Bu’ için Arşiv

Hz. Mehdi (as)’ın gelişini gösteren yüzlerce alameti görmezlikten gelenler, Hz. Mehdi (as)’la birlikte meleklerin geldiğini görseler de inanmazlar

24 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Hz. Mehdi (as)’ın gelişini gösteren yüzlerce alameti görmezlikten gelenler, Hz. Mehdi (as)’la birlikte meleklerin geldiğini görseler de inanmazlar

R0092  Hz. Mehdi (as)ın gelişini gösteren yüzlerce alameti görmezlikten gelenler, Hz. Mehdi (as)la birlikte meleklerin geldiğini görseler de inanmazlarAhir zamanda neler yaşanacağı, hangi olayların gelişeceği, hangi durumların oluşacağı Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde hayranlık uyandırıcı bir detayla haber verilmiştir ve bu haberlerin her biri tek tek gerçekleşmiştir. Peygamberimiz (sav)’in bundan 1400 yıl önce haber verdiği olayların, tam tarif ettiği şekilde günümüzde gerçekleşiyor olması, Allah’ın Peygamberimiz (sav)’e lutfettiği bir mucizedir. Hicri 1400 yıl itibariyle, son 30 yıl içinde, Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği 150′den fazla olayın hepsi olmuş, yani Peygamberimiz (sav)’in 150′den fazla mucizesi, Allah’ın lütfuyla, gerçekleşmiştir.

Peygamber Efendimiz (sav)’in bu mucizelerini kısaca özetlemek gerekirse; tam Kendisinin söylediği şekilde Hicri 1400′in başlamasıyla birlikte Fırat’ın suyu kesilmiş; İran-Irak Savaşı yaşanmış; Kabe’de kanlı baskın olmuş; Ramazan Ayı’nda 15 gün arayla Ay ve Güneş tutulmaları olmuş; Afganistan işgal edilmiş; Irak işgal edilmiş; Bağdat alevlerle kuşatılmış; Halley Kuyruklu Yıldızı çıkmış; Irak’ın Kuveyt’i işgali sırasında  petrol kuyularının ateşe verilmesiyle Doğu’dan bir ateş görülmüş; 11 Eylül’de Amerika’daki ikiz kulelerin saldırıya uğramasıyla tozlu, dumanlı, karanlık bir fitne zuhur etmiş; Şam ve Mısır melikleri öldürülmüş; Azerbaycan işgal edilmiş; iki kuyruklu, diğer yıldızların ters yönünde hareket eden Lulin kuyruklu yıldızı görülmüş ve daha bu şekilde yüzlerce alamet tahakkuk etmiştir. Tüm bu yaşananlar ahir zamanda olduğumuzun, bu yüzyılda Hz. İsa (as)’ın yeniden dünyaya geleceğinin, Hz. Mehdi (as)’ın çağında yaşadığımızın delilidir.

Peygamberimiz (sav)’in 150′den fazla mucizesinin gerçekleşiyor olması bu kadar açık ve anlaşılırken, bazı kimseler bu durumu görmezlikten gelmekte, çok kutlu ve güzel bir dönemde yaşadığımızı fark edememektedir. Aslında bu da ahir zamanın harikalıklarından biridir ve son derece şaşırtıcı bir durumdur. Ancak bundan daha da şaşırtıcı olanı bazı kimselerin, Peygamberimiz (sav)’in 150′den fazla mucizesi ortadayken, daha başka mucizeler istemeleridir. NE VAR Kİ BU 150 MUCİZENİN GÖZLERİNİN ÖNÜNDE ARDARDA GERÇEKLEŞİYOR OLDUĞUNU GÖRMEDİKLERİ VE GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ GİBİ, ALLAH’IN GÖSTERCEĞİ BAŞKA HİÇBİR MUCİZEYİ DE GÖRMEYECEK VE ANLAMAYACAKLARDIR. 1400 yıldır ilk defa Fırat’ın suyunun kesilmesini, 1400 yıldır ilk defa Kabe’de kan akıtılmasını, 1400 yıldır ilk defa Ramazan’da Ay ve Güneş tutulmaları olmasını ve bu şekilde yüzden fazla olayın Hz. Mehdi (as)’ın zuhurunu müjdelediğini hiçbir bilgiye dayanmadan inkar eden insanlar, kendilerine hangi bilgi, hangi delil, hangi mucize getirilirse getirilsin gerçeği kabul etmeyeceklerdir.

Örneğin bazı kimseler hadislerde haber verilen müteşabih bilgileri cahilce yorumlayarak, Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde Hz. Mehdi (as)’ın başının üstünde insanların baktıklarında görecekleri şekilde bulut üstünde melekler bulunacağını ve sürekli Hz. Mehdi (as)’ı işaret ederek insanlara tanıtacağını söylemektedirler. Ancak bu kimselerin iddia ettikleri gibi bir melek gelse ve Hz. Mehdi (as)’ı işaret etse dahi, bunlar Hz. Mehdi (as)’ın çıktığını kabul etmeyecek, kendilerince mutlaka bir tevil, bir açıklama yapacaklardır. Şunu belirtmek gerekir ki, Hz. Mehdi (as)’ın yanında meleklerin bulunacağı ve bu meleklerin kendisine yardım edecekleri Peygamberimiz (sav)’in hadislerinden de açıkça anlaşılmaktadır. Ancak HZ. MEHDİ (AS)’IN YANINDAKİ MELEKLERİN GÖRÜNMESİ SADECE MANEVİ ALEMDE GERÇEKLEŞEN VE DOLAYISIYLA SADECE MELEKLERİN GÖREBİLECEĞİ BİR OLAY OLACAKTIR. (konuyla ilgili detaylı bilgi için bkz http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/14225)

İnsanların kendilerine bir elçi geldiğinde, inkarda direnmeleri nedeniyle, mucize görmek istemeleri Kuran’da bildirilen bir gerçektir. Hatta, ayetlerde haber verildiği üzere bu insanlar kendilerine melek gelmesini istemekte, ancak o zaman Peygamberin hak olduğuna inanacaklarını söylemektedirler:

Şimdi onların: “Ona bir hazine indirilmeli veya ONUNLA BİRLİKTE BİR MELEK GELMELİ DEĞİL MİYDİ?” demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir. (Hud Suresi, 12)

“Eğer doğruyu söylüyor isen, BİZLERE MELEKLERİ GETİRMELİ DEĞİL MİYDİN?” Hak olmaksızın Biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz. (Hicr Suresi, 7-8)

Ve derler ki: “ONA BİR MELEK İNDİRİLMELİ DEĞİL MİYDİ?” Eğer bir melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı. (En’am Suresi, 8)

Ancak Allah bu kimselerin kendilerine melekler gelse dahi inanmayacaklarını haber vermektedir:

Gerçek şu ki, BİZ ONLARA MELEKLER İNDİRSEYDİK, ONLARLA ÖLÜLER KONUŞSAYDI VE HERŞEYİ KARŞILARINA TOPLASAYDIK, -ALLAH’IN DİLEDİĞİ DIŞINDA- YİNE ONLAR İNANMAYACAKLARDI. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar. (En’am Suresi, 111)

Onlar, KENDİLERİNE MELEKLERİN GELMESİNİ Mİ, ya da Rabbinin gelmesini mi veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazılarının geleceği gün, daha önce iman etmemişse veya imanıyla bir hayır kazanmamışsa hiç kimseye imanı yarar sağlamaz. De ki: “Bekleyin, biz de şüphesiz beklemekteyiz.” (En’am Suresi, 158)

Hz. Mehdi (as) döneminde de, Hz. Mehdi (as)’ın İslam’ı Kuran ahlakının özüne ve Peygamberimiz (sav)’in sünnetine döndürmesi, dini bidatlardan, hurafelerden temizlemesi, dinsizliği fikren yerle bir etmesi, İslam alemini birleştirmesi, Kuran ahlakını yayması nedeniyle bir kısım insanlar “ONUNLA BİRLİKTE, BAŞININ ÜZERİNDE BİR MELEK GELMELİ DEĞİL MİYDİ?” diyeceklerdir. Ancak inanmak için mucize beklentisi içinde olan bu insanların unuttukları çok önemli bri gerçek vardır: NASIL Kİ İNSANLARIN İKİ YANINDA BULUNAN YAZICI MELEKLERİ DÜNYA HAYATINDA HİÇ KİMSE GÖREMİYORSA, PEYGAMBERİMİZ (SAV)’E SIK SIK VAHİY GETİREN CEBRAİL ALEYHİSSELAM İNSANLARA GÖRÜNMEDEN GELİYORSA, HZ. MEHDİ (AS)’IN YANINDA BULUNACAK OLAN CEBRAİL (AS), MİKAİL (AS), İSRAFİL (AS) VE DİĞER YARDIMCI 46.000 MELEK DE GÖRÜNMEYECEKLERDİR.

A0043  Hz. Mehdi (as)ın gelişini gösteren yüzlerce alameti görmezlikten gelenler, Hz. Mehdi (as)la birlikte meleklerin geldiğini görseler de inanmazlar

24 Ağustos 2010

Popularity: 25% [?]

İki Ulu’l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir

19 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

İki Ulu’l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir

Bazı kimseler Hz. Mehdi (as)’ın İmam Rabbani Hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelmesinin, İmam Rabbani’nin değerini azalatacağını düşünmekte ve Hz. Mehdi (as)’ın İmam Rabbani’den 1000 yıl sonra gelmesi gerektiğini iddia etmektedirler. Oysa Hz. Mehdi (as)’ın İmam Rabbani Hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelmesi, Rabbani Hazretlerinin değerini, kıymetini azaltacak bir husus değildir. Allah Peygamberimiz (sav)’i Ulu’l Azm bir peygamber olan Hz. İsa (as)’dan sadece 571 yıl sonra göndermiştir. Hz. İsa (as)’dan kısa bir süre sonra, yepyeni bir şeriat ve kitapla Hz. Muhammed (sav) gelmiştir. Yani iki Ulu’l Azm peygamber arasında 571 yıl vardır. Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani Hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir. Zaten bunu İmam Rabbani Hazretlerinin kendisi bizzat açıklamış, Hz. Mehdi (as)’ın Peygamberimiz (sav)’in vefatından 1000 sene geçtikten sonra geleceğini söylemiştir:

120 İki Ulul Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir

Bu ümmetin ahirliği, İKİNCİ BİNİN BAŞLAMASI ile başlar. YANİ RESULULLAH EFENDİMİZİN İRTİHALİNDEN (VEFATINDAN) İTİBAREN… Şeriatın teyid hasletleri, milleti tecdidi (Kuran’ın ahlakının tam olarak uygulanması ve islam aleminin yenilenmesi) BU İKİNCİ BİNDEDİR. BU DAVANIN DOĞRULUĞUNA ADİL ŞAHİD, İSA’NIN, MEHDİ’NİN BU BİN İÇİNDE (YANİ PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN VEFATINDAN SONRAKİ BİN YIL İÇİNDE) VAR OLUŞLARIDIR. (Mektubatı Rabbani, sf 261)
120 İki Ulul Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir

Burada İmam Rabbani çok açık ve sarih bir şekilde KENDİ VEFATINDAN SONRA DEĞİL, PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)’İN İRTİHALİNDEN YANİ VEFATINDAN SONRA demektedir.

İmam Rabbani Hazretleri’nin de söylediği gibi, İslam aleminin ahirliği (yani sonu) ikinci binin başlamasıyla başlar ve İmam Rabbani Hazretleri de, Hz. İsa (as) da, Hz. Mehdi (as) da Peygamberimiz (sav)’in vefatının ardından ikinci bin yıl içinde olacaklardır.

18 Ağustos 2010

Popularity: unranked [?]

Bediüzzaman Hazretleri Türkiye’nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir

12 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya

Bediüzzaman Hazretleri Türkiye’nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir

Said Özdemir Ağabey’in Bediüzzaman Hazretleri ile ilgili bir anısı:

“Ben ise Hicaz’a gitmek istediğimi söyleyince ‘Niye?’ diye sordu. ‘Efendim’ dedim, ‘memleketin halini görüyorsunuz. Gittikçe daha fenalaşacak. Orada olsam çocuklarım da kurtulur, ben de’ dedim.

“KARDEŞİM’, DEDİ, ‘BEN ORADA OLSAM BURAYA GELİRDİM. ALEM-İ İSLÂM KAPISININ KİLİDİ TÜRKİYE’DİR. BU KİLİT BU KAPIYI ÂLEM-İ İSLÂM ÜZERİNE AÇAR. KAT’İYEN BURADAN GİTMEK İÇİN İZİN YOK’ DEDİ.

(Necmettin Şahiner, Son Şahitler)

09 Ağustos 2010

Popularity: unranked [?]

33.Bediüzzaman ‘Mehdi’ Değildir Çünkü “Hz. Mehdi (a.s.) ‘Büyük Bir Maddi Kuvvet Ve Hakimiyet Sahibi’ Olacaktır. Bediüzzaman Böyle ‘Büyük Bir Maddi Kuvvet’ Ve ‘Dünya Çapında Böyle Bir Hakimiyet’ Sahibi Olmamıştır.

09 Ağustos 2010 Yazan Harun Yahya
33.Bediüzzaman 'Mehdi' Değildir Çünkü ed 33.Bediüzzaman Mehdi Değildir Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) Büyük Bir Maddi Kuvvet Ve Hakimiyet Sahibi Olacaktır. Bediüzzaman Böyle Büyük Bir Maddi Kuvvet Ve Dünya Çapında Böyle Bir Hakimiyet Sahibi Olmamıştır. …O zatın ikinci vazifesi, Şeriatı icra ve tatbik etmektir (İslam ahlakının esaslarını hayata geçirmektir). Birinci vazife, maddi kuvvetle değil, belki kuvvetli itikad ve ihlas ve sadakatle olduğu halde, BU İKİNCİ VAZİFE, GAYET BÜYÜK MADDİ BİR KUVVET VE HAKİMİYET LAZIM Kİ, O İKİNCİ VAZİFE TATBİK EDİLEBİLSİN (yerine getirebilsin). (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)

Bediüzzaman bu açıklamasında, Hz. Mehdi (a.s.)’ın, tüm dünyayı kapsayacak şekilde Kuran ahlakının gereklerini toplum içerisinde hayata geçirme vazifesinin ancak ‘BÜYÜK BİR MADDİ KUVVET VE HAKİMİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLEBİLECEĞİNİ’ belirtmiştir. Bu güce sahip olacak tek kişi Hz. Mehdi (a.s.)’dır. Maddi güç ve hakimiyetin olması diğer vazifelerin de yerine getirilmesine vesile olacaktır.

Peygamberimiz (sav)’in döneminden bu yana Müslümanlar arasında bir manevi liderin öncülüğünde böyle bir güç ve hakimiyet sağlanamamıştır. Bediüzzaman da yaşadığı süre içerisinde böyle bir güç ve hakimiyet sahibi olmamıştır. Tüm hayatını Kuran ahlakının tebliğine adamış, bu uğurda her türlü fedakarlığı göze almış, çok büyük bir hizmet vermiş ve ardında çok kıymetli eserler bırakmıştır. Ancak Bediüzzaman’ın bu fikri mücadelesi maddi bir kuvvet ve hakimiyet içerisinde değil; çok kısıtlı maddi şartlar altında ve benzersiz zorluklar içerisinde geçmiştir. Hem Bediüzzaman hem de talebeleri büyük hizmetlerini çok kısıtlı imkanlarla gerçekleştirmişlerdir. Tüm bu zorluklar, Bediüzzaman’ın şerefli mücadelesini daha daha değerli hale getirmiş; ve ihlasıyla, samimiyetiyle Müslümanlara önemli bir örnek teşkil etmiştir. Ancak bir yandan da, bizzat kendisinin de belirttiği gibi bu durum, Hz. Mehdi (a.s.)’ın elde edeceği “gayet büyük maddi kuvvet ve hakimiyet”in Bediüzzaman’ın hayatında söz konusu olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim Bediüzzaman da, kendisine Mehdilik yakıştırmasında bulunan kimselere ‘Mehdi’ olmadığını bu delili de öne sürerek açıklamaktadır.

Popularity: unranked [?]

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’NİN HZ. MEHDİ (A.S)’IN BU YÜZYILDA GELECEĞİNE DAİR BAZI SÖZLERİ

28 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya

Popularity: unranked [?]

Hz. Mehdi (a.s.)’nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır

27 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya
 
ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır
ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır Hz. Mehdi (a.s.)'nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır “Hz. Mehdi (a.s.)’nin yardımcılarının, Allah hakkında zerre kadar şüpheleri olmayacak ve Allah’ı nasıl tanımak gerekirse, o şekilde tanıyacaklar.”

(El-Beyan Fi-Akbarı Hz. Mehdi (a.s.) Ahir Zaman (a.s.), bölüm: 5; Mikyal el-Mekarim, cilt:1, sayfa:65)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerinin imanlarının derinliğinden bahsedilmektedir. Ahir Zamanda Hz. Mehdi (a.s.) dönemi öncesinde insanlar arasında Allah’ı inkar eden felsefeler geniş anlamda hakim olacaktır. Bu nedenle, gerçek anlamda Allah’a iman eden, Allah’ın sıfatlarını gerektiği gibi tanıyıp Allah’tan korkan kişiler çok az sayıda olacaktır. Mehdinin talebeleri ise hiçbir şüphe duymadan Allah’a karşı derin bir iman sahibi olacaklardır. Bu yönleri ile içinde bulundukları toplumda dikkat çekeceklerdir

Popularity: unranked [?]

Hz. Mehdi (a.s.)’nin Talebeleri Mehdi (a.s.)’nin Aldığı Kararlarda Hiç Zorluk Çıkarmayacaklardır

27 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya
 
ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Talebeleri Mehdi (a.s.)nin Aldığı Kararlarda Hiç Zorluk Çıkarmayacaklardır
ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Talebeleri Mehdi (a.s.)nin Aldığı Kararlarda Hiç Zorluk Çıkarmayacaklardır Hz. Mehdi (a.s.)'nin Talebeleri Mehdi (a.s.)'nin Aldığı Kararlarda Hiç Zorluk Çıkarmayacaklardır ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Talebeleri Mehdi (a.s.)nin Aldığı Kararlarda Hiç Zorluk Çıkarmayacaklardır “Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri, Hz. Mehdi (a.s.)’yi mücadelelerinde de destekleyecekler, isteklerini yerine getirecekler ve Hz. Mehdi (a.s.)’ye karşı bir kölenin efendisine karşı olduğundan daha itaatli ve boyun eğici olacaklar.” (Mikyal el-Mekarim, Cilt:1, sayfa: 65)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerinin, Hz. Mehdi (a.s.)’ye karşı teslimiyetlerine dikkat çekilmiştir. Talebeleri, Hz. Mehdi (a.s.)’nin aldığı kararları hiç sorgulamadan, itina ile uygulayacaklardır. Bu onların Allah’a imanlarındaki derinliğin ve samimiyetin de göstergesi olacaktır. Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)’ye karşı itaatli olmanın ayırt edici bir yön olarak anlatılmış olmasının nedeni, Hz. Mehdi (a.s.)’nin zaman zaman hikmeti hemen anlaşılmayan kararlar alacak olmasıdır. Samimi olarak iman edenler dışındaki insanlar için Hz. Mehdi (a.s.)’nin kararlarını sorgulamadan yerine getirmek, zorlayıcı bir imtihan olabilir. Hz. Mehdi (a.s.)’nin bu kararlarında, talebeleri hiç zorluk çıkarmayacak, itaatli ve boyun eğici tavır göstereceklerdir.

Popularity: unranked [?]

Hz. Mehdi (a.s.) İnsanların Gözünden İki kez Kaybolacaktır

20 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya
ed Hz. Mehdi (a.s.) İnsanların Gözünden İki kez Kaybolacaktır Hz. Mehdi (a.s.) İnsanların Gözünden İki kez Kaybolacaktır ed Hz. Mehdi (a.s.) İnsanların Gözünden İki kez Kaybolacaktır Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde Hz. Mehdi’nin mücadelesine başladığı ilk dönemlerde ‘iki kez ortadan kaybolacağı’ haber verilmiştir.

“Ebu Abdullah Hüseyin bin Ali aleyhi’s-selâm’dan şöyle buyurduğu rivayet edilir:

Bu işi yapacak olanın (yani Mehdi’nin) iki gaybeti (kayboluşu, görünmemesi) vardır. Bu iki gaybetin biri o kadar uzayacak ki, bazıları: ‘O öldü’, bazıları da: ‘O gitti’ diyeceklerdir. Ne onu sevenler, ne de başkaları onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok yakın hizmetçisi onun yerini bilir.”"

( el-Saa Fi Eşrat-is Saa, s. 93 Mısır bas.)

Popularity: unranked [?]

Bediüzzaman ‘Mehdi’ değildir çünkü Bediüzzaman, ‘Hz. Mehdi (a.s.)’ın ‘kendisinden ‘sonra’ gelecek bir şahıs olacağını’ ifade etmiştir.

13 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya

Bediüzzaman ‘Mehdi’ değildir çünkü Bediüzzaman, ‘Hz. Mehdi (a.s.)’ın ‘kendisinden ‘sonra’ gelecek bir şahıs olacağını’ ifade etmiştir.

… Bu hakikatten anlaşılıyor ki; SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT RİSALE-İ NUR’U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK (yazma ve dağıtma yoluyla yayacak ve uygulayacak). (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9-11) (Beyanat ve Tenvirler, s. 310)

Bediüzzaman Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı risalesini Miladi 1928 yılında kaleme almıştır. Bediüzzaman buradaki “SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT…” sözüyle Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişi için Peygamberimiz (sav)’in hadisleri doğrultusunda yine bir zaman belirtmiş ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın Bediüzzaman’ın o an yaşadığı tarihlerde değil,ondan daha “İLERİDEKİ BİR VAKİTTE” yani “KENDİSİNDEN SONRAKİ BİR TARİHTE” geleceğini ifade etmiştir. Bu açıklamaya göre Hz. Mehdi (a.s.) Bediüzzaman’dan sonra gelecek ve onun hazırlamış olduğu Risaleleri, bu eserlerin asıl sahibi olarak neşr ve tatbik edecektir.

36 Bediüzzaman Mehdi değildir çünkü Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)ın kendisinden ‘sonra gelecek bir şahıs olacağını ifade etmiştir.

06 Temmuz 2010

Popularity: unranked [?]

Bediüzzaman ‘Mehdi’ değildir çünkü Bediüzzaman, ‘Hz. Mehdi (a.s.)’ın cemalinin kendisinden ‘yüz sene sonra’ görüleceğini’ ifade etmiştir.

13 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya

Bediüzzaman ‘Mehdi’ değildir çünkü Bediüzzaman, ‘Hz. Mehdi (a.s.)’ın cemalinin kendisinden ‘yüz sene sonra’ görüleceğini’ ifade etmiştir.

“Eğer siz tembel kalıp da onun yolunu yapmazsanız, tembellik etseniz, YÜZ SENE SONRA TAMAMEN CEMÂLİNİ GÖRECEKSİNİZ. Zira sizinle sizinle İstanbul arasındaki mesafe bir aylıktır...” (Beyanat ve Tenvirler, s. 75-76)

Bediüzzaman bu ifadesini Miladi 1910-1911 tarihinde kaleme almıştır. Bu tarihten 100 sene sonrası ise Miladi 2010-2011 yıllarına denk gelmektedir. Bediüzzaman Müslüman aleminin ancak bu dönemde Hz. Mehdi (a.s.)’ın cemalini yani yüzünü görüp bu mubarek şahsı tanıyacaklarını bildirmiştir.

Bediüzzaman bu sözündeki “… Zira sizinle sizinle İstanbul arasındaki mesafe bir aylıktır…” sözleriyle aynı zamanda da Hz. Mehdi (a.s.)’ın İstanbul’da olacağına dikkat çekmiştir.

Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ortaya çıkışı ile ilgili olarak burada vermiş olduğu tarih ile bir kez daha kendisinin ‘Mehdi’ olmadığını ispatlamıştır.

3po305099jwjh8 Bediüzzaman Mehdi değildir çünkü Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)ın cemalinin kendisinden yüz sene sonra görüleceğini ifade etmiştir.

06 Temmuz 2010

Popularity: unranked [?]

GÜNÜN VİDEOSU

Harun Yahya (Adnan Oktar) Mehdi Oldugunu İddaa Etmişmidir?

DEVAMINI BURDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.