<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Allah</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/allah/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın talebeleri ile ilgili bazı hadisler</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-in-talebeleri-ile-ilgili-bazi-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-in-talebeleri-ile-ilgili-bazi-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2010 20:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ayni]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Eser]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Mert]]></category>
		<category><![CDATA[Onur]]></category>
		<category><![CDATA[Renk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=460</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın talebeleri ile ilgili bazı hadisler



“Onlar  ileri ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın talebeleri ile ilgili bazı hadisler</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>“Onlar  ileri görüşlüdürler, takvalı ve alçak gönüllüdürler. Dünya malına ilgi  göstermezler, iman ve irfan sahibidirler,&#8230;. Geceleri abid, gündüzleri  arslandırlar. Merhamet, şefkat, onur ve cehd (gayret) ehlidirler. Çelik  yürekli ve güçlü bir imana sahiptirler. Yorulmak bilmez, güçlüdürler. O  kadar dayanıklıdırlar ki dağlara gönderilseler delik deşik eder yerinden  sökerler. Hakka inanan, Hz. Mehdi (a.s.)’a itaat edip teslim olan,  şehadet aşığı, Allah’a ulaşmak için can atan, tehlikelerin ve  zorlukların eşiğinde yetişmiş fedakarlar, &#8230; cehd (gayret)  ve şehadet  aşığıdırlar. Sabır onların özelliğidir. Tevekkül onların yol azığıdır.  Çelik yürekli, demir iradeli, gece namazlarını kılan, kanaatkar, her  biri kırk yiğit gücünde mert insanlardır. (Safi Golpeygani,  Muntahabu’l-Eser, s.486)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong> “ONLARI GÖRÜYOR GİBİYİM;<br />
AYNI RENK, AYNI BOY, YÜZLERİ AYNI VE ELBİSELERİ DE AYNI… OLARAK HAZRET-İ MEHDİ’YE BİAT EDERLER.”</strong> <strong>(İbn Tavus, el-Melahimu ve’l-Fiten, s.122)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu iki hadis de Cevad Muhaddisi’nin “Ümit Sabahı” kitabının 55. Sayfasında yer almaktadır.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/4a5d15685b443bdc3ae45f7kk4%5B1%5D.gif" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-in-talebeleri-ile-ilgili-bazi-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sn. Adnan Oktar&#8217;ın Deccaliyet ve Mehdiyete işaret eden ayet açıklamaları (Kaçkar TV, 19 Kasım 2010)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/sn-adnan-oktarin-deccaliyet-ve-mehdiyete-isaret-eden-ayet-aciklamalari-kackar-tv-19-kasim-2010.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/sn-adnan-oktarin-deccaliyet-ve-mehdiyete-isaret-eden-ayet-aciklamalari-kackar-tv-19-kasim-2010.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 07:51:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Oktar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Aya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Azap]]></category>
		<category><![CDATA[Burada]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Delen]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Elektron]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Sn]]></category>
		<category><![CDATA[Tabi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarik]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Sn. Adnan Oktar&#8217;ın Deccaliyet ve Mehdiyete işaret eden ayet açıklamaları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Sn. Adnan Oktar&#8217;ın Deccaliyet ve Mehdiyete işaret eden ayet açıklamaları (Kaçkar TV, 19 Kasım 2010)</h3>
<p><strong>Kuran&#8217;ın  son surelerinde ahir zaman, deccaliyet ve Mehdiyetin özellikleri işari  olarak kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Burada yer alan ayet  açıklamaları, ayetlerin birinci manalarını değil, içinde bulunduğumuz  ahir zamana bakan işari manalarını içermektedir. </strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/1521qw2.gif" alt="" /></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="text-decoration: underline;">İNŞİKAK SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>84/18- Ondördüne girdiği zaman aya;</strong></p>
<p>Ay ve Güneş tutulmaları Hz. Mehdi (as)&#8217;ın çıkış alametlerindendir, ayette işari olarak buna dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>84/19- Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.</strong></p>
<p>Maddde olmaktan ruh haline, ruh halindeyken madde haline döneceksiniz</p>
<p><strong>84/21- Kendilerine Kur&#8217;an okunduğunda secde etmiyorlar.</strong></p>
<p>Ahir zamana da işaret ediyor, insanların ahir zamanda Kuran&#8217;a tabi olmamalarına, Kuran&#8217;dan uzak olmalarına dikkat çekiliyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">TARIK SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>84/22- Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.</strong></p>
<p><strong>84/23- Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.</strong></p>
<p><strong>84/24- Bu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver.</strong></p>
<p><strong>84/25- Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.</strong></p>
<p>Allah  son surelerde, bir deccaliyetten bir Mehdiyetten bahsediyor. Bir  deccaliyetin özellikleri anlatılıyor, bir mehdiyetin özellikleri  anlatılıyor. Küfür yanlılarınu ve Hz. Mehdi (as) yanlılarını sürekli  Kuran vurguluyor.</p>
<p><strong>86/2- Tarık&#8217;ın ne olduğunu sana bildiren nedir?</strong></p>
<p><strong>86/3- (Karanlığı) Delen yıldızdır.</strong></p>
<p>Karanlığı  delen yıldız, aynı şekilde hadislerde Hz. Mehdi (as) için de bu ifade  geçiyor. Hz. Mehdi (as) da küfrü delip geçiyor inşaAllah.</p>
<p><strong>86/5- İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı?</strong></p>
<p>Nasıl bakacak insan? Mikroskopa ihtiyaç var, spermin yapısı elektron mikroskopla tespit edilebiliyor. Ayette buna işaret var.</p>
<p><strong>86/9- Sırların orta yere çıkarılacağı gün;</strong></p>
<p><strong>86/10- Artık onun ne gücü vardır, ne yardımcısı.</strong></p>
<p>Ayette  ahiret anlatılıyor ama aynı zamanda Mehdiyetin zuhuruna da bakıyor.  Mehdiyet devrinde FBI&#8217;ın, CIA&#8217;in, KGB&#8217;nin, derin devletlerin tüm sırları  ortaya çıkacak. İnsanlıktan saklanan tüm vahşetler, tüm sırlar ortaya  çıkacak. Devletlerin gizli sırı diye birşey kalmayacak. Ahiretteki olaya  bakmakla beraber deccaliyete de bakıyor ayet, ne gücü var ne de  yardımcısı kalacak, diyor.</p>
<p><strong>86/11- Dönüşlü olan göğe andolsun.</strong></p>
<p>Göğün  dönüşlü olduğunu nereden anlıyoruz? Büyük teleskoplarla anlıyoruz.  Kuran bilime yol gösteriyor. Bizin ne kast edildiğini bilmemiz için  bilimsel delillere ve teknik alete ihtiyaç var. Dolayısıyla bilime  ihityaç var.</p>
<p><strong>86/15- Doğrusu onlar, hileli bir düzen planlayıp kuruyorlar;</strong></p>
<p><strong>86/16- Ben de bir düzen kurup hazırlıyorum.</strong></p>
<p>Şu  an Müslümanlara yönelik ciddi bir operasyon var. BOP adı altında  Müslümanları birbrine kırdırtacak bir plan yapıyorlar. Türkiye&#8217;yi  İran&#8217;la, Vahabileri Şiilerle, Şiileri Sünnilerle savaştırmak için düzen  kuruyorlar. Allah da onların bu düzenlerini yıkacak bir düzen  hazırlıyor. Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)&#8217;ı yaratıyor.</p>
<p><strong>86/17- Sen kafirlere bir mühlet ver, az bir süre tanı. </strong></p>
<p>İslam&#8217;ın  hakimiyetine de az bir süre kaldı inşaAllah. 10 yıl içinde inşaAllah  olacak. 17. ayet, Allahulaem 2017&#8242;ye işaret ediyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">A&#8217;LA SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>87/2- Ki O, yarattı, &#8216;bir düzen içinde biçim verdi&#8217;,</strong></p>
<p>Geometrik düzgünlükte, altın oranla biçim veriyor.</p>
<p><strong>87/4- &#8216;Yemyeşil-otlağı&#8217; çıkardı.</strong></p>
<p><strong>87/5- Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.</strong></p>
<p>Petrole  işaret var. Kara bir duruma sokulması bitkilerin. Bitkiler yer altında  fermantasyondan vs geçtikten sonra petrol halini alıyor.</p>
<p><strong>87/6- Sana okutacağız, sen de unutmayacaksın.</strong></p>
<p><strong>87/7- Ancak Allah&#8217;ın dilediği başka. Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.</strong></p>
<p>Peygamberimiz  (sav)&#8217;e hitap var ama aynı zamanda Müslümanlara da hitap var. Hz.  Mehdi&#8217;ye de işaret var. Unutulmaması gereken ne varsa hepsi aklında  kalacak. Unutturmayacak olan Allah, ama gerektiğinde de unutturum diyor.  Saklı olan  Hz. İsa (as)&#8217;dır, Hz. Mehdi (as)&#8217;dır. Açığa çıkacak olan da  Hz. İsa (as)&#8217;dır, Hz. Mehdi (as)&#8217;dır.</p>
<p><strong>87/8- Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız.</strong></p>
<p>Mehdiyetin  kilit açıklaması; kolay için başarılı olacak. Hz. Mehdi (as) dini  kolaylaştıracak zorlaştırmayacak, kolay olanı emredecek.</p>
<p><strong>87/9- Şu halde, eğer &#8216;öğüt ve hatırlatma&#8217; bir yarar sağlayacaksa, &#8216;öğüt verip hatırlat.&#8217;</strong></p>
<p>Mehdiyetin vafsıdır bu, etkili olacaksa etkili olan yerlerde dini anlatıp öğüt verecek.</p>
<p><strong>87/10- Allah&#8217;tan ‘İçi titreyerek korkan’ öğüt alır-düşünür.</strong></p>
<p>Önce  Allah korkusu ve Allah inancını esas yapmak lazım. Allah bu ayette  önemli bir yol gösteriyor. Allah&#8217;tan korkmayan insana dümdüz anlatım  yok. Önce Allah&#8217;ın varlığı, birliği, yüceliği anlatılacak ve Allah&#8217;tan  korkması anlatılacak.</p>
<p><strong>87/11- &#8216;Mutsuz-bedbaht&#8217; olan ondan kaçınır.</strong></p>
<p><strong>87/12- Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır.</strong></p>
<p>Romantik  düşünen, herşeye ağlayan, herşeyde içine kapanan insanlar ahir zaman  özelliğidir. Deccaliyet mutsuzluk ve bedbahtlık vermiştir. Mutsuz ve  bedbaht bir nesil meydana getirdi deccal. Adam mutsuz, neşesiz  dolaysıyla Kuran&#8217;a da yaklşmıyor. Deccaliyetin bir oyunu bu, romantik  ağlamayı anlatan şarkılarla, filmlerle, romanlarla insanları kendi  içlerine kapatıp sürekli ağlayan, üzülen, neşesiz bir toplum haline  getiriyor, dolayısıyla Kuran&#8217;dan uzak bir toplum haline getiriyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">FECR SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>89/1- Fecre andolsun,</strong></p>
<p><strong>89/2- On geceye,</strong></p>
<p><strong>89/3- Çifte ve tek&#8217;e,</strong></p>
<p>Fecr aynı zamanda Hz. Mehdi (as)&#8217;ın güneşinin çıkışıdır, İslam güneşinin çıkışıdır.</p>
<p><em>On geceye;</em> Allahualem Muharrem ayının 10&#8242;unda Hz. Mehdi (as)&#8217;a biat olacak Allah&#8217;ın izniyle.</p>
<p>Çift ve tek; iki iki çiftler zaten ayetin 2110 ebcedi, 2120 de de kıyamet var inşaAllah.</p>
<p><strong>89/4- Akıp-gittiği zaman geceye,</strong></p>
<p>Deccaliyet akıp gidiyor, küfür yok oluyor, karanlık dağılıyor.</p>
<p><strong>89/6- Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?</strong></p>
<p><strong>89/7- &#8216;Yüksek sütunlar&#8217; sahibi İrem&#8217;e?</strong></p>
<p>Yüksek  sütünları deviriyor Allah, dünyanın pek çok yerinde vardı yüksek  sütünlar. Irak, Amerika, Mısır, pek çok yerde var. İstanbul&#8217;da da  Mısır&#8217;dan getirilmiş iki sütun var. Aslında o sütunlar şeytan çağırmakta  kullanılan özel yapılardır. En üst kısımları koniktir. Ateist  masonların kullandığı bir sistemdir.</p>
<p><strong>89/9- Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud&#8217;a?</strong></p>
<p>Vadi;  masonların toplandığı yerlere vadi denir. Kayaları da oyup biçmek de  masonlukta bir semboldur. Mikap taş yaparlar, büyük bir kayayı oyarak  şekillendirerek küp haline getirirler.</p>
<p><strong>89/11- Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.</strong></p>
<p>Azgınlık yapıyorlar, terör, anarşi, bombalama yapıyorlar, Müslümanları birbirine düşürüyorlar.</p>
<p><strong>89/14- Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.</strong></p>
<p>Sizi  görüyorum, gözlüyorum diyor Allah. Mason localarında da bir üçgen  içinde göz olarak smebolize ediliyor. Tüm localarda vardır, o gözden  Allah bizi seyrediyor derler.</p>
<p><strong>89/17- Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/18- Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/19- Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/20- Malı &#8216;bir yığma tutkusu ve hırsıyla&#8217; seviyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/21- Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,</strong></p>
<p>Deccaliyetin  özellikleri anlatılıyor; yoksulları korumamak deccaliyetin özelliğidir.  İnsanlardan kalan herşeyi yiyip, parçalayıp, darmadağın ediyorsunuz,  yok ediyorsunuz. Şu an heryerde mal yığılıyor ve malı yığdıkları için  konomik kriz geldi. 21. ayet; 21. yüzyıla bakıyor Allahualem, ebcedi de  2100. Deccaliyetin en azgın olduğu devirler, çok çok az Müslümanın  kaldığı tarihlerdir.</p>
<p><strong>89/22- Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman;</strong></p>
<p>Kıyamette  insanlar alenen, açıkça melekleri görüyorlar. 22. ayet, ebcedi de 2120,  Allahualem kıyametin kopuş tarihini işaret ediyor, iki iki klit bir  tarih. Kıyamet koptuğunda melekler dizi dizi inecek, alenen görecek  insanlar.</p>
<p><strong>89/23- O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?</strong></p>
<p><strong>89/26- Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.</strong></p>
<p>O  zaman düşünüyor ama bir fayda göremezler diyor Allah. Keşke namaz  kılsaydım, keşke Müslümanlarla birlikte olsaydım, keşke Hz. Mehdi (as)&#8217;a  uysaydım. Müthiş bir azap olacak, yani Allah o zaman insanları tam bir  kontrol altına alıyor, hiçbir yere gidemiyorlar.</p>
<p><strong>89/27- Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,</strong></p>
<p><strong>89/28- Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.</strong></p>
<p>Dengelenmiş  nefis. Sen Allah’tan razı olarak dön, salih samimi müslümanların  arasına gir. Son durum, en son cennetle neticeleniyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">BELED SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>90/1- Hayır; bu şehre yemin ederim,</strong></p>
<p>Ayet Peygamberimiz (sav)&#8217;e bakması yönüyle açıktır, ama Mehdiyete de bakıyor; &#8220;sen bu şehirde oturmakta iken&#8221; diyor Allah.</p>
<p><strong>90/5- O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?</strong></p>
<p><strong>90/6- O: &#8220;Yığınla mal tüketip-yok ettim&#8221; diyor.</strong></p>
<p>5.  ayet 6. ayet deccaliyete bakıyor. Yığınla mal, müthiş bir israf, müthiş  bir hırs, tamah var. Müthiş bir güce sahip olduğunu sanıyor. Ama  yıkılmaya başlıyor. Ne zaman yıkılmaya başlıyor? 56 &#8216;dan sonra diyor  Bediüzzaman.</p>
<p><strong>90/7- Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?</strong></p>
<p>Deccaliyet Allah&#8217;a inanmadığı için kimsnein görmediğini düşünür. Ben görüyorum diyor Allah.</p>
<p><strong>90/10- Biz ona &#8216;iki yol-iki amaç&#8217; gösterdik.</strong></p>
<p><strong>90/11- Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.</strong></p>
<p><strong>90/12- Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir? </strong></p>
<p><strong>90/13- Bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir;</strong></p>
<p><strong>90/14- Ya da açlık gününde doyurmaktır,</strong></p>
<p><strong>90/15- Yakın olan bir yetimi,</strong></p>
<p><strong>90/16- Veya sürünen bir yoksulu.</strong></p>
<p><strong>90/17- Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.</strong></p>
<p>İslam  insanları özgür kılmak istiyor, Allah insanların alabildiğine özgür  olmasını istiyor. Hz. Mehdi (as) tüm insanları douyuracak ve özgür  kılacak. Mehdiyet devrinde bu ayet tam tahakkuk edecek. Ne yetimler  eziyet görecek ne yoksul eziyet görecek, hepsi rahat edecek Mehdiyet  devrinde. Sabrı tavsiye ahir zamanda en önemli konulardan biri. Bir anda  olmaz sabredeceğiz. Mehdiyette zulüm yok, kan dökmek yok, hep merhamet  var. Kadınlara merhamet, çocuklara merhamet, Hristiyanlara merhamet,  Musevilere merhamet, hatta küfre, dalalete dahi merhamet. Biz onların  küfürden kurtulmalarını istiyoruz, cennete gitmelerini istiyoruz ve  merhametle bakıyoruz.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">LEYL SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>92/1- Sarıp-örttüğü zaman geceye andolsun,</strong></p>
<p>Tüm dünyayı şu an karanlık sardı, simsiyah karanlık.</p>
<p><strong>92/2- Parıldayıp-aydınlandığı zaman gündüze,</strong></p>
<p>İşari olarak Mehdiyete bakıyor, tüm dünya pırıl pırıl olacak.</p>
<p><strong>92/4- Gerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır.</strong></p>
<p>Küfür çelişkili, parça parça darmadağınık, Müslümanlar da parça parça.</p>
<p><strong>92/6- Ve en güzel olanı doğrularsa,</strong></p>
<p>En güzel olan nedir? İslam&#8217;ın hakmiyeti, İttihad, barış, kardeşlik, güzel olan herşey.</p>
<p><strong>92/10- Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.</strong></p>
<p>Mehdiyeti hakim edeceğiz, başarılı kılacağız.</p>
<p><strong>92/8- Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,</strong></p>
<p>Deccaliyetin  özelliği kendini müstağni görmesi. Allah tüm dünyada küfrün yıkılışını  kolaylaştıracak. Yıkılmaz sanıyorlar, ama Allah kolaylaştıracak  yıkılacak. Komünizm de yıkılmaz gibiydi, yıkıldı giit. Şimdi de tüm  dünyada küfrü yıkacak.</p>
<p><strong>92/12- Şüphesiz, Biz&#8217;e ait olan, yol göstermektir.</strong></p>
<p>Allah yol göstermeyi Kuran&#8217;la yapıyor, Kuran&#8217;ı tanıtacak olan Hz. Mehdi (as)&#8217;dır.</p>
<p><strong>92/13- Gerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) Bizim&#8217;dir.</strong></p>
<p>Alfa  ve Omega olarak geçiyor incilde, A ve A harfleri. İncil&#8217;de bu önemli  bir konudur. Son Mehdiyettir, İsa Mesihdir, ilk olan Hz. Adem&#8217;dir.</p>
<p><strong>92/15- Ona, ancak en bedbaht olandan başkası yollanmaz;</strong></p>
<p>Kendini içine kapanmış, İslam&#8217;ın, imanın neşesini yaşamayan, sürekli hüzünlü, sürekli neşesiz insanlar.</p>
<p><strong>92/17- Sakınan ise, ondan uzak tutulacaktır.</strong></p>
<p>İslam&#8217;a, Kuran&#8217; yakın olan, cehennemden uzak tutulacak.</p>
<p><strong>92/18- Ki o, malını vererek temizlenip-arınır.</strong></p>
<p><strong>92/19- Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.</strong></p>
<p><strong>92/20- Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).</strong></p>
<p>Müslüman  malı bol bol dağıtır, Allah rzıası için. Egosit değildir, bencil  değildir. Mal durursa sizin üzerinizde pisliğe dönüşür diyor Allah. Malı  tutmayı Allah kir olarak görüyor, verirseniz mal da siz de  temizlenirseniz diyor. Mal desinler diye değil, çıkar için değil, Allah  rızası için veriliyor.</p>
<p><strong>92/21- Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.</strong></p>
<p>Ayet  ahiretteki durumu anlatıyor ama işari olarak Mehdiyet dönemine de  bakıyor. Hz. Mehdi (as) zamanında insanlar tam anlamıyla razı  olacaklardır. 21. ayet 21. yüzyıla bakıyor. İslam dünyaya hakim  olduğunda, insanların kendisi de razı olacaktır.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">ALAK SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>96/1- Yaratan Rabbin adıyla oku.</strong></p>
<p>Müslümanlar  müthiş kültürlü, müthiş okyan, herşeyi çok iyi araştıran inceleyen  olacaklar. Kültürlü toplum yenilmiyor, cahil toplum yeniliyor.  Afganistan&#8217;da cahillik yaygın çok rahat netice aldılar. Irak&#8217;ta cahillik  yaygın çok rahat netice aldılar. Aydın kültürlü olan insanlara küfür  dokunamıyor.</p>
<p><strong>96/4- Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir.</strong></p>
<p>Hem  okuma hem yazma. Hem de yazın diyor. Kitap basmak, cd hazırlamak,  yayınlar; insanları bilgilendirmenin önemine dikkat çekiyor. Cahil oldu  mu fitneci oluyor, alay ediliyorlar, küçük düşürüyorlar. Cahil  zırvalarıyla insanları zehirliyorlar ve Müslümanlar yeniliyor. Ama  Kuran&#8217;a davet eden tutumla, Kuran&#8217;ın üslubuyla da Müslümanlar güçlü  oluyor.</p>
<p><strong>96/6- Hayır; gerçekten insan, azar.</strong></p>
<p><strong>96/7- Kendini müstağni gördüğünden.</strong></p>
<p>6.  ayet; 1882 Darwin&#8217;in ölüm tarihini veriyor ebcedi. Haşa deccal  kendisini Allah gibi görüyor. Deccaliyet Allah&#8217;a dönüşü reddeder.</p>
<p><strong>96/9- Engellemekte olanı gördün mü?</strong></p>
<p><strong>96/10- Namaz kıldığı zaman bir kulu.</strong></p>
<p>Müslümanları  ibadetten, zikirden, Kuran&#8217;a yakın olmaktan, Allah&#8217;ın hükümlerini  yerine getirmekten engeleyecek. Nasıl yapacak? Bazı ülkelerde devlet  kararıyla, askeri gücüyle bunu yapıyor. Çin&#8217;de namaz kılmak yasak, ancak  bayramlarda izin veriyorlar. Camilerin kapsına yazmışlar, devlet memuru  namaz kılamaz, 18 yaş civarındakiler namaz için gelemez, ancak 45-60  yaş araası namaz kılabilir diyorlar, o kadar çok şart var ki camiye  girmek adeta imkansız, Kuran eğitimi yapmak yasak. Deccaliyet bu  engellemesine dikkat çeliliyor. Namaz kılmak dünyanın hemen hemen her  ülkesinde suç, üniversitelerde, devlet dairelerinde dünyanın %95i suç.  İşte bu deccaliyettir.</p>
<p><strong>96/11- Gördün mü? Ya o (kul) doğru yol üzerinde ise,</strong></p>
<p><strong>96/12- Ya da takvayı emrettiyse.</strong></p>
<p>Görmeyecekler demek ki, görmeyenlere görmeleri için izah ediyoruz.</p>
<p>Doğru yol üzerinde olan Mehdiyettir, takvayı emreden Mehdiyettir.</p>
<p><strong>96/13- Gördün mü? Ya (bu engellemek isteyen) yalanlıyor ve yüz çeviriyor ise. </strong></p>
<p>Bir  daha gördün mü diyor. Demek ki perde çekilecek gözlerine, büyü  yapılacak göremeyecekler. Hz. İsa (as)&#8217;ın gelişi açık, Hz. Mehdi (as)  gelişi açık olmasına rağmen, Bediüzzaman aleni ve net olarak anlatmasına  rağmen göremeyecekler. İslam&#8217;ın hakimiyetini, İttihadı İslam&#8217;ı,  Mehdiyeti, İsa Mesihi hepsini yalanlıyor.</p>
<p><strong>96/15- Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz;</strong></p>
<p><strong>96/16- O yalancı, günahkar olan alnından.</strong></p>
<p>Alında  düşünme merkezi var. Ona da dikkat çekiyor Allah. Sürüklemek, mecbur  etmektir. Küfürden çıkmaya, küfürü güçsüzlüğe sokmayaa ve iptal etmeye  onları mecbur edeceğim diyor. Deccalin alnında kafir yazacak diyor,  deccalin ve küfrün simalarından tanınacağına işaret ediliyor.</p>
<p><strong>96/17- O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.</strong></p>
<p>Deccal  ekip halinde çalışır. Mehdiyet de talebeleriye karşı atak yapar, iki  tarafın da başı vardır ve iki tarafın da talebeleri vardır.</p>
<p><strong>96/19- Hayır; ona boyun eğme (Rabbine) Secde et ve yakınlaş. </strong></p>
<p>Hz. Mehdi (as) ve talebeleri asla boyun eğmeyecektir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/1521qw2.gif" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/sn-adnan-oktarin-deccaliyet-ve-mehdiyete-isaret-eden-ayet-aciklamalari-kackar-tv-19-kasim-2010.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 11:56:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bilen]]></category>
		<category><![CDATA[Ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[



El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar



(TV Kayseri, 10 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><span style="text-decoration: underline;"><strong>(TV Kayseri, 10 Kasım 2010)</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Şeyhi Ekber bu hususta şöyle bir şiir söylemiştir:<br />
Dikkat edin Velîlerin sonu şehiddir. Varlıklar İmamı&#8217;nın gözüdür. O,  Âli Ahmed neslinden gelecek olan Seyyid Mehdîdir. Kötülükleri bertaraf  edecek keskin bir kılınçtır! Bütün gam ve zülmetleri giderecek  Güneş&#8217;tir. İhsanda bulunduğu zaman, pek bereketli bir yağmurdur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as) şehittir. Çok seçkin bir imamdır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in  neslindendir. İlim kılıncıdır, kötülükleri bertaraf edecek ama keskin  bir kılıç, çok etkili. Bütün gam ve zulmetleri, gam ne demek? İnsanlarda  üzüntü, stres, gerilim, acılar, psikolojik bütün bozuklukları  giderecek. Ve her türlü zulmü; işkence, tehdit, insanların her türlü acı  çektiği olayları giderecek Güneş&#8217;tir diyor. Atatürk ne diyor? Güneş  diyor. Bediüzzaman ne diyor? Güneş diyor. Resulullah (sav) ne diyor  hadisinde, Güneş diyor. Yağmur gibi ihsanda bulunur.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Zamanı  gelmiştir. Geçen üç asırdan sonra gelen dördüncü asırda zahir olmuştur.  Çünkü Peygamberimiz (sav) üç asırı bir arada zikr etmiş onları dördüncü  asır takip etmiştir. Nitekim bir rivayette &#8220;Üçü birbiri ardınca, biri  yalnız başına…&#8221; diye varid olmuştur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yani  üç yüzyıl peşpeşe, biri de yalnız başına dört. Bin eklersen ne yapar?  Hicri 1400. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in vefatından bin yıl sonra  geleceğini İmam Rabbani söylüyor. Bu rivayetle de birleşince Hicri 1400.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Kendisine  gelince; İktidar ve siyaset sahibidir. Muhtaç bulunduğu gücü, Allah’tan  alacaktır. Çünkü O, doğrulanmış kuş ve bütün hayvanların dillerini  bilen bir halifedir. Onun için adâleti, bütün insanlar ve cinlerce cari  olacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Muhtaç  bulunduğu gücü insanlardan değil, Allah&#8217;tan alacaktır. Çünkü O, doğru  olduğu Allah tarafından tasdik edilmiş, hadisle, kuş ve bütün  hayvanların dillerini bilen, yani bütün hayvanlara karşı sevgi duyan bir  halifedir. Ne kadar hayvan varsa hepsine karşı sevgi duyuyor. Adaleti  cinlere de cari olacaktır diyor, demek ki cinlerle de bağlantısı olacak.  Onlar arasında da adalet sağlıyor. Cinlerin de birbirlerine eziyet  etmesini engelliyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Yukarıda  arz ettiğimiz, gibi Allah ona inanmış kimseleri yardımcı kılmıştır. O  verzirleri sâyesinde bütün işleri en güzel bir şekilde başaracaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vezirleri  sayesinde bütün işleri başaracaktır; demek ki talebeleri var. Hz. Mehdi  (as) yalnız olmayacak diyor Peygamberimiz (sav).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Mehdî’nin vezirlerine yaptırtacağı işlerde, muhtaç olduğu hususlar:<br />
1. Basiret sahibi olması; Çünkü insanları Allah’a dâvet etme  hususunda, böyle bir haslete luzüm hissedilir. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle  buyurmuştur, Peygamberinden hikâye ederek, &#8220;Ben bana uyanlarla tam bir  basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim.&#8221;</p>
<p>Mehdî hiç şüphe yok ki Peygambere uyanlardandır. Allah’a dâvet  hususunda peygamber nasıl yanılmıyorsa Mehdî de öyle yanılmaz.. Çünkü o,  O&#8217;nun izindedir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın en önemli özelliklerinden birisi basiret sahibi olması.  &#8220;Ben Bana uyanlarla tam bir basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim&#8221;; yani  &#8220;Ben talebelerimle Allah&#8217;a davet ederim insanları&#8221;, ayetin Hz. Mehdi  (as)&#8217;a bakan yönünü açıklıyor. Ahkamda masumdur Mehdi.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>2. İlâhi kitabı anlaması.<br />
</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok iyi anlayacak ve çok iyi anlatacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<strong>3. İlâhi-Kelâm’ın mânasını bilmesi.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok güzel tefsir edecek, insanlara açıklayacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>4. Tayin edeceği kimselerin durumlarınıi hâl ve hareketlerini iyi bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>O  kişinin durumunu, halini ve hareketlerini; yani genel karakterini, ruh  halini, derinliğini, psikolojik yapısını, hepsini çok iyi analiz edecek  Hz. Mehdi (as).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>5. Öfkelendiği zaman bile merhamet ve adâletten ayrılmaması..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çok  şiddetli öfke gelecek üzerine Allah tarafından, fakat buna rağmen son  derece merhametli ve adaletten ayrılmayan bir insan olacak. Çok  merhametli, yani çok sinirlendiğinde de tutarlı. Makul düşünüyor,  tutarlı düşünüyor, Kuran&#8217;a göre hareket ediyor ve adaletten ayrılmıyor.  Yani, kendi aleyhine bile olsa mutlaka adaletle karar veriyor. Kendini  kurtaran veyahu<strong>t çıkarlarını kurtaran bir tavır içerisinde değil.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>6. Varlıkların sınıflarını bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çocuklara  çocuk olmasına göre hareket ediyor, olgun olana olguna göre hareket  ediyor, dede olana dedeye göre, kadına kadının hoşlanacağı şekilde. Her  insana onun hoşlanacağı şekilde hareket ediyor. Ve onların ruhuna hitap  etmeyi biliyor. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın bir özelliği.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>7.  İşlerin girift taraflarını bilmesi; çünkü bunlardan haberi olan bir  lider vereceği hükümlerde yanılmaz.. Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek  için değil de ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir  ilhâm neticesi olacak. Yâni Muhammed (S.A.V.)’in getirdiği Şeriat üzere  hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamber (S.A.V.), onu vasf ederken  &lt;&lt;Benim izimi takip edecek; hataya düşmeyecek&gt;&gt; demiştir.  Bundan anlıyoruz ki, O, Şerîat sahibi değil de Şeriate uyarıdır. Ve aynı  zamanda günahtan da masumdur. Burdaki masumluluğundan murat hükümdeki  masumiyetidir. Çünkü gerçek m’anada ismet ancak Peygamber için söz  konusu olabilir. Oysa O, Peygamber değil Velîdir. Velîler günah  işlemekten mahfuzdurlar; Mâsum değildirler.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşlerin  girift taraflarını bilmesi; en ince detaylarına kadar olayları biliyor.  Analiz ediyor. Bir kişi birşeyi niçin yaptı, ne nedendir, çok ince  analiz gücü var.</p>
<p>Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz; asla yanılmaz Hz. Mehdi (as)<br />
Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil de ondan kaçınmak için  bilir; Yani kıyasla hareket etmeyecek Hz. Mehdi (as). Fıkıhta kullanılan  kıyas ilmi onun için yok, kıyastan kaçınıyor.</p>
<p>Vahiyle bildiriyor Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hataya  düşmeyeceğini. Ahkamda masumdur Hz. Mehdi (as). Hata yaptığı dediği  yerde, mutlaka yine doğru yapmış oluyor. Hataya Allah müsaade etmiyor  onda. Masum imamdır, bir tek Hz. Mehdi (as)&#8217;a mahsustur bu. Allah&#8217;ın  özel koruması altında. Masum İmam. Hükümde masum. Ama gerçek manada  ismet ancak Peygamberlerde oluyor, Peygamberler her yönüyle korunuyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>8.  İnsanların ihtiyacını iyi anlamak; Çünkü onların her türlü işlerini  görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine tekdim etmiştir. Liderlerin  davranış ve faaliyetlerî kendi nefislerinden ziyâde halkın menfaati  için olmalı.. halkın yararına olan şeylerle uğraşıp onların işlerini  görmeyen bir lider azl edilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında  artık bir fark kalmamıştır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın özelliği şu; tüm dünya onun ailesi oluyor. Uganda&#8217;da bir  çocuğun ayağı kırılsa, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladının ayağı kırılmış gibi  ilgi görecek. Londra&#8217;daki Müslümanla Uganda&#8217;daki Müslüman aynı muameleyi  görecek. O da kaliteli yemek yiyecek diğeri de, ikisi de kaliteli bakım  görecek, ikisi de güzel evlerde yaşayacak. İkinci sınıf vatandaş,  üçüncü sınıf vatandaş kalkıyor. Tüm dünya Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladı gibi  oluyor. Mesela, Japonya&#8217;daki bir çocuğa ameliyat yapılacak. Hani var ya  bazı cemaatlerde, kimsenin haberi olmaz adama ne yapıldığından, kimsenin  kimseden haberi olmaz. Hz. Mehdi (as)&#8217;da öyle olmayacak. Hz. Mehdi (as)  kendine yapılan bir ameliyat gibi titiz olacak. Onun için Hz. Mehdi  (as) imamlığı kabulde direnecek. İmamlığı kabul etmiyor, zorla imamlık  veriliyor. O manevi sorumluluk çok şiddetli olduğu için, bütün dünyadan  sorumlu olduğu için ölüm tehdidiyle İmamlık görevi veriliyor. Kendi  nefsi için değil, halkın menfaatini çok iyi kollayacak Hz. Mehdi (as).  Halka faydalı olmayan her türlü lideri azledecek. Mutlaka çok titiz  takip edecek. Hastanede herkes birinci sınıf insan olacak. Herkes en iyi  yemeği yiyecek, Hz. Mehdi (as) kendi yediğini tüm dünyanın yemesini,  kendi giydiğini herkesin giymesini, kendi evinin rahatlığını tüm dünyaya  sağlayacak. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın özelliğidir bu. Çünkü onunla diğer  insanlar arasında bir fark kalmamıştır, yani aynıdır, aynı hükümde,  herkese kendi evladı gibi titiz bakıyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>9.  Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması, çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edecek meseleleri hal  edebilir. Yukarıda arz ettiğimiz gibi Mehdî kıyasla hükm etmeyecektir.  Çünkü kıyas bir çok meselelerin meydana gelmesini intaç eder ki, bu,  kulları zor duruma sokar. Oysa İslâm’da esas olan tahtifdir. Bu  sebepledir ki. Resûlüllâh (sav) şöyle buyururlardı. &#8220;Size terk ettiğim  hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221; Böylece fazla hüküm ve teklif  meydana gelmemesi için kendisine çok sorulmasından hoşlanmazdı. Ancak  Hakkın ona emrettiği meseleleri tebliğ ile yetinirlerdi. Madem ki Mehdî  Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düimeyecek öyleyse tıpkı Allah  Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması gerekir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşte bu dokuz hasletin Mehdî’de bulunması gerektir.<br />
Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması; Yani gelecekte olan olaylar hadisten, Kuran&#8217;ın ayetlerinden  çok iyi biliyor ileride neler olacağını. Allah&#8217;ın dilemesiyle ileride ne  olacağını bildiği için ona göre tedbir alıyor.</p>
<p>Kıyas kalkıyor, Hz. Mehdi (as) da kıyas yok. Bir çok hüküm,  karmakarışık hükümler, insanların içinden çıkamayacağı bir din anlayışı  gelişir o zaman diyor. Hz. Mehdi (as) bunu kabul etmiyor. Çünkü bu  kulları zor duruma sokar. Kolaylık dinidir bizim dinimiz. Dinin  kolaylaştırılması Allah&#8217;ın emridir. Zorlaştırılması da şeytanın ilkası  olur. İslam&#8217;da esas olan tahfiftir. İbadetleri kolay hale getirme, dini  kolay hale getirme, hayatı kolay hale getirme.</p>
<p>&#8220;Size terk ettiğim hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221;; Yani &#8220;yeni yeni  hükümler çıkartırtmayın. Bana soru sormayın.&#8221; Sahabeler &#8220;şu nasıl  olacak?&#8221; dediklerinde, &#8220;nasıl biliyorsanız öyle yapın. Çünkü ben  söylersem o hüküm olur artık ve yapmak durumunda kalırsınız, onun için  bana sormayın, özgürce yaşayın&#8221; diyor Peygamberimiz (sav). &#8220;Önemli  birşeyse zaten ben onu uyarırım&#8221; diyor. &#8220;Ama söylemediysem hüküm  çıkartmaya kalkmayın ve bunu da zorlamayın&#8221; diyor.</p>
<p>Fazla hüküm ve teklif meydana gelmemesi; şimdi olan nedir? Çok fazla  hüküm ve teklif meydana gelmiştir. O yüzden ayrı hurafeler çıkmıştır,  uydurma izahlar çıkmıştır, din bambaşka bir şekle sokulmuştur. Ve İslam  aleminin çektiği acıların kökeninde bu vardır.</p>
<p>Tebliğle yetinirdi; Mühim ve hayati konuları Allah ona söylüyor, onun dışında Müslümanları serbest ve rahat bırakmak lazım.</p>
<p>Madem ki Mehdî Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düşmeyecek öyleyse  tıpkı Allah Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması  gerekir; Yani merhametli değil, son derece merhametli, tüm varlıklara.  Kedilere, köpeklere, balıklara, insanlara, çocuklara hepsine.</p>
<p>Peygamberimizin sağlığında sadece Mehdî’nin yanılmayacağını beyan etmiş  ve diğerleri hakkında süküt buyurmuşlardır; Yani diğer hiçbir imam Hz.  Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve diğer çıkacak veliler  hakkında Peygamberimiz (sav) masum olacaktırlar dememiştir. Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın yanılmayacağını beyan etmiş, hadisle sabit.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İsa  Âleyhisselâm onun zamanında Dımışık mescidinin doğusundaki beyaz bir  minâreye, insanlar ikindi namazında iken inecektir. İmâm çekilip onu  önüne geçirecek, O da insanlar imamlık yaparak Muhammed (S.A.V.)’in  şeriatı üzere namaz kılacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bunu  da bir kısım şahıslar yanlış anlıyorlar. Şam çok geniş bir alandır. Çok  geniş bir alana İstanbul da dahil Anadolu da dahil Şam deniyor. Demek  ki yüksekçe bir ev, yüksek bir yer, öyle bir binaya gelecek diyor. Çünkü  minare demek, ilk akla gelen yüksek bir yapı. Heryere sesin  duyurulabildiği, yüksek bir yer.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Tenbih:<br />
Bu hadîs’in taşıdğı anlam, İsa (as)’ın sabah namazında, &#8220;Bu senin  için ikame edilmiştir!&#8221; diyerek Mehdî’ye iktida edeceğini belirten  hadîslere ters düşmez.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ı öne geçirip Hz. İsa (as)&#8217;ın onun imamlığında namaz kıldığı  duruma ters düşmez diyor. Yani Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as)&#8217;ı imamlığa  geçiriyor, sonra Hz. Mehdi (as) Hz. İsa (as)&#8217;ı vezir tayin ediyor.  Burada anlatılan olay bundan sonra gelişen bir olaydır. Yani Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın imamlığı sabit oluyor, dünyanın lideri olduğu kabul ediliyor,  Hz. isa (as) onun imamlığını tasdik ediyor. Hz. Mehdi (as) da çeşitli  insanlara imamlık veriyor, Hz. İsa (as) da onun baş veziri, ona da  imamlık veriyor.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in ahir zamanda beyaz minarelerin  yapılacağını bilmesi zaten bir mucizedir. O zaman minareler yoktu. Ama  bunu haber veriyor. Hayret edilecek birşey bir mucizedir. Demek ki ya  İstanbul&#8217;da ya Kudüs&#8217;te, böyle bir yerde Hz. İsa (as), Şam denilen bölge  içinde, orada beyaz minaresi olan bir camide namaz kıldıracak  inşaAllah.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSoTzN3ZZXZN_tBemznNJc9n-cR-KOQ8PetrnRrYE2JYddMbcDd8SyNTdjPTg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İman Etmeyenler Müslümanlara Neden Gizli Bir Hayranlık Duyarlar?</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/iman-etmeyenler-muslumanlara-neden-gizli-bir-hayranlik-duyarlar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/iman-etmeyenler-muslumanlara-neden-gizli-bir-hayranlik-duyarlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 22:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Alanda]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Dahi]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Kimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Zikir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=438</guid>
		<description><![CDATA[İman Etmeyenler Müslümanlara Neden Gizli Bir Hayranlık Duyarlar?
Kuran ahlakı, insanlara ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İman Etmeyenler Müslümanlara Neden Gizli Bir Hayranlık Duyarlar?</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.ilmiarastirma.net/images/Article/iman_etmeyenler_muslumanlara_neden_gizli_bir_hayranlik_duyarlar_tr.jpg" border="0" alt="İman Etmeyenler Müslümanlara Neden Gizli Bir Hayranlık Duyarlar?" />Kuran ahlakı, insanlara olabilecek en güçlü, en sağlam ve en güzel kişiliği kazandırır. Allah’ın, “<strong>&#8230; Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz&#8230;”</strong> (Müminun Suresi, 71) ayetiyle bildirdiği gibi, Kuran ahlakını yaşamak  insanlara “şan ve şeref” kazandırmaktadır. Dolayısıyla bu ahlakı yaşayan  müminler, saygı duyulacak, onurlu ve vakarlı bir karaktere sahip olur  ve bu üstün özellikleri nedeniyle birçok konuda din ahlakına göre  yaşamayan insanların gizli hayranlığını kazanırlar.</p>
<p>Müslümanlar Kuran ahlakını samimi olarak yaşayan kişilerdir ve, <strong>“Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.”</strong> (Al-i İmran Suresi, 139) ayetinin bir tecellisi olarak girdikleri  ortamlarda hal ve davranışları ile hemen dikkat çekerler. Kaliteli ve  asaletli duruşları, her konuda kendini belli eder. Bunun bir sonucu  olarak da bu kaliteyi görenler, Müslümanlara imrenir ve bu takdirlerini  dile getirirler. Bazı insanlar ise kimi zaman kıskançlıkları veya  kibirleri dolayısıyla aslında Müslümanlara hayranlık duymalarına rağmen  tamamen farklı davranmaya çalışırlar. Müslümanlar hakkında olumsuz,  küçümseyen konuşmalar yaparak, alaycı ifadeler kullanarak bu  hayranlıklarını gizlemeye çalışırlar. Ancak Müslümanlara duydukları  hayranlık bir şekilde dışarı yansır. Bu yansıma kimi zaman espriler,  imalar ve üstü kapalı ifadelerle kimi zaman da açık ifadelerle ortaya  çıkar. Müslümanlar her alanda Allah’ın izniyle bir üstünlük içindedir.  Çoğu zaman belli edilmese dahi bu güzel ahlaklı insanlara karşı içten  içe böyle bir hayranlık her zaman mevcuttur.</p>
<p><strong>İman Etmeyenlerin Müslümanlara Gizli Bir Hayranlık Duymalarının Sebepleri</strong></p>
<p><strong>1 &#8211; Din Ahlakını Yaşamak Konusundaki Kararlılıklarından Dolayı …</strong></p>
<p>İman etmeyen insanlar, yollarına çıkarılan birkaç engelle ya da  aldıkları olumsuz birkaç eleştiriyle, gönülden inandıklarını iddia  ettikleri bir konuda dahi çelişkiye düşebilirler. Dolayısıyla kendileri  için önemli olan konularda bile kararlılık gösteremez ve diğer  insanlardan etkilenirler. Kendilerinde göremedikleri bu kararlı ahlakı  gösterebilmek için güçlü bir inanca sahip olunması gerektiğini  bildikleri ve müminlerin şartlar ne olursa olsun kararlılıkla din  ahlakına göre yaşadıklarına ve Allah’ın yoluna her geçen gün daha güçlü  bir şekilde bağlandıklarına şahit oldukları için de bundan etkilenir ve  müminlere karşı içten içe gizli bir hayranlık duyarlar.</p>
<p>Müminlerin bu vasıflarının kaynağı, kuşkusuz ki Allah’a olan güçlü  imanları ve O’nun rızasını aramakta  gösterdikleri titizliktir. Hiçbir  zorluk, tek amaçları Allah’ın rızasını kazanmak olan müminleri, O’nun  emirlerini yerine getirmekten alıkoyamaz. Bir mümin alabildiğine kararlı  bir tutum ile hayatı boyunca gittikçe artan bir şevk ve azim içinde  kulluk görevini yerine getirir ve Allah’ın izniyle O’nun emrettiği güzel  ahlakı yaşamaktan vazgeçmez.</p>
<p>Kesin bir kararlılık ve güçlü bir irade; imanla, hidayetle ve tevekkülle  birlikte gelen üstün bir mümin özelliğidir. Çünkü Allah’a tevekkül  etmiş ve kadere iman etmiş bir kişi, hiçbir zorluk ve sıkıntı karşısında  yılgınlık göstermez ve mücadele azmini yitirmez. Herşeyi yapanın Allah  olduğunu bildiği için şevk ve heyecan içinde karşısına çıkan her ecir  fırsatını değerlendirir ve hayırlarda yarışır. Çünkü müminler, Kuran’da <strong>“Müminlerden  öyle erkek-adamlar vardır ki- Allah ile yaptıkları ahde sadakat  gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi  beklemektedir. Onlar hiçbir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.”</strong> (Ahzab Suresi, 23) ayetiyle bildirildiği gibi,  Allah’ın rızasını  kazanmak için ölünceye dek aynı kararlılık ve istikrarı gösteren  kişilerdir.</p>
<p><strong>2 &#8211; Olumsuz Gibi Görünen Olaylarda Dahi İtidalli ve Tevekküllü Davrandıkları İçin… </strong></p>
<p>Evrendeki her varlığın Allah’ın kontrolünde olduğunu bilen bir mümin,  hayatının her anında Allah’a güven duymanın ve teslimiyetin huzurunu ve  mutluluğunu yaşar. İman etmeyenler içinse dünya, her an bir sıkıntı ya  da zorlukla karşılaşılabilecek bir kargaşa ortamıdır. Hiçbir zaman tam  bir güven ve huzur duyamazlar. Hoşlarına gitmeyen en ufak bir olayda  itidallerini kaybederek moralleri bozulur. Bu nedenle de olumsuz gibi  görünen bir olay karşısında itidalli ve tevekküllü bir ahlak sergileyen  müminlere gıpta ederler. Müminlerin nasıl bu şekilde güçlü  davranabildiklerini anlamaya çalışırlar. Oysa iman etmeyen insanlar  şuuruna varamasalar da Allah insanları kolay olana davet eder. Her  insanın ihtiyacı olan huzur ve mutluluğu yaşamak  çok kolaydır. Tek  yapılması gereken, kadere teslim olup Allah’a sonsuz bir güven duymak,  tam bir teslimiyetle teslim olmak ve <strong>“Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, <span style="text-decoration: underline;">Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır&#8230;“</span></strong> (Rum Suresi, 30) ayetiyle bildirildiği üzere insanın yaratılışına uygun  olan din ahlakını yaşamaktır. Allah’a duyulan güven ve teslimiyet yani  tevekkül, iman edenlerin hayatları boyunca yaşadıkları büyük bir  konfordur. Mümin, her olayın Allah’ın kontrolü dahilinde gerçekleştiğini  bilir. Bu yüzden hiçbir olay karşısında sıkıntı, üzüntü ya da yılgınlık  hissetmez. Hayatı boyunca karşılaşacağı her olay kaderindedir ve  kaderini Yüce Allah belirlemiştir. Bu yüzden de mümin için hiçbir zaman  “kötü” bir olay olamaz. Bazı olaylar o an için zahiren kötü gibi gözükse  de, <strong>“&#8230;Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve  olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz  bilmezsiniz.”</strong> (Bakara Suresi, 216) ayeti gereği, iman eden bir kimse  Allah’ın kendisi için en hayırlısını dilemiş olduğundan emin olur ve  Allah’a sonsuz bir güven duyar.</p>
<p><strong>3 &#8211; Zorluk Anlarında Birbirlerine Daha da Güçlü Kenetlendikleri İçin…</strong></p>
<p>Allah’a ve ahirete inanmayan insanların birlikteliklerinin temelinde  genellikle dünyevi değerlere verilen önem ve yine dünyevi menfaatlere  yönelik beklentiler vardır. Bu kimseler, bir araya gelmekle bir anlamda  karşılıklı bir menfaat anlaşması yapmış olurlar; taraflar karşılıklı  olarak birbirlerine destek olur ve böylece ortak menfaatler elde etmeye  çalışırlar.</p>
<p>Bu ittifaka dahil olan kimseler, birlikteliklerinin karşılıklı bir güven  ya da dostluğa dayanmadığını ve her ne kadar dile getirilmese de bu  ittifakın birtakım şartlara dayalı olduğunu bilirler. Taraflardan  birinin menfaat sağlayıcı vasfı ortadan kalktığında, ittifak da ortadan  kalkar. Çünkü kurulan bu ittifak, sadece bir güç birliğinden ve menfaat  beklentisinden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla da beklentiler yok olduğunda  kurdukları sözde birliğin bozulması da son derece doğaldır.</p>
<p>İnsanlar arasında gerçek bir dostluk ve ittifakı sağlayabilecek yegane  güç olan tesanüd bağının meydana gelmesi ise ancak samimi iman ile  mümkündür. İman sahipleri birbirlerini, araya hiçbir çıkar ya da menfaat  beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever,  Allah rızası için birbirlerinin dostu olurlar. Bu dostluklarıyla, sağlam  bir ittifakın temelini oluştururlar. İman etmeyen insanları imrendiren  de zorluk anlarında daha da kuvvetlenen bu ittifaktır. Temeli Allah  sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu bağın bozulması Allah’ın  izniyle hiçbir şekilde mümkün değildir. Yüce Allah iman edenlerin, Kendi  yolunda birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak hareket  ettiklerini şöyle bildirmiştir:</p>
<p><strong>“Şüphesiz Allah, Kendi  yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi  saf bağlayarak mücadele edenleri sever.”</strong> (Saff Suresi, 4)</p>
<p><strong>4 &#8211; Kıskançlık ve Rekabetten Uzak Durdukları İçin… </strong></p>
<p>Kıskançlık, bazı insanların dünyaya olan bağlılıklarından kaynaklanan  önemli bir tavır bozukluğudur. Kıskanç insanlar başkalarının  iyiliğinden, güzelliğinden ya da başarısından zevk almak, mutlu olmak  yerine bunlardan sıkıntı duyarlar. Kıskandıkları insanların imkana  kavuşmaları onları mahzunlaştırır ve içten içe üzer. İçlerindeki bu hırs  en çok da kendilerine zarar verir.</p>
<p>Dünya hayatının geçici bir imtihan mekanı olarak yaratıldığını kavramış  olan müminlerin, bu dünyanın geçici süslerine karşı kıskançlığa  kapılması mümkün değildir. Örneğin sırf zengin, iyi görünümlü ya da iyi  imkanlara sahip diye bir insana karşı kıskançlık duymak, Kuran ahlakıyla  bağdaşmaz. Yalnızca kaderi, tevekkülü, dünya hayatının gerçeğini ve  herşeyi yaratanın Allah olduğunu kavrayamamış insanlar, rekabet ve hırs  gibi duygulara kapılarak hareket ederler. Bu gerçeği bilmek ise mümini  böyle bir hataya düşmekten alıkoyar.	Bu güzel ahlakları, iş  ilişkilerinden, aile ilişkilerine, arkadaş çevrelerinden en önemlisi iç  huzurlarına kadar birçok konuda müminleri olumlu olarak etkilediği için  de onların bu ahlakını gözlemleyen diğer insanlarda hayranlık duygusu  uyanır. Kıskançlık ve rekabet gibi kişiyi birçok konuda geri düşüren  tavır bozukluklarıyla vakit kaybetmeyen ve kendilerini yaptıkları işe  odaklayan müminler, böylece iman etmeyen insanlardan her bakımdan üstün  ve önde olurlar.</p>
<p><strong>5 &#8211; Görünümleri ve Konuşma Adapları ile Her Zaman Kaliteli Oldukları İçin…</strong></p>
<p>İnsanlar yaratılışları gereği, yumuşak bir tonda, başkalarını rahatsız  etmeyen, incitici olmayan, alçak gönüllü bir üslupta yapılan  sohbetlerden büyük bir zevk alırlar. İki tarafın fikirleri aynı  doğrultuda olmasa dahi, uzlaşmacı ve saygılı bir üslupla yapılan sohbet  daima olumlu bir etki uyandırır, kalbi teskin eder ve kalıcı dostluklara  zemin oluşturur.</p>
<p>Müminler de güzel ahlaklarının bir gereği olarak konuşmalarında son  derece ölçülü ve saygılı bir üslup kullanırlar. Karşılarındaki kişinin  yaşı, kültür düzeyi, zeka ya da akıl seviyesi, zengin ya da fakir olması  onların bu üslubunu değiştirmez. Rabbimiz’in Kuran’da bildirdiği <strong>“… Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.”</strong> (Yusuf Suresi, 76) ayeti gereği örnek bir tevazuya sahip oldukları için, karşılarındaki kişilerin düşüncelerine değer verirler.</p>
<p>Müminlerin etki uyandıran bu konuşma adaplarını daha da etkili kılan ise  kuşkusuz dış görünüşleridir. Ruh güzelliğinin en önemli özelliklerinden  biri bu iç güzelliğinin sahip olan kişinin dış görünüşüne de  yansımasıdır. Kuşkusuz dış görünüşle kastedilen öncelikli olarak,  Allah’ın ruh güzelliğine sahip olan kullarına nasip ettiği nurdur. Bu  nur, aynı zamanda her görende etki meydana getiren ve kişiye güven  duyulmasına vesile olan bir rahmettir. Samimi ve tevazulu bir mümin,  Allah’a tevekkül etmenin, fıtratına uygun olan Kuran ahlakını yaşamanın  getirdiği rahatlık, huzur ve imanının etkisiyle göze çok heybetli  görünür. Tüm bu üstün özelliklerin ve ayrıcalıkların bir sonucu olarak  da hikmetli konuşan ve Allah’ın nurunu üzerinde taşıyan müminlerle  karşılaşan kimseler, büyük bir hayranlık duygusuna kapılırlar.  Müslümanların samimiyetlerinden, yüksek kişiliklerinden ve üstün ahlak  kalitelerinden ciddi şekilde etkilenirler. Böylece iman sahipleri  gösterdikleri tavırlar ve yaptıkları konuşmalarla Allah’ın dilemesiyle  pek çok insanın  kalplerinin imana ısınmasına ve imana yaklaşmasına  vesile olurlar.</p>
<p><strong>Sonuç: İnsanın Fıtratı Güzel Ahlaka Hayranlık Duyacağı Şekilde Yaratılmıştır</strong></p>
<p>İnsan ruhu, güzellikten zevk alacak şekilde yaratıldığı için her zaman  en kusursuz olanı ve mükemmeli arar. İman etmeyen insanların müminleri  gördüklerinde hayranlık duymalarının ana nedeni de budur. Yaşları,  meslekleri, sosyal konumları her ne olursa olsun, Kuran ahlakına göre  yaşamayan insanlar, müminlerin sergiledikleri samimi din ahlakı  karşısında gizli ya da açık daimi bir hayranlık duyarlar. Bu tarih  boyunca böyle olmuştur ve bundan sonra da Allah’ın izniyle böyle  olacaktır.</p>
<p>Ayrıca unutulmamalıdır ki iman etmeyen insanların -çoğu şuurunda olmasa  da- aslında hayranlık duydukları Allah’ın bildirdiği Kuran ahlakıdır.  Müminler Kuran ayetlerinde bildirilen üstün ve kaliteli ahlak  vesilesiyle, imanları olgunlaştıkça diğer insanlarda daha da gıpta  uyandıran bir ahlak ve görüntü sergilerler. Bir ayette Rabbimiz  tarafından bir öğüt ve hidayet rehberi olarak indirilen Kuran’ın bu  vasfı şöyle bildirilmiştir:</p>
<p>“… -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur’an dinledik.” (Cin Suresi, 1)</p>
<p><strong>Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Yüzyıllar Boyunca Artarak Duyulan Hayranlık</strong></p>
<p>Yüce Rabbimiz Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e en son hak kitap olan Yüce  Kuran-ı Kerim’i vahyetmiş ve onu güzel ahlakı, takvası ve Allah’a olan  yakınlığı ile tüm insanlara örnek kılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)’in  kendisine risalet geldikten sonra hayatının sonuna kadar sürdürdüğü  kutlu tebliği bugün de tüm dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu  gerçek, sık sık dünya basınının da gündemini oluşturmaktadır. Başta BBC  olmak üzere pek çok televizyon kanalı Hz. Muhammed (s.a.v.)’i anlatan  belgeseller yayınlamış, özel konukların davet edildiği sohbet  programları düzenlemiş ve Resulullah (s.a.v.)’i anlatan programlar  hazırlamıştır.</p>
<p>Dünyada pek çok ilim adamı ve düşünürün kitapları Resulullah (s.a.v.)’in  şahsı, ahlakı ve günümüz insanının ona olan ihtiyacı gibi konularda  takdir ve hayranlıklarla doludur. Örneğin Fransız dergisi “Le Point”  Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i yılın insanı olarak seçmiş ve ünlü  tarihçi Michael H. Hart “Tarihte En Önemli 100 Kişi” adını verdiği  kitabında kendisinden övgü ile söz ettiği Hz. Muhammed (s.a.v.)’i “1  numaralı” sırada göstermiştir. Kitabında şu sözlere yer vermektedir:</p>
<p><em>“<strong>Tarihte hem devlet hem de din alanında mutlak anlamda başarılı olmuş tek insan O’dur.</strong> Devlet ve dini etkinin tarihteki eşi görülmedik bir şekilde birleşmesi <strong>Hz. Muhammed (s.a.v.)’in tarihin en etkili şahsı</strong> olmasına yetmektedir.”</em> (Michael H. Hart, The 100, A Ranking Of The Most Influential Persons In Hıstory, New York, 1978)</p>
<p>Diğer ünlü devlet adamı, düşünür ve yazarların Hz. Muhammed (s.a.v.)’e hayranlık dolu ifadelerinden bazıları ise şöyledir:</p>
<p><em>“Hz. Muhammed (s.a.v.)’in mirası açıktır ki ektiği tohumdur. Bu; onun  erdemliliği, dürüstlüğü, güvenilirliği, örnek davranışları, siyasi  liderliği, bireysel olarak örnek bir insan oluşu ve zamanında kimsenin  izin vermediği fakat kendisinin gerçekleştirdiği büyük başarılar, yenme  gücü ve nefsinin onu yenmesine izin vermemesidir. <strong>Her şeyden öte örnek alınacak büyük bir insandır.</strong>”</em> (Uluslararası İnsan Hakları Hukuku Enstitüsü Başkanı Prof. Cherif Bassiouni)</p>
<p><em>“Olağanüstü canlılığından dolayı Hz. Muhammed (s.a.v.)’in dinine  daima değer verdim. Bu din bana varlığın ve hayatın değişen çehresini  özümseyebilen ve her çağa hitap edebilen tek din olarak görünüyor. O  harika Zat’ı da inceledim ve o bana göre “İnsanlığın Kurtarıcısı” olarak  çağrılmalıdır. İnanıyorum ki onun gibi biri modern dünyada hükümdarlığı  ele geçirecek olsa, bu dünyanın en çok ihtiyacı olan barış ve mutluluğu  sağlayacak bir tarzda, bütün sorunları çözer. Bir öngörüm var: <strong>Hz. Muhammed (s.a.v.)’in inancı yarının Avrupası’nda kabul görecektir. Nitekim bugünün Avrupası’nda kabul görmeye başlamıştır.”</strong></em> (1935’te Nobel Edebiyat ödülünü almış olan İrlandalı yazar Bernard Shaw) (George Bernard Shaw, The Genuine Islam, 1936, 1: <img src='http://www.mehdiyet.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em>“Senin asrında yaşayamadığımdan dolayı çok üzgünüm Ey Muhammed (s.a.v.). Kur’an Allah’ın kitabıdır. <strong>İnsanlık senin gibi bir kabiliyeti bir defa görmüş bir daha göremeyecektir.</strong> Ben senin önünde hürmet ve saygı ile eğilirim.”</em> (19. Yüzyıl Alman İmparatorluğu Şansölyesi, Prens Bismark)</p>
<p><em>“İnsan büyüklüğü hangi ölçüyle ölçülürse ölçülsün <strong>acaba ondan (Hz. Muhammed (s.a.v.)’den) daha büyük bir insan bulunur mu?</strong>”</em> (Fransız Tarihçi ve Yazar Lamartine) (Lamartine, Historie de la Turquie, Paris, 1854, Vol. 11)</p>
<p><em><strong>“Bütün zamanların en büyük lideri Hz. Muhammed (s.a.v.) idi.”</strong></em> (Jules Masserman, Chicago Üniversitesi) (Jules Masserman, Who Were History’s Great Leaders? , Time Magazine. July, 15, 1974)</p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Araştırma Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmiarastirma.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma&amp;Number=77">77. sayı</a> (Kasım 2010) 42. sayfada yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/iman-etmeyenler-muslumanlara-neden-gizli-bir-hayranlik-duyarlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)&#8217;le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine Getirecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-as-allahin-peygamberimiz-savle-vahiyle-bildirdigi-emirleri-yerine-getirecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-as-allahin-peygamberimiz-savle-vahiyle-bildirdigi-emirleri-yerine-getirecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 22:41:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adeta]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Biat]]></category>
		<category><![CDATA[Dahi]]></category>
		<category><![CDATA[Damla]]></category>
		<category><![CDATA[Denli]]></category>
		<category><![CDATA[Dile]]></category>
		<category><![CDATA[Ede]]></category>
		<category><![CDATA[Fetih]]></category>
		<category><![CDATA[Hamd]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Makam]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Nasr]]></category>
		<category><![CDATA[Ndan]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[Tesbih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)&#8217;le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)&#8217;le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine Getirecektir</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.ilmiarastirma.net/images/Article/hz._mehdi_as_allahin_peygamberimiz_savle_vahiyle_bildirdigi_emirleri_yerine_getirecektir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (as), Allah'ın Peygamberimiz (sav)'le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine Getirecektir" /></p>
<p><strong>“Allah’ın  yardımı ve fetih geldiği zaman, Ve insanların Allah’ın dinine dalga  dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve  O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.”</strong> (Nasr Suresi, 1-3)</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;e ahir zamanla ilgili haberler Cibril vesilesiyle,  Allah&#8217;ın vahiyle haber verilmiştir. Peygamberimiz (sav) de kendisine  vahiyle haber verilen bu bilgilerin tamamını, hadisleriyle Hz. Mehdi  (as)&#8217;a bildirmiştir. Dolayısıyla, Hz. Mehdi (as) Peygamberimiz (sav)&#8217;in  haber verdiği, Allah&#8217;ın bu emirlerine eksiksiz uyacaktır. Allah&#8217;tan çok  korkan ve Allah&#8217;ı çok seven Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın kendisine  gösterdiği yolda, Allah&#8217;ın bildirdiği emirlere tam uyarak ilerleyecek,  sevgiyle, barışla, ilimle, fenle, sanatla, güzel ahlakla İslam ahlakının  dünyaya hakim olmasına vesile olacaktır.</p>
<p><strong>PEYGAMBERİMİZ (SAV)&#8217;E VAHİYLE BİLDİRİLEN HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A FARZ OLAN EMİRLER</strong></p>
<ol>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ (AS) KAN AKITMAYACAK</span></strong>
<p><em>İnsanlar, balarılarının beyleri etrafından toplanması gibi, Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın çevresinde toplanırlar. DAHA ÖNCE ZULÜMLE DOLU OLAN DÜNYAYI, O  ADALETLE DOLDURUR. ADALETİ O DENLİ OLUR Kİ, <strong>UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ.</strong> DÜNYA, ADETA ASR-I SAADET DEVRİNE GERİ DÖNER.</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)&#8217;in yolunda gidecek,<strong>uyuyan kişiyi uyandırmayacak, KAN DA AKITILMAYACAKTIR.</strong></em> (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 163)</p>
<p><em>(Hz. Mehdi (as)) Zamanında <strong>ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR.</strong></em>(El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 44)</p>
<p><em>Ona (Hz. Mehdi (as)&#8217;a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükun ve makam arasında biat ederler. <strong>Uyuyanı uyandırmaz, ASLA KAN DÖKMEZLER.</strong></em>(El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İSLAM AHLAKINI İLMİ ÇALIŞMALARLA HAKİM EDECEKTİR</span></strong>
<p><em><strong>(Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) Zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır.</strong> </em>(El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as)&#8230; <strong>gayet sükunet içinde yürüyecektir.</strong> </em>(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 173)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)&#8217;in yolunda gidecek, uyuyan kişiyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır.</strong> </em>(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 163)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İSTANBUL&#8217;DA GÖREV YAPACAK</span></strong>
<p><em>Hz. İbni Amr&#8217;dan rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) buyurdu ki:</p>
<p>Ey Ummet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz&#8230; Altıncısı da medinenin fethi.</p>
<p><strong>Denildi ki: Hangi medine? Buyurdu ki: Kostantiniyye. (İstanbul)</strong></p>
<p>(Bu İstanbul&#8217;un Hz. Mehdi (as) tarafından yapılacak manevi fethidir.) </em>(Kıyamet Alametleri, s. 204  Ramuz EI Ehadis 1/296)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as), <strong>Konstantiniyye</strong> ve Deylem Dağını <strong>(manen) fethedecektir.</strong> </em>(El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">İstanbul&#8217;da bulunan kutsal emanetlerle birlikte zuhur edecek</span></p>
<p><em>Alametlere gelince; (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) beraberinde Allah Resulünün  (sav) gömleği, kılıcı, sancağı bulunacaktır. O sancak ki Peygamberin  (sav) vefatından bugüne kadar hiç açılmamıştır. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  zuhuruna kadar da açılmayacaktır.</em> (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 164)</p>
<p><em>Abdullah b. Şurefe&#8217;den rivayet edildi ki: Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  beraberinde süslenmiş bir halde Peygamberimiz (sav)&#8217;in bayrağı  olacaktır.</em> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiy-il Ahir Zaman, s. 65)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İSTANBUL&#8217;U TEKBİRLERLE, YANİ İLMİ ÇALIŞMALARLA FETHEDECEK</span></strong>
<p><em>&#8220;Allah Teâlâ, müminlere <strong>İstanbul ve Rum (topraklarının), tesbih ve tekbir ile (manen) fethini</strong> nasib buyurmadıkça kıyamet kopmayacaktır&#8221; buyurmuşlardır. </em>(Deylemi, Firdevs, 5/82, no: 7524, Taberani, el-Mu&#8217;cemu&#8217;l-Kebir, 17/15,21)</p>
<p><em>Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: <strong>&#8220;Tesbih ve tekbir getirerek Kostantiniyye&#8217;yi (manen) feth edeceksiniz.</strong> O zamana kadar elde edemediğiniz ganimet mallarına kavuşacaksınız.&#8221;</em> (İbn- Mace, Fiten, c. s. 35)</p>
<p>Resullah (sav) şöyle buyurmuştur:</p>
<p><em>&#8220;Ehli Beytimden bir zat (Hz. Mehdi (as)), (dünyaya) sahip oluncaya kadar kıyamet kopmaz. <strong>O (HZ. MEHDİ (AS)), İSTANBUL&#8217;U VE CEBEL&#8217;İ (dağı- İstanbul&#8217;un 7 Tepesini) (MANEN) FETHEDECEKTİR&#8221;</strong></em> (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) ROMA&#8217;YI MANEN FETHEDECEK</span></strong>
<p><em><strong>&#8220;… Hz. Mehdi (as) ve talebeleri … (Roma&#8217;yı) tesbih ve tekbirle manen feth edeceklerdir…&#8221;</strong> </em>(Medineli Allâme Muhammed b. Resul el-Hüseynî el-Berzencî, Kıyamet Alametleri, s. 204) (Suyuti, el-Havi li&#8217;l Feteva, II. 81)</p>
<p><em><strong>&#8220;… Hz. Mehdi (as) ve talebeleri … (Roma&#8217;yı) tesbih ve tekbirle  feth edeceklerdir… O şehrin (VATİKAN&#8217;IN) surları bir bir  yıkılacaktır&#8230;&#8221;</strong></em>(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 204)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A VEZİR OLACAK</span></strong>
<p><em>Hz. İsa Peygamber (as) <strong>İMAM-I ZAMAN (HZ. MEHDİ (AS))&#8217;A YARDIMCI OLMAK, ONA BAĞLILIĞINI DİLE GETİRMEK VE ONUN ARDINDA NAMAZ KILMAZ İÇİN</strong> gökten inecektir.</em> (Şeyh Sadık, Al-Amaali, Oturum 39, Sayfa181; İküd&#8217;dürer, s. 157 ve 230)</p>
<p><em>Resulullah (sav) Efendimiz Saadetle şöyle buyurmuşlardır: &#8220;Daima  ümmetimden bir cemaat kıyamet&#8217;e kadar hakkı yükseltmek için fikri  mücadele yapacak, <strong>MERYEM OĞLU İSA (AS) YERYÜZÜNE İNECEK. EMİRLERİ  (HZ. MEHDİ (AS)), ONA (HZ. İSA (A.S.)&#8217;A) &#8220;BİZE NAMAZ KILDIR&#8221; DEDİKLERİ  ZAMAN, HAYIR DİYECEK &#8230; VE &#8220;İMAM-I MEHDİ&#8217;Yİ&#8221; İMAMETE GEÇİRİR&#8221;</strong> </em>(Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)</p>
<p><em>İbni Ebi Şeybe, Musannef&#8217;inde, İbni Şirin&#8217;den tahric etti. Dedi ki: <strong>Hz. Mehdi (as) bu ümmettendir ve Hz. İsa (as)&#8217;a imam olacaktır.</strong></em> (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)</p>
<p><em>Nuaym b. Hammad, Abdullah b. Amr&#8217;dan tahric etti. Dedi ki: <strong>Hz. Mehdi (as), İsa İbni Meryem&#8217;in üzerine ineceği ve arkasında namaz kılacağı kimsedir.</strong> </em> (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)</p>
<p><em>Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre&#8217;den tahric etti. Buyurdu: <strong>Meryem oğlu İsa (as) aranıza indiğinde ve imamınız sizden (HZ. MEHDİ (AS)) olduğunda, bakalım ne yapar sınız?</strong></em> (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s.79)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜM DÜNYAYA İSLAM AHLAKINI HAKİM EDECEK</span></strong>
<p><em><strong>Yeryüzüne dört kişi malik olmuştur.</strong> İkisi mümin, ikisi  kafirdir. Müminler, Hz. Zülkarneyn (as) ve Hz. Süleyman (as), kafirler  ise Nemrud ve Buhtunnasır&#8217;dır. Beşinci olarak <strong>Ehl-i Beytimden birisi (Hz. Mehdi (as)) gelecek ve o da dünyaya malik olacaktır. </strong> </em> (Kitab&#8217;ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 10)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) tıpkı Hz. Zülkarneyn (as) ve Hz. Süleyman (as) gibi dünyaya hükmedecektir.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 30)</p>
<p><em>Ebu Basir şöyle diyor, İmam Cafer Sadık (as)&#8217;a &#8220;Ey Resulullah&#8217;ın  evladı! Siz Ehl-i Beyt&#8217;in Kâimi kimdir?&#8221; diye sorduğumda şöyle cevap  verdi: &#8230; <strong>HZ. MEHDİ (AS) DÜNYAYI FETHEDECEK</strong>, İsa b. Meryem (as) nazil olarak onun arkasında namaz kılacaktır. <strong>O  ZAMAN YERYÜZÜ ALLAH&#8217;IN NURUYLA AYDINLANACAK, ALLAH&#8217;TAN  BAŞKASINA  İBADET EDİLEN HER YER, ALLAH&#8217;A İBADET EDİLEN YERLER HALİNE GELECEK;  MÜŞRİKLER İSTEMESE DE, DİN O GÜN SADECE ALLAH&#8217;IN DİNİ OLACAKTIR.&#8221;</strong></em> (Bihar-ul Envar, c. 51, s. 146)</p>
<p><em>Hz. Peygamber (sav) Hz. Ali&#8217;ye (ra) şöyle buyurdu: &#8220;İlkleri sen ve <strong>SONLARI İSE ALLAH&#8217;IN TÜM DÜNYAYI FETHETMEYİ KENDİSİNE NASİP KILACAĞI HZ. MEHDİ (AS)&#8217;DIR.</strong>&#8221; </em>(Bihar-ul Envar, c. 52, s. 378)</p>
<p><em><strong>HZ. MEHDİ (AS) DÜNYANIN DOĞU VE BATISINI FETHEDİP İSLAM&#8217;I</strong> (İslam ahlakını) <strong>DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA EGEMEN KILACAKTIR&#8230;</strong> Allah Teala insanlara öyle bir güç verecek ki, herkes olduğu yerde onun sözlerini duyacak ve <strong>HZ. MEHDİ (AS) İSLAM&#8217;A HAYAT VERECEKTİR&#8230;</strong></em> (Bihar&#8217;ul-Envar, c. 52, s. 279 ve c. 53, s. 12 İkmal&#8217;ud- Din, c. 2, s. 367)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜRK VE İSLAM ALEMİNİ BİRARAYA GETİRECEK</span></strong>
<p><em>&#8230; İbrahim bin Übeydullah bin Alâ babasının şöyle dediğini nakleder.  İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Emirülmüminin  aleyhisselam (Hz. Ali) kendisinden sonra Kaim&#8217;in kıyamına kadar  gerçekleşecek olan olaylardan bahsetti&#8230;.<strong>VE KÖŞE BUCAKTA BENİM OĞLUMA (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A) YARDIM EDECEK OLAN DAĞINIK TÜRK BAYRAKLARI ZUHUR EDECEK.</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani,Gaybeti numani, s. 323)</p>
<p><em>Malik bin Zamra der ki, Emirülmüminin Ali aleyhisselam bana şöyle buyurdu: &#8220;&#8230; Hayrın çoğu o zamandadır ey Malik! <strong>O ZAMANDA KÂİM&#8217;İMİZ  (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK &#8230; SONRA ALLAH HERKESİ ONUN ETRAFINDA TOPLAYACAK.&#8221;</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 242)</p>
<p><em>İman edenlerin Efendisi (sav) der ki:<strong>&#8220;&#8230; ALLAH SİZİN İÇİN, SİZİ BİRLEŞTİRECEK VE SİZİ DAĞINIKKEN BİRARAYA GETİRECEK BİRİNİ (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;I) ÇIKARANA DEK&#8230;</strong> Beklerseniz, ödüllendirileceksiniz ve <strong>sizin  haksızlığa uğratılmanızın intikamını alacak (Darwinizm&#8217;e, materyalizme  ve ateizme ilmi zeminde gereken cevabı verecek) olanın ve haklarınızın  kurtarıcısı olanın, o (Hz. Mehdi (as)) olduğunu kesinlikle  anlayacaksınız&#8230;&#8221;</strong></em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 182)</p>
<p><em>Amîre bint-i Nufeyl der ki: İmam Hüseyn aleyhisselam&#8217;ın şöyle buyurduğunu duydum: <strong>&#8220;SİZLER  BİRBİRİNİZDEN BERÎ (UZAK) OLDUĞUNUZU SÖYLEMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİN YÜZÜNE  TÜKÜRMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİ TEKFİR ETMEDİKÇE VE BİRBİRİNİZE LÂNET  OKUMADIKÇA beklediğiniz (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zuhuru) vuku bulmayacaktır.</strong> Arzettim ki: Öyleyse o zamanda hiçbir hayr yoktur. Buyurdu ki: <strong>&#8220;Hayrın hepsi o zamandadır. Kâim&#8217;imiz (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK (ZUHUR EDECEK) VE BUNLARIN HEPSİNİ ORTADAN KALDIRACAKTIR.&#8221;</strong></em>(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 240)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) KİTAP EHLİ&#8217;NE TEVRAT&#8217;IN VE İNCİL&#8217;İN DOĞRUSUYLA HÜKMEDECEK</span></strong>
<p><em>Cabir b. Yezid el-Co&#8217;fi, İmam Muhammed Bakır&#8217;dan rivayet ediyor:</p>
<p>&#8220;&#8230; Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Hz. Mehdi (as) diye isimlendirilmesinin sebebi  şudur ki; gizli bir işe doğru yönlendirilecek, Tevrat ve diğer Semavi  kitapları Antakya&#8217;da bir mağaradan çıkartacak ve <strong>YAHUDİLER ARASINDA TEVRAT&#8217;LA HIRİSTİYANLAR ARASINDA İNCİL&#8217;LE HÜKMEDECEKTİR.&#8221;</strong> </em>(El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c. 1, s. 254-255)</p>
<p><em>&#8220;Ona Hz. Mehdi (as) denilmesinin nedeni, Şam&#8217;da bulunan dağlardan birine yönelmesidir. Oradan <strong>(GERÇEK) TEVRAT KİTAPLARINI ÇIKARACAK&#8230;</strong></em>(Suyuti, el-Havi li&#8217;l Feteva, II. 81)</p>
<p><em>&#8220;Ona Hz. Mehdi (as) denilmesinin sebebi şudur. O, Yahudilerin hac yaptığı Şam dağlarından bir dağın içindeki <strong>Tevrat&#8217;a dair kitapları çıkarır ve Yahudilerden bir cemaat onun elinde Müslüman olur.&#8221;</strong></em> (İmam-ı Suyuti)</p>
<p><em>&#8220;Ona Hz. Mehdi (as) denilmesinin nedeni, Şam&#8217;da bulunan dağlardan birine yönelmesidir. Oradan <strong>(GERÇEK) TEVRAT KİTAPLARINI ÇIKARACAK, YAHUDİLERE KARŞI DELİL GETİRECEKTİR.&#8221;</strong></em> (Suyuti, el-Havi li&#8217;l Feteva, II. 81)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) MATERYALİZM, ATEİZM, DARWİNİZM VE DİNSİZLİĞE KARŞI İLMEN GALİP GELECEK</span></strong>
<p><em>Şeyh Tusi&#8217;nin Gaybet&#8217;i: &#8220;Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hakimiyeti (otoritesi)  Allah&#8217;ın tüm yarattıkları hakkındaki delillerindedir; bunlar öyle çoktur  ki, <strong>onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) delilleri bütün insanlar üzerinde galip  gelecek (etkili olacak, hakim olacak) ve kimsenin ona karşı getirecek  bir gerekçesi (nedeni) olmayacaktır.&#8221;</strong> </em>(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 70)</p>
<p><em>Ebu Basir şöyle der, İmam Muhammed Bakır veya İmam Caferi Sadık aleyhisselam&#8217;dan naklen: <strong>&#8220;ONA (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A) İMAMETİ VEREN, ONA İLİM VE KİTAPLAR VERECEK VE ONU KENDİ BAŞINA BIRAKMAYACAK.&#8221;</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 387)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) DEVRİNDEKİ YOBAZ VE CAHİL DİN ADAMLARINA KARŞI MÜCADELE EDECEK</span></strong>
<p><em><strong>ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALE TABİ OLACAKLAR.</strong></em>(İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)</p>
<p><em>Hz. Ali (ra)&#8217;dan:</p>
<p>Ahir zamanda öyle bir kavim meydana çıkacak ki <strong>KURAN OKUYACAKLAR  FAKAT BOĞAZLARINDAN AŞAĞIYA GEÇMEYECEK. DİNDEN OKUN YAYDAN ÇIKMASI GİBİ  ÇIKACAKLAR. ONLARLA MÜCADELE ETMEK HER BİR MÜSLÜMAN İÇİN BİR HAKTIR.  GÖRÜNÜMLERİNDE SAÇLARI TIRAŞLIDIR.</strong></em> (Hadislerle Hz. Ali, İmam Nesai, Ebu Abdurrahman Ahmed Bin Şuayb, sf. 142)</p>
<p><em>Amr bin sad&#8217;dan:</p>
<p><strong>HALKI (ZAHİRDE) BENİM EVLADIMA DAVET ETSELER DE, BENİM EVLADIMDAN  UZAK OLURLAR. BU ÖYLE KÖTÜ BİR TOPLULUKTUR Kİ AHLAKLARI YOKTUR.  ZORBALARA MUSALLATTIRLAR, CABBARLARA FİTNEYİ ÖĞRETİRLER, HAKİMLERE KAN  DÖKTÜRÜRLER.</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) ÇOK SEVGİ DOLU, ŞEFKATLİ VE MERHAMETLİ OLACAK</span></strong>
<p><em>Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hizmetleri öylesine önemli ve büyüktür ki, rivayetlerden <strong>ONUN İDARESİNDEN SADECE İNSANLARIN DEĞİL, BÜTÜN YER VE GÖK EHLİNİN MEMNUN OLACAĞI BELİRTİLİR.</strong></em> (İs&#8217;afür-Ragıbin, s. 146; el-Havi, 2:66, 67)</p>
<p><em><strong>(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) ÇIKIŞI SADECE EHLİ İMAN İÇİN DEĞİL, YER VE GÖK EHLİ İÇİN DAHİ SEVİNÇ KAYNAĞI OLUR.</strong>Öyle ki kuşlar, vahşi hayvanlar, denizdeki balıklar dahi sevinirler.</em> (Kıyamet Alametleri, s. 162, 163)</p>
<p><em>(Hz. Mehdi (as)) Peygamberin (sav) yolundan gidecek. Uyuyan kişiyi  uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır&#8230; Yeryüzü zulüm ve işkence yerine  adaletle dolacaktır. Her şeyi hak ve adalet ölçüleriyle eşit bir halde  teslim edecektir. <strong>BÖYLECE YER VE GÖK SAKİNLERİ ONDAN RAZI OLDUKLARI  GİBİ, HAVADAKİ KUŞLAR, ORMANDAKİ YIRTICI HAYVANLAR, DENİZDEKİ BALIKLAR  BİLE MEMNUNLUK DUYACAKLAR.</strong></em> (Medineli Allame Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci, Pamuk Yayıncılık, İstanbul, 2002, s. 163)</p>
<p><em><strong>Herkes onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) çevresinde sevdiği çocuklarına  içten sevgiyle bağlı bir babanın meclisinde ya da tebaasına merhametli  bir kralın huzurunda gibi oturacak</strong>, neşe veren ayetleri ve müjdeleri sonsuz mutluluk yurdunda gösterecektir.</em> (Seyyid Murtaza Müçtehidi Sistani, Nashr Almas Yayınları, s. 257 )</p>
<p><em><strong>ONUN (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) ZAMANINDA KURTLA KOYUN BİRARADA OYNAYACAK, YILANLAR ÇOCUKLARA BİR ZARAR VERMEYECEKTİR.</strong>İnsan bir avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir&#8230;</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)</p>
<p><em>Tavus: &#8230; <strong>HZ. MEHDİ (AS), ACİZLERE KARŞI ÇOK MERHAMETLİDİR.</strong></em> (El-Havi, c. 2, s. 150)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as), <strong>o kadar merhametli olacaktır ki</strong>, zamanında bir kimsenin bile burnu kanamayacaktır.</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)</p>
<p><em>&#8230; Yoksullara karşı <strong>çok merhametli olması</strong>, Mehdi (as)&#8217;ın alametlerindendir.</em> (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) MÜNAFIKLARA KARŞI CAYDIRICI OLACAK</span></strong>
<p><em><strong>DAHA BİR ÇOK İNSAN KURAN&#8217;DAN ÇOK ONUN (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) KORKUSU NEDENİYLE GÜNAHLARDAN KAÇINACAKTIR&#8230;</strong></em> (Al-Futuhatu&#8217;l Makkiyah, sf. 6)</p>
<p><em>Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>&#8220;&#8230;  Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar  kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar  buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri  döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler  sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun  tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı  işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM  BUĞDAY KALIR. İşte siz de böylesiniz. SONUNDA İÇİNİZDE FİTNELERİN ASLA  ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ BİR GRUP KALACAKTIR.</strong>&#8221; </em> (Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜM İNSANLARIN &#8220;MUHAMMEDEDN RESULULLAH&#8221; DEMESİNE VESİLE OLACAKTIR</span></strong>
<p><em>İmam Bakır aleyhisselam&#8217;dan nakledilen başka bir hadiste şöyle geçer: <strong>BU  GALEBE (GALİBİYET) VE ÜSTÜNLÜK AL-İ MUHAMMED&#8217;DEN OLAN HZ. MEHDİ (A.S.)  KIYAM EDİNCE GERÇEKLEŞECEKTİR. ÖYLE Kİ, YERYÜZÜNDE HZ. MUHAMMED  MUSTAFA&#8217;YI (ONUN PEYGAMBERLİĞİNİ) İKRAR ETMEYEN BİR KİMSE KALMAZ.&#8221;</strong></em> (Tefsir-i Burhan, c. 2, s. 121.)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜM BİDATLARI KALDIRACAK,  İSLAM AHLAKININ ASRI SAADET DÖNEMİNDE OLDUĞU GİBİ YAŞANMASINA VESİLE OLACAK</span></strong>
<p><em><strong>RESULULLAH&#8217;IN (S.A.A) HER YAPTIĞINI O DA (HZ. MEHDİ (AS) DA)  YAPACAKTIR; RESULULLAH (SAV) CAHİLİYET TEMELLERİNİ YIKTIĞI GİBİ O DA  (HZ. MEHDİ (AS) DA) ÖNCEKİ TEMELLERİ YIKACAKTIR. O (HZ. MEHDİ (A.S.)),  İslam &#8216;ı yeniden baştan alacaktır.</strong></em> (Mikyalu&#8217;l Mekarim, c.1, s.57)</p>
<p><em><strong>Hz. Peygamber (sav) en başta İslam&#8217;ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi (as) da en sonunda aynı şekilde İslam&#8217;ı ayakta tutacaktır.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</p>
<p><em><strong>&#8230; Dini, Peygamber (sav)&#8217;in zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak.</strong>Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.</em> (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s.186-187)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) hiçbir bidatı bırakmayacak.</strong> </em>(El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) kaldırmadık bidat bırakmayacaktır.</strong> Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icablarını yerine getirecektir.&#8221;</em> (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri,s. 163)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) HEM ŞİDDETİ HEM ŞİDDETİN FELSEFESİNİ YOK EDECEK</span></strong>
<p><em>Şeyh Tusi&#8217;nin Gaybet&#8217;i: &#8220;Sonra Hz. Mehdi (as)&#8217;ın yükselişi olacak&#8230; <strong>ALLAH  ONUN (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) VASITASIYLA YALANLARI ORTADAN KALDIRACAKTIR.  ONUN (HZ. MEHDİ (AS)) VASITASIYLA, ŞİDDETİ ORTADAN KALDIRACAKTIR.</strong> O (Hz. Mehdi (as)) boyunlarınızdaki esaret ayıbını kaldıracaktır.&#8221; </em>(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 132)</p>
<p><em><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE  MÜSTEKBİRLERİN HÜKÜMRANLIĞI, MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN SİYASİ NÜFUZU  NABUD (YOK) OLACAKTIR (SON BULACAKTIR).</strong></em>(El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c. 1, s. 252)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) HAMİYETİ İSLAMİYESİ ÇOK GÜÇLÜ OLACAK, MÜSLÜMANLARIN HAKLARINI KORUYACAK</span></strong>
<p><em><strong>İslam&#8217;ın aleyhine söylenecek bir söz bile ona ağır gelir.</strong></em> (El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 30)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as) <strong>zalime karşı hakkı müdafaa edecektir.</strong>Hatta (zalim) bir insanın azı dişinde olan (haksız bir lokmayı) bile ondan çekip alacak ve sahibine iade edecektir.</em> (En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal )</p>
<p><em>Nechül Belağa&#8217;dan: İnananların Efendisi (sav) dedi ki: &#8220;&#8230; <strong>(HZ.  MEHDİ (AS)), ESİRİ ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞTURMAK, KÖLEYİ AZAD ETMEK ve YANLIŞ  YÖNLENDİRİLMİŞ ULUSU DAĞITMAK VE DOĞRULUĞU İZLEYENLERİ BİRLEŞTİRMEK İÇİN</strong> erdem sahibinin örneklerini izleyecektir.&#8221;</em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) AHİR ZAMAN HADİSLERİNİ HALKA DOĞRU ŞEKİLDE AÇIKLAYACAK</span></strong>
<p><em>Ebu Basir der ki, İmam Muhammed Bakır aleyhisselam&#8217;ın şöyle  buyurduğunu duydum: &#8220;&#8230; Buyurdu ki: Hz. Mehdi (as) kıyam ettiğinde  Resulullah&#8217;ın yolundan gidecektir. <strong> YALNIZ O (HZ. MEHDİ (AS)),  RESULULLAH&#8217;IN (SAV) ESERLERİNİ AÇIKLAYACAKTIR&#8230;&#8221;</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 191)</p>
<p><em>İkmal-i Din:</p>
<p>Muhammed İbn-i Sinan&#8217;dan, Emir İbn-i Şamir&#8217;den, Cebir&#8217;den, Ebu Cafir (as)&#8217;dan rivayet edilmiştir:</p>
<p><strong>&#8220;YÜCE ALLAH&#8217;IN KİTABI HAKKINDAKİ BİLGİSİ VE O&#8217;NUN ELÇİSİNİN (SAV)  SÜNNETİ MEHDİMİZ (AS)&#8217;IN KALBİNDE BİR BİTKİNİN EN GÜZEL ŞEKİLDE BÜYÜYÜP  YETİŞMESİ GİBİ GELİŞİR.&#8221;</strong></em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 72)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) KURAN AYETLERİNİN HİKMETLERİNİ İNSANLARA ANLATACAK VE İMANLARINA VESİLE OLACAK</span></strong>
<p><em><strong>İNSANLAR KURAN&#8217;I KENDİ NEFİSLERİNE GÖRE YORUMLADIKLARI ZAMAN HZ.  MEHDİ (A.S.) ONLARIN DÜŞÜNCELERİNİ KURAN&#8217;A DOĞRU YÖNLENDİRİP ONU  KURAN&#8217;IN GERÇEKLERİNİN HİZMETİNE SUNACAK. SONRA SİZE KİTAB VE SÜNNETİN  NASIL UNUTULDUĞUNU GÖSTERECEK VE ONUN CANLI ANLAMLARINI İHYA EDECEK.</strong></em> (Nehcü&#8217;l Belağa, hutbe 134)</p>
<p><em>İmam Mehdi (as)&#8217;ın <strong>DİNİ TEBLİĞ ÜSLUBU ÖYLE OLACAKTIR Kİ İNSANLAR DİNİ KALPLERİNİN DERİNLERİNDEN KABUL EDECEKLER ve ALLAH&#8217;A EN BÜYÜK SAMİMİYETLE</strong> tapacaklardır. Dinden uzaklaşanlar hoşnutluk ve güvenliğin meskenine geri döneceklerdir.</em> (İküd&#8217;dürer, Sayfa  156; Bihar-ül Envar, Cilt 53, Sayfa 86; Cilt 52, Sayfa. 36 ve 280)</li>
<li> <strong><span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ (AS) ADİL OLACAK</span></strong>
<p><em>Zulüm ve fıskla dolu olan <strong>DÜNYA, o (Hz. Mehdi) geldikten sonra ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR.</strong></em> (El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)</p>
<p><em>&#8230; Onlara resulleri geldiği zaman, <strong>ARALARINDA ADALETLE HÜKÜM VERİLİR</strong> ve onlar zulme uğratılmazlar.</em> (Yunus Suresi, 47)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) CÖMERT OLACAK</span></strong>
<p><em>&#8220;Tavus: &#8230; <strong>HZ. MEHDİ (AS), MAL İNFAK ETMEKTE ÇOK CÖMERTTİR.&#8221;</strong></em> (El-Havi, c. 2, s. 150)</p>
<p><em>Ahir zamanda bir halife olacak, <strong>malı sayıp hesap etmeden taksim edecektir.</strong></em> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 15)</p>
<p><em>Emirlerinizden bir emir olacak ki, <strong>malı saymayacaktır. Birisi ondan mal istediğinde, &#8220;Al&#8221; der. O da elbisesini yayar ve o da doldurur.</strong></em> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 15)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ (AS) İNSANLARIN RIZASINA GÖRE DEĞİL, ALLAH&#8217;IN RIZASINA GÖRE HAREKET EDECEK</span></strong>
<p><em>Hz. Ali (as), Hz. Mehdi (as)&#8217;ın kıyamının getirdikleri hakkında şöyle buyurur:</p>
<p><strong>HALKIN KİŞİSEL REYLERİNİ, YORUMLARINI BOŞ VERİR; KURAN&#8217;IN HÜKMÜNÜ İCRAYA BAŞLAR.</strong></em> (Mikyalu&#8217;l Mekarim c.1, s.81)</p>
<p><em><strong>Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği ve öldürmenin de onu vazgeçirmeyeceği</strong> Ehl-i Beytime (soyuma) mensup birisi (Hz.Mehdi (as)) sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir.</em> (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti&#8217;nin Tasnifinden  Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 13)</p>
<p><em>&#8220;Ey inananların Efendisi, bize senin Mehdin (as) hakkında haber ver.&#8221; İnananların Efendisi (sav) dedi ki: &#8220;&#8230; (HZ. MEHDİ (AS))<strong> ÖLÜM GELDİĞİNDE KORKMAYACAKTIR; imanlı olanlar etrafını sardığında  uzaklaşıp yüz çevirmez; SAVAŞÇILAR ONA KARŞI MÜCADELE VERDİKLERİNDE  TEREDDÜT ETMEZ&#8230; CÖMERTTİR VE GÖZÜ PEKTİR&#8230;&#8221;</strong></em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 184)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İNSANLAR HAKKA DÖNÜNCEYE KADAR MÜCADELESİNE DEVAM EDECEK</span></strong>
<p><em><strong>İnsanlar hakka dönünceye kadar (fikri) mücadelesine devam edecektir.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)</p>
<p><em><strong>Karşısına dağlar bile dikilse onları ezip geçecek,</strong> o dağlarda kendisine yol bulacaktır.</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) işi sıkı tutacak.</strong></em> (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 175)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) ÇOK SERİ HAREKET EDECEK</span></strong>
<p><em>Bu durum 7 yıl devam edecektir.<strong>Ancak onun her senesi, sizin 20 senenize bedel olacaktır.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 44)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TEKNOLOJİNİN İMKANLARINI ÇOK İYİ KULLANACAK</span></strong>
<p><em>Hz. Mehdi (as)&#8217;ın yardımcılarının bütün <strong>dünyayı birkaç dakikada dolaşacak güçleri olacaktır.</strong></em> (Mikyal el-Mekarim, Cilt:1, sayfa: 144)</p>
<p><em>İmam Sadık (as) şöyle buyurmuştur: (Hz. Mehdi (as)) Rükn ve Makam  arasında durur, yüksek sesle şöyle seslenir: &#8220;Ey benim temsilcilerim,  özel dostlarım, ey <strong>BEN ZUHUR ETMEDEN ALLAH&#8217;IN BANA YARDIM ETMESİ İÇİN YERYÜZÜNDE HAZIRLADIĞI KİMSELER,</strong> itaat ederek bana gelin.&#8221; Onlar <strong>YERYÜZÜNÜN DOĞU VEYA BATISINDA MİHRAP VEYA YATAKLARINDA OLDUĞU HALDE İMAM MEHDİ (AS)&#8217;IN SESİNİ İŞİTİRLER.</strong> Bu bir tek ses onların <strong>HEPSİNİN KULAĞINA GİDER VE HEPSİ ONA DOĞRU HAREKET EDERLER. ÇOK GEÇMEDEN GÖZ AÇIP KAPATINCAYA KADAR HEPSİ HUZURUNA VARIRLAR.</strong> Bu (azametli toplantı) Rükn ve Makam arasında (Güneş doğmadan önce) gerçekleşecektir.&#8221;</em> (Bihar-ül Envar, C. 53, S. 7)</li>
</ol>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.) mücadelesinde, aklın ihtiyarini kaldıracak  olağanüstü özelliklerle değil; imanı, aklı, vicdanı ve güzel ahlakı  vesilesiyle galip gelecektir</strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerine göre, Hz. Mehdi (a.s.) inkarcı  felsefelere karşı zorlu bir fikri mücadele verecektir. Bu mücadelesinde  en akılcı yolları takip edecek, her işinde çok hızlı sonuç alacak,  hareketleri büyük bir akıl ve hikmet içerecektir. Hz. Mehdi (a.s.)’ın  kullanacağı yöntemler, benzeri görülmemiş ve etkili yöntemler olacaktır.  Fakat yazı boyunca aktarılan hadislerde de görüldüğü üzere Hazreti  Mehdi (a.s.) mücadelesinde mucizeler sergilemeyecektir. Çünkü Hz. Mehdi  (a.s.) <strong>‘sebepler dairesinde’</strong>, yani <strong>‘doğal dünya şartlarında’ </strong>süren bir mücadele yürütecektir.</p>
<p>Bunun yanı sıra Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın,  deccaliyet sisteminin baskılarına, işkence ve eziyetlerine maruz  kalacağından, hapsedileceğinden, zorluk, sıkıntı ve öldürülme tehlikesi  içinde yaşayacağından, ellerinden ve ayaklarından zincire  vurulacağından, tecrit edileceğinden ve belirli gaybet dönemleri  yaşayacağından bahsetmektedir.</p>
<p>Eğer Hz. Mehdi (a.s.), bazı kesimlerin iddia ettiği gibi silahın, tankın  topun etki etmediği, insanları başının üzerindeki melek sayesinde İslam  ahlakına davet eden olağanüstü bir varlık olmuş olsaydı, nasıl hapse  atılabilir, nasıl işkence ve baskı görür, zorluk içinde yaşardı? Eğer  Hz. Mehdi (a.s.) bu şekilde uhrevi bir varlık olmuş olsaydı, gaybet  dönemleri olmaz; saklanmaya, gözden uzak şekilde yaşamaya da ihtiyaç  duymazdı.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’e bile bir kılıç darbesi isabet etmiş ve mübarek  dişlerinden biri bu şekilde kırılmıştır. Birçok peygamber Allah yolunda  şehit edilmiş yine birçok sahabe, Ehl-i Beyt’ten birçok insan savaş  meydanında şehit olmuş ya da elini kolunu, gözünü veya başka bir uzvunu  kaybetmiştir. Nasıl ki hiçbir peygamber böyle uhrevi özelliklere sahip  olarak gönderilmediyse, Hz. Mehdi (a.s.) da bir veli olarak böyle uhrevi  özelliklerle gelmeyecek ve mücadelesini de böyle olağanüstü  özelliklerle yürütmeyecektir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.), İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olması için  deccaliyet sistemiyle mücadele edecek, materyalizm ve Darwinizm’e karşı  fikri mücadele sürdürecek, insanlara Kuran ahlakına ve Peygamberimiz  (s.a.v.)’in sünnetine uygun yaşamayı öğretecek ve tüm dünya Müslümanları  arasında bir birlik oluşturacaktır. Ve Allah’ın izniyle, bunların  hepsini aklın ihtiyarini kaldırmadan, fikri mücadele ile, akıl ve vicdan  kullanarak ve güzel ahlakla başaracaktır.</p>
<p>Nitekim Allah’ın hadislerde cennetle müjdelendiğini belirttiği Hz. Mehdi  (a.s.)’ın üstünlüğü de burada olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.) karşısına  çıkacak olan tüm zorluklara, baskılara, tuzaklara, imtihanlara rağmen  yılmayacaktır. Çok az kişi dışında tüm dünya onun karşısında olmasına  rağmen, mücadelesine, Allah aşkıyla, iman şevkiyle devam edecek ve  Allah’ın izniyle dünya çapında büyük bir başarı elde edecektir.</p>
<p><strong>“Andolsun, gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: ‘Gerçekten  onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz;  Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.’”</strong> (Saffat Suresi, 171-173)</p>
<p><strong>Sayın Adnan Oktar’ın Konu Hakkındaki Açıklamaları</strong></p>
<p><strong>Allah Hz. Mehdi (a.s.)’a emirlerini, Peygamberimiz (s.a.v.)’e vahiyle  bildirmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) Allah’ın bu emirlerini yerine  getirecektir</strong></p>
<p>“Bir kere Hz. Mehdi (a.s.)’a gönülden bağlanmak lazım. Hz. Mehdi  (a.s.)’a akıl veren, ona bilmişlik yapan bir çizgide olmamak gerekiyor.  Bu çok önemli. Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) hadislerle hareket ediyor. Hz.  Mehdi (a.s.) ne yapacaktır? Barış insanıdır, sevgi insanıdır, güzellik  insanıdır. Allah istese kan üzerine de gönderebilirdi Hz. Mehdi  (a.s.)’ı, ona kanı emrederdi, o da sel gibi kan akıtırdı. Ama “kan  akıtmayacaksın” diyor, Allah emir vermiş. “Damla kan akıtmayacaksın,  uyuyan kişiyi uyandırmayacaksın, insanların burnunu kanatmayacaksın”  diyor Allah. “Kimseyi üzmeyeceksin, kimseyi rencide etmeyeceksin,  barışı, kardeşliği, sevgiyi getireceksin. Bütün Hristiyan âleminin  Müslüman olması için gayret edeceksin” diyor. “Onlarla iş birliği  yapacaksın” diyor. “Tevrat’ın orijinallerini ara, İncil’in  orijinallerini ara, sana bulduracağım” diyor Allah. “Kutsal sandığı sana  bulduracağım” diyor Cenab-ı Allah, “ara” diyor “bulacaksın” diyor. “Hz.  İsa (a.s.)’la beraber namaz kılacaksın. “O seni omzundan itecek, o  şekilde namaza geçeceksin” diyor Allah. Peygamber (s.a.v.)’e vahiy ile  bildirilmiştir bu bilgiler. Peygamberimiz (s.a.v.) ne diyor? “Benim”  diyor “kutsal emanetlerim yanında olacak” diyor. “Peygamber (s.a.v.)’in  kılıcını beline kuşanacaksın ve Peygamber (s.a.v.)’in hırkasını  giyeceksin ve sana biat edilecek” diyor. “Biatı kabul etmeyeceksin, yani  Mehdilik iddialarını kabul etmeyeceksin” diyor. Cenab-ı Allah onu  uyarıyor, Peygamberimiz (s.a.v.) kanalıyla Hz. Mehdi (a.s.)’ı. “Bütün  dünyada silahları kaldıracaksın, hepsini eriteceksin” diyor. “Ramazan  ayında on beş gün arayla Ay ve Güneş tutulmaları yapacağım” diyor Allah.  “Kâbe’de kan akıtılacak, Hac yolu engellenecek” diyor. “İran’la Irak  savaşacak, Afganistan işgal edilecek, Irak işgal edilecek, Irak’ın  ordusu bir günde yok olacak” diyor. “Bütün bu alametler senin zamanında  olacak. Ama buna rağmen senin 313 kişilik bir ekibin olacak ve sana  saldıracak insanlar” diyor. “Haberin olsun” diyor Cenab-ı Allah. “Buna  rağmen 313 kişi olacaksın sen” diyor. Bak Peygamber (s.a.v.)’e vahiyle  bildiriliyor, o sahabeler ezberine alıyorlar, onlar da âlimlerin  muhaddislerin eline geçen bilgiler oluyor ve bu bilgiyi de Hz. Mehdi  (a.s.) uygulamış oluyor. Çünkü sahabelerden duydukları bilgileri alıyor  muhaddisler. Ama en başında Cenab-ı Allah’ın vahyidir. Cibril kanalıyla  vahyidir. Resulullah (s.a.v.) mübarek ağzıyla söylüyor. Hz.  Mehdi  (a.s.)’ı detaylarda öyle bir hale getiriyor ki Cenab-ı Allah, <strong>“çocuklarını tanır gibi”</strong> diyor ayette (Bakara Suresi, 146). Çocuklarını tanır gibi tanıyacakları kadar detay meydana getiriyor.”<em> (<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18607">Sayın Adnan Oktar’ın 30 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar TV röportajından</a>)</em></p>
<p><strong>Risale-i Nur da Hz. Mehdi (a.s.)’ın Rehberi Olacaktır</strong></p>
<p>Bediüzzaman da diyor ki; “sakın bazı Nur talebelerinin tavrına bakıp  olumsuz etkilenme” diyor. Onların bölüneceğini anlamış Bediüzzaman,  biliyor. “Risale-i Nur Külliyatı’nın gerçek sahibi sensin” diyor. “Onun  için asıl Nur talebesi onlar demeyeceksin” diyor. “Çünkü Risale-i Nur  Külliyatı’nın gerçek sahibi sensin” diyor. “Bana ilhamla Cenab-ı Allah  indirdi. Ama bana ilhamla bildirmesinin sebebi sensin” diyor. “Ben de  senin pişdar-öncü bir askerinim, neferinim, benim vazifem, sana zemin  hazırlamak” diyor. “Ben bununla uğraştım, ben bu görevi yaptım” diyor.  “Risale-i Nur’u da bir program olarak neşr ve tatbik etmeni istiyorum”  diyor. “Bunu yapman çok açmaz bir yol olur, siyasetten uzak dur” diyor.  “Siyasetten uzak duracağını zannediyorum” diyor. Bu nezakettir. Yani  “bunu yap” demiyor da, nezaketen diyor ki; “sakın evlenme” diyor.  Normalde evlenme sünnettir ama bak Bediüzzaman diyor ki; “Ahir zamanda  evlenmemenin sünnet olmasıyla ilgili hadis var, Peygamber (s.a.v.)’in  hadisi var. O vakit geldi” diyor, “sakın evlenme” diyor,  “evlenmeyeceksin” diyor. “Risale-i Nur sana ait bir eser, onu neşr ve  tatbik et” diyor, “onunla anlat” diyor anlatacağın konuları. “Ama buna  rağmen sana itibar etmeyecekler” diyor. “Hiç fütur getirme, devam et.  Bir süre bu böyle devam edecek” diyor. “Müddet-i ahir zaman uzundur. Biz  bir faslındayız” diyor. “Sen bayağı bir anlatacaksın” “diyor. İlk  aşamada zaten sen kendin dahi kendini fark etmeyeceksin, etrafındakiler  de” diyor. “İmanın nuruyla belki seni fark eden olur” diyor, belki. “O  müddet içerisinde sen zaten önemli görülmeyeceksin” diyor. “Çünkü  saltanat âleminde şaşaalı bir çıkışın olmayacak” diyor. “Sadece iman  hakikatleri anlatacağın için, senin ilk faaliyetine önem vermeyecekler  kırk yıllık faaliyetine ama bunun sana faydası şu; insanların çabuk  iğfal olunabilen (kanabilen) akılları senin bu samimi faaliyetinin başka  maksatlara alet olmadığını görecek” diyor. “Kırk yıl içinde  samimiyetine kanaat getirecekler” diyor. “Ondan sonra Cenab-ı Allah sana  biatı nasip edecek, ondan sonra Müslümanların sana iltihak etmesini  nasip edecek” diyor. “Ondan sonra bütün tarikatlar, cemaatler, insanlar  ve Seyyidler toplulukları birer, ikişer, onar, yüzer, biner, on biner,  yüz biner, milyonlarla sana iltihak edecekler. Ama senin üç özelliğin  çok önemli” diyor.” Bir sabrın, iki metanetin, üç imanın” diyor. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın özellikleri olarak Bediüzzaman “İstanbul’da çıkacak”  diyor. “Çıkış yerin İstanbul ve sakın ayrılma” diyor. Bak “Ben Mekke ve  Medine’de de olsam İstanbul’a gelirdim.” diyor. “İstanbul’dan ayrılma”  diyor Hz. Mehdi (a.s.)’a ve “mezarımdan takip edeceğim olayları” diyor.  “Allah bana özel böyle bir imtihan, bir güç veriyor” diyor inşaAllah.  “Mezarımdan takip edeceğim” diyor.<em> (<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18607">Sayın Adnan Oktar’ın 30 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar TV röportajından</a>)</em></p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Araştırma Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmiarastirma.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma&amp;Number=77">77. sayı</a> (Kasım 2010) 4. sayfada yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-as-allahin-peygamberimiz-savle-vahiyle-bildirdigi-emirleri-yerine-getirecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 22:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hedef]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Masonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler
Ahir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.ilmimercek.net/images/Article/hz._mehdi_a.s._a_karsi_mucadele_edecek_olan_negatif_gucler_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)' a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler" />Ahir  zamanın kutlu şahıslarından Hz. Mehdi (a.s.), dünya tarihinde  görülmemiş çetin bir ortamda çalışmalarına başlayacak ve bu şartlar  içerisinde mücadelesini yürütecektir. Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden  ayrılan münafıklar, Müslümanların arasından çıkan ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı  hedef alan müşrikler, dinsizliği temsil eden masonlar, ateistler ve  materyalistler Mehdiyet karşısında işbirliği yapacak, tüm teknoloji ve  iletişim imkanlarını da, bu yönde aleyhte faaliyet yapmak için  kullanacaklardır. Dolayısıyla, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde, tarih boyunca  gelmiş geçmiş toplumlardaki inkarcıların sahip olduğu imkanlarla  kıyaslanamayacak kadar çetin ve şiddetli bir mücadele ortamı olacaktır.  Ancak bu kişilerin gözardı ettikleri önemli bir gerçek vardır:</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) aleyhindeki her girişim, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  faaliyetlerinin etkisinin giderek daha da artmasına ve tüm dünyada ses  getirmesine katkıda bulunacaktır. Unutulmamalıdır ki  <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.”</strong> (Nisa Suresi, 141)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiğine göre ahir zaman;<br />
Ahlaki dejenerasyonun, açlık ve yokluğun ciddi boyutlara ulaştığı,  anarşi, terör, kargaşa ve çatışmalar nedeniyle insanlığın hayatını korku  ve tedirginlik içinde yaşadığı;<br />
Dünya çapında cinayetlerin, intiharların ve katliamların alabildiğine  arttığı, sahtekarlığın, dolandırıcılığın, adaletsizliğin hüküm sürdüğü;<br />
Tüm haramların helal sayılacağı, dünya çapında her türlü sapkınlığın açıkça uygulandığı;<br />
İnsanların Kuran ahlakından olabildiğince uzaklaştığı, bunun sonucunda  da sevgisizliğin, acımasızlığın ve bencilliğin dünyaya hakim olduğu;<br />
(Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ın açıkça inkar edildiği ve insanları  Allah inancından uzaklaştırabilmek için, ateizm, materyalizm ve  Darwinizm gibi sapkın ideolojilerin, sözde bilimselmiş gibi  gösterildiği;<br />
Dünyada iman eden insanların çok az sayıda olduğu ve inançlarından  dolayı da büyük bir zulüm, baskı ve eziyete maruz kaldığı bir dönem  olacaktır.</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.) böyle zorlu bir zamanda ortaya çıkacak ve fikri mücadelesini böyle bir ortamda sürdürecektir.</p>
<p>Ahir zamanın bu çetin şartlarında, Hz. Mehdi (a.s.) da, geçmişte  gönderilen tüm peygamberler gibi iftiralara uğrayacak, çeşitli zorluk ve  sıkıntılarla imtihan edilecek, inkar edenlerin kurdukları tuzaklara  göğüs gerecektir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu mücadelesini diğer peygamberlerin dönemlerinden  farklı kılan ise, ahir zamanda dejenerasyonun ve dinsizliğin, tarihte  hiç olmadığı kadar yaygın olması ve tüm dünya çapında yaşanmasıdır.</p>
<p>Ancak buna rağmen, inkar edenlerin çirkin ve küfür dolu sistemi, tüm  dünya çapında Allah’ın izniyle yenilgiye uğrayacaktır. Dünyadaki ahlaki  bozulma her ne kadar geniş çapta ve dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)  karşısındaki baskısı ne kadar şiddetli olsa da, Allah’ın izniyle hiçbir  şey Hz. Mehdi (a.s.)’ın hak mücadelesini kazanmasına engel  olamayacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.), Ateizm, Materyalizm ve Darwinizm Gibi Dinsiz  Felsefeleri Savunan İnkarcı Zihniyeti Ortadan Kaldırmak İçin Fikri  Mücadele Yürütecektir</strong></p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde ahir zamanda ateist felsefelerin  tehlike oluşturacağını bildirmiş, özellikle Darwinist, materyalist  felsefelerin ateizmle güç bulacaklarını ve (Allah’ı tenzih ederiz)  Allah’ın varlığını inkar edecek tehlikeli bir çizgiye geleceklerini  ifade etmiştir. Bu nedenle Hz. Mehdi (a.s.)’ın birinci vazifesinin de,  maddecilik fikri yani (Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ı inkar üzerine  kurulmuş materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle fikren mücadele  etmek ve bu felsefelerin insanlar üzerindeki etkisini tam anlamıyla  kaldırmak olacağını belirtmiştir. (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)  (Emirdağ Lahikası I, 206. Mektup, s. 259)</p>
<p>Ahir zamanda teknolojinin hızla ilerlemesiyle birçok bilim dalında  gelişmeler olacak; Allah’ın varlığının delilleri, yeryüzündeki iman  hakikatleri bilimsel delilleriyle açıkça ortaya çıkacaktır. Hz. Mehdi  (a.s.) bu gerçekleri insanlara en etkili yöntemlerle ulaştıracak ve Hz.  Mehdi (a.s.), dinsizliğin etkisini dünya çapında tam olarak ortadan  kaldırana kadar bu fikri mücadelesini sürdürecektir.</p>
<p>Ancak bu süreç içerisinde elbette ki, tüm dünyayı etkisi altına almış  olan bu dinsiz felsefelerin savunucuları da Hz. Mehdi (a.s.)’ı  kendilerine hedef alacaklardır. Ellerinden gelen her türlü hileli yöntem  ve oyunlara başvurarak, komplolar kurarak, iftiralar atarak, Hz. Mehdi  (a.s.)’ın bu yöndeki fikri çalışmalarını etkisiz hale getirmeye  çalışacaklardır.</p>
<p>Ateistler, ateist masonlar, komünistler, materyalistler, Darwinistler ve  dinsizliği savunan tüm diğer sapkın ideolojiler bu amaç doğrultusunda  Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı birlik olacak ve tüm imkanlarını Hz. Mehdi  (a.s.) aleyhinde kullanmaktan çekinmeyeceklerdir.</p>
<p>Fakat Allah’ın kesin ve hak vaadi üzere, bu hileli düzenlerin hiçbiri  Hz. Mehdi (a.s.)’ı durduramayacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), bu inkarcı  sistemleri bir bir çökertecek ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim  kılacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Deccal ile Olan Mücadelesi</strong></p>
<p>Deccal, Hz. Mehdi (a.s.)’ın karşısındaki negatif güce verilen isimdir.  Deccal kıyametten önceki son dönemde, yani ahir zamanda ortaya çıkıp  insanları din ahlakından uzaklaştıracak, yeryüzünde büyük kargaşa ve  zulme neden olacaktır. Peygamberimiz (sav)’in verdiği bilgilere göre  deccal, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden olan, insanları  ahlaksızlığa ve kötülüğe iten, kitleleri inkara ve isyana yönlendiren,  terörün ve şiddetin asıl kaynağı olacaktır.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.), deccalin fitnesinin büyüklüğüne dikkat çekerek tüm Müslümanları bu tehlikeye karşı uyarmıştır:</p>
<p>“Allah’ın Hz. Adem (a.s.)’ı yaratmış olduğu günden bu yana, deccalin  fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır.” (Medineli Allâme Muhammed  B. Resul el Hüseyin el Berzenci, Kıyamet Alametleri, Genişletilmiş 8.  Baskı, s. 225)</p>
<p>Hadislere göre Hz. Mehdi (a.s.), tarihin bu gelmiş geçmiş en şiddetli  şeytani gücüne ve fitnesine karşı da mücadele edecektir. Bu hadislerden  biri şöyledir:</p>
<p>“Deccal çıkınca ona karşı müminlerden bir adam (Hz. Mehdi (a.s.)),  yönelir. Derken o mümin kimseye birçok silahlılar, deccalin merkezlerde  gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar.” (Mehdilik ve İmamiye s. 37,  Sahih-i Müslim, 11/393’den nakil)</p>
<p>Hadiste haber verilen bu deccal sistemi, Hz. Mehdi (a.s.)’ın mücadelesi  için özel olarak yaratılmıştır. Bu kadar büyük çaplı olmasının sebebi,  insanların şeytana ne kadar kolay esir düşeceğinin ve Hz. Mehdi’nin de  bu sistemi ne kadar kolay yıkacağının görülmesi içindir.</p>
<p>Deccalin ve deccaliyetin, farkında olmadan ve istemeden üstlenecekleri  önemli bir görev de, insanlara Hz. Mehdi (a.s.)’ı tanıtması olacaktır.  Tarih boyunca dinsizliği temsil eden en şiddetli güçler, her zaman  kendilerine ‘imanı ve hak dini temsil eden en güçlü insanları’ hedef  almışlardır. Peygamberler, elçiler ve din ahlakını tebliğ eden en etkili  insanlar her zaman için deccaliyetin en öncelikli hedefi olmuştur.  Dönemin Firavun’u Hz. Musa (a.s.)’ı, Nemrud Hz. İbrahim (a.s.)’ı, Mekke  müşriklerinin önde gelenleri Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’i  etkisiz hale getirmeye çalışmışlardır. İşte deccaliyet kimi hedef  alıyorsa, insanların aradıkları hidayet önderleri de orada olmuştur.  Ahir zamanda da bu durum değişmeyecek; ahir zamanın büyük deccali de Hz.  Mehdi (a.s.)’la mücadele edecektir. İnsanlar da hak dini temsil eden  ahir zamanın Büyük Hidayet Önderi olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın kim olduğunu  bu vesileyle anlayacaklardır.</p>
<p>Sayın Adnan Oktar’ın bu konuyla ilgili bir açıklaması şöyledir:</p>
<p><em>“&#8230; Firavun da günlerini alıyor bak. Mısır’ın her yerine adamlar,  kervanlar gidiyor, adam toplanıyor. Yani o devrin sahtekar alimlerini  topluyorlar, büyücü alimlerini. Hz. Musa (a.s.) ile karşılaştırmak için.  Hayır, istese Hz. Musa (a.s.)’ı şehit edebilir. Etmiyor. Yani “onun bir  kere fikren mutlaka yıkılması gerekir” diyor. “İnsanların kafasında  etkisi kalmasın” diyor. Yani “zaten ben onu mat edeceğim” diyor,  “görsünler” diyor. Onun için demokrat gösteriyor kendini. Ama işin  doğrusu şimdiki birçoğuna göre daha demokrat firavun, onu da söyleyeyim.  Hakikaten. Adam, “gel tartışalım” diyor. Tartışma ortamı meydana  getiriyor, konuşuyor. Şimdinin firavunları ona da müsaade etmiyor, değil  mi? Tartışmasız karar veriyor adam. Yanaşmıyor tartışmaya. Biz de şimdi  ahir zaman deccaline bakacağız, deccalin en çok dikkatini çeken kimse, o  odur. O kişi odur. Yani gayet kolaydır. Mıknatısı tutarsın, plastiği  çekmez, kağıdı çekmez, şak demiri çeker. Değil mi? Hah dersin Hz. Mehdi  (a.s.) bu. Yani çünkü onu ilgilendiren odur. Mıknatıs ondan anlar,  demirden anlar. Plastik etkilenmez ondan, hiçbir şey etkilemez.  İnşaAllah.”</em> (Sayın Adnan Oktar’ın <a href="http://www.harunyahya.tv/" target="_blank">harunyahya.tv</a>’deki canlı röportajından, 18 Mart 2010)</p>
<p>Deccalin hadislerde işaret edilen önemli bir özelliği de, teknolojiyi,  kitle iletişim araçlarını, basın yayın organlarını ve interneti  kullanarak her eve ulaşabileceği; bu yolla iftira ve yalanlarını çok  fazla sayıda kişiye ulaştıracak olmasıdır. Deccalin bu yolla propaganda  yapacağına işaret eden hadislerden biri şöyledir:</p>
<p>“Deccal çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nara atar ki, doğu ve  batının bütün halkı onu duyar.” (İbni Kesir, en-Nihaye, 1:96)</p>
<p>Deccal bu araçlarla ahlaksızlığın propagandasını yapıp salih müminleri  karalamayı hedefleyecektir. Televizyon ve basın yolunu kullanarak Hz.  Mehdi (a.s.) hakkında kendince “uzak durun”, “sapkın”, “büyülenmiş”,  “insanları delalete sürüklüyor”, “insanları kandırıyor” gibi iftiralar  atacaktır.</p>
<p>Bir hadiste “Şüphesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye  isimlendirdiği iki ırmak) bulunması da onun (deccalin) fitnesidir.  Aslında cehennemi bir cennet olup, cenneti de bir cehennemdir.” (İbn-i  Mace, 4075, 4076; Tırmizi, Fiten: 59, no. 2240, 4/510) sözleriyle  bildirildiği gibi, deccal insanlara iyiyi kötü, kötüyü iyi gibi  gösterecektir. İnsanların dünya ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile  olacak olan Hz. Mehdi (a.s.)’ı, onlara büyük bir tehlike olarak sunmaya  çalışacaktır.</p>
<p>“Deccalin tabileri (ona uyanlar) çoktur. Kendisine birçok kimse iltihak  eder (katılır).” (Et-Tebrizi, Veliyüddin Muhammed bir  Abdillahi’l-Hatibi’l-Ömeri, Mişkatü’l-Mesabih, Dımeşk: 1382/1962,  3:38.2) hadisiyle haber verildiği gibi, kullanacağı tüm bu hileli  yöntemlerle pek çok kişinin kendisine uymasını sağlayacaktır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), deccal sisteminin Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı olan mücadelesini bir hadisinde şöyle açıklamıştır:</p>
<p>“Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) deccali) görünce: “Ey insanlar! Resulullah (sav)’in zikrettiği deccal işte budur” der. <strong>DECCAL  HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE O ZAT KARNI ÜZERİNE UZATILIR VE  ARKASINDAN: “ONU ALIN DA YARALAYIN!” DER. ARTIK O ZATIN SIRTI VE KARNI  DÖVE DÖVE GENİŞLETİLİR. BU SEFER ONU İKİ ELİ VE İKİ AYAĞI İLE YAKALAR DA  FIRLATIR ATAR.</strong> İnsanlar deccalin onu bir ateş içine attığını  sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.” (İbrahim Süleymanoğlu,  Mehdilik ve İmamiye, s. 40)</p>
<p>Ancak deccal elindeki tüm bu imkanlara ve kurduğu hileli düzenlere  rağmen, Mehdiyet’in yükselişini engelleyemeyecektir. Hadiste mecazi  anlamda kullanılan, Hz. Mehdi (a.s.)’ın “sırtının ve karnının dövüle  dövüle genişletilmesi” ifadesi, Hz. Mehdi (a.s.)’a yapılan baskı ve  saldırılarla, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ününün ve şanının daha da yayılacağını  ve etkisinin dünya çapında giderek artacağını göstermektedir.</p>
<p>Yine hadiste, “Deccalin Hz. Mehdi (a.s.)’ı bir ateş içine atması” da,  deccalin kötülük yapmak isterken, aslında Hz. Mehdi (a.s.)’ın gücünü  artırmış olacağını göstermektedir. Deccaliyetin savunucuları, Hz.  İbrahim (a.s.) gibi, Hz. Mehdi (a.s.)’ı da manevi bir ateşte  yakacaklarını iddia edecekler; ama Allah o ateşi Hz. Mehdi (a.s.) için  soğuk ve esenlik kılacaktır. Allah, inkar edenlerin tuzaklarını bozacak  ve bu yöndeki her girişimlerini de Hz. Mehdi (a.s.)’ın şanının  şöhretinin, etki gücünün artmasına vesile kılacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Ahir Zaman Münafıklarıyla Olan Mücadelesi</strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın fikri mücadelesi yalnızca inkarcı sistemlere ve  Allah’a şirk koşan kişilere karşı olmayacaktır. Allah’ın, ‘Kuran’da  ateşin en alçak tabakasında olacaklarını’ bildirdiği münafıklar da, Hz.  Mehdi (a.s.)’a karşı çeşitli saldırılar düzenleyecek, Hz. Mehdi (a.s.)  bu samimiyetsiz kişilere karşı da mücadele yürütecektir.</p>
<p>Tarih boyunca tüm samimi mümin topluluklarının içinde yer alan  münafıklar, Hz. Mehdi (a.s.) cemaati içinde de bulunacaklardır.  Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, ilk başta Hz. Mehdi (a.s.)’ın  yanında yer alan, ancak Allah’a ve Kuran’a sadakat göstermeyen, Allah  korkusu zayıf olan bu kişilerin, kendi menfaatleriyle çatışan bir durum  olduğunda Hz. Mehdi (a.s.)’ın yanından hemen ayrılacakları şöyle  bildirilmiştir:</p>
<p>“Kıyamet, fitneler karanlık gecelerin parçaları gibi zuhur edinceye kadar kopmaz. <strong>KİŞİ,  MÜMİN OLARAK SABAHLAR, KAFİR OLARAK AKŞAMLAR. VEYA MÜMİN OLARAK  AKŞAMLAR, KAFİR OLARAK SABAHLAR. DÜNYA MENFAATİ KARŞILIĞINDA DİNİNİ  SATAR.</strong>” (Müslim) (İmam Şarani, Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, s. 388)</p>
<p>“O (Hz. Mehdi (a.s.)) bir süre onlardan uzaklaşacak, <strong>BÖYLECE DALALET  EHLİ AYRILACAKTIR. ÖYLE Kİ CAHİL ŞÖYLE DİYECEK: ALLAH’A ULAŞMAK  KONUSUNDA AL-İ MUHAM-MED’E (PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN SOYUNDAN BİRİNE –  YANİ HZ. MEHDİ (A.S.)’A)) İHTİYAÇ YOKTUR</strong>.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 161)</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.) dönemindeki bu münafıkların,  ahlak açısından her türlü kötülüğü teşvik edip uygulayabilecek bir  zihniyette olacaklarını bildirmiştir:</p>
<p>Amr bin sad’dan: <strong>“HALKI (ZAHİRDE) BENİM EVLADIMA DAVET ETSELER DE,  BENİM EVLADIMDAN UZAK OLURLAR. BU ÖYLE KÖTÜ BİR TOPLULUKTUR Kİ AHLAKLARI  YOKTUR. ZORBALARA MUSALLATTIRLAR, CABBARLARA FİTNEYİ ÖĞRETİRLER,  HAKİMLERE KAN DÖKTÜRÜRLER.”</strong> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde, ayrılan kişilerin Hz.  Mehdi (a.s.) cemaati için çok büyük bir hayır ve güzellik olduğu da  bildirilmektedir. Bu hak topluluk arasında gizlenen samimiyetsiz  kişilerin ortaya çıkmasıyla, Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatinin birbirlerine bağlılığı daha da artacak, kötülerin ayrılması  onları daha da kuvvetlendirecektir.</p>
<p>İnkar edenler ve müşrikler gibi, münafıkların Hz. Mehdi (a.s.) ve  cemaatine olan saldırıları ve aleyhte girişimleri de Allah’ın yardımıyla  sonuçsuz kalacaktır.</p>
<p>Ayrılan münafıkların çabaları Hz. Mehdi (a.s.)’a hiçbir şekilde zarar  veremeyecek, Hz. Mehdi (a.s.) fikri mücadelesiyle bu samimiyetsiz  topluluğun tuzaklarını etkisiz hale getirecektir:</p>
<p>…Ebu Basir’den: İmam Caferi Sadık aleyhisselam <strong>“’Suçlular  çehrelerinden tanınacak’ (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle  buyurdu: ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.))  HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARI (MÜNAFIKLARI)  ÇEHRELERİNDEN TA-NIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN)  DARMADAĞIN EDECEK</strong>.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)</p>
<p>Sayın Adnan Oktar bir ropörtajında, Hz. Mehdi (a.s.) dönemindeki  münafıkların, gelmiş geçmiş en şiddetli münafıklardan olduğunu şöyle  açıklamıştır:</p>
<p>“Evet, ahir zamanda, Hz. Mehdi (a.s.) devrinde münafıklar olacak. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın cemaatine, arkadaşlarına karşı mücadele eden, o cemaat  içerisinden yani Müslümanlar içerisinden çıkan münafıklar olacaklardır.  Kendilerini Müslüman gibi tanıtacaklardır. Hatta “Medine sarsılır” diyor  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadiste. “Münafıklar toplu olarak  bazen, 2 ve 3 kere ayrılacaklardır” diyor Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden.  Ve işleri güçleri Hz. Mehdi (a.s.)’a ve cemaatine zarar verdirmek üzere  bir faaliyet olacaktır. Mesela gece-gündüz Allah’ın onlara verdiği o  ilhamla, sürekli o öfkeyi yaşayacaklardır. Ahir zamanın münafıkları,  gelmiş-geçmiş münafıkların en şiddetlilerindendir, yani Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatinin münafıkları. Resulullah (s.a.v.) söylüyor Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatine bu münafıkların musallat olacağını, hatta “Buğdaya musallat  olan kurt gibi olacaklar” diyor. “Buğdayı temizleyecek” diyor Hz. Mehdi  (a.s.), “temizlenecek yine musallat olacak kurt” diyor, “yine  temizlenecek, yine musallat olacak, bu böyle uzun süre devam edecek”  diyor. “En sonunda 313 tane saf, temiz, hakiki mümin kalacak” diyor ve  “böylece de münafıkların etkisi kalmayacak” diyor. (Şeyh Muhammed b.  İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246) Hakikaten münafık çok büyük  bir fitne ve beladır. Müslüman şefkat gösterir, merhamet gösterir, sevgi  gösterir, dost zanneder, alır, barındırmaya çalışır. Ona yardımcı olur.  Maddi destek sağlar. Manevi fayda sağlamaya çalışır. Fakat münafığa  bakarsın ki bir gün bir alçaklık etmiş, küfürle, dinsizlerle ittifak  etmiş. Münafıkların Müslümanların nerede ne yaptıkları ile ilgili onlara  bilgi vererek, onların ani baskın yapmasını, ani atak yapmasını  sağlayacak işbirliği içinde olacaklarını Allah ayette bildiriyor. Yani  “sizi” diyor, “felaketlerin sarmasını beklerler” diyor Cenab-ı Allah. Bu  şekilde belirtiyor. Şeytandan Allah’a sığınırım, “Kötü felaket onları  sarsın.” diyor Allah (Tevbe Suresi, 98). Bu ne demektir? Şimdi Allah,  böyle bir duayı, Allah böyle söylediyse, “kötü felaket onları sarsın”  dediyse, ne demektir? “Ben onları mahvedeceğim” demek istiyor Allah.  Yani “dünyada mahvedeceğim” demek. Nasıl oluyor? Manevi azapla. Ve bütün  münafıklarda bir azap vardır ruhlarında. Ruhları cehenneme döner. Yani  kaçınılmaz olarak gece-gündüz bir acı duyarlar, rahatsız olurlar.”  (Sayın Adnan Oktar’ın 4 Ocak 2010 tarihinde Kral Karadeniz, Adıyaman Asu  ve Ekin TV’de yayınlanan canlı röportajından)</p>
<p><strong>Bazı Sözde Fıkıh Alimleri ve Yobaz Hocalar Hz. Mehdi (a.s)’a Karşı Gelecek ve Ona Karşı Mücadele Edeceklerdir</strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında  yaşayacak bazı sözde din alimlerinin de Hz. Mehdi (a.s.)’ın karşısında  yer alarak, ona karşı mücadele edeceklerine dikkat çekmiştir:</p>
<p><strong>“Beni Haşim bir genç (Hz. Mehdi (a.s.)) çıkacak. İnsanları dine  çağıracak. Araplara da tebliğ yapacak. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  KARŞITLARI ÇOĞUNLUKLA ALİMLER OLACAK. YAZILMIŞ RİVA-YETLER VE AKTARILMIŞ  SÖZLERE RAĞMEN, ONLAR ANCAK KENDİ BEN-CİL ARZULARINI ANLATACAKLAR. EĞER  GERÇEĞİN ÖZÜ ONLARIN HE-VESLERİNE VE ARZULARINA AYKIRI DÜŞERSE, O ZAMAN  SÖYLEYENİ İMAN-SIZLIKLA SUÇLARLAR VE DERLER Kİ: “BUNLAR ÖNCEKİ  İMAMLARIMIZIN ANLATTIKLARINA MUHALİFTİR, DEĞİŞ-MEZ KANUNUMUZDA BU  YOKTUR.”” </strong>(Beheyullah: Kitab-ı İkan, s. 241-243)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) bir taraftan dinsizliğin savunucularıyla fikri bir  mücadele yürütürken, bir yandan da Müslümanlar arasında fitne fesat  çıkarmaya çalışan bu zihniyetteki insanlarla bir mücadele içinde  olacaktır.</p>
<p>Bu sözde din alimlerinin Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı çıkmalarının en önemli  sebeplerinden biri ise, Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Müslümanların manevi  lideri olması durumunda, bu kimselerin halk arasında bir imtiyazlarının  kalmayacak olmasıdır.</p>
<p>Bu nedenle de Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı öfkeleri o kadar şiddetli  olacaktır ki, neredeyse onun şehit edilmesine fetva vermeye niyet  edecek, ancak Hz. Mehdi (as)’ın ilmi çok güçlü olduğu için buna cesaret  edemeyeceklerdir:</p>
<p><strong>“&#8230; İMAM-I MEHDİ (A.S.) ÇIKTIĞI ZAMAN hasseten (özellikle, yalnızca,  ayrıca, hususi olarak) FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)’A)  DÜŞMAN OLACAK. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) KILINCI KARDEŞLERİDİR. Elinde  kılınç olmasa idi, -YANİ KARDEŞLERİ OLMASA İDİ- ZAMANIN FUKAHASI (FIKIH  ALİMLERİ) ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) KATLİYLE FETVA VERİRLERDİ. Lakin  Cenâb-ı hak onu (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) keremiyle ve kılınç (KARDEŞLERİYLE)  ile tathir (temizlemek, yıkayıp pak etmek) edecek, onlar ona (Hz. Mehdi  (a.s.)’a) itimad edeceklerdir. HÜKMÜNÜ İNANMAYAN DA KABULE MECBUR OLUP  AKSİNİ İZMAR (gizlemek, saklamak) EDECEKLER.”</strong> (Ramuz el-Hadis, age. 56, 73)</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), ahir zamanda Kuran’ı çok iyi bilen, saçları  tıraş edilmiş, başları sarıklı bazı kişilerin ortaya çıkacağını da haber  vermiştir. Bu kişiler yaptıkları izahlar ve açıklamalarıyla dini  savunuyor görünseler de, konuşmaları ve çarpık din anlayışları ile İslam  dininden uzak olacaklardır. Bu anlayışlarıyla Kuran’a ve samimi  Müslümanlara karşı mücadele eden bir tavır içerisinde olacaklardır.</p>
<p><strong>“Doğudan başları tıraşlı kavimler çıkacak; DİLLERİ İLE KUR’ÂN  OKUYACAKLAR (FAKAT) BOĞAZLARINDAN AŞAĞI GEÇMEYECEK. Onlar dinden yaydan  okun çıktığı gibi çıkacaklar.” </strong>(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)</p>
<p>Bu kişiler Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı deccaliyetin safında yer alacaklar ve ona karşı mücadele edeceklerdir:</p>
<p>Resulullah (s.a.v.): “Ümmetimden BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ Deccal’a  tabii olacaktır.” (Ebu Bekir Abdürrazzak b. Hemmam, Abdürrazzak es  San’ani, El Musaannef, XI, 393)</p>
<p>Muhyiddin Arabi Hazretleri de, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde dinin özüne  döneceğini yani Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi, saf halinde  yaşanacağını ve bundan dolayı da Hz. Mehdi (a.s.)’a en çok muhalefet  eden kimselerin ‘bazı cahil sözde din adamları’ olacağını haber  vermiştir:</p>
<p>“Onun (Hz. Mehdi (as)’ın) döneminde din tamamen rey’den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. <strong>VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN</strong> (Hz. Mehdi (a.s.)’dan) UZAK DURACAKLARDIR. Zira zanlarına göre,  gerçekten Allah’ın imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını  kabulleneceklerdir&#8230;” (Muhyiddin Arabi, “Futuhat-El Mekkiye”, 66. bab,  c. 3, s. 327- 328)</p>
<p>Büyük İslam mütefekkiri İmam Rabbani ise bu konuyu şöyle açıklamıştır:</p>
<p>“Geleceği vaad edilen Hz. Mehdi (a.s.) dinin tervicini (değerini  artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad ettiği  (istediği) zaman; bid’at ehl-i ile ameli adet edinen, hasene zannı ile  dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri, dinin emri  olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle söyle diyecektir: <strong>BU KİMSE (HZ. MEHDİ (A.S.))  DİNİMİZİ KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR.</strong>” (Mektubat-i Rabbani, 1/535)<br />
Ancak Allah’ın desteğiyle, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ilmi çok güçlü olacak,  cahil alimler onun ilminin gücü ve etkisi karşısında fikren tamamen  etkisiz hale geleceklerdir:</p>
<p>“Fütühat-ül Mekkiye” isimli eserinde Muhyiddin Arabi el Endülüsi şöyle bildirmektedir:</p>
<p>“ONUN HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) DÜŞMAN-LARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD  EDENLERİ OLACAK&#8230; ŞAYET ELİNDE  KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN  (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu  (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) keremiyle ve kılınç (kardeşleriyle) ile tathir  edecek (temizleyecek), ONLAR ONA (Hz. Mehdi (a.s.)’a) İTAAT  EDECEKLERDİR. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA İMTİYAZLARI KALMAYACAK, HATTA AHKAM  HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişiyle alimlerin  hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan (Hz. Mehdi (a.s.)’dan)  hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN (HZ. MEHDİ  (A.S.)’DAN) NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ  KABUL EDECEKLER.” (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet  Alametleri, s. 186-187)</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Karşısındaki Negatif Güçler, Dönemin Ahir Zaman  Olması Sebebiyle, Hz. Mehdi (a.s.)’a Karşı Tarihin En Çetin Mücadelesini  Vereceklerdir</strong></p>
<p>Yüce Allah her dönemde müminlerle birlikte inkarcıları da yaratmış ve  inkar edenler her zaman müminlere karşı amansız bir mücadele  vermişlerdir. Allah’ın adetullahı gereği mümin toplulukları her zaman  sayıca az olmuş, inkar edenler ise imtihanın gereği olarak çoğunluğu  temsil etmişlerdir.</p>
<p>İşte ahir zamanda da yine Allah’ın bu adetullahı gereği Hz. Mehdi  (a.s.)’ın cemaatinin sayısı 300 kişi civarında olacak ve bu kadar az bir  sayıyla, tüm dünyaya İslam ahlakını hakim kılmanın fikri mücadelesini  vereceklerdir.</p>
<p>İçerisinde bulunduğumuz ahir zamanda, teknolojinin, görsel ve yazılı  basının etkisinin, ve internet, uydu gibi iletişim imkanlarının en  yüksek güce ulaştığı düşünüldüğünde, dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)  karşısında vereceği mücadelenin ne kadar etkin olacağı da daha iyi  anlaşılmaktadır.</p>
<p>Sayın Adnan Oktar Mehdiyet’in karşısında yer alan negatif güçlerin etkisini bir röportajında şöyle bir örnekle açıklamıştır:</p>
<p>“Mehdiyet, dünyada görülmemiş derecede şiddetli olaylarla  karşılaşacaktır. Yani dünya tarihinde hiç görülmemiş olaylarla  karşılaşacaktır. Çünkü mesela eskiden peygamberlerin zamanında, bir  bölgede mesela yüz binlik bir şehirde fitne çıkarıyorlar, 50 bin kişilik  yahut bir milyon topluluk içinde fitne çıkarıyorlar; şu an 7 milyar  insanın içinde fitne çıkarılıyor. Mehdiyet’in karşısında milyarlarca  sapkın insan var.” (Adnan Oktar’ın Gaziantep Olay TV’deki canlı  röportajı, 6 Nisan 2010)</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.), böyle bir ortamda çalışmalarına başlayacak ve bu  şartlar içerisinde mücadelesini yürütecektir. Ancak Allah’ın, bundan  yaklaşık 1430 sene önce vadettiği gibi Hz. Mehdi (a.s.), çok az sayıdaki  talebeleriyle birlikte tüm bu inkarcı topluluklarına karşı galip  gelecektir. Sayın Adnan Oktar bir röportajında bu gerçeği şöyle  müjdelemiştir:</p>
<p>“Cenab-ı Allah verdiği sözden asla dönmez.  “İslam’ı Ben hakim edeceğim  diyor” Allah; evlatlarımdan Hz. Mehdi (a.s.) ile. Hiç kimse olmasa dahi  Allah İslam’ı hakim edecektir bir avuç talebesiyle. Bakın dünyada bunu  kimse durduramıyor.” (Sayın Adnan Oktar’ın 14 Ocak 2010 Tarihli Çay TV  ve Kahramanmaraş Aksu TV Röportajından)</p>
<p>Kimi insanlar istemese de, Allah vaadini gerçekleştirecek; İslam  ahlakını tüm dünyada hakim kılacak ve Müslümanlara önderlik edecek  manevi bir lider olan Hz. Mehdi (a.s.) ile din ahlakını yerleşik  kılacaktır.</p>
<p>Bunların hiçbiri, Allah’ın izniyle, engellenebilecek gelişmeler  değildir; kaderde zaten gerçekleşmiştir. Yüce Allah Kuran’da bu müjdeyi  müminlere şöyle bildirmektedir:</p>
<p><strong>“Müşrikler istemese de, O, dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O’dur.”</strong> (Tevbe Suresi,  33)</p>
<p>Ahir zamanın iki mübarek ve değerli şahsı Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi  (a.s.), Allah’ın izniyle ahir zamanda yaşanan sapkın zihniyeti tamamen  ortadan kaldıracak ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim edilmesine  vesile olacaklardır. Allah’ın izniyle Rabbimiz’in bu güzel vaadi, içinde  bulunduğumuz bu yüzyılda gerçekleşecektir. Allah Kuran’ın, <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.” </strong>(Nisa  Suresi, 141) ayetiyle, müminlere kurulan tuzakların, yapılan baskıların  asla başarıya   ulaşmayacağını bildirmiştir. Allah’ın izniyle, Hz. İsa  (a.s.) yeniden yeryüzüne geldiğinde ve Hz. Mehdi (a.s.) ortaya  çıktığında, salih müminler bu mübarek insanların destekçisi olacaklar ve  sayıları ne kadar az olsa da, Kuran ahlakını tüm yeryüzüne yerleşik  kılacaklardır.</p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Mercek Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmimercek.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Mercek&amp;Number=76">76. sayı</a> (Ekim 2010) 6. sayfada yayınlanmıştır.</p>
<p><img src="http://www.ilmimercek.net/img/tablo_alt767px.gif" alt="" width="767" height="9" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Said Nursi Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mutlaka Zuhur Edeceği İle İlgili Açıklamalarını Sahih Hadislere Dayandırmıştır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-said-nursi-hz-mehdi-a-s-in-mutlaka-zuhur-edecegi-ile-ilgili-aciklamalarini-sahih-hadislere-dayandirmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-said-nursi-hz-mehdi-a-s-in-mutlaka-zuhur-edecegi-ile-ilgili-aciklamalarini-sahih-hadislere-dayandirmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2010 11:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Davud]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Ehli Beyt]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Hak]]></category>
		<category><![CDATA[Icad]]></category>
		<category><![CDATA[Mektubat]]></category>
		<category><![CDATA[Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Risale]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[




Cenab-ı Hak bir dakika zarfında yer ile gök arasındaki alemi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 1136px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="636">
<tbody>
<tr>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://www.harunyahya.net/images/NewData/bediuzzaman_said_nursi_hz._mehdi_a.s.in_mutlaka_zuhur_edecegi_ile_ilgili_aciklamalarini_sahih_hadislere_dayandirmistir_tr.jpg" border="0" alt="Bediüzzaman Said Nursi Hz. Mehdi (a.s.)'ın Mutlaka Zuhur Edeceği İle İlgili Açıklamalarını Sahih Hadislere Dayandırmıştır" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top">Cenab-ı Hak bir dakika zarfında yer ile gök arasındaki alemi bulutlarla  doldurup boşalttığı gibi bir saniyede denizin fırtınalarını dindirir ve  bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin örneğini ve yazında bir saatte  kış fırtınasını icad eden  <strong>KADİR-İ ZÜLCELAL, HZ. MEHDİ (a.s.) İLE DE,  İSLAM ALEMİ ÜZERİNDEKİ ZULÜM VE KARANLIĞI DAĞITABİLİR VE VA’DETMİŞTİR  VAADİNİ ELBETTE YAPACAKTIR.</strong> (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Yedinci Risale Olan Yedinci Kısım, s. 411-412)</p>
<p><strong>(1)<br />
KADİR-İ ZÜLCELAL HZ. MEHDİ (a.s.) İLE DE, İSLAM ALEMİ ÜZERİNDEKİ ZULÜM  VE KARANLIĞI DAĞITABİLİR VE VA’DETMİŞTİR VAADİNİ ELBETTE YAPACAKTIR. </strong> (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Yedinci Risale Olan Yedinci Kısım, s. 411-412)</p>
<p><strong>DÜNYADA TEK BİR GÜN KALSA BİLE (KIYAMET KOPMADAN) ALLAH O GÜNÜ UZATACAK,</strong> adı adıma, babasının adı da babamın adına uygun <strong>EHL-İ BEYT’İMDEN MUTLAKA BİR KİMSE (Hz. Mehdi (a.s.)) GELECEK,</strong> daha önce zulüm ve haksızlıkla dolu olan yeryüzünü adalet ve insafla (merhametle) dolduracak. (<strong>Ebu Davud ve Tırmizi</strong> / Büyük Hadis Külliyatı, <strong>Rudani</strong> 5. cilt, s. 365)</p>
<p><strong>KIYAMETİN KOPMASI İÇİN ZAMANDA SADECE BİR GÜNDEN BAŞKA VAKİT KALMAMIŞ DA OLSA ALLAH BENİM EHL-İ BEYT&#8217;İMDEN BİR ZATI GÖNDERECEK</strong> yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o (Hz. Mehdi (a.s.)) yeryüzünü adaletle dolduracak. <strong>(Sünen-i Ebu Davud, 5/92)</strong></p>
<p><strong>DÜNYADAN SADECE BİR GÜN KALSAYDI BİLE, CENAB-I ALLAH MUTLAKA,</strong> zulüm ve cevir ile (haksızlıkla, üzüntüyle) doldurduğu yeryüzünü  doğruluk ve adaletle doldurmak üzere, ismi babamın ismine uyan benden  (Ehli Beyt’imden) bir kimseyi (Ebu Davud ve Tirmiz(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;I)  GÖNDERMEK İÇİN O GÜNÜ UZATIRDI.”</p>
<p>Ali Bin Ebi Talib’den (ra) rivayet edilmiştir. Resullullah (sav) şöyle buyurmuştur: <strong>“DEHR’DEN BİR GÜNDEN BAŞKA KALMAMIŞ OLSAYDI BİLE, ALLAH</strong> önceden zulümle doldurduğu gibi, onu adaletle dolduracak EHL-İ BEYT’İMDEN BİR KİMSEYİ <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;I) MUTLAKA GÖNDERİRDİ.”</strong> (Ebu Davud tahric etmiştir.) (Fi Zilali’l- Kuran’da Kıyamet ve Alametleri, Ahmed Faiz, 1993, s. 113)</p>
<p>… Ebu Hamzâ-i Somâli’den: Bir gün İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’ın  yanında oturmuştum. Yanındakiler dağılıp gittikten sonra bana şöyle  buyurdu: <strong>“EY EBU HAMZA! ALLAH’IN YANINDA DEĞİŞMEYECEK OLAN KESİN HÜKÜMLERDEN BİRİ HZ. MEHDİMİZİN KIYAMIDIR&#8230;</strong> Yeryüzü zulüm ve cefa ile dolduktan sonra, adalet ve eşitlikle  dolduracak olan Hz. Mehdi (a.s.)&#8230; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani s. 90-91)</p>
<p>Yeryüzü zulüm ve düşmanlıkla dolduktan sonra, <strong>MUTLAKA BENİM EHLİ BEYT’İMDEN BİRİSİ (HZ. MEHDİ (A.S.)) ÇIKAR.</strong> Ve nasıl daha önce zulüm ve düşmanlıkla doluysa, o (Hz. Mehdi (a.s.))  dünyayı adaletle doldurur. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir  Zaman, s. 11)</p>
<p>İmam Ahme Ebu Ya’la, Semuyeh, Ziyaü’l-Makdisi el-Muhtare’de Ebu Said  (ra)’den rivayet ettiklerine göre Hazreti Peygamber (saas) şöyle  buyurmuştur: <strong>EHLİ BEYT’İMDEN saçı düzgün, alnı açık, burnu muntazam  BİR KİMSE (HZ. MEHDİ (A.S.)), YERYÜZÜNÜ KENDİSİNDEN ÖNCE ZULÜMLE  DOLDURULMASI GİBİ ADALETLE DOLDURMADAN KIYAMET KOPMAYACAKTIR.</strong> (Muhammed bin Salih ed-Dimaşki, Peygamber (saas) Külliyatı, s. 202)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-said-nursi-hz-mehdi-a-s-in-mutlaka-zuhur-edecegi-ile-ilgili-aciklamalarini-sahih-hadislere-dayandirmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim; Anti-Darwinist, Anti-Ateisttir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bilim-anti-darwinist-anti-ateisttir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bilim-anti-darwinist-anti-ateisttir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2010 11:49:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ateist]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[



BİLİM  DARWİNİZM&#8217;İN DÜŞMANIDIR. BİLİM, ATEİZMİN KARŞISINDADIR. BİLİM  ANTİ-KOMÜNİSTTİR, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1375" width="602">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><b><img src="http://www.harunyahya.net/img/ed.gif" alt="" border="0"></b></td>
<td valign="top" width="477"><b><img src="http://www.harunyahya.net/images/Article/bilim;_anti-darwinist_anti-ateisttir_tr.jpg" alt="Bilim; Anti-Darwinist, Anti-Ateisttir" align="left" border="0" hspace="7" vspace="2">BİLİM  DARWİNİZM&#8217;İN DÜŞMANIDIR. BİLİM, ATEİZMİN KARŞISINDADIR. BİLİM  ANTİ-KOMÜNİSTTİR, ANTİ-MARKSİSTİR. BİLİM; MARKSİST, ATEİST VE DARWİNİST  DÜŞÜNCEYİ PARAMPARÇA EDEN BİR YAPIDIR. Bilim ile Darwinist aldatmaca  yıkılmıştır. Bilim ile Darwinist propaganda en büyük darbesini almıştır.  Bilim, kitlelere yıllarca telkin edilen evrim sahtekarlığını bozguna  uğratmıştır. Bilim, ateist felsefenin temellerini yıkmıştır. Bilim,  nereye gitse, nerede gündeme gelse, nerede kendini gösterse Darwinizm&#8217;i  parçalar, yok eder. Dolayısıyla BİLİM, ANTİ-PAGANDIR. Bilim; putperest  düşünceleri, batıl dinleri, sahte ideolojileri ortadan kaldırır. İşte bu  nedenle BİLİM, DARWİNİSTLERİN EN BÜYÜK ACILARINDAN BİRİDİR. </p>
<p> Darwinizm&#8217;i bilim gibi göstermek, tüm dünya üzerinde oynanan çirkin bir  oyunun bir parçasıdır. Allah inancını yeryüzünden kaldırabilmek için  (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) yeni bir dine ihtiyaç duyan deccali sistem,  yıllar önce en etkili hipnoz yöntemini tespit etmiş ve hemen bilime  sarılmıştır. Bilimi kullanarak insanları aldatabileceğini, tüm dünyaya  ulaşabileceğini ve en kilit yerleri eline geçirebileceğini, bilim adı  altında tüm sahtekarlıkları rahatça gerçekleştirebileceğini fark  etmiştir. </b> <b><strong>Deccal sisteminin dünya çapında gerçekleştirdiği kitle hipnozu bilim adı altında yaygınlaştırılmıştır. </strong></b> <b></p>
<p><strong>Dost bildikleri bilim Darwinistleri yıkıp darmadağın etmiştir</strong></b>   <b></p>
<p> Darwinistler, bilimsellik sahtekarlığını pervasızca uygularken, bilimin  kendilerine bu kadar büyük acılar çektireceğini hiç tahmin etmemişlerdi.  Bilimin yalnızca dine hizmet ettiğini görünce şoka girdiler. Tarihin en  büyük bilim adamlarının Allah&#8217;a iman ettikleri tüm dünyaya ilan  edilince dehşete kapıldılar. Bilimsellik safsatasına tekrar sarılmaya  çalıştılar fakat tutunamadılar. Çaresizce, seslerini iyice kıstılar.  Bilimin ateizmi, Darwinizm&#8217;i, Marksizm&#8217;i, komünizmi, materyalizmi ve  diğer tüm batıl ideolojileri boğup yerle bir ettiğini kendi gözleriyle  gördüler. Darwinistler, bilim karşısında en büyük yenilgilerini aldılar.  Dost bildikleri bilim, onları yıkıp darmadağın etti. </b> <b></p>
<p> Bilimin gelişmesi ile 21. yüzyılda ortaya çıkan en büyük gerçeklerden  biri şudur: Bilim Allah&#8217;a iman edenler içindir. Bilim samimi dindarlara  fayda getirir. Allah Kuran&#8217;da sivrisineğe (Bakara Suresi, 26), bal  arısına (Nahl Suresi, 68) dikkat çeker. Bir yörünge üzerinde hareket  eden yıldızlara (Zariyat Suresi, 7), suyun yüzünde gezen gemilere (Hac  Suresi, 65) dikkat çeker. Allah Kuran&#8217;da, yeşeren yapraklara (Enam  Suresi, 59), yedi kat gökyüzüne (İsra Suresi, 44) dikkat çeker. Allah,  Kuran&#8217;da iman edenlerin bu iman delillerine karşı dikkatli olmalarını  ister. İnsan, bilim ile araştırdıkça bu dikkat çeken yapıların  derinliklerini keşfeder. Bir sivrisineğin borusunu nasıl bir anestezi  yöntemi ile yerleştirdiğini, o lokal anestezinin meydana geldiği yerdeki  maddenin moleküler yapısını bize bilim verir. Yeşil yaprağın  gerçekleştirdiği fotosentez mucizesi, gemileri yüzdüren sularda var olan  fizik kanunları, gökte asılı duran ve -Allah&#8217;ın dilemesi dışında- asla  dengesini bozmayan devasa gök cisimleri bilimin bize gösterdiği  gerçeklerdir. Kuran&#8217;da haber verilen her şeyi bilim bize kanıtlar.  Dolayısıyla vicdanıyla ve aklıyla düşünebilen bir insan, Kuran&#8217;daki tek  bir örnekten, Allah&#8217;ın Yüce Varlığını hemen kavrar. İşte bu sebeple  Kuran&#8217;da örnek verilen tek bir sivrisinek, Yüce Rabbimiz&#8217;e iman etmek  için yeterlidir. Allah ayetlerinde şöyle bildirir: </b> <b></p>
<p><strong>&#8220;Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi  bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun  Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise,  &#8220;Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?&#8221; derler. (Oysa Allah,) Bununla  birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan  başkasını saptırmaz.&#8221;</strong></b>  <b> (Bakara Suresi, 26) </p>
<p><strong>&#8220;Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin,  Allah&#8217;ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için biraraya  gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek  onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de  güçsüz, istenen de.&#8221; </strong></b>  <b>(Hac Suresi, 73) </p>
<p> İman hakikatleri, bilimin bize gösterdiği hediyelerdir. Allah&#8217;ın  muhteşem bir nimetidir. Allah, üstünlüğünü, büyüklüğünü, yüceliğini  göstermek için bilimi vesile eder. Bilimi de, bilimin keşfettiklerini de  yaratan alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;tır. </b> <b></p>
<p> Darwinistler şu anda dehşet içindeler. Bilimin anti-pagan,  anti-Darwinist olduğunu hayretle fark ettiler. Bu acı, Darwinistlerin  150 yıldır yaşadığı en büyük acıların başındadır. Bilimi anlayanların,  bilimin içinde olanların Darwinizm&#8217;i kitleler halinde terk etmesi bu  acıyı artırmıştır. Bilimin İslam&#8217;a hizmet etmesi, bu acıyı katlamıştır.  Öyle ki Darwinistler utanç içinde uzaylıları kurtarıcı ilan etmişlerdir.  İşte, 150 yıldır kitle hipnozu yapan deccal sisteminin son olarak  düştüğü durum budur. </b> <b></p>
<p> Bilim, her dalıyla Allah&#8217;ın Yüce Varlığını göstermektedir. 21. Yüzyıl bu  keşfin ve dehşetli Darwinist yenilginin yüzyılı olacaktır.   </b> <b></p>
<p> Bilimin tek bir proteinin bile tesadüfen meydana gelemeyeceğini ispatlaması ile ilgili yazımızı </b> <b><a href="http://us1.harunyahya.com/Detail/T/EDCRFV/productId/19957/HUCRE_BIR_BUTUN_OLARAK_VAR_OLMADAN_PROTEIN_OLUSAMAZ">buradan</a> okuyabilirsiniz. </p>
<p> Bilimin, tek bir ara fosil olmadığını kanıtlaması ile ilgili yazımızı </b> <b><a href="http://www.harunyahya.org/evrim/aragecis_acmazi/aragecisacmazi.html">buradan</a><br /></b> okuyabilirsiniz.  <b><br /> 350 milyondan fazla fosilin Yaratılış gerçeğini kanıtladığı gerçeği ile ilgili bilgilere <a href="http://www.harunyahya.org/evrim/evrimin_fosillere_yenilisi/yasayan_fosiller_01.html">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</b></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bilim-anti-darwinist-anti-ateisttir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdülkadir Geylani Hazretleri insanı Allah sevgisine ulaştıran iki yolun nübüvvet ve vilayet yolu olduğunu vilayet yolunun Hz. Mehdi (a.s.) ile sonlanacağını şöyle ifade etmiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/10/abdulkadir-geylani-hazretleri-insani-allah-sevgisine-ulastiran-iki-yolun-nubuvvet-ve-vilayet-yolu-oldugunu-vilayet-yolunun-hz-mehdi-a-s-ile-sonlanacagini-soyle-ifade-etmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/10/abdulkadir-geylani-hazretleri-insani-allah-sevgisine-ulastiran-iki-yolun-nubuvvet-ve-vilayet-yolu-oldugunu-vilayet-yolunun-hz-mehdi-a-s-ile-sonlanacagini-soyle-ifade-etmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2010 18:25:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Geylani]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Yola]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=397</guid>
		<description><![CDATA[Abdülkadir Geylani Hazretleri insanı Allah sevgisine  ulaştıran iki yolun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Abdülkadir Geylani Hazretleri insanı Allah sevgisine  ulaştıran iki yolun nübüvvet ve vilayet yolu olduğunu vilayet yolunun  Hz. Mehdi (a.s.) ile sonlanacağını şöyle ifade etmiştir</h3>
<p><strong>20 —ABDÜLKÂDİR-İ GEYLÂNÎ</strong> “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhyiddîn<br />
Ebû Muhammed bin Ebû Sâlih Mûsâ Cengî dost, Îrânın Geylân şehrinde, 471  [m. 1078] de tevellüd, 561 [m. 1166] de Bağdâdda vefât etdi. Babası  hazret-i Haseninoğlu Hasen-i müsennânın oğlu Abdüllahın soyundandır.  Hazret-i Hüseynin kızı Fâtımanın Abdüllahın vâlidesi olduğu (Kısas-ı  Enbiyâ)da yazılıdır. Bunun için <strong>Abdülkâdir-i Geylânî, hem seyyid, hem de şerîfdir.</strong> Anası Fâtıma binti Ebû Abdüllah seyyidedir. Fıkh ve hadîs ilmlerinde  müctehid idi. Önceden Şâfi’î mezhebinde idi. Hanbelî mezhebi unutulmak  üzere olduğundan, Hanbelî mezhebine geçdi. Böylece, bu mezheb yayıldı.  Önceleri ders verirdi. Çok meşhûr oldu. Sonra tesavvufa daldı. Cüneyd-i  Bağdâdî yolundaki Ebû Sa’îd Alî Mahzûmîden feyz aldı.</p>
<p><strong>İnsanı Allahü teâlânın sevgisine kavuşduran yol ikidir: Birisi (Nübüvvet yolu) </strong><br />
<strong>olup, aslın aslına kavuşdurur. Eshâb-ı kirâmın hepsi, bu yoldan  vâsıl oldular. Sonra gelenlerden pek  az zevât da, bu yoldan ermişdir.</strong><strong> BU YOLDA SEBEBE, VÂSITAYA LÜZÛM YOKDUR. BIR KÂMİL VE MÜKEMMİLİN  SOHBETİNDE KEMÂLE GELDİKDEN SONRA, FEYZİ ASLDAN ALIP İLERLERLER. İkinci  yol, (Vilâyet yolu)dur. Kutblar, Evtâd, Nücebâ, Büdelâ ve bütün Evliyâ  bu yoldan vâsıl olmuşdur. Bu yola, (Sülûk yolu)da denir. BU YOLDA,  VÂSITA, ARACI LÂZIMDIR. HER İKİ YOLUN REÎSİ VE REHBERİ RESÛLULLAHDIR.</strong> Vilâyet yolunun imâmı, feyz kaynağı, hazret-i Alîdir. Bu yolda,  Resûlullah onu vekîl etmişdir. Hazret-i Fâtıma ve Hasen ile Hüseyn  onunla ortakdırlar. Bu yolda gidenlerin hepsine feyz ve hidâyet,  hazret-i Alînin aracılığı ile gelir. Ondan sonra hazret-i Hasen ve  Hüseyn bu vazîfeyi teslîm aldı. Bunlardan sonra, sıra ile, oniki imâmın  evlâdına verildi. <strong>SONLARI OLAN MUHAMMED MEHDÎDEN SONRA, BAŞKASINA VERİLMEDİ. BÜTÜN EVLİYÂYA FEYZ VE HİDÂYET BUNLARDAN GELMEĞE DEVÂM ETDİ.</strong> <strong>Abdülkâdir-i  Geylânî kemâle gelince, bu mansıb, ona verildi. Bundan sonra da,  kimseye verilmediği keşf ve müşâhede ile anlaşılmakdadır. Vefâtından  sonra da, kıyâmete kadar, herkese, feyz, rüşd ve hidâyet, onun  rûhâniyyetinden gelmekdedir. Her asrda gelen müceddidler, onun  vekîlleridir. İMÂM-I RABBÂNÎ (NÜBÜVVET YOLU) ILE VÂSIL OLDUĞUNDAN,  VÂSITAYA IHTİYÂCLARI YOKDUR.</strong> Ebû Bekr-i Sıddîk, nübüvvet yolunda Resûlullahın vekîlidir. (Se’adet-i Ebediyye Hüseyin Hilmi Işık, sf. 1063)</p>
<p><em>07 Ekim 2010</em></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="15" align="right"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td height="15" align="right"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/10/abdulkadir-geylani-hazretleri-insani-allah-sevgisine-ulastiran-iki-yolun-nubuvvet-ve-vilayet-yolu-oldugunu-vilayet-yolunun-hz-mehdi-a-s-ile-sonlanacagini-soyle-ifade-etmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2010 12:31:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Helal]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar
Peygamber  Efendimiz (sav)’in ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar</h3>
<p>Peygamber  Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiğine göre Ahir  Zaman, ahlaki  dejenerasyonun, açlık ve yokluğun ciddi boyutlara  ulaştığı, anarşi,  terör, kargaşa ve çatışmalar nedeniyle insanlığın  hayatını korku ve  tedirginlik içinde yaşadığı bir dönemdir.</p>
<p>Dünya çapında cinayetlerin, intiharların ve katliamların alabildiğine   arttığı, sahtekarlığın, dolandırıcılığın, adaletsizliğin hüküm sürdüğü   bir zamandır.</p>
<p>Ahir Zaman&#8217;da tüm haramlar helal sayılacak, dünya çapında her türlü   sapkınlık açıkça uygulanacaktır. İnsanlar Kuran ahlakından olabildiğince   uzaklaşacak, bunun sonucunda da sevgisizliğin, acımasızlığın ve   bencilliğin hakim olduğu bir dünya oluşacaktır.</p>
<p>Allah açıkça inkar edilecek (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) ve insanları  Allah  inancından uzaklaştırabilmek için, ateizm, materyalizm ve  Darwinizm gibi  sapkın ideolojiler, sözde bilimselmiş gibi gösterilerek   yaygınlaştıracaktır. Dünyada iman eden insanlar çok az sayıda olacak ve   inançlarından dolayı da büyük bir zulüm, baskı ve eziyete maruz   kalacaklardır.</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.) böyle zorlu bir zamanda ortaya çıkacak ve fikri   mücadelesini böyle bir ortamda sürdürecektir. Ahir Zaman&#8217;ın bu çetin   şartlarında, Hz. Mehdi (a.s.) da, geçmişte gönderilen tüm peygamberler   gibi iftiralara uğrayacak, çeşitli zorluk ve sıkıntılarla imtihan   edilecek, inkar edenlerin kurdukları tuzaklara göğüs gerecektir.<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu mücadelesini diğer peygamberlerin dönemlerinden   farklı kılan ise, Ahir Zaman&#8217;da dejenerasyonun ve dinsizliğin, tarihte   hiç olmadığı kadar yaygın olması ve tüm dünya çapında yaşanmasıdır.   Ancak buna rağmen, inkar edenlerin çirkin ve küfür dolu sistemi, tüm   dünya çapında Allah’ın izniyle yenilgiye uğrayacaktır. Dünyadaki ahlaki   bozulma her ne kadar geniş çapta ve dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)   karşısındaki baskısı ne kadar şiddetli olsa da, -Allah&#8217;ın izniyle-   hiçbir şey Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın hak mücadelesini kazanmasına engel   olamayacaktır.</p>
<p>Ahir Zaman&#8217;ın iki mübarek ve değerli şahsı Hz. İsa (a.s.) ve Hz.  Mehdi  (a.s.), Allah’ın izniyle bu sapkın zihniyeti tamamen ortadan  kaldıracak  ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim edilmesine vesile  olacaklardır.  Allah’ın izniyle Rabbimiz&#8217;in bu güzel vaadi, içinde  bulunduğumuz bu  yüzyılda gerçekleşecektir.</p>
<p>Allah Kuran’ın, <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.” (Nisa Suresi, 141) </strong>ayetiyle, müminlere kurulan tuzakların, yapılan baskıların asla başarıya ulaşmayacağını bildirmiştir.</p>
<p>Allah’ın izniyle, Hz. İsa (a.s.) yeniden yeryüzüne geldiğinde ve Hz.   Mehdi (a.s.) ortaya çıktığında, salih müminler bu mübarek insanların   destekçisi olacaklar ve sayıları ne kadar az olsa da, Kuran ahlakını tüm   yeryüzüne yerleşik kılacaklardır.</p>
<p><strong>BÖLÜM I</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;IN MÜCADELE DÖNEMLERİ</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.) Mücadelesine Kaç Yaşlarında Başlayacaktır?<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Mücadelesini Sürdüreceği Yerler<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın İstanbul Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’a Mekke’de Biat Edileceği Dönem<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Kudüs Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Roma Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mücadelesi Ne Zamana Kadar Sürecektir?<br />
<strong>BÖLÜM II</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) MÜCADELESİNDE, AKLIN İHTİYARİNİ KALDIRACAK   OLAĞANÜSTÜ ÖZELLİKLERLE DEĞİL; İMANI, AKLI, VİCDANI VE GÜZEL AHLAKI   VESİLESİYLE GALİP GELECEKTİR</strong><br />
<strong>BÖLÜM III</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) MÜCADELESİNİ, TARİHİN EN ZORLU DÖNEMİ OLAN ‘AHİR ZAMAN’IN ŞİDDETLİ ORTAMINDA YÜRÜTECEKTİR</strong><br />
Tarih Boyunca Her Dönemde, Tüm Elçilere ve Salih Müminlere  Karşı Amansız Bir Mücadele Yürütülmüştür<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Karşısındaki Negatif Güçler, Dönemin Ahir Zaman   Olması Sebebiyle, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a Karşı Tarihin En Çetin Mücadelesini   Vereceklerdir<br />
Ahir Zaman&#8217;daki Dinsizliğin Şiddeti Nedeniyle, Hz. Mehdi (a.s.) İlk Başlarda Fikri Mücadelesini Gizlice Sürdürecektir<br />
Yanında Çok Az Kişi Olup, Büyük Çoğunluğun Ona Karşı Olması, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mücadelesini Çok Daha Değerli Kılacaktır<br />
<strong>BÖLÜM IV</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)’IN, MÜCADELE YILLARINDA KARŞILAŞACAĞI ZORLUK VE İMTİHANLAR</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a Haksız ve Asılsız İftiralar Atılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Tebliğini Etkisiz Kılabilmek İçin Çeşitli Tuzaklar Kurulacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.), Çeşitli Baskı ve Eziyetlerle Karşılaşacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı Baskı Altına Almak, Durdurmak ve Engellemek İçin ‘Psikolojik Savaş Yöntemleri’ Kullanılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.) İzlenecek, Gözetlenecek ve Baskı Altına Alınmak İstenecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s)’a Çeşitli Suikastler Düzenlenecek ve Öldürülmekle Tehdit Edilecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s) Hayatının Çeşitli Dönemlerinde Hapsedilecektir<br />
Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)’ın hapsedilmesini Hz. Yusuf (a.s.)’a benzetmiştir<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Hem Eli Hem Ayağı Ayrı Ayrı Zincirlenecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s)’ın Boynuna Bakır Bir Levha Asılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.) ile Birlikte, Yardımcıları da Manevi Baskı ve Zulüm Görecektir<br />
<strong>BÖLÜM V</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)’A KARŞI MÜCADELE EDECEK OLAN NEGATİF GÜÇLER</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.), Ateizm, Materyalizm ve Darwinizm Gibi Dinsiz   Felsefeleri Savunan İnkarcı Zihniyeti Ortadan Kaldırmak İçin Fikri   Mücadele Yürütecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Deccal ile Olan Mücadelesi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın, Ahir Zaman Münafıklarıyla Olan Mücadelesi<br />
Bazı Sözde Fıkıh Alimleri ve Yobaz Hocalar Hz. Mehdi (a.s)’a Karşı Gelecek ve Ona Karşı Mücadele Edeceklerdir<br />
<strong>BÖLÜM VII</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) ÇOK KARARLI OLACAK; KARŞISINA ÇIKAN HİÇBİR ZORLUK ONU MÜCADELESİNDEN VAZGEÇİREMEYECEKTİR<br />
HZ. MEHDİ (A.S.) ALEYHİNDE YAPILAN TÜM FAALİYETLER, HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN GELİŞİNE VE YAPACAĞI ÇALIŞMALARA HİZMET ETMEKTEDİR</strong></p>
<p><em>22 Eylül 2010</em></p>
<p><em><br />
</em><br />
<img src="http://www.resimmax.com/data/media/26/www.resimmax.com_3D_resimler__boyutlu_resimler_3.JPG" alt="" width="600" height="613" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

