<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Nin</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/nin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 11:56:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bilen]]></category>
		<category><![CDATA[Ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[



El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar



(TV Kayseri, 10 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left">
<h3>El Berzenci Hazretleri&#8217;nin kıyamet alametleri kitabından önemli açıklamalar</h3>
</td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><span style="text-decoration: underline;"><strong>(TV Kayseri, 10 Kasım 2010)</strong></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Şeyhi Ekber bu hususta şöyle bir şiir söylemiştir:<br />
Dikkat edin Velîlerin sonu şehiddir. Varlıklar İmamı&#8217;nın gözüdür. O,  Âli Ahmed neslinden gelecek olan Seyyid Mehdîdir. Kötülükleri bertaraf  edecek keskin bir kılınçtır! Bütün gam ve zülmetleri giderecek  Güneş&#8217;tir. İhsanda bulunduğu zaman, pek bereketli bir yağmurdur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as) şehittir. Çok seçkin bir imamdır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in  neslindendir. İlim kılıncıdır, kötülükleri bertaraf edecek ama keskin  bir kılıç, çok etkili. Bütün gam ve zulmetleri, gam ne demek? İnsanlarda  üzüntü, stres, gerilim, acılar, psikolojik bütün bozuklukları  giderecek. Ve her türlü zulmü; işkence, tehdit, insanların her türlü acı  çektiği olayları giderecek Güneş&#8217;tir diyor. Atatürk ne diyor? Güneş  diyor. Bediüzzaman ne diyor? Güneş diyor. Resulullah (sav) ne diyor  hadisinde, Güneş diyor. Yağmur gibi ihsanda bulunur.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Zamanı  gelmiştir. Geçen üç asırdan sonra gelen dördüncü asırda zahir olmuştur.  Çünkü Peygamberimiz (sav) üç asırı bir arada zikr etmiş onları dördüncü  asır takip etmiştir. Nitekim bir rivayette &#8220;Üçü birbiri ardınca, biri  yalnız başına…&#8221; diye varid olmuştur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yani  üç yüzyıl peşpeşe, biri de yalnız başına dört. Bin eklersen ne yapar?  Hicri 1400. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in vefatından bin yıl sonra  geleceğini İmam Rabbani söylüyor. Bu rivayetle de birleşince Hicri 1400.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Kendisine  gelince; İktidar ve siyaset sahibidir. Muhtaç bulunduğu gücü, Allah’tan  alacaktır. Çünkü O, doğrulanmış kuş ve bütün hayvanların dillerini  bilen bir halifedir. Onun için adâleti, bütün insanlar ve cinlerce cari  olacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Muhtaç  bulunduğu gücü insanlardan değil, Allah&#8217;tan alacaktır. Çünkü O, doğru  olduğu Allah tarafından tasdik edilmiş, hadisle, kuş ve bütün  hayvanların dillerini bilen, yani bütün hayvanlara karşı sevgi duyan bir  halifedir. Ne kadar hayvan varsa hepsine karşı sevgi duyuyor. Adaleti  cinlere de cari olacaktır diyor, demek ki cinlerle de bağlantısı olacak.  Onlar arasında da adalet sağlıyor. Cinlerin de birbirlerine eziyet  etmesini engelliyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Yukarıda  arz ettiğimiz, gibi Allah ona inanmış kimseleri yardımcı kılmıştır. O  verzirleri sâyesinde bütün işleri en güzel bir şekilde başaracaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vezirleri  sayesinde bütün işleri başaracaktır; demek ki talebeleri var. Hz. Mehdi  (as) yalnız olmayacak diyor Peygamberimiz (sav).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Mehdî’nin vezirlerine yaptırtacağı işlerde, muhtaç olduğu hususlar:<br />
1. Basiret sahibi olması; Çünkü insanları Allah’a dâvet etme  hususunda, böyle bir haslete luzüm hissedilir. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle  buyurmuştur, Peygamberinden hikâye ederek, &#8220;Ben bana uyanlarla tam bir  basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim.&#8221;</p>
<p>Mehdî hiç şüphe yok ki Peygambere uyanlardandır. Allah’a dâvet  hususunda peygamber nasıl yanılmıyorsa Mehdî de öyle yanılmaz.. Çünkü o,  O&#8217;nun izindedir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın en önemli özelliklerinden birisi basiret sahibi olması.  &#8220;Ben Bana uyanlarla tam bir basiret üzerine Allah&#8217;a davet ederim&#8221;; yani  &#8220;Ben talebelerimle Allah&#8217;a davet ederim insanları&#8221;, ayetin Hz. Mehdi  (as)&#8217;a bakan yönünü açıklıyor. Ahkamda masumdur Mehdi.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>2. İlâhi kitabı anlaması.<br />
</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok iyi anlayacak ve çok iyi anlatacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<strong>3. İlâhi-Kelâm’ın mânasını bilmesi.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran&#8217;ı çok güzel tefsir edecek, insanlara açıklayacak.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>4. Tayin edeceği kimselerin durumlarınıi hâl ve hareketlerini iyi bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>O  kişinin durumunu, halini ve hareketlerini; yani genel karakterini, ruh  halini, derinliğini, psikolojik yapısını, hepsini çok iyi analiz edecek  Hz. Mehdi (as).</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>5. Öfkelendiği zaman bile merhamet ve adâletten ayrılmaması..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çok  şiddetli öfke gelecek üzerine Allah tarafından, fakat buna rağmen son  derece merhametli ve adaletten ayrılmayan bir insan olacak. Çok  merhametli, yani çok sinirlendiğinde de tutarlı. Makul düşünüyor,  tutarlı düşünüyor, Kuran&#8217;a göre hareket ediyor ve adaletten ayrılmıyor.  Yani, kendi aleyhine bile olsa mutlaka adaletle karar veriyor. Kendini  kurtaran veyahu<strong>t çıkarlarını kurtaran bir tavır içerisinde değil.</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>6. Varlıkların sınıflarını bilmesi..</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çocuklara  çocuk olmasına göre hareket ediyor, olgun olana olguna göre hareket  ediyor, dede olana dedeye göre, kadına kadının hoşlanacağı şekilde. Her  insana onun hoşlanacağı şekilde hareket ediyor. Ve onların ruhuna hitap  etmeyi biliyor. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın bir özelliği.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>7.  İşlerin girift taraflarını bilmesi; çünkü bunlardan haberi olan bir  lider vereceği hükümlerde yanılmaz.. Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek  için değil de ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir  ilhâm neticesi olacak. Yâni Muhammed (S.A.V.)’in getirdiği Şeriat üzere  hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamber (S.A.V.), onu vasf ederken  &lt;&lt;Benim izimi takip edecek; hataya düşmeyecek&gt;&gt; demiştir.  Bundan anlıyoruz ki, O, Şerîat sahibi değil de Şeriate uyarıdır. Ve aynı  zamanda günahtan da masumdur. Burdaki masumluluğundan murat hükümdeki  masumiyetidir. Çünkü gerçek m’anada ismet ancak Peygamber için söz  konusu olabilir. Oysa O, Peygamber değil Velîdir. Velîler günah  işlemekten mahfuzdurlar; Mâsum değildirler.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşlerin  girift taraflarını bilmesi; en ince detaylarına kadar olayları biliyor.  Analiz ediyor. Bir kişi birşeyi niçin yaptı, ne nedendir, çok ince  analiz gücü var.</p>
<p>Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz; asla yanılmaz Hz. Mehdi (as)<br />
Mehdî kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil de ondan kaçınmak için  bilir; Yani kıyasla hareket etmeyecek Hz. Mehdi (as). Fıkıhta kullanılan  kıyas ilmi onun için yok, kıyastan kaçınıyor.</p>
<p>Vahiyle bildiriyor Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)&#8217;ın hataya  düşmeyeceğini. Ahkamda masumdur Hz. Mehdi (as). Hata yaptığı dediği  yerde, mutlaka yine doğru yapmış oluyor. Hataya Allah müsaade etmiyor  onda. Masum imamdır, bir tek Hz. Mehdi (as)&#8217;a mahsustur bu. Allah&#8217;ın  özel koruması altında. Masum İmam. Hükümde masum. Ama gerçek manada  ismet ancak Peygamberlerde oluyor, Peygamberler her yönüyle korunuyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>8.  İnsanların ihtiyacını iyi anlamak; Çünkü onların her türlü işlerini  görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine tekdim etmiştir. Liderlerin  davranış ve faaliyetlerî kendi nefislerinden ziyâde halkın menfaati  için olmalı.. halkın yararına olan şeylerle uğraşıp onların işlerini  görmeyen bir lider azl edilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında  artık bir fark kalmamıştır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın özelliği şu; tüm dünya onun ailesi oluyor. Uganda&#8217;da bir  çocuğun ayağı kırılsa, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladının ayağı kırılmış gibi  ilgi görecek. Londra&#8217;daki Müslümanla Uganda&#8217;daki Müslüman aynı muameleyi  görecek. O da kaliteli yemek yiyecek diğeri de, ikisi de kaliteli bakım  görecek, ikisi de güzel evlerde yaşayacak. İkinci sınıf vatandaş,  üçüncü sınıf vatandaş kalkıyor. Tüm dünya Hz. Mehdi (as)&#8217;ın evladı gibi  oluyor. Mesela, Japonya&#8217;daki bir çocuğa ameliyat yapılacak. Hani var ya  bazı cemaatlerde, kimsenin haberi olmaz adama ne yapıldığından, kimsenin  kimseden haberi olmaz. Hz. Mehdi (as)&#8217;da öyle olmayacak. Hz. Mehdi (as)  kendine yapılan bir ameliyat gibi titiz olacak. Onun için Hz. Mehdi  (as) imamlığı kabulde direnecek. İmamlığı kabul etmiyor, zorla imamlık  veriliyor. O manevi sorumluluk çok şiddetli olduğu için, bütün dünyadan  sorumlu olduğu için ölüm tehdidiyle İmamlık görevi veriliyor. Kendi  nefsi için değil, halkın menfaatini çok iyi kollayacak Hz. Mehdi (as).  Halka faydalı olmayan her türlü lideri azledecek. Mutlaka çok titiz  takip edecek. Hastanede herkes birinci sınıf insan olacak. Herkes en iyi  yemeği yiyecek, Hz. Mehdi (as) kendi yediğini tüm dünyanın yemesini,  kendi giydiğini herkesin giymesini, kendi evinin rahatlığını tüm dünyaya  sağlayacak. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın özelliğidir bu. Çünkü onunla diğer  insanlar arasında bir fark kalmamıştır, yani aynıdır, aynı hükümde,  herkese kendi evladı gibi titiz bakıyor.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>9.  Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması, çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edecek meseleleri hal  edebilir. Yukarıda arz ettiğimiz gibi Mehdî kıyasla hükm etmeyecektir.  Çünkü kıyas bir çok meselelerin meydana gelmesini intaç eder ki, bu,  kulları zor duruma sokar. Oysa İslâm’da esas olan tahtifdir. Bu  sebepledir ki. Resûlüllâh (sav) şöyle buyururlardı. &#8220;Size terk ettiğim  hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221; Böylece fazla hüküm ve teklif  meydana gelmemesi için kendisine çok sorulmasından hoşlanmazdı. Ancak  Hakkın ona emrettiği meseleleri tebliğ ile yetinirlerdi. Madem ki Mehdî  Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düimeyecek öyleyse tıpkı Allah  Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması gerekir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşte bu dokuz hasletin Mehdî’de bulunması gerektir.<br />
Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibî ilimlere vukufu  bulunması; Yani gelecekte olan olaylar hadisten, Kuran&#8217;ın ayetlerinden  çok iyi biliyor ileride neler olacağını. Allah&#8217;ın dilemesiyle ileride ne  olacağını bildiği için ona göre tedbir alıyor.</p>
<p>Kıyas kalkıyor, Hz. Mehdi (as) da kıyas yok. Bir çok hüküm,  karmakarışık hükümler, insanların içinden çıkamayacağı bir din anlayışı  gelişir o zaman diyor. Hz. Mehdi (as) bunu kabul etmiyor. Çünkü bu  kulları zor duruma sokar. Kolaylık dinidir bizim dinimiz. Dinin  kolaylaştırılması Allah&#8217;ın emridir. Zorlaştırılması da şeytanın ilkası  olur. İslam&#8217;da esas olan tahfiftir. İbadetleri kolay hale getirme, dini  kolay hale getirme, hayatı kolay hale getirme.</p>
<p>&#8220;Size terk ettiğim hususlarda beni başa başa bırakın.&#8221;; Yani &#8220;yeni yeni  hükümler çıkartırtmayın. Bana soru sormayın.&#8221; Sahabeler &#8220;şu nasıl  olacak?&#8221; dediklerinde, &#8220;nasıl biliyorsanız öyle yapın. Çünkü ben  söylersem o hüküm olur artık ve yapmak durumunda kalırsınız, onun için  bana sormayın, özgürce yaşayın&#8221; diyor Peygamberimiz (sav). &#8220;Önemli  birşeyse zaten ben onu uyarırım&#8221; diyor. &#8220;Ama söylemediysem hüküm  çıkartmaya kalkmayın ve bunu da zorlamayın&#8221; diyor.</p>
<p>Fazla hüküm ve teklif meydana gelmemesi; şimdi olan nedir? Çok fazla  hüküm ve teklif meydana gelmiştir. O yüzden ayrı hurafeler çıkmıştır,  uydurma izahlar çıkmıştır, din bambaşka bir şekle sokulmuştur. Ve İslam  aleminin çektiği acıların kökeninde bu vardır.</p>
<p>Tebliğle yetinirdi; Mühim ve hayati konuları Allah ona söylüyor, onun dışında Müslümanları serbest ve rahat bırakmak lazım.</p>
<p>Madem ki Mehdî Resûlüllah’ın izinde olacak ve hataya düşmeyecek öyleyse  tıpkı Allah Resûlü gibi varlıklara karşı son derece merhametli olması  gerekir; Yani merhametli değil, son derece merhametli, tüm varlıklara.  Kedilere, köpeklere, balıklara, insanlara, çocuklara hepsine.</p>
<p>Peygamberimizin sağlığında sadece Mehdî’nin yanılmayacağını beyan etmiş  ve diğerleri hakkında süküt buyurmuşlardır; Yani diğer hiçbir imam Hz.  Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve diğer çıkacak veliler  hakkında Peygamberimiz (sav) masum olacaktırlar dememiştir. Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın yanılmayacağını beyan etmiş, hadisle sabit.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İsa  Âleyhisselâm onun zamanında Dımışık mescidinin doğusundaki beyaz bir  minâreye, insanlar ikindi namazında iken inecektir. İmâm çekilip onu  önüne geçirecek, O da insanlar imamlık yaparak Muhammed (S.A.V.)’in  şeriatı üzere namaz kılacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bunu  da bir kısım şahıslar yanlış anlıyorlar. Şam çok geniş bir alandır. Çok  geniş bir alana İstanbul da dahil Anadolu da dahil Şam deniyor. Demek  ki yüksekçe bir ev, yüksek bir yer, öyle bir binaya gelecek diyor. Çünkü  minare demek, ilk akla gelen yüksek bir yapı. Heryere sesin  duyurulabildiği, yüksek bir yer.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Tenbih:<br />
Bu hadîs’in taşıdğı anlam, İsa (as)’ın sabah namazında, &#8220;Bu senin  için ikame edilmiştir!&#8221; diyerek Mehdî’ye iktida edeceğini belirten  hadîslere ters düşmez.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hz.  Mehdi (as)&#8217;ı öne geçirip Hz. İsa (as)&#8217;ın onun imamlığında namaz kıldığı  duruma ters düşmez diyor. Yani Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as)&#8217;ı imamlığa  geçiriyor, sonra Hz. Mehdi (as) Hz. İsa (as)&#8217;ı vezir tayin ediyor.  Burada anlatılan olay bundan sonra gelişen bir olaydır. Yani Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın imamlığı sabit oluyor, dünyanın lideri olduğu kabul ediliyor,  Hz. isa (as) onun imamlığını tasdik ediyor. Hz. Mehdi (as) da çeşitli  insanlara imamlık veriyor, Hz. İsa (as) da onun baş veziri, ona da  imamlık veriyor.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in ahir zamanda beyaz minarelerin  yapılacağını bilmesi zaten bir mucizedir. O zaman minareler yoktu. Ama  bunu haber veriyor. Hayret edilecek birşey bir mucizedir. Demek ki ya  İstanbul&#8217;da ya Kudüs&#8217;te, böyle bir yerde Hz. İsa (as), Şam denilen bölge  içinde, orada beyaz minaresi olan bir camide namaz kıldıracak  inşaAllah.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSoTzN3ZZXZN_tBemznNJc9n-cR-KOQ8PetrnRrYE2JYddMbcDd8SyNTdjPTg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/el-berzenci-hazretlerinin-kiyamet-alametleri-kitabindan-onemli-aciklamalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali İmran suresi&#8217;nin, 26. ayetinde geçen ey mülkün sahibi Allah&#8217;ım, dilediğine mülkü verirsin “&#8230;. ifadesinin ebced değeri 1981 yılını vermektedir.</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/ali-imran-suresinin-26-ayetinde-gecen-ey-mulkun-sahibi-allahim-diledigine-mulku-verirsin-%e2%80%9c-ifadesinin-ebced-degeri-1981-yilini-vermektedir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/ali-imran-suresinin-26-ayetinde-gecen-ey-mulkun-sahibi-allahim-diledigine-mulku-verirsin-%e2%80%9c-ifadesinin-ebced-degeri-1981-yilini-vermektedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 06:44:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ala]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Imran]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ebced]]></category>
		<category><![CDATA[Inneke]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kulli]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Senin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[Ali İmran suresi&#8217;nin, 26. ayetinde geçen ey mülkün sahibi  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Ali İmran suresi&#8217;nin, 26. ayetinde geçen ey mülkün sahibi  Allah&#8217;ım, dilediğine mülkü verirsin “&#8230;. ifadesinin ebced değeri  1981  yılını vermektedir.</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>De ki: &#8220;<strong>EY MÜLKÜN SAHİBİ ALLAH&#8217;IM, DİLEDİĞİNE MÜLKÜ VERİRSİN</strong> ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini  alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, her şeye güç  yetirensin.&#8221;<strong>Ali İmran Suresi, 26</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Arapça Okunuşu:</strong> Kul Allahumme malike elmulki tu’ti elmulke men teşau ve tenziu elmulke  mimmen teşau ve tuizzu men teşau ve tuzillu men teşau bi yedike elhayru  inneke ala kulli şey’in kadiyrun</p>
<p><strong>…&#8221;Ey mülkün sahibi Allah&#8217;ım, dilediğine mülkü verirsin…</strong><br />
Allahumme    maliku   elmulki   tu’ti    elmulke   men   teşau<br />
76               +    91    +     90    +  811  +   121   +  90  +  702  = <strong>1981 (Şeddesiz)</strong></p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/207806v52glqm7ioyt6.gif" alt="" /></p>
<p><em>24 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/ali-imran-suresinin-26-ayetinde-gecen-ey-mulkun-sahibi-allahim-diledigine-mulku-verirsin-%e2%80%9c-ifadesinin-ebced-degeri-1981-yilini-vermektedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Ulu&#8217;l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/iki-ulul-azm-peygamber-olan-hz-isa-as-ve-hz-muhammed-sav-arasinda-571-yil-vardir-hz-mehdi-as-da-imam-rabbani-hazretlerinden-yaklasik-400-yil-sonra-gelecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/iki-ulul-azm-peygamber-olan-hz-isa-as-ve-hz-muhammed-sav-arasinda-571-yil-vardir-hz-mehdi-as-da-imam-rabbani-hazretlerinden-yaklasik-400-yil-sonra-gelecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 06:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Azm]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Burada]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Imam Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>
		<category><![CDATA[Ulu]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=358</guid>
		<description><![CDATA[İki Ulu&#8217;l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>İki Ulu&#8217;l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed  (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani  hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir</h3>
<p>Bazı  kimseler Hz. Mehdi (as)&#8217;ın İmam Rabbani Hazretlerinden yaklaşık 400 yıl  sonra gelmesinin, İmam Rabbani&#8217;nin değerini azalatacağını düşünmekte ve  Hz. Mehdi (as)&#8217;ın İmam Rabbani&#8217;den 1000 yıl sonra gelmesi gerektiğini  iddia etmektedirler. Oysa Hz. Mehdi (as)&#8217;ın İmam Rabbani Hazretlerinden  yaklaşık 400 yıl sonra gelmesi, Rabbani Hazretlerinin değerini,  kıymetini azaltacak bir husus değildir. <strong>Allah Peygamberimiz  (sav)&#8217;i Ulu’l Azm bir peygamber olan Hz. İsa (as)&#8217;dan sadece 571 yıl  sonra göndermiştir. Hz. İsa (as)&#8217;dan kısa bir süre sonra, yepyeni bir  şeriat ve kitapla Hz. Muhammed (sav) gelmiştir. Yani iki Ulu’l Azm  peygamber arasında 571 yıl vardır. </strong>Hz. Mehdi (as) da İmam  Rabbani Hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir. Zaten bunu  İmam Rabbani Hazretlerinin kendisi bizzat açıklamış, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  Peygamberimiz (sav)&#8217;in vefatından 1000 sene geçtikten sonra geleceğini  söylemiştir:</p>
<div>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://us3.harunyahya.com/Image/gif_resimler/120.gif" alt="" /></p>
<p>Bu ümmetin ahirliği, <strong>İKİNCİ BİNİN BAŞLAMASI</strong> ile başlar. <strong>YANİ RESULULLAH EFENDİMİZİN İRTİHALİNDEN (VEFATINDAN) İTİBAREN&#8230;</strong> Şeriatın teyid hasletleri, milleti tecdidi (Kuran&#8217;ın ahlakının tam  olarak uygulanması ve islam aleminin yenilenmesi)  BU İKİNCİ BİNDEDİR. <strong>BU  DAVANIN DOĞRULUĞUNA ADİL ŞAHİD, İSA’NIN, MEHDİ’NİN BU BİN İÇİNDE  (YANİ  PEYGAMBERİMİZ (SAV)&#8217;İN VEFATINDAN SONRAKİ BİN YIL İÇİNDE) VAR  OLUŞLARIDIR.</strong> (Mektubatı Rabbani, sf 261)<br />
<img src="http://us3.harunyahya.com/Image/gif_resimler/120.gif" alt="" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Burada  İmam Rabbani çok açık ve sarih bir şekilde KENDİ VEFATINDAN SONRA  DEĞİL, PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)’İN İRTİHALİNDEN YANİ VEFATINDAN SONRA  demektedir.</p>
</div>
<p>İmam Rabbani Hazretleri&#8217;nin de söylediği gibi, <strong>İslam  aleminin ahirliği (yani sonu) ikinci binin başlamasıyla başlar ve İmam  Rabbani Hazretleri de, Hz. İsa (as) da, Hz. Mehdi (as) da Peygamberimiz  (sav)’in vefatının ardından ikinci bin yıl içinde olacaklardır. </strong></p>
<p><em>18 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/iki-ulul-azm-peygamber-olan-hz-isa-as-ve-hz-muhammed-sav-arasinda-571-yil-vardir-hz-mehdi-as-da-imam-rabbani-hazretlerinden-yaklasik-400-yil-sonra-gelecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enam suresi&#8217;nin, 149. ayetinde geçen; &#8221;&#8230; &#8221;En &#8216;üstün ve apaçık&#8217; delil (hüccet) Allah&#8217;ındır. &#8230;.&#8221;ifadesinin ebced değeri 2012 yılını vermektedir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/enam-suresinin-149-ayetinde-gecen-en-ustun-ve-apacik-delil-huccet-allahindir-ifadesinin-ebced-degeri-2012-yilini-vermektedir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/enam-suresinin-149-ayetinde-gecen-en-ustun-ve-apacik-delil-huccet-allahindir-ifadesinin-ebced-degeri-2012-yilini-vermektedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 22:51:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Delil]]></category>
		<category><![CDATA[Ebced]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Indir]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kul]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[Enam suresi&#8217;nin, 149. ayetinde geçen; &#8221;&#8230; &#8221;En &#8216;üstün ve  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Enam suresi&#8217;nin, 149. ayetinde geçen; &#8221;&#8230; &#8221;En &#8216;üstün ve  apaçık&#8217;  delil (hüccet) Allah&#8217;ındır. &#8230;.&#8221;ifadesinin ebced değeri 2012  yılını  vermektedir</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kİ: &#8220;EN &#8216;ÜSTÜN VE APAÇIK&#8217; DELİL (HÜCCET) ALLAH&#8217;INDIR. EĞER O  DİLESEYDİ ELBETTE TÜMÜNÜZÜ HİDAYETE YÖNELTİP İLETİRDİ.&#8221;En’am Suresi,149 </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Arapça Okunuşu: </strong></p>
<p>Kul fe<strong> lillâhil huccetul bâligah(bâligatu)</strong>, fe lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).</p>
<p><strong>&#8230; &#8220;EN &#8216;ÜSTÜN VE APAÇIK&#8217; DELİL (HÜCCET) ALLAH&#8217;INDIR. &#8230;</strong></p>
<p><strong>lillâhil huccetul bâligah(bâligatu)</strong><br />
126  +   445 +    1433 = <strong>2004 (Şeddeli)</strong></p>
<p><strong>bâligah(bâligatu)=</strong> <strong>en üstün, en kuvvetli, kesin olan</strong> <strong>1433 = 2012</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın adlarından biri de HÜCCET’tir.</strong></em></span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><em><strong><img src="http://us3.harunyahya.com/Image/gif_resimler/sqr05eft0.gif" alt="" /></strong></em></span></p>
<p><em>15 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/enam-suresinin-149-ayetinde-gecen-en-ustun-ve-apacik-delil-huccet-allahindir-ifadesinin-ebced-degeri-2012-yilini-vermektedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Hazretleri Türkiye&#8217;nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/bediuzzaman-hazretleri-turkiyenin-islam-aleminin-lideri-olacagini-soylemistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/bediuzzaman-hazretleri-turkiyenin-islam-aleminin-lideri-olacagini-soylemistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 08:41:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kat]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Niye]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Bediüzzaman Hazretleri Türkiye&#8217;nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir






Said Özdemir Ağabey&#8217;in ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Bediüzzaman Hazretleri Türkiye&#8217;nin İslam aleminin lideri olacağını söylemiştir</h3>
<table border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" width="100%" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td colspan="2" height="24" align="left"></td>
</tr>
<tr align="center">
<td align="left" valign="top"><strong>Said Özdemir Ağabey&#8217;in Bediüzzaman Hazretleri ile ilgili bir anısı:</strong></p>
<p>&#8220;Ben ise Hicaz’a gitmek istediğimi söyleyince ‘Niye?’ diye sordu.  ‘Efendim’ dedim, ‘memleketin halini görüyorsunuz. Gittikçe daha  fenalaşacak. Orada olsam çocuklarım da kurtulur, ben de’ dedim.</p>
<p><strong>&#8220;KARDEŞİM’,  DEDİ, ‘BEN ORADA OLSAM BURAYA GELİRDİM. ALEM-İ İSLÂM KAPISININ KİLİDİ  TÜRKİYE’DİR. BU KİLİT BU KAPIYI ÂLEM-İ İSLÂM ÜZERİNE AÇAR. KAT’İYEN  BURADAN GİTMEK İÇİN İZİN YOK’ DEDİ.</p>
<p>(Necmettin Şahiner, Son Şahitler)</strong></p>
<p><em>09 Ağustos 2010</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/bediuzzaman-hazretleri-turkiyenin-islam-aleminin-lideri-olacagini-soylemistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hicri 1400 Yılına Gelene Kadar Ki Müceddidler Neden Ahir Zamanın Büyük Mehdisi Olamazlar?</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 09:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Eseri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sene]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[





Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen sahih hadislerde ahir zamanda  zuhur ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hicri_1400_yilina_gelene_kadar_ki_muceddidler_neden_ahir_zamanin_buyuk_mehdisi_olamazlar_tr.jpg" border="0" alt="Hicri 1400 Yılına Gelene Kadar Ki Müceddidler Neden Ahir Zamanın Büyük Mehdisi Olamazlar?" hspace="7" vspace="2" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="352" valign="top"><strong>Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen sahih hadislerde ahir zamanda  zuhur edecek olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın hem fiziksel özellikleri hem de  zuhuru öncesi ve sonrası meydana gelecek önemli olaylar çok detaylı bir  şekilde bildirilmiştir. Tüm bu deliller Hz. Mehdi (a.s.)’ın mutlaka bir  şahıs olarak zuhur edeceğini göstermekte, onun bir şahsı manevi olarak  geleceği iddiasına olanlara cevap vermektedir. Ayrıca üstad  risalelerinde yaklaşık 70 ayrı yerde Hz. Mehdi (a.s.)’ın <strong>“bir zat, bir şahıs” yani yaşayan bir kişi</strong> olacağını vurgulayarak risalelerin asla Mehdi olmadığına da cevap  vermiştir. Yani Hz. Mehdi (a.s.) bir şahsı manevi değil bir şahıs  olacaktır. Risale-i Nur’ları kendisine bir program yaparak insanların  imanının kurtulmasına vesile olacaktır.</p>
<p><strong>Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyyun  ve tabiiyyun taunu beşer içine intişar etmesiyle, her şeyden evvel  felsefeyi ve maddiyyûn (materyalizm, darwinizm ve ateizm salgını),  fikrini tam susturacak bir tarzda îmanı kurtarmaktır. &#8230;.Herhalde o  vazifeyi ondan evvel bir taife bir cihette görecek. O zat, o taifenin  uzun tetkikatı (tetkikleri) ile yazdıkları eseri kendine hazır bir  proğram yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Emirdağ  Lahikası-1, sf. 231-233.</p>
<p>1.    Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihinin Bediüzzaman’ın yaşadığı hicri yüzyıla uymaması :</strong></strong> <strong><br />
Hepsinden önce Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihi  ile ilgili olarak hicri 1400 tarihini vermiştir. Üstad Bediüzzaman  Hazretleri ise Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.) için verdiği  bu tarihten yüz sene önce yaşamış ve görev yapmış bir müceddiddir.  Ayrıca kendisi de Hz. Mehdi (a.s.)’ın kendisinden yüz sene sonra zuhur  edeceğini mükerrer defalar söylemiştir.<br />
<strong>İnsanlar 1400 senesinde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yanında toplanacaklardır.</strong></strong> <strong> (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108)</p>
<p>Bu hadisler doğrultusunda açıklamalar yapan büyük İslam alimleri de Hz.  Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihi olarak hicri 1400’ü vermişlerdir. </strong> <strong></p>
<p><strong>Örneğin Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’ın  kendinden 100 sene sonra yani hicri 1400 de zuhur edeceğini şöyle ifade  etmiştir:<br />
İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE</strong></strong> <strong> (dünyanın geleceğinde) <strong>1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ asırlarında karib</strong> (yakın) zannetmişler. (Sözler, s. 318</p>
<p>Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli &#8220;lamlar&#8221; ve &#8220;mimler&#8221; ikişer sayılsa </strong> <strong><strong>BUNDAN BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ŞAKİRTLERİ (TALEBELERİ) OLABİLİR</strong><br />
</strong> (Şualar, s. 605)  <strong><br />
Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza <strong>HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT</strong><br />
</strong> dahi bu zamanda gelse&#8230;(Kastamonu Lahikası, s. 57)  <strong><br />
<strong>2.    Bediüzzaman tarafından; Hz. Mehdi (a.s.)’ın yapacağı bildirilen   üç büyük vazifesinin hicri 1400’e gelene kadar hiçbir müceddid  tarafından toplu olarakyapılmamış olması.<br />
Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyyun ve  tabiiyyun taunu beşer içine intişar etmesiyle, her şeyden evvel  felsefeyi ve maddiyyûn (materyalizm, darwinizm ve ateizm salgını),  fikrini tam susturacak bir tarzda îmanı kurtarmaktır. Ehl-i îmanı  dalaletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak) ve bu  vazife hem dünya, hem herşeyi bırakmakla, çok zaman tetkikat (tetkikler)  ile meşguliyeti iktiza ettiğinden (gerektirdiğinden), Hazret-i  Mehdî’nin, o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsaade  edemez. Çünkü hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) cihetindeki saltanatı, onun  ile iştigale vakit bırakmıyor. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir  taife bir cihette görecek. O zat, o taifenin uzun tetkikatı (tetkikleri)  ile yazdıkları eseri kendine hazır bir proğram yapacak, onun ile o  birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği  (dayandığı) kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd  sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir. Ne kadar da az  olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.</p>
<p>İkinci vazifesi : Hilafet-i muhammediye (a.s.m.) ünvanı ile şeair-i  islamiyeyi (İslama ait değerleri) ihya etmektir. Alem-i islamın (İslam  aleminin) VAHDETİNİ (birliğini) nokta-i istinad edip (dayanak noktası  edinip), beşeriyeti maddî ve manevî tehlikelerden ve gazab-ı ilahîden  (beladan) kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinadı ve hadimleri  (hizmetkarları), milyonlarla efradı (efradı) bulunan ordular lazımdır.</p>
<p>Üçüncü vazifesi : İnkılabat-ı zamaniye (zamana bağlı değişimler) ile çok  ahkam-ı kur’aniyenin (kuran&#8217;ın hükümlerinini) zedelenmesiyle ve  şeriat-ı muhammedîyenin (a.s.m.) kanunları bir derece tatile uğramasıyla  o zat, bütün ehl-i îmanın manevî yardımlarıyla ve ittihad-ı islamın  (islam birliğinin) muavenetiyle (yardımıyla) ve bütün ulema ve evliyanın  ve bilhassa al-i beytin neslinden her Aasırda kuvvetli ve kesretli  (kalabalık) bulunan milyonlar fedakar seyyidlerin iltihaklarıyla  (katılımlarıyla) o vazife-i uzmayı (çok büyük görevi) yapmaya  çalışır.Emirdağ Lahikası-1, sf. 231-233.</strong></strong> <strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın bizzat şahsının ve kendisi hayattayken yerine  getireceği bu üç vazifeyi toplu olarak ne Bediüzzaman Hazretleri ne de  ona kadar gelen müceddidler bir arada yapamamışlardır. Bu görevlerden  ancak bir tanesini bir yönüyle hayata geçirenler olmuşsa da toplu olarak  yapacak olan Hz. Mehdi (a.s.) olacaktır. bu nedenle de üstad’ın Hz.  Mehdi (a.s.) olması söz konusu değildir. </strong> <strong></p>
<p><strong>3.    Hz. Mehdi (a.s.)’nin varlığına işaret olan ve Peygamberimiz  (s.a.v.) tarafından belirtilen 200 kadar Ahir Zaman alameti, geçmiş  hiçbir müceddid üzerinde TOPLU OLARAK zuhur etmemiştir.</p>
<p>1.    SOYU (NESEBİ)<br />
2.    GÜZEL OLMASI<br />
3.    BURNU GÜZELDİR<br />
4.    ALNI AÇIK VE GENİŞTİR<br />
5.    ALNINDA BİR BEN VARDIR<br />
6.    ALNINDA BIR İZ (YARA İZİ) VARDIR<br />
7.    HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ALNINDA HAFİF BIR İÇBÜKEYLİK VARDIR<br />
8.    ÇEKIK GÖZLÜDÜR<br />
9.    YANAĞINDA BEN VARDIR<br />
10.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN YANAĞINDAKİ BEN, HZ. MUSA (A.S.)&#8217;NIN YANAĞINDAKİ BEN GİBİDİR<br />
11.    DİŞLERİ PARLAKTIR<br />
12.    KAŞLARI KAVİSLİDİR<br />
13.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN İKİ KAŞI ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR<br />
14.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN CİLDİ PARLAKTIR<br />
15.    SAÇI SİYAHTIR<br />
16.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN SAÇLARI GÜZELLİĞİYLE DİKKAT ÇEKECEKTİR<br />
17.    SAKALI SIKTIR<br />
18.    HZ. MEHDİ (A.S.) İNSANLARA GÜZEL SİMALI BİRİ OLARAK GELECEKTİR<br />
19.    HZ. MEHDİ (A.S), GÖRÜNÜMÜYLE İSRAİLOĞULLARI’NA BENZEYECEKTİR<br />
20.    CİLT RENGİ KIRMIZIYLA KARIŞIK BEYAZDIR<br />
21.    ENDAMI<br />
22.    BOYU<br />
23.    GENİŞ VÜCUTLUDUR<br />
24.    UYLUKLARI GENİŞTİR<br />
25.    KARNI GENİŞTİR<br />
26.    YAŞI<br />
27.    HZ. MEHDİ (A.S.) İLERİ YAŞLARDA, AMA GENÇ BİR İNSAN GÖRÜNÜMÜNDE OLACAKTIR<br />
28.    HZ. MEHDİ (A.S.) İLERİ YAŞLARINDA DA GENÇ YÜZLÜ OLACAKTIR<br />
29.    SAĞ BACAĞINDA SİYAH BİR İZ VARDIR<br />
30.    SIRTINDA YAPRAK ŞEKLİNDE BİR BEN VARDIR<br />
31.    OMUZUNDA NÜBÜVVET MÜHRÜ VARDIR<br />
32.    YÜRÜYÜŞÜ<br />
33.    KONUŞMASI<br />
34.    HEYBETLİ BİR ŞAHISTIR<br />
35.    MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN BEDENİ VE SESİ ÇOK GÜÇLÜ OLACAK; AYNI ZAMANDA DA  SÖZLERİ VE KONUŞMALARIYLA DÜNYA ÇAPINDA ÇOK BÜYÜK ETKİ UYANDIRACAKTIR<br />
36.    FİTNELERİN ÇOĞALMASI<br />
37.    KURAN&#8217;DAN UZAKLAŞTIRAN FİTNELER<br />
38.    FİTNELERİN HER YANA YAYILMASI<br />
39.    HARAMLARIN HELAL SAYILMASI<br />
40.    İRAN-IRAK SAVAŞI<br />
41.    AFGANİSTAN’IN İŞGALİ<br />
42.    FIRAT’IN SUYUNUN KESİLMESİ<br />
43.    GÜNEŞ&#8217;TEN BİR ALAMETİN BELİRMESİ<br />
44.    KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI<br />
45.    KABE BASKINI VE KABE&#8217;DE KAN AKITILMASI<br />
46.    SİSTEMLERİN DEĞİŞMESİ<br />
47.    MÜSLÜMANLARIN BASKI GÖRMESİ<br />
48.    TOZLU DUMANLI BİR FİTNE<br />
49.    YAYGIN KATLİAMLAR<br />
50.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;DEN ÜMİT KESİLMESİ<br />
51.    FAKİRLİĞİN VE AÇLIĞIN ARTMASI<br />
52.    EKONOMİK DURUMUN KÖTÜLEŞMESİ<br />
53.    ŞAM VE MISIR MELİKLERİNİN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
54.    MISIR&#8217;IN ESİR DÜŞMESİ<br />
55.    MAHALLE ARALARINDA SAVAŞ<br />
56.    ALLAH&#8217;IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ<br />
57.    SAVAŞLAR VE ANARŞİ<br />
58.    ESKİ ÜRDÜN KRALI ABDULLAH’IN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
59.    DÖRDÜNCÜ SULH VE ARAP-İSRAİL BARIŞI<br />
60.    BİR ORDUNUN KAYBOLMASI<br />
61.    IRAKLILARIN PARASININ KALMAMASI<br />
62.    BÜYÜK ŞEHİRLERİN YOK OLMASI: SAVAŞLAR VE AFETLER<br />
63.    HARAP OLMUŞ YERLERİN İMARI, İMAR EDİLMİŞ YERLERİN TAHRİBİ<br />
64.    DEPREMLERİN ÇOĞALMASI<br />
65.    CİNAYETLERİN ARTMASI<br />
66.    İNSANLARIN LİDERLERİNİ ÖLDÜRMESİ<br />
67.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ÇIKIŞINDAN ÖNCE BÜYÜK BİR OLAY MEYDANA GELECEKTİR<br />
68.    AHLAKİ ÇÖKÜŞ<br />
69.    MÜSLÜMANLARLA YAHUDİLERİN SAVAŞMASI<br />
70.    İKİ RAMAZANDA GÜNEŞ TUTULMASI<br />
71.    AHİR ZAMANDAKİ İNSANLAR ARASINDAKİ SEVGİSİZLİK<br />
72.    HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDEN BİRİ DE, İNSANLARIN DOĞRU YOLDAN AYRILIP SAĞ VE SOLU TUTMUŞ OLMALARIDIR<br />
73.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN İSTANBUL&#8217;A GELİŞİNİ İNSANLARA HABER VEREN BÜYÜK ALAMET<br />
74.    FIRAT NEHRİ&#8217;NİN SUYUNUN KESİLMESİNİN ARDINDAN TIRMANIŞA GEÇEN PKK TERÖRÜ, HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR<br />
75.    AY&#8217;IN YARILMASI<br />
76.    KİŞİNİN KARDEŞİNİ ÖLDÜRMESİ<br />
77.    IRAK&#8217;IN ÜÇE BÖLÜNMESİ<br />
78.    ŞAM, IRAK, ARABİSTAN&#8217;DA KARGAŞA<br />
79.    ŞAM&#8217;DA FİTNELER<br />
80.    IRAK HALKI ŞAM&#8217;A, KUZEYE KAÇAR<br />
81.    IRAK&#8217;IN YENİDEN YAPILANMASI<br />
82.    İSRAİL-FİLİSTİN BARIŞ GÖRÜŞMELERİ<br />
83.    IRAK VE ŞAM&#8217;A AMBARGO<br />
84.    ANARŞİ VE KARGAŞA GÜNLERİ<br />
85.    ALLAH&#8217;TAN BAŞKA İLAHLAR EDİNİLMESİ<br />
86.    MATERYALİST FELSEFENİN YAYGINLAŞMASINA İŞARET<br />
87.    BARIŞIN KALKMASI<br />
88.    İHTİLALLERİN OLMASI<br />
89.    İNSANLARIN BİRBİRİNDEN KAÇMASI<br />
90.    DÜNYAYI KARIŞIKLIK VE KARGAŞANIN KAPLAMASI<br />
91.    BÜYÜK OLAYLARIN VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ<br />
92.    BAZI MÜSLÜMANLARIN DURUMU<br />
93.    İSLAM DÜNYASININ MEVCUT KONUMU<br />
94.    MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİ İLE SAVAŞMALARI<br />
95.    MÜSLÜMANLARIN MARUZ KALDIKLARI ŞİDDETLİ BELALAR<br />
96.    MASUM İNSANLARIN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
97.    MASUM ÇOCUKLARIN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
98.    İNSANLARIN SEBEPSİZ YERE ÖLDÜRÜLMESİ<br />
99.    HER YERDE KARGAŞAYA SEBEP OLAN FİTNELER<br />
100.    KURAKLIK<br />
101.    FAKİRLİK VE AÇLIK<br />
102.    TİCARETİN VE YOLLARIN KESİLMESİ<br />
103.    KAZANCIN AZALMASI<br />
104.    MİLLİ SERVETLERİN ZENGİNLER ARASINDA BÖLÜŞÜLMESİ<br />
105.    EVLERİN MEZAR OLMASI<br />
106.    YER ÇÖKMELERİ<br />
107.    RÜZGAR VE KASIRGALAR<br />
108.    ŞİDDETLİ BİR YAĞMURUN YAĞMASI<br />
109.    YILDIRIMLARIN ÇOĞALMASI<br />
110.    HER YERE ULAŞAN BİR FİTNE<br />
111.    KURAN&#8217;IN GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNÜLMEMESİ<br />
112.    AZERBAYCAN&#8217;IN İŞGALİ<br />
113.    MÜSLÜMANLARIN MÜSLÜMAN OLMAYANLARA ÖZENMESİ<br />
114.    İSLAM AHLAKINDAN UZAKLAŞTIRAN PROPAGANDACILAR<br />
115.    İKİYÜZLÜ VE SAHTEKAR DİN ADAMLARI<br />
116.    SİYASET ADAMLARINDAKİ DEJENERASYON<br />
117.    &#8220;İYİLİĞİ EMRETME, KÖTÜLÜKTEN MEN ETME&#8221; İBADETİNİN TERKİ<br />
118.    MARUF (İYİLİK, DOĞRULUK) İLE MÜNKER (KÖTÜLÜK)ÜN BİRBİRİYLE KARIŞTIRILMASI<br />
119.    CAMİ VE MESCİTLERİN FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMASI<br />
120.    YAKINLARININ, KİŞİYİ KÖTÜLÜĞE TEŞVİK ETMESİ<br />
121.    GERÇEK MÜMİNLERİN SAYICA ÇOK AZ OLMASI<br />
122.    CAMİ VE MESCİTLERİN FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMASI<br />
123.    KURAN&#8217;I MENFAAT İÇİN OKUYANLARIN ÇIKMASI<br />
124.    YILDIZ FALINA İNANILMASI VE KADERİN YALANLANMASI<br />
125.    HACCIN ALLAH&#8217;IN RIZASI DIŞINDA AMAÇLARLA DA YAPILMASI<br />
126.    İNSANLARIN NEFSANİ TUTKULARINA ÖNEM VERMELERİ<br />
127.    SOSYAL BOZULMA<br />
128.    HAİNE İTİMAT EDİLMESİ, DOĞRULARIN HAİN SAYILMASI<br />
129.    GÜVENİLİR İNSANLARIN AZALMASI<br />
130.    EMANET EHLİ İNSANLARIN AZALMASI<br />
131.    ZEKATIN TERK EDİLMESİ<br />
132.    NAMAZ İBADETİNİN TERK EDİLMESİ<br />
133.    YALANCI ŞAHİTLİK VE İFTİRANIN YAYGINLAŞMASI<br />
134.    ÜSTÜNLÜĞÜN TAKVADA DEĞİL ZENGİNLİKTE ARANMASI<br />
135.    HAYVANLARA İNSANLARDAN ÇOK DEĞER VEREN KİŞİLER<br />
136.    ÜRÜN ARTIŞI<br />
137.    AİLEVİ İLİŞKİLERİN BOZULMASI<br />
138.    İNSANİ İLİŞKİLERİN BOZULMASI<br />
139.    İNSANLAR ARASINDA SEVGİ VE SAYGININ AZALMASI<br />
140.    AİLE KURUMUNUN ZAYIFLAMASI<br />
141.    DÜNYA HIRSININ ARTMASI<br />
142.    SAHTEKARLIK VE RÜŞVETİN ARTMASI<br />
143.    RİYAKARLIK VE GÖSTERİŞİN HAKİM OLMASI<br />
144.    ZİNANIN ARTMASI<br />
145.    KABA SÖZ VE KÜFRÜN YAYGINLAŞMASI<br />
146.    EŞCİNSELLİĞİN KABUL GÖRMESİ<br />
147.    SALGIN HASTALIKLAR<br />
148.    ANİ ÖLÜMLERİN ÇOĞALMASI<br />
149.    DEDİKODU VE ALAYIN ARTMASI<br />
150.    İNTİHAR VAKALARININ ARTMASI<br />
151.    İÇ SAVAŞLAR-İHTİLAFLAR<br />
152.    KİMİ GENÇLERİN DİN AHLAKINDAN UZAKLAŞMASI<br />
153.    ŞEHİRLEŞMEDE ARTIŞ<br />
154.    ZAMANIN KISALMASI<br />
155.    YÜKSEK BİNALARIN İNŞA EDİLMESİ<br />
156.    ÇARŞILARIN YAKINLAŞMASI<br />
157.    KİŞİNİN KAMÇISININ UCUYLA KONUŞMASI<br />
158.    KİŞİYE KENDİ SESİNİN KONUŞMASI<br />
159.    SEMADAN BİR EL<br />
160.    ÇÖLLERİN YEŞERTİLMESİ<br />
161.    ÖMÜRLERİN UZAMASI<br />
162.    HAK DİNİN VE KURAN AHLAKININ TERK EDİLMESİ<br />
163.    SAHTE PEYGAMBERLERİN ORTAYA ÇIKIŞI<br />
164.    DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜNMESİ<br />
165.    BÜYÜK BİR EKONOMİK KRİZ OLMASI<br />
166.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN KIYAFETLERİ DE CİLDİ DE PARLAK OLACAKTIR<br />
167.    ÇİN&#8217;DE YAŞANAN DEPREM VE SEL FELAKETİ BİRER AHİR ZAMAN ALAMETİDİR<br />
168.    HZ. MEHDİ (A.S) DEVRİNDE SAPKIN SİSTEMLER YIKILACAK<br />
169.    RESULULLAH (SAV), HZ. MEHDİ (A.S.) DEVRİNDE ATOM BOMBASI KULLANILACAĞINI 1400 SENE ÖNCE BİLDİRMİŞTİR<br />
170.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE KÖRLER İYİLEŞECEK, HASTALAR ŞİFA BULACAK, UZUN ÖMÜR YAYGINLAŞACAKTIR<br />
171.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE HEM DÜNYANIN YAPISI HEM EVREN HAKKINDA BİLGİLERE ULAŞILACAK<br />
172.    HZ. MEHDİ (A.S.) HALKIN, ARTIK KENDİLERİNİ YÖNETECEK TEK BİR KİŞİ BİLE BULAMAYACAKLARI BİR DÖNEMDE ZUHUR EDECEKTİR<br />
173.    HZ. MEHDİ (A.S.) ZUHUR ETTİĞİNDE ÇOĞUNLUK NAMAZ KILMAYACAK,  İSLAM&#8217;DA ŞARABIN HARAM KILINDIĞINDAN DAHİ HABERSİZ OLACAKLARDIR<br />
174.    KURAKLIĞIN ARDINDAN GÖRÜLEN YOĞUN YAĞMUR YAĞIŞLARI HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR<br />
175.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN SEVENLERİ DÜNYANIN ÇEŞİTLİ YERLERİNDEKİ  TELEVİZYON VE RADYO YAYINLARI YOLUYLA ONUN KONUŞMALARINI İŞİTECEKLER;  UÇAKLA YA DA DİĞER SÜRATLİ VASITALARLA ÇOK KISA BİR SÜRE İÇERİSİNDE HZ.  MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN YANINA GELECEKLERDİR<br />
176.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ DÜNYANIN İSTEDİKLERİ HER YERİYLE  İNTERNET VASITASIYLA BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE İLETİŞİM KURABİLECEKLERDİR<br />
177.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ ÖLÜ HAYVAN VE BİTKİ FOSİLLERİNİ  CANLILARIYLA KIYASLAYARAK İNSANLARA GÖSTERECEKLER, BU ŞEKİLDE ALLAH&#8217;IN  İZNİYLE DARWİNİZMİ VE MATERYALİZMİ ETKİSİZ HALE GETİRECEKLERDİR<br />
178.    HZ. MEHDİ (A.S.) ROMA&#8217;YI MANEN FETHEDECEKTİR, VATİKAN&#8217;DA BÜYÜK BİR DEPREM OLACAKTIR<br />
179.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDEKİ GÖRÜNTÜLÜ İLETİŞİM SİSTEMLERİ<br />
180.    HZ. MEHDİ (A.S.) TOPLUMDA YOĞUN ŞİRKİN HAKİM OLDUĞU BİR DÖNEMDE ZUHUR EDECEKTİR<br />
181.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ OLAN GENÇLERİN BİR KISMI  GÖRDÜKLERİ ZULÜM VE BASKI YÜZÜNDEN DECCAL’İN FİTNESİNE KAPILAN  AİLELERİNDEN KOPUP-AYRILACAKLARDI<br />
182.    HZ. MEHDİ (A.S), İNSANLARIN BİRBİRLERİYLE EN GEÇİMSİZ VE EN KAVGACI OLDUKLARI DÖNEMDE ORTAYA ÇIKACAKTIR<br />
183.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ZUHURUNDAN ÖNCE TOPLUMDA UYUŞTURUCUYA VE CİNAYETLERE BAĞLI ÖLÜMLER ARTACAKTIR<br />
184.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN DOĞUMU EVDE OLACAKTIR<br />
185.    HADİSLERDE BELİRTİLEN &#8221;GÖKTEN TAŞ VE BENZERLERİNİN YAĞMASI&#8221;,  GÜNÜMÜZDE DÜNYANIN PEK ÇOK YERİNİ HEDEF ALAN BOMBARDIMANLARLA  GERÇEKLEŞMEKTEDİR<br />
186.    EVRİM İLE MAYMUNDAN OLUŞTUKLARINA İNANAN BAZI İNSANLAR, MAYMUN VE DOMUZ KARAKTERİNDE VE GÖRÜNÜMÜNDE OLACAKLARDIR<br />
187.    AHİR ZAMANDA İNSANLARIN SURETLERİNDE BOZULMA VE ÇİRKİNLEŞME OLACAKTIR<br />
188.    PEYGAMBERİMİZ (SAV) AHİR ZAMANDA FİLİSTİN&#8217;DE ZULÜM YAŞANACAĞINI HABER VERMİŞTİR<br />
189.    MEHDİ&#8217;NİN BİR ALAMETİ DE, &#8221;BEKAR OLMASI&#8221;DIR<br />
190.    HZ. MEHDİ (A.S.), ATEŞİN EN ALÇAK TABAKASINDA YER ALACAKLARI BİLDİRİLEN MÜNAFIKLAR İLE MÜCADELE EDECEKTİR<br />
191.    AHİR ZAMANA YÖNELİK TEKNOLOJİK İŞARETLER<br />
YAĞMUR BOMBASI<br />
SÜT ÜRETİMİNDE ARTIŞ<br />
DEFİNE DEDEKTÖRÜ<br />
TROL AVCILIĞI<br />
ÖMÜRLERİN UZAMASI<br />
GÜNEŞ OCAKLARININ KEŞFİ<br />
DUMAN BULUTLARI</p>
<p>4.    Hz. İsa (a.s.) nüzul edecek ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın imamlığında; onun arkasında namaz kılacaktır</strong></strong> <strong><br />
Hz. Mehdi, müminlerle beraber Beyt-ül Mukaddes&#8217;te sabah namazı kılarken o  sırada nüzul eden İsa (a.s.)&#8217;ı takdim edecek ve Hz. İsa, ellerini onun  omuzlarına koyarak, &#8220;Namazın kaameti senin için getirilmiş, bu yüzden  sen kıldır&#8221; diyecek ve nihayet Hz.Mehdi, İsa (a.s.) ve müminlere imam  olarak namazı kıldıracaktır. (Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il  Ahir Zaman, s. 79; Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 438)</p>
<p>İmamları salih bir insan olan Hz. Mehdi olduğu halde, Beytü&#8217;l Makdis&#8217;e  sığınırlar. Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne  geçtiği bir sırada, bir de bakarlar ki, Meryem oğlu İsa sabah vaktinde  inmiştirHz. Mehdi, Hz. İsa&#8217;yı öne geçirmek için arkaya çekilir. Hz. İsa  onun omuzlarına elini koyar ve ona der ki, &#8220;Geç öne namazı kıldır. Zira  kamet (farz namazı kılmak için okunan ezan; namaza başlama işareti)  senin için getirilmiştir.&#8221;&#8230; (Ebu Rafi&#8217;den rivayet edilmiştir; İmam  Şarani, Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, Bedir Yayınevi,  s. 495-496) </strong> <strong></p>
<p>Hz. Bediüzzaman döneminde de ondan önceki yüzyıllarda yaşayan  müceddidlerin dönemlerinde de Hz. İsa (a.s.)’ın nüzul ettiğine dair bir  alamet gerçekleşmemiştir. Çünkü Hz. İsa (a.s.) nüzul ettiğinde  Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadislerde ve bu doğrultuda  Risale-i Nur Külliyatı’nda Üstad Hazretleri’nin de belirttiği gibi tüm  hıristiyanları hak din olan İslam’a davet edecek ve Hıristiyanların  İslam dinine geçmelerine vesile olacaktır. </strong> <strong></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in konu ile ilgili hadislerinden bazıları şöyledir: </strong> <strong><br />
&#8220;(Hz.İsa) Kırk (40) yıl Allah&#8217;ın Kitabı ve <strong>benim sünnetimle hükmeder</strong>, vefat eder.&#8221; (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 92)</p>
<p><strong>&#8220;Hz. İsa Ümmeti Muhammed&#8217;e peygamber olarak değil; Şeriat-ı  Muhammediyyeyi (İslamiyet’in esaslarını) tatbik etmek için gelecektir,</strong></strong> <strong> demektedir.&#8221; (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 68)</p>
<p>Üstad ise Mektubat’ta bu konuyu şöyle açıklamaktadır: </strong> <strong><br />
<strong>&#8220;Ahir zamanda Hazret-i İsa (as) gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (ASM)  ile amel edecek mealindeki hadisin sırrı şudur ki: Ahir zamanda  felsefe-i tabiiyenin (tabiat felsefesi) verdiği cereyan-ı küfriye  (inkarcı hareket) ve inkâr-ı uluhiyete (Allah&#8217;ı inkara) karşı İsevilik  dini tasaffi ederek (arınarak) ve hurafattan tecerrüd edip (hurafelerden  temizlenip) İslâmiyete inkılab edeceği (geçeceği) bir sırada</strong></strong> <strong>, nasıl  ki İsevilik şahs-ı manevisi, vahy-i semavi kılıncıyla o müdhiş  dinsizliğin şahs-ı manevisini yok eder; öyle de Hazret-i İsa (as),  İsevilik şahs-ı manevisini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevisini  temsil eden Deccal&#8217;ı yok eder.. yani inkâr-ı uluhiyet fikrini yok  edecek.&#8221; (Mektubat, s. 6)</p>
<p>Yukarıda saydığımız tüm bu şartlar hicri 1400’e kadar yaşamış olan  hiçbir müceddid döneminde zuhur etmemiştir. Müslümanlar arasında bir  birlik sağlanmamış, din ahlakı Dünya üzerinde hakim olmamış,  Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünneti bidatlerden arınmış olarak ilk  zamandaki halis haliyle uygulanmaya başlanmamıştır. Türk İslam birliği  tesis edilip müslümanlar huzura, güvene, barış ve bolluk ortamına  kavuşmamışlardır. Hz. Mehdi (a.s.)’ın zamanında yaşanacak olan bolluk ve  zenginlik hiçbir şekilde gerçekleşmemiştir. Hıristiyanlar henüz batıl  teslis inançlarından vazgeçmemişler ve İslam şeriatına uymamışlardır.  Hz. İsa (a.s.) nüzul edip Hz. Mehdi (a.s.)’ın arkasında namaz kılmamış  ve deccaliyet tam olarak etkisiz hale gelmemiştir. Peygamberimiz  (s.a.v.)’in bildirdiği ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhurunu gösteren diğer  yüzlerce alamet de toplu olarak hicri 1400’e kadar gerçekleşmemiştir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;in zuhuruna yönelik olarak Risalelerde yeri olmayan çok yanlış izahlar yapılmaktadır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-zuhuruna-yonelik-olarak-risalelerde-yeri-olmayan-cok-yanlis-izahlar-yapilmaktadir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-zuhuruna-yonelik-olarak-risalelerde-yeri-olmayan-cok-yanlis-izahlar-yapilmaktadir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 18:37:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Gt 2]]></category>
		<category><![CDATA[Hata]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Oysa]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sanki]]></category>
		<category><![CDATA[Tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;in zuhuruna yönelik olarak Risalelerde yeri olmayan çok ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;in zuhuruna yönelik olarak Risalelerde yeri olmayan çok yanlış izahlar yapılmaktadır</h3>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Son dönemde bazı Nurcu  kardeşlerimiz Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  gelişi ile ilgili çok açık beyanlarına son derece yanlış yorumlar  getirmektedirler. Bu yorumlar Bediüzzaman Hazretlerinin Mehdiyet  konusundaki açık ve net izahlarıyla alenen çelişmektedir. Üstelik  Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in hadislerinde haber verdiği bilgilere de  uygun değildir.</p>
<p>Özellikle Nur talebelerinin içindeki abilerden bazıları Üstad’ın Hz.  İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili açık ve sarih izahlarını  yanlış bir bakış açısıyla değerlendirmektedirler. Oysa Üstad  Risalelerinde yer alan ifadelerini Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisleri  ve büyük İslam alimlerinin görüşleri doğrultusunda yapmıştır. Ve açık  bir şekilde Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Hicri 1400&#8242;de yani içinde yaşadığımız  çağda gelecek bir zat olduğunu anlatmıştır. Ancak söz konusu Nur  talebeleri Üstadın son derece sarih izahlarını sanki müteşabihlermiş,  anlaşılması zor ifadelermiş gibi değerlendirip tekrardan Üstad’ın  sözlerini şerh etme cihedine gitmektedirler. Bu son derece büyük bir  hata ve  Üstad’ın şahsına karşı yapılmış bir ayıptır. Üstad son derece  hikmetli konuşan, Risalelerinde çok açık ve net ifadeler kullanarak  olayları izah eden bir müceddiddir. Onun açıklamalarını tekrardan tefsir  etmeye kalkmak, tefsirin tefsirini, şerhin şerhini yapmak gibi olur ki  bu da hiç doğru bir yöntem olmaz.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/75.gif" alt="" width="243" height="76" /></strong></span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">1. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23504/">HZ.  MEHDİ (A.S) KİMSENİN TANIYIP ANLAMAYACAĞI BİR RUH DEĞİL, PEYGAMBERİMİZ  (SAV)&#8217;İN HABER VERDİĞİ YÜZLERCE ALAMETİN ÜZERİNDE TECELLİ ETTİĞİ MÜBAREK  BİR İNSANDIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">2. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23502/">HZ.  İSA (A.S)&#8217;IN SADECE RUHUYLA GELECEĞİNİ SÖYLEYENLER YANILMAKTADIR, HZ.  İSA (A.S) BEDENİYLE VE RUHUYLA BU YÜZYILDA YENİDEN YERYÜZÜNE GELECEKTİR  &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">3. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23672">HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ÜÇ GÖREVİNİ SÖZDE 3 AYRI KİŞİNİN YAPACAĞI İDDASI TAMAMEN YANLIŞTIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">4. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23673">RİSALE-İ  NUR KÜLLİYATI’NDA ÜSTADIN İFADE ETTİĞİ “MEHDİ” VE “MEHDİ AL-İ RESUL”  İFADELERİNİN SÖZDE BAŞKA BAŞKA KİŞİLERİ İFADE ETTİĞİ İDDİASI TAMAMEN  YANLIŞTIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">5. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23674">HZ.  MEHDİ (A.S.)’IN, ÜSTAD’IN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU ESERLERİ KENDİNE BİR  PROGRAM EDİNMESİ NEDENİYLE İŞİNİN GÜYA ÇOK KOLAY OLACAĞI BU NEDENLE ASIL  ÜSTAD’IN HZ. MEHDİ (A.S.) OLDUĞU İDDİASI TAMAMEN YANLIŞTIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">6. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23675">RİSALELERİN  RUHUNA TERS DÜŞEN TEVİLLER YAPMALARI, BAZI NURCU KARDEŞLERİMİZİN,  ÜSTAD’I VE RİSALELERİ GEREKTİĞİ GİBİ ANLAYAMADIKLARINI GÖSTERMEKTEDİR  &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">7. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23676">ÜSTAD HZ. MEHDİ (A.S.)’A DERİN BİR SEVGİ VE SAYGIYLA BAĞLIDIR, ONUN ÖNCÜ BİR ASKERİ VE YARDIMCISIDIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">8. <a href="http://us1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23521/">PEYGAMBERİMİZ  (SAV) HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN HEM ÇIKIŞ TARİHİNİ VE ALAMETLERİNİ, HEM  AHLAKINI VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNİ, HEM İSMİNİ ÇOK DETAYLI OLARAK TARİF  ETMİŞTİR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><em>05 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-zuhuruna-yonelik-olarak-risalelerde-yeri-olmayan-cok-yanlis-izahlar-yapilmaktadir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın üç görevini sözde 3 ayrı kişinin yapacağı iddiası tamamen yanlıştır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-uc-gorevini-sozde-3-ayri-kisinin-yapacagi-iddiasi-tamamen-yanlistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-uc-gorevini-sozde-3-ayri-kisinin-yapacagi-iddiasi-tamamen-yanlistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 18:32:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Halde]]></category>
		<category><![CDATA[Halis]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kat]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=318</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın üç görevini sözde 3 ayrı kişinin yapacağı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın üç görevini sözde 3 ayrı kişinin yapacağı iddiası tamamen yanlıştır</h3>
<p>Nurcu  kardeşlerimizden biri; Üstad’ın Ahir zamanda zuhur edecek olan Hz.  Mehdi (a.s.)’ın yapacağı üç büyük görevi ile ilgili açıklamasını son  derece çarpıtarak tefsir etmektedir. Üstad’ın bu ifadelerinde Ahir  zamanda sözde üç tane Hz. Mehdi (a.s.) geleceğini ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın  diyanet, siyaset ve saltanat aleminde yapacağı üç büyük görevini ayrı  ayrı bu kişilerin yerine getireceklerini söylediğini iddia etmektedir.  Ancak bu açıklaması Nurcu kardeşimizin çok büyük bir yanılgı içinde  olduğunu göstermektedir. Üstad, Risalelerin hiçbir yerinde üç vazifeyi  ayrı ayrı yapacak 3 ayrı Mehdi olacağı gibi bir mantıktan  bahsetmemiştir.</p>
<p> Aksine Üstad, Emirdağ Lahikası’nda Ahir zamanın büyük Mehdisinin üç  büyük vazifesi olacağını, bu üç vazifeyi bir arada yapabilme gücünde ve  iktidarında olması nedeniyle de kendisine “Ahir Zamanın büyük Mehdisi”  ünvanı deneceğini ifade etmiştir:</p>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1" width="600">
<tbody>
<tr>
<td><font color="#ff0000"><b>Mehdî’nin üç vazifesi</b></font></p>
<p> Nurun ehemmiyetli ve çok hayırlı bir şakirdi (talebesi), çokların  namına (başkaları adına) benden sordu ki: &#8220;Nurun halis ve ehemmiyetli  bir kısım şakirdleri, pek musırrane (ısrarla) olarak ahirzamanda gelen  al-i Beytin büyük bir mürşidi seni zannediyorlar ve o kadar çekindiğin  halde onlar ısrar ediyorlar.</p>
<p> Sen de bu kadar musırrane (ısrarla) onların fikirlerini kabul  etmiyorsun, çekiniyorsun. Elbette onların elinde bir hakikat ve kat’î  (kesin) bir hüccet (delil) var ve sen de bir hikmet ve hakikata binaen  onlara muvafakat (müsaade) etmiyorsun. Bu ise bir tezattır, her halde  hallini istiyoruz.&#8221;</p>
<p> Ben de bu zatın temsil ettiği çok mesaillere (meselelere) cevaben  derim ki: O has Nurcuların ellerinde bir hakikat var. Fakat iki cihette  bir tabir ve te’vil lazım.</p>
<p> <b> Birincisi: </b><b><font color="#ff0000">ÇOK DEFA MEKTUPLARIMDA İŞARET ETTİĞİM GİBİ, MEHDÎ AL-İ RESÛLÜN TEMSİL ETTİĞİ KUDSÎ <font color="#000000">(mukaddes) </font>CEMAATİNİN  ŞAHS-I MANEVÎSİNİN ÜC VAZİFESİ VAR. EĞER ÇABUK KIYAMET KOPMAZSA VE  BEŞER BÜTÜN BÜTÜN YOLDAN ÇIKMAZSA, O VAZİFELERİ ONUN CEMİYETİ VE  SEYYİDLER CEMAATİ YAPACAĞINI RAHMET-İ İLAHİYEDEN BEKLİYORUZ. VE ONUN ÜÇ  BÜYÜK VAZİFESİ OLACAK:</font></b></p>
<p> <b>Birincisi :</b> <font color="#ff0000"><b>FEN VE FELSEFENİN TASALLUTİYLE <font color="#000000">(TESİRİYLE)</font> VE MADDİYYUN VE TABİİYYUN TAUNU BEŞER İÇİNE İNTİŞAR ETMESİYLE, HER ŞEYDEN EVVEL FELSEFEYİ VE MADDİYYÛN <font color="#000000">(MATERYALİZM, DARWİNİZM VE ATEİZM SALGINI)</font>, FİKRİNİ TAM SUSTURACAK BİR TARZDA ÎMANI KURTARMAKTIR. EHL-İ ÎMANI DALALETTEN MUHAFAZA ETMEK <font color="#000000">(İMAN EDENLERİ SAPKINLIKTAN KORUMAK)</font></b></font> ve bu vazife hem dünya, hem herşeyi bırakmakla, çok zaman tetkikat  (tetkikler) ile meşguliyeti iktiza ettiğinden (gerektirdiğinden),  Hazret-i Mehdî’nin, o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal  müsaade edemez. Çünkü hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) cihetindeki  saltanatı, onun ile iştigale vakit bırakmıyor. <font color="#ff0000"><b>HERHALDE O VAZİFEYİ ONDAN EVVEL BİR TAİFE BİR CİHETTE GÖRECEK. O ZAT, O TAİFENİN UZUN TETKİKATI <font color="#000000">(tetkikleri) </font>İLE  YAZDIKLARI ESERİ KENDİNE HAZIR BİR PROĞRAM YAPACAK, ONUN İLE O BİRİNCİ  VAZİFEYİ TAM YAPMIŞ OLACAK. BU VAZİFENİN İSTİNAD ETTİĞİ <font color="#000000">(dayandığı) </font>KUVVET  VE MANEVÎ ORDUSU, YALNIZ İHLAS VE SADAKAT VE TESANÜD SIFATLARINA TAM  SAHİP OLAN BİR KISIM ŞAKİRDLERDİR. NE KADAR DA AZ OLSALAR, MANEN BİR  ORDU KADAR KUVVETLİ VE KIYMETLİ SAYILIRLAR.</b></font></p>
<p> <b>İkinci vazifesi : <font color="#ff0000">HİLAFET-İ MUHAMMEDİYE (A.S.M.) ÜNVANI İLE ŞEAİR-İ İSLAMİYEYİ <font color="#000000">(İslama ait değerleri)</font> İHYA ETMEKTİR. ALEM-İ İSLAMIN <font color="#000000">(İslam aleminin)</font> VAHDETİNİ (birliğini) NOKTA-İ İSTİNAD EDİP <font color="#000000">(dayanak noktası edinip)</font>,  BEŞERİYETİ MADDÎ VE MANEVÎ TEHLİKELERDEN VE GAZAB-I İLAHÎDEN (BELADAN)  KURTARMAKTIR. BU VAZİFENİN, NOKTA-İ İSTİNADI VE HADİMLERİ  (HİZMETKARLARI), MİLYONLARLA EFRADI (EFRADI) BULUNAN ORDULAR LAZIMDIR.</p>
<p> <font color="#000000">Üçüncü vazifesi :</font> İNKILABAT-I ZAMANİYE <font color="#000000">(ZAMANA BAĞLI DEĞİŞİMLER)</font> İLE ÇOK AHKAM-I KUR’ANİYENİN <font color="#000000">(KURAN&#8217;IN HÜKÜMLERİNİNİ)</font> ZEDELENMESİYLE VE ŞERİAT-I MUHAMMEDÎYENİN (A.S.M.) KANUNLARI BİR DERECE  TATİLE UĞRAMASIYLA O ZAT, BÜTÜN EHL-İ ÎMANIN MANEVÎ YARDIMLARIYLA VE  İTTİHAD-I İSLAMIN <font color="#000000">(İSLAM BİRLİĞİNİN) </font>MUAVENETİYLE <font color="#000000">(YARDIMIYLA)</font> VE BÜTÜN ULEMA VE EVLİYANIN VE BİLHASSA AL-İ BEYTİN NESLİNDEN HER ASIRDA KUVVETLİ VE KESRETLİ <font color="#000000">(KALABALIK)</font> BULUNAN MİLYONLAR FEDAKAR SEYYİDLERİN İLTİHAKLARIYLA <font color="#000000">(KATILIMLARIYLA)</font> O VAZİFE-İ UZMAYI <font color="#000000">(ÇOK BÜYÜK GÖREVİ)</font> YAPMAYA ÇALIŞIR.<br /> </font></b><br /> Şimdi hakikat-ı hal böyle olduğu halde, en birinci vazifesi ve en  yüksek mesleği olan îmanı kurtarmak ve îmanı, tahkikî (doğruluğunu ispat  ederek) bir surette umuma ders vermek, hatta avamın da îmanını tahkikî  yapmak vazifesi ise, manen ve hakikaten hidayet edici, irşad edici  (doğru yolu gösterici) manasının tam sarahatını ifade ettiği için, Nur  Şakirtleri bu vazifeyi tamamıyla Risale-i Nur’da gördüklerinden, ikinci  ve üçüncü vazifeler buna nisbeten ikinci ve üçüncü derecededir, diye  Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsini haklı olarak bir nevi Mehdî telakki  (kabul) ediyorlar. <font color="#ff0000"><b>O ŞAHS-I MANEVÎNİN DE  BİR MÜMESSİLİ, NUR ŞAKİRDLERİNİN TESANÜDÜNDEN GELEN BİR ŞAHS-I MANEVÎSİ  VE O ŞAHS-I MANEVÎDE BİR NEVİ MÜMESSİLİ OLAN BÎÇARE (ZAVALLI)  TERCÜMANINI ZANNETTİKLERİNDEN, BAZAN O İSMİ ONA DA VERİYORLAR. GERÇİ BU,  BİR İLTİBAS(KARIŞTIRMA) VE BİR SEHİVDİR (YANLIŞLIKTIR)</b></font>,  fakat onlar onda mes’ul değiller. Çünkü ziyade hüsn-ü zan, eskidenberi  cereyan ediyor ve itiraz edilmez. Ben de o kardeşlerimin pek ziyade  hüsn-ü zanlarını bir nevi dua ve bir temennî ve Nur Talebelerinin  kemal-i itikadlarının bir tereşşuhu gördüğümden onlara çok ilişmezdim.  Hatta eski evliyanın bir kısmı, keramet-i gaybiyelerinden Risale-i Nur’u  aynı o ahirzamanın hidayet edicisi olduğu, diye keşifleri bu tahkikat  ile te’vili anlaşılır. Demek iki noktada bir iltibas var, te’vil  lazımdır.</p>
<p> <b>Birincisi:</b> <font color="#ff0000"><b>AHİRDEKİ İKİ VAZİFE, GERÇİ HAKİKAT NOKTASINDA BİRİNCİ VAZİFE DERECESİNDE DEĞİLLER,</b></font> fakat hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) ve ittihad-ı İslam ordularıyla  zemin yüzünde saltanat-ı İslamiyeyi sürmek cihetinde herkeste, hususan  avamda, hususan ehl-i siyasette, hususan bu asrın efkarında o birinci  vazifeden bin derece geniş görünüyor; ve bu isim bir adama verildiği  vakit, bu iki vazife hatıra geliyor; siyaset manasını ihsas eder; belki  de bir hodfüruşluk manasını hatıra getirir; belki bir şan, şeref ve  makamperestlik ve şöhretperestlik arzularını gösterir. Ve eskidenberi ve  şimdi de çok safdil ve makamperest zatlar &#8220;Mehdî olacağım,&#8221; diye dava  ederler. <font color="#ff0000"><b>GERÇİ HER ASIRDA HİDAYET EDİCİ  BİR NEVİ MEHDÎ VE MÜCEDDİD GELİYOR VE GELMİŞ, FAKAT HERBİRİ ÜÇ  VAZİFELERDEN BİRİSİNİ BİR CİHETTE YAPMASI İTİBARİYLE, AHİRZAMANIN BÜYÜK  MEHDÎ ÜNVANINI ALMAMIŞLAR&#8230;</b></font><br /> <b>Emirdağ Lahikası-1, sf. 231-232</b></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p></p>
<p>Üstad’ın;  Hz. Mehdi (a.s.)’ın üç görevi bir arada yapacağını ifade ettiği bu sözü  tekrardan şerh edilmeye ya da tefsir edilmeye gerek bıraktırmayacak  kadar açık ve sarihtir. Ayrıca Üstad bu sözünde, Ahir zamanın büyük  Mehdisinin zuhur edeceği hicri 1400 yılından önce de, bu görevlerden  birini bir cihette yapan mehdilerin geldiğini de ifade etmektedir. Ancak  onlara; “bir nevi Hz. Mehdi (a.s.)&nbsp; ve müceddid” şeklinde hitap  etmektedir. Eğer bazı Nur talebelerinin iddia ettikleri gibi Ahir  zamanın büyük Mehdisi üç görevi, bir arada değil de sadece tek bir  alanda yapacak olsaydı Üstad diğer müceddidlere hitap ettiği gibi Hz.  Mehdi (a.s.)’a da “bir nevi Mehdi” sıfatını verir ve kendisinden Risale  boyunca bu şekilde bahsederdi. Oysa Hz. Mehdi (a.s.) için Üstad; “Ahir  Zamanın büyük Mehdisi” ifadesini kullanmakta ve böyle hitap etmesinin  nedeni olarak da onun üç vazifeyi&nbsp; bir arada yapacak olmasını  göstermektedir:</p>
<p>Ayrıca Üstad’ın Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsettiği diğer ifadelerinde onun farklılığını ifade etmek için&nbsp; <b>“O büyük zat” “Başkumandan”,</b> Mehdi Al-i Resul, <b><font color="#ff0000">”EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD, HEM EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD, HEM HAKİM, HEK MEHDİ, HEM MÜRŞİD, HEM KUTB-U AZAM,</font></b> <b>“Ahir Zamanda gelecek bir müceddid-i ekber”, “Acip şahıs”, <font color="#ff0000">“HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT”</font>,</b> <font color="#ff0000"><b>“<font color="#000000">1400 sene sonra gelecek bir </font>HAKİKAT”</b></font> gibi hitaplar kullanması da Hz. Mehdi (a.s.)’ı önceki yüzyıllarda  gelmiş ancak tek bir cihette vazife yapmış diğer mübarek insanlardan  makam olarak ayırdığını gösteren diğer delillerdendir.</p>
<p><i>05 Ağustos 2010</i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-uc-gorevini-sozde-3-ayri-kisinin-yapacagi-iddiasi-tamamen-yanlistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Ehl-i Sünnet Alimi Şeyh Esseyyid Muhammed Raşid Erol (k.s.) Hazretleri&#8217;nin Şeyhi ve Hocası, Büyük Mürşid Gavs Hazretleri Seyyid Abdülhakim Hüseyni (k.s.) diyor ki:</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/buyuk-ehl-i-sunnet-alimi-seyh-esseyyid-muhammed-rasid-erol-k-s-hazretlerinin-seyhi-ve-hocasi-buyuk-mursid-gavs-hazretleri-seyyid-abdulhakim-huseyni-k-s-diyor-ki.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/buyuk-ehl-i-sunnet-alimi-seyh-esseyyid-muhammed-rasid-erol-k-s-hazretlerinin-seyhi-ve-hocasi-buyuk-mursid-gavs-hazretleri-seyyid-abdulhakim-huseyni-k-s-diyor-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 08:57:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ehl]]></category>
		<category><![CDATA[Gavs]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=307</guid>
		<description><![CDATA[Büyük Ehl-i Sünnet Alimi Şeyh Esseyyid Muhammed Raşid Erol  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Büyük Ehl-i Sünnet Alimi Şeyh Esseyyid Muhammed Raşid Erol  (k.s.) Hazretleri&#8217;nin Şeyhi ve Hocası, Büyük Mürşid Gavs Hazretleri  Seyyid Abdülhakim Hüseyni (k.s.) diyor ki:</h3>
<p><a href="http://us1.harunyahya.com/Image/makaleler/gavsiazam.jpg"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/makaleler/gavsiazam_b.jpg" alt="" width="561" height="447" /></a></p>
<p><a href="http://us1.harunyahya.com/Image/makaleler/gavsiazam.jpg"><strong>YAZIYI BÜYÜTMEK İÇİN RESMİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ &gt;&gt;&gt;</strong></a></p>
<p><em>03 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/buyuk-ehl-i-sunnet-alimi-seyh-esseyyid-muhammed-rasid-erol-k-s-hazretlerinin-seyhi-ve-hocasi-buyuk-mursid-gavs-hazretleri-seyyid-abdulhakim-huseyni-k-s-diyor-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin Alnında Bir Ben Vardır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-alninda-bir-ben-vardir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-alninda-bir-ben-vardir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 08:48:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Basir]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Iz]]></category>
		<category><![CDATA[Kaim]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[S 253]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[





Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s.nin_alninda_bir_ben_vardir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.)'nin Alnında Bir Ben Vardır" /></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top"><em>Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık aleyhisselam  şöyle buyurdu: &#8220;Ey Ebu Muhammed! Kaim&#8217;in (Hz. Mehdi (as)&#8217;nin iki  alameti (veya alametleri) vardır. <strong>BAŞINDA BİR BEN ve BİR İZ vardır</strong>&#8230;&#8221;</em></p>
<p>(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, <em>Gaybet-i Numani</em> s. 253)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-mehdi-a-s-nin-alninda-bir-ben-vardir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

