<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Daha</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/daha/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sn. Adnan Oktar&#8217;ın Deccaliyet ve Mehdiyete işaret eden ayet açıklamaları (Kaçkar TV, 19 Kasım 2010)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/sn-adnan-oktarin-deccaliyet-ve-mehdiyete-isaret-eden-ayet-aciklamalari-kackar-tv-19-kasim-2010.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/sn-adnan-oktarin-deccaliyet-ve-mehdiyete-isaret-eden-ayet-aciklamalari-kackar-tv-19-kasim-2010.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 07:51:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Oktar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Aya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Azap]]></category>
		<category><![CDATA[Burada]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Delen]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Elektron]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Sn]]></category>
		<category><![CDATA[Tabi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarik]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Sn. Adnan Oktar&#8217;ın Deccaliyet ve Mehdiyete işaret eden ayet açıklamaları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Sn. Adnan Oktar&#8217;ın Deccaliyet ve Mehdiyete işaret eden ayet açıklamaları (Kaçkar TV, 19 Kasım 2010)</h3>
<p><strong>Kuran&#8217;ın  son surelerinde ahir zaman, deccaliyet ve Mehdiyetin özellikleri işari  olarak kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Burada yer alan ayet  açıklamaları, ayetlerin birinci manalarını değil, içinde bulunduğumuz  ahir zamana bakan işari manalarını içermektedir. </strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/1521qw2.gif" alt="" /></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="text-decoration: underline;">İNŞİKAK SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>84/18- Ondördüne girdiği zaman aya;</strong></p>
<p>Ay ve Güneş tutulmaları Hz. Mehdi (as)&#8217;ın çıkış alametlerindendir, ayette işari olarak buna dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>84/19- Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.</strong></p>
<p>Maddde olmaktan ruh haline, ruh halindeyken madde haline döneceksiniz</p>
<p><strong>84/21- Kendilerine Kur&#8217;an okunduğunda secde etmiyorlar.</strong></p>
<p>Ahir zamana da işaret ediyor, insanların ahir zamanda Kuran&#8217;a tabi olmamalarına, Kuran&#8217;dan uzak olmalarına dikkat çekiliyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">TARIK SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>84/22- Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.</strong></p>
<p><strong>84/23- Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.</strong></p>
<p><strong>84/24- Bu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver.</strong></p>
<p><strong>84/25- Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.</strong></p>
<p>Allah  son surelerde, bir deccaliyetten bir Mehdiyetten bahsediyor. Bir  deccaliyetin özellikleri anlatılıyor, bir mehdiyetin özellikleri  anlatılıyor. Küfür yanlılarınu ve Hz. Mehdi (as) yanlılarını sürekli  Kuran vurguluyor.</p>
<p><strong>86/2- Tarık&#8217;ın ne olduğunu sana bildiren nedir?</strong></p>
<p><strong>86/3- (Karanlığı) Delen yıldızdır.</strong></p>
<p>Karanlığı  delen yıldız, aynı şekilde hadislerde Hz. Mehdi (as) için de bu ifade  geçiyor. Hz. Mehdi (as) da küfrü delip geçiyor inşaAllah.</p>
<p><strong>86/5- İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı?</strong></p>
<p>Nasıl bakacak insan? Mikroskopa ihtiyaç var, spermin yapısı elektron mikroskopla tespit edilebiliyor. Ayette buna işaret var.</p>
<p><strong>86/9- Sırların orta yere çıkarılacağı gün;</strong></p>
<p><strong>86/10- Artık onun ne gücü vardır, ne yardımcısı.</strong></p>
<p>Ayette  ahiret anlatılıyor ama aynı zamanda Mehdiyetin zuhuruna da bakıyor.  Mehdiyet devrinde FBI&#8217;ın, CIA&#8217;in, KGB&#8217;nin, derin devletlerin tüm sırları  ortaya çıkacak. İnsanlıktan saklanan tüm vahşetler, tüm sırlar ortaya  çıkacak. Devletlerin gizli sırı diye birşey kalmayacak. Ahiretteki olaya  bakmakla beraber deccaliyete de bakıyor ayet, ne gücü var ne de  yardımcısı kalacak, diyor.</p>
<p><strong>86/11- Dönüşlü olan göğe andolsun.</strong></p>
<p>Göğün  dönüşlü olduğunu nereden anlıyoruz? Büyük teleskoplarla anlıyoruz.  Kuran bilime yol gösteriyor. Bizin ne kast edildiğini bilmemiz için  bilimsel delillere ve teknik alete ihtiyaç var. Dolayısıyla bilime  ihityaç var.</p>
<p><strong>86/15- Doğrusu onlar, hileli bir düzen planlayıp kuruyorlar;</strong></p>
<p><strong>86/16- Ben de bir düzen kurup hazırlıyorum.</strong></p>
<p>Şu  an Müslümanlara yönelik ciddi bir operasyon var. BOP adı altında  Müslümanları birbrine kırdırtacak bir plan yapıyorlar. Türkiye&#8217;yi  İran&#8217;la, Vahabileri Şiilerle, Şiileri Sünnilerle savaştırmak için düzen  kuruyorlar. Allah da onların bu düzenlerini yıkacak bir düzen  hazırlıyor. Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)&#8217;ı yaratıyor.</p>
<p><strong>86/17- Sen kafirlere bir mühlet ver, az bir süre tanı. </strong></p>
<p>İslam&#8217;ın  hakimiyetine de az bir süre kaldı inşaAllah. 10 yıl içinde inşaAllah  olacak. 17. ayet, Allahulaem 2017&#8242;ye işaret ediyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">A&#8217;LA SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>87/2- Ki O, yarattı, &#8216;bir düzen içinde biçim verdi&#8217;,</strong></p>
<p>Geometrik düzgünlükte, altın oranla biçim veriyor.</p>
<p><strong>87/4- &#8216;Yemyeşil-otlağı&#8217; çıkardı.</strong></p>
<p><strong>87/5- Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.</strong></p>
<p>Petrole  işaret var. Kara bir duruma sokulması bitkilerin. Bitkiler yer altında  fermantasyondan vs geçtikten sonra petrol halini alıyor.</p>
<p><strong>87/6- Sana okutacağız, sen de unutmayacaksın.</strong></p>
<p><strong>87/7- Ancak Allah&#8217;ın dilediği başka. Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.</strong></p>
<p>Peygamberimiz  (sav)&#8217;e hitap var ama aynı zamanda Müslümanlara da hitap var. Hz.  Mehdi&#8217;ye de işaret var. Unutulmaması gereken ne varsa hepsi aklında  kalacak. Unutturmayacak olan Allah, ama gerektiğinde de unutturum diyor.  Saklı olan  Hz. İsa (as)&#8217;dır, Hz. Mehdi (as)&#8217;dır. Açığa çıkacak olan da  Hz. İsa (as)&#8217;dır, Hz. Mehdi (as)&#8217;dır.</p>
<p><strong>87/8- Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız.</strong></p>
<p>Mehdiyetin  kilit açıklaması; kolay için başarılı olacak. Hz. Mehdi (as) dini  kolaylaştıracak zorlaştırmayacak, kolay olanı emredecek.</p>
<p><strong>87/9- Şu halde, eğer &#8216;öğüt ve hatırlatma&#8217; bir yarar sağlayacaksa, &#8216;öğüt verip hatırlat.&#8217;</strong></p>
<p>Mehdiyetin vafsıdır bu, etkili olacaksa etkili olan yerlerde dini anlatıp öğüt verecek.</p>
<p><strong>87/10- Allah&#8217;tan ‘İçi titreyerek korkan’ öğüt alır-düşünür.</strong></p>
<p>Önce  Allah korkusu ve Allah inancını esas yapmak lazım. Allah bu ayette  önemli bir yol gösteriyor. Allah&#8217;tan korkmayan insana dümdüz anlatım  yok. Önce Allah&#8217;ın varlığı, birliği, yüceliği anlatılacak ve Allah&#8217;tan  korkması anlatılacak.</p>
<p><strong>87/11- &#8216;Mutsuz-bedbaht&#8217; olan ondan kaçınır.</strong></p>
<p><strong>87/12- Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır.</strong></p>
<p>Romantik  düşünen, herşeye ağlayan, herşeyde içine kapanan insanlar ahir zaman  özelliğidir. Deccaliyet mutsuzluk ve bedbahtlık vermiştir. Mutsuz ve  bedbaht bir nesil meydana getirdi deccal. Adam mutsuz, neşesiz  dolaysıyla Kuran&#8217;a da yaklşmıyor. Deccaliyetin bir oyunu bu, romantik  ağlamayı anlatan şarkılarla, filmlerle, romanlarla insanları kendi  içlerine kapatıp sürekli ağlayan, üzülen, neşesiz bir toplum haline  getiriyor, dolayısıyla Kuran&#8217;dan uzak bir toplum haline getiriyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">FECR SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>89/1- Fecre andolsun,</strong></p>
<p><strong>89/2- On geceye,</strong></p>
<p><strong>89/3- Çifte ve tek&#8217;e,</strong></p>
<p>Fecr aynı zamanda Hz. Mehdi (as)&#8217;ın güneşinin çıkışıdır, İslam güneşinin çıkışıdır.</p>
<p><em>On geceye;</em> Allahualem Muharrem ayının 10&#8242;unda Hz. Mehdi (as)&#8217;a biat olacak Allah&#8217;ın izniyle.</p>
<p>Çift ve tek; iki iki çiftler zaten ayetin 2110 ebcedi, 2120 de de kıyamet var inşaAllah.</p>
<p><strong>89/4- Akıp-gittiği zaman geceye,</strong></p>
<p>Deccaliyet akıp gidiyor, küfür yok oluyor, karanlık dağılıyor.</p>
<p><strong>89/6- Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?</strong></p>
<p><strong>89/7- &#8216;Yüksek sütunlar&#8217; sahibi İrem&#8217;e?</strong></p>
<p>Yüksek  sütünları deviriyor Allah, dünyanın pek çok yerinde vardı yüksek  sütünlar. Irak, Amerika, Mısır, pek çok yerde var. İstanbul&#8217;da da  Mısır&#8217;dan getirilmiş iki sütun var. Aslında o sütunlar şeytan çağırmakta  kullanılan özel yapılardır. En üst kısımları koniktir. Ateist  masonların kullandığı bir sistemdir.</p>
<p><strong>89/9- Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud&#8217;a?</strong></p>
<p>Vadi;  masonların toplandığı yerlere vadi denir. Kayaları da oyup biçmek de  masonlukta bir semboldur. Mikap taş yaparlar, büyük bir kayayı oyarak  şekillendirerek küp haline getirirler.</p>
<p><strong>89/11- Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.</strong></p>
<p>Azgınlık yapıyorlar, terör, anarşi, bombalama yapıyorlar, Müslümanları birbirine düşürüyorlar.</p>
<p><strong>89/14- Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.</strong></p>
<p>Sizi  görüyorum, gözlüyorum diyor Allah. Mason localarında da bir üçgen  içinde göz olarak smebolize ediliyor. Tüm localarda vardır, o gözden  Allah bizi seyrediyor derler.</p>
<p><strong>89/17- Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/18- Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/19- Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/20- Malı &#8216;bir yığma tutkusu ve hırsıyla&#8217; seviyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>89/21- Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,</strong></p>
<p>Deccaliyetin  özellikleri anlatılıyor; yoksulları korumamak deccaliyetin özelliğidir.  İnsanlardan kalan herşeyi yiyip, parçalayıp, darmadağın ediyorsunuz,  yok ediyorsunuz. Şu an heryerde mal yığılıyor ve malı yığdıkları için  konomik kriz geldi. 21. ayet; 21. yüzyıla bakıyor Allahualem, ebcedi de  2100. Deccaliyetin en azgın olduğu devirler, çok çok az Müslümanın  kaldığı tarihlerdir.</p>
<p><strong>89/22- Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman;</strong></p>
<p>Kıyamette  insanlar alenen, açıkça melekleri görüyorlar. 22. ayet, ebcedi de 2120,  Allahualem kıyametin kopuş tarihini işaret ediyor, iki iki klit bir  tarih. Kıyamet koptuğunda melekler dizi dizi inecek, alenen görecek  insanlar.</p>
<p><strong>89/23- O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?</strong></p>
<p><strong>89/26- Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.</strong></p>
<p>O  zaman düşünüyor ama bir fayda göremezler diyor Allah. Keşke namaz  kılsaydım, keşke Müslümanlarla birlikte olsaydım, keşke Hz. Mehdi (as)&#8217;a  uysaydım. Müthiş bir azap olacak, yani Allah o zaman insanları tam bir  kontrol altına alıyor, hiçbir yere gidemiyorlar.</p>
<p><strong>89/27- Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,</strong></p>
<p><strong>89/28- Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.</strong></p>
<p>Dengelenmiş  nefis. Sen Allah’tan razı olarak dön, salih samimi müslümanların  arasına gir. Son durum, en son cennetle neticeleniyor.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">BELED SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>90/1- Hayır; bu şehre yemin ederim,</strong></p>
<p>Ayet Peygamberimiz (sav)&#8217;e bakması yönüyle açıktır, ama Mehdiyete de bakıyor; &#8220;sen bu şehirde oturmakta iken&#8221; diyor Allah.</p>
<p><strong>90/5- O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?</strong></p>
<p><strong>90/6- O: &#8220;Yığınla mal tüketip-yok ettim&#8221; diyor.</strong></p>
<p>5.  ayet 6. ayet deccaliyete bakıyor. Yığınla mal, müthiş bir israf, müthiş  bir hırs, tamah var. Müthiş bir güce sahip olduğunu sanıyor. Ama  yıkılmaya başlıyor. Ne zaman yıkılmaya başlıyor? 56 &#8216;dan sonra diyor  Bediüzzaman.</p>
<p><strong>90/7- Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?</strong></p>
<p>Deccaliyet Allah&#8217;a inanmadığı için kimsnein görmediğini düşünür. Ben görüyorum diyor Allah.</p>
<p><strong>90/10- Biz ona &#8216;iki yol-iki amaç&#8217; gösterdik.</strong></p>
<p><strong>90/11- Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.</strong></p>
<p><strong>90/12- Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir? </strong></p>
<p><strong>90/13- Bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir;</strong></p>
<p><strong>90/14- Ya da açlık gününde doyurmaktır,</strong></p>
<p><strong>90/15- Yakın olan bir yetimi,</strong></p>
<p><strong>90/16- Veya sürünen bir yoksulu.</strong></p>
<p><strong>90/17- Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.</strong></p>
<p>İslam  insanları özgür kılmak istiyor, Allah insanların alabildiğine özgür  olmasını istiyor. Hz. Mehdi (as) tüm insanları douyuracak ve özgür  kılacak. Mehdiyet devrinde bu ayet tam tahakkuk edecek. Ne yetimler  eziyet görecek ne yoksul eziyet görecek, hepsi rahat edecek Mehdiyet  devrinde. Sabrı tavsiye ahir zamanda en önemli konulardan biri. Bir anda  olmaz sabredeceğiz. Mehdiyette zulüm yok, kan dökmek yok, hep merhamet  var. Kadınlara merhamet, çocuklara merhamet, Hristiyanlara merhamet,  Musevilere merhamet, hatta küfre, dalalete dahi merhamet. Biz onların  küfürden kurtulmalarını istiyoruz, cennete gitmelerini istiyoruz ve  merhametle bakıyoruz.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">LEYL SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>92/1- Sarıp-örttüğü zaman geceye andolsun,</strong></p>
<p>Tüm dünyayı şu an karanlık sardı, simsiyah karanlık.</p>
<p><strong>92/2- Parıldayıp-aydınlandığı zaman gündüze,</strong></p>
<p>İşari olarak Mehdiyete bakıyor, tüm dünya pırıl pırıl olacak.</p>
<p><strong>92/4- Gerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır.</strong></p>
<p>Küfür çelişkili, parça parça darmadağınık, Müslümanlar da parça parça.</p>
<p><strong>92/6- Ve en güzel olanı doğrularsa,</strong></p>
<p>En güzel olan nedir? İslam&#8217;ın hakmiyeti, İttihad, barış, kardeşlik, güzel olan herşey.</p>
<p><strong>92/10- Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.</strong></p>
<p>Mehdiyeti hakim edeceğiz, başarılı kılacağız.</p>
<p><strong>92/8- Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,</strong></p>
<p>Deccaliyetin  özelliği kendini müstağni görmesi. Allah tüm dünyada küfrün yıkılışını  kolaylaştıracak. Yıkılmaz sanıyorlar, ama Allah kolaylaştıracak  yıkılacak. Komünizm de yıkılmaz gibiydi, yıkıldı giit. Şimdi de tüm  dünyada küfrü yıkacak.</p>
<p><strong>92/12- Şüphesiz, Biz&#8217;e ait olan, yol göstermektir.</strong></p>
<p>Allah yol göstermeyi Kuran&#8217;la yapıyor, Kuran&#8217;ı tanıtacak olan Hz. Mehdi (as)&#8217;dır.</p>
<p><strong>92/13- Gerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) Bizim&#8217;dir.</strong></p>
<p>Alfa  ve Omega olarak geçiyor incilde, A ve A harfleri. İncil&#8217;de bu önemli  bir konudur. Son Mehdiyettir, İsa Mesihdir, ilk olan Hz. Adem&#8217;dir.</p>
<p><strong>92/15- Ona, ancak en bedbaht olandan başkası yollanmaz;</strong></p>
<p>Kendini içine kapanmış, İslam&#8217;ın, imanın neşesini yaşamayan, sürekli hüzünlü, sürekli neşesiz insanlar.</p>
<p><strong>92/17- Sakınan ise, ondan uzak tutulacaktır.</strong></p>
<p>İslam&#8217;a, Kuran&#8217; yakın olan, cehennemden uzak tutulacak.</p>
<p><strong>92/18- Ki o, malını vererek temizlenip-arınır.</strong></p>
<p><strong>92/19- Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.</strong></p>
<p><strong>92/20- Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).</strong></p>
<p>Müslüman  malı bol bol dağıtır, Allah rzıası için. Egosit değildir, bencil  değildir. Mal durursa sizin üzerinizde pisliğe dönüşür diyor Allah. Malı  tutmayı Allah kir olarak görüyor, verirseniz mal da siz de  temizlenirseniz diyor. Mal desinler diye değil, çıkar için değil, Allah  rızası için veriliyor.</p>
<p><strong>92/21- Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.</strong></p>
<p>Ayet  ahiretteki durumu anlatıyor ama işari olarak Mehdiyet dönemine de  bakıyor. Hz. Mehdi (as) zamanında insanlar tam anlamıyla razı  olacaklardır. 21. ayet 21. yüzyıla bakıyor. İslam dünyaya hakim  olduğunda, insanların kendisi de razı olacaktır.</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67449338.gif" alt="" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">ALAK SURESİ</span></strong></p>
<p><strong>96/1- Yaratan Rabbin adıyla oku.</strong></p>
<p>Müslümanlar  müthiş kültürlü, müthiş okyan, herşeyi çok iyi araştıran inceleyen  olacaklar. Kültürlü toplum yenilmiyor, cahil toplum yeniliyor.  Afganistan&#8217;da cahillik yaygın çok rahat netice aldılar. Irak&#8217;ta cahillik  yaygın çok rahat netice aldılar. Aydın kültürlü olan insanlara küfür  dokunamıyor.</p>
<p><strong>96/4- Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir.</strong></p>
<p>Hem  okuma hem yazma. Hem de yazın diyor. Kitap basmak, cd hazırlamak,  yayınlar; insanları bilgilendirmenin önemine dikkat çekiyor. Cahil oldu  mu fitneci oluyor, alay ediliyorlar, küçük düşürüyorlar. Cahil  zırvalarıyla insanları zehirliyorlar ve Müslümanlar yeniliyor. Ama  Kuran&#8217;a davet eden tutumla, Kuran&#8217;ın üslubuyla da Müslümanlar güçlü  oluyor.</p>
<p><strong>96/6- Hayır; gerçekten insan, azar.</strong></p>
<p><strong>96/7- Kendini müstağni gördüğünden.</strong></p>
<p>6.  ayet; 1882 Darwin&#8217;in ölüm tarihini veriyor ebcedi. Haşa deccal  kendisini Allah gibi görüyor. Deccaliyet Allah&#8217;a dönüşü reddeder.</p>
<p><strong>96/9- Engellemekte olanı gördün mü?</strong></p>
<p><strong>96/10- Namaz kıldığı zaman bir kulu.</strong></p>
<p>Müslümanları  ibadetten, zikirden, Kuran&#8217;a yakın olmaktan, Allah&#8217;ın hükümlerini  yerine getirmekten engeleyecek. Nasıl yapacak? Bazı ülkelerde devlet  kararıyla, askeri gücüyle bunu yapıyor. Çin&#8217;de namaz kılmak yasak, ancak  bayramlarda izin veriyorlar. Camilerin kapsına yazmışlar, devlet memuru  namaz kılamaz, 18 yaş civarındakiler namaz için gelemez, ancak 45-60  yaş araası namaz kılabilir diyorlar, o kadar çok şart var ki camiye  girmek adeta imkansız, Kuran eğitimi yapmak yasak. Deccaliyet bu  engellemesine dikkat çeliliyor. Namaz kılmak dünyanın hemen hemen her  ülkesinde suç, üniversitelerde, devlet dairelerinde dünyanın %95i suç.  İşte bu deccaliyettir.</p>
<p><strong>96/11- Gördün mü? Ya o (kul) doğru yol üzerinde ise,</strong></p>
<p><strong>96/12- Ya da takvayı emrettiyse.</strong></p>
<p>Görmeyecekler demek ki, görmeyenlere görmeleri için izah ediyoruz.</p>
<p>Doğru yol üzerinde olan Mehdiyettir, takvayı emreden Mehdiyettir.</p>
<p><strong>96/13- Gördün mü? Ya (bu engellemek isteyen) yalanlıyor ve yüz çeviriyor ise. </strong></p>
<p>Bir  daha gördün mü diyor. Demek ki perde çekilecek gözlerine, büyü  yapılacak göremeyecekler. Hz. İsa (as)&#8217;ın gelişi açık, Hz. Mehdi (as)  gelişi açık olmasına rağmen, Bediüzzaman aleni ve net olarak anlatmasına  rağmen göremeyecekler. İslam&#8217;ın hakimiyetini, İttihadı İslam&#8217;ı,  Mehdiyeti, İsa Mesihi hepsini yalanlıyor.</p>
<p><strong>96/15- Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz;</strong></p>
<p><strong>96/16- O yalancı, günahkar olan alnından.</strong></p>
<p>Alında  düşünme merkezi var. Ona da dikkat çekiyor Allah. Sürüklemek, mecbur  etmektir. Küfürden çıkmaya, küfürü güçsüzlüğe sokmayaa ve iptal etmeye  onları mecbur edeceğim diyor. Deccalin alnında kafir yazacak diyor,  deccalin ve küfrün simalarından tanınacağına işaret ediliyor.</p>
<p><strong>96/17- O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.</strong></p>
<p>Deccal  ekip halinde çalışır. Mehdiyet de talebeleriye karşı atak yapar, iki  tarafın da başı vardır ve iki tarafın da talebeleri vardır.</p>
<p><strong>96/19- Hayır; ona boyun eğme (Rabbine) Secde et ve yakınlaş. </strong></p>
<p>Hz. Mehdi (as) ve talebeleri asla boyun eğmeyecektir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/1521qw2.gif" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/sn-adnan-oktarin-deccaliyet-ve-mehdiyete-isaret-eden-ayet-aciklamalari-kackar-tv-19-kasim-2010.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 22:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hedef]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Masonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler
Ahir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.ilmimercek.net/images/Article/hz._mehdi_a.s._a_karsi_mucadele_edecek_olan_negatif_gucler_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)' a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler" />Ahir  zamanın kutlu şahıslarından Hz. Mehdi (a.s.), dünya tarihinde  görülmemiş çetin bir ortamda çalışmalarına başlayacak ve bu şartlar  içerisinde mücadelesini yürütecektir. Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden  ayrılan münafıklar, Müslümanların arasından çıkan ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı  hedef alan müşrikler, dinsizliği temsil eden masonlar, ateistler ve  materyalistler Mehdiyet karşısında işbirliği yapacak, tüm teknoloji ve  iletişim imkanlarını da, bu yönde aleyhte faaliyet yapmak için  kullanacaklardır. Dolayısıyla, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde, tarih boyunca  gelmiş geçmiş toplumlardaki inkarcıların sahip olduğu imkanlarla  kıyaslanamayacak kadar çetin ve şiddetli bir mücadele ortamı olacaktır.  Ancak bu kişilerin gözardı ettikleri önemli bir gerçek vardır:</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) aleyhindeki her girişim, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  faaliyetlerinin etkisinin giderek daha da artmasına ve tüm dünyada ses  getirmesine katkıda bulunacaktır. Unutulmamalıdır ki  <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.”</strong> (Nisa Suresi, 141)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiğine göre ahir zaman;<br />
Ahlaki dejenerasyonun, açlık ve yokluğun ciddi boyutlara ulaştığı,  anarşi, terör, kargaşa ve çatışmalar nedeniyle insanlığın hayatını korku  ve tedirginlik içinde yaşadığı;<br />
Dünya çapında cinayetlerin, intiharların ve katliamların alabildiğine  arttığı, sahtekarlığın, dolandırıcılığın, adaletsizliğin hüküm sürdüğü;<br />
Tüm haramların helal sayılacağı, dünya çapında her türlü sapkınlığın açıkça uygulandığı;<br />
İnsanların Kuran ahlakından olabildiğince uzaklaştığı, bunun sonucunda  da sevgisizliğin, acımasızlığın ve bencilliğin dünyaya hakim olduğu;<br />
(Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ın açıkça inkar edildiği ve insanları  Allah inancından uzaklaştırabilmek için, ateizm, materyalizm ve  Darwinizm gibi sapkın ideolojilerin, sözde bilimselmiş gibi  gösterildiği;<br />
Dünyada iman eden insanların çok az sayıda olduğu ve inançlarından  dolayı da büyük bir zulüm, baskı ve eziyete maruz kaldığı bir dönem  olacaktır.</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.) böyle zorlu bir zamanda ortaya çıkacak ve fikri mücadelesini böyle bir ortamda sürdürecektir.</p>
<p>Ahir zamanın bu çetin şartlarında, Hz. Mehdi (a.s.) da, geçmişte  gönderilen tüm peygamberler gibi iftiralara uğrayacak, çeşitli zorluk ve  sıkıntılarla imtihan edilecek, inkar edenlerin kurdukları tuzaklara  göğüs gerecektir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu mücadelesini diğer peygamberlerin dönemlerinden  farklı kılan ise, ahir zamanda dejenerasyonun ve dinsizliğin, tarihte  hiç olmadığı kadar yaygın olması ve tüm dünya çapında yaşanmasıdır.</p>
<p>Ancak buna rağmen, inkar edenlerin çirkin ve küfür dolu sistemi, tüm  dünya çapında Allah’ın izniyle yenilgiye uğrayacaktır. Dünyadaki ahlaki  bozulma her ne kadar geniş çapta ve dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)  karşısındaki baskısı ne kadar şiddetli olsa da, Allah’ın izniyle hiçbir  şey Hz. Mehdi (a.s.)’ın hak mücadelesini kazanmasına engel  olamayacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.), Ateizm, Materyalizm ve Darwinizm Gibi Dinsiz  Felsefeleri Savunan İnkarcı Zihniyeti Ortadan Kaldırmak İçin Fikri  Mücadele Yürütecektir</strong></p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde ahir zamanda ateist felsefelerin  tehlike oluşturacağını bildirmiş, özellikle Darwinist, materyalist  felsefelerin ateizmle güç bulacaklarını ve (Allah’ı tenzih ederiz)  Allah’ın varlığını inkar edecek tehlikeli bir çizgiye geleceklerini  ifade etmiştir. Bu nedenle Hz. Mehdi (a.s.)’ın birinci vazifesinin de,  maddecilik fikri yani (Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ı inkar üzerine  kurulmuş materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle fikren mücadele  etmek ve bu felsefelerin insanlar üzerindeki etkisini tam anlamıyla  kaldırmak olacağını belirtmiştir. (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)  (Emirdağ Lahikası I, 206. Mektup, s. 259)</p>
<p>Ahir zamanda teknolojinin hızla ilerlemesiyle birçok bilim dalında  gelişmeler olacak; Allah’ın varlığının delilleri, yeryüzündeki iman  hakikatleri bilimsel delilleriyle açıkça ortaya çıkacaktır. Hz. Mehdi  (a.s.) bu gerçekleri insanlara en etkili yöntemlerle ulaştıracak ve Hz.  Mehdi (a.s.), dinsizliğin etkisini dünya çapında tam olarak ortadan  kaldırana kadar bu fikri mücadelesini sürdürecektir.</p>
<p>Ancak bu süreç içerisinde elbette ki, tüm dünyayı etkisi altına almış  olan bu dinsiz felsefelerin savunucuları da Hz. Mehdi (a.s.)’ı  kendilerine hedef alacaklardır. Ellerinden gelen her türlü hileli yöntem  ve oyunlara başvurarak, komplolar kurarak, iftiralar atarak, Hz. Mehdi  (a.s.)’ın bu yöndeki fikri çalışmalarını etkisiz hale getirmeye  çalışacaklardır.</p>
<p>Ateistler, ateist masonlar, komünistler, materyalistler, Darwinistler ve  dinsizliği savunan tüm diğer sapkın ideolojiler bu amaç doğrultusunda  Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı birlik olacak ve tüm imkanlarını Hz. Mehdi  (a.s.) aleyhinde kullanmaktan çekinmeyeceklerdir.</p>
<p>Fakat Allah’ın kesin ve hak vaadi üzere, bu hileli düzenlerin hiçbiri  Hz. Mehdi (a.s.)’ı durduramayacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), bu inkarcı  sistemleri bir bir çökertecek ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim  kılacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Deccal ile Olan Mücadelesi</strong></p>
<p>Deccal, Hz. Mehdi (a.s.)’ın karşısındaki negatif güce verilen isimdir.  Deccal kıyametten önceki son dönemde, yani ahir zamanda ortaya çıkıp  insanları din ahlakından uzaklaştıracak, yeryüzünde büyük kargaşa ve  zulme neden olacaktır. Peygamberimiz (sav)’in verdiği bilgilere göre  deccal, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden olan, insanları  ahlaksızlığa ve kötülüğe iten, kitleleri inkara ve isyana yönlendiren,  terörün ve şiddetin asıl kaynağı olacaktır.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.), deccalin fitnesinin büyüklüğüne dikkat çekerek tüm Müslümanları bu tehlikeye karşı uyarmıştır:</p>
<p>“Allah’ın Hz. Adem (a.s.)’ı yaratmış olduğu günden bu yana, deccalin  fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır.” (Medineli Allâme Muhammed  B. Resul el Hüseyin el Berzenci, Kıyamet Alametleri, Genişletilmiş 8.  Baskı, s. 225)</p>
<p>Hadislere göre Hz. Mehdi (a.s.), tarihin bu gelmiş geçmiş en şiddetli  şeytani gücüne ve fitnesine karşı da mücadele edecektir. Bu hadislerden  biri şöyledir:</p>
<p>“Deccal çıkınca ona karşı müminlerden bir adam (Hz. Mehdi (a.s.)),  yönelir. Derken o mümin kimseye birçok silahlılar, deccalin merkezlerde  gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar.” (Mehdilik ve İmamiye s. 37,  Sahih-i Müslim, 11/393’den nakil)</p>
<p>Hadiste haber verilen bu deccal sistemi, Hz. Mehdi (a.s.)’ın mücadelesi  için özel olarak yaratılmıştır. Bu kadar büyük çaplı olmasının sebebi,  insanların şeytana ne kadar kolay esir düşeceğinin ve Hz. Mehdi’nin de  bu sistemi ne kadar kolay yıkacağının görülmesi içindir.</p>
<p>Deccalin ve deccaliyetin, farkında olmadan ve istemeden üstlenecekleri  önemli bir görev de, insanlara Hz. Mehdi (a.s.)’ı tanıtması olacaktır.  Tarih boyunca dinsizliği temsil eden en şiddetli güçler, her zaman  kendilerine ‘imanı ve hak dini temsil eden en güçlü insanları’ hedef  almışlardır. Peygamberler, elçiler ve din ahlakını tebliğ eden en etkili  insanlar her zaman için deccaliyetin en öncelikli hedefi olmuştur.  Dönemin Firavun’u Hz. Musa (a.s.)’ı, Nemrud Hz. İbrahim (a.s.)’ı, Mekke  müşriklerinin önde gelenleri Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’i  etkisiz hale getirmeye çalışmışlardır. İşte deccaliyet kimi hedef  alıyorsa, insanların aradıkları hidayet önderleri de orada olmuştur.  Ahir zamanda da bu durum değişmeyecek; ahir zamanın büyük deccali de Hz.  Mehdi (a.s.)’la mücadele edecektir. İnsanlar da hak dini temsil eden  ahir zamanın Büyük Hidayet Önderi olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın kim olduğunu  bu vesileyle anlayacaklardır.</p>
<p>Sayın Adnan Oktar’ın bu konuyla ilgili bir açıklaması şöyledir:</p>
<p><em>“&#8230; Firavun da günlerini alıyor bak. Mısır’ın her yerine adamlar,  kervanlar gidiyor, adam toplanıyor. Yani o devrin sahtekar alimlerini  topluyorlar, büyücü alimlerini. Hz. Musa (a.s.) ile karşılaştırmak için.  Hayır, istese Hz. Musa (a.s.)’ı şehit edebilir. Etmiyor. Yani “onun bir  kere fikren mutlaka yıkılması gerekir” diyor. “İnsanların kafasında  etkisi kalmasın” diyor. Yani “zaten ben onu mat edeceğim” diyor,  “görsünler” diyor. Onun için demokrat gösteriyor kendini. Ama işin  doğrusu şimdiki birçoğuna göre daha demokrat firavun, onu da söyleyeyim.  Hakikaten. Adam, “gel tartışalım” diyor. Tartışma ortamı meydana  getiriyor, konuşuyor. Şimdinin firavunları ona da müsaade etmiyor, değil  mi? Tartışmasız karar veriyor adam. Yanaşmıyor tartışmaya. Biz de şimdi  ahir zaman deccaline bakacağız, deccalin en çok dikkatini çeken kimse, o  odur. O kişi odur. Yani gayet kolaydır. Mıknatısı tutarsın, plastiği  çekmez, kağıdı çekmez, şak demiri çeker. Değil mi? Hah dersin Hz. Mehdi  (a.s.) bu. Yani çünkü onu ilgilendiren odur. Mıknatıs ondan anlar,  demirden anlar. Plastik etkilenmez ondan, hiçbir şey etkilemez.  İnşaAllah.”</em> (Sayın Adnan Oktar’ın <a href="http://www.harunyahya.tv/" target="_blank">harunyahya.tv</a>’deki canlı röportajından, 18 Mart 2010)</p>
<p>Deccalin hadislerde işaret edilen önemli bir özelliği de, teknolojiyi,  kitle iletişim araçlarını, basın yayın organlarını ve interneti  kullanarak her eve ulaşabileceği; bu yolla iftira ve yalanlarını çok  fazla sayıda kişiye ulaştıracak olmasıdır. Deccalin bu yolla propaganda  yapacağına işaret eden hadislerden biri şöyledir:</p>
<p>“Deccal çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nara atar ki, doğu ve  batının bütün halkı onu duyar.” (İbni Kesir, en-Nihaye, 1:96)</p>
<p>Deccal bu araçlarla ahlaksızlığın propagandasını yapıp salih müminleri  karalamayı hedefleyecektir. Televizyon ve basın yolunu kullanarak Hz.  Mehdi (a.s.) hakkında kendince “uzak durun”, “sapkın”, “büyülenmiş”,  “insanları delalete sürüklüyor”, “insanları kandırıyor” gibi iftiralar  atacaktır.</p>
<p>Bir hadiste “Şüphesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye  isimlendirdiği iki ırmak) bulunması da onun (deccalin) fitnesidir.  Aslında cehennemi bir cennet olup, cenneti de bir cehennemdir.” (İbn-i  Mace, 4075, 4076; Tırmizi, Fiten: 59, no. 2240, 4/510) sözleriyle  bildirildiği gibi, deccal insanlara iyiyi kötü, kötüyü iyi gibi  gösterecektir. İnsanların dünya ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile  olacak olan Hz. Mehdi (a.s.)’ı, onlara büyük bir tehlike olarak sunmaya  çalışacaktır.</p>
<p>“Deccalin tabileri (ona uyanlar) çoktur. Kendisine birçok kimse iltihak  eder (katılır).” (Et-Tebrizi, Veliyüddin Muhammed bir  Abdillahi’l-Hatibi’l-Ömeri, Mişkatü’l-Mesabih, Dımeşk: 1382/1962,  3:38.2) hadisiyle haber verildiği gibi, kullanacağı tüm bu hileli  yöntemlerle pek çok kişinin kendisine uymasını sağlayacaktır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), deccal sisteminin Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı olan mücadelesini bir hadisinde şöyle açıklamıştır:</p>
<p>“Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) deccali) görünce: “Ey insanlar! Resulullah (sav)’in zikrettiği deccal işte budur” der. <strong>DECCAL  HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE O ZAT KARNI ÜZERİNE UZATILIR VE  ARKASINDAN: “ONU ALIN DA YARALAYIN!” DER. ARTIK O ZATIN SIRTI VE KARNI  DÖVE DÖVE GENİŞLETİLİR. BU SEFER ONU İKİ ELİ VE İKİ AYAĞI İLE YAKALAR DA  FIRLATIR ATAR.</strong> İnsanlar deccalin onu bir ateş içine attığını  sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.” (İbrahim Süleymanoğlu,  Mehdilik ve İmamiye, s. 40)</p>
<p>Ancak deccal elindeki tüm bu imkanlara ve kurduğu hileli düzenlere  rağmen, Mehdiyet’in yükselişini engelleyemeyecektir. Hadiste mecazi  anlamda kullanılan, Hz. Mehdi (a.s.)’ın “sırtının ve karnının dövüle  dövüle genişletilmesi” ifadesi, Hz. Mehdi (a.s.)’a yapılan baskı ve  saldırılarla, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ününün ve şanının daha da yayılacağını  ve etkisinin dünya çapında giderek artacağını göstermektedir.</p>
<p>Yine hadiste, “Deccalin Hz. Mehdi (a.s.)’ı bir ateş içine atması” da,  deccalin kötülük yapmak isterken, aslında Hz. Mehdi (a.s.)’ın gücünü  artırmış olacağını göstermektedir. Deccaliyetin savunucuları, Hz.  İbrahim (a.s.) gibi, Hz. Mehdi (a.s.)’ı da manevi bir ateşte  yakacaklarını iddia edecekler; ama Allah o ateşi Hz. Mehdi (a.s.) için  soğuk ve esenlik kılacaktır. Allah, inkar edenlerin tuzaklarını bozacak  ve bu yöndeki her girişimlerini de Hz. Mehdi (a.s.)’ın şanının  şöhretinin, etki gücünün artmasına vesile kılacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Ahir Zaman Münafıklarıyla Olan Mücadelesi</strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın fikri mücadelesi yalnızca inkarcı sistemlere ve  Allah’a şirk koşan kişilere karşı olmayacaktır. Allah’ın, ‘Kuran’da  ateşin en alçak tabakasında olacaklarını’ bildirdiği münafıklar da, Hz.  Mehdi (a.s.)’a karşı çeşitli saldırılar düzenleyecek, Hz. Mehdi (a.s.)  bu samimiyetsiz kişilere karşı da mücadele yürütecektir.</p>
<p>Tarih boyunca tüm samimi mümin topluluklarının içinde yer alan  münafıklar, Hz. Mehdi (a.s.) cemaati içinde de bulunacaklardır.  Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, ilk başta Hz. Mehdi (a.s.)’ın  yanında yer alan, ancak Allah’a ve Kuran’a sadakat göstermeyen, Allah  korkusu zayıf olan bu kişilerin, kendi menfaatleriyle çatışan bir durum  olduğunda Hz. Mehdi (a.s.)’ın yanından hemen ayrılacakları şöyle  bildirilmiştir:</p>
<p>“Kıyamet, fitneler karanlık gecelerin parçaları gibi zuhur edinceye kadar kopmaz. <strong>KİŞİ,  MÜMİN OLARAK SABAHLAR, KAFİR OLARAK AKŞAMLAR. VEYA MÜMİN OLARAK  AKŞAMLAR, KAFİR OLARAK SABAHLAR. DÜNYA MENFAATİ KARŞILIĞINDA DİNİNİ  SATAR.</strong>” (Müslim) (İmam Şarani, Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, s. 388)</p>
<p>“O (Hz. Mehdi (a.s.)) bir süre onlardan uzaklaşacak, <strong>BÖYLECE DALALET  EHLİ AYRILACAKTIR. ÖYLE Kİ CAHİL ŞÖYLE DİYECEK: ALLAH’A ULAŞMAK  KONUSUNDA AL-İ MUHAM-MED’E (PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN SOYUNDAN BİRİNE –  YANİ HZ. MEHDİ (A.S.)’A)) İHTİYAÇ YOKTUR</strong>.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 161)</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.) dönemindeki bu münafıkların,  ahlak açısından her türlü kötülüğü teşvik edip uygulayabilecek bir  zihniyette olacaklarını bildirmiştir:</p>
<p>Amr bin sad’dan: <strong>“HALKI (ZAHİRDE) BENİM EVLADIMA DAVET ETSELER DE,  BENİM EVLADIMDAN UZAK OLURLAR. BU ÖYLE KÖTÜ BİR TOPLULUKTUR Kİ AHLAKLARI  YOKTUR. ZORBALARA MUSALLATTIRLAR, CABBARLARA FİTNEYİ ÖĞRETİRLER,  HAKİMLERE KAN DÖKTÜRÜRLER.”</strong> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde, ayrılan kişilerin Hz.  Mehdi (a.s.) cemaati için çok büyük bir hayır ve güzellik olduğu da  bildirilmektedir. Bu hak topluluk arasında gizlenen samimiyetsiz  kişilerin ortaya çıkmasıyla, Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatinin birbirlerine bağlılığı daha da artacak, kötülerin ayrılması  onları daha da kuvvetlendirecektir.</p>
<p>İnkar edenler ve müşrikler gibi, münafıkların Hz. Mehdi (a.s.) ve  cemaatine olan saldırıları ve aleyhte girişimleri de Allah’ın yardımıyla  sonuçsuz kalacaktır.</p>
<p>Ayrılan münafıkların çabaları Hz. Mehdi (a.s.)’a hiçbir şekilde zarar  veremeyecek, Hz. Mehdi (a.s.) fikri mücadelesiyle bu samimiyetsiz  topluluğun tuzaklarını etkisiz hale getirecektir:</p>
<p>…Ebu Basir’den: İmam Caferi Sadık aleyhisselam <strong>“’Suçlular  çehrelerinden tanınacak’ (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle  buyurdu: ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.))  HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARI (MÜNAFIKLARI)  ÇEHRELERİNDEN TA-NIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN)  DARMADAĞIN EDECEK</strong>.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)</p>
<p>Sayın Adnan Oktar bir ropörtajında, Hz. Mehdi (a.s.) dönemindeki  münafıkların, gelmiş geçmiş en şiddetli münafıklardan olduğunu şöyle  açıklamıştır:</p>
<p>“Evet, ahir zamanda, Hz. Mehdi (a.s.) devrinde münafıklar olacak. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın cemaatine, arkadaşlarına karşı mücadele eden, o cemaat  içerisinden yani Müslümanlar içerisinden çıkan münafıklar olacaklardır.  Kendilerini Müslüman gibi tanıtacaklardır. Hatta “Medine sarsılır” diyor  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadiste. “Münafıklar toplu olarak  bazen, 2 ve 3 kere ayrılacaklardır” diyor Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden.  Ve işleri güçleri Hz. Mehdi (a.s.)’a ve cemaatine zarar verdirmek üzere  bir faaliyet olacaktır. Mesela gece-gündüz Allah’ın onlara verdiği o  ilhamla, sürekli o öfkeyi yaşayacaklardır. Ahir zamanın münafıkları,  gelmiş-geçmiş münafıkların en şiddetlilerindendir, yani Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatinin münafıkları. Resulullah (s.a.v.) söylüyor Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatine bu münafıkların musallat olacağını, hatta “Buğdaya musallat  olan kurt gibi olacaklar” diyor. “Buğdayı temizleyecek” diyor Hz. Mehdi  (a.s.), “temizlenecek yine musallat olacak kurt” diyor, “yine  temizlenecek, yine musallat olacak, bu böyle uzun süre devam edecek”  diyor. “En sonunda 313 tane saf, temiz, hakiki mümin kalacak” diyor ve  “böylece de münafıkların etkisi kalmayacak” diyor. (Şeyh Muhammed b.  İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246) Hakikaten münafık çok büyük  bir fitne ve beladır. Müslüman şefkat gösterir, merhamet gösterir, sevgi  gösterir, dost zanneder, alır, barındırmaya çalışır. Ona yardımcı olur.  Maddi destek sağlar. Manevi fayda sağlamaya çalışır. Fakat münafığa  bakarsın ki bir gün bir alçaklık etmiş, küfürle, dinsizlerle ittifak  etmiş. Münafıkların Müslümanların nerede ne yaptıkları ile ilgili onlara  bilgi vererek, onların ani baskın yapmasını, ani atak yapmasını  sağlayacak işbirliği içinde olacaklarını Allah ayette bildiriyor. Yani  “sizi” diyor, “felaketlerin sarmasını beklerler” diyor Cenab-ı Allah. Bu  şekilde belirtiyor. Şeytandan Allah’a sığınırım, “Kötü felaket onları  sarsın.” diyor Allah (Tevbe Suresi, 98). Bu ne demektir? Şimdi Allah,  böyle bir duayı, Allah böyle söylediyse, “kötü felaket onları sarsın”  dediyse, ne demektir? “Ben onları mahvedeceğim” demek istiyor Allah.  Yani “dünyada mahvedeceğim” demek. Nasıl oluyor? Manevi azapla. Ve bütün  münafıklarda bir azap vardır ruhlarında. Ruhları cehenneme döner. Yani  kaçınılmaz olarak gece-gündüz bir acı duyarlar, rahatsız olurlar.”  (Sayın Adnan Oktar’ın 4 Ocak 2010 tarihinde Kral Karadeniz, Adıyaman Asu  ve Ekin TV’de yayınlanan canlı röportajından)</p>
<p><strong>Bazı Sözde Fıkıh Alimleri ve Yobaz Hocalar Hz. Mehdi (a.s)’a Karşı Gelecek ve Ona Karşı Mücadele Edeceklerdir</strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında  yaşayacak bazı sözde din alimlerinin de Hz. Mehdi (a.s.)’ın karşısında  yer alarak, ona karşı mücadele edeceklerine dikkat çekmiştir:</p>
<p><strong>“Beni Haşim bir genç (Hz. Mehdi (a.s.)) çıkacak. İnsanları dine  çağıracak. Araplara da tebliğ yapacak. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  KARŞITLARI ÇOĞUNLUKLA ALİMLER OLACAK. YAZILMIŞ RİVA-YETLER VE AKTARILMIŞ  SÖZLERE RAĞMEN, ONLAR ANCAK KENDİ BEN-CİL ARZULARINI ANLATACAKLAR. EĞER  GERÇEĞİN ÖZÜ ONLARIN HE-VESLERİNE VE ARZULARINA AYKIRI DÜŞERSE, O ZAMAN  SÖYLEYENİ İMAN-SIZLIKLA SUÇLARLAR VE DERLER Kİ: “BUNLAR ÖNCEKİ  İMAMLARIMIZIN ANLATTIKLARINA MUHALİFTİR, DEĞİŞ-MEZ KANUNUMUZDA BU  YOKTUR.”” </strong>(Beheyullah: Kitab-ı İkan, s. 241-243)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) bir taraftan dinsizliğin savunucularıyla fikri bir  mücadele yürütürken, bir yandan da Müslümanlar arasında fitne fesat  çıkarmaya çalışan bu zihniyetteki insanlarla bir mücadele içinde  olacaktır.</p>
<p>Bu sözde din alimlerinin Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı çıkmalarının en önemli  sebeplerinden biri ise, Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Müslümanların manevi  lideri olması durumunda, bu kimselerin halk arasında bir imtiyazlarının  kalmayacak olmasıdır.</p>
<p>Bu nedenle de Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı öfkeleri o kadar şiddetli  olacaktır ki, neredeyse onun şehit edilmesine fetva vermeye niyet  edecek, ancak Hz. Mehdi (as)’ın ilmi çok güçlü olduğu için buna cesaret  edemeyeceklerdir:</p>
<p><strong>“&#8230; İMAM-I MEHDİ (A.S.) ÇIKTIĞI ZAMAN hasseten (özellikle, yalnızca,  ayrıca, hususi olarak) FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)’A)  DÜŞMAN OLACAK. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) KILINCI KARDEŞLERİDİR. Elinde  kılınç olmasa idi, -YANİ KARDEŞLERİ OLMASA İDİ- ZAMANIN FUKAHASI (FIKIH  ALİMLERİ) ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) KATLİYLE FETVA VERİRLERDİ. Lakin  Cenâb-ı hak onu (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) keremiyle ve kılınç (KARDEŞLERİYLE)  ile tathir (temizlemek, yıkayıp pak etmek) edecek, onlar ona (Hz. Mehdi  (a.s.)’a) itimad edeceklerdir. HÜKMÜNÜ İNANMAYAN DA KABULE MECBUR OLUP  AKSİNİ İZMAR (gizlemek, saklamak) EDECEKLER.”</strong> (Ramuz el-Hadis, age. 56, 73)</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), ahir zamanda Kuran’ı çok iyi bilen, saçları  tıraş edilmiş, başları sarıklı bazı kişilerin ortaya çıkacağını da haber  vermiştir. Bu kişiler yaptıkları izahlar ve açıklamalarıyla dini  savunuyor görünseler de, konuşmaları ve çarpık din anlayışları ile İslam  dininden uzak olacaklardır. Bu anlayışlarıyla Kuran’a ve samimi  Müslümanlara karşı mücadele eden bir tavır içerisinde olacaklardır.</p>
<p><strong>“Doğudan başları tıraşlı kavimler çıkacak; DİLLERİ İLE KUR’ÂN  OKUYACAKLAR (FAKAT) BOĞAZLARINDAN AŞAĞI GEÇMEYECEK. Onlar dinden yaydan  okun çıktığı gibi çıkacaklar.” </strong>(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)</p>
<p>Bu kişiler Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı deccaliyetin safında yer alacaklar ve ona karşı mücadele edeceklerdir:</p>
<p>Resulullah (s.a.v.): “Ümmetimden BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ Deccal’a  tabii olacaktır.” (Ebu Bekir Abdürrazzak b. Hemmam, Abdürrazzak es  San’ani, El Musaannef, XI, 393)</p>
<p>Muhyiddin Arabi Hazretleri de, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde dinin özüne  döneceğini yani Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi, saf halinde  yaşanacağını ve bundan dolayı da Hz. Mehdi (a.s.)’a en çok muhalefet  eden kimselerin ‘bazı cahil sözde din adamları’ olacağını haber  vermiştir:</p>
<p>“Onun (Hz. Mehdi (as)’ın) döneminde din tamamen rey’den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. <strong>VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN</strong> (Hz. Mehdi (a.s.)’dan) UZAK DURACAKLARDIR. Zira zanlarına göre,  gerçekten Allah’ın imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını  kabulleneceklerdir&#8230;” (Muhyiddin Arabi, “Futuhat-El Mekkiye”, 66. bab,  c. 3, s. 327- 328)</p>
<p>Büyük İslam mütefekkiri İmam Rabbani ise bu konuyu şöyle açıklamıştır:</p>
<p>“Geleceği vaad edilen Hz. Mehdi (a.s.) dinin tervicini (değerini  artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad ettiği  (istediği) zaman; bid’at ehl-i ile ameli adet edinen, hasene zannı ile  dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri, dinin emri  olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle söyle diyecektir: <strong>BU KİMSE (HZ. MEHDİ (A.S.))  DİNİMİZİ KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR.</strong>” (Mektubat-i Rabbani, 1/535)<br />
Ancak Allah’ın desteğiyle, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ilmi çok güçlü olacak,  cahil alimler onun ilminin gücü ve etkisi karşısında fikren tamamen  etkisiz hale geleceklerdir:</p>
<p>“Fütühat-ül Mekkiye” isimli eserinde Muhyiddin Arabi el Endülüsi şöyle bildirmektedir:</p>
<p>“ONUN HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) DÜŞMAN-LARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD  EDENLERİ OLACAK&#8230; ŞAYET ELİNDE  KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN  (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu  (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) keremiyle ve kılınç (kardeşleriyle) ile tathir  edecek (temizleyecek), ONLAR ONA (Hz. Mehdi (a.s.)’a) İTAAT  EDECEKLERDİR. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA İMTİYAZLARI KALMAYACAK, HATTA AHKAM  HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişiyle alimlerin  hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan (Hz. Mehdi (a.s.)’dan)  hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN (HZ. MEHDİ  (A.S.)’DAN) NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ  KABUL EDECEKLER.” (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet  Alametleri, s. 186-187)</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Karşısındaki Negatif Güçler, Dönemin Ahir Zaman  Olması Sebebiyle, Hz. Mehdi (a.s.)’a Karşı Tarihin En Çetin Mücadelesini  Vereceklerdir</strong></p>
<p>Yüce Allah her dönemde müminlerle birlikte inkarcıları da yaratmış ve  inkar edenler her zaman müminlere karşı amansız bir mücadele  vermişlerdir. Allah’ın adetullahı gereği mümin toplulukları her zaman  sayıca az olmuş, inkar edenler ise imtihanın gereği olarak çoğunluğu  temsil etmişlerdir.</p>
<p>İşte ahir zamanda da yine Allah’ın bu adetullahı gereği Hz. Mehdi  (a.s.)’ın cemaatinin sayısı 300 kişi civarında olacak ve bu kadar az bir  sayıyla, tüm dünyaya İslam ahlakını hakim kılmanın fikri mücadelesini  vereceklerdir.</p>
<p>İçerisinde bulunduğumuz ahir zamanda, teknolojinin, görsel ve yazılı  basının etkisinin, ve internet, uydu gibi iletişim imkanlarının en  yüksek güce ulaştığı düşünüldüğünde, dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)  karşısında vereceği mücadelenin ne kadar etkin olacağı da daha iyi  anlaşılmaktadır.</p>
<p>Sayın Adnan Oktar Mehdiyet’in karşısında yer alan negatif güçlerin etkisini bir röportajında şöyle bir örnekle açıklamıştır:</p>
<p>“Mehdiyet, dünyada görülmemiş derecede şiddetli olaylarla  karşılaşacaktır. Yani dünya tarihinde hiç görülmemiş olaylarla  karşılaşacaktır. Çünkü mesela eskiden peygamberlerin zamanında, bir  bölgede mesela yüz binlik bir şehirde fitne çıkarıyorlar, 50 bin kişilik  yahut bir milyon topluluk içinde fitne çıkarıyorlar; şu an 7 milyar  insanın içinde fitne çıkarılıyor. Mehdiyet’in karşısında milyarlarca  sapkın insan var.” (Adnan Oktar’ın Gaziantep Olay TV’deki canlı  röportajı, 6 Nisan 2010)</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.), böyle bir ortamda çalışmalarına başlayacak ve bu  şartlar içerisinde mücadelesini yürütecektir. Ancak Allah’ın, bundan  yaklaşık 1430 sene önce vadettiği gibi Hz. Mehdi (a.s.), çok az sayıdaki  talebeleriyle birlikte tüm bu inkarcı topluluklarına karşı galip  gelecektir. Sayın Adnan Oktar bir röportajında bu gerçeği şöyle  müjdelemiştir:</p>
<p>“Cenab-ı Allah verdiği sözden asla dönmez.  “İslam’ı Ben hakim edeceğim  diyor” Allah; evlatlarımdan Hz. Mehdi (a.s.) ile. Hiç kimse olmasa dahi  Allah İslam’ı hakim edecektir bir avuç talebesiyle. Bakın dünyada bunu  kimse durduramıyor.” (Sayın Adnan Oktar’ın 14 Ocak 2010 Tarihli Çay TV  ve Kahramanmaraş Aksu TV Röportajından)</p>
<p>Kimi insanlar istemese de, Allah vaadini gerçekleştirecek; İslam  ahlakını tüm dünyada hakim kılacak ve Müslümanlara önderlik edecek  manevi bir lider olan Hz. Mehdi (a.s.) ile din ahlakını yerleşik  kılacaktır.</p>
<p>Bunların hiçbiri, Allah’ın izniyle, engellenebilecek gelişmeler  değildir; kaderde zaten gerçekleşmiştir. Yüce Allah Kuran’da bu müjdeyi  müminlere şöyle bildirmektedir:</p>
<p><strong>“Müşrikler istemese de, O, dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O’dur.”</strong> (Tevbe Suresi,  33)</p>
<p>Ahir zamanın iki mübarek ve değerli şahsı Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi  (a.s.), Allah’ın izniyle ahir zamanda yaşanan sapkın zihniyeti tamamen  ortadan kaldıracak ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim edilmesine  vesile olacaklardır. Allah’ın izniyle Rabbimiz’in bu güzel vaadi, içinde  bulunduğumuz bu yüzyılda gerçekleşecektir. Allah Kuran’ın, <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.” </strong>(Nisa  Suresi, 141) ayetiyle, müminlere kurulan tuzakların, yapılan baskıların  asla başarıya   ulaşmayacağını bildirmiştir. Allah’ın izniyle, Hz. İsa  (a.s.) yeniden yeryüzüne geldiğinde ve Hz. Mehdi (a.s.) ortaya  çıktığında, salih müminler bu mübarek insanların destekçisi olacaklar ve  sayıları ne kadar az olsa da, Kuran ahlakını tüm yeryüzüne yerleşik  kılacaklardır.</p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Mercek Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmimercek.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Mercek&amp;Number=76">76. sayı</a> (Ekim 2010) 6. sayfada yayınlanmıştır.</p>
<p><img src="http://www.ilmimercek.net/img/tablo_alt767px.gif" alt="" width="767" height="9" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cübbeli&#8217;ye cevaplar &#8211; 395 (Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametlerinin gerçekleştiğini şimdi söylemiyor ancak daha önceki konuşmalarında net olarak anlattıyordu.)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/cubbeliye-cevaplar-395-cubbeli-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametlerinin-gerceklestigini-simdi-soylemiyor-ancak-daha-onceki-konusmalarinda-net-olarak-anlattiyordu.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/cubbeliye-cevaplar-395-cubbeli-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametlerinin-gerceklestigini-simdi-soylemiyor-ancak-daha-onceki-konusmalarinda-net-olarak-anlattiyordu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2010 08:14:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=424</guid>
		<description><![CDATA[Cübbeli&#8217;ye cevaplar &#8211; 395 (Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametlerinin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.cubbeliahmethocayacevap.com/images/yalan.jpg" alt="" />Cübbeli&#8217;ye cevaplar &#8211; 395 (Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametlerinin gerçekleştiğini şimdi söylemiyor ancak daha önceki konuşmalarında net olarak anlattıyordu.)<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,28,0" width="600" height="540"><param name="movie" value="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=33407&#038;sId=74735" /><param name="quality" value="high" /><embed src="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=33407&#038;sId=74735" quality="high" pluginspage="http://www.adobe.com/shockwave/download/download.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="540"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/cubbeliye-cevaplar-395-cubbeli-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametlerinin-gerceklestigini-simdi-soylemiyor-ancak-daha-onceki-konusmalarinda-net-olarak-anlattiyordu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Protein Mucizesi</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/09/protein-mucizesi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/09/protein-mucizesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 14:12:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular-Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Bol]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Darwin]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Oysa]]></category>
		<category><![CDATA[Protein]]></category>
		<category><![CDATA[Proteinler]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=380</guid>
		<description><![CDATA[Protein Mucizesi






Günlük yaşamda &#8220;protein&#8221; kavramı genellikle iyi bir beslenmeyi  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Protein Mucizesi</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><a><img src="http://harunyahya.net/images/Book/protein_mucizesi_tr.jpg" border="0" alt="Protein Mucizesi" hspace="7" vspace="2" /></a></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="352" valign="top">Günlük yaşamda &#8220;protein&#8221; kavramı genellikle iyi bir beslenmeyi  çağrıştırır. Çoğu kimse, bir insanın sağlıklı bir beden için bol  miktarda protein alması gerektiğini duymuştur, ama bundan daha fazlasını  bilmez. Oysa proteinler, bize önemli gerçekler gösteren mucizevi  moleküllerdir. Farklı atomların farklı şekillerde, ama mutlaka belirli  bir plana göre dizilmesiyle oluşan bu dev moleküller, bizlere  yaratılışın ne kadar büyük bir sanat olduğunu göstermektedirler.</p>
<p>Bu kitapta proteinlerdeki bu büyük sanat incelenmekte ve Allah&#8217;ın  canlılığı ne kadar muhteşem bir ilimle yarattığı gözler önüne  serilmektedir.</p>
<p>Kitapta ayrıca yaratılışı reddeden Darwin&#8217;in evrim teorisi de ele  alınmakta ve bu teorinin ne kadar büyük bir aldanış olduğu  ispatlanmaktadır. Sadece tek bir proteinin yapısındaki tasarım bile,  canlılığı tesadüflerle açıklamaya çalışan bu teoriyi yıkmaya  yeterlidir&#8230;</p>
<p>Bu kitap şu lisanlarda da mevcuttur; <a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/16484">İngilizce</a>.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="492">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="3" width="1"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td colspan="2" width="491" valign="top">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="491" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="487">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="407" height="18">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="19"><strong><img src="http://harunyahya.net/logos/ie.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td><strong><a href="http://harunyahya.net/popup/OnlineRead.php?WorkNumber=185&amp;link=http://www.harunyahya.org/bilim/hy_protein_mucizesi/protein.html" target="_blank">Kitabı internetten okumak için tıklayınız</a></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="60" align="right"></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="-85" height="18">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="19"><strong><img src="http://harunyahya.net/logos/pdf.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td><strong><a href="http://fs.harunyahya.net/popup/Download.php?WorkNumber=185&amp;Format=pdf">Pdf dosyası (.zip) &#8211; 1.339 download</a></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/09/protein-mucizesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İsa(as)&#8217;ın Yeryüzüne Geliş Alametleri</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-isaasin-yeryuzune-gelis-alametleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-isaasin-yeryuzune-gelis-alametleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 16:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Da Son]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Isa]]></category>
		<category><![CDATA[Ra]]></category>
		<category><![CDATA[Sitte]]></category>
		<category><![CDATA[Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=360</guid>
		<description><![CDATA[Hz. İsa(as)&#8217;ın Yeryüzüne Geliş Alametleri
101. Kimi Gençlerin Din Ahlakından Uzaklaşması









Hz. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. İsa(as)&#8217;ın Yeryüzüne Geliş Alametleri</p>
<p>101. Kimi Gençlerin Din Ahlakından Uzaklaşması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>Hz. Ali (ra) anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu                                vesselâm (bir gün): &#8220;Gençlerinizin fıska düştüğü,                                kadınlarınızın azdığı zaman haliniz ne olur?&#8221; diye                                sormuştu. (Kütüb-ü Sitte, hadis no: 4752; Heysemi,                                Mecma&#8217;u'z-Zevaid&#8217;de kaydetmiştir (7, 281))</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td height="25"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Gençlerin din ahlakından uzaklaşmaları ahir zaman                      özelliklerindendir. Telkine ve yönlendirmeye daha açık olan                      genç insanlar, kolaylıkla din ahlakına uygun olmayan akımların                      etkisi altına girebilmekte ya da son derece dejenere bir hayata                      yönelebilmektedirler. Bunun temelinde gerçek din ahlakının                      insanlara gereği gibi öğretilmiyor olması vardır. Bazı Batı                      ülkelerinde veya uzun yıllar komünist rejimle yönetilmiş ülkelerde                      bu durum daha açık olarak görülmektedir.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="363" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="361"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/genclik_dejenarasyon_101.jpg" alt="" width="359" height="253" /><br />
<img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/genclik_dejenarasyon101.jpg" alt="" width="338" height="300" /></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="color: #990000;">Cumhuriyet, 17 Nisan 2003, &#8220;Gençlik                              çıldırmış olmalı&#8221;<br />
Cumhuriyet, 25 Haziran 2003, &#8220;Dünya gençliği nereye                              gidiyor&#8221;<br />
Vakit, 8 Temmuz 2002, &#8220;Zengin ama mutsuzlar&#8221;</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>102. Ahlaki Çöküş</p>
<p>İçinde bulunduğumuz zamanda dünya toplumlarının sosyal yapılarını                      tehdit eden çok büyük bir tehlike söz konusudur. Bu tehlike                      insan bedenini ölüme götüren virüslere benzer şekilde sinsi                      bir faaliyet göstererek toplumları yıkıma sürüklemektedir.                      Bu, bir insan topluluğunu ayakta tutan ahlaki değerlerin yozlaşmasıdır.</p>
<p>Ahir zamanda ahlaki çöküşün yaygınlaşacağı Peygamberimiz                      (sav)&#8217;in hadislerinden anlaşılmaktadır. Fuhşun açıkça yapılmasının                      bir kıyamet alameti olduğunu Peygamberimiz (sav) bir hadiste                      şöyle belirtmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>Fuhuş açık olmadan… kıyamet kopmaz. (Ramuz-El                                Ehadis, 91/7)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Günümüzde de eşcinselliğin, fuhuş ticaretinin, evlilik dışı                      cinselliğin, cinsel suçların, tecavüz vakalarının ve cinsel                      hastalıkların artışı ahlaki çöküşün bazı önemli göstergeleridir.</p>
<p>Bahsi geçen konular sürekli olarak dünya kamuoyunun gündemindedir.                      Bazı insanlar çevrelerinde olup bitenlerin, tehlikenin boyutlarının                      farkında değildirler veya bu olayları sosyal hayatın bir parçası                      olarak değerlendirme gafletine düşmektedirler. Ancak istatistikler                      tehlikenin boyutlarının görülmemiş bir şekilde her geçen gün                      büyüdüğünü göstermektedir.</p>
<p><a id="53." name="53."></a>Cinsel hastalık oranları insanlığın                      önündeki sorunların büyüklüğünü gözler önüne seren önemli                      bir kriterdir. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (WHO) kayıtlarına göre,                      cinsel yoldan bulaşan hastalıklar en çok rastlanan hastalık                      gruplarından birini oluşturmaktadır; 1997 yılı raporları her                      yıl tahmini olarak 333 milyon yeni vakanın meydana geldiğini                      göstermekteydi.<a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#dipnot">53</a><a id="54." name="54."></a> Bunlara ek olarak, AIDS büyük bir                      sorun olma konumunu korumaktadır. WHO 2000 yılı istatistikleri                      o döneme kadar 18.8 milyon insanın bu hastalıktan hayatını                      kaybettiği gerçeğini ortaya koymaktaydı.<a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#dipnot">54</a> <a id="55." name="55."></a>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün AIDS ile ilgili                      2000 yılı raporundaki şu ifadeler konuyu özetlemektedir: &#8220;AIDS                      sosyal, ekonomik ve demografik yapılar üzerindeki yıkıcı etkisiyle                      benzersizdir.&#8221;<a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#dipnot">55</a></p>
<p>Düşündürücü gelişmeler arasında eşcinselliğin yayılışı da                      oldukça dikkat çekicidir. Eşcinsellerin bazı ülkelerde resmi                      olarak evlenebilmeleri, evliliğin getirmiş olduğu sosyal haklardan                      istifade edebilmeleri, dernek ve partiler kurmaları, dünya                      çapında yapılanmaları, kutsal inançlara karşı gelmeleri, dini                      değerlere savaş açmaları, Peygamberimiz (sav)&#8217;in döneminden                      bu yana geçen on dört yüzyıllık süre zarfında sadece çağımıza                      mahsus olaylardır.</p>
<p>Günümüzde eşcinselliğin bu yayılışı, geçmişte eşcinselliği                      ile tanınmış Lut halkının başına gelenleri akla getirmektedir.                      Kuran&#8217;da anlatıldığı gibi, Allah Hz. Lut&#8217;un doğru yola davetine                      azgınlıkla karşılık veren Lut şehri ve halkını büyük bir felaketle                      helak etmiştir. Bu sapık toplumdan geri kalanlar halen bir                      ibret belgesi olarak Lut Gölü&#8217;nün suları altında durmaktadır.</p>
<p>Ahir zaman toplumlarındaki ahlaki dejenerasyonu tasvir eden                      hadislerin bugünün dünyasında tam anlamıyla ortaya çıktığı                      açık bir gerçektir. Bu da bizlere bir kez daha, Allah&#8217;ın izniyle,                      Hz. İsa&#8217;nın yeniden dünyaya gelişinin oldukça yakın olduğunu                      hatırlatmaktadır.</p>
<p>103. Zinanın Artması</p>
<p>Toplumda evlilik dışı cinsel ilişkilerin yaygınlaşmasının                      da kıyametin yani Hz. İsa&#8217;nın gelişinin bir işareti olduğu                      Peygamberimiz (sav) tarafından şu şekilde dile getirilmiştir:</p>
<p>Ahlaki değerlerin, utanma duygusunun zayıflaması ise hadislerde                      şöyle tasvir edilmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>Zinanın çoğalması kıyamet alametlerindendir. (Buhari,                                Tecrid: 1/16)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kıyamet yaklaşınca&#8230; kadınla yolun ortasında                      cinsel münasebette bulunacak kadar haya ortadan kalkar. (Taberani,                      Hakim; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 111)</p>
<p>Zina çocukları çoğalacak. O kadar ki kişi sokak                      ortasında kadınla zina edecek. (Kıyamet Alametleri, s.140)</p>
<p>Bir zaman gelecek kadınla yolun ortasında zina                      yapılacak. Kimse buna itiraz etmeyecek. (Kıyamet Alametleri,                      s. 142)</p>
<p>Son dönemde herkesin gözü önünde açıkça yol ortalarında fuhuş                      yapmakta olan insanlara, gazete ve televizyon haberlerinde                      sıkça rastlanmaktadır. Burada, hadiste kıyamet alameti olarak                      belirtilen bir olay daha tam dikkat çekildiği şekilde ortaya                      çıkmakta ve pek çok insan bu gerçeğe şahit olmaktadır.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="488" height="242">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/zinanin_artmasi_103.jpg" alt="" width="450" height="208" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="72">
<h2><span style="color: #990000;"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/zina_103.jpg" alt="" width="104" height="235" align="left" /></p>
<p>Milliyet, 13 Mayıs 2001, &#8220;Almanya fuhuş, meslek&#8221;<br />
Cumhuriyet 11 Kasım 2001, &#8220;Refah toplumunun çocuk                              fahişeleri&#8221;<br />
Vatan, 01 Eylül 2002, &#8220;Ahlaki çöküntü ekonomik çöküntüyü                              de geçti!&#8230;&#8221;<br />
Evrensel, 6 Eylül 2001, &#8220;Fuhuşun nedeni küreselleşme&#8221;<br />
Akşam, 18 Eylül 1999,&#8221;Fuhuş tuzağı&#8221;<br />
Sabah, 13 Ocak 2002, &#8220;Seks ruleti&#8221;</span></h2>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>104. Eşcinselliğin Kabul Görmesi</p>
<p>Hadisler göstermektedir ki eşcinselliğin normal bir yaşam                      biçimi olarak kabul edilmesi kıyamet öncesindeki dönemin önemli                      bir belirtisidir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>Erkekler kadınlara benzeyecek, kadınlar erkeklere                                benzeyecek. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri,                                s. 451)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yetindiklerinde…                      kıyamet yaklaşmış olacaktır. (Ramuz-El Ehadis, 448/8; Ölüm                      Kıyamet ve Diriliş, s. 480</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="429" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="427">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/escinsel_104.jpg" alt="" width="421" height="233" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="400" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #990000;">Sabah, 30 Haziran 2003,&#8221;Eşcinseller,                                      hakları için sokaklara çıktı&#8221;<br />
Güneş, 15 Ocak 2002, &#8220;Erkek bakan erkekle                                      evlendi&#8221;<br />
Sabah, 30 Haziran 2003, &#8220;Evlenebilme özgürlüğü                                      istiyorlar&#8221;<br />
Şok, 30 Temmuz 2003, &#8220;ABD&#8217;de bir ilk &#8216;Homoseksüel                                      Lisesi&#8221;</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>105. Salgın Hastalıklar</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>&#8220;Ey Malik oğlu Avf! Kıyamet öncesi altı (alamet)                                sayayım mı?&#8221; Dedim ki: &#8220;Onlar nelerdir ya Resulullah?&#8221;                                O da şöyle buyurdu: &#8220;&#8230;Sizin aranızda kolera ve                                şarbon gibi ölümcül iki hastalık yaygınlaşacaktır.&#8221;                                (Sahih-i Buhari; Beklenen Mehdi, 3. baskı, s.147)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Veba gibi salgın hastalıklar, yani koyun (davar)                      kıran denilen hayvan hastalığı ki, o siz yakalayacak&#8230; (Ölüm-Kıyamet-Ahiret                      ve Ahirzaman Alametleri, s. 417, no. 761)</p>
<p>Sizin içinizde Ikasu&#8217;l-Ğanem (*) hastalığı                      gibi (can) alıcı iki hastalık (olacaktır). (Camiu&#8217;l-Usul,                      10/412)</p>
<p>(*) Ikasu&#8217;l-Ğanem, öldürücü ve salgın olan bir hayvan hastalığıdır.</p>
<p>Salgın hastalıklar dönem dönem tüm dünyada insanlar arasında                      etkili olmuştur. Ancak günümüzdeki hastalıkların, geçmiştekilerle                      karşılaştırıldığında, çok daha hızlı yaygınlaştıkları görülmektedir.                      Geçmişte sadece belirli bölgelerde etkili olan hastalıklar,                      günümüzde ulaşımın kazandığı hız oranında birçok ülkeye bir                      anda yayılabilmektedir.</p>
<p>Ayrıca günümüzde sık sık yeni ve bilinmeyen salgın hastalıklar                      ortaya çıkabilmektedir. Son 20-30 yıl içinde en çok duyulan                      salgın hastalıklardan birkaçı AIDS, Sars, Ebola, Deli dana                      gibi hastalıklardır. Bunların insanlar için ne kadar büyük                      tehlike oluşturdukları çok iyi bilinmektedir.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="506" height="280">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/sars_aids_salgin_105.jpg" alt="" width="187" height="280" /><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/aids_sars_salgin_105.jpg" alt="" width="269" height="280" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="78"><span style="color: #990000;">Ortadoğu, 17 Ekim 2002,&#8221;100 milyon                              AIDS&#8217;li&#8221;<br />
Tercüman, 12 Nisan 2003,&#8221;SARS, savaştan beter&#8221;<br />
Habertürk, 19 Nisan 2003,&#8221;SARS 167 can aldı!&#8221;<br />
Güneş, 27 Kasım 2002,&#8221;5 saniye&#8217;de bir kişi AIDS oluyor&#8221;<br />
Şok, 22 Ekim 2002,&#8221;Berlin&#8217;de her yıl 100 kişi AIDS&#8217;ten                              ölüyor&#8221;<br />
Güneş, 29 Nisan 2003,&#8221;İnsanlık böyle bela görmedi&#8221;<br />
</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>2002-2003 yıllarında salgın hastalıkların tehlikeleri ile                      ilgili basın-yayın organlarında yer alan haberlerden sadece                      birkaçı şöyledir:</p>
<p>Etiyopya&#8217;da sıtma salgını: 4200 ölü</p>
<p>Yerel yetkililer, Mayıs-Ağustos ayları arasında bataklıklarda                      sivrisineklerin çoğalmasıyla ortaya çıkan sıtma salgınında                      4200 kişinin öldüğünü kaydettiler. (10.09.2003, www.ntvmsnbc.com)</p>
<p>&#8216;AIDS&#8217;ten ölümler, 70 milyonu bulabilir&#8217;</p>
<p>Araştırmacılar, AIDS hastalığından ölümlerin 2020 yılında                      70 milyon kişiyi bulacağı uyarısında bulundu. (27.06.2003                      www.ntvmsnbc.com)</p>
<p>SARS&#8217;ın kronolojik seyri</p>
<p>Akut solunum yetmezliği sendromunun (SARS), bazı ülkelerde                      kontrol altına alınabildiği, bazı ülkelerde ise yavaşladığı                      haberleri gelmesine karşın, SARS hala korkutucu olmayı sürdürüyor.                      (29.04.2003 www.ntv-msnbc.com)</p>
<p>İran&#8217;da salgın hastalık</p>
<p>İran&#8217;da ölümcül bir virüsün sığırların yüzde 30&#8242;una bulaştığı                      belirtilerek, halk, virüsün sebep olduğu &#8221;Kırım-Kongo hummas?&#8221;                      olarak bilinen salgın hastalığa karşı uyarıldı. İRNA&#8217;nın haberine                      göre, Sağlık Bakanlığı Hastalık İdaresi Merkezi Başkanı Muhammed                      Mehdi Guya, virüsün geçen yıldan bu yana 140&#8242;tan fazla kişiye                      bulaştığının tespit edildiğini, bu kişilerden 20&#8242;sinin öldüğünü                      söyledi. (25.05.2002, www.hürriyetim.com.tr)</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="447" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="445" height="164">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/salginlar_105.jpg" alt="" width="445" height="161" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>106. Ani Ölümlerin Çoğalması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">Kıyametten evvel altı                              (şey) say: Ölümüm, Beyt-i Makdis&#8217;in fethi, sonra koyunun                              kuası (göğüste beliren öldürücü sancı) gibi, sayısız                              ölüm hadiseleri… (Kıyamet Alametleri, s.123)</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/kalpkrizi_106.jpg" alt="" width="118" height="120" align="left" /><br />
Günümüzde ani ölümlere sebep olan hastalıkların sayısında                      artış vardır.</p>
<p>Özellikle çeşitli beslenme ve yaşam şekli bozuklukları nedeniyle,                      kalp krizi oranlarının yükselmesi bu ani ölüm sebeplerinden                      biridir.</p>
<p><em>Ani ölümler de kıyamet alametlerindendir.                      (Kıyamet Alametleri, s.147)</em><br />
107. Cinayetlerin Artması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>&#8220;Cinayetler artmadıkça… kıyamet kopmaz.&#8221;                                (Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, s. 468)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Liderlerinizi öldürmedikçe, dünyanızda kötüleriniz                      varis olmadıkça kıyamet kopmaz. (Kıyamet Alametleri, s. 141)</p>
<p>&#8230; fitneler, korkulu durumlar ve cinayetler                      görülmesi. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,                      s. 39)</p>
<p>Resulullah: &#8220;Herc artmadıkça Kıyamet kopmaz!&#8221;                      buyurmuşlardı. (Yanındakiler:) &#8220;Herc nedir ey Allah&#8217;ın Resûlü?&#8221;                      diye sordular. &#8220;Öldürmek! Öldürmek!&#8221; buyurdular.&#8221; (Müslim,                      Fiten: 18, 157)</p>
<p>&#8220;… kan dökülmesi… kıyamet alametlerindendir.&#8221;                      (Kıyamet Alametleri, s.142)</p>
<p>Kıyamet kopmasından önce muhakkak birtakım herc                      vakaları vardır, buyurdu. Ben de: Ey Allah&#8217;ın Resulu, herc                      nedir, diye sordum. Resul-ü Ekrem; Öldürmektir, yani cinayetlerdir,                      buyurdu&#8230; Bu öldürmekten maksat, müşrikleri öldürmek değildir.                      Fakat birbirinizi öldürmenizdir. Hatta o derece ki, insanın                      komşusunu, amcasının oğlunu ve yakın akrabasını öldürmesidir,                      buyurdu. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.                      385, no. 711)</p>
<p>Cinayet olaylarındaki artış ahir zamanın alametlerindendir.                      Günümüzde kimi insanların adam öldürtmek için katil kiraladıkları,                      birtakım insanların yasa dışı örgütlenmelerle cinayet şebekeleri                      oluşturdukları göz önünde bulundurulursa, bu hadisin haber                      verdiği olayların gerçekleştiği de açıkça görülecektir.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="472" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="470" height="291">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cinayetler_107.jpg" alt="" width="259" height="284" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="233">
<div>
<p><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cinayet_107.jpg" alt="" width="332" height="233" align="left" /></p>
<p>Şiddet olayları ahir zamanın alametlerindendir.                                Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bu olaylar,                                ahlaki çöküntü ve din ahlakından uzak yaşamanın                                sonuçlarıdır. Time dergisinin 3 Mayıs 1999 tarihli                                sayısında ABD&#8217;de 2 liseli gencin gerçekleştirdiği                                bir katliam konu edilmiştir. Yarı otomatik silahlar                                ve bombalarla okudukları liseye sebepsiz yere saldıran                                bu 2 genç, 13 kişinin ölümüne yol açmışlardır.<br />
<span style="color: #990000;">Time, 3 Mayıs 1999, &#8220;Time&#8221;<br />
Hürriyet, 28 Mayıs 2003, &#8220;Ölüm makinası&#8221;<br />
Akşam, 18 Şubat 2002, &#8220;5 çocuğunu boğarak katletti&#8221; </span></p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>108. İntihar Vakalarının Artması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>İnsanlar kendi canlarına kıyarlar ve yeryüzünü                                belalar kaplar. (Kitabü&#8217;n-Nihaye, İbn-i Kesir, 1/131)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="429" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="427">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/intihar_108.jpg" alt="" width="427" height="272" /><br />
<img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/intihar_olum_108.jpg" alt="" width="276" height="272" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<div>Dünya Sağlık Örgütü                              (WHO)&#8217;nun raporuna göre intihar vakaları giderek artmakta,                              dünya genelinde her 40 saniyede bir kişi intihar etmektedir.                              Oysa Allah, &#8220;Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin&#8221; (Nisa                              Suresi, 29) ayetiyle intiharı açıkça haram kılmıştır.                              Bir insanın, her ne sebeple olursa olsun, kendisini                              öldürmesi İslam&#8217;a göre yasaktır.<br />
<span style="color: #990000;">Gündem, 16 Aralık 2002, </span><span style="color: #990000;">&#8220;Çin&#8217;de                              yılda 2 milyon kadın intihar ediyor&#8221;<br />
</span><span style="color: #990000;">Yeni Asya, 12 Eylul 2003,                              &#8220;Her 40 saniyede 1 kişi intihar ediyor&#8221;<br />
Cumhuriyet, 27 Ocak 2002, &#8220;İntiharlar cinayetten fazla&#8221;<br />
Sabah, 14 Mart 2002, </span><span style="color: #990000;">&#8220;İntihar                              köprüsü&#8221; </span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>109. İç Savaşlar-İhtilaflar</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>Şu muhakkak ki, yakın gelecekte fitne, tefrika                                ve ihtilaf(lar çıkaran birtakım insan)lar olacaktır.                                (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.                                376, no. 685)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kişi, kardeşini öldürmedikçe kıyamet kopmaz.                      (Kıyamet alametleri, s. 141)</p>
<p>Kalpler birbirinden nefret etmedikçe, fikirler                      ayrılmadıkça, öz kardeşler dinde ihtilafa düşmedikçe kıyamet                      kopmaz. (Kıyamet Alametleri, s.142-143)</p>
<p>Zaire&#8217;de Hutu ve Tutsi kabileleri arasında yaşanan iç savaş,                      20. yüzyılda yaşanan iç savaşlara çok önemli bir örnektir.                      1964 yılında iktidara gelen Albay Joseph Mobutu ülkesinin                      elindeki tüm maden kaynaklarını batılı ülkelere açtı. Ülkenin                      sosyal düzeni için hiçbir şey yapmayan Mobutu yıllarca kendi                      servetini artırdı. Bunun üzerine başlayan kabile savaşları                      çok büyük bir soykırıma da sahne oldu. Yarım milyona yakın                      insan öldü.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="490" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="488" height="295">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/icsavas_109.jpg" alt="" width="488" height="295" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<div><span style="color: #990000;">Akşam,                              23 Ağustos 2001</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Etnik ırklar arasında yaşanan savaşlar, yani &#8220;soy koruyuculuğu&#8221;,                      yalnızca Zaire&#8217;de değil pek çok ülke içinde vahşi sahnelerin                      yaşanmasıyla sonuçlandı. Allah Kuran&#8217;da din ahlakından uzak                      cahiliye insanlarının bu nefret dolu soy koruyuculuklarına                      şöyle dikkat çekmiştir:</p>
<p>Hani o inkar edenler, kendi kalplerinde, &#8216;öfkeli                      soy koruyuculuğu&#8217;nu (hamiyeti), cahiliyenin &#8216;öfkeli soy koruyuculuğunu&#8217;                      kılıp-kışkırttıkları zaman, hemen Allah; elçisinin ve mü&#8217;minlerin                      üzerine &#8216;(kalbi teskin eden) güven ve yatışma duygusunu&#8217; indirdi                      ve onları &#8220;takva sözü&#8221; üzerinde &#8216;kararlılıkla ayakta tuttu.&#8221;                      Zaten onlar da, buna layık ve ehil idiler. Allah, herşeyi                      hakkıyla bilendir. (Fetih Suresi, 26)</p>
<p>Allah&#8217;ın yasakladığı bu düşmanlık ve kin ahir zamanın ilk                      döneminde de görülecektir. Hz. İsa&#8217;nın tekrar yeryüzüne dönmesi                      ise, tüm bu düşmanlıkların, savaşların, çatışmaların son bulduğu,                      dünyaya barış ve huzurun yerleştiği kutlu bir dönem olacaktır.</p>
<p>110. Okur-Yazarların Artması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_01.jpg" alt="" width="300" height="26" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="31" height="100" background="res/cerceve_02.jpg"></td>
<td width="239" height="100" background="res/cerceve_03.jpg">
<div>
<p>Kıyametin yaklaşmasına doğru…                                okur-yazar çoğalır. (Müslim, Ahmed bin Hanbel; Son                                Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 98; Ramuz-El Ehadis,                                1/121)</p>
</div>
</td>
<td width="30" height="100" background="res/cerceve_04.jpg"></td>
</tr>
<tr>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_05.jpg" alt="" width="31" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_06.jpg" alt="" width="239" height="24" /></td>
<td><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/cerceve_07.jpg" alt="" width="30" height="24" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a id="56." name="56."></a>20. ve 21. yüzyılı geçmiş yüzyıllardan                      ayıran önemli bir özellik de okur-yazarlık oranlarında kaydedilen                      ilerlemedir. Geçmiş dönemlerde okur-yazarlık toplumun belirli                      bir kesiminin sahip olduğu bir imtiyaz statüsünde kalmıştır.                      20. yüzyılın sonlarına doğru ise başta UNESCO olmak üzere,                      hükümetler ve sivil toplum örgütleri dünya genelinde kampanyalar                      düzenlemişlerdir. Bu eğitim seferberliği, teknolojik yeniliklerin                      de insanlığın hizmetinde kullanılmasıyla birlikte günümüzde                      meyvelerini vermektedir. UNESCO&#8217;nun 2003 yılında yayınlanan                      raporuna göre, dünya nüfusunun %84&#8242;ü okur-yazar konumundadır.<a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#dipnot">56</a></p>
<p>Bu rakam kuşkusuz, geçen ondört yüzyıl içindeki en yüksek                      orandır.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="410" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="408" height="246">
<div><img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/okuryazar_110.jpg" alt="" width="359" height="246" /><br />
<img src="http://www.ahirzaman.net/alametler/res/okuryazar_ogrenci.110.jpg" alt="" width="181" height="246" /></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="5" width="50%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="53%">
<div><a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_13.html">&lt;&lt;&lt;<strong> geri</strong></a></div>
</td>
<td width="47%"><strong><a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_15.html">ileri </a></strong><a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_06.html">&gt;&gt;&gt;</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a id="dipnot" name="dipnot"></a>53. WHO, &#8220;Young                      People and Sexually Transmitted Diseases&#8221;, Fact sheet no:                      186, Aralık 1997; http://www.who.int/inf-fs/en/fact186.html<span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; color: #000000; font-size: xx-small;"><a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#53."><img src="http://www.ahirzaman.net/images/uparrow.gif" border="0" alt="" width="10" height="10" /></a></span><br />
54. WHO, &#8220;Report on the Global HIV/AIDS Epidemic&#8221;, Haziran                      2000,http://www.unaids.org/epidemic_update/report/Epi_report.htm#aids<span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; color: #000000; font-size: xx-small;"><a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#54."><img src="http://www.ahirzaman.net/images/uparrow.gif" border="0" alt="" width="10" height="10" /></a></span><br />
55. WHO, &#8220;Report on the Global HIV/AIDS Epidemic&#8221;, Haziran                      2000,http://www.unaids.org/epidemic_update/report/Epi_report.htm#aids<span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; color: #000000; font-size: xx-small;"><a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#55."><img src="http://www.ahirzaman.net/images/uparrow.gif" border="0" alt="" width="10" height="10" /></a></span><br />
56. UNESCO Statistical Yearbook, 1997-http://www.education.nic.in/htmlweb/arhrne.htm<span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; color: #000000; font-size: xx-small;"><a href="http://www.ahirzaman.net/alametler/alametler_14.html#56."><img src="http://www.ahirzaman.net/images/uparrow.gif" border="0" alt="" width="10" height="10" /></a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-isaasin-yeryuzune-gelis-alametleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Hazretleri Türkiye&#8217;nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/bediuzzaman-hazretleri-turkiyenin-islam-aleminin-lideri-olacagini-soylemistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/bediuzzaman-hazretleri-turkiyenin-islam-aleminin-lideri-olacagini-soylemistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 08:41:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kat]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Niye]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Bediüzzaman Hazretleri Türkiye&#8217;nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir






Said Özdemir Ağabey&#8217;in ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Bediüzzaman Hazretleri Türkiye&#8217;nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir</h3>
<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left"></td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><strong>Said Özdemir Ağabey&#8217;in Bediüzzaman Hazretleri ile ilgili bir anısı:</strong></p>
<p>&#8220;Ben ise Hicaz’a gitmek istediğimi söyleyince ‘Niye?’ diye sordu.  ‘Efendim’ dedim, ‘memleketin halini görüyorsunuz. Gittikçe daha  fenalaşacak. Orada olsam çocuklarım da kurtulur, ben de’ dedim.</p>
<p><strong>&#8220;KARDEŞİM’,  DEDİ, ‘BEN ORADA OLSAM BURAYA GELİRDİM. ALEM-İ İSLÂM KAPISININ KİLİDİ  TÜRKİYE’DİR. BU KİLİT BU KAPIYI ÂLEM-İ İSLÂM ÜZERİNE AÇAR. KAT’İYEN  BURADAN GİTMEK İÇİN İZİN YOK’ DEDİ.</p>
<p>(Necmettin Şahiner, Son Şahitler)</strong></p>
<p><em>09 Ağustos 2010</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/bediuzzaman-hazretleri-turkiyenin-islam-aleminin-lideri-olacagini-soylemistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin Talebeleri Mehdi (a.s.)&#8217;nin Aldığı Kararlarda Hiç Zorluk Çıkarmayacaklardır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebeleri-mehdi-a-s-nin-aldigi-kararlarda-hic-zorluk-cikarmayacaklardir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebeleri-mehdi-a-s-nin-aldigi-kararlarda-hic-zorluk-cikarmayacaklardir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:43:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Itina]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=282</guid>
		<description><![CDATA[


 












&#8220;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebeleri, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;yi mücadelelerinde de destekleyecekler, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="489">
<tbody>
<tr>
<td height="1"><strong> </strong></td>
</tr>
<tr>
<td height="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
</tr>
<tr>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s.nin_talebeleri_mehdi_a.s.nin_aldigi_kararlarda_hic_zorluk_cikarmayacaklardir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)'nin Talebeleri Mehdi (a.s.)'nin Aldığı Kararlarda Hiç Zorluk Çıkarmayacaklardır" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="352" valign="top"><strong><em>&#8220;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebeleri, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;yi mücadelelerinde de destekleyecekler, isteklerini yerine getirecekler ve Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ye karşı bir kölenin efendisine karşı olduğundan daha itaatli ve boyun eğici olacaklar.&#8221;</em> (<em>Mikyal el-Mekarim</em>, Cilt:1, sayfa: 65)</p>
<p>Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebelerinin, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ye karşı teslimiyetlerine dikkat çekilmiştir. Talebeleri, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin aldığı kararları hiç sorgulamadan, itina ile uygulayacaklardır. Bu onların Allah’a imanlarındaki derinliğin ve samimiyetin de göstergesi olacaktır. Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ye karşı itaatli olmanın ayırt edici bir yön olarak anlatılmış olmasının nedeni, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin zaman zaman hikmeti hemen anlaşılmayan kararlar alacak olmasıdır. Samimi olarak iman edenler dışındaki insanlar için Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin kararlarını sorgulamadan yerine getirmek, zorlayıcı bir imtihan olabilir. Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin bu kararlarında, talebeleri hiç zorluk çıkarmayacak, itaatli ve boyun eğici tavır göstereceklerdir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebeleri-mehdi-a-s-nin-aldigi-kararlarda-hic-zorluk-cikarmayacaklardir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Ali Kaside-i Ercüze&#8217;de Peygamberimiz (s.a.v.)’in Adının Adnan Olduğunu Belirtmiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-ali-kaside-i-ercuzede-peygamberimiz-s-a-v-%e2%80%99in-adinin-adnan-oldugunu-belirtmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-ali-kaside-i-ercuzede-peygamberimiz-s-a-v-%e2%80%99in-adinin-adnan-oldugunu-belirtmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 21:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Abu Turab]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Hadi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazrat Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Isim]]></category>
		<category><![CDATA[Kaside]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Prophet]]></category>
		<category><![CDATA[Saas]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[







Bir olay üzerine Hz. Ali kendisine Ebu Turab künyesini veren ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 144px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="665">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._ali_kaside-i_ercuzede_peygamberimiz_s.a.v._tr.jpg" border="0" alt="Hz. Ali Kaside-i Ercüze'de Peygamberimiz (s.a.v.)’in Adının Adnan  Olduğunu Belirtmiştir" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top">Bir olay üzerine Hz. Ali kendisine Ebu Turab künyesini veren  Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;e; &#8220;Hadi olan Mustafa Adnan Peygamber&#8221;  diye  hitap eder.</p>
<p>&#8220;Bundan dolayı iki isim sahibi oldu. Bir de künye ki daha önce hiç  duymamıştım, Ebu Turab ki bu bana künyeyi vermişti, <strong>&#8216;Hadi olan  Mustafa Adnan Peygamber&#8217;</strong>.&#8221;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hazrat Ali Reveals in Al-Qasidat Al-Urjuzah That Our Prophet’s (saas)  Name Is Adnan</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._ali_kaside-i_ercuzede_peygamberimiz_s.a.v._en.jpg" border="0" alt="Hazrat Ali Reveals in Al-Qasidat Al-Urjuzah That Our Prophet’s  (saas) Name Is Adnan" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top">It is narrated that following one event Hazrat Ali addressed our Prophet  (saas), who gave him the title of Abu Turab, as “The Prophet Mustafa  Adnan the Hadi.”</p>
<p><strong>&#8220;I therefore came to have two names. And there is the title I had  never heard before. He gave me this title, Abu Turab: The Prophet  Mustafa Adnan the Hadi…&#8221;</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-ali-kaside-i-ercuzede-peygamberimiz-s-a-v-%e2%80%99in-adinin-adnan-oldugunu-belirtmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın &#8216;kendisinden ‘sonra&#8217; gelecek bir şahıs olacağını&#8217; ifade etmiştir.</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-%e2%80%98sonra-gelecek-bir-sahis-olacagini-ifade-etmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-%e2%80%98sonra-gelecek-bir-sahis-olacagini-ifade-etmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 09:07:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Programi]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[



Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın &#8216;kendisinden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın &#8216;kendisinden  ‘sonra&#8217; gelecek bir şahıs olacağını&#8217; ifade etmiştir.</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top">&#8230; Bu hakikatten anlaşılıyor ki; <strong>SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT</strong> <strong>RİSALE-İ NUR’U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK</strong> (yazma ve dağıtma yoluyla yayacak ve uygulayacak). (Sikke-i Tasdik-i  Gaybi, s. 9-11) (Beyanat ve Tenvirler, s. 310)</p>
<p>Bediüzzaman Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı risalesini Miladi 1928 yılında  kaleme almıştır. Bediüzzaman buradaki <strong>&#8220;SONRA GELECEK O MÜBAREK  ZAT&#8230;&#8221;</strong> sözüyle Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın gelişi için Peygamberimiz  (sav)&#8217;in hadisleri doğrultusunda yine bir zaman belirtmiş ve Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın Bediüzzaman&#8217;ın o an yaşadığı tarihlerde değil,ondan daha <strong>“İLERİDEKİ  BİR VAKİTTE”</strong> yani <strong>“KENDİSİNDEN SONRAKİ BİR TARİHTE”</strong> geleceğini ifade etmiştir. Bu açıklamaya göre Hz. Mehdi (a.s.)  Bediüzzaman&#8217;dan sonra gelecek ve onun hazırlamış olduğu Risaleleri, bu  eserlerin asıl sahibi olarak neşr ve tatbik edecektir.</p>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/36.gif" alt="" /></p>
<p><em>06 Temmuz 2010</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-%e2%80%98sonra-gelecek-bir-sahis-olacagini-ifade-etmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisleri doğrultusunda, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın kendisinden bir asır sonra&#8217; geleceğini&#8217; açıklamıştır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-peygamberimiz-savin-hadisleri-dogrultusunda-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-bir-asir-sonra-gelecegini-aciklamistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-peygamberimiz-savin-hadisleri-dogrultusunda-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-bir-asir-sonra-gelecegini-aciklamistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 08:18:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Asir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dahi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Said Nursi]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[



Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisleri  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisleri  doğrultusunda, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın kendisinden bir asır sonra&#8217;  geleceğini&#8217; açıklamıştır</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top">“&#8230; Bu zamanda öyle fevkalade hakim  cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza <strong>HAKİKİ  BEKLENİLEN</strong> <strong>VE BİR  ASIR SONRA GELECEK O ZAT </strong>dahi bu zamanda gelse&#8230;”   (Kastamonu Lahikası, 59. Mektup, s. 57)</p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi bu ifadesine ise Miladi 1936 yani Hicri 1354  yılında yazdığı Kastamonu Lahikası adlı eserinde yer vermiştir.  Bediüzzaman&#8217;ın bu sözleri kaleme aldığı yıllar Hicri 1300’lere denk  gelmektedir. Bediüzzaman&#8217;ın <strong>‘Bir Asır Sonra’</strong> sözleriyle  ifade ettiği, <strong>‘Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış tarihi olarak  bahsettiği dönem ise bundan 100 yıl sonrasıdır ve Hicri 1400’lü  yıllardır’.</strong></p>
<p>Dolayısıyla Bediüzzaman bu sözleriyle bir kez daha <strong>“kendi  döneminde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın henüz gelmediğini, Müslümanlar tarafından  hala beklendiğini ve kendisinden bir asır sonra geleceğini” bildirmiş ve  kendisinin ‘Mehdi&#8217; olmadığını çok açık olarak ortaya koymuştur.</strong></p>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/133.gif" alt="" /></p>
<p><em>06 Temmuz 2010</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-peygamberimiz-savin-hadisleri-dogrultusunda-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-bir-asir-sonra-gelecegini-aciklamistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

