Muhammed’ için Arşiv

Hz. Mehdi (a.s.)’nin Alnında Bir Ben Vardır

29 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya
ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Alnında Bir Ben Vardır Hz. Mehdi (a.s.)'nin Alnında Bir Ben Vardır ed Hz. Mehdi (a.s.)nin Alnında Bir Ben Vardır Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Ey Ebu Muhammed! Kaim’in (Hz. Mehdi (as)’nin iki alameti (veya alametleri) vardır. BAŞINDA BİR BEN ve BİR İZ vardır…”

(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 253)

Popularity: unranked [?]

Hz. Mehdi (a.s.) Gizli ve Aniden Çıkacak

29 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya
ed Hz. Mehdi (a.s.) Gizli ve Aniden Çıkacak Hz. Mehdi (a.s.) Gizli ve Aniden Çıkacak ed Hz. Mehdi (a.s.) Gizli ve Aniden Çıkacak - Ahmed b. Muhammed İmam Hasan Mücteba’ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor.

“Dedem Resullullah’a sordum: Biz Ehl-i Beyt’ten Kaim ne zama kıyam edecektir? Buyurdu: Ey Hasan! O, yere ve göğe pek ağır gelen “o saat” e benzer, aniden / birdenbire zuhur edecektir.”

- Kumeyt b. Zeyd el-Esedi, İmam M. Bakır’dan rivayet ediyor.

“Allah’ın Resulünden bir konuda (yani Hz. Mehdi (a.s)’nin kıyamı hakkında) soruldu; buyurdu: O, “saat” e benzer, ancak aniden zuhur edecektir.”

- Dı’bil b. Ali el-Hüzai, İmam Rıza’dan rivayet ediyor:

“Resullullah’a; Ey Allah’ın Resulü, soyunuzdan olan Kaim ne zaman kıyam edecek, diye soruldu. (Efendimiz) buyurdu; O, ‘O saate’ (kıyamet olacağı ana) benzer, onun zamanını Allah’tan başkası bilmez.. Ancak aniden vuku bulur.

- Hazzaz Kummi: Ahmed b. Muhammed b. Münzir, rivayet ediyor:

Ali oğlu Hasan buyurdu: Dedem Resulullah’a sordum: Biz Ehl-i Beyt’ten olan Kaim ne zaman zuhur edecektir? Buyurdu: “Ya Hasan, kuşkusuz ki onun zuhuru kıyametin oluşuna benzer: “… O göklere de, yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir…

- Şeyh Saduk: Dı’bil Hüzai rivayet ediyor: İmam Rıza buyurdu: Bana babam aktardı, ona da babası, ona da babalarından aktarılmıştır:

Peygamber’e soruldu: Ey Allah’ın Resulü soyunuzdan olan Kaim ne zaman zuhur edecek, buyurdu: “Onun benzeri kıyamettir, şöyle ki: “… onu tam zamanında ortaya çıkaracak olan, yalnız O (Allah)’dur. O göklere de, yere de ağır gelmiştir, o size ansızın gelecektir…

“Ey Resulullah’ın oğlu peki o ne zaman zuhur edecek?” diye sordum, buyurdu:

“Andolsun ki bunu Allah’ın Resulü’ne sordular, buyurdu ki; Onun benzeri kıyamettir: Aniden meydana gelir. (Kıyamet aniden meydana geldiği gibi Hz. Mehdi (a.s) de aniden zuhur edecektir)

- Züraret b A’yur rivayet ediyor:

“İmam Muhammed Bakır’a; Allah-u Teala’nın: “Aniden / birdenbire gelecek olan saatten başkasını beklemezler ki,” buyruğu hakkında sordum. Buyurdu: Maksat Hz. Kaim’in zuhur “zamanını” beklemektedir…”

Popularity: unranked [?]

Hz. Mehdi (a.s.), Gerçek İslam Ahlakını Ortaya Çıkaracaktır

29 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya
Hz. Mehdi (a.s.), Gerçek İslam Ahlakını Ortaya Çıkaracaktır ed Hz. Mehdi (a.s.), Gerçek İslam Ahlakını Ortaya Çıkaracaktır Hadislerde bildirildiğine göre Hz. Mehdi ortaya çıktığında, İslam dinine sonradan dahil edilmiş tüm batıl inanış ve uygulamaları ortadan kaldıracaktır. “… insanlar arasında Peygamberin (sav) sünneti seniyyesiyle muamele edecek” rivayetinde bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sav)’in yoluna uyacak ve tıpkı onun dönemindeki gibi din ahlakının hak haliyle yaşanmasına vesile olacaktır.

“… Dini Peygamber (sav)’in zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak. Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.”

(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, sf.186-187)

“Hz. Mehdi hiçbir bidatı bırakmaycak.”

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43)

“Mehdi kaldırmadık bidat bırakmayacaktır. Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icablarını yerine getirecektir.”

(Kıyamet Alametleri, sf. 163)

“Hz. Peygamber (sav) en başta İslam’ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi de en sonunda aynı şekilde İslam’ı ayakta tutacaktır.”

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 27)

Bidat: Dinin aslında olmadığı halde, dine dahil edilen adetler.

Popularity: unranked [?]

İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)’yi Tanıyamamalarının Bir Hikmeti De Allah’ın Hz. Mehdi (a.s.) Üzerindeki Korumasındandır

27 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya
 
ed İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)yi Tanıyamamalarının Bir Hikmeti De Allahın Hz. Mehdi (a.s.) Üzerindeki Korumasındandır İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)'yi Tanıyamamalarının Bir Hikmeti De Allah'ın Hz. Mehdi (a.s.) Üzerindeki Korumasındandır ed İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)yi Tanıyamamalarının Bir Hikmeti De Allahın Hz. Mehdi (a.s.) Üzerindeki Korumasındandır “Ama Allah halkın nefislerine karşı zulmü, cefası ve israfı yüzünden, onu (Mehdi (a.s.)’yi) halktan gizleyecektir.”

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162)

Popularity: unranked [?]

Kabir azabı, sebepleri, mü’min ve kâfirin hâli

06 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya

Kabir azabı, sebepleri, mü’min ve kâfirin hâli

Kâfirler ve günahkâr olan bazı mü’minler için kabir azabı haktır.

Hadîs-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

“İdrardan sakınınız! Zira kabirdekilerin çoğunun çektikleri azap o yüzdendir.”(1)

Yine Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.), “Allah mü’minleri, dünya hayatında ve âhirette hak bir söz üzerinde sabit kılar”(2) âyeti, kabir azabı hakkında indirildi buyurmuştur.

Allah Teâlâ’nın affettiği, azap çektirmeyi istemediği bazı günah sahipleri ise azap görmeyecektir.

İbâdet ve tâat ehlinin, sâlih amel sahiplerinin kabirde, Cenâb-ı Hakk’ın bildiği ve dilediği şekilde nimet içinde bulunmaları da haktır.

Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.) bir mezarlıktan geçerken iki kabirdeki ölünün bazı ufak şeylerden dolayı azap gördüklerini müşahede etti. Bunlardan birinin koğuculuk ve bozgunculukla çok yakından ilgisi vardı. Diğeri de idrar yaparken ihtiyatlı davranmaz, (sıçrıntılardan) sakınmazdı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz bir yaş ağaç dalı istemiş ve ikiye bölmüş, birini bir kabre, diğerini de öbürüne diktikten sonra şöyle buyurmuştur: ‘Umulur ki bu yaş ağaçlar kuruyuncaya kadar azapları hafifler.”(3)

Yine kabirde Münker ve Nekir’in sual sorması da haktır. Bu iki melek kabre girerek ölüye,

- ‘Rabbin kimdir?

- Dinin hangi dindir?

- Peygamberin kimdir?’ diye sorduğunda, mü’min şu cevabı verir:

‘Rabbim Allah, dinim İslâm, peygamberim Muhammed’dir (s.a.v.).

Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Ölü mezara gömülünce, gözleri mavi olan iki siyah melek gelir. Bunların birine Münker, diğerine Nekir adı verilir. Ona derler ki:

- ‘Şu zat (Muhammed s.a.v.) hakkında ne dersin?’

O da şöyle cevap verir:

- ‘O Allâh’ın kulu ve resûlüdür. Ben şehâdette bulunurum ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed de onun kulu ve resûlüdür.’

Bunun üzerine melekler:

- ‘Biz senin böyle söyleyeceğini zaten bilmekte idik’ derler. Sonra onun mezarını yetmiş arşın genişletirler; sonra bu ölünün mezarı ışıklandırılır, aydınlatılır. Daha sonra ise melekler ölüye:

- ‘Yat ve uyu’ derler. O da:

- ‘Âileme gidin de durumu haber verin’ der.

Melekler:

- ‘Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi mahşer gününe kadar sen uyumana devam et’ derler.

Ölü münâfık olursa, meleklerin sualine:

- ‘Halkın Muhammed hakkında bir şeyler söylediklerini işitmiş, ben de onlar gibi konuşmuştum, başka bir şey bilmiyorum’ diye cevap verir.

Melekler de:

- ‘Böyle diyeceğini zaten biliyorduk’ derler.

Daha sonra arz’a/yeryüzüne, ‘Alabildiğine sıkıştır’ diye hitap edilir. Yer de başlar adamı cendere gibi sıkıştırmaya… O kadar ki, kemikleri hurdahaş olur. Mahşer gününe kadar mezarda böyle işkence görür.”(4)

Halıs ece
DİPNOTLAR
(1) Münavi, Feyzu’l-Kadir, 3, 29.
(2) İbrahim suresi, 14/27.
(3) Müslim Sahih, İman, 34.
(4) Tirmizi, Sünen, Cenaiz, 70.

Popularity: unranked [?]

Kuran’da ve hadislerde haber verilen Dabbet-ül Arz bilgisayar ve internet teknolojisine işaret etmektedir (doğrusunu Allah bilir)

24 Haziran 2010 Yazan Harun Yahya

Kuran’da ve hadislerde haber verilen Dabbet-ül Arz bilgisayar ve internet teknolojisine işaret etmektedir (doğrusunu Allah bilir)

İbni Abbas (ra)’dan: “Yüzü insan yüzüne benzer,Gagası kıllı…” (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)
Yüzü insan yüzüne benzer: Yüzü insan yüzüne benzer ifadesiyle Dabbe’nin insana benzer özelliklere sahip olacağına işaret edilmektedir. Günümüzde bilgisayarlar da tıpkı insan gibi kameralar vesilesiyle görmekte, algılayıcı sistemleriyle işitmekte ve doğrudan konuşmaktadır.
Gagası kıllıdır: Bu hadiste bildirilen “gagası kıllıdır” ifadesi, bilgisayarların şarj edilmesi için kullanılan ve ince tellerden oluşan elektrik kablosuna işaret ediyor olabilir. Hayvanların gagası plastik gibidir, adeta bir mikayı andırır. İnce kabloları olan plastik şarj, hadiste belirtilen benzetmeye işaret ediyor olabilir.
Hüzeyfe (ra)’dan: “… Hiç kimse ona yetişemeyecek kaçan da kurtulamayacak.” (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)
Günümüzde bilgi iletiminde, bilgisayarın hızına erişebilmek mümkün olamamaktadır. Ve Dabbe’nin çıktığı dönemde, Kuran’ı ve Müslümanların tebliğini dinlemek istemeyenler bile, bilgisayarlar evlerine kadar girdiğinden, Allah’ın Yüce kudretini ve Kuran ahlakını mutlaka öğrenmek zorunda kalacaklar, kaçamayacaklardır.
Ebu Hureyre (ra)’dan: “Dabbet-ül Arz’da her türlü renk mevcuttur… ” (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)
Şu anda günümüz bilgisayarlarında 16.8 milyon renk mevcuttur.
Ebuz Zübeyr (ra)’dan nakletmiştir: “… Gözü hınzır gözü gibi, kulağı fil kulağı gibi …” (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276)
Günümüz bilgisayarlarında artık küçük göz şeklinde kameralar vardır, bu kameralar vesilesiyle bilgisayarlar her türlü görüntüyü algılayabilmektedirler.
Günümüzde laptop bilgisayarların görünümü, fil kulağını andırır şekildedir. Aynı şekilde bilgisayarların ses kayıt özelliği sayesinde, mekandaki tüm sesler rahatlıkla bilgisayar tarafından algılanmakta, hatta kaydedilebilmektedir.
Beraberinde Hz. Musa (as)’ın asası … olacak. Yüksek sesle şöyle bağıracak: “İnsanlar artık ayetlerimize yürekten iman etmez oldular.” Sonra mümin ile kafiri damgalayacak (iman edenlerle inkar edenlerin tanınmasına vesile olacaktır). (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 277)
Hz. Musa (as)’ın asası olacak: Yüce Allah,Hz. Musa (a.s.)’ın asasını bir anda canlı yılana dönüştürerek, dönemin Darwinist ve materyalistlerine karşı yoktan Yaratılışın en büyük delillerinden birini göstermiştir. Ahir zamanda da bilgisayar ve internet yoluyla tüm Darwinist ve materyalistlere Yaratılışın delilleri gösterilecektir.
Sonra mümin ile kafiri damgalayacak: Ahir zamanda müminlerin de kafirlerin de bilgisayar ve internet yoluyla Peygamberimiz (s.a.v)’in mührü ile karşılaşacağı anlaşılmaktadır. Hadiste, internete giren herkesin Resulullah (s.a.v.)’ın mührünü göreceğine, bu mührün müminlerin şevkini arttırıp, yüzlerini aydınlatacağına, inkar edenlerin ise enaniyetlerini kıracağına işaret etmektedir.
“Mümine rastlayacak müminin yüzünü damgaladığında yüzü pırıl pırıl olacak. Kafiri damgalayınca simsiyah kesilecek.” (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 277)
İnternete girdiklerinde Allah’ın varlığının delilleriyle, Kuran ayetleriyle ve İslam ahlakını anlatan eserlerle karşılaşan ve Peygamberimiz (s.a.v)’in mührünü karşılarında gören müminlerin hidayetleri artacak, imanları daha da kuvvetlenecektir. Peygamberimiz (s.a.v)’in mührü ile karşılaşan inkarcıların ise öfkelerinin şiddetinden yüzleri kapkara olacaktır.
Yeryüzünde bir yıldız gibi seyredecek. Peşine düşen onu yakalayamıyacak, ondan kaçarsa kurtulamayacak…. (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 277)
Bilgisayarlar, internet yoluyla tüm bilgileri dünyanın her yanına saniyeler içinde ulaştırabilmektedir. Bilgisayarlar hemen her evde olduğu için insanlar hak ve doğrudan kaçamayacaklardır.
“Çıkacak üç defa yerle gök arasında olan herkesin duyabileceği bir sesle haykıracak.
“Doğuya yönelip haykıracak, bütün Doğulular sesini duyacak. Şam’a yönelip haykıracak, bütün Yemenliler sesini duyacak. (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 277)
Dabbet-ül Arz yerin altına da hakim, yerin üstüne de hakim, gökyüzüne de hakimdir. Ulaşmadığı, girmediği hiçbir şehir, hiçbir ev kalmayacaktır. Şu anda bilgisayarlar evlerin tümüne girmiştir ve uydu teknolojileri ve internet vesilesiyle yer altında çalışan insanlardan, gökdelenlerin tepesinde yaşayan ya da gökyüzünde uçakla seyahat eden insanlara kadar bütün insanlara her ses ve her görüntü ulaşabilmektedir.
Gerçekten namaz kılan kişinin yanına gelecek, “bu senin namazın olmadı çünkü sen yalancısın ve mürainin (ikiyüzlü riyakar kimsenin) ta kendisisin” diyerek iki gözünün arasına, yalancı damgası vurulacak. (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 278)
Kuran’ı kendince şahit tutarak dilini eğip büken, Kuran’a muhalif olduğu halde dindar görünümü altında hareket eden ikiyüzlü kişilere, bilgisayar ve internet yoluyla cevap verilmekte ve onların “yalancı” oldukları açıkça ifşa edilmektedir.
Şeytanı öldüreceği (fikren yok edeceği) hususundaki beyanat hatırlanacağı vechiyle (üzere) yukarıda geçmiştir. (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 278)
Şeytanın sistemi olan Darwinizm, materyalizm, ateizm; internet yoluyla dünyaya ulaşan ve Allah’ın birliğini ve yüceliğini anlatan yayınlar vesilesiyle tamamen yerle bir olacak, şeytanın dini bu vesileyle ortadan kalkacaktır.
…bir adım atışta üç günlük mesafeyi birden katedecek… (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 278)
Günümüzde, bilgisayar ve internet vesilesiyle tek bir saniye içinde dünyanın diğer ucuna bilgiler iletilebilmekte, tüm insanlara ulaşabilmektedir.

SN. ADNAN OKTAR’IN DABBET-ÜL ARZ KONUSUNDAKİ AÇIKLAMALARI (29 Ağustos 2009)

Adnan Oktar: Şu Dabbet-ül Arz’ı bir anlatalım. Evet. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Sen  artık Allah’a tevekkül et. Sen apaçık bir hak üzerindesin.” (Neml Suresi, 79) Mümin Allah’a tevekkül edecek. Hak üzerindeyse gönlü çok rahat olacak inşaAllah. “Çünkü gerçekten sen ölülere söz dinletemezsin.”  (Neml Suresi, 80) Yani Allah küfür için onlar ölüdürler diyor. Siz onları diri zannedersiniz fakat onlar ölüdürler.” Diyor. “ Hayvanlar gibidirler hatta hayvanlardan daha da aşağıdırlar” (Araf Suresi, 179) diyor.  Yani vicdanen çökmüşlerdir diyor Allah.  “Ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.”  (Neml Suresi, 80) Yani hiçbir şekilde dinlemek istemiyor. Mesela Müslüman geliyor, hadi bana müsaade diyor kaçıyor. Mesela ezan okunuyor kapattırıyor. Yahut Kur’an okunuyor televizyonu kapattırıyor.  Veya içeriye  – mesela otururken bir lokalde veya herhangi bir yerde – dindar birisi giriyor, hemen çıkıyor. Bak diyor ki Cenab-ı Allah “… ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.” Dinlemek istemiyor. “ve Sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirecek değilsin.” Kör adam, anlatıyorsun anlatıyorsun anlamıyor. Allah hidayet vermedikçe anlamıyor. “Sen ancak ayetlerimize iman edenlere söz dinletebilirsin.” (Neml Suresi, 81) Allah’tan korkuyordur bu, söz dinler. “İşte Müslüman olanlar bunlardır” (Neml Suresi, 81) Allah’ın hidayet vermesi ve Allah’tan korkması gerekiyor. “O söz, başlarına geldiği zaman onlara yerden bir Dabbe çıkarırız…” (Neml Suresi, 82) Dabbet’ül Minel’ard. Yerden mamül bir varlık. Bir dabbe … Debelenen … yahut herhangi bir kendinden yürüyen eşya için de aynı kelime kullanıyor; Dabbe; yani depreşen,  hareket eden. “…O da insanların bizim ayetlerimize  kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.” (Neml Suresi, 82)Yani imana dair,  iman hakkında onlara bilgi veriyor.  Bilgi veren bir şey. Şimdi biz bunu – Dabbe’yi – bir anlamaya çalışalım. “O söz başlarına geldiği zaman.” Ne zaman geliyor bu söz?  Kıyamet vakti. Mehdi’nin zuhur vakti. O söz başlarına geldiği zaman. Artık kıyamet iyice yaklaşmış. Son an artık çünkü  2120’de kıyamet bekleniyor. Artık o söz gelmiş inşaAllah. “Onlara yerden mamul bir dabbe çıkarırız. O da insanlara bizim ayetlerimize kesin bilgiyle…” Bakın kesin bilgi, demek kesin bir bilgi var, bir de kesin bilgi var. Net bilgi. Şimdi, ahir zamanda insanlara Kur’an’ın ışığından istifadeyle kesin bilgi sunuluyor.  “Kesin bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.” Bakıyoruz bilgisayara. Bu konuşuyor mu?

Oktar Babuna: Konuşuyor

Adnan Oktar: Konuşuyor. Yazıyor da.

Oktar Babuna: Evet

Adnan Oktar: Anlatıyor da. Soru sorduğunda anında cevap veriyor değil mi? Neden mamül bu?

Oktar Babuna: Yerdeki elementlerden demir, var, alüminyum var, çinko var

Adnan Oktar: Değil mi; magnezyum, bakır, kobalt, çinko hepsi var. Silisyum hepsinden var. Yerden mamul bir kere, o tamam. Konuşuyor. Allah’ı anıyor Allah hakkında bilgi veriyor. Kesin bilgi veriyor mu ?

Oktar Babuna: Veriyor

Adnan Oktar: Net bilgi veriyor mu?

Oktar Babuna: Veriyor

Adnan Oktar: Güzel, şimdi hadislere göre bakalım, sürati nasıl bunun?

Oktar Babuna: O çok hızlı

Adnan Oktar: Bak diyor ki “hiç kimse ona yetişemeyecek, kaçan da kurtulamayacak.” (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 276) Çünkü evinde dini öğrenmek istemiyor ama, bastın mı düğmeye Allah, Resul, Muhammed (sav), Peygamberimiz (sav)’in mührüyle karşılaşıyor. Allah’ın hükümleriyle karşılaşıyor, Kuran ayetleriyle karşılaşıyor, Hadis-i Şeriflerle karşılaşıyor, Darwinizm’in, materyalizmi n yıkılışıyla karşılaşıyor,  nereye gitse karşısına çıkıyor, ne diyor, kaçan da kurtulamayacak.
Bakın diyor ki renkli olacak diyor. O hayvanda her türlü renk mevcuttur. O dabbede,  o cisimde, o alette,  her türlü renk mevcuttur. Renkli mi bunun görüntüleri?

Oktar Babuna: Evet

Adnan Oktar:Her türlü renk var mı ?

Oktar Babuna: Var

Adnan Oktar:Hadise uyuyor mu ?

Oktar Babuna: Uyuyor.

Adnan Oktar: Musa’nın asası yanında olacak diyor. Siz yaratılışı  ispat ediyor musunuz internette ?

Oktar Babuna: Ediyoruz inşaAllah

Adnan Oktar: Hz Musa asayı atıp neyi ispat etti Firavuna ?

Oktar Babuna: Yaratılışı

Adnan Oktar:Yaratılışı ispat etti değil mi ? Ne dedi bak,ağaçtan  Allah bir anda hayvan yaratıyor, Nil’in çamurlarından yaratılmadı, demek ki o devrin Darwinizm’i yanlıştı, doğrusu yaratılıştır diyor. Bakın diyor ben bir ağacı yaratıyorum, canlanıyor, dolayısıyla sizin tesadüf iddianız doğru değil. Allah yaratıyor değil mi ? Hz Musa’nın asası gibi yaratılışı ispat edecek, anlatacak. Ne diyor, müminin yüzünü damgaladığında yüzü pırıl pırıl olacak. Sen burada internette Peygamberimiz (sav)’in mührünü gördüğünde için açılıyor mu?

Oktar Babuna: Açılıyor

Adnan Oktar: Bir neşe geliyor mu ?

Oktar Babuna: Geliyor

Adnan Oktar: Peygamberimiz (sav)’in mühründe neler var? Allah, Muhammed, Resul. Ne anlatıyor internet? Allah’ı anlatıyor. Muhammed (sav)’i anlatıyor. O’nun Resul olduğunu anlatıyor.  Ve yüzünü parlatıyor müminin. Pırıl pırıl oluyor.  Kafiri damgalayınca simsiyah kesilecek diyor.  İnanmayan karşılaştığında da kan  boğuyor, tansiyonu çıkıyor, morarıyor.  Bir okuyor oradaki gerçekleri. Tansiyonu fırlıyor 18’e 20’ye. Bunalıyor, sıkılıyor. Başka bir yere geçiyor. Orada da karşısına geçiyor. Yani kafir; inanmayan. İnanmayanı damgalıyor. Evet. Bak yeryüzünde diyor bir yıldız gibi seyredecek. Olağanüstü bir sürat olacak, peşine düşen onu yakalayamayacak.  Yani elektrik sürati olduğu için olağanüstü süratli. Yerle gök arasında herkesin duyabileceği bir sesle haykıracak.  Yerin altında alıyor mu bu internet?

Oktar Babuna: Alıyor.

Adnan Oktar: Üstünde alıyor mu?

Oktar Babuna: Alıyor.

Adnan Oktar: Herkes duyuyor mu?

Oktar Babuna: Duyuyor.

Adnan Oktar:Evet doğuya yönelip haykıracak bütün doğulular sesini duyacak. Şam’a dönüp haykıracak. Bütün Yemenliler sesini duyacak. Yani bütün dünya cihetlerini belirtiyor. Dünyanın her yerinde herkes sesini duyacak diyor. Bakın diyor ki; “bazı iki yüzlü, riyakar kimsenin kişilerin iki gözünün arasına yalancı damgasını vuracak.” ((Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 278)) Resulullah (sav)’ın mührüyle onu damgalıyor. Sen yalan söylüyorsun, Darwinizm yalan, materyalizm yalan. Bu yalanı onlara ispat ediyor Dabbet-ül Arz. Anlaşıldı mı? Ve de Hz. Mehdi’nin yardımcısıdır Dabbet-ül Arz. Hz. İsa Aleyhisselamın da yardımcısıdır ve bir nevi de kılıncıdır. Manevi kılıncıdır. Şeytan’ı öldürecek diyor. Şeytan ne? Deccaliyet,  Deccaliyet  ne? Darwinizm, materyalizm, Allah’tan korkmayan sistem. Ne diyor ? Şeytan öldürecek diyor. Şimdi biz internetle şeytanı öldürüyor muyuz? Darwinizm’i, materyalizmi yok ediyor muyuz? Hadis tam anlamıyla çıkmış mı? Çıkmış evet. Bir adım atışta üç günlük mesafeyi birden kat edecek. Olağanüstü süratli. Mesela dünyanın her yerinde şu an izleniyor. Bütün dünyaya dağılacağı Dabbet- ül arz’ın. Her yerde kolu olacak diyor. Her yere ulaşacak. Göğe ulaşacak, yere ulaşacak. Ulaşmadığı hiçbir yer kalmayacak. Hatta her eve girecek diyor. Her eve girip herkesi damgalayacak diyor, Resulullah (sav)’ın mührüyle.

Oktar Babuna: İnşaAllah

Adnan Oktar: Bakın; Hz Caferi Sadık’ta şöyle buyurur; “Adeta kaimi, Hz Mehdi Aleyhisselam’ı görür gibiyim.” Peygamberin (sav) altın mühürle mühürlenmiş sözleşmesini cebinden çıkarıyor. Mehdi Peygamber Efendimiz (sav)’in mührünü kullanacak. Altın diyor altın. Rengini de belirtiyor. Altın bir mühürle mührünü çıkarıyor.  Mührünü açarak onları insanlara okuyor. Rivayet var. İsa Aleyhisselam onu alıp açacak; sandığı açacak. Bir sandık buluyor Hz İsa aleyhisselam da ve onu açıyor ve içinde bir mühür, Resulullah (sav)’ın mührü ve bin tane kitap bulacak diyor. Hazır, Hz. İsa Aleyhisselam’dan önce. Mehdi Aleyhisselamın hazırladığı kitaplar. Bu kitaplarla İslam’ı, Kuran ahlakının esaslarını, sünnetini ihya edecek.
Risalet’ül Meşrep Elverdi fi Mezhebil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed el-Kari, sayfa – 4 enis cülescsi kitabından. 700 yıllık 800 yıllık eserler bunlar.  1000 yıllık eserler . Buralarda anlatılıyor.

Popularity: 25% [?]

Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>

15 Haziran 2010 Yazan Harun Yahya

Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi

spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r1 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek, gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek. (Kıyamet Alametleri, s. 166) spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r3 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>

“İkdiddurer” isimli kitapta Mehdi’nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:

spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r1 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad (alışılmışın dışında) şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32) spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r3 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r1 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)’dan rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed’in çıkmasını bekleyiniz, inşaAllah-ü Teala, bir münadi Mehdi’nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek.(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32) spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r3 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r1 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 461) spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r3 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>

Mehdi’nin çıkış öncesi alametlerinden olan bu ateş hakkında kısa bir açıklama yapmak yerinde olacaktır.

Bazı kişiler bu ateşi; sebepsiz yere birdenbire ortaya çıkan, sönme nedir bilmeyen, hatta herkesin bulunduğu yerden mutlaka göreceği tarzda bir alamet olarak beklemektedir. Halbuki kıyamet alametlerinin meydana gelişi sırasında imtihan devam ettiğinden onların anlaşılması, herkesin mecburen kabul edeceği bir açıklıkta olmaz. Böylece insanlar akıllarını, vicdanlarını, iradelerini kullanarak karar verirler. Şayet kıyamet alametleri ile ilgili hadisler en ince ayrıntısına kadar (mesela; hangi şehirde, kaç tarihinde, ne şekilde çıkacağı) anlatılsaydı, daha önce de belirttiğimiz gibi herkes mecburen kabul eder, insanlar arasında derece farkı kalmazdı. Bu sebeple kıyamet alametleri ile ilgili hadisler özellikle yarı kapalı bir şekilde bildirilmiştir.

Ateş alametini de bu şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bir ateş sebepsiz yere çıkmaz; ya bir kaza ile ihmal neticesinde veya kasıtlı bir olay ile çıkar. Mehdi’nin çıkış alameti olarak söylenmesi, onun çok garip ve olağanüstü bir alamet şeklinde çıkmasını gerektirmez. Önemli olan bu ateşin, hadiste tarif edilen ateşin özelliklerine ve ortaya çıkış vaktine uygun olmasıdır. Bu ateşi tanımak ve tespit edebilmek için yapılacak ilk iş, özelliklerinin ortaya çıkartılmasıdır.

Bilindiği gibi Temmuz 1991 yılında Irak’ın, Kuveyt’i işgali sonrasında, Kuveyt’e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi’ni çok büyük bir ateş sarmıştı. Bu ateşle ilgili o dönemdeki yazılı kaynaklarda yer verilen bazı açıklamalar şöyledir:

- Kuveyt’de yanan petrol, insan ve hayvanlar arasında ölüme sebep oldu. Uzmanlara göre günde yarım milyon ton petrol duman olarak atmosfere karıştı. Her gün 10 bin tondan fazla is, kükürt, karbondioksit ve büyük miktarda, kanser yapıcı özelliği olan hidrokarbonlar bulut gibi körfez üzerinde asılı durdular… Yalnız Körfez değil, onun şahsında Dünya yandı. (M. Necati Özfatura, Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, s. 175)

-Ateşe verilen iki kuyu, Türkiye’nin bir günde çıkarabildiği kadar petrol veriyordu ve dumanlar 55 km. uzaklıktaki Suudi Arabistan’dan bile görülebiliyordu. (Hürriyet, 23 Ocak 1991)

-Kuveyt’te ateşe verilen yüzlerce petrol kuyusu alev alev yandı. Uzmanların “söndürmek son derece zor” dedikleri petrol kuyularındaki yangının Türkiye’den Hindistan’a kadar olan geniş bir bölgeyi en az 10 yıl süreyle etkileyebileceği bildirildi.

Ateşe verilen petrol kuyularında çıkan alev ve dumanlar atmosferi devamlı kirlettiler. Kuveyt gündüzleri gece manzarası arz ediyordu. Alevlerle birlikte yükselen füme rengi duman, Kuveyt semalarında sonbahardan kış mevsimine geçişi hatırlattı… Kuveyt’in tamamının yaşanılır hale gelmesi için en az bir senelik bir zamana ihtiyaç olduğu açıklandı. Kilometrelerce uzaktan görülen alevlerle birlikte yükselen dumanlar, Kuveyt semalarını tamamen kaplayarak ülkeyi yaşanmaz hale getirdi ve varlıklı olanlar Kuveyt’i terk ettiler.

Dahran’daki araştırma merkezi müdürü Abdullah Dabbag’ın New York Times’da çıkan açıklamasına göre, Basra Körfezi’ndeki kirlenme neticesinde 106 tür balık, 180 tür yumuşakça ve bölgede yaşayan 450 tür hayvan yaşama savaşı verdi. 600 petrol kuyusundan yükselen dumanların komşu ülkelere yayıldığı, ayrıca kükürt gibi kanserojen maddeler ihtiva eden dumanların asit yağmuruna dönüşerek tarımda verimi azalttığı açıklandı. (M. Necati Özfatura, Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, s. 171)

spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r1 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut* denilen vadide sönük vaziyettedir… (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.461)
* Berehut: Bir vadi veyahut bir kuyu adıdır. (Kamus Tercemesi, 1/550)
spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
cercevekk r3 c1 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>> spacer Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
doguates 9 Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi >>>
1991 yılının Temmuz ayında Irak’ın, Kuveyt’i işgal etmesi ve Kuveyt’e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi’ni çok büyük bir ateş sarmıştır.
Saddam’ın emriyle askerler Kuveyt’teki petrol kuyularını ateşe verdi.

Önceki sayfalarda yer verdiğimiz hadis-i şerifin yukarıdaki ilk kısmında, ateş için “sönük bir vaziyettedir” denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasıyla meydana geldiğine göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir. O halde burada toprak altından çıkarılan petrole işaret ediliyor olabilir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusu olarak düşünülebilir. Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline gelmektedir.

“O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar.” O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateştir.

“O ateş insanları, malları yakar bitirir.” O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep olmaktadır. Bunun yanında malları yakarak, maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir.

“Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır.” O ateşin, “rüzgar ile bulut gibi uçan” kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılmaktadır.

“Geceki sıcağı, gündüzki hararetinden daha şiddetlidir.” O ateşin hem gündüz, hem gece devamlı yandığı anlaşılmaktadır.

“O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur.” O ateşin çok yükseklere kadar tırmandığına ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geldiğine işaret edilmektedir.

“Gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak.” Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın alışık olduğu kırmızı “tan” aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır.

Popularity: unranked [?]

İmam Rabbani Tarafından Bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin Çıkış Alameti:

13 Haziran 2010 Yazan Harun Yahya

Harun Yahya

İmam Rabbani Tarafından Bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin Çıkış Alameti:

BOYNUZU ANDIRAN İKİ UÇLU YILDIZIN ÇIKIŞI

Mükerrer olarak, ŞARK CANİBİNDEN DOĞAN AMUD-U NURANİDEN (nurlu sütundan) sormaktasınız.

Bilesin ki,
Ashabın verdiği habere göre, Resulullah Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

“Vaad edilen Mehdi’nin zuhur mukaddimeleri olan Abbasi Melik Horasan’a vardığı zaman, ŞARK TARAFINDA İKİ DİŞLİ (1) MÜNEVVER (2) BİR BOYNUZ (3) ÇIKAR.”

Bu rivayetin yapıldığı haşiyede yazıldığına göre, o sütunun iki başı vardı.

Bu sütunun ilk doğuşu, Nuh (as) kavminin helaki zamanında oldu. Aynı şey, İbrahim (as) peygamberi ateşe attıkları sırada dahi doğdu. Firavun’un ve kavminin zamanında dahi doğdu.

Bir de, Yahya (as) peygamberin katledildiği zaman doğdu.

Her kim onu görür, fitnelerin şerrinden Allah’a sığınsın.

Şark tarafında meydana çıkan o beyazlık; önceleri nurlu bir sütun halinde idi. Sonra, ona bir eğrilik geldi; boynuz şeklini aldı.

İhtimaldir ki, onun için:

-iki başlı, isminin verilmesi, şu itibara göre ola: Her iki tarafında da bir incelik olup dişe benzerler; bunun için, her iki tarafta baş itibar edilmiştir. Nitekim, bir süngünün de her iki tarafı incelik taşısa, onun için de:

-İki başlı, tabirini kullanır.

Kardeşim Şeyh Muhammed Tahir Bedahşi Confor’dan geldi. Şöyle anlatıyor:

-O sütunun üst tarafında da iki başı var; iki dişe benziyor. İkisi arasında da kısa bir ayrılık var.

Bu mânanın teşhisi sahrada hasıl oldu.

Aynı haberi, bir başka topluluk da verdi.

Halbuki bu doğuş, Mehdi (a.s.)’nin zuhuru zamanında olacak zuhur değildir. Zira, onun zuhuru, yüz başlarında olacaktır. Şu anda dahi, yüz başını, on sekiz sene geçmiş vaziyettedir.

Hadis-i şerifte, Mehdi (a.s.)’nin alâmetleri hakkında şöyle anlatılmıştır:

“ŞARK TARAFINDA BİR KUYRUKLU YILDIZ DOĞUP AYDINLIK VERECEKTİR.”

mercek hzmehdi lulin vatikan0509 b İmam Rabbani Tarafından Bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin Çıkış Alameti:

Bu yıldız dahi doğmuştur. Amma o mudur, yoksa onun bir benzeri midir?

Bu yıldıza:

-Kuyruklu yıldız, adının verilmesi, ihtimal ki, şu anlatmalara dayanıyor:

-Sabitlerin seyri, MAĞRİBDEN (BATIDAN) MEŞRİKADIR (DOĞUYADIR) (4)…

Bu yıldızın durumu da, onun seyrine göredir. Yani yüzü meşrik canibine doğru, arkası dahi, mağrib tarafınadır. Bu uzun beyazlık dahi, onun arka tarafındadır. Bu mana icabı olarak, ona:

-Kuyruk… isminin verilmesi yerindedir.

Onun her günkü irtifı (geçiş yönü) ise, meşrikten mağribedir. Ancak o, kısri (kendine has durumunda ağırlık taşıyan) seyri ile felek-i azamın seyrine bağlıdır.

Hakikat-i hali, en iyi bilen Sübhan Allah’tır. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184)

Lulin Kuyruklu Yıldızının Özellikleri

Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisinde ahir zamanda gelmesi beklenen Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alameti olarak belirttiği ve İmam-ı Rabbani’nin de detaylı olarak tefsir ettiği  “iki dişli münevver (aydınlatıcı) bir boynuz çıkar” ifadesi 24 Şubat 2009 yılında Dünya’ya en yakın noktadan geçen Lulin kuyruklu yıldızına işaret etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) Hadisteki ifadelerin hepsinin Lulin kuyruklu yıldızının özellikleriyle birebir uyum içinde olması çok büyük bir mucizedir ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin gelişini bekleyen bütün müminler için de çok büyük bir müjdedir.

(1) … iki dişli…:
Lulin  kuyruklu yıldızının arka kısmındaki kuyruğun çatallı olması, hadisteki iki dişli ifadesiyle birebir bağdaşmaktadır.

(2) … münevver (aydınlatıcı)…:
Hadiste bahsi geçen münevver (aydınlatıcı) sıfatı, Lulin kuyruklu yıldızının Dünya’ya yaklaştıkça 6 yıldız parlaklığı kadar artan parlaklığına işaret etmektedir.

(3) … bir boynuz…:
Lulin kuyruklu yıldızını diğer kuyruklu yıldızlardan ayıran en önemli farklılığı, yıldızının çekirdeğinin arka kısımda yer alan kuyruğunun karşısında, çekirdeğin ön kısmında yani ilerleme yönünde de bir kuyruğunun bulunmasıdır. Lulin kuyruklu yıldızının çekilmiş fotoğraflarına bakıldığında da karşıt yöndeki iki kuyruğun şekil itibariyle bir boynuzu andırdığı ilk bakışta fark edilmektedir.

(4) … mağripten (batıdan) meşrikadır (doğuyadır)…:
Hadisin devamında yer alan “Sabitlerin seyri, mağribden (batıdan) meşrikadır (doğuyadır)…” ifadesi hadiste hareket eden bir cisme, bir kuyruklu yıldıza dikkat çekildiğini teyit eder mahiyettedir. Nitekim diğer gökcisimleri meşrikten (doğudan) mağribe (batıya) doğru saat yönünün aksi yönünde hareket ederken, Lulin kuyruklu yıldızının seyri saat yönünde yani mağripten (BATIDAN) meşrika (DOĞUYA)’dır.

Başka hiçbir gök cisminde görülmeyen bu özelliğin Lulin kuyruklu yıldızında olması ve bunun yaklaşık 1400 sene önce Peygamber Efendimiz (sav) tarafından Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışının habercisi olarak bildirilmiş olması şüphesiz ki çok büyük bir mucizedir.

Sayın Adnan Oktar’ın Ahir Zaman Alametlerinin Birbiri Ardınca Gerçekleşmesi Hakkındaki Görüşleri “Benim eserlerimde ve yazılarımda saydığım hadisler, tahakkuk edip sahih olarak ortaya çıkmış hadislerdir. Yani eğer hadis tahakkuk etmeseydi, sahih olduğu şüpheli olabilirdi ama olmuş, tahakkuk etmiş hadislerdir bunlar. Peygamber Efendimiz (sav) bunların, ahir zaman alametlerinin “Bir arada, tesbih taneleri gibi peş peşe” olacaklarını söylüyor. “Biri bitti denirken diğeri başlayacak” diyor, yani harikulade olaylar peş peşe olacak diyor. Dikkat ederseniz dünyada sürekli harikulade olaylar oluyor, ahir zaman alametleri de 20-30 yıl içerisinde peş peşe olmuş olaylardır.” (Sayın Adnan Oktar’ın The Muslim Observer (ABD) ile 23 Şubat 2009 tarihinde yaptığı röportajdan)
Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinin arka arkaya belirli bir dönem içinde gerçekleşiyor olması, Müslümanların asırlardır gelişini bekledikleri bu mübarek şahsın ortaya çıkışının çok yaklaştığını göstermektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)
Dünya ve Türk Basınında Lulin Kuyruklu Yıldızı


>> Lulin Kuyruklu Yıldızının Çift Kuyruğu
“Bu akşam dışarı çıkın ve Lulin kuyruklu yıldızına bakın. Karanlık bir yerden baktığınızda, tek ihtiyacınız iyi bir yıldız haritası olacaktır. Lulin kuyruklu yıldızı dün Dünya’ya en yakın noktasını geçti. Bu nedenle kuyruklu yıldız önümüzdeki birkaç gün içerisinde en parlak döneminde olacak. Şu anda kuyruklu yıldız Güneş’e göre yaklaşık 180 derece ters konumda ve bu yüzden de hemen hemen bütün gece görülebiliyor; ancak her gece gökyüzünde 10 dolunay kadar ilerliyormuş gibi görünüyor. İki gece önce New Mexico/ABD’den çekilen yukarıdaki resimde, kuyruklu yıldız olağanüstü bir biçimde görülüyor. Saçın merkezi, büyük bir ihtimalle yüksek sıcaklık nedeniyle ışık saçan siyanojen ve moleküler karbon gazlarının belirtisi olan oldukça yeşil bir renge bürünmüş. Görüntünün arka planında parlak yıldızlar ve uzaktaki sarmal bir gökada da açıkça seçilebiliyor. Güneş ışığını yansıtan toz kuyruğu, kuyruklu yıldızı takip eder biçimde saçın sol tarafına doğru yayılırken, mavimsi bir tonda ışıldayan desenli iyon kuyruğu ise saçın sağ tarafında, Güneş’in aksi yönünü işaret ederken görülüyor. Geçtiğimiz birkaç hafta içerisinde, Dünya’nın şu anda bulunduğu noktadan bakıldığında, bu iki (çift) kuyruk tam ters noktalara dönükmüş gibi görünmüştü. Lulin kuyruklu yıldızının önümüzdeki birkaç hafta içerisinde yavaşça soluklaşması bekleniyor.” (Richard Richins, New Mexico Eyalet Üniversitesi, 25 Şubat 2009 http://apod.nasa.gov/apod/ap090225.html)

>> Yeşil Kuyruklu Yıldız Dünya’yı Teğet Geçti
Atmosferi Jüpiter büyüklüğünde olan yeşil kuyruklu yıldız ‘Lulin’ dün gece yörüngenin Dünya’ya en yakın olduğu mesafeden geçti. Hava şartlarının uygun olduğu yerlerde gözle görülebildi.
İki yıl önce keşfedilen ve geçtiğimiz günlerde ilk defa Güneş sistemine giren yeşil kuyruklu yıldız Lulin, dün gece Dünya’ya en yakın konuma ulaştı.
Lulin’in Dünya’ya en yakın olduğu mesafe 61 milyon 155 bin 72 kilometre oldu. Kıyaslamak gerekirse, Kızıl Gezegen Mars şimdiye kadar Dünya’ya 55 milyon 683 bin 302 kilometre yaklaşabilmişti.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24939808/

Günümüzden 1400 Yıl Sonrasını Tahmin Edebilir misiniz?

Ahir zamana dair günümüze kadar ulaşmış olan hadislerin önemini ve alametlerin küçük veya büyük olarak değerlendirilmeden bir bütün olarak görülmesi gerektiğini anlamak için birkaç sorunun cevabını düşünmek yeterlidir.

Örneğin elinizde hiçbir teknik imkan olmadan 100 yıl sonra dünyada olacak olayları ana hatlarıyla da olsa tahmin edebilir misiniz? Ya da 1900’lü yılların başında yaşadığınızı düşünelim. Yalnızca 100 sene sonrası için, tahminler yapmanız istense hiç yanlış çıkmayacak şekilde, günümüzde yaşanacak önemli olayları, insanların ahlaki durumlarının nasıl olacağını, depremlerin yoğunluğunu veya çıkacak savaşları tahmin edebilir miydiniz? Elbette ki hayır…

Veya bir şehirden diğer bir şehre gidişin günlerce sürebildiği, haberleşmenin oldukça zor ve yavaş olduğu, teknik imkansızlıklar dolayısıyla binaların ancak bir iki katlı olarak inşa edilebildiği 7. yüzyılda yaşadığınızı hayal edin. Sizden 1400 yıl sonrasında bu koşullarda ne gibi değişiklikler olabileceğini tahmin etmeniz istendiğini varsayalım. Neler söyleyebilirdiniz? Araba, uçak gibi ulaşım araçları, 100-150 katlı gökdelenler, cep telefonları, televizyon, radyo gibi bugünün dünyasına özgü teknolojik gelişmelerden herhangi biri aklınızın ucundan geçebilir miydi?

Peki günümüzden 1400 yıl sonrasında yani tam 3409 yılında, örneğin binaların ne şekilde inşa edileceğini, toplumların ahlaki durumlarının nasıl olacağını veya dünyada ciddi bir kıtlık veya hastalık olup olmayacağını söyleyebilir misiniz?

Tek bir konunun bile, değil 1400 yıl; 140 yıl hatta 14 yıl sonra nasıl bir gelişme göstereceğini bilmek son derece zor iken, çok çeşitli konularda 3000’li yıllardaki duruma aynen uyacak biçimde öngörülerde bulunulsa, sizce gerçekleşecek olan bu olaylar küçük birer alamet olarak nitelendirilebilir mi? Şüphesiz tüm bu soruların cevabı ‘hayır’dır.  Bütün bu gerçekler de göstermektedir ki; bundan 14 asır önce, yaşamakta olduğumuz ahir zamana dair hadislerdeki bilgilerin her biri, büyük birer alamettir ve bu alametler arasında küçük büyük ayrımı yapmak da mümkün değildir.

Bu durum Peygamber Efendimiz (sav)’in ne kadar mübarek bir insan olduğunu göstermesi bakımından da önemlidir.

Popularity: unranked [?]

MEHDİ’NİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

13 Haziran 2010 Yazan Harun Yahya

MEHDİ’NİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Mehdi Hakkındaki Hadisler Mütevatirdir

“Tevatür”, kelime anlamı olarak “kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber” demektir. (Büyük Lugat-Tür-Dav, 3003) Hadis bilimcilere göre; bir haber birçok kişi tarafından rivayet edilmişse ve bu ravilerin biraraya gelip, haber uydurmaları, durumları itibarıyle mümkün değilse buna “Mütevatir” haber denilir. Birçok İslam alimi, Peygamberimiz (sav)’in Mehdi ile ilgili hadislerinin mütevatir olduğunu bildirmiştir:

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

İbni Hacer Askalani Fethü’l-Bari’de; Mehdi’nin bu ümmetten olacağı ve Hz. İsa (A.S.)’nın onun arkasında namaz kılacağına dair hadisler tevatür etmiştir, der. Şevkani de İsa’nın ineceğine dair hadislerin sayısının 29′a ulaştığını söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda: “Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür haddine ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal hakkında hadisler ve İsa’nın inmesine dair hadisler mütevatirdir” demiştir.
(Sünen-i İbn-i Mace 10/338)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Mehdi’nin geleceğine dair olan sahih hadisler tevatür niteliğini taşımaktadır.
(Kıyamet Alametleri, s.193)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Onların zannına göre, Mehdi vefat etti; geçti gitti… Halbuki, bu babda gelen sahih hadis-i şerifler meşhurdur. Hatta tevatür-ü manevi derecesinde olup, taifenin sözlerini tekzip etmektedir.
(Mektubat-ı Rabbani, 2/250)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Mehdi’nin geleceğine dair Resulullah (sav)’dan tevatür düzeyinde birçok hadis rivayet edilmiştir…
(eb’ul-Hasan Muhammed b. Hasan el-Überi Sicistani, Menakıb’üş-Şafii/Dr.G.Hüseyin Tacirineseb, Mehdilik ve İmam Mehdi, s.88 ve 405)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Mehdi’nin varlığı ve ahir zamanda zuhur edeceği, Peygamber ailesinden ve Fatıma oğullarından oluşu, tevatür ölçüsüne ulaşan hadislerle açıklanmıştır ve bu hadisleri inkar etmenin hiçbir anlamı yoktur… Tevatür ölçüsünü aşan, doğru ve açık hadislerde, Mehdi’nin Fatıma soyundan olup, dünya sona ermeden zuhur edeceği, zulüm ve haksızlıkla dolmuş olan dünyaya, adalet ve hakkaniyet getireceği, onun zamanında İsa Mesih’in gökten ineceği ve onun önderliğinde namaz kılacağaı kanıtlanmış bulunmaktadır.
(Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-işae, s.184 ve 305 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s.328)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de, hakkında tevatür derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. Birçok hadis hafızları, Mehdi’nin Peygamber soyundan olduğunu kabul etmişlerdir, böyle mütevatır bir konuya sırt çevirmek yakışık almaz. Hak ehlinin inancına göre, Mehdi İsa Mesih’ten ayrıdır. Mehdi, Mesih’ten önce zuhur edecektir. Bu konu Sünni bilginleri arasında, onların inancından sayılacak kadar yaygınlık kazanmıştır.
(Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefareyni, Levaih’ül-Envar’ülBehiyye şehri, C.2, s.74-76-86′dan özet)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Muhammed b. Ali Şevkani, “et-Tavzih…” isimli kitabında şöyle söylemiştir: …Bunlar (Mehdi, Deccal ve Mesih ile ilgili rivayetler) hiç kuşku yok ki, mütevatır hadislerdir, Peygamber’in buyruğu hükmündedir… Buna göre, Deccal ve Mesih hakkındaki rivayetler mütevatır olduğu gibi Mehdi hakkındakiler de mütevatırdırlar…
(Muhib b. Salih el-Bureyni, Ikd’üd-Dürer fi Ahbar’il-Muntazar, s.14-15 / Ebu Tayyib Muhammed Sıddık Kunuci, el-İzaetü… s.95 ve 130 / Mehdilik ve İmam Mehdi s.329)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Mehdi hakkındaki hadisler, manevi tevatür ölçüsünü geçmiş, inkar edilmelerinin bir anlamı yoktur.
(Şeyh Hasan Advi Hamzavi, Meşarik’ül-Envar, F.2, s.115, -1307 H. Basımı / Mehdilik ve İmam Mehdi s. 329)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

…Mehdi hakkındaki hadisler tevatür ölçüsünden çoktur. “Sünen”, “Mesned” ve “Mu’cem” kitaplarında mevcuttur.
(M.Sıddık b. Hasan Kunuci, el-İzaetü… s.94)

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Yukarıda isimlerini verdiğimiz kaynaklar dışında pek çok kişi daha sayısız eserinde Mehdi hakkında ulaşan hadislerin tevatür derecesinde olduğunu açıklamışlardır. Bu İslam alimlerinden bazıları ve bu konuda açıklama yaptıkları eserleri şunlardır:

  1. Ebu Abdullah Muhammed b. Yusuf Genci Nufeli, el-Beyan fi Ahbari Sahib’üz-Zaman, s.126
  2. Şemseddin Muhammed b. Ahmed Kurtubi, et-Tezkiretü fi Ahval’il-Mevta ve Umur’il-ahireti, s.710
  3. İbni Kayyim Cavziye Muhammed b. Ebi Bekr Dımışki, el-Menar’ül-Münif, s.142
  4. Şehabeddin b. Hacer Ahmed b. Ali Askelani, Tahzib et-Tahzib, C.9, s.126
  5. Celaleddin Abdurrahman Suyuti, Arf’ül-Verdi, eki el-Havi Lilfetavi, C.2, s.165
  6. Eb’ul-Abbas b. Hacer Ahmed b. Muhammed Haytemi, Sevaik’ül-Muhrika, s.99 / El-Kavl’ül Muhtasar, s.23
  7. Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-İşae, s.147, 185
  8. Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefarini, Levaih’ül-Envar’il-Behiyye, C.2, s.89 / Ahval-i Yevm’ül-Kıyamet, s.33
  9. Muhammed b. Ali Sabban Mısri, İs’afur-Rağibin, Nur’ul-Ebsar haşiyesinde matbu s.192 Sevaik’ül-Muhrika’dan naklen.
  10. Mü’min b. Hasan Mü’mim Şeblanci, Nur’ul-Ebsar, s.189
  11. Muhammed Sedik Hasan Kunuci Buhari, el-İzae, s.120
  12. Muhammed b. Cafer İdrisi Ketanı, Nzm’ül-Mütenasır Fi’l-Hadis’il-Mütevatir, s.145
  13. Eb’ul-Feyz Ahmed b. Muhammed Ğumari, İbraz’ül?Vehm’il-Meknun, s.3-4
  14. Abdülmuhsin b. Muhammed Abbad, Meccelet’ül-Camiat’ül-İslamiyye, sayı 3, yıl 1, s.598

İslam Alimleri’nin Mehdi’nin Gelişi ile İlgili İzahları

Birçok büyük İslam alimi ahir zamanda Mehdi’nin gelişinde hiçbir şüphe olmadığını ifade eden açıklamalar yapmıştır. Bunların arasında en ünlülerinden biri Muhyiddin Arabi’dir. Futuhat-I Mekkiye isimli eserinde Muhyiddin Arabi şöyle söylemektedir:

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

“Muhakkak ki, yeryüzü zulüm ve haksızlık ile dolduğu sırada Allah’ın halifesi kıyam edecek, yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak… Genel kazancı halka arasında eşit olarak paylaştıracak, halka adaletle hükmedecek ve anlaşmazlıklarda hakemlik edecek… Allah onun işini bir gecede düzene koyacak, zafer hep onun önünde yürüyecek… Ayağını Peygamberin ayağının yerine koyacak (onun izinde yürüyecek) ve hiçbir zaman sapmayacak… Dağınık dinleri (batıl inançları) ortadan kaldırıp, sadece hak dini hakim kılacak…”

(Muhyiddin Arabi, el-Futuhat El Mekkiye, 366. bab, C.3, s.327-328)

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Bu konuda açıklamayapan bir diğer kişi ise Mısırlı ünlü yazar Şeyh Mansur Ali Nasif’tir. Bir eserinde Mehdilik inancını şu şekilde tanımlamaktadır:

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Ehl-i Beyt’ten Mehdi adında bir zat kaçınılmaz olarak zuhur edecek, İslam topraklarına  hakim olacak, Müslümanlar kendisini izleyecek ve O, Müslümanlar arasında adaletle, hakkaniyetle davranacak, dini sağlamlaştıracak. Ondan sonra Deccal ortaya çıkacak ve Mesih (Hz. İsa) inerek Deccal’ı etkisiz hale getirecek veya öldüdürülmesinde Mehdi’ye yardım edecektir.

(et-Tac’ül-Camiü Lil-Usul, C.5, s.341)

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Mısır el-Ezher Üniversitesi İnançlar kürsüsünde öğretim görevlisi olan yazar Seyyid Sabık ise, İslam Konferansı tarafından seçilmiş bir kitap olarak yayınlanan el-Akaid’ül İslamiyye isimli kitabında Mehdi’nin gelişi ile ilgili şu açıklamaları yapmaktadır:

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Mehdi hakkında sözün özü şu ki; O, zamanın sonunda, pek yakında zuhur edecektir… Yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolmuş iken, O, adalet ve hakkaniyetle dolduracaktır. O muhakkak surette İslam kanununu ortaya koyacak ve yıpratılmış olan Peygamber sünnetini canlandıracaktır.

(el-Akaid’ül-İslamiyye, s.250)

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Alaeddin Ali b. Hişam Muttaki Hindi de, “er-Reddü…” isimli kitabında şöyle demiştir:

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Allah’ın rahmeti sana olsun bil ki; vaad edilen Mehdi’nin varoluşunda hiç kuşku yoktur. Üç yüz hadis ve eserle hatta daha fazlası ile bu kanıtlanmıştır.

(Casim Mühelhil, el-Burhan, c.1, s.339 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s.328)

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Ünlü İslam alimlerinin, bu açıklamaların yanısıra, Mehdi’nin gelişi ile ilgili konuların ehl-i Sünnet inancı olduğuna dair de detaylı açıklamaları mevcuttur. Bu açıklamalardan birkaçını şöyle sıralamak mümkündür:

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Ebu Muhammed Hasan b. Ali el-Berbehari Hanbeli “Şerh’üs-Sünnet” isimli kitabında ehl-i Sünnet inançlarını sıralayarak şöyle yazıyor: “…Ve Meryemoğlu İsa’nın gökten ineceğine, Deccal’ı etkisiz hale getireceğine ve Muhammed (sav) oğullarından Kaim’in (Mehdi) arkasında namaz kılacağına inanmak.”
(Casim Mühelhil, el-Burhan…, C.1, s.426)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Doğru hadislere dayanılarak, kesin olarak inanılan bir konu da (zuhur edecek olan) Mehdi’nin varlığıdır. Onun zamanında Deccal ve Mesih de ortaya çıkacaktır.
(İbni Hacer, Ahmed b. Muhammed Haytemi Şafii, el-Kavl’ül-Muhtasar fi Alamat’il Mehdiyyül-Muntazar s. 74)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Eb’ul-Eşbal Ahmed Muhammed Şakir “Şerh-i Müsned-i İmam Ahmed” isimli kitabında: Birçok sahabeden doğru senetlerle ulaşan doğru sünnete göre: (Mehdi’ye inanmak) kanıtlanmış, bunun doğruluğundan kuşku duymak kimsenin haddinde değildir.
(Casim Mühelhil, el-Burhan… Mukaddimesi, C.1, s.343)

sphere1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

Demek ki, Mehdi’nin zuhur edeceğine inanmak vaciptir, ona inanmak Peygamber (S)’in buyruğunu doğrulamak için gereklidir. Nitekim bu konu Ehl-i Sünnet inanç kitaplarında kayeddilmiş ve kanıtlanmıştır.
(Eb’ul-Feyz Ahmed b. Muhammed Ğumari Şafii, İbraz’ül-Vehm’ül-Meknun, s.3-4)

c1 MEHDİNİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

İslam alimlerinin Mehdi’nin gelişi ve yapacakları hakkındaki hadisler ile ilgili yaptıkları bu izahlar kuşkusuz son derece önemlidir. Ancak daha da önemlisi Peygamberimiz (sav)’in ahir zaman ve Mehdi ile ilgili hadislerinin günümüzde tek tek ve birbiri ardısıra gerçekleşiyor olmasıdır. Kuşkusuz bu olayların Peygamberimiz (sav)’in bir mucizesi olarak gerçekleşmesi, doğrulukları üzerinde herhangi bir şüphe bırakmamaktadır.

Popularity: unranked [?]

Allah Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerini biraraya getirecektir

27 Mayıs 2010 Yazan admin

R0373 Allah Hz. Mehdi (a.s.)nin talebelerini biraraya getirecektir

Allah Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerini biraraya getirecektir

Cafer al Juafi, İmam Muhammed bin Ali al Bekir’den şöyle rivayet eder: “Hz. Mehdi (a.s.) çıktığında yanında 313 erkek ve 50 kadın olacaktır, onlar daha önce aralarında hiç bir sözleşme olmadan, farklı bulutların gökyüzünde kümeleşmeleri gibi bir araya geleceklerdir. Bu, Allah’ın “Her nerede olursanız olun, Allah sizi bir araya getirecektir. Allah herşeye güç yetirendir” ayetinin bir tecellisidir.


(Bihar-ül Envar, cilt. 52, pg. 223)


Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri arasında kadınlar da bulunacaktır. Hadiste Allah’ın Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerini birbirlerini hiç tanımıyorken farklı yerlerden toplayıp biraraya getireceğine dikkat çekilmiştir. Allah Kuran’da müminleri biraraya getireceğini bildirir.

Popularity: unranked [?]

GÜNÜN VİDEOSU

Harun Yahya (Adnan Oktar) Mehdi Oldugunu İddaa Etmişmidir?

DEVAMINI BURDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.