<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Hakim</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/hakim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.) yüksek sanat gücüyle dünyayı güzelleştirecektir her yere Kuran neşesi ve estetik güzellik hakim olacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-yuksek-sanat-gucuyle-dunyayi-guzellestirecektir-her-yere-kuran-nesesi-ve-estetik-guzellik-hakim-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-yuksek-sanat-gucuyle-dunyayi-guzellestirecektir-her-yere-kuran-nesesi-ve-estetik-guzellik-hakim-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2010 20:15:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Mev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=456</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.) yüksek sanat gücüyle dünyayı güzelleştirecektir  her ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.) yüksek sanat gücüyle dünyayı güzelleştirecektir  her yere Kuran neşesi ve estetik güzellik hakim olacaktır</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>ALEMDE VİRAN BİR YER KALMAYACAK VE HZ. MEHDİ (A.S.) HER YERİ ONARACAK, ABAD (MAMUR VE ŞEN) EDECEK.</strong><br />
(El  Mehdiyy-il Mev’ud, c:1, sf. 264)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/17if5.gif" alt="" /></p>
<p><em>24 Kasım 2010</em></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="15" align="right"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td height="15" align="right"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-yuksek-sanat-gucuyle-dunyayi-guzellestirecektir-her-yere-kuran-nesesi-ve-estetik-guzellik-hakim-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 22:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hedef]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Masonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler
Ahir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217; a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.ilmimercek.net/images/Article/hz._mehdi_a.s._a_karsi_mucadele_edecek_olan_negatif_gucler_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)' a Karşı Mücadele Edecek Olan Negatif Güçler" />Ahir  zamanın kutlu şahıslarından Hz. Mehdi (a.s.), dünya tarihinde  görülmemiş çetin bir ortamda çalışmalarına başlayacak ve bu şartlar  içerisinde mücadelesini yürütecektir. Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden  ayrılan münafıklar, Müslümanların arasından çıkan ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı  hedef alan müşrikler, dinsizliği temsil eden masonlar, ateistler ve  materyalistler Mehdiyet karşısında işbirliği yapacak, tüm teknoloji ve  iletişim imkanlarını da, bu yönde aleyhte faaliyet yapmak için  kullanacaklardır. Dolayısıyla, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde, tarih boyunca  gelmiş geçmiş toplumlardaki inkarcıların sahip olduğu imkanlarla  kıyaslanamayacak kadar çetin ve şiddetli bir mücadele ortamı olacaktır.  Ancak bu kişilerin gözardı ettikleri önemli bir gerçek vardır:</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) aleyhindeki her girişim, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  faaliyetlerinin etkisinin giderek daha da artmasına ve tüm dünyada ses  getirmesine katkıda bulunacaktır. Unutulmamalıdır ki  <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.”</strong> (Nisa Suresi, 141)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiğine göre ahir zaman;<br />
Ahlaki dejenerasyonun, açlık ve yokluğun ciddi boyutlara ulaştığı,  anarşi, terör, kargaşa ve çatışmalar nedeniyle insanlığın hayatını korku  ve tedirginlik içinde yaşadığı;<br />
Dünya çapında cinayetlerin, intiharların ve katliamların alabildiğine  arttığı, sahtekarlığın, dolandırıcılığın, adaletsizliğin hüküm sürdüğü;<br />
Tüm haramların helal sayılacağı, dünya çapında her türlü sapkınlığın açıkça uygulandığı;<br />
İnsanların Kuran ahlakından olabildiğince uzaklaştığı, bunun sonucunda  da sevgisizliğin, acımasızlığın ve bencilliğin dünyaya hakim olduğu;<br />
(Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ın açıkça inkar edildiği ve insanları  Allah inancından uzaklaştırabilmek için, ateizm, materyalizm ve  Darwinizm gibi sapkın ideolojilerin, sözde bilimselmiş gibi  gösterildiği;<br />
Dünyada iman eden insanların çok az sayıda olduğu ve inançlarından  dolayı da büyük bir zulüm, baskı ve eziyete maruz kaldığı bir dönem  olacaktır.</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.) böyle zorlu bir zamanda ortaya çıkacak ve fikri mücadelesini böyle bir ortamda sürdürecektir.</p>
<p>Ahir zamanın bu çetin şartlarında, Hz. Mehdi (a.s.) da, geçmişte  gönderilen tüm peygamberler gibi iftiralara uğrayacak, çeşitli zorluk ve  sıkıntılarla imtihan edilecek, inkar edenlerin kurdukları tuzaklara  göğüs gerecektir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu mücadelesini diğer peygamberlerin dönemlerinden  farklı kılan ise, ahir zamanda dejenerasyonun ve dinsizliğin, tarihte  hiç olmadığı kadar yaygın olması ve tüm dünya çapında yaşanmasıdır.</p>
<p>Ancak buna rağmen, inkar edenlerin çirkin ve küfür dolu sistemi, tüm  dünya çapında Allah’ın izniyle yenilgiye uğrayacaktır. Dünyadaki ahlaki  bozulma her ne kadar geniş çapta ve dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)  karşısındaki baskısı ne kadar şiddetli olsa da, Allah’ın izniyle hiçbir  şey Hz. Mehdi (a.s.)’ın hak mücadelesini kazanmasına engel  olamayacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.), Ateizm, Materyalizm ve Darwinizm Gibi Dinsiz  Felsefeleri Savunan İnkarcı Zihniyeti Ortadan Kaldırmak İçin Fikri  Mücadele Yürütecektir</strong></p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde ahir zamanda ateist felsefelerin  tehlike oluşturacağını bildirmiş, özellikle Darwinist, materyalist  felsefelerin ateizmle güç bulacaklarını ve (Allah’ı tenzih ederiz)  Allah’ın varlığını inkar edecek tehlikeli bir çizgiye geleceklerini  ifade etmiştir. Bu nedenle Hz. Mehdi (a.s.)’ın birinci vazifesinin de,  maddecilik fikri yani (Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ı inkar üzerine  kurulmuş materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle fikren mücadele  etmek ve bu felsefelerin insanlar üzerindeki etkisini tam anlamıyla  kaldırmak olacağını belirtmiştir. (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)  (Emirdağ Lahikası I, 206. Mektup, s. 259)</p>
<p>Ahir zamanda teknolojinin hızla ilerlemesiyle birçok bilim dalında  gelişmeler olacak; Allah’ın varlığının delilleri, yeryüzündeki iman  hakikatleri bilimsel delilleriyle açıkça ortaya çıkacaktır. Hz. Mehdi  (a.s.) bu gerçekleri insanlara en etkili yöntemlerle ulaştıracak ve Hz.  Mehdi (a.s.), dinsizliğin etkisini dünya çapında tam olarak ortadan  kaldırana kadar bu fikri mücadelesini sürdürecektir.</p>
<p>Ancak bu süreç içerisinde elbette ki, tüm dünyayı etkisi altına almış  olan bu dinsiz felsefelerin savunucuları da Hz. Mehdi (a.s.)’ı  kendilerine hedef alacaklardır. Ellerinden gelen her türlü hileli yöntem  ve oyunlara başvurarak, komplolar kurarak, iftiralar atarak, Hz. Mehdi  (a.s.)’ın bu yöndeki fikri çalışmalarını etkisiz hale getirmeye  çalışacaklardır.</p>
<p>Ateistler, ateist masonlar, komünistler, materyalistler, Darwinistler ve  dinsizliği savunan tüm diğer sapkın ideolojiler bu amaç doğrultusunda  Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı birlik olacak ve tüm imkanlarını Hz. Mehdi  (a.s.) aleyhinde kullanmaktan çekinmeyeceklerdir.</p>
<p>Fakat Allah’ın kesin ve hak vaadi üzere, bu hileli düzenlerin hiçbiri  Hz. Mehdi (a.s.)’ı durduramayacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), bu inkarcı  sistemleri bir bir çökertecek ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim  kılacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Deccal ile Olan Mücadelesi</strong></p>
<p>Deccal, Hz. Mehdi (a.s.)’ın karşısındaki negatif güce verilen isimdir.  Deccal kıyametten önceki son dönemde, yani ahir zamanda ortaya çıkıp  insanları din ahlakından uzaklaştıracak, yeryüzünde büyük kargaşa ve  zulme neden olacaktır. Peygamberimiz (sav)’in verdiği bilgilere göre  deccal, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden olan, insanları  ahlaksızlığa ve kötülüğe iten, kitleleri inkara ve isyana yönlendiren,  terörün ve şiddetin asıl kaynağı olacaktır.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.), deccalin fitnesinin büyüklüğüne dikkat çekerek tüm Müslümanları bu tehlikeye karşı uyarmıştır:</p>
<p>“Allah’ın Hz. Adem (a.s.)’ı yaratmış olduğu günden bu yana, deccalin  fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır.” (Medineli Allâme Muhammed  B. Resul el Hüseyin el Berzenci, Kıyamet Alametleri, Genişletilmiş 8.  Baskı, s. 225)</p>
<p>Hadislere göre Hz. Mehdi (a.s.), tarihin bu gelmiş geçmiş en şiddetli  şeytani gücüne ve fitnesine karşı da mücadele edecektir. Bu hadislerden  biri şöyledir:</p>
<p>“Deccal çıkınca ona karşı müminlerden bir adam (Hz. Mehdi (a.s.)),  yönelir. Derken o mümin kimseye birçok silahlılar, deccalin merkezlerde  gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar.” (Mehdilik ve İmamiye s. 37,  Sahih-i Müslim, 11/393’den nakil)</p>
<p>Hadiste haber verilen bu deccal sistemi, Hz. Mehdi (a.s.)’ın mücadelesi  için özel olarak yaratılmıştır. Bu kadar büyük çaplı olmasının sebebi,  insanların şeytana ne kadar kolay esir düşeceğinin ve Hz. Mehdi’nin de  bu sistemi ne kadar kolay yıkacağının görülmesi içindir.</p>
<p>Deccalin ve deccaliyetin, farkında olmadan ve istemeden üstlenecekleri  önemli bir görev de, insanlara Hz. Mehdi (a.s.)’ı tanıtması olacaktır.  Tarih boyunca dinsizliği temsil eden en şiddetli güçler, her zaman  kendilerine ‘imanı ve hak dini temsil eden en güçlü insanları’ hedef  almışlardır. Peygamberler, elçiler ve din ahlakını tebliğ eden en etkili  insanlar her zaman için deccaliyetin en öncelikli hedefi olmuştur.  Dönemin Firavun’u Hz. Musa (a.s.)’ı, Nemrud Hz. İbrahim (a.s.)’ı, Mekke  müşriklerinin önde gelenleri Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’i  etkisiz hale getirmeye çalışmışlardır. İşte deccaliyet kimi hedef  alıyorsa, insanların aradıkları hidayet önderleri de orada olmuştur.  Ahir zamanda da bu durum değişmeyecek; ahir zamanın büyük deccali de Hz.  Mehdi (a.s.)’la mücadele edecektir. İnsanlar da hak dini temsil eden  ahir zamanın Büyük Hidayet Önderi olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın kim olduğunu  bu vesileyle anlayacaklardır.</p>
<p>Sayın Adnan Oktar’ın bu konuyla ilgili bir açıklaması şöyledir:</p>
<p><em>“&#8230; Firavun da günlerini alıyor bak. Mısır’ın her yerine adamlar,  kervanlar gidiyor, adam toplanıyor. Yani o devrin sahtekar alimlerini  topluyorlar, büyücü alimlerini. Hz. Musa (a.s.) ile karşılaştırmak için.  Hayır, istese Hz. Musa (a.s.)’ı şehit edebilir. Etmiyor. Yani “onun bir  kere fikren mutlaka yıkılması gerekir” diyor. “İnsanların kafasında  etkisi kalmasın” diyor. Yani “zaten ben onu mat edeceğim” diyor,  “görsünler” diyor. Onun için demokrat gösteriyor kendini. Ama işin  doğrusu şimdiki birçoğuna göre daha demokrat firavun, onu da söyleyeyim.  Hakikaten. Adam, “gel tartışalım” diyor. Tartışma ortamı meydana  getiriyor, konuşuyor. Şimdinin firavunları ona da müsaade etmiyor, değil  mi? Tartışmasız karar veriyor adam. Yanaşmıyor tartışmaya. Biz de şimdi  ahir zaman deccaline bakacağız, deccalin en çok dikkatini çeken kimse, o  odur. O kişi odur. Yani gayet kolaydır. Mıknatısı tutarsın, plastiği  çekmez, kağıdı çekmez, şak demiri çeker. Değil mi? Hah dersin Hz. Mehdi  (a.s.) bu. Yani çünkü onu ilgilendiren odur. Mıknatıs ondan anlar,  demirden anlar. Plastik etkilenmez ondan, hiçbir şey etkilemez.  İnşaAllah.”</em> (Sayın Adnan Oktar’ın <a href="http://www.harunyahya.tv/" target="_blank">harunyahya.tv</a>’deki canlı röportajından, 18 Mart 2010)</p>
<p>Deccalin hadislerde işaret edilen önemli bir özelliği de, teknolojiyi,  kitle iletişim araçlarını, basın yayın organlarını ve interneti  kullanarak her eve ulaşabileceği; bu yolla iftira ve yalanlarını çok  fazla sayıda kişiye ulaştıracak olmasıdır. Deccalin bu yolla propaganda  yapacağına işaret eden hadislerden biri şöyledir:</p>
<p>“Deccal çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nara atar ki, doğu ve  batının bütün halkı onu duyar.” (İbni Kesir, en-Nihaye, 1:96)</p>
<p>Deccal bu araçlarla ahlaksızlığın propagandasını yapıp salih müminleri  karalamayı hedefleyecektir. Televizyon ve basın yolunu kullanarak Hz.  Mehdi (a.s.) hakkında kendince “uzak durun”, “sapkın”, “büyülenmiş”,  “insanları delalete sürüklüyor”, “insanları kandırıyor” gibi iftiralar  atacaktır.</p>
<p>Bir hadiste “Şüphesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye  isimlendirdiği iki ırmak) bulunması da onun (deccalin) fitnesidir.  Aslında cehennemi bir cennet olup, cenneti de bir cehennemdir.” (İbn-i  Mace, 4075, 4076; Tırmizi, Fiten: 59, no. 2240, 4/510) sözleriyle  bildirildiği gibi, deccal insanlara iyiyi kötü, kötüyü iyi gibi  gösterecektir. İnsanların dünya ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile  olacak olan Hz. Mehdi (a.s.)’ı, onlara büyük bir tehlike olarak sunmaya  çalışacaktır.</p>
<p>“Deccalin tabileri (ona uyanlar) çoktur. Kendisine birçok kimse iltihak  eder (katılır).” (Et-Tebrizi, Veliyüddin Muhammed bir  Abdillahi’l-Hatibi’l-Ömeri, Mişkatü’l-Mesabih, Dımeşk: 1382/1962,  3:38.2) hadisiyle haber verildiği gibi, kullanacağı tüm bu hileli  yöntemlerle pek çok kişinin kendisine uymasını sağlayacaktır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), deccal sisteminin Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı olan mücadelesini bir hadisinde şöyle açıklamıştır:</p>
<p>“Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) deccali) görünce: “Ey insanlar! Resulullah (sav)’in zikrettiği deccal işte budur” der. <strong>DECCAL  HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE O ZAT KARNI ÜZERİNE UZATILIR VE  ARKASINDAN: “ONU ALIN DA YARALAYIN!” DER. ARTIK O ZATIN SIRTI VE KARNI  DÖVE DÖVE GENİŞLETİLİR. BU SEFER ONU İKİ ELİ VE İKİ AYAĞI İLE YAKALAR DA  FIRLATIR ATAR.</strong> İnsanlar deccalin onu bir ateş içine attığını  sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.” (İbrahim Süleymanoğlu,  Mehdilik ve İmamiye, s. 40)</p>
<p>Ancak deccal elindeki tüm bu imkanlara ve kurduğu hileli düzenlere  rağmen, Mehdiyet’in yükselişini engelleyemeyecektir. Hadiste mecazi  anlamda kullanılan, Hz. Mehdi (a.s.)’ın “sırtının ve karnının dövüle  dövüle genişletilmesi” ifadesi, Hz. Mehdi (a.s.)’a yapılan baskı ve  saldırılarla, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ününün ve şanının daha da yayılacağını  ve etkisinin dünya çapında giderek artacağını göstermektedir.</p>
<p>Yine hadiste, “Deccalin Hz. Mehdi (a.s.)’ı bir ateş içine atması” da,  deccalin kötülük yapmak isterken, aslında Hz. Mehdi (a.s.)’ın gücünü  artırmış olacağını göstermektedir. Deccaliyetin savunucuları, Hz.  İbrahim (a.s.) gibi, Hz. Mehdi (a.s.)’ı da manevi bir ateşte  yakacaklarını iddia edecekler; ama Allah o ateşi Hz. Mehdi (a.s.) için  soğuk ve esenlik kılacaktır. Allah, inkar edenlerin tuzaklarını bozacak  ve bu yöndeki her girişimlerini de Hz. Mehdi (a.s.)’ın şanının  şöhretinin, etki gücünün artmasına vesile kılacaktır.</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Ahir Zaman Münafıklarıyla Olan Mücadelesi</strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın fikri mücadelesi yalnızca inkarcı sistemlere ve  Allah’a şirk koşan kişilere karşı olmayacaktır. Allah’ın, ‘Kuran’da  ateşin en alçak tabakasında olacaklarını’ bildirdiği münafıklar da, Hz.  Mehdi (a.s.)’a karşı çeşitli saldırılar düzenleyecek, Hz. Mehdi (a.s.)  bu samimiyetsiz kişilere karşı da mücadele yürütecektir.</p>
<p>Tarih boyunca tüm samimi mümin topluluklarının içinde yer alan  münafıklar, Hz. Mehdi (a.s.) cemaati içinde de bulunacaklardır.  Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, ilk başta Hz. Mehdi (a.s.)’ın  yanında yer alan, ancak Allah’a ve Kuran’a sadakat göstermeyen, Allah  korkusu zayıf olan bu kişilerin, kendi menfaatleriyle çatışan bir durum  olduğunda Hz. Mehdi (a.s.)’ın yanından hemen ayrılacakları şöyle  bildirilmiştir:</p>
<p>“Kıyamet, fitneler karanlık gecelerin parçaları gibi zuhur edinceye kadar kopmaz. <strong>KİŞİ,  MÜMİN OLARAK SABAHLAR, KAFİR OLARAK AKŞAMLAR. VEYA MÜMİN OLARAK  AKŞAMLAR, KAFİR OLARAK SABAHLAR. DÜNYA MENFAATİ KARŞILIĞINDA DİNİNİ  SATAR.</strong>” (Müslim) (İmam Şarani, Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, s. 388)</p>
<p>“O (Hz. Mehdi (a.s.)) bir süre onlardan uzaklaşacak, <strong>BÖYLECE DALALET  EHLİ AYRILACAKTIR. ÖYLE Kİ CAHİL ŞÖYLE DİYECEK: ALLAH’A ULAŞMAK  KONUSUNDA AL-İ MUHAM-MED’E (PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN SOYUNDAN BİRİNE –  YANİ HZ. MEHDİ (A.S.)’A)) İHTİYAÇ YOKTUR</strong>.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 161)</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.) dönemindeki bu münafıkların,  ahlak açısından her türlü kötülüğü teşvik edip uygulayabilecek bir  zihniyette olacaklarını bildirmiştir:</p>
<p>Amr bin sad’dan: <strong>“HALKI (ZAHİRDE) BENİM EVLADIMA DAVET ETSELER DE,  BENİM EVLADIMDAN UZAK OLURLAR. BU ÖYLE KÖTÜ BİR TOPLULUKTUR Kİ AHLAKLARI  YOKTUR. ZORBALARA MUSALLATTIRLAR, CABBARLARA FİTNEYİ ÖĞRETİRLER,  HAKİMLERE KAN DÖKTÜRÜRLER.”</strong> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde, ayrılan kişilerin Hz.  Mehdi (a.s.) cemaati için çok büyük bir hayır ve güzellik olduğu da  bildirilmektedir. Bu hak topluluk arasında gizlenen samimiyetsiz  kişilerin ortaya çıkmasıyla, Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatinin birbirlerine bağlılığı daha da artacak, kötülerin ayrılması  onları daha da kuvvetlendirecektir.</p>
<p>İnkar edenler ve müşrikler gibi, münafıkların Hz. Mehdi (a.s.) ve  cemaatine olan saldırıları ve aleyhte girişimleri de Allah’ın yardımıyla  sonuçsuz kalacaktır.</p>
<p>Ayrılan münafıkların çabaları Hz. Mehdi (a.s.)’a hiçbir şekilde zarar  veremeyecek, Hz. Mehdi (a.s.) fikri mücadelesiyle bu samimiyetsiz  topluluğun tuzaklarını etkisiz hale getirecektir:</p>
<p>…Ebu Basir’den: İmam Caferi Sadık aleyhisselam <strong>“’Suçlular  çehrelerinden tanınacak’ (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle  buyurdu: ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.))  HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARI (MÜNAFIKLARI)  ÇEHRELERİNDEN TA-NIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN)  DARMADAĞIN EDECEK</strong>.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)</p>
<p>Sayın Adnan Oktar bir ropörtajında, Hz. Mehdi (a.s.) dönemindeki  münafıkların, gelmiş geçmiş en şiddetli münafıklardan olduğunu şöyle  açıklamıştır:</p>
<p>“Evet, ahir zamanda, Hz. Mehdi (a.s.) devrinde münafıklar olacak. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın cemaatine, arkadaşlarına karşı mücadele eden, o cemaat  içerisinden yani Müslümanlar içerisinden çıkan münafıklar olacaklardır.  Kendilerini Müslüman gibi tanıtacaklardır. Hatta “Medine sarsılır” diyor  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadiste. “Münafıklar toplu olarak  bazen, 2 ve 3 kere ayrılacaklardır” diyor Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden.  Ve işleri güçleri Hz. Mehdi (a.s.)’a ve cemaatine zarar verdirmek üzere  bir faaliyet olacaktır. Mesela gece-gündüz Allah’ın onlara verdiği o  ilhamla, sürekli o öfkeyi yaşayacaklardır. Ahir zamanın münafıkları,  gelmiş-geçmiş münafıkların en şiddetlilerindendir, yani Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatinin münafıkları. Resulullah (s.a.v.) söylüyor Hz. Mehdi (a.s.)  cemaatine bu münafıkların musallat olacağını, hatta “Buğdaya musallat  olan kurt gibi olacaklar” diyor. “Buğdayı temizleyecek” diyor Hz. Mehdi  (a.s.), “temizlenecek yine musallat olacak kurt” diyor, “yine  temizlenecek, yine musallat olacak, bu böyle uzun süre devam edecek”  diyor. “En sonunda 313 tane saf, temiz, hakiki mümin kalacak” diyor ve  “böylece de münafıkların etkisi kalmayacak” diyor. (Şeyh Muhammed b.  İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246) Hakikaten münafık çok büyük  bir fitne ve beladır. Müslüman şefkat gösterir, merhamet gösterir, sevgi  gösterir, dost zanneder, alır, barındırmaya çalışır. Ona yardımcı olur.  Maddi destek sağlar. Manevi fayda sağlamaya çalışır. Fakat münafığa  bakarsın ki bir gün bir alçaklık etmiş, küfürle, dinsizlerle ittifak  etmiş. Münafıkların Müslümanların nerede ne yaptıkları ile ilgili onlara  bilgi vererek, onların ani baskın yapmasını, ani atak yapmasını  sağlayacak işbirliği içinde olacaklarını Allah ayette bildiriyor. Yani  “sizi” diyor, “felaketlerin sarmasını beklerler” diyor Cenab-ı Allah. Bu  şekilde belirtiyor. Şeytandan Allah’a sığınırım, “Kötü felaket onları  sarsın.” diyor Allah (Tevbe Suresi, 98). Bu ne demektir? Şimdi Allah,  böyle bir duayı, Allah böyle söylediyse, “kötü felaket onları sarsın”  dediyse, ne demektir? “Ben onları mahvedeceğim” demek istiyor Allah.  Yani “dünyada mahvedeceğim” demek. Nasıl oluyor? Manevi azapla. Ve bütün  münafıklarda bir azap vardır ruhlarında. Ruhları cehenneme döner. Yani  kaçınılmaz olarak gece-gündüz bir acı duyarlar, rahatsız olurlar.”  (Sayın Adnan Oktar’ın 4 Ocak 2010 tarihinde Kral Karadeniz, Adıyaman Asu  ve Ekin TV’de yayınlanan canlı röportajından)</p>
<p><strong>Bazı Sözde Fıkıh Alimleri ve Yobaz Hocalar Hz. Mehdi (a.s)’a Karşı Gelecek ve Ona Karşı Mücadele Edeceklerdir</strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında  yaşayacak bazı sözde din alimlerinin de Hz. Mehdi (a.s.)’ın karşısında  yer alarak, ona karşı mücadele edeceklerine dikkat çekmiştir:</p>
<p><strong>“Beni Haşim bir genç (Hz. Mehdi (a.s.)) çıkacak. İnsanları dine  çağıracak. Araplara da tebliğ yapacak. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  KARŞITLARI ÇOĞUNLUKLA ALİMLER OLACAK. YAZILMIŞ RİVA-YETLER VE AKTARILMIŞ  SÖZLERE RAĞMEN, ONLAR ANCAK KENDİ BEN-CİL ARZULARINI ANLATACAKLAR. EĞER  GERÇEĞİN ÖZÜ ONLARIN HE-VESLERİNE VE ARZULARINA AYKIRI DÜŞERSE, O ZAMAN  SÖYLEYENİ İMAN-SIZLIKLA SUÇLARLAR VE DERLER Kİ: “BUNLAR ÖNCEKİ  İMAMLARIMIZIN ANLATTIKLARINA MUHALİFTİR, DEĞİŞ-MEZ KANUNUMUZDA BU  YOKTUR.”” </strong>(Beheyullah: Kitab-ı İkan, s. 241-243)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) bir taraftan dinsizliğin savunucularıyla fikri bir  mücadele yürütürken, bir yandan da Müslümanlar arasında fitne fesat  çıkarmaya çalışan bu zihniyetteki insanlarla bir mücadele içinde  olacaktır.</p>
<p>Bu sözde din alimlerinin Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı çıkmalarının en önemli  sebeplerinden biri ise, Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Müslümanların manevi  lideri olması durumunda, bu kimselerin halk arasında bir imtiyazlarının  kalmayacak olmasıdır.</p>
<p>Bu nedenle de Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı öfkeleri o kadar şiddetli  olacaktır ki, neredeyse onun şehit edilmesine fetva vermeye niyet  edecek, ancak Hz. Mehdi (as)’ın ilmi çok güçlü olduğu için buna cesaret  edemeyeceklerdir:</p>
<p><strong>“&#8230; İMAM-I MEHDİ (A.S.) ÇIKTIĞI ZAMAN hasseten (özellikle, yalnızca,  ayrıca, hususi olarak) FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) ONA (HZ. MEHDİ (A.S.)’A)  DÜŞMAN OLACAK. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) KILINCI KARDEŞLERİDİR. Elinde  kılınç olmasa idi, -YANİ KARDEŞLERİ OLMASA İDİ- ZAMANIN FUKAHASI (FIKIH  ALİMLERİ) ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) KATLİYLE FETVA VERİRLERDİ. Lakin  Cenâb-ı hak onu (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) keremiyle ve kılınç (KARDEŞLERİYLE)  ile tathir (temizlemek, yıkayıp pak etmek) edecek, onlar ona (Hz. Mehdi  (a.s.)’a) itimad edeceklerdir. HÜKMÜNÜ İNANMAYAN DA KABULE MECBUR OLUP  AKSİNİ İZMAR (gizlemek, saklamak) EDECEKLER.”</strong> (Ramuz el-Hadis, age. 56, 73)</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), ahir zamanda Kuran’ı çok iyi bilen, saçları  tıraş edilmiş, başları sarıklı bazı kişilerin ortaya çıkacağını da haber  vermiştir. Bu kişiler yaptıkları izahlar ve açıklamalarıyla dini  savunuyor görünseler de, konuşmaları ve çarpık din anlayışları ile İslam  dininden uzak olacaklardır. Bu anlayışlarıyla Kuran’a ve samimi  Müslümanlara karşı mücadele eden bir tavır içerisinde olacaklardır.</p>
<p><strong>“Doğudan başları tıraşlı kavimler çıkacak; DİLLERİ İLE KUR’ÂN  OKUYACAKLAR (FAKAT) BOĞAZLARINDAN AŞAĞI GEÇMEYECEK. Onlar dinden yaydan  okun çıktığı gibi çıkacaklar.” </strong>(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)</p>
<p>Bu kişiler Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı deccaliyetin safında yer alacaklar ve ona karşı mücadele edeceklerdir:</p>
<p>Resulullah (s.a.v.): “Ümmetimden BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ Deccal’a  tabii olacaktır.” (Ebu Bekir Abdürrazzak b. Hemmam, Abdürrazzak es  San’ani, El Musaannef, XI, 393)</p>
<p>Muhyiddin Arabi Hazretleri de, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde dinin özüne  döneceğini yani Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi, saf halinde  yaşanacağını ve bundan dolayı da Hz. Mehdi (a.s.)’a en çok muhalefet  eden kimselerin ‘bazı cahil sözde din adamları’ olacağını haber  vermiştir:</p>
<p>“Onun (Hz. Mehdi (as)’ın) döneminde din tamamen rey’den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. <strong>VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN</strong> (Hz. Mehdi (a.s.)’dan) UZAK DURACAKLARDIR. Zira zanlarına göre,  gerçekten Allah’ın imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını  kabulleneceklerdir&#8230;” (Muhyiddin Arabi, “Futuhat-El Mekkiye”, 66. bab,  c. 3, s. 327- 328)</p>
<p>Büyük İslam mütefekkiri İmam Rabbani ise bu konuyu şöyle açıklamıştır:</p>
<p>“Geleceği vaad edilen Hz. Mehdi (a.s.) dinin tervicini (değerini  artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad ettiği  (istediği) zaman; bid’at ehl-i ile ameli adet edinen, hasene zannı ile  dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri, dinin emri  olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle söyle diyecektir: <strong>BU KİMSE (HZ. MEHDİ (A.S.))  DİNİMİZİ KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR.</strong>” (Mektubat-i Rabbani, 1/535)<br />
Ancak Allah’ın desteğiyle, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ilmi çok güçlü olacak,  cahil alimler onun ilminin gücü ve etkisi karşısında fikren tamamen  etkisiz hale geleceklerdir:</p>
<p>“Fütühat-ül Mekkiye” isimli eserinde Muhyiddin Arabi el Endülüsi şöyle bildirmektedir:</p>
<p>“ONUN HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) DÜŞMAN-LARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD  EDENLERİ OLACAK&#8230; ŞAYET ELİNDE  KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN  (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu  (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) keremiyle ve kılınç (kardeşleriyle) ile tathir  edecek (temizleyecek), ONLAR ONA (Hz. Mehdi (a.s.)’a) İTAAT  EDECEKLERDİR. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA İMTİYAZLARI KALMAYACAK, HATTA AHKAM  HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişiyle alimlerin  hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan (Hz. Mehdi (a.s.)’dan)  hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN (HZ. MEHDİ  (A.S.)’DAN) NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ  KABUL EDECEKLER.” (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet  Alametleri, s. 186-187)</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Karşısındaki Negatif Güçler, Dönemin Ahir Zaman  Olması Sebebiyle, Hz. Mehdi (a.s.)’a Karşı Tarihin En Çetin Mücadelesini  Vereceklerdir</strong></p>
<p>Yüce Allah her dönemde müminlerle birlikte inkarcıları da yaratmış ve  inkar edenler her zaman müminlere karşı amansız bir mücadele  vermişlerdir. Allah’ın adetullahı gereği mümin toplulukları her zaman  sayıca az olmuş, inkar edenler ise imtihanın gereği olarak çoğunluğu  temsil etmişlerdir.</p>
<p>İşte ahir zamanda da yine Allah’ın bu adetullahı gereği Hz. Mehdi  (a.s.)’ın cemaatinin sayısı 300 kişi civarında olacak ve bu kadar az bir  sayıyla, tüm dünyaya İslam ahlakını hakim kılmanın fikri mücadelesini  vereceklerdir.</p>
<p>İçerisinde bulunduğumuz ahir zamanda, teknolojinin, görsel ve yazılı  basının etkisinin, ve internet, uydu gibi iletişim imkanlarının en  yüksek güce ulaştığı düşünüldüğünde, dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)  karşısında vereceği mücadelenin ne kadar etkin olacağı da daha iyi  anlaşılmaktadır.</p>
<p>Sayın Adnan Oktar Mehdiyet’in karşısında yer alan negatif güçlerin etkisini bir röportajında şöyle bir örnekle açıklamıştır:</p>
<p>“Mehdiyet, dünyada görülmemiş derecede şiddetli olaylarla  karşılaşacaktır. Yani dünya tarihinde hiç görülmemiş olaylarla  karşılaşacaktır. Çünkü mesela eskiden peygamberlerin zamanında, bir  bölgede mesela yüz binlik bir şehirde fitne çıkarıyorlar, 50 bin kişilik  yahut bir milyon topluluk içinde fitne çıkarıyorlar; şu an 7 milyar  insanın içinde fitne çıkarılıyor. Mehdiyet’in karşısında milyarlarca  sapkın insan var.” (Adnan Oktar’ın Gaziantep Olay TV’deki canlı  röportajı, 6 Nisan 2010)</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.), böyle bir ortamda çalışmalarına başlayacak ve bu  şartlar içerisinde mücadelesini yürütecektir. Ancak Allah’ın, bundan  yaklaşık 1430 sene önce vadettiği gibi Hz. Mehdi (a.s.), çok az sayıdaki  talebeleriyle birlikte tüm bu inkarcı topluluklarına karşı galip  gelecektir. Sayın Adnan Oktar bir röportajında bu gerçeği şöyle  müjdelemiştir:</p>
<p>“Cenab-ı Allah verdiği sözden asla dönmez.  “İslam’ı Ben hakim edeceğim  diyor” Allah; evlatlarımdan Hz. Mehdi (a.s.) ile. Hiç kimse olmasa dahi  Allah İslam’ı hakim edecektir bir avuç talebesiyle. Bakın dünyada bunu  kimse durduramıyor.” (Sayın Adnan Oktar’ın 14 Ocak 2010 Tarihli Çay TV  ve Kahramanmaraş Aksu TV Röportajından)</p>
<p>Kimi insanlar istemese de, Allah vaadini gerçekleştirecek; İslam  ahlakını tüm dünyada hakim kılacak ve Müslümanlara önderlik edecek  manevi bir lider olan Hz. Mehdi (a.s.) ile din ahlakını yerleşik  kılacaktır.</p>
<p>Bunların hiçbiri, Allah’ın izniyle, engellenebilecek gelişmeler  değildir; kaderde zaten gerçekleşmiştir. Yüce Allah Kuran’da bu müjdeyi  müminlere şöyle bildirmektedir:</p>
<p><strong>“Müşrikler istemese de, O, dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O’dur.”</strong> (Tevbe Suresi,  33)</p>
<p>Ahir zamanın iki mübarek ve değerli şahsı Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi  (a.s.), Allah’ın izniyle ahir zamanda yaşanan sapkın zihniyeti tamamen  ortadan kaldıracak ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim edilmesine  vesile olacaklardır. Allah’ın izniyle Rabbimiz’in bu güzel vaadi, içinde  bulunduğumuz bu yüzyılda gerçekleşecektir. Allah Kuran’ın, <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.” </strong>(Nisa  Suresi, 141) ayetiyle, müminlere kurulan tuzakların, yapılan baskıların  asla başarıya   ulaşmayacağını bildirmiştir. Allah’ın izniyle, Hz. İsa  (a.s.) yeniden yeryüzüne geldiğinde ve Hz. Mehdi (a.s.) ortaya  çıktığında, salih müminler bu mübarek insanların destekçisi olacaklar ve  sayıları ne kadar az olsa da, Kuran ahlakını tüm yeryüzüne yerleşik  kılacaklardır.</p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Mercek Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmimercek.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Mercek&amp;Number=76">76. sayı</a> (Ekim 2010) 6. sayfada yayınlanmıştır.</p>
<p><img src="http://www.ilmimercek.net/img/tablo_alt767px.gif" alt="" width="767" height="9" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-a-karsi-mucadele-edecek-olan-negatif-gucler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2010 12:31:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Helal]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar
Peygamber  Efendimiz (sav)’in ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın mücadelesi ve karşılaşacağı zorluklar</h3>
<p>Peygamber  Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiğine göre Ahir  Zaman, ahlaki  dejenerasyonun, açlık ve yokluğun ciddi boyutlara  ulaştığı, anarşi,  terör, kargaşa ve çatışmalar nedeniyle insanlığın  hayatını korku ve  tedirginlik içinde yaşadığı bir dönemdir.</p>
<p>Dünya çapında cinayetlerin, intiharların ve katliamların alabildiğine   arttığı, sahtekarlığın, dolandırıcılığın, adaletsizliğin hüküm sürdüğü   bir zamandır.</p>
<p>Ahir Zaman&#8217;da tüm haramlar helal sayılacak, dünya çapında her türlü   sapkınlık açıkça uygulanacaktır. İnsanlar Kuran ahlakından olabildiğince   uzaklaşacak, bunun sonucunda da sevgisizliğin, acımasızlığın ve   bencilliğin hakim olduğu bir dünya oluşacaktır.</p>
<p>Allah açıkça inkar edilecek (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) ve insanları  Allah  inancından uzaklaştırabilmek için, ateizm, materyalizm ve  Darwinizm gibi  sapkın ideolojiler, sözde bilimselmiş gibi gösterilerek   yaygınlaştıracaktır. Dünyada iman eden insanlar çok az sayıda olacak ve   inançlarından dolayı da büyük bir zulüm, baskı ve eziyete maruz   kalacaklardır.</p>
<p>İşte Hz. Mehdi (a.s.) böyle zorlu bir zamanda ortaya çıkacak ve fikri   mücadelesini böyle bir ortamda sürdürecektir. Ahir Zaman&#8217;ın bu çetin   şartlarında, Hz. Mehdi (a.s.) da, geçmişte gönderilen tüm peygamberler   gibi iftiralara uğrayacak, çeşitli zorluk ve sıkıntılarla imtihan   edilecek, inkar edenlerin kurdukları tuzaklara göğüs gerecektir.<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu mücadelesini diğer peygamberlerin dönemlerinden   farklı kılan ise, Ahir Zaman&#8217;da dejenerasyonun ve dinsizliğin, tarihte   hiç olmadığı kadar yaygın olması ve tüm dünya çapında yaşanmasıdır.   Ancak buna rağmen, inkar edenlerin çirkin ve küfür dolu sistemi, tüm   dünya çapında Allah’ın izniyle yenilgiye uğrayacaktır. Dünyadaki ahlaki   bozulma her ne kadar geniş çapta ve dinsizliğin Hz. Mehdi (a.s.)   karşısındaki baskısı ne kadar şiddetli olsa da, -Allah&#8217;ın izniyle-   hiçbir şey Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın hak mücadelesini kazanmasına engel   olamayacaktır.</p>
<p>Ahir Zaman&#8217;ın iki mübarek ve değerli şahsı Hz. İsa (a.s.) ve Hz.  Mehdi  (a.s.), Allah’ın izniyle bu sapkın zihniyeti tamamen ortadan  kaldıracak  ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim edilmesine vesile  olacaklardır.  Allah’ın izniyle Rabbimiz&#8217;in bu güzel vaadi, içinde  bulunduğumuz bu  yüzyılda gerçekleşecektir.</p>
<p>Allah Kuran’ın, <strong>“ &#8230; Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.” (Nisa Suresi, 141) </strong>ayetiyle, müminlere kurulan tuzakların, yapılan baskıların asla başarıya ulaşmayacağını bildirmiştir.</p>
<p>Allah’ın izniyle, Hz. İsa (a.s.) yeniden yeryüzüne geldiğinde ve Hz.   Mehdi (a.s.) ortaya çıktığında, salih müminler bu mübarek insanların   destekçisi olacaklar ve sayıları ne kadar az olsa da, Kuran ahlakını tüm   yeryüzüne yerleşik kılacaklardır.</p>
<p><strong>BÖLÜM I</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;IN MÜCADELE DÖNEMLERİ</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.) Mücadelesine Kaç Yaşlarında Başlayacaktır?<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Mücadelesini Sürdüreceği Yerler<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın İstanbul Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’a Mekke’de Biat Edileceği Dönem<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Kudüs Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)’ın Roma Dönemi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mücadelesi Ne Zamana Kadar Sürecektir?<br />
<strong>BÖLÜM II</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) MÜCADELESİNDE, AKLIN İHTİYARİNİ KALDIRACAK   OLAĞANÜSTÜ ÖZELLİKLERLE DEĞİL; İMANI, AKLI, VİCDANI VE GÜZEL AHLAKI   VESİLESİYLE GALİP GELECEKTİR</strong><br />
<strong>BÖLÜM III</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) MÜCADELESİNİ, TARİHİN EN ZORLU DÖNEMİ OLAN ‘AHİR ZAMAN’IN ŞİDDETLİ ORTAMINDA YÜRÜTECEKTİR</strong><br />
Tarih Boyunca Her Dönemde, Tüm Elçilere ve Salih Müminlere  Karşı Amansız Bir Mücadele Yürütülmüştür<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Karşısındaki Negatif Güçler, Dönemin Ahir Zaman   Olması Sebebiyle, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a Karşı Tarihin En Çetin Mücadelesini   Vereceklerdir<br />
Ahir Zaman&#8217;daki Dinsizliğin Şiddeti Nedeniyle, Hz. Mehdi (a.s.) İlk Başlarda Fikri Mücadelesini Gizlice Sürdürecektir<br />
Yanında Çok Az Kişi Olup, Büyük Çoğunluğun Ona Karşı Olması, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mücadelesini Çok Daha Değerli Kılacaktır<br />
<strong>BÖLÜM IV</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)’IN, MÜCADELE YILLARINDA KARŞILAŞACAĞI ZORLUK VE İMTİHANLAR</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a Haksız ve Asılsız İftiralar Atılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Tebliğini Etkisiz Kılabilmek İçin Çeşitli Tuzaklar Kurulacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.), Çeşitli Baskı ve Eziyetlerle Karşılaşacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı Baskı Altına Almak, Durdurmak ve Engellemek İçin ‘Psikolojik Savaş Yöntemleri’ Kullanılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.) İzlenecek, Gözetlenecek ve Baskı Altına Alınmak İstenecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s)’a Çeşitli Suikastler Düzenlenecek ve Öldürülmekle Tehdit Edilecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s) Hayatının Çeşitli Dönemlerinde Hapsedilecektir<br />
Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)’ın hapsedilmesini Hz. Yusuf (a.s.)’a benzetmiştir<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Hem Eli Hem Ayağı Ayrı Ayrı Zincirlenecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s)’ın Boynuna Bakır Bir Levha Asılacaktır<br />
Hz. Mehdi (a.s.) ile Birlikte, Yardımcıları da Manevi Baskı ve Zulüm Görecektir<br />
<strong>BÖLÜM V</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)’A KARŞI MÜCADELE EDECEK OLAN NEGATİF GÜÇLER</strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.), Ateizm, Materyalizm ve Darwinizm Gibi Dinsiz   Felsefeleri Savunan İnkarcı Zihniyeti Ortadan Kaldırmak İçin Fikri   Mücadele Yürütecektir<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Deccal ile Olan Mücadelesi<br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın, Ahir Zaman Münafıklarıyla Olan Mücadelesi<br />
Bazı Sözde Fıkıh Alimleri ve Yobaz Hocalar Hz. Mehdi (a.s)’a Karşı Gelecek ve Ona Karşı Mücadele Edeceklerdir<br />
<strong>BÖLÜM VII</strong><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) ÇOK KARARLI OLACAK; KARŞISINA ÇIKAN HİÇBİR ZORLUK ONU MÜCADELESİNDEN VAZGEÇİREMEYECEKTİR<br />
HZ. MEHDİ (A.S.) ALEYHİNDE YAPILAN TÜM FAALİYETLER, HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN GELİŞİNE VE YAPACAĞI ÇALIŞMALARA HİZMET ETMEKTEDİR</strong></p>
<p><em>22 Eylül 2010</em></p>
<p><em><br />
</em><br />
<img src="http://www.resimmax.com/data/media/26/www.resimmax.com_3D_resimler__boyutlu_resimler_3.JPG" alt="" width="600" height="613" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/09/hz-mehdi-a-s-in-mucadelesi-ve-karsilasacagi-zorluklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Risale-i Nur Külliyatı&#8217;nda Üstadın ifade ettiği &#8221;Mehdi&#8221; ve &#8221;Mehdi Al-i Resul&#8221; ifadelerinin sözde başka başka kişileri ifade ettiği iddiası tamamen yanlıştır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/risale-i-nur-kulliyatinda-ustadin-ifade-ettigi-mehdi-ve-mehdi-al-i-resul-ifadelerinin-sozde-baska-baska-kisileri-ifade-ettigi-iddiasi-tamamen-yanlistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/risale-i-nur-kulliyatinda-ustadin-ifade-ettigi-mehdi-ve-mehdi-al-i-resul-ifadelerinin-sozde-baska-baska-kisileri-ifade-ettigi-iddiasi-tamamen-yanlistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 18:28:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ehli]]></category>
		<category><![CDATA[Feth]]></category>
		<category><![CDATA[Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mace]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Tesbih]]></category>
		<category><![CDATA[Yola]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[Risale-i Nur Külliyatı&#8217;nda Üstadın ifade ettiği &#8221;Mehdi&#8221;  ve &#8221;Mehdi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Risale-i Nur Külliyatı&#8217;nda Üstadın ifade ettiği &#8221;Mehdi&#8221;  ve &#8221;Mehdi Al-i Resul&#8221; ifadelerinin sözde başka başka kişileri ifade  ettiği iddiası tamamen yanlıştır</h3>
<p>Şu  da çok önemlidir ki, bazı nur talebeleri diğer yandan Üstad’ın Hz.  Mehdi (a.s.)’dan bahsederken kullandığı Mehdi ve Mehdi Al-i Resul  kavramlarını da  birbirinden ayrılarmış gibi gösterme gayreti içine  girmişlerdir. Mehdi sıfatının Mehdi Al-i Resul sıfatından sözde daha  düşük bir makamı ifade ettiğini çünkü Üstad’ın bahsettiği Mehdi Al-i  Resul’de geçen Resul ifadesinin eser verilen anlamında olduğunu bu  nedenle de İmam Rabbani Hazretleri, Geylani Hazretleri, Mevlana Halid ve  Üstad Hazretleri gibi eser sahibi müceddidleri ifade ettiğini iddia  etmektedirler. Ahir zamanın Mehdisi’nin ise sözde Üstad’ın hazırladığı  eserlerden yararlanması nedeniyle eser sahibi olamayacak dolayısıyla  Mehdi Al-i Resul’de olamayacaktır.</p>
<p>Oysa Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadis-i şeriflerde Hz.  Mehdi (a.s.)’ın elinde kendi hazırladığı büyük eserlerinin olacağı ve  inkar edenlere karşı bu dev eserlerle fikri bir mücadele vereceği  bildirilmiştir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ben  esfarla (büyük kitaplarla) mücadele etmedikçe dünya gitmez (kıyamet  kopmaz) &#8230; Onlarla fikri mücadele yapmak üzere, Allah yolunda savaşan,  laimin (başkasını kötüleyenin) levminden (çekiştirmesinden) çekinmeyen,  Müminlerin seçkinlerinden olan ehli Hicaz yola çıkacaktır ve <span style="color: #ff0000;"><strong>Kostantiniyye ile Rumiye (Roma)’yı tesbih ve tekbirle feth edeceklerdir… </strong></span>O şehrin surları bir bir yıkılacaktır &#8230;” <strong>(İbni Mace ve Hakim)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yine  İmam Sadık (r.a.)’dan aktarılan bir hadis-i şerifte de Hz. Mehdi  (a.s.)’ın üzerinde altın yaldızlı mühür bulunan kitaplarıyla büyük bir  tebliğ faaliyeti yapacağı bildirilmiştir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İmam  Sadık diyor ki: Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) belli bir giysi giydiğinde  Peygamber&#8217;in (s.a.v.) altın mühürle mühürlenmiş mektubunun (kitabının)  mühürünü çıkartarak (kapağını açarak), insanlara yüksek sesle  okuyacaktır.&#8221; <strong>(Bihar&#8217;ül Envar, c. 52, s.326) </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Eğer  bu mantık söz konusu olsaydı, Üstad’ın kendisinden önce gelen  Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin, İmam Rabbani Hazretleri’nin, Mevlana  Halil-i Bağdadi Hazretleri’nin ve kendisinin bu üç görevi tek tek yerine  getirmek suretiyle Ahir zamanın büyük Mehdisi’ni oluşturduklarını  Risalelerde ifade etmiş olması gerekirdi. Oysa tam aksine Üstad Ahir  zamanın büyük Mehdisi zuhur ettiğinde kendisinin vefat etmiş olacağını,  Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerini kabrinden seyredip Allah&#8217;a  şükredeceğini ifade etmiştir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8230;  TÂ AHİR ZAMANDA, HAYATIN GENİŞ DAİRESİNDE, ASIL SAHİPLERİ, YANİ MEHDÎ  VE ŞAKİRTLERİ CENAB-I HAKKIN İZNİYLE GELİR, O DAİREYİ GENİŞLETTİRİR VE O  TOHUMLAR SÜMBÜLLENİR. BİZLER DE KABRİMİZDE SEYREDİP ALLAH’A ŞÜKREDERİZ.</strong></span> <strong>Kastamonu Lahikası, Sayfa 72, Tarihçe-i Hayat, Sayfa 258, Hizmet Rehberi, Sayfa 267, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sayfa 153)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yine  Hz. Mehdi (a.s.) için kendisinden sonraki bir dönemde zuhur edeceğini  ifade eden onlarca ifadesi de Risalelerde yer almaktadır.</p>
<p><a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23471/">http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23471/</a></span></p>
<p><em>05 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/risale-i-nur-kulliyatinda-ustadin-ifade-ettigi-mehdi-ve-mehdi-al-i-resul-ifadelerinin-sozde-baska-baska-kisileri-ifade-ettigi-iddiasi-tamamen-yanlistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebelerinin-imanlari-cok-kuvvetli-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebelerinin-imanlari-cok-kuvvetli-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Beyan]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[


 












&#8220;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yardımcılarının, Allah hakkında zerre kadar şüpheleri olmayacak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="489">
<tbody>
<tr>
<td height="1"><strong> </strong></td>
</tr>
<tr>
<td height="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
</tr>
<tr>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s.nin_talebelerinin_imanlari_cok_kuvvetli_olacaktir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)'nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="352" valign="top"><strong><em>&#8220;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yardımcılarının, Allah hakkında zerre kadar şüpheleri olmayacak ve Allah’ı nasıl tanımak gerekirse, o şekilde tanıyacaklar.&#8221;</em></p>
<p>(E<em>l-Beyan Fi-Akbarı Hz. Mehdi (a.s.) Ahir Zaman (a.s.), bölüm</em>: 5; Mikyal el-Mekarim, cilt:1, sayfa:65)</p>
<p>Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebelerinin imanlarının derinliğinden bahsedilmektedir. Ahir Zamanda Hz. Mehdi (a.s.) dönemi öncesinde insanlar arasında Allah’ı inkar eden felsefeler geniş anlamda hakim olacaktır. Bu nedenle, gerçek anlamda Allah’a iman eden, Allah’ın sıfatlarını gerektiği gibi tanıyıp Allah’tan korkan kişiler çok az sayıda olacaktır. Mehdinin talebeleri ise hiçbir şüphe duymadan Allah’a karşı derin bir iman sahibi olacaklardır. Bu yönleri ile içinde bulundukları toplumda dikkat çekeceklerdir</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebelerinin-imanlari-cok-kuvvetli-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin &#8216;hicri 1400&#8242;lü yıllarda ortaya çıkacağını’ ve İslam ahlakını bu dönemde hakim kılacağını&#8217; söylemiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-nin-hicri-1400lu-yillarda-ortaya-cikacagini%e2%80%99-ve-islam-ahlakini-bu-donemde-hakim-kilacagini-soylemistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-nin-hicri-1400lu-yillarda-ortaya-cikacagini%e2%80%99-ve-islam-ahlakini-bu-donemde-hakim-kilacagini-soylemistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 08:55:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[1411]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Camii]]></category>
		<category><![CDATA[Dokuz]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Evet]]></category>
		<category><![CDATA[Fecr]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Nde]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>
		<category><![CDATA[Verip]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=240</guid>
		<description><![CDATA[



Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin &#8216;hicri ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin &#8216;hicri  1400&#8242;lü yıllarda ortaya çıkacağını’ ve İslam ahlakını bu dönemde hakim  kılacağını&#8217; söylemiştir</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><strong>“YETMİŞ BİRDE FECR-İ SADIK BAŞLADI  VEYA BAŞLAYACAK.</strong> Eğer bu, fecr-i kazib de olsa, <strong>30 &#8211; 40 SENE SONRA FECR-İ SADIK  ÇIKACAK&#8230;</strong>&#8221; (Hutbe-i Şamiye, s. 23)</p>
<p>&#8220;&#8230;Evet ŞİMDİ OLMASA DA 30-40 SENE SONRA fen ve hakiki marifet ve  medeniyetin mehasini o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip o  dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını ve  insaf ve muhabbet-i insaniyeyi o dokuz düşman taifesinin cephesine  göndermiş, <strong>İNŞAALLAH YARIM  ASIR SONRA ONLARI DARMADAĞIN EDECEK.</strong>&#8221; (Hutbe-i Şamiye,  s. 25)</p>
<p>Bediüzzaman bu sözünü, Miladi 1911 yani Hicri 1327 yılında Şam’da Emevi  Camii’nde verdiği hutbesinde söylemiştir. Bediüzzaman bu hutbesinde  İslam aleminin, Miladi 1951 yani Hicri 1371’den sonraki geleceğine  yönelik açıklamalar yapmıştır. Bediüzzaman, bu konuşmalarında verdiği  tarihlerle bir kez daha Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Hicri 1400’lü yıllarda  ortaya çıkacağını delillendirmiştir.<br />
Bediüzzaman&#8217;ın Miladi 1951, yani Hicri 1371&#8242;den sonraki yıllarda İslam  dünyasının geleceğine yönelik yaptığı açıklamalardaki, <strong>“Hicri  1371’den 30 – 40 yıl sonra” ve “Hicri 1371’den yarım asır sonra” yani  “Hicri 1371’den 50 yıl sonra”</strong> sözleriyle verdiği, Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın Kuran ahlakını hakim kılacağını bildirdiği tarihler şu  şekildedir:</p>
<p>Hicri 1371 + 30 = <strong>1401</strong> (Miladi 1981) (30 yıl sonrası)<br />
Hicri 1371 + 40 = <strong>1411</strong> (Miladi 1991) (40 yıl sonrası)<br />
Hicri 1371 + 50 = <strong>1421</strong> (Miladi 2001) (Yarım asır  sonrası)</p>
<p>Bediüzzaman&#8217;ın bildirdiği bu tarihler, Bediüzzaman&#8217;ın ‘Mehdi&#8217;  olmadığını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bediüzzaman çok açık  bir üslupla Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın görevlerini yerine getireceği  tarihlerin Bediüzzaman&#8217;ın yaşadığı yıllardan çok sonrasında olacağını  açıklamıştır.<br />
<img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/132.gif" alt="" /></p>
<p><em>06 Temmuz 2010</em></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" bordercolor="#666666">
<tbody>
<tr>
<td height="15" align="right"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-nin-hicri-1400lu-yillarda-ortaya-cikacagini%e2%80%99-ve-islam-ahlakini-bu-donemde-hakim-kilacagini-soylemistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisleri doğrultusunda, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın kendisinden bir asır sonra&#8217; geleceğini&#8217; açıklamıştır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-peygamberimiz-savin-hadisleri-dogrultusunda-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-bir-asir-sonra-gelecegini-aciklamistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-peygamberimiz-savin-hadisleri-dogrultusunda-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-bir-asir-sonra-gelecegini-aciklamistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 08:18:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Asir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dahi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Said Nursi]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[



Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisleri  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisleri  doğrultusunda, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın kendisinden bir asır sonra&#8217;  geleceğini&#8217; açıklamıştır</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top">“&#8230; Bu zamanda öyle fevkalade hakim  cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza <strong>HAKİKİ  BEKLENİLEN</strong> <strong>VE BİR  ASIR SONRA GELECEK O ZAT </strong>dahi bu zamanda gelse&#8230;”   (Kastamonu Lahikası, 59. Mektup, s. 57)</p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi bu ifadesine ise Miladi 1936 yani Hicri 1354  yılında yazdığı Kastamonu Lahikası adlı eserinde yer vermiştir.  Bediüzzaman&#8217;ın bu sözleri kaleme aldığı yıllar Hicri 1300’lere denk  gelmektedir. Bediüzzaman&#8217;ın <strong>‘Bir Asır Sonra’</strong> sözleriyle  ifade ettiği, <strong>‘Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış tarihi olarak  bahsettiği dönem ise bundan 100 yıl sonrasıdır ve Hicri 1400’lü  yıllardır’.</strong></p>
<p>Dolayısıyla Bediüzzaman bu sözleriyle bir kez daha <strong>“kendi  döneminde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın henüz gelmediğini, Müslümanlar tarafından  hala beklendiğini ve kendisinden bir asır sonra geleceğini” bildirmiş ve  kendisinin ‘Mehdi&#8217; olmadığını çok açık olarak ortaya koymuştur.</strong></p>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/133.gif" alt="" /></p>
<p><em>06 Temmuz 2010</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-peygamberimiz-savin-hadisleri-dogrultusunda-hz-mehdi-a-s-in-kendisinden-bir-asir-sonra-gelecegini-aciklamistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin, Bediüzzaman&#8217;ın yaşadığı tarihlerden &#8216;tam bir asır sonra geleceklerini&#8217; ve &#8216;bu dönemde İslam ahlakını hakim kılacaklarını&#8217; söylemiştir.</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-ve-talebelerinin-bediuzzamanin-yasadigi-tarihlerden-tam-bir-asir-sonra-geleceklerini-ve-bu-donemde-islam-ahlakini-hakim-ki.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-ve-talebelerinin-bediuzzamanin-yasadigi-tarihlerden-tam-bir-asir-sonra-geleceklerini-ve-bu-donemde-islam-ahlakini-hakim-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 08:14:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Asir]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Denk]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=236</guid>
		<description><![CDATA[



Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.) ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>Bediüzzaman  &#8216;Mehdi&#8217; değildir çünkü Bediüzzaman, &#8216;Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin,  Bediüzzaman&#8217;ın yaşadığı tarihlerden &#8216;tam bir asır sonra geleceklerini&#8217;  ve &#8216;bu dönemde İslam ahlakını hakim kılacaklarını&#8217; söylemiştir.</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><strong>“BUNDAN  BİR ASIR SONRA</strong> <strong>ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE,  HAZRET-İ MEHDİ&#8217;NİN ŞAKİRTLERİ OLABİLİR.” </strong>(Şualar, 1. Şua, s.  605), (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 90)</p>
<p>Bediüzzaman bu sözünü, Miladi 1936, yani Hicri 1355’te Şualar adlı  eserinin 1. Şua bölümünde yazmıştır. Bediüzzaman&#8217;ın <strong>‘bu eseri  yazdığı tarihten; yani Hicri 1355 yılından bir asır sonra’ sözleriyle  bahsettiği tarih, Hicri 1400’lere denk gelmektedir. </strong>Dolayısıyla  Bediüzzaman bu sözüyle bir kez daha <strong>‘Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın  gelişinin Bediüzzaman&#8217;dan bir asır sonra ve Bediüzzaman&#8217;ın vefat etmiş  olacağı bir asırda gerçekleşeceğini’ açıklamıştır.</strong></p>
<p><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/1b5809352ac16e052c710c0eecd654d3.gif" alt="" /></strong></p>
<p><em>06 Temmuz 2010</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzaman-mehdi-degildir-cunku-bediuzzaman-hz-mehdi-a-s-ve-talebelerinin-bediuzzamanin-yasadigi-tarihlerden-tam-bir-asir-sonra-geleceklerini-ve-bu-donemde-islam-ahlakini-hakim-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh değil, Peygamberimiz (sav)&#8217;in haber verdiği yüzlerce alametin üzerinde tecelli ettiği mübarek bir insandır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 10:27:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Mana]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Suyuti]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh  değil, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh  değil, Peygamberimiz (sav)&#8217;in haber verdiği yüzlerce alametin üzerinde  tecelli ettiği mübarek bir insandır</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in  hadislerinde ve İmam Rabbani, Celaleddin Suyuti, Bediüzzaman Said Nursi  gibi büyük İslam alimlerinin açıklamalarında Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fiziksel  ve ahlaki sahip olduğu tüm özellikler, hangi ortamda çıkacağı, çıkışının  alametlerinin neler olduğu, kendisine nasıl biat edileceği çok detaylı  olarak tarif edilmiştir. <strong>MEHDİYETİ ANLATAN BİNLERCE HADİSİN  HEPSİNDE HZ. MEHDİ (AS) BİR ZAT, BİR ŞAHIS, ALLAH&#8217;IN ÜSTÜN İLİMLER  LÜTFETTİĞİ BİR BEŞER OLARAK BİLDİRİLMİŞTİR. TEK BİR HADİSTE DAHİ HZ.  MEHDİ (AS)&#8217;IN RUH ŞEKLİNDE GELECEĞİ SÖYLENMEMİŞTİR. BU YÖNDE BİR İMA,  BİR İŞARİ MANA DAHİ YOKTUR.</strong> </span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="1" width="600">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-size: small;">Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın sadece ruhuyla geleceği yanılgısındaki Nur talebelerine örnek </span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="640" height="540" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,28,0"><param name="movie" value="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=23506&amp;sId=51420" /><param name="quality" value="high" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="540" src="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=23506&amp;sId=51420" pluginspage="http://www.adobe.com/shockwave/download/download.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" quality="high"></embed></object></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1400 senedir İslam dünyasından hiç kimse  Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ruh olarak geleceği iddiasında bulunmamıştır.  Peygamberimiz (sav)&#8217;in tüm özellikleriyle anlattığı bu mübarek insanın  gelişini heyecanla bekleyen yaklaşık 1,5 milyarlık İslam alemi de,  bir  ruhun veya manevi bir varlığın beklentisi içinde değildir. Tüm İslam  dünyası Müslümanların manevi lideri olacak, onları birleştirecek, Hz.  İsa (as) ile birlikte İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılacak, dünyaya  Asrı Saadet benzeri bir güzellik yaşatacak bu mübarek insanı heyecanla  beklemektedir. </span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1.     Peygamberimiz (sav)&#8217;in Mübarek Bir İnsan Olan Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  Fiziksel Özelliklerini Anlatması, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Ruhani Bir Varlık  Olmayacağının Delillerindendir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz (sav) yüzlerce  hadisle Hz. Mehdi (as)&#8217;ın görünümünün nasıl olacağını bildirmiştir.  Hatta bu konuda hayret verici detayları haber vermiştir. Eğer Hz. Mehdi  (as) ruhani bir varlık olarak gelecek olsa, Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın saç rengini, boyunu, endamını, gözlerini, sakalını,  dişlerini, yüzünü, sırtındaki bene yüzündeki ize ve kaşlarının  arasındaki kaş çatma çizgisine kadar detay vererek tüm fiziksel  özelliklerini anlatmayacağı açıktır. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh şeklinde olan bir varlığın, gözü,  kaşı, sakalı, boyu olmaz. Omuzlarının, karnının ve tüm bedenin geniş  olacağı, açık ve geniş alınlı olacağı, saçlarının siyah ve gür olacağı,  gözlerinin çekik olacağı, sakalının gür ve sık olacağı, saklanın  yanlarda az, aşağı tarafının uzun olacağı, sırtında nübüvvet mührünün  olacağı, sırtında ayrıca mersin yaprağına benzeyen bir ben daha olacağı,  burnunun ince ve küçük olacağı, burnunun orta bölümünde belli belirsiz  bir çıkıntı olacağı, kaşlarının kavisli olacağı, iki kaşı arasında küçük  bir çukur olacağı, alnında bir içbükeylik olacağı ve bir ben olacağı,  cildinin çok güzel ve parlak olacağı gibi onlarca detay bildirilmez. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in, Hz. Mehdi (as)&#8217;ı  bu kadar detaylı tarif etmiş olması müminler için çok büyük bir nimet ve  güzelliktir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu tasvirleri vesilesiyle, Hz.  Mehdi (as) ortaya çıktığında kendisini görenler bu tasvirlerden hemen  kendisini tanıyacaklardır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bir ayette, Kitap Ehli&#8217;nin Peygamber  Efendimiz (sav)&#8217;i &#8220;çocuklarını tanır gibi&#8221; tanıyacakları  bildirilmektedir:</span></p>
<blockquote><p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Kendilerine kitap verdiklerimiz,  onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen  içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara  Suresi, 146)</span></strong></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu ayet işari manada, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  tanınmasına da işaret etmektedir. Hz. Mehdi (as) da ortaya çıktığında,  Peygamberimiz (sav)&#8217;in tasvirleri ışığında, insanlar onu çocuklarını  tanır gibi tanıyacaklardır. Ancak buna rağmen bazı insanlar, bu mübarek  şahsı tanımamazlıktan gelecekler ve kendisini inkar edeceklerdir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fiziksel özellikleriyle  ilgili detaylı bilgi için bkz. <a href="http://hazretimehdi.com/fiziksel_siyah_iz.php" target="_blank">http://hazretimehdi.com/fiziksel_siyah_iz.php</a></span></p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">2.     Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Soyunu, Doğumunu, İlk olarak  Hangi Şehirde Bulunacağını, Sonra İstanbul&#8217;a geleceğini detaylı olarak  anlatmıştır. Bunların hepsi bir beşere ait özelliklerdir. </span></strong></span></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (AS), PEYGAMBER  EFENDİMİZ (SAV)&#8217;İN SOYUNDANDIR </span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Kıyametin kopması için zamanda  sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.) benim E<strong>HL-İ  BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR ZATI (HZ. MEHDİ</strong> (a.s.)’ı)  gönderecek.&#8221; (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8220;BENİM EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN)  BİR ŞAHIS (HZ. MEHDİ </strong>(a.s.)) bütün dünyaya hakim oluncaya  kadar günler ve geceler gitmez.&#8221; (En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin.  <strong>O  (HZ. MEHDİ (A.S.), KUREYŞ’TEN VE EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR  KİŞİDİR.</strong>&#8221; (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,  s. 13)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;<strong>MEHDİ (A.S.), BENİM  ÇOCUKLARIMDAN BİRİDİR.</strong> Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız  gibidir.&#8221; (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi’nin “Risaletül  Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) BÜYÜK BİR  ŞEHİRDE DOĞACAKTIR</span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:  &#8220;Hz. Mehdi (a.s.), <strong>MEDİNE&#8217;DEN (BÜYÜK BİR ŞEHİRDEN)</strong> çıkacak ve Mekke&#8217;ye gelecek&#8230;&#8221; (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet  b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi  El-Muntazar)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">“Medine” kelimesinin sözlük anlamı “büyük  şehir”dir. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’in bildirdiğine göre Hz.  Mehdi (a.s.), medinede yani büyük bir şehirde doğacaktır. </span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) “KARA  KÖYÜ&#8221;NDEN ÇIKACAKTIR </span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet  edilen diğer bir hadiste de Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın doğum yeri olarak “Kara”  denilen bir bölgeye de işaret edilmiştir:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">“Mehdi (a.s.)’ın Kara köyünden çıkacağı  söylenmiştir.” (Mustafa Reşit Filizi, Risalet-ül Huruc ül Mehdi, s. 69)</span><br />
</em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN DOĞUMU  EVDE OLACAKTIR</span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hadislerde ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)’ın  doğumunun gizli olacağı; yani doğumunun evde gerçekleşeceği de  bildirilmiştir:</span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi&#8217;s-selâm  şöyle buyurmuştur: <strong>&#8220;Bizim Kaim&#8217;imiz (Hz. Mehdi (a.s.)) ile  Allah&#8217;ın resulleri arasında bir takım benzerlikler vardır. Nuh (a.s.),  İbrahim (a.s.), Musa (a.s.), İsa (a.s.), Eyyub (a.s.) ve Muhammed (sav)  peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır&#8230; İBRAHİM (a.s.) İLE,  DOĞUMUNUN GİZLİ OLMASI (DOĞUMUNUN EVDE OLMASINDA)</strong> &#8230;benzerliği vardır.&#8221; (Kemal’ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Ali b. Hüseyin Zeynel Abidin (a.s.)  şöyle buyurur: <strong>&#8220;KÂİM’İMİZİN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) DOĞUMU  İNSANLARA GİZLİ KALACAKTIR&#8230;&#8221;</strong> (Bihar-ül Envar, c. 51, s. 135)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) TÜRKİYE&#8217;DEN  ÇIKACAKTIR</span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir hadisinde Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ın Türkiye’den çıkacağı ve mücadelesinin sonuna kadar da  buradan ayrılmayacağı bildirilmiştir:</span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>“HZ. MEHDÎ (A.S.) RUM&#8217;DAN,  TÜRKLERDEN (çünkü, eskiden Türkiye&#8217;ye “Diyar-ı Rum” deniliyordu.)  AYRILMAYACAKTIR.”</strong> (İş&#8217;afü&#8217;r-Rağıbîn&#8217;den naklen Tılsımlar  Mecmuası, Bediüzzaman Said Nursi, s. 212)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (AS), İSTANBUL&#8217;U  MANEN FETHEDECEKTİR</span></strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Resullah (SAV) şöyle buyurmuştur: </span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ehli Beytimden bir ŞAHIS Hz. Mehdi  (as), (dünyaya) sahip oluncaya kadar kıyamet kopmaz. </span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>O (HZ. MEHDİ (AS)), İSTANBUL&#8217;U VE  CEBEL&#8217;İ (dağı- İstanbul’un 7 Tepe’sini) (MANEN) FETHEDECEKTİR. </strong>(Mer&#8217;iy  b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Uzak yerlerdeki talebeleri Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;a biat edecek. Zulümü ve zalimleri fikren etkisiz hale getirecek,  ülkeler düzelecek, <strong>CENAB-I HAK KENDİSİNE İSTANBUL&#8217;U (MANEN)  FETHETTİRECEKTİR.</strong> (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l  Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal)</span></em></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<table border="1" cellspacing="10" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Tüm bu  hadislerden açıkça görüldüğü üzere Hz. Mehdi (as);</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in  soyundan gelen,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Büyük bir şehirde doğan,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Doğumu evde gerçekleşen,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Mücadelesini İstanbul&#8217;da ve  Türkiye&#8217;de yürütecek olan MÜBAREK BİR İNSANDIR. Ruh şeklinde veya ruhani  olan bir varlık değildir.</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3.     Deccale Karşı Verilecek Büyük İlmi Mücadelenin Lideri olan Hz. Mehdi  (as) Ruhani Bir Varlık Değildir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde  deccal ve fitnesi de detaylı olarak anlatılmıştır. Hz. Mehdi (as) bu  büyük fitneye karşı amansız bir fikri mücadele verecek, deccaliyeti  etkisiz hale getirerek, İslam ahlakının dalga dalga dünyaya hakim  olmasına vesile olacaktır. Böyle büyük bir mücadeleyi ruh şeklinde,  mefhumu belli olmayan bir varlığın yürütemeyeceği açıktır. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bediüzzaman Hazretleri de ahir zamanda  Darwinizm ve materyalizmin güçleneceğini, deccaliyetin bu güçten destek  alarak yayılacağını, ancak Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fikri  mücadeleleriyle bu fitnelerin son bulacağını belirtmiştir. Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın birinci görevinin de, Darwinizm ve materyalizmi fikren etkisiz  hale getirmek olduğunu söylemiştir. Bediüzzaman&#8217;ın da belirttiği gibi,  Hz. Mehdi (as) bu görevini tam olarak yerine getirecek, Darwinizm&#8217;i ve  materyalizmi fikren ortadan kaldırarak, insanların imanlarının  kurtulmasına vesile olacaktır:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Birincisi: Fen ve felsefenin tasallutiyle  (etkisiyle) ve MADDİYUN VE TABİİYYUN TAUNU (Darwinizm ve materyalizm  hastalığı), BEŞER İÇİNE İNTİÇAR ETMESİYLE (insanlar arasında  yayılmasıyla), her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini  (materyalizmi) TAM SUSTURACAK bir tarzda imanı kurtarmaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<table border="1" cellspacing="10" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  şekliden bir varlığın;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Darwinizme ve materyalizme karşı  ilmi mücadele yapamayacağı;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Bu dinsiz ideolojileri fikren  etkisiz hale getirmek için kitaplar yazamayacağı, belgeseller  hazırlayamayacağı, konferanslar düzenleyemeyeceği;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Bu ideolojileri tam anlamıyla  susturarak imanı kurtaran bir çalışma yapamayacağı açıktır.</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu önemli ve hayati çalışmaları bir beşer  olarak zuhur edecek Hz. Mehdi (as) yerine getirecek ve Allah&#8217;ın izniyle  İslam ahlakını dünyaya hakim kılacaktır. </span></p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">4.     Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hz. Mehdi (as) İle İlgili Haber Verdiği  Hadislerin Tümü Bir Ruh İçin Değil, Bir İnsan İçin Geçerlidir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Burada Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in Hz.  Mehdi (as) ile ilgili hadislerinden sadece birkaç örneğe yer  verilmiştir. Bu konuda detaylı bilgil almak isteyen kimseler <a href="http://www.hazretimehdi.com/" target="_blank">www.hazretimehdi.com</a> sitesine başvurabilirler.</span></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İstanbul&#8217;u  manen fethedecek olan bir ruh değildir.</span></strong></span></span><br />
<em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as), Konstantiniyye ve  Deylem Dağını (manen) fethedecektir. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil  Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</span></em></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Allah Teâlâ Hazretleri, mümin kullarına  Roma&#8217;nın merkezi olan İstanbul&#8217;un tesbih ve tekbir ile (manen) fethini  nasip buyurmadıkça kıyamet kopmayacaktır. </span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber  Efendimiz (sav)&#8217;in gömleğini giyip, kılıcını kuşanacak ve mübarek  sancağını açacak, kutsal emanetlerle birlikte çıkacak olan bir ruh  değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatıdır.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as), Peygamberimiz  (sav)&#8217;in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle  yatsı vaktinde çıkar. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi,  &#8220;Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi&#8221;)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">ALLAH&#8217;IN ELÇİSİ İÇİN HAZRETİ CEBRAİL (AS)  TARAFINDAN Bedir Savaşı sırasında getirilen sancak İMAM-I ZAMAN (HZ.  MEHDİ (AS)) TARAFINDAN YÜKSELTİLECEKTİR. BU SANCAĞIN ÖZEL NİTELİĞİ dört  bir yanda bir aylık masefedeki DÜŞMANLARIN KALBİNE KORKU SALIYOR  OLMASIDIR. Buna eşdeğer olarak, İNANANLARIN KALPLERİNDE MEMNUNİYETİ VE  SAĞLAMLIĞI ARTTIRACAKTIR. (Bihar-ül Envar, Cilt. 51, Sayfa 135; Cilt 52,  Sayfa 328; Mikyaal al-Makaarem, Cilt 1, s. 241)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İslam  alemi ruhani bir varlığa değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatına biat  edeceklerdir.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Halifenin ölümü anında ihtilaf olur.  Medine halkından bir kişi koşarak Mekke&#8217;ye çıkar. Mekke halkından bir  grup onu (Hz. Mehdi (as)&#8217;ı), istememesine rağmen (bulunduğu yerden)  çıkarırlar. Hacer-i Esved&#8217;le Makamı İbrahim arasında ona (Hz. Mehdi  (as)&#8217;a) biat ederler. (Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu&#8217;l Muhtasa Fi  Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Rükun ile Makam arasında kendisine biat  edilecektir. Hz. Mehdi (as) o kadar merhametli olacaktır ki, zamanında  ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu  kanayacaktır. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s.  42)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Müslüman  dünyasını ayrılıklardan kurtarıp birleştirerek Türk İslam Birliği&#8217;ni  sağlayacak olan ruhi bir varlık değildir.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İman edenlerin Efendisi (sav) der ki:  &#8220;&#8230; ALLAH SİZİN İÇİN, SİZİ BİRLEŞTİRECEK VE SİZİ DAĞINIKKEN BİRARAYA  GETİRECEK BİRİNİ (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;I) ÇIKARANA DEK&#8230; Beklerseniz,  ödüllendirileceksiniz ve sizin haksızlığa uğratılmanızın intikamını  alacak (Darwinizm&#8217;e, materyalizme ve ateizme ilmi zeminde gereken cevabı  verecek) olanın ve haklarınızın kurtarıcısı olanın, o (Hz. Mehdi (as))  olduğunu kesinlikle anlayacaksınız&#8230;&#8221; (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul  Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır  el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 182)</span></em></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  halinde bir varlık İslam aleminin manevi lideri olamaz. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Malik bin Zamra der ki, Emirülmüminin  Ali aleyhisselam bana şöyle buyurdu: &#8220;&#8230; Hayrın çoğu o zamandadır ey  Malik! O ZAMANDA KÂİM&#8217;İMİZ  (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK &#8230; SONRA  ALLAH HERKESİ ONUN ETRAFINDA TOPLAYACAK.&#8221; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i  Numani, Gaybet-i Numani s. 242)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230; Ve sonra istemediği halde biatlarını  kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de  gökte de Hz. Mehdi (as)&#8217;dır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin  Suyuti&#8217;nin Tasnifinden Hadisler, Kahraman Neşriyat, s. 35)</span></p>
<p></em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  şeklinde bir varlığın az kardeşinin olması mümkün değildir. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Kardeşi az olandır (Risalet ül  Mehdi, s161)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz  (sav) Hz. Mehdi (as)&#8217;ın bekar olacağını söylemiştir. Peygamberimiz  (sav)&#8217;in ruh şeklinde bir varlıktan bahsetmediği açıktır.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Mes&#8217;ûdî şöyle nakletmektedir: &#8220;Ali b.  Hazma, İbn-i Sirâc ve İbn-i Ebi Said, bir ara İmam Rıza&#8217;nın (a.s)  huzuruna vardıklarında Ali B. Hazma İmam&#8217;a şöyle arzetti: &#8220;Ey  Resulullah&#8217;ın oğlu, biz, siz (Ehli Beyt imamların)dan şöyle nakletmişiz  ki; HER İMAM ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EVLADINI GÖRÜR. (Acaba bu doğru  mudur?) İmam (a.s) cevabında şöyle buyurdu: &#8220;Şunu da hadise eklediniz mi  &#8220;KÂİM (HZ. MEHDİ) HARİÇ?&#8221; (İsbât-ül Vasiye (Mes&#8217;udî), s. 201)</span></em></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz.  Mehdi (as) tüm insanların, hatta denizdeki balıkların, havadaki kuşların  onun sevgisiyle coşacakları bir insandır. İnsanlar sevgilerini ruh  şeklinde bir varlığa değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatına yönelteceklerdir. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) hilafetinden  yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki  balıklar bile razı olacaktır. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il  Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Allah onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın)  muhabbetini insanların kalplerine yerleştirecektir. Böylece onlar,  gündüzleri arslan kesilen ve geceleri de ibadetle geçiren bir toplum  olacaklar. (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min Evladı  Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal&#8221;)</span></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sayın Adnan Oktar&#8217;ın, konuşmalarında İslam ahlakının hakimiyeti ve Mehdiyet konularına özel yer ayırması, Kuran ahlakının bir gereği ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir sünnetidir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/sayin-adnan-oktarin-konusmalarinda-islam-ahlakinin-hakimiyeti-ve-mehdiyet-konularina-ozel-yer-ayirmasi-kuran-ahlakinin-bir-geregi-ve-peygamberimiz-savin-bir-sunnetidir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/sayin-adnan-oktarin-konusmalarinda-islam-ahlakinin-hakimiyeti-ve-mehdiyet-konularina-ozel-yer-ayirmasi-kuran-ahlakinin-bir-geregi-ve-peygamberimiz-savin-bir-sunnetidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 10:23:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Oktar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Lider]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Sayın Adnan Oktar&#8217;ın, konuşmalarında İslam ahlakının  hakimiyeti ve Mehdiyet ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Sayın Adnan Oktar&#8217;ın, konuşmalarında İslam ahlakının  hakimiyeti ve Mehdiyet konularına özel yer ayırması,  Kuran ahlakının  bir gereği ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir sünnetidir</h3>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>Sayın  Adnan Oktar yaptığı tüm radyo ve televizyon röportajlarında ve  sohbetlerinde Mehdiyet konusuna özel önem vermekte ve bu konuya geniş  yer ayırmaktadır. Kuşkusuz ki bu durum, her konuda olduğu gibi Sayın  Adnan Oktar’ın kendisine Kuran ayetlerini ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in  sünnetini rehber edinmesinden kaynaklanmaktadır.</b></font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>1.&nbsp;  Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsedilmesi ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişinin  Müslümanlara müjdelenmesi Peygamberimiz (s.a.v.)’in bir sünnetidir.</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><img src="http://67.15.194.43http//tr1.harunyahya.com/Image/arastirma_042010.jpg" mce_src="http://67.15.194.43http//tr1.harunyahya.com/Image/arastirma_042010.jpg" alt="" vspace="5" width="350" align="right" height="273" hspace="5">Allah  Kuran’da, İslam ahlakının yeryüzüne hakim olması için gayret etmenin tüm  Müslümanların önemli bir sorumluluğu olduğunu bildirmiştir. Kuran’da bu  konuda çok fazla ayet yer almaktadır. Ve Allah’ın Adetullahı gereği,  tarihin her döneminde hak dinin tebliğinde Müslümanlara önderlik eden,  onları hidayete yönelten manevi bir lider olmuştur. Allah Kuran  ayetlerinde tüm toplumlara, onlara yol gösterecek bir elçi gönderdiğini  bildirmiştir. İşte ahir zamanda Müslümanları Kuran ahlakına ve hidayete  yöneltecek, onları birleştirip tek bir çatı altında toplayacak olan kişi  de Hz. Mehdi (a.s.)’dır. Peygamberimiz (s.a.v.)‘in tevatür  derecesindeki sahih hadisleriyle bu konu yaklaşık 14 asır önce insanlara  müjdelenmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konunun önemini hadislerinde  çok açık bir şekilde vurgulamış ve Müslümanların da birbirlerini bu  konuyu gündeme getirerek müjdelemelerini bildirmiştir:</font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><i>“HZ. MEHDİ (A.S.)  İLE MÜJDELENİN. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beyt’imden bir kişidir.” (Kitab-ul  Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, s.13)</i></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Bir başka hadisinde ise  Peygamberimiz (s.a.v.), <b><i>“Mehdi (a.s.) zuhur eder, HERKES  SADECE O’NDAN KONUŞUR, O’nun sevgisini içer ve O’NDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN  BAHSETMEZLER.”</i></b> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il  Ahir Zaman, s. 33) sözleriyle Hz. Mehdi (a.s.)’ın ortaya çıkacağı  dönemde herkesin bu mübarek şahıstan bahsedeceğini haber vermiştir.</font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">İşte Sayın Adnan Oktar  da, Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu hadisleri gereği, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  gelişini Müslümanlara müjdelemekte, Hz. Mehdi (a.s.)’ı insanlara  tanıtmakta ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in haber verdiği gibi,  konuşmalarında sıklıkla Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsetmektedir<br /> Peygamberimiz (s.a.v.) de yaşadığı dönemde, hem beraberindeki  Müslümanlara hem de kendisinden sonra yaşayacak nesillere Hz. Mehdi  (a.s.)’ı tanıtmış ve konuşmalarında Hz. Mehdi (a.s.)’a geniş yer  ayırmıştır. Eğer Mehdiyet önemsiz ya da üzerinde durulmasına gerek  olmayan bir konu olsaydı, elbetteki bunun uygulamasını en başta  Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in konuşmalarında görürdük. Ancak tam  tersine, Peygamberimiz (s.a.v.), Allah’ın yol göstermesiyle, hem kendisi  bu konuyu çok ehemmiyetli görmüş hem de Müslümanları, tarihin her  döneminde bu konuyu gündemde tutmaya, tüm Müslüman alemini bu konuyla  müjdelemeye teşvik etmiştir.</font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>2.  1400 yılı aşkın bir süredir tüm büyük İslam alimleri Müslümanlara Hz.  Mehdi (a.s.)’ın gelişini müjdelemiş; eserlerinde ve sohbetlerinde bu  konuya geniş yer ayırmışlardır.</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Peygamberimiz  (s.a.v.)‘den bu yana, 14 yüzyıldan beri yaşamış olan tüm İslam alimleri,  Peygamberimiz (s.a.v.)‘in sünneti gereği Mehdiyet konusunun üzerinde  önemle durmuş; hadisleri aktarmış ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı insanlara  tanıtan özellikleri tüm detaylarıyla yüzlerce sayfa boyunca  açıklamışlardır. Bu kimselerin her biri, İslam tarihinde önemli yeri  olan, Müslümanlara pek çok konuda yol göstermiş, yaşadıkları dönemlerin  kutbu olmuş büyük alimlerdir. Yine Ehli Sünnet’in büyükleri olan hadis  imamlarımız, mezhep imamlarımız da Mehdiyet konusuna büyük önem vermiş;  eserlerinde Mehdiyet konusunu tüm detaylarıyla açıklamışlardır. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın müjdecisi, Hicri 13. yy’ın kutbu, büyük İslam alimi  Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde yüzlerce sayfayı Hz. Mehdi  (a.s.)’ın gelişine ayırmıştır.</font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Mehdiyet konusunu  önemle vurgulayan ve tarih boyunca Müslümanlara yol gösterici olmuş  büyük İslam alimlerinden bazılarının isimleri şöyledir:</font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">1.&nbsp; İMAM-I AZAM EBU  HANİFE<br /> 2.&nbsp; İMAM-I HANBELİ<br /> 3.&nbsp; İMAM-I ŞAFİİ<br /> 4.&nbsp; İMAM-I MALİKİ<br /> 5.&nbsp; İMAM MUHAMMED BİN İSMAİL BUHARİ (BUHARİ)<br /> 6.&nbsp; EBUL-HÜSEYN MÜSLİM BİN HACCAC KUŞEYRİ (MÜSLİM)<br /> 7.&nbsp; BÜYÜK HADİS ALİMİ&nbsp; MUHAMMED BİN İSA TİRMİZİ<br /> 8.&nbsp; HAFIZ EBU DAVUD SÜLEYMAN BİN EŞ’AS SİCİSTANİ<br /> 9.&nbsp; EBU ABDULLAH MUHAMMED BİN YEZİD (İBN-İ MACE)<br /> 10. MUHAMMED B. RESUL BERZENCİ <br /> 11. ALAEDDİN ALİ B. HİŞAM MUTTAKİ HİNDİ<br /> 12. ABDÜLKADİR GEYLANİ<br /> 13. İMAM GAZALİ<br /> 14. İMAM-I RABBANİ, <br /> 15. MUHYİDDİN ARABİ <br /> 16. İBN KESİR<br /> 17. İBN TEYMİYE<br /> 18. ZAHİDU’L KEVSERİ<br /> 19. CELALEDDİN SUYUTİ <br /> 20. BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ <br /> 21. ŞEHABETTİN İBN-İ HACER ASKELANİ<br /> 22. HÜSEYİN HİLMİ IŞIK<br /> 23. MAHMUD ESA’D COŞAN<br /> 24. MAHMUT SAMİ RAMAZANOĞLU<br /> 25. EBU KASIM TABARANİ<br /> 26. ELMALILI HAMDİ YAZIR<br /> 27. MUHAMMED B. ALİ ŞEVKANİ <br /> 28. MUHAMMED CEMALEDDİN EL-KASİMİ EL-DIMIŞKİ<br /> 29. KURTUBİ<br /> 30. İMAM MATURİDİ<br /> 31. İMAM ACCURİ <br /> 32. İBN HAZM<br /> 33. PEZDEVİ<br /> 34. NESEFİ<br /> 35. TEFTAZANİ<br /> 36. İBNU’L ARABİ<br /> 37. İMAM CAFER ET TAHAVİ<br /> 38. BEYAZİ<br /> 39. SEYYİD ALUSİ<br /> 40. EBU’L MÜNTEHA<br /> 41. ES-SEFFARİNİ<br /> 42. ABDULMUHSİN BİN HAMD EL-ABBAD<br /> 43. EBU MUHAMMED HASAN B. ALİ EL-BERBEHARİ HANBELİ<br /> 44. MUHAMMED NASREDDİN ALBANİ<br /> 45. ŞEMSEDDİN MUHAMMED BİN AHMED SEFAREYNİ<br /> 46. EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ<br /> 47. ŞEHABEDDİN AHMED B. MUHAMMED GUMARİ<br /> 48. HASANEYN MUHAMMED MAHLUF EL-MISRİ<br /> 49. EB’UL-HASAN MUHAMMED B. HÜSEYİN ABURİ<br /> 50. SAİD HAVVA<br /> 51. ŞEYH HASAN ADVİ HAMZAVİ <br /> 52. M. SIDDIK B. HASAN KUNUCİ<br /> 53. MUHAMMED B. HASAN EL-ESNEVİ<br /> 54. NUREDDİN ATER<br /> 55. EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ<br /> 56. EBU’S-SADAT MUHAMMED B. MUHAMMED EBU ŞOHBE<br /> 57. EN-NEVEVİ<br /> 58. EBU’L-FAZL ABDULLAH B. MUHAMMED EL-İDRİSİ<br /> 59. MUHAMMED EL-MEKKİ<br /> 60. EBU BEKİRAHMED B. MUHAMMED İSKAFİ <br /> 61. HAFIZ EBU BEKİR B. HAYSEME <br /> 62. EBU-L BEKİR MUHAMMED B. İBRAHİM KELABAZİ BUHARİ <br /> 63. EBU KASIM ABDURRAHMAN SÜHEYLİ<br /> 64. YUSUF B. YAHYA MAKDİSİ EŞ-ŞAFİİ <br /> 65. ŞEYH İBRAHİM B. MUHAMMED HAMVİNİ <br /> 66. İBN-İ HACER EŞ-ŞAFİİ EL-MEKKİ <br /> 67. İBN-İ HACER-İ MEKKİ<br /> 68. ŞEYH MUHAMMED B. AHMET SEFARİNİ&nbsp; EL-HANBELİ <br /> 69. SÜLEYMAN B. İBRAHİM KUNDUZİ&nbsp; <br /> 70. SEYYİD MUHAMMED SIDDIK KANUCİ BUHARİ <br /> 71. EBULFAZL ABDULLAH B. MUHAMMED SIDDIK<br /> 72. ALLAME ŞEVKANİ, <br /> 73. HAFIZ ESKALANİ <br /> 74. İBN-İ HACER-İ HEYSEMİ<br /> 75. ŞEBLENCİ <br /> 76. MISIRLI ŞEYH MUHAMMED-İ HANEFİ<br /> 77. ŞEYH MUHAMMED SABBAN<br /> 78. SÜVEYDİ<br /> 79. AHMED BİN ZEYNİ DEHLAN EŞ ŞAFİİ<br /> 80. ABDULVAHHAB ABDULLATİF&nbsp; <br /> 81. ALLAME EBU TAYİP<br /> 82. SAİD BİN CABİR<br /> 83. NİYAZİ MISRİ<br /> 84. EN NİFERİ<br /> 85. İMAMI AZAM FIKHI EKBER ŞERHİNDE ALİYYUL KAR’İ<br /> 86. TAHTAVİ<br /> 87. ŞEYH MANSUR ALİ NASİF&nbsp; (TAÇ İLMİHALİ)<br /> 88. SEYYİD KUTUP<br /> 89. ŞEYH FAKİH İMANİ<br /> 90. ALİ ES SABUNİ’<br /> 91. MUHAMMED MEHDİ EL-HORASAN<br /> 92. ŞEYHÜLİSLAM MUSTAFA SABRİ EFENDİ</font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>3.  Yüce Rabbimiz, Hz. Adem (a.s.)’dan ve dünyanın yaratılışından bu yana,  tüm dünyayı Mehdiyet için hazırlamıştır.</b></font></p>
<blockquote dir="ltr"><p><font face="Verdana" size="3"><b>“Andolsun, Biz  Zikir’den sonra Zebur’da da: “Şüphesiz Arz’a salih kullarım varisçi  olacaktır” diye yazdık.” (Enbiya Suresi, 105)</b></font></p>
</blockquote>
<p><font face="Verdana" size="3"><img src="http://67.15.194.43http//tr1.harunyahya.com/Image/arastirma_042010_a.jpg" mce_src="http://67.15.194.43http//tr1.harunyahya.com/Image/arastirma_042010_a.jpg" alt="" vspace="5" width="375" align="left" height="291" hspace="5">Dünyanın  var oluşundan, Hz. Adem (a.s.)’ın yaratılışından bu yana Allah tüm  yeryüzünü ve tarihte yaşanan tüm olayları Mehdiyet için hazırlamıştır.  Hz. İsa (a.s.) zamanında İncil, Hz. Musa (a.s.) döneminde ise Tevrat  ile, Hz. Davud (a.s.) zamanında Zebur ile tüm insanlar Hz. Mehdi  (a.s.)’ın gelişiyle müjdelenmişlerdir. Allah, Hz. Mehdi (a.s.) ile tüm  yeryüzüne İslam ahlakını hakim kılmak için, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  gelişinden önce dünyaya dinsizliği hakim etmiştir. 20. yüzyılda yaşanan  tüm savaşlar; I. ve II. Dünya Savaşları, yeryüzünde hüküm süren terör ve  anarşi olayları, Müslümanların yaşadığı birçok bölgede hüküm süren  baskılar, zorluk, sıkıntı ve acılar, açlık, sefalet ve kargaşalar, hep  Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişi öncesinde özel olarak yaratılmış olaylardır.  Allah, Peygamberimiz (s.a.v.)‘in hadisleriyle Hz. Mehdi (a.s.)’ın  çıkışını insanlara haber veren yüzlerce olayın gerçekleşeceğini  bildirmiş; ve bu alametlerin çok büyük bir bölümü de yine bu dönemde  sırf Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışı için özel olarak gerçekleştirilmiştir.  Rabbimiz, Kendi Katına yükselttiği Hz. İsa (a.s.)’yı, yüzyıllar sonra  böyle şerefli bir olay için tekrar yeryüzüne indireceğini bildirmiştir.  Tüm bunlar dünyanın seyrini değiştiren, dönüm noktası olarak ifade  edilen çok büyük ve tarihi olaylardır. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Allah’ın, tüm bu tarihi  gelişmeleri, sırf Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişinin hazırlık safhaları  olarak yaratmış olması, kuşkusuz ki Mehdiyet konusunun önemini ortaya  koymaktadır. Buna rağmen Mehdiyet’i ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı (Allah’ı  tenzih ederiz) önemsizmiş gibi göstermek ve sürekli gündeme  getirilmesine gerek olmadığını düşünmek son derece hatalı bir bakış  açısıdır.&nbsp;&nbsp; Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde, <b>“dünyanın tek  bir günlük ömrü dahi kalmış olsa, Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişi için bu  vaktin uzatılacağını”</b> bildirmiştir. Sadece bu hadis dahi,  Mehdiyet’in ne kadar önemli olduğunu Müslümanların kavraması açısından  son derece açıklayıcıdır:</font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><i>“Abdullah (r.a) dan  rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: Ehl-i Beyt’imden  ismi ismime mutabık olan bir kişi (Hz. Mehdi (a.s.)) başa geçecektir&#8230;  DÜNYANIN ANCAK BİR GÜNLÜK ÖMRÜ KALMIŞ OLSA, ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  BAŞA GEÇMESİ İÇİN CENAB-I ALLAH O GÜNÜ BEHEMEHAL UZATIR.” (Sünen-i  Tirmizi 4/92)</i></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b><font color="#993300">4. Kuran’da İslam ahlakının tüm yeryüzüne hakim olacağı  vadedilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) de, 14 asırdır hasretle beklenen  bu büyük olaya Hz. Mehdi (a.s.)’ın vesile olacağını bildirmiştir.  Mehdiyet’ten bahsedilmesini önemsiz ve gereksiz görmek, İslam ahlakının  hakimiyetini de önemsiz görmek olur.</font></b> </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Allah Kuran’ın pek çok  ayeti ile, İslam ahlakını tüm dünyada hakim kılacağı bir dönem olacağını  vadetmiştir. Hadislerde de bu vaadin, Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle  gerçekleşeceği bildirilmiştir. Buna rağmen Mehdiyet’in önemi yok demek,  (Allah’ı tenzih ederiz) Kuran’ın da, İslam’ın da, İslam ahlakının dünya  hakimiyetinin de önemini takdir edemeyen bir bakış açısı olduğunu  gösterir. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Oysa ki Allah’ın  Kuran’da bildirdiği ayetler çok açıktır. Allah, hak din olan İslam’ı  dünyaya hakim kılacaktır. Allah, her dönemde Müslümanları uyarıp  korkutan, onları hidayete yönelten, onları tek bir birlik altında  toplayan bir elçi göndermektedir. Bu Allah’ın Adetullahıdır. Ve Allah,  Peygamberimiz (s.a.v.) ile, ahir zamanda Müslümanların bu manevi  liderinin, dünyada İslam’ın hakimiyetine vesile olacak olan şahsın Hz.  Mehdi (a.s.) olduğunu bildirmiştir. İslam alemi, Peygamber Efendimiz  (s.a.v.)’den bu yana 1400 yılı aşkın bir süredir Mehdiyet’i aşkla şevkle  gündemde tutmuş, Hz. Mehdi (a.s.)’ı sevgiyle anmış ve onun döneminde  yaşayanlardan olabilmek için Allah’a gönülden dua etmişlerdir. Hz. Mehdi  (a.s.)’ın hemen hemen tüm geliş alametlerinin gerçekleştiği, içinde  bulunduğumuz ahir zamanda ise, elbette ki Mehdiyet tüm Müslümanların  dillerinden düşürmemeleri gereken bir konudur. Tüm Müslümanların  Mehdiyet konusundan şevkle bahsetmeleri, azim ve gayretle gündemde  tutmaları ve tüm dünya Müslümanlarını da, bu yüzyılda gerçekleşecek olan  bu tarihi olayla müjdelemeleri son derece önemlidir. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Allah’ın Kuran’da İslam  ahlakını yeryüzüne hakim kılacağını bildirdiği ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın  gelişine işaret eden ayetlerden bazıları şöyledir:</font></p>
<blockquote dir="ltr"><p><font face="Verdana" size="3"><b>“Allah  içinizden iman edenlere ve salih amelde bulunanlara vaadetmiştir: “HİÇ  ŞÜPHESİZ ONLARDAN ÖNCEKİLERİ NASIL ‘GÜÇ VE İKTİDAR SAHİBİ’ KILDIYSA,  ONLARI DA YERYÜZÜNDE ‘GÜÇ VE İKTİDAR SAHİBİ’ KILACAK, KENDİLERİ İÇİN  SEÇİP BEĞENDİĞİ DİNLERİNİ KENDİLERİNE YERLEŞİK KILIP SAĞLAMLAŞTIRACAK VE  ONLARI KORKULARINDAN SONRA GÜVENLİĞE ÇEVİRECEKTİR&#8230;”” (Nur Suresi, 55)</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>“Ve seveceğiniz  bir başka (nimet) daha var: ALLAH’TAN ‘YARDIM VE ZAFER (NUSRET)’ VE  YAKIN BİR FETİH. Mü’minleri müjdele.” (Saff Suresi, 13)</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>“Andolsun, Biz  Zikir’den sonra Zebur’da da: “ŞÜPHESİZ ARZ’A SALİH KULLARIM VARİSÇİ  OLACAKTIR” diye yazdık.” (Enbiya Suresi, 105)</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>“Andolsun,  gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: “GERÇEKTEN ONLAR,  MUHAKKAK NUSRET (YARDIM VE ZAFER) BULACAKLARDIR. VE HİÇ ŞÜPHESİZ; BİZİM  ORDULARIMIZ, ÜSTÜN GELECEK OLANLAR ONLARDIR.”” (Saffat Suresi, 171-173)</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>“Allah,  yazmıştır: “ANDOLSUN, BEN GALİP GELECEĞİM VE ELÇİLERİM DE.” Gerçekten  Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.” (Mücadele  Suresi, 21)</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>“Elçilerini  hidayet ve hak din üzere gönderen O’dur. ÖYLE Kİ ONU (HAK DİN OLAN  İSLAM’I) BÜTÜN DİNLERE KARŞI ÜSTÜN KILACAKTIR; müşrikler hoş görmese  bile.” (Saff Suresi, 9)</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>“ALLAH’IN  YARDIMI VE FETİH GELDİĞİ ZAMAN, VE İNSANLARIN ALLAH’IN DİNİNE DALGA  DALGA GİRDİKLERİNİ GÖRDÜĞÜNDE, hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve  O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.” (Nasr  Suresi, 1-3)</b></font></p>
</blockquote>
<p><font face="Verdana" size="3"><b><font color="#993300">5. Kuran’da, tarih boyunca kötülerle iyilerin,  deccaliyet ile Mehdiyet’in, batıl ile hak dinin bir mücadelesi olduğu  bildirilmiştir. İşte ahir zamanda deccaliyeti yenecek olan güç ve hemen  her sorunun çözümü de Mehdiyet olacaktır.</font></b> </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Allah’ın Kuran  ayetlerindeki vaatleri ve Peygamberimiz (s.a.v.)‘in hadislerinde verilen  bilgiler Mehdiyet konusunun önemini açıkça ortaya koymaktadır.  Kuran’da, tarih boyunca yaşanmış olan her devirde deccallerin ve  Mehdilerin mücadelesinin var olduğu bildirilmektedir. Ve bu iki fikrin;  yani inananlarla inanmayanların, hak ile batılın mücadelesi kıyamete  kadar da sürecektir. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Örneğin Hz. İbrahim  (a.s.), yaşadığı dönemin Mehdisi, Nemrud da o dönemin deccali olmuştur.  Hz. Musa (a.s.) da kendi döneminin Mehdisi ve Firavun da o zamanın  deccali olmuştur. Tarihin her aşamasında, deccallerin ve Mehdilerin  göğüs göğüse çok güçlü bir mücadelesi vardır.</font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Peygamberimiz (s.a.v.),  ahir zamanda çıkacak olan deccalin, bu güne kadar gelmiş geçmiş en  azılı, en etkili ve en güçlü Deccal hareketi olacağını bildirmiştir.  İşte buna karşılık Allah, Ahir Zaman Mehdisi’ni de o denli önemli  kılmış, Hz. Mehdi (a.s.)’ın deccal ile olan mücadelesini ve bunun  sonucundaki galibiyetini de o denli büyük bir olay olarak yaratmıştır. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Said Nursi Hazretleri  risalelerinde, Ahir Zaman Mehdisi’nin çıkacağı içerisinde bulunduğumuz  bu zamanı, <b><i>“ahir zamanın EN BÜYÜK FESADI dönemi”</i></b> (Mektubat, s.411-412) sözleriyle tanımlamıştır. Gerçekten de içerisinde  bulunduğumuz bu dönemde, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük fesadı  yaşanmaktadır. Hz. Adem (a.s.)’dan bu yana, bu devre kadar bu derece  büyük bir fesat ne Nemrud ne Firavun ne de Hülagü devrinde hiç  olmamıştır. Bu kadar büyük bir fesat ilk defa yaşanmaktadır. Ahir zaman  deccali artık çıkmıştır. Deccal dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük  fesadıdır. Öyle ki tarih boyunca bütün Peygamberler, ahir zaman  deccalinin şerrinden Allah’a sığınmışlardır. Halihazırda tarih boyunca  yaşamış olan tüm Firavunların, Nemrudların ve deccallerin toplamından  daha şiddetli bir küfür dünyaya hakim olmuştur. Dolayısıyla elbette ki,  ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi (a.s.) da bu denli önemli bir şahıs  ve Mehdiyet de bu denli önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Tarihte ilk defa bu  kadar büyük bir Deccal ve bu kadar şiddetli bir küfür hakim iken,  Mehdiyet’in önemsizliğinden bahsetmek ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın  gelmeyeceğini iddia etmek, Allah’ın Kuran ile bildirdiği Adetullahına da  uygun değildir. Rabbimiz dünya tarihi boyunca her zaman böyle bir  Adetullah yaratmıştır. Her zaman küfür olmuştur, deccaller olmuştur ve  bunların karşısında da Mehdiler olmuştur. Ama bu dönemde en büyük  deccaller en büyük Nemrudlar en büyük Firavunlar ortaya çıkmışken, bu  dönemde “Hz. Mehdi (a.s.) yoktur, gelmeyecektir” denmesi Kuran’ın  mantığına uygun değildir. Deccal varsa mutlaka Hz. Mehdi (a.s.) da  vardır. Dolayısıyla da böyle bir dönemde Hz. Mehdi (a.s.)’dan  bahsetmemek olmaz. Çünkü çözüm Mehdiyet’tedir. Hz. Mehdi (a.s.)  vesilesiyle Müslümanların yaşadığı tüm sıkıntılar, acılar, zorluklar son  bulacak; yeryüzünde hüküm süren dinsizlik fikren mağlup olacak,  Nemrudların, Firavunların, deccallerin fikri sistemi yok olup  gidecektir.</font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>6.  Kimi insanların Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelmesini istememelerinin altında  dünyaya yönelik menfaat kaygıları yatmaktadır.</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Kimi insanların  Mehdiyet konusuna hep şüphe ve tereddüt ile yaklaşmalarının, Hz. Mehdi  (a.s.)’ın geleceğini bildiren apaçık delillere dahi sürekli olarak  muhalefet etmelerinin altındaki en önemli neden “menfaat kaygısı”dır.  Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişi ve Mehdiyet makamı tüm inananlar için bir  rahmet olduğu; onun vesilesiyle tüm İslam alemine barış, adalet, bolluk,  bereket, huzur, refah, mutluluk geleceği halde, yine de bazı kimseler  Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelmesini istememektedirler.</font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Elbette ki bu son  derece dikkat çekici ve düşündürücü bir durumdur. Bir Müslümanın,  dünyadaki tüm Müslümanların iyiliğini, rahatını, birlik ve  beraberliğini, güvenlik ve refah içerisinde yaşamalarını istemesi  gerekir. Ama buna rağmen bazı kimseleri bu duruma vesile olacak kişinin  gelmesinden yana değillerdir. Bunun altında yatan sebepler kuşkusuz  rahmani değil, nefsanidir. Kimileri sakin, kendi halinde, düzenli,  tertipli bir hayat yaşamak için; kimileri kurulu düzenlerinin  bozulmaması, olay çıkmaması, işlerine, evliliklerine, sosyal hayatlarına  zarar gelmemesi için; kimileri mehdilik vasfını kendi bağlı oldukları  hocalarına atfedebilmek ve böylece kendilerince bu kimsenin konumunu,  itibarını korumak amacıyla Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelmesini istememekte ve  Mehdiyet konusundan bahsedilmesinden de rahatsız olmaktadırlar. Ayrıca  eğer Hz. Mehdi (a.s.) gelecek olursa, O’na destek olmaları, onunla  birlikte birçok fedakarlığı, zorluk ve sıkıntıyı göze almaları;  gerektiğinde aile ve işlerine yönelik çıkarlarından feragat etmeleri;  geleceğe yönelik dünyevi planlarından vazgeçmeleri gerekebileceğini  düşünerek, Hz. Mehdi (a.s.) konusunun gündeme gelmesinden  kaçınmaktadırlar. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Ancak bilinmelidir ki  bu kimselerin içerisinde bulunduğu durum, tarihin her döneminde ve  Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında da yaşanmıştır. Her Müslüman  toplumunda, iman şevki az olan, İslam’ın menfaatlerindense kendi  menfaatlerini önde tutan ve dünya hayatının çekiciliğine kapılan  insanlar olmuştur. Kuran’da, Peygamberimiz (s.a.v.) Müslümanları hicret  etmeye, mücadeleye ya da savaşa çağırdığında, ailesini, işini,  çocuklarını bahane ederek geride kalan insanların durumunu anlatan pek  çok ayet vardır. Bu kimseler Peygamber (s.a.v.) ile birlikte Allah için  zorluklara, fedakarlıklara katlanmayı adeta bir kabus gibi görmüş ve  itinayla uzak durmuşlardır. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">İşte ahir zamanda Hz.  Mehdi (a.s.)’ın gelmesini, Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsedilmesini istemeyen  kimselerin durumu da bundan farklı değildir. Samimi Müslümanlara Hz.  Mehdi (a.s.)’ın gelişi bir nur gibi gelirken, dünya hayatını hedefleyen  insanlar bu durumdan şiddetle çekinmektedirler. Bir ayette Allah bu  kimselerin durumunu şöyle açıklamaktadır:</font></p>
<blockquote dir="ltr"><p><font face="Verdana" size="3"><b>“Eğer yakın bir  yarar ve orta bir sefer olsaydı, onlar mutlaka seni izlerlerdi. Ama  zorluk onlara uzak geldi. “Eğer güç yetirseydik muhakkak seninle  birlikte&nbsp; (savaşa) çıkardık.” diye sana Allah adına yemin edecekler.  Kendi nefislerini helaka sürüklüyorlar. Allah onların gerçekten yalan  söylediklerini biliyor.” (Tevbe Suresi, 42)</b></font></p>
</blockquote>
<p><font face="Verdana" size="3">
<p>&nbsp;</p>
<table width="550" align="center" border="1" cellpadding="1" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><font face="Verdana" size="3"><b>&#8220;Ve  seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: ALLAH&#8217;TAN &#8216;YARDIM VE ZAFER  (NUSRET)&#8217; VE YAKIN BİR FETİH. Mü&#8217;minleri müjdele.&#8221;</b> <br /> (Saff Suresi, 13)</font></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>7.&nbsp;  Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişi Allah’ın yarattığı bir kaderdir. Aleyhte&nbsp;  yürütülen hiçbir çaba, bu müjdenin gerçekleşmesine engel olamayacaktır.</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">Allah bir ayetinde, <b>“Elçilerini  hidayet ve hak din üzere gönderen O’dur. Öyle ki onu (hak din olan  İslam’ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; MÜŞRİKLER HOŞ GÖRMESE  BİLE.”</b> (Saff Suresi, 9) şeklinde buyurmuştur. Bu ayet bize çok  önemli bir gerçeği haber vermektedir. Ne deccallerin, Nemrutların,  Firavunların mücadelesi ne de kalplerinde hastalık ya da imanlarında  zayıflık bulunan kimselerin çabaları Allah’ın Adetullahına asla etki  edemez. Allah her ne olursa olsun, vaadini yerine getirendir. Allah,  Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadisleri ile Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu  yüzyılda geleceğini ve İslam alemini şereflendireceğini haber vermiştir.  Allah vaadini gerçekleştirecek ve inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.) tüm  Müslümanların manevi lideri olarak yeryüzüne Kuran ahlakını hakim  kılacaktır.</font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>SAYIN  ADNAN OKTAR’IN KONU İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARI</b></font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>“Mehdiyet’i  Gündeme Getirmekten Kaçınmak Samimiyetsizlik Olur”</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b><font color="#993300"><img src="http://67.15.194.43http//tr1.harunyahya.com/Image/arastirma_042010_b.jpg" mce_src="http://67.15.194.43http//tr1.harunyahya.com/Image/arastirma_042010_b.jpg" alt="" vspace="5" width="350" align="right" height="386" hspace="5">ADNAN  OKTAR:</font></b> “Bir de bir delikanlı da; “Hocam” diyor, “siz  Allah razı olsun iyi, hoş, güzel konuşuyorsunuz ama her konuyu döndürüp  dolaştırıp Mehdi (a.s.)’a dayandırıyorsunuz. Yani biz bunu  anlayamıyoruz&#8230;” diyorlar. Peki kardeşim yani Kuran’da, bütününe  baktığımızda hangi devirde deccal ve Mehdi (a.s.) mücadelesi olmayan bir  dönem var? Hangi dönemde var? Bir göstersinler bakayım? Kuran’ın her  döneminde, her yerde, Hz. İbrahim (a.s.) döneminde. Hz. İbrahim (a.s.)  “dönemin Mehdisi”dir. Nemrut “dönemin deccali”dir. Firavun “dönemin  deccali”dir. Hz. Musa (a.s.) “dönemin Mehdisi”dir. Değil mi? Dolayısıyla  onların göğüs göğüse çok güçlü bir mücadelesinden bahsediliyor  Kuran’da. </font></p>
<p><font face="Verdana" size="3">“Ahir zamanın en büyük  fesadı zamanında&#8230;” diyor Said Nursi. Dünya tarihinin görülmüş, gelmiş  geçmiş en büyük fesadı yaşanıyor şu an. Bakın Hz. Adem (a.s.)’dan  itibaren bu devre kadar bu derece büyük bir fesat ne Firavun devrinde,  ne Nemrut devrinde, ne Hülagü devrinde hiç olmamış. İlk defa oluyor bu  kadar büyük bir fesat ve deccal çıkmış artık bakın. Bütün peygamberler  Allah’a sığınıyorlar deccalin şerrinden. Dünya tarihinin gelmiş geçmiş  en büyük olayıdır deccal. Peki, Deccaliyet zuhur etmiş, değil mi?  Firavunların, Nemrutların toplamından daha şiddetli bir küfür dünyaya  hakim olmuş fakat Mehdi yok diyorlar. Mehdisi yok bu hareketin. İlk defa  diyorlar yani. “Dünya tarihinde her zaman Allah böyle bir Adetullah  yaratmıştır, her zaman küfür olmuştur, deccaller olmuştur, Mehdiler  olmuştur ama bu sefer en büyük deccal çıkmıştır, en büyük Firavun ve  Nemrutlar zuhur etmiştir fakat Mehdi (a.s.) yoktur” diyorlar. Şimdi bu  olmadı. Bu sahtekarlık ve samimiyetsizlik olur. Yani Kuran’a göre, Kuran  mantığıyla baktığımızda samimiyetsizlik olur. Yani deccal varsa,  mutlaka Mehdi vardır inşaAllah. “Dolayısıyla bize Mehdi (a.s.)’dan  bahsetme”. Peki neden bahsedelim? Nasıl canımızın yandığından  bahsedelim. İşte “Ey Amerika kahrol” diyeceksin. Yahudilere,  Siyonistlere işte onlara lanet edeceksin, masonlara lanet edeceksin.  Peki çözüm? “Ağlaşacağız” diyor. “Toplanıp beraber ağlayalım” diyorlar.  Hadi başla bakalım diyorlar. Bismillah birisini başlatıyorlar ağlamaya.  Ağlama günü tertip ediliyor, ağlamaya başlıyorlar. Herkes mendillerle  falan; “niye işte bizi bu hale getirdiniz ey zalimler, ey acımasızlar?”  Hüngür, hüngür, hüngür, hüngür. “Sizde hiç acıma yok mu ey zalimler?”  Hüngür, hüngür, hüngür, hüngür. Konu bu. Çözüm? Aman diyorlar yani  “Mehdi konusunu bırak. Bunun çözümü ağlamaktır” diyorlar. Çözümü  Mehdiyet’tir. Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerde bunu demiş. Ama diyor ki  adam, “Mehdiyet gündeme gelince şimdi benim işim var, gücüm var, güzel  rahat eve kavuştum, yiyeceğim, içeceğim yerinde. Tam evlendik, yengen  evde. Keşkül, sütlaç falan her şey var.” Mehdi dedin mi; Mehdi (a.s.) ne  demek? Çile, mücadele, acı çekmek, hapis. Değil mi? Heyecan, açlık,  susuzluk. Ayette ne diyor Cenab-ı Allah? Açlık, susuzluk, zorluklarla  müminlerin imtihan olacağını söylüyor ve ne diyor ayette ayrıca? <b>“Daha  öncekilerin başına gelenler”</b> diyor şeytandan Allah’a  sığınırım; <b>“sizin de başınıza gelmeden hemen cennete  girebileceğinizi mi zannettiniz?”</b> diyor Cenab-ı Allah. Şimdi  adam daha öncekilerin başına gelenler; “aman Allah esirgesin” diyor. Hz  İbrahim (a.s.)’ın başına gelenler, Hz. Musa kavminin, Resulullah’ın  (s.a.v.) zamanında olan olaylar şimdi bizim de başımıza gelirse bütün  keyfimiz, saltanatımız kaçar. Şimdi en iyisi biz Mehdi (a.s.) konusunu  bir ortadan kaldıralım. Dolayısıyla sadece deccal çıktığında ağlaşalım.  Deccal vursun, bunlar da ağlasın. Değil mi? Deccal dövsün, öldürsün,  bunlar ağlaşsınlar. Bas bas bağırsınlar, böyle dövüne dövüne, şarkılar  söyleyerek. Orada artık beste yapıyor adam. Yani besteyle ağlıyor. Çözüm  budur diyor. Çözüm ağlamak değil. Deccal çıkmışken, ahir zamanın en  büyük fesadı zamanında Mehdi (a.s.)’ı aramamak oyundur. Nefsani bir  oyundur ve şeytanın da bunda etkisi olduğunu görmemek için çocuk olmak  lazım. Değil mi? Bu kasten anlamazlıktan gelinen bir sistem. Taa  başından beri.” (Sayın Adnan Oktar’ın 4 Mart 2010 tarihli HarunYahya.tv  röportajından)</font></p>
<p><font color="#993300" face="Verdana" size="3"><b>“Ev  Mücahitliği Mantığı Büyük Yanılgıdır”</b></font></p>
<p><font face="Verdana" size="3"><b><font color="#993300">ADNAN OKTAR:</font></b> “Bunu önce Bediüzzaman’a  bıraktılar. Zaten o Mehdi (a.s.)’dır. 30 yıl gider hapiste yatar, onlar  da evde otururlar, Risale-i Nur külliyatını okur, “vah vah işte  Üstadımız ne kadar zorluklar çekmiş maşaAllah” diyecek. Ama o Üstad  tabii, o yapar. Yani o çile çeker o. Olmuş. Eski peygamberler, bizim  Peygamberimiz de (sav) çile çekebilir ama 21. yüzyıla gelmiş artık çile  devri kalmış mı yani onlar için? Artık ev mücahitliği dönemi başlamış  artık cami mücahitliği. Camiye çıkacak, sarığı cübbeyi takacak. Böyle  elinde yüzükle, akik yüzükle bağıra bağıra; “Ey işte gafiller, ey  cahiller” diye camideki garibanlara orada onlara esip savuracak. Onlar  da terliyor böyle artık olayın şiddetinden. Ve muazzam bir cihat  yapılmış oluyor. Böyle bir olay yok. Küfre karşı aktif olarak, etkili  ilmi mücadele var. İnşaAllah. Ve bunun sonucunda da basın üstüne gelir,  iftiraya uğrarsın, hakarete uğrarsın, tutuklanırsın. Gözaltına  alınırsın, işinden gücünden olursun, keyfin kaçar, hastalanırsın. Hepsi  olacak yani. Bunları göze alacak mümin. İnşaAllah. Şimdi Kuran’ın  herhangi bir sayfasını açsınlar. Açtıklarında ya deccal ya Mehdi; ikisi  birden hatta. Mesela şu iki sayfayı açtığımızda hem deccalden, hem  Mehdi’den bahseder. Hep Mehdi ve deccal mücadelesiyle doludur Kuran.  Onlar istiyor ki deccal olsun fakat Mehdi olmasın. Böyle olmaz.” (Sayın  Adnan Oktar’ın 4 Mart 2010 tarihli HarunYahya.tv röportajından) </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/sayin-adnan-oktarin-konusmalarinda-islam-ahlakinin-hakimiyeti-ve-mehdiyet-konularina-ozel-yer-ayirmasi-kuran-ahlakinin-bir-geregi-ve-peygamberimiz-savin-bir-sunnetidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

