<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Imam</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/imam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.) kendi evinden, televizyon, radyo gibi yayın araçlarıyla insanlara islam dinini tebliğ edecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-kendi-evinden-televizyon-radyo-gibi-yayin-araclariyla-insanlara-islam-dinini-teblig-edecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-kendi-evinden-televizyon-radyo-gibi-yayin-araclariyla-insanlara-islam-dinini-teblig-edecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2010 20:16:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Demet]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Halas]]></category>
		<category><![CDATA[Halde]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Imani]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=458</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.) kendi evinden, televizyon, radyo gibi yayın araçlarıyla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.) kendi evinden, televizyon, radyo gibi yayın araçlarıyla insanlara islam dinini tebliğ edecektir</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İmam Muhammed Bakır şöyle buyurmuştur:<br />
<strong>KAİMİMİZ KIYAM EDİNCE &#8230; ONLARLA KONUŞMAK İSTEDİĞİNDE DUYARLAR VE KENDİ MEKANINDA OLDUĞU HALDE ONU GÖRÜRLER</strong>.<br />
(Yevmul Halas s. 269) (Hz. Peygamber ve Ehli Beyt Gülistan&#8217;ından Bir  Demet Gül, Üstad Seyit Kemal Fakih İmani, Çeviri Kadri Çelik, Kevser  Yayıncılık 2005, Sy.97)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/18863041fs3.gif" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-a-s-kendi-evinden-televizyon-radyo-gibi-yayin-araclariyla-insanlara-islam-dinini-teblig-edecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.v.), münafikları Müslümanlara tüm detaylarıyla haber vermiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-munafiklari-muslumanlara-tum-detaylariyla-haber-vermistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-munafiklari-muslumanlara-tum-detaylariyla-haber-vermistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2010 12:48:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adamin]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Asil]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Basir]]></category>
		<category><![CDATA[Caferi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemu]]></category>
		<category><![CDATA[Ebi]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Evin]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Imani]]></category>
		<category><![CDATA[Mev]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Tuz]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimiz (s.a.v.), münafikları Müslümanlara tüm detaylarıyla haber vermiştir



MEHDİ  (A.S.)’IN ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Peygamberimiz (s.a.v.), münafikları Müslümanlara tüm detaylarıyla haber vermiştir</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>MEHDİ  (A.S.)’IN HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE MÜSTEKBİRLERİN  HÜKÜMRANLIĞI, MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN … NÜFUZU NABUD OLACAKTIR (SON  BULACAKTIR)</strong>. (El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c. 1, s. 252)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ali b. Ebi Talib’in (kerramallahu vecheh) bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:<br />
<strong>“Ben ümmetim hakkında  bir mümin ya da müşrikten korkmuyorum. ÇÜNKÜ MÜMİNİ (KÖTÜLÜKTEN) İMANI  ENGELLER. MÜŞRİKİ DE KÜFRÜ DEFEDER. FAKAT ASIL DİLBAZ MÜNAFIKTAN ENDİŞE  ETMEKTEYİM. ÇÜNKÜ O, SİZİN HOŞUNUZA GİDECEK ŞEYLERİ SÖYLER, AMA HOŞUNUZA  GİTMEYECEK İŞLERİ YAPAR.”</strong><br />
Hadisi Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat ve el-Mu’cemu’s-sağir, İlim Kitabı, Münafığın polemiği, sf. 512)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>“&#8230;ÖYLE  Kİ SIZDEN SADECE GÖZDEKI SÜRME KADAR VEYA YEMEKTEKİ TUZ KADAR  KALACAKTIR. VE BEN SİZE BİR ÖRNEK VERECEĞİM: ADAMIN BİRİNIN BİR MİKTAR  BUĞDAYI VARDIR. ONU TEMİZLER VE BİR EVE KOYAR, UZUN BİR SÜRE SONRA GERİ  DÖNDÜĞÜNDE ONUN KURTLANDIĞINI GÖRÜR, ONU TEKRAR AYIKLAR VE TEMİZLER  SONRA TEKRAR EVİN İÇİNE KOYAR. UZUN BİR SÜRE SONRA DÖNDÜĞÜNDE ONUN  TEKRAR KURTLANDIĞINI GÖRÜR. TEKRAR ONU AYIKLAR VE TEMIİZLER VE HEP AYNI  İŞİ TEKRARLAR. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM  BUĞDAY KALIR. İŞTE SIZ DE BÖYLESİNİZ. SONUNDA İÇİNİZDE FİTNELERİN ASLA  ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ BİR GRUP KALACAKTIR.” </strong>(Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu  Basir’den:  İmam Caferi Sadık aleyhisselam “’Suçlular çehrelerinden  tanınacak’ (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle buyurdu: <strong>ALLAH  ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) HAKKINDA NAZİL  OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARI (MÜNAFIKLARI) ÇEHRELERİNDEN TANIYACAK  VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN) DARMADAĞIN EDECEK.”</strong> (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>MÜNAFIKLARIN FİTNECİ VE KATI KALPLİ OLMASI</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>HİÇBİR  ŞEY SENİ ONA BİAT ETMEKTEN (ONUN TALEBESİ OLMAKTAN, ONA TABİ OLMAKTAN)  ALIKOYMASIN, SENİ ENGELLEYENLER HER ZAMAN FİTNEYE SIĞINANLARDIR. EĞER  KONUŞURLARSA ŞERR KONUŞURLAR,</strong> eğer susarlarsa fasit ve fasıktırlar.  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 252)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) HZ. HZ. MEHDİ (A.S.)<br />
CEMAATİNDEKİ MÜNAFIKLARIN DECCALİN PEŞİNDEN GİDİŞİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…  MEDİNE ŞEHRİ SAKİNLERİYLE BERABER ÜÇ DEFA SALLANACAK, BUNUN ÜZERİNE  (MEDİNE&#8217;DE BULUNAN) MÜNAFIK ERKEKLER VE KADINLARDAN HİÇ KİMSE KALMAYIP  HEPSİ ONUN YANINA GİDECEKLER ve BÖYLECE DEMİRCİ KÖRÜĞÜNÜN DEMİRİN KİRİNİ, PASINI GİDERİP ATTIĞI GİBİ MEDİNE&#8217;DE PİSLİĞİ (YANİ HABİS İNSANLARI) DIŞINA ATACAK VE O GÜNE KURTULUŞ GÜNÜ DENECEKTİR. (İbn-i Mace Cilt 10, s. 331-335)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>MÜNAFIKLARIN GİTMESİNDEN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ZUHURU</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Süleyman  bin Bilâl der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam babasından o da  dedesinden nakleder ki Hz. Hüseyn aleyhisselam şöyle buyurdu: Birgün  adamın biri Emirülmüminin Ali aleyhisselam&#8217;ın yanına gelerek: &#8220;Ey  Emirülmüminin! Bize şu Mehdi&#8217;nizden bahseder misin? Diye arzedince şöyle  buyurdu:<strong> &#8220;GİTMESİ GEREKENLER GİDİP DE MÜMİNLER AZALDIĞINDA VE FİTNECİLER GİTTİĞİNDE İŞTE ORADA (YANİ UZAK BİR YERDE ZUHUR EDECEKTİR.)</strong>&#8220; (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani Sf 250)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) VE CEMAATİ AYRILANLARDAN ETKİLENMEYECEKTİR</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Hz. Muaviye (r.a)den rivayet edilmiştir: <strong>“ÜMMETİMDEN  BİR TAİFE HERKES ÜZERİNE HAKİM OLMADIKÇA KIYAMET KOPMAZ. ONLAR  KENDİLERİNİ TERK EDENLERE ALDIRMAZLAR VE KENDİLERİNE YARDIM EDENE DE  ALDIRMAZLAR. (</strong>Ramuz el-hadis, 476 (İbni Mace))</p>
<p>Hz. Cabir (ra)dan rivayet edilmiştir: <strong>BU İŞ ONDAN AYRILANLARA RAĞMEN MUZAFFER OLARAK DEVAM EDECEKTİR. MUHALİFLERİN VE AYRILANLARIN ONA ZARARI OLMAZ.</strong> (Ramuz el-hadis 487)</p>
<p>Sevban (r.a)dan rivayet edilmiştir; Resullullah (sav) buyurdu ki: <strong>ÜMMETİMDEN  BİR CEMAAT, ALLAH’IN EMRİ TAHAKKUK EDİNCEYE KADAR BATILA GALEBE ÇALARAK  HAK ÜZERE DEVAM EDECEK VE ONLARI YARDIMCISIZ BIRAKANLAR ONLARA ZARAR  VEREMEYECEKLERDİR.</strong> Sünen-I Tirmizi, 4/91</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) CEMAATİNİN MÜNAFIKLARDAN TEMİZLENİP ARINMASI </strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Abdullah bin Ömer-i Yemâni, bir ricalden nakleder ki imam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurdu:<strong> “GÖZDEKİ SÜRMENİN TEMİZLENDİĞİ GİBİ TEMİZLENECEKSİNİZ &#8230;</strong> Ve gözün sahibi, sürmeyi gözüne ne zaman sürecegini bilir ama ne zaman sürmeyi sileceğini bilmez.<strong> İŞTE AYNI ŞEKİLDE SABAHLEYİN BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN  AKŞAMLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR. AKŞAM BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN  İSE SABAHLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR.</strong> Sf 241 (Gaybeti Numani)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>&#8220;&#8230; ELENECEKSİNİZ, TIPKI ALTININ ELENDİĞİ GİBİ. VE TIPKI ALTIN GİBİ AYIKLANIP SAF OLACAKSINIZ.&#8221;</strong> (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 236)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/9.gif" alt="" /></p>
<p><em>21 Eylül 2010</em></p>
<p><em><br />
</em><br />
<img src="http://www.resimmax.com/data/media/26/www.resimmax.com_3D_resimler__boyutlu_resimler_11.jpg" alt="" width="600" height="523" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-munafiklari-muslumanlara-tum-detaylariyla-haber-vermistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin Alnında Bir Ben Vardır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-alninda-bir-ben-vardir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-alninda-bir-ben-vardir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 08:48:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Basir]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Iz]]></category>
		<category><![CDATA[Kaim]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[S 253]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[





Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s.nin_alninda_bir_ben_vardir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)'nin Alnında Bir Ben Vardır" /></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top"><em>Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık aleyhisselam  şöyle buyurdu: &#8220;Ey Ebu Muhammed! Kaim&#8217;in (Hz. Mehdi (as)&#8217;nin iki  alameti (veya alametleri) vardır. <strong>BAŞINDA BİR BEN ve BİR İZ vardır</strong>&#8230;&#8221;</em></p>
<p>(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, <em>Gaybet-i Numani</em> s. 253)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-alninda-bir-ben-vardir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük İslam alimleri Kuran&#8217;da Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a ve İslam ahlakının dünya hakimiyetine işaret eden bazı ayetleri şöyle şerh etmişlerdir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/buyuk-islam-alimleri-kuranda-hz-mehdi-a-s-a-ve-islam-ahlakinin-dunya-hakimiyetine-isaret-eden-bazi-ayetleri-soyle-serh-etmislerdir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/buyuk-islam-alimleri-kuranda-hz-mehdi-a-s-a-ve-islam-ahlakinin-dunya-hakimiyetine-isaret-eden-bazi-ayetleri-soyle-serh-etmislerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 12:18:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Bine]]></category>
		<category><![CDATA[Cafer]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hud]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<category><![CDATA[Nurul]]></category>
		<category><![CDATA[Saim]]></category>
		<category><![CDATA[Salih]]></category>
		<category><![CDATA[Selam]]></category>
		<category><![CDATA[Yakar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[Büyük İslam alimleri Kuran&#8217;da Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a ve İslam  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Büyük İslam alimleri Kuran&#8217;da Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a ve İslam  ahlakının dünya hakimiyetine işaret eden bazı ayetleri şöyle şerh  etmişlerdir</h3>
<p><strong>•    HUD  SURESİ’NİN, 86. AYETİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu Cafer (r.a.), bu alametleri şöyle  saymıştır:</p>
<p>“&#8230;<strong> O (Hz. Mehdi  (a.s.)) çıkınca sırtını Kabe’ye yaslar. Ona (Hz. Mehdi (a.s.))  tabilerinden 313 kişi tabi olur. Hz. Mehdi (a.s.) ilk önce şu ayeti  okur: “EĞER MÜMİN İSENİZ ALLAH’IN BIRAKTIĞI SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.” </strong><strong>(HUD SURESİ, 86)</strong></p>
<p><strong>Bu ayeti okuyup şöyle der:</strong> <strong>“BEN SİZİN İÇİN ALLAH’IN BIRAKTIĞI VE  HALİFESİYİM (Müslümanların manevi lideriyim). BEN ONUN HÜCCETİYİM.” HZ.  MEHDİ (A.S.)’A SELAM VERENLER ŞÖYLE SELAM VERİRLER: “SELAM SANA EY  ALLAH’IN YERYÜZÜNDE BIRAKTIĞI (BAKİYYESİ!)”</strong> <strong>Sonra  herkes ona (Hz. Mehdi (a.s.)’a) bey’at (biat) eder.</strong> (Hz. Mehdi  (a.s.)’ın) <strong>Adamlarının sayısı on bine ulaşır. Allah’ın dışında  bir başkasına ibadet eden, Musevi ve Hıristiyan olan herkes ona (Hz.  Mehdi (a.s.)’a) iman eder. Böylece yeryüzünde tek bir millet hasıl olur;  o İslam milletidir.</strong> Sonra Allah’tan başkasına tapanların  üzerine gökten bir ateş düşer ve onları yakar. Doğrusunu Allah bilir.”</p>
<p><em> (Nurul Ebsar, Ehl-i Beyt, Oniki İmam, Kutuplar ve Mezhep  İmamlarının Menkıbeleri Şeblenci (1250),Tercüme: Saim Güngör, (Pamuk  Yayıncılık Nisan 2004 Cilt: 628 77 93) s. 594)</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    NUR  SURESİ’NİN 55. AYETİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>ALLAH,  İÇİNİZDEN İMAN EDENLERE VE SALİH AMELLERDE BULUNANLARA VA&#8217;DETMİŞTİR:  HİÇ ŞÜPHESİZ ONLARDAN ÖNCEKİLERİ NASIL &#8216;GÜÇ VE İKTİDAR SAHİBİ&#8217; KILDIYSA,  ONLARI DA YERYÜZÜNDE &#8216;GÜÇ VE İKTİDAR SAHİBİ&#8217; KILACAK, KENDİLERİ İÇİN  SEÇİP BEĞENDİĞİ DİNLERİNİ KENDİLERİNE YERLEŞİK KILIP SAĞLAMLAŞTIRACAK VE  ONLARI KORKULARINDAN SONRA GÜVENLİĞE ÇEVİRECEKTİR. ONLAR, YALNIZCA BANA  İBADET EDERLER VE BANA HİÇ BİR ŞEYİ ORTAK KOŞMAZLAR. KİM BUNDAN SONRA  İNKAR EDERSE, İŞTE ONLAR FASIKTIR.</strong></p>
<p><strong> (Nur  Suresi, 55)</strong> Ali bin Hasan kanalıyla Ayyasi  tarafından rivayet edildi: <strong>Onun yanında bu ayet-i kerime okundu:</strong> Onlar Allah&#8217;a yemin olsun ki bizim ehli beytin sevenlerindendir. <strong>ALLAH BİZDEN BİR ŞAHSIN</strong> <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ELİYLE  ONLARA (BUNU) YAPTIRIR. O ŞAHIS İSE BU ÜMMETİN MEHDİSİDİR.</strong></p>
<p>(Mecmau’l beyan fi tefsiri’l-Kuran Ebu Ali Eminuddin Fazl, Hasan b.  Fazl Tabersi 1986, c:4, sf. 832)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ayaşi tefsirinde:</p>
<p>Zeynel-Abidin Hz.leri: &#8230; (Nur Suresi, 55) ayetini okudu ve şöyle  buyurdu: <strong>“VALLAH! ONLAR,  BİZ EHL-İ BEYTİ SEVENLERDİR. ALLAH ONLAR İÇİN BUNU MUHAKKAK YAPACAKTIR,  BİZDEN BİRİNİN ELİYLE&#8230; Kİ O BU ÜMMETİN MEHDİSİ’DİR.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    ENBİYA  SURESİ’NİN, 105. AYETİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong> &#8220;ANDOLSUN  BİZ ZİKİR&#8217;DEN (BÜTÜN SEMAVİ KİTAPLAR VEYA TEVRAT) SONRA ZEBUR&#8217;DA DA  &#8216;HİÇ ŞÜPHESİZ, SALİH KULLARIM YERYÜZÜNE MİRASÇI OLACAKLARDIR&#8217; DİYE  YAZDIK.&#8221;</strong></p>
<p><strong>İMAM MUHAMMED BÂKIR  (A.S) BU AYETLE İLGİLİ OLARAK ŞÖYLE BUYURMUŞTUR: &#8220;BUNLAR, AHİR ZAMANDA  ZUHUR EDECEK OLAN HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ASHABIDIR.&#8221;</strong> <strong>(  Mecma-ul Beyan Tefsiri.)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     MAİDE SURESİ’NİN, 54. VE EN’AM SURESİ’NİN, 89. AYETLERİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Maide suresi, 54. ayet: <strong>&#8220;EY  İNANANLAR! SİZDEN KİM DİNİNDEN DÖNERSE, ALLAH, YAKINDA ÖYLE BİR TOPLUM GETİRECEK Kİ O ONLARI (HZ. MEHDİ  (A.S.)’I VE ONA TABİ OLAN MÜSLÜMANLARI) SEVER, ONLAR DA O&#8217;NU SEVERLER.  MÜMİNLERE KARŞI ALÇAK GÖNÜLLÜ, KÂFİRLERE KARŞI ONURLU VE ŞİDDETLİDİRLER.  ALLAH YOLUNDA CEHD (FİKRİ MÜCADELE YAPARLAR) EDERLER VE HİÇBİR  KINAYICININ KINAMASINDAN KORKMAZLAR&#8230;</strong>&#8221;</p>
<p>&#8230; İmam Cafer Sadık (a.s) bu ayetle ilgili olarak şöyle  buyurmuştur: <strong>&#8220;BU AYETTE  İŞARET EDİLEN GÖREVİN SAHİBİ</strong> <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> <strong>KORUMA ALTINDADIR. ŞAYET  İNSANLARIN TÜMÜ GİTSELER DE, ALLAH ONU</strong> <strong>(HZ.  MEHDİ (A.S.)’I)</strong> <strong>VE ASHABINI GETİRECEKTİR.</strong> <strong>ONLAR  YÜCE ALLAH&#8217;IN HAKLARINDA ŞÖYLE BUYURDUĞU KİMSELERDİR: &#8216;Şimdi şunlar,  bunları inkâr ederse,</strong> <strong>BİZ  BUNLARI İNKÂR ETMEYECEK BİR TOPLUMU (HZ. MEHDİ (A.S.)’I VE ONA TABİ  OLAN MÜSLÜMANLARI), BUNLARA VEKİL BIRAKMIŞIZ.</strong> <strong>(En&#8217;am  89)</strong></p>
<p><strong>ONLAR (HZ. MEHDİ (A.S.)  VE ONA TABİ OLAN MÜSLÜMANLAR) ŞU AYETİN KASTETTİĞİ KİMSELERDİR: &#8220;EY  İNANANLAR! SİZDEN KİM DİNİNDEN DÖNERSE, (BİLSİN Kİ) ALLAH, YAKINDA ÖYLE  BİR TOPLUM GETİRECEK</strong> <strong>ki&#8230; (Maide Suresi, 54)</strong>..&#8221;  (Tefsir-un Nu&#8217;mani.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     YASİN SURESİ’NİN, 30. AYETİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>AMA HÜCCET (HZ. MEHDİ (A.S.)) HALKI  TANIR, HALK İSE ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)’I) TANIYAMAZ. TIPKI YUSUF GİBİ.  YUSUF HALKI TANIDIĞI HALDE ONLAR YUSUF&#8217;U İNKAR EDERLERDİ.</strong> <strong>SONRA HZ. ALİ ŞU AYETİ OKUDU:  &#8220;KULLARA YAZIKLAR OLSUN, RESUL ONLARA GELDİKÇE ONUNLA ALAY EDİYORLARDI.&#8221;</strong> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ENBİYA SURESİ’NİN, 105. AYETİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>ANDOLSUN,  BİZ ZİKİRDEN (TEVRAT&#8217;TAN) SONRA ZEBUR&#8217;DA DA: &#8220;ŞÜPHESİZ ARZ&#8217;A SALİH  KULLARIM VARİSÇİ OLACAKTIR.&#8221;</strong> diye yazdık. <strong>İmam  Bakır ve Sadık&#8217;tan rivayet edilmektedir: &#8220;Buradaki (ayette bildirilen) &#8220;SALİH KULLAR&#8221;, HZ. MEHDİ (A.S) VE  ARKADAŞLARIDIR.&#8221; </strong>(Hüseyin es-Şirazi, sf. 113)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     NEML SURESİ’NİN, 62. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>“YA  DA SIKINTI VE İHTİYAÇ İÇİNDE OLANA, KENDİSİNE DUA ETTİĞİ ZAMAN İCABET  EDEN,<br />
KÖTÜLÜĞÜ AÇIP GİDEREN VE SİZİ YERYÜZÜNÜN HALİFELERİ KILAN MI? &#8230;”</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>NEML  SURESİ, 62. AYETLE İLGİLİ HADİS:</strong></p>
<p>Muhammed bin Müslim şöyle der: <strong>&#8220;Haceti (ihtiyaç, muhtaçlık  içinde) olan biri O’nu çağırdığında O’na icabet eder.&#8221; ayeti hakkında </strong>İmam  Muhammed Bakır aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>Bu ayet Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) aleyhisselam hakkında  nazil olmuştur. Beyaz bir kuş şeklinde Kabe&#8217;nin oluğundan gelip HALKIN  İÇİNDE HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;A İLK BİAT EDECEK OLAN CEBRAİL ALEYHİSSELAMDIR. </strong>(Şeyh  Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s.37</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     BAKARA SURESİ’NİN, 155. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>Andolsun,</strong> <strong>BİZ SİZİ BİRAZ KORKU, AÇLIK VE  BİR PARÇA MALLARDAN, CANLARDAN VE ÜRÜNLERDEN </strong><br />
<strong>EKSİLTMEKLE  İMTİHAN EDECEĞİZ.</strong> <strong>Sabır gösterenleri müjdele.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>&#8230; Ebu Basir&#8217;den: İmam Caferi Sadık  aleyhisselam şöyle buyurdu:</p>
<p><strong>KAİM&#8217;İN (HZ. MEHDİ  (A.S.)’IN) KIYAMINDAN ÖNCE *BİR YIL HALK AÇ KALACAK VE ONLARI ÖLDÜRÜLME  KORKUSU SARACAK; MALLARI, CANLARI VE MAHSULLERİ AZALACAK.</strong> <strong>Bu olay Allah&#8217;ın Kitabı’nda açıkça yazar. Sonra bu ayeti  tilavet etti: &#8220;SİZLERİ KORKU,  AÇLIK, MAL, CAN VE MAHSULLERİN EKSİLMESİ İLE MUTLAKA İMTİHAN EDECEĞİZ.  VE SABREDENLERİ MÜJDELE.&#8221;</strong></p>
<p><strong> (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 297)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>*Hz. Mehdi (a.s.)’ın kıyamından önce dünya  çapında 7 yıl süren çok büyük bir ekonomik buhran yaşanacaktır. İmam  Caferi Sadık (a.s.), 7 yıl sürecek olan bu ekonomik krizin özellikle bir  yıl boyunca daha da şiddetini artıracağına ve etkisini göstereceğine  dikkat çekmiştir.</p>
<p>Aynı şekilde Muhammed Bin Müslim’den aktarılan diğer bir rivayete göre  ise;</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>•    İmam Caferi Sadık aleyhisselam  şöyle buyurdu:</p>
<p>•    Kaim’in (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) kıyamından önce belirtiler  vardır: “Yüce Allah tarafından mümin kullarına belalar gelecektir. Bu  belirtiler nelerdir? Diye arzettim.</p>
<p>•    Buyurdu ki:</strong> <strong>O, ALLAH AZZE VE CELLE’NİN ŞU BUYRUĞUDUR. “SİZLERİ KORKU, AÇLIK,  MAL, CAN VE MAHSULLERİN EKSİLMESİ İLE MUTLAKA İMTİHAN EDECEĞİZ. VE  SABREDENLERİ MÜJDELE.”</strong></p>
<p><strong>•    Buyuruyor ki: Siz müminleri mutlaka imtihan edeceğiz.  Korku ile yani saltanatlarının sonlarına doğru filanca oğullarının  hükümeti ile korkutacağız. Ve açlıkla, yani mahsullerin pahalılığı ile.  Malların azalması yani, ticaretlerin kesat olması ve faziletinin  azalması. Canlar (ın azalması) yani, hızlı ve ani ölümler. Mahsuller(in  azalması) yani, çiftçiliğin azalması ve meyvelerin bereketinin azalması.  SABREDENLERİ MÜJDELE YANİ, İŞTE O  ZAMAN KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) ALEYHİSSELAM’IN ZUHURU İLE (ONLARI  MÜJDELE. </strong>Sonra bana buyurdu ki: Ey Muhammed! Bu onun  te’vilidir. (asıl mana ve yorumu budur). Allah azze ve celle buyuruyor  ki: “Onun tevilini sadece Allah ve ilimde derin olanlar bilirler.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    A’Lİ İMRAN  SURESİ’NİN, 83. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>PEKİ ONLAR,  ALLAH&#8217;IN DİNİNDEN BAŞKA BİR DİN Mİ ARIYORLAR? OYSA GÖKLERDE VE YERDE  HER NEAYA VARSA -İSTESE DE, İSTEMESE DE- O&#8217;NA TESLİM OLMUŞTUR VE O&#8217;NA  DÖNDÜRÜLMEKTEDİRLER.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Tefsir-i Ayaşi’de, İmam Musa Kazım&#8217;ın  nakliyle, bu ayetin Hz. Mehdi (a.s.)’a baktığı rivayet edilmektedir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HADİD SURESİ’NİN, 17. AYETİ:</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>BİLİN Kİ GERÇEKTEN ALLAH, ÖLÜMÜNDEN SONRA YERYÜZÜNE HAYAT  VERİR. ŞÜPHESİZ BİZ, UMULUR Kİ AKLINIZI KULLANIRSINIZ DİYE SİZE  AYETLERİ AÇIKLADIK. (Hadid Suresi, 17)</strong></p>
<p>Selam b. Müstenir de, İmam Muhammed Bakır (aa)&#8217;dan şu hadisi rivayet  etmiştir:</p>
<p><strong> &#8220;ALLAH TEALA, KIYAM  EDECEK HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ELİYLE YERİ DİRİLTECEKTİR. O (HZ.  MEHDİ (A.S.)), ADALET ÜZERE HALKI YÖNETECEKTİR. BÖYLECE YERYÜZÜ ZULÜMLE  ÖLDÜKTEN SONRA, HZ. (MEHDİ (A.S.)) ADALETLE TEKRAR DİRİLTECEKTİR.&#8221;   (Şeyh Tusi, Gaybet, s. 120; Duhayyil, el-Hz. Mehdi, s. 57)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HUD SURESİ’NİN 8. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Andolsun,  onlardan azabı sayılı bir topluluğa (veya belirli bir süreye) kadar  ertelesek,</strong> mutlaka: &#8220;Onu alıkoyan nedir?&#8221; derler.  Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek  değildir ve alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre  kuşatacaktır.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…İshak bin Abdülaziz’den:</p>
<p>İmam Caferi Sadık aleyhisselam “ONLARIN  UĞRAYACAKLARI AZABI SAYILI BİR ÜMMETE DEK ERTELERSEK ayeti  hakkında şöyle buyurdu:</p>
<p>Azap, Kaim aleyhisselam’ın (Hz  Mehdi (as)’ın) kıyamıdır. Sayılı bir ümmet ise Bedir’de savaşanların  sayısı kadar olan ashabıdır.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     BAKARA SURESİ’NİN 148. AYETİ</strong></p>
<p><strong>&#8230; Öyleyse hayırlarda yarışınız.  Her nerede olursanız, Allah sizleri bir araya getirecektir.</strong> Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…Ebu Basir’den:</strong></p>
<p><strong>İMAM CAFERİ SADIK  ALEYHİSSELAM “HAYIRLI İŞLERE DOĞRU KOŞUN, NEREDE OLURSANIZ OLUN ALLAH  HEPİNİZİ BİRDEN TOPLAR, BİRLEŞTİRİR </strong>ayeti hakkında şöyle  buyurdu: <strong>“Kaim (Hz Mehdi  (as)) ve ashabı hakkında nazil olmuştur. Allah onları (Hz Mehdi (as) ve  ashabını) vaatsiz olarak biraraya toplayacaktır.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     RAHMAN SURESİ’NİN 41. AYETİ</strong></p>
<p><strong>(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar,  simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…Ebu Basir</strong>’den:</p>
<p>İmam Caferi Sadık aleyhisselam <strong>“SUÇLULAR  ÇEHRELERİNDEN TANINACAK</strong> ayeti hakkında şöyle buyurdu: <strong>ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU  AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. (HZ. MEHDİ (A.S.))  ONLARI ÇEHRELERİNDEN TANIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI FİKREN  DARMADAĞIN EDECEK.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     FUSSİLLET SURESİ’NİN 53. AYETİ</strong></p>
<p><strong>BİZ  AYETLERİMİZİ HEM AFAKTA, HEM KENDİ NEFİSLERİNDE ONLARA GÖSTERECEĞİZ;   ÖYLE Kİ, ŞÜPHESİZ ONUN HAK OLDUĞU KENDİLERİNE AÇIKÇA BELLİ OLSUN. Her  şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Ebu Basir</strong> der ki: İmam  Muhammed Bakır aleyhisselama Allah azze ve cellenin bu ayetin tefsiri  soruldu: <strong>“PEK YAKINDA  ONLARA ALEMDEKİ VE CANLARINDAKİ DELİLLERİ GÖSTERECEĞİMİZ ZAMAN, SONUNDA  ONUN HAKK OLDUĞUNU ANLAYACAKLARDIR.”</strong> <strong>Şöyle  buyurdu:</strong> <strong>Onlara  nefislerindeki mesh (hayvanlaşma) gösterilecek ve alemin onlara artık  daraldığı gösterilecek. Böylece onlar Allah’ın kudretini hem kendi  nefislerinde hem de alemlerde göreceklerdir. “Sonunda onun hakk olduğunu  anlayacaklardır.” İşte o zaman Kaim’in (Hz Mehdi (as)’ın) zuhurdur. O  (Hz. Mehdi (a.s.)) Allah Azze ve Celle’den gelen hakktır ve bu halk onu  (Hz. Mehdi (a.s.)’ı) mutlaka görecektir.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     MAİDE SURESİ’NİN 54. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Ey iman  edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah  (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği  mü&#8217;minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise &#8216;güçlü ve onurlu,&#8217;  Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir  topluluk getirir. Bu, Allah&#8217;ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah  (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Süleyman bin  Haruni İcli şöyle der:</strong> İmam Caferi Sadık aleyhisseslam’ın şöyle  buyurduğunu duydum: <strong>“Bu emrin sahibinin (Hz Mehdi (as)’ın)  ashabı mahfuzdurlar,</strong> eğer halkın hepsi ölse dahi Allah onun (Hz.  Mehdi (a.s.)’ın) ashabını getirir. Allah azze ve celle onlar (Hz. Mehdi  (a.s.) ve ashabı) hakkında şöyle buyurmuştur: <strong>“Onlar ona karşı  kafir olsalarda, O’na öyle bir kavim vermişiz ki ona karşı kafir  olmazlar.” Allah onlar Hz. Mehdi</strong> <strong>(a.s.) ve ashabı)</strong> <strong>hakkında ayrıca  şöyle buyurmuştur: “Allah öyle bir kavim getirecek ki Allah onları </strong><strong>(Hz. Mehdi (a.s.) ve ashabını)</strong><strong> sever, onlar da  Hz. Mehdi (a.s.) ve ashabı getirir Allah’ı severler. Müminlere karşı  alçak gönüllü, kâfirlere karşı azizdirler.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     BAKARA SURESİ’NİN 249. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Talut, orduyla birlikte ayrıldığında  dedi ki: &#8220;DOĞRUSU ALLAH SİZİ BİR  IRMAKLA İMTİHAN EDECEKTİR. &#8230;&#8221;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu Basir şöyle der: İmam Caferi Sadık  aleyhisselam şöyle buyurdu: “Talut’un ashabı bir nehirle imtihan olunmuş  ve Allah onlar hakkında “Sizleri bir nehir ile deneyeceğiz.”  buyurmuştu. <strong>KAİM (HZ.  MEHDİ) ALEYHİSSELAM’IN ASHABI DA TIPKI ONUN GİBİ İMTİHAN OLUNACAKLAR.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ALİ İMRAN SURESİ’NİN 200. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Ey iman  edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah&#8217;tan  korkun. Umulur ki kurtulursunuz.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İmam Bakır (A.S.) bu ayette şöyle ma’na  vermişlerdi:</p>
<p>“Ey Muhammediler! Farzların edasında sabrediniz, düşmanlarınızın  eziyetlerinde musabere ediniz, birbirinize yardım ediniz, <strong>İMAMINIZ MEHDİ RESULE SIMSIKI  SARILINIZ.</strong>” <strong>Süleyman İbrahim, Meveddet  Pınarları, Hz. Muhammed Aleyhisselam ve Al-i Aba, On İki İmam, Hz. Mehdi  (a.s.) Resul Hakkındaki Ayet ve Hadisler, Çeviren: Adnan M. Selman, s.  219)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     TEVBE SURESİ’NİN 33. AYETİ</strong></p>
<p>Müşrikler istemese de O dini (İslam&#8217;ı) bütün  dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen  O&#8217;dur.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İmam Ca’fer Sadık Hz.leri bu ayet hakkında:</p>
<p><strong>“Vallahi! Kaim (Hz.  Mehdi (a.s.)) zuhur etmeden bu ayetin ma’nası tecelli etmez.</strong></p>
<p>Abaye bin Reb’i’den, Emirel Mü’minin Hz. Ali (k.v.) yukarıda  zikredilen ayet hakkında:</p>
<p>“Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a kasem ederim ki! Hiçbir köy  kasaba ve şehir kalmayacak ki, sabah akşam içinde, <strong>“Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne  Muhammeden Resullullah denmesin”</strong> buyurdu.</p>
<p><strong> </strong><strong> İmam  Zeynel-Abidin ve İmam Muhammed Bakır Hz.leri:</strong></p>
<p><strong> “Cenab-ı Hakk  muhakkak Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) ile İslam dinini bütün dinlere galip  getirecektir.”</strong> buyurdular.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>YUNUS  SURESİ’NİN 20. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Bir de derler ki: &#8220;Rabbinden üzerine bir  ayet (mucize) indirilse ya!..&#8221; De ki: &#8220;Gayb yalnızca Allah&#8217;ındır, siz bekleyedurun; ben de  sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.&#8221;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>&#8230;CA’FER  SADIK HZ.LERİ: “BU AYETTEKİ GAYB, HZ. MEHDİ (A.S.)’DIR </strong>buyurdular:</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HUD SURESİ’NİN 80. AYETİ</strong></p>
<p><strong>DEDİ Kİ:  &#8220;SİZE YETECEK GÜCÜM OLSAYDI VEYA SAĞLAM BİR YERE SIĞINABİLSEYDİM.&#8221;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Meali: <strong>Hz, Lut (a.s.) Allah’a  şikayet ederek kavmine hitaben: Ne vardı, size karşı gelmek için benim  bir kuvvetim olsaydı veya çok sarp bir kaleye sığınabilseydim.</strong></p>
<p><strong> İmam Ca’fer Sadık  Hz.leri: “Bu ayet-i kerimedeki Hz. Lut (a.s.)’ın temenni ettiği kuvvet,  Kaim’in (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) kuvveti, sığınmak istediği kale de Hz.  Mehdi (a.s.)’ın ashabı idi. ‘Rukn-i Şedid’ onlardır. Onlardan biri kırk  adam kuvvetindedir ve her birinin kalbi demir gibidir&#8230;.”  buyurmuşlardır.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     YUNUS SURESİ’NİN 110. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Öyle ki elçiler, umutlarını kesip  de, artık onların gerçekten yalanladıklarını sandıkları bir sırada  onlara yardımımız gelmiştir; biz kimi dilersek o kurtulmuştur.  Suçlu-günahkarlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri  çevrilmeyecektir.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Mufaddal’dan, Cafer Sadık Hz.lerinden,  babasından, babalarından, Emirel Mü’minin Hz. Ali’den (k.v.):</p>
<p><strong>Allah’ın nusratı (zaferi), ancak insanların ölümü yaşamaya  tercih ettikleri zaman gelir, Rabbimin Kitab-ı Celilinde şu ayette beyan  ettiği gibi:&#8230;</p>
<p>Ta ki peygamberler ‘Nusrat-ı mev’udenin hemen tecelli etmemesinden”  ümitsiz oldukları, yalana çıkarıldıklarını zannettikleri bir zamanda,  ansızın yardımımız (Hz. Mehdi (a.s.)) onlara yetişti. Biz istediğimizi  kurtarırız.</strong></p>
<p><strong> CENAB-I HAKK’IN  NUSRATI KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.) ) İLE GELECEK.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ENBİYA SURESİ’NİN 105. AYETİ:</strong></p>
<p><strong>Andolsun, biz Zikir&#8217;den sonra Zebur&#8217;da da:  &#8220;Şüphesiz Arz&#8217;a salih kullarım varisçi olacaktır&#8221; diye yazdık.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Biz bunu <strong>Levh-i Mahfuz’da</strong> yazdıktan sonra kasem  olsun Zebur’da da yazmıştık. Muhakkak Arza salih kullarım varis olur.</p>
<p><strong> Muhammed Bakır ve Ca’fer Sadık Hz.leri:</strong><br />
<strong>“BU AYETTE  ZİKREDİLENLER, KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) VE ASHABIDIR” BUYURDULAR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     HAC SURESİ’NİN 41. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Onlar ki,  yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru  namazı kılarlar, zekatı verirler, ma&#8217;rufu emrederler, münkerden  sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah&#8217;a aittir.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu’l Carud’dan:</p>
<p><strong> &#8230; O zulm ile yurdlarından çıkarılan kimselere, eğer arzda  yer verirsek, ‘onlar (Hz. Mehdi (a.s.) ve ashabı) iktidar sahibi olunca  şımarmazlar”, namazlarına devam ederler, zekatlarını verirler, ma’rufu  emrederler ve kötülükten nehyederler. Bunların bütün umurunun akıbeti  Allah’a aittir.</strong></p>
<p><strong>İmam Bakır Hz.leri :  “BU AYET HZ. MEHDİ (A.S.) VE ASHABI HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. ALLAH  ONLARI DOĞUDAN BATIYA KADAR, BÜTÜN DÜNYAYA SAHİB YAPACAK, İSLAM’I  ONLARLA YÜCELTECEK, ZULÜMDEN VE BİD’ATDEN ESER KALMAYACAK. “</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     ZARİYAT SURESİ’NİN, 23. AYETİ</strong></p>
<p><strong>İşte, göğün ve yerin Rabbine  andolsun ki, </strong> <strong> ŞÜPHESİZ, O (SİZE VA&#8217;DEDİLEN) SİZİN  (ARANIZDA) KONUŞTUKLARINIZ KADAR, ELBETTE KESİN BİR GERÇEKTİR.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>“Meali: <strong>Semaların ve arzın Rabbi  hakkı için </strong><strong>şüphesiz  o (Hz. Mehdi (a.s.)), söylediğiniz söz gibi haktır.</strong></p>
<p>Bu ayette de Cenab-ı Hakk: <strong>“SEMAVATIN  VE ARZIN RABBİNE YEMİN EDERİM Kİ, KAİM’İN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  ZUHURUNUN VA’Dİ, KONUŞTUĞUNUZ SÖZ GİBİ ŞÜPHESİZ VE HAKDIR” buyuruyor.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•    RUM  SURESİ’NİN 4., 5. AYETLERİ</strong></p>
<p><strong>&#8230;Ve o gün mü&#8217;minler sevineceklerdir.  Allah&#8217;ın yardımıyla.</strong><strong> O, dilediğine yardım eder&#8230;</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>İmam Ca’fer Sadık (a.s.) bu ayet hakkında:  “KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) ZUHUR EDİNCE, MÜ’MİNLER ALLAH’IN NUSRATI İLE  FERAHLANACAKLAR” buyurdu.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>•     FUSSİLET SURESİ’NİN 53. AYETİ</strong></p>
<p><strong>Biz  ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz;   öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her  şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Ebu Basir’den: İmam Bakır  hazretlerine bu ayet hakkında sorulduğunda şöyle buyurdular: “İçlerinde  ve dışlarında</strong> <strong>Allah’ın  acib ve garib mu’cizelerini görecekler ki, HZ. MEHDİ (A.S.)’IN  ZUHURUNUN HAK OLDUĞUNA İNANACAKLAR. BUNDA HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ  KALMAYACAK.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/99.gif" alt="" /></p>
<p><em>05 Temmuz 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/buyuk-islam-alimleri-kuranda-hz-mehdi-a-s-a-ve-islam-ahlakinin-dunya-hakimiyetine-isaret-eden-bazi-ayetleri-soyle-serh-etmislerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.) yeşil gözlü ve sakalı yanlarda az olan bir kişi olacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-yesil-gozlu-ve-sakali-yanlarda-az-olan-bir-kisi-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-yesil-gozlu-ve-sakali-yanlarda-az-olan-bir-kisi-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 22:09:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahm]]></category>
		<category><![CDATA[Bihar]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Envar]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hilal]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Kutuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Naim]]></category>
		<category><![CDATA[Nurul]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[Pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[Saim]]></category>
		<category><![CDATA[Sik]]></category>
		<category><![CDATA[Siktir]]></category>
		<category><![CDATA[Trc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.) yeşil gözlü ve sakalı yanlarda az olan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.) yeşil gözlü ve sakalı yanlarda az olan bir  kişi  olacaktır</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O  ((HZ. MEHDİ  (A.S.))YEŞİL GÖZLÜ</strong>, <strong>HİLAL  KAŞLI, KIVRIK  BURUNLU, SIK SAKALLI,</strong> <strong>SAĞ YANAĞINA DOĞRU SAKALSIZ</strong> <strong>BİR  GENÇTİR.</strong>(Mehdi ile ilgili gelen haberler, <em>(Nurul Ebsar)Ehl-i Beyt &amp;   Oniki İmam, Kutuplar ve Mezhep İmamlarının Menkıbeleri Şeblenci   (1250),Tercüme: Saim Güngör, (Pamuk Yayıncılık Nisan 2004 Cilt: 628 77   93) s. 588-589</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen  hadislere göre Hz. Mehdi  (a.s.)’ın dış görünüşü ile ilgili olarak çok  önemli bilgiler  vermektedir.</p>
<p><strong>1.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O  (HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> <strong>YEŞİL GÖZLÜ…..BİR  GENÇTİR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olarak bildirilen  hadis-i şeriflere Hz.  Mehdi (a.s.)’ın gözleri yeşil olacaktır.</p>
<p><strong>2.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O ((HZ.  MEHDİ (A.S.)) … HİLAL KAŞLI, … BİR GENÇTİR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ı insanlara tanıtacak olan  özelliklerinden biri,  kaşlarının kavisli olmasıdır:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>“(HZ. MEHDİ (AS)’IN) KAŞI KAVİSLİDİR.” </strong>(Muhammed   B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, “Kıyamet Alametleri” Pamuk Yayınları,   Trc. Naim Erdoğan, s. 163)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>3.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O ((HZ. MEHDİ (A.S.)) … KIVRIK  BURUNLU…BİR GENÇTİR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen  hadislere göre Hz. Mehdi  (a.s.) ‘ın burnu küçük ve düzgün olacak  burnunun orta bölümünde belli  belirsiz bir çıkıntı olacaktır:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>“HZ. MEHDİ (AS)’IN)</strong> Saçı  sıktır, alnı geniştir ve  alnında hafif içbükeylik vardır. B<strong>URNU KÜÇÜKTÜR VE TAM KÖPRÜ   BÖLÜMÜNDE ÇOK KÜÇÜK BİR ÇIKINTISI VARDIR</strong>…” (Bihar-ül  Envar, c.  13)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>4.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O  ((HZ. MEHDİ (A.S.))</strong><strong>… SIK SAKALLI, …BİR  GENÇTİR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın sakalı, çok dikkat çekici  güzellikte ve gür  olacaktır:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>“(HZ. MEHDİ (AS)’IN) SAKALI SIKTIR.”</strong>(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, “Kıyamet Alametleri”   Pamuk Yayınları, Trc: Naim Erdoğan, s. 163)</p>
<p><strong>“(HZ. MEHDİ (AS)’IN) SAKALI BOL VE SIK OLACAKTIR.”</strong></p>
<p>(Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdi’nin Alametleri,   El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>5.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O  ((HZ. MEHDİ (A.S.)) … SAĞ YANAĞINA DOĞRU SAKALSI BİR  GENÇTİR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.) ile  ilgili verdiği bir  diğer detay da, Mehdi (a.s.)’ın sakal cinsinin ince  yapılı olduğu;  şekil olarak da yanlardan az yani yanağı boyunca ince  olarak inen,  aşağı kısmı ise uzun olacak bir şekle sahip olduğudur.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Temim oğullarından <strong>ORTA BOYLU, ESMER, MECZUM (HAFİF  SAKALLI), KEVSEC  (SAKALI YANLARDA AZ, AŞAĞI TARAFI UZUN OLAN; DİĞER BİR  MANASI DA YEMEN  ASILLI) BİR ADAM Kİ, ona Şuayb bin Salih denilir.  BEYAZ ELBİSELİ, SİYAH  SANCAKLI 4000 KİŞİNİN KUMANDANIDIR.</strong> Hz.  Mehdi (a.s.)’ın  öncüsü olur ve kiminle fikri mücadeleye girerse, harbde  kim ona karşı  çıkarsa onu mağlup eder**.<br />
<strong>(Fetava-i Hadîsiyye, İbn-i Hacer-i Heytemi-41)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><img title="Hz. Mehdi (a.s.) yeşil gözlü ve sakalı yanlarda az olan bir kişi  olacaktır" src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/107.gif" alt="107 Hz.  Mehdi (a.s.) yeşil gözlü ve sakalı yanlarda az olan bir kişi olacaktır" /></strong></p>
<p><em>26 Haziran 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-yesil-gozlu-ve-sakali-yanlarda-az-olan-bir-kisi-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük ehl-i sünnet alimi Suyuti Hazretleri, dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğuna ilişkin sahih hadisleri kitabında nakletmiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/buyuk-ehl-i-sunnet-alimi-suyuti-hazretleri-dunyanin-omrunun-7000-yil-olduguna-iliskin-sahih-hadisleri-kitabinda-nakletmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/buyuk-ehl-i-sunnet-alimi-suyuti-hazretleri-dunyanin-omrunun-7000-yil-olduguna-iliskin-sahih-hadisleri-kitabinda-nakletmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 10:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Amr]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Yahya]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ehli]]></category>
		<category><![CDATA[Elf]]></category>
		<category><![CDATA[Esile]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tahki]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=185</guid>
		<description><![CDATA[Büyük ehl-i sünnet alimi Suyuti Hazretleri, dünyanın  ömrünün 7000 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Büyük ehl-i sünnet alimi Suyuti Hazretleri, dünyanın  ömrünün 7000 yıl olduğuna ilişkin sahih hadisleri kitabında nakletmiştir</h3>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>1. </strong>Büyük ehl-i  Sünnet alimi Suyuti Hazretleri; <em><strong>Elkesfu An mucavezeti  Hazihilumme el Elf ve Elluma fi Ecvibeti el&#8217;-Esile</strong></em> adlı  eserinin (İmam Celaleddin Suyuti, şerh ve Tahki: Said Muhammed Lahham,  Beyrut-Lübnan) Arapça orjinalinde Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi  şeriflerine yer vermiştir. Bu eserin 10. sayfasında yer alan aşağıdaki  iki hadiste Peygamberimiz (s.a.v.), Dünya’nın ömrünün 7000 yıl olduğunu  açık bir şekilde bildirmiştir. <strong>Bu hadisler herhangi bir kişi  tarafından değil ehli Sünnet ulemasının büyük alimlerinden olan Suyuti  Hazretleri tarafından nakledilmiştir:</p>
<p></strong></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/makale_01_clip_image002.jpg" alt="" width="273" height="385" /></strong></span></p>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/makale_01_clip_image004.jpg" alt="" width="514" height="338" /></p>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/makale_01_clip_image006.jpg" alt="" width="514" height="358" /></p>
</div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">Amr bin Yahya, ens  hakkında elala’ bin Zeyd’e bildirdik Allah ondan razı olsun dedi ki: </span><strong><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Allah’ın Resulu dedi ki (S.A.V): DÜNYANIN ÖMRÜ AHİRET  GÜNLERİNDEN YEDİ GÜNDÜR. Yüce Allah dedi ki: Gerçekten senin Rabbinin  katında bir gün sizin saymakta olduğunuz bin yıl gibidir.</span>1</span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ettaberani Elkebiyr de  dedi ki: Ahmed bin Ennadril askeri ve Ceafer bin Muhammedul Aryani’ye  (veya uryani de olabilir) bildirdik (haber verdik) ikisi de dediler ki:  Elveliyd bin Abdul Melik bin Serhul Sahrani’ye haber verdik, Süleyman  bin Ataul Kureyşilharbi haber verdik, Sullemetu bin Abdillahil Cehni  hakkında Amr bin ebi Şeceati bin Rabiil Cehni hakkında Eddehhak bin  Zemlil Cehni dedi ki:</span><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
Bir rüya gördüm, onu Resulullah’a (S.A.V.) anlattım.  Kendindeki sözü zikretti: Ya Resulullah birden ben seninle içinde yedi  derece olan bir minberin (kürsünün) üzerindeyim, sen onun en yüksek bir  derecesindesin, (S.A.V.) dedi ki: İçinde yedi derece olan minbere  gelince, ben onun en yüksek bir derecesindeyim, <span style="text-decoration: underline;">DÜNYA İSE YEDİ BİN  SENE&#8230;</span></span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> <strong></p>
<p>2.</strong> İmam Ahmed İbni Hanbel gibi birçok alimin Peygamberimiz  (s.a.v.)’den naklettikleri bir hadiste Peygamberimiz (s.a.v.)’e kadar  dünyada geçen zamanın 5600 yıl olduğu bildirerek insanlık tarihinin  başlangıcı hakkında önemli bir bilgi vermiştir:<strong></p>
<p></strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td align="left"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ahmed İbni  Hanbel İlel’inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed’den, O da  Vehb’den rivayet etti: </span><strong><span style="font-size: small;"><br />
<span style="font-family: Verdana;">DÜNYADAN BEŞ BİN ALTI YÜZ YIL  GEÇMİŞTİR.</p>
<p>(Ali B. Hüsameddin el-Muttaki, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il  Mehdiyy-il Ahir zaman, sf. 89)</span></span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-size: small;"> <strong></p>
<p></strong><span style="font-family: Verdana;">(Aşağıda yer alan küpür Ali B. Hüsameddin  el-Muttaki Hazretleri’nin, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir  zaman adlı eserinin Sayın Dr. Suat Arusan tarafından hazırlanan Türkçe  çevirisinin sf. 89’da yer alan ilgili kısmıdır.)</p>
<p></span></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/makale_01_clip_image007.jpg" alt="" width="444" height="169" /></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"></p>
<p><strong>3.</strong> Büyük ehl-i Sünnet alimi <strong>Berzenci Hazretleri</strong> ise Hicri 1500’lü yıllar içinde kıyametin kopmasının Allah’ın izniyle  beklendiğini ifade etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)<br />
<strong></p>
<p></strong> </span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-size: x-small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">BU ÜMMETİN ÖMRÜ BİN SENEYİ GEÇECEK, FAKAT BİN BEŞ YÜZ SENEYİ  AŞMAYACAKTIR&#8230;</p>
<p>(Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed b. Resul  el-Hüseyni el-Berzenci, Pamuk Yayıncılık, İstanbul, 2002, sf. 299)</span></span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> <strong></p>
<p></strong>Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadise dayalı olarak  Suyuti Hazretleri ise yaptığı açıklamada şöyle belirtmektedir:</p>
<p></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>BENİM ÜMMETİMİN  ÖMRÜ 1500 SENEYİ PEK GEÇMEYECEK.</p>
<p>(Suyuti, el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu,  el-havi lil Fetavi, Suyuti. 2/248, tefsiri Ruhul Beyan. Bursevi.  (Arapça) 4/262, Ahmed bin Hanbel, Kitâbu’l-İlel, sf. 89)</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"></p>
<p>Tüm bu hadisi şerifler değerlendirildiğinde, Dünyanın ömrünün 7000 yıl  olduğu Peygamberimiz (s.a.v.)’e kadar bu ömrün, 5600 yılının geçtiği ve  ümmetin ömrünün 1500’ü geçmeyeceği açık bir şekilde anlaşılmaktadır.<br />
<strong></p>
<p></strong></span><strong>_______________________________________________________<br />
</strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong></p>
<p>1. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta  olduklarınızdan bin yıl gibidir. (Hac Suresi, 47)</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/buyuk-ehl-i-sunnet-alimi-suyuti-hazretleri-dunyanin-omrunun-7000-yil-olduguna-iliskin-sahih-hadisleri-kitabinda-nakletmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HZ. İSA (A.S) VE HZ. MEHDİ (A.S)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-ve-hz-mehdi-a-s.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-ve-hz-mehdi-a-s.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 12:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Adil]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Hakem]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz Eti]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Haram]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Mace]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Hz.  İsa (a.s.)&#8217;nın inmesine Dair Hadisler Tevatür Derecesindedir
Tevatür: Kuvvetli ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz.  İsa (a.s.)&#8217;nın inmesine Dair Hadisler Tevatür Derecesindedir</strong></p>
<div><strong>Tevatür: Kuvvetli haber,                  içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan                  kuvvetli haber. (Büyük  Lugat-Tur-Dav,                    3003)</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="155"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Şevkani                         de Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın ineceğine dair                        hadislerin sayısının 29&#8242;a ulaştığını                        söyleyerek bunları bir bir nakletmiş                        ve sonunda : Bizim naklettiğimiz                        hadisler görüldüğü gibi </strong><strong>tevatür haddine  ulaştı. Bu beyanımızla                        şu sonuca varılıyor ki, beklenen                        Mehdi hakkındaki hadisler, deccal                        hakkında hadisler ve Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın                        inmesine dair hadisler mütevatirdir                        demiştir.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace, 10/338</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Kıyametin                          büyük alametlerinden biri olmak                          üzere ahir zamanda Hz.İsa (Aleyhisselam)&#8217;ın                          gökten yere ineceğini bildiren                          hadisler </strong><strong>tevatür derecesindedir.<br />
Sahih-i Müslim, 2/58</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Allah                          Resulu (sav)&#8217;den </strong><strong>mütevatir olarak rivayet  edilen hadislere                          göre Allah&#8217;ın Resulu (sav),                           Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın kıyamet gününden                          önce adaletli bir imam ve hakem                          olarak ineceğini haber vermiştir.<br />
Ibn-i Kesir, Hadislerle Kur&#8217;an                          Tefsiri, 13/7163</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
<a name="48"></a>Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın      Geleceğini Bildiren Sahih Hadisler</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="247"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Ebu                                                    Hureyre şöyle demiştir  : Resulullah                                                    (sav) buyurdu ki:<br />
Hayatım elinde olan  Allah&#8217;a yemin                                                    ederim ki, </strong><strong>Meryem  oğlu (İsa                                                      Aleyhisselam)&#8217;ın  adil bir hakim                                                      olarak sizin içinize  inmesi<br />
Sahih-i Müslim, 6/532</strong> muhakkak yakındır. O, salibi (haçı)                                                    kıracak (haça   tapınmayı kaldıracak), domuzu öldürecek (domuz  eti yemenin haram  olduğunu bildirecek), cizyeyi                                                    kaldıracaktır, mal o  kadar çoğalıp                                                    taşacak ki, hiç kimse  mal kabul                                                    etmez olacaktır.<strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Ebu                                                      Hüreyre (r.a.)&#8217;den  rivayet edilmiştir                                                      : Resulullah  (s.a.v.) buyurdu                                                      ki:<br />
Benliğime hakim olan  zata yemin                                                      ederim ki, </strong><strong>Meryem&#8217;in  oğlunun                                                        adaletli bir hakem  olarak size                                                        inmesi pek  yakındır. O, Haç&#8217;ı                                                      kıracak (haça   tapınmayı kaldıracak), domuzu öldürecek (domuz  eti yemenin haram  olduğunu bildirecek), cizyeyi                                                      kaldıracak; mal  çoğalacak ki,                                                      kimse onu kabul  etmeyecektir.<br />
Sünen-i Tirmizi,  4/93</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Ebu                                                      Hüreyre&#8217;den rivayet  edildiğine                                                      göre; Peygamber  (s.a.v.) şöyle                                                      buyurdu :<br />
</strong> <strong>İsa  bin Meryem adil bir                                                      hakim ve adaletli  bir imam (devlet                                                      başkanı) olarak  (gökten yere) </strong><strong>inmedikçe kıyamet kopmayacaktır.                                                      O, (indiğinde) haçı  kıracak (haça  tapınmayı kaldıracak), domuzu                                                      öldürecek (domuz   eti yemenin haram olduğunu bildirecek), cizyeyi kaldıracaktır.                                                      Mal da o kadar  çoğalacaktır ki                                                      hiç bir kimse mal  kabul etmeyecektir.<br />
Sünen-i Ibni Mace,  10/340</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>. .</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="779"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Resulullah                                                    (s.a.v.) buyurdu ki:</strong><strong>İsa bin Meryem (a.s.)  benim ümmetim                                                    içinde;</strong></p>
<p><strong>1- adaletli bir hakim  ve (yönetimde)                                                    adil bir imam olacak,</strong></p>
<p><strong>2- haçı kırıp ezecek  (haça  tapınmayı kaldıracak) ve domuzu                                                    öldürecektir.</strong></p>
<p><strong>3- (Zimmilerden)  Cizyeyi kaldıracak,</strong></p>
<p><strong>4- ve zekatı  terkedecektir. Artık                                                    ne koyun, keçi, sığır  sürüsü ne                                                    de deve sürüsü üzerine  zekat memuru                                                    çalıştırılmayacaktır.</strong></p>
<p><strong>5- Kap su ile dolduğu  gibi yeryüzü                                                    barışla dolacaktır.</strong></p>
<p><strong>6- Din birliği de  olacak, artık                                                    Allah&#8217;tan başkasına  tapılmayacaktır.<br />
Sünen-i Ibni Mace,  10/334</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>1-  Hz. İsa (a.s.)                                                      adaletli bir  yönetici olacaktır.</strong></p>
<p><strong>2- Hadiste Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın haçı                                                      kırıp (haça   tapınmayı kaldıracak), domuzu öldüreceği (domuz  eti yemenin haram  olduğunu bildirecek) belirtilmiştir.                                                      Serhü&#8217;s Sünne&#8217;de ve  başka hadis                                                      kitaplarında; Hz.Hz.  İsa (a.s.)&#8217;ın                                                      tahrif olmuş,  aslından uzaklaşmış                                                      olan Hıristiyanlığı  iptal ederek                                                      Ser-i Şerifimizle  (İslamiyetle)                                                      hükmedeceği  belirtilmiştir. Hz.Hz. İsa (a.s.) tekrar geldiği zaman teslis                                                      inancı haça tapınma,  ruhbaniyet&#8230;                                                      gibi Hıristiyanlığın  da esasında                                                      bulunmayan  hurafeleri kaldıracak,                                                      bu dini indirildiği  ilk haline                                                      döndürecektir.<br />
Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın  domuzu öldürmesine                                                      dair cümlenin manası  da şöyledir                                                      : O, domuz beslemeyi  ve yemeyi                                                      yasaklayacak ve  öldürülmesini                                                      emredecektir. Artık  yeryüzünde                                                      domuz bırakmayacak  ve böylece                                                      domuzun yenilmesini  de tamamen                                                      önleyecektir.</strong></p>
<p><strong>3- Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın  cizyeyi, yani Ehl-i Kitab&#8217;tan alınan vergiyi kaldırmasına dair cümle de  şöyle yorumlanmıştır : Yani Hz. İsa (a.s.), Ehl-i Kitap olan insanları  İslam dinine davet edecek ve böylece cizye vermelerini kabul  etmeyecektir.</strong></p>
<p><strong>Diğer bir yorum  şekli de şöyledir                                                      : Cizye hiç bir  gayr-i müslimden                                                      alınmayacaktır. Bu  nedenle cizye                                                      almaya da gerek  kalmayacaktır.                                                      Çünkü cizye  müslümanların ihtiyaçlarında                                                      kullanılmak üzere  alınır. İhtiyaç                                                      kalmayınca cizye  almaya da gerek                                                      kalmaz.</strong></p>
<p><strong>4- Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın  zekatı terketmesi                                                      de malın bolluğu ve  zekata müstahak                                                      fakirin kalmaması  sebebiyledir.                                                      Bu hüküm de cizye  ile ilgili hüküm                                                      gibidir. Yani Hz.  İsa (a.s.) İslam                                                      dininin koymuş  olduğu zekat hükmünü                                                      kaldıracak değildir.  Böyle bir                                                      mana düşünülemez.  Maksad şudur                                                      : Yüce dinimiz,  zekat müessesesini                                                      o döneme kadar  tatbik edilmek                                                      ve o dönemde gerek  kalmayacağından                                                      tatbik edilmemek  üzere koymuştur.                                                      Hz. İsa (a.s.) da  İslam&#8217;ın konulmuş                                                      hükümlerini tatbik  edecektir.</strong></p>
<p><strong>5- Hz. İsa (a.s.)  zamanında, bütün dünyayı hakimiyeti altına almış olan   Mesih-i Deccal�n fikir sistemi yok edilecek ve  dünyadaki hakimiyeti  tam anlamıyla son bulacaktır. Masonluk  v.s. gibi nifak odakları tamamen  yok edilecek, bütün dünya huzur içinde yaşayacaktır.</strong></p>
<p><strong>6- Bir hadis-i  şeriflerinde Resul-i                                                      Ekrem (sav)  Efendimiz şöyle                                                      buyurmuştur :</strong></p>
<p><strong>Muhakkak O yeryüzüne  inecektir&#8230;                                                      İnsanları İslama  davet edecektir.                                                      O&#8217;nun zamanında  Allah Teala İslam                                                      dışında bütün  dinleri kaldıracak.<br />
Tezkiret-il Kurtubi, 499</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Yukarıdaki hadislerde Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın yeryüzüne  indiriliş                  alameti olarak bildirilen durumların hiçbirisi  gerçekleşmemiştir.                  Hıristiyanlık bozulmus, tahrif edilmiş şeklini muhafaza                  etmekte, teslise (üçleme) inanılmakta, haram olmasına  rağmen domuz eti yenmektedir.                  Dünya karışıklıklar içindedir; huzur, güven, barış                  ortamı yoktur, savaşlar, iç savaşlar devam etmektedir.                  Bolluğun aksine yokluk hakimdir. Bu durumda Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın                  henüz zuhur etmediği  anlaşılmaktadır.    Fakat bu üstün  Peygamber�n geliş zamanı çok yakındır. Peygamberimiz  (sav)�en rivayet edilen  hadisler ve din alimlerinin verdikleri  bilgiler, Hz. İsa (a.s.)�n, Hz. Mehdi  (a.s.) ile Hicri 14. yüzyılda  dünyaya tekrar geleceğini müjdelemektedir. İçinde  bulunduğumuz yüzyıl,  Hicri 14. yüzyıldır.</strong></p>
<p><strong><a name="49"></a>Hz.  İsa (a.s.)                                  Ve Mesih Deccal</strong></p>
</div>
<p><strong>Mesih-i Deccal: Hakki                  batıl, batılı hak gösteren. Sahih hadislerin  haberleriyle,                  ahirzamanda gelecek ve Allah&#8217;ı (c.c.) inkar edip  kendisinin                  ilah olduğunu iddia edecek, dünyayı fesada verecek,                  tek gözlü  bir şahıstır.<br />
Büyük LUGAT TÜR-DAV</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="32"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Her                                      biri Allah&#8217;ın resulu olduğunu                                      iddia eden otuza yakın yalancı </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">deccal</span> gönderilmedikçe                                      kıyamet kopmayacaktır.</strong><strong>Sünen-i Tirmizi, 4/82</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong><br />
Hz. İsa (a.s.) çıkmadan önce birçok sahte <span style="text-decoration: underline;">Mesih                    (deccal)</span> çıkacaktır:</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) ilk defa                   göğe alındığı haliyle yeryüzüne bırakılacağından,                  O&#8217;nun zamanında annesi, babası olan; doğup büyüyen                  33 yaşına gelmiş bir kimsenin Hz. İsa (a.s.) olma  ihtimali                  yoktur. Ondan evvel çıkan sahte Mesihlerin  (deccallerin),                  o devirde anne ve babaları olacaktır. Doğup, büyüyüp                  belli bir yaşa geldikten sonra sahtekarca  kendilerinin                  Hz. İsa (a.s.) olduğunu iddia edeceklerdir. Fakat  dikkatli,                  ferasetli, kültürlü, akıllı insanlar bu yalanları                  farkedip, onlara aldanmayacaklardır. Bu, deccalin,  dünyaya  hakim olmak için materyalist-marksist stratejiyi kullandığı  döneme denk  gelmektedir.</strong></p>
<p><strong>Deccal, bu sefer  dünyaya                  hakim olmak için tekrar strateji değiştirecek, dünyada                  materyalizme galip gelmiş olan &#8220;Yaratılış&#8221; inancını                  kendi menfaati doğrultusunda kullanmak isteyecektir.    Yaratılış inancını insanlara karşı kullanacak, Allah adına ortaya   çıkacak, hatta peygamber olduğunu iddia edecek, fakat ortaya çıkan  fitneden  onun deccal olduğu anlaşılacaktır.</strong></p>
<div><strong> Mesih-i Deccal hipnotizma, manyetizma ve sihir türünden                  bazı yöntemleri kullanarak birçok istidracı (*)  harikalar                  gösterecek, kendisinin Beklenen                  Mesih [yani Hz.  İsa (a.s.)] olduğunu iddia edecektir.  (Mesih, Hz. İsa (a.s.)�n lakabıdır.)</strong></div>
<p><strong>Değerli İslam alimi  Bediüzzaman Said Nursi, Mesih-i Deccal�n aldatıcı  yönünü şu şekilde  belirtmiştir:</strong></p>
<p><strong>Ve onların başına geçen                               en büyükleri, ispirtizma (hipnotizma) ve  manyetizmanın                              hadisatı nev&#8217;inden müdhiş harikalara mazhar  olan Deccal                              ise daha ileri gidip cebbarane suri  hükümetini bir                nevi rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilan eder. Mehdi  ve Deccal, Şaban Döğen, s. 74-75</strong></p>
<p><strong>Üstad&#8217;ın da  sözünde  belirttiği gibi, Deccal hipnotizma ve büyü gösterileri gibi   aldatmacalarla yeterince bilgi sahibi olmayan veya imanen zayıf olan pek  çok kişiyi  kandırabilir. Özellikle de bütün Hıristiyan dünyasının Hz.  İsa&#8217;yı ve  Yahudilerin de Mesihi bekledikleri bir dönemde, Deccal&#8217;in  gösterdiği yalancı  mucizeler ve hileleri, pek çok kişinin Deccal&#8217;e  aldanmasına neden olabilir.</strong></p>
<p><strong>Kendisine Mesih diyen Mesih-i Deccal, halen  dünyanın pek çok ülkesinde teşvik edilen ve meşru gösterilen  ahlaksızlığı, cinsi sapıklığı, homoseksüelliği                              daha da teşvik edecektir.  Onun kendilerine  fayda  getirdiğini zanneden, onun oyununa aldanan, gösterdiği cehennem  hayatını cennet  zanneden pek çok kişi O&#8217;na katılacaklardır. Deccal,  sahte peygamber görünümü  ile dindarları da etkilemeye çalışacak ama  gerçekte onlar arasında ayrılık çıkarmaya,  onları güçsüz düşürmeye,  hatta onları büyük müsibetlere uğratmaya çalışacaktır.  Deccal, samimi  dindar Müslüman, Hıristiyan ve Musevilerin en büyük düşmanı  olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Yanlış yönlendirilmiş bazı  Hıristiyanlar                               o devirde Hz.İsa (as)&#8217;ı beklediklerinden  dolayı, O&#8217;nu tahrif                              edilmiş, değiştirilmiş İncil&#8217;deki vasıfları  ile bekleyeceklerdir.                              Mesih-i Deccal de tam onların hayal  ettikleri gibi                              istidracı harikalıklar gösterecektir.   Örneğin, Hz. İsa (a.s.)� Yüce Rabbimiz�n bahşettiği üstün mucizevi   özelliklere sahip olduğunu iddia edecek, bir                              şahsa hipnoz telkini ile ölmüş annesini  konuşur halde                              gösterecektir. Ayrıca yine sihir ve  hipnozla, annesinin                              O&#8217;na katılmasını tavsiye ettiğini kendisine  işittirecektir.                              Görme ve işitme halüsinasyonları olacaktır.  (Dışarıdan                              bakan sihirin etkisinde olmayan bir kişi ise  o görüntüyü                              göremeyecektir.)</strong></p>
<p><strong>Deccal, önce beklenen  Hz. İsa (a.s.) olduğunu iddia edecek, ardından da Hıristiyanlığın   teslis inancındaki gibi Allah&#8217;ın kendisine hulül ettiğini (içine  girdiğini)  söyleyerek ilahlığını ilan edecektir (Allah� tenzih ederiz).  Bu sapkın yöntemi kullanarak  dünyada muazzam bir taraftar kitlesi  kazanacaktır. Daha çok keyfe ve zevke  yönelik, ahlaksızca ögretileri ve  tavsiyeleri olacağı için taraftarlarının sayısı  daha da artacaktır.</strong></p>
<p><strong>Böyle  azgınlığın arttığı  bir devrede İslam alemi de Hz. Mehdi (a.s.)�n liderliğinde  birleşmiş  olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), her ne kadar Hıristiyan alemini  &#8220;Sahte  Mesih&#8221;e karşı uyaracaksa da, Hıristiyanlar, tam bekledikleri tarzda   iddialarda bulunmasından, bekledikleri zamanda zuhur etmesinden ve  İstidrac  nevinden birçok harikalıklar göstermesinden dolayı bu izahlara   aldırmayacaklardır.</strong></p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.),  deccalin  gösterdiği istidracı harikalıkları bozma konusunda bir öncü olacak ama   deccalin kirli oyunu yine de sona ermeyecektir. O halüsinasyonlardan  oluşan  istidracı harikalıkları ve deccalin bu sinsi oyununu tamamen  ortadan  kaldıracak, onun fikir sistemini yok edecek olan Hz.  İsa  (a.s.) olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman,  bu gerçeği  şöyle izah eder:</strong></p>
<p><strong><em>Sihir                   ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidracı harikalarıyla                   kendini muhafaza eden ve herkese teshir eden (etkisi                  altına alan) o dehşetli Deccal&#8217;i öldürebilecek,  mesleğini                  değiştirecek; ancak harika ve mu&#8217;cizatlı ve umumun                  makbulu bir zat olabilir ki; O zat, en ziyade alakadar                  ve ekser insanların peygamberi olan Hazret-i İsa  Aleyhisselamdır. </em><br />
<em>Mektubat, 53</em></strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="42"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>İşari                                                  manada ayet mealleri</strong><strong>26/32- Bunun                                                                           üzerine asasını bırakıverdi, bir                                                                           de (ne görsünler) o, açıkça bir                                                                           ejderha oluverdi.</strong></p>
<p><strong>7/117- Biz de Musa&#8217;ya: &#8220;Asanı                                                                           fırlatıver&#8221; diye vahyettik. (O                                                                           da fırlatıverince) bir de baktılar                                                                           ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp                                                                           yutuyor.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong>Hz. Musa (a.s.)  o zamanın                              deccallerinin isdidraclarını ancak mucize  ile yok                              etmişti.</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="42"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>&#8230;O&#8217;nun [Hz. İsa (a.s.)'ın] nefesinin  kokusunu duyan hiçbir kafirin ölmemesi mümkün değildir. Deccal&#8217;in  yalancı olduğu etrafa dalga dalga yayılacaktır. Deccaliyet perişan  olacak fikir sistemi yok edilecektir.</strong><strong>Sünen-i Ibn-i Mace, 10/323</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="40"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Hz. İsa (a.s.) </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">Deccal</span>&#8216;a nihayet                                                     Lud kapısı yanına  yetişecek ve                                                    onu öldürecektir.</strong><strong>Sünen-i Tirmizi, 4/105</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.)  Lud  kapısında Mesih-i Deccal ile karşılaşacak,  onu tartışarak yenecektir;  Deccali  öldürmesinden kasıt onun fikir sistemini yok etmesidir. Hz.  Musa (a.s.)�a aynı  şekilde Firavun&#8217;un fikir sistemini yok etmişti. Hz.  İbrahim (a.s.) ise Nemrud&#8217;un  fikir sistemini yok etmişti. Hz. Mehdi  (a.s.) süfyanın şahsını değil fikir  sistemini yok edecek, Hz. İsa  (a.s.) da, Mesih-i Deccal&#8217;in  fikir sistemini ortadan kaldıracaktır.  Önemli olan da, ebette ki bu şahısların  yaydığı sapkın ideolojinin,  toplumları helake götüren kirli fikir sisteminin  ortadan kalkmasıdır.</strong></p>
<p><strong>Deccali yenip  fikir sistemini ortadan  kaldıracak olan Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın gerçek Mesih  olduğunu anlayan Hıristiyan  alemi, Allah�n izniyle, büyük bir süratle  Allah�n takdir ettiği doğru yola  yani hak din olan İslam&#8217;a girecektir.  �strong&gt;Andolsun,  Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse  yoktur,�(Nisa Suresi,  159) ayetinde belirtildiği gibi, bundan sonra  tüm dünya Allah�n hak dinine tabi  olacak ve dinsizlik tamamen ortadan  kalkacaktır.</strong></p>
<p><strong> <a name="51"></a>Hz. İsa (a.s.) Zamanında Yeryüzü Barışla Dolacak</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Kap                                                  su ile dolduğu gibi </strong><strong>yeryüzü                                                     barışla dolacaktır.<br />
-Hiçbir kimse arasında  bir </strong><strong>düşmanlık                                                    kalmayacaktır.<br />
-Ve bütün düşmanlıklar,  boğuşmalar,                                                  hasetleşmeler muhakkak  kaybolup                                                  gidecektir.<br />
Sahih-i Müslim, 1/136</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Savaş (erbabı) da </strong><strong>ağırlıklarını (silah ve  malzemelerini) </strong><strong>bıracak.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace,  10/334</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Harp (erbabi) </strong><strong>ağırlıklarını (yani silah ve  saireyi) </strong><strong>bırakacak.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                Alametleri, 496</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz.  İsa (a.s.) Mesih-i Deccal&#8217;in tüm fikir sistemini ortadan kaldırıp,   sistemini dağıttıktan sonra dünyaya hakim olacaklardır. O zaman tek bir  dinin yani İslamiyetin yeryüzüne yayılması ile  ırkçılık, milli egoizm  yok olacak; sevgi, kardeşlik, güzel ahlak ana düşünce  haline gelecek;  ayrıca masonluk, siyonizm, materyalist felsefe, komünizm,  faşizm,  kapitalizm gibi diğer sapkın ideolojiler de tarih sahnesinden silinecek;   egoistlik, bencillik, kin, düşmanlık gibi her türlü sapkınlık anlamını  kaybederek  yok olacaktır.  Savaşların, çatışmaların  sebepleri yok  olacağı için, savaş sanayine harcanan tirilyonlarca para, bu  sefer  meşru ihtiyaçlara, gıda, imar, teknoloji, bilim, kültür, sağlık  harcamaları  gibi son derece gerekli ve önemli ihtiyaçlara ve bunun  yanında da insanların  mutluluğu için gerekli diğer yatırımlara  harcanacaktır. Elbette doğrusunu Allah  bilir.</strong></p>
<p><strong><a name="52"></a>Hz.  İsa (a.s.)                                  Zamanında Büyük Bolluk Olacak</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>&#8230;</strong><strong>Mal                                                    da o kadar  çoğalacaktır ki,                                                    hiçbir kimse mal kabul  etmeyecektir.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace,  10/340</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Meryem                                                      oğlu (İsa) iner ve  Deccal&#8217;i öldürür.                                                      Ondan sonra kırk yıl </strong><strong>bol nimet içinde yaşarsınız.<br />
Kitab ul Burhan Fi  Alamet-il Mehdiyy                                                      il Ahir Zaman, 90</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>İsa                                                      (Aleyhisselam)&#8217;ın  zekatı terketmesi                                                      de </strong><strong>malın bolluğu ve zekata                                                      muhtaç fakirin  kalmaması sebebiyledir.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace,  10/339</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) zamanında, bilimin  gelişmesiyle hayvansal ve bitkisel  gıdaların üretimi arttırılacak, ilim  ve teknoloji son safhaya ulaşacak, dünya  kurulduğundan bu yana  teknolojik olarak en gelişmiş çağ yaşanacaktır. İnsanlar  teknolojinin  imkanlarıyla çok rahat ve bolluk içinde yaşayacaklardır. Hz. İsa  (a.s.)  ve Hz. Mehdi (a.s.)�n öncülüğünü yaptığı bu kutlu dönem, insanların   rahatlık, huzur, güven ve mutluluk içinde yaşadıkları bir refah  dönemidir. Bu döneme  bu yüzden &#8220;Altın Çağ&#8221; adı verilmiştir.</strong></p>
<p><strong><a name="53"></a>Hz.  İsa (a.s.) Yeni Bir Din Getirmeyecektir</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Ebu                                                   Seyh, Kitab-ül Fiten&#8217;de  Ebu Hureyre&#8217;den                                                  tahric etti, Resulullah  buyurdu:                                                  İsa bin Meryem iner,  Deccal&#8217;i                                                  öldürür ve kırk (40) yıl </strong><strong>Allah&#8217;ın                                                    kitabı ve benim  sünnetimle hükmeder, vefat eder.<br />
Kitab ul Burhan Fi  Alamet-il Mehdiyy                                                  il Ahir Zaman, 92</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>İmam                                                    Nevevi: Hz. İsa Ümmeti  Muhammed&#8217;e                                                    Peygamber olarak  değil; </strong><strong>Şeriat-ı                                                      Muhammediyyeyi  tatbik etmek için gelecektir,  demektedir.<br />
El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi  Alamatil                                                    Mehdiyy-il Muntazar,  68</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong><em> Kadi Iyaz:  &#8220;Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın inmesi, Deccal&#8217;i öldürmesi haktır ve gerçektir.                              Ehl-i Sünnet mezhebi ve yolu bu konuda varid  olan                              hadisler nedeniyle budur. Ne akli yönden ne  de Ser-i                              Şerif&#8217;te bu görüşü iptal edebilecek hiçbir  delil yoktur.                              Bu itibarla bu hüküm sabittir. Mütezile ve  Cehemiye                              mezheplerine mensub bazı kimseler ve onlara  katılanlar                              bu konudaki hadislerin, Allah&#8217;ın 33/40- &#8220;Muhammed,                                 &#8230; ancak o, Allah&#8217;ın Resûlü ve  peygamberlerin sonuncusudur.&#8221; mealindeki ayete, Peygamber  Efendimizin &#8220;Benden                                  sonra hiçbir peygamber yoktur&#8221; mealindeki hadisine                              ve Peygamberimizden (s.a.v.) sonra hiçbir  peygamberin                              olmadığına ve şeriatının kıyamete dek ebedi  olup,                              hükümlerinin yürürlükten kalkmayacağına dair  Müslümanların                              icma&#8217;ına ters düştüğü gerekçesiyle  reddedilmiş olduğunu                              ileri sürmekteler ise de; Bu iddia ve  gerekçe batıldır.                              Çünkü Hz. İsa (a.s.) &#8216;ın inmesinden maksad  onun şeriatımızı                              yürürlükten kaldırıcı bir şeriatla ve  Peygamber olarak                              inmesi değildir. Ne bu hadislerde ne de  başka hadislerde                              böyle birşey yoktur. Bilakis Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın şeriatımızla                              hükmedecek adil bir hakim ve halkın  terkettiği şeriatımızın                              hükümlerini ihya edici olarak ineceği sahih  hadislerle                              sabittir.&#8221; demiştir.</em><br />
<em>Sünen-i Ibn-i Mace,  10/338</em></strong></p>
<p><strong><em>Hz. İsa  (a.s.) inecek                              ve hatem&#8217;ür rüsul Resulullah (s.a.v.)  efendimizin                                şeriatina tabi olacaktır.</em><br />
<em>Mektubat-i Rabbani,  2/1309</em></strong></p>
<p><strong>Hz. İsa  (a.s.) Efendimiz                              ahirzamanda yeryüzüne  indirildiği vakit,  peygamberlikle                              vazifeli olarak yeni bir şeriat  getirmeyecektir. Sahih                              hadislerin ve İmam-Rabbani Hazretleri&#8217;nin  izahında                              belirtildiği şekilde, Peygamber Efendimizin  (s.a.v.)                              Şeriatını uygulayacaktır. Kur-an-ı Kerim  ayetlerine                              göre hükmedecektir.<br />
</strong> <strong><br />
<a name="54"></a>Hz.  İsa (a.s.)&#8217;ın                                  Hilyesi</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Peygamber                                                  efendimiz (sav)  buyurmuştur ki:<br />
Onu [Hz. İsa (a.s.)�]  gördüğünüz zaman şu alametlerle                                                  tanıyınız:<br />
1.Uzuna yakın orta boylu<br />
2.Rengi kırmızı ile  beyaza yakın<br />
3.Üzerinde herd boyası  ile boyanmış                                                  iki elbise vardır.<br />
4.O derece temiz ki  kendisine                                                  ıslak dokunmadığı halde  başı su                                                  damlatır gibidir.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                  Alametleri, 499</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Ebu                                                    Hureyre (r.a.) şöyle  dedi: Peygamber                                                    (s.a.v) buyurdu ki:  Geceleyin                                                    yürütüldüğüm zaman  Musa Aleyhisselam&#8217;a                                                    kavuştum. (Peygamber  onu tavsif                                                    ederek:) Bir de gördüm  ki, O Senüe                                                    kabilesi erkeklerinden  biri gibi                                                    kara yağız, uzun  boylu, balık                                                    etli, düz saçlı bir  zattır. İsa&#8217;ya                                                    da kavuştum (Peygamber  onu da                                                    tavsif ederek: ) </strong><strong>İsa,  orta                                                      yapılı, sanki  hamamdan çıkmış                                                      gibi al çehreliydi.<br />
Sahih-i Müslim, 2/1053</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Yine                                                    Abdullah Ibn-i Ömer  (r.a.) dan                                                    rivayet olunduguna  göre Nebi (sav)                                                    demiştir ki:<br />
Ben bu gece kendimi  rüyamda Kabe&#8217;de                                                    buldum. Ansızın esmer  bir kişi                                                    gördüm. Sanki o </strong><strong>esmer  insanlardan                                                      en güzeli, başının  saçı iki omuzu                                                      arasında sarkıyordu.  (Yeni)                                                    taranmış ve arınmıştı  da bas&#8217;inin                                                    saç)ı su damlatıyordu. </strong><strong>İki                                                      elini iki kişinin  iki omuzuna                                                      koyarak Beyt&#8217;i tavaf  ediyordu. (Orada bulunanlara) Bu kimdir?                                                    diye sordum. Onlar :  Bu Meryem&#8217;in                                                    oğlu Mesih (İsa)&#8217;dır,  dediler.<br />
Sahih-i Buhari, 9/177</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
<a name="55"></a>Hz.  İsa (a.s.)                                Peygamberimizin (s.s.v) Kabri Yanına  Defnedilecektir</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>İbni                                                    Asakir Abdullah b.  Selamdan: &#8220;Tevrat&#8217;ta                                                    Peygamberin sıfatı  anlatılıyor                                                    ve orada </strong><strong>İsa  aleyhisselamin                                                      onunla beraber defn  edileceği                                                      yazılıyor.<br />
Buhari Tarihinde, İbni  Asakir                                                    Ondan (Abdullah b.  Selam) dan                                                    nakl ettiklerine göre, </strong><strong>İsa                                                      aleyhisselam  Resulüllah ile iki                                                      Sahabisi (Ebu Bekr  ve Ömer (r.a.)                                                      &#8216;nın yanında defn  edilip kabir                                                      adedi dörde  çıkacaktır.<br />
İbni Cevzi&#8217;nin  Abdullah bin Ömer                                                    (R. Anhüma)&#8217;dan  merfuan nakl ettiği                                                    bir rivayette şöyle  buyurulmaktadır:<br />
&#8220;İsa aleyhisselam  yeryüzüne inecek, </strong><strong>evlenecek çoluk çocuk sahibi                                                      olup kırk beş sene  yaşıyacak,                                                      sonra ölecek,  benimle ayrı kabire                                                      gömülecek, sonra ben  ve İsa aynı                                                      kabirden Ebu Bekr  ile Ömer (r.a.)                                                      arasından  kalkacağız!&#8221;<br />
Kıyamet Alametleri,  246/247</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Hz.                                                      İsa, yeryüzünde  iken </strong><strong>evlenecek                                                        ve bir çocuğu  olacaktır. Ölünce, Müslümanlar onun namazını                                                      kıldıktan sonra </strong><strong>Ravza-i  Mutahhare&#8217;ye defnedeceklerdir.<br />
El-Kavlu&#8217;l Muhtasar  Fi Alamatil                                                      Mehdiyy-il Muntazar,  65</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Muhakkak                                                      ki, Meryem oğlu, İsa  yeryüzüne                                                      indiği zaman  evlenecek, çocuğu                                                      olacak, yeryüzünde  45 yıl kalacaktır.<br />
Miskatü-l Mesabih,  3/47</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) yeryüzünde indikten ve                                                      40 yıl kalıp  yaşadıktan sonra                                                      ölür. Müslümanlar,  O&#8217;nun cenaze                                                      namazını kılarak  O&#8217;nu toprağa                                                      verirler. (Bu hadis,  ebu Davud                                                      et Tayalisi&#8217;nin  Müsned&#8217;inden rivayet                                                      edilmiştir.)<br />
Hazreti Hz. İsa  (a.s.) yeryüzünde                                                       kırk sene yaşadıktan  sonra vefat                                                      edecektir.  Müslümanlar O&#8217;nun cenaze                                                      namazını kılarak  defnedecekler.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret  ve Ahirzaman                                                      Alametleri, 498-499</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>.<br />
Hz. İsa (a.s.) yeryüzünde yaklaşık 40-45  sene kaldıktan                              sonra vazifesini tam yapmış olarak vefat  edecektir.                              Müslümanlar cenaze namazını kılıp, Peygamber  Efendimizin                              (s.a.v.) kabri yanına defnedeceklerdir.</strong></p>
<p><strong><br />
<a name="56"></a>Risale-i Nur Külliyatında  İsa Aleyhisselam<br />
</strong> <strong><br />
Hz. İsa (a.s.) Dünyaya Tekrar  Gönderilecektir:</strong></p>
</div>
<p><strong>Süfyan                              ve mehdi hakkındaki hadislerin ifade  ettikleri mana                              budur ki, ahir zamandan dinsizliğin iki  ceryanı kuvvet                              bulacak.</strong></p>
<p><strong>Birisi:                              Nifak perdesi altında Risalet-i Ahmediyeyi  (A.S.M.)                              inkar edecek süfyan namında müdhiş bir şahıs  ehl-i                              nifakın başına geçecek, Şeriat-ı İslamiyenin  tahribine                              çalışacaktır. Ona karşı Al-i Beyt-i  Nebevinin silsile-i                              nuranisine baglanan, ehl-i  velayet ve ehl-i                               kemalin başına geçecek Al-i Beytten Muhammed  Mehdi                              isminde </strong><strong>bir zat-ı nurani, o Süfyanin  şahs-ı manevisi                                olan cereyan-i münafikaneyi öldürüp  dağıtacaktır.<br />
<em>(Mektubat, 53)</em></strong> <strong><br />
<em><br />
****</em></strong> <strong><br />
<em><br />
</em>Hadis-i şeriflerde Hz. İsa (a.s.)&#8217;dan önce geleceği                              bildirilen Hz.Mehdi; Süfyan&#8217;ın İslam  aleminde yaptığı                              manevi tahribatı tamire çalışacak,  İslamiyetin yeniden                              canlandırılmasına ve dünya çapında  yayılmasına gayret                              edecektir.</strong></p>
<p><strong>Hz.Mehdi  (a.s.), Allah&#8217;ı                              inkar üzerine kurulmuş bütün felsefe ve  teorileri                              tam anlamıyla susturacak, başta Süfyan&#8217;dan  kaynaklanan                              bütün fitne ve fesad odaklarını, kurumlarını  kapatacaktır.                              Mehdi, Halife ünvanıyla İslam  aleminin başına                              geçecek, Kur-an-ı Kerim&#8217;i ve iman esaslarını  günün                              şartlarını da dikkate alarak ilmi bir  şekilde insanlara                              açıklayacak, müminlerin imanlarını  güçlendirecektir.</strong></p>
<p><strong>İkinci  cereyan ise: Tabiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüd eden                              bir cereyan-i nemrudane, gittikçe  ahirzamanda felsefe-i                              maddiye vasıtasiyle intisar ederek kuvvet  bulup, uluhiyeti                              inkar edecek bir dereceye gelir. Nasıl bir  padişahı                              tanımayan ve ordudaki zabıtan ve efrad onun  askerleri                              olduğunu kabul etmiyen vahşi bir adam,  herkese, her                              askere bir nevi padişahlık ve bir güna  hakimiyet verir.                              Öyle de : &#8220;Allah&#8217;ı inkar eden o cereyan  efradları                              birer küçük Nemrud hükmünde nefislerinde  birer rububiyet                              verir.</strong><strong> Ve onların başına geçen en  büyükleri, ispirtizma                                ve manyetizmanın hadisatı nev&#8217;inden müdhiş  harikalara                                mazhar olan deccal ise daha ileri  gidip, cebbarâne                              sûri hükûmetine bir nevi rubûbiyet tasavvur  edip ulûhiyetini                              ilan eder. Bir sineğe maglûb olan ve bir  sineğin kanadını                              bile icad edemeyen âciz bir insanın ulûhiyet  dâvâ                              etmesi, ne derece ahmakcasına bir maskaralık  olduğu                              malumdur.</strong></p>
<p><strong>İşte                              böyle bir sırada (Mesih-i deccalin ortaya  çıktığı sırada),  o cereyan pek kuvvetli göründüğü                              bir zamanda, Hazreti İsa (a.s)&#8217;in şahsiyet-i  maneviyesinden                              ibaret olan hakiki İsevilik dini zuhur  edecek, yani </strong><strong>rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek;                              hal-i hazır Hıristiyanlik dini o hakikata  karşı tasaffi                              edecek, hurafattan ve tahrifattan  sıyrılacak, hakaik-i                              İslamiye ile birleşecek; manen Hıristiyanlık  bir nevi                              İslamiyete inkilab edecektir&#8230; Ve Kur&#8217;an&#8217;a                              iktida ederek, o İsevilik , şahs-ı manevisi,  tabi;                              ve İslamiyet, metbu&#8217; makamında kalacak.  Din-i hak,                              bu iltihak neticesinde azim bir kuvvet  bulacaktır.                              Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken  mağlub olan                              İsevilik ve İslamiyet; ittihad neticesinde,  dinsizlik                              cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında  iken                              alem-i semavetta cism-i başerisiyle bulunan  şahs-ı                              İsa Aleyhisselam, o din-i hak cereyanının  başına geçeceğini                              bir Muhbir-i Sadık, bir Kadir-i Külli Sey&#8217;in  vadine                              istinad ederek haber vermiştir. Madem haber  vermiş,                              haktır, madem Kadir-i Külli Sey &#8220;va&#8217;detmiş  elbette                              yapacaktır.<br />
(Mektubat, 53-54)</strong></p>
<p><strong>****</strong></p>
<p><strong>Mesih&#8217;i Deccal&#8217;in çok  kuvvetli olduğu bir devrede,  Hıristiyanlık dini, içinde bulunduğu  hurafelerden, sapkınlıklardan (teslis,  haç, domuz eti yemek v.s.)  temizlenecek, ilk nuzül ettiği, orjinal haline  dönecektir. İlahi dinler  birbirinin devamı olduğundan birisi bozulunca diğeri  onu düzeltmek ve  yeni hükümler koymak için gönderildiğinden, Hıristiyanlık da   hurafelerden, sapkın inançlardan kurtulduktan sonra manen bir nevi  İslamiyet  olacak, dolayısıyla Hıristiyanlar da Kur-an-ı Kerim&#8217;e  uyacaklardır. Aynı durum  Musevilik için de geçerli olacak. Müslümanlık,  Hıristiyanlık ve Museviliğin birleşmesi  sonucunda inananlar  kuvvetlenip, dinsizlik cereyanını yok edecek bir güce gelecek;  iman  edenlerin başında ise, Allah tarafından cismani olarak dünyaya  gönderilmiş  olan Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.) bulunacaktır. Bunu  Peygamberimiz (sav)  Allah&#8217;ın vaadine dayanarak haber vermiştir. Allah  elbette vaadini yerine  getirecektir.</strong></p>
<p><strong>Sahih  hadislerde  müjdelenen hususlar bunlardır. Ahirzamanda gelmesi beklenen Hz. İsa   (a.s.) efendimizi tek bir zat olarak değil de &#8220;şahs-ı manevi veya   cemaat&#8221; şeklinde düşünmek veya &#8220;gelmiştir, görevini yapıp vefat   etmiştir&#8221; iddiasında bulunmak, mütevatir haline gelmiş bu konuyu   yalanlamak olur ki, manevi sorumluluk getirebilir, müslümanlara çok  büyük zarar  verebilir. Allah bunu vaadetmiştir ve vaadini elbette  yerine getirecektir.  Bediüzzaman başka bir eserinde de Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın dünyaya tekrar gelmesinin  kesin olduğunu bildirmektedir.</strong></p>
<p><strong>Evet,                              hadis-i şerifin ifadesiyle </strong><strong>Hazret-i  İsa&#8217;nın semavi                                nüzulu kat&#8217;i olmakla beraber; mana-yi  işarisiyle                              başka hakikatleri ifade ettiği gibi bu  hakikata da                              mucizane işaret ediyor.<br />
(Kastamonu  Lahikası, 50)</strong></p>
<p><strong>Hz.  İsa (a.s.) Mesih Deccal&#8217;i Öldürecektir:</strong></p>
<p><strong>Kat&#8217;i ve  sahih rivayette var ki: &#8220;İsa Aleyhisselam büyük Deccal&#8217;i öldürür.&#8221;<br />
Vel&#8217;ilmü indallah, bunun da iki vechi var:<br />
</strong> <strong><br />
Bir vechi şudur ki: Sihir ve manyetizma ve ispirtizma                              gibi istidracı harikalarıyle kendini  muhafaza eden                              ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccal&#8217;i  öldürebilecek,                              mesleğini değiştirecek; ancak harika ve  muc&#8217;cizatlı                              ve umumun makbulü bir zat olabilir ki: </strong><strong>O  zat, en                                ziyade alakadar ve ekser insanların  Peygamberi olan                                Hazret-i İsa Aleyhisselam&#8217;dır.</strong></p>
<p><strong>İkinci vechi şudur                              ki: &#8220;Şahs-i İsa Aleyhisselam&#8217;ın kılıncı  ve maktul                              olan şahs-ı Deccal&#8217;in, teşkil ettiği  dehşetli maddiyunluk                              ve dinsizlik azametli heykeli ve şahs-ı  manevisini                              mahvedecek ancak İsevi ruhanileridir ki; o  ruhaniler,                              din-i İsevinin hakikatını hakikat-ı İslamiye  ile mezcaderek                              o kuvvetle onu dağıtacak, manen öldürecek.  Hatta,                              &#8220;Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hazret-i  Mehdi&#8217;ye                              namazda iktida eder, tabi olur. &#8221; diye  rivayeti bu                              ittifaka ve hakikat-ı Kur-aniyenin  mutbuiyetine ve                              hakimiyetine işar<em>et eder.</em><br />
<em>(Sualar, 493)</em></strong></p>
<p><strong>****<br />
<em><br />
</em>Sihir ve hipnotizma gibi harikulade kuvvetlerle                              herkesi etkileyerek varlığını sürdüren  deccal ve onun                              fikir sistemi, ancak, vahiyle hareket eden  gerektiğinde                              mucizelerle desteklenen Hz. İsa (a.s.)  tarafından yok                              edilecektir.</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa  (a.s.) tekrar                              dünyaya geldigi zaman yeni bir din  getirmeyecek, Islam                              dinine uyacaktir. Fakat bir peygamber olduğu  için,                              kendisine vahiy gelecek ve mucize  gösterecektir.</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın idaresi  altında  Hıristiyanlığın                              hakikati ile İslamiyeti birleştiren  talebeleri, bu                              birleşmenin sağladığı güç ile Mesih-i  Deccal&#8217;in dinsizlik                              cereyanını, Allah&#8217;ı  inkar fikrini etkisiz  hale                              getirip, yok edecektir.</strong></p>
<p><strong>Hem alem-i insaniyette                              inkar-ı uluhiyet niyetiyle medeniyet ve  mukaddesat-ı                              beşeriyeyi zir ü zeber eden Deccal  komitesini, Hazret-i                              Hz. İsa (a.s.) &#8216;ın din-i hakikisini  İslamiyetin hakikatiyle                              birleştirmeye çalışan hamiyetkar ve fedakar  bir İsevi                              cemaati namı altında ve </strong><strong>&#8220;Müslüman  İseviler&#8221; ünvanına                                layık bir cemiyet, o Deccal komitesini,   Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın riyaseti altında öldürecek ve dağıtacak;    beşeri, inkar-ı uluhiyetten kurataracak.<br />
<em>(Mektubat 413)</em></strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.)  Geldiğinde                              Başlarda Tanınmaması:</strong></p>
<p><strong>Hazret-i  İsa Aleyhisselam                              geldiği vakit, herkes O&#8217;nun hakiki İsa  olduğunu bilmek                              lazım değildir. Onun mukarreb ve havassı,  nur-u iman                              ile O&#8217;nu tanır. Yoksa bedahet derecesinde  herkes O&#8217;nu                              tanımayacaktır.<br />
<em>(Mektubat, 54)</em></strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman  hazretleri,                              Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın dünyaya geldiğinin ilk  yıllarında                              ancak yakın talebeleri tarafından imanın  nuru ile                              tanınabileceğini, yoksa herkesin açıkça onu  tanıyamayacağını                              bildiriyor.</strong></p>
<p><strong>Hatta  Hazret-i İsa Aleyhisselam&#8217;ın                              nuzülü dahi ve kendisi İsa Aleyhisselam  olduğu, nur-u                              imanın dikkatiyle bilinir, herkes bilemez.<br />
(Sualar, 487)</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa  (a.s.) yeryüzüne                              ilk geldiği vakit (nüzul ettiği vakit)  imtihan sırrı                              olarak kendisini bilmeyecek, daha sonra  kendisinin                              farkına varacaktır. Talebeleri de imanın  nuru ile                              O&#8217;nu zann-ı galiple (büyük zanla) sonradan  tanıyacaklardır.                              Herkes açıkça O&#8217;nun Hz. İsa&#8217;(a.s.) olduğuna  hemen kanaat getiremeyecekdir.                              Küçük bir Hıristiyan grup içerisinde  mücadelesine                              başlayacaktır.</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) tam  anlamıyla                              zuhur ettikten sonra görebilen herkes onu  görecek                              ve hakiki Hz. İsa (a.s.) olduğunu  bileceklerdir. Fakat                              yine de &#8220;Acaba gerçekten İsa bu mu?&#8221; diye  şüphe edenler                              var olacaktır. Böyle şüphesi olanlar küfürle  suçlanamaz,                              çünkü bu konu bir Akaid konusu değildir.  Yalnız böyle                              şüphede olanlar bu mübarek şahsın feyzinden,  bereketinden                              mahrum kalabilir.</strong></p>
<p><strong>Hz.  İsa (a.s.)&#8217;ın Küçük                              Bir Cemaati Olacak:</strong></p>
<p><strong>İsa  Aleyhisselam&#8217;ı nur-u                              iman ile tanıyan ve ona tabi olan cemaat-i  ruhaniye-i                              mücahidinin kemiyeti, Deccal&#8217;in mektepçe ve  askerce                              ilmi ve maddi ordularına nisbeten çok az ve  küçük                              olmasına işaret ve kinayedir.<br />
(Sualar, 495)</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) küçük                              bir cemaat içerisinde vazifeye  başlayacaktır. Daha                              ziyade İsrail ve İsrail&#8217;e yakın bölgelerde  faaliyet                              gösterecektir. Okullarda ve askeri  birimlerde talebeleri                              olacak ilk başta kendilerini  gizleyeceklerdir.(Doğrusunu Allah bilir)</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Hakim                                                  et-Tirmizi, &#8220;Nevdirü&#8217;l  Usul&#8221;da                                                  şöyle nakletmiştir.  Peygamberimiz                                                  (sav): Meryem oğlu İsa  Ümmetim                                                  içinde havarilerinden  bir takım                                                  halkı bulacaktır. Başka  rivayette                                                  ise Peygamberimiz (sav)  üç                                                  defa: Muhakkak ki Mesih  (İsa)                                                  aleyhisselam bu ümmetten  birtakım                                                  kavimlere yetişecek ki,  onlar                                                  sizin gibidirler. Yahut  sizden                                                  daha hayırlıdırlar.  İlkinde benim                                                  sonunda Mesih (İsa)&#8217;nın  bulunduğu                                                  bir ümmeti Allah asla  utandırmaz,                                                  buyurmuştur.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                  Alametler, 501</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Resulullah                                                    (sav) efendimiz şöyle  buyurdu:<br />
Yemin ediyorum ki  Meryem oğlu                                                    İsa o gün yeryüzünün  en hayırlı                                                    800 erkek ile 400  kadın kişilerin                                                    yanlarına inecektir.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                    Alametler, 498</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong><br />
Hz. İsa (a.s.) Hakkında Bazı Hadisler  Mütaşabihtir:</strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman  Said Nursi,                              Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın inmesine ve Deccal&#8217;i  öldürmesine aid                              hadislerin müteşabih (benzetmelerle  anlatılan) hadislerden                              olduğunu, muhakkak tevilinin yapılması, yani  müteşabihatının                              çözülerek açıklanması gerektiğini izah  etmektedir.                              Aksi takdirde, sözde alimlerin bu hadislerin  müteşabıhatına                              aldırmadan, zahirine bakıp şüpheye düştüğünü  veya                              hadisi tamamen reddetme yoluna gittiklerini  ifade                              etmektedir.</strong></p>
<p><strong>Ahir  zamanda Hz. İsa (a.s.) nüzulüne ve Deccal&#8217;i öldürmesine ait hadis-i                              şahihanın ma&#8217;na-yı hakikileri  anlaşılmadığından, bir                              kısım zahir ulemalar, o rivayet ve  hadislerin zahirine                              bakıp şüpheye düşmüşler; veya sıhhatini  inkar edip,                              veya hurafevari bir mana verip adeta muhal  bir sureti                              bekler bir tarzda avam-i müslimine zarar  verirler.                              Mülhidler ise, bu gibi zahirce akıldan çok  uzak hadisleri                              şerr-i rüşte ederek hakaik-i İslamiyeye  tezyifkarane                              bakıp taarruz ediyorlar. Risale-i Nur, bu  gibi ehadis-i                              müteşabihenin hakiki te&#8217;villerini Kur&#8217;an  feyziyle                              göstermiş. Şimdilik nümune olarak bir tek  misal beyan                              ederiz. Şöyle ki:</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) Deccal                              ile mücadelesi zamanında, Hazret-i İsa (as)  onu öldüreceği                              vakitte, on arşın yukarıya atlayıp sonra  kılıncı onun                              dizine yetiştirebilir derecesinde, vücudda o  derece                              Deccalin heykeli Hazret-i İsa  Aleyhisselamdan on,                              belki yirmi misli yüksek kametli olmak lazım  gelir.                              Bu rivayetin zahiri ifadesi sırr-ı teklife  ve sırr-ı                              imtihana münafi olduğu gibi nev-i beşerde  cari olan                adetullaha muvafık düşmüyor.<br />
<em>(Kastamonu Lahikası,  49)</em></strong> <strong><br />
<em><br />
****</em></strong> <strong><br />
<em><br />
</em>Rivayette var ki:  İsa Aleyhisselam Deccal&#8217;i                              öldürdüğü münasebetiyle &#8220;Deccal&#8217;in fevkalade  büyük                              ve minareden daha yüksek bir azamet-i  heykelde ve                              Hazret-i İsa aleyhisselam ona nisbeten çok  küçük bulunduğunu..&#8221;                              gösterir.</strong></p>
<p><strong>Bunun  tevili şu olmak                              gerektir ki:<br />
İsa Aleyhisselam&#8217;ı nur-u iman ile tanıyan ve  tabi                              olan cemaat-i ruhniye-i mücahidinin  kemiyeti, Deccal&#8217;in </strong><strong>mektepçe ve askerce ilmi ve maddi ordularına                              nisbeten çok az ve küçük olmasına işaret ve  kinayedir.<br />
<em>(Sualar, 495)</em></strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman  Hazretleri,                              hadis-i şerifte İsa aleyhisselam&#8217;ın Deccal  ile mücadelesinde                              onu öldüreceği vakitte on arşın (5 metre)  yukarıya                              atladıktan sonra kılıcı ancak onun  dizine yetiştirebildiği                              derecesinde Deccal&#8217;in İsa (a.s.)&#8217;a oranla  boyunun                              on-oniki katı (18-20 m.) uzun olması  gerektiğini izah                              etmektedir. Böyle bir yaratılış, Allah&#8217;ın  kudreti                              dahilinde olmakla beraber adetullaha  aykırıdır.</strong></p>
<p><strong>Adetullah: Allah&#8217;ın                              kainatta koyduğu değişmez yasalar.</strong></p>
<p><strong>Ancak bu  bekleniş tarzı                              deccalin asker gücüne, eğitim kurumlarına ve  her                              alanda maddi bakımdan üstün ordularına  kıyasla Hz. İsa (a.s.)                              ve cemaatinin sayıca çok daha az olduğuna  işaret                              ettiği şeklinde açıklanırsa, mesele daha  akılcı anlaşılır                              bir hale gelmiş olur.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-ve-hz-mehdi-a-s.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebelerini biraraya getirecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/05/allah-hz-mehdi-a-s-nin-talebelerini-biraraya-getirecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/05/allah-hz-mehdi-a-s-nin-talebelerini-biraraya-getirecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 11:41:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Araya]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir]]></category>
		<category><![CDATA[Bihar]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Cafer]]></category>
		<category><![CDATA[Envar]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Pg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[
Allah Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebelerini biraraya getirecektir




Cafer al  Juafi, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/manzara/R0373.jpg" alt="" /></p>
<h2><strong>Allah Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebelerini biraraya getirecektir</strong></h2>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Cafer al  Juafi, İmam Muhammed bin Ali al Bekir’den şöyle rivayet eder: “Hz. Mehdi  (a.s.) çıktığında yanında 313 erkek ve 50 kadın olacaktır, <strong><span style="text-decoration: underline;">onlar  daha önce aralarında hiç bir sözleşme olmadan, farklı bulutların  gökyüzünde kümeleşmeleri gibi bir araya geleceklerdir</span>. Bu, Allah’ın  “Her nerede olursanız olun, Allah sizi bir araya getirecektir. Allah  herşeye güç yetirendir”</strong> ayetinin bir tecellisidir. </span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Bihar-ül  Envar, cilt. 52, pg. 223)</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span> <span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (a.s.)’nin  talebeleri arasında kadınlar da bulunacaktır. Hadiste Allah’ın Hz. Mehdi  (a.s.)’nin talebelerini birbirlerini hiç tanımıyorken farklı yerlerden  toplayıp biraraya getireceğine dikkat çekilmiştir. Allah Kuran’da  müminleri biraraya getireceğini bildirir. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/05/allah-hz-mehdi-a-s-nin-talebelerini-biraraya-getirecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

