<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Buna</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/buna/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2010 12:31:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Helal]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar
Peygamber  Efendimiz (sav)’in ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar</h3>
<p>Peygamber  Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiğine göre Ahir  Zaman, ahlaki  dejenerasyonun, açlık ve yokluğun ciddi boyutlara  ulaştığı, anarşi,  terör, kargaşa ve çatışmalar nedeniyle insanlığın  hayatını korku ve  tedirginlik içinde yaşadığı bir dönemdir.</p>
<p>Dünya çapında cinayetlerin, intiharların ve katliamların alabildiğine   arttığı, sahtekarlığın, dolandırıcılığın, adaletsizliğin hüküm sürdüğü   bir zamandır.</p>
<p>Ahir Zaman&#8217;da tüm haramlar helal sayılacak, dünya çapında her türlü   sapkınlık açıkça uygulanacaktır. İnsanlar Kuran ahlakından olabildiğince   uzaklaşacak, bunun sonucunda da sevgisizliğin, acımasızlığın ve   bencilliğin hakim olduğu bir dünya oluşacaktır.</p>
<p>Allah açıkça inkar edilecek (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) ve insanları  Allah  inancından uzaklaştırabilmek için, ateizm, materyalizm ve  Darwinizm gibi  sapkın ideolojiler, sözde bilimselmiş gibi gösterilerek   yaygınlaştıracaktır. Dünyada iman eden insanlar çok az sayıda olacak ve   inançlarından dolayı da büyük bir zulüm, baskı ve eziyete maruz   kalacaklardır.</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.) böyle zorlu bir zamanda ortaya çıkacak ve fikri   mücadelesini böyle bir ortamda sürdürecektir. Ahir Zaman&#8217;ın bu çetin   şartlarında, Hz. Mehdi (a.s.) da, geçmişte gönderilen tüm peygamberler   gibi iftiralara uğrayacak, çeşitli zorluk ve sıkıntılarla imtihan   edilecek, inkar edenlerin kurdukları tuzaklara göğüs gerecektir.<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu mücadelesini diğer peygamberlerin dönemlerinden   farklı kılan ise, Ahir Zaman&#8217;da dejenerasyonun ve dinsizliğin, tarihte   hiç olmadığı kadar yaygın olması ve tüm dünya çapında yaşanmasıdır.   Ancak buna rağmen, inkar edenlerin çirkin ve küfür dolu sistemi, tüm   dünya çapında Allah’ın izniyle yenilgiye uğrayacaktır. Dünyadaki ahlaki   bozulma her ne kadar geniş çapta ve dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)   karşısındaki baskısı ne kadar şiddetli olsa da, -Allah&#8217;ın izniyle-   hiçbir şey Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın hak mücadelesini kazanmasına engel   olamayacaktır.</p>
<p>Ahir Zaman&#8217;ın iki mübarek ve değerli şahsı Hz. İsa (a.s.) ve Hz.  Mehdi  (a.s.), Allah’ın izniyle bu sapkın zihniyeti tamamen ortadan  kaldıracak  ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim edilmesine vesile  olacaklardır.  Allah’ın izniyle Rabbimiz&#8217;in bu güzel vaadi, içinde  bulunduğumuz bu  yüzyılda gerçekleşecektir.</p>
<p>Allah Kuran’ın, <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.” (Nisa Suresi, 141) </strong>ayetiyle, müminlere kurulan tuzakların, yapılan baskıların asla başarıya ulaşmayacağını bildirmiştir.</p>
<p>Allah’ın izniyle, Hz. İsa (a.s.) yeniden yeryüzüne geldiğinde ve Hz.   Mehdi (a.s.) ortaya çıktığında, salih müminler bu mübarek insanların   destekçisi olacaklar ve sayıları ne kadar az olsa da, Kuran ahlakını tüm   yeryüzüne yerleşik kılacaklardır.</p>
<p><strong>BÖLÜM I</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;IN MÜCADELE DÖNEMLERİ</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.) Mücadelesine Kaç Yaşlarında Başlayacaktır?<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Mücadelesini Sürdüreceği Yerler<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın İstanbul Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’a Mekke’de Biat Edileceği Dönem<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Kudüs Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Roma Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mücadelesi Ne Zamana Kadar Sürecektir?<br />
<strong>BÖLÜM II</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) MÜCADELESİNDE, AKLIN İHTİYARİNİ KALDIRACAK   OLAĞANÜSTÜ ÖZELLİKLERLE DEĞİL; İMANI, AKLI, VİCDANI VE GÜZEL AHLAKI   VESİLESİYLE GALİP GELECEKTİR</strong><br />
<strong>BÖLÜM III</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) MÜCADELESİNİ, TARİHİN EN ZORLU DÖNEMİ OLAN ‘AHİR ZAMAN’IN ŞİDDETLİ ORTAMINDA YÜRÜTECEKTİR</strong><br />
Tarih Boyunca Her Dönemde, Tüm Elçilere ve Salih Müminlere  Karşı Amansız Bir Mücadele Yürütülmüştür<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Karşısındaki Negatif Güçler, Dönemin Ahir Zaman   Olması Sebebiyle, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a Karşı Tarihin En Çetin Mücadelesini   Vereceklerdir<br />
Ahir Zaman&#8217;daki Dinsizliğin Şiddeti Nedeniyle, Hz. Mehdi (a.s.) İlk Başlarda Fikri Mücadelesini Gizlice Sürdürecektir<br />
Yanında Çok Az Kişi Olup, Büyük Çoğunluğun Ona Karşı Olması, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mücadelesini Çok Daha Değerli Kılacaktır<br />
<strong>BÖLÜM IV</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)’IN, MÜCADELE YILLARINDA KARŞILAŞACAĞI ZORLUK VE İMTİHANLAR</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a Haksız ve Asılsız İftiralar Atılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Tebliğini Etkisiz Kılabilmek İçin Çeşitli Tuzaklar Kurulacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.), Çeşitli Baskı ve Eziyetlerle Karşılaşacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı Baskı Altına Almak, Durdurmak ve Engellemek İçin ‘Psikolojik Savaş Yöntemleri’ Kullanılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.) İzlenecek, Gözetlenecek ve Baskı Altına Alınmak İstenecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s)’a Çeşitli Suikastler Düzenlenecek ve Öldürülmekle Tehdit Edilecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s) Hayatının Çeşitli Dönemlerinde Hapsedilecektir<br />
Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)’ın hapsedilmesini Hz. Yusuf (a.s.)’a benzetmiştir<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Hem Eli Hem Ayağı Ayrı Ayrı Zincirlenecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s)’ın Boynuna Bakır Bir Levha Asılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.) ile Birlikte, Yardımcıları da Manevi Baskı ve Zulüm Görecektir<br />
<strong>BÖLÜM V</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)’A KARŞI MÜCADELE EDECEK OLAN NEGATİF GÜÇLER</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.), Ateizm, Materyalizm ve Darwinizm Gibi Dinsiz   Felsefeleri Savunan İnkarcı Zihniyeti Ortadan Kaldırmak İçin Fikri   Mücadele Yürütecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Deccal ile Olan Mücadelesi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın, Ahir Zaman Münafıklarıyla Olan Mücadelesi<br />
Bazı Sözde Fıkıh Alimleri ve Yobaz Hocalar Hz. Mehdi (a.s)’a Karşı Gelecek ve Ona Karşı Mücadele Edeceklerdir<br />
<strong>BÖLÜM VII</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) ÇOK KARARLI OLACAK; KARŞISINA ÇIKAN HİÇBİR ZORLUK ONU MÜCADELESİNDEN VAZGEÇİREMEYECEKTİR<br />
HZ. MEHDİ (A.S.) ALEYHİNDE YAPILAN TÜM FAALİYETLER, HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN GELİŞİNE VE YAPACAĞI ÇALIŞMALARA HİZMET ETMEKTEDİR</strong></p>
<p><em>22 Eylül 2010</em></p>
<p><em><br />
</em><br />
<img src="http://www.resimmax.com/data/media/26/www.resimmax.com_3D_resimler__boyutlu_resimler_3.JPG" alt="" width="600" height="613" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>IRAK SAVAŞI HZ MEHDİNİN GELİŞ ALAMETİMİ?</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/irak-savasi-hz-mehdinin-gelis-alametimi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/irak-savasi-hz-mehdinin-gelis-alametimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 09:25:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Birlik]]></category>
		<category><![CDATA[Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Efal]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Parasi]]></category>
		<category><![CDATA[Verin]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;ORDUNUN KAYBOLUŞU&#8221;
&#8220;Mehdi&#8217;nin beş alameti bulunur.  Bunlar    ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;ORDUNUN KAYBOLUŞU&#8221;</span></p>
<p><em>&#8220;Mehdi&#8217;nin beş alameti bulunur.  Bunlar                    Süfyani, Yemani, samadan bir sayha, <span style="text-decoration: underline;">Beyda&#8217;da bir  ordunun                    batışı</span> ve günahsız insanların öldürülmesidir.&#8221;<br />
(Naim Bin Hammad)</em></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/irak1.jpg" alt="" width="448" height="406" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;IRAKLILARIN PARASI  KALMAYACAK&#8221;</span></p>
<p><em>&#8220;<span style="text-decoration: underline;">Iraklıların</span> elinde  ölçecekleri                    bir tartı aleti ve <span style="text-decoration: underline;">alış-veriş yapabilecekleri bir  para hemen                    hemen kalmayacak</span>.&#8221;<br />
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf.  45 El                    Muttaki)</em></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="462"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/irak2a.jpg" alt="" width="450" height="262" /><br />
<img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/irak2b.jpg" alt="" width="450" height="232" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;BAĞDAT ALEVLERLE YOK EDİLİR&#8221;</span></p>
<p><em>Ahir zamanda <span style="text-decoration: underline;">Bağdat alevlerle  yok edilir&#8230;</span><br />
</em><em>(Risaletül Huruc ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177,  Kayıt 854)</em></p>
<table border="1" width="358" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="450" height="462">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/irak3a.jpg" alt="" width="358" height="215" /><br />
<img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/irak3b.jpg" alt="" width="358" height="268" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em><br />
</em><span style="text-decoration: underline;">&#8220;BATILI GÜÇLER VE TÜRKİYE&#8221;</span></p>
<p><em>&#8220;Müslümanlarla Rumlar arasında sulh  anlaşması                    olacak. Sonra onlar, Müslümanların düşmanlarıyla  savaşacaklar,                    mağlup edip ellerinden mallarını aldıkları zaman o  malları Müslümanlarla                    aralarında paylaşacaklar. Aradan bir müddet geçtikten  sonra                    Müslümanlarla birlik olup Faris&#8217;i ele geçirecekler.  Bir çok                    ganimetlerle birlikte insanlardan esirler alacaklar ve  Müslümanlara:</em></p>
<p>-Biz size vediğimiz gibi, şimdi siz de  bize ganimetlerden                    birşeyler verin! Diyecekler. Müslümanlar ellerindekini  onlarla                    paylaşacaklar, sonra Rumlar:</p>
<p>-<em><span style="text-decoration: underline;">Kendi çocuklarınızdan da verin  bize</span>! </em>Deyince müslümanlar buna razı olmayacaklar. BUNUN  ÜZERİNE                    KOSTANTİNİYE (İSTANBUL) SAHİBİNE GELİP:</p>
<p><em>-Araplar bize ihanet ettiler, biz  sayıca ve                    kuvvetce onlardan fazlayız, müsaade et de savaşalım  diyecekler.                    Kralları:</em></p>
<p><em>-Siz ne kadar çok olursanız olun,  Arapları                    yenemezsiniz! Diyecek. Sonra Romayı elinde tutan krala  başvuracaklar.                    O, bunların teklifini kabul edip, seksen sancakla -her  sancağın                    altında on iki bin kişi bulunacak- DENIZ YOLUYLA bir  ordu gönderecek                    ve şu tenbihi yapacak:</em></p>
<p><em>Şam sahiline ulaştığının zaman  gemilerinizi                    yakın, kendiniz bizzat onlarla savaşın.</em></p>
<p><em>Onlar tam teçhizat Şam&#8217;a gelecekler  ve Şam&#8217;ı                    deniz ve kara olarak tam manasıyla ellerine  geçirecekler. Kudüs&#8217;ü                    tahrip edecekler&#8230;.. (Naim Bin Hammad)</em></p>
<p><em><br />
</em><br />
<span style="text-decoration: underline;">&#8220;ARAP VE RUM (BATI) İTTİFAKI&#8221;</span></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">Arap ve Rum kralları biraraya  geldiklerinde                    çok</span><br />
şiddetli bir savaş yaşanacaktır.<br />
(Risaletül Huruc ül Mehdi, s. 38 )</em></p>
<p><em><br />
</em><span style="text-decoration: underline;">&#8220;IRAK VE ŞAM&#8217;A AMBARGO&#8221;</span></p>
<p><em>Ebu Nadre (R.A.) dedi ki; Cabir  (R.A.)&#8217;ın                    yanında idik, şöyle dedi: &#8220;<span style="text-decoration: underline;">Öyle bir zaman  yaklaşıyor ki,                    Irak ahalisine bir kafiz (kile),<br />
bir dirhem sevk olunmayacak</span>&#8220;.<br />
Dedik ki &#8220;bu kimden dolayı olur&#8221;. Dedi ki: &#8220;Acemler  (Arab&#8217;ın                    gayrısı) bunu men&#8217; ederler.&#8221; Sonra dedi: &#8220;<span style="text-decoration: underline;">Şam  ahalisine bir                    dinar, bir müdy (kile) sevk olunmayacak</span>&#8220;. &#8220;Bu  kimden dolayı                    olur&#8221; dedik.<br />
&#8220;Rumlar&#8217;dan dolayı&#8221; dedi.<br />
(Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni)</em></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="351"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/234.jpg" alt="" width="450" height="347" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;"><br />
&#8220;IRAK YENİDEN YAPILANIR&#8221;</span></p>
<p><em>&#8220;İnsanların en şerlileri Irak&#8217;a  saldırmadıkça                    kıyamet kopmaz.Ve ıraktaki masum insanlar Şam&#8217;a doğru  sığınma                    yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, <span style="text-decoration: underline;">Irak da  yeniden yapılanır</span>.&#8221;                    .&#8221;<br />
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf.  254, El                    Muttaki)</em></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="462"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/235A.jpg" alt="" width="449" height="212" /><br />
<img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/235B.jpg" alt="" width="449" height="242" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;IRAK HALKI ŞAM&#8217;A, KUZEY&#8217;E KAÇAR&#8221;</span></p>
<p><em>Şerli kişiler Irak&#8217;a  saldırmadıkça kıyamet                    kopmaz.<br />
(işte o zaman) <span style="text-decoration: underline;">Masum ve temiz Irak halkı Şam&#8217;a  kaçar</span>.<br />
(Risaletül Huruc ül Mehdi&#8230; sf. 210)</em></p>
<table border="1" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/236a.jpg" alt="" width="300" height="209" /><br />
<img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/236b.jpg" alt="" width="300" height="189" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&#8220;ŞAM&#8217;DA FİTNELER&#8221;</p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">Şam&#8217;da fitneler</span> bir  taraftan sakinleştikçe,                    diğer bir taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir  melek &#8220;Mehdi                    emirinizdir. Mehdi Halifenizdir&#8221; demedikçe de fitneler  bitmez.<br />
(Risaletül Huruc ül Mehdi&#8230; s. 63)</em></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/237.jpg" alt="" width="446" height="308" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;ŞAM, IRAK, ARABİSTAN&#8221;</span></p>
<p><em>&#8220;Resulullah (s.a.v) şöyle  buyurmuştur:                    &#8230;Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse,  sığınabileceği                    bir makan bulamayacaktır. <span style="text-decoration: underline;">Bu belalar Şam&#8217;ın  etrafında dolanacak,                    Irak&#8217;ın üzerine çökecek. Arabistan yarımadasının elini  ve ayağını                    bağlayacaktır</span>. İslam ümmeti orada belalara karşı  bozkırlarda                    savaşacaklar. Hiçbir kimse, onların haline acıyıp;  vah! vah!                    bile demeyecek. Onlar belayı bir taraftan defetmeye  çalışırlarken,                    diğer taraftan o yine ortaya çıkacaktır.&#8221;<br />
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 s.  38-39 El                    Muttaki)</em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8230;belalar Şam&#8217;ın etrafında  dolanacak,</span></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/237a.jpg" alt="" width="447" height="166" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8230;Irak&#8217;ın üzerine çökecek,</span></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/237b.jpg" alt="" width="450" height="130" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8230;Irak&#8217;ın üzerine çökecek,</span></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/237c.jpg" alt="" width="450" height="142" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;FIRAT İLE DİCLE ARASINDA, BÜYÜK  SAVAŞ OLACAK&#8221;</span></p>
<p><em>&#8220;<span style="text-decoration: underline;">Fırat ile Dicle arasında</span> Zevra                    denen bir şehir olacak. Orada büyük bir savaş olacak.  Kadınlar                    esir edilecek, <span style="text-decoration: underline;">erkekler ise,<br />
koyun kesilir gibi boğazlanacak</span>.&#8221;<br />
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf.  38 El                    Muttaki)</em></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="492"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/238a.jpg" alt="" width="449" height="255" /><br />
<img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/238b.jpg" alt="" width="449" height="229" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;IRAK&#8217;IN ÜÇE BÖLÜNECEĞİ&#8221;</span></p>
<p><em>Resulullah (s.a.v.)in  bildirdiğine göre,                    <span style="text-decoration: underline;">Irak halkı üç fırkaya ayrılır</span>. Bir kısmı <span style="text-decoration: underline;">çapulculara</span> katılır. Bir kısmı <span style="text-decoration: underline;">ailelerini geride bırakıp  kaçarlar</span>.<br />
Bir kısmı <span style="text-decoration: underline;">savaşır ve öldürülürler</span>.<br />
Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın.<br />
(Fera İdu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi  El-Muntazar)&#8221; </em></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">Küfe halkı üç kısma ayrılacak</span>:  Bir                    kısmı, Süfyani&#8217;nin ordusuna katılacak. Onlar, Cenab-ı  Hakk&#8217;ın                    yarattığı en kötü insanlardır. Bir kısmı onlarla  savaşacak onlar                    Cenab-ı Hakkın şerefli kullarıdır. Bir kısmı da  yağmacılara                    katılacak, onlar günahkarlardır.<br />
(En-Necmu&#8217;s Sakıb Fi BeyanıEnne&#8217;l Mehdi Min Evladı Ali  B.Ebi                    Talib)</em></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;"><br />
Bir kısmı çapulculara kalır</span></em></p>
<table border="1" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/240a.jpg" alt="" width="446" height="173" /><br />
<img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/240b.jpg" alt="" width="446" height="292" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em><span style="text-decoration: underline;"><br />
Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar</span>.</em></p>
<table border="1" width="424" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/241a.jpg" alt="" width="424" height="284" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">Bir kısmı savaşır ve  öldürülürler</span>.</em></p>
<table border="1" width="424" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="282">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/241b.jpg" alt="" width="416" height="278" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;MASUM ÇOCUKLARIN  ÖLDÜRÜLMESİ&#8221; </span></p>
<p><em>&#8220;…Muhammed ümmetinden masum bir  çocuk </em><em>öldürüldüğünde,                    gökten bir melek &#8216;hak onda (Mehdi&#8217;de) </em><em>ve onun  yanında                    olandadır&#8217; diye haykırır.<br />
</em><em>(Sabban isafur Ragibin s.154)</em></p>
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/res/242.jpg" alt="" width="300" height="295" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/irak-savasi-hz-mehdinin-gelis-alametimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin çıkışından önce büyük bir olay meydana gelecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-nin-cikisindan-once-buyuk-bir-olay-meydana-gelecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-nin-cikisindan-once-buyuk-bir-olay-meydana-gelecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 16:41:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Akan]]></category>
		<category><![CDATA[Angi]]></category>
		<category><![CDATA[Asfalt]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Medine]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Siyah]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim]]></category>
		<category><![CDATA[Ummet]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Zemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin çıkışından önce büyük bir olay meydana  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin çıkışından önce büyük bir olay meydana  gelecektir</strong></h2>
<table style="height: 138px;" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;<strong>(1)</strong> Hz.  Mehdi (as) çıkmadan önce <strong>(2)</strong> medinede <strong>(3)</strong> simsiyah taşların bile <strong>(4)</strong> kan içinde kaybolacağı <strong>(5)</strong> büyük bir vak&#8217;a olacaktır. Bu olayda bir kadının öldürülmesi <strong>(6)</strong> bir kamçının sallanması kadar kolay olacaktır. Ve bu olay 2 km kadar  yayılacaktır. &#8221;</p>
<p>(EI-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-iI Muntazar, 41) </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/kanli1mayis.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" width="299" height="204" align="left" /><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>(1) Hz. Mehdi  (as) çıkmadan önce &#8230;</strong> Hadis-i şerifin böyle başlaması bu  olayın aynı zamanda Hz. Mehdi (as)&#8217;nin çıkış öncesi alametlerinden  olduğu</span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">nu gösteriyor. Hz. Mehdi  (as)&#8217;nin çıkış zamanı hadis-i şerifler ve büyük İslam alimlerinin  izahlarına göre Hicri 1400 (Miladi 1979-80) yılı başlarındadır. Hadiste  geçen &#8220;Hz. Mehdi (as) çıkmadan önce&#8221; ifadesi, Hz. Mehdi (as)&#8217;in ortaya  çıkışından kısa bir süre önce bu büyük olayın olacağına işaret  etmektedir. Kanlı <strong>1 Mayıs olayları, 1977</strong> yılında  meydana gelmiştir.<br />
</span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><br />
(2) .</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8230; Medinede</strong> &#8230; Arapça&#8217;da Medine kelimesi aynı zamanda büyük şehir karşılığında da  kullanılmaktadır. Aşağıdaki hadis buna örnektir. </span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. İbni</span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Am</span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">r&#8217;dan rivayet edilmiştir. Resulullah (sav)  buyurdu ki:<br />
Ey Ummet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz&#8230; Altıncısı  da medinenin fethi.<br />
Denildi ki: H</span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">angi medine? Buyurdu  ki: Kostantiniyye. (İstanbul)<br />
(Bu İstanbul&#8217;un Hz. Mehdi (as) tarafından yapılacak manevi fethidir.)<br />
(Kıyamet Alametleri, s. 204  Ramuz EI Ehadis 1/296)</span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/1mayis77.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" width="470" height="320" align="right" /></span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<strong>(3) &#8230; Simsiyah taşların bile kan içinde kaybolacağı</strong> &#8230; Hadis-i şerifin bu kısmında da kanlı hadisenin üzerinde cereyan  edeceği zemin yüzeyi tarif edilmektedir. Siyah taş, yani asfalt yol  üzerinde kanlı bir olay olacağına işaret edilmektedir.<br />
- 1 Mayıs Taksim olayında 34 ölü ve 200 kişinin yaralanmasından akan  kanlar, siyah taşlar </span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(yani asfalt  yol) üzerine dökülmüş ve bu kanlar caddeye yayılmıştır.<br />
Asfalt yol: Ufak çakıl taşlarının asfalt maddesi ile karıştırılmasından  oluşur.<br />
Bu karışım yola döküldüğünde yekpare siyah taş halini almaktadır. </span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<strong> (4) &#8230; kan içinde kaybolacağı</strong> &#8230; Çatışmalar  neticesinde akan kan, bazı kısımlarda asfaltı bir örtü gibi örtmüş ve  asfalt yer yer görülmez hale gelmiştir.</p>
<p><strong>(5) &#8230; büyük bir vak&#8217;a olacaktır &#8230; </strong><br />
1 Mayıs Taksim hadisesi anarşi döneminde çok sayıda insanın katledildiği  ve çok fazla kanın akıtıldığı büyük bir hadisedir.</p>
<p><strong>(6) &#8230; Bir kamçının sallanması kadar kolay olacaktır </strong>&#8230;  Burada bir benzetme yapılarak öldürmenin pek kolayca işleneceğine  dikkat çekiliyor. Nasıl bir kamçı, basit el hareketleriyle her tarafa  doğru kolaylıkla sallanabiliyorsa, aynı kolaylıkla kamçı gibi  kabzasından tutulan ve her tarafa yönetilebilen tabanca da sadece  tetiğinin çekilmesiyle hedefteki şahsı öldürebilir. </span></p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/1mayis77_2.jpg" alt="" width="470" height="320" /></p>
<h3>Büyük Bir Olayın Meydana Gelmesi</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli  Gazete, 1 Mayıs 1977</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/1may77_milli4577.jpg" alt="" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 3 Mayıs  1977</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/1mayis77_milli3577.jpg" alt="" width="500" height="471" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete. 2 Mayıs  1977</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/1mayis77_millig2577.jpg" alt="" width="500" height="487" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 3 Mayıs  1977</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/1mayis2_milli3577.jpg" alt="" width="500" height="646" /></div>
</div>
</div>
</div>
<p><em>22 Mayıs 2009</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-nin-cikisindan-once-buyuk-bir-olay-meydana-gelecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fırat&#8217;ın Suyunun Kesilmesi &gt;&gt;&gt;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/firatin-suyunun-kesilmesi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/firatin-suyunun-kesilmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 08:02:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Baraj]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[FıRat Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sol]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[Fırat&#8217;ın Suyunun Kesilmesi
Fırat Nehri&#8217;nin suyunun kesilip  durdurulması   ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fırat&#8217;ın Suyunun Kesilmesi</p>
<p>Fırat Nehri&#8217;nin suyunun kesilip  durdurulması                                        da Mehdi&#8217;nin çıkış  alametlerindendir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Fırat                                              Nehri&#8217;nin suyu çekilerek  altın hazinesini                                              açıklaması zamanı  yaklaşıyor. Her                                              kim, o zaman orada bulunursa  o hazineden                                              bir şey almasın.<br />
( Riyazü&#8217;s Salihin, 3/332)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Diğer hadislerde bu olayın  ayrıntılarıyla                                        ilgili önemli bilgiler  verilmektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Resulullah:                                              Fırat Nehri altın bir dağ  üzerinden                                              açılmadıkça kıyamet  kopmayacaktır.                                              İnsanlar onun için harb  edecek ve                                              her yüz kişiden doksan  dokuzu öldürülecek,                                              onlardan her adam, keşke  kurtulan                                              ben olsaydım, diyecektir  buyurmuşlar.<br />
(Sahih-i Müslim, 11/320)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Resulullah                                              şöyle buyurdu: Yakında Fırat  Nehri                                              altın hazinesini açığa  çıkarır, kim                                              buna hazır bulunursa, ondan  bir şey                                              almasın.<br />
(Kitab-ül Burhan Fi  Alameti-il Mehdiyy-il                                              Ahir Zaman, s. 28)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>(Resulullah:)                                              &#8220;Fırat Nehri bir altın  dağını açığa                                              çıkarır&#8221; dedi.<br />
(Sünen-i Ebu Davud, 5/116)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Fırat Nehri&#8217;nin                                        suyunun durdurulması ve altın  değerinde                                        bir hazinenin ortaya çıkması pek  çok büyük                                        hadis kitabında yer almaktadır.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="282">
<div><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/a5.jpg" alt="" width="600" height="260" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="500" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>Keban                                                    Barajı&#8217;nın inşa  edilmesiyle                                                    Fırat Nehri&#8217;nin suyu  durdurulmuştur.<br />
(üst, sol resim)  Hürriyet, 4                                                    Kasım 1973</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Şimdi yukarıda yer verdiğimiz  hadislerde                                        geçen bu konuyla ilgili önemli  ifadeleri                                        tek tek ele alarak inceleyelim:</p>
<p>Resulullah buyurdu  ki: (1)                                        Fırat Nehri&#8217;nin suyu çekilip (2)  altından                                        bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet  kopmaz&#8230;                                        (Riyazü&#8217;s Salihin, 3/332)</p>
<p>(1) Fırat Nehri&#8217;nin  suyunun                                        çekilip&#8230;</p>
<p>Suyuti&#8217;nin kitabında bu hadis  &#8220;suyun durdurulması&#8221;                                        olarak geçmektedir. Gerçekten de  Keban Barajı,                                        Fırat Nehri&#8217;nin suyunu durdurarak  kesmiştir.</p>
<p>(2) &#8220;Altın&#8221;dan bir  dağ meydana                                        çıkmadıkça&#8230;</p>
<p>Yapılan baraj sayesinde;  elektriğin üretilmesi,                                        toplanan suyun arazide  kullanılarak toprağın                                        veriminin artması ve ulaşım  kolaylığının                                        sağlanması gibi sebeplerle,  buradaki topraklar                                        &#8220;altın&#8221; gibi kıymetli hale  gelmiştir.</p>
<p>Keban barajı ve Fırat Nehri  üzerine sonradan                                        kurulan diğer barajlar, betondan  dev birer                                        dağı andırmaktadır. Bu barajlardan  (hadis-i                                        şerifteki benzetmeye göre dağdan)  altın                                        değerinde servet dökülmektedir.  Dolayısıyla                                        barajlar &#8220;altın bir dağ&#8221; özelliği  kazanmaktadır.                                        (En doğrusunu Allah bilir)</p>
<h3>Fırat&#8217;ın Suyunun Kesilmesi</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hürriyet  Gazetesi, 4 Kasım 1973</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/firatsuyu_hurr41173.jpg" alt="" width="500" height="605" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Son Havadis Gazetesi,  19 Kasım 1973</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/kebanbar_shavadis191173.jpg" alt="" width="500" height="691" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Türkiye Gazetesi, 4  Kasım 1973</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/keban2_turkiye_04kasim1973.jpg" alt="" width="500" height="555" /></p>
</div>
</div>
</div>
<p><em>20 Mayıs 2009</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/firatin-suyunun-kesilmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri &#8221;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin üç görevi olduğunu&#8221;; &#8221;Bu üç görevi hem birarada hem dünya çapında gerçekleştiren kişinin Hz. Mehdi (a.s.) olacağını&#8221; söylemiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/bediuzzaman-said-nursi-hazretleri-hz-mehdi-a-s-nin-uc-gorevi-oldugunu-bu-uc-gorevi-hem-birarada-hem-dunya-capinda-gerceklestiren-kisinin-hz-mehdi-a-s-olacagini-soylemistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/bediuzzaman-said-nursi-hazretleri-hz-mehdi-a-s-nin-uc-gorevi-oldugunu-bu-uc-gorevi-hem-birarada-hem-dunya-capinda-gerceklestiren-kisinin-hz-mehdi-a-s-olacagini-soylemistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 19:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ateist]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[Darwinist]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hidayet]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri &#8221;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin üç  görevi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri &#8221;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin üç  görevi olduğunu&#8221;; &#8221;Bu üç görevi hem birarada hem dünya çapında  gerçekleştiren kişinin Hz. Mehdi (a.s.) olacağını&#8221; söylemiştir.</h3>
<div><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;">BUNA RAĞMEN, “<span style="text-decoration: underline;">MEHDİLİK İÇİN İKİ GÖREVİ  YAPMANIN YETERLİ OLDUĞUNU SÖYLEYİP BEDİÜZZAMAN’I MEHDİ İLAN ETMEK</span>”  DÜRÜST BİR YAKLAŞIM DEĞİLDİR.</span></strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<p>Bediüzzaman eserlerinde <strong>“Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;nin üç görevi olduğunu”</strong> ve <strong>“bu üç görevin  birarada yerine getirilmesinin Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;yi tanıtacak en önemli  alametlerden biri olduğunu”</strong> belirtmiştir. Bu görevlerin  birincisi <strong>“materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle fikri  mücadele yapılması ve bu akımların fikren tam olarak susturulması”</strong>dır.  İkincisi, <strong>“İslam dünyasının liderliğini üstlenerek İslam  Birliği&#8217;nin sağlanması”</strong>, üçüncüsü ise, <strong>“Kuran ahlakının  ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in sünnetinin yeniden canlandırılmasıyla tüm  yeryüzüne hakim kılınması”</strong>dır. Bediüzzaman kendi yaşadığı  dönemde bu üç görevin birden yerine getirilemediğini, bunu ancak Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;nin gerçekleştirebileceğini söylemiştir:</p>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hem bu <strong>ÜÇ  VEZAİFİ</strong> (görevi) <strong>BİRDEN BİR ŞAHISTA YAHUT CEMAATTE BU  ZAMANDA BULUNMASI VE MÜKEMMEL OLMASI VE BİRBİRİNİ CERHETMEMESİ</strong> (birbirine engel olmaması, zarar vermemesi) <strong>PEK UZAK, ADETA  KABİL</strong> (mümkün) <strong>GÖRÜLMÜYOR. AHİR ZAMANDA, AL-İ BEYT-İ  NEBEVİ&#8217;NİN (A.S.M.)</strong> (Peygamberimiz (sav)&#8217;in soyunun) <strong>CEMAAT-İ  NURANİYESİNİ</strong> (nurani cemaatini) T<strong>EMSİL EDEN HAZRET-İ  MEHDİ&#8217;DE VE CEMAATİNDEKİ ŞAHS-I MANEVİDE ANCAK İÇTİMA EDEBİLİR</strong> (biraraya gelebilir, toplanabilir). </span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Kastamonu Lahikası, s. 139)</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Gerçi her asırda hidayet  edici, bir nevi Hz. Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş. Fakat <span style="text-decoration: underline;"><strong>HER  BİRİ ÜÇ VAZİFELERDEN BİRİSİNİ BİR CİHETTE</strong></span> (açıdan) <strong><span style="text-decoration: underline;">YAPMASI  İTİBARIYLA</span> </strong>(nedeniyle) <strong>AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDİSİ  ÜNVANINI ALMAMIŞLAR. </strong></span></p>
<p>(Emirdağ Lahikası, s. 260)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/manzara/A0035.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" align="right" /></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bediüzzaman  Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin <strong>&#8220;ÜÇ GÖREVİ BİRDEN&#8221;</strong> yerine  getireceğini belirtmiş; ve kendisi de dahil olmak üzere, önceki  müceddidlerin hiçbirinin </span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">bunların  üçünü birarada gerçekleştirmediğini ifade etmiştir. <strong>Bediüzzaman,  ayrıca &#8220;BU ZAMANDA&#8221; sözleriyle kendi yaşadığı dönemde, Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;nin yerine getireceği üç görevi tek bir şahsın aynı anda yerine  getirmesinin mümkün olmadığını söylemektedir.</strong> Ayrıca bu üç  vazifenin birbirini engellememesinin de imkansız olduğunu söylemektedir.  Bediüzzaman bu kanaatinin ne kadar güçlü olduğunu ise, <strong>&#8220;PEK  UZAK&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;ADETA KABİL (MÜMKÜN) GÖRÜNMÜYOR&#8221;</strong> sözleriyle belirtmiştir. Bediüzzaman ancak kendisinden bir asır sonra  gelecek Büyük Mehdi&#8217;nin bu görevlerin hepsini yerine getireceğini  bildirmektedir.</span></p>
<p>Bediüzzaman bir başka sözünde de, Kuran ahlakını dünya üzerinde hakim  kılmak amacıyla önceki asırlarda da bazı Müslüman şahısların geldiğini,  ancak bunların hiçbirinin, ahir zamanda Hz. Mehdi&#8217;nin yapacağı üç önemli  görevi bu şekilde birarada yerine getirmediklerini ifade etmiştir. Bu  nedenle de ahir zamanın <strong>&#8220;BÜYÜK MEHDİ&#8221;</strong>si ünvanını  alamadıklarını belirtmiştir.</p>
<p><strong>Bediüzzaman Risale-i Nur&#8217;un da Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin üç  görevinden birincisi olan &#8220;imanı kurtarmak&#8221; görevini yerine getirdiğini  söylemiştir. Ancak bu hizmetin dar dairede yani belirli bir çerçevede  yani sınırlı bir alanda kaldığını belirtmiştir. “Hz. Mehdi&#8217;nin imani  çalışmaları ise, İslam ahlakının &#8216;<span style="text-decoration: underline;">tüm dünyada</span>&#8216; hakim kılınmasını  sağlayacaktır”:</strong></p>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bazı ayat-ı  kerime (ayetler) ve ehadis-i şerife (hadisler) <strong>AHİR ZAMANDA  GELECEK BİR MÜCEDDİD-İ EKBERİ</strong> (en büyük müceddidi) mana-yı  işari ile (işari anlamda) haber veriyorlar. Fakat<strong> O GELECEK  ZATIN VE CEMİYETİNİN ÜÇ VAZİFESİNDEN</strong> en ehemmiyetlisi  (önemlisi) olan ve zahiren (görünüşte) en küçüğü görünen imanı kurtarmak  ve hakaik-i imaniyeyi (iman hakikatlerini) güneş gibi göstermek  vazifesini Risale-i Nur ve şakirdlerinin (talebelerinin) şahs-ı manevisi  tam yaptıklarından; <strong>O GELECEK ZATA </strong>dair <strong>HABERLERİ  VE İŞARETLERİ, RİSALE-İ NUR’UN ŞAHS-I MANEVİSİNE HATTA BAZEN  TERCÜMANINA DA TATBİKE</strong> (uydurmaya) ÇALIŞMIŞLAR ve Şeriatı ihya  (Kuran ahlakının esaslarını hatırlatarak yeniden hayata geçirme) ve  hilafeti tatbik olan <strong><span style="text-decoration: underline;">ÇOK GENİŞ DAİREDE HÜKMEDEN BU MÜHİM  VAZİFESİNİ</span> NAZARA ALMAMIŞLAR</strong> (göz önünde bulundurmamışlar). </span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Sikke-i  Tasdik-i Gaybi, S. 9)</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
</div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/manzara/R0009.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" width="200" height="298" align="left" /></strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bediüzzaman, Büyük Mehdi ünvanını taşıyacak olan  <strong>HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN, İMANI KURTARMAK GÖREVİNİ, HEM DİĞER İKİ  GÖREVİYLE <span style="text-decoration: underline;">BİRARADA HEM DE DÜNYA ÇAPINDA</span></strong> gerçekleştireceğini açıklamıştır. Bilindiği gibi “Bediüzzaman Hz.  Mehdi&#8217;nin diğer görevleri olan <span style="text-decoration: underline;"><strong>İslam Birliği&#8217;ni oluşturmamış,  tüm dünyadaki Müslümanların manevi lideri vasfını taşımamış</strong></span><strong>,</strong><strong> </strong><span style="text-decoration: underline;"><strong>bu vasıfla Hristiyan dünyasıyla ittifak yapmamış</strong></span><strong>, </strong><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kuran ahlakının ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in  sünnetinin yeniden canlandırılmasıyla tüm yeryüzüne hakim kılınmasına  vesile olmamıştır.</strong></span><strong>”</strong></span></p>
<p>Tüm bu bilgiler gerçekleri çok açık bir şekilde ortaya koyduğu halde,  Bediüzzaman&#8217;ın bunlardan sadece bir iki tanesini ve bunları da çok  sınırlı bir kesime yönelik olarak yapmış olmasının Mehdilik alameti  olduğunu söylemek, dürüstlüğe uygun bir yaklaşım değildir.  Bediüzzaman&#8217;ın tüm dünyaya İslam ahlakını hakim kılmadığı, tüm dünya  Müslümanları arasında İslam birliğini kurmadığı, Hıristiyanların  tamamının İslam&#8217;a dönmelerine vesile olmadığı çok açıktır.</p>
<div><span style="font-family: Verdana; color: #ff0000; font-size: medium;"><strong>BEDİÜZZAMAN  “HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN HEM DİYANET, HEM SİYASET HEM DE SALTANAT  ALANLARINDA MEHDİLİK YAPACAĞINI” BELİRTMİŞTİR.<br />
</strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
Bediüzzaman Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin üç ayrı alanda birden Mehdilik  yapacağını yani, hem<strong> “SİYASET MEHDİSİ”</strong> hem <strong>“SALTANAT  MEHDİSİ”</strong> hem de <strong>“DİYANET MEHDİSİ”</strong> olacağını  belirtmiştir. Bediüzzaman’ın Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin bu önemli özelliğini  açıkladığı sözlerinden biri şöyledir:</span><br />
<strong><br />
</strong></p>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>“Büyük  Mehdi&#8217;nin çok vazifeleri var. Ve </strong><strong>SİYASET ALEMİNDE,  DİYANET ALEMİNDE, SALTANAT ALEMİNDE, MÜCADELE ALEMİNDE ÇOK DAİREDE  İCRAATLARI OLDUĞU GİBİ&#8230;” </strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Şualar, s.  590) </span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/manzara/A0014.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" align="right" /></strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bediüzzaman&#8217;a  göre <strong>“Hz. Mehdi (a.s.), Mehdilik görevini sadece tek bir alanda  gerçekleştirmeyecek, dört ayrı alanda birden büyük ve önemli  faaliyetleri olacaktır”. </strong></span></p>
<p>Ayrıca Bediüzzaman Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yerine getireceği üç büyük görev  hakkında geniş bilgi vermiş ve Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin “diyanet, siyaset,  saltanat ve mücadele alanlarında Mehdilik görevini ne şekilde yerine  getireceğini” de detaylı olarak anlatmıştır. Bu sözlerinde Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;nin “İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılacağını, Müslümanların  manevi liderliğini üstlenerek İslam Birliği’ni sağlayacağını, Hıristiyan  dünyasıyla ittifak yapacağını” ayrıntılı olarak açıklamıştır.</p>
<p>Bediüzzaman&#8217;a Mehdilik zannıyla yaklaşan kimseler, Peygamberimiz  (sav)&#8217;in hadislerinde, Bediüzzaman&#8217;ın da eserlerinde açıklamış olduğu  Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin ikinci ve üçüncü görevlerinin yerine getirilmemiş  olması konusuna bir açıklama getirememektedirler. Bediüzzaman ömrünü  İslam&#8217;a hizmete adamış, bu uğurda her türlü fedakarlığı göze alarak  imani yönde çok büyük bir hizmette bulunmuştur. Ancak hayatta olduğu  sırada tüm Müslümanların manevi lideri vasfını taşımamış, İslam  Birliği&#8217;ni kurmamış, Hıristiyan dünyasıyla ittifak yapmamış, Hz. İsa  (a.s.) ile biraraya gelmemiş, birlikte namaz kılmamış ve İslam ahlakının  tüm dünyaya hakim olmasına vesile olmamıştır. Sözlerinde açıkladığı  gibi, siyaset ve saltanat aleminde Mehdilik görevini üstlenmemiştir. Tüm  dünyaya adalet ve hakkaniyet getirmemiş, tüm Müslüman dünyası  üzerindeki zulüm ve haksızlıkların ortadan kaldırılmasına vesile  olmamıştır.</p>
<div><span style="font-family: Verdana; color: #ff0000; font-size: medium;"><strong>BEDİÜZZAMAN,  “HZ. MEHDİ&#8217;NİN BÜYÜK BİR MADDİ KUVVET VE HAKİMİYET SAHİBİ OLACAĞINI”  BİLDİRMİŞTİR, ANCAK BEDİÜZZAMAN HAYATINI SIKINTI VE ZORLUK İÇERİSİNDE  GEÇİRMİŞTİR<br />
</strong><br />
</span></div>
</div>
</div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8230; O  ZATIN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN) İKİNCİ VAZİFESİ, KURAN AHLAKINI İCRA VE  TATBİK ETMEKTİR (HAYATA GEÇİRMEKTİR).</strong> Birinci vazife, maddi  kuvvetle değil, belki kuvvetli itikad ve ihlas ve sadakatle olduğu  halde, bu ikinci vazife <span style="text-decoration: underline;"><strong>GAYET BÜYÜK MADDİ BİR KUVVET VE  HAKİMİYET LAZIM Kİ O İKİNCİ VAZİFE TATBİK EDİLEBİLSİN</strong></span><strong>.</strong> </span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Sikke-i  Tasdik-i Gaybi, s. 9)</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
</strong> <strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/manzara/A0019.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" width="293" height="433" align="left" /></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)’nin  vazifelerinden birinin de, “KURAN AHLAKININ GEREKLERİNİ TOPLUM  İÇERİSİNDE HAYATA GEÇİRMEK” olduğunu ve “<span style="text-decoration: underline;">BU GÖREVİN ANCAK “BÜYÜK BİR  MADDİ KUVVET VE HAKİMİYETLE” GERÇEKLEŞTİRİLEBİLECEĞİNİ</span>”  belirtmiştir.</strong> </span></strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu  güce sahip olacak tek kişi Hz. Mehdi (a.s.)’dir. Maddi güç ve  hakimiyetin olması, onun diğer vazifelerini gerçekleştirmesine de vesile  olacaktır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in döneminden bu yana böyle bir güç ve  hakimiyet sağlanamamıştır. Bediüzzaman da yaşadığı süre içerisinde böyle  bir güç ve hakimiyet sahibi olmamıştır. Tüm hayatını Kuran ahlakının  tebliğine adamış, bu uğurda her türlü fedakarlığı göze almış ve çok  büyük bir hizmet vermiştir. Ancak </span><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Bediüzzaman&#8217;ın tebliği maddi bir kuvvet ve hakimiyet  içerisinde değil, maddi şartların çok zor olduğu benzersiz sıkıntılar  içerisinde geçmiştir. Hem Bediüzzaman hem de talebeleri büyük  hizmetlerini çok kısıtlı imkanlarla gerçekleştirmişlerdir. Dolayısıyla  Bediüzzaman hakim konumunda olmamış; aksine baskı altına alınmış,  ömrünün 30 yılını esaret, maddi sıkıntılar ve zorluklar altında  geçirmiştir. Sayıldığı gibi geniş bir kesimin desteğini almamış; aksine  çeşitli haksızlıklara uğramış, eziyetlere tabi tutulmuş, yaşamının büyük  bölümünü hapis ve sürgün gibi şartlar altında sürdürmüştür.</strong> </span></strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Tüm bunlar, Allah&#8217;ın izniyle onun dünyadaki ve  ahiretteki makamını yücelten çok şerefli olaylardır. Ve bu zorluklar  Bediüzzaman&#8217;ın şerefli mücadelesini daha değerli hale getirmiş ve  ihlasıyla, samimiyetiyle Müslümanlara önemli bir örnek teşkil etmiştir.  Ancak bir yandan da, bizzat kendisinin de belirttiği gibi <strong>bu  durum, </strong></span><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;nin elde edeceği “gayet büyük maddi kuvvet ve hakimiyet”in  Bediüzzaman&#8217;ın hayatında söz konusu olmadığını açıkça ortaya  koymaktadır.</strong> </span></strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bediüzzaman  tüm bunların kendisinden sonraki yüzyılın müceddidi olarak Hz. Mehdi’ye  nasip olacağını bildirmiştir.</span><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/bediuzzaman-said-nursi-hazretleri-hz-mehdi-a-s-nin-uc-gorevi-oldugunu-bu-uc-gorevi-hem-birarada-hem-dunya-capinda-gerceklestiren-kisinin-hz-mehdi-a-s-olacagini-soylemistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İsa (as) Yeryüzüne Tekrar Dönecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/05/hz-isa-as-yeryuzune-tekrar-donecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/05/hz-isa-as-yeryuzune-tekrar-donecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 11:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Hep]]></category>
		<category><![CDATA[Kulu]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Mucizeler]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[


ALLAH&#8217;IN  VAADİ:
Hz. İsa (as) Yeryüzüne Tekrar Dönecektir
Alemler üzerine seçilip, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="800">
<tbody>
<tr>
<td valign="top" bgcolor="#ffffff">ALLAH&#8217;IN  VAADİ:<br />
Hz. İsa (as) Yeryüzüne Tekrar Dönecektir</p>
<p>Alemler üzerine seçilip, örnek kılınan elçilerin          hayatları, yaşadıkları olaylar, karşılaştıkları          zorluklar, giriştikleri büyük mücadeleler tüm          insanlar için önemli mesajlar ve dersler içerir.          Kuran&#8217;da Allah&#8217;ın, hayatıyla, mücadelesiyle, ahlakıyla          insanlara örnek gösterdiği peygamberlerden biri          de Hz. İsa&#8217;dır.</p>
<p>Hz. İsa&#8217;nın doğumu,          hayatı ve Allah Katına alınması hep mucizevi şekillerde          gerçekleşmiş, bu mübarek peygamberin mucizevi          hayatı Kuran&#8217;da ayrıntılı olarak haber verilmiştir.          Allah Kuran&#8217;da birçok peygamberin kıssalarını          bizlere bildirmektedir. Ancak Hz. İsa çeşitli          yönleriyle diğer peygamberlerden farklı bir konuma          sahiptir. Allah&#8217;ın üstün ilimlerle desteklediği          bu değerli kulu, daha beşikteyken konuşmuş, dünyada          kaldığı süre içerisinde çevresindeki insanlara          büyük mucizeler göstermiştir. Onun bu özel durumunun          diğer bir delili de, Allah Katına alınışı ve tekrar          dünyaya gönderileceğine dair Kuran&#8217;da önemli işaretlerin          olmasıdır.</p>
<p>Kuran&#8217;da inkar edenlerin Hz.          İsa&#8217;yı öldürmek amacıyla bir tuzak kurdukları          haber verilir. Rivayetlere göre Hz. İsa&#8217;nın yanındakilerden          birisinin ihanet etmesini sağlayan bir kısım bağnaz          Yahudi din adamları (kahinler), Allah&#8217;ın elçisini          tutuklayıp Romalılara teslim etmek istemişlerdir.          Yine rivayetlere göre ölüm cezasını uygulama hakkı          olmayan söz konusu kahinler, Roma yönetimini kışkırtmak          için bir tuzak hazırlamış ve Hz. İsa&#8217;yı Romalı          yöneticilere karşı faaliyet yürüten bir kişi olarak          tanıtmışlardır. Çünkü Romalıların bu konuda çok          hassas ve acımasız olduklarını bilmektedirler.          Bu tuzağın sonu ise Kuran&#8217;da şöyle bildirilmiştir.</p>
<p><strong>Onlar (inanmayanlar) bir düzen kurdular.          Allah da (buna karşılık) bir düzen kurdu. Allah,          düzen kurucuların en hayırlısıdır. (Al-i İmran          Suresi, 54)</strong></p>
<p>Ayette de bildirildiği gibi,          Hz. İsa&#8217;yı öldürmek için harekete geçilmiş, tuzak          kurulmuştur. Ancak onlar Hz. İsa&#8217;yı öldürmeyi          başaramamışlar, onun bir benzerini, Hz. İsa zannederek          öldürmüşlerdir. Allah, Hz. İsa&#8217;yı Kendi Katına          yükselterek, hazırlanan tuzağı boşa çıkarmıştır:</p>
<p><strong>Ve: &#8220;Biz, Allah&#8217;ın Resulü Meryem          oğlu Mesih İsa&#8217;yı gerçekten öldürdük&#8221; demeleri          nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa          onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara          (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında          anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler.          Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin          hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.          Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün          ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa          Suresi, 157-158)</strong></p>
<p>Romalıların Hz. İsa&#8217;yı çarmıha          gererek öldürdükleri zannı oldukça yaygındır.          Bu zanna göre, Hz. İsa&#8217;yı tutuklayan Romalılar          ve Yahudi din adamları onu çarmıha gererek öldürmüşlerdir.          Tarihte bazı Hıristiyan mezhepleri (örneğin Docetism)          bunu reddetmişse de, günümüzde Hıristiyan aleminin          tamamı olayı bu şekilde kabul etmekte, fakat Hz.          İsa&#8217;nın öldükten sonra dirilerek göğe yükseldiğine          inanmaktadır. Ancak Kuran ayetlerini incelediğimizde          olayın aslının böyle olmadığını görürüz:</p>
<p><strong>Ve: &#8220;Biz, Allah&#8217;ın Resulü  Meryem          oğlu Mesih İsa&#8217;yı gerçekten öldürdük&#8221; (katelna)          demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.)          Oysa onu öldürmediler (ma katelehu) ve onu asmadılar          (ma salebe). Ama onlara (onun) benzeri gösterildi          (şubbihe). Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa          düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların          bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri          yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler (ma katelehu).          (Nisa Suresi, 157)</strong></p>
<p>Aynı ayetin devamında Hz. İsa&#8217;nın ölümü için          şu şekilde bildirilmektedir:</p>
<p><strong>Hayır; Allah onu Kendine yükseltti          (refea). Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet          sahibidir. (Nisa Suresi, 158)</strong></p>
<p>Ayette bildirilen gerçek açıktır.          Bazı Yahudilerin kışkırtmalarıyla Hz. İsa&#8217;yı öldürmeye          kalkışan Romalılar, bunda başarılı olamamışlardır.          Ayette geçen &#8220;&#8230;Ama onlara            (onun) benzeri gösterildi&#8230;&#8221; ifadesi bu          durumu açıkça haber vermektedir.</p>
<p>Allah insanlara Hz.          İsa&#8217;nın bir benzerini göstermiş ve onu Kendi Katına          yükseltmiştir. Ayrıca Rabbimiz, bu iddiada bulunanların          gerçeğe dair bir bilgileri olmadığını da bildirmiştir.</p>
<p>Hz. İsa&#8217;nın çarmıha gerilmiş          olması konusunda ilk çağlarda çeşitli ayrı düşünceler          ortaya çıkmıştır. Sonraki yüzyıllarda, Konsül          kararlarıyla, Hıristiyanlığın iman kaideleri belirlenene          kadar bu fikir ayrılıkları devam etmiş ve Hz.          İsa&#8217;nın çarmıha gerilmediğini iddia eden akımlar          sapkın ilan edilmişlerdir.</p>
<p>Kuran&#8217;da          Hz. İsa&#8217;nın Allah Katına Yükselişi</p>
<p>Peygamberlerin ölümlerinin aktarıldığı          kıssalarda geçen kelimelerle, Hz. İsa&#8217;nın Allah          Katına alınışının anlatıldığı ayetlerin incelenmesi,          Hz. İsa&#8217;nın durumuyla ilgili önemli bir gerçeği          ortaya çıkarmaktadır: Hz. İsa diğer peygamberler          gibi vefat etmemiş ya da inkar edenler tarafından          öldürülmemiş, Rabbimiz onu Kendi Katına yükseltmiştir.          Bu bölümde Hz. İsa&#8217;nın ve diğer peygamberlerin          ölümlerini ifade eden kelimelerin Arapça karşılıklarını          ve Kuran ayetlerinde ne şekilde kullanıldıklarını          inceleyeceğiz.</p>
<p>Kuran&#8217;da peygamberlerin ölmesi          veya öldürülmesiyle ilgili olarak kullanılan kelimeler          ileride daha detaylı göreceğimiz gibi &#8220;katele          (öldürmek), mate (ölmek), haleke (helak olmak),          salebe (asmak)&#8221; ya da birkaç özel kelimedir. Oysa          Hz. İsa için, Kuran&#8217;da çok açık bir şekilde, &#8220;Onu öldürmediler (ma katelehu) ve asmadılar (ma            salebuhu)&#8221; ifadesi kullanılarak hiçbir          öldürme şekliyle öldürülmediği bildirilmiştir.          Allah ayetlerde insanlara Hz. İsa&#8217;nın bir benzerinin          gösterildiğini ve onun Kendi Katına yükseltildiğini          bildirmektedir. Bu gerçek Al-i İmran Suresi&#8217;nde          şu şekilde haber verilir:</p>
<p><strong>Hani Allah, İsa&#8217;ya          demişti ki: &#8220;Ey İsa doğrusu seni Ben vefat ettireceğim          (müteveffiyke), seni Kendime yükselteceğim (rafiuke),          seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları          kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim&#8230;&#8221;          (Al-i İmran Suresi, 55)</strong></p>
<p>Kuran&#8217;da ölüm anlamı içeren kelimelerin          ve Al-i İmran Suresi&#8217;nde geçen &#8220;vefat ettirme&#8221;          kelimesinin kullanım şekilleri şöyledir:</p>
<p>1<br />
Teveffa: Vefat Ettirme</p>
<p>Ayette geçen &#8220;vefat&#8221; kelimesinin          karşılığı Türkçe&#8217;de kullanılan ölme anlamından          farklı anlamlara gelmektedir. Ayetlerin Arapça          karşılıklarının incelenmesi, Hz. İsa&#8217;nın bildiğimiz          manada ölmediğini açıkça ortaya koyar. Maide Suresi&#8217;nin          117. ayetinde ölüm olayı şu şekilde aktarılır:</p>
<p>&#8220;Ben onlara bana          emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim.          (O da şuydu:) &#8216;Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz          olan Allah&#8217;a kulluk edin.&#8217; Onların içinde kaldığım          sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Beni          vefat ettirdiğinde (teveffeyteni), üzerlerindeki          gözetleyici Sendin. Sen herşeyin üzerine şahid          olansın.&#8221;</p>
<p>Bu ayetlerde geçen ve Türkçe          meallerde öldürme ya da vefat ettirme olarak çevrilen kelime Arapça&#8217;da  &#8220;teveffa&#8221; kökünden          türemiştir ve bu kelime ölüm manasına değil, &#8220;canın          alınması&#8221; manasına gelmektedir. İnsanın canının          alınmasının ise her zaman ölüm anlamına gelmediğini          Allah Kuran&#8217;da bizlere bildirmektedir. Örneğin          &#8220;teveffa&#8221; kelimesinin geçtiği bir ayette insanın          ölümünden değil, uykudaki halinden bahsedilmektedir:</p>
<p><strong>Sizi geceleyin vefat          ettiren (teveffakum) ve gündüzün &#8220;güç yetirip          etkilemekte olduklarınızı&#8221; bilen, sonra adı konulmuş          ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O&#8217;dur&#8230;          (Enam Suresi, 60)</strong></p>
<p>Bu ayette &#8220;vefat ettirme&#8221; olarak          tercüme edilen kelime ile, Al-i İmran Suresi&#8217;nin          55. ayetinde geçen kelime aynıdır, yani her iki          ayette de &#8220;teveffa&#8221; kelimesi geçmektedir. İnsanın,          gece içinde bulunduğu durum ölüm olmadığına göre          yukarıdaki ayette geçen &#8220;teveffakum&#8221; kelimesinin          ölümü kastetmediği, doğru tercümenin &#8220;geceleyin          canlarınızı alan&#8221; şeklinde olması gerektiği açıktır.          Aşağıdaki ayette ise aynı kelime şu şekilde geçmektedir:</p>
<p><strong>Allah, ölecekleri          (mevt) zaman canlarını alır (teveffa); ölmeyeni          de uykusunda (canını alır) (lem temut). Böylece,          kendisi hakkında ölüm kararı (el mevte) verilmiş          olanı tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele          kadar salıverir&#8230; (Zümer Suresi, 42)</strong></p>
<p>Bu ayetten de anlaşılacağı gibi,          Allah uyuyan insanın canını almaktadır, ama hakkında          ölüm kararı verilmemiş olanı eceli gelinceye kadar          tekrar salıvermektedir. Bu haliyle insan bildiğimiz          manada ölmüş olmaz. Yalnızca geçici bir süre için          ruhu bedeninden ayrılmış farklı bir boyuta girmiş          olur. Allah uyanacağı zaman insanın ruhunu bedenine          iade eder. Prof. Dr. Süleyman Ateş de tefsirinde          &#8220;teveffa&#8221; kelimesini şu şekilde açıklamıştır:</p>
<p><a id="4." name="4."></a><em>Teveffinin,           uyku manasında kullanıldığını söyleyenlere göre          -ki çoğunluk bu görüştedir- ayetin takdiri &#8220;Seni          uyutacağım&#8221; şeklindedir. Sonuç olarak Hz. İsa&#8217;nın          uykudakine benzer bir duruma sokularak Allah Katına          yükseltildiğini, olayın bildiğimiz ölüm olmadığını,          sadece bu boyuttan bir ayrılış olduğunu söyleyebiliriz.          (En doğrusunu Allah bilir.)</em> <a href="http://www.hazretimehdi.com/s1_4.html#dipnot">4</a><br />
2<br />
Katele: Öldürmek</p>
<div>Kuran&#8217;da ölüm          konusu anlatılırken genelde kullanılan kelime          Arapça&#8217;da &#8220;öldürmek&#8221; anlamına gelen &#8220;katele&#8221; kelimesidir.          Mümin Suresi&#8217;nde &#8220;katele&#8221; kelimesi şu şekilde          kullanılmaktadır:</div>
<p><strong>Firavun dedi ki:          &#8220;Bırakın beni, Musa&#8217;yı öldüreyim (aktul) de o          (gitsin) Rabbine yalvarıp-yakarsın&#8221;&#8230; (Mümin          Suresi, 26)</strong></p>
<p>Ayette geçen &#8220;Musa&#8217;yı öldüreyim&#8221;          ifadesinin Arapçası &#8220;aktul Musa&#8221; şeklindedir.          Bu kelime katele fiilinden türemiştir. Bir diğer          ayette ise aynı kelime şu şekilde kullanılmaktadır:</p>
<p><strong>&#8230; Peygamberleri          haksız yere öldürmelerindendi (yaktulune)&#8230; (Bakara          Suresi, 61)</strong></p>
<p>Ayette geçen &#8220;öldürmelerindendi&#8221;          kelimesinin Arapçası &#8220;yaktulune&#8221; şeklindedir ve          yine aynı şekilde katele kelimesinden türemiştir.          Ve tercümede de açıkça ifade edildiği gibi &#8220;öldürmek&#8221;          anlamına gelmektedir.</p>
<p>Aşağıda peygamberlerin ölümünü          açıklayan bazı ayetlerde &#8220;katele&#8221; fiilinin ne          şekilde kullanıldığı belirtilmektedir. Parantez          içinde anlamları bildirilen tüm kelimelerin fiil          kökleri KATELE&#8217;dir:</p>
<p><strong>&#8230; Onların bu sözlerini          ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini (katlehum)          yazacağız&#8230; (Al-i İmran Suresi, 181)</p>
<p>&#8230; De ki: &#8220;Eğer inanıyor idiyseniz, daha önce          ne diye Allah&#8217;ın peygamberlerini öldürüyordunuz?&#8221;          (taktulune) (Bakara Suresi, 91)</p>
<p>Allah&#8217;ın ayetlerini inkar edenler, peygamberleri          haksız yere öldürenler (yaktulune) ve insanlardan          adaleti emredenleri öldürenler; (yaktulune)&#8230;          (Al-i İmran Suresi, 21)</p>
<p>&#8220;Öldürün (uktulu) Yusuf&#8217;u veya onu bir yere atıp-bırakın&#8230;&#8221;          (Yusuf Suresi, 9)</p>
<p>&#8230;&#8221;Ey Musa, önde gelenler, seni öldürmek (li          yaktulu) konusunda aralarında görüşmektedirler&#8230;&#8221;          (Kasas Suresi, 20)</p>
<p>Bunun üzerine kavminin (İbrahim&#8217;e) cevabı yalnızca:  &#8220;Onu öldürün (uktuluhu) ya da yakın&#8221; demek oldu&#8230;          (Ankebut Suresi, 24)</strong><br />
3<br />
Haleke: Ölmek</p>
<p>Kuran&#8217;da öldürme fiili için kullanılan          bir diğer kelime ise &#8220;haleke&#8221; fiilidir. Haleke          kelimesi ayetlerde &#8220;helak olmak, ölmek&#8221; anlamlarında          kullanılmaktadır. Örneğin Mümin Suresi&#8217;nin 34.          ayetinde şu şekilde geçmektedir:</p>
<p><strong>&#8230; Sonunda o, vefat          edince, (haleke) demiştiniz ki; &#8220;Allah, ondan          sonra kesin olarak bir elçi göndermez&#8230; (Mümin          Suresi, 34)</strong></p>
<p>Ayette, Türkçeye &#8220;vefat edince&#8221;          olarak çevrilen ifadenin Arapçası &#8220;iza heleke&#8221;          şeklindedir ve bu kelimenin anlamı da ölmektir.<br />
4<br />
El Mevte: Ölüm</p>
<p>Kuran&#8217;da peygamberlerin ölümüyle          ilgili olarak kullanılan bir diğer kelime ise          &#8220;el mevte&#8221; kelimesidir. Mate kelimesi ayetlerde          &#8220;ölmek&#8221; anlamında kullanılmaktadır. Bunlardan          biri Sebe Suresi&#8217;nde Hz. Süleyman ile ilgili olarak          bildirilmektedir:</p>
<p><strong>Böylece onun (Süleyman&#8217;ın)           ölümüne (el mevte) karar verdiğimiz zaman, ölümünü          (mevtihi), onlara, asasını yemekte olan bir ağaç          kurdundan başkası haber vermedi&#8230; (Sebe Suresi,          14)</strong></p>
<p>Aynı kökenden gelen bir diğer          kullanım ise Hz. Yahya&#8217;ya yönelik olarak kullanılmaktadır:</p>
<p><strong>Ona selam olsun;          doğduğu gün, öleceği gün (yemutu) ve diri olarak          yeniden-kaldırılacağı gün de. (Meryem Suresi,          15)</strong></p>
<p>Bu ayette &#8220;öleceği&#8221; şeklinde          çevrilen kelimenin Arapçası &#8220;yemutu&#8221; kelimesidir.          Aynı kelime Hz. Yakub&#8217;un ölümü ile ilgili ayetlerde          de geçmektedir. Bakara Suresi&#8217;nde şu şekilde kullanılır:</p>
<p><strong>Yoksa siz, Yakub&#8217;un          ölüm anında (el mevte) orada şahidler miydiniz?..          (Bakara Suresi, 133)</strong></p>
<p>Bu ayette geçen &#8220;el mevte&#8221; kelimesi          de yine aynı kökten gelmekte ve ölüm anlamı taşımaktadır.</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)          ile ilgili bir ayette ise &#8220;katele&#8221; ve &#8220;mate&#8221; fiilleri          aynı anda kullanılmaktadır:</p>
<p><strong>Muhammed, yalnızca          bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir.          Şimdi o ölürse (mate) ya da öldürülürse, (kutile)          siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz?&#8230;          (Al-i İmran Suresi, 144)</strong></p>
<p>Mate (ölmek) kökünden gelen mevt          kelimesi, yine peygamber ölümlerinin anlatıldığı          başka ayetlerde de geçmektedir:</p>
<p><strong>&#8230; Dedi ki: &#8220;Keşke          bundan önce ölseydim de (mittu), hafızalardan          silinip unutuluverseydim.&#8221; (Meryem Suresi, 23)</p>
<p>Senden önce hiçbir beşere ölümsüzlüğü (el hulde)          vermedik; şimdi sen ölürsen (mitte) onlar ölümsüz          mü kalacaklar? (Enbiya Suresi, 34)</p>
<p>&#8220;Beni öldürecek (yumituni), sonra diriltecek olan          da O&#8217;dur.&#8221; (Şuara Suresi, 81)</strong><br />
5<br />
Halid: Ölümsüz</p>
<p>Ayetlerde yer alıp, doğrudan          ölmek ya da öldürmek fiilini değil, ancak ölümsüzlüğü          ifade eden bir başka kelime ise &#8220;halid&#8221; kelimesidir.          Halid kelimesinin anlamı kalıcı olmak, bekası          devam etmek şeklindedir. Enbiya Suresi&#8217;nde &#8220;halid&#8221;          kelimesi şu şekilde kullanılmıştır:</p>
<p><strong>Biz onları, yemek          yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz (halidiyne)          değillerdi.          (Enbiya Suresi, <img src='http://www.mehdiyet.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p>6<br />
Salebe: Asmak</p>
<p>Kuran&#8217;da peygamberlerin ölümleri          anlatılırken kullanılan kelimelerden biri de salebe          (asmak) fiilidir. Salebe fiili &#8220;asmak, çarmıha          germek ve idam etmek&#8221; gibi anlamlara gelmektedir.          Bu fiil bazı ayetlerde şu şekilde kullanılmaktadır:</p>
<p><strong>&#8230; Oysa onu öldürmediler          ve onu asmadılar (ma salebu) &#8230; (Nisa Suresi,          157)</p>
<p>&#8230; Biri efendisine şarap içirecek, diğeri ise          asılacak (yuslebi)&#8230; (Yusuf Suresi, 41)</p>
<p>&#8230; Ancak öldürülmeleri asılmaları (yusallebu)&#8230;          (Maide Suresi, 33)</p>
<p>Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama          keseceğim ve hepinizi idam edeceğim. (usallibennekum)          (Araf Suresi, 124)</strong></p>
<p>Ayetlerde de görüldüğü gibi Hz.          İsa&#8217;nın vefatıyla diğer peygamberlerin ölümlerinin          aktarıldığı ayetler birbirinden çok farklı kelimelerle          ifade edilmektedir. Allah Kuran ayetlerinde Hz.          İsa&#8217;nın öldürülmediğini, asılmadığını, insanlara          onun bir benzerinin gösterildiğini, onu vefat          ettirdiğini (yani uykudaki gibi canını aldığını)          ve Kendi Katına yükselttiğini bildirmiştir. Hz.          İsa için &#8220;canını almak&#8221; anlamına gelen &#8220;teveffa&#8221;          fiili kullanılırken, diğer peygamberler için normal          ölümü ifade eden &#8220;katele&#8221; ya da &#8220;mevt&#8221; gibi ifadeler          kullanılmaktadır. Bu bilgiler ise bize Hz. İsa&#8217;nın          durumunun olağanüstülüğünü bir kez daha göstermektedir.</td>
<td background="images/index_r2_c3.jpg"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/index_r2_c1.jpg"></td>
<td valign="top" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/ayrac.jpg" alt="" width="299" height="54" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/05/hz-isa-as-yeryuzune-tekrar-donecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

