaygınlık kazanmıştır.<br />
(Şemseddin Muhammed b. Ahmed  Sefareyni,                                          Levaih&#8217;ül-Envar&#8217;ülBehiyye şehri,  C.2,                                          s.74-76-86&#8242;dan özet)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /> </strong></p>
<p><strong>Muhammed                                          b. Ali Şevkani, &#8220;et-Tavzih&#8230;&#8221;                                          isimli kitabında şöyle  söylemiştir: &#8230;Bunlar                                          (Mehdi, Deccal ve Mesih ile  ilgili rivayetler)                                          hiç kuşku yok ki, mütevatır  hadislerdir,                                          Peygamber&#8217;in buyruğu  hükmündedir&#8230; Buna                                          göre, Deccal ve Mesih hakkındaki  rivayetler                                          mütevatır olduğu gibi Mehdi  hakkındakiler                                          de mütevatırdırlar&#8230;<br />
(Muhib b. Salih el-Bureyni,  Ikd&#8217;üd-Dürer                                          fi Ahbar&#8217;il-Muntazar, s.14-15 /  Ebu Tayyib                                          Muhammed Sıddık Kunuci,  el-İzaetü&#8230; s.95                                          ve 130 / Mehdilik ve İmam Mehdi  s.329)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /> </strong></p>
<p><strong>Mehdi                                          hakkındaki hadisler, manevi  tevatür ölçüsünü                                          geçmiş, inkar edilmelerinin bir  anlamı                                          yoktur.<br />
(Şeyh Hasan Advi Hamzavi,  Meşarik&#8217;ül-Envar,                                          F.2, s.115, -1307 H. Basımı /  Mehdilik                                          ve İmam Mehdi s. 329)</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong> &#8230;Mehdi hakkındaki hadisler  tevatür ölçüsünden                                          çoktur. &#8220;Sünen&#8221;, &#8220;Mesned&#8221;                                          ve &#8220;Mu&#8217;cem&#8221; kitaplarında  mevcuttur.<br />
(M.Sıddık b. Hasan Kunuci,  el-İzaetü&#8230;                                          s.94)</strong></p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Yukarıda isimlerini                      verdiğimiz kaynaklar dışında pek çok kişi daha  sayısız eserinde                      Mehdi hakkında ulaşan hadislerin tevatür derecesinde  olduğunu                      açıklamışlardır. Bu İslam alimlerinden bazıları ve  bu konuda                      açıklama yaptıkları eserleri şunlardır:</strong></p>
<ol>
<li><em><strong>Ebu Abdullah Muhammed b.  Yusuf                        Genci Nufeli, el-Beyan fi Ahbari Sahib&#8217;üz-Zaman,  s.126</strong></em></li>
<li><em><strong>Şemseddin Muhammed b.  Ahmed Kurtubi,                        et-Tezkiretü fi Ahval&#8217;il-Mevta ve Umur&#8217;il-ahireti,  s.710</strong></em></li>
<li><em><strong>İbni Kayyim Cavziye  Muhammed b.                        Ebi Bekr Dımışki, el-Menar&#8217;ül-Münif, s.142</strong></em></li>
<li><em><strong>Şehabeddin b. Hacer  Ahmed b. Ali                        Askelani, Tahzib et-Tahzib, C.9, s.126</strong></em></li>
<li><em><strong>Celaleddin Abdurrahman  Suyuti,                        Arf&#8217;ül-Verdi, eki el-Havi Lilfetavi, C.2, s.165</strong></em></li>
<li><em><strong>Eb&#8217;ul-Abbas b. Hacer  Ahmed b.                        Muhammed Haytemi, Sevaik&#8217;ül-Muhrika, s.99 /  El-Kavl&#8217;ül Muhtasar,                        s.23</strong></em></li>
<li><em><strong>Şerif Muhammed b. Resul  Berazenci                        Medeni, el-İşae, s.147, 185</strong></em></li>
<li><em><strong>Şemseddin Muhammed b.  Ahmed Sefarini,                        Levaih&#8217;ül-Envar&#8217;il-Behiyye, C.2, s.89 / Ahval-i  Yevm&#8217;ül-Kıyamet,                        s.33</strong></em></li>
<li><em><strong>Muhammed b. Ali Sabban  Mısri,                        İs&#8217;afur-Rağibin, Nur&#8217;ul-Ebsar haşiyesinde matbu  s.192 Sevaik&#8217;ül-Muhrika&#8217;dan                        naklen.</strong></em></li>
<li><em><strong>Mü&#8217;min b. Hasan Mü&#8217;mim  Şeblanci,                        Nur&#8217;ul-Ebsar, s.189</strong></em></li>
<li><em><strong>Muhammed Sedik Hasan  Kunuci Buhari,                        el-İzae, s.120</strong></em></li>
<li><em><strong>Muhammed b. Cafer İdrisi  Ketanı,                        Nzm&#8217;ül-Mütenasır Fi&#8217;l-Hadis&#8217;il-Mütevatir, s.145</strong></em></li>
<li><em><strong>Eb&#8217;ul-Feyz Ahmed b.  Muhammed Ğumari,                        İbraz&#8217;ül?Vehm&#8217;il-Meknun, s.3-4</strong></em></li>
<li><em><strong>Abdülmuhsin                         b. Muhammed Abbad,  Meccelet&#8217;ül-Camiat&#8217;ül-İslamiyye, sayı                        3, yıl 1, s.598</strong></em><strong><br />
</strong></li>
</ol>
<p><a name="5c"></a>İslam Alimleri&#8217;nin  Mehdi&#8217;nin                      Gelişi ile İlgili İzahları</p>
<p><strong>Birçok büyük İslam alimi                       ahir zamanda Mehdi&#8217;nin gelişinde hiçbir şüphe  olmadığını ifade                      eden açıklamalar yapmıştır. Bunların arasında en  ünlülerinden                      biri Muhyiddin Arabi&#8217;dir. Futuhat-I Mekkiye isimli  eserinde                      Muhyiddin Arabi şöyle söylemektedir:</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="170"><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="187"></td>
<td width="425" height="187">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="173">
<div>&#8220;Muhakkak                                        ki, yeryüzü zulüm ve haksızlık ile  dolduğu                                        sırada Allah&#8217;ın halifesi kıyam  edecek, yeryüzünü                                        adalet ve eşitlikle dolduracak&#8230;  Genel                                        kazancı halka arasında eşit olarak  paylaştıracak,                                        halka adaletle hükmedecek ve  anlaşmazlıklarda                                        hakemlik edecek&#8230; Allah onun  işini bir                                        gecede düzene koyacak, zafer hep  onun önünde                                        yürüyecek&#8230; Ayağını Peygamberin  ayağının                                        yerine koyacak (onun izinde  yürüyecek) ve                                        hiçbir zaman sapmayacak&#8230; Dağınık  dinleri                                        (batıl inançları) ortadan  kaldırıp, sadece                                        hak dini hakim kılacak&#8230;&#8221;</p>
<p>(Muhyiddin Arabi, el-Futuhat El  Mekkiye,                                        366. bab, C.3, s.327-328)</p></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="187"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu konuda açıklamayapan bir diğer kişi  ise Mısırlı                      ünlü yazar Şeyh Mansur Ali Nasif&#8217;tir. Bir eserinde  Mehdilik                      inancını şu şekilde tanımlamaktadır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="146"></td>
<td width="425" height="146">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="136">
<div>Ehl-i                                        Beyt&#8217;ten Mehdi adında bir zat  kaçınılmaz                                        olarak zuhur edecek, İslam  topraklarına                                        hakim olacak, Müslümanlar  kendisini izleyecek                                        ve O, Müslümanlar arasında  adaletle, hakkaniyetle                                        davranacak, dini sağlamlaştıracak.  Ondan                                        sonra Deccal ortaya çıkacak ve  Mesih (Hz.                                        İsa) inerek Deccal&#8217;ı etkisiz hale  getirecek veya öldüdürülmesinde                                        Mehdi&#8217;ye yardım edecektir.</p>
<p>(et-Tac&#8217;ül-Camiü Lil-Usul, C.5,  s.341)</p></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="146"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mısır el-Ezher Üniversitesi İnançlar  kürsüsünde                      öğretim görevlisi olan yazar Seyyid Sabık ise, İslam  Konferansı                      tarafından seçilmiş bir kitap olarak yayınlanan  el-Akaid&#8217;ül                      İslamiyye isimli kitabında Mehdi&#8217;nin gelişi ile  ilgili şu                      açıklamaları yapmaktadır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="129"></td>
<td width="425">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>Mehdi                                        hakkında sözün özü şu ki; O,  zamanın sonunda,                                        pek yakında zuhur edecektir&#8230;  Yeryüzü zulüm                                        ve haksızlıkla dolmuş iken, O,  adalet ve                                        hakkaniyetle dolduracaktır. O  muhakkak surette                                        İslam kanununu ortaya koyacak ve  yıpratılmış                                        olan Peygamber sünnetini  canlandıracaktır.</p>
<p>(el-Akaid&#8217;ül-İslamiyye, s.250)</p></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="129"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Alaeddin Ali b. Hişam Muttaki Hindi de,  &#8220;er-Reddü&#8230;&#8221;                      isimli kitabında şöyle demiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="129"></td>
<td width="425">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>Allah&#8217;ın                                        rahmeti sana olsun bil ki; vaad  edilen Mehdi&#8217;nin                                        varoluşunda hiç kuşku yoktur. Üç  yüz hadis                                        ve eserle hatta daha fazlası ile  bu kanıtlanmıştır.</p>
<p>(Casim Mühelhil, el-Burhan, c.1,  s.339 /                                        Mehdilik ve İmam Mehdi, s.328)</p></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="129"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ünlü İslam alimlerinin, bu  açıklamaların yanısıra,                      Mehdi&#8217;nin gelişi ile ilgili konuların ehl-i Sünnet  inancı                      olduğuna dair de detaylı açıklamaları mevcuttur. Bu  açıklamalardan                      birkaçını şöyle sıralamak mümkündür:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="481"><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="129"></td>
<td width="425">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>
<p>Ebu  Muhammed                                          Hasan b. Ali el-Berbehari  Hanbeli &#8220;Şerh&#8217;üs-Sünnet&#8221;                                          isimli kitabında ehl-i Sünnet  inançlarını                                          sıralayarak şöyle yazıyor:  &#8220;&#8230;Ve                                          Meryemoğlu İsa&#8217;nın gökten  ineceğine, Deccal&#8217;ı                                          etkisiz hale getireceğine ve  Muhammed (sav) oğullarından                                          Kaim&#8217;in (Mehdi) arkasında namaz  kılacağına                                          inanmak.&#8221;<br />
(Casim Mühelhil, el-Burhan&#8230;,  C.1, s.426)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></p>
<p>Doğru                                           hadislere dayanılarak, kesin  olarak inanılan                                          bir konu da (zuhur edecek olan)  Mehdi&#8217;nin                                          varlığıdır. Onun zamanında  Deccal ve Mesih                                          de ortaya çıkacaktır.<br />
(İbni Hacer, Ahmed b. Muhammed  Haytemi                                          Şafii, el-Kavl&#8217;ül-Muhtasar fi  Alamat&#8217;il                                          Mehdiyyül-Muntazar s. 74)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></p>
<p>Eb&#8217;ul-Eşbal                                           Ahmed Muhammed Şakir &#8220;Şerh-i  Müsned-i                                          İmam Ahmed&#8221; isimli kitabında:  Birçok                                          sahabeden doğru senetlerle  ulaşan doğru                                          sünnete göre: (Mehdi&#8217;ye inanmak)  kanıtlanmış,                                          bunun doğruluğundan kuşku duymak  kimsenin                                          haddinde değildir.<br />
(Casim Mühelhil, el-Burhan&#8230;  Mukaddimesi,                                          C.1, s.343)</p>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></p>
<p>Demek                                           ki, Mehdi&#8217;nin zuhur edeceğine  inanmak                                          vaciptir, ona inanmak Peygamber  (S)&#8217;in                                          buyruğunu doğrulamak için  gereklidir.                                          Nitekim bu konu Ehl-i Sünnet  inanç kitaplarında                                          kayeddilmiş ve kanıtlanmıştır.<br />
(Eb&#8217;ul-Feyz Ahmed b. Muhammed  Ğumari Şafii,                                          İbraz&#8217;ül-Vehm&#8217;ül-Meknun, s.3-4)</p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="129"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İslam alimlerinin Mehdi&#8217;nin gelişi ve  yapacakları                      hakkındaki hadisler ile ilgili yaptıkları bu izahlar  kuşkusuz                      son derece önemlidir. Ancak daha da önemlisi  Peygamberimiz                      (sav)&#8217;in ahir zaman ve Mehdi ile ilgili hadislerinin  günümüzde                      tek tek ve birbiri ardısıra gerçekleşiyor olmasıdır.  Kuşkusuz                      bu olayların Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir mucizesi  olarak gerçekleşmesi,                      doğrulukları üzerinde herhangi bir şüphe  bırakmamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/mehdinin-gelisinde-suphe-yoktur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

