<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Insan</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/insan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Darwinistlerin &#8221;Kromozom Sayısı 48&#8242;den 46&#8242;ya Düştü&#8221; Aldatmacası</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/darwinistlerin-kromozom-sayisi-48den-46ya-dustu-aldatmacasi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/darwinistlerin-kromozom-sayisi-48den-46ya-dustu-aldatmacasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 12:17:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Da Son]]></category>
		<category><![CDATA[Dile]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hassas]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Konu]]></category>
		<category><![CDATA[Kromozom]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Protein]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Darwinistlerin &#8221;Kromozom Sayısı 48&#8242;den 46&#8242;ya Düştü&#8221;  Aldatmacası
Darwinistlerin  uzun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Darwinistlerin &#8221;Kromozom Sayısı 48&#8242;den 46&#8242;ya Düştü&#8221;  Aldatmacası</h3>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/makaleler/DNA-ANA-SAYFA_03.jpg" alt="" />Darwinistlerin  uzun zamandır dile getirdikleri “maymunların 48 olan kromozom sayısı,  iki kromozomun birleşmesi sonucunda zamanla 46’ya düştü ve sonunda insan  oluştu” şeklindeki izahları bazı kişiler için oldukça aldatıcı  olabilir. Çünkü anlatım bilimsel açıdan her ne kadar olağanüstü  mantıksız olsa da son derece basittir ve konu hakkında bilgisi olmayan  kişiler için yeterli derecede ikna edici  olabilmektedir. Çünkü bu gibi  kişiler, tek bir genin olağanüstü kompleksliğinden ve tesadüfi hiçbir  değişime, dönüşüme izin vermeyecek kadar hassas olduğundan  habersizdirler. Asıl önemlisi bu kişiler, <strong>DARWİNİSTLERİN TEK BİR  PROTEİNİN OLUŞUMUNU BİLE AÇIKLAYAMADIKLARI</strong> gerçeğini  bilmemektedirler.</p>
<p>Değil genler, hücrenin içindeki yalnızca bir  tek protein bile kendi kendine, tesadüfen oluşamaz. Bir proteinin  oluşması için başka proteinlere ve hücrenin kendisine ihtiyaç vardır.  Genler ise proteinlerden çok daha komplekstirler. Genlerin varlığı için  hem proteinlere hem de hücrenin tüm organellerine ihtiyaç vardır.  Dolayısıyla daha bir tek proteini açıklayamayan Darwinistlerin genler  üzerinde spekülasyon yapmaları, hikayeler anlatmaları ancak çocukları  kandıracak davranışlardır. Fakat günümüzde çocuklar bile bu  sahtekarlıklara inanmamaktadırlar.</p>
<p><strong>Darwinistlerin ne kadar büyük bir  acz içinde olduklarının bir delili daha</strong></p>
<p>Darwinistler, maymunlardaki 48 kromozomun,  iki kromozomun birleşmesiyle zamanla 46’ya indiği iddiasını, insanlarda  gerçekleşen bir hastalıktan yola çıkarak geliştirmişlerdir. İnsanlarda  kromozom 2 (iki kromozomun birleşmesiyle oluşan füzyon), ancak 1000’de  bir oranında gerçekleşen genetik bir bozukluktur. Şempanzede 48, insanda  ise 46 kromozom vardır. Bu dev farklılığa evrime göre bir açıklama  getirmek için Darwinistler, insanlardaki kromozom 2’nin, hayali ortak  atanın bir delili olduğu iddiasıyla ortaya çıkarlar. Oysa burada bir  evrimleşme yoktur. İnsan kromozomunda meydana gelen füzyon (iki  kromozomun birleşmesi) bir evrimleşme değil, bireyin sakat yaşamasına  hatta ölmesine neden olan bir hastalıktır. Bunun en bilinen örneği Down  sendromudur. Şimdiye kadar yapılan bilimsel deneylere göre bu füzyon  hiçbir avantaj sağlamamakta, tam tersine sağlıklı olmayan mutant ya da  kısır bireyler oluşmasına neden olmaktadır. Bir hastalığın evrime delil  olarak sunulmaya çalışması ise Darwinistlerin ne büyük acz içinde  olduklarının göstergesidir.</p>
<p><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/makaleler/DNA_darwinbilseydi.jpg" alt="" /></p>
<p><a href="http://www.harunyahya.org/evrim/darwin_dna_bilseydi/darwin_dna_bilseydi_11.html"><strong>DARWIN  DNA&#8217;YI BİLSEYDİ</strong></a></p>
<p>Ayrıca insanın şempanzeden evrimleştiği  aldatmacasını savunmak için kromozom sayısı veya genom benzerliğini öne  sürmek son derece mantıksız ve dayanaksızdır. İnsan, genom dizilimi  bakımından nematod solucanlarına %75 oranında benzer. Kromozom sayısı  bakımından ise, <em>Peromyscus</em>türü farenin, patatesin ve tütün  bitkisinin de 48 kromozomu <a href="http://www.harunyahya.org/evrim/darwin_dna_bilseydi/darwin_dna_bilseydi_11.html">bulunmaktadır</a>.  İnsanların kromozom sayısı ise örneğin <em>Lepus europaeus</em>türü  tavşanda olduğu gibi 46’dır. Dolayısıyla kromozom sayısının aynı olması  bir benzerlik anlamına gelmemektedir. Kromozom sayısı aynı da olsa, tek  bir genin farklı olması, o organizmayı tamamen farklı bir canlı haline  getirebilir. Dolayısıyla insan, bu ölçüler esas alındığında, bir  patatesle veya tütün bitkisi ile ne kadar aynıysa, bir şempanzeyle de  ancak o kadar aynı olabilir.</p>
<p>Allah, batıl Darwinizm dinini, yıkılmış ve  yenilgiye uğramış şekilde yaratmıştır. Tek bir delili olmayan bu  teorinin destekçileri böyle akıl almaz aldatmacalarla bilgisiz insanları  kendi taraftarları haline getirmenin peşindedirler. Bu aldatmacaya  kapılmamak için halkımızın, Darwinistlerin hayatın başlangıcını dahi  açıklayamadıklarını, tek bir protein karşısında çaresiz ve açıklamasız  kaldıklarını ve iddialarını kanıtlayan tek bir tane bile fosil delil  bulunmadığını çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Darwinistlerin  anlattıkları, yalnızca aldatmacaya dayalı spekülasyonlardan ibarettir.</p>
<p><em>06 Temmuz 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/darwinistlerin-kromozom-sayisi-48den-46ya-dustu-aldatmacasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İncil&#8217;de Hz. İsa&#8217;nın beşeri özellikleri</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/incilde-hz-isanin-beseri-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/incilde-hz-isanin-beseri-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 13:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Davut]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelin]]></category>
		<category><![CDATA[Giden]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Isa Mesih]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Luka]]></category>
		<category><![CDATA[Matta]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem]]></category>
		<category><![CDATA[Saat]]></category>
		<category><![CDATA[Soyu]]></category>
		<category><![CDATA[Yedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[İncil&#8217;de Hz. İsa&#8217;nın  beşeri özellikleri
Hz. İsa&#8217;nın doğumu, soyu, yakınları
İbrahim ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>İncil&#8217;de Hz. İsa&#8217;nın  beşeri özellikleri</h3>
<p><strong>Hz. İsa&#8217;nın doğumu, soyu, yakınları</strong></p>
<div>İbrahim oğlu, <strong>Davut oğlu İsa  Mesih&#8217;in soyuyla</strong> ilgili kayıt şöyledir&#8230; (Matta, 1/1-2)</div>
<div>Daha sonra <strong>İsa&#8217;nın annesiyle  kardeşleri</strong> geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip onu  çağırdılar. (Markos, 3/31)</div>
<div>… Kalabalıklar, &#8220;Bu,<strong> Celile&#8217;nin  Nasıra kentinden İsa Peygamber&#8221;</strong> diyordu. (Matta, 21/11)</div>
<div><strong>Meryem&#8217;in oğlu,  Yakup, Yose, Yahuda ve Simun&#8217;un kardeşi olan marangoz değil mi bu?  Kızkardeşleri burada, aramızda yaşamıyor mu?..</strong> (Markos, 6/3)</div>
<div><strong>İsa bilgice ve  boyca gelişiyor, </strong>Allah ve  insanlar önünde iyilik buluyordu. (Luka, 2/52)</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><strong><br />
Hz. İsa&#8217;nın beşeri özellikleri</strong></div>
<div><strong>Yemek yemesi</strong></div>
<div>Onlarla sofrada otururken <strong>İsa  ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.</strong> (Luka,  24/30)</div>
<div>Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık  içindeki öğrencilerine, &#8220;<strong>Sizde yiyecek bir şey var mı?&#8221; diye  sordu. </strong><strong>Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler. İsa  onu alıp gözlerinin önünde yedi</strong>. (Luka, 24/41-43)</div>
<div>Daha sonra <strong>İsa, Levi&#8217;nin evinde  yemek yerken&#8230;</strong> (Markos, 2/15)</div>
<div>&#8230; İsa, <strong>yolculuktan yorulmuş </strong>olduğu  için kuyunun yanına oturmuştu. Saat on iki sularıydı. Samiriyeli bir  kadın su çekmeye geldi. <strong>İsa ona, &#8220;Bana su ver, içeyim&#8221;</strong> dedi. (Yuhanna, 4/6-7)<br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><strong>Yorulması ve  dinlenmesi</strong></div>
<div>İsa, kayığın uç tarafında <strong>bir  yastığa yaslanmış uyuyordu&#8230; </strong>(Markos, 4/38)</div>
<div>İsa onlara, &#8220;Gelin, tek başımıza tenha  bir yere gidelim de <strong>biraz dinlenin&#8221;</strong> dedi. Gelen giden  öyle çoktu ki, <strong>yemek yemeye</strong> bile vakit bulamıyorlardı.  (Markos, 6/31)</div>
<div>&#8230;Yolculuktan yorulmuş olan İsa kuyunun yanına  oturdu&#8230; (Yuhanna, 4/6)</p>
<div><strong>Hz. İsa  her insan gibi Allah’ın rahmetine muhtaçtır</strong></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>Herşey bana Rabbim tarafından  verildi&#8230;</strong> (Matta, 11/27)</span></span></div>
<div><strong>&#8230;Allah&#8217;ın bana  verdiği buyruk uyarınca iş görüyorum&#8230;</strong> (Yuhanna, 14/31)</div>
<div><strong>&#8230;Size  söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum&#8230; </strong>(Yuhanna, 14/10)</div>
<div><strong>&#8230;Size önemle  belirtirim ki, elçi kendiliğinden hiçbir şey yapamaz&#8230; </strong>(Yuhanna, 5/19)</div>
<div><strong>&#8230;Benim  öğretişim kendimden değil, beni gönderenden esinleniyor.</strong> (Yuhanna, 7/16)</div>
<div><strong>Onları bana  veren Rabbim her varlıktan üstündür&#8230;</strong> (Yuhanna, 10/29)</div>
<div><strong>Çünkü ben  kendiliğimden konuşmadım. Ne diyeceğimi, ne konuşacağımı beni gönderen  Allah buyurdu.</strong> O&#8217;nun  buyruğunun ise sonsuz yaşam olduğunu biliyorum. Bunun için <strong>konuştuğum  her sözü Allah&#8217;ın bana bildirdiği gibi söylüyorum.</strong> (Yuhanna,  12/49-50)</div>
<div><strong>İsa Allah&#8217;ın  herşeyi kendi ellerine verdiğini ve Allah&#8217;tan gelmiş olup yine Allah&#8217;a  gittiğini biliyordu.</strong> (Yuhanna, 13/3)</div>
<div>… <strong>Ben her zaman O&#8217;nun beğendiği  işleri yapıyorum.</strong> (Yuhanna, 8/29)</div>
<div><strong>Ben kendi  kendime hiçbir şey yapamam; işittiğim gibi yargılarım. Benim  yargılayışım doğrudur. Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin  isteğini ararım.</strong> (Yuhanna, 5/30)</div>
</div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><strong>Hz. İsa&#8217;nın Allah&#8217;a dua etmesi </strong></div>
<div>Biraz ileriye giderek <strong>yüzüstü  yere kapandı, duaya koyuldu&#8230;</strong> (Matta, 26/39)</div>
<div>… <strong>gözlerini göğe dikerek şükran  duasını yaptı&#8230;</strong> (Matta, 14/19)</div>
<div>Halkı salıverdikten sonra <strong>dua  etmek için tek başına dağa çıktı…</strong> (Matta, 14/23)</div>
<div>Sabah çok erkenden, ortalık henüz  ağarmadan İsa kalktı, evden çıkıp ıssız bir yere gitti, orada <strong>dua  etmeye başladı.</strong> (Markos, 1/35)</div>
<div>Onları uğurladıktan sonra, <strong>dua  etmek için dağa çıktı. </strong>(Markos, 6/46)</div>
<div>İsa öğrencilerine, <strong>&#8220;Ben dua  ederken </strong>siz burada oturun&#8221; dedi. (Markos, 14/32)</div>
<div>O günlerde İsa, <strong>dua etmek </strong>için  dağa çıktı ve bütün geceyi Allah&#8217;a <strong>dua ederek </strong>geçirdi.  (Luka, 6/12)</div>
<div><strong>İsa bir yerde  dua ediyordu… </strong>(Luka, 11/1)</div>
<div>&#8230; Ben, imanını yitirmeyesin diye  senin için <strong>dua ettim… </strong>(Luka, 22/32)</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/incilde-hz-isanin-beseri-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuran&#8217;da ve hadislerde haber verilen Dabbet-ül Arz bilgisayar ve internet teknolojisine işaret etmektedir (doğrusunu Allah bilir)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuranda-ve-hadislerde-haber-verilen-dabbet-ul-arz-bilgisayar-ve-internet-teknolojisine-isaret-etmektedir-dogrusunu-allah-bilir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuranda-ve-hadislerde-haber-verilen-dabbet-ul-arz-bilgisayar-ve-internet-teknolojisine-isaret-etmektedir-dogrusunu-allah-bilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 10:28:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Abbas]]></category>
		<category><![CDATA[Adeta]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Arz]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Ve Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Da Ve]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Ebuz]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ince]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insana]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[Renk]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Kuran&#8217;da ve hadislerde haber verilen Dabbet-ül Arz  bilgisayar ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Kuran&#8217;da ve hadislerde haber verilen Dabbet-ül Arz  bilgisayar ve internet teknolojisine işaret etmektedir (doğrusunu Allah  bilir)</h3>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><em>İbni Abbas  (ra)&#8217;dan: &#8220;Yüzü insan yüzüne benzer,</em><strong><em>Gagası kıllı</em></strong><em>&#8230;&#8221;  (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El  Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276) </em></span></span></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>Yüzü insan yüzüne benzer</em>:</strong> Yüzü insan  yüzüne benzer ifadesiyle Dabbe’nin insana benzer özelliklere sahip  olacağına işaret edilmektedir. Günümüzde bilgisayarlar da tıpkı insan  gibi kameralar vesilesiyle görmekte, algılayıcı sistemleriyle işitmekte  ve doğrudan konuşmaktadır. </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>Gagası kıllıdır:</em></strong> Bu hadiste  bildirilen <strong>“gagası kıllıdır”</strong> ifadesi, bilgisayarların  şarj edilmesi için kullanılan ve ince tellerden oluşan elektrik  kablosuna işaret ediyor olabilir. Hayvanların gagası plastik gibidir,  adeta bir mikayı andırır. İnce kabloları olan plastik şarj, hadiste  belirtilen benzetmeye işaret ediyor olabilir. </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hüzeyfe (ra)&#8217;dan:  &#8220;&#8230; <strong>Hiç kimse ona yetişemeyecek kaçan da kurtulamayacak</strong>.&#8221;  (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El  Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)</span></em></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Günümüzde bilgi iletiminde, bilgisayarın hızına erişebilmek  mümkün olamamaktadır. Ve Dabbe’nin çıktığı dönemde, Kuran’ı ve  Müslümanların tebliğini dinlemek istemeyenler bile, bilgisayarlar  evlerine kadar girdiğinden, Allah’ın Yüce kudretini ve Kuran ahlakını  mutlaka öğrenmek zorunda kalacaklar, kaçamayacaklardır. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ebu Hureyre  (ra)&#8217;dan: &#8220;<strong>Dabbet-ül Arz’da her türlü renk mevcuttur</strong>&#8230;  &#8221; (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El  Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)</span></em></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Şu anda günümüz bilgisayarlarında 16.8 milyon renk mevcuttur. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ebuz Zübeyr (ra)&#8217;dan  nakletmiştir: &#8220;&#8230; <strong>Gözü hınzır gözü gibi, kulağı fil kulağı  gibi</strong> &#8230;&#8221; (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B.  Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)</span></em></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Günümüz bilgisayarlarında artık küçük göz şeklinde kameralar  vardır, bu kameralar vesilesiyle bilgisayarlar her türlü görüntüyü  algılayabilmektedirler. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Günümüzde laptop bilgisayarların görünümü, fil kulağını andırır  şekildedir. Aynı şekilde bilgisayarların ses kayıt özelliği sayesinde,  mekandaki tüm sesler rahatlıkla bilgisayar tarafından algılanmakta,  hatta kaydedilebilmektedir. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Beraberinde <strong>Hz.  Musa (as)&#8217;ın asası</strong> &#8230; olacak. Yüksek sesle şöyle bağıracak:  &#8220;İnsanlar artık ayetlerimize yürekten iman etmez oldular.&#8221; <strong>Sonra  mümin ile kafiri damgalayacak </strong>(iman edenlerle inkar edenlerin  tanınmasına vesile olacaktır)<strong>. </strong>(Kıyamet Alametleri,  Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk  Yayıncılık, s. 277)</span></em></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>Hz. Musa (as)&#8217;ın asası olacak:</em> </strong>Yüce  Allah,Hz. Musa (a.s.)’ın asasını bir anda canlı yılana dönüştürerek,  dönemin Darwinist ve materyalistlerine karşı yoktan Yaratılışın en büyük  delillerinden birini göstermiştir. Ahir zamanda da bilgisayar ve  internet yoluyla tüm Darwinist ve materyalistlere Yaratılışın delilleri  gösterilecektir. </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>Sonra mümin ile kafiri damgalayacak: </em></strong>Ahir  zamanda müminlerin de kafirlerin de bilgisayar ve internet yoluyla  Peygamberimiz (s.a.v)’in mührü ile karşılaşacağı anlaşılmaktadır.  Hadiste, internete giren herkesin Resulullah (s.a.v.)’ın mührünü  göreceğine, bu mührün müminlerin şevkini arttırıp, yüzlerini  aydınlatacağına, inkar edenlerin ise enaniyetlerini kıracağına işaret  etmektedir. </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Mümine rastlayacak <strong>müminin  yüzünü damgaladığında yüzü pırıl pırıl olacak. Kafiri damgalayınca  simsiyah kesilecek</strong>.&#8221; (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame  Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 277)</span></em></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İnternete girdiklerinde Allah’ın varlığının delilleriyle, Kuran  ayetleriyle ve İslam ahlakını anlatan eserlerle karşılaşan ve  Peygamberimiz (s.a.v)’in mührünü karşılarında gören müminlerin  hidayetleri artacak, imanları daha da kuvvetlenecektir. Peygamberimiz  (s.a.v)’in mührü ile karşılaşan inkarcıların ise öfkelerinin şiddetinden  yüzleri kapkara olacaktır. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>“</em></strong><em>&#8230;<strong>Yeryüzünde  bir yıldız gibi seyredecek. Peşine düşen onu yakalayamıyacak, </strong>ondan  kaçarsa kurtulamayacak&#8230;. (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame  Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 277) </em></span></span></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bilgisayarlar, internet yoluyla tüm bilgileri dünyanın her  yanına saniyeler içinde ulaştırabilmektedir. Bilgisayarlar hemen her  evde olduğu için insanlar hak ve doğrudan kaçamayacaklardır. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Çıkacak üç defa <strong>yerle  gök arasında olan herkesin duyabileceği bir sesle haykıracak.</strong>&#8221; </span></em></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>&#8220;Doğuya  yönelip haykıracak, bütün Doğulular sesini duyacak. Şam&#8217;a yönelip  haykıracak, bütün Yemenliler sesini duyacak</em></strong><em>.<strong>&#8220;</strong> (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El  Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 277) </em></span></span></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Dabbet-ül Arz yerin altına da hakim, yerin üstüne de hakim,  gökyüzüne de hakimdir. Ulaşmadığı, girmediği hiçbir şehir, hiçbir ev  kalmayacaktır. Şu anda bilgisayarlar evlerin tümüne girmiştir ve uydu  teknolojileri ve internet vesilesiyle yer altında çalışan insanlardan,  gökdelenlerin tepesinde yaşayan ya da gökyüzünde uçakla seyahat eden  insanlara kadar bütün insanlara her ses ve her görüntü ulaşabilmektedir. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Gerçekten namaz  kılan kişinin yanına gelecek, &#8220;bu senin namazın olmadı çünkü sen  yalancısın ve mürainin (ikiyüzlü riyakar kimsenin) ta kendisisin&#8221;  diyerek iki gözünün arasına, <strong>yalancı damgası vurulacak</strong>.  (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El  Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 278) </span></em></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Kuran’ı kendince şahit tutarak dilini eğip büken, Kuran’a  muhalif olduğu halde dindar görünümü altında hareket eden ikiyüzlü  kişilere, bilgisayar ve internet yoluyla cevap verilmekte ve onların  “yalancı” oldukları açıkça ifşa edilmektedir. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>Şeytanı  öldüreceği</em></strong><em> (fikren yok edeceği) hususundaki beyanat  hatırlanacağı vechiyle (üzere) yukarıda geçmiştir. (Kıyamet Alametleri,  Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk  Yayıncılık, s. 278)</em></span></span></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Şeytanın sistemi olan Darwinizm, materyalizm, ateizm; internet  yoluyla dünyaya ulaşan ve Allah’ın birliğini ve yüceliğini anlatan  yayınlar vesilesiyle tamamen yerle bir olacak, şeytanın dini bu  vesileyle ortadan kalkacaktır. </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><em>&#8230;bir  adım atışta üç günlük mesafeyi birden katedecek</em></strong><em>&#8230;  (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El  Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 278)</em></span></span></div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Günümüzde, bilgisayar ve internet vesilesiyle tek bir saniye  içinde dünyanın diğer ucuna bilgiler iletilebilmekte, tüm insanlara  ulaşabilmektedir.</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>SN. ADNAN  OKTAR&#8217;IN DABBET-ÜL ARZ KONUSUNDAKİ AÇIKLAMALARI (29 Ağustos 2009)</strong></span></p>
<p><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="320" height="280" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,28,0"><param name="movie" value="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player.swf?movieName=17202&amp;sId=39208" /><param name="quality" value="high" /></object></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong> Şu  Dabbet-ül Arz’ı bir anlatalım. Evet. Şeytandan Allah’a sığınırım.<strong> “Sen  artık Allah’a tevekkül et. Sen apaçık bir hak üzerindesin.” </strong>(Neml  Suresi, 79) Mümin Allah’a tevekkül edecek. Hak üzerindeyse gönlü çok  rahat olacak inşaAllah. “Çünkü gerçekten sen ölülere söz  dinletemezsin.”  (Neml Suresi, 80) Yani Allah küfür için onlar ölüdürler  diyor. Siz onları diri zannedersiniz fakat onlar ölüdürler.” Diyor. <strong>“  Hayvanlar gibidirler hatta hayvanlardan daha da aşağıdırlar” </strong>(Araf  Suresi, 179) diyor.  Yani vicdanen çökmüşlerdir diyor Allah.  “Ve  arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.”  (Neml  Suresi, 80) Yani hiçbir şekilde dinlemek istemiyor. Mesela Müslüman  geliyor, hadi bana müsaade diyor kaçıyor. Mesela ezan okunuyor  kapattırıyor. Yahut Kur’an okunuyor televizyonu kapattırıyor.  Veya  içeriye  &#8211; mesela otururken bir lokalde veya herhangi bir yerde – dindar  birisi giriyor, hemen çıkıyor. Bak diyor ki Cenab-ı Allah “… ve  arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.” Dinlemek  istemiyor. “ve Sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete  erdirecek değilsin.” Kör adam, anlatıyorsun anlatıyorsun anlamıyor.  Allah hidayet vermedikçe anlamıyor.<strong> “Sen ancak ayetlerimize iman  edenlere söz dinletebilirsin.” </strong>(Neml Suresi, 81) Allah’tan  korkuyordur bu, söz dinler. <strong>“İşte Müslüman olanlar bunlardır”</strong> (Neml Suresi, 81) Allah’ın hidayet vermesi ve Allah’tan korkması  gerekiyor. <strong>“O söz, başlarına geldiği zaman onlara yerden bir  Dabbe çıkarırız&#8230;”</strong> (Neml Suresi, 82) Dabbet’ül Minel’ard.  Yerden mamül bir varlık. Bir dabbe … Debelenen … yahut herhangi bir  kendinden yürüyen eşya için de aynı kelime kullanıyor; Dabbe; yani  depreşen,  hareket eden. <strong>“&#8230;O da insanların bizim ayetlerimize   kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.”</strong> (Neml  Suresi, 82)Yani imana dair,  iman hakkında onlara bilgi veriyor.  Bilgi  veren bir şey. Şimdi biz bunu – Dabbe’yi &#8211; bir anlamaya çalışalım.<strong> “O söz başlarına geldiği zaman.”</strong> Ne zaman geliyor bu söz?   Kıyamet vakti. Mehdi’nin zuhur vakti. O söz başlarına geldiği zaman.  Artık kıyamet iyice yaklaşmış. Son an artık çünkü  2120’de kıyamet  bekleniyor. Artık o söz gelmiş inşaAllah. “Onlara yerden mamul bir dabbe  çıkarırız. O da insanlara bizim ayetlerimize kesin bilgiyle&#8230;” Bakın  kesin bilgi, demek kesin bir bilgi var, bir de kesin bilgi var. Net  bilgi. Şimdi, ahir zamanda insanlara Kur’an’ın ışığından istifadeyle  kesin bilgi sunuluyor.  “Kesin bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.”  Bakıyoruz bilgisayara. Bu konuşuyor mu?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Konuşuyor</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Konuşuyor. Yazıyor da.</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Evet</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Anlatıyor da. Soru sorduğunda anında cevap  veriyor değil mi? Neden mamül bu?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yerdeki elementlerden demir, var, alüminyum  var, çinko var</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Değil mi; magnezyum, bakır, kobalt, çinko  hepsi var. Silisyum hepsinden var. Yerden mamul bir kere, o tamam.  Konuşuyor. Allah’ı anıyor Allah hakkında bilgi veriyor. Kesin bilgi  veriyor mu ?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Veriyor</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Net bilgi veriyor mu?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Veriyor</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Güzel, şimdi hadislere göre bakalım, sürati  nasıl bunun?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">O çok hızlı</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Bak diyor ki <em>“hiç kimse ona yetişemeyecek,  kaçan da kurtulamayacak.” </em>(Kıyamet Alametleri, Medineli Allame  Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)  Çünkü evinde dini öğrenmek istemiyor ama, bastın mı düğmeye Allah,  Resul, Muhammed (sav), Peygamberimiz (sav)’in mührüyle karşılaşıyor.  Allah’ın hükümleriyle karşılaşıyor, Kuran ayetleriyle karşılaşıyor,  Hadis-i Şeriflerle karşılaşıyor, Darwinizm’in, materyalizmi n  yıkılışıyla karşılaşıyor,  nereye gitse karşısına çıkıyor, ne diyor,  kaçan da kurtulamayacak.<br />
Bakın diyor ki renkli olacak diyor. O hayvanda her türlü renk mevcuttur.  O dabbede,  o cisimde, o alette,  her türlü renk mevcuttur. Renkli mi  bunun görüntüleri?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Evet</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Her türlü renk var mı ?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Var</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hadise uyuyor mu ?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Uyuyor.</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Musa’nın asası yanında olacak diyor. Siz  yaratılışı  ispat ediyor musunuz internette ?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ediyoruz inşaAllah</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Hz Musa asayı atıp neyi ispat etti Firavuna ?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yaratılışı</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yaratılışı ispat etti değil mi ? Ne dedi  bak,ağaçtan  Allah bir anda hayvan yaratıyor, Nil’in çamurlarından  yaratılmadı, demek ki o devrin Darwinizm’i yanlıştı, doğrusu  yaratılıştır diyor. Bakın diyor ben bir ağacı yaratıyorum, canlanıyor,  dolayısıyla sizin tesadüf iddianız doğru değil. Allah yaratıyor değil mi  ? Hz Musa’nın asası gibi yaratılışı ispat edecek, anlatacak. Ne diyor,  müminin yüzünü damgaladığında yüzü pırıl pırıl olacak. Sen burada  internette Peygamberimiz (sav)’in mührünü gördüğünde için açılıyor mu?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Açılıyor</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Bir neşe geliyor mu ?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Geliyor</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Peygamberimiz (sav)’in mühründe neler var?  Allah, Muhammed, Resul. Ne anlatıyor internet? Allah’ı anlatıyor.  Muhammed (sav)’i anlatıyor. O’nun Resul olduğunu anlatıyor.  Ve yüzünü  parlatıyor müminin. Pırıl pırıl oluyor.  Kafiri damgalayınca simsiyah  kesilecek diyor.  İnanmayan karşılaştığında da kan  boğuyor, tansiyonu  çıkıyor, morarıyor.  Bir okuyor oradaki gerçekleri. Tansiyonu fırlıyor  18’e 20’ye. Bunalıyor, sıkılıyor. Başka bir yere geçiyor. Orada da  karşısına geçiyor. Yani kafir; inanmayan. İnanmayanı damgalıyor. Evet.  Bak yeryüzünde diyor bir yıldız gibi seyredecek. Olağanüstü bir sürat  olacak, peşine düşen onu yakalayamayacak.  Yani elektrik sürati olduğu  için olağanüstü süratli. Yerle gök arasında herkesin duyabileceği bir  sesle haykıracak.  Yerin altında alıyor mu bu internet?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna: </strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Alıyor.</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Üstünde alıyor mu?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Alıyor.</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Herkes duyuyor mu?</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Oktar Babuna:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Duyuyor.</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Evet doğuya yönelip haykıracak bütün doğulular  sesini duyacak. Şam’a dönüp haykıracak. Bütün Yemenliler sesini duyacak.  Yani bütün dünya cihetlerini belirtiyor. Dünyanın her yerinde herkes  sesini duyacak diyor. Bakın diyor ki;<em> “bazı iki yüzlü, riyakar  kimsenin kişilerin iki gözünün arasına yalancı damgasını vuracak.” </em>((Kıyamet  Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci,  Pamuk Yayıncılık, s. 278)) Resulullah (sav)’ın mührüyle onu damgalıyor.  Sen yalan söylüyorsun, Darwinizm yalan, materyalizm yalan. Bu yalanı  onlara ispat ediyor Dabbet-ül Arz. Anlaşıldı mı? Ve de Hz. Mehdi’nin  yardımcısıdır Dabbet-ül Arz. Hz. İsa Aleyhisselamın da yardımcısıdır ve  bir nevi de kılıncıdır. Manevi kılıncıdır. Şeytan’ı öldürecek diyor.  Şeytan ne? Deccaliyet,  Deccaliyet  ne? Darwinizm, materyalizm,  Allah’tan korkmayan sistem. Ne diyor ? Şeytan öldürecek diyor. Şimdi biz  internetle şeytanı öldürüyor muyuz? Darwinizm’i, materyalizmi yok  ediyor muyuz? Hadis tam anlamıyla çıkmış mı? Çıkmış evet. Bir adım  atışta üç günlük mesafeyi birden kat edecek. Olağanüstü süratli. Mesela  dünyanın her yerinde şu an izleniyor. Bütün dünyaya dağılacağı Dabbet-  ül arz’ın. Her yerde kolu olacak diyor. Her yere ulaşacak. Göğe  ulaşacak, yere ulaşacak. Ulaşmadığı hiçbir yer kalmayacak. Hatta her eve  girecek diyor. Her eve girip herkesi damgalayacak diyor, Resulullah  (sav)’ın mührüyle.</p>
<p><strong>Oktar Babuna: </strong>İnşaAllah</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Adnan Oktar:</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Bakın; Hz Caferi Sadık’ta şöyle buyurur; <em>“Adeta  kaimi, Hz Mehdi Aleyhisselam’ı görür gibiyim.” </em>Peygamberin (sav)  altın mühürle mühürlenmiş sözleşmesini cebinden çıkarıyor. Mehdi  Peygamber Efendimiz (sav)’in mührünü kullanacak. Altın diyor altın.  Rengini de belirtiyor. Altın bir mühürle mührünü çıkarıyor.  Mührünü  açarak onları insanlara okuyor. Rivayet var. İsa Aleyhisselam onu alıp  açacak; sandığı açacak. Bir sandık buluyor Hz İsa aleyhisselam da ve onu  açıyor ve içinde bir mühür, Resulullah (sav)’ın mührü ve bin tane kitap  bulacak diyor. Hazır, Hz. İsa Aleyhisselam’dan önce. Mehdi  Aleyhisselamın hazırladığı kitaplar. Bu kitaplarla İslam’ı, Kuran  ahlakının esaslarını, sünnetini ihya edecek.<br />
Risalet&#8217;ül Meşrep Elverdi fi Mezhebil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed  el-Kari, sayfa &#8211; 4 enis cülescsi kitabından. 700 yıllık 800 yıllık  eserler bunlar.  1000 yıllık eserler . Buralarda anlatılıyor. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuranda-ve-hadislerde-haber-verilen-dabbet-ul-arz-bilgisayar-ve-internet-teknolojisine-isaret-etmektedir-dogrusunu-allah-bilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh değil, Peygamberimiz (sav)&#8217;in haber verdiği yüzlerce alametin üzerinde tecelli ettiği mübarek bir insandır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 10:27:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Mana]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Suyuti]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh  değil, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh  değil, Peygamberimiz (sav)&#8217;in haber verdiği yüzlerce alametin üzerinde  tecelli ettiği mübarek bir insandır</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in  hadislerinde ve İmam Rabbani, Celaleddin Suyuti, Bediüzzaman Said Nursi  gibi büyük İslam alimlerinin açıklamalarında Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fiziksel  ve ahlaki sahip olduğu tüm özellikler, hangi ortamda çıkacağı, çıkışının  alametlerinin neler olduğu, kendisine nasıl biat edileceği çok detaylı  olarak tarif edilmiştir. <strong>MEHDİYETİ ANLATAN BİNLERCE HADİSİN  HEPSİNDE HZ. MEHDİ (AS) BİR ZAT, BİR ŞAHIS, ALLAH&#8217;IN ÜSTÜN İLİMLER  LÜTFETTİĞİ BİR BEŞER OLARAK BİLDİRİLMİŞTİR. TEK BİR HADİSTE DAHİ HZ.  MEHDİ (AS)&#8217;IN RUH ŞEKLİNDE GELECEĞİ SÖYLENMEMİŞTİR. BU YÖNDE BİR İMA,  BİR İŞARİ MANA DAHİ YOKTUR.</strong> </span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="1" width="600">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-size: small;">Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın sadece ruhuyla geleceği yanılgısındaki Nur talebelerine örnek </span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="640" height="540" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,28,0"><param name="movie" value="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=23506&amp;sId=51420" /><param name="quality" value="high" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="540" src="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=23506&amp;sId=51420" pluginspage="http://www.adobe.com/shockwave/download/download.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" quality="high"></embed></object></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1400 senedir İslam dünyasından hiç kimse  Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ruh olarak geleceği iddiasında bulunmamıştır.  Peygamberimiz (sav)&#8217;in tüm özellikleriyle anlattığı bu mübarek insanın  gelişini heyecanla bekleyen yaklaşık 1,5 milyarlık İslam alemi de,  bir  ruhun veya manevi bir varlığın beklentisi içinde değildir. Tüm İslam  dünyası Müslümanların manevi lideri olacak, onları birleştirecek, Hz.  İsa (as) ile birlikte İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılacak, dünyaya  Asrı Saadet benzeri bir güzellik yaşatacak bu mübarek insanı heyecanla  beklemektedir. </span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1.     Peygamberimiz (sav)&#8217;in Mübarek Bir İnsan Olan Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  Fiziksel Özelliklerini Anlatması, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Ruhani Bir Varlık  Olmayacağının Delillerindendir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz (sav) yüzlerce  hadisle Hz. Mehdi (as)&#8217;ın görünümünün nasıl olacağını bildirmiştir.  Hatta bu konuda hayret verici detayları haber vermiştir. Eğer Hz. Mehdi  (as) ruhani bir varlık olarak gelecek olsa, Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın saç rengini, boyunu, endamını, gözlerini, sakalını,  dişlerini, yüzünü, sırtındaki bene yüzündeki ize ve kaşlarının  arasındaki kaş çatma çizgisine kadar detay vererek tüm fiziksel  özelliklerini anlatmayacağı açıktır. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh şeklinde olan bir varlığın, gözü,  kaşı, sakalı, boyu olmaz. Omuzlarının, karnının ve tüm bedenin geniş  olacağı, açık ve geniş alınlı olacağı, saçlarının siyah ve gür olacağı,  gözlerinin çekik olacağı, sakalının gür ve sık olacağı, saklanın  yanlarda az, aşağı tarafının uzun olacağı, sırtında nübüvvet mührünün  olacağı, sırtında ayrıca mersin yaprağına benzeyen bir ben daha olacağı,  burnunun ince ve küçük olacağı, burnunun orta bölümünde belli belirsiz  bir çıkıntı olacağı, kaşlarının kavisli olacağı, iki kaşı arasında küçük  bir çukur olacağı, alnında bir içbükeylik olacağı ve bir ben olacağı,  cildinin çok güzel ve parlak olacağı gibi onlarca detay bildirilmez. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in, Hz. Mehdi (as)&#8217;ı  bu kadar detaylı tarif etmiş olması müminler için çok büyük bir nimet ve  güzelliktir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu tasvirleri vesilesiyle, Hz.  Mehdi (as) ortaya çıktığında kendisini görenler bu tasvirlerden hemen  kendisini tanıyacaklardır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bir ayette, Kitap Ehli&#8217;nin Peygamber  Efendimiz (sav)&#8217;i &#8220;çocuklarını tanır gibi&#8221; tanıyacakları  bildirilmektedir:</span></p>
<blockquote><p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Kendilerine kitap verdiklerimiz,  onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen  içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara  Suresi, 146)</span></strong></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu ayet işari manada, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  tanınmasına da işaret etmektedir. Hz. Mehdi (as) da ortaya çıktığında,  Peygamberimiz (sav)&#8217;in tasvirleri ışığında, insanlar onu çocuklarını  tanır gibi tanıyacaklardır. Ancak buna rağmen bazı insanlar, bu mübarek  şahsı tanımamazlıktan gelecekler ve kendisini inkar edeceklerdir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fiziksel özellikleriyle  ilgili detaylı bilgi için bkz. <a href="http://hazretimehdi.com/fiziksel_siyah_iz.php" target="_blank">http://hazretimehdi.com/fiziksel_siyah_iz.php</a></span></p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">2.     Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Soyunu, Doğumunu, İlk olarak  Hangi Şehirde Bulunacağını, Sonra İstanbul&#8217;a geleceğini detaylı olarak  anlatmıştır. Bunların hepsi bir beşere ait özelliklerdir. </span></strong></span></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (AS), PEYGAMBER  EFENDİMİZ (SAV)&#8217;İN SOYUNDANDIR </span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Kıyametin kopması için zamanda  sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.) benim E<strong>HL-İ  BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR ZATI (HZ. MEHDİ</strong> (a.s.)’ı)  gönderecek.&#8221; (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8220;BENİM EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN)  BİR ŞAHIS (HZ. MEHDİ </strong>(a.s.)) bütün dünyaya hakim oluncaya  kadar günler ve geceler gitmez.&#8221; (En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin.  <strong>O  (HZ. MEHDİ (A.S.), KUREYŞ’TEN VE EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR  KİŞİDİR.</strong>&#8221; (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,  s. 13)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;<strong>MEHDİ (A.S.), BENİM  ÇOCUKLARIMDAN BİRİDİR.</strong> Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız  gibidir.&#8221; (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi’nin “Risaletül  Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) BÜYÜK BİR  ŞEHİRDE DOĞACAKTIR</span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:  &#8220;Hz. Mehdi (a.s.), <strong>MEDİNE&#8217;DEN (BÜYÜK BİR ŞEHİRDEN)</strong> çıkacak ve Mekke&#8217;ye gelecek&#8230;&#8221; (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet  b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi  El-Muntazar)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">“Medine” kelimesinin sözlük anlamı “büyük  şehir”dir. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’in bildirdiğine göre Hz.  Mehdi (a.s.), medinede yani büyük bir şehirde doğacaktır. </span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) “KARA  KÖYÜ&#8221;NDEN ÇIKACAKTIR </span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet  edilen diğer bir hadiste de Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın doğum yeri olarak “Kara”  denilen bir bölgeye de işaret edilmiştir:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">“Mehdi (a.s.)’ın Kara köyünden çıkacağı  söylenmiştir.” (Mustafa Reşit Filizi, Risalet-ül Huruc ül Mehdi, s. 69)</span><br />
</em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN DOĞUMU  EVDE OLACAKTIR</span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hadislerde ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)’ın  doğumunun gizli olacağı; yani doğumunun evde gerçekleşeceği de  bildirilmiştir:</span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi&#8217;s-selâm  şöyle buyurmuştur: <strong>&#8220;Bizim Kaim&#8217;imiz (Hz. Mehdi (a.s.)) ile  Allah&#8217;ın resulleri arasında bir takım benzerlikler vardır. Nuh (a.s.),  İbrahim (a.s.), Musa (a.s.), İsa (a.s.), Eyyub (a.s.) ve Muhammed (sav)  peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır&#8230; İBRAHİM (a.s.) İLE,  DOĞUMUNUN GİZLİ OLMASI (DOĞUMUNUN EVDE OLMASINDA)</strong> &#8230;benzerliği vardır.&#8221; (Kemal’ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Ali b. Hüseyin Zeynel Abidin (a.s.)  şöyle buyurur: <strong>&#8220;KÂİM’İMİZİN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) DOĞUMU  İNSANLARA GİZLİ KALACAKTIR&#8230;&#8221;</strong> (Bihar-ül Envar, c. 51, s. 135)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) TÜRKİYE&#8217;DEN  ÇIKACAKTIR</span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir hadisinde Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ın Türkiye’den çıkacağı ve mücadelesinin sonuna kadar da  buradan ayrılmayacağı bildirilmiştir:</span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>“HZ. MEHDÎ (A.S.) RUM&#8217;DAN,  TÜRKLERDEN (çünkü, eskiden Türkiye&#8217;ye “Diyar-ı Rum” deniliyordu.)  AYRILMAYACAKTIR.”</strong> (İş&#8217;afü&#8217;r-Rağıbîn&#8217;den naklen Tılsımlar  Mecmuası, Bediüzzaman Said Nursi, s. 212)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (AS), İSTANBUL&#8217;U  MANEN FETHEDECEKTİR</span></strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Resullah (SAV) şöyle buyurmuştur: </span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ehli Beytimden bir ŞAHIS Hz. Mehdi  (as), (dünyaya) sahip oluncaya kadar kıyamet kopmaz. </span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>O (HZ. MEHDİ (AS)), İSTANBUL&#8217;U VE  CEBEL&#8217;İ (dağı- İstanbul’un 7 Tepe’sini) (MANEN) FETHEDECEKTİR. </strong>(Mer&#8217;iy  b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Uzak yerlerdeki talebeleri Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;a biat edecek. Zulümü ve zalimleri fikren etkisiz hale getirecek,  ülkeler düzelecek, <strong>CENAB-I HAK KENDİSİNE İSTANBUL&#8217;U (MANEN)  FETHETTİRECEKTİR.</strong> (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l  Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal)</span></em></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<table border="1" cellspacing="10" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Tüm bu  hadislerden açıkça görüldüğü üzere Hz. Mehdi (as);</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in  soyundan gelen,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Büyük bir şehirde doğan,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Doğumu evde gerçekleşen,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Mücadelesini İstanbul&#8217;da ve  Türkiye&#8217;de yürütecek olan MÜBAREK BİR İNSANDIR. Ruh şeklinde veya ruhani  olan bir varlık değildir.</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3.     Deccale Karşı Verilecek Büyük İlmi Mücadelenin Lideri olan Hz. Mehdi  (as) Ruhani Bir Varlık Değildir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde  deccal ve fitnesi de detaylı olarak anlatılmıştır. Hz. Mehdi (as) bu  büyük fitneye karşı amansız bir fikri mücadele verecek, deccaliyeti  etkisiz hale getirerek, İslam ahlakının dalga dalga dünyaya hakim  olmasına vesile olacaktır. Böyle büyük bir mücadeleyi ruh şeklinde,  mefhumu belli olmayan bir varlığın yürütemeyeceği açıktır. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bediüzzaman Hazretleri de ahir zamanda  Darwinizm ve materyalizmin güçleneceğini, deccaliyetin bu güçten destek  alarak yayılacağını, ancak Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fikri  mücadeleleriyle bu fitnelerin son bulacağını belirtmiştir. Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın birinci görevinin de, Darwinizm ve materyalizmi fikren etkisiz  hale getirmek olduğunu söylemiştir. Bediüzzaman&#8217;ın da belirttiği gibi,  Hz. Mehdi (as) bu görevini tam olarak yerine getirecek, Darwinizm&#8217;i ve  materyalizmi fikren ortadan kaldırarak, insanların imanlarının  kurtulmasına vesile olacaktır:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Birincisi: Fen ve felsefenin tasallutiyle  (etkisiyle) ve MADDİYUN VE TABİİYYUN TAUNU (Darwinizm ve materyalizm  hastalığı), BEŞER İÇİNE İNTİÇAR ETMESİYLE (insanlar arasında  yayılmasıyla), her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini  (materyalizmi) TAM SUSTURACAK bir tarzda imanı kurtarmaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<table border="1" cellspacing="10" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  şekliden bir varlığın;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Darwinizme ve materyalizme karşı  ilmi mücadele yapamayacağı;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Bu dinsiz ideolojileri fikren  etkisiz hale getirmek için kitaplar yazamayacağı, belgeseller  hazırlayamayacağı, konferanslar düzenleyemeyeceği;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Bu ideolojileri tam anlamıyla  susturarak imanı kurtaran bir çalışma yapamayacağı açıktır.</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu önemli ve hayati çalışmaları bir beşer  olarak zuhur edecek Hz. Mehdi (as) yerine getirecek ve Allah&#8217;ın izniyle  İslam ahlakını dünyaya hakim kılacaktır. </span></p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">4.     Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hz. Mehdi (as) İle İlgili Haber Verdiği  Hadislerin Tümü Bir Ruh İçin Değil, Bir İnsan İçin Geçerlidir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Burada Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in Hz.  Mehdi (as) ile ilgili hadislerinden sadece birkaç örneğe yer  verilmiştir. Bu konuda detaylı bilgil almak isteyen kimseler <a href="http://www.hazretimehdi.com/" target="_blank">www.hazretimehdi.com</a> sitesine başvurabilirler.</span></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İstanbul&#8217;u  manen fethedecek olan bir ruh değildir.</span></strong></span></span><br />
<em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as), Konstantiniyye ve  Deylem Dağını (manen) fethedecektir. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil  Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</span></em></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Allah Teâlâ Hazretleri, mümin kullarına  Roma&#8217;nın merkezi olan İstanbul&#8217;un tesbih ve tekbir ile (manen) fethini  nasip buyurmadıkça kıyamet kopmayacaktır. </span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber  Efendimiz (sav)&#8217;in gömleğini giyip, kılıcını kuşanacak ve mübarek  sancağını açacak, kutsal emanetlerle birlikte çıkacak olan bir ruh  değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatıdır.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as), Peygamberimiz  (sav)&#8217;in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle  yatsı vaktinde çıkar. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi,  &#8220;Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi&#8221;)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">ALLAH&#8217;IN ELÇİSİ İÇİN HAZRETİ CEBRAİL (AS)  TARAFINDAN Bedir Savaşı sırasında getirilen sancak İMAM-I ZAMAN (HZ.  MEHDİ (AS)) TARAFINDAN YÜKSELTİLECEKTİR. BU SANCAĞIN ÖZEL NİTELİĞİ dört  bir yanda bir aylık masefedeki DÜŞMANLARIN KALBİNE KORKU SALIYOR  OLMASIDIR. Buna eşdeğer olarak, İNANANLARIN KALPLERİNDE MEMNUNİYETİ VE  SAĞLAMLIĞI ARTTIRACAKTIR. (Bihar-ül Envar, Cilt. 51, Sayfa 135; Cilt 52,  Sayfa 328; Mikyaal al-Makaarem, Cilt 1, s. 241)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İslam  alemi ruhani bir varlığa değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatına biat  edeceklerdir.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Halifenin ölümü anında ihtilaf olur.  Medine halkından bir kişi koşarak Mekke&#8217;ye çıkar. Mekke halkından bir  grup onu (Hz. Mehdi (as)&#8217;ı), istememesine rağmen (bulunduğu yerden)  çıkarırlar. Hacer-i Esved&#8217;le Makamı İbrahim arasında ona (Hz. Mehdi  (as)&#8217;a) biat ederler. (Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu&#8217;l Muhtasa Fi  Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Rükun ile Makam arasında kendisine biat  edilecektir. Hz. Mehdi (as) o kadar merhametli olacaktır ki, zamanında  ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu  kanayacaktır. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s.  42)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Müslüman  dünyasını ayrılıklardan kurtarıp birleştirerek Türk İslam Birliği&#8217;ni  sağlayacak olan ruhi bir varlık değildir.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İman edenlerin Efendisi (sav) der ki:  &#8220;&#8230; ALLAH SİZİN İÇİN, SİZİ BİRLEŞTİRECEK VE SİZİ DAĞINIKKEN BİRARAYA  GETİRECEK BİRİNİ (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;I) ÇIKARANA DEK&#8230; Beklerseniz,  ödüllendirileceksiniz ve sizin haksızlığa uğratılmanızın intikamını  alacak (Darwinizm&#8217;e, materyalizme ve ateizme ilmi zeminde gereken cevabı  verecek) olanın ve haklarınızın kurtarıcısı olanın, o (Hz. Mehdi (as))  olduğunu kesinlikle anlayacaksınız&#8230;&#8221; (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul  Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır  el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 182)</span></em></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  halinde bir varlık İslam aleminin manevi lideri olamaz. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Malik bin Zamra der ki, Emirülmüminin  Ali aleyhisselam bana şöyle buyurdu: &#8220;&#8230; Hayrın çoğu o zamandadır ey  Malik! O ZAMANDA KÂİM&#8217;İMİZ  (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK &#8230; SONRA  ALLAH HERKESİ ONUN ETRAFINDA TOPLAYACAK.&#8221; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i  Numani, Gaybet-i Numani s. 242)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230; Ve sonra istemediği halde biatlarını  kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de  gökte de Hz. Mehdi (as)&#8217;dır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin  Suyuti&#8217;nin Tasnifinden Hadisler, Kahraman Neşriyat, s. 35)</span></p>
<p></em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  şeklinde bir varlığın az kardeşinin olması mümkün değildir. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Kardeşi az olandır (Risalet ül  Mehdi, s161)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz  (sav) Hz. Mehdi (as)&#8217;ın bekar olacağını söylemiştir. Peygamberimiz  (sav)&#8217;in ruh şeklinde bir varlıktan bahsetmediği açıktır.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Mes&#8217;ûdî şöyle nakletmektedir: &#8220;Ali b.  Hazma, İbn-i Sirâc ve İbn-i Ebi Said, bir ara İmam Rıza&#8217;nın (a.s)  huzuruna vardıklarında Ali B. Hazma İmam&#8217;a şöyle arzetti: &#8220;Ey  Resulullah&#8217;ın oğlu, biz, siz (Ehli Beyt imamların)dan şöyle nakletmişiz  ki; HER İMAM ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EVLADINI GÖRÜR. (Acaba bu doğru  mudur?) İmam (a.s) cevabında şöyle buyurdu: &#8220;Şunu da hadise eklediniz mi  &#8220;KÂİM (HZ. MEHDİ) HARİÇ?&#8221; (İsbât-ül Vasiye (Mes&#8217;udî), s. 201)</span></em></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz.  Mehdi (as) tüm insanların, hatta denizdeki balıkların, havadaki kuşların  onun sevgisiyle coşacakları bir insandır. İnsanlar sevgilerini ruh  şeklinde bir varlığa değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatına yönelteceklerdir. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) hilafetinden  yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki  balıklar bile razı olacaktır. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il  Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Allah onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın)  muhabbetini insanların kalplerine yerleştirecektir. Böylece onlar,  gündüzleri arslan kesilen ve geceleri de ibadetle geçiren bir toplum  olacaklar. (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min Evladı  Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal&#8221;)</span></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Muhammed (sav): &#8221;İnsanlar uykudadır, ölümle uyanırlar&#8221;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-muhammed-sav-insanlar-uykudadir-olumle-uyanirlar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-muhammed-sav-insanlar-uykudadir-olumle-uyanirlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 11:33:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Fark]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Kilometre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Muhammed (sav): &#8221;İnsanlar uykudadır, ölümle  uyanırlar&#8221;
Şu anda bu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Muhammed (sav): &#8221;İnsanlar uykudadır, ölümle  uyanırlar&#8221;</h3>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Şu anda bu yazıyı okuyan kişiler  de dahil olmak üzere, birçok insan hayatı boyunca büyük bir yanılgı  içinde yaşar. Bu yanılgı ise, aslında çok iyi bildikleri ancak  düşünmedikleri için fark edemedikleri bir gerçekle ilgilidir. Bu gerçek  şudur: Her insan, tüm hayatını aslında çok küçük bir mekanda, yani  kafatasının içinde, tek başına yaşar. Bu, bilimin de gösterdiği kesin  bir gerçektir. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Örneğin siz şu anda bu yazıyı  bilgisayarınızdan okuyorsunuz ve bilgisayarınızın 20-30 cm uzağınızda  olduğunu sanıyorsunuz. Oturduğunuz odadaki televizyonun ise sizden 2  metre kadar ileride olduğunu düşünüyorsunuz. Camınızdan gördüğünüz deniz  manzarasının ise sizin birkaç kilometre uzağınızda olduğunu zannediyor  olabilirsiniz. Balkona çıktığınızda gördüğünüz yıldızlar ise, size göre  sizden milyarlarca kilometre uzaklıkta. Bunun sonucunda ise kendinizi  sonsuz büyüklükte bir evrenin içinde yaşayan, çevresi insanlarla dolu  biri sanıyor olabilirsiniz. İşte siz de diğer insanların büyük bölümü  gibi bu noktada yanılıyorsunuz. Çünkü burada saydıklarımızın hepsi,  bilgisayarınız, televizyonunuz, pencereden bakınca gördüğünüz manzara ve  yıldızlar, dostlarınız, yakınlarınız, aslında sizin dışınızda,  ilerinizde veya uzağınızda değiller, hepsi sizin içinizdeler. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Bu görüntülerin her biri beyninizin arka  bölümündeki görme merkezinde oluşan görüntüler. Siz şu anda beyninizin  arkasındaki küçücük bir bölgede oluşan bu yazının görüntüsünü  görüyorsunuz. Başka bir deyişle, şu anda bu yazıyı okuyan sizin  gözleriniz değil, çünkü bu yazı gözünüzün önünde değil, kafatasınızın  arkasında bir yerde. Ancak siz hayatınız boyunca gözlerinizin bunları  gördüğünü, tüm gördüklerinizin gözünüzün önünde, sizin dışınızda  varlıklar olduğunu zannederek yanıldınız. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Ortaokul veya lisedeki bazı bilgilerinizi  tazelerseniz, bu söylediklerimizin aslında sizin de bildiğiniz bilimsel  gerçekler olduğunu, sadece size bu şekilde anlatılmadığı için bu gerçeği  bu yönüyle hiç düşünmediğinizi anlayacaksınız. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Dünya gözünüzün önünde değil, beyninizin  arkasında</span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Gözlerimiz ve gözlerimize bağlı olan  milyonlarca sinir hücremiz, sadece &#8220;görme olayının&#8221; gerçekleşmesi için  beyne mesaj ileten kablo görevine sahiptirler. Bir cisimden gelen ışık,  göz merceğinden geçer ve gözün arka tarafındaki ağ tabakanın üzerine  başaşağı ve iki boyutlu bir görüntü bırakır. Ağ tabakadaki çubuk ve koni  hücreler, bazı kimyasal işlemlerden sonra bu görüntüyü elektriksel  akıma dönüştürür. Bu elektriksel akımlar, göz sinirleri aracılığı ile  beynin arka kısmında yer alan görme merkezine götürülür. Beyin ise bu  gelen sinyali anlamlı ve üç boyutlu görüntüler haline getirir.</span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Burada çok yüzeysel olarak anlattığımız  görme, gerçekte son derece olağanüstü bir işlemdir. Işık demetleri  anında ve kusursuz şekilde elektrik sinyallerine dönüştürülmekte ve  sonra bu elektrik sinyalleri, üç boyutlu, rengarenk, ışıl ışıl bir dünya  olarak bize görünmektedir.</span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Sonuç olarak siz hayatınız boyunca  gördüğünüz her şeyi beyninizin içinde gördünüz. &#8220;Dışarıda&#8221;, yani sizin  bedeninizin dışında, uzağınızda olduğunu sandığınız her şey, çiçekler,  denizler, gemiler, uçaklar, yıldızlar, güneş, ay, aileniz, dostlarınız,  eviniz, arabanız, iş yeriniz, dağlar, kuşlar, kısacası her şey, aslında  sizin içinizde idi. Siz, bugüne kadar beyninizin dışında bulunan hiçbir  nesneyi görmediniz, gördüğünüz her şey kafatasınızın içinde idi. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Duyduğunuz sesler, dokunduğunuz cisimler,  aldığınız kokular ve tatlar için de aynı gerçek söz konusudur. Bir cisme  dokunduğunuzda, hiçbir zaman o cismin aslına dokunamazsınız.  Dokunduğunuz beyninizdeki cisimdir. Dokunma hissi elinizde değil,  beyninizde oluşur. Bu nedenle, örneğin siz şu anda bilgisayarınızın  tuşlarına dokunduğunuzda, gerçekte beyninizin içindeki bilgisayarı  hissedersiniz. Masanızın sertliği, ipek bir kumaşın elinizde oluşturduğu  his, metalin soğukluğu gibi dokunmaya ait tüm hisler beyninizde  oluşmaktadır. Yani siz bugüne kadar hep kafatasınızın içindeki küçücük  bir yerde yaşadınız. Beyninizin dışında ne olduğunu, oradaki gerçek  alemi ise asla göremediniz.</span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Beyninizin dışında madde olarak  adlandırılan görüntüden oluşan ve sağlamlık hissi verilen bir alem  vardır. Ancak siz bu aleme asla duyularınız aracılığı ile ulaşamazsınız.  Her insan beyninde oluşan alemi seyreder, beyninde oluşan aleme  dokunur, beynindeki alemin sesini dinler. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Allah, yarattığı madde alemini, her insana  beyninde bir görüntü olarak izlettirmekte ve bu görüntüye sağlamlık,  sertlik vererek görüntüyü gerçek gibi algılattırmaktadır. 20. yüzyılda  bilimsel bulgularla kanıtlanan bu gerçek yüzyıllarca önce yaşamış olan  büyük İslam alimi İmam Rabbani tarafından etraflıca açıklanmıştır. İmam  Rabbani, mektuplarından birinde şöyle bir izahta bulunmaktadır:</span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">&#8220;Hâricde ve hakîkatde, Allahü teâlâdan  başka, mevcûd yokdur. Allahü teâlâ, kudreti ile, kendi ismlerinin ve  sıfatlarının kemâlıinı mümkinât sûretlerinin perdesinde göstermiş, ya’nî  eşyâyı, kendi kemâlâtına uygun olarak, his ve vehm mertebesinde, îcâd  etmiş, var etmişdir. Böylece, eşyâ, vehmde görünmekde, hayâlde devâm  etmekdedir. O hâlde eşyâ, hayâlde göründüğü için vardır. Lâkin Allahü  teâlâ, bu görünüşe devâm verdiği, yok olmakdan koruduğu eşyanın yapısına  sağlamlık verdiği ve ebedî mu’ameleyi de bunlara bağlı kıldığı için,  vehmdeki varlık ve hayâldeki devâm da, hakîkî varlık olmuşdur.&#8221; (İmam-ı  Rabbani, İkinci Cilt, 44. Mektup)</span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>İnsan görüntüyü gerçek zannederek  yanılır</strong></span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Burada anlatılanlar, her insanın üzerinde  büyük bir ciddiyetle düşünmesi gereken çok önemli bir hakikattir. Çünkü  bu gerçeği görmezden gelen her insan, ömrü boyunca küçücük bir noktada  oluşan görüntüyü gerçek zannederek yanılmaktadır. Örneğin beynindeki  minik bir noktada oluşan iş kulelerinin sahibi olduğunu zanneden bir  adam, bu görüntüden dolayı kibirlenir, şımarır, bir gün öleceğini  unutarak kendisini sonsuz güçlü zanneder. Veya beynindeki bir noktada  oluşan fakir hayat görüntüsü başka bir insanın ezik, mutsuz ve umutsuz  yaşamasına neden olur. Beyninin içindeki küçücük bir yerde oluşan para  görüntüsünü kaybeden insan hemen perişan olur. Beyninin içindeki araba  görüntüsünün çizildiğini gören bir başkası ise hiddetlenir, mal  hırsından dolayı büyük bir öfke duyar. Oysa, bu kişilerin her biri  rüyasında zengin veya fakir olan, veya rüyasında arabası çizilen bir  insandan farklı bir durumda değildirler. Çizilen araba, beynimizin  içinde oluşan bir araba görüntüsüdür. Bu arabanın aslını, dışarıdaki  gerçek halini hiç kimse, hiç bir zaman bilemez ve göremez. Bunu ancak  beynimizdeki ve dışındaki alemi yaratan Yüce Allah bilir. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">İşte bu gerçeğin farkında olmayan, veya  çok açık olmasına rağmen bu gerçeği kabullenmek istemeyen insanlar,  hayatları boyunca hep yanılgı içinde, gerçekleri görmezden gelerek  yaşarlar. Bu insanların durumu bir sinema filmini veya tiyatro oyununu  gerçek zannederek bu filmin veya oyunun içinde yaşamak isteyen bir  insanın durumu gibidir. Çevresindekiler bu insanı ne kadar ikna etmeye  ve ona gerçekleri göstermeye çalışsalar da bu insan bunu anlamazlıktan  gelir. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>Her insanın bu gerçeği kabul  ederek kavrayacağı bir an vardır</strong></span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Ancak her insanın, hiçbir istisna  olmaksızın, bu gerçeği anlayacağı, kavrayacağı ve kabul edeceği bir an  vardır. İşte bu an her insana ölümle birlikte gelecektir. Ölümle  birlikte insanın beyninde seyrettiği dünya hayatına dair görüntü  değişecek, bunun yerine ölüm anının, hesap gününün ve ahiretin görüntüsü  gelecektir. Allah&#8217;ın Kuran&#8217;da bildirdiği gibi, ölümle birlikte insan  sanki bir uykudan uyanacak, rüyasından gerçek dünyaya geçer gibi, gerçek  ve sonsuz hayatına geçecek, bu hayatında görüntüsü daha net ve gerçek  olacaktır. Aynı rüyasındaki daha bulanık görüntüden uyanıp daha net olan  dünya hayatına geçiş yapan insan gibi. Ayetlerde tüm alemlerin Rabbi  olan Allah bu gerçeği şöyle bildirmektedir:</span></p>
<div>
<blockquote dir="ltr">
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>Demişlerdir ki: &#8220;Eyvahlar  bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu,  Rahman (olan Allah)ın va&#8217;dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler  doğru söylemiş&#8221;. (Yasin Suresi, 52)</strong></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> </strong></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>&#8220;Andolsun, sen bundan gaflet  içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık  bugün görüş-gücün keskindir.&#8221; (Kaf Suresi, 22)</strong></span></div>
</blockquote>
</div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Her sözü güvenilir olan, ilim ve hikmet  timsali Peygamber Efendimiz (SAV) de bir hadis-i şeriflerinde &#8220;insanlar  uykudadır, ölümle uyanırlar&#8221; (İmam Gazali,<em> İslam Klasikleri</em> 2,  Bedir Yayınları, 18 sf. 36152) buyurarak bu gerçeğe dikkat çekmiştir. </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Gerçek olan ölümden sonraki hayattır.  Dünya hayatı ise, aynı bir rüya gibi insana beynindeki küçücük bir  noktada izlettirilen bir görüntü alemidir. Bir insanın bu görüntüye  aldanıp, gerçek ve sonsuz hayatını unutması, düşünmemesi ise büyük bir  gaflet ve yanılgıdır. Bu gerçeği dünyada görmeyenler ahirette büyük bir  pişmanlık yaşayacaklardır. Hayatları boyunca bağlandıkları, gerçek  zannederek peşinden sürüklendikleri, Allah&#8217;ı ve ahireti unutarak şirk  koştukları insanların, malların, mevkilerin, ünvanların aslında birer  hayal olduğunu, beyinlerindeki görüntüler olduğunu anlayanlar bu  pişmanlıklarını dile getireceklerdir. Asla yok olmayacağını  zannettikleri şeylerin birer birer bir görüntü gibi kaybolduğunu  gördüklerinde büyük hüsrana uğrayacaklardır. Allah, bu insanların  ahiretteki itiraflarını Kuran&#8217;da şöyle bildirir:</span></p>
<div>
<blockquote dir="ltr">
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>Sonra onlara denilecek:  &#8220;Sizin şirk koştuklarınız nerede?&#8221; &#8220;Allah&#8217;ın dışında (taptıklarınız).&#8221;  Dediler ki: &#8220;Bizi bırakıp-kayboluverdiler. Hayır, biz önceleri (meğer)  hiç bir şeye tapar değilmişiz.&#8221; İşte Allah, kafirleri böyle  şaşırtıp-saptırır. (Mü&#8217;min Suresi, 73-74)</strong></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> </strong></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>… Nihayet elçilerimiz,  hayatlarına son vermek üzere kendilerine gittiklerinde onlara diyecekler  ki: &#8220;Allah&#8217;tan başka taptıklarınız nerede?&#8221; &#8220;Onlar bizi  bırakıp-kayboldular&#8221; diyecekler. (Böylelikle) Bunlar, gerçekten kâfirler  olduklarına kendi aleyhlerinde şehadet ettiler. (Araf Suresi, 37)</strong></span></div>
</blockquote>
</div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Dünyada bu gerçekleri görmezden gelerek,  düşünmeyen her insan ahirette aynı konuşmayı yapacak, aynı telafisi  olmayan pişmanlığı yaşayacaktır. Allah&#8217;ın bir rüya gibi gösterdiği dünya  hayatına kapılıp gidenler, ölümü gerçek ve tek yaşantılarının sonu  zannedenler, ölümle birlikte içinde bulundukları bu gaflet uykusundan  uyanacak, rüyalarından ayrılacaklar ve işte o zaman asıl gerçeği  göreceklerdir. Aklını ve vicdanını kullanan, samimi ve dikkatli düşünen  her insan ise, daha dünyada iken gerçekleri fark ederek, ahiret hayatı  için ciddi bir gayret içinde olacaktır. </span></p>
<p><a title="Hz. Muhammed  (sav): ''İnsanlar uykudadır, ölümle uyanırlar''" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22263&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/1.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download PDF	           (138 KByte) </a> <a title="Hz. Muhammed  (sav): ''İnsanlar uykudadır, ölümle uyanırlar''" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22262&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/5.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download DOC	           (8 KByte) </a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-muhammed-sav-insanlar-uykudadir-olumle-uyanirlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin çıkış alameti olacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 16:33:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Chandra]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nasa]]></category>
		<category><![CDATA[Nida]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo]]></category>
		<category><![CDATA[S 51]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Vuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;nin çıkış alameti olacaktır</strong></h2>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230; Esma  binti Umeys dedi ki: <strong>O GÜNÜN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURUNUN)  ALAMETİ SEMADAN UZATILMIŞ VE İNSANLARIN KENDİSİNE BAKIP DURDUĞU BİR  EL’DİR.</strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Celalettin  Suyutinin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali  Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  69</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8230;  İŞTE O ZAMAN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURU ZAMANINDA) SEMADAN KENDİNİ  BELLİ EDEN BİR EL GÖRÜNÜR&#8230; </strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Celalettin  Suyutinin Tasnifinden Hadisler,  Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali  Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  51</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>SEMADAN  ZUHUR EDEN BİR EL</strong> ve “emiriniz Mehdi’dir” şeklindeki bir nida  duyuluncaya kadar tefrika ve ihtilaflar devam edecektir. <strong>O GÜNÜN  ALAMETİ: SEMADAN BİR EL UZANACAK</strong> ve insanlar ona bakacak ve  göreceklerdir.</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ahmed İbn-i  Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdinin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, S. 53</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/hand_in_space.jpg" alt="" width="500" height="375" align="middle" /></p>
<p></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz  (s.a.v.)’den rivayet edilen bu hadislerde<strong> gökte bir “el”in  görüneceği ve bu elin Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinden olduğu </strong>bildirilmektedir.  Bu döneme kadar ihtilafların devam edeceği ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin  semadan, yani radyo, televizyon ve internet gibi iletişim araçları  vesilesiyle, sürekli gündem olacağı hadislerden anlaşılmaktadır.</p>
<p>Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)’ne bağlı Chandra Röntgen  Gözlemevi tarafından çekilen bir uzay fotoğrafında el şeklindeki bir  nötron yıldızları kümesi başka bir yıldız kümesini kavrıyomuş gibi  görülmektedir. Hadislerde belirtilen el ifadesi, NASA tarafından <strong>“Tanrı’nın  eli”</strong> olarak adlandırılan ve uzayda vuku bulan bir gök olayının  vesile olduğu bu görüntüye işari manada bakıyor olabilir. (Doğrusunu  Allah bilir.)</p>
<p>Söz konusu yıldız kümesinin oluşturduğu el şeklinin duruşu hadisteki  uzanma tanımına da tam uymaktadır. NASA tarafından çekilen fotoğraftaki  el şekli bir yere uzanıyormuş görünümündedir. Ayrıca insanların Hz.  Mehdi dönemindeki gelişmiş yüksek uzay ve astronomi teknolojisi  sayesinde uzayda meydana gelen bu gök olayını teleskoplar vesilesiyle  bakarak görebilmeleri de hadisteki ifadelerle birebir uyum içindedir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur alametleri <a href="http://www.hazretimehdi.com/signs/signs_index.html" target="_blank">&#8220;… eskimiş ipi  kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gelen alâmetleri  beklesinler.&#8221;</a> (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.) hadisinde  belirtildiği gibi son 30 yıllık süre zarfında art arda yaşanmıştır ve  yaşanmaya da devam etmektedir. En son 24 Şubat 2009 tarihinde dünyaya en  yakın noktadan geçen çift kuyruklu Lulin kuyruklu yıldızının İmam-ı  Rabbani tarafından tefsir edilen <a href="http://www.hazretimehdi.com/lulin.html" target="_blank">“şark tarafında iki dişli  münevver bir boynuz çıkar” </a>hadisine işaret ediyor olmasının  ardından, şimdi de <strong>“semadan bir el uzanacak”</strong> hadisinin  işaret ettiği uzaydaki bu el görüntüsü Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur  ettiğine, faaliyete başladığına, insanlar tarafından farkedilmesinin de  iyice yaklaştığına delil teşkil etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)</span></p>
<div><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/hand_in_space2.jpg" alt="" align="middle" /></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ay&#8217;ın Yarılması &gt;&gt;&gt;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/ayin-yarilmasi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/ayin-yarilmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 07:53:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Abd]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerin]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Kamer]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Nde]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Nuh]]></category>
		<category><![CDATA[Saat]]></category>
		<category><![CDATA[Tam Bu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[


















Ay&#8217;ın  Yarılması
Kuran&#8217;ın 54. Suresi&#8217;nin adı olan  &#8220;Kamer&#8221;in  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="138" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="62">
<div><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/rakamlar1.gif" alt="" width="17" height="33" /></div>
</td>
<td width="48"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ay&#8217;ın  Yarılması</p>
<p>Kuran&#8217;ın 54. Suresi&#8217;nin adı olan  &#8220;Kamer&#8221;in                                      Türkçe karşılığı &#8220;Ay&#8221;dır. Bu surenin  büyük                                      bir bölümünde, kendilerine  gönderilen peygamberlerin                                      &#8220;uyarılarını gözardı eden&#8221; Nuh, Ad,  Semud                                      ve Lut halkının, Firavun ve  çevresinin başlarına                                      gelen yıkımlar anlatılır. Aynı  zamanda birinci                                      ayette kıyamet vakti ile ilgili çok  önemli                                      bir mesaj verilir:</p>
<p>Saat (kıyamet  saati) yakınlaştı                                        ve Ay yarıldı. (Kamer Suresi, 1)</p>
<p>Ayette kullanılan &#8220;yarmak&#8221;  fiilinin Arapça                                        karşılığı &#8220;şakka&#8221;dır. Bu kelimenin  Arapça&#8217;da                                        farklı anlamları bulunmaktadır.  Bazı Kuran                                        tefsirlerinde &#8220;ikiye yarılmak&#8221;  manası tercih                                        edilmektedir. Bununla birlikte,  &#8220;şakka&#8221;                                        kelimesi Arapçada &#8220;toprağı sürme,  toprağı                                        kazma&#8221; anlamlarında  kullanılmaktadır.</p>
<p>İkinci anlamına örnek olarak,  Abese Suresi&#8217;nin                                        26. ayetinde geçen kullanımını  verebiliriz:</p>
<p>Biz, şüphesiz,  suyu akıttıkça                                        akıttık. Sonra yeri yardıkça  yardık. Böylece                                        onda taneler bitirdik, üzümler,  yoncalar,                                        zeytinler, hurmalar. (Abese  Suresi, 25-29)</p>
<p>Açıkça görüldüğü gibi, bu  ayetteki &#8220;şakka&#8221;                                      ifadesi &#8220;yerin ikiye yarılması&#8221;  manasında                                      değil, &#8220;çeşitli bitkilerin yetişmesi  için                                      toprağın sürülerek yarılması&#8221;  anlamında kullanılmıştır.</p>
<p>İşte tam bu noktada, Kuran&#8217;ın çok  büyük                                        bir mucizesiyle karşılaşmaktayız.  Kamer                                        Suresi&#8217;nde on dört yüzyıl  öncesinden haber                                        verilen ayet, 20 Temmuz 1969&#8242;da Ay  yüzeyinde                                        yapılan çalışmalar ile  gerçekleşmiştir.                                        Amerikalı astronotların Ay&#8217;a ayak  basarak,                                        Ay toprağı üzerinde bilimsel  araştırmalar                                        yapmaları, taş ve toprak örnekleri  toplamaları                                        ayın yarılması ayetindeki  ifadelere tam                                        olarak uymaktadır.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="663">
<tbody>
<tr>
<td width="663"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/a1.jpg" alt="" width="660" height="374" /><br />
Bir anlamı ile Kuran&#8217;da  kıyametin yaklaştığının                                            bir alameti olarak bildirilen  &#8220;Ay&#8217;ın                                            yarılması&#8221;, 20 Temmuz 1969  tarihinde                                            ABD&#8217;li astronotların Ay&#8217;a  çıkarak, Ay                                            toprağını kazmaları ile  gerçekleşmiştir.                                            (En doğrusunu Allah bilir)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ay&#8217;ın keşfi, &#8220;Bir insan için  küçük bir                                        adım, insanlık için büyük bir  atılım&#8221; sloganıyla                                        özdeşleşmiştir. Bu tarihi gezi  uzay araştırmalarında                                        bir dönüm noktasıdır; kameralar  aracılığıyla                                        belgelenmiş ve o tarihten bu yana  yaşayan                                        insanların seyrettikleri bir olay  olmuştur.                                        Kamer Suresi&#8217;nin ilk ayetinde  Allah&#8217;ın bildirdiği                                        gibi, bu büyük olay aynı zamanda  bir kıyamet                                        alametidir; dünyanın kıyamet  öncesi son                                        zaman diliminde olduğunun bir  belirtisidir.                                        (En doğrusunu Allah bilir.)</p>
<p>Nitekim bu konuda çok önemli bir  işaret                                        daha vardır. Kamer Suresi&#8217;nde  geçen bu ayetin                                        bazı kelimelerinin ebced değeri  bizlere                                        Ay&#8217;a ayak basma yılı olan 1969  tarihini                                        vermektedir.</p>
<p><em>&#8230; Saat  yakınlaştı                                        ve Ay yarıldı&#8230;</em></p>
<p><strong>HİCRİ: 1390 MİLADİ: 1969</strong></p>
<p>Ancak şunu da belirtmeliyiz:  Elbette Ay&#8217;ın                                        yarılması olayı, Allah&#8217;ın  Peygamberimiz                                        (sav)&#8217;e verdiği mucizelerden  biridir. Bir                                        hadiste bu mucize şöyle  bildirilmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>&#8230;                                              Said ibn Ebi Arube,  Katade&#8217;den; o                                              da Enes ibn Malik (R)&#8217;den  tahdis etti:                                              Mekke ahalisi Resulullah&#8217;tan  kendilerine                                              bir ayet (bir mucize)  göstermesini                                              istediler. O da onlara Ay&#8217;ı  iki bölük                                              gösterdi, hatta Mekkeliler  Hıra Dağı&#8217;nı                                              o iki bölük arasında  gördüler.<br />
(Sahih-i Buhari ve  Tercemesi, cilt                                              8, no.88)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yukarıda anlatılan mucize ayette  haber                                        verilen Ay&#8217;ın yarılması olayıdır.  Ancak                                        Kuran her çağa bakan bir kitap  olduğu için,                                        bu ayetle günümüzde Ay&#8217;ın keşfi  konusuna                                        da dikkat çekildiği düşünülebilir.  (En doğrusunu                                        Allah bilir)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/ayin-yarilmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bize Ulasın</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/iletisim</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/iletisim#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 19:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[Belki]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Contact]]></category>
		<category><![CDATA[Eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Maddi]]></category>
		<category><![CDATA[Maide]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Siteler]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Bir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/iletisim/</guid>
		<description><![CDATA[[scaleable-contact-form]



VİCDAN SAHİBİ  İNSANLARA DÜŞEN SORUMLULUK


Kuran ahlakının tüm insanlar arasında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>[scaleable-contact-form]</p>
<table style="height: 1908px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="500">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><strong>VİCDAN SAHİBİ  İNSANLARA DÜŞEN SORUMLULUK</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Kuran ahlakının tüm insanlar arasında yaygınlaşması için çaba  harcamak iman ve vicdan sahibi tüm  		insanların sorumluluğudur. Allah Kuran&#8217;ın <strong>&#8220;Sizden; hayra  çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve  		kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa  erenler işte bunlardır.&#8221;</strong> (Al-i İmran Suresi, 104) ayetiyle bu yükümlülüklerini insanlara  bildirmiştir. Bir başka ayette  		ise Allah tüm inananlara <strong>&#8220;&#8230; Artık hayırlarda yarışınız.  Tümünüzün dönüşü Allah&#8217;adır&#8230;&#8221;</strong> (Maide Suresi, 48) şeklinde buyurmuştur. Bu nedenle her insan elindeki  imkanlar ölçüsünde  		insanları hayra çağırmaya, Kuran ahlakının tebliğ edilmesine destek  olmaya çalışmalıdır.</td>
</tr>
<tr>
<td>Bunun için bir kimsenin maddi imkanları yeterli olmayabilir; böyle  bir çalışmaya çok büyük bir  		zaman ayırmaya imkanı olmayabilir. Ama vicdanını kullanan insan,  elindeki imkanlar ölçüsünde  		mutlaka yapabileceği bir şeyler bulabilir. Belki kitap bastırıp  insanlara dağıtamayabilir;  		insanlara Kuran ahlakını tanıtıcı belgeseller üretemeyebilir; İslam&#8217;ı  tanıtıcı siteler  		hazırlayamayabilir. Böyle bir durumda kişinin yapabileceği,  başkalarının büyük bir gayretle  		yaptığı faydalı çalışmaları yaymak olabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>İşte bu noktada Harun Yahya eserleri vicdan sahibi insanlar  için büyük bir kaynaktır. Hiçbir ticari kaygı ve maddi  çıkar amacı  gütmeden, yalnızca Allah rızası için, büyük bir özveri ile hazırlanmış  bu eserleri başkalarına tavsiye etmek, bu eserleri insanların satın  almalarını, imkanı olmayanlarında satın alamasalar dahi internetten  okumalarını sağlamak da büyük bir hizmettir. Bu şekilde tek bir kişi  yüzlerce arkadaşını kitap ve makaleleri okumaya, belgeselleri  seyretmeye, sesli anlatımları dinlemeye yöneltebilir. Bu arkadaşlarından  her biri de yine aynı şekilde yüzlerce kişiyi teşvik etmiş olsa, Kuran  ahlakı bu kitaplar vesilesiyle çok kısa zamanda çok sayıda insana  ulaşmış olacaktır.</td>
</tr>
<tr>
<td>Bu kişilerden her biri evine gelen misafirlere, iş yerine gelen  müşterilerine, okuldaki  		arkadaşlarına, üye olduğu dernek üyelerine bu kitapları tavsiye  edebilir. Dergi çıkarıyorsa bu  		dergide, TV kanallarıyla bir bağlantısı varsa TV programlarında Harun  Yahya eserlerinin  		tanıtımını yapıp insanları bunları okumaya, izlemeye ve dinlemeye  teşvik edebilir. Bu eserlerin  		daha geniş kitlerere ulaşabilmesi ve Kuran ahlakının insanlar arasında  yaygınlaşması için neler  		yapılabileceği konusunda yeni fikirler geliştirip bizlere  ulaştırabilir. Bunun için yapacağı,  		bilgisayarındaki tek bir tuşa basarak bir mesaj yollamaktan ibarettir.  Bunun dışında ayrıca  		yine tek bir tuşa basarak çevresindeki insanlara internet sitelerinin,  kitapların ve diğer  		çalışmaların tanıtımını yapabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Görüldüğü gibi gerçekten kendi üzerine düşen tebliğ görevini yerine  getirmek  		isteyen ve buna yol arayan kimseler için yapılabilecek çok fazla şey  vardır. Önemli olan  		kişinin, bu konuda aklını ve vicdanını samimiyetle kullanmasıdır.  Allah Kuran ayetlerinde bu  		gerçeği insanlara bildirmiştir:</p>
<p><strong>Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol  bulabilir. (Müzzemmil Suresi, 19)</strong></p>
<p><strong>&#8230; Kim Allah&#8217;tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış  yolu gösterir; (Talak Suresi, 2)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Bu nedenle Kuran ahlakının tebliğ edilmesi için yapılan çalışmaları  sadece  		takdir etmek, fakat bu yönde bir çaba harcamamak iman eden bir  kimsenin vicdan anlayışına uygun  		değildir. Allah ahirette insanı böyle bir tavırdan dolayı sorumlu  tutabilir. Özellikle de  		Filistin, Çeçenistan, Doğu Türkistan gibi dünyanın çeşitli yerlerinde  Müslümanların büyük baskı  		altında olduğu böyle bir dönemde iman edenlerin birbirlerine destek  olmaları çok büyük önem  		kazanmaktadır. Böyle bir durum, kısıtlı olan zamanı çok daha iyi  kullanmayı ve durmaksızın  		Kuran ahlakının yayılmasına destek olacak çalışmalar yapmayı  gerektirmektedir. Küçük büyük  		demeden ihlasla yapılan tüm çabaların biraraya getirilmesi, Allah&#8217;ın  yardımıyla inşaAllah  		güzel ahlakın tüm insanlar arasında yaygınlaşmasına vesile olacaktır.  Bu, aynı zamanda da  		Allah&#8217;ın tüm Müslümanlar üzerine yüklediği bir sorumluluktur. Kuran&#8217;da  Allah&#8217;ın bu emri şöyle  		bildirilmiştir:</p>
<p><strong>Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine  kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çaba harcayanları sever. (Saff  Suresi, 4)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz?</strong></p>
<p>Kuran ahlakını tebliğ eden bu kitapların daha geniş kitlelere  		ulaştırılabilmesi için, kişilerin imkanları doğrultusunda  yapabilecekleri şeylerden bazılarını  		&#8220;nasıl yardımcı olabilirsiniz&#8221; bölümüne girerek öğrenebilirsiniz.</p>
<p>Eğer Harun Yahya&#8217;nın eserlerinde anlatılan gerçekleri benimsiyor ve  bunların  		daha fazla insana ulaşmasını istiyorsanız, sizin de yapabileceğiniz  pek çok şey var:</p>
<ul>
<li>Tüm arkadaşlarınıza Harun Yahya internet sitelerini tavsiye  edebilir, bu sitelere üye olmalarını sağlayabilirsiniz. Tanıdığınız  arkadaşlarınıza e-mail mesajı göndererek, onlara Harun Yahya internet  sitelerinin linklerini gönderebilirsiniz. Bunun için bilgisayarınızda  tek bir tuşa basmanız yeterli olacaktır. Bu şekilde yapılacak olan bir  iki saniye sürecek bir çalışma, Kuran ahlakının yayılmasında büyük bir  hizmete dönüşecektir.</li>
<li>Bir misafiriniz geldiğinde, araba, otobüs ya da vapur gibi  vesayetlerle yaptığınız yolculuklarda ve hatta yolda yürürken dahi  arkadaşlarınızla yaptığınız sohbetlerde Harun Yahya&#8217;nın kitaplarından  konular seçerek gündemler oluşturabilir, boş ve amaçsız vakit geçirmeyi  engelleyebilirsiniz. Bunun için özel zaman ayırmanız gerekmeyecek, zaten  sohbet ederek geçireceğiniz bir vakti, hikmetli bir şekilde  değerlendirmiş olacaksınız.</li>
<li>Okulunuzun ya da işyerinizin kütüphanelerine, bekleme  salonlarınıza, evinizin kütüphanesine ya da okuma köşelerine Harun  Yahya&#8217;nın kitaplarını yerleştirip, insanların gerçeklere daha kolay  ulaşmalarını sağlayabilirsiniz. Böyle bir düzenleme yapmak birkaç  dakikadan fazla zamanınızı almayacaktır.</li>
<li>Kendi semtinizdeki kitabevlerini, Harun Yahya eserlerinin satışını  yapmaları ve en güzel şekilde sergilemeleri konusunda teşvik  edebilirsiniz. Bu kimselere böyle bir teklif götürmek de yine birkaç  dakikadan fazla sürmeyecektir.</li>
<li>Harun Yahya&#8217;nın kitaplarına abone olup, çevrenizdeki insanları da  abone yapabilirsiniz. Böylece Kuran-ı Kerim&#8217;in günümüze bakan  yorumlarını ve günümüzdeki bilimsel gelişmelerin Allah&#8217;ın varlığını  nasıl ispatladığını yakından takip etmiş olursunuz.</li>
<li>Harun Yahya&#8217;nın eserlerinden yayınlanarak hazırlanan İlmi Mercek,  İlmi Araştırma ve Türk İslam Birliği dergilerini takip edebilir ve  çevrenize de bunları teşvik edebilirsiniz.</li>
<li>Bu dergilerle birlikte ücretsiz olarak verilen belgesel filmleri  arkadaşlarınızla, ailenizle seyredebilirsiniz. Toplu bulunulan  ortamlarda seyredilmesini sağlayabilirsiniz. Hatta bu eserleri  dilediğiniz kadar çoğaltıp, dilediğiniz şekilde dağıtabilirsiniz.</li>
<li>Internet sayfalarımızda ve diğer eserlerimizde kullanabileceğimiz  daha ileri teknolojileri bize bildirebilir, tavsiye edebilirsiniz. Bunun  için de yine yapmanız gereken yalnızca bilgisayarınızdan tek bir mesaj  yollamak olacaktır.</li>
<li>Ateizm, komünizm, faşizm gibi din dışı sapkın ideolojilerle fikri  yönden mücadele edebilmek için kendinizi Harun Yahya&#8217;nın kitaplarındaki  bilgilerle kültürel yönden geliştirebilir, hidayete vesile olan önder  bir insan olabilirsiniz.</li>
<li>Harun Yahya&#8217;nın kitaplarının yabancı dillere çevrilmesini sağlamak  için gönüllü çevirmenler bulabilirsiniz. Böylelikle tüm dünya  ülkelerindeki insanların Kuran ahlakını öğrenmelerine vesile olursunuz.</li>
<li>Harun Yahya&#8217;nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan filmlerin ve  ses kasetlerinin yaşadığınız bölgedeki yerel televizyon ve radyo  kanallarında yayınlanması için aracı olabilirsiniz. Bunları yurt  dışındaki kanallarda da yayınlatmak için aracı olabilir, tüm dünya  insanlarının Allah&#8217;ın yaratma sanatına şahit olmalarını  sağlayabilirsiniz. Eğer filmleri ve ses kasetlerini yayınlatmak için  imkanınız varsa, bunlara ücretsiz ulaşabilmek için bize bu site  kanalıyla mesaj yollayabilirsiniz.</li>
<li>Ulusal veya yerel basında Harun Yahya&#8217;nın makalelerinin  yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için yine bize başvurun. Böylece  aracı olduğunuz gazete ve dergiye düzenli olarak, gerekirse sayfa  düzeni dahi yapılmış makaleleri ulaştırabilirsiniz.</li>
<li>Harun Yahya&#8217;nın kitaplarını bizlerle bağlantıya geçerek, metne  sadık kalma şartı ile telif ücreti ödemeden basıp dağıtabilirsiniz.</li>
<li>Evrim teorisinin bilimsel geçersizliği konusunda kendinizi  yetiştirip, yaratılış gerçeğini insanlara bir konferans konuşmacısı gibi  anlatabilirsiniz. İnsanları Darwinizm ve materyalizm gibi yanılgılara  karşı bilinçlendirebilir, bilimin yaratılışı ispatladığını  gösterebilirsiniz.</li>
<li>Oturduğunuz semt veya şehirde Kuran Mucizeleri, Evrenin Yaratılışı  veya Yaratılış Gerçeği konulu konferanslardan birinin yapılmasını  sağlamak için ya kendiniz veya tanıdığınız bir kuruluşun organizasyonu  ile insanların görsel olarak gerçeğe ulaşmalarını sağlayabilirsiniz.</li>
<li>Harun Yahya&#8217;nın devlete ve millete olan bağlılığını örnek alıp,  lider bir Türkiye oluşması için elinizden geleni yapabilirsiniz.</li>
<li>Yabancı dillere çevrilmiş eserlerin yurtdışında basımını ve  dağıtımını yapabilecek kişi ve kuruluşlar bulabilirsiniz. Dünya çapında  inkarcı felsefelerin yıkıcı etkisinin ne denli büyük olduğu hatırlanırsa  bu faaliyetin ne kadar hızlı yapılması gerektiği ortadadır.</li>
<li>Sitelerimizin linklerini ve banner&#8217;larını kendi sitelerinize  koyabilir ya da tanıdığınız kişilerin sitelerine koymalarını teşvik  edebilirsiniz. Bu banner&#8217;ları kendiniz hazırlayabileceğiniz gibi, <a href="http://www.harunyahya.org/banner.html" target="_blank">buradaki linkten</a> de hazır banner  kullanabilirsiniz.</li>
<li>Bloglarınızı hazırlarken Harun Yahya&#8217;nın eserlerinden istifade  edebilirsiniz. Harun Yahya&#8217;nın kitaplarını, makalelerini, belgesellerini  bloglarınızda yayınlayabilirsiniz.</li>
<li>Harun Yahya basın toplantılarını, röportajlarını, belgesellerini  youtube, google video gibi video sitelerine yükleyerek  yaygınlaştırabilirsiniz.</li>
</ul>
</td>
</tr>
<tr>
<td><strong>ÖNEMLİ NOT:</strong></p>
<p><em>Her ne kadar iyi niyetli de olsa, sitelerimizin tanıtımlarını  yüksek sayıda kişilere e-mail yoluyla göndermeyiniz. Bu şekildeki toplu  e-mail gönderimi karşı tarafın talebi olmadığı sürece &#8220;spam&#8221; olarak  kabul edilmektedir ve internet hukukuna aykırı bir girişimdir ve  tanıtımı yapılan sitenin kapanmasına kadar varabilecek sonuçlar  doğurabilir. Sitelerimizin daha çok kişi tarafından takip edilmesini,  kitapların ve belgesellerin daha fazla kişiye ulaşmasını talep  ediyorsanız sadece tanıdığınız kişilere tavsiyede bulununuz,  tanımadığınız kişilere toplu e-mail gönderimi yapmayınız. </em></p>
<p>Harun Yahya konferanslarında kullanılan konferans prezentasyonlarını <a href="http://www.harunyahya.org/etkinlikler.htm" target="_blank">buradan</a> indirebilirsiniz.</p>
<p>Destek olabileceğiniz diğer konuları öğrenmek istiyorsanız, lütfen <a href="http://www.islamahizmet.com/" target="_blank">www.islamahizmet.com</a> sitesini ziyaret edin.</p>
<p>Bu ve benzeri desteklerin tümü için, bizimle <a href="mailto:destek@harunyahya.org">destek@harunyahya.org</a> adresinden bağlantı kurabilirsiniz.</p>
<p>Her biri önemli bir destek anlamına gelecek olan bu çalışmalar, eğer  Allah&#8217;ın  		rızası gözetilerek yapılırsa, inşaAllah büyük manevi kazançlara da  vesile olacaktır. Çünkü bir  		Kuran ayetinde belirtildiği gibi, <strong>&#8220;Kim, güzel bir aracılıkla  aracılıkta bulunursa, ondan  		kendisine bir hisse vardır&#8230;&#8221; (Nisa Suresi, 85)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/iletisim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

