<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Ilk</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/ilk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.) İnsanların Gözünden İki kez Kaybolacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-insanlarin-gozunden-iki-kez-kaybolacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-insanlarin-gozunden-iki-kez-kaybolacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:32:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Bas]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kez]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Saa]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=268</guid>
		<description><![CDATA[





Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde Hz. Mehdi&#8217;nin mücadelesine başladığı  ilk dönemlerde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s._insanlarin_gozunden_iki_kez_kaybolacaktir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.) İnsanların Gözünden İki kez Kaybolacaktır" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="352" valign="top"><strong>Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde Hz. Mehdi&#8217;nin mücadelesine başladığı  ilk dönemlerde &#8216;iki kez ortadan kaybolacağı&#8217; haber verilmiştir.</p>
<p><em>&#8220;Ebu Abdullah Hüseyin bin Ali aleyhi&#8217;s-selâm&#8217;dan şöyle buyurduğu  rivayet edilir:</p>
<p>&#8220;<strong>Bu işi yapacak olanın (yani Mehdi&#8217;nin) iki gaybeti (kayboluşu,  görünmemesi) vardır</strong>. Bu iki gaybetin biri o kadar uzayacak ki,  bazıları: <strong>&#8216;O öldü&#8217;</strong>, bazıları da: <strong>&#8216;O gitti&#8217;</strong> diyeceklerdir.  Ne onu sevenler, ne de başkaları onun yerini bilemeyecekler, sadece ona  çok yakın hizmetçisi onun yerini bilir.&#8221;" </em></strong> <strong></p>
<p>(</strong> <strong><em>el-Saa Fi Eşrat-is Saa,</em> s. 93 Mısır bas.)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-insanlarin-gozunden-iki-kez-kaybolacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalıkların, &#8211; bir amacı ve hikmeti olmaksızın &#8211; dile getirilmemesi güzel bir ahlaktır&#8230;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hastaliklarin-bir-amaci-ve-hikmeti-olmaksizin-dile-getirilmemesi-guzel-bir-ahlaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hastaliklarin-bir-amaci-ve-hikmeti-olmaksizin-dile-getirilmemesi-guzel-bir-ahlaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 08:22:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Güzel Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bil]]></category>
		<category><![CDATA[Geri]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Hastalıkların, &#8211; bir amacı ve hikmeti olmaksızın &#8211; dile  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Hastalıkların, &#8211; bir amacı ve hikmeti olmaksızın &#8211; dile   getirilmemesi güzel bir ahlaktır&#8230;</strong></h3>
<p><strong>İnsanların günlük sohbetlerinde, yaşadıkları  sıkıntılardan,  zorluklardan, hastalıklarından bahsettikleri bölümler  oldukça geniş bir  yer tutar. Baş ağrısı, mide ağrısı, sıradan bir  yorgunluk, uykusuzluk,  bitkinlik gibi en sıradan bir rahatsızlıkta dahi,  her fırsatta bu  durumu uzun uzun dile getirirler. Daha kalıcı veya  ciddi hastalıklarda  da durum bundan farksızdır. Bu durumda da,  hayatlarının geri kalanının  büyük bir kısmını içerisinde bulundukları  durumdan yakınmak ve şikayet  etmekle geçer. Bu gibi insanlar hemen her  gün, çevrelerindeki aynı  kişilere, aynı sorunlarından sanki ilk kez  bahsediyormuş gibi en  başından başlayarak tekrar tekrar anlatmakta bir  sakınca görmezler.</strong></p>
<p><strong>Oysa ki hastalıkları sık sık dile getirmek  kişilerin ne  kendilerine ne de karşılarındaki kimselere herhangi bir  fayda sağlamaz.  Zaten bu kişilerin amacı da konuyla ilgili herhangi bir  bilgi edinmek,  herhangi bir sorunu çözüme kavuşturmak ya da hastalığa  bir tedavi  şekli bulmak değildir. Bu daha çok, toplumda yaygın hale  gelmiş bir  alışkanlıktan kaynaklanan bir tür cahili sohbet şeklidir.</strong></p>
<p><strong>İnsanlar çevrelerinde de çok sık  rastadıkları bu alışkanlık ile,  hastalıklarını detaylandırarak ve çoğu  zaman da abartarak anlatmayı  olağan bir sohbet şekli olarak görürler.  Ancak aslında, -bir amaç ya da  hikmetle söylenmediğinde- bu tümüyle boş  bir konuşmadır. İnsan, hiçbir  fayda getirmeyecek bu tür bir konuşmaya  ayıracağı vakti, çok daha  güzel sohbetlere ya da faydalı faaliyetlere  ayırabilir.</strong></p>
<p><strong>Allah Kuran&#8217;da insanlara </strong><strong>‘boş  konuşmalardan sakınmalarını’  bildirmiştir. Eğer anlatılanlar  her iki tarafa da hiçbir fayda  sağlamayacaksa, hastalığı bir çözüme  kavuşturmayacaksa, kişinin o  konuda yeni bir bilgi edinmesine imkan  sağlamayacaksa, bu da bir nevi  boş konuşma olabilir.</strong></p>
<p><strong>Bunun yanı sıra bir insanın, acizliklerini,  sıkıntılarını,  içerisinde bulunduğu zorlukları dile getirmesi asil bir  ahlak özelliği  de değildir. Müslüman güçlü bir ahlaka sahiptir. İmanı  dolayısıyla  acıya, sıkıntıya, zorluğa dayanıklıdır. Ne kadar zor durumda  olursa  olsun, bu sıkıntılarını dile getiren, bunlardan şikayet eden,  yakınan,  söylenen bir üslup kullanmayı kendine yakıştırmaz. Bir sıkıntı   yaşadığında ya da bir hastalığı olduğunda, bunu sadece sohbet konusu   olsun diye çevresindeki kimselere anlatmaz. Kimi zaman, başkalarının da   ibret alması, üzerinde düşünmesi, insanın ne kadar aciz ve Allah&#8217;a ne   kadar muhtaç olduğunu kavramaları için yaşadığı zorluklardan   bahsedebilir. Hastalıklarının, Allah&#8217;a yakınlaşmasına vesile olan çok   hikmetli olaylar olduğunu, insanların denenmesi için özel yaratıldığını   ve Kuran ahlakı doğrultusunda kendisinin tüm bu yaşadıklarını nasıl   değerlendirdiğini başkalarına anlatabilir. Bu tür bir anlatım zaten   Kuran ahlakının bir gereğidir ve insanların da düşünüp imanda   derinleşmelerine vesile olabilecek çok önemli bir tebliğdir.</strong></p>
<p><strong>İman sahibi bir kimse tüm bunları  anlatırken, Allah&#8217;a olan kesin  teslimiyetini, tevekkülünü,  yaşadıklarında gördüğü hikmet, hayır ve  güzellikleri ifade eden üslubu  ile bu kimselere </strong><strong>‘hal ile de  tebliğ’ yapmış olur. Çünkü  anlatılanlar kadar, bir kişinin kendi  ahlakıyla da yaşayarak örnek  olması da, bazen insanlar üzerinde çok  daha fazla ve derin etki  uyandırabilir. Eğer kişi bu tebliği yaparken,  yüzüyle, sesiyle,  üslubuyla (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) mağdur olmuş bir  insan izlenimi verse,  anlattıklarının belki de hiçbir etkisi  olmayabilir. Ama eğer gerçekten  kendisi de hastalıkların verilmesindeki  hikmetleri görebilmişse, zaten  doğal olarak bu samimi kanaati  anlatımına da yansır.</strong></p>
<p><strong>Bunun dışında mümin hastalığından, çözüm  bulabilmek, yardım  istemek için de bahseder. Fiziksel olarak gerçekten  zor durumda  olduğunda, tedavi amacıyla çevresindeki insanların kendisine  destek  olmasına ihtiyaç duyabilir ve bu açıdan hastalığını dile  getirir. Ya da  konu hakkında tecrübesi olan veya uzman birinden bilgi  alma amacıyla  hastalığını detaylandırabilir. Ama tüm bunlar belirli bir  amaç ve  hikmet doğrultusunda -Allah&#8217;ın razı olacağı ahlaka uygun olarak-   yapılan konuşmalardır. Bunların içinde şikayet, yakınma, söylenme   üslubu ya da boş sohbet amacı yoktur.</strong></p>
<p><strong>Bunun yanı sıra bazen de insan çevresindeki  kimseler arasında  yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için de  hastalığından bahseder.  Örneğin şiddetli bir ağrısı varsa veya fiziksel  açıdan güçsüz olduğu  bir durum oluştuysa, kendisinden fiziki yardım  istendiğinde, mecbur  kaldığı için rahatsız olduğunu belirtip gerekirse  konuyu daha da  açıklar. Aksinde tembellik ettiği, yardım etmekten  kaçındığı ya da  umursuz davrandığı yönünde bir kanaat oluşturabileceğini  düşünerek bu  açıklamayı da yine -Allah rızası için- yapar.</strong></p>
<p><strong>Bunlar gibi, insanın hastalığından  behsetmesini gerektiren daha  pek çok durum olabilir. Mümin bunun gerekli  olup olmadığını, Kuran  ahlakına ve Müslüman asaletine uygun düşüp  düşmediğini vicdanıyla  tespit eder.</strong></p>
<p><strong>Herşeyi Allah&#8217;ın yarattığını, tüm  sıkıntılarda binlerce ayrı  hikmet olduğunu ve Müslümanın imanının en  önemli alametlerinden birinin  ‘tevekkül’ olduğunu bilen bir insan için  hastalıklar çok önemli  imtihan ve eğitim vesileleridir. Mümin hastalık  dönemi boyunca,  sözleriyle ya da tavırlarıyla olabilecek en güzel ahlakı  göstermesinin  ahireti için çok güzel bir kazanç olacağını bilerek,  hastalığı Kuran&#8217;da  haber verilen tüm hikmetleriyle düşünüp uygulamaya  çalışır.</strong></p>
<p><strong>Mümin hastalığı (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) bir  şikayet veya yakınma  sebebi olarak değil, aksine Allah&#8217;a şükür ve  yakınlaşma vesilesi olarak  görür. Aczini kavrayışındaki derinlik, dünya  hayatının geçiciliğini  anlayışındaki keskinlik, ölümün ve ahiretin  yakınlığını hissedişindeki  netlik, imanlı bir insan için hastalıklarda  en yüksek boyutlara ulaşır.  Bu iman derinliğini elde etmenin ne kadar  önemli olduğunu bilen bir  mümin, bu derinliği zedeleyecek cahili ve  gafil üsluplardan şiddetle  sakınır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><em>13 Temmuz 2010</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hastaliklarin-bir-amaci-ve-hikmeti-olmaksizin-dile-getirilmemesi-guzel-bir-ahlaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük İslam alimleri Kuran&#8217;da Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a ve İslam ahlakının dünya hakimiyetine işaret eden bazı ayetleri şöyle şerh etmişlerdir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/buyuk-islam-alimleri-kuranda-hz-mehdi-a-s-a-ve-islam-ahlakinin-dunya-hakimiyetine-isaret-eden-bazi-ayetleri-soyle-serh-etmislerdir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/buyuk-islam-alimleri-kuranda-hz-mehdi-a-s-a-ve-islam-ahlakinin-dunya-hakimiyetine-isaret-eden-bazi-ayetleri-soyle-serh-etmislerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 12:18:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Bine]]></category>
		<category><![CDATA[Cafer]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hud]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<category><![CDATA[Nurul]]></category>
		<category><![CDATA[Saim]]></category>
		<category><![CDATA[Salih]]></category>
		<category><![CDATA[Selam]]></category>
		<category><![CDATA[Yakar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[Büyük İslam alimleri Kuran&#8217;da Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a ve İslam  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Büyük İslam alimleri Kuran&#8217;da Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a ve İslam  ahlakının dünya hakimiyetine işaret eden bazı ayetleri şöyle şerh  etmişlerdir</h3>
<p><strong>•    HUD  SURESİ’NİN, 86. AYETİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu Cafer (r.a.), bu alametleri şöyle  saymıştır:</p>
<p>“&#8230;<strong> O (Hz. Mehdi  (a.s.)) çıkınca sırtını Kabe’ye yaslar. Ona (Hz. Mehdi (a.s.))  tabilerinden 313 kişi tabi olur. Hz. Mehdi (a.s.) ilk önce şu ayeti  okur: “EĞER MÜMİN İSENİZ ALLAH’IN BIRAKTIĞI SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.” </strong><strong>(HUD SURESİ, 86)</strong></p>
<p><strong>Bu ayeti okuyup şöyle der:</strong> <strong>“BEN SİZİN İÇİN ALLAH’IN BIRAKTIĞI VE  HALİFESİYİM (Müslümanların manevi lideriyim). BEN ONUN HÜCCETİYİM.” HZ.  MEHDİ (A.S.)’A SELAM VERENLER ŞÖYLE SELAM VERİRLER: “SELAM SANA EY  ALLAH’IN YERYÜZÜNDE BIRAKTIĞI (BAKİYYESİ!)”</strong> <strong>Sonra  herkes ona (Hz. Mehdi (a.s.)’a) bey’at (biat) eder.</strong> (Hz. Mehdi  (a.s.)’ın) <strong>Adamlarının sayısı on bine ulaşır. Allah’ın dışında  bir başkasına ibadet eden, Musevi ve Hıristiyan olan herkes ona (Hz.  Mehdi (a.s.)’a) iman eder. Böylece yeryüzünde tek bir millet hasıl olur;  o İslam milletidir.</strong> Sonra Allah’tan başkasına tapanların  üzerine gökten bir ateş düşer ve onları yakar. Doğrusunu Allah bilir.”</p>
<p><em> (Nurul Ebsar, Ehl-i Beyt, Oniki İmam, Kutuplar ve Mezhep  İmamlarının Menkıbeleri Şeblenci (1250),Tercüme: Saim Güngör, (Pamuk  Yayıncılık Nisan 2004 Cilt: 628 77 93) s. 594)</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    NUR  SURESİ’NİN 55. AYETİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>ALLAH,  İÇİNİZDEN İMAN EDENLERE VE SALİH AMELLERDE BULUNANLARA VA&#8217;DETMİŞTİR:  HİÇ ŞÜPHESİZ ONLARDAN ÖNCEKİLERİ NASIL &#8216;GÜÇ VE İKTİDAR SAHİBİ&#8217; KILDIYSA,  ONLARI DA YERYÜZÜNDE &#8216;GÜÇ VE İKTİDAR SAHİBİ&#8217; KILACAK, KENDİLERİ İÇİN  SEÇİP BEĞENDİĞİ DİNLERİNİ KENDİLERİNE YERLEŞİK KILIP SAĞLAMLAŞTIRACAK VE  ONLARI KORKULARINDAN SONRA GÜVENLİĞE ÇEVİRECEKTİR. ONLAR, YALNIZCA BANA  İBADET EDERLER VE BANA HİÇ BİR ŞEYİ ORTAK KOŞMAZLAR. KİM BUNDAN SONRA  İNKAR EDERSE, İŞTE ONLAR FASIKTIR.</strong></p>
<p><strong> (Nur  Suresi, 55)</strong> Ali bin Hasan kanalıyla Ayyasi  tarafından rivayet edildi: <strong>Onun yanında bu ayet-i kerime okundu:</strong> Onlar Allah&#8217;a yemin olsun ki bizim ehli beytin sevenlerindendir. <strong>ALLAH BİZDEN BİR ŞAHSIN</strong> <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ELİYLE  ONLARA (BUNU) YAPTIRIR. O ŞAHIS İSE BU ÜMMETİN MEHDİSİDİR.</strong></p>
<p>(Mecmau’l beyan fi tefsiri’l-Kuran Ebu Ali Eminuddin Fazl, Hasan b.  Fazl Tabersi 1986, c:4, sf. 832)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ayaşi tefsirinde:</p>
<p>Zeynel-Abidin Hz.leri: &#8230; (Nur Suresi, 55) ayetini okudu ve şöyle  buyurdu: <strong>“VALLAH! ONLAR,  BİZ EHL-İ BEYTİ SEVENLERDİR. ALLAH ONLAR İÇİN BUNU MUHAKKAK YAPACAKTIR,  BİZDEN BİRİNİN ELİYLE&#8230; Kİ O BU ÜMMETİN MEHDİSİ’DİR.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    ENBİYA  SURESİ’NİN, 105. AYETİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong> &#8220;ANDOLSUN  BİZ ZİKİR&#8217;DEN (BÜTÜN SEMAVİ KİTAPLAR VEYA TEVRAT) SONRA ZEBUR&#8217;DA DA  &#8216;HİÇ ŞÜPHESİZ, SALİH KULLARIM YERYÜZÜNE MİRASÇI OLACAKLARDIR&#8217; DİYE  YAZDIK.&#8221;</strong></p>
<p><strong>İMAM MUHAMMED BÂKIR  (A.S) BU AYETLE İLGİLİ OLARAK ŞÖYLE BUYURMUŞTUR: &#8220;BUNLAR, AHİR ZAMANDA  ZUHUR EDECEK OLAN HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ASHABIDIR.&#8221;</strong> <strong>(  Mecma-ul Beyan Tefsiri.)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     MAİDE SURESİ’NİN, 54. VE EN’AM SURESİ’NİN, 89. AYETLERİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Maide suresi, 54. ayet: <strong>&#8220;EY  İNANANLAR! SİZDEN KİM DİNİNDEN DÖNERSE, ALLAH, YAKINDA ÖYLE BİR TOPLUM GETİRECEK Kİ O ONLARI (HZ. MEHDİ  (A.S.)’I VE ONA TABİ OLAN MÜSLÜMANLARI) SEVER, ONLAR DA O&#8217;NU SEVERLER.  MÜMİNLERE KARŞI ALÇAK GÖNÜLLÜ, KÂFİRLERE KARŞI ONURLU VE ŞİDDETLİDİRLER.  ALLAH YOLUNDA CEHD (FİKRİ MÜCADELE YAPARLAR) EDERLER VE HİÇBİR  KINAYICININ KINAMASINDAN KORKMAZLAR&#8230;</strong>&#8221;</p>
<p>&#8230; İmam Cafer Sadık (a.s) bu ayetle ilgili olarak şöyle  buyurmuştur: <strong>&#8220;BU AYETTE  İŞARET EDİLEN GÖREVİN SAHİBİ</strong> <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> <strong>KORUMA ALTINDADIR. ŞAYET  İNSANLARIN TÜMÜ GİTSELER DE, ALLAH ONU</strong> <strong>(HZ.  MEHDİ (A.S.)’I)</strong> <strong>VE ASHABINI GETİRECEKTİR.</strong> <strong>ONLAR  YÜCE ALLAH&#8217;IN HAKLARINDA ŞÖYLE BUYURDUĞU KİMSELERDİR: &#8216;Şimdi şunlar,  bunları inkâr ederse,</strong> <strong>BİZ  BUNLARI İNKÂR ETMEYECEK BİR TOPLUMU (HZ. MEHDİ (A.S.)’I VE ONA TABİ  OLAN MÜSLÜMANLARI), BUNLARA VEKİL BIRAKMIŞIZ.</strong> <strong>(En&#8217;am  89)</strong></p>
<p><strong>ONLAR (HZ. MEHDİ (A.S.)  VE ONA TABİ OLAN MÜSLÜMANLAR) ŞU AYETİN KASTETTİĞİ KİMSELERDİR: &#8220;EY  İNANANLAR! SİZDEN KİM DİNİNDEN DÖNERSE, (BİLSİN Kİ) ALLAH, YAKINDA ÖYLE  BİR TOPLUM GETİRECEK</strong> <strong>ki&#8230; (Maide Suresi, 54)</strong>..&#8221;  (Tefsir-un Nu&#8217;mani.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     YASİN SURESİ’NİN, 30. AYETİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>AMA HÜCCET (HZ. MEHDİ (A.S.)) HALKI  TANIR, HALK İSE ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)’I) TANIYAMAZ. TIPKI YUSUF GİBİ.  YUSUF HALKI TANIDIĞI HALDE ONLAR YUSUF&#8217;U İNKAR EDERLERDİ.</strong> <strong>SONRA HZ. ALİ ŞU AYETİ OKUDU:  &#8220;KULLARA YAZIKLAR OLSUN, RESUL ONLARA GELDİKÇE ONUNLA ALAY EDİYORLARDI.&#8221;</strong> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ENBİYA SURESİ’NİN, 105. AYETİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>ANDOLSUN,  BİZ ZİKİRDEN (TEVRAT&#8217;TAN) SONRA ZEBUR&#8217;DA DA: &#8220;ŞÜPHESİZ ARZ&#8217;A SALİH  KULLARIM VARİSÇİ OLACAKTIR.&#8221;</strong> diye yazdık. <strong>İmam  Bakır ve Sadık&#8217;tan rivayet edilmektedir: &#8220;Buradaki (ayette bildirilen) &#8220;SALİH KULLAR&#8221;, HZ. MEHDİ (A.S) VE  ARKADAŞLARIDIR.&#8221; </strong>(Hüseyin es-Şirazi, sf. 113)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     NEML SURESİ’NİN, 62. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>“YA  DA SIKINTI VE İHTİYAÇ İÇİNDE OLANA, KENDİSİNE DUA ETTİĞİ ZAMAN İCABET  EDEN,<br />
KÖTÜLÜĞÜ AÇIP GİDEREN VE SİZİ YERYÜZÜNÜN HALİFELERİ KILAN MI? &#8230;”</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>NEML  SURESİ, 62. AYETLE İLGİLİ HADİS:</strong></p>
<p>Muhammed bin Müslim şöyle der: <strong>&#8220;Haceti (ihtiyaç, muhtaçlık  içinde) olan biri O’nu çağırdığında O’na icabet eder.&#8221; ayeti hakkında </strong>İmam  Muhammed Bakır aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>Bu ayet Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) aleyhisselam hakkında  nazil olmuştur. Beyaz bir kuş şeklinde Kabe&#8217;nin oluğundan gelip HALKIN  İÇİNDE HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;A İLK BİAT EDECEK OLAN CEBRAİL ALEYHİSSELAMDIR. </strong>(Şeyh  Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.37</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     BAKARA SURESİ’NİN, 155. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>Andolsun,</strong> <strong>BİZ SİZİ BİRAZ KORKU, AÇLIK VE  BİR PARÇA MALLARDAN, CANLARDAN VE ÜRÜNLERDEN </strong><br />
<strong>EKSİLTMEKLE  İMTİHAN EDECEĞİZ.</strong> <strong>Sabır gösterenleri müjdele.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>&#8230; Ebu Basir&#8217;den: İmam Caferi Sadık  aleyhisselam şöyle buyurdu:</p>
<p><strong>KAİM&#8217;İN (HZ. MEHDİ  (A.S.)’IN) KIYAMINDAN ÖNCE *BİR YIL HALK AÇ KALACAK VE ONLARI ÖLDÜRÜLME  KORKUSU SARACAK; MALLARI, CANLARI VE MAHSULLERİ AZALACAK.</strong> <strong>Bu olay Allah&#8217;ın Kitabı’nda açıkça yazar. Sonra bu ayeti  tilavet etti: &#8220;SİZLERİ KORKU,  AÇLIK, MAL, CAN VE MAHSULLERİN EKSİLMESİ İLE MUTLAKA İMTİHAN EDECEĞİZ.  VE SABREDENLERİ MÜJDELE.&#8221;</strong></p>
<p><strong> (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 297)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>*Hz. Mehdi (a.s.)’ın kıyamından önce dünya  çapında 7 yıl süren çok büyük bir ekonomik buhran yaşanacaktır. İmam  Caferi Sadık (a.s.), 7 yıl sürecek olan bu ekonomik krizin özellikle bir  yıl boyunca daha da şiddetini artıracağına ve etkisini göstereceğine  dikkat çekmiştir.</p>
<p>Aynı şekilde Muhammed Bin Müslim’den aktarılan diğer bir rivayete göre  ise;</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>•    İmam Caferi Sadık aleyhisselam  şöyle buyurdu:</p>
<p>•    Kaim’in (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) kıyamından önce belirtiler  vardır: “Yüce Allah tarafından mümin kullarına belalar gelecektir. Bu  belirtiler nelerdir? Diye arzettim.</p>
<p>•    Buyurdu ki:</strong> <strong>O, ALLAH AZZE VE CELLE’NİN ŞU BUYRUĞUDUR. “SİZLERİ KORKU, AÇLIK,  MAL, CAN VE MAHSULLERİN EKSİLMESİ İLE MUTLAKA İMTİHAN EDECEĞİZ. VE  SABREDENLERİ MÜJDELE.”</strong></p>
<p><strong>•    Buyuruyor ki: Siz müminleri mutlaka imtihan edeceğiz.  Korku ile yani saltanatlarının sonlarına doğru filanca oğullarının  hükümeti ile korkutacağız. Ve açlıkla, yani mahsullerin pahalılığı ile.  Malların azalması yani, ticaretlerin kesat olması ve faziletinin  azalması. Canlar (ın azalması) yani, hızlı ve ani ölümler. Mahsuller(in  azalması) yani, çiftçiliğin azalması ve meyvelerin bereketinin azalması.  SABREDENLERİ MÜJDELE YANİ, İŞTE O  ZAMAN KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) ALEYHİSSELAM’IN ZUHURU İLE (ONLARI  MÜJDELE. </strong>Sonra bana buyurdu ki: Ey Muhammed! Bu onun  te’vilidir. (asıl mana ve yorumu budur). Allah azze ve celle buyuruyor  ki: “Onun tevilini sadece Allah ve ilimde derin olanlar bilirler.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    A’Lİ İMRAN  SURESİ’NİN, 83. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>PEKİ ONLAR,  ALLAH&#8217;IN DİNİNDEN BAŞKA BİR DİN Mİ ARIYORLAR? OYSA GÖKLERDE VE YERDE  HER NEAYA VARSA -İSTESE DE, İSTEMESE DE- O&#8217;NA TESLİM OLMUŞTUR VE O&#8217;NA  DÖNDÜRÜLMEKTEDİRLER.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Tefsir-i Ayaşi’de, İmam Musa Kazım&#8217;ın  nakliyle, bu ayetin Hz. Mehdi (a.s.)’a baktığı rivayet edilmektedir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HADİD SURESİ’NİN, 17. AYETİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>BİLİN Kİ GERÇEKTEN ALLAH, ÖLÜMÜNDEN SONRA YERYÜZÜNE HAYAT  VERİR. ŞÜPHESİZ BİZ, UMULUR Kİ AKLINIZI KULLANIRSINIZ DİYE SİZE  AYETLERİ AÇIKLADIK. (Hadid Suresi, 17)</strong></p>
<p>Selam b. Müstenir de, İmam Muhammed Bakır (aa)&#8217;dan şu hadisi rivayet  etmiştir:</p>
<p><strong> &#8220;ALLAH TEALA, KIYAM  EDECEK HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ELİYLE YERİ DİRİLTECEKTİR. O (HZ.  MEHDİ (A.S.)), ADALET ÜZERE HALKI YÖNETECEKTİR. BÖYLECE YERYÜZÜ ZULÜMLE  ÖLDÜKTEN SONRA, HZ. (MEHDİ (A.S.)) ADALETLE TEKRAR DİRİLTECEKTİR.&#8221;   (Şeyh Tusi, Gaybet, s. 120; Duhayyil, el-Hz. Mehdi, s. 57)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HUD SURESİ’NİN 8. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Andolsun,  onlardan azabı sayılı bir topluluğa (veya belirli bir süreye) kadar  ertelesek,</strong> mutlaka: &#8220;Onu alıkoyan nedir?&#8221; derler.  Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek  değildir ve alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre  kuşatacaktır.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…İshak bin Abdülaziz’den:</p>
<p>İmam Caferi Sadık aleyhisselam “ONLARIN  UĞRAYACAKLARI AZABI SAYILI BİR ÜMMETE DEK ERTELERSEK ayeti  hakkında şöyle buyurdu:</p>
<p>Azap, Kaim aleyhisselam’ın (Hz  Mehdi (as)’ın) kıyamıdır. Sayılı bir ümmet ise Bedir’de savaşanların  sayısı kadar olan ashabıdır.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     BAKARA SURESİ’NİN 148. AYETİ</strong></p>
<p><strong>&#8230; Öyleyse hayırlarda yarışınız.  Her nerede olursanız, Allah sizleri bir araya getirecektir.</strong> Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…Ebu Basir’den:</strong></p>
<p><strong>İMAM CAFERİ SADIK  ALEYHİSSELAM “HAYIRLI İŞLERE DOĞRU KOŞUN, NEREDE OLURSANIZ OLUN ALLAH  HEPİNİZİ BİRDEN TOPLAR, BİRLEŞTİRİR </strong>ayeti hakkında şöyle  buyurdu: <strong>“Kaim (Hz Mehdi  (as)) ve ashabı hakkında nazil olmuştur. Allah onları (Hz Mehdi (as) ve  ashabını) vaatsiz olarak biraraya toplayacaktır.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     RAHMAN SURESİ’NİN 41. AYETİ</strong></p>
<p><strong>(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar,  simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…Ebu Basir</strong>’den:</p>
<p>İmam Caferi Sadık aleyhisselam <strong>“SUÇLULAR  ÇEHRELERİNDEN TANINACAK</strong> ayeti hakkında şöyle buyurdu: <strong>ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU  AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. (HZ. MEHDİ (A.S.))  ONLARI ÇEHRELERİNDEN TANIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI FİKREN  DARMADAĞIN EDECEK.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     FUSSİLLET SURESİ’NİN 53. AYETİ</strong></p>
<p><strong>BİZ  AYETLERİMİZİ HEM AFAKTA, HEM KENDİ NEFİSLERİNDE ONLARA GÖSTERECEĞİZ;   ÖYLE Kİ, ŞÜPHESİZ ONUN HAK OLDUĞU KENDİLERİNE AÇIKÇA BELLİ OLSUN. Her  şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Ebu Basir</strong> der ki: İmam  Muhammed Bakır aleyhisselama Allah azze ve cellenin bu ayetin tefsiri  soruldu: <strong>“PEK YAKINDA  ONLARA ALEMDEKİ VE CANLARINDAKİ DELİLLERİ GÖSTERECEĞİMİZ ZAMAN, SONUNDA  ONUN HAKK OLDUĞUNU ANLAYACAKLARDIR.”</strong> <strong>Şöyle  buyurdu:</strong> <strong>Onlara  nefislerindeki mesh (hayvanlaşma) gösterilecek ve alemin onlara artık  daraldığı gösterilecek. Böylece onlar Allah’ın kudretini hem kendi  nefislerinde hem de alemlerde göreceklerdir. “Sonunda onun hakk olduğunu  anlayacaklardır.” İşte o zaman Kaim’in (Hz Mehdi (as)’ın) zuhurdur. O  (Hz. Mehdi (a.s.)) Allah Azze ve Celle’den gelen hakktır ve bu halk onu  (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) mutlaka görecektir.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     MAİDE SURESİ’NİN 54. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Ey iman  edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah  (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği  mü&#8217;minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise &#8216;güçlü ve onurlu,&#8217;  Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir  topluluk getirir. Bu, Allah&#8217;ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah  (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Süleyman bin  Haruni İcli şöyle der:</strong> İmam Caferi Sadık aleyhisseslam’ın şöyle  buyurduğunu duydum: <strong>“Bu emrin sahibinin (Hz Mehdi (as)’ın)  ashabı mahfuzdurlar,</strong> eğer halkın hepsi ölse dahi Allah onun (Hz.  Mehdi (a.s.)’ın) ashabını getirir. Allah azze ve celle onlar (Hz. Mehdi  (a.s.) ve ashabı) hakkında şöyle buyurmuştur: <strong>“Onlar ona karşı  kafir olsalarda, O’na öyle bir kavim vermişiz ki ona karşı kafir  olmazlar.” Allah onlar Hz. Mehdi</strong> <strong>(a.s.) ve ashabı)</strong> <strong>hakkında ayrıca  şöyle buyurmuştur: “Allah öyle bir kavim getirecek ki Allah onları </strong><strong>(Hz. Mehdi (a.s.) ve ashabını)</strong><strong> sever, onlar da  Hz. Mehdi (a.s.) ve ashabı getirir Allah’ı severler. Müminlere karşı  alçak gönüllü, kâfirlere karşı azizdirler.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     BAKARA SURESİ’NİN 249. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Talut, orduyla birlikte ayrıldığında  dedi ki: &#8220;DOĞRUSU ALLAH SİZİ BİR  IRMAKLA İMTİHAN EDECEKTİR. &#8230;&#8221;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu Basir şöyle der: İmam Caferi Sadık  aleyhisselam şöyle buyurdu: “Talut’un ashabı bir nehirle imtihan olunmuş  ve Allah onlar hakkında “Sizleri bir nehir ile deneyeceğiz.”  buyurmuştu. <strong>KAİM (HZ.  MEHDİ) ALEYHİSSELAM’IN ASHABI DA TIPKI ONUN GİBİ İMTİHAN OLUNACAKLAR.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ALİ İMRAN SURESİ’NİN 200. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Ey iman  edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah&#8217;tan  korkun. Umulur ki kurtulursunuz.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İmam Bakır (A.S.) bu ayette şöyle ma’na  vermişlerdi:</p>
<p>“Ey Muhammediler! Farzların edasında sabrediniz, düşmanlarınızın  eziyetlerinde musabere ediniz, birbirinize yardım ediniz, <strong>İMAMINIZ MEHDİ RESULE SIMSIKI  SARILINIZ.</strong>” <strong>Süleyman İbrahim, Meveddet  Pınarları, Hz. Muhammed Aleyhisselam ve Al-i Aba, On İki İmam, Hz. Mehdi  (a.s.) Resul Hakkındaki Ayet ve Hadisler, Çeviren: Adnan M. Selman, s.  219)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     TEVBE SURESİ’NİN 33. AYETİ</strong></p>
<p>Müşrikler istemese de O dini (İslam&#8217;ı) bütün  dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen  O&#8217;dur.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İmam Ca’fer Sadık Hz.leri bu ayet hakkında:</p>
<p><strong>“Vallahi! Kaim (Hz.  Mehdi (a.s.)) zuhur etmeden bu ayetin ma’nası tecelli etmez.</strong></p>
<p>Abaye bin Reb’i’den, Emirel Mü’minin Hz. Ali (k.v.) yukarıda  zikredilen ayet hakkında:</p>
<p>“Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a kasem ederim ki! Hiçbir köy  kasaba ve şehir kalmayacak ki, sabah akşam içinde, <strong>“Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne  Muhammeden Resullullah denmesin”</strong> buyurdu.</p>
<p><strong> </strong><strong> İmam  Zeynel-Abidin ve İmam Muhammed Bakır Hz.leri:</strong></p>
<p><strong> “Cenab-ı Hakk  muhakkak Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) ile İslam dinini bütün dinlere galip  getirecektir.”</strong> buyurdular.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>YUNUS  SURESİ’NİN 20. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Bir de derler ki: &#8220;Rabbinden üzerine bir  ayet (mucize) indirilse ya!..&#8221; De ki: &#8220;Gayb yalnızca Allah&#8217;ındır, siz bekleyedurun; ben de  sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.&#8221;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>&#8230;CA’FER  SADIK HZ.LERİ: “BU AYETTEKİ GAYB, HZ. MEHDİ (A.S.)’DIR </strong>buyurdular:</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HUD SURESİ’NİN 80. AYETİ</strong></p>
<p><strong>DEDİ Kİ:  &#8220;SİZE YETECEK GÜCÜM OLSAYDI VEYA SAĞLAM BİR YERE SIĞINABİLSEYDİM.&#8221;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Meali: <strong>Hz, Lut (a.s.) Allah’a  şikayet ederek kavmine hitaben: Ne vardı, size karşı gelmek için benim  bir kuvvetim olsaydı veya çok sarp bir kaleye sığınabilseydim.</strong></p>
<p><strong> İmam Ca’fer Sadık  Hz.leri: “Bu ayet-i kerimedeki Hz. Lut (a.s.)’ın temenni ettiği kuvvet,  Kaim’in (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) kuvveti, sığınmak istediği kale de Hz.  Mehdi (a.s.)’ın ashabı idi. ‘Rukn-i Şedid’ onlardır. Onlardan biri kırk  adam kuvvetindedir ve her birinin kalbi demir gibidir&#8230;.”  buyurmuşlardır.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     YUNUS SURESİ’NİN 110. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Öyle ki elçiler, umutlarını kesip  de, artık onların gerçekten yalanladıklarını sandıkları bir sırada  onlara yardımımız gelmiştir; biz kimi dilersek o kurtulmuştur.  Suçlu-günahkarlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri  çevrilmeyecektir.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Mufaddal’dan, Cafer Sadık Hz.lerinden,  babasından, babalarından, Emirel Mü’minin Hz. Ali’den (k.v.):</p>
<p><strong>Allah’ın nusratı (zaferi), ancak insanların ölümü yaşamaya  tercih ettikleri zaman gelir, Rabbimin Kitab-ı Celilinde şu ayette beyan  ettiği gibi:&#8230;</p>
<p>Ta ki peygamberler ‘Nusrat-ı mev’udenin hemen tecelli etmemesinden”  ümitsiz oldukları, yalana çıkarıldıklarını zannettikleri bir zamanda,  ansızın yardımımız (Hz. Mehdi (a.s.)) onlara yetişti. Biz istediğimizi  kurtarırız.</strong></p>
<p><strong> CENAB-I HAKK’IN  NUSRATI KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.) ) İLE GELECEK.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ENBİYA SURESİ’NİN 105. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>Andolsun, biz Zikir&#8217;den sonra Zebur&#8217;da da:  &#8220;Şüphesiz Arz&#8217;a salih kullarım varisçi olacaktır&#8221; diye yazdık.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Biz bunu <strong>Levh-i Mahfuz’da</strong> yazdıktan sonra kasem  olsun Zebur’da da yazmıştık. Muhakkak Arza salih kullarım varis olur.</p>
<p><strong> Muhammed Bakır ve Ca’fer Sadık Hz.leri:</strong><br />
<strong>“BU AYETTE  ZİKREDİLENLER, KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) VE ASHABIDIR” BUYURDULAR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HAC SURESİ’NİN 41. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Onlar ki,  yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru  namazı kılarlar, zekatı verirler, ma&#8217;rufu emrederler, münkerden  sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah&#8217;a aittir.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu’l Carud’dan:</p>
<p><strong> &#8230; O zulm ile yurdlarından çıkarılan kimselere, eğer arzda  yer verirsek, ‘onlar (Hz. Mehdi (a.s.) ve ashabı) iktidar sahibi olunca  şımarmazlar”, namazlarına devam ederler, zekatlarını verirler, ma’rufu  emrederler ve kötülükten nehyederler. Bunların bütün umurunun akıbeti  Allah’a aittir.</strong></p>
<p><strong>İmam Bakır Hz.leri :  “BU AYET HZ. MEHDİ (A.S.) VE ASHABI HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. ALLAH  ONLARI DOĞUDAN BATIYA KADAR, BÜTÜN DÜNYAYA SAHİB YAPACAK, İSLAM’I  ONLARLA YÜCELTECEK, ZULÜMDEN VE BİD’ATDEN ESER KALMAYACAK. “</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ZARİYAT SURESİ’NİN, 23. AYETİ</strong></p>
<p><strong>İşte, göğün ve yerin Rabbine  andolsun ki, </strong> <strong> ŞÜPHESİZ, O (SİZE VA&#8217;DEDİLEN) SİZİN  (ARANIZDA) KONUŞTUKLARINIZ KADAR, ELBETTE KESİN BİR GERÇEKTİR.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>“Meali: <strong>Semaların ve arzın Rabbi  hakkı için </strong><strong>şüphesiz  o (Hz. Mehdi (a.s.)), söylediğiniz söz gibi haktır.</strong></p>
<p>Bu ayette de Cenab-ı Hakk: <strong>“SEMAVATIN  VE ARZIN RABBİNE YEMİN EDERİM Kİ, KAİM’İN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  ZUHURUNUN VA’Dİ, KONUŞTUĞUNUZ SÖZ GİBİ ŞÜPHESİZ VE HAKDIR” buyuruyor.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    RUM  SURESİ’NİN 4., 5. AYETLERİ</strong></p>
<p><strong>&#8230;Ve o gün mü&#8217;minler sevineceklerdir.  Allah&#8217;ın yardımıyla.</strong><strong> O, dilediğine yardım eder&#8230;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>İmam Ca’fer Sadık (a.s.) bu ayet hakkında:  “KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) ZUHUR EDİNCE, MÜ’MİNLER ALLAH’IN NUSRATI İLE  FERAHLANACAKLAR” buyurdu.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     FUSSİLET SURESİ’NİN 53. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Biz  ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz;   öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her  şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Ebu Basir’den: İmam Bakır  hazretlerine bu ayet hakkında sorulduğunda şöyle buyurdular: “İçlerinde  ve dışlarında</strong> <strong>Allah’ın  acib ve garib mu’cizelerini görecekler ki, HZ. MEHDİ (A.S.)’IN  ZUHURUNUN HAK OLDUĞUNA İNANACAKLAR. BUNDA HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ  KALMAYACAK.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/99.gif" alt="" /></p>
<p><em>05 Temmuz 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/buyuk-islam-alimleri-kuranda-hz-mehdi-a-s-a-ve-islam-ahlakinin-dunya-hakimiyetine-isaret-eden-bazi-ayetleri-soyle-serh-etmislerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (sav) &#8216;in tebliğ mektupları</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/peygamberimiz-sav-in-teblig-mektuplari.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/peygamberimiz-sav-in-teblig-mektuplari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 11:31:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ana]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[Davet]]></category>
		<category><![CDATA[Doc]]></category>
		<category><![CDATA[Download Pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Hak]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kbyte]]></category>
		<category><![CDATA[Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[  Download PDF	       ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Peygamberimiz  (sav) 'in tebliğ mektupları" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22255&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/1.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download PDF	           (139 KByte) </a> <a title="Peygamberimiz  (sav) 'in tebliğ mektupları" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22254&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/5.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download DOC	           (8 KByte) </a></p>
<h3><strong>Peygamberimiz (sav) &#8216;in tebliğ mektupları</strong></h3>
<div><strong>Hz. Muhammed (sav)&#8217;in çeşitli ülkelerin krallarına ve  bazı eyaletlerin valilerine yazdığı tebliğ mektuplarından bir kısmının  orijinalleri günümüze kadar muhafaza edilmiştir. Hükümdarların ve  halklarının en güzel ve hikmetli şekilde hak dini yaşamaya davet  edildiği bu mektuplar, Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in üstün ahlakının,  bağışlayıcılığının, hoşgörüsünün ve tebliğ gücünün tarihi  örneklerindendir.</strong></div>
<div><strong>Yüce Allah’ın, Kuran-ı Kerim’de “Alemlere Rahmet” olduğunu  bildirdiği Peygamber Efendimiz (sav), kendisine bu şerefli görev  vahyedildiği ilk andan yaşamını yitirdiği ana kadar Rabbimiz’in dinini  tebliğ etmiştir. Hz. Muhammed (sav)’in bu tebliğleri sırasında izlediği  yöntemlerden en etkili olanlardan biri ise şüphesiz çeşitli ülkelerin  hükümdarlarına yolladığı mektuplar olmuştur. Bu mektuplardaki hikmetli,  etkileyici ve ılımlı üslup, pek çok kişinin hak din İslam’ı tanıyıp  kabul etmelerine vesile olmuştur. Kuşkusuz Peygamberimiz (sav)’in  tebliğindeki bu hikmetli üslup tüm Müslümanlar için bir örnektir.</strong></div>
<div><strong>Hz. Muhammed (sav) gönderdiği mektuplarda toplulukların  liderlerine, öncelikli olarak Yüce Allah’ın tek İlah olduğunu ve asla  ortağı olmadığını tebliğ etmiştir. Bununla birlikte Peygamberimiz (sav)  mektuplarında uzlaştırıcı, davetçi ve Allah’ın koruması altında olduğunu  bildirmiştir.</strong></div>
<div><strong>Mektup yolladığı her hükümdarı İslam’a çağıran Peygamberimiz (sav),  eğer Müslüman olurlarsa ve topluluklarına da bunu ulaştırırlarsa Allah  Katında sevaplarının çok büyük olacağı müjdesini vermiştir. Ayrıca itaat  edip tebliği kabul ederlerse iktidarlarını koruyacaklarını, kabul  etmezlerse de lideri oldukları topluluğun sorumluluğunu taşıyacakları ve  dünyada da iktidarlarının kalmayacağını vurgulamıştır. (Harun Yahya,  Hazreti Muhammet)</strong></div>
<div><strong>Kutlu Peygamberimiz (sav), Hıristiyanlara yazdığı tebliğ  mektuplarında hep Kuran ayetlerini aktarmış, Kuran’da Allah’ın  emrettiği, Ehl-i Kitap ile olması gereken ilişkileri ve diyalogları da  emredilen şekilde yerine getirmiştir. Yüce Rabbimiz, Kuran’da  Müslümanların, Ehl-i Kitap ile aralarında olması gereken ilişkiyi şöyle  bildirir:</strong></div>
<div><strong><strong>“De ki: &#8220;Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir  kelimeye gelin. Allah&#8217;tan başkasına kulluk etmeyelim, O&#8217;na hiçbir şeyi  ortak koşmayalım ve Allah&#8217;ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabler  edinmeyelim.&#8221; Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: &#8220;Şahid olun, biz  gerçekten Müslümanlarız.&#8221;</strong> (Al-i İmran Suresi, 64)</strong></div>
<div><strong><strong>Habeşistan Necaşisi’ne Gönderilen Mektup…</strong></strong></div>
<div><strong>Hz. Muhammed (sav)&#8217;in Habeşistan Kralı Ashama’ya hitaben yazmış  olduğu mektup, Müslümanların Hıristiyanlara bakış açısını göstermesi  açısından son derece önemlidir. Ashama, Hz. Muhammed (sav)&#8217;in mektubunun  ve Müslüman elçilerle yaptığı konuşmaların sonrasında, ülkesine sığınan  Müslümanları koruyan bir politika izlemiştir. Peygamberimiz (sav),  mektupta şöyle buyurmuştur:</strong></div>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<div><strong><em>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,<br />
Allah Rasulü Muhammed’den Habeş Necaşisi Ashama’ya.<br />
Kendisi&#8217;nden başka İlah bulunmayan gerçek Hükümdar, Mukaddes, Selam,  Koruyucu, Kurtarıcı olan Allah’ın övgüsünü sana iletirim. Tasdik edip  şehadet ederim ki; Meryem oğlu İsa Allah’ın Ruhu ve Kelimesi’dir.  Kendisine dokunulmamış Meryem’e nasib edilmiştir. Böylece Meryem İsa’ya  hamile kalmış, Allah Teala da Ruh ve Nefesi’nden olmak üzere Adem’i  nasıl yarattıysa onu da öylece yaratmıştır. Seni Tek olan ve Eşi  bulunmayan Allah’a çağırıyorum. O’na itaat konusunda karşılıklı yardıma  çağırıyorum. Beni takib et, bana uy ve bana gelen şeye iman et. Muhakkak  ki ben, Allah’ın Resuluyüm. Bu nedenle seni ve etrafında bulunan  askerlerini Allah’a iman etmeye davet ediyorum. Nasihat ve sözlerim size  ulaşınca kabul etmenizi tavsiye ederim. Amca tarafından yeğenim olan  Cafer’i yanında az sayıda Müslüman grubuyla beraber sana doğru yola  çıkarıyorum. Selam gerçek hidayet yolu üzerinde bulunanlara olsun.</em></strong></div>
<div><strong><strong>Peygamberimiz (sav)’in Mısır&#8217;da Mukavkıs&#8217;a Gönderdiği  Mektup… </strong></strong></div>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<div><strong><em>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, Allah’ın kulu ve Resulü  Muhammed’den, Kıbtilerin Büyüğü Mukavkıs’a. Allah’ın Selamı; hidayet  yoluna girmiş bulunanların üzerine olsun. Buna göre Ben, Seni tam bir  İslam daveti ile çağırıyorum. İslam’a gir. Sonunda emniyet ve selamet  içinde olursun. Bunun karşılığında Allah sana iki defa sevab verecektir.  Şayet bundan kaçınacak olursan bütün Kıbtilerin günahı senin üzerinde  toplanacaktır…</em></strong></div>
<div><strong><strong>Bizans İmparatoru Heraklius’a Gönderilen Mektup…</strong></strong></div>
<div><strong>Hz. Muhammed (sav)’in, Bizans İmparatoru Heraklius’a gönderdiği  mektup da Ehl-i Kitab’a yapılacak davette Kuran’dan ayetlerin  kullanılmasının gerektiğini gösteren hikmetli bir örnektir. Peygamber  Efendimiz (sav), mektubunda daha önce aktarılan Al-i İmran Suresi 64.  ayetini, yazarak tebliğ yapmıştır.</strong></div>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<div><strong><em>Bismillahirrahmanirrahim,<br />
Allah’ın kulu ve elçisi Muhammed’den, Bizanslıların büyük reisi  Herakliyus’a: “Selam hakikat yolunu izleyene (olsun)! İlave edeyim ki,  seni bütün olarak İslam’a davet ediyorum. İslam’ı kabul et ki felah  bulasın. İslam’ı kabul et ki Allah değerini iki kat artırsın. Ama eğer  kaçınırsan, tebeanın günahı da senin üzerine yüklenecektir. Ve siz, ey  Kitab-ı Mukaddes’in insanları (Ey Ehl-i Kitab!) sizinle bizim aramızda  aynı olan bir söze doğru geliniz; ki biz ancak Allah’a taparız, O’na  hiçbir şeyi ortak koşmayız ve aramızda kimse kimseyi, Allah’ın dışında  sahib (Rab) edinmez. İmdi, eğer kaçınırlarsa, şöyle deyiniz: Şahit olun  biz Müslümanlardanız (Allah’a teslim olanlarız). </em></strong></div>
<div><strong><strong>İran İmparatoru Kisra’ya Gönderilen Mektup…</strong></strong></div>
<div><strong>Hz. Muhammed (sav) müşrik toplulukların liderlerine gönderdiği  mektuplarında onlara sonsuz ilim sahibi Allah’ın tek İlah olduğunu ve  kendisinin de O’nun elçisi olduğunu tebliğ etmiştir. Ehl-i Kitap olan  topluluklardan farklı olarak müşrik toplumla- ra yollanan bu mektuplarda  Yüce Allah’ın varlığı ve birliği ana konu olarak vurgulanmıştır.</strong></div>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<div><strong><em>Bismillahirrahmanirrahim,<br />
Allah Resulü Muhammed’den, İranlıların büyüğü Kisra’ya: Selam, hakikat  yolunu izleyip Allah’a ve Resulüne iman edenlerin ve Allah’tan başka  İlah olmadığına, O’nun bir ve ortaksız olduğuna ve Muhammed’in O’nun  kulu ve Resulü olduğuna şehadet edenlerin üzerine olsun! Seni İslam’ı  kabule çağırıyorum. Zira Ben, Allah’ın, canlı olan herkesi uyarmak ve  ilahi kelamın kafirlere karşı hükmünü tamamlaması için tüm insanlara  gönderdiği elçisiyim. Şimdi İslam’a teslim ol ve felaha er. Ama eğer  reddedersen, o zaman Mecusilerin günahları da senin üzerine olacaktır. </em></strong></div>
<div><strong><strong>Uman Melikleri Ceyfer ve Abd’e Gönderilen Mektup…</strong></strong></div>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<div><strong><em>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,<br />
Allah Resulu Muhammed’den, Culanda’nın iki oğulları Ceyfer ve Abd’e:  “Selam, hakikat yoluna tabi olanlar üzerine olsun! Sizin her ikinizi  İslam’ın davetine çağırıyorum. İslam’a tabi o-lun ve kurtuluşa erin.  Zira ben, Allah’ın tüm canlıları uyarmak üzere ve vaadini kafirler  üzerine tamamlaması için tüm insanlığa gönderdiği elçisiyim. Şimdi, eğer  her ikiniz de İslam’ı tanırsanız, her ikinize de iktidar vereceğim. Ama  ikiniz de (İslam’ı) kabul etmeyi reddederseniz, ikinizin de krallığı  sizden uzaklara yok olup gidecektir, süvarilerim, ülkenizde ordugah  kuracaklar ve peygamberlik vasfım krallığınıza galip gelecektir.”</em></strong></div>
<div><strong><strong>El Ahsa Valisi El Münzir’e Gönderilen Mektup..</strong></strong></div>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<div><strong><em>Bismillahirrahmanirrahim.<br />
Allah Resulü Muhammed’den, El-Münzir b. Sava’ya! Selam üzerine olsun.  Seni, kendisi dışında hiçbir ilah olmayan tek bir Allah’a hamd etmeye  çağırıyorum ve ilan ediyorum ki, O’ndan başka hiçbir tanrı yoktur ve  Muhammed O’nun kulu ve Resulüdür. Sana Kadir-i Mutlak ve Şanı Yüce  Allah’ı hatırlatırım ki; zira kim iyi bir nasihate kulak verirse kendi  iyiliği içindir; ve kim benim elçilerime itaat eder ve emirlerine uyarsa  bizzat bana itaat etmiş olur. Ayrıca, kim onlar hakkında iyi düşünürse  benim hakkımda iyi düşünmüş olur. Muhakkak benim elçilerim seni  övmüşlerdir. Ben de senin halkına şefaatini kabul ediyorum. İmdi,  Müslüman olmadan evvel sahip oldukları şeyleri Müslümanların elinde  bırak. Ve ben suçluları affediyorum. İmdi sen de onların pişmanlıklarını  kabul et. Biz ise, sen iyi davrandığın sürece seni görevden  azletmeyeceğiz. Aksine, kim ki Yahudilik ya da Mecusilikte ısrar ederse  cizyeye tabi olacaktır. </em><em>Bu mektuplar, Müslümanların Ehl-i Kitap  ve diğer müşrik ve inkarcılar ile olan ilişkilerinde nasıl  davranacaklarını görmeleri açısından günümüzde de çok değerli tebliğ  örnekleridir. Dinsizliğe karşı mücadele etmesi gereken Müslümanların ve  Ehl-i Kitab’ın birleştirilmesi için de bir yöntemdir. Bu birliktelik,  Hz. İsa&#8217;nın yeryüzüne ikinci kez gelişini beklediğimiz bugünlerde  dünyayı aydınlığa ve huzura kavuşturacak en önemli vesilelerden biri  olacaktır. </em></strong></div>
<div><strong><strong>Kutsal Emanetlerin Merkezi: İstanbul</strong></strong></div>
<div><strong>Peygamber Efendimiz (Sav)’in mektupları her yönüyle hikmetli, amaca  yönelik ve Allah’ın dinini tebliğ etmede gösterilen kararlılıklarla  doludur.</strong></div>
<div><strong>Bunların yanı sıra bu mektupların başka bir özellikleri daha  vardır: Mektupların büyük bir kısmı İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda  saklanmaktadır.</strong></div>
<div><strong>Sarayın Mukaddes Emanetler bölümünde Peygamberimiz (sav)’den ve  Sahabe-i Kiram’dan kalan diğer eşyalarla beraber özenle korunan  mektuplar, Hz. Muhammed (sav)’in Sancak-ı Şerifi, Hırka-i Saadeti ve  Kılıcı ile aynı odada sergilenmektedirler.</strong></div>
<div><strong>Ayrıca özellikle belirtmek gerekir ki; Hadis-i Şeriflerde, Hz.  Mehdi’nin çıkış yeri ile ilgili alametlerin başında bu emanetlerin  olduğu yer gösterilmektedir. Bu Hadis’i Şeriflerden bazıları şöyledir:</strong></div>
<div><strong><em>Abdullah b. Şurefe’den nakledildi ki: Hz. Mehdi’nin beraberinde  süslenmiş bir halde Peygamberimizin bayrağı olacaktır.</em> (Kitab-ul  Bürhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 65)</strong></div>
<div><strong><em>Alametlere gelince: beraberinde Allah Resulü’nün (s.a.v)  gömleği, kılıcı, sancağı bulunacaktır. O sancak ki Resulüllah (s.a.v)’ın  vefatından bugüne kadar hiç açılmamıştırHz. Mehdi’nin zuhuruna kadar da  açılmayacaktır. Sancağında “ El Biat’u Lillah” (Allah için Biat)  ibaresi yazılı olacaktır.</em> (Kıyamet Alametleri, sayfa 164)</strong></div>
<div><strong>Hiç şüphesiz yüzyıllar öncesinden bildirilen bu hadis-i şeriflerde  Peygamber Efendimiz (sav)’in ahir zamanda olacakları müjdelemesi de  büyük mucizelerdendir. Hadis-i şeriflerde bildirildiği gibi günümüzde  Topkapı Sarayı’nda korunan bayrak süslenmiş ve yine hadiste belirtildiği  gibi Osmanlı İmparatorluğu’nda olduğu dönemde savaşlara götürülmesine  rağmen bir muhafazanın içinde tutulmuş ve günümüze kadar açılmamıştır.  Hadis-i şeriflerde bildirilen bu özelliklerin aradan yüzlerce yıl  geçmesine rağmen hala geçerli olması, kuşkusuz Peygamber Efendimiz  (sav)’in hikmetli sözlerinin birer delilidir.</strong></div>
<div><strong>Hz. Mehdi’ye dair hadisler, Allah’ın izniyle ahir zamanda  gerçekleşecek ve Altınçağ’ın habercisi olan bu mucizeler Müslümanların  şükrüne vesile olacaktır.</strong></div>
<p><strong>﻿</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/peygamberimiz-sav-in-teblig-mektuplari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini kabul etmez</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/sayin-adnan-oktar-hicbir-zaman-kendisine-mehdi-denilmesini-kabul-etmez.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/sayin-adnan-oktar-hicbir-zaman-kendisine-mehdi-denilmesini-kabul-etmez.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 11:22:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Oktar]]></category>
		<category><![CDATA[Adres]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[Boyu]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dese]]></category>
		<category><![CDATA[Download Mp3]]></category>
		<category><![CDATA[Flu]]></category>
		<category><![CDATA[Hepsi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[Iran]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=152</guid>
		<description><![CDATA[


Download MP3










Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="1" width="100%" bordercolor="#666666">
<tbody>
<tr>
<td width="48%" align="left"><a title="Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine  Mehdi denilmesini kabul etmez" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=55621&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"><img src="http://tr1.harunyahya.com/images/headphones.png" border="0" alt="" hspace="3" vspace="3" width="24" height="24" align="absmiddle" />Download MP3</a><br />
<object width="200" height="20" type="application/x-shockwave-flash" data="/player/miniMp3Player.swf"><param name="movie" value="/player/miniMp3Player.swf" /><param name="bgcolor" value="#138894" /><param name="FlashVars" value="mp3=http://nl1.fmanager.net/files/video/mp3/tr/Sesli_Anlatimlar/Sayin_Adnan_Oktar_hicbir_zaman_mehdi_kabuletmez.mp3" /></object></td>
<td width="28%" align="right"><img src="http://tr1.harunyahya.com/images/blink_star.gif" alt="" width="15" height="15" /></td>
<td width="24%" align="right"><a href="http://www.harunyahya.org/" target="_blank"><img src="http://tr1.harunyahya.com/images/HarunYahya.Link.png" border="0" alt="Harun  Yahya" width="163" height="43" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini  kabul etmez</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Sayın Adnan Oktar’a sevenleri <strong>“</strong>Mehdi”  dese, kendisi bu durumu kabul eder diye bir şey asla söz konusu  değildir. <strong>Hz. Mehdi (as) ömür boyu kendisine Mehdi  dedirtmeyecektir.</strong> Sayın Adnan Oktar da Hz. Mehdi (as)’a zemin  hazırlayan bir mümin olarak kendisine böyle birşey dedirtmez.  Üstelik <strong>Sayın  Oktar daha önce defalarca, kendisine Mehdi denilmesini kabul  etmeyeceğini açıklamıştır.</strong> Ancak bazı kimselerin bu konudaki  yorumlarından, Hz. Mehdi (as) konusunu net ve açık olarak anlatmamak,  mümkün olduğunca flu tutmak ve Mehdiyet konusundan uzak kalmak düşüncesi  içerisinde oldukları hissedilmektedir.</p>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/flowers.gif" alt="" width="150" height="215" align="right" />Peygamber Efendimiz (sav)’in  hadislerinde bildirdiği <strong>Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametlerinin  200&#8242;den fazlası Hicri 1400 itibariyle son 30 yıl içinde arka arkaya  meydana gelmiştir</strong>. Bu alametlerin hemen hepsi belirdiğine göre,  <strong>tüm Müslümanların bu alametler doğrultusunda Hz. Mehdi (as)’ı  araması gerekir.</strong> Peygamber Efendimiz (sav), bu alametleri biz  Müslümanların Hz. Mehdi (as)&#8217;ı bulması için söylemiştir. Peygamberimiz  (sav) bir adres tarifi vermiştir. Hadislerde, zaman, mekan, şahıslar,  olaylar biraraya geldiğinde alenen Hz. Mehdi (as)’ı gösteren bir adres  tarifi vardır. Peygamberimiz (sav) adeta “gidin, orada bu mübarek zatı  bulun” demiştir. Eğer Müslümanlar bu açık tarifi görmezden gelirlerse, o  zaman Peygamberimiz (sav)&#8217;in böyle bir adres vermesini  değerlendirememiş olurlar.</p>
<p>Örneğin 1979 yılında yaşanan Kabe baskını ve Kabe’de kan akıtılması,  1979&#8242;da Afganistan’ın işgali, 1979&#8242;da Fırat’ın suyunun tarihte ilk kez  kesilmesi, 1980 yılındaki İran-Irak Savaşı, 1986 yılının Ramazan ayında  15 gün arayla Ay ve Güneş tutulmalarının olması, 1986 yılında Halley  kuyruklu yıldızının çıkışı, 2009 yılında Lulin kuyruklu yıldızının  çıkışı Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zuhuruyla ilgili zaman bildiren adreslerdir.  Bizi Hz. Mehdi (as)’a götüren mekanla ilgili adresler ise; Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın beraberinde olacak kutsal emanetlerin İstanbul’da bulunması,  1979&#8242;da İstanbul’da meydana gelen tanker patlamasıyla kör güzün bile  göreceği bir ateş sütununun oluşmasıdır. Hadislerde Peygamber Efendimiz  (sav)’in bildirdiği, Hz. Mehdi (as)’ın burnunun ince ve güzel olması,  sağ bacağında siyah bir iz olması, alnında bir ben olması, alnında bir  yara izi olması, sırtında yaprak şeklinde bir ben olması, alnının geniş  olması, kaşlarının arasında tek bir kaş çatma çizgisi olması, dişlerinin  parlak olması, yanağında açık renkli bir ben olması, omuzunda nübüvvet  mührü olması, siyah saçlı olması, geniş vücutlu olması, karnının geniş,  uyluklarının geniş olması, kaşlarının kavisli olması gibi dış görünüm  alametleri de şahsıyla ilgili adreslerdir. Hz. Mehdi (as)’ın icraatları  ile ilgili adresleri de Bediüzzaman Hazretleri belirtir ki bunlar;  maddiyyun tabiyyun yani Darwinist-materyalist felsefeyi fikren tam  anlamıyla yıkması, iman-ı tahkikiyi neşr (delillere dayalı imanı yaymak)  ve ehl-i imanı delaletten kurtarmak (iman edenleri sapkınlıktan  korumak), İsevi ruhanileriyle ittifak edip din-i İslam’a hizmet etmesi  ve İslam Birliği&#8217;ni oluşturmasıdır.</p>
<p><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/flowers.gif" alt="" width="150" height="215" align="left" />Samimi olan Müslümanların  Peygamber Efendimiz (sav)’in verdiği tüm bu adreslere bakarak, “Evet,  ben bunların farkındayım ve bu alametlere göre Hz. Mehdi (as)’ı  arıyorum” demeleri lazımdır.</strong> İşte o zaman bu konuda dürüst ve  samimi yaklaştıkları anlaşılır. Ancak “Ben Hz. Mehdi (as)’ı aramıyorum,  dolayısıyla bu hadislere de önem vermiyorum, zaten bence Adnan Oktar da  Mehdi olamaz (ki Adnan Oktar böyle bir iddiada asla bulunmuyor)&#8221;  derlerse, o zaman böyle bir yaklaşım içinde olanların samimiyetinden  şüphe edilir. <strong>Çünkü Kuran ayetlerine ve hadislere göre İslam’ın  içinde bulunduğumuz bu çağda hakim olacağı ve Müslümanların bir lideri  olacağı açıkça görülmektedir. Kuran ayetleri ve hadislere göre, İslam&#8217;ın  dünyaya hakim olmasını istemek ve olacağına inanmak farzdır. Bu  hakimiyet sırasında da müslümanların lideri Hz. Mehdi (as) olacaktır.</strong></p>
<p>Kuran&#8217;da Allah&#8217;ın müjdelediği haberlerden biri de bu yüzyılda Hz. İsa  (as)&#8217;ın yeniden dünyaya gelecek olmasıdır. <strong>Rabbimiz, Hz. İsa  (as)’ın kıyamete yakın geleceğini ve geldiğinde O’na inanıp, uymamızı  emreder:</strong></span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8220;Şüphesiz o, kıyamet-saati için  bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun.  Dosdoğru yol budur.&#8221;</strong> (Zuhruf Suresi, 61)</span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bir başka ayette Hz. İsa (as) geldiğinde  yeryüzünde ona inanmayacak hiçkimsenin kalmayacağını bildirmiştir. Bu  açık ve net olarak İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olması demektir.<br />
</span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8220;Andolsun, Kitap Ehlinden,  ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların  üzerine şahit olacaktır.&#8221;</strong> (Nisa Suresi, 159)</span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Hz. İsa (as) geldiğinde, Hz.  Mehdi (as) ile birlikte deccale karşı ilmi mücadele verecek ve bu ilmi  mücadeleyle deccali etkisiz hale getirip, İslam ahlakının dünya  hakimiyetini gerçekleştireceklerdir.</strong> Allah Nur Suresi’nin 55.  Ayetinde İslam’ı dünyaya hakim edeceğini ve Müslümanların huzur ve güven  içinde yaşayacaklarını şöyle bildirmiştir:</span></p>
<blockquote dir="ltr"><p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Allah, içinizden iman edenlere  ve salih amellerde bulunanlara va&#8217;detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan  öncekileri nasıl &#8216;güç ve iktidar sahibi&#8217; kıldıysa, onları da yeryüzünde  &#8216;güç ve iktidar sahibi&#8217; kılacak, kendileri için seçip beğendiği  dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları  korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet  ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr  ederse, işte onlar fasıktır.</strong> (Nur Suresi, 55)</span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Sonuç olarak bu Kuran ayetleri, hadisler  ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin anlattıklarına göre  Müslümanların, <strong>“Hz. Mehdi (as)’ın gelmiş olması gerekir, ben de  bildirilen tarife göre, Hz. Mehdi (as)’ı arıyorum ve ona talebe olmak  istiyorum” </strong>demeleri şarttır, ancak Müslümanların bir kısmının  bu samimi tavırdan uzak oldukları görülmektedir. Bu kimseler kendi  akıllarınca Mehdiyet konusunu geçiştirmeye çalışmaktadırlar. Bu,  deccalin yöntemidir. <strong>Zira Hz. Mehdi (as) deccalin zıddıdır ve  deccali ilmen yok edecek güçtedir.</strong> Bu nedenle, deccal, Hz.  Mehdi (as)’dan hiç hoşlanmaz, kendince onun etkisini yok etmeye çalışır.  Onu, önce fikren yok etmeye çalışır, daha da olmazsa hakaret etmeye  başlar. İlimle galip gelemeyince bu kez psikolojik mücadeleye başlar.  “Hz. Mehdi şahsı manevidir, ruhtur, gelmeyecek, hadislerde bildirilen  alametlere önem vermeyin, Hz. Mehdi (as)’ı aramayın&#8221; gibi telkinlerde  bulunur. <strong>Peygamberimiz (sav)&#8217;e uyan, Kuran&#8217;ı rehber edinmiş,  İslam ahlakının hakimiyetinin bir an önce gerçekleşmesini isteyen ve  bunun için gayret eden salih müminlerin ise deccaliyetin bu sinsi  telkinlerinden etkilenmeyeceği açıktır.</strong> Samimi müminler,  Peygamberimiz (sav)&#8217;in verdiği adreslere bakarak, Hz. Mehdi (as)  geldiğinde, Allah&#8217;ın izniyle, bu mübarek zatı imanın nuruyla hemen  tanıyıp bilirler.<br />
</span></p>
<p><em>09 Mart 2010</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/sayin-adnan-oktar-hicbir-zaman-kendisine-mehdi-denilmesini-kabul-etmez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://nl1.fmanager.net/files/video/mp3/tr/Sesli_Anlatimlar/Sayin_Adnan_Oktar_hicbir_zaman_mehdi_kabuletmez.mp3" length="12609322" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Tutulması &gt;&gt;&gt;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/gunes-tutulmasi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/gunes-tutulmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 08:24:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bbc]]></category>
		<category><![CDATA[Cnn]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Silopi]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[Güneş Tutulması














Güneş         ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş Tutulması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Güneş                                              alamet olarak doğmadıkça  Mehdi çıkmayacaktır.<br />
(Kitab-ül Burhan Fi  Alameti-il Mehdiyy-il                                              Ahir Zaman, s. 33)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/10.jpg" alt="" width="389" height="101" /></p>
<p>Güneş&#8217;te oluşacak alamet, 20.  yüzyılda                                        yaşanan patlamanın yanısıra,  geçtiğimiz                                        yıllarda yaşanan büyük Güneş  tutulmasına                                        da işaret ediyor olabilir. 11  Ağustos 1999                                        tarihinde gerçekleşen Güneş  tutulması 20.                                        yüzyılın son tam Güneş  tutulmasıdır. İlk                                        kez bu kadar çok insan Güneş  tutulmasını,                                        hem de bu kadar uzun bir süre  izleyebilmiş,                                        inceleme fırsatı elde etmiştir. Bu  tutulmada                                        dikkat çeken bir nokta da  Türkiye&#8217;nin de                                        bu tam tutulmanın en iyi izlendiği  ülkelerden                                        birisi olmasıdır. Bartın&#8217;dan  Silopi&#8217;ye kadar,                                        yaklaşık olarak 12 şehir ve 100  ilçe tutulmayı                                        gözleyebilmiştir.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="172">
<div><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/guneshaber_11.jpg" alt="" width="650" height="156" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="41">
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>(                                                    üst orta resim)  Türkiye Gazetesi,                                                    12 Ağustos 1999<br />
BBC News (17 Ağustos  1999):                                                    &#8220;Gündüz gece oldu&#8221;<br />
CNN.com (11 Ağustos  1999): &#8220;Milyonlar                                                    yüzyılın son  tutulmasını seyrediyor&#8221;</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu kadar işaretin birarada ve çok  kısa                                        bir zaman dilimi içinde ardarda  gerçekleşmiş                                        olması elbette tesadüf değildir.  Bu işaretler                                        Allah&#8217;ın inanan kullarına birer  müjdesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/gunes-tutulmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabe Baskını ve Kabe&#8217;de Kan Akıtılması &gt;&gt;&gt;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kabe-baskini-ve-kabede-kan-akitilmasi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kabe-baskini-ve-kabede-kan-akitilmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 08:13:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Hac]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Iran]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[Katliam]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yapan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Kabe Baskını ve Kabe&#8217;de       ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kabe Baskını ve Kabe&#8217;de                                        Kan Akıtılması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Onun                                              çıkacağı yıl, insanlar  hacca, başlarında                                              bir emir bulunmadan  gidecekler&#8230;                                              Hep birlikte Beyt-i Şerif&#8217;i  tavaf                                              edecekler, sonra Mina&#8217;ya  indiklerinde,                                              köpekler gibi birbirine  saldıracak,                                              hacılar soyulacak, kanlar  Akabe Cemresinin                                              üzerine akacak.<br />
(Kıyamet Alametleri, s.  168-169)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>İnsanlar                                              başlarında bir imam  bulunmaksızın                                              hac ederler. Mina&#8217;ya  indiklerinde                                              etrafları, köpeklerin sarışı  gibi                                              sarılıp, kabilelerin  birbirine girmesi                                              ile büyük savaşlar olur.  Öyle ki ayaklar                                              kan gölü içinde kalır.  (Kitab-ül Burhan                                              Fi Alameti-il Mehdiyy-il  Ahir Zaman,                                              s. 35)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yukarıdaki hadislerde &#8220;onun  çıkacağı yıl&#8221;                                        cümlesi ile, Mehdi&#8217;nin çıkış  tarihinde Hac                                        sırasında meydana gelecek bir  katliama dikkat                                        çekilmektedir. 1979 yılında, Hac  sırasında                                        gerçekleşen Kabe baskınında aynen  böyle                                        bir katliam yaşanmıştır. Bu kanlı  Kabe baskını                                        da ahir zamanın başlangıcının ve  Mehdi&#8217;nin                                        çıkışının diğer alametlerinin  gerçekleştiği                                        dönemin tam başında yani Hicri  1400 yılının                                        ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21  Kasım 1979)                                        tarihinde meydana gelmiştir.</p>
<p>Yine hadis-i şerifte kanların  akacağından                                        bahsedilerek öldürme olaylarına  dikkat çekilmiştir.                                        Baskın sırasında Suudi askerleri  ile militanlar                                        arasında meydana gelen çarpışmada  30 kişinin                                        öldürülmesi bu rivayetin kalan  kısmını da                                        doğrular.</p>
<p>1979 (Hicri 1400)&#8217;de gerçekleşen  bu Kabe                                        baskınının ardından 7 sene sonra  Hicri 1407                                        yılında, Hac sırasında çok daha  büyük kanlı                                        bir olay meydana gelmiştir. Bu  olayda caddelerde                                        gösteri yapan hacılara  saldırılarak 402                                        kişi katledilmiş, çok fazla kan  akıtılmıştır.                                        Beyt-ül Muazzama&#8217;nın yanında,  Müslümanların                                        (Suudi Arabistan askerleri ile  İran&#8217;lı Hacıların)                                        birbirlerini öldürmeleri ile bir  hadiste                                        haber verildiği gibi &#8220;büyük  günahlar işlenmiştir&#8221;.                                        Bu kanlı olaylar ilgili hadislerde  tarif                                        edilen ortamla çok büyük  benzerlikler taşımaktadır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Resulullah                                              buyurdu: Ramazan&#8217;da bir  seda, Şevval&#8217;de                                              bir ses, Zilkade&#8217;de  kabileler arasında                                              savaş olur. Hacılar talana  uğrar.                                              Mina&#8217;da ölülerin çok olacağı  bir savaş                                              olur, öyle ki orada taşları  kan gölü                                              içinde bırakacak kadar kan  akar. (Kitab-ül                                              Burhan Fi Alameti-il  Mehdiyy-il Ahir                                              Zaman, s. 31)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Ramazan&#8217;da                                              bir seda olur. Şevval&#8217;de de  bir seda                                              olur. Zilkade&#8217;de kabileler  birbiriyle                                              çarpışır. Zilhicce&#8217;de  hacılar talana                                              uğrar. Muharrem&#8217;de gökten  şöyle nida                                              olur. &#8220;Dikkat ediniz. Filan  kimse                                              Allah&#8217;ın halkının  hayırlılarındandır.                                              Onu dinleyiniz ve ona  uyunuz.&#8221; (Ramuz                                              El Hadis, 2/518-5)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Şevval                                              ayında ayaklanma, Zilkade&#8217;de  harb                                              konuşmaları, Zilhicce&#8217;de ise  harb                                              vaki olacak. Hacılar  soyulacak, kanları                                              (Cemretül Akabe) üzerine  akacak. (Kıyamet                                              Alametleri, s. 166)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Zilkade                                              ayında kabileler savaşır,  hacılar                                              kaçırılır, melhameler (kanlı  harpler)                                              olur. (Kitab-ül Burhan Fi  Alameti-il                                              Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.  34)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Şevval&#8217;de                                              savaş naraları, Zilhicce&#8217;de  harb ve                                              kıtal (muharebe, kavga)  olur, yine                                              Zilhicce&#8217;de Hacı talana  uğrar, hatta                                              caddeler kandan geçilmez ve  haramlar                                              çiğnenir. Beyt-ül  Muazzama&#8217;ın yanında                                              büyük günahlar işlenir.  (Kitab-ül                                              Burhan Fi Alameti-il  Mehdiyy-il Ahir                                              Zaman, s. 37)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/mekke_8.jpg" alt="" width="230" height="270" /> <img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/mekke.jpg" alt="" width="400" height="234" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>1979                                                    yılında gerçekleşen  Kabe baskınında                                                    bir katliam  yaşanmıştır. Bu                                                    olayın ahir zaman  alametlerinin                                                    ardı ardına çıktığı  dönemin                                                    tam başında yani Hicri  1400                                                    yılının ilk gününde  meydana                                                    gelmesi dikkat  çekicidir. Bundan                                                    7 sene sonra Hac  sırasında çok                                                    daha büyük kanlı bir  olay meydana                                                    gelmiştir. Bu kanlı  olaylar,                                                    hadislerde tarif  edilen ortamla                                                    çok büyük benzerlikler  taşımaktadır.<br />
(sol resim) Türkiye  Gazetesi,                                                    21 Kasım 1979<br />
(sag resim) Türkiye  Gazetesi,                                                    2 Ağustos 1987</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadislerde geçen ifadeleri  incelediğimizde                                        de aynı dönemle ilgili önemli  olaylara işaretler                                        bulunduğu görülecektir:</p>
<p>Beyt-ül  Muazzama&#8217;nın yanında                                        büyük günahlar işlenir.</p>
<p>Yukarıdaki hadiste, Beyt-ül  Muazzama&#8217;nın                                        (Kabe&#8217;nin) içinde değil, yanında  çıkacak                                        olaylara dikkat çekilmektedir.  1407 yılının                                        Zilhicce Ayı&#8217;nda (Hac mevsiminde)  meydana                                        gelen olaylar da ilkinden farklı  olarak                                        Kabe&#8217;nin içinde değil yanında  gerçekleşmiştir.                                        En başta anlattığımız olay ise 1  Muharrem                                        1400&#8242;de Beyt-ül Muazzama&#8217;nın  (Kabe&#8217;nin)                                        bizzat içerisinde olmuştur. Her  iki olay                                        da rivayetlerin işaretine uygun  bir şekilde                                        gerçekleşmiştir.</p>
<p>Kabe&#8217;de kan akıtılması, hacıların  katledilmesi                                        gibi, hadislerde haber verilen  böyle önemli                                        iki büyük hadisenin Mehdi hakkında  bildirilen                                        tüm alametlerin çıktığı dönemde  birbiri                                        ardına gerçekleşmesinin bir  rastlantı olamayacağı                                        açıktır.</p>
<p>&#8230; Zilhicce&#8217;de  harb ve kıtal                                        (muharebe, kavga) olur.</p>
<p>Hadislerde, bu savaş ve  çatışmalardan,                                        hacıların öldürülmesi konusu ile  birlikte                                        bahsedilmesi söz konusu olayların  aynı zaman                                        diliminde meydana geleceklerini  göstermektedir.                                        Aynı dönem, İran-Irak Savaşı&#8217;nın  çıktığı,                                        Ortadoğu ülkelerinde çatışma ve  karışıklıkların                                        en yoğun yaşandığı bir dönemdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kabe-baskini-ve-kabede-kan-akitilmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuyruklu Yıldızın Doğması &gt;&gt;&gt;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuyruklu-yildizin-dogmasi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuyruklu-yildizin-dogmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 08:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Kuyruklu Yıldızın Doğması














O        ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuyruklu Yıldızın Doğması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>O                                              gelmeden önce, doğudan ışık  veren                                              bir kuyruklu yıldız  görünecektir.                                              (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi  Alamatil Mehdiyy-il                                              Muntazar, s. 53)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>O                                              yıldızın doğması, Güneş ve  Ay tutulmasından                                              sonra olacaktır. (Kitab-ül  Burhan                                              Fi Alameti-il Mehdiyy-il  Ahir Zaman,                                              s. 32)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>&#8230;                                              Ne zaman ki Melikler  seyahat, zenginler                                              ticaret, fakirler dinlenmek,  hafızlar                                              gösteriş yapmak için hacca  giderler;                                              işte o zaman, kuyruğu  bulunan bir                                              yıldız zuhur edecektir.  (Kıyamet Alametleri,                                              s.123)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadislerde belirtildiği  gibi:</p>
<p>- 1986 yılında (Hicri 1406&#8242;da)  yani 14.                                        yüzyıl başlarında &#8220;Halley&#8221;  kuyruklu yıldızı                                        Dünyamız&#8217;ın yakınından geçmiştir.  Bu kuyruklu                                        yıldız parlak ışıklı bir  yıldızdır.</p>
<p>- Hareket yönü doğudan batıya  doğrudur.</p>
<p>- 1981 ve 1982 (Hicri 1401-1402)  yıllarında                                        meydana gelen Ay ve Güneş  tutulmaları olayından                                        sonra ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bu yıldızın doğuşunun da diğer  çıkış alametleri                                        ile aynı zamanda meydana gelmesi,  Halley                                        kuyruklu yıldızının hadiste işaret  edilen                                        yıldız olduğunu doğrular  niteliktedir.</p>
<p><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/a7.jpg" alt="" width="660" height="120" /></p>
<p>Bu yıldız geçtiğinde meydana  geldiği rivayet edilen bazı önemli olaylar da şunlardır:</p>
<ul>
<li>Hz. İsa doğmuştur.</li>
<li>Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;e  ilk vahiy                                          gelmeye başlamıştır.</li>
<li>Osmanlı Devleti tarih  sahnesinde yer                                          almaya başlamıştır.</li>
<li>İstanbul Fatih Sultan Mehmet  tarafından                                          fethedildiğinde de bu yıldız  görülmüştür.</li>
</ul>
<p>Halley Kuyruklu  Yıldızı                                        Hakkında Bazı İlginç Rakamlar</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="269" align="right">
<tbody>
<tr>
<td width="267" height="325"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/kuyrukluyildiz_7.jpg" alt="" width="260" height="323" align="right" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div>Cronicle                                              20th, Mart 1986, s.1278</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halley kuyruklu  yıldızı ile ilgili bazı                                        sayıların &#8220;19&#8243; sayısının tam  katları olması                                        da oldukça dikkat çekicidir:</p>
<p>Halley Kuyruklu Yıldızı 76 yılda  bir geçiyor                                        76 = 19 x 4</p>
<p>Bu yıldız en son Hicri 1406&#8242;da  görüldü                                        1406 = 19 x 74</p>
<p>Bu konuyla ilgili bir diğer  ilginç durum                                        da şudur: Yukarıda da  hesapladığımız gibi                                        Halley yıldızının geçmiş olduğu  Hicri 1406                                        yılı 19&#8242;un tam 74 katıdır. &#8220;74&#8243;  sayısı ise                                        aynı zamanda Kuran-ı Kerim&#8217;de 19  mucizesine                                        işaret edilen MÜDDESSİR Suresi&#8217;nin  sıra                                        numarasıdır.</p>
<p>Kuran&#8217;ın Müddessir Suresi&#8217;nin  (74. sure)                                        30. ayetinde &#8220;19&#8243; sayısının  müminler için                                        bir rahmet, inkar edenler için ise  bir fitne                                        vesilesi olduğu bildirilmektedir.</p>
<p>Halley kuyruklu yıldızının 19 ile  olan                                        bu dikkat çekici bağlantısı da,  inkar edenler                                        üzerine bir fitne, müminlere ise  bir rahmet                                        müjdelediğine işaret ediyor  olabilir.</p>
<p>Müddessir Suresi&#8217;nin 1. ve 2.  ayetlerinde                                        Hz. Muhammed (sav)&#8217;e                                        &#8220;EY ÖRTÜNEN! KALK VE KORKUT&#8221; şeklinde                                         buyurulmaktadır. Bu, ayetlerin  açık anlamıdır.                                        Fakat bu ayetlerin ahir zamana  yönelik ikinci                                        bir örtülü, gizli işaretleri de  bulunabilir.                                        Belki de  &#8220;EY  GİZLENEN&#8221;                                        denilerek Resulullah Efendimiz&#8217;in  soyundan                                        gelecek olan ve Hicri 1406&#8242;da  çıkış alametlerinden                                        biri (Kuyruklu Yıldızın doğuşu  hadisesi)                                        belirecek olan Mehdi&#8217;ye işaret  ediliyor                                        olabilir.</p>
<p>Müddessir Suresi</p>
<p>1. Ey örtüsüne  bürünen</p>
<p>2. Kalk ve korkut  (uyar)</p>
<p>Müddessir:  örtünen-bürünen-gizlenen demektir.</p>
<p>Bir başka mucizevi işaret ise  Halley yıldızının,                                        1986 (Hicri 1406)&#8217;daki geçişinin,  Hz. Muhammed                                        (sav)&#8217;in peygamberlikle  vazifelendirildiği                                        MS. 607&#8242;den bu yana 19. geçişi  olmasıdır.</p>
<h3>Kuyruklu Yıldızın Doğması</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Cumhuriyet  Gazetesi, 15 Mart 1986</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/halley_cmh15386.jpg" alt="" width="500" height="652" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Cumhuriyet Gazetesi,  18 Mart 1986</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/halley2_cmh18386.jpg" alt="" width="300" height="568" /></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuyruklu-yildizin-dogmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İran-Irak Savaşı &gt;&gt;&gt;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/iran-irak-savasi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/iran-irak-savasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 07:55:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Denk]]></category>
		<category><![CDATA[Harp]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[Iran]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[İran-Irak          ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İran-Irak                                        Savaşı</p>
<p>Ahir zamanda meydana gelecek  önemli bir                                        savaş hadiste şöyle haber verilir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>
<div>Şevval                                              ayında ayaklanma Zilkade&#8217;de  harb konuşmaları,<br />
Zilhicce&#8217;de ise harb vaki  olacak.<br />
(Kıyamet Alametleri,s. 166)</div>
</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Önceki sayfadaki hadiste  belirtilen Şevval,                                        Zilkade ve Zilhicce ayları  İran-Irak Savaşı&#8217;nın                                        gelişim aşamalarıyla aynı  tarihlere denk                                        gelmektedir:</p>
<p>Şevval ayında  ayaklanma&#8230;</p>
<p>İran Şahı&#8217;na karşı olan ilk  ayaklanma bilindiği                                        gibi hadiste belirtilen 5 Şevval  1398 (8                                        Eylül 1976)&#8217;de olmuştur.</p>
<p>Zilkade&#8217;de harp  konuşmaları                                        ve Zilhicce&#8217;de ise harp vaki  olacak&#8230;</p>
<p>Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim)  ayında                                        İran-Irak arasındaki savaş tam  anlamıyla                                        başlamıştı.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="3" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/iranirak_2.jpg" alt="" width="600" height="295" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="500" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Türkiye                                                    Gazetesi, 22 Ocak  1987, &#8220;İran-Irak                                                    göğüs göğüse&#8221;<br />
Türkiye Gazetesi, 3  Ağustos                                                    1988, &#8220;2 milyona yakın                                                     ölü&#8221;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir başka hadiste de bu savaşın  ayrıntıları                                        şöyle tarif edilir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>Faris                                              yönünden gelecek olan bir  kavimdir                                              ki, şöyle diyecekler: &#8220;Ey  Araplar!                                              Siz fazla taassuba kaçtınız!  Siz bunlara                                              gereği gibi hak  tanımazsanız, sizinle                                              hiç kimse birlik  kurmayacaktır&#8230;                                              Bir gün, onlara ve bir gün  de sizlere                                              verilsin, ve karşılıklı  sözler tutulsun&#8230;&#8221;                                              Onlar Mutıka çıkacaklar,  Müslümanlar                                              oradan aşağı yazıya  inecekler&#8230; Müşrikler                                              öbür yandaki (Rakabe)  denilen bir                                              simsiyah olan nehrin  kenarında duracaklar&#8230;                                              Aralarında savaş olacak: Her  iki ordudan,                                              Allah, zaferi kaldıracak.  (Kıyamet                                              Alametleri, s. 179)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<blockquote><p>- Faris  yönünden gelecek                                          olan: İran tarafından  gelecek olan</p>
<p>- Faris: İran                                           &#8211; İranlı</p>
<p>- Yazıya  inecekler                                          : Ovaya inecekler (Irak  Ovası)</p>
<p>- Mutık:  Yöredeki                                          bir dağın adı</p>
<p>- Rakabe:  Petrol                                          kuyularının çok olduğu bölgedir.</p></blockquote>
<p>&#8220;Ey Araplar! Siz  fazla taassuba                                        kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi  hak tanımazsanız,                                        sizinle hiç kimse birlik  kurmayacaktır.&#8221;</p>
<p>Hadisin bu bölümünde iki taraf  arasında,                                        ırkçılıktan kaynaklanan bir  anlaşmazlığın                                        olacağına dikkat çekiliyor  olabilir. Bu                                        anlaşmazlık sebebiyle, &#8220;Yazı&#8221;ya  (yani Irak                                        Ovası&#8217;na) inileceği ve savaşın  başlayacağı                                        anlaşılmaktadır.</p>
<p>Allah, her iki  ordudan zaferi                                        kaldıracak&#8230;</p>
<p>Bu hadisin de işaret ettiği gibi,  İran-Irak                                        Savaşı 8 yıl sürmüş ve binlerce  kayıp verilmesine                                        rağmen bir netice alınamamıştır.  İki taraf                                        da kesin bir üstünlük  sağlayamamıştır.</p>
<h3>İran-Irak Savaşı</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yeni Asya  Gazetesi, 21 Eylül 1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksv_yasya210980.jpg" alt="" width="500" height="295" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yeni Asya Gazetesi, 2  Temmuz 1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksav_yasya20780.jpg" alt="" width="300" height="413" /></div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 24 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte240980.jpg" alt="" width="500" height="454" /></div>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 22 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte220980.jpg" alt="" width="500" height="609" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 23 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte230980.jpg" alt="" width="335" height="411" /></p>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 25 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte250980.jpg" alt="" width="500" height="276" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;">Milli Gazete, 26 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte260980.jpg" alt="" width="500" height="236" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 27 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte270980.jpg" alt="" width="500" height="568" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 28 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte280980.jpg" alt="" width="500" height="597" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Son Havadis Gazetesi,  23 Eylül 1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_shavadis230980.jpg" alt="" width="500" height="478" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Son Havadis Gazetesi,  24 Eylül 1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_shavadis240980.jpg" alt="" width="500" height="425" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Türkiye Gazetesi, 23  Kasım 1979</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_trky231179.jpg" alt="" width="500" height="177" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yeni Asya Gazetesi, 25  Eylül 1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_yasya250980.jpg" alt="" width="500" height="350" /></p>
</div>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 25 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte250980.jpg" alt="" width="500" height="276" /></p>
</div>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Milli Gazete, 26 Eylül  1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_mgazte260980.jpg" alt="" width="500" height="236" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bulvar Gazetesi, 1980</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/iraniraksvs_bulvar.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div></div>
</div>
</div>
<p><em>18 Mayıs 2009</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/iran-irak-savasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmam Rabbani Tarafından Bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin Çıkış Alameti:</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/imam-rabbani-tarafindan-bildirilen-hz-mehdi-a-s-%e2%80%99nin-cikis-alameti.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/imam-rabbani-tarafindan-bildirilen-hz-mehdi-a-s-%e2%80%99nin-cikis-alameti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 19:21:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Amud]]></category>
		<category><![CDATA[Aydinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Confor]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Imam Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Melik]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Nuh]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Sene]]></category>
		<category><![CDATA[Tahir]]></category>
		<category><![CDATA[Yildiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[Harun Yahya
İmam Rabbani  Tarafından Bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin Çıkış ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Harun Yahya</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>İmam Rabbani  Tarafından Bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin Çıkış Alameti:</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>BOYNUZU ANDIRAN  İKİ UÇLU YILDIZIN ÇIKIŞI</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Mükerrer olarak, <strong>ŞARK CANİBİNDEN DOĞAN  AMUD-U NURANİDEN</strong> (nurlu sütundan) sormaktasınız.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bilesin ki,<br />
Ashabın  verdiği habere göre, Resulullah Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Vaad edilen Mehdi&#8217;nin  zuhur mukaddimeleri olan Abbasi Melik Horasan&#8217;a vardığı zaman, <strong>ŞARK  TARAFINDA İKİ DİŞLİ (1) MÜNEVVER (2) BİR BOYNUZ (3) ÇIKAR</strong>.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu rivayetin yapıldığı  haşiyede yazıldığına göre, o sütunun iki başı vardı.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu sütunun ilk doğuşu, Nuh  (as) kavminin helaki zamanında oldu. Aynı şey, İbrahim (as) peygamberi  ateşe attıkları sırada dahi doğdu. Firavun&#8217;un ve kavminin zamanında dahi  doğdu.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bir  de, Yahya (as) peygamberin katledildiği zaman doğdu.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Her kim onu görür,  fitnelerin şerrinden Allah&#8217;a sığınsın.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Şark tarafında meydana çıkan o beyazlık;  önceleri nurlu bir sütun halinde idi. Sonra, ona bir eğrilik geldi;  boynuz şeklini aldı.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İhtimaldir ki, onun için:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-iki başlı, isminin verilmesi, şu itibara göre  ola: Her iki tarafında da bir incelik olup dişe benzerler; bunun için,  her iki tarafta baş itibar edilmiştir. Nitekim, bir süngünün de her iki  tarafı incelik taşısa, onun için de:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-İki başlı, tabirini kullanır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Kardeşim Şeyh Muhammed  Tahir Bedahşi Confor&#8217;dan geldi. Şöyle anlatıyor:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-O sütunun üst tarafında  da iki başı var; iki dişe benziyor. İkisi arasında da kısa bir ayrılık  var.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu  mânanın teşhisi sahrada hasıl oldu.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Aynı haberi, bir başka topluluk da verdi.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Halbuki bu doğuş, Mehdi  (a.s.)&#8217;nin zuhuru zamanında olacak zuhur değildir. Zira, onun zuhuru,  yüz başlarında olacaktır. Şu anda dahi, yüz başını, on sekiz sene geçmiş  vaziyettedir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hadis-i şerifte, Mehdi (a.s.)&#8217;nin alâmetleri hakkında şöyle  anlatılmıştır:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8220;ŞARK TARAFINDA BİR KUYRUKLU YILDIZ DOĞUP AYDINLIK  VERECEKTİR.&#8221;</strong></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://api.fmanager.net/files/article/resimler/mercek_hzmehdi_lulin_vatikan0509_b.jpg" alt="" align="absMiddle" /></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu yıldız dahi doğmuştur. Amma o mudur, yoksa onun bir benzeri  midir?</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu  yıldıza:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-Kuyruklu  yıldız, adının verilmesi, ihtimal ki, şu anlatmalara dayanıyor:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-Sabitlerin seyri,  MAĞRİBDEN (BATIDAN) MEŞRİKADIR (DOĞUYADIR) (4)&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu yıldızın durumu da,  onun seyrine göredir. Yani yüzü meşrik canibine doğru, arkası dahi,  mağrib tarafınadır. Bu uzun beyazlık dahi, onun arka tarafındadır. Bu  mana icabı olarak, ona:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-Kuyruk&#8230; isminin verilmesi yerindedir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Onun her günkü irtifı  (geçiş yönü) ise, meşrikten mağribedir. Ancak o, kısri (kendine has  durumunda ağırlık taşıyan) seyri ile felek-i azamın seyrine bağlıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><em>Hakikat-i hali, en  iyi bilen Sübhan Allah&#8217;tır. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381.  Mektup, s.1184)</em></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Lulin Kuyruklu Yıldızının Özellikleri</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz  (sav)’in hadisinde ahir zamanda gelmesi beklenen Hz. Mehdi (a.s.)’nin  çıkış alameti olarak belirttiği ve İmam-ı Rabbani’nin de detaylı olarak  tefsir ettiği  “iki dişli münevver (aydınlatıcı) bir boynuz çıkar”  ifadesi 24 Şubat 2009 yılında Dünya’ya en yakın noktadan geçen Lulin  kuyruklu yıldızına işaret etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) Hadisteki  ifadelerin hepsinin Lulin kuyruklu yıldızının özellikleriyle birebir  uyum içinde olması çok büyük bir mucizedir ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin  gelişini bekleyen bütün müminler için de çok büyük bir müjdedir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>(1) &#8230; iki  dişli&#8230;:</strong><br />
Lulin  kuyruklu yıldızının arka kısmındaki  kuyruğun çatallı olması, hadisteki iki dişli ifadesiyle birebir  bağdaşmaktadır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>(2) &#8230; münevver (aydınlatıcı)&#8230;:<br />
</strong>Hadiste  bahsi geçen münevver (aydınlatıcı) sıfatı, Lulin kuyruklu yıldızının  Dünya&#8217;ya yaklaştıkça 6 yıldız parlaklığı kadar artan parlaklığına işaret  etmektedir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>(3) &#8230; bir boynuz&#8230;:<br />
</strong>Lulin kuyruklu  yıldızını diğer kuyruklu yıldızlardan ayıran en önemli farklılığı,  yıldızının çekirdeğinin arka kısımda yer alan kuyruğunun karşısında,  çekirdeğin ön kısmında yani ilerleme yönünde de bir kuyruğunun  bulunmasıdır. Lulin kuyruklu yıldızının çekilmiş fotoğraflarına  bakıldığında da karşıt yöndeki iki kuyruğun şekil itibariyle bir boynuzu  andırdığı ilk bakışta fark edilmektedir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>(4) &#8230;  mağripten (batıdan) meşrikadır (doğuyadır)&#8230;:<br />
</strong>Hadisin  devamında yer alan “Sabitlerin seyri, mağribden (batıdan) meşrikadır  (doğuyadır)&#8230;” ifadesi hadiste hareket eden bir cisme, bir kuyruklu  yıldıza dikkat çekildiğini teyit eder mahiyettedir. Nitekim diğer  gökcisimleri meşrikten (doğudan) mağribe (batıya) doğru saat yönünün  aksi yönünde hareket ederken, Lulin kuyruklu yıldızının seyri saat  yönünde yani mağripten (BATIDAN) meşrika (DOĞUYA)’dır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Başka hiçbir gök cisminde  görülmeyen bu özelliğin Lulin kuyruklu yıldızında olması ve bunun  yaklaşık 1400 sene önce Peygamber Efendimiz (sav) tarafından Hz. Mehdi  (a.s.)’nin çıkışının habercisi olarak bildirilmiş olması şüphesiz ki çok  büyük bir mucizedir.</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="6" width="570" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Sayın Adnan  Oktar’ın Ahir Zaman Alametlerinin Birbiri Ardınca Gerçekleşmesi  Hakkındaki Görüşleri </strong><em>“Benim eserlerimde ve yazılarımda  saydığım hadisler, tahakkuk edip sahih olarak ortaya çıkmış hadislerdir.  Yani eğer hadis tahakkuk etmeseydi, sahih olduğu şüpheli olabilirdi ama  olmuş, tahakkuk etmiş hadislerdir bunlar. Peygamber Efendimiz (sav)  bunların, ahir zaman alametlerinin “Bir arada, tesbih taneleri gibi peş  peşe” olacaklarını söylüyor. “Biri bitti denirken diğeri başlayacak”  diyor, yani harikulade olaylar peş peşe olacak diyor. Dikkat ederseniz  dünyada sürekli harikulade olaylar oluyor, ahir zaman alametleri de  20-30 yıl içerisinde peş peşe olmuş olaylardır.” (Sayın Adnan Oktar’ın  The Muslim Observer (ABD) ile 23 Şubat 2009 tarihinde yaptığı  röportajdan)</em></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="6" width="570" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (a.s.)’nin  geliş alametlerinin arka arkaya belirli bir dönem içinde gerçekleşiyor  olması, Müslümanların asırlardır gelişini bekledikleri bu mübarek şahsın  ortaya çıkışının çok yaklaştığını göstermektedir. (Doğrusunu Allah  bilir.)</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="6" width="570" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Dünya ve Türk Basınında Lulin Kuyruklu Yıldızı</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<strong>&gt;&gt; Lulin Kuyruklu  Yıldızının Çift Kuyruğu</strong><br />
“Bu akşam  dışarı çıkın ve Lulin kuyruklu yıldızına bakın. Karanlık bir yerden  baktığınızda, tek ihtiyacınız iyi bir yıldız haritası olacaktır. Lulin  kuyruklu yıldızı dün Dünya&#8217;ya en yakın noktasını geçti. Bu nedenle  kuyruklu yıldız önümüzdeki birkaç gün içerisinde en parlak döneminde  olacak. Şu anda kuyruklu yıldız Güneş&#8217;e göre yaklaşık 180 derece ters  konumda ve bu yüzden de hemen hemen bütün gece görülebiliyor; ancak her  gece gökyüzünde 10 dolunay kadar ilerliyormuş gibi görünüyor. İki gece  önce New Mexico/ABD&#8217;den çekilen yukarıdaki resimde, kuyruklu yıldız  olağanüstü bir biçimde görülüyor. Saçın merkezi, büyük bir ihtimalle  yüksek sıcaklık nedeniyle ışık saçan siyanojen ve moleküler karbon  gazlarının belirtisi olan oldukça yeşil bir renge bürünmüş. Görüntünün  arka planında parlak yıldızlar ve uzaktaki sarmal bir gökada da açıkça  seçilebiliyor. Güneş ışığını yansıtan toz kuyruğu, kuyruklu yıldızı  takip eder biçimde saçın sol tarafına doğru yayılırken, mavimsi bir  tonda ışıldayan desenli iyon kuyruğu ise saçın sağ tarafında, Güneş&#8217;in  aksi yönünü işaret ederken görülüyor. Geçtiğimiz birkaç hafta  içerisinde, Dünya&#8217;nın şu anda bulunduğu noktadan bakıldığında, bu iki  (çift) kuyruk tam ters noktalara dönükmüş gibi görünmüştü. Lulin  kuyruklu yıldızının önümüzdeki birkaç hafta içerisinde yavaşça  soluklaşması bekleniyor.” (Richard Richins, New Mexico Eyalet  Üniversitesi, 25 Şubat 2009 http://apod.nasa.gov/apod/ap090225.html)</span></p>
<p><strong>&gt;&gt; Yeşil Kuyruklu Yıldız Dünya&#8217;yı Teğet  Geçti</strong><br />
Atmosferi Jüpiter büyüklüğünde  olan yeşil kuyruklu yıldız ‘Lulin’ dün gece yörüngenin Dünya’ya en yakın  olduğu mesafeden geçti. Hava şartlarının uygun olduğu yerlerde gözle  görülebildi.<br />
İki yıl önce keşfedilen ve geçtiğimiz günlerde ilk defa  Güneş sistemine giren yeşil kuyruklu yıldız Lulin, dün gece Dünya’ya en  yakın konuma ulaştı.<br />
Lulin’in Dünya’ya en  yakın olduğu mesafe 61 milyon 155 bin 72 kilometre oldu. Kıyaslamak  gerekirse, Kızıl Gezegen Mars şimdiye kadar Dünya’ya 55 milyon 683 bin  302 kilometre yaklaşabilmişti.</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/id/24939808/</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="6" width="570" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Günümüzden 1400  Yıl Sonrasını Tahmin Edebilir misiniz?</strong> </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ahir zamana dair günümüze  kadar ulaşmış olan hadislerin önemini ve alametlerin küçük veya büyük  olarak değerlendirilmeden bir bütün olarak görülmesi gerektiğini anlamak  için birkaç sorunun cevabını düşünmek yeterlidir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Örneğin elinizde hiçbir  teknik imkan olmadan 100 yıl sonra dünyada olacak olayları ana  hatlarıyla da olsa tahmin edebilir misiniz? Ya da 1900’lü yılların  başında yaşadığınızı düşünelim. Yalnızca 100 sene sonrası için,  tahminler yapmanız istense hiç yanlış çıkmayacak şekilde, günümüzde  yaşanacak önemli olayları, insanların ahlaki durumlarının nasıl  olacağını, depremlerin yoğunluğunu veya çıkacak savaşları tahmin  edebilir miydiniz? Elbette ki hayır&#8230; </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Veya bir şehirden diğer bir şehre gidişin  günlerce sürebildiği, haberleşmenin oldukça zor ve yavaş olduğu, teknik  imkansızlıklar dolayısıyla binaların ancak bir iki katlı olarak inşa  edilebildiği 7. yüzyılda yaşadığınızı hayal edin. Sizden 1400 yıl  sonrasında bu koşullarda ne gibi değişiklikler olabileceğini tahmin  etmeniz istendiğini varsayalım. Neler söyleyebilirdiniz? Araba, uçak  gibi ulaşım araçları, 100-150 katlı gökdelenler, cep telefonları,  televizyon, radyo gibi bugünün dünyasına özgü teknolojik gelişmelerden  herhangi biri aklınızın ucundan geçebilir miydi? </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peki günümüzden 1400 yıl  sonrasında yani tam 3409 yılında, örneğin binaların ne şekilde inşa  edileceğini, toplumların ahlaki durumlarının nasıl olacağını veya  dünyada ciddi bir kıtlık veya hastalık olup olmayacağını söyleyebilir  misiniz? </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Tek  bir konunun bile, değil 1400 yıl; 140 yıl hatta 14 yıl sonra nasıl bir  gelişme göstereceğini bilmek son derece zor iken, çok çeşitli konularda  3000’li yıllardaki duruma aynen uyacak biçimde öngörülerde bulunulsa,  sizce gerçekleşecek olan bu olaylar küçük birer alamet olarak  nitelendirilebilir mi? Şüphesiz tüm bu soruların cevabı ‘hayır’dır.   Bütün bu gerçekler de göstermektedir ki; bundan 14 asır önce, yaşamakta  olduğumuz ahir zamana dair hadislerdeki bilgilerin her biri, büyük birer  alamettir ve bu alametler arasında küçük büyük ayrımı yapmak da mümkün  değildir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu  durum Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in ne kadar mübarek bir insan olduğunu  göstermesi bakımından da önemlidir.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/imam-rabbani-tarafindan-bildirilen-hz-mehdi-a-s-%e2%80%99nin-cikis-alameti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

