Orada’ için Arşiv

Bediüzzaman’ın Hz. Mehdi (a.s.)’ın Çıkış Zamanıyla İlgili Sözleri

20 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya

Bediüzzaman'ın Hz. Mehdi (a.s.)'ın Çıkış Zamanıyla İlgili Sözleri  (Türkçeleştirilmiş) ed Bediüzzamanın Hz. Mehdi (a.s.)ın Çıkış Zamanıyla İlgili Sözleri (Sünen’i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5030)

“Berâ (RadiyAllahu anh)’dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) kadar güzel kimse görmedim. Kırmızı hırkasını giymiş, saçları omuzlarına yaklaşmıştı. ”(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3635.)

(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2122)

“…Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor: - Ey Allah’ın Resûlü! dedim. Benim omuzlarıma kadar dökülen (gür) saçlarım var, tarayıp tanzim edeyim mi? – Evet! dedi. Ona ikramda bulun. Ravi der ki: “Ebû Katâde “Evet ona ikramda bulun! sözü sebebiyle, günde iki sefer (bakım yapar ve) saçlarını yağlardı.”

(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3631)

“(Ebû Talib’in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle demiştir:
- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem) Mekke’ye dört gadiresi (örgüsü) olduğu halde girdi. [Ümmü Hâni gadire ile saç örgülerini kasteder.]
” (Sünen-i Tirmizî, Cild 3, Hadîs No:1840-1841; Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1, s. 453; Ebû Dâvûd ve Ahmed b. Hanbel rivâyet etmişlerdir

(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 3812)

“Mescid-i Hayf da namaz kıl. Zira orada yetmiş peygamber namaz kılmıştır. İçlerinde ihramlı olduğu halde Hz. Musa (a.s)’da vardır. Sanki kendisini şu anda üzerinde iki pamuk abası var. Şenua kabilesinin ağzına liften yular vurulmuş devesi üstünde saçları örgülü bir halde görüyorum.”

(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 1145)

“Erkeğe gelince o gusül abdestinde başının saçlarını (beliklerini) çözerek iyice dağıtsın ve onun diplerine su ulaşıncaya kadar mükemmel bir şekilde yıkasın. ….”

(Kütüb-i Sitte, Cild 10, Hadîs No: 3744.)

[Sahîh-i Müslim, Cild 7, Hadîs No: 95 (2338), s. 213]

“Katâde, Enes’den şöyle tahdis etti:

- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)’ın saçları iki omuzu arasını döver dururdu.”

(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3635)

“…Aişe (RadiyALLAHu anha)’den şöyle demiştir:

Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)’ın omuzlarına ulaşmayan ve kulak yumuşaklığını geçen saçı oldu.”

(Sünen’ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5033)

“…Ziyad bin Husayn babasından naklen anlatıyor:

Medine’de Resûlullah’ın yanına gittiğimde bana:
- Yanıma yaklaş, buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”

[Râmûzu'l-Ehâdîs, (30. Bölüm), Hadîs No: 24]

“ Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) … Saç örgüsü çözüldüğü zaman ayırırdı, aksi halde öyle örgülü olurdu …(Şemâil-i Şerif, Hadîs No: 6, s. 52; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3634. (Bir benzeri))

(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 884)

“…İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu)’dan rivâyet edildiğine göre Resûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu demiştir:

- Ben yedi (kemik) üzerine secde etmekle ve (secdeye giderken) saç ve elbiseyi toplamamakla emrolundum.
”( Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1040-1041; Sahîh-i Buhari Tecrîd-i Sarîh, Cild 2, Hadîs No: 451.)

(Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarîh, Cild 9, Hadîs No: 1400)

“Abdullah İbn-i Ömer (RadiyAllahu anhu)’den rivâyet olunduğuna göre, Nebi (SallAllahu aleyhi vesellem) demiştir ki:

Ben bu gece kendimi rüyamda Kâ’be de buldum. Ansızın esmer bir kişi gördüm. Sanki, o esmer insanlardan görülenlerin en güzeli, başının saçı iki omuzu arasında sarkıyordu. (Yeni) Taranmış ve arınmıştı da baş (ının saç)’ı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin iki omuzuna koyarak Beyt’i tavâf ediyordu. (Orada bulunanlara):

- Bu kimdir? diye sordum.
- Bu MERYEM OĞLU MESÎH (İSA)’DIR.” İlâ Ahîr…

(Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1, s.452)

Berâ (Radiyallâhu anhu)’ın hadîsinde:”Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem)’in saçı mübarek omuzlarına değerdi.”

Râmûz-ul Ehâdîs (30. Bölüm) Hadîs No: 24.

“Enes (Radiyallâhu anhu) rivayet etmiştir:

- Rasûllullah (Sallallâhu aleyhi vesellem)’ın saçı recil (yani ne düzgün, ne de kıvırcık olup, hafifçe kıvırcık) bir saç idi, kulakları ile omuzlarına kadar (uzun) idi.”

Popularity: unranked [?]

Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler

10 Temmuz 2010 Yazan Harun Yahya

Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler

(Sünen’i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5030)“Berâ (RadiyAllahu anh)’dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) kadar güzel kimse görmedim. Kırmızı hırkasını giymiş, saçları omuzlarına yaklaşmıştı.”(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3635.)

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2122)“…Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor: – Ey Allah’ın Resûlü! dedim. Benim omuzlarıma kadar dökülen (gür) saçlarım var, tarayıp tanzim edeyim mi? – Evet! dedi. Ona ikramda bulun. Ravi der ki: “Ebû Katâde “Evet ona ikramda bulun! sözü sebebiyle, günde iki sefer (bakım yapar ve) saçlarını yağlardı.”

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3631)“(Ebû Talib’in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle demiştir:
- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem) Mekke’ye dört gadiresi (örgüsü) olduğu halde girdi. [Ümmü Hâni gadire ile saç örgülerini kasteder.]” (Sünen-i Tirmizî, Cild 3, Hadîs No:1840-1841; Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1, s. 453; Ebû Dâvûd ve Ahmed b. Hanbel rivâyet etmişlerdir

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 3812)“Mescid-i Hayf da namaz kıl. Zira orada yetmiş peygamber namaz kılmıştır. İçlerinde ihramlı olduğu halde Hz. Musa (a.s)’da vardır. Sanki kendisini şu anda üzerinde iki pamuk abası var. Şenua kabilesinin ağzına liften yular vurulmuş devesi üstünde saçları örgülü bir halde görüyorum.”

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 1145)“Erkeğe gelince o gusül abdestinde başının saçlarını (beliklerini) çözerek iyice dağıtsın ve onun diplerine su ulaşıncaya kadar mükemmel bir şekilde yıkasın. ….”

(Kütüb-i Sitte, Cild 10, Hadîs No: 3744.)

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

[Sahîh-i Müslim, Cild 7, Hadîs No: 95 (2338), s. 213]“Katâde, Enes’den şöyle tahdis etti:

- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)’ın saçları iki omuzu arasını döver dururdu.”

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3635)“…Aişe (RadiyALLAHu anha)’den şöyle demiştir:

Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)’ın omuzlarına ulaşmayan ve kulak yumuşaklığını geçen saçı oldu.”

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Sünen’ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5033)“…Ziyad bin Husayn babasından naklen anlatıyor:

Medine’de Resûlullah’ın yanına gittiğimde bana:
- Yanıma yaklaş, buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

[Râmûzu'l-Ehâdîs, (30. Bölüm), Hadîs No: 24]“ Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) … Saç örgüsü çözüldüğü zaman ayırırdı, aksi halde öyle örgülü olurdu ...(Şemâil-i Şerif, Hadîs No: 6, s. 52; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3634. (Bir benzeri))

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 884) “…İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu)’dan rivâyet edildiğine göre Resûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu demiştir:

- Ben yedi (kemik) üzerine secde etmekle ve (secdeye giderken) saç ve elbiseyi toplamamakla emrolundum.
”( Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1040-1041; Sahîh-i Buhari Tecrîd-i Sarîh, Cild 2, Hadîs No: 451.)

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarîh, Cild 9, Hadîs No: 1400)“Abdullah İbn-i Ömer (RadiyAllahu anhu)’den rivâyet olunduğuna göre, Nebi (SallAllahu aleyhi vesellem) demiştir ki:

Ben bu gece kendimi rüyamda Kâ’be de buldum. Ansızın esmer bir kişi gördüm. Sanki, o esmer insanlardan görülenlerin en güzeli, başının saçı iki omuzu arasında sarkıyordu. (Yeni) Taranmış ve arınmıştı da baş (ının saç)’ı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin iki omuzuna koyarak Beyt’i tavâf ediyordu. (Orada bulunanlara):

- Bu kimdir? diye sordum.
- Bu MERYEM OĞLU MESÎH (İSA)’DIR.” İlâ Ahîr…

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

(Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1, s.452)Berâ (Radiyallâhu anhu)’ın hadîsinde:”Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem)’in saçı mübarek omuzlarına değerdi.”

53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler

Râmûz-ul Ehâdîs (30.  Bölüm) Hadîs  No:  24.“Enes (Radiyallâhu anhu) rivayet etmiştir:

- Rasûllullah (Sallallâhu aleyhi vesellem)’ın saçı recil (yani ne düzgün, ne de kıvırcık olup, hafifçe kıvırcık) bir saç idi, kulakları ile omuzlarına kadar (uzun) idi.”

09 Temmuz 2010

Popularity: unranked [?]

Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini kabul etmez

22 Haziran 2010 Yazan Harun Yahya
headphones  Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini kabul etmezDownload MP3
blink star  Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini kabul etmez Harun  Yahya

Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini kabul etmez

Sayın Adnan Oktar’a sevenleri Mehdi” dese, kendisi bu durumu kabul eder diye bir şey asla söz konusu değildir. Hz. Mehdi (as) ömür boyu kendisine Mehdi dedirtmeyecektir. Sayın Adnan Oktar da Hz. Mehdi (as)’a zemin hazırlayan bir mümin olarak kendisine böyle birşey dedirtmez.  Üstelik Sayın Oktar daha önce defalarca, kendisine Mehdi denilmesini kabul etmeyeceğini açıklamıştır. Ancak bazı kimselerin bu konudaki yorumlarından, Hz. Mehdi (as) konusunu net ve açık olarak anlatmamak, mümkün olduğunca flu tutmak ve Mehdiyet konusundan uzak kalmak düşüncesi içerisinde oldukları hissedilmektedir.

flowers  Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini kabul etmezPeygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiği Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametlerinin 200′den fazlası Hicri 1400 itibariyle son 30 yıl içinde arka arkaya meydana gelmiştir. Bu alametlerin hemen hepsi belirdiğine göre, tüm Müslümanların bu alametler doğrultusunda Hz. Mehdi (as)’ı araması gerekir. Peygamber Efendimiz (sav), bu alametleri biz Müslümanların Hz. Mehdi (as)’ı bulması için söylemiştir. Peygamberimiz (sav) bir adres tarifi vermiştir. Hadislerde, zaman, mekan, şahıslar, olaylar biraraya geldiğinde alenen Hz. Mehdi (as)’ı gösteren bir adres tarifi vardır. Peygamberimiz (sav) adeta “gidin, orada bu mübarek zatı bulun” demiştir. Eğer Müslümanlar bu açık tarifi görmezden gelirlerse, o zaman Peygamberimiz (sav)’in böyle bir adres vermesini değerlendirememiş olurlar.

Örneğin 1979 yılında yaşanan Kabe baskını ve Kabe’de kan akıtılması, 1979′da Afganistan’ın işgali, 1979′da Fırat’ın suyunun tarihte ilk kez kesilmesi, 1980 yılındaki İran-Irak Savaşı, 1986 yılının Ramazan ayında 15 gün arayla Ay ve Güneş tutulmalarının olması, 1986 yılında Halley kuyruklu yıldızının çıkışı, 2009 yılında Lulin kuyruklu yıldızının çıkışı Hz. Mehdi (as)’ın zuhuruyla ilgili zaman bildiren adreslerdir. Bizi Hz. Mehdi (as)’a götüren mekanla ilgili adresler ise; Hz. Mehdi (as)’ın beraberinde olacak kutsal emanetlerin İstanbul’da bulunması, 1979′da İstanbul’da meydana gelen tanker patlamasıyla kör güzün bile göreceği bir ateş sütununun oluşmasıdır. Hadislerde Peygamber Efendimiz (sav)’in bildirdiği, Hz. Mehdi (as)’ın burnunun ince ve güzel olması, sağ bacağında siyah bir iz olması, alnında bir ben olması, alnında bir yara izi olması, sırtında yaprak şeklinde bir ben olması, alnının geniş olması, kaşlarının arasında tek bir kaş çatma çizgisi olması, dişlerinin parlak olması, yanağında açık renkli bir ben olması, omuzunda nübüvvet mührü olması, siyah saçlı olması, geniş vücutlu olması, karnının geniş, uyluklarının geniş olması, kaşlarının kavisli olması gibi dış görünüm alametleri de şahsıyla ilgili adreslerdir. Hz. Mehdi (as)’ın icraatları ile ilgili adresleri de Bediüzzaman Hazretleri belirtir ki bunlar; maddiyyun tabiyyun yani Darwinist-materyalist felsefeyi fikren tam anlamıyla yıkması, iman-ı tahkikiyi neşr (delillere dayalı imanı yaymak) ve ehl-i imanı delaletten kurtarmak (iman edenleri sapkınlıktan korumak), İsevi ruhanileriyle ittifak edip din-i İslam’a hizmet etmesi ve İslam Birliği’ni oluşturmasıdır.

flowers  Sayın Adnan Oktar hiçbir zaman kendisine Mehdi denilmesini kabul etmezSamimi olan Müslümanların Peygamber Efendimiz (sav)’in verdiği tüm bu adreslere bakarak, “Evet, ben bunların farkındayım ve bu alametlere göre Hz. Mehdi (as)’ı arıyorum” demeleri lazımdır. İşte o zaman bu konuda dürüst ve samimi yaklaştıkları anlaşılır. Ancak “Ben Hz. Mehdi (as)’ı aramıyorum, dolayısıyla bu hadislere de önem vermiyorum, zaten bence Adnan Oktar da Mehdi olamaz (ki Adnan Oktar böyle bir iddiada asla bulunmuyor)” derlerse, o zaman böyle bir yaklaşım içinde olanların samimiyetinden şüphe edilir. Çünkü Kuran ayetlerine ve hadislere göre İslam’ın içinde bulunduğumuz bu çağda hakim olacağı ve Müslümanların bir lideri olacağı açıkça görülmektedir. Kuran ayetleri ve hadislere göre, İslam’ın dünyaya hakim olmasını istemek ve olacağına inanmak farzdır. Bu hakimiyet sırasında da müslümanların lideri Hz. Mehdi (as) olacaktır.

Kuran’da Allah’ın müjdelediği haberlerden biri de bu yüzyılda Hz. İsa (as)’ın yeniden dünyaya gelecek olmasıdır. Rabbimiz, Hz. İsa (as)’ın kıyamete yakın geleceğini ve geldiğinde O’na inanıp, uymamızı emreder:

“Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur.” (Zuhruf Suresi, 61)

Bir başka ayette Hz. İsa (as) geldiğinde yeryüzünde ona inanmayacak hiçkimsenin kalmayacağını bildirmiştir. Bu açık ve net olarak İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olması demektir.

“Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların üzerine şahit olacaktır.” (Nisa Suresi, 159)

Hz. İsa (as) geldiğinde, Hz. Mehdi (as) ile birlikte deccale karşı ilmi mücadele verecek ve bu ilmi mücadeleyle deccali etkisiz hale getirip, İslam ahlakının dünya hakimiyetini gerçekleştireceklerdir. Allah Nur Suresi’nin 55. Ayetinde İslam’ı dünyaya hakim edeceğini ve Müslümanların huzur ve güven içinde yaşayacaklarını şöyle bildirmiştir:

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va’detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, onları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır. (Nur Suresi, 55)

Sonuç olarak bu Kuran ayetleri, hadisler ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin anlattıklarına göre Müslümanların, “Hz. Mehdi (as)’ın gelmiş olması gerekir, ben de bildirilen tarife göre, Hz. Mehdi (as)’ı arıyorum ve ona talebe olmak istiyorum” demeleri şarttır, ancak Müslümanların bir kısmının bu samimi tavırdan uzak oldukları görülmektedir. Bu kimseler kendi akıllarınca Mehdiyet konusunu geçiştirmeye çalışmaktadırlar. Bu, deccalin yöntemidir. Zira Hz. Mehdi (as) deccalin zıddıdır ve deccali ilmen yok edecek güçtedir. Bu nedenle, deccal, Hz. Mehdi (as)’dan hiç hoşlanmaz, kendince onun etkisini yok etmeye çalışır. Onu, önce fikren yok etmeye çalışır, daha da olmazsa hakaret etmeye başlar. İlimle galip gelemeyince bu kez psikolojik mücadeleye başlar. “Hz. Mehdi şahsı manevidir, ruhtur, gelmeyecek, hadislerde bildirilen alametlere önem vermeyin, Hz. Mehdi (as)’ı aramayın” gibi telkinlerde bulunur. Peygamberimiz (sav)’e uyan, Kuran’ı rehber edinmiş, İslam ahlakının hakimiyetinin bir an önce gerçekleşmesini isteyen ve bunun için gayret eden salih müminlerin ise deccaliyetin bu sinsi telkinlerinden etkilenmeyeceği açıktır. Samimi müminler, Peygamberimiz (sav)’in verdiği adreslere bakarak, Hz. Mehdi (as) geldiğinde, Allah’ın izniyle, bu mübarek zatı imanın nuruyla hemen tanıyıp bilirler.

09 Mart 2010

Popularity: 100% [?]

Fırat’ın Suyunun Kesilmesi >>>

15 Haziran 2010 Yazan Harun Yahya

Fırat’ın Suyunun Kesilmesi

Fırat Nehri’nin suyunun kesilip durdurulması da Mehdi’nin çıkış alametlerindendir:

spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r1 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
Fırat Nehri’nin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın.
( Riyazü’s Salihin, 3/332)
spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r3 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>

Diğer hadislerde bu olayın ayrıntılarıyla ilgili önemli bilgiler verilmektedir:

spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r1 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
Resulullah: Fırat Nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onun için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek, onlardan her adam, keşke kurtulan ben olsaydım, diyecektir buyurmuşlar.
(Sahih-i Müslim, 11/320)
spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r3 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r1 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
Resulullah şöyle buyurdu: Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa, ondan bir şey almasın.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 28)
spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r3 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r1 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
(Resulullah:) “Fırat Nehri bir altın dağını açığa çıkarır” dedi.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/116)
spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
cercevekk r3 c1 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>> spacer Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>

Fırat Nehri’nin suyunun durdurulması ve altın değerinde bir hazinenin ortaya çıkması pek çok büyük hadis kitabında yer almaktadır.

a5 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>
Keban Barajı’nın inşa edilmesiyle Fırat Nehri’nin suyu durdurulmuştur.
(üst, sol resim) Hürriyet, 4 Kasım 1973

Şimdi yukarıda yer verdiğimiz hadislerde geçen bu konuyla ilgili önemli ifadeleri tek tek ele alarak inceleyelim:

Resulullah buyurdu ki: (1) Fırat Nehri’nin suyu çekilip (2) altından bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz… (Riyazü’s Salihin, 3/332)

(1) Fırat Nehri’nin suyunun çekilip…

Suyuti’nin kitabında bu hadis “suyun durdurulması” olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Barajı, Fırat Nehri’nin suyunu durdurarak kesmiştir.

(2) “Altın”dan bir dağ meydana çıkmadıkça…

Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan suyun arazide kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım kolaylığının sağlanması gibi sebeplerle, buradaki topraklar “altın” gibi kıymetli hale gelmiştir.

Keban barajı ve Fırat Nehri üzerine sonradan kurulan diğer barajlar, betondan dev birer dağı andırmaktadır. Bu barajlardan (hadis-i şerifteki benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla barajlar “altın bir dağ” özelliği kazanmaktadır. (En doğrusunu Allah bilir)

Fırat’ın Suyunun Kesilmesi

Hürriyet Gazetesi, 4 Kasım 1973

firatsuyu hurr41173 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>

Son Havadis Gazetesi, 19 Kasım 1973

kebanbar shavadis191173 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>

Türkiye Gazetesi, 4 Kasım 1973

keban2 turkiye 04kasim1973 Fıratın Suyunun Kesilmesi >>>

20 Mayıs 2009

Popularity: unranked [?]

Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>>

15 Haziran 2010 Yazan Harun Yahya

Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş

spacer Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>> spacer Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>> spacer Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>> spacer Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>>
cercevekk r1 c1 Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>> spacer Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>>
“Fırat ile Dicle arasında Zevra (Bağdat) denen bir şehir olacak. Orada büyük bir savaş olacak. Kadınlar esir edilecek, erkekler ise, koyun kesilir gibi boğazlanacak.”
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c.5, sf. 38, El Muttaki)
spacer Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>>
cercevekk r3 c1 Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>> spacer Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>>

Hadiste geçen “Fırat ve Dicle arasında yaşanacak bu büyük savaşla” da yakın geçmişte yaşanan İran-Irak Savaşı’na dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. Önceki sayfalarda da gördüğümüz gibi, iki Müslüman ülke arasında yaşanan bu büyük savaşta, hadiste dikkat çekilen topraklarda büyük çatışmalar yaşanmış, köyler, kasabalar, şehirler ağır bombardıman altında yerle bir olmuştur. Kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan pek çok insan savaşta hayatını kaybetmiştir. İlerleyen tarihlerde ortaya çıkan toplu mezarlar, savaş sırasında hayatını kaybeden insan sayısının tahmin edilenden fazla olduğunu göstermektedir

buyuksavas 3 Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş >>>
İran ve Irak gibi iki büyük Müslüman ülke arasında yapılan savaş yıllarca sürdü. Pek çok insanın ölümünün yanısıra, ciddi maddi kayba neden oldu. Resimlerde İran-Irak savaşından çeşitli manzaralar görülmektedir.

Popularity: unranked [?]

GÜNÜN VİDEOSU

Harun Yahya (Adnan Oktar) Mehdi Oldugunu İddaa Etmişmidir?

DEVAMINI BURDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.