<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Insanlar</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/insanlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 11:56:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bilen]]></category>
		<category><![CDATA[Ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[



El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar



(TV Kayseri, 10 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><span style="text-decoration: underline;"><strong>(TV Kayseri, 10 Kasım 2010)</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Şeyhi Ekber bu hususta şöyle bir şiir söylemiştir:<br />
Dikkat edin Velîlerin sonu şehiddir. Varlıklar İmamı&#8217;nın gözüdür. O,  Âli Ahmed neslinden gelecek olan Seyyid Mehdîdir. Kötülükleri bertaraf  edecek keskin bir kılınçtır! Bütün gam ve zülmetleri giderecek  Güneş&#8217;tir. İhsanda bulunduğu zaman, pek bereketli bir yağmurdur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as) şehittir. Çok seçkin bir imamdır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in  neslindendir. İlim kılıncıdır, kötülükleri bertaraf edecek ama keskin  bir kılıç, çok etkili. Bütün gam ve zulmetleri, gam ne demek? İnsanlarda  üzüntü, stres, gerilim, acılar, psikolojik bütün bozuklukları  giderecek. Ve her türlü zulmü; işkence, tehdit, insanların her türlü acı  çektiği olayları giderecek Güneş&#8217;tir diyor. Atatürk ne diyor? Güneş  diyor. Bediüzzaman ne diyor? Güneş diyor. Resulullah (sav) ne diyor  hadisinde, Güneş diyor. Yağmur gibi ihsanda bulunur.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Zamanı  gelmiştir. Geçen üç asırdan sonra gelen dördüncü asırda zahir olmuştur.  Çünkü Peygamberimiz (sav) üç asırı bir arada zikr etmiş onları dördüncü  asır takip etmiştir. Nitekim bir rivayette &#8220;Üçü birbiri ardınca, biri  yalnız başına…&#8221; diye varid olmuştur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yani  üç yüzyıl peşpeşe, biri de yalnız başına dört. Bin eklersen ne yapar?  Hicri 1400. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in vefatından bin yıl sonra  geleceğini İmam Rabbani söylüyor. Bu rivayetle de birleşince Hicri 1400.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Kendisine  gelince; İktidar ve siyaset sahibidir. Muhtaç bulunduğu gücü, Allah’tan  alacaktır. Çünkü O, doğrulanmış kuş ve bütün hayvanların dillerini  bilen bir halifedir. Onun için adâleti, bütün insanlar ve cinlerce cari  olacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Muhtaç  bulunduğu gücü insanlardan değil, Allah&#8217;tan alacaktır. Çünkü O, doğru  olduğu Allah tarafından tasdik edilmiş, hadisle, kuş ve bütün  hayvanların dillerini bilen, yani bütün hayvanlara karşı sevgi duyan bir  halifedir. Ne kadar hayvan varsa hepsine karşı sevgi duyuyor. Adaleti  cinlere de cari olacaktır diyor, demek ki cinlerle de bağlantısı olacak.  Onlar arasında da adalet sağlıyor. Cinlerin de birbirlerine eziyet  etmesini engelliyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Yukarıda  arz ettiğimiz, gibi Allah ona inanmış kimseleri yardımcı kılmıştır. O  verzirleri sâyesinde bütün işleri en güzel bir şekilde başaracaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vezirleri  sayesinde bütün işleri başaracaktır; demek ki talebeleri var. Hz. Mehdi  (as) yalnız olmayacak diyor Peygamberimiz (sav).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Mehdî’nin vezirlerine yaptırtacağı işlerde, muhtaç olduğu hususlar:<br />
1. Basiret sahibi olması; Çünkü insanları Allah’a dâvet etme  hususunda, böyle bir haslete luzüm hissedilir. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle  buyurmuştur, Peygamberinden hikâye ederek, &#8220;Ben bana uyanlarla tam bir  basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim.&#8221;</p>
<p>Mehdî hiç şüphe yok ki Peygambere uyanlardandır. Allah’a dâvet  hususunda peygamber nasıl yanılmıyorsa Mehdî de öyle yanılmaz.. Çünkü o,  O&#8217;nun izindedir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın en önemli özelliklerinden birisi basiret sahibi olması.  &#8220;Ben Bana uyanlarla tam bir basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim&#8221;; yani  &#8220;Ben talebelerimle Allah&#8217;a davet ederim insanları&#8221;, ayetin Hz. Mehdi  (as)&#8217;a bakan yönünü açıklıyor. Ahkamda masumdur Mehdi.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>2. İlâhi kitabı anlaması.<br />
</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok iyi anlayacak ve çok iyi anlatacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<strong>3. İlâhi-Kelâm’ın mânasını bilmesi.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok güzel tefsir edecek, insanlara açıklayacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>4. Tayin edeceği kimselerin durumlarınıi hâl ve hareketlerini iyi bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>O  kişinin durumunu, halini ve hareketlerini; yani genel karakterini, ruh  halini, derinliğini, psikolojik yapısını, hepsini çok iyi analiz edecek  Hz. Mehdi (as).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>5. Öfkelendiği zaman bile merhamet ve adâletten ayrılmaması..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çok  şiddetli öfke gelecek üzerine Allah tarafından, fakat buna rağmen son  derece merhametli ve adaletten ayrılmayan bir insan olacak. Çok  merhametli, yani çok sinirlendiğinde de tutarlı. Makul düşünüyor,  tutarlı düşünüyor, Kuran&#8217;a göre hareket ediyor ve adaletten ayrılmıyor.  Yani, kendi aleyhine bile olsa mutlaka adaletle karar veriyor. Kendini  kurtaran veyahu<strong>t çıkarlarını kurtaran bir tavır içerisinde değil.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>6. Varlıkların sınıflarını bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çocuklara  çocuk olmasına göre hareket ediyor, olgun olana olguna göre hareket  ediyor, dede olana dedeye göre, kadına kadının hoşlanacağı şekilde. Her  insana onun hoşlanacağı şekilde hareket ediyor. Ve onların ruhuna hitap  etmeyi biliyor. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın bir özelliği.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>7.  İşlerin girift taraflarını bilmesi; çünkü bunlardan haberi olan bir  lider vereceği hükümlerde yanılmaz.. Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek  için değil de ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir  ilhâm neticesi olacak. Yâni Muhammed (S.A.V.)’in getirdiği Şeriat üzere  hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamber (S.A.V.), onu vasf ederken  &lt;&lt;Benim izimi takip edecek; hataya düşmeyecek&gt;&gt; demiştir.  Bundan anlıyoruz ki, O, Şerîat sahibi değil de Şeriate uyarıdır. Ve aynı  zamanda günahtan da masumdur. Burdaki masumluluğundan murat hükümdeki  masumiyetidir. Çünkü gerçek m’anada ismet ancak Peygamber için söz  konusu olabilir. Oysa O, Peygamber değil Velîdir. Velîler günah  işlemekten mahfuzdurlar; Mâsum değildirler.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşlerin  girift taraflarını bilmesi; en ince detaylarına kadar olayları biliyor.  Analiz ediyor. Bir kişi birşeyi niçin yaptı, ne nedendir, çok ince  analiz gücü var.</p>
<p>Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz; asla yanılmaz Hz. Mehdi (as)<br />
Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil de ondan kaçınmak için  bilir; Yani kıyasla hareket etmeyecek Hz. Mehdi (as). Fıkıhta kullanılan  kıyas ilmi onun için yok, kıyastan kaçınıyor.</p>
<p>Vahiyle bildiriyor Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hataya  düşmeyeceğini. Ahkamda masumdur Hz. Mehdi (as). Hata yaptığı dediği  yerde, mutlaka yine doğru yapmış oluyor. Hataya Allah müsaade etmiyor  onda. Masum imamdır, bir tek Hz. Mehdi (as)&#8217;a mahsustur bu. Allah&#8217;ın  özel koruması altında. Masum İmam. Hükümde masum. Ama gerçek manada  ismet ancak Peygamberlerde oluyor, Peygamberler her yönüyle korunuyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>8.  İnsanların ihtiyacını iyi anlamak; Çünkü onların her türlü işlerini  görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine tekdim etmiştir. Liderlerin  davranış ve faaliyetlerî kendi nefislerinden ziyâde halkın menfaati  için olmalı.. halkın yararına olan şeylerle uğraşıp onların işlerini  görmeyen bir lider azl edilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında  artık bir fark kalmamıştır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın özelliği şu; tüm dünya onun ailesi oluyor. Uganda&#8217;da bir  çocuğun ayağı kırılsa, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladının ayağı kırılmış gibi  ilgi görecek. Londra&#8217;daki Müslümanla Uganda&#8217;daki Müslüman aynı muameleyi  görecek. O da kaliteli yemek yiyecek diğeri de, ikisi de kaliteli bakım  görecek, ikisi de güzel evlerde yaşayacak. İkinci sınıf vatandaş,  üçüncü sınıf vatandaş kalkıyor. Tüm dünya Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladı gibi  oluyor. Mesela, Japonya&#8217;daki bir çocuğa ameliyat yapılacak. Hani var ya  bazı cemaatlerde, kimsenin haberi olmaz adama ne yapıldığından, kimsenin  kimseden haberi olmaz. Hz. Mehdi (as)&#8217;da öyle olmayacak. Hz. Mehdi (as)  kendine yapılan bir ameliyat gibi titiz olacak. Onun için Hz. Mehdi  (as) imamlığı kabulde direnecek. İmamlığı kabul etmiyor, zorla imamlık  veriliyor. O manevi sorumluluk çok şiddetli olduğu için, bütün dünyadan  sorumlu olduğu için ölüm tehdidiyle İmamlık görevi veriliyor. Kendi  nefsi için değil, halkın menfaatini çok iyi kollayacak Hz. Mehdi (as).  Halka faydalı olmayan her türlü lideri azledecek. Mutlaka çok titiz  takip edecek. Hastanede herkes birinci sınıf insan olacak. Herkes en iyi  yemeği yiyecek, Hz. Mehdi (as) kendi yediğini tüm dünyanın yemesini,  kendi giydiğini herkesin giymesini, kendi evinin rahatlığını tüm dünyaya  sağlayacak. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın özelliğidir bu. Çünkü onunla diğer  insanlar arasında bir fark kalmamıştır, yani aynıdır, aynı hükümde,  herkese kendi evladı gibi titiz bakıyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>9.  Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması, çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edecek meseleleri hal  edebilir. Yukarıda arz ettiğimiz gibi Mehdî kıyasla hükm etmeyecektir.  Çünkü kıyas bir çok meselelerin meydana gelmesini intaç eder ki, bu,  kulları zor duruma sokar. Oysa İslâm’da esas olan tahtifdir. Bu  sebepledir ki. Resûlüllâh (sav) şöyle buyururlardı. &#8220;Size terk ettiğim  hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221; Böylece fazla hüküm ve teklif  meydana gelmemesi için kendisine çok sorulmasından hoşlanmazdı. Ancak  Hakkın ona emrettiği meseleleri tebliğ ile yetinirlerdi. Madem ki Mehdî  Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düimeyecek öyleyse tıpkı Allah  Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması gerekir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşte bu dokuz hasletin Mehdî’de bulunması gerektir.<br />
Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması; Yani gelecekte olan olaylar hadisten, Kuran&#8217;ın ayetlerinden  çok iyi biliyor ileride neler olacağını. Allah&#8217;ın dilemesiyle ileride ne  olacağını bildiği için ona göre tedbir alıyor.</p>
<p>Kıyas kalkıyor, Hz. Mehdi (as) da kıyas yok. Bir çok hüküm,  karmakarışık hükümler, insanların içinden çıkamayacağı bir din anlayışı  gelişir o zaman diyor. Hz. Mehdi (as) bunu kabul etmiyor. Çünkü bu  kulları zor duruma sokar. Kolaylık dinidir bizim dinimiz. Dinin  kolaylaştırılması Allah&#8217;ın emridir. Zorlaştırılması da şeytanın ilkası  olur. İslam&#8217;da esas olan tahfiftir. İbadetleri kolay hale getirme, dini  kolay hale getirme, hayatı kolay hale getirme.</p>
<p>&#8220;Size terk ettiğim hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221;; Yani &#8220;yeni yeni  hükümler çıkartırtmayın. Bana soru sormayın.&#8221; Sahabeler &#8220;şu nasıl  olacak?&#8221; dediklerinde, &#8220;nasıl biliyorsanız öyle yapın. Çünkü ben  söylersem o hüküm olur artık ve yapmak durumunda kalırsınız, onun için  bana sormayın, özgürce yaşayın&#8221; diyor Peygamberimiz (sav). &#8220;Önemli  birşeyse zaten ben onu uyarırım&#8221; diyor. &#8220;Ama söylemediysem hüküm  çıkartmaya kalkmayın ve bunu da zorlamayın&#8221; diyor.</p>
<p>Fazla hüküm ve teklif meydana gelmemesi; şimdi olan nedir? Çok fazla  hüküm ve teklif meydana gelmiştir. O yüzden ayrı hurafeler çıkmıştır,  uydurma izahlar çıkmıştır, din bambaşka bir şekle sokulmuştur. Ve İslam  aleminin çektiği acıların kökeninde bu vardır.</p>
<p>Tebliğle yetinirdi; Mühim ve hayati konuları Allah ona söylüyor, onun dışında Müslümanları serbest ve rahat bırakmak lazım.</p>
<p>Madem ki Mehdî Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düşmeyecek öyleyse  tıpkı Allah Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması  gerekir; Yani merhametli değil, son derece merhametli, tüm varlıklara.  Kedilere, köpeklere, balıklara, insanlara, çocuklara hepsine.</p>
<p>Peygamberimizin sağlığında sadece Mehdî’nin yanılmayacağını beyan etmiş  ve diğerleri hakkında süküt buyurmuşlardır; Yani diğer hiçbir imam Hz.  Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve diğer çıkacak veliler  hakkında Peygamberimiz (sav) masum olacaktırlar dememiştir. Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın yanılmayacağını beyan etmiş, hadisle sabit.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İsa  Âleyhisselâm onun zamanında Dımışık mescidinin doğusundaki beyaz bir  minâreye, insanlar ikindi namazında iken inecektir. İmâm çekilip onu  önüne geçirecek, O da insanlar imamlık yaparak Muhammed (S.A.V.)’in  şeriatı üzere namaz kılacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bunu  da bir kısım şahıslar yanlış anlıyorlar. Şam çok geniş bir alandır. Çok  geniş bir alana İstanbul da dahil Anadolu da dahil Şam deniyor. Demek  ki yüksekçe bir ev, yüksek bir yer, öyle bir binaya gelecek diyor. Çünkü  minare demek, ilk akla gelen yüksek bir yapı. Heryere sesin  duyurulabildiği, yüksek bir yer.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Tenbih:<br />
Bu hadîs’in taşıdğı anlam, İsa (as)’ın sabah namazında, &#8220;Bu senin  için ikame edilmiştir!&#8221; diyerek Mehdî’ye iktida edeceğini belirten  hadîslere ters düşmez.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ı öne geçirip Hz. İsa (as)&#8217;ın onun imamlığında namaz kıldığı  duruma ters düşmez diyor. Yani Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as)&#8217;ı imamlığa  geçiriyor, sonra Hz. Mehdi (as) Hz. İsa (as)&#8217;ı vezir tayin ediyor.  Burada anlatılan olay bundan sonra gelişen bir olaydır. Yani Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın imamlığı sabit oluyor, dünyanın lideri olduğu kabul ediliyor,  Hz. isa (as) onun imamlığını tasdik ediyor. Hz. Mehdi (as) da çeşitli  insanlara imamlık veriyor, Hz. İsa (as) da onun baş veziri, ona da  imamlık veriyor.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in ahir zamanda beyaz minarelerin  yapılacağını bilmesi zaten bir mucizedir. O zaman minareler yoktu. Ama  bunu haber veriyor. Hayret edilecek birşey bir mucizedir. Demek ki ya  İstanbul&#8217;da ya Kudüs&#8217;te, böyle bir yerde Hz. İsa (as), Şam denilen bölge  içinde, orada beyaz minaresi olan bir camide namaz kıldıracak  inşaAllah.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSoTzN3ZZXZN_tBemznNJc9n-cR-KOQ8PetrnRrYE2JYddMbcDd8SyNTdjPTg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)&#8217;le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine Getirecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-as-allahin-peygamberimiz-savle-vahiyle-bildirdigi-emirleri-yerine-getirecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-as-allahin-peygamberimiz-savle-vahiyle-bildirdigi-emirleri-yerine-getirecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 22:41:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adeta]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Biat]]></category>
		<category><![CDATA[Dahi]]></category>
		<category><![CDATA[Damla]]></category>
		<category><![CDATA[Denli]]></category>
		<category><![CDATA[Dile]]></category>
		<category><![CDATA[Ede]]></category>
		<category><![CDATA[Fetih]]></category>
		<category><![CDATA[Hamd]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Makam]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Nasr]]></category>
		<category><![CDATA[Ndan]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<category><![CDATA[Tesbih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)&#8217;le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)&#8217;le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine Getirecektir</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.ilmiarastirma.net/images/Article/hz._mehdi_as_allahin_peygamberimiz_savle_vahiyle_bildirdigi_emirleri_yerine_getirecektir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (as), Allah'ın Peygamberimiz (sav)'le Vahiyle Bildirdiği Emirleri Yerine Getirecektir" /></p>
<p><strong>“Allah’ın  yardımı ve fetih geldiği zaman, Ve insanların Allah’ın dinine dalga  dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve  O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.”</strong> (Nasr Suresi, 1-3)</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;e ahir zamanla ilgili haberler Cibril vesilesiyle,  Allah&#8217;ın vahiyle haber verilmiştir. Peygamberimiz (sav) de kendisine  vahiyle haber verilen bu bilgilerin tamamını, hadisleriyle Hz. Mehdi  (as)&#8217;a bildirmiştir. Dolayısıyla, Hz. Mehdi (as) Peygamberimiz (sav)&#8217;in  haber verdiği, Allah&#8217;ın bu emirlerine eksiksiz uyacaktır. Allah&#8217;tan çok  korkan ve Allah&#8217;ı çok seven Hz. Mehdi (as), Allah&#8217;ın kendisine  gösterdiği yolda, Allah&#8217;ın bildirdiği emirlere tam uyarak ilerleyecek,  sevgiyle, barışla, ilimle, fenle, sanatla, güzel ahlakla İslam ahlakının  dünyaya hakim olmasına vesile olacaktır.</p>
<p><strong>PEYGAMBERİMİZ (SAV)&#8217;E VAHİYLE BİLDİRİLEN HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A FARZ OLAN EMİRLER</strong></p>
<ol>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ (AS) KAN AKITMAYACAK</span></strong>
<p><em>İnsanlar, balarılarının beyleri etrafından toplanması gibi, Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın çevresinde toplanırlar. DAHA ÖNCE ZULÜMLE DOLU OLAN DÜNYAYI, O  ADALETLE DOLDURUR. ADALETİ O DENLİ OLUR Kİ, <strong>UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ.</strong> DÜNYA, ADETA ASR-I SAADET DEVRİNE GERİ DÖNER.</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)&#8217;in yolunda gidecek,<strong>uyuyan kişiyi uyandırmayacak, KAN DA AKITILMAYACAKTIR.</strong></em> (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 163)</p>
<p><em>(Hz. Mehdi (as)) Zamanında <strong>ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR.</strong></em>(El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 44)</p>
<p><em>Ona (Hz. Mehdi (as)&#8217;a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükun ve makam arasında biat ederler. <strong>Uyuyanı uyandırmaz, ASLA KAN DÖKMEZLER.</strong></em>(El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İSLAM AHLAKINI İLMİ ÇALIŞMALARLA HAKİM EDECEKTİR</span></strong>
<p><em><strong>(Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) Zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır.</strong> </em>(El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as)&#8230; <strong>gayet sükunet içinde yürüyecektir.</strong> </em>(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 173)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)&#8217;in yolunda gidecek, uyuyan kişiyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır.</strong> </em>(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 163)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İSTANBUL&#8217;DA GÖREV YAPACAK</span></strong>
<p><em>Hz. İbni Amr&#8217;dan rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) buyurdu ki:</p>
<p>Ey Ummet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz&#8230; Altıncısı da medinenin fethi.</p>
<p><strong>Denildi ki: Hangi medine? Buyurdu ki: Kostantiniyye. (İstanbul)</strong></p>
<p>(Bu İstanbul&#8217;un Hz. Mehdi (as) tarafından yapılacak manevi fethidir.) </em>(Kıyamet Alametleri, s. 204  Ramuz EI Ehadis 1/296)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as), <strong>Konstantiniyye</strong> ve Deylem Dağını <strong>(manen) fethedecektir.</strong> </em>(El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">İstanbul&#8217;da bulunan kutsal emanetlerle birlikte zuhur edecek</span></p>
<p><em>Alametlere gelince; (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) beraberinde Allah Resulünün  (sav) gömleği, kılıcı, sancağı bulunacaktır. O sancak ki Peygamberin  (sav) vefatından bugüne kadar hiç açılmamıştır. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  zuhuruna kadar da açılmayacaktır.</em> (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 164)</p>
<p><em>Abdullah b. Şurefe&#8217;den rivayet edildi ki: Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  beraberinde süslenmiş bir halde Peygamberimiz (sav)&#8217;in bayrağı  olacaktır.</em> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiy-il Ahir Zaman, s. 65)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İSTANBUL&#8217;U TEKBİRLERLE, YANİ İLMİ ÇALIŞMALARLA FETHEDECEK</span></strong>
<p><em>&#8220;Allah Teâlâ, müminlere <strong>İstanbul ve Rum (topraklarının), tesbih ve tekbir ile (manen) fethini</strong> nasib buyurmadıkça kıyamet kopmayacaktır&#8221; buyurmuşlardır. </em>(Deylemi, Firdevs, 5/82, no: 7524, Taberani, el-Mu&#8217;cemu&#8217;l-Kebir, 17/15,21)</p>
<p><em>Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: <strong>&#8220;Tesbih ve tekbir getirerek Kostantiniyye&#8217;yi (manen) feth edeceksiniz.</strong> O zamana kadar elde edemediğiniz ganimet mallarına kavuşacaksınız.&#8221;</em> (İbn- Mace, Fiten, c. s. 35)</p>
<p>Resullah (sav) şöyle buyurmuştur:</p>
<p><em>&#8220;Ehli Beytimden bir zat (Hz. Mehdi (as)), (dünyaya) sahip oluncaya kadar kıyamet kopmaz. <strong>O (HZ. MEHDİ (AS)), İSTANBUL&#8217;U VE CEBEL&#8217;İ (dağı- İstanbul&#8217;un 7 Tepesini) (MANEN) FETHEDECEKTİR&#8221;</strong></em> (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) ROMA&#8217;YI MANEN FETHEDECEK</span></strong>
<p><em><strong>&#8220;… Hz. Mehdi (as) ve talebeleri … (Roma&#8217;yı) tesbih ve tekbirle manen feth edeceklerdir…&#8221;</strong> </em>(Medineli Allâme Muhammed b. Resul el-Hüseynî el-Berzencî, Kıyamet Alametleri, s. 204) (Suyuti, el-Havi li&#8217;l Feteva, II. 81)</p>
<p><em><strong>&#8220;… Hz. Mehdi (as) ve talebeleri … (Roma&#8217;yı) tesbih ve tekbirle  feth edeceklerdir… O şehrin (VATİKAN&#8217;IN) surları bir bir  yıkılacaktır&#8230;&#8221;</strong></em>(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 204)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A VEZİR OLACAK</span></strong>
<p><em>Hz. İsa Peygamber (as) <strong>İMAM-I ZAMAN (HZ. MEHDİ (AS))&#8217;A YARDIMCI OLMAK, ONA BAĞLILIĞINI DİLE GETİRMEK VE ONUN ARDINDA NAMAZ KILMAZ İÇİN</strong> gökten inecektir.</em> (Şeyh Sadık, Al-Amaali, Oturum 39, Sayfa181; İküd&#8217;dürer, s. 157 ve 230)</p>
<p><em>Resulullah (sav) Efendimiz Saadetle şöyle buyurmuşlardır: &#8220;Daima  ümmetimden bir cemaat kıyamet&#8217;e kadar hakkı yükseltmek için fikri  mücadele yapacak, <strong>MERYEM OĞLU İSA (AS) YERYÜZÜNE İNECEK. EMİRLERİ  (HZ. MEHDİ (AS)), ONA (HZ. İSA (A.S.)&#8217;A) &#8220;BİZE NAMAZ KILDIR&#8221; DEDİKLERİ  ZAMAN, HAYIR DİYECEK &#8230; VE &#8220;İMAM-I MEHDİ&#8217;Yİ&#8221; İMAMETE GEÇİRİR&#8221;</strong> </em>(Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)</p>
<p><em>İbni Ebi Şeybe, Musannef&#8217;inde, İbni Şirin&#8217;den tahric etti. Dedi ki: <strong>Hz. Mehdi (as) bu ümmettendir ve Hz. İsa (as)&#8217;a imam olacaktır.</strong></em> (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)</p>
<p><em>Nuaym b. Hammad, Abdullah b. Amr&#8217;dan tahric etti. Dedi ki: <strong>Hz. Mehdi (as), İsa İbni Meryem&#8217;in üzerine ineceği ve arkasında namaz kılacağı kimsedir.</strong> </em> (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)</p>
<p><em>Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre&#8217;den tahric etti. Buyurdu: <strong>Meryem oğlu İsa (as) aranıza indiğinde ve imamınız sizden (HZ. MEHDİ (AS)) olduğunda, bakalım ne yapar sınız?</strong></em> (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s.79)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜM DÜNYAYA İSLAM AHLAKINI HAKİM EDECEK</span></strong>
<p><em><strong>Yeryüzüne dört kişi malik olmuştur.</strong> İkisi mümin, ikisi  kafirdir. Müminler, Hz. Zülkarneyn (as) ve Hz. Süleyman (as), kafirler  ise Nemrud ve Buhtunnasır&#8217;dır. Beşinci olarak <strong>Ehl-i Beytimden birisi (Hz. Mehdi (as)) gelecek ve o da dünyaya malik olacaktır. </strong> </em> (Kitab&#8217;ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 10)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) tıpkı Hz. Zülkarneyn (as) ve Hz. Süleyman (as) gibi dünyaya hükmedecektir.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 30)</p>
<p><em>Ebu Basir şöyle diyor, İmam Cafer Sadık (as)&#8217;a &#8220;Ey Resulullah&#8217;ın  evladı! Siz Ehl-i Beyt&#8217;in Kâimi kimdir?&#8221; diye sorduğumda şöyle cevap  verdi: &#8230; <strong>HZ. MEHDİ (AS) DÜNYAYI FETHEDECEK</strong>, İsa b. Meryem (as) nazil olarak onun arkasında namaz kılacaktır. <strong>O  ZAMAN YERYÜZÜ ALLAH&#8217;IN NURUYLA AYDINLANACAK, ALLAH&#8217;TAN  BAŞKASINA  İBADET EDİLEN HER YER, ALLAH&#8217;A İBADET EDİLEN YERLER HALİNE GELECEK;  MÜŞRİKLER İSTEMESE DE, DİN O GÜN SADECE ALLAH&#8217;IN DİNİ OLACAKTIR.&#8221;</strong></em> (Bihar-ul Envar, c. 51, s. 146)</p>
<p><em>Hz. Peygamber (sav) Hz. Ali&#8217;ye (ra) şöyle buyurdu: &#8220;İlkleri sen ve <strong>SONLARI İSE ALLAH&#8217;IN TÜM DÜNYAYI FETHETMEYİ KENDİSİNE NASİP KILACAĞI HZ. MEHDİ (AS)&#8217;DIR.</strong>&#8221; </em>(Bihar-ul Envar, c. 52, s. 378)</p>
<p><em><strong>HZ. MEHDİ (AS) DÜNYANIN DOĞU VE BATISINI FETHEDİP İSLAM&#8217;I</strong> (İslam ahlakını) <strong>DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA EGEMEN KILACAKTIR&#8230;</strong> Allah Teala insanlara öyle bir güç verecek ki, herkes olduğu yerde onun sözlerini duyacak ve <strong>HZ. MEHDİ (AS) İSLAM&#8217;A HAYAT VERECEKTİR&#8230;</strong></em> (Bihar&#8217;ul-Envar, c. 52, s. 279 ve c. 53, s. 12 İkmal&#8217;ud- Din, c. 2, s. 367)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜRK VE İSLAM ALEMİNİ BİRARAYA GETİRECEK</span></strong>
<p><em>&#8230; İbrahim bin Übeydullah bin Alâ babasının şöyle dediğini nakleder.  İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Emirülmüminin  aleyhisselam (Hz. Ali) kendisinden sonra Kaim&#8217;in kıyamına kadar  gerçekleşecek olan olaylardan bahsetti&#8230;.<strong>VE KÖŞE BUCAKTA BENİM OĞLUMA (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A) YARDIM EDECEK OLAN DAĞINIK TÜRK BAYRAKLARI ZUHUR EDECEK.</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani,Gaybeti numani, s. 323)</p>
<p><em>Malik bin Zamra der ki, Emirülmüminin Ali aleyhisselam bana şöyle buyurdu: &#8220;&#8230; Hayrın çoğu o zamandadır ey Malik! <strong>O ZAMANDA KÂİM&#8217;İMİZ  (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK &#8230; SONRA ALLAH HERKESİ ONUN ETRAFINDA TOPLAYACAK.&#8221;</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 242)</p>
<p><em>İman edenlerin Efendisi (sav) der ki:<strong>&#8220;&#8230; ALLAH SİZİN İÇİN, SİZİ BİRLEŞTİRECEK VE SİZİ DAĞINIKKEN BİRARAYA GETİRECEK BİRİNİ (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;I) ÇIKARANA DEK&#8230;</strong> Beklerseniz, ödüllendirileceksiniz ve <strong>sizin  haksızlığa uğratılmanızın intikamını alacak (Darwinizm&#8217;e, materyalizme  ve ateizme ilmi zeminde gereken cevabı verecek) olanın ve haklarınızın  kurtarıcısı olanın, o (Hz. Mehdi (as)) olduğunu kesinlikle  anlayacaksınız&#8230;&#8221;</strong></em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 182)</p>
<p><em>Amîre bint-i Nufeyl der ki: İmam Hüseyn aleyhisselam&#8217;ın şöyle buyurduğunu duydum: <strong>&#8220;SİZLER  BİRBİRİNİZDEN BERÎ (UZAK) OLDUĞUNUZU SÖYLEMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİN YÜZÜNE  TÜKÜRMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİ TEKFİR ETMEDİKÇE VE BİRBİRİNİZE LÂNET  OKUMADIKÇA beklediğiniz (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zuhuru) vuku bulmayacaktır.</strong> Arzettim ki: Öyleyse o zamanda hiçbir hayr yoktur. Buyurdu ki: <strong>&#8220;Hayrın hepsi o zamandadır. Kâim&#8217;imiz (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK (ZUHUR EDECEK) VE BUNLARIN HEPSİNİ ORTADAN KALDIRACAKTIR.&#8221;</strong></em>(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 240)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) KİTAP EHLİ&#8217;NE TEVRAT&#8217;IN VE İNCİL&#8217;İN DOĞRUSUYLA HÜKMEDECEK</span></strong>
<p><em>Cabir b. Yezid el-Co&#8217;fi, İmam Muhammed Bakır&#8217;dan rivayet ediyor:</p>
<p>&#8220;&#8230; Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Hz. Mehdi (as) diye isimlendirilmesinin sebebi  şudur ki; gizli bir işe doğru yönlendirilecek, Tevrat ve diğer Semavi  kitapları Antakya&#8217;da bir mağaradan çıkartacak ve <strong>YAHUDİLER ARASINDA TEVRAT&#8217;LA HIRİSTİYANLAR ARASINDA İNCİL&#8217;LE HÜKMEDECEKTİR.&#8221;</strong> </em>(El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c. 1, s. 254-255)</p>
<p><em>&#8220;Ona Hz. Mehdi (as) denilmesinin nedeni, Şam&#8217;da bulunan dağlardan birine yönelmesidir. Oradan <strong>(GERÇEK) TEVRAT KİTAPLARINI ÇIKARACAK&#8230;</strong></em>(Suyuti, el-Havi li&#8217;l Feteva, II. 81)</p>
<p><em>&#8220;Ona Hz. Mehdi (as) denilmesinin sebebi şudur. O, Yahudilerin hac yaptığı Şam dağlarından bir dağın içindeki <strong>Tevrat&#8217;a dair kitapları çıkarır ve Yahudilerden bir cemaat onun elinde Müslüman olur.&#8221;</strong></em> (İmam-ı Suyuti)</p>
<p><em>&#8220;Ona Hz. Mehdi (as) denilmesinin nedeni, Şam&#8217;da bulunan dağlardan birine yönelmesidir. Oradan <strong>(GERÇEK) TEVRAT KİTAPLARINI ÇIKARACAK, YAHUDİLERE KARŞI DELİL GETİRECEKTİR.&#8221;</strong></em> (Suyuti, el-Havi li&#8217;l Feteva, II. 81)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) MATERYALİZM, ATEİZM, DARWİNİZM VE DİNSİZLİĞE KARŞI İLMEN GALİP GELECEK</span></strong>
<p><em>Şeyh Tusi&#8217;nin Gaybet&#8217;i: &#8220;Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hakimiyeti (otoritesi)  Allah&#8217;ın tüm yarattıkları hakkındaki delillerindedir; bunlar öyle çoktur  ki, <strong>onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) delilleri bütün insanlar üzerinde galip  gelecek (etkili olacak, hakim olacak) ve kimsenin ona karşı getirecek  bir gerekçesi (nedeni) olmayacaktır.&#8221;</strong> </em>(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 70)</p>
<p><em>Ebu Basir şöyle der, İmam Muhammed Bakır veya İmam Caferi Sadık aleyhisselam&#8217;dan naklen: <strong>&#8220;ONA (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;A) İMAMETİ VEREN, ONA İLİM VE KİTAPLAR VERECEK VE ONU KENDİ BAŞINA BIRAKMAYACAK.&#8221;</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 387)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) DEVRİNDEKİ YOBAZ VE CAHİL DİN ADAMLARINA KARŞI MÜCADELE EDECEK</span></strong>
<p><em><strong>ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALE TABİ OLACAKLAR.</strong></em>(İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)</p>
<p><em>Hz. Ali (ra)&#8217;dan:</p>
<p>Ahir zamanda öyle bir kavim meydana çıkacak ki <strong>KURAN OKUYACAKLAR  FAKAT BOĞAZLARINDAN AŞAĞIYA GEÇMEYECEK. DİNDEN OKUN YAYDAN ÇIKMASI GİBİ  ÇIKACAKLAR. ONLARLA MÜCADELE ETMEK HER BİR MÜSLÜMAN İÇİN BİR HAKTIR.  GÖRÜNÜMLERİNDE SAÇLARI TIRAŞLIDIR.</strong></em> (Hadislerle Hz. Ali, İmam Nesai, Ebu Abdurrahman Ahmed Bin Şuayb, sf. 142)</p>
<p><em>Amr bin sad&#8217;dan:</p>
<p><strong>HALKI (ZAHİRDE) BENİM EVLADIMA DAVET ETSELER DE, BENİM EVLADIMDAN  UZAK OLURLAR. BU ÖYLE KÖTÜ BİR TOPLULUKTUR Kİ AHLAKLARI YOKTUR.  ZORBALARA MUSALLATTIRLAR, CABBARLARA FİTNEYİ ÖĞRETİRLER, HAKİMLERE KAN  DÖKTÜRÜRLER.</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) ÇOK SEVGİ DOLU, ŞEFKATLİ VE MERHAMETLİ OLACAK</span></strong>
<p><em>Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hizmetleri öylesine önemli ve büyüktür ki, rivayetlerden <strong>ONUN İDARESİNDEN SADECE İNSANLARIN DEĞİL, BÜTÜN YER VE GÖK EHLİNİN MEMNUN OLACAĞI BELİRTİLİR.</strong></em> (İs&#8217;afür-Ragıbin, s. 146; el-Havi, 2:66, 67)</p>
<p><em><strong>(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) ÇIKIŞI SADECE EHLİ İMAN İÇİN DEĞİL, YER VE GÖK EHLİ İÇİN DAHİ SEVİNÇ KAYNAĞI OLUR.</strong>Öyle ki kuşlar, vahşi hayvanlar, denizdeki balıklar dahi sevinirler.</em> (Kıyamet Alametleri, s. 162, 163)</p>
<p><em>(Hz. Mehdi (as)) Peygamberin (sav) yolundan gidecek. Uyuyan kişiyi  uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır&#8230; Yeryüzü zulüm ve işkence yerine  adaletle dolacaktır. Her şeyi hak ve adalet ölçüleriyle eşit bir halde  teslim edecektir. <strong>BÖYLECE YER VE GÖK SAKİNLERİ ONDAN RAZI OLDUKLARI  GİBİ, HAVADAKİ KUŞLAR, ORMANDAKİ YIRTICI HAYVANLAR, DENİZDEKİ BALIKLAR  BİLE MEMNUNLUK DUYACAKLAR.</strong></em> (Medineli Allame Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci, Pamuk Yayıncılık, İstanbul, 2002, s. 163)</p>
<p><em><strong>Herkes onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) çevresinde sevdiği çocuklarına  içten sevgiyle bağlı bir babanın meclisinde ya da tebaasına merhametli  bir kralın huzurunda gibi oturacak</strong>, neşe veren ayetleri ve müjdeleri sonsuz mutluluk yurdunda gösterecektir.</em> (Seyyid Murtaza Müçtehidi Sistani, Nashr Almas Yayınları, s. 257 )</p>
<p><em><strong>ONUN (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) ZAMANINDA KURTLA KOYUN BİRARADA OYNAYACAK, YILANLAR ÇOCUKLARA BİR ZARAR VERMEYECEKTİR.</strong>İnsan bir avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir&#8230;</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)</p>
<p><em>Tavus: &#8230; <strong>HZ. MEHDİ (AS), ACİZLERE KARŞI ÇOK MERHAMETLİDİR.</strong></em> (El-Havi, c. 2, s. 150)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as), <strong>o kadar merhametli olacaktır ki</strong>, zamanında bir kimsenin bile burnu kanamayacaktır.</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)</p>
<p><em>&#8230; Yoksullara karşı <strong>çok merhametli olması</strong>, Mehdi (as)&#8217;ın alametlerindendir.</em> (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) MÜNAFIKLARA KARŞI CAYDIRICI OLACAK</span></strong>
<p><em><strong>DAHA BİR ÇOK İNSAN KURAN&#8217;DAN ÇOK ONUN (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) KORKUSU NEDENİYLE GÜNAHLARDAN KAÇINACAKTIR&#8230;</strong></em> (Al-Futuhatu&#8217;l Makkiyah, sf. 6)</p>
<p><em>Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>&#8220;&#8230;  Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar  kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar  buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri  döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler  sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun  tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı  işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM  BUĞDAY KALIR. İşte siz de böylesiniz. SONUNDA İÇİNİZDE FİTNELERİN ASLA  ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ BİR GRUP KALACAKTIR.</strong>&#8221; </em> (Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜM İNSANLARIN &#8220;MUHAMMEDEDN RESULULLAH&#8221; DEMESİNE VESİLE OLACAKTIR</span></strong>
<p><em>İmam Bakır aleyhisselam&#8217;dan nakledilen başka bir hadiste şöyle geçer: <strong>BU  GALEBE (GALİBİYET) VE ÜSTÜNLÜK AL-İ MUHAMMED&#8217;DEN OLAN HZ. MEHDİ (A.S.)  KIYAM EDİNCE GERÇEKLEŞECEKTİR. ÖYLE Kİ, YERYÜZÜNDE HZ. MUHAMMED  MUSTAFA&#8217;YI (ONUN PEYGAMBERLİĞİNİ) İKRAR ETMEYEN BİR KİMSE KALMAZ.&#8221;</strong></em> (Tefsir-i Burhan, c. 2, s. 121.)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TÜM BİDATLARI KALDIRACAK,  İSLAM AHLAKININ ASRI SAADET DÖNEMİNDE OLDUĞU GİBİ YAŞANMASINA VESİLE OLACAK</span></strong>
<p><em><strong>RESULULLAH&#8217;IN (S.A.A) HER YAPTIĞINI O DA (HZ. MEHDİ (AS) DA)  YAPACAKTIR; RESULULLAH (SAV) CAHİLİYET TEMELLERİNİ YIKTIĞI GİBİ O DA  (HZ. MEHDİ (AS) DA) ÖNCEKİ TEMELLERİ YIKACAKTIR. O (HZ. MEHDİ (A.S.)),  İslam &#8216;ı yeniden baştan alacaktır.</strong></em> (Mikyalu&#8217;l Mekarim, c.1, s.57)</p>
<p><em><strong>Hz. Peygamber (sav) en başta İslam&#8217;ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi (as) da en sonunda aynı şekilde İslam&#8217;ı ayakta tutacaktır.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</p>
<p><em><strong>&#8230; Dini, Peygamber (sav)&#8217;in zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak.</strong>Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.</em> (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s.186-187)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) hiçbir bidatı bırakmayacak.</strong> </em>(El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) kaldırmadık bidat bırakmayacaktır.</strong> Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icablarını yerine getirecektir.&#8221;</em> (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri,s. 163)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) HEM ŞİDDETİ HEM ŞİDDETİN FELSEFESİNİ YOK EDECEK</span></strong>
<p><em>Şeyh Tusi&#8217;nin Gaybet&#8217;i: &#8220;Sonra Hz. Mehdi (as)&#8217;ın yükselişi olacak&#8230; <strong>ALLAH  ONUN (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) VASITASIYLA YALANLARI ORTADAN KALDIRACAKTIR.  ONUN (HZ. MEHDİ (AS)) VASITASIYLA, ŞİDDETİ ORTADAN KALDIRACAKTIR.</strong> O (Hz. Mehdi (as)) boyunlarınızdaki esaret ayıbını kaldıracaktır.&#8221; </em>(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 132)</p>
<p><em><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE  MÜSTEKBİRLERİN HÜKÜMRANLIĞI, MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN SİYASİ NÜFUZU  NABUD (YOK) OLACAKTIR (SON BULACAKTIR).</strong></em>(El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c. 1, s. 252)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) HAMİYETİ İSLAMİYESİ ÇOK GÜÇLÜ OLACAK, MÜSLÜMANLARIN HAKLARINI KORUYACAK</span></strong>
<p><em><strong>İslam&#8217;ın aleyhine söylenecek bir söz bile ona ağır gelir.</strong></em> (El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 30)</p>
<p><em>Hz. Mehdi (as) <strong>zalime karşı hakkı müdafaa edecektir.</strong>Hatta (zalim) bir insanın azı dişinde olan (haksız bir lokmayı) bile ondan çekip alacak ve sahibine iade edecektir.</em> (En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal )</p>
<p><em>Nechül Belağa&#8217;dan: İnananların Efendisi (sav) dedi ki: &#8220;&#8230; <strong>(HZ.  MEHDİ (AS)), ESİRİ ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞTURMAK, KÖLEYİ AZAD ETMEK ve YANLIŞ  YÖNLENDİRİLMİŞ ULUSU DAĞITMAK VE DOĞRULUĞU İZLEYENLERİ BİRLEŞTİRMEK İÇİN</strong> erdem sahibinin örneklerini izleyecektir.&#8221;</em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) AHİR ZAMAN HADİSLERİNİ HALKA DOĞRU ŞEKİLDE AÇIKLAYACAK</span></strong>
<p><em>Ebu Basir der ki, İmam Muhammed Bakır aleyhisselam&#8217;ın şöyle  buyurduğunu duydum: &#8220;&#8230; Buyurdu ki: Hz. Mehdi (as) kıyam ettiğinde  Resulullah&#8217;ın yolundan gidecektir. <strong> YALNIZ O (HZ. MEHDİ (AS)),  RESULULLAH&#8217;IN (SAV) ESERLERİNİ AÇIKLAYACAKTIR&#8230;&#8221;</strong></em> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 191)</p>
<p><em>İkmal-i Din:</p>
<p>Muhammed İbn-i Sinan&#8217;dan, Emir İbn-i Şamir&#8217;den, Cebir&#8217;den, Ebu Cafir (as)&#8217;dan rivayet edilmiştir:</p>
<p><strong>&#8220;YÜCE ALLAH&#8217;IN KİTABI HAKKINDAKİ BİLGİSİ VE O&#8217;NUN ELÇİSİNİN (SAV)  SÜNNETİ MEHDİMİZ (AS)&#8217;IN KALBİNDE BİR BİTKİNİN EN GÜZEL ŞEKİLDE BÜYÜYÜP  YETİŞMESİ GİBİ GELİŞİR.&#8221;</strong></em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 72)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) KURAN AYETLERİNİN HİKMETLERİNİ İNSANLARA ANLATACAK VE İMANLARINA VESİLE OLACAK</span></strong>
<p><em><strong>İNSANLAR KURAN&#8217;I KENDİ NEFİSLERİNE GÖRE YORUMLADIKLARI ZAMAN HZ.  MEHDİ (A.S.) ONLARIN DÜŞÜNCELERİNİ KURAN&#8217;A DOĞRU YÖNLENDİRİP ONU  KURAN&#8217;IN GERÇEKLERİNİN HİZMETİNE SUNACAK. SONRA SİZE KİTAB VE SÜNNETİN  NASIL UNUTULDUĞUNU GÖSTERECEK VE ONUN CANLI ANLAMLARINI İHYA EDECEK.</strong></em> (Nehcü&#8217;l Belağa, hutbe 134)</p>
<p><em>İmam Mehdi (as)&#8217;ın <strong>DİNİ TEBLİĞ ÜSLUBU ÖYLE OLACAKTIR Kİ İNSANLAR DİNİ KALPLERİNİN DERİNLERİNDEN KABUL EDECEKLER ve ALLAH&#8217;A EN BÜYÜK SAMİMİYETLE</strong> tapacaklardır. Dinden uzaklaşanlar hoşnutluk ve güvenliğin meskenine geri döneceklerdir.</em> (İküd&#8217;dürer, Sayfa  156; Bihar-ül Envar, Cilt 53, Sayfa 86; Cilt 52, Sayfa. 36 ve 280)</li>
<li> <strong><span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ (AS) ADİL OLACAK</span></strong>
<p><em>Zulüm ve fıskla dolu olan <strong>DÜNYA, o (Hz. Mehdi) geldikten sonra ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR.</strong></em> (El Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)</p>
<p><em>&#8230; Onlara resulleri geldiği zaman, <strong>ARALARINDA ADALETLE HÜKÜM VERİLİR</strong> ve onlar zulme uğratılmazlar.</em> (Yunus Suresi, 47)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) CÖMERT OLACAK</span></strong>
<p><em>&#8220;Tavus: &#8230; <strong>HZ. MEHDİ (AS), MAL İNFAK ETMEKTE ÇOK CÖMERTTİR.&#8221;</strong></em> (El-Havi, c. 2, s. 150)</p>
<p><em>Ahir zamanda bir halife olacak, <strong>malı sayıp hesap etmeden taksim edecektir.</strong></em> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 15)</p>
<p><em>Emirlerinizden bir emir olacak ki, <strong>malı saymayacaktır. Birisi ondan mal istediğinde, &#8220;Al&#8221; der. O da elbisesini yayar ve o da doldurur.</strong></em> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 15)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ (AS) İNSANLARIN RIZASINA GÖRE DEĞİL, ALLAH&#8217;IN RIZASINA GÖRE HAREKET EDECEK</span></strong>
<p><em>Hz. Ali (as), Hz. Mehdi (as)&#8217;ın kıyamının getirdikleri hakkında şöyle buyurur:</p>
<p><strong>HALKIN KİŞİSEL REYLERİNİ, YORUMLARINI BOŞ VERİR; KURAN&#8217;IN HÜKMÜNÜ İCRAYA BAŞLAR.</strong></em> (Mikyalu&#8217;l Mekarim c.1, s.81)</p>
<p><em><strong>Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği ve öldürmenin de onu vazgeçirmeyeceği</strong> Ehl-i Beytime (soyuma) mensup birisi (Hz.Mehdi (as)) sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir.</em> (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti&#8217;nin Tasnifinden  Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 13)</p>
<p><em>&#8220;Ey inananların Efendisi, bize senin Mehdin (as) hakkında haber ver.&#8221; İnananların Efendisi (sav) dedi ki: &#8220;&#8230; (HZ. MEHDİ (AS))<strong> ÖLÜM GELDİĞİNDE KORKMAYACAKTIR; imanlı olanlar etrafını sardığında  uzaklaşıp yüz çevirmez; SAVAŞÇILAR ONA KARŞI MÜCADELE VERDİKLERİNDE  TEREDDÜT ETMEZ&#8230; CÖMERTTİR VE GÖZÜ PEKTİR&#8230;&#8221;</strong></em> (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 184)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) İNSANLAR HAKKA DÖNÜNCEYE KADAR MÜCADELESİNE DEVAM EDECEK</span></strong>
<p><em><strong>İnsanlar hakka dönünceye kadar (fikri) mücadelesine devam edecektir.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)</p>
<p><em><strong>Karşısına dağlar bile dikilse onları ezip geçecek,</strong> o dağlarda kendisine yol bulacaktır.</em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39)</p>
<p><em><strong>Hz. Mehdi (as) işi sıkı tutacak.</strong></em> (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 175)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) ÇOK SERİ HAREKET EDECEK</span></strong>
<p><em>Bu durum 7 yıl devam edecektir.<strong>Ancak onun her senesi, sizin 20 senenize bedel olacaktır.</strong></em> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 44)</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"> HZ. MEHDİ (AS) TEKNOLOJİNİN İMKANLARINI ÇOK İYİ KULLANACAK</span></strong>
<p><em>Hz. Mehdi (as)&#8217;ın yardımcılarının bütün <strong>dünyayı birkaç dakikada dolaşacak güçleri olacaktır.</strong></em> (Mikyal el-Mekarim, Cilt:1, sayfa: 144)</p>
<p><em>İmam Sadık (as) şöyle buyurmuştur: (Hz. Mehdi (as)) Rükn ve Makam  arasında durur, yüksek sesle şöyle seslenir: &#8220;Ey benim temsilcilerim,  özel dostlarım, ey <strong>BEN ZUHUR ETMEDEN ALLAH&#8217;IN BANA YARDIM ETMESİ İÇİN YERYÜZÜNDE HAZIRLADIĞI KİMSELER,</strong> itaat ederek bana gelin.&#8221; Onlar <strong>YERYÜZÜNÜN DOĞU VEYA BATISINDA MİHRAP VEYA YATAKLARINDA OLDUĞU HALDE İMAM MEHDİ (AS)&#8217;IN SESİNİ İŞİTİRLER.</strong> Bu bir tek ses onların <strong>HEPSİNİN KULAĞINA GİDER VE HEPSİ ONA DOĞRU HAREKET EDERLER. ÇOK GEÇMEDEN GÖZ AÇIP KAPATINCAYA KADAR HEPSİ HUZURUNA VARIRLAR.</strong> Bu (azametli toplantı) Rükn ve Makam arasında (Güneş doğmadan önce) gerçekleşecektir.&#8221;</em> (Bihar-ül Envar, C. 53, S. 7)</li>
</ol>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.) mücadelesinde, aklın ihtiyarini kaldıracak  olağanüstü özelliklerle değil; imanı, aklı, vicdanı ve güzel ahlakı  vesilesiyle galip gelecektir</strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerine göre, Hz. Mehdi (a.s.) inkarcı  felsefelere karşı zorlu bir fikri mücadele verecektir. Bu mücadelesinde  en akılcı yolları takip edecek, her işinde çok hızlı sonuç alacak,  hareketleri büyük bir akıl ve hikmet içerecektir. Hz. Mehdi (a.s.)’ın  kullanacağı yöntemler, benzeri görülmemiş ve etkili yöntemler olacaktır.  Fakat yazı boyunca aktarılan hadislerde de görüldüğü üzere Hazreti  Mehdi (a.s.) mücadelesinde mucizeler sergilemeyecektir. Çünkü Hz. Mehdi  (a.s.) <strong>‘sebepler dairesinde’</strong>, yani <strong>‘doğal dünya şartlarında’ </strong>süren bir mücadele yürütecektir.</p>
<p>Bunun yanı sıra Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın,  deccaliyet sisteminin baskılarına, işkence ve eziyetlerine maruz  kalacağından, hapsedileceğinden, zorluk, sıkıntı ve öldürülme tehlikesi  içinde yaşayacağından, ellerinden ve ayaklarından zincire  vurulacağından, tecrit edileceğinden ve belirli gaybet dönemleri  yaşayacağından bahsetmektedir.</p>
<p>Eğer Hz. Mehdi (a.s.), bazı kesimlerin iddia ettiği gibi silahın, tankın  topun etki etmediği, insanları başının üzerindeki melek sayesinde İslam  ahlakına davet eden olağanüstü bir varlık olmuş olsaydı, nasıl hapse  atılabilir, nasıl işkence ve baskı görür, zorluk içinde yaşardı? Eğer  Hz. Mehdi (a.s.) bu şekilde uhrevi bir varlık olmuş olsaydı, gaybet  dönemleri olmaz; saklanmaya, gözden uzak şekilde yaşamaya da ihtiyaç  duymazdı.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’e bile bir kılıç darbesi isabet etmiş ve mübarek  dişlerinden biri bu şekilde kırılmıştır. Birçok peygamber Allah yolunda  şehit edilmiş yine birçok sahabe, Ehl-i Beyt’ten birçok insan savaş  meydanında şehit olmuş ya da elini kolunu, gözünü veya başka bir uzvunu  kaybetmiştir. Nasıl ki hiçbir peygamber böyle uhrevi özelliklere sahip  olarak gönderilmediyse, Hz. Mehdi (a.s.) da bir veli olarak böyle uhrevi  özelliklerle gelmeyecek ve mücadelesini de böyle olağanüstü  özelliklerle yürütmeyecektir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.), İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olması için  deccaliyet sistemiyle mücadele edecek, materyalizm ve Darwinizm’e karşı  fikri mücadele sürdürecek, insanlara Kuran ahlakına ve Peygamberimiz  (s.a.v.)’in sünnetine uygun yaşamayı öğretecek ve tüm dünya Müslümanları  arasında bir birlik oluşturacaktır. Ve Allah’ın izniyle, bunların  hepsini aklın ihtiyarini kaldırmadan, fikri mücadele ile, akıl ve vicdan  kullanarak ve güzel ahlakla başaracaktır.</p>
<p>Nitekim Allah’ın hadislerde cennetle müjdelendiğini belirttiği Hz. Mehdi  (a.s.)’ın üstünlüğü de burada olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.) karşısına  çıkacak olan tüm zorluklara, baskılara, tuzaklara, imtihanlara rağmen  yılmayacaktır. Çok az kişi dışında tüm dünya onun karşısında olmasına  rağmen, mücadelesine, Allah aşkıyla, iman şevkiyle devam edecek ve  Allah’ın izniyle dünya çapında büyük bir başarı elde edecektir.</p>
<p><strong>“Andolsun, gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: ‘Gerçekten  onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz;  Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.’”</strong> (Saffat Suresi, 171-173)</p>
<p><strong>Sayın Adnan Oktar’ın Konu Hakkındaki Açıklamaları</strong></p>
<p><strong>Allah Hz. Mehdi (a.s.)’a emirlerini, Peygamberimiz (s.a.v.)’e vahiyle  bildirmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) Allah’ın bu emirlerini yerine  getirecektir</strong></p>
<p>“Bir kere Hz. Mehdi (a.s.)’a gönülden bağlanmak lazım. Hz. Mehdi  (a.s.)’a akıl veren, ona bilmişlik yapan bir çizgide olmamak gerekiyor.  Bu çok önemli. Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) hadislerle hareket ediyor. Hz.  Mehdi (a.s.) ne yapacaktır? Barış insanıdır, sevgi insanıdır, güzellik  insanıdır. Allah istese kan üzerine de gönderebilirdi Hz. Mehdi  (a.s.)’ı, ona kanı emrederdi, o da sel gibi kan akıtırdı. Ama “kan  akıtmayacaksın” diyor, Allah emir vermiş. “Damla kan akıtmayacaksın,  uyuyan kişiyi uyandırmayacaksın, insanların burnunu kanatmayacaksın”  diyor Allah. “Kimseyi üzmeyeceksin, kimseyi rencide etmeyeceksin,  barışı, kardeşliği, sevgiyi getireceksin. Bütün Hristiyan âleminin  Müslüman olması için gayret edeceksin” diyor. “Onlarla iş birliği  yapacaksın” diyor. “Tevrat’ın orijinallerini ara, İncil’in  orijinallerini ara, sana bulduracağım” diyor Allah. “Kutsal sandığı sana  bulduracağım” diyor Cenab-ı Allah, “ara” diyor “bulacaksın” diyor. “Hz.  İsa (a.s.)’la beraber namaz kılacaksın. “O seni omzundan itecek, o  şekilde namaza geçeceksin” diyor Allah. Peygamber (s.a.v.)’e vahiy ile  bildirilmiştir bu bilgiler. Peygamberimiz (s.a.v.) ne diyor? “Benim”  diyor “kutsal emanetlerim yanında olacak” diyor. “Peygamber (s.a.v.)’in  kılıcını beline kuşanacaksın ve Peygamber (s.a.v.)’in hırkasını  giyeceksin ve sana biat edilecek” diyor. “Biatı kabul etmeyeceksin, yani  Mehdilik iddialarını kabul etmeyeceksin” diyor. Cenab-ı Allah onu  uyarıyor, Peygamberimiz (s.a.v.) kanalıyla Hz. Mehdi (a.s.)’ı. “Bütün  dünyada silahları kaldıracaksın, hepsini eriteceksin” diyor. “Ramazan  ayında on beş gün arayla Ay ve Güneş tutulmaları yapacağım” diyor Allah.  “Kâbe’de kan akıtılacak, Hac yolu engellenecek” diyor. “İran’la Irak  savaşacak, Afganistan işgal edilecek, Irak işgal edilecek, Irak’ın  ordusu bir günde yok olacak” diyor. “Bütün bu alametler senin zamanında  olacak. Ama buna rağmen senin 313 kişilik bir ekibin olacak ve sana  saldıracak insanlar” diyor. “Haberin olsun” diyor Cenab-ı Allah. “Buna  rağmen 313 kişi olacaksın sen” diyor. Bak Peygamber (s.a.v.)’e vahiyle  bildiriliyor, o sahabeler ezberine alıyorlar, onlar da âlimlerin  muhaddislerin eline geçen bilgiler oluyor ve bu bilgiyi de Hz. Mehdi  (a.s.) uygulamış oluyor. Çünkü sahabelerden duydukları bilgileri alıyor  muhaddisler. Ama en başında Cenab-ı Allah’ın vahyidir. Cibril kanalıyla  vahyidir. Resulullah (s.a.v.) mübarek ağzıyla söylüyor. Hz.  Mehdi  (a.s.)’ı detaylarda öyle bir hale getiriyor ki Cenab-ı Allah, <strong>“çocuklarını tanır gibi”</strong> diyor ayette (Bakara Suresi, 146). Çocuklarını tanır gibi tanıyacakları kadar detay meydana getiriyor.”<em> (<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18607">Sayın Adnan Oktar’ın 30 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar TV röportajından</a>)</em></p>
<p><strong>Risale-i Nur da Hz. Mehdi (a.s.)’ın Rehberi Olacaktır</strong></p>
<p>Bediüzzaman da diyor ki; “sakın bazı Nur talebelerinin tavrına bakıp  olumsuz etkilenme” diyor. Onların bölüneceğini anlamış Bediüzzaman,  biliyor. “Risale-i Nur Külliyatı’nın gerçek sahibi sensin” diyor. “Onun  için asıl Nur talebesi onlar demeyeceksin” diyor. “Çünkü Risale-i Nur  Külliyatı’nın gerçek sahibi sensin” diyor. “Bana ilhamla Cenab-ı Allah  indirdi. Ama bana ilhamla bildirmesinin sebebi sensin” diyor. “Ben de  senin pişdar-öncü bir askerinim, neferinim, benim vazifem, sana zemin  hazırlamak” diyor. “Ben bununla uğraştım, ben bu görevi yaptım” diyor.  “Risale-i Nur’u da bir program olarak neşr ve tatbik etmeni istiyorum”  diyor. “Bunu yapman çok açmaz bir yol olur, siyasetten uzak dur” diyor.  “Siyasetten uzak duracağını zannediyorum” diyor. Bu nezakettir. Yani  “bunu yap” demiyor da, nezaketen diyor ki; “sakın evlenme” diyor.  Normalde evlenme sünnettir ama bak Bediüzzaman diyor ki; “Ahir zamanda  evlenmemenin sünnet olmasıyla ilgili hadis var, Peygamber (s.a.v.)’in  hadisi var. O vakit geldi” diyor, “sakın evlenme” diyor,  “evlenmeyeceksin” diyor. “Risale-i Nur sana ait bir eser, onu neşr ve  tatbik et” diyor, “onunla anlat” diyor anlatacağın konuları. “Ama buna  rağmen sana itibar etmeyecekler” diyor. “Hiç fütur getirme, devam et.  Bir süre bu böyle devam edecek” diyor. “Müddet-i ahir zaman uzundur. Biz  bir faslındayız” diyor. “Sen bayağı bir anlatacaksın” “diyor. İlk  aşamada zaten sen kendin dahi kendini fark etmeyeceksin, etrafındakiler  de” diyor. “İmanın nuruyla belki seni fark eden olur” diyor, belki. “O  müddet içerisinde sen zaten önemli görülmeyeceksin” diyor. “Çünkü  saltanat âleminde şaşaalı bir çıkışın olmayacak” diyor. “Sadece iman  hakikatleri anlatacağın için, senin ilk faaliyetine önem vermeyecekler  kırk yıllık faaliyetine ama bunun sana faydası şu; insanların çabuk  iğfal olunabilen (kanabilen) akılları senin bu samimi faaliyetinin başka  maksatlara alet olmadığını görecek” diyor. “Kırk yıl içinde  samimiyetine kanaat getirecekler” diyor. “Ondan sonra Cenab-ı Allah sana  biatı nasip edecek, ondan sonra Müslümanların sana iltihak etmesini  nasip edecek” diyor. “Ondan sonra bütün tarikatlar, cemaatler, insanlar  ve Seyyidler toplulukları birer, ikişer, onar, yüzer, biner, on biner,  yüz biner, milyonlarla sana iltihak edecekler. Ama senin üç özelliğin  çok önemli” diyor.” Bir sabrın, iki metanetin, üç imanın” diyor. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın özellikleri olarak Bediüzzaman “İstanbul’da çıkacak”  diyor. “Çıkış yerin İstanbul ve sakın ayrılma” diyor. Bak “Ben Mekke ve  Medine’de de olsam İstanbul’a gelirdim.” diyor. “İstanbul’dan ayrılma”  diyor Hz. Mehdi (a.s.)’a ve “mezarımdan takip edeceğim olayları” diyor.  “Allah bana özel böyle bir imtihan, bir güç veriyor” diyor inşaAllah.  “Mezarımdan takip edeceğim” diyor.<em> (<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18607">Sayın Adnan Oktar’ın 30 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar TV röportajından</a>)</em></p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Araştırma Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmiarastirma.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma&amp;Number=77">77. sayı</a> (Kasım 2010) 4. sayfada yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/hz-mehdi-as-allahin-peygamberimiz-savle-vahiyle-bildirdigi-emirleri-yerine-getirecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.) Zuhur Ettiğinde; Yalandan, Hileden Kaçınmayan, Sahtekar, Düzenbaz, Ahlaki Çöküntü İçinde Olan Münafıklar Ve İnkarcılar Ona Karşı Büyük Bir Deccali Mücadele İçinde Olacaklardır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-zuhur-ettiginde-yalandan-hileden-kacinmayan-sahtekar-duzenbaz-ahlaki-cokuntu-icinde-olan-munafiklar-ve-inkarcilar-ona-karsi-buyuk-bir-deccali-mucadele-icinde-olacaklardir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-zuhur-ettiginde-yalandan-hileden-kacinmayan-sahtekar-duzenbaz-ahlaki-cokuntu-icinde-olan-munafiklar-ve-inkarcilar-ona-karsi-buyuk-bir-deccali-mucadele-icinde-olacaklardir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 21:12:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Esir]]></category>
		<category><![CDATA[Evrim]]></category>
		<category><![CDATA[Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Ona]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Tahribat]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yolla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[





Mufazzal bin Ömer der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><img src="http://www.harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s._zuhur_ettiginde;_yalandan_hileden_kacinmayan_sahtekar_duzenbaz_ahlaki_cokuntu_icinde_olan_munafiklar_ve_inkarcilar_ona_karsi_buyuk_bir_deccali_mucadele_icinde_olacaklardir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.) Zuhur Ettiğinde; Yalandan, Hileden Kaçınmayan, Sahtekar, Düzenbaz, Ahlaki Çöküntü İçinde Olan Münafıklar Ve İnkarcılar Ona Karşı Büyük Bir Deccali Mücadele İçinde Olacaklardır" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="352" valign="top">Mufazzal bin Ömer der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>&#8220;&#8230;Ve HALKIN EN ŞİRRETLİLERİ OLDUĞUNDA, ZUHUR VUKU BULACAKTIR (HZ. MEHDİ (A.S.) ORTAYA ÇIKACAKTIR).&#8221;(Gaybet-i Numani, s. 187)</strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) ahir zamanda; Darwinizmin, komünizmin, materyalizmin ve  ateizmin yani diğer bir adıyla deccaliyetin insanlar ve toplumlar  üzerinde en şiddetli tahribat yaptığı bir dönemde zuhur edecektir.  Deccaliyet insanların Allah&#8217;a iman etmekten iyice uzaklaşmalarına,  birçok ülkede dindarların toplum içinde yadırganmasına, din ahlakının  yaşanmasının ve anlatılmasının adeta suç gibi algılanmasına neden  olacaktır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in diğer hadislerinde de haber verdiği  üzere, Müslümanları adeta esir alacak, Kuran ahlakının yaşanmasına engel  olacaktır. Deccaliyetin bu baskısı ve zulmü günümüzde açık bir şekilde  görülmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde Müslümanlar sadece dinlerinden  dolayı baskı altına alınmakta, ibadetlerini diledikleri gibi yerine  getirmeleri, dinlerini özgürce yaşamaları engellenmekte, inançlı, iman  sahibi insanların birbirleriyle görüşmeleri, sohbet etmeleri bile  neredeyse suç gibi görülmektedir. Evreni ve içindekileri Allah&#8217;ın  yarattığı gerçeği, hiçbir bilimsel bilgi ve delile dayanmadan inkar  edilmekte, tüm varlığın sözde kör tesadüflerin bir sonucu olduğu gibi  akıl ve bilim dışı bir teori olan evrim, insanlara zorla kabul  ettirilmeye çalışılmaktadır. Evrim yalanı çeşitli sahtekarlıklarla  gündemde tutulmakta, dahası gazete, televizyon, internet gibi araçlar  kullanılarak zorla topluma empoze edilmektedir. Deccaliyet bu yolla,  Allah&#8217;ın varlığını ve yaratışındaki eşsizliği insanların gözlerinden  uzaklaştırmayı, her insanın dünyada yaptıklarından hesap vereceğini  unutturmayı, manevi değerlerini yitirmiş ve her türlü dejenerasyona açık  bir toplum yapısı oluşturmayı hedeflemektedir.</p>
<p>Bu nedenledir ki Darwinizmin bir yalan olduğunu öğrencilerine bilimsel  delillerle ispatlayan öğretim görevlileri bile eğitim kurumlarından  ihraç edilerek insanlar yıldırılmakta ve diğerlerine de bu yolla göz  dağı verilmek istenmektedir. Allah&#8217;ın varlığını ve birliğini anlatan  müminlere ilimle ve bilimle cevap verilememekte, buna karşın bu kimseler  çeşitli iftira ve karalamalarla etkisiz hale getirilmeye  çalışılmaktadır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) de hadiste, ahir zamanda azgın, ahlaksız, her  türlü ahlaki ve vicdani değeri yitirmiş, yalanı diline dolamış olanların  özellikle Hz. Mehdi (as)’ı hedef alacaklarını haber vermektedir. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın öncüsü ve yardımcısı olarak din ahlakının yaşanması için  gayret eden samimi ve ihlaslı Müslümanlar da deccaliyetin hedefi  olacaktır. Ancak Allah bu çirkin ahlaka sahip olup, Müslümanlar  aleyhinde faaliyet gösterenlerin mutlaka hezimete uğrayacaklarını ve  galip gelecek olanların mutlaka Allah&#8217;ın taraftarları olacağını  bildirmiştir:</p>
<p><strong>Gerçek şu ki, inkâr edenler, (insanları) Allah&#8217;ın yolundan engellemek  için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar. Sonra bu,  onlara yürek acısı olacaktır, sonra bozguna uğratılacaklardır. İnkâr  edenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır. Enfal suresi, 36</p>
<p>Allah, yazmıştır: &#8220;Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de.&#8221;  Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.  Mücadele Suresi, 21</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-zuhur-ettiginde-yalandan-hileden-kacinmayan-sahtekar-duzenbaz-ahlaki-cokuntu-icinde-olan-munafiklar-ve-inkarcilar-ona-karsi-buyuk-bir-deccali-mucadele-icinde-olacaklardir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hicri 1400 Yılına Gelene Kadar Ki Müceddidler Neden Ahir Zamanın Büyük Mehdisi Olamazlar?</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 09:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Eseri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sene]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[





Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen sahih hadislerde ahir zamanda  zuhur ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hicri_1400_yilina_gelene_kadar_ki_muceddidler_neden_ahir_zamanin_buyuk_mehdisi_olamazlar_tr.jpg" border="0" alt="Hicri 1400 Yılına Gelene Kadar Ki Müceddidler Neden Ahir Zamanın Büyük Mehdisi Olamazlar?" hspace="7" vspace="2" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="352" valign="top"><strong>Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen sahih hadislerde ahir zamanda  zuhur edecek olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın hem fiziksel özellikleri hem de  zuhuru öncesi ve sonrası meydana gelecek önemli olaylar çok detaylı bir  şekilde bildirilmiştir. Tüm bu deliller Hz. Mehdi (a.s.)’ın mutlaka bir  şahıs olarak zuhur edeceğini göstermekte, onun bir şahsı manevi olarak  geleceği iddiasına olanlara cevap vermektedir. Ayrıca üstad  risalelerinde yaklaşık 70 ayrı yerde Hz. Mehdi (a.s.)’ın <strong>“bir zat, bir şahıs” yani yaşayan bir kişi</strong> olacağını vurgulayarak risalelerin asla Mehdi olmadığına da cevap  vermiştir. Yani Hz. Mehdi (a.s.) bir şahsı manevi değil bir şahıs  olacaktır. Risale-i Nur’ları kendisine bir program yaparak insanların  imanının kurtulmasına vesile olacaktır.</p>
<p><strong>Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyyun  ve tabiiyyun taunu beşer içine intişar etmesiyle, her şeyden evvel  felsefeyi ve maddiyyûn (materyalizm, darwinizm ve ateizm salgını),  fikrini tam susturacak bir tarzda îmanı kurtarmaktır. &#8230;.Herhalde o  vazifeyi ondan evvel bir taife bir cihette görecek. O zat, o taifenin  uzun tetkikatı (tetkikleri) ile yazdıkları eseri kendine hazır bir  proğram yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Emirdağ  Lahikası-1, sf. 231-233.</p>
<p>1.    Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihinin Bediüzzaman’ın yaşadığı hicri yüzyıla uymaması :</strong></strong> <strong><br />
Hepsinden önce Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihi  ile ilgili olarak hicri 1400 tarihini vermiştir. Üstad Bediüzzaman  Hazretleri ise Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.) için verdiği  bu tarihten yüz sene önce yaşamış ve görev yapmış bir müceddiddir.  Ayrıca kendisi de Hz. Mehdi (a.s.)’ın kendisinden yüz sene sonra zuhur  edeceğini mükerrer defalar söylemiştir.<br />
<strong>İnsanlar 1400 senesinde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yanında toplanacaklardır.</strong></strong> <strong> (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108)</p>
<p>Bu hadisler doğrultusunda açıklamalar yapan büyük İslam alimleri de Hz.  Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihi olarak hicri 1400’ü vermişlerdir. </strong> <strong></p>
<p><strong>Örneğin Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’ın  kendinden 100 sene sonra yani hicri 1400 de zuhur edeceğini şöyle ifade  etmiştir:<br />
İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE</strong></strong> <strong> (dünyanın geleceğinde) <strong>1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ asırlarında karib</strong> (yakın) zannetmişler. (Sözler, s. 318</p>
<p>Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli &#8220;lamlar&#8221; ve &#8220;mimler&#8221; ikişer sayılsa </strong> <strong><strong>BUNDAN BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ŞAKİRTLERİ (TALEBELERİ) OLABİLİR</strong><br />
</strong> (Şualar, s. 605)  <strong><br />
Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza <strong>HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT</strong><br />
</strong> dahi bu zamanda gelse&#8230;(Kastamonu Lahikası, s. 57)  <strong><br />
<strong>2.    Bediüzzaman tarafından; Hz. Mehdi (a.s.)’ın yapacağı bildirilen   üç büyük vazifesinin hicri 1400’e gelene kadar hiçbir müceddid  tarafından toplu olarakyapılmamış olması.<br />
Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyyun ve  tabiiyyun taunu beşer içine intişar etmesiyle, her şeyden evvel  felsefeyi ve maddiyyûn (materyalizm, darwinizm ve ateizm salgını),  fikrini tam susturacak bir tarzda îmanı kurtarmaktır. Ehl-i îmanı  dalaletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak) ve bu  vazife hem dünya, hem herşeyi bırakmakla, çok zaman tetkikat (tetkikler)  ile meşguliyeti iktiza ettiğinden (gerektirdiğinden), Hazret-i  Mehdî’nin, o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsaade  edemez. Çünkü hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) cihetindeki saltanatı, onun  ile iştigale vakit bırakmıyor. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir  taife bir cihette görecek. O zat, o taifenin uzun tetkikatı (tetkikleri)  ile yazdıkları eseri kendine hazır bir proğram yapacak, onun ile o  birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği  (dayandığı) kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd  sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir. Ne kadar da az  olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.</p>
<p>İkinci vazifesi : Hilafet-i muhammediye (a.s.m.) ünvanı ile şeair-i  islamiyeyi (İslama ait değerleri) ihya etmektir. Alem-i islamın (İslam  aleminin) VAHDETİNİ (birliğini) nokta-i istinad edip (dayanak noktası  edinip), beşeriyeti maddî ve manevî tehlikelerden ve gazab-ı ilahîden  (beladan) kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinadı ve hadimleri  (hizmetkarları), milyonlarla efradı (efradı) bulunan ordular lazımdır.</p>
<p>Üçüncü vazifesi : İnkılabat-ı zamaniye (zamana bağlı değişimler) ile çok  ahkam-ı kur’aniyenin (kuran&#8217;ın hükümlerinini) zedelenmesiyle ve  şeriat-ı muhammedîyenin (a.s.m.) kanunları bir derece tatile uğramasıyla  o zat, bütün ehl-i îmanın manevî yardımlarıyla ve ittihad-ı islamın  (islam birliğinin) muavenetiyle (yardımıyla) ve bütün ulema ve evliyanın  ve bilhassa al-i beytin neslinden her Aasırda kuvvetli ve kesretli  (kalabalık) bulunan milyonlar fedakar seyyidlerin iltihaklarıyla  (katılımlarıyla) o vazife-i uzmayı (çok büyük görevi) yapmaya  çalışır.Emirdağ Lahikası-1, sf. 231-233.</strong></strong> <strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın bizzat şahsının ve kendisi hayattayken yerine  getireceği bu üç vazifeyi toplu olarak ne Bediüzzaman Hazretleri ne de  ona kadar gelen müceddidler bir arada yapamamışlardır. Bu görevlerden  ancak bir tanesini bir yönüyle hayata geçirenler olmuşsa da toplu olarak  yapacak olan Hz. Mehdi (a.s.) olacaktır. bu nedenle de üstad’ın Hz.  Mehdi (a.s.) olması söz konusu değildir. </strong> <strong></p>
<p><strong>3.    Hz. Mehdi (a.s.)’nin varlığına işaret olan ve Peygamberimiz  (s.a.v.) tarafından belirtilen 200 kadar Ahir Zaman alameti, geçmiş  hiçbir müceddid üzerinde TOPLU OLARAK zuhur etmemiştir.</p>
<p>1.    SOYU (NESEBİ)<br />
2.    GÜZEL OLMASI<br />
3.    BURNU GÜZELDİR<br />
4.    ALNI AÇIK VE GENİŞTİR<br />
5.    ALNINDA BİR BEN VARDIR<br />
6.    ALNINDA BIR İZ (YARA İZİ) VARDIR<br />
7.    HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ALNINDA HAFİF BIR İÇBÜKEYLİK VARDIR<br />
8.    ÇEKIK GÖZLÜDÜR<br />
9.    YANAĞINDA BEN VARDIR<br />
10.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN YANAĞINDAKİ BEN, HZ. MUSA (A.S.)&#8217;NIN YANAĞINDAKİ BEN GİBİDİR<br />
11.    DİŞLERİ PARLAKTIR<br />
12.    KAŞLARI KAVİSLİDİR<br />
13.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN İKİ KAŞI ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR<br />
14.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN CİLDİ PARLAKTIR<br />
15.    SAÇI SİYAHTIR<br />
16.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN SAÇLARI GÜZELLİĞİYLE DİKKAT ÇEKECEKTİR<br />
17.    SAKALI SIKTIR<br />
18.    HZ. MEHDİ (A.S.) İNSANLARA GÜZEL SİMALI BİRİ OLARAK GELECEKTİR<br />
19.    HZ. MEHDİ (A.S), GÖRÜNÜMÜYLE İSRAİLOĞULLARI’NA BENZEYECEKTİR<br />
20.    CİLT RENGİ KIRMIZIYLA KARIŞIK BEYAZDIR<br />
21.    ENDAMI<br />
22.    BOYU<br />
23.    GENİŞ VÜCUTLUDUR<br />
24.    UYLUKLARI GENİŞTİR<br />
25.    KARNI GENİŞTİR<br />
26.    YAŞI<br />
27.    HZ. MEHDİ (A.S.) İLERİ YAŞLARDA, AMA GENÇ BİR İNSAN GÖRÜNÜMÜNDE OLACAKTIR<br />
28.    HZ. MEHDİ (A.S.) İLERİ YAŞLARINDA DA GENÇ YÜZLÜ OLACAKTIR<br />
29.    SAĞ BACAĞINDA SİYAH BİR İZ VARDIR<br />
30.    SIRTINDA YAPRAK ŞEKLİNDE BİR BEN VARDIR<br />
31.    OMUZUNDA NÜBÜVVET MÜHRÜ VARDIR<br />
32.    YÜRÜYÜŞÜ<br />
33.    KONUŞMASI<br />
34.    HEYBETLİ BİR ŞAHISTIR<br />
35.    MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN BEDENİ VE SESİ ÇOK GÜÇLÜ OLACAK; AYNI ZAMANDA DA  SÖZLERİ VE KONUŞMALARIYLA DÜNYA ÇAPINDA ÇOK BÜYÜK ETKİ UYANDIRACAKTIR<br />
36.    FİTNELERİN ÇOĞALMASI<br />
37.    KURAN&#8217;DAN UZAKLAŞTIRAN FİTNELER<br />
38.    FİTNELERİN HER YANA YAYILMASI<br />
39.    HARAMLARIN HELAL SAYILMASI<br />
40.    İRAN-IRAK SAVAŞI<br />
41.    AFGANİSTAN’IN İŞGALİ<br />
42.    FIRAT’IN SUYUNUN KESİLMESİ<br />
43.    GÜNEŞ&#8217;TEN BİR ALAMETİN BELİRMESİ<br />
44.    KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI<br />
45.    KABE BASKINI VE KABE&#8217;DE KAN AKITILMASI<br />
46.    SİSTEMLERİN DEĞİŞMESİ<br />
47.    MÜSLÜMANLARIN BASKI GÖRMESİ<br />
48.    TOZLU DUMANLI BİR FİTNE<br />
49.    YAYGIN KATLİAMLAR<br />
50.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;DEN ÜMİT KESİLMESİ<br />
51.    FAKİRLİĞİN VE AÇLIĞIN ARTMASI<br />
52.    EKONOMİK DURUMUN KÖTÜLEŞMESİ<br />
53.    ŞAM VE MISIR MELİKLERİNİN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
54.    MISIR&#8217;IN ESİR DÜŞMESİ<br />
55.    MAHALLE ARALARINDA SAVAŞ<br />
56.    ALLAH&#8217;IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ<br />
57.    SAVAŞLAR VE ANARŞİ<br />
58.    ESKİ ÜRDÜN KRALI ABDULLAH’IN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
59.    DÖRDÜNCÜ SULH VE ARAP-İSRAİL BARIŞI<br />
60.    BİR ORDUNUN KAYBOLMASI<br />
61.    IRAKLILARIN PARASININ KALMAMASI<br />
62.    BÜYÜK ŞEHİRLERİN YOK OLMASI: SAVAŞLAR VE AFETLER<br />
63.    HARAP OLMUŞ YERLERİN İMARI, İMAR EDİLMİŞ YERLERİN TAHRİBİ<br />
64.    DEPREMLERİN ÇOĞALMASI<br />
65.    CİNAYETLERİN ARTMASI<br />
66.    İNSANLARIN LİDERLERİNİ ÖLDÜRMESİ<br />
67.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ÇIKIŞINDAN ÖNCE BÜYÜK BİR OLAY MEYDANA GELECEKTİR<br />
68.    AHLAKİ ÇÖKÜŞ<br />
69.    MÜSLÜMANLARLA YAHUDİLERİN SAVAŞMASI<br />
70.    İKİ RAMAZANDA GÜNEŞ TUTULMASI<br />
71.    AHİR ZAMANDAKİ İNSANLAR ARASINDAKİ SEVGİSİZLİK<br />
72.    HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDEN BİRİ DE, İNSANLARIN DOĞRU YOLDAN AYRILIP SAĞ VE SOLU TUTMUŞ OLMALARIDIR<br />
73.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN İSTANBUL&#8217;A GELİŞİNİ İNSANLARA HABER VEREN BÜYÜK ALAMET<br />
74.    FIRAT NEHRİ&#8217;NİN SUYUNUN KESİLMESİNİN ARDINDAN TIRMANIŞA GEÇEN PKK TERÖRÜ, HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR<br />
75.    AY&#8217;IN YARILMASI<br />
76.    KİŞİNİN KARDEŞİNİ ÖLDÜRMESİ<br />
77.    IRAK&#8217;IN ÜÇE BÖLÜNMESİ<br />
78.    ŞAM, IRAK, ARABİSTAN&#8217;DA KARGAŞA<br />
79.    ŞAM&#8217;DA FİTNELER<br />
80.    IRAK HALKI ŞAM&#8217;A, KUZEYE KAÇAR<br />
81.    IRAK&#8217;IN YENİDEN YAPILANMASI<br />
82.    İSRAİL-FİLİSTİN BARIŞ GÖRÜŞMELERİ<br />
83.    IRAK VE ŞAM&#8217;A AMBARGO<br />
84.    ANARŞİ VE KARGAŞA GÜNLERİ<br />
85.    ALLAH&#8217;TAN BAŞKA İLAHLAR EDİNİLMESİ<br />
86.    MATERYALİST FELSEFENİN YAYGINLAŞMASINA İŞARET<br />
87.    BARIŞIN KALKMASI<br />
88.    İHTİLALLERİN OLMASI<br />
89.    İNSANLARIN BİRBİRİNDEN KAÇMASI<br />
90.    DÜNYAYI KARIŞIKLIK VE KARGAŞANIN KAPLAMASI<br />
91.    BÜYÜK OLAYLARIN VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ<br />
92.    BAZI MÜSLÜMANLARIN DURUMU<br />
93.    İSLAM DÜNYASININ MEVCUT KONUMU<br />
94.    MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİ İLE SAVAŞMALARI<br />
95.    MÜSLÜMANLARIN MARUZ KALDIKLARI ŞİDDETLİ BELALAR<br />
96.    MASUM İNSANLARIN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
97.    MASUM ÇOCUKLARIN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
98.    İNSANLARIN SEBEPSİZ YERE ÖLDÜRÜLMESİ<br />
99.    HER YERDE KARGAŞAYA SEBEP OLAN FİTNELER<br />
100.    KURAKLIK<br />
101.    FAKİRLİK VE AÇLIK<br />
102.    TİCARETİN VE YOLLARIN KESİLMESİ<br />
103.    KAZANCIN AZALMASI<br />
104.    MİLLİ SERVETLERİN ZENGİNLER ARASINDA BÖLÜŞÜLMESİ<br />
105.    EVLERİN MEZAR OLMASI<br />
106.    YER ÇÖKMELERİ<br />
107.    RÜZGAR VE KASIRGALAR<br />
108.    ŞİDDETLİ BİR YAĞMURUN YAĞMASI<br />
109.    YILDIRIMLARIN ÇOĞALMASI<br />
110.    HER YERE ULAŞAN BİR FİTNE<br />
111.    KURAN&#8217;IN GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNÜLMEMESİ<br />
112.    AZERBAYCAN&#8217;IN İŞGALİ<br />
113.    MÜSLÜMANLARIN MÜSLÜMAN OLMAYANLARA ÖZENMESİ<br />
114.    İSLAM AHLAKINDAN UZAKLAŞTIRAN PROPAGANDACILAR<br />
115.    İKİYÜZLÜ VE SAHTEKAR DİN ADAMLARI<br />
116.    SİYASET ADAMLARINDAKİ DEJENERASYON<br />
117.    &#8220;İYİLİĞİ EMRETME, KÖTÜLÜKTEN MEN ETME&#8221; İBADETİNİN TERKİ<br />
118.    MARUF (İYİLİK, DOĞRULUK) İLE MÜNKER (KÖTÜLÜK)ÜN BİRBİRİYLE KARIŞTIRILMASI<br />
119.    CAMİ VE MESCİTLERİN FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMASI<br />
120.    YAKINLARININ, KİŞİYİ KÖTÜLÜĞE TEŞVİK ETMESİ<br />
121.    GERÇEK MÜMİNLERİN SAYICA ÇOK AZ OLMASI<br />
122.    CAMİ VE MESCİTLERİN FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMASI<br />
123.    KURAN&#8217;I MENFAAT İÇİN OKUYANLARIN ÇIKMASI<br />
124.    YILDIZ FALINA İNANILMASI VE KADERİN YALANLANMASI<br />
125.    HACCIN ALLAH&#8217;IN RIZASI DIŞINDA AMAÇLARLA DA YAPILMASI<br />
126.    İNSANLARIN NEFSANİ TUTKULARINA ÖNEM VERMELERİ<br />
127.    SOSYAL BOZULMA<br />
128.    HAİNE İTİMAT EDİLMESİ, DOĞRULARIN HAİN SAYILMASI<br />
129.    GÜVENİLİR İNSANLARIN AZALMASI<br />
130.    EMANET EHLİ İNSANLARIN AZALMASI<br />
131.    ZEKATIN TERK EDİLMESİ<br />
132.    NAMAZ İBADETİNİN TERK EDİLMESİ<br />
133.    YALANCI ŞAHİTLİK VE İFTİRANIN YAYGINLAŞMASI<br />
134.    ÜSTÜNLÜĞÜN TAKVADA DEĞİL ZENGİNLİKTE ARANMASI<br />
135.    HAYVANLARA İNSANLARDAN ÇOK DEĞER VEREN KİŞİLER<br />
136.    ÜRÜN ARTIŞI<br />
137.    AİLEVİ İLİŞKİLERİN BOZULMASI<br />
138.    İNSANİ İLİŞKİLERİN BOZULMASI<br />
139.    İNSANLAR ARASINDA SEVGİ VE SAYGININ AZALMASI<br />
140.    AİLE KURUMUNUN ZAYIFLAMASI<br />
141.    DÜNYA HIRSININ ARTMASI<br />
142.    SAHTEKARLIK VE RÜŞVETİN ARTMASI<br />
143.    RİYAKARLIK VE GÖSTERİŞİN HAKİM OLMASI<br />
144.    ZİNANIN ARTMASI<br />
145.    KABA SÖZ VE KÜFRÜN YAYGINLAŞMASI<br />
146.    EŞCİNSELLİĞİN KABUL GÖRMESİ<br />
147.    SALGIN HASTALIKLAR<br />
148.    ANİ ÖLÜMLERİN ÇOĞALMASI<br />
149.    DEDİKODU VE ALAYIN ARTMASI<br />
150.    İNTİHAR VAKALARININ ARTMASI<br />
151.    İÇ SAVAŞLAR-İHTİLAFLAR<br />
152.    KİMİ GENÇLERİN DİN AHLAKINDAN UZAKLAŞMASI<br />
153.    ŞEHİRLEŞMEDE ARTIŞ<br />
154.    ZAMANIN KISALMASI<br />
155.    YÜKSEK BİNALARIN İNŞA EDİLMESİ<br />
156.    ÇARŞILARIN YAKINLAŞMASI<br />
157.    KİŞİNİN KAMÇISININ UCUYLA KONUŞMASI<br />
158.    KİŞİYE KENDİ SESİNİN KONUŞMASI<br />
159.    SEMADAN BİR EL<br />
160.    ÇÖLLERİN YEŞERTİLMESİ<br />
161.    ÖMÜRLERİN UZAMASI<br />
162.    HAK DİNİN VE KURAN AHLAKININ TERK EDİLMESİ<br />
163.    SAHTE PEYGAMBERLERİN ORTAYA ÇIKIŞI<br />
164.    DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜNMESİ<br />
165.    BÜYÜK BİR EKONOMİK KRİZ OLMASI<br />
166.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN KIYAFETLERİ DE CİLDİ DE PARLAK OLACAKTIR<br />
167.    ÇİN&#8217;DE YAŞANAN DEPREM VE SEL FELAKETİ BİRER AHİR ZAMAN ALAMETİDİR<br />
168.    HZ. MEHDİ (A.S) DEVRİNDE SAPKIN SİSTEMLER YIKILACAK<br />
169.    RESULULLAH (SAV), HZ. MEHDİ (A.S.) DEVRİNDE ATOM BOMBASI KULLANILACAĞINI 1400 SENE ÖNCE BİLDİRMİŞTİR<br />
170.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE KÖRLER İYİLEŞECEK, HASTALAR ŞİFA BULACAK, UZUN ÖMÜR YAYGINLAŞACAKTIR<br />
171.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE HEM DÜNYANIN YAPISI HEM EVREN HAKKINDA BİLGİLERE ULAŞILACAK<br />
172.    HZ. MEHDİ (A.S.) HALKIN, ARTIK KENDİLERİNİ YÖNETECEK TEK BİR KİŞİ BİLE BULAMAYACAKLARI BİR DÖNEMDE ZUHUR EDECEKTİR<br />
173.    HZ. MEHDİ (A.S.) ZUHUR ETTİĞİNDE ÇOĞUNLUK NAMAZ KILMAYACAK,  İSLAM&#8217;DA ŞARABIN HARAM KILINDIĞINDAN DAHİ HABERSİZ OLACAKLARDIR<br />
174.    KURAKLIĞIN ARDINDAN GÖRÜLEN YOĞUN YAĞMUR YAĞIŞLARI HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR<br />
175.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN SEVENLERİ DÜNYANIN ÇEŞİTLİ YERLERİNDEKİ  TELEVİZYON VE RADYO YAYINLARI YOLUYLA ONUN KONUŞMALARINI İŞİTECEKLER;  UÇAKLA YA DA DİĞER SÜRATLİ VASITALARLA ÇOK KISA BİR SÜRE İÇERİSİNDE HZ.  MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN YANINA GELECEKLERDİR<br />
176.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ DÜNYANIN İSTEDİKLERİ HER YERİYLE  İNTERNET VASITASIYLA BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE İLETİŞİM KURABİLECEKLERDİR<br />
177.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ ÖLÜ HAYVAN VE BİTKİ FOSİLLERİNİ  CANLILARIYLA KIYASLAYARAK İNSANLARA GÖSTERECEKLER, BU ŞEKİLDE ALLAH&#8217;IN  İZNİYLE DARWİNİZMİ VE MATERYALİZMİ ETKİSİZ HALE GETİRECEKLERDİR<br />
178.    HZ. MEHDİ (A.S.) ROMA&#8217;YI MANEN FETHEDECEKTİR, VATİKAN&#8217;DA BÜYÜK BİR DEPREM OLACAKTIR<br />
179.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDEKİ GÖRÜNTÜLÜ İLETİŞİM SİSTEMLERİ<br />
180.    HZ. MEHDİ (A.S.) TOPLUMDA YOĞUN ŞİRKİN HAKİM OLDUĞU BİR DÖNEMDE ZUHUR EDECEKTİR<br />
181.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ OLAN GENÇLERİN BİR KISMI  GÖRDÜKLERİ ZULÜM VE BASKI YÜZÜNDEN DECCAL’İN FİTNESİNE KAPILAN  AİLELERİNDEN KOPUP-AYRILACAKLARDI<br />
182.    HZ. MEHDİ (A.S), İNSANLARIN BİRBİRLERİYLE EN GEÇİMSİZ VE EN KAVGACI OLDUKLARI DÖNEMDE ORTAYA ÇIKACAKTIR<br />
183.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ZUHURUNDAN ÖNCE TOPLUMDA UYUŞTURUCUYA VE CİNAYETLERE BAĞLI ÖLÜMLER ARTACAKTIR<br />
184.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN DOĞUMU EVDE OLACAKTIR<br />
185.    HADİSLERDE BELİRTİLEN &#8221;GÖKTEN TAŞ VE BENZERLERİNİN YAĞMASI&#8221;,  GÜNÜMÜZDE DÜNYANIN PEK ÇOK YERİNİ HEDEF ALAN BOMBARDIMANLARLA  GERÇEKLEŞMEKTEDİR<br />
186.    EVRİM İLE MAYMUNDAN OLUŞTUKLARINA İNANAN BAZI İNSANLAR, MAYMUN VE DOMUZ KARAKTERİNDE VE GÖRÜNÜMÜNDE OLACAKLARDIR<br />
187.    AHİR ZAMANDA İNSANLARIN SURETLERİNDE BOZULMA VE ÇİRKİNLEŞME OLACAKTIR<br />
188.    PEYGAMBERİMİZ (SAV) AHİR ZAMANDA FİLİSTİN&#8217;DE ZULÜM YAŞANACAĞINI HABER VERMİŞTİR<br />
189.    MEHDİ&#8217;NİN BİR ALAMETİ DE, &#8221;BEKAR OLMASI&#8221;DIR<br />
190.    HZ. MEHDİ (A.S.), ATEŞİN EN ALÇAK TABAKASINDA YER ALACAKLARI BİLDİRİLEN MÜNAFIKLAR İLE MÜCADELE EDECEKTİR<br />
191.    AHİR ZAMANA YÖNELİK TEKNOLOJİK İŞARETLER<br />
YAĞMUR BOMBASI<br />
SÜT ÜRETİMİNDE ARTIŞ<br />
DEFİNE DEDEKTÖRÜ<br />
TROL AVCILIĞI<br />
ÖMÜRLERİN UZAMASI<br />
GÜNEŞ OCAKLARININ KEŞFİ<br />
DUMAN BULUTLARI</p>
<p>4.    Hz. İsa (a.s.) nüzul edecek ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın imamlığında; onun arkasında namaz kılacaktır</strong></strong> <strong><br />
Hz. Mehdi, müminlerle beraber Beyt-ül Mukaddes&#8217;te sabah namazı kılarken o  sırada nüzul eden İsa (a.s.)&#8217;ı takdim edecek ve Hz. İsa, ellerini onun  omuzlarına koyarak, &#8220;Namazın kaameti senin için getirilmiş, bu yüzden  sen kıldır&#8221; diyecek ve nihayet Hz.Mehdi, İsa (a.s.) ve müminlere imam  olarak namazı kıldıracaktır. (Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il  Ahir Zaman, s. 79; Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 438)</p>
<p>İmamları salih bir insan olan Hz. Mehdi olduğu halde, Beytü&#8217;l Makdis&#8217;e  sığınırlar. Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne  geçtiği bir sırada, bir de bakarlar ki, Meryem oğlu İsa sabah vaktinde  inmiştirHz. Mehdi, Hz. İsa&#8217;yı öne geçirmek için arkaya çekilir. Hz. İsa  onun omuzlarına elini koyar ve ona der ki, &#8220;Geç öne namazı kıldır. Zira  kamet (farz namazı kılmak için okunan ezan; namaza başlama işareti)  senin için getirilmiştir.&#8221;&#8230; (Ebu Rafi&#8217;den rivayet edilmiştir; İmam  Şarani, Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, Bedir Yayınevi,  s. 495-496) </strong> <strong></p>
<p>Hz. Bediüzzaman döneminde de ondan önceki yüzyıllarda yaşayan  müceddidlerin dönemlerinde de Hz. İsa (a.s.)’ın nüzul ettiğine dair bir  alamet gerçekleşmemiştir. Çünkü Hz. İsa (a.s.) nüzul ettiğinde  Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadislerde ve bu doğrultuda  Risale-i Nur Külliyatı’nda Üstad Hazretleri’nin de belirttiği gibi tüm  hıristiyanları hak din olan İslam’a davet edecek ve Hıristiyanların  İslam dinine geçmelerine vesile olacaktır. </strong> <strong></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in konu ile ilgili hadislerinden bazıları şöyledir: </strong> <strong><br />
&#8220;(Hz.İsa) Kırk (40) yıl Allah&#8217;ın Kitabı ve <strong>benim sünnetimle hükmeder</strong>, vefat eder.&#8221; (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 92)</p>
<p><strong>&#8220;Hz. İsa Ümmeti Muhammed&#8217;e peygamber olarak değil; Şeriat-ı  Muhammediyyeyi (İslamiyet’in esaslarını) tatbik etmek için gelecektir,</strong></strong> <strong> demektedir.&#8221; (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 68)</p>
<p>Üstad ise Mektubat’ta bu konuyu şöyle açıklamaktadır: </strong> <strong><br />
<strong>&#8220;Ahir zamanda Hazret-i İsa (as) gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (ASM)  ile amel edecek mealindeki hadisin sırrı şudur ki: Ahir zamanda  felsefe-i tabiiyenin (tabiat felsefesi) verdiği cereyan-ı küfriye  (inkarcı hareket) ve inkâr-ı uluhiyete (Allah&#8217;ı inkara) karşı İsevilik  dini tasaffi ederek (arınarak) ve hurafattan tecerrüd edip (hurafelerden  temizlenip) İslâmiyete inkılab edeceği (geçeceği) bir sırada</strong></strong> <strong>, nasıl  ki İsevilik şahs-ı manevisi, vahy-i semavi kılıncıyla o müdhiş  dinsizliğin şahs-ı manevisini yok eder; öyle de Hazret-i İsa (as),  İsevilik şahs-ı manevisini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevisini  temsil eden Deccal&#8217;ı yok eder.. yani inkâr-ı uluhiyet fikrini yok  edecek.&#8221; (Mektubat, s. 6)</p>
<p>Yukarıda saydığımız tüm bu şartlar hicri 1400’e kadar yaşamış olan  hiçbir müceddid döneminde zuhur etmemiştir. Müslümanlar arasında bir  birlik sağlanmamış, din ahlakı Dünya üzerinde hakim olmamış,  Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünneti bidatlerden arınmış olarak ilk  zamandaki halis haliyle uygulanmaya başlanmamıştır. Türk İslam birliği  tesis edilip müslümanlar huzura, güvene, barış ve bolluk ortamına  kavuşmamışlardır. Hz. Mehdi (a.s.)’ın zamanında yaşanacak olan bolluk ve  zenginlik hiçbir şekilde gerçekleşmemiştir. Hıristiyanlar henüz batıl  teslis inançlarından vazgeçmemişler ve İslam şeriatına uymamışlardır.  Hz. İsa (a.s.) nüzul edip Hz. Mehdi (a.s.)’ın arkasında namaz kılmamış  ve deccaliyet tam olarak etkisiz hale gelmemiştir. Peygamberimiz  (s.a.v.)’in bildirdiği ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhurunu gösteren diğer  yüzlerce alamet de toplu olarak hicri 1400’e kadar gerçekleşmemiştir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebelerinin-imanlari-cok-kuvvetli-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebelerinin-imanlari-cok-kuvvetli-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Beyan]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[


 












&#8220;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yardımcılarının, Allah hakkında zerre kadar şüpheleri olmayacak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="489">
<tbody>
<tr>
<td height="1"><strong> </strong></td>
</tr>
<tr>
<td height="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
</tr>
<tr>
<td>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s.nin_talebelerinin_imanlari_cok_kuvvetli_olacaktir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)'nin Talebelerinin İmanları Çok Kuvvetli Olacaktır" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="352" valign="top"><strong><em>&#8220;Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yardımcılarının, Allah hakkında zerre kadar şüpheleri olmayacak ve Allah’ı nasıl tanımak gerekirse, o şekilde tanıyacaklar.&#8221;</em></p>
<p>(E<em>l-Beyan Fi-Akbarı Hz. Mehdi (a.s.) Ahir Zaman (a.s.), bölüm</em>: 5; Mikyal el-Mekarim, cilt:1, sayfa:65)</p>
<p>Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin talebelerinin imanlarının derinliğinden bahsedilmektedir. Ahir Zamanda Hz. Mehdi (a.s.) dönemi öncesinde insanlar arasında Allah’ı inkar eden felsefeler geniş anlamda hakim olacaktır. Bu nedenle, gerçek anlamda Allah’a iman eden, Allah’ın sıfatlarını gerektiği gibi tanıyıp Allah’tan korkan kişiler çok az sayıda olacaktır. Mehdinin talebeleri ise hiçbir şüphe duymadan Allah’a karşı derin bir iman sahibi olacaklardır. Bu yönleri ile içinde bulundukları toplumda dikkat çekeceklerdir</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-talebelerinin-imanlari-cok-kuvvetli-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalıkların, &#8211; bir amacı ve hikmeti olmaksızın &#8211; dile getirilmemesi güzel bir ahlaktır&#8230;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hastaliklarin-bir-amaci-ve-hikmeti-olmaksizin-dile-getirilmemesi-guzel-bir-ahlaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hastaliklarin-bir-amaci-ve-hikmeti-olmaksizin-dile-getirilmemesi-guzel-bir-ahlaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 08:22:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Güzel Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bil]]></category>
		<category><![CDATA[Geri]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Hastalıkların, &#8211; bir amacı ve hikmeti olmaksızın &#8211; dile  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Hastalıkların, &#8211; bir amacı ve hikmeti olmaksızın &#8211; dile   getirilmemesi güzel bir ahlaktır&#8230;</strong></h3>
<p><strong>İnsanların günlük sohbetlerinde, yaşadıkları  sıkıntılardan,  zorluklardan, hastalıklarından bahsettikleri bölümler  oldukça geniş bir  yer tutar. Baş ağrısı, mide ağrısı, sıradan bir  yorgunluk, uykusuzluk,  bitkinlik gibi en sıradan bir rahatsızlıkta dahi,  her fırsatta bu  durumu uzun uzun dile getirirler. Daha kalıcı veya  ciddi hastalıklarda  da durum bundan farksızdır. Bu durumda da,  hayatlarının geri kalanının  büyük bir kısmını içerisinde bulundukları  durumdan yakınmak ve şikayet  etmekle geçer. Bu gibi insanlar hemen her  gün, çevrelerindeki aynı  kişilere, aynı sorunlarından sanki ilk kez  bahsediyormuş gibi en  başından başlayarak tekrar tekrar anlatmakta bir  sakınca görmezler.</strong></p>
<p><strong>Oysa ki hastalıkları sık sık dile getirmek  kişilerin ne  kendilerine ne de karşılarındaki kimselere herhangi bir  fayda sağlamaz.  Zaten bu kişilerin amacı da konuyla ilgili herhangi bir  bilgi edinmek,  herhangi bir sorunu çözüme kavuşturmak ya da hastalığa  bir tedavi  şekli bulmak değildir. Bu daha çok, toplumda yaygın hale  gelmiş bir  alışkanlıktan kaynaklanan bir tür cahili sohbet şeklidir.</strong></p>
<p><strong>İnsanlar çevrelerinde de çok sık  rastadıkları bu alışkanlık ile,  hastalıklarını detaylandırarak ve çoğu  zaman da abartarak anlatmayı  olağan bir sohbet şekli olarak görürler.  Ancak aslında, -bir amaç ya da  hikmetle söylenmediğinde- bu tümüyle boş  bir konuşmadır. İnsan, hiçbir  fayda getirmeyecek bu tür bir konuşmaya  ayıracağı vakti, çok daha  güzel sohbetlere ya da faydalı faaliyetlere  ayırabilir.</strong></p>
<p><strong>Allah Kuran&#8217;da insanlara </strong><strong>‘boş  konuşmalardan sakınmalarını’  bildirmiştir. Eğer anlatılanlar  her iki tarafa da hiçbir fayda  sağlamayacaksa, hastalığı bir çözüme  kavuşturmayacaksa, kişinin o  konuda yeni bir bilgi edinmesine imkan  sağlamayacaksa, bu da bir nevi  boş konuşma olabilir.</strong></p>
<p><strong>Bunun yanı sıra bir insanın, acizliklerini,  sıkıntılarını,  içerisinde bulunduğu zorlukları dile getirmesi asil bir  ahlak özelliği  de değildir. Müslüman güçlü bir ahlaka sahiptir. İmanı  dolayısıyla  acıya, sıkıntıya, zorluğa dayanıklıdır. Ne kadar zor durumda  olursa  olsun, bu sıkıntılarını dile getiren, bunlardan şikayet eden,  yakınan,  söylenen bir üslup kullanmayı kendine yakıştırmaz. Bir sıkıntı   yaşadığında ya da bir hastalığı olduğunda, bunu sadece sohbet konusu   olsun diye çevresindeki kimselere anlatmaz. Kimi zaman, başkalarının da   ibret alması, üzerinde düşünmesi, insanın ne kadar aciz ve Allah&#8217;a ne   kadar muhtaç olduğunu kavramaları için yaşadığı zorluklardan   bahsedebilir. Hastalıklarının, Allah&#8217;a yakınlaşmasına vesile olan çok   hikmetli olaylar olduğunu, insanların denenmesi için özel yaratıldığını   ve Kuran ahlakı doğrultusunda kendisinin tüm bu yaşadıklarını nasıl   değerlendirdiğini başkalarına anlatabilir. Bu tür bir anlatım zaten   Kuran ahlakının bir gereğidir ve insanların da düşünüp imanda   derinleşmelerine vesile olabilecek çok önemli bir tebliğdir.</strong></p>
<p><strong>İman sahibi bir kimse tüm bunları  anlatırken, Allah&#8217;a olan kesin  teslimiyetini, tevekkülünü,  yaşadıklarında gördüğü hikmet, hayır ve  güzellikleri ifade eden üslubu  ile bu kimselere </strong><strong>‘hal ile de  tebliğ’ yapmış olur. Çünkü  anlatılanlar kadar, bir kişinin kendi  ahlakıyla da yaşayarak örnek  olması da, bazen insanlar üzerinde çok  daha fazla ve derin etki  uyandırabilir. Eğer kişi bu tebliği yaparken,  yüzüyle, sesiyle,  üslubuyla (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) mağdur olmuş bir  insan izlenimi verse,  anlattıklarının belki de hiçbir etkisi  olmayabilir. Ama eğer gerçekten  kendisi de hastalıkların verilmesindeki  hikmetleri görebilmişse, zaten  doğal olarak bu samimi kanaati  anlatımına da yansır.</strong></p>
<p><strong>Bunun dışında mümin hastalığından, çözüm  bulabilmek, yardım  istemek için de bahseder. Fiziksel olarak gerçekten  zor durumda  olduğunda, tedavi amacıyla çevresindeki insanların kendisine  destek  olmasına ihtiyaç duyabilir ve bu açıdan hastalığını dile  getirir. Ya da  konu hakkında tecrübesi olan veya uzman birinden bilgi  alma amacıyla  hastalığını detaylandırabilir. Ama tüm bunlar belirli bir  amaç ve  hikmet doğrultusunda -Allah&#8217;ın razı olacağı ahlaka uygun olarak-   yapılan konuşmalardır. Bunların içinde şikayet, yakınma, söylenme   üslubu ya da boş sohbet amacı yoktur.</strong></p>
<p><strong>Bunun yanı sıra bazen de insan çevresindeki  kimseler arasında  yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için de  hastalığından bahseder.  Örneğin şiddetli bir ağrısı varsa veya fiziksel  açıdan güçsüz olduğu  bir durum oluştuysa, kendisinden fiziki yardım  istendiğinde, mecbur  kaldığı için rahatsız olduğunu belirtip gerekirse  konuyu daha da  açıklar. Aksinde tembellik ettiği, yardım etmekten  kaçındığı ya da  umursuz davrandığı yönünde bir kanaat oluşturabileceğini  düşünerek bu  açıklamayı da yine -Allah rızası için- yapar.</strong></p>
<p><strong>Bunlar gibi, insanın hastalığından  behsetmesini gerektiren daha  pek çok durum olabilir. Mümin bunun gerekli  olup olmadığını, Kuran  ahlakına ve Müslüman asaletine uygun düşüp  düşmediğini vicdanıyla  tespit eder.</strong></p>
<p><strong>Herşeyi Allah&#8217;ın yarattığını, tüm  sıkıntılarda binlerce ayrı  hikmet olduğunu ve Müslümanın imanının en  önemli alametlerinden birinin  ‘tevekkül’ olduğunu bilen bir insan için  hastalıklar çok önemli  imtihan ve eğitim vesileleridir. Mümin hastalık  dönemi boyunca,  sözleriyle ya da tavırlarıyla olabilecek en güzel ahlakı  göstermesinin  ahireti için çok güzel bir kazanç olacağını bilerek,  hastalığı Kuran&#8217;da  haber verilen tüm hikmetleriyle düşünüp uygulamaya  çalışır.</strong></p>
<p><strong>Mümin hastalığı (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) bir  şikayet veya yakınma  sebebi olarak değil, aksine Allah&#8217;a şükür ve  yakınlaşma vesilesi olarak  görür. Aczini kavrayışındaki derinlik, dünya  hayatının geçiciliğini  anlayışındaki keskinlik, ölümün ve ahiretin  yakınlığını hissedişindeki  netlik, imanlı bir insan için hastalıklarda  en yüksek boyutlara ulaşır.  Bu iman derinliğini elde etmenin ne kadar  önemli olduğunu bilen bir  mümin, bu derinliği zedeleyecek cahili ve  gafil üsluplardan şiddetle  sakınır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><em>13 Temmuz 2010</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hastaliklarin-bir-amaci-ve-hikmeti-olmaksizin-dile-getirilmemesi-guzel-bir-ahlaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman&#8217;ın Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış zamanıyla ilgili sözleri (Türkçeleştirilmiş)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri-turkcelestirilmis.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri-turkcelestirilmis.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 13:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Cum]]></category>
		<category><![CDATA[Dahi]]></category>
		<category><![CDATA[Eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[Reca]]></category>
		<category><![CDATA[Saati]]></category>
		<category><![CDATA[Tercih]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Zira]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Bediüzzaman&#8217;ın Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış zamanıyla ilgili  sözleri (Türkçeleştirilmiş)
1.



&#8230; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Bediüzzaman&#8217;ın Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış zamanıyla ilgili  sözleri (Türkçeleştirilmiş)</h3>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>1.</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230;  İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE 1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ ASIRLARINDA  KARİB (YAKIN) ZANNETMİŞLER&#8230;. (Sözler, s. 318) </span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>ÜSTAD’IN BU İFADESİ “SÖZLER”  RİSALESİNDE GEÇMEKTEDİR. SÖZLER RİSALESİ 1926 (HİCRİ 1345) YILINDA  TAMAMLANMIŞTIR. YANİ HİCRİ 1300 İÇİNDE HEM ÜSTADIN TÜM ESERLERİ HİCRİ  1300 DE TAMAMLANDIĞI GİBİ KENDİSİ DE YİNE HİCRİ 1300 İÇİNDE VEFAT  ETMİŞTİR. OYSA ÜSTAD BU SÖZÜNDE HZ. MEHDİ (A.S.)’IN, HİCRİ 1400 DE ZUHUR  EDECEĞİNİ İFADE ETMEKTEDİR.</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Sekizinci  Asıl:</strong> Cenab-ı Hakîm-i Mutlak, şu dâr-ı tecrübe tecrübe  (meydanı) ve meydan-ı imtihanda (imtihan meydanı) çok mühim şeyleri,  kesretli (çok fazla) eşya içinde saklıyor. O saklamakla çok hikmetler,  çok maslahatlar (işler) bağlıdır. Meselâ: Leyle-i Kadri (Kadir gecesi),  umum ramazanda; saat-ı icabe-i duayı (duanın kabul edildiği saati),  Cum&#8217;a gününde; makbul velisini, insanlar içinde; eceli, ömür içinde ve  kıyametin vaktini, ömr-ü dünya (dünya hayatı) içinde saklamış. Zira  ecel-i insan (insanın eceli) muayyen (belli) olsa, yarı ömrüne kadar  gaflet-i mutlaka (kesin bir gaflet), yarıdan sonra darağacına adım adım  gitmek gibi bir dehşet verecek. Halbuki âhiret ve dünya müvazenesini  (dengesini) muhafaza etmek ve her vakit havf u reca (korku ve ümit)  ortasında bulunmak maslahatı (durumu) iktiza eder (gerekir) ki; her  dakika hem ölmek, hem yaşamak mümkün olsun. Şu halde mübhem (kapalı,  belirsiz) tarzdaki yirmi sene mübhem (kapalı, belirsiz) bir ömür, bin  sene muayyen (belli) bir ömre müreccahtır (üstün tutulan, tercih  edilen). İşte kıyamet dahi şu insan-ı ekber olan dünyanın ecelidir. Eğer  vakti taayyün (aşikar olsaydı) etseydi, bütün kurûn-u ûlâ (ilkçağ) ve  vustâ (orta çağ) gaflet-i mutlakaya (kesin bir gaflete) dalacak idiler  ve kurûn-u uhrâ (yeniçağ ve ilkçağ) dehşette kalacaktı. İnsan nasıl  hayat-ı şahsiyesiyle (kişisel yaşamı) hanesinin ve köyünün bekasıyla  alâkadardır. Öyle de; hayat-ı içtimaiye (toplum hayatı) ve nev&#8217;iyesiyle,  küre-i arzın (dünyanın) ve dünyanın yaşamasıyla alâkadardır. Kur&#8217;an  “Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı. (Kamer Sûresi: 1.)”  der. <strong>&#8220;Kıyamet  yakındır&#8221;</strong> ferman ediyor. Bin bu kadar sene geçtikten sonra  gelmemesi, yakınlığına halel vermez. Zira kıyamet, dünyanın ecelidir.  Dünyanın ömrüne nisbeten bin veya ikibin sene, bir seneye nisbetle  bir-iki gün veya bir-iki dakika gibidir. Saat-ı Kıyamet yalnız  insaniyetin eceli değil ki, onun ömrüne nisbet edilip (kıyaslanıp) baîd  (uzak) görülsün. İşte bunun içindir ki, Hakîm-i Mutlak, kıyameti  mugayyebat-ı hamseden (Beş bilinmeyen şey, beş bilinmeyen. (Kıyâmetin ne  zaman kopacağı, yağmurun ne zaman yağacağı, rahîmlerde olanı, kişinin  yarın ne kazanacağı ve kişinin nerede, ne zaman öleceği.) olarak ilminde  saklıyor. İşte bu ibham (Belirsiz,Kapalı bırakma) sırrındandır ki, her  asır, hattâ asr-ı hakikatbîn (Gerçeği gören asır.) olan Asr-ı Saadet  dahi daima kıyametten korkmuşlar. Hattâ bazıları, &#8220;Şeraiti (şartları)  hemen hemen çıkmış&#8221; demişler.</p>
<p>İşte bu hakikatı bilmeyen insafsız insanlar derler ki: &#8220;Âhiretin  tafsilatını (izahını, açıklamasını) ders alan müteyakkız (basiretli)  kalbli, keskin nazarlı olan sahabelerin fikirleri, niçin 1000 sene  hakikattan uzak olarak fikirleri düşmüş gibi, <span style="color: #ff0000;"><strong>İSTİKBAL-İ  DÜNYEVİYEDE 1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ ASIRLARINDA KARİB  (YAKIN) ZANNETMİŞLER. </strong></span></p>
<p><strong>Elcevab:</strong> Çünki Sahabeler, feyz-i sohbet-i  nübüvvetten (Peygamber Efendimizin sohbetinin feyzi, bereketi ve  verimliliği.) herkesten ziyade (fazla) dâr-ı âhireti (ahiret yurdunu)  düşünerek, dünyanın fenasını (geçiciliğini) bilerek, kıyametin ibham-ı  (belirsiz) vaktindeki hikmet-i İlahiyeyi (ilahi hikmeti) anlayarak  ecel-i şahsî gibi dünyanın eceline karşı dahi daima muntazır (bekleyen)  bir vaziyet alarak, âhiretlerine ciddî çalışmışlar. Resul-i Ekrem  Aleyhissalâtü Vesselâm &#8220;Kıyameti bekleyiniz, intizar ediniz&#8221; tekrar  etmesi, şu hikmetten ileri gelmiş bir irşad-ı Nebevîdir (Hz. Peygamber&#8217;e  ait irşad, Hz. Peygamber&#8217;in doğru yolu, hidayet yolunu gösteren  uyarıları, öğütleri.). Yoksa vuku-u muayyene (belirli bir vukuuya) dair  bir vahyin hükmüyle değildir ki, hakikattan uzak olsun. İllet ayrıdır,  hikmet ayrıdır. İşte Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm&#8217;ın bu nevi sözleri  hikmet-i ibhamdan (Sözün anlaşılamayacak derecede kapalı olması) ileri  geliyor. <span style="color: #ff0000;"><strong>Hem şu sırdandır ki; Mehdi,  Süfyan gibi âhirzamanda gelecek eşhasları (şahısları) çok zaman evvel  hattâ Tâbiîn </strong><span style="color: #000000;">(Hz. Muhammed&#8217;in (a.s.m.)  ashabıyla görüşmüş, onlardan hadis dinlemiş ve ders almış olan  Müslümanlar)</span><strong> zamanında onları beklemişler, yetişmek  emelinde bulunmuşlar. Hattâ bazı ehl-i velayet &#8220;Onlar geçmiş&#8221; demişler.  İşte bu da, kıyamet gibi, hikmet-i İlahiye iktiza eder </strong><span style="color: #000000;">(muhtaç olur, ihtiyaç hissettirir)</span> <strong>ki;  vakitleri taayyün etmesin</strong> <span style="color: #000000;">(belli  olmasın). </span><strong>Çünki her zaman, her asır, kuvve-i maneviyenin </strong><span style="color: #000000;">(manevi kuvvetin)</span> <strong>takviyesine medar</strong> <span style="color: #000000;">(vesile)</span> <strong>olacak ve yeisten</strong> <span style="color: #000000;">(ümitsizlikten) </span><strong>kurtaracak &#8220;Mehdi&#8221;  manasına muhtaçtır. </strong><span style="color: #000000;">Bu manada, her asrın  bir hissesi bulunmak lâzımdır. Hem gaflet içinde fenalara uymamak ve  lâkaydlıkta nefsin dizginini bırakmamak için, nifakın başına geçecek  müdhiş şahıslardan her asır çekinmeli ve korkmalı. Eğer tayin edilseydi,  maslahat-ı irşad-ı umumî (Herkesi doğru yola sevketmenin gereği)  zayi&#8217;(ziyan) olurdu.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şimdi Mehdi gibi eşhasın</strong></span> (şahısların)<strong><span style="color: #ff0000;"> hakkındaki rivayatın </span></strong>(rivayetlerin)  <strong><span style="color: #ff0000;">ihtilafatı </span></strong>(uyuşmazlıkları)  <span style="color: #ff0000;"><strong>ve sırrı şudur ki: Ehadîsi tefsir  edenler, metn-i ehadîsi </strong></span>(hadisin tam metnini) <strong><span style="color: #ff0000;">tefsirlerine ve istinbatlarına</span></strong> (Müçtehid veya büyük bir âlimin gizli bir manayı içtihad ile meydana  çıkarması) <span style="color: #ff0000;"><strong>tatbik etmişler. Meselâ:  Merkez-i saltanat o vakit Şam&#8217;da veya Medine&#8217;de olduğundan, vukuat-ı  Mehdiye veya Süfyaniyeyi Hz. </strong></span>(Mehdi (a.s.) ve Süfyan  hadiselerini) <span style="color: #ff0000;"><strong>merkez-i saltanat civarında  olan Basra, Kûfe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir  etmişler. Hem de o eşhasın şahs-ı manevîsine veya temsil ettikleri  cemaate ait âsâr-ı azîmeyi</strong></span> (büyük eserleri) <strong><span style="color: #ff0000;">o eşhasın</span></strong> (şahısların) <strong><span style="color: #ff0000;">zâtlarında tasavvur ederek öyle tefsir etmişler ki, o  eşhas-ı hârika çıktıkları vakit bütün halk onları tanıyacak gibi bir  şekil vermişler. Halbuki demiştik: Bu dünya tecrübe meydanıdır. Akla  kapı açılır, fakat ihtiyarı elinden alınmaz. Öyle ise o eşhas</span></strong> (şahıslar), <span style="color: #ff0000;"><strong>hattâ o müdhiş Deccal dahi  çıktığı zaman çokları, hattâ kendisi de bidayeten </strong></span>(başlangıçta)  <span style="color: #ff0000;"><strong>Deccal olduğunu bilmez. Belki nur-u  imanın dikkatiyle, o eşhas-ı âhirzaman</strong></span> (Ahir Zaman  şahısları) <strong><span style="color: #ff0000;">tanınabilir. </span>(Sözler, s.  318) </strong></span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>2.</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230;.BUNDAN  BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ&#8217;NİN  ŞAKİRTLERİ OLABİLİR.”(Şualar, 1. Şua, s. 605)<span style="color: #000000;">(Sikke-i  Tasdik-i Gaybi, sf. 90)</span></span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>ÜSTAD BU SÖZÜ “ MİLADİ 1936 YANİ  HİCRİ 1355’DE 1. ŞUA’DA İFADE ETMİŞTİR. BU TARİHE GÖRE BİR ASIR SONRASI  HİCRİ 1400’LERE DENK GELMEKTEDİR.</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Sure-i  Tevbe&#8217;de: <strong>“Ağızlarıyla Allah&#8217;ın nurunu söndürmek istiyorlar.  Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını  istemiyor.”</strong> âyetindeki <strong>&#8220;&#8230;Allah, Kendi nurunu  tamamlamaktan başkasını istemiyor&#8221;</strong> cümlesi, kuvvetli ve  letafetli (nezaketli) münasebet-i maneviyesiyle (manevi yakınlıkla)  beraber şeddeli &#8220;lâmlar&#8221; birer &#8220;lâm&#8221; ve şeddeli &#8220;mim&#8221; asıl kelimeden  olduğundan iki &#8220;mim&#8221; sayılmak cihetiyle bin üçyüz yirmidört (1324)  ederek, Avrupa zalimleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmek niyetiyle  müdhiş bir sû&#8217;ikast plânı yaptıkları ve ona karşı Türkiye  hamiyetperverleri, hürriyeti yirmidörtte ilânıyla o plânı akîm  (başarısız) bırakmağa çalıştıkları halde, maatteessüf (yazık ki)  altı-yedi sene sonra, harb-i umumî (1. Dünya Savaşı) neticesinde yine o  suikast niyetiyle Sevr Muahedesinde Kur&#8217;anın zararına gayet ağır  şeraitle (şartlarla) kâfirane fikirlerini yine icra etmek olan  plânlarını akîm (başarısız) bırakmak için Türk milliyetperverleri  cumhuriyeti ilânla mukabeleye (karşılık vermeye) çalıştıkları tarihi  olan bin üçyüz yirmidörde, tâ otuz dörde, tâ ellidörde tam tamına  tevafukla, o herc ü merc içinde Kur&#8217;anın nurunu muhafazaya çalışanlar  içinde Resail-in Nur müellifi yirmidörtte (1324) ve Resail-in Nur&#8217;un  mukaddematı (ilkleri) otuzdörtte (1334) ve Resail-in Nur&#8217;un nuranî  cüzleri ve fedakâr şakirdleri ellidörtte (1354) mukabeleye çalışmaları  göze çarpıyor. Hattâ hakikat-ı hali (gerçek durumu) bilmeyen bir kısım  ehl-i siyaseti telaşa sevkettiler ve bu itfa (söndürme, bastırma) sû&#8217;-i  kasdına karşı tenvir (aydınlatma, nurlandırma) vazifesini tam îfa  ettiklerinden bu âyetin mana-yı işarîsi (işari manası) cihetinde bir  medar-ı nazarı olduklarına kuvvetli bir emaredir (alamettir). Şimdi  İslâmlar içinde Nur-u Kur&#8217;ana muhalif haletlerin (hallerin, durumların)  ekserisi, o suikasdların ve Sevr Muahedesi gibi gaddarane muahedelerin  (anlaşmaların) vahîm neticeleridir. Eğer şeddeli &#8220;mim&#8221; dahi şeddeli  &#8220;lâmlar&#8221; gibi bir sayılsa, o vakit bin ikiyüz seksendört (1284) eder. O  tarihte Avrupa kâfirleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmeğe niyet  ederek on sene sonra Rusları tahrik edip Rus&#8217;un doksanüç (1293)  muharebe-i meş&#8217;umesiyle (uğursuz, kötü savaşıyla) âlem-i İslâmın (İslam  aleminin) parlak nuruna muvakkat (geçici, eğreti) bir bulut perde  ettiler. Fakat bunda Resail-in Nur şakirdleri yerinde Mevlâna Hâlid&#8217;in  (K.S.) şakirdleri o bulut zulümatını dağıttıklarından bu âyet bu cihette  onların başlarına remzen (işaretle) parmak basıyor. <strong><span style="color: #ff0000;">Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli &#8220;lamlar&#8221; ve &#8220;mimler&#8221;  ikişer sayılsa</span></strong> <span style="color: #ff0000;"><strong>BUNDAN BİR  ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ&#8217;NİN ŞAKİRTLERİ  (TALEBELERİ) OLABİLİR.”</strong></span> Her ne ise&#8230; Bu nurlu âyetin  çok nuranî nükteleri var. <strong>Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap&#8217;tır ki,  Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık  olanın yoluna çıkarman için sana indirdik. (İbrahim Suresi, 1) </strong></p>
<p><strong>(Şualar, 1. Şua, s. 605)<br />
(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 90)</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">- <strong>“Ağızlarıyla Allah&#8217;ın nurunu  söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu  tamamlamaktan başkasını istemiyor.” (Tevbe Suresi, 32)</strong> ayetindeki, <strong>&#8220;&#8230;Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını  istemiyor&#8221; </strong>cümlesinin ebced değeri: <span style="color: #ff0000;"><strong>HİCRİ  1424 YANİ MİLADİ “2004” tür.</strong></span></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>3.</strong> </span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O  ZAT&#8221; &#8230; <span style="color: #000000;">(Kastamonu Lahikası, s. 61-62) </span></strong></span></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #000000;">ÜSTAD BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ BU İFADESİNİ, 1936 (HİCRİ  1354) YILINDA YAZDIĞI KASTAMONU LAHİKASI&#8217;NDA BELİRTİYOR. BU TARİHLER  HİCRİ 1300’LERE DENK GELMEKTEDİR. ÜSTAD’IN “BİR ASIR SONRA&#8230;” ŞEKLİNDE  İFADE ETTİĞİ 100 YIL SONRASI İSE HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ZUHUR ETTİĞİ HİCRİ  1400’E DENK GELMEKTEDİR.</span></strong></span></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Azîz  kardeşlerim! Sadakatınızdan tereşşuh eden (ortaya çıkan) ve haddimin  pek çok fevkinde (üstünde) hüsn-ü zannınıza karşı bundan evvel verdiğim  cevabın bir tetimmesi (konuyu tamamlayan eki) olarak, bu gelecek fıkrayı  iki gün evvel yazmıştık. <span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #000000;">SİZİN FEVKALÂDE SADÂKAT VE ULÜVV-Ü HİMMETİNİZDEN (YÜKSEK  HİMMETİNİZDEN, YÜKSEK GAYRETİNİZDEN) TEREŞŞUH EDEN (ORTAYA ÇIKAN) BİR  HAFTA EVVELKİ MEKTUBUNUZA KARŞI HÜSN-Ü ZANNINIZI BİR DERECE CERHEDEN  (İPTAL EDEN, ÇÜRÜTEN) BENİM CEVABIMIN HİKMETİ ŞUDUR Kİ:</span> “…BU  ZAMANDA ÖYLE FEVKALÂDE HÂKİM CEREYANLAR VAR Kİ, HERŞEYİ KENDİ HESABINA  ALDIĞI İÇİN, FARAZA HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT</strong></span> dahi bu zamanda gelse, harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için  siyaset âlemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedefini değiştirecek  diye tahmin ediyorum.</p>
<p>Hem üç mes&#8217;ele var: Biri hayat, biri şeriat, biri imandır. Hakikat  noktasında en mühimmi ve en a&#8217;zamı, iman mes&#8217;elesidir. Fakat şimdiki  umumun nazarında ve hal-i âlem ilcaatında (dünya şartlarının  zorluklarında) en mühim mes&#8217;ele, hayat ve şeriat göründüğünden o zât  şimdi olsa da, üç mes&#8217;eleyi birden umum rûy-i zeminde (dünyada)  vaziyetlerini değiştirmek nev&#8217;-i beşerdeki (insanoğlundaki) cârî olan  (geçerli olan) âdetullaha muvafık (uygun) gelmediğinden, her halde en  a&#8217;zam mes&#8217;eleyi esas yapıp, öteki mes&#8217;eleleri esas yapmayacak. <strong>Tâ  ki iman hizmeti safvetini (halislik, temizlik, saflık) umumun nazarında  bozmasın ve avamın (halkın) çabuk iğfal olunabilen akıllarında, o  hizmet başka maksadlara âlet olmadığı tahakkuk etsin.” (Kastamonu  Lahikası, s. 61-62) </strong></span></span></span></strong></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div>
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></span></span></p>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">4.</span></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong>YETMİŞ  BİRDE FECR-İ SADIK BAŞLADI VEYA BAŞLAYACAK. EĞER BU, FECR-İ KAZİB DE  OLSA, OTUZ-KIRK SENE SONRA FECR-İ SADIK ÇIKACAK&#8230;”</strong></span> <strong>(Hutbe-i  Şamiye, s. 23)</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“&#8230;Evet ŞİMDİ OLMASA DA 30-40 SENE  SONRA</strong></span> fen ve hakiki marifet ve medeniyetin mehasini o üç  kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri mağlup edip  dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını ve insaf ve muhabbet-i  insaniyeyi o dokuz düşman taifesinin cephesine göndermiş, inşaAllah <strong><span style="color: #ff0000;">YARIM ASIR SONRA</span></strong> onları darmadağın  edecek.” <strong>(Hutbe-i Şamiye, s. 25)</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>ÜSTAD BU SÖZÜNÜ HİCRİ 1327  (MİLADİ 1911) YILINDA ŞAM’DA EMEVİ CAMİİ’NDE VERDİĞİ HUTBESİNDE  SÖYLEMİŞTİR. BURADA ÜSTAD, İSLAM ALEMİNİN, HİCRİ 1371&#8242;DEN YANİ MİLADİ  1951’DEN SONRAKİ GELECEĞİNE YÖNELİK İZAHLAR YAPMIŞTIR. ÜSTAD’IN HUTBE-İ  ŞAMİYE’DE VERDİĞİ TARİHLERİN HEPSİ HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ZUHUR ZAMANI OLAN  HİCRİ 1400 İÇİNDEDİR. </strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">“Kırk  sene evvel Şam&#8217;daki Câmi-i Emevî&#8217;de Şam ülemasının ısrarıyla içinde yüz  ehl-i ilim bulunan onbin adama yakın bir azîm cemaate verilen bu Arabî  ders risalesindeki hakikatları bir hiss-i kabl-el vuku&#8217; ile Eski Said  hissetmiş, kemal-i kat&#8217;iyyetle müjdeler vermiş ve pek yakın bir zamanda o  hakikatlar görünecek zannetmiş. Halbuki iki harb-i umumî (Dünya  savaşları) ve yirmibeş sene bir istibdad-ı mutlak (diktatörlük, baskı), <strong>o  hiss-i kabl-el vukuun kırk elli sene te&#8217;hirine sebeb olmuş ve şimdi o  zamandaki verdiği haberlerin aynen tezahürleri (belirtileri) âlem-i  İslâmiyette başlamış. </strong>Demek bu pek ehemmiyetli ders, zamanı  geçmiş eski bir hutbe değil, <strong>belki doğrudan doğruya 1327&#8242;ye  bedel, 1371&#8242;de</strong> ve Câmi-i Emevî yerine âlem-i İslâm câmiinde  üçyüz yetmiş milyon bir cemaate hakikatlı ve taze bir ders-i içtimaî  (sosyal) ve İslâmîdir, diye tercümesini neşretmek zamanıdır tahmin  ederim&#8230;”&#8230;..</p>
<p>“&#8230;Hem de İslâmiyet güneşinin tutulmasına, inkisafına  (parlaklığının sönmesine) ve beşeri tenvir etmesine (aydınlatmasına)  mümanaat eden (mani olan) perdeler açılmaya başlamışlar. O mümanaat  edenler (mani olanlar) çekilmeye başlıyorlar. Kırkbeş sene evvel o  fecrin (tan vaktinin) emareleri (alametleri) göründü. <span style="color: #ff0000;"><strong>YETMİŞ BİRDE FECR-İ SADIK BAŞLADI VEYA  BAŞLAYACAK. EĞER BU, FECR-İ KAZİB DE OLSA, OTUZ-KIRK SENE SONRA FECR-İ  SADIK ÇIKACAK&#8230;” </strong></span><strong>(Hutbe-i Şamiye, s. 23)</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">“&#8230;Evet ŞİMDİ OLMASA DA 30-40 SENE  SONRA fen ve hakiki marifet ve medeniyetin mehasini (güzelliklerini,  iyiliklerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını (maddi manevi  aletler) verip o dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i  hakikat </span></strong><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">(doğruyu  arama)</span></span><strong><span style="color: #ff0000;"> meyelanını </span></strong><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">(eğilimini)</span></span><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"> </span>ve insaf ve muhabbet-i  insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düşman taifesinin cephesine  göndermiş, inşaAllah YARIM ASIR SONRA ONLARI DARMADAĞIN EDECEK.” </span><span style="color: #000000;">(Hutbe-i Şamiye, s. 25)</span></strong></p>
<p>Üstad burada, <strong>Hicri 1371&#8242;den yani Miladi 1951’den</strong> sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapıyor.</p>
<p><strong>Hicri 1371 + 30 = 1401 (Miladi 1981) (30 yıl sonrası)<br />
Hicri 1371 + 40 = 1411 (Miladi 1991) (40 yıl sonrası)<br />
Hicri 1371 + 50 = 1421 (Miladi 2001) (yarım asır sonrası)</strong></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>5.</strong> </span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong>TÂ AHİR ZAMANDA, HAYATIN GENİŞ DAİRESİNDE, ASIL  SAHİPLERİ, YANİ MEHDÎ VE ŞAKİRTLERİ CENAB-I HAKKIN İZNİYLE GELİR, O  DAİREYİ GENİŞLETTİRİR &#8230;</strong></span></p>
<p><strong>(Kastamonu Lahikası, Sayfa 72,  Tarihçe-i Hayat, Sayfa  258, Hizmet Rehberi, Sayfa 267, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sayfa 153)</strong></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>ÜSTAD, <span style="text-decoration: underline;">KASTAMONU LAHİKASI’NI  1936 YILINDA</span> HAZIRLAMIŞTIR. BU ESERİNDE “TA AHİR ZAMANDA&#8230;.”  İFADESİYLE RİSALE-İ NUR’UN ASIL SAHİPLERİ OLARAK NİTELENDİRDİĞİ HZ.  MEHDİ (A.S.) VE TALEBELERİNİN KENDİSİNDEN ÇOK DAHA SONRAKİ BİR VAKİTTE  GELECEKLERİNİ İFADE ETMİŞTİR.</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Âhir  fıkrasında, Muhbir-i Sâdıkın (Peygamberimiz (s.a.v.)’in) haber verdiği  &#8220;Mânevî fütuhat yapmak (galibiyetler kazanmak) ve zulümatı dağıtmak  zaman ve zemin hemen hemen gelmesi&#8221; diye fıkrasına, bütün ruhu canımızla  rahmet-i İlahiyeden niyaz ediyoruz, temenni ediyoruz. Fakat biz  Risale-i Nur şakirtleri ise, vazifemiz hizmettir; vazife-i İlahiyeye  karışmamak ve hizmetimizi onun vazifesine bina etmekle bir nevi tecrübe  yapmamak olmakla beraber, kemiyete değil (miktara değil), keyfiyete  bakmak, hem çoktan beri sukut-u ahlâka (ahlak  kaybına) ve hayat-ı  dünyeviyeyi (dünya hayatını) her cihetle hayat-ı uhreviyeye (ahirete)  tercih ettirmeye sevk eden dehşetli esbap (sebepler) altında <strong>Risale-i  Nur’un şimdiye kadar fütuhatı (galibiyeti) ve zındıkların (kafirlerin,  dinsizlerin) ve dalâletlerin savletlerini (saldırılarını) kırması ve yüz  binler biçarelerin imanlarını kurtarması ve herbiri yüze ve bine  mukabil yüzer ve binler hakikî mümin talebeleri yetiştirmesi, Muhbir-i  Sâdıkın (Peygamberimiz (s.a.v.)’in) ihbarını aynen tasdik etmiş ve  vukuatla ispat etmiş ve ediyor, inşaAllah daha edecek. Ve öyle kökleşmiş  ki, inşaAllah hiçbir kuvvet Anadolu’nun sinesinden onu (risale-i nuru)  çıkaramaz.<span style="color: #ff0000;"> T</span><span style="color: #ff0000;">Â AHİR  ZAMANDA, HAYATIN GENİŞ DAİRESİNDE, ASIL SAHİPLERİ, YANİ MEHDÎ VE  ŞAKİRTLERİ CENAB-I HAKKIN İZNİYLE GELİR, O DAİREYİ GENİŞLETTİRİR VE O  TOHUMLAR SÜMBÜLLENİR. BİZLER DE KABRİMİZDE SEYREDİP ALLAH’A ŞÜKREDERİZ.</span></strong></p>
<p><strong>(Kastamonu Lahikası, Sayfa 72, Tarihçe-i Hayat, Sayfa 258,  Hizmet Rehberi, Sayfa 267, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sayfa 153)</strong></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></span></strong></p>
<div><strong><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">6.</span></strong></span> </strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">FAKAT  O İLERİDE GELECEK ACİP (Şaşılan ve hayret uyandıran şey; benzeri  görülmeyen; garip) ŞAHSIN BİR HİZMETKÂRI VE ONA YER HAZIR EDECEK BİR  DÜMDÂRI (Ordunun geriden gelen emniyet kuvveti) VE O BÜYÜK KUMANDANIN  PÎŞDÂR (öncü) BİR NEFERİ (askeri) OLDUĞUMU ZANNEDİYORUM. <span style="color: #000000;">Ve ondadır ki, sen de yazılan şeylerden o acip kokusunu  aldın.<br />
(Barla Lahikası, sf. 162)</span></span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</div>
<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>SAİD NURSİ HAZRETLERİ  “BARLA LAHİKASI”NI 1926 YILINDA KALEME ALMIŞTIR. BU ESERİNDE ÜSTAD, HZ.  MEHDİ (A.S.)’IN İLERİDE GELECEĞİNİ AÇIK BİR ŞEKİLDE İFADE ETMİŞTİR.  KENDİSİNİN HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ÖNCÜSÜ VE ONA ZEMİN HAZIRLAYAN BİR  HİZMETKARI OLDUĞUNU İFADE ETMİŞTİR.</strong></span></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Aziz ve gayretli âhiret kardeşim ve hizmet-i Kur&#8217;ân&#8217;da  yoldaşım Hulûsî-i sânî ve Sabri-i evvel,<br />
</strong><br />
MâşâAllah, Yirminci Mektubun kıymetini güzel anlamışsınız ve güzel  de yazmışsınız. Mektubunda ilm-i kelâm (Cenâb-ı Hakkın zât ve  sıfatlarından, peygamberlik, âhiret ve itikada âit diğer meselelerden  İslâmî esaslar dâiresinde bahseden ilim) dersini benden almak arzu  etmişsiniz. Zaten o dersi alıyorsunuz. Yazdığınız umum Sözler, o nurlu  ve hakikî ilm-i kelâmın dersleridir. İmam-ı Rabbânî gibi bazı kudsî  (yüce, temiz) muhakkikler (hakîkatlara hakkıyla vâkıf olan büyük İslâm  âlimleri) demişler ki: Âhirzamanda ilm-i kelâmı, yani ehl-i hak mezhebi  olan mesâil-i imaniye-i kelâmiyeyi (imani meseleler), birisi öyle bir  surette beyan edecek ki, umum ehl-i keşif (keşifçiler) ve tarikatın  fevkinde (üstünde), o nurların neşrine (yayılmasına) sebebiyet  verecektir. Hattâ İmam-ı Rabbânî kendisini o şahıs gibi görmüştür.</p>
<p>Senin şu âciz ve fakir ve hiç ender hiç olan kardeşin, bin derece  haddimin fevkinde (üstünde) olarak, kendimi o gelecek adam olduğumu  iddia edemem, hiçbir cihette liyakatim (layık olmak, ehliyet) yoktur. <span style="color: #ff0000;"><strong>FAKAT O İLERİDE GELECEK ACİP</strong></span> (Şaşılan ve hayret uyandıran şey; benzeri görülmeyen; garip) <strong><span style="color: #ff0000;">ŞAHSIN BİR HİZMETKÂRI VE ONA YER HAZIR EDECEK BİR  DÜMDÂRI</span> </strong>(Ordunun geriden gelen emniyet kuvveti) <span style="color: #ff0000;"><strong>VE O BÜYÜK KUMANDANIN PÎŞDÂR (öncü) BİR NEFERİ  (askeri) OLDUĞUMU ZANNEDİYORUM.</strong></span> Ve ondadır ki, sen de  yazılan şeylerden o acip kokusunu aldın. <strong>(Barla Lahikası, sf.  162)</strong></span></strong></span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></span></strong></p>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">7.</span></strong></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;">&#8230;  AHİR ZAMANDA GELECEK BİR MÜCEDDİD-İ EKBERİ (EN BÜYÜK MÜCEDDİD) MANA-YI  İŞARİ İLE (İŞARİ ANLAMDA) HABER VERİYORLAR. Fakat O GELECEK ZATIN ve  cemiyetinin üç vazifesinden en ehemmiyetlisi&#8230; </span>(Tılsımlar  Mecmuası, sf. 168)</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">TILSIMLAR MECMUASI, RİSALE-İ  NUR’UN ÇEŞİTLİ KISIMLARINDAN DERLENMİŞ BİR KİTAPTIR. TILSIMLAR  MECMUASI’NDA YER ALAN BU SÖZÜNDE ÜSTAD “O GELECEK ZAT…” İFADESİYLE KENDİ  ZAMANINDA HENÜZ MEHDİ (A.S.)’IN YAŞAMADIĞINI AHİR ZAMANDA GELECEĞİNİ  BELİRTMİŞTİR. AYRICA AHİR ZAMANA KADAR, GELEN HİÇBİR MÜCEDDİDİN TOPLU  OLARAK YAPMADIĞI 3 VAZİFENİN MEHDİ (A.S.) TARAFINDAN YAPILACAĞINI DA  İFADE ETMİŞTİR.</span></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Evvela:  Aydın havalisinin Hasan Feyzi’si ve Husrev’i ve Mehmed Feyzi’si ve  Risale-i Nur ‘un manevi avukatı Ahmed Feyzi’nin üç seneden beri alimane  (bilerek), mudakkikane yazdığı şu gelen istihracat-ı gaybiyeyi ve  Sikke-i Tasdik-i Gaybiye’nin bir kuvvetli hücceti (delil) ve şahidi  bulunan şu risaleciği dikkatle mütalaa ettim. O’nun tedkikatına  (inceleme) ve Risale-i Nur’un kıymetini tam hadis ile ve ayet ile isbat  etmesine karşı, hayret ve istihsan (beğenme) ile “MaşaAllah, Barekellah”  dedim. Fakat, bir derece tabire muhtaçtır. Ayn-ı hakikattır (hakikatin  ta kendisi); fakat “Said” hakkında hususan son kısmının haşiyelerinde  (dipnot) &#8211; şahsiyetim itibarıyla haddimden yüz derece ziyade bir hüsn-ü  zannı ile – hakikatın sureti değişmiş…</p>
<p>Evet, hem Sikke-i Gaybiye, hem O’nun yazdığı ayetler ve hadisler  müttefikan (ittifakla) bu asırda bir hakikat-ı nuraniyeye (nurlu  hakikat) işaret ediyorlar. Ve bu asır ve bu zaman, cemaat zamanı  olduğundan şahs-ı manevi hükmedebilir. Hususan manevi vazifelerde maddi  şahısların ehemmiyeti (önemi) azdır. Dağlar gibi vazifeler, o zayıf  şahsiyetlere yükletilmez.</p>
<p>Bazı ayat-i kerime ve hadis-i şerife <span style="color: #ff0000;"><strong>AHİR  ZAMANDA GELECEK </strong></span>bir müceddid-i ekberi (en büyük  müceddid) mana-yı işari ile (işari anlamda) haber veriyorlar. Fakat <span style="color: #ff0000;"><strong>O GELECEK ZATIN </strong><strong>O GELECEK ZATA  DAİR HABERLERİ VE İŞARETLERİ, RİSALE-İ NUR&#8217;UN ŞAHS-I MANEVİSİNE HATTA  BAZEN TERCÜMANINA DA TATBİKE ÇALIŞMIŞLAR VE ŞERİATI İHYA (diriltme) VE  HİLAFETİ TATBİK OLAN ÇOK GENİŞ DAİREDE HÜKMEDEN BU İKİ MÜHİM VAZİFESİNİ  NAZARA ALMAMIŞLAR.</strong></span> ve cemiyetinin üç vazifesinden en  ehemmiyetlisi olan ve zahiren en küçüğü görünen imanı kurtarmak ve  hakaik-i imaniyeyi (iman hakikatleri) güneş gibi göstermek vazifesini  Risale-i Nur ve şakirdlerinin şahs-ı manevisi tam yaptıklarından;  Onların kanaatleri, onların Risale-i Nur&#8217;dan istifade cihetinde  faidelidir, zararsızdır; fakat Nur&#8217;un mesleğindeki ihlasa ve hiçbir şeye  alet olmamasına ve dünyevi ve manevi makamatı aramamasına zarar verdiği  gibi, Nurların muhafızları her taifenin hususan siyasi taifenin  tenkidine ve hücumuna vesile olabilir&#8230;  <strong>(Tılsımlar Mecmuası,  sf. 168)</strong></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>8. </strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="color: #ff0000;">BU HAKİKATTEN ANLAŞILIYOR Kİ;  SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT, RİSALE-İ NUR’U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE  TATBİK EDECEK. <span style="color: #000000;">Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sayfa 11,  Beyanat ve Tenvirler, Sayfa 310</span></span></strong></span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">SAİD NURSİ HAZRETLERİ “SİKKE-İ  TASDİK-İ GAYBİ”Yİ 1928 YILINDA KALEME ALMIŞTIR. ÜSTAD BU ESERİNDE HZ.  MEHDİ (A.S.)’DAN BAHSEDERKEN KENDİSİNDEN “SONRA GELECEK O MÜBAREK  ZAT&#8230;”’IN YANİ HZ. MEHDİ (A.S.)’IN; ÜSTAD’IN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU VE ASIL  SAHİBİNİN HZ. MEHDİ (A.S.) OLDUĞUNU İFADE ETTİĞİ RİSALE-İ NUR’LARI NEŞR  VE TATBİK EDECEĞİNİ İFADE ETMİŞTİR.</span></span></span></strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><strong>Aziz, sıddık kardeşlerim,</strong></p>
<p><strong>Evvelâ:</strong> Nurun fevkalâde has şakirtleri  (talebeleri), Sikke-i Gaybiye müştemilâtıyla (eklentileriyle), o  evliya-yı meşhûreden (tanınmış evliyalar), kırk günde bir defa ekmek  yiyip kırk gün yemeyen Osman-ı Hâlidî&#8217;nin sarih (açık) ihbarı ve  evlâtlarına vasiyetiyle ve Isparta&#8217;nın meşhur ehl-i kalb âlimlerinden  (kalbiyle mânevî terakkide bulunanlar) Topal Şükrü&#8217;nün zahir haber  vermesiyle çok ehemmiyetli bir hakikatı dâvâ edip, fakat iki iltibas  (karışıklık, yanlışlık) içinde, bu biçare, ehemmiyetsiz kardeşleri  Said&#8217;e bin derece ziyade hisse vermişler. On seneden beri kanaatlerini  tâdile (düzeltmeye) çalıştığım halde, o bahadır (cesur) kardeşler  kanaatlerinde ileri gidiyorlar. Evet, onlar, On Sekizinci Mektuptaki iki  ehl-i kalb çobanın macerası gibi, hak bir hakikati görmüşler; fakat  tabire muhtaçtır. O hakikat de şudur:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ÜMMETİN BEKLEDİĞİ, AHİR ZAMANDA  GELECEK ZATIN ÜÇ VAZİFESİNDEN EN MÜHİMMİ VE EN BÜYÜĞÜ VE EN KIYMETDARI  OLAN İMAN-I TAHKİKİYİ (İNANDIĞI ŞEYLERİN ASLINI, ESÂSINI BİLEREK İNANMA;  SARSILMAZ ÎMÂN,) NEŞR (YAYMAK) VE EHL-İ İMANI DALALETTEN (HAK VE  HAKİKATTEN SAPMA) KURTARMAK CİHETİYLE (YÖNÜYLE)</strong></span>, o en  ehemmiyetli vazifeyi aynen bitemâmihâ Risâle-i Nur’da görmüşler. İmam-ı  Ali ve Gavs-ı âzam ve Osman-ı Hâlidî gibi zatlar, bu nokta içindir ki, o  gelecek zatın makamını Risâle-i Nur’un şahs-ı mânevîsinde keşfen  görmüşler gibi işaret etmişler. Bazan da o şahs-ı mânevîyi bir hâdimine  (hizmetkarına) vermişler, o hâdime mültefitane (iltifatlılıkla)  bakmışlar. <span style="color: #ff0000;"><strong>BU HAKİKATTEN ANLAŞILIYOR Kİ,  SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT, RİSÂLE-İ NUR’U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞİR VE  TATBİK EDECEK’.</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>O zatın ikinci vazifesi, şeriatı  icra ve tatbik etmektedir. Birinci vazife, maddî kuvvetle değil, belki  kuvvetli itikad ve ihlâs ve sadakatle olduğu halde, bu ikinci vazife  gayet büyük maddî bir kuvvet ve hakimiyet lâzım ki, o ikinci vazife  tatbik edilebilsin.O zatın üçüncü vazifesi, hilâfet-i İslâmiyeyi  (Müslümanların manevi liderliğini) ittihad-ı İslâma (İslam birliğine)  bina ederek, İsevî ruhanîleriyle (cisim olmayıp gözle görülmeyen, ruha  ait) ittifak edip din-i İslâma hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir  saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakârlarla tatbik edilebilir. </strong></span>Birinci  vazife, o iki vazifeden üç-dört derece daha ziyade kıymettardır. Fakat o  ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şaşaalı  bir tarzda olduğundan, umumun ve avâmın nazarında daha ehemmiyetli  görünüyorlar. İşte o has Nurcular ve bir kısmı evliya olan o  kardeşlerimizin tâbire ve tevile (bir fikir veya sözden bir başka mânâ  çıkarmak) muhtaç fikirlerini ortaya atmak, ehl-i dünyayı ve ehl-i  siyaseti telâşe verir ve vermiş; hücumlarına vesile olur. Çünkü, birinci  vazifenin hakikatini ve kıymetini göremiyorlar; öteki cihetlere  hamlederler.</p>
<p><strong>Kardeşlerimin ikinci iltibası (yanlışlık):</strong></p>
<p>Fâni ve çürütülebilir bir şahsiyeti, bazı cihetlerle birinci  vazifede pişdarlık (öncülük) eden Nur şakirtlerinin şahs-ı mânevîsini  temsil eden o âciz kardeşine veriyorlar. Halbuki bu iki iltibas da  (yanlışlık) Risale-i Nur&#8217;un hakikî ihlâsına ve hiçbir şeye, hattâ mânevî  ve uhrevî makamata (makamlar, dereceler) dahi âlet olmamasına bir  cihette zarar verdiği gibi, ehl-i siyaseti de evhama düşürüp Risale-i  Nur&#8217;un neşrine zarar gelir. Bu zaman, şahs-ı mânevî zamanı olduğu için,  böyle büyük ve bâkî hakikatler, fâni ve âciz ve sukut edebilir  (kaybolabilir) şahsiyetlere bina edilmez.</p>
<p><strong>Elhasıl:</strong> <span style="color: #ff0000;"><strong>O  GELECEK ZATIN İSMİNİ VERMEK,</strong></span> <strong>üç vazifesi birden  hatıra geliyor;</strong> yanlış olur. Hem hiçbir şeye âlet olmayan  nurdaki ihlâs zedelenir, avâm-ı mü&#8217;minîn (müminlerin geniş halk  tabakası) nazarında hakikatlerin kuvveti bir derece noksanlaşır.  Yakîniyet-i bürhaniye (kesin deliller) dahi, kazâyâ-yı makbûledeki  (kabule mazhar olmuş hüküm ve iddia) zann-ı galibe (kuvvetli ihtimal)  inkılâp eder (değişir); daha muannid (inatçı) dalâlete (Hak ve  hakîkatten) ve mütemerrid (İnatçı, dik kafalı, hakkı kabul etmekte  direnen) zındıkaya (dinsizlik, inançsızlık) tam galebesi (üstün gelmek),  mütehayyir (Hayrete düşen, şaşıran) ehl-i imanda görünmemeye başlar.  Ehl-i siyaset evhama ve bir kısım hocalar itiraza başlar. <strong>Onun  için, Nurlara o ismi vermek münasip görülmüyor. Belki &#8220;Müceddiddir, onun  pişdarıdır (öncüsüdür)&#8221; denilebilir.Umum kardeşlerimize binler selâm.  (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9-11)</strong></span></span></span></span></span></span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ümmetin beklediği, ahirzamanda  gelecek zatın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı  (değerlisi) olan îman-ı tahkîkiyi (Tahkiki iman, imana dair bütün  meseleleri inceleyip delil ve bürhan ile inanma) neşr (Dağıtma,  yayma&#8230;) ve ehl-i îmanı dalaletten (batıla yönelmekten) kurtarmak  cihetiyle, o en ehemmiyetli vazifeyi aynen bitemamiha Risale-i Nur’da  görmüşler. İmam-ı Ali ve Gavs-ı a’zam ve Osman-ı Halidî gibi zatlar bu  nokta içindir ki, o gelecek zatın makamını Risale-i Nur’un şahs-ı  manevîsinde keşfen görmüşler gibi işaret etmişler. Bazan da o şahs-ı  manevîyi bir hadimine (hizmetçisine) vermişler, o hadime (hizmetçiye)  mültefitane (iltifat edene yakışır şekilde) bakmışlar. <span style="color: #ff0000;"><strong>BU HAKİKATTEN ANLAŞILIYOR Kİ; SONRA GELECEK O  MÜBAREK ZAT, RİSALE-İ NUR’U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK.</strong></span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong> (</strong></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Beyanat ve Tenvirler, Sayfa 310)</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></span></p>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9.</span></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong>FAKAT  ÇİÇEKLER BAHARDA GELİR. ÖYLE KUDSÎ (yüce, temiz) ÇİÇEKLERE ZEMİN HAZIR  ETMEK LÂZIM GELİR. VE ANLADIK Kİ, BU HİZMETİMİZLE O NURANÎ ZATLARA ZEMİN  İHZAR EDİYORUZ </strong>.</span><strong><span style="color: #ff0000;">..</span>(Sikke-i  Tasdik-i Gaybi, s. 189) (Barla Lahikası, 28. Mektuptan 7. Risale Olan  7. Mesele)</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">SAİD NURSİ HAZRETLERİ “BARLA  LAHİKASI”NI 1926 YILINDA KALEME ALMIŞTIR. ÜSTAD RİSALELERİNDE YAŞADIĞI  DÖNEMİN KIŞ OLDUĞUNU İFADE EDEN İZAHLAR YAPARKEN HZ. MEHDİ (A.S.)’DAN  BAHSETTİĞİ BU BÖLÜMDE MEHDİ VE TALEBELERİNE HİTABEN ONLARIN BAHARDA  GELECEKLERİNİ İFADE ETMİŞ, YAPTIĞI BU ÇALIŞMALARLA KENDİSİNDEN SONRA  GELECEK OLAN O MÜBAREK İNSANLARA ORTAM HAZIRLADIĞINI BELİRTMİŞTİR.</span></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Beşinci Sebep:</strong> Çok zaman evvel bir ehl-i  velâyetten (evliya olan kimseler) işittim ki: O zat, eski velîlerin  gaybî (hazırda olmayan, görünmeyenlere âit) işaretlerinden istihraç  etmiş (bazı işaretleri beliren şeylerden ileriye ait olacak şeyleri  çıkarmak) ve kanaati gelmiş ki, <strong>&#8220;Şark (doğu) tarafından bir nur  zuhur edecek, bid&#8217;alar (dinin aslına uymayan âdet ve uygulamalar)  zulümâtını (haksızlıklar) dağıtacak.&#8221; Ben böyle bir nurun zuhuruna çok  intizar ettim (ümit ederek bekleme) ve ediyorum.</strong> <span style="color: #ff0000;"><strong>FAKAT ÇİÇEKLER BAHARDA GELİR. ÖYLE KUDSÎ (yüce,  temiz) ÇİÇEKLERE ZEMİN HAZIR ETMEK LÂZIM GELİR. VE ANLADIK Kİ, BU  HİZMETİMİZLE O NURANÎ ZATLARA ZEMİN İHZAR EDİYORUZ</strong></span> (hazırlıyoruz). Madem kendimize ait değil; elbette, Sözler namındaki  nurlara ait olan inâyât-ı İlâhiyeyi (ilahi yardımlar) beyan etmekte  medar-i fahir (övünme sebebi) ve gurur olamaz; belki medar-ı hamd (şükür  sebebi) ve şükür ve tahdis-i nimet (Cenâb-ı Hakk`a karşı şükrünü edâ  etmek ve teşekkür etmek maksadıyla kavuştuğu nîmeti başkalarına anlatma)  olur. <strong>(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 189) (Barla Lahikası, 28.  Mektuptan 7. Risale Olan 7. Mesele)</strong></span></strong></span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></strong></span></div>
<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">10.</span></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">AHİR  ZAMANIN EN BÜYÜK FESADI ZAMANINDA, ELBETTE EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD, HEM  EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD, HEM HAKİM, HEK MEHDİ, HEM MÜRŞİD, HEM KUTB-U AZAM  OLARAK BİR ZAT-İ NURANİYİ GÖNDERECEK VE O ZAT DA, EHL-İ BEYT-İ  NEBEVİDEN OLACAKTIR&#8230;<span style="color: #000000;">(Mektubat, 411-412) </span></span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">SAİD NURSİ HAZRETLERİ  “MEKTUBAT’I 1929 YILINDA KALEME ALMIŞTIR. ÜSTAD’IN DÖNEMİNDE AHİR  ZAMANIN EN BÜYÜK FESADI OLAN DARWINİZM, MATERYALİZM VE ATEİZM’İN TOPLUM  ÜZERİNDEKİ ETKİSİ BUGÜNKÜ GİBİ ŞİDDETLİ DEĞİLDİ. OYSA HZ. MEHDİ  (A.S.)’IN ZUHUR YÜZYILI OLAN HİCRİ 1400, BU DİNSİZ AKIMLARIN ÇOK HIZLI  İVME KAZANDIĞI, İNSANLAR VE TOPLUMLAR ÜZERİNDE ETKİLERİNİ EN ŞİDDETLİ  HALE GETİRDİKLERİ BİR YÜZYIL OLMUŞTUR. DÖNEMLERİNDE YAPTIKLARI HİZMETLER  İTİBARİYLE, ÜSTAD’IN ŞAHSI DA, ONDAN ÖNCE GELEN MÜCTEHİDLER DE; TAMAMI  HZ. MEHDİ (A.S.)’DA TOPLANACAK OLAN EN BÜYÜK MÜCEDDİD, EN BÜYÜK MÜRŞİT  VE MÜÇTEHİD, HAKİM, MEHDİ VE KUTB-U AZAM SIFATLARINA BİR ARADA SAHİP  OLMAMIŞLARDIR. </span></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Elcevap:</strong> <span style="color: #ff0000;"><strong>Cenab-ı  Hakk; kemal-i rahmetinden (en yüksek rahmetinden), şeriat-i İslamiyetin  edebiyetine (İslami hükümlerin eğitimine) bir eser-i himayet  (korumasının alameti) olarak, her bir fesad-ı ümmet zamanında bir muslih  (ıslah edici) veya bir müceddit (büyük alim) veya bir halife-i zişan  (şanlı halife) veya bir kutb-u a&#8217;zam veya bir  mürşid&#8217;i ekmel (kusursuz  bir klavuz) veyahut bir nevi Mehdi hükmünde mübaret zatları göndermiş;</strong></span> <strong>fesadı izale edip (giderip), milleti ıslah etmiş (düzeltmiş);  Din-i Ahmediye (A.S.M) muhafaza etmiş. Madem adeti öyle cereyan ediyor,</strong> <strong><span style="color: #ff0000;">AHİR ZAMANIN EN BÜYÜK FESADI ZAMANINDA,  ELBETTE EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD, HEM EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD, HEM HAKİM, HEM  MEHDİ, HEM MÜRŞİD, HEM KUTB-U AZAM OLARAK BİR ZAT-İ NURANİYİ </span></strong><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">(nurlu bir kişiyi)</span></span><strong><span style="color: #ff0000;"> GÖNDERECEK VE O ZAT DA, EHL-İ BEYT-İ NEBEVİDEN </span></strong><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">(Peygamberimiz (saas)’in  soyundan) </span></span><strong><span style="color: #ff0000;">OLACAKTIR.</span></strong> <strong>Cenab-ı Hakk, bir dakika zarfında beyn-es-sema vel-arz alemini  (gök ve yerin arasını, dünyayı) bulutlarla doldurup boşalttığı gibi, bir  saniyede denizin firtınalarını teskin eder (sakinleştirir) ve bahar  içinde bir saatte yaz mevsiminin nümunesini (örneğini) ve yazda bir  saatte kış fırtınasını icad eden Kadir-i Zülcelal (Celal ve İzzet sahibi  Yüce Allah); Mehdi ile de, alem-i İslam&#8217;ın zulümatını (karanlıklarını)  dağıtabilir. Ve va&#8217;detmiştir, va&#8217;dini elbette yapacaktır.</strong> Kudret-i İlahiye (ilahi güç) noktasında bakılsa, gayet kolaydır. Eğer  daire-i esbab (sebepler dairesi) ve hikmet-i Rabbaniye (Allah’ın  hikmeti) noktasında düşünülse, yine o kadar makul ve vukua (oluşa)  layıktır ki; &#8216;Eğer muhbir-i Sadık&#8217;tan rivayet olmazsa dahi, herhalde  öyle olmak lazım gelir. Ve olacaktır&#8217; diye ehl-i tefekkür (tefekkürde  bulunanlar) hükmeder. &#8230;.. Âl-i İbrahim Aleyhisselâm (Hz. İbrahim  (as)’ın soyu) gibi öyle bir vaziyet almış ki, umum mübarek silsilelerin  başında, umum aktar (açıklık alanlar) ve âsârın mecmalarında (kuytu  toplanma yerlerinde) o nuranî zatlar kumandanlık ediyorlar. Ve öyle bir  kesrettedirler ki (o kadar kalabalıktırlar ki), o kumandanların mecmuu  (tümü), muazzam bir ordu teşkil ediyorlar. Eğer maddî şekle girse ve bir  tesanütle bir fırka  (tümen) vaziyetini alsalar, İslâmiyet dinini  milliyet-i mukaddese (mübarek topluluk) hükmünde rabıta-i ittifak  (dayanışma düzeni) ve intibah (uyanış) yapsalar, hiçbir milletin ordusu  onlara karşı dayanamaz. İşte, o pek kesretli (kalabalık) o muktedir (güç  yetiren) ordu, Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır ve Hazret-i  Mehdînin en has ordusudur.</p>
<p>Evet, bugün tarih-i Âlemde (dünya tarihinde) hiçbir nesil,  şecere ile ve senetlerle ve anane ile birbirine muttasıl (birbirine  bitişik) ve en yüksek şeref ve Âli hasep ve asil neseple (soyla) mümtaz  (ayrıcalıklı) hiçbir nesil yoktur ki, Âl-i Beytten gelen seyyidler nesli  kadar kuvvetli ve ehemmiyetli bulunsun. Eski zamandan beri bütün ehl-i  hakikatin fırkaları başında onlar ve ehl-i kemalin (olgun ve değerli  kişiler) namdar (namlı) reisleri yine onlardır. Şimdi de, kemiyeten  (sayıca) milyonları geçen bir nesl-i mübarektir. Mütenebbih (akıllı,  sorumluluk sahibi) ve kalbleri imanlı ve muhabbet-i Nebevî  (Peygamber  sevgisi) ile dolu ve cihandeğer (dünyanın en kıymetlisi) şeref-i  intisabıyla  (mensup olmasıyla) serfirazdırlar (seçkindirler). <strong>Böyle  bir cemaat-i azîme  (büyük bir cemaat) içindeki mukaddes kuvveti tehyiç  edecek (coşturacak) ve uyandıracak hâdisât-ı azîme vücuda geliyor  (büyük ve önemli olaylar oluşuyor). Elbette o kuvvet-i azîmedeki bir  hamiyet-i Âliye feveran edecek (o büyük kuvvetteki haysiyet ve  mukaddesatı koruma duygusu galeyana gelecek) ve Hazret-i Mehdî başına  geçip tarik-i hak ve hakikate sevk edecek (doğru yola ve gerçeğe  yönlendirecek). Böyle olmak ve böyle olmasını, bu kıştan sonra baharın  gelmesi gibi, âdetullahtan (Allah’ın yarattığı tabiat kurallarından) ve  rahmet-i İlâhiyeden (Allah’ın Rahmetinden) bekleriz. </strong></span></strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></strong></div>
<p><strong><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">11.</span></strong> </strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MEHDÎ’NİN ÜÇ VAZİFESİ </span></strong><br />
<span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Emirdağ  Lahikası-I, ss. 231-233.) </span></strong></span></span></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">ÜSTAD BEDİÜZZAMAN SAİD  NURSİ HAZRETLERİ EMİRDAĞ LAHİKASI’NI 1949 YILINDA KALEME ALMIŞTIR. BU  ESERİNDE ÜSTAD HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ÖZELLİKLE DARWINİZM, MATERYALİZM VE  ATEİZM FELSEFELERİNİ TAM SUSTURARAK İNSANLARIN İMANINI KURTARMAYA VESİLE  OLACAK ŞEKİLDE ÇOK ETKİLİ ÇALIŞMALAR YAPACAĞINI İFADE ETMİŞTİR. ÜSTAD,  KENDİSİNİN YAŞADIĞI DÖNEM DAHİL OLMAK ÜZERE HER DÖNEMDE BİR NEVİ MEHDİ  VASFINA SAHİP İNSANLAR GELDİĞİNİ ANCAK HİÇBİRİNİN BU ÜÇ VAZİFEYİ BİR  ARADA YAPMA KUDRETİNE SAHİP OLAMADIKLARINI İFADE ETMİŞTİR.</span></strong></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Mehdî’nin üç vazifesi </strong></p>
<p>Nurun ehemmiyetli ve çok hayırlı bir şakirdi (talebesi),  çokların namına (başkaları adına) benden sordu ki: &#8220;Nurun halis ve  ehemmiyetli bir kısım şakirdleri, pek musırrane (ısrarla) olarak  ahirzamanda gelen al-i Beytin büyük bir mürşidi seni zannediyorlar ve o  kadar çekindiğin halde onlar ısrar ediyorlar.</p>
<p>Sen de bu kadar musırrane (ısrarla) onların fikirlerini kabul  etmiyorsun, çekiniyorsun. Elbette onların elinde bir hakikat ve kat’î  (kesin) bir hüccet (delil) var ve sen de bir hikmet ve hakikata binaen  onlara muvafakat (müsaade) etmiyorsun. Bu ise bir tezattır, her halde  hallini istiyoruz.&#8221;</p>
<p>Ben de bu zatın temsil ettiği çok mesaillere (meselelere)  cevaben derim ki: O has Nurcuların ellerinde bir hakikat var. Fakat iki  cihette bir tabir ve te’vil lazım.</p>
<p><strong>Birincisi:</strong> <span style="color: #ff0000;"><strong>ÇOK  DEFA MEKTUPLARIMDA İŞARET ETTİĞİM GİBİ, MEHDÎ AL-İ RESÛLÜN TEMSİL ETTİĞİ  KUDSÎ (mukaddes) CEMAATİNİN ŞAHS-I MANEVÎSİNİN ÜC VAZİFESİ VAR. EĞER  ÇABUK KIYAMET KOPMAZSA VE BEŞER BÜTÜN BÜTÜN YOLDAN ÇIKMAZSA, O  VAZİFELERİ ONUN CEMİYETİ VE SEYYİDLER CEMAATİ YAPACAĞINI RAHMET-İ  İLAHİYEDEN BEKLİYORUZ. VE ONUN ÜÇ BÜYÜK VAZİFESİ OLACAK: </strong></span></p>
<p><strong>Birincisi :</strong> Fen ve felsefenin tasallutiyle  (tesiriyle) ve maddiyyun ve tabiiyyun taunu beşer içine intişar  etmesiyle, her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyyûn (materyalizm,  darwinizm ve ateizm salgını), fikrini tam susturacak bir tarzda îmanı  kurtarmaktır. Ehl-i îmanı dalaletten muhafaza etmek (iman edenleri  sapkınlıktan korumak) ve bu vazife hem dünya, hem herşeyi bırakmakla,  çok zaman tetkikat (tetkikler) ile meşguliyeti iktiza ettiğinden  (gerektirdiğinden), Hazret-i Mehdî’nin, o vazifesini bizzat kendisi  görmeye vakit ve hal müsaade edemez. Çünkü hilafet-i Muhammediye  (a.s.m.) cihetindeki saltanatı, onun ile iştigale vakit bırakmıyor. <span style="color: #ff0000;"><strong>HERHALDE O VAZİFEYİ ONDAN EVVEL BİR TAİFE BİR  CİHETTE GÖRECEK. O ZAT, O TAİFENİN UZUN TETKİKATI (tetkikleri) İLE  YAZDIKLARI ESERİ KENDİNE HAZIR BİR PROĞRAM YAPACAK, ONUN İLE O BİRİNCİ  VAZİFEYİ TAM YAPMIŞ OLACAK. BU VAZİFENİN İSTİNAD ETTİĞİ (dayandığı)  KUVVET VE MANEVÎ ORDUSU, YALNIZ İHLAS VE SADAKAT VE TESANÜD SIFATLARINA  TAM SAHİP OLAN BİR KISIM ŞAKİRDLERDİR. NE KADAR DA AZ OLSALAR, MANEN BİR  ORDU KADAR KUVVETLİ VE KIYMETLİ SAYILIRLAR. </strong></span></p>
<p><strong>İkinci vazifesi : <span style="color: #ff0000;">HİLAFET-İ  MUHAMMEDİYE (A.S.M.) ÜNVANI İLE ŞEAİR-İ İSLAMİYEYİ <span style="color: #000000;">İslama  ait değerleri)</span> İHYA ETMEKTİR. ALEM-İ İSLAMIN <span style="color: #000000;">(İslam aleminin)</span> VAHDETİNİ <span style="color: #000000;">(birliğini)</span> NOKTA-İ İSTİNAD EDİP <span style="color: #000000;">(dayanak noktası edinip)</span>,  BEŞERİYETİ MADDÎ VE MANEVÎ TEHLİKELERDEN VE GAZAB-I İLAHÎDEN <span style="color: #000000;">(BELADAN)</span> KURTARMAKTIR. BU VAZİFENİN, NOKTA-İ  İSTİNADI VE HADİMLERİ <span style="color: #000000;">(HİZMETKARLARI)</span>,  MİLYONLARLA EFRADI (EFRADI) BULUNAN ORDULAR LAZIMDIR. </span></strong></p>
<p><strong>Üçüncü vazifesi :<span style="color: #ff0000;"> İNKILABAT-I  ZAMANİYE (ZAMANA BAĞLI DEĞİŞİMLER) İLE ÇOK AHKAM-I KUR’ANİYENİN  (KURAN&#8217;IN HÜKÜMLERİNİNİ) ZEDELENMESİYLE VE ŞERİAT-I MUHAMMEDÎYENİN  (A.S.M.) KANUNLARI BİR DERECE TATİLE UĞRAMASIYLA O ZAT, BÜTÜN EHL-İ  ÎMANIN MANEVÎ YARDIMLARIYLA VE İTTİHAD-I İSLAMIN (İSLAM BİRLİĞİNİN)  MUAVENETİYLE (YARDIMIYLA) VE BÜTÜN ULEMA VE EVLİYANIN VE BİLHASSA AL-İ  BEYTİN NESLİNDEN HER ASIRDA KUVVETLİ VE KESRETLİ (KALABALIK) BULUNAN  MİLYONLAR FEDAKAR SEYYİDLERİN İLTİHAKLARIYLA (KATILIMLARIYLA) O VAZİFE-İ  UZMAYI (ÇOK BÜYÜK GÖREVİ) YAPMAYA ÇALIŞIR. </span></strong></p>
<p>Şimdi hakikat-ı hal böyle olduğu halde, en birinci vazifesi ve  en yüksek mesleği olan îmanı kurtarmak ve îmanı, tahkikî (doğruluğunu  ispat ederek) bir surette umuma ders vermek, hatta avamın da îmanını  tahkikî yapmak vazifesi ise, manen ve hakikaten hidayet edici, irşad  edici (doğru yolu gösterici) manasının tam sarahatını ifade ettiği için,  Nur Şakirtleri bu vazifeyi tamamıyla Risale-i Nur’da gördüklerinden,  ikinci ve üçüncü vazifeler buna nisbeten ikinci ve üçüncü derecededir,  diye Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsini haklı olarak bir nevi Mehdî  telakki (kabul) ediyorlar. O şahs-ı manevînin de bir mümessili, Nur  Şakirdlerinin tesanüdünden gelen bir şahs-ı manevîsi ve o şahs-ı  manevîde bir nevi mümessili olan bîçare (zavallı) tercümanını  zannettiklerinden, bazan o ismi ona da veriyorlar. Gerçi bu, bir  iltibas(karıştırma) ve bir sehivdir (yanlışlıktır), fakat onlar onda  mes’ul değiller. Çünkü ziyade hüsn-ü zan, eskidenberi cereyan ediyor ve  itiraz edilmez. Ben de o kardeşlerimin pek ziyade hüsn-ü zanlarını bir  nevi dua ve bir temennî ve Nur Talebelerinin kemal-i itikadlarının bir  tereşşuhu gördüğümden onlara çok ilişmezdim. Hatta eski evliyanın bir  kısmı, keramet-i gaybiyelerinden Risale-i Nur’u aynı o ahirzamanın  hidayet edicisi olduğu, diye keşifleri bu tahkikat ile te’vili  anlaşılır. Demek iki noktada bir iltibas var, te’vil lazımdır.</p>
<p><strong>Birincisi: <span style="color: #ff0000;">AHİRDEKİ İKİ VAZİFE,  GERÇİ HAKİKAT NOKTASINDA BİRİNCİ VAZİFE DERECESİNDE DEĞİLLER,</span></strong> fakat hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) ve ittihad-ı İslam ordularıyla  zemin yüzünde saltanat-ı İslamiyeyi sürmek cihetinde herkeste, hususan  avamda, hususan ehl-i siyasette, hususan bu asrın efkarında o birinci  vazifeden bin derece geniş görünüyor; ve bu isim bir adama verildiği  vakit, bu iki vazife hatıra geliyor; siyaset manasını ihsas eder; belki  de bir hodfüruşluk manasını hatıra getirir; belki bir şan, şeref ve  makamperestlik ve şöhretperestlik arzularını gösterir. Ve eskidenberi ve  şimdi de çok safdil ve makamperest zatlar &#8220;Mehdî olacağım,&#8221; diye dava  ederler. <span style="color: #ff0000;"><strong>GERÇİ HER ASIRDA HİDAYET EDİCİ  BİR NEVİ MEHDÎ VE MÜCEDDİD GELİYOR VE GELMİŞ, FAKAT HERBİRİ ÜÇ  VAZİFELERDEN BİRİSİNİ BİR CİHETTE YAPMASI İTİBARİYLE, AHİRZAMANIN BÜYÜK  MEHDÎ ÜNVANINI ALMAMIŞLAR. </strong></span></p>
<p>Hem mahkemede Denizli ehl-i vukufu (bilgi sahibi kişileri), bazı  şakirtlerin (talebelerin) bu itikatlarına (inançlarına, düşüncelerine)  göre, bana karşı demişler ki:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;EĞER MEHDİLİK DAVA ETSE, BÜTÜN  ŞAKİRDLERİ (talebeleri) KABUL EDECEKLER.&#8221; BEN DE ONLARA DEMİŞTİM: &#8220;BEN,  KENDİMİ SEYYİD BİLEMİYORUM. BU ZAMANDA NESİLLER BİLİNMİYOR. HALBUKİ AHİR  ZAMANIN O BÜYÜK ŞAHSI, AL-İ BEYTTEN </span></strong>(Peygamberimiz  (s.a.v.)’in neslinden) <span style="color: #ff0000;"><strong>OLACAKTIR.</strong></span> Gerçi manen (manevi olarak) ben Hazret-i Ali nin (r.a.) bir veled-i  manevisi (manevi evladı) hükmünde ondan hakikat dersini aldım ve Al-i  Muhammed Aleyhisselam bir manada hakiki Nur şakirtlerine şamil  olmasından (gerçek Nur talebelerini de kapsadığı için), ben de Al-i  Beytten (Peygamberimiz (saas)’in neslinden) sayılabilirim. Fakat bu  zaman şahs-ı manevi zamanı olmasından ve Nurun mesleğinde hiçbir cihette  (hiç bir yönden) benlik ve şahsiyet ve şahsi makamları arzu etmek ve  şan şeref kazanmak olmaz; ve sırr-ı ihlasa tam muhalif olmasından  (samimiyetin sırrına ters düşmesinden), Cenab-ı Hakka hadsiz (sonsuz)  şükür ediyorum ki, beni kendime beğendirmemesinden, ben öyle şahsi ve  haddimden hadsiz derece fazla makamata (kendi sınırlarımdan sonsuz  derecede fazla makama) gözümü dikmem. Ve Nurdaki ihlası (samimiyeti)  bozmamak için, uhrevi makamat (makam) dahi bana verilse, bırakmaya  kendimi mecbur biliyorum&#8221; dedim, o ehl-i vukuf (bilgi sahibi kişiler)  sustu. <strong>(Emirdağ Lahikası-1, sf. 231-233.)</strong></span></strong></span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/109.gif" alt="" width="575" height="77" /></strong></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri-turkcelestirilmis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hücre bir bütün olarak var olmadan protein oluşamaz</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hucre-bir-butun-olarak-var-olmadan-protein-olusamaz.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hucre-bir-butun-olarak-var-olmadan-protein-olusamaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 13:27:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Basit]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Dawkins]]></category>
		<category><![CDATA[Dna]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Evrim]]></category>
		<category><![CDATA[Hep]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Protein]]></category>
		<category><![CDATA[Rna]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte]]></category>
		<category><![CDATA[Suda]]></category>
		<category><![CDATA[Tamami]]></category>
		<category><![CDATA[Tim White]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[Hücre bir bütün olarak var olmadan protein oluşamaz
Darwinistler istedikleri  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hücre bir bütün olarak var olmadan protein oluşamaz</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/21.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="200" height="291" align="left" />Darwinistler istedikleri  kadar içi formüllerle dolu aldatıcı kitaplar yazsınlar, istedikleri  kadar sahte fosil getirsinler, Yaratılışa dair bilimsel delillere  istedikleri kadar demagojik saldırılarda bulunsunlar, istedikleri kadar  her tarafa hayali çizimlerle doldurdukları kartondan afişler yapıştırıp  bunu evrim sergisi diye tanıtıp dursunlar, daha temelden yenilmiş  oldukları gerçeğini değiştiremeyeceklerdir. Çünkü Darwinistlerin en  büyük kabusu henüz daha canlılığın başlangıcıdır. Darwinistler henüz bir  tane proteinin nasıl oluştuğuna dair TEK BİR AÇIKLAMA DAHİ  YAPAMAMIŞLARDIR. Bu durum, Dawkins’in, Futuyma’nın, Tim White’ın ve  diğer bütün Darwinistlerin içine düştüğü içler acısı durumu ifade eder.  Yaptıkları hiçbir demagoji, tek bir protein karşısındaki bu büyük ve  görkemli yenilginin önüne geçememektedir. TEK BİR PROTEİN, DARWİNİZM’İ  TÜMÜYLE ALTÜST ETMİŞTİR.<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Darwinist  demagojinin önemli bir özelliği tüm kompleksliğine rağmen, yaşamdaki her  şeyi basit göstermeye çalışmak olduğundan, Darwinistler, hayatın  başlangıcı konusunu da hep basite indirgeme eğiliminde olmuşlardır.  “Çamurlu suda hücre oluştu”, “DNA kendi kendine oluşup çoğalmaya  başladı” gibi hikayelerin temelinde yatan sebep de budur. Darwinistler  bu yolla insanları daha kolay aldatabileceklerini düşünürler. Fakat  kendileri de çok iyi görmüşlerdir ki, olay artık bu aldatma safhasını  çoktan geçmiştir. İnsanlar artık, yalnızca tek bir proteinin bile kendi  kendine oluşamayacak kadar üstün bir kompleksliğe sahip olduğunu  bilmekle kalmamakta, aynı zamanda bir proteinin, bir DNA’nın veya  RNA’nın ya da hücrenin küçük büyük herhangi başka bir parçasının  HÜCRENİN TAMAMI OLMADAN HİÇBİR İŞE YARAMADIĞINI DA bilmektedirler.<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu gerçek,  Darwinist yenilgi açısından çok önemlidir:<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Tek  bir proteinin oluşması için DNA gerekir</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Protein  olmadan DNA oluşamaz</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       DNA  olmadan protein oluşamaz</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Protein  olmadan protein oluşamaz </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Tek  bir proteinin oluşması için 60 ayrı protein gerekir </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Bu  proteinlerin bir tanesi bile eksik olsa protein var olamaz </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Ribozom  olmadan protein oluşmaz </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       RNA  olmadan da protein oluşmaz </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       ATP  olmadan protein oluşmaz</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       ATP’yi  üretecek mitokondri olmadan da protein oluşmaz. </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Hücre  çekirdeği olmadan protein oluşmaz </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Sitoplazma  olmadan da protein oluşmaz </span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Hücredeki  organellerden bir tanesi eksik olsa protein oluşamaz</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Hücredeki  bütün organellerin var olması ve çalışması için de proteinler  gereklidir</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;">-       Bu  organeller olmadan da hiçbir şekilde protein olmaz.<br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/DNA1.jpg" border="1" alt="" hspace="5" vspace="5" width="256" height="256" align="right" />Bu sistem,  bir arada çalışmak zorunda olan iç içe bir sistemdir. Biri olmadan  diğeri olamaz. Tek bir parçası var olsa bile, sistemin diğer parçaları  olmadan bu parça hiçbir işe yaramaz.</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Kısacası, </span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">BİR PROTEİNİN VAR  OLMASI İÇİN <span style="text-decoration: underline;">HÜCRENİN TAMAMI</span> GEREKİR. Hücre, bugün incelediğimiz  ve çok az bir kısmını anlayabildiğimiz mükemmel kompleks yapısı ile var  olmadığı sürece, TEK BİR TANE BİLE PROTEİN MEYDANA GELEMEZ. </span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu protein kendi  kendine oluşsa bile (ki, bu imkansızdır), hiçbir işe yaramaz. Tek başına  etrafta dolanır ve ölür.</span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Dolayısıyla,  Dawkins’in “kendi kendini kopyalayan molekül” iddiası, olağanüstü  derecede saçmadır ve yalnızca insanları aldatmaya yöneliktir. İNSAN  HÜCRESİNDEKİ HİÇBİR MOLEKÜL, BAŞKA HİÇBİR YARDIMA İHTİYAÇ DUYMAKSIZIN,  KENDİ KENDİNİ KOPYALAYARAK ÇOĞALABİLME YETENEĞİNE SAHİP DEĞİLDİR. </span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Cambridge  Üniversitesi’nden bilim felsefesi profesörü Stephen C. Meyer, <em>Signature  in the Cell</em> (Hücredeki İşaret) kitabında bunu şöyle anlatmıştır:<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">DNA’nın yapısının  ve işlevinin ortaya çıktığı 1950’li yılları ve 1960’lı yılların  başlarını takiben, yaşama dair yeni bir radikal kavram gelişmeye  başladı. Moleküler biyologların keşfi, DNA’nın yalnızca bilgi  taşımadığıydı. Biyologlar DNA hakkındaki bu keşfin hemen sonrasında,  canlı organizmaların genetik bilgiyi işleyebilmesi için sistemlere sahip  olması gerektiğinden şüphelendiler. <strong>Bir diskin içine saklanmış  olan dijital bilginin o diski okuyan bir cihaz olmadan işe yaramaz  olması gibi, DNA’nın içindeki bilgi de hücre bilgi işlem sistemi olmadan  işe yaramazdır.</strong> (Darwinist) Richard Lewontin’in belirttiği  gibi “<strong>Hiçbir canlı molekül (yani biyomolekül) kendi kendine  çoğalamaz&#8230; Hücreler ancak bir bütün olarak kendi kendine çoğalmak için  gerekli makinelere sahip olabilirler&#8230;</strong> DNA, yardım alarak  veya almayarak, yalnızca kendi kendisinin kopyasını çıkaramamakla  kalmaz, aynı zamanda başka hiçbir şey ‘üretemez’&#8230; <strong>Hücrenin  içindeki proteinler başka proteinlerden yapılmıştır ve bu protein  oluşturan makine olmaksızın hiçbir şey yapılamaz</strong>.” <sup><span style="font-size: x-small;">1</span></sup></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu açıklamalardan,  son dönemlerde uzay dinine giren Dawkins’in açıklamalarının tutarsızlığı  da bir kez daha ortaya çıkmıştır. Dünya, bir canlı hücrenin yaşaması  için uzaydaki en uygun ortamdır. Ancak bu uygun şartlar bile, canlı  hücrenin kendi kendine oluşabilmesine imkan vermemektedir. Dawkins, bu  gerçek karşısında yeni bir çözüm arayışına girmiş ve kendi kendine  çoğalabilen bir molekülün uzayda oluştuğunu ve daha sonra dünyaya  geldiğini iddia etmiştir. Buradaki birinci açmaz, böyle bir canlı  molekülün kendi kendine oluşamayacağıdır. İkincisi ise yukarıda  belirtmiş olduğumuz gibi, canlı bir molekülün dünyada dahi kendi kendine  çoğalabilme yeteneğine sahip olmadığıdır. Nitekim bütün bu açmazların  farkında olan Dawkins de en sonunda böyle bir molekülün üstün bir akıl  tarafından yaratılmış olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştır.</span><sup><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Verdana;">2</span><span style="font-family: Verdana;"> </span></span></sup></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<div><span style="font-size: xx-small;"><span style="font-family: Verdana;"><sup>1 </sup>Stephen C. Meyer, Signiture in the Cell,  Harper One, 2009, s. 132-133</span></span></div>
<div><span style="font-size: xx-small;"><span style="font-family: Verdana;"><sup>2</sup> Ben Stein, Expelled “No Intelligent  Allowed”, 2008, movie</span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hucre-bir-butun-olarak-var-olmadan-protein-olusamaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İncil&#8217;de Hz. İsa&#8217;nın beşeri özellikleri</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/incilde-hz-isanin-beseri-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/incilde-hz-isanin-beseri-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 13:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Davut]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelin]]></category>
		<category><![CDATA[Giden]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Isa Mesih]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Luka]]></category>
		<category><![CDATA[Matta]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem]]></category>
		<category><![CDATA[Saat]]></category>
		<category><![CDATA[Soyu]]></category>
		<category><![CDATA[Yedi]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[İncil&#8217;de Hz. İsa&#8217;nın  beşeri özellikleri
Hz. İsa&#8217;nın doğumu, soyu, yakınları
İbrahim ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>İncil&#8217;de Hz. İsa&#8217;nın  beşeri özellikleri</h3>
<p><strong>Hz. İsa&#8217;nın doğumu, soyu, yakınları</strong></p>
<div>İbrahim oğlu, <strong>Davut oğlu İsa  Mesih&#8217;in soyuyla</strong> ilgili kayıt şöyledir&#8230; (Matta, 1/1-2)</div>
<div>Daha sonra <strong>İsa&#8217;nın annesiyle  kardeşleri</strong> geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip onu  çağırdılar. (Markos, 3/31)</div>
<div>… Kalabalıklar, &#8220;Bu,<strong> Celile&#8217;nin  Nasıra kentinden İsa Peygamber&#8221;</strong> diyordu. (Matta, 21/11)</div>
<div><strong>Meryem&#8217;in oğlu,  Yakup, Yose, Yahuda ve Simun&#8217;un kardeşi olan marangoz değil mi bu?  Kızkardeşleri burada, aramızda yaşamıyor mu?..</strong> (Markos, 6/3)</div>
<div><strong>İsa bilgice ve  boyca gelişiyor, </strong>Allah ve  insanlar önünde iyilik buluyordu. (Luka, 2/52)</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><strong><br />
Hz. İsa&#8217;nın beşeri özellikleri</strong></div>
<div><strong>Yemek yemesi</strong></div>
<div>Onlarla sofrada otururken <strong>İsa  ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.</strong> (Luka,  24/30)</div>
<div>Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık  içindeki öğrencilerine, &#8220;<strong>Sizde yiyecek bir şey var mı?&#8221; diye  sordu. </strong><strong>Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler. İsa  onu alıp gözlerinin önünde yedi</strong>. (Luka, 24/41-43)</div>
<div>Daha sonra <strong>İsa, Levi&#8217;nin evinde  yemek yerken&#8230;</strong> (Markos, 2/15)</div>
<div>&#8230; İsa, <strong>yolculuktan yorulmuş </strong>olduğu  için kuyunun yanına oturmuştu. Saat on iki sularıydı. Samiriyeli bir  kadın su çekmeye geldi. <strong>İsa ona, &#8220;Bana su ver, içeyim&#8221;</strong> dedi. (Yuhanna, 4/6-7)<br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div><strong>Yorulması ve  dinlenmesi</strong></div>
<div>İsa, kayığın uç tarafında <strong>bir  yastığa yaslanmış uyuyordu&#8230; </strong>(Markos, 4/38)</div>
<div>İsa onlara, &#8220;Gelin, tek başımıza tenha  bir yere gidelim de <strong>biraz dinlenin&#8221;</strong> dedi. Gelen giden  öyle çoktu ki, <strong>yemek yemeye</strong> bile vakit bulamıyorlardı.  (Markos, 6/31)</div>
<div>&#8230;Yolculuktan yorulmuş olan İsa kuyunun yanına  oturdu&#8230; (Yuhanna, 4/6)</p>
<div><strong>Hz. İsa  her insan gibi Allah’ın rahmetine muhtaçtır</strong></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>Herşey bana Rabbim tarafından  verildi&#8230;</strong> (Matta, 11/27)</span></span></div>
<div><strong>&#8230;Allah&#8217;ın bana  verdiği buyruk uyarınca iş görüyorum&#8230;</strong> (Yuhanna, 14/31)</div>
<div><strong>&#8230;Size  söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum&#8230; </strong>(Yuhanna, 14/10)</div>
<div><strong>&#8230;Size önemle  belirtirim ki, elçi kendiliğinden hiçbir şey yapamaz&#8230; </strong>(Yuhanna, 5/19)</div>
<div><strong>&#8230;Benim  öğretişim kendimden değil, beni gönderenden esinleniyor.</strong> (Yuhanna, 7/16)</div>
<div><strong>Onları bana  veren Rabbim her varlıktan üstündür&#8230;</strong> (Yuhanna, 10/29)</div>
<div><strong>Çünkü ben  kendiliğimden konuşmadım. Ne diyeceğimi, ne konuşacağımı beni gönderen  Allah buyurdu.</strong> O&#8217;nun  buyruğunun ise sonsuz yaşam olduğunu biliyorum. Bunun için <strong>konuştuğum  her sözü Allah&#8217;ın bana bildirdiği gibi söylüyorum.</strong> (Yuhanna,  12/49-50)</div>
<div><strong>İsa Allah&#8217;ın  herşeyi kendi ellerine verdiğini ve Allah&#8217;tan gelmiş olup yine Allah&#8217;a  gittiğini biliyordu.</strong> (Yuhanna, 13/3)</div>
<div>… <strong>Ben her zaman O&#8217;nun beğendiği  işleri yapıyorum.</strong> (Yuhanna, 8/29)</div>
<div><strong>Ben kendi  kendime hiçbir şey yapamam; işittiğim gibi yargılarım. Benim  yargılayışım doğrudur. Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin  isteğini ararım.</strong> (Yuhanna, 5/30)</div>
</div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></div>
<div>
<div><strong>Hz. İsa&#8217;nın Allah&#8217;a dua etmesi </strong></div>
<div>Biraz ileriye giderek <strong>yüzüstü  yere kapandı, duaya koyuldu&#8230;</strong> (Matta, 26/39)</div>
<div>… <strong>gözlerini göğe dikerek şükran  duasını yaptı&#8230;</strong> (Matta, 14/19)</div>
<div>Halkı salıverdikten sonra <strong>dua  etmek için tek başına dağa çıktı…</strong> (Matta, 14/23)</div>
<div>Sabah çok erkenden, ortalık henüz  ağarmadan İsa kalktı, evden çıkıp ıssız bir yere gitti, orada <strong>dua  etmeye başladı.</strong> (Markos, 1/35)</div>
<div>Onları uğurladıktan sonra, <strong>dua  etmek için dağa çıktı. </strong>(Markos, 6/46)</div>
<div>İsa öğrencilerine, <strong>&#8220;Ben dua  ederken </strong>siz burada oturun&#8221; dedi. (Markos, 14/32)</div>
<div>O günlerde İsa, <strong>dua etmek </strong>için  dağa çıktı ve bütün geceyi Allah&#8217;a <strong>dua ederek </strong>geçirdi.  (Luka, 6/12)</div>
<div><strong>İsa bir yerde  dua ediyordu… </strong>(Luka, 11/1)</div>
<div>&#8230; Ben, imanını yitirmeyesin diye  senin için <strong>dua ettim… </strong>(Luka, 22/32)</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/incilde-hz-isanin-beseri-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HZ Mehdi&#8217;nin Özellikleri</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdinin-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdinin-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 09:35:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[163]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Ezip]]></category>
		<category><![CDATA[Fert]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakka]]></category>
		<category><![CDATA[Hatta]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalem]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi&#8217;nin çeşitli özellikleri Peygamber Efendimiz&#8217;in     ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Mehdi&#8217;nin çeşitli özellikleri Peygamber Efendimiz&#8217;in                    hadislerinde şöyle bildirilmiştir:<br />
<strong> GÜZEL AHLAKLI OLMASI</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Mehdi Allah&#8217;a  karşı son                            derece boyun eğicidir. <strong>Ahlak  bakımından Peygamber&#8217;e                            benzer.</strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s.163)<br />
<strong>Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım  çıkacak. </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamberimiz&#8217;in üstün ahlakı Kuran&#8217;da  şöyle haber                    verilmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Şüphesiz  sen                            üstün ve pek yüce bir ahlak üzerindesin.  (Kalem Suresi,                            4)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>HERKES TARAFINDAN ÇOK SEVİLMESİ<br />
MÜCADELECİ OLMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Allah (c.c.) <strong>bütün                             insanların kalplerini onun (Mehdi&#8217;nin)  muhabbetiyle                            dolduracaktır. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)<br />
Mehdi zuhur eder, herkes sadece ondan konuşur,  <strong>O&#8217;nun                            sevgisini içer ve O&#8217;ndan başka bir şeyden  bahsetmezler. </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33)<br />
Ümmet-i Muhammed&#8217;den <strong>memnun olmadık  hiçbir fert                            kalmayacaktır. </strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 163)<br />
Onun hilafetinden yer ve gök ehli, hatta  havadaki kuşlar                            bile <strong>razı olacaktır.</strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)<br />
<strong>Mehdi işi sıkı tutacak. </strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 175)<br />
<strong>İnsanlar hakka dönünceye kadar  mücadelesine                            devam edecektir. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)<br />
<strong>Fitneleri önlemenin kendisine zor  gelmeyeceği                            ve öldürmenin de onu vazgeçiremeyeceği </strong>Ehli                             Beytim&#8217;e mensup birisi (Mehdi) sahip olmadan  günler                            geceler bitmeyecektir.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)<br />
Mehdi <strong>hesabını çok seri bir şekilde  görecek</strong> ve vaadinden dönmeyecektir.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)<br />
Mehdi Doğu tarafından çıkacak. <strong>Karşısına  dağlar                            bile dikilse onları ezip geçecek, o dağlarda  kendisine                            yol bulacaktır. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Allah Kuran&#8217;da pek çok ayette elçilerinin  güzel                    ahlakı ve mücadeleci karakterlerinden bahsetmektedir.  Elçiler                    kavimlerinin tüm inkarlarına, alaylarına, tuzaklarına  ve saldırılarına                    en güzel şekilde karşılık vermişler ve her zaman için  Allah&#8217;ın                    yardımıyla galip gelmişlerdir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Öyleyse  sen emrolunduğun                            şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.  (Hicr                            Suresi, 94)</strong></p>
<p><strong>Öyleyse  kafirlere                            itaat etme ve onlara (Kur&#8217;an&#8217;la) büyük bir  cihad ver.                            (Furkan Suresi, 52)</strong></p>
<p><strong>Kendilerine  yara                            isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin  çağrısına                            icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve  sakınanlar                            için büyük bir ecir vardır. (Ali İmran Suresi,  172)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mehdi hem üstün ahlakıyla, hem de güçlü,  mücadeleci                    karakteriyle tüm inananlara örnek olacaktır.<br />
TEBLİĞ GÜCÜ (İRŞAD)</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Hz.  Mehdi, kuru                            bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip  yapraklanacaktır. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)<br />
<strong>O (Mehdi) kuru bir kamış ağacını kuru  bir yere                            dikecek, anında yeşillenip yaprak verecek. </strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 165)<br />
<strong>Mehdi bir yere kuru bir dalı diker ve  dal yapraklanıp                            yeşillenir. </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 67)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu hadisler zahiri manalarının dışında  farklı şekillerde                    yorumlanmaktadır. Bu yorumlardan biri şu şekilde  olabilir: Mehdi                    &#8220;kuru bir ağaç&#8221;a benzetilen bir insana teveccühüyle ve  onu irşad                    etmesiyle; önceleri aynı kuru bir ağaç gibi etrafına  faydalı                    olamayan bu insanı, bu kez yeşillenmiş ve meyve vermiş  bir ağaç                    gibi etrafına, yani dinine, milletine ve bütün  insanlığa faydalı                    hale getirecektir.</p>
<p>Bu müteşabih hadislerin anlamı, İmam  Rabbani&#8217;nin                    kendi tebliğ gücüyle ilgili benzetmesinden de ortaya  çıkmaktadır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Allah-ü Teala,  hidayet                            işinde; bana büyük bir güç verdi. O kadar ki: <strong>Kuru                             bir ağaca teveccüh etsem; o kuru ağaç hemen  filizlenir.</strong></p>
<p>(Mektubat-ı  Rabbani, 1-18)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aşağıdaki hadis-i şerifte de benzer bir  şekilde;                    önceleri cahil, cimri ve korkak olan bir insanın, ahir  zamanın                    büyük mürşidinin tebliği ve eğitimiyle bilgili, cömert  ve cesur                    bir hale geleceği, adeta önceleri kuru ve faydasız  olan bir                    ağacın yeşerip yaprak vermesi gibi şahsiyetini  değiştireceği                    bildirilmektedir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Asrında  cahil,                            cimri ve korkak olan bir adam hemen alim,  cömert ve                            cesur olacak.</strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 186)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>HİKMETİ VE ANLAYIŞ GÜCÜ</p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi&#8217;nin Allah tarafından  kendisine                    verilmiş özel bir güce sahip olduğu bildirilmektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>&#8220;Keza  (N.b. Hammad) Kaab’dan tahric etti, O dedi ki: O kimsenin bilmediği  gizli bir duruma kılavuzlandığı için kendisine “Mehdi” denilmiştir&#8230;&#8221; </strong></p>
<p>(Ahir zaman  Mehdi’sinin alametleri, Ali Bin Hüsameddin el Muttaki, sf.77)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Muhyiddin Arabi Mehdi&#8217;nin bazı  özelliklerini saymaktadır.                    Aşağıdaki izahında Mehdi&#8217;nin dikkat çeken başlıca 9  özelliğine                    yer vermektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>1.  Basiret sahibi                            olması</strong></p>
<p><strong>2.  Kutsal kitabı                            anlaması</strong></p>
<p><strong>3.  Ayetlerin                            manasını bilmesi</strong></p>
<p><strong>4.  Tayin edeceği                            kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi</strong></p>
<p><strong>5.  Öfkelendiğinde                            bile merhamet ve adaletten ayrılmaması</strong></p>
<p><strong>6.  Varlıkların                            sınıflarını bilmesi</strong></p>
<p><strong>7.  İşlerin girift                            taraflarını bilmesi</strong></p>
<p>Çünkü bunlardan  haberi                            olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz.  Mehdi kıyas                            ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan  kaçınmak için                            bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham  neticesi                            olacak. Yani Hz. Muhammed&#8217;in getirdiği şeriat  üzere                            hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamber onu  vasfederken                            &#8220;Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek&#8221;  demiştir.                            Bundan anlıyoruz ki, Mehdi, şeriat sahibi  değil, şeriata                            uyandır.</p>
<p><strong>8.  İnsanların                            ihtiyacını iyi anlaması</strong></p>
<p>Çünkü onların  her türlü                            işlerini görmek için Allah onu diğer insanlar  üzerine                            seçmiştir. Liderlerin davranış ve faaliyetleri  kendilerinden                            ziyade halkın menfaatine olmalıdır&#8230; Halkın  yararına                            aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini  görmeyen bir                            lider azledilmelidir. Çünkü onunla diğer  insanlar arasında                            fark kalmamıştır.</p>
<p><strong>9.  Bilhassa kendi                            zamanında ihtiyaç hissedilen gaibi ilimlere  vukufu bulunması.</strong> Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edilecek  meseleleri                            halledebilir.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, s.                            189)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>ZAMANIN EN HAYIRLISI OLMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Muhammed  ümmetinin <strong>en                            hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz</strong> olan kimseye katılın.. O Mehdi&#8217;dir.&#8221;</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)<br />
<strong>Devrinde yeryüzünün en hayırlısı  kendisi olacaktır.</strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)<br />
Mehdi (zamanındaki) insanların<strong> en  hayırlısıdır.</strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>CİFR (EBCED) İLMİNİ BİLMESİ</p>
<p>Mehdi&#8217;nin vehbi ilme ait bir başka  özelliği de                    ebced hesabını ve ona ait sırları bilmesidir.  Taşköprülüzade                    Ahmet Efendi &#8220;Mevzuatu&#8217;l-Ulum&#8221; isimli eserinde (c.11/  s. 246)                    Mehdi&#8217;nin cifr ilmine vakıf olacağını kaydetmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Bazıları  dediler ki,                            bu kitabı kemal-i vukuf ahir zamanda hurucu  muntazar                            Hz. Mehdi&#8217;nin hurucuna mevkuftur ki, <strong>onlar  cifr                            ilmine vakıf ve sırlarına arif olurlar</strong>.  Kitab-ı                            enbiyayı salifeden dahi bu ilim varid  olmuştur.</p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, İbrahim                            Süleymanoğlu s. 252)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>KUTSAL EMANETLERLE ÇIKAR<br />
SIKINTI VE ZORLUKLARLA KARŞILAŞMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Naim bin  Hammad, Ebu                            Cafer&#8217;den şöyle rivayet etmiştir; &#8220;Mehdi,  Mekke&#8217;de Peygamberimizin                            sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve  güzel                            ifadesiyle yatsı vaktinde çıkar.</p>
<p>(Ali b. Sultan  Muhammed                            el-Kari el-Hanefi &#8220;Risaletül Meşreb elverdi fi  mezhebil                            Mehdi)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İnkar içinde olan kavimleri uyarmak ve  onları doğru                    yola davet etmek için gönderilen tüm elçiler,  gönderildikleri                    kavimler tarafından yalanlanmış ve onların çeşitli  itham ve                    iftiralarına maruz kalmışlardır. Ehl-i Beyt&#8217;ten  gelecek olan                    Hz. Mehdi&#8217;nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla  karşılaşacağı                    hadislerde haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah  bilir)</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammed&#8217;in aşağıdaki  hadisi                    böyle bir durumu, &#8220;Mehdi&#8217;nin biat sırasında kendisinin  birçok                    kahr ve haksızlığa uğradığını insanlara  açıklayacağını&#8221; haber                    vermektedir.</p>
<p>Resulullah Efendimiz şöyle  buyurmuşlardır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Mehdi, bizden,  Ehl-i                            Beyt&#8217;tendir&#8230; Biz öyle bir ev halkıyız ki  Allah bizim                            için ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim  Ehl-i Beytim                            muhakkak benden sonra <strong>bela, kaçırılma  ve sürgüne                            uğrayacaktır.</strong></p>
<p>Benden sonra <strong>Ehl-i                             Beytim bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve  tarda                            maruz kalacaklardır</strong>.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aşağıdaki hadis-i şerifte de İstanbul&#8217;u  fethedecek                    olan Hz. Mehdi ve yardımcılarına, fetihten önceki  devrede hastalık,                    sıkıntı ve üzüntülerin isabet edeceği ve daha sonra bu  sıkıntının                    kaldırılacağı bildirilmektedir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>&#8230; Mehdi,  Resulullah&#8217;ın                            bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine  bela                            yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir  sırada çıkar.                            İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle  der: &#8220;Ey                            insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun  Ehl-i Beyti                            çok belalar gördü ve bizler kahr ve haksızlığa  maruz                            kaldık.&#8221;</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Allah  Konstantiniyye&#8217;yi                            (İstanbul&#8217;u) çok sevdiği dostlarının ehline  fethedecek&#8230;                            Onlardan hastalığı ve üzüntüyü kaldıracak</strong> (Kıyamet                            Alametleri, Berzenci, s. 181)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Dininde kavi, güçlü  olanın başına                            gelecek belalar büyük olur. </strong>(İbni  Hibban)</p>
<p>Hak Teala bir kulunu sever veya  kendine                            yaklaştırmak isterse, üzerine <strong>bela ve  musibetleri                            ardı ardına gönderir.</strong> (İbni Ebi&#8217;d  Dünya)</p>
<p><strong>Hak Teala bir kimseye bir  hayır                            diledi mi, ona bela ve musibet verir.</strong> (İmam                            Malik ve Buhari)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Allah, Kuran&#8217;da birçok peygamberin  kavimleri tarafından                    yalanlandıklarından, delilik ve büyücülükle  suçlandıklarından                    ve daha pek çok saldırı ve eziyetle  karşılaştıklarından bahseder.                    Elçiler tüm bu saldırılar karşısında sabretmiş, onlara  en güzel                    şekilde cevap vermişlerdir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Andolsun  senden                            önce de elçiler yalanlandı; onlara, yardımımız  gelinceye                            kadar yalanlandıkları ve eziyete  uğratıldıkları şeye                            sabrettiler&#8230; (Enam Suresi, 34)</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bize  ne oluyor                            ki, Allah&#8217;a tevekkül etmeyelim? Bize doğru  olan yolları                            O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız  işkencelere                            karşı sabredeceğiz&#8230;&#8221; (İbrahim Suresi, 12)</strong></p>
<p><strong>Sonra,  ondan                            yüz çevirdiler ve dediler ki: &#8220;(Bu,)  Öğretilmiştir,                            bir delidir.&#8221; (Duhan Suresi, 14)</strong></p>
<p><strong>İşte  böyle; onlardan                            öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka:  &#8220;Büyücü                            ve cinlenmiş&#8221; demişlerdir. (Zariyat Suresi,  52)</strong></p>
<p><strong>Fakat  o, &#8216;bütün                            kişisel ve askeri gücüyle&#8217; yüz çevirdi ve:  &#8220;(Bu,) Ya                            bir büyücü veya bir delidir&#8221; dedi. (Zariyat  Suresi,                            39)</strong></p>
<p><strong>(Firavun)  dedi                            ki: &#8220;Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek  olursan,                            seni mutlaka hapse atacağım.&#8221; (Şuara Suresi,  29)</strong></p>
<p><strong>Ey iman  edenler,                            Musa&#8217;ya eziyet edenler gibi olmayın; ki  sonunda Allah                            onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O,  Allah                            katında vecihti. (Ahzap Suresi, 69)</strong></p>
<p><strong>Dediler  ki: &#8220;Onun                            için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu  çılgınca yanan                            ateşin içine atın.&#8221; (Saffat Suresi, 97)</strong></p>
<p><strong>Sonra  onlarda                            (Yusuf&#8217;un iffetine ilişkin) delilleri  görmelerinin ardından,                            mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana  atmak (görüşü)                            ağır bastı. (Yusuf Suresi, 35)</strong></p>
<p><strong>Fakat  Rabbi onu                            seçti ve onu salih olanlardan kıldı. O inkar  edenler,                            zikri (Kur&#8217;an&#8217;ı) işittikleri zaman, seni  neredeyse gözleriyle                            devireceklerdi. &#8220;O, gerçekten bir delidir&#8221;  diyorlar.                            (Kalem Suresi, 50-51)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>MEHDİNİN GÖZETLENMESİ &#8211; TAKİP EDİLMESİ -</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Deccal çıkınca,  ona karşı                            müminlerden bir adam (Mehdi) yönelir. Derken o  mümin                            kimseye birçok silahlılar, Deccal&#8217;ın  merkezlerde gözetleme                            yapan silahlıları karşı çıkarlar.</p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye s.                            37, Sahih-i Müslim,<br />
c. 11/s. 393&#8242;den nakil)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadisin başlangıcında Mehdi&#8217;nin Deccal&#8217;ın  silahlı                    adamları tarafından gözetlendiği ve takip edildiği  bildirilmektedir.                    Önceki devirlerde de Allah yolunda mücadelede bulunmuş  bazı                    peygamberlerin de benzer şekilde gözetlendiğini  böylece kontrol                    altında tutulmak istendiğini Kuran&#8217;dan öğrenmekteyiz:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>&#8220;O,  kendisinde                            delilik bulunan bir adamdan başkası değildir,  onu belli                            bir süre gözetleyin.&#8221; (Müminun Suresi, 25)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>MEHDİ HAKKINDA OLUMSUZ PROPAGANDA YAPILMASI</p>
<p>Hadiste Mehdi&#8217;nin &#8220;<strong>sırtı ve  karnından dövüle                    dövüle genişletilmesi</strong>&#8221; müteşabih olarak  (benzetme yapılarak)                    söylenmiştir. <em>Mehdilik ve İmamiye</em> kitabının  yazarı                    bu bölüm için &#8220;Mehdi&#8217;nin ünü, &#8220;<strong>durmadan etrafa  ilan                    edilip yayılmaktadır</strong>&#8221; demektedir. Fakat bunu  Deccal                    taraftarları yapacağı için bu propagandanın Mehdi&#8217;yi  kötüleme                    şeklinde olacağını söyleyebiliriz.</p>
<p>Peygamberimiz devrinde İslam düşmanları,  onu kötülemek                    için o devrin yayın organı sayılan şairleri  kullanıyorlardı.                    Şairler, panayırlarda, çarşılarda Peygambere çeşitli  hakaretler                    ediyor, Ona deli, büyücü, kahin şeklinde iftiralar  atıyorlardı.                    Şimdi de İslam düşmanı olan Deccal yanlıları yazılı ve  sözlü                    yayın organlarıyla Mehdi&#8217;yi kötüleyecekler, halkın  nazarında                    itibarını sarsmaya çalışacaklardır.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Mümin şahıs  (Mehdi) Deccal&#8217;ı                            görünce: &#8220;Ey insanlar! Resulullah&#8217;ın  zikrettiği Deccal                            işte budur&#8221; der. Deccal hemen onunla ilgili  emrini verir                            de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından:  &#8220;Onu                            alın da yaralayın!&#8221; der. Artık o zatın <strong>sırtı                             ve karnı döve döve genişletilir. </strong>Bu  sefer onu                            iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır  atar. İnsanlar                            Deccal&#8217;ın onu bir ateş içine attığını  sanırlar. Halbuki                            o bir cennet içine atılmıştır.</p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, İbrahim                            Süleymanoğlu, s. 40)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadislerde Mehdi&#8217;nin başlangıç yıllarının  sıkıntı                    ve zorluklarla dolu mücadele yılları olduğu  anlatılmaktadır.                    &#8220;Altınçağ&#8221; ise Mehdi&#8217;nin yeryüzünde bulunduğu son  dönemlere                    aittir. Mehdi ve Müslümanlar ancak bu devirde rahata,  bolluğa,                    huzura kavuşacaklar ve sevgiye, barışa, kardeşliğe  dayalı bir                    hayatı bu devirde yaşayacaklardır.<br />
KİMSEYE TENEZZÜL ETMEMESİ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>&#8221; Mehdi  bizden,                            Ehl-i Beyttendir. O, benim ümmetimden,  tenezzül etmeyen                            (Allah&#8217;tan başka hiçbir varlığa minnet  duymayan) bir                            adamdır.&#8221; </strong></p>
<p>(Suyuti, el-havi,  2/24)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>ALLAH&#8217;TAN KORKACAĞI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Mehdi,  gerges                            kuşunun kanadı ile titremesi gibi Allah&#8217;tan  çok korkan                            bir kimsedir&#8221; </strong></p>
<p>(Naim b. Hammad)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>YOKSULLARA KARŞI MERHAMETLİ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Hz. Tavus  (r.a.) dan                            rivayete göre; Resulullah (s.a.v.) şöyle  buyurmuştur:</p>
<p><strong>&#8220;Çalışanlar  üzerine                            disiplinli olması, malı cömertçe vermesi ve  yoksullara                            karşı çok merhametli olması, Mehdi&#8217;nin  alametlerindendir.&#8221; </strong></p>
<p>(Ebu Nuaym tahric  etmiştir.)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>MELEKLERİN YARDIMI OLACAKTIR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>&#8220;Allah (c.c)  ona (Mehdi&#8217;ye)                            üç melekle imdad eyleyecektir. Onlar,  (Mehdi&#8217;ye) muhalefet                            edenlerin yüzlerine ve arkalarına  vuracaklardır.&#8221;</p>
<p>(Ikdu&#8217;d Dürer s.  12 A)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>AZ KARDEŞİ OLACAĞI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>&#8220;Kardeşi az  olandır.                            Daha doğrusu, onun hiç kardeşi yoktur&#8221;</p>
<p>(Risalet ül Mehdi  s.161)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İKİ DEFA KAYBOLACAK</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>&#8220;Ebu  Abdullah                          Hüseyin bin Ali aleyhi&#8217;s-selâm&#8217;dan şöyle  buyurduğu rivayet                          edilir:</p>
<p><strong>&#8220;Bu işi  yapacak                          olanın (yani Mehdi&#8217;nin) iki gaybeti vardır. Bu  iki gaybetin                          biri o kadar uzayacak ki, bazıları: &#8220;O öldü&#8221;,  bazıları                          da: &#8220;O gitti&#8221; diyeceklerdir. Ne onu sevenler, ne  de başkaları                          onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok yakın  hizmetçisi                          onun yerini bilir.&#8221; </strong></p>
<p>(&#8220;el-Saa Fi  Eşrat-is Saa&#8221;                          s.93 (Mısır bas.)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İHTİYACINI BİLDİRMEZ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Hz.Hüseyin                           (r.a.) soruldu:</strong></p>
<p><strong>&#8220;İmam  Mehdi hangi                          alametlerle bilinir?&#8221; Şöyle cevap verdi : &#8220;&#8230;  insanlar                          ona muhtaç olurlar. O, ise insanlara ihtiyacını  bildirmez.&#8221; </strong></p>
<p>(Mer&#8217;iy b. Yusuf b.  Ebi bekir                          b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l                          İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>ÖRNEK AHLAKA SAHİPTİR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>İlahi                           feyz ona ulaşır. Dini ilimleri ve örnek ahlakı  telakki                          eder. (Allah&#8217;tan alır.)</p>
<p>(Konavi Risalet-ül  Mehdi,                          s. 161 B)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>HELALLERİ VE HARAMLARI BİLİR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Hz.Hüseyin                           (r.a.) soruldu:</p>
<p>&#8220;İmam Mehdi hangi  alametlerle                          bilinir?&#8221; Şöyle cevap verdi : &#8220;Gönül rahatlığı  ve vekar                          sahibi oluşu ile, helal ve haramı çok iyi  bilmesi ile                          tanınır.</p>
<p>(Mer&#8217;iy b. Yusuf b.  Ebi bekir                          b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l                          İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mehdi&#8217;nin Fiziksel  Özellikleri</p>
<p>Sağ Bacağında Siyah Bir İz Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>(Mehdi&#8217;nin)</strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">Sağ  bacağında SİYAH BİR İZ VARDIR.</span></strong> (Şeyh   Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 251)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Alnında  Bir Ben Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Ebu  Basir</strong> der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i  Sadık  aleyhisselam (tereddüt raviden kaynaklanıyor). Şöyle buyurdu: &#8220;Ey  Ebu  Muhammed! Kaim&#8217;in iki alâmeti (veya alâmetleri) vardır. <strong><span style="text-decoration: underline;">BAŞINDA  BİR BEN ve bir iz vardır ve iki  kürek kemiğinin arasında bir ben  vardır. </span></strong><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i  Numani s. 253)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Alnında Bir İz (Yara İzi)  Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Humrân  bin A&#8217;yân</strong> der ki: İmam Muhammed Bâkır  aleyhisselam&#8217;a şöyle  arzettim: &#8230;<span style="text-decoration: underline;"><strong> ALNINDA İZ VARDIR, yüzünde ise ben.</strong></span><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani s. 252)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Humran  bin A&#8217;yân</strong> der ki: İmam Muhammed Bâkır  aleyhisselam&#8217;a: <span style="text-decoration: underline;">&#8230; <strong> ALNINDA İZ VARDIR, yüzü güzellerin evladıdır.</strong></span><strong> (Yani yüzü güzeldir)&#8230; &#8220;</strong><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani<br />
s. 252-253)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Ebu  Basir</strong> der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i  Sadık  aleyhisselam (tereddüt raviden kaynaklanıyor). Şöyle buyurdu: &#8220;Ey  Ebu  Muhammed! Kaim&#8217;in iki alâmeti (veya alâmetleri) vardır. <strong><span style="text-decoration: underline;">BAŞINDA   bir ben ve BİR İZ VARDIR&#8230;</span></strong><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i  Numani s. 253)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çekik Gözlüdür</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Humrân  bin A&#8217;yân</strong> der ki: İmam Muhammed Bâkır  aleyhisselam&#8217;a şöyle  arzettim: &#8230; <strong><span style="text-decoration: underline;">Mehdi&#8217;nin GÖZLERİ ÇEKİKTİR</span></strong><span style="text-decoration: underline;"><strong>,  &#8230;</strong></span><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani s. 252)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sırtında Yaprak Şeklinde Bir Ben Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<table cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Ebu  Basir</strong> der ki: İmam Muhammed Bakır veya  Cafer-i Sadık  aleyhisselam (tereddüt raviden kaynaklanıyor). Şöyle buyurdu: &#8220;&#8230; <strong><span style="text-decoration: underline;">iki   kürek kemiğinin arasında bir ben vardır. SOL KÜREK KEMİĞİNİN SOL ALT   TARAFINDAN BİR YAPRAK VARDIR, tıpkı mersin yaprağı gibi.</span></strong>&#8221;<br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i  Numani, Gaybet-i Numani s. 253)</em></p>
<p>Burada   kastedilen, yaprak gibi kenarları olan ben, ten rengi olacağı, fakat   zeminden yüksekte kenarlıklı bir ben olduğu ve yapısıyla yaprağı   andıran, solmuş yaprak renginde bir ben olacağı anlaşılmaktadır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>PEYGAMBERİMİZ&#8217;İN SOYUNDANDIR</p>
<p>Mehdi Peygamber Efendimiz&#8217;in soyundandır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Hz.  Ali&#8217;nin                          rivayetine göre Resulullah şöyle buyurdu:  &#8220;Kıyametin kopması                          için zaman da sadece bir günden başka vakit  kalmamış da                          olsa Allah (c.c.) benim <strong>Ehl-i Beytimden  bir zatı</strong> (Mehdi&#8217;yi) gönderecek.&#8221;</p>
<p>(Sünen-i Ebu Davud,  5/92)<br />
Benim Ehl-i Beyt&#8217;imden bir adam bütün dünyaya  hakim oluncaya                          kadar günler ve geceler gitmez.</p>
<p>(En-Necmu&#8217;s Sakıb,  Ukayli)<br />
Said b. el Müseyyeb&#8217;den, Peygamberimiz şöyle  buyurdu:                          &#8220;Mehdi, <strong>kızım Fatıma&#8217;nın neslindendir</strong>.&#8221;</p>
<p>(Sünen-i İbn Mace,  10/348)<br />
Mehdi ile müjdelenin. <strong>O Kureyş&#8217;ten ve  Ehl-i Beyt&#8217;imden                          bir kişidir</strong>.</p>
<p>(Kitab-ul Burhan Fi  Alamet-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bütün peygamberler birbirinin  soyundandır. Hz.                    Mehdi de hadislerin belirttiğine göre bu soydan  gelmektedir.                    Halk arasında bu soydan gelenlere Seyyid denmektedir.  Allah,                    Kuran&#8217;da birbirlerinin soyundan gelen elçilerden  bahsetmektedir.                    Bu ayetler Mehdi&#8217;nin de aynı soydan geleceğine işaret  ediyor                    olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Gerçek                           şu ki, Allah, Adem&#8217;i, Nuh&#8217;u, İbrahim ailesini ve  İmran                          ailesini alemler üzerine seçti; Onlar  birbirlerinden (türeme                          tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir.  (Ali                          İmran Suresi, 33-34)</strong></p>
<p><strong>&#8220;Rabbimiz,  ikimizi                          sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve  soyumuzdan sana                          teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize  ibadet yöntemlerini                          (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul  et. Şüphesiz,                          Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin.&#8221;  (Bakara Suresi,                          128)</strong></p>
<p><strong>Babalarından,  soylarından                          ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık);  onları da                          seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam  Suresi,                          87)</strong></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>GÜZEL VE NURLUDUR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>O  (Mehdi) güzel                          bir delikanlıdır, güzel yüzlüdür. Yüzünün nuru  başına                          ve saçlarının siyahına kadar yükselir. </strong></p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, s.                          153 /İkdüd Dürer&#8217;den)<br />
<strong>Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 33/Kitab-ül Burhan Fi  Alamatil-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 22)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Allah, Hz. Yusuf&#8217;un güzelliğinden şu  şekilde bahsetmektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>(Kadın)                           Onların düzenlerini işitince, onlara (bir  davetçi) yolladı,                          oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her  birinin eline                          (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak  verdi. (Yusuf&#8217;a                          da:) &#8220;Çık, onlara (görün)&#8221; dedi. Böylece onlar  onu (olağanüstü                          güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış  gibi gözlerinde)                          büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini  kestiler ve:                          &#8220;Allah&#8217;ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir.  Bu, ancak                          üstün bir melektir&#8221; dediler. (Yusuf Suresi, 31)</strong></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>SİYAH SAÇLIDIR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Yüzünün  nuru başına                          ve saçlarının siyahına kadar yükselir. </strong></p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, s.                          153/İkdüd Dürer&#8217;den)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>YANAĞINDA BEN OLMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Sağ                           yanağında siyah bir ben vardır.</strong> (Mer&#8217;i  b. Yusuf                          b. Ebi Bekr, Beklenen Mehdi)<br />
Yüzü parlayan yıldız gibi, <strong>yanağında  siyah bir                          ben vardır</strong>, üzerinde kutvani iki aba  vardır.</p>
<p>(Ahir zaman  Mehdisinin alametleri,                          Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, s. 22)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>OMUZUNDA NÜBÜVVET MÜHRÜ VARDIR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Mehdi&#8217;nin                           <strong>omuzunda</strong> Peygamber  Efendimiz&#8217;deki <strong>nübüvvet                          mührü</strong> bulunacaktır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasarr Fi                          Alamatil Mehdiyy- il Muntazar, s. 41)<br />
<strong>Omuzunda Peygamber&#8217;in alameti</strong> vardır.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 165/<br />
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir  Zaman, s.                          23)<br />
<strong>Omuzunda Peygamber&#8217;in nişanı</strong> vardır.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 163)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere  Hz. Mehdi&#8217;nin                    iki omuzu arasında Hz. Muhammed&#8217;de olduğu gibi açık  bir alamet                    olan &#8220;nübüvvet mührü&#8221; olacaktır.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Cabir                           b. Semüre&#8217;den rivayet edilmiştir: <strong>&#8220;Resululah&#8217;ın                           mühürü güvercin yumurtası kadar bir yumru idi.&#8221; </strong></p>
<p>(Sünen-i Tirmizi,  6/126)<br />
Ebu Saib b. Yezid&#8217;den rivayet edilmiştir: &#8220;Gözüm  Peygamberimiz&#8217;in                          <strong>iki omuzu arasındaki mühüre</strong> ilişti.&#8221;</p>
<p>(Sünen-i Tirmizi,  6/126)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>RENGİ</p>
<p>Hz. Peygamber&#8217;in ten rengi de kırmızıya  çalan beyaz                    renkti. Fakat, teninin görünen kısımları güneş, rüzgar  gibi                    etkenlerle esmere çalıyordu. Rivayetlerden Hz.  Mehdi&#8217;nin de                    Peygamber Efendimiz&#8217;le aynı renkte olacağı  anlaşılmaktadır.                    Bir rivayette Resulullah&#8217;ın ten rengi şöyle tarif  edilmektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Enes  b.                          Malik, Peygamber&#8217;in rengi hakkında şöyle dedi:  Beyaz idi.                          Fakat <strong>beyazı esmere çalıyordu</strong>.</p>
<p>(İbni Kesir,  Şemail&#8217;ür- Resul,                          s. 28)<br />
<strong>Esmerden maksat bembeyaz olmayıp az  kırmızılığı                          ispat etmektir.</strong> Çünkü Resul-ü Ekrem  Hazretleri&#8217;nin                          rengi, hamamdan henüz yeni çıkmış ve kendisine  kızıllık                          gelmiş olan bir beyaz kimsenin o andaki rengi  gibidir.                          Yani Resul-ü Ekrem Hazretleri&#8217;nin mübarek rengi,  <strong>kırmızı                          ile karışık nurani beyaz idi</strong>.</p>
<p>(İbni Kesir,  Şemail&#8217;ür- Resul,                          s. 28)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>GENEL GÖRÜNÜMÜ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Hz. Mehdi&#8217;nin  boyu, posu                          sanki <strong>Beni İsrail ricalinde</strong>dir.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 36-29)<br />
Cismi, <strong>İsrail cismi</strong>dir.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan Fi  Alamet-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)<br />
Mehdi <strong>sanki Beni İsrail&#8217;den bir adamdır.  (Tavrı                          onlara benzer yani heybetli ve acar.) </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan Fi  Alamet-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23-30)<br />
O açık alınlı&#8230;<strong> heybetli bir adamdır. </strong></p>
<p>(İkdüd dürer)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>BOYU</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Mehdi,                           <strong>orta boylu</strong> olacaktır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamber Efendimiz&#8217;in de aynı boyda  olduğunu rivayetlerden                    öğrenmekteyiz:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Enes  B.                          Malik rivayetlerde buyurdu ki: Resulullah  (s.a.v) <strong>orta                          boylu</strong> idi. Bilindiği gibi hadiste geçen  Rab&#8217;a                          kelimesi normal ve orta boylu demektir. Fakat  normal boy                          için uzun olan şahsa göre bir sınır vardır.  Çünkü boyun                          sahibi kendi karışı ile yedi karış kadar olan  boya normal                          boy denilir.</p>
<p>(Tirmizi, Şemail-i  Şerif,                          s. 15)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>UYLUKLARI UZUNDUR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Uylukları  uzundur, rengi                          arab rengidir.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 162-163)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>YAŞI</p>
<p>Hadislerde belirtilen, Mehdi&#8217;nin  gönderildiği yaşlardan                    kasıt, onun vazifeye başlayacağı, insanların kendisini  tanıyacakları                    ve faaliyetini görüp izleyecekleri yaşlardır.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Yaşı  <strong>30                          ile 40 arasında</strong> olduğu halde  gönderilecektir&#8230;                          Mehdi benim evlatlarımdandır. <strong>40  yaşlarında</strong>dır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)<br />
<strong>40 yaşındadır</strong>. Diğer bir  rivayete göre                          <strong>30 ile 40 yaşındadır</strong>.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 16)<br />
Mehdi benim neslimdendir. O 40 yaşındadır. Sanki  yüzü                          parlak bir yıldızdır&#8230;</p>
<p>(Mer&#8217;iy b. Yusuf b.  Ebi bekir                          b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l                          İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>SAKALI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Sakalı <strong>bol  ve                          sık</strong> olacaktır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)<br />
Sakalı <strong>sıktır</strong>.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,s.                          163)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>BURNU GÜZELDİR</p>
<p><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Onun alnı geniş,  <strong>burnu                          ise ince olacaktır</strong>.</p>
<p>(Tırmizi / Büyük  Hadis Külliyatı,                          Rudani 5.Cilt, Sayfa 365)<br />
<strong>Alnı geniş burnu parlaktır. </strong></p>
<p>(Asrın Beklediği  insan Mehdi,                          Adil Gökbayrak, s.28)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdinin-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

