<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Pek</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/pek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Abdülkadir Geylani Hazretleri insanı Allah sevgisine ulaştıran iki yolun nübüvvet ve vilayet yolu olduğunu vilayet yolunun Hz. Mehdi (a.s.) ile sonlanacağını şöyle ifade etmiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/10/abdulkadir-geylani-hazretleri-insani-allah-sevgisine-ulastiran-iki-yolun-nubuvvet-ve-vilayet-yolu-oldugunu-vilayet-yolunun-hz-mehdi-a-s-ile-sonlanacagini-soyle-ifade-etmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/10/abdulkadir-geylani-hazretleri-insani-allah-sevgisine-ulastiran-iki-yolun-nubuvvet-ve-vilayet-yolu-oldugunu-vilayet-yolunun-hz-mehdi-a-s-ile-sonlanacagini-soyle-ifade-etmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2010 18:25:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Geylani]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Yola]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=397</guid>
		<description><![CDATA[Abdülkadir Geylani Hazretleri insanı Allah sevgisine  ulaştıran iki yolun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Abdülkadir Geylani Hazretleri insanı Allah sevgisine  ulaştıran iki yolun nübüvvet ve vilayet yolu olduğunu vilayet yolunun  Hz. Mehdi (a.s.) ile sonlanacağını şöyle ifade etmiştir</h3>
<p><strong>20 —ABDÜLKÂDİR-İ GEYLÂNÎ</strong> “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhyiddîn<br />
Ebû Muhammed bin Ebû Sâlih Mûsâ Cengî dost, Îrânın Geylân şehrinde, 471  [m. 1078] de tevellüd, 561 [m. 1166] de Bağdâdda vefât etdi. Babası  hazret-i Haseninoğlu Hasen-i müsennânın oğlu Abdüllahın soyundandır.  Hazret-i Hüseynin kızı Fâtımanın Abdüllahın vâlidesi olduğu (Kısas-ı  Enbiyâ)da yazılıdır. Bunun için <strong>Abdülkâdir-i Geylânî, hem seyyid, hem de şerîfdir.</strong> Anası Fâtıma binti Ebû Abdüllah seyyidedir. Fıkh ve hadîs ilmlerinde  müctehid idi. Önceden Şâfi’î mezhebinde idi. Hanbelî mezhebi unutulmak  üzere olduğundan, Hanbelî mezhebine geçdi. Böylece, bu mezheb yayıldı.  Önceleri ders verirdi. Çok meşhûr oldu. Sonra tesavvufa daldı. Cüneyd-i  Bağdâdî yolundaki Ebû Sa’îd Alî Mahzûmîden feyz aldı.</p>
<p><strong>İnsanı Allahü teâlânın sevgisine kavuşduran yol ikidir: Birisi (Nübüvvet yolu) </strong><br />
<strong>olup, aslın aslına kavuşdurur. Eshâb-ı kirâmın hepsi, bu yoldan  vâsıl oldular. Sonra gelenlerden pek  az zevât da, bu yoldan ermişdir.</strong><strong> BU YOLDA SEBEBE, VÂSITAYA LÜZÛM YOKDUR. BIR KÂMİL VE MÜKEMMİLİN  SOHBETİNDE KEMÂLE GELDİKDEN SONRA, FEYZİ ASLDAN ALIP İLERLERLER. İkinci  yol, (Vilâyet yolu)dur. Kutblar, Evtâd, Nücebâ, Büdelâ ve bütün Evliyâ  bu yoldan vâsıl olmuşdur. Bu yola, (Sülûk yolu)da denir. BU YOLDA,  VÂSITA, ARACI LÂZIMDIR. HER İKİ YOLUN REÎSİ VE REHBERİ RESÛLULLAHDIR.</strong> Vilâyet yolunun imâmı, feyz kaynağı, hazret-i Alîdir. Bu yolda,  Resûlullah onu vekîl etmişdir. Hazret-i Fâtıma ve Hasen ile Hüseyn  onunla ortakdırlar. Bu yolda gidenlerin hepsine feyz ve hidâyet,  hazret-i Alînin aracılığı ile gelir. Ondan sonra hazret-i Hasen ve  Hüseyn bu vazîfeyi teslîm aldı. Bunlardan sonra, sıra ile, oniki imâmın  evlâdına verildi. <strong>SONLARI OLAN MUHAMMED MEHDÎDEN SONRA, BAŞKASINA VERİLMEDİ. BÜTÜN EVLİYÂYA FEYZ VE HİDÂYET BUNLARDAN GELMEĞE DEVÂM ETDİ.</strong> <strong>Abdülkâdir-i  Geylânî kemâle gelince, bu mansıb, ona verildi. Bundan sonra da,  kimseye verilmediği keşf ve müşâhede ile anlaşılmakdadır. Vefâtından  sonra da, kıyâmete kadar, herkese, feyz, rüşd ve hidâyet, onun  rûhâniyyetinden gelmekdedir. Her asrda gelen müceddidler, onun  vekîlleridir. İMÂM-I RABBÂNÎ (NÜBÜVVET YOLU) ILE VÂSIL OLDUĞUNDAN,  VÂSITAYA IHTİYÂCLARI YOKDUR.</strong> Ebû Bekr-i Sıddîk, nübüvvet yolunda Resûlullahın vekîlidir. (Se’adet-i Ebediyye Hüseyin Hilmi Işık, sf. 1063)</p>
<p><em>07 Ekim 2010</em></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="15" align="right"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td height="15" align="right"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/10/abdulkadir-geylani-hazretleri-insani-allah-sevgisine-ulastiran-iki-yolun-nubuvvet-ve-vilayet-yolu-oldugunu-vilayet-yolunun-hz-mehdi-a-s-ile-sonlanacagini-soyle-ifade-etmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.) Zuhur Ettiğinde; Yalandan, Hileden Kaçınmayan, Sahtekar, Düzenbaz, Ahlaki Çöküntü İçinde Olan Münafıklar Ve İnkarcılar Ona Karşı Büyük Bir Deccali Mücadele İçinde Olacaklardır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-zuhur-ettiginde-yalandan-hileden-kacinmayan-sahtekar-duzenbaz-ahlaki-cokuntu-icinde-olan-munafiklar-ve-inkarcilar-ona-karsi-buyuk-bir-deccali-mucadele-icinde-olacaklardir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-zuhur-ettiginde-yalandan-hileden-kacinmayan-sahtekar-duzenbaz-ahlaki-cokuntu-icinde-olan-munafiklar-ve-inkarcilar-ona-karsi-buyuk-bir-deccali-mucadele-icinde-olacaklardir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 21:12:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Esir]]></category>
		<category><![CDATA[Evrim]]></category>
		<category><![CDATA[Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Ona]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Tahribat]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yolla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[





Mufazzal bin Ömer der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><img src="http://www.harunyahya.net/images/NewData/hz._mehdi_a.s._zuhur_ettiginde;_yalandan_hileden_kacinmayan_sahtekar_duzenbaz_ahlaki_cokuntu_icinde_olan_munafiklar_ve_inkarcilar_ona_karsi_buyuk_bir_deccali_mucadele_icinde_olacaklardir_tr.jpg" border="0" alt="Hz. Mehdi (a.s.) Zuhur Ettiğinde; Yalandan, Hileden Kaçınmayan, Sahtekar, Düzenbaz, Ahlaki Çöküntü İçinde Olan Münafıklar Ve İnkarcılar Ona Karşı Büyük Bir Deccali Mücadele İçinde Olacaklardır" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="352" valign="top">Mufazzal bin Ömer der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>&#8220;&#8230;Ve HALKIN EN ŞİRRETLİLERİ OLDUĞUNDA, ZUHUR VUKU BULACAKTIR (HZ. MEHDİ (A.S.) ORTAYA ÇIKACAKTIR).&#8221;(Gaybet-i Numani, s. 187)</strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) ahir zamanda; Darwinizmin, komünizmin, materyalizmin ve  ateizmin yani diğer bir adıyla deccaliyetin insanlar ve toplumlar  üzerinde en şiddetli tahribat yaptığı bir dönemde zuhur edecektir.  Deccaliyet insanların Allah&#8217;a iman etmekten iyice uzaklaşmalarına,  birçok ülkede dindarların toplum içinde yadırganmasına, din ahlakının  yaşanmasının ve anlatılmasının adeta suç gibi algılanmasına neden  olacaktır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in diğer hadislerinde de haber verdiği  üzere, Müslümanları adeta esir alacak, Kuran ahlakının yaşanmasına engel  olacaktır. Deccaliyetin bu baskısı ve zulmü günümüzde açık bir şekilde  görülmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde Müslümanlar sadece dinlerinden  dolayı baskı altına alınmakta, ibadetlerini diledikleri gibi yerine  getirmeleri, dinlerini özgürce yaşamaları engellenmekte, inançlı, iman  sahibi insanların birbirleriyle görüşmeleri, sohbet etmeleri bile  neredeyse suç gibi görülmektedir. Evreni ve içindekileri Allah&#8217;ın  yarattığı gerçeği, hiçbir bilimsel bilgi ve delile dayanmadan inkar  edilmekte, tüm varlığın sözde kör tesadüflerin bir sonucu olduğu gibi  akıl ve bilim dışı bir teori olan evrim, insanlara zorla kabul  ettirilmeye çalışılmaktadır. Evrim yalanı çeşitli sahtekarlıklarla  gündemde tutulmakta, dahası gazete, televizyon, internet gibi araçlar  kullanılarak zorla topluma empoze edilmektedir. Deccaliyet bu yolla,  Allah&#8217;ın varlığını ve yaratışındaki eşsizliği insanların gözlerinden  uzaklaştırmayı, her insanın dünyada yaptıklarından hesap vereceğini  unutturmayı, manevi değerlerini yitirmiş ve her türlü dejenerasyona açık  bir toplum yapısı oluşturmayı hedeflemektedir.</p>
<p>Bu nedenledir ki Darwinizmin bir yalan olduğunu öğrencilerine bilimsel  delillerle ispatlayan öğretim görevlileri bile eğitim kurumlarından  ihraç edilerek insanlar yıldırılmakta ve diğerlerine de bu yolla göz  dağı verilmek istenmektedir. Allah&#8217;ın varlığını ve birliğini anlatan  müminlere ilimle ve bilimle cevap verilememekte, buna karşın bu kimseler  çeşitli iftira ve karalamalarla etkisiz hale getirilmeye  çalışılmaktadır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) de hadiste, ahir zamanda azgın, ahlaksız, her  türlü ahlaki ve vicdani değeri yitirmiş, yalanı diline dolamış olanların  özellikle Hz. Mehdi (as)’ı hedef alacaklarını haber vermektedir. Hz.  Mehdi (a.s.)’ın öncüsü ve yardımcısı olarak din ahlakının yaşanması için  gayret eden samimi ve ihlaslı Müslümanlar da deccaliyetin hedefi  olacaktır. Ancak Allah bu çirkin ahlaka sahip olup, Müslümanlar  aleyhinde faaliyet gösterenlerin mutlaka hezimete uğrayacaklarını ve  galip gelecek olanların mutlaka Allah&#8217;ın taraftarları olacağını  bildirmiştir:</p>
<p><strong>Gerçek şu ki, inkâr edenler, (insanları) Allah&#8217;ın yolundan engellemek  için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar. Sonra bu,  onlara yürek acısı olacaktır, sonra bozguna uğratılacaklardır. İnkâr  edenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır. Enfal suresi, 36</p>
<p>Allah, yazmıştır: &#8220;Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de.&#8221;  Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.  Mücadele Suresi, 21</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-zuhur-ettiginde-yalandan-hileden-kacinmayan-sahtekar-duzenbaz-ahlaki-cokuntu-icinde-olan-munafiklar-ve-inkarcilar-ona-karsi-buyuk-bir-deccali-mucadele-icinde-olacaklardir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Risalelerde Ehli Beyt ve Seyyidlik Konusu (Osmanlıca)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/risalelerde-ehli-beyt-ve-seyyidlik-konusu-osmanlica.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/risalelerde-ehli-beyt-ve-seyyidlik-konusu-osmanlica.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Acaba]]></category>
		<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Beni]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Derman]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Ehli Beyt]]></category>
		<category><![CDATA[Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[Ilm]]></category>
		<category><![CDATA[Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Memur]]></category>
		<category><![CDATA[Metin]]></category>
		<category><![CDATA[Nev]]></category>
		<category><![CDATA[Nevi]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Takdir]]></category>
		<category><![CDATA[Tebrik]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=272</guid>
		<description><![CDATA[





1.
Altıncısı: Nurun şakirtlerinden bazılarının Nurlardan fevkalâde iman  hüccetlerini ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="155" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/risalelerde_ehli_beyt_ve_seyyidlik_konusu_osmanlica_tr.jpg" border="0" alt="Risalelerde Ehli Beyt ve Seyyidlik Konusu (Osmanlıca)" hspace="7" vspace="2" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="312" valign="top"><strong><strong>1.<br />
Altıncısı:</strong> Nurun şakirtlerinden bazılarının Nurlardan fevkalâde iman  hüccetlerini ve sarsılmaz, aynelyakîn ulûm-u imaniyeyi görüp istifade  ettiklerinden, bu bîçare tercümanına bir nevi teşvik ve tebrik ve takdir  ve teşekkür nev’inde ziyade hüsn-ü zanla müfritâne methetmeleriyle beni  suçlu gösterene derim:</p>
<p>Ben âciz, zayıf, gurbette, menfî, yarım ümmî, aleyhimde propaganda ile  halkı benden ürkütmek hâleti içinde Kur’ân’ın ilâçlarından ve imanî ve  kudsî hakikatlerinden dertlerime tam derman olarak kendime bulduğum  zaman, bu millete ve bu vatan evlâtlarına dahi tam bir ilâç olacağına  kanaat getirdiğim için, o kıymettar hakikatleri kaleme aldım. Hattım pek  noksan olmasından yardımcılara pek çok muhtaç iken, inayet-i İlâhiye  bana sadık, has, metin yardımcıları verdi. </strong> <strong></p>
<p><strong>Elbette ben onların hüsn-ü zanlarını ve samimâne medihlerini  bütün  bütün reddetmek ve hatırlarını tekdirle kırmak, o hazine-i Kur’âniyeden  alınan Nurlara bir ihanet ve adavet  hükmüne geçer. Ve o elmas kalemli  ve kahraman kalbli muavinleri kaçıracak diye, onların âdi, müflis  şahsıma karşı medh ü senâlarını, asıl mal sahibi ve bir mânevî mucize-i  Kur’âniye olan Risale-i Nur’a ve has şakirtlerinin şahsiyet-i  mâneviyesine çeviriyordum.</strong></strong> <strong> &#8220;Benim haddimden yüz derece ziyade hisse  veriyorsunuz&#8221; diye bir cihette hatırlarını kırıyordum. Acaba hiç bir  kanun, müstenkif ve razı olmayan bir adamı başkaların onu methetmesiyle  suçlu yapar mı ki, kanun namına hareket eden resmî memur beni suçlu  yapıyor? Hem neşrettiğimiz aleyhimizde yazılan kararnamenin elli  dördüncü sayfasında, <strong>&#8220;Ahirzamanın o büyük şahsı neslen âl-i beytten  olacak. Biz Nur şakirtleri, ancak mânevî âl-i beytten sayılabiliriz&#8230;  (Şualar, Sayfa 390)</p>
<p>2.<br />
55:</strong> &#8220;Hazret-i Ali&#8217;nin (r.a.) ilm-i hakikat itibariyle şakirdi  olduğumdan, mânevî evlâdı olabilirim&#8221; demesiyle kendine atfedilen  makamlara liyakatini kabul etmiş görülmektedir.</p>
<p>Bedî&#8217; mânâsında olan Celcelûtiye kasidesinde (Hz. Ali (r.a.) tarafından  telif edilen bir kasîde) İmam-ı Ali&#8217;nin (r.a.) çok cihetlerle Risale-i  Nur&#8217;a sarahat derecesine yakın işarâtı içinde, Bediüzzaman ismini  Risale-i Nur&#8217;a vermesinden, bana emaneten verilen o ismi Risale-i Nur&#8217;a  iade ettiğimi yazmışım. Bununla beraber, </strong> <strong><strong>&#8220;Ben de mânevî âl-i beytten  sayılabilirim&#8221; demekten maksadım, bir kısım müçtehidlerin, “onun  âilesine ve ashabına selâm olsun” duasında, &#8220;seyyid olmayan, fakat ehl-i  takvâ bulunanlar o duada dahildirler&#8221; dediklerinden, o umumî duada  benim de bir hissem bulunması için ricakârâne bir tevildir.</strong> Yoksa, o  hatâkârane mânâ hiç hatırıma gelmemiş. <strong>(Şualar, 14. Şua, sayfa: 358 )</p>
<p>3.</strong></strong> <strong><br />
Hem mahkemede Denizli ehl-i vukufu, bazı şakirtlerin bu itikatlarına  göre, bana karşı demişler ki:</p>
<p><strong>&#8220;Eğer mehdilik dava etse, bütün şakirdleri kabul edecekler.&#8221; ben de  onlara demiştim: &#8220;ben, kendimi seyyid bilemiyorum. Bu zamanda nesiller  bilinmiyor. Halbuki ahir zamanın o büyük şahsı, al-i beytten  (Peygamberimiz (s.a.v.)’in neslinden) olacaktır. Gerçi manen  ben  Hazret-i Ali nin (r.a.) bir veled-i manevisi hükmünde onnada hakiki Nur  şakirtlerine şamil olmasından, ben de Al-i Beytten sayılabilirim.</strong></strong> <strong> Fakat bu zaman şahs-ı manevi zamanı olmasından hakikat dersini aldım ve  Al-i Muhammed Aleyhisselam bir madan ve Nurun mesleğinde hiçbir cihette   benlik ve şahsiyet ve şahsi makamları arzu etmek ve şan şeref kazanmak  olmaz; ve sırr-ı ihlasa tam muhalif olmasından, Cenab-ı Hakka hadsiz  şükür ediyorum ki, beni kendime beğendirmemesinden, ben öyle şahsi ve  haddimden hadsiz derece fazla makamata gözümü dikmem. Ve Nurdaki ihlası  bozmamak için, uhrevi makamat dahi bana verilse, bırakmaya kendimi  mecbur biliyorum&#8221; dedim, o ehl-i vukuf sustu.<br />
<strong>(Emirdağ Lahikası, Sayfa 232,233)</p>
<p>4.<br />
İddianamede benim hakkımda dört esas var:</p>
<p>Birinci Esas:</strong></strong> <strong> Güya bende tefahhur ve hodfüruşluk var ve kendimi  müceddid biliyorum.</p>
<p><strong>Ben bütün kuvvetimle bunu reddederim. Hem mehdilik isnadını hiç kabul  etmediğime bütün kardeşlerim şehadet ederler. Hattâ denizli&#8217;deki ehl-i  vukuf, &#8220;eğer said mehdiliğini ortaya atsa bütün şakirdleri kabul edecek&#8221;  dediklerine mukabil, said itiraznamesinde  demiş ki: &#8220;ben seyyid  değilim. Mehdi seyyid olacak.&#8221; diye onları reddetmiş.<br />
5.<br />
Seyyid olmayan seyyidim ve seyyid olan değilim diyenler, ikisi de  günahkar ve duhul ile huruc haram oldukları gibi&#8230; Hadis ve Kuran’da  dahi, ziyade veya noksan etmek memnu’dur.</strong></strong> <strong> Fakat ziyade etmek, nizamı  bozduğu  ve vehme kapı açtığı için, daha zararlıdır. Noksana cehil bir  derece özür olur. Fakat ziyade etmek, ilimle olur. Âlim olan mâzur  değildir. Kezalik, dinden birşeyi fasl veya olmayanı vasl etmek, ikisi  de caiz değildir.  <strong>(Muhakemat, sayfa: 46)</strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/risalelerde-ehli-beyt-ve-seyyidlik-konusu-osmanlica.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (as)&#8217;ı insanlara tanıtacak olan şemaili şerifi</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-asi-insanlara-tanitacak-olan-semaili-serifi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-asi-insanlara-tanitacak-olan-semaili-serifi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 13:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Araya]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (as)&#8217;ı insanlara tanıtacak olan şemaili şerifi
İslam dünyası yüzyıllardır, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (as)&#8217;ı insanlara tanıtacak olan şemaili şerifi</h3>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İslam dünyası yüzyıllardır,  insanların hidayetine vesile olacak, İslam ahlakını yeniden ihya edecek,  İslam aleminin üzerindeki karanlıkları dağıtarak Müslümanları bir araya  getirecek olan Hz. Mehdi (a.s.)’ı bekliyor. Peygamberimiz Efendimiz  (sav) hadisleriyle tüm Müslüman alemine Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın gelişini  müjdeledi. Ve Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alameti olan pek çok önemli  hadiseyi ayrıntılarıyla haber verdi. Ve bu alametlerin neredeyse tamamı  geçtiğimiz birkaç onyıl içinde ardı ardına gerçekleşti. Şimdi tüm  Müslümanların 1400 yıldır beklediği bu mübarek insanı karşılamaya  hazırlanıyor.</span></p>
<p>Hadislerin işaretlerine göre Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın ortaya çıkışı bu  yüzyılda gerçekleşecek. Tüm Müslüman alemi, asırlardır beklenen bu büyük  müjdenin gerçekleşmesinin; Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın, içerisinde bulunduğumuz  dönemde ortaya çıkacak olmasının heyecanını yaşıyor.</p>
<p>İnsanlar henüz Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı, “Hz. Mehdi (a.s.)” sıfatıyla  tanımıyorlar. Ama Hz. Mehdi (a.s.) faaliyetlerini sürdürüyor. Ve yine  hadislerin işaretlerine göre, İslam dünyası birkaç on yıl içerisinde Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ı bizzat tanımakla da şereflenecek.</p>
<p>İçerisinde bulunduğumuz bu yüzyıl, Hz. Mehdi (a.s.) yüzyılı. Tüm  Müslümanlar Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın gelişinin bu kadar yaklaşmış olmasının  heyecanını yaşıyor.</p>
<p>Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın ahlakı, hayatı  ve yapacağı faaliyetler kadar, fiziksel özellikleri hakkında da,  inanılmaz derecede ayrıntılı tarifler yer almaktadır. Peygamberimiz  (sav)&#8217;in, kendisinden sonraki asırlarda gerçekleşecek olaylar ya da  kişiler hakkında, bu kadar çok ve detaylı bilgi verdiği başka hiçbir  şahıs yoktur.</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı tanıtan fiziksel  özelliklerin her biri için, ayrı ayrı detay bildirilmiş, her biri için  ayrı tanımlayıcı ifadeler kullanılmıştır.</p>
<p>Kimisi için <strong>BEN</strong>, kimisi için <strong>İZ</strong>,  kimisi için <strong>İŞARET</strong> denmiş, kimisi için <strong>MÜHÜR</strong> ya da <strong>NİŞAN</strong>, kimisi için <strong>YAPRAK</strong>,  kimisi için <strong>İNCİ</strong> ya da <strong>YILDIZ</strong> benzetmesi yapılmıştır.</p>
<p>Bunların yanı sıra, <strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın cildinin, saçının ve  sakalının rengi, endamı, boyu, vücut yapısının tüm detayları, yüzünün  genel hatları, başının ve alnının şekli, burnunun, kaşlarının,  dişlerinin nitelikleri gibi tanıtıcı vasıfları da çok ayrıntılı olarak  tarif edilmiştir.</strong></p>
<p>Haber verilen tüm bu bilgiler topluca değerlendirildiğinde, bu  özelliklerin herhangi bir insanda tevafuk olarak biraraya gelmiş  olamayacağı açıkça anlaşılmaktadır.</p>
<p>Rabbimiz Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı tüm dünyaya açıkça tanıtmak için bu kadar  çok detay bildirmiştir.</p>
<p>Bu durum, Müslümanların Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı doğru şekilde tanıyıp teşhis  edebilmelerinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) ile karşılaşıldığında, inşaAllah tüm Müslümanlar  hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın fiziksel özellikleriyle ilgili verilen  tüm bu hayret verici detaylı tariflerin doğruluğunu bizzat  göreceklerdir.</p>
<p>Ayrıca bu mubarek şahsın hayatının her aşamasının, yaptığı her  faaliyetin, karşılaştığı her olayın ve tüm bunlar karşısında gösterdiği  üstün ahlakın, Peygamberimiz (sav)&#8217;in 1400 yıl önce haber verdiği  bilgilerle birebir mutabık olduğunu hayretle izleyeceklerdir.</p>
<p>Ve tüm bunların sonucunda da inşaAllah, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın kimliğini  teşhis edebilecek, onun yüzyıllardır büyük bir hasret, özlem ve sevgi  ile beklenen <strong>“Hz. Mehdi (a.s.)” </strong>olduğuna hüsn-ü zan  edeceklerdir.</p>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;">İSLAM DÜNYASI,  HZ. MEHDİ (A.S.)’I NASIL TANIYACAK?</span></strong></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<p>Kuşkusuz ki Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın tanınabilmesinde, Müslümanların en  önemli yol göstericilerinden biri, Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisleridir.</p>
<p>Resulullah Efendimiz (sav), Allah&#8217;ın lütfuyla, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı, sanki  görmüş ve tanıyormuş, tüm hayatına şahit olmuş gibi çok mükemmel  tariflerle insanlara tanıtmıştır.</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hz. Mehdi (as) hakkındaki tasvirleri o kadar  detaylı ve açıktır ki, Hz. Mehdi (as) ortaya çıktığında, kendisini  görenler, Allah&#8217;ın izniyle onu bu alametlerinden hemen  tanıyabileceklerdir.</p>
<p>Kuran&#8217;da, Kitap Ehli&#8217;nin de kendilerine elçi olarak  gönderilen  Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;i &#8220;çocuklarını tanır gibi&#8221; tanıyacakları şöyle  bildirilmiştir:</p>
<blockquote><p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Kendilerine  kitap verdiklerimiz, ONU (PEYGAMBERİ), ÇOCUKLARINI TANIR GİBİ TANIRLAR.  Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler.  (Bakara Suresi, 146)</strong></span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
Bu ayet bir yönüyle, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın da, hadislerde bildirilen bu  detaylar dikkate alındığında kolaylıkla tanınabileceğine işaret  etmektedir.</span></p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/54abmf.gif" alt="" width="367" height="69" align="middle" /></div>
<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></strong></p>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;">I. BÖLÜM</span><span style="font-size: medium;"><br />
</span></span></span></strong></div>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;"><br />
</span></span></span></strong></p>
<div><strong><span style="color: #ff0000; font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">HZ. MEHDİ (A.S.)’IN DOĞUMU</span></span><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></span></strong></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><br />
<span style="color: #800000; font-size: medium;"><br />
<span style="color: #993300;">HZ. MEHDİ (A.S.) TÜRKİYE’DEN ÇIKACAKTIR</span></span></strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir hadisinde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Türkiye’den  çıkacağı ve mücadelesinin sonuna kadar da buradan ayrılmayacağı  bildirilmiştir:<br />
<strong><br />
“HZ. MEHDÎ (A.S.) RUM&#8217;DAN, TÜRKLERDEN (çünkü, eskiden Türkiye&#8217;ye  “Diyar-ı Rum” deniliyordu.) AYRILMAYACAKTIR.” </strong>(İş&#8217;afü&#8217;r-Rağıbîn&#8217;den  naklen Tılsımlar Mecmuası, Bediüzzaman Said Nursi, s. 212)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.) BÜYÜK BİR ŞEHİRDE  DOĞACAKTIR</span></strong></p>
<p>Bir başka hadiste ise Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın büyük bir şehirden çıkacağı  haber verilmiştir:</p>
<p>Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: &#8220;Hz. Mehdi (a.s.), <strong>MEDİNE&#8217;DEN  <span style="text-decoration: underline;">(BÜYÜK BİR ŞEHİRDEN)</span></strong> çıkacak ve Mekke&#8217;ye gelecek&#8230;&#8221;  (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu  Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar)<br />
<strong><br />
“Medine”</strong> kelimesinin sözlük anlamı <strong>“büyük şehir”</strong>dir.  Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’in bildirdiğine göre Hz. Mehdi  (a.s.), medinede yani büyük bir şehirde doğacaktır.<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) “KARA KÖYÜ”NDEN ÇIKACAKTIR</strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen diğer bir hadiste de Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın doğum yeri olarak “Kara” denilen bir bölgeye de işaret  edilmiştir:</p>
<p><strong>“MEHDİ (A.S.)’IN KARA KÖYÜNDEN ÇIKACAĞI SÖYLENMİŞTİR.”</strong> (Mustafa Reşit Filizi, Risalet-ül Huruc ül Mehdi, s. 69)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN DOĞUMU EVDE  OLACAKTIR</span></strong></p>
<p>Hadislerde ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)’ın doğumunun gizli olacağı; yani  doğumunun evde gerçekleşeceği de bildirilmiştir:</p>
<p>İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi&#8217;s-selâm şöyle buyurmuştur: <strong>&#8220;Bizim  Kaim&#8217;imiz (Hz. Mehdi (a.s.)) ile Allah&#8217;ın resulleri arasında bir takım  benzerlikler vardır. Nuh (a.s.), İbrahim (a.s.), Musa (a.s.), İsa  (a.s.), Eyyub (a.s.) ve Muhammed (sav) peygamberlerin her biri ile bir  benzerliği vardır&#8230; İBRAHİM (a.s.) İLE, DOĞUMUNUN GİZLİ OLMASI  (DOĞUMUNUN EVDE OLMASINDA) &#8230;benzerliği vardır.&#8221;</strong> (Kemal’ud-Din  s. 322, 31. babin 3. hadis)</p>
<p>Hz. Ali b. Hüseyin Zeynel Abidin (a.s.) şöyle buyurur: <strong>&#8220;KÂİM’İMİZİN  (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) DOĞUMU İNSANLARA GİZLİ KALACAKTIR&#8230;&#8221;</strong><br />
(Bihar-ül Envar, c. 51, s. 135)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></strong></span></p>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Verdana;">HZ. MEHDİ (A.S.)’IN İSMİ</span></span></span></span></strong></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>“HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN İSMİ, PEYGAMBERİMİZ  (SAV)&#8217;İN İSMİNE UYGUN OLACAK”, AMA “PEYGAMBERİMİZ (SAV)&#8217;İN İSMİNİN  AYNISI OLMAYACAKTIR”</strong></span><strong> </strong></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın isminin  Peygamberimiz (sav)&#8217;in ismine, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın babasının adının da,  Peygamberimiz (sav)&#8217;in babasının adına uygun olacağı belirtilmiştir.</p>
<p>Ebu Davud ile Tırmızi’nin İbni Mesut (r.a.) dan nakil ettiklerine göre,  Allah’ın Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: <strong>“Onun (Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın) ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine muvafık (uygun)  olacaktır&#8230;”<sup>1</sup> </strong></p>
<p>Ebu Hureyre (r.a.)&#8217;dan rivayete göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle  buyurmuştur:</p>
<p>“Dünya hayatından sadece bir gün kalmış olsa bile, <strong>benim Ehl-i  Beyt&#8217;imden ismi ismime uygun olan bir kişi (Hz. Mehdi (a.s.))</strong> gelinceye kadar Allah (c.c.) o günü muhakkak uzatır.” -Ahmed b. Hanbel  “Müsned” inde tahric etmiştir.-</p>
<p>Abdullah b. Ömer (r.a.)&#8217;dan rivayete göre;</p>
<p>Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:<strong> “Benim Ehl-i Beyt&#8217;imden  ismi, ismime uygun olan bir kişi (Hz. Mehdi (a.s.)) </strong>bütün  Araplar üzerine hakimiyet kuruncuya kadar dünya (yok olup) gitmez.”</p>
<p>Başka bir rivayete göre, şöyle buyurmuştur:</p>
<p>“Dünya hayatından sadece bir gün kalmış olsa bile, <strong>benim Ehl-i  Beyt&#8217;imden ismi ismime uygun olan bir kişi (Hz. Mehdi (a.s.))</strong> gönderinceye kadar Allah (c.c.) o günü muhakkak uzatır. O, daha önce  zulüm ve eziyet ile doldurulmuş olan dünyayı hak ve adaletle  dolduracaktır.” -Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Beyhaki ve Ebu Amr Ed-Dâni  tahric etmişlerdir.-</p>
<p>Yine Abdullah b. Ömer (r.a.)&#8217;dan başka bir rivayete göre şöyle  buyurmuştur:</p>
<p>“<strong>Benim Ehl-i Beyt&#8217;imden ismi ismime uygun olan bir kişi</strong> (Hz. Mehdi (a.s.)) (yeryüzünde) hakimiyet kuruncuya kadar dünya (yok  olup) gitmez. O, daha önce zulum ve eziyet ile doldurulmuş olan dünyayı  hak ve adaletle dolduracaktır.” -Ebu’l Kasım Taberâni “El-  Mu’cemu’s-sagir” eserinde tahric etmiştir. Ayrıca, Tirmizi “ El-Cami”  eserinde ve Ebu Davud da “Sünen” adlı eserinde yaklaşık olarak aynı  manaya gelen fakat bazı lafızların yerleri değişik şekilde tahric  etmişlerdir.</p>
<p>Hadislerde özellikle dikkat çekilen, <strong>bu isimlerin birbirlerine  “uygun” düşecek olmasıdır. Yani Hz. Mehdi (a.s.) doğrudan “Ahmed ya da  Muhammed” babası da “Abdullah” ismiyle beklenmemelidir.</strong> (Doğrusunu Allah bilir)</p>
<p><strong>Ahmet Muhammed Hz. Mehdi (a.s.) ismi, Peygamber Efendimiz  (sav)’in  Ahir Zaman’da gelecek şahsa verdiği isimdir. Bu ismi ona  Resulullah (sav) takmıştır. Yani doğumundan ismi “Ahmet Muhammed Mehdi”  olmayacaktır. Bu Allah tarafından ona verilen isimdir. Zaten  Peygamberimiz (sav) de hadislerinde “Adı adıma uygun düşer” demektedir,  “aynısıdır” dememektedir. Aynı şekilde “Babasının adı da benim babamın  adına uygun düşer” demektedir. Burada bir işaret, bir sır vardır. </strong></p>
<p>Allah dilediği kişiyi kaderde seçmiş ve onu “Ahmet Muhammed Mehdi”  olarak adlandırmıştır. Bir kimsenin doğuştan bu isimle adlandırılması ya  da adlandırılmaması bu durumu engelleyemeyecektir. <strong><br />
<span style="font-size: x-small;"><br />
_________________<br />
</span></strong><span style="font-size: x-small;"><br />
1 Kıyamet Alametleri, Genişletilmiş 9. baskı, s.159-160)</span><br />
<strong><br />
<span style="font-size: medium;"><br />
</span><span style="color: #993300; font-size: medium;">PEYGAMBERİMİZ (SAV), HZ. MEHDİ  (A.S.)&#8217;IN ADINI GİZLEMİŞTİR</span></strong></p>
<p>Cabir, Ebu Cafer’den naklediyor, “Ömer, iman edenlerin Prensine (Hz.  Ali’ye) Mehdi hakkında sorunca şöyle dedi: Ya İbn Ebu Talib (Hz. Ali)  bana Mehdi’yi anlat. Adı nedir?” İman edenlerin Prensi (Hz. Ali) dedi  ki: “Benim sevgili ve yakın dostum (Peygamberimiz (s.a.v.)) dedi ki, <strong>YÜCE  ALLAH ONU ORTAYA ÇIKARANA KADAR ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ADINI KİMSEYE  SÖYLEMEMEM İÇİN BENDEN SÖZ ALDI. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ADI, YÜCE  ALLAH’IN ELÇİSİNE EMANET ETTİĞİ BİLGİLERDEN BİRİDİR. </strong>(İkmal al  Din) (Gaybet, Allame Muhammed Bakır El-Meclisi, Ansariyan Yayınları,  İran, 2007)</p>
<p>Hz. Ali (r.a.), Peygamberimiz (s.a.v.)’den, Hz Mehdi (a.s.)’ın adını  kendisine söylemesini istemiştir. Ancak Peygamberimiz (s.a.v.), Allah&#8217;ın  takdir ettiği vakit gelene kadar Hz. Mehdi (a.s.)’ın adının gizli  kalacağını, bunun Allah&#8217;ın kendisine bildirdiği özel bir bilgi olduğunu  belirtmiştir. Buradan da, Hz. Mehdi (a.s.)’ın isminin, zamanı gelene  kadar bir sır olacağı yani insanlar tarafından adının bilinemeyeceği  anlaşılmaktadır. Yani Hz. Mehdi (a.s.)’ın adı Peygamberimiz (s.a.v.)’in  adları olan “Ahmet, Mustafa ya da Hz. Muhammed (sav)” isimlerinden biri  olmayacaktır. Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın adı, ancak ortaya çıkacağı yıllarda  insanlar tarafından bilinebilecektir.</p>
<div><span style="color: #ff0000; font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">HZ. MEHDİ (A.S.)’IN SOYU</span></span></strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #993300; font-size: medium;"> </span></span></p>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.), PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)&#8217;İN SOYUNDANDIR</strong></p>
<p>Bütün peygamberler birbirlerinin soyundandır.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) da, hadislerde belirtildiği gibi bu soydan gelmektedir.</p>
<p>Halk arasında Peygamberimiz (sav)’in soyundan gelen kimselere <strong>“Seyyid”</strong> denmektedir.</p>
<p>Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)’ın kendi  soyundan geldiğini yani  seyyid olduğunu hadislerinde şöyle bildirmiştir:</p>
<p>&#8220;Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış  da olsa Allah (c.c.) benim <strong>EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR ZATI  (HZ. MEHDİ (A.S.)’I) </strong>gönderecek.&#8221; (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)</p>
<p><strong>&#8220;BENİM EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR ŞAHIS (HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez.&#8221;  (En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)</p>
<p>&#8220;Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin.  <strong>O (HZ. MEHDİ (A.S.),  KUREYŞ’TEN VE EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR KİŞİDİR.</strong>&#8221;  (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)</p>
<p>&#8220;<strong>MEHDİ (A.S.), BENİM ÇOCUKLARIMDAN BİRİDİR. </strong>Yüzü  gökyüzünde parlayan yıldız gibidir.&#8221; (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari  el-Hanefi’nin “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)</p>
<p>Kuran&#8217;da tüm peygamberlerin ve elçilerin birbirlerinin soyundan  geldikleri şöyle haber verilmiştir:</p>
<blockquote><p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Gerçek şu ki,  Allah, Adem&#8217;i, Nuh&#8217;u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine  seçti; ONLAR BİRBİRLERİNDEN (TÜREME TEK) BİR ZÜRRİYETTİR. Allah  işitendir, bilendir. (Ali İmran Suresi, 33-34)</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8220;Rabbimiz, ikimizi sana teslim  olmuş (Müslümanlar) kıl ve SOYUMUZDAN SANA TESLİM OLMUŞ (MÜSLÜMAN) BİR  ÜMMET (VER). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve  tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin.&#8221;  (Bakara Suresi, 128)</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>BABALARINDAN, SOYLARINDAN VE  KARDEŞLERİNDEN, KİMİNİ (BUNLARA KATTIK); ONLARI DA SEÇTİK VE DOSDOĞRU  YOLA YÖNELTİP-İLETTİK. (Enam Suresi, 87)</strong></span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN TANITICI BİR  ÖZELLİĞİ DE, PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN TORUNU HZ. HASAN’IN SOYUNDAN  GELMESİDİR</strong></span></span></p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in, kızı Hz. Fatma (ra)’dan olan torunu Hz.  Hasan (ra) soyundan gelen kişilere İslam kültüründe <strong>“Seyyid”</strong> adı verilmektedir. Önceleri, Hz. Muhammed (sav)’in diğer torunu olan  Hz. Hüseyin (ra)’ın soyundan olan şahıslar da seyyid olarak  nitelendirilmekteydi. Ancak daha sonra, bu kişiler <strong>“şerif”</strong> olarak adlandırılmaya başlanmıştır.</p>
<p>Peygamberimiz (sav) hadislerinde, Müslümanların Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı doğru  şekilde tanıyabilmeleri için, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın <strong>“kesin ve  ayırtedici bazı özelliklerini”</strong> bildirmiştir. Bunlardan biri de <strong>“Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ın Hz. Hasan (ra)’ın soyundan gelen bir kimse”</strong> olacağıdır.</p>
<p>Hadislerde ve bu hadisleri aktaran İslam alimlerinin eserlerinde,<strong> Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın hem seyyid olduğu hem de Hz. Hasan’ın neslinden  olacağıyla </strong>ilgili çok detaylı bilgiler verilmiştir. Bu  hadislerden bazıları şöyledir:<br />
<span style="text-decoration: underline;"><strong><br />
</strong></span><strong>“<span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ (A.S.), FATİMA&#8217;NIN EVLATLARINDANDIR  VE HASAN&#8217;IN SOYUNDANDIR.</span></strong><strong>&#8220;</strong> (Ebu Davud, Hz.  Mehdi, 1)</p>
<p>Abdül Gafir Farisi Mecma-il Garaib kitabında ve İbni Cevzi Fi’l Garibil  Hadis’de ve İbnül Esir’de Nhaye’de tahric ettiler, Hz. Ali Hadisi  hakkında dediler ki:<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;"><br />
HZ. MEHDİ (A.S.), HZ. HASAN’IN SOYUNDANDIR.</span></strong> (Ali Bin  Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin Suyuti&#8217;nin Tasnifinden Hadisler – Ahir  Zaman Mehdi’sinin Alametleri, s. 22)</p>
<p>Tamman, Fevaid isimli eserinde ve İbni Asakir, Abdullah b. Amr’dan  tahric ettiler. Buyurdu ki: <strong><span style="text-decoration: underline;">H</span><span style="text-decoration: underline;">ASAN’IN EVLADINDAN BİRİSİ  (HZ. MEHDİ (A.S.))</span></strong><strong> doğu tarafından çıkacak,</strong> eğer O’na dağlar bile karşı gelse, onları ezecek, ve kendisine o  dağlarda yollar edinecektir. (Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin  Suyuti&#8217;nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdi’sinin Alametleri, s.  22)</p>
<p>Hz. Ali’den bize ulaşan bir başka hadise göre, bir gün o, oğlu Hz.  Hasan’a bakmış ve: “Nebi SallAllahu Aleyhi Vesellem’in isimlendirdiği  gibi, mutlaka benim bu oğlum Seyyiddir (Beyefendi, Halim Selim, zarif ve  centilmendir.) <strong>Yakında ONUN <span style="text-decoration: underline;">(HZ. HASAN’IN) SOYUNDAN</span></strong><strong>,  Nebinizin (sav) adıyla adlandırılan bir kimse (HZ. MEHDİ (A.S.))  çıkacak, ahlakında ona (Hz. Peygamber (sav)’e) benzeyecek&#8230;” </strong>buyurmuştur.  (Tac V, 363)</p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/54abmf.gif" alt="" width="367" height="69" align="middle" /></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Verdana;">II. BÖLÜM</span><br />
</span></span></span></strong></div>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;"><br />
</span></span></span></strong></p>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Verdana;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN YAŞI</span></span><br />
</span></span></strong></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) 30-40 YAŞLARI ARASINDA FAALİYETLERİNE  BAŞLAYACAKTIR</strong></span></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav) hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın henüz insanlar  tarafından tanınmadığı, ancak İslam ahlakının dünya hakimiyetine yönelik  faaliyetlerine başlayacağı yıllara dikkat çekmiştir. Bu dönemde 30-40  yaşlarında olacağı belirtilen Hz. Mehdi (a.s.), faaliyetleriyle birlikte  insanlar arasında dikkat çekecek, bu yıllarda insanlar onun  çalışmalarını görüp izleyeceklerdir. Ancak Hz. Mehdi (a.s.) olduğu bu  süre içerisinde bilinmeyecek, bu gerçeğin anlaşılması çok daha ileriki  yıllarda gerçekleşecektir.</p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yaşı ile ilgili bu bilgiler şöyle  aktarılmıştır:</p>
<p>&#8220;<strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)) YAŞI 30 İLE 40 ARASINDA </strong>olduğu  halde gönderilecektir&#8230; <strong><span style="text-decoration: underline;">HZ. MEHDİ  (A.S.)</span></strong> benim  evlatlarımdandır. <strong><span style="text-decoration: underline;">40 YAŞLARINDADIR</span>.</strong>&#8221;  (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)</p>
<p>&#8220;<span style="text-decoration: underline;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.)</strong></span> benim neslimdendir. <strong><span style="text-decoration: underline;">O  40 YAŞINDADIR</span>.</strong> Sanki yüzü parlak bir yıldızdır&#8230;&#8221; (Mer’iy  b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi “Feraidu Fevaidi’l  Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p><strong>&#8220;<span style="text-decoration: underline;">O (HZ. MEHDİ (A.S.)) GENÇ BİR ADAMDIR</span>.&#8221;</strong> (Mer’iy  b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l  Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) İNSANLAR  TARAFINDAN TANINDIĞI YILLARDA DA “İLERİ YAŞLARDA OLMASINA RAĞMEN, ÇOK  GENÇ GÖRÜNÜMLÜ” OLACAKTIR</strong></span></p>
<p>Ahir zamanı yaşadığımız günlerde birçok insanın genç yaşlarında fiziksel  görünümlerindeki hızlı çöküşü dikkati çekmektedir. Çoğu genç insanın  cildi erkenden buruşmakta, gözlerinin etrafında çizgiler süratle  artmakta ve yaşlılık alametleri hızla belirmektedir. Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  yaşı da, geçen zaman ile birlikte, herkes gibi ilerleyecektir. Fakat  Allah Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bedenini yaşlanmanın tüm etkilerinden  koruyacak ve Hz. Mehdi (as)&#8217;ın görüntüsündeki gençliği muhafaza  edecektir. Bu nedenle Hz. Mehdi (a.s.) ileri yaşlarında da 40 yaş  civarında görünecektir. Dolayısıyla bu da yine, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ayırd  edici özelliklerinden biri olacaktır. İnsanlar Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı,  ilerleyen yaşına rağmen, olağanüstü genç göstermesi ve güzelliğini  muhafaza etmesinden de tanıyacaklardır.</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisinde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu özelliği şöyle  bildirilmiştir:</p>
<p>Ve onun <strong>(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) İŞARETLERİNDEN BİRİ DE GÜNLERİN VE  GECELERİN GEÇMESİ İLE YAŞLANMAMASIDIR</strong>. (Muntekab-ül Esar,  Lütfullah Gülpaygani, s. 285)</p>
<p>Hz. Rıza (a.s) Rayyan b. Saltı&#8217;ın Sen Sahib-ul Emr misin? sorusuna şöyle  cevap verdi: Evet ben de Sahib-ul Emrim (emir sahibiyim), Ama yeryüzünü  adaletle dolduracak olan Sahib-ul Emr ben değilim. Ben de gördüğün bu  güçsüzlük ve zayıflığa rağmen nasıl olur da o Sahib-ul Emr olabilirim? <strong>VA&#8217;DEDİLMİŞ  KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) İLERİ YAŞLARDA, AMA GENÇ BİR SURETTE ZUHUR  EDECEKTİR.</strong> (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 32; İsbat-ul Hudat, c. 6,  s. 19)</p>
<p><strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)) UZUN ÖMÜRLÜ VE GENÇ YÜZLÜDÜR. ONU GÖREN 40  YAŞ CİVARINDA BİR ERKEK DİYE DÜŞÜNÜR VE BİR İŞARETİ DE ALLAH&#8217;IN EMRİ  GELİNCEYE KADAR YAŞLANMAYACAĞIDIR. </strong>(Kemalüddin, s. 625 ve  Müntehabül Ezhar, cilt 2, s. 284)</p>
<p>Ebu Said’den: Hasan b. Ali aleyhi’s-selâm &#8230; şöyle buyurdu: “&#8230;<strong> ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) GAYBETİNDE ALLAH ONUN ÖMRÜNÜ UZATACAK, SONRA  KENDİ KUDRETİ İLE ONU KIRK YAŞINDAN DAHA GENÇ GÖRÜNÜMLÜ OLARAK AŞİKÂR  EDECEKTİR</strong> ve bu, Allah’ın her şeye Kadir olduğunun bilinmesi  içindir.” (Kemal-ud Din, c. 1, s. 315)</p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/54abmf.gif" alt="" width="367" height="69" align="middle" /></p>
</div>
<div><span style="color: #ff0000; font-size: medium;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">III. BÖLÜM</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN GENEL GÖRÜNÜMÜ:</span></p>
<p></span></strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.), PEYGAMBERİMİZ (SAV)  GİBİ ORTA BOYLUDUR</strong></span><strong> </strong></p>
<p>Şemail-i Şerif’inin aktarıldığı rivayetlerde Peygamberimiz (sav)’in orta  boylu olduğu bildirilmiştir:</p>
<p>Enes B. Malik rivayetlerde buyurdu ki:<strong> &#8220;RESULULLAH (SAV) ORTA  BOYLU İDİ.&#8221;</strong> (Tirmizi, Şemail-i Şerif, s. 15)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) de, aynı Peygamberimiz (sav) gibi orta boylu bir kimse  olacaktır:<br />
<strong><br />
“HZ. MEHDİ (AS), ORTA BOYLU OLACAKTIR.”</strong> (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi  Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)</p>
<p>Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad&#8217;ın, Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali  El-Bakır&#8217;dan rivayetine göre, Hz. Ali&#8217;ye Hz. Mehdi (as)&#8217;ın vasıflarından  soruldu, o da şu cevabı verdi: <strong>&#8220;O (HZ. MEHDİ (AS)), ORTA BOYLU </strong>ve  güzel yüzlü <strong>BİR GENÇTİR</strong>…&#8221; (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi  Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l  kamal&#8221;)</p>
<p><strong>“&#8230; O (HZ. MEHDİ (A.S.)), ORTA BOYLU ERLERDENDİR&#8230;” </strong>(Muhyiddin  İbnü’l-Arabi, El-Cevabü’l-Müstakim amma Seele anhü et-Türmizi el-Hakim,  Bayezid, no: 3750, 242b yaprağı)</p>
<p>&#8220;…<strong>O (HZ. MEHDİ (AS)), ORTA BOYLU</strong>, güzel yüzlü, güzel  saçlıdır&#8230;&#8221; (Ahbar-ud Duvel, s. 117 &#8211; Hicri 1382 basımı)</p>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) ÇOK HEYBETLİ VE GENİŞ YAPILIDIR<br />
</strong><br />
Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın heybetli, geniş yapılı ve dikkat çekici  bir görünümü olduğu haber verilmektedir:</p>
<p>“<strong>O (HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> açık (geniş) alınlı&#8230; <strong>HEYBETLİ  BİR ŞAHISTIR.</strong>” (İkdud dürer)</p>
<p>Haris bin Muğayre-i Nasrı der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam&#8217;a,<strong> &#8220;İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.)) NE İLE TANINIR?&#8221; </strong>diye arzedince şöyle  buyurdu: <strong>HEYBET VE VAKAR İLE</strong>&#8230;(Şeyh Muhammed b.  İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)</p>
<p>&#8230; Ebu&#8217;l Carud der ki: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam&#8217;a: <strong>&#8220;&#8230;  İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.)) NE İLE TANINIR?&#8221; </strong>DİYE ARZEDİNCE ŞÖYLE  BUYURDU:<br />
<strong><br />
&#8220;HİDAYET VE HEYBETİ İLE </strong>VE ALİ MUHAMMED&#8217;İN, ONUN (HZ. MEHDİ  (A.S.)&#8217;IN) FAZİLETLERİNİ İKRARI İLE.&#8221; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i  Numani, Gaybet-i Numani, s. 284)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)’IN GÖRÜNÜMÜ “BEN-İ  İSRAİL” GİBİDİR</span></strong></p>
<p>Peygamberimiz (sav) hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın görünümünün  İsrailoğulları’na benzeyeceğini bildirmiştir. Hadislerde kullanılan  “Ben-i İsrail ricali” tanımı, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın “güçlü ve heybetli”  bir yapısı olacağını ifade etmektedir:<br />
<strong><br />
HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN BOYU, POSU SANKİ BEN-İ İSRAİL RİCALİNDEDİR.</strong> (Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdi’nin Alametleri,  El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)<br />
<strong><br />
(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) CİSMİ, İSRAİL CİSMİDİR.</strong> (Kitab-ül Burhan Fi  Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)<br />
<strong><br />
HZ. MEHDİ (AS) SANKİ BEN-İ İSRAİL&#8217;DEN BİR ADAMDIR.</strong> (Tavrı  onlara benzer yani heybetli ve acar (heybetli)) (Kitab-ül Burhan Fi  Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23 ve s. 30)</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)</strong> benim torunlarımdandır&#8230; <strong>VÜCUDU  İSRAİLOĞULLARI’NA BENZER</strong>&#8230;”[El-Beyan fi Ahbari Sahib-üz  Zaman]</p>
<p><strong>(DIŞ GÖRÜNÜŞÜ) SANKİ İSRAİLOĞULLARINDAN BİR ADAMA BENZEMEKTEDİR.</strong> (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi  Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)<br />
<strong><br />
HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN BEDENİ İSRAİLİ’DİR. HZ. MEHDİ (A.S.), SANKİ BENİ  İSRAİL RİCALİNDENDİR. </strong>(Beni İsrail vücut yapısı geniş ve  heybetlidir.)&#8221; (Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdi’nin  Alametleri, El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 36)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN TÜM BEDENİ GENİŞTİR</strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav)’in Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olarak bildirdiği  özelliklerden biri de, Hz. Mehdi (a.s.)’ın aynı Peygamberimiz (sav) gibi  tüm vücudunun geniş yapılı yani heybetli olmasıdır:</p>
<p>&#8220;<strong>İRİ GÖVDELİ</strong>&#8230; &#8220;(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı  Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN KARNI  GENİŞTİR </strong></span></p>
<p>Hadislerde, tüm vücudunun son derece heybetli ve geniş yapılı olduğu  bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’ın karnı da, vücuduyla orantılı olarak geniş  olacaktır:</p>
<p><strong> “&#8230; (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) KARNI BÜYÜKTÜR&#8230;”</strong> (Mer’iy  b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l  Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar, s.13”)</p>
<p>Yahya bin Nufal’den, hatta Musa bin Cafer (as) ikindi namazından sonra  ellerini kaldırır ve dua eder, ona kimin için dua ettiğini soruyorum. O  şöyle der: Muhammed (sav) ailesinden El-Mehdi için ve devam etti: “<strong>GENİŞ  KARINLIDIR</strong>, kaşları yakındır, <strong>BACAKLARI ÇOK  ENERJİKTİR, OMUZLARI GENİŞTİR</strong>&#8230;” (Bihar’ul  Envar, 86-81)</p>
<p>Bir başka hadiste Hazreti Ali (as) tekrar <strong>İMAM MEHDİ (AS)’</strong>den  şu sözlerle bahseder: “Geniş alınlıdır&#8230; <strong>AÇIK VE GENİŞ  KARINLIDIR</strong>, uylukları geniştir&#8230;”[Yenabi-ül Mevedde, s. 423]</p>
<p>Ebu Cafer, İmam Muhammed Bekir (as) Hazretleri cetleri yoluyla, Ehli  Beytin lideri, Hazretleri, Müminlerin Emiri (as)’in minberden  söylediklerini nakletmiştir, “<strong>AHİR ZAMANDA SOYUMDAN BİR KİŞİ  (HZ. MEHDİ (A.S.)) ÇIKACAK, &#8230; AÇIK VE GENİŞ KARINLI OLACAK,</strong> uyluk kemikleri geniş ve büyük, belirgin olacak&#8230;”(İmam Mehdi’nin  Hayatı, Allame Bakır  Şerif el- Kureyşi)</p>
<p>Humran bin A’yân der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a: <strong>&#8220;…  SENİN SAHİBİN HZ. MEHDİ (A.S.) GENİŞ KARINLIDIR&#8230;” </strong>(Şeyh  Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 253)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN OMUZLARI GENİŞTİR</span></strong></p>
<p>Bir başka hadiste de, tüm vücudu geniş yapılı ve heybetli olan Hz. Mehdi  (a.s.)’ın, yine bu görünümüyle orantılı olarak geniş omuzlu olduğuna  dikkat çekilmiştir:</p>
<p>Yahya bin Nufal’den, hatta Musa bin Cafer (as) ikindi namazından sonra  ellerini kaldırır ve dua eder, ona kimin için dua ettiğini soruyorum. O  şöyle der: Muhammed (sav) ailesinden El-Mehdi için ve devam etti: <strong>&#8220;&#8230;  OMUZLARI GENİŞTİR&#8230; &#8220;(</strong>Bihar’ul  Envar, 86-81)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN UYLUKLARI GENİŞ VE ARASI AÇIKTIR </strong></span></p>
<p>Hz. Mehdi (as)&#8217;ın karnı geniş olacağı için uylukları da doğal olarak  geniş olacaktır.</p>
<p>Bir hadiste Hazreti Ali (as) Hz. Mehdi (as)’dan şu sözlerle bahseder: “<strong>(HZ.  MEHDİ (A.S.))</strong> Geniş alınlıdır&#8230; Açık ve geniş karınlıdır, <strong>UYLUKLARI  GENİŞTİR</strong>, &#8230;”[Yenabi-ül Mevedde, s. 423]<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (AS))’IN, &#8230;İKİ UYLUK ARASI AÇIKTIR&#8230;” </strong>(Mer&#8217;iy b.  Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Fevaidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;, s. 13)</p>
<p>Ebu Cafer, İmam Muhammed Bekir (as) Hazretleri cetleri yoluyla, Ehli  Beytin lideri, Hazretleri, Müminlerin Emiri (as)’in minberden  söylediklerini nakletmiştir:</p>
<p><strong>“Ahir zamanda soyumdan bir kişi (HZ. MEHDİ (A.S.)) ÇIKACAK,</strong> &#8230; Açık ve geniş karınlı olacak, <strong>UYLUK KEMİKLERİ GENİŞ VE  BÜYÜK, BELİRGİN OLACAKTIR&#8230;”</strong>(İmam Mehdi’nin Hayatı, Allame  Bakır  Şerif el- Kureyşi)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN YÜRÜYÜŞÜ DE  OLAĞANÜSTÜ HEYBETLİDİR</span></strong></p>
<p>Uyluklarının açık ve geniş yapılı olması sebebiyle, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  yürüyüşü de son derece heybetli olacak, adımlarını dışa doğru atacaktır.  Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu özelliğini şöyle  bildirmiştir:</p>
<p><strong>BİR ÖZELLİĞİ DE YÜRÜRKEN UYLUKLARININ AÇIK VE BİRBİRİNDEN UZAK  OLMASIDIR. </strong>(Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen  Mehdi’nin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il  Muntazar, s. 32)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.), KONUŞMALARINDA VURGU YAPMAK İÇİN ELİNİ  KULLANACAKTIR</strong></span></p>
<p>Hadiste, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın konuşurken elini de kullanacağı; konuşurken  konuşmalarına vurgu yapmak istediğinde elini hareket ettireceği haber  verilmiştir:<br />
<strong><br />
“HZ. MEHDİ (AS) &#8230; YAVAŞ VE AĞIR KONUŞTUĞU ZAMAN SAĞ ELİNİ SOL DİZİNE  VURUR.” </strong>(İmam Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş,  s.174)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN TEN RENGİ, PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İNKİ GİBİ “ARABİ”,  YANİ “KIRMIZIYA ÇALAN BEYAZ RENKTE”DİR </strong></span></p>
<p>Arap ırkının ten rengi, kırmızıyla karışık beyazdır. Peygamber Efendimiz  (sav)&#8217;in ten rengi de kırmızıya çalan beyaz renkti. Fakat, teninin  görünen kısımları güneş, rüzgar gibi etkenlerle esmere çalıyordu.  Rivayetlerden Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ten renginin de Peygamber Efendimiz  (sav)&#8217;le aynı renkte olacağı anlaşılmaktadır.</p>
<p>İslam kaynaklarında Resulullah (sav)&#8217;in cilt rengi şöyle tarif  edilmiştir:</p>
<p>Enes b. Malik, Hz. Peygamber (sav)&#8217;in rengi hakkında şöyle dedi: <strong>BEYAZ  İDİ. FAKAT BEYAZI ESMERE ÇALIYORDU.</strong> (İbni Kesir, Şemail&#8217;ür-  Resul, s. 28)</p>
<p><strong>KIRMIZI İLE KARIŞIK NURANİ BEYAZ İDİ. </strong>(İbni Kesir,  Şemail&#8217;ür- Resul, s. 28)</p>
<p>Enes b. Malik (ra) anlatıyor: &#8220;Peygamber Efendimiz (sav) orta boylu idi;  uzun da değildi, kısa da değildi; hoş bir görünüşü vardı. Saçı ise ne  kıvırcık, ne de düzdü. MÜBAREK (İlahi hayrın bulunduğu şey,  bereketlenmiş, çoğalmış, hayırlı, uğurlu) <strong>YÜZLERİNİN RENGİ İSE  NURANİ BEYAZDI</strong>.&#8221; (Et-Tirmizi İmam Ebu İ&#8217;sa Muhammed, Şemail-i  Şerife, cilt 2, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s. 7-8)</p>
<p>Hz. Hasan (ra) naklediyor: &#8220;Resulullah Efendimiz (sav), yaradılıştan  heybetli ve muhteşemdi. Saçları kıvırcık ile düz arası idi; şayet  kendiliğinden ikiye ayrılmışlarsa onları başının iki yanına salar,  değilse ayırmazlardı. Uzattıkları takdirde saçları kulak yumuşaklarını  geçerdi. <strong>PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)’İN RENGİ, EZHER&#8217;UL-LEVN (PEK  BEYAZ VE PARLAK RENK) İDİ, YANİ NURANİ BEYAZDI.</strong> Alnı açıktı.  Kaşları; hilal gibi, gür ve birbirine yakındı. Boynu, saf mermerden  meydana gelen heykellerin boynu gibi gümüş berraklığında idi. Vücudunun  bütün azaları birbiri ile uyumlu olup yakışıklı bir yapıya sahipti&#8230;&#8221;  (Et-Tirmizi İmam Ebu İ&#8217;sa Muhammed, Şemail-i Şerife, cilt 1, Hilal  Yayınları, Ankara,1976, s. 18-22-23)</p>
<p>Enes b. Malik (ra) anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Resulullah Efendimiz (sav)’in boyu; ne çok uzun, ne de fazla kısa idi. <strong>TENİ  DE NE DURU BEYAZ, NE DE KOYU ESMERDİ.</strong> &#8230;&#8221; (Sünen-i Tirmizi  Tercümesi, Çeviren: Osman Zeki Mollamehmetoğlu, Yunus Emre Yayınevi,  İstanbul, 4.cilt, s.201)</p>
<p>&#8220;<strong>EFENDİMİZ (SAV) BEYAZA PEMBE KARIŞIK RENKTE İDİ.</strong> Gözleri siyah, kirpikleri sık ve uzun idi.&#8221; (Hz. Ali (ra), G. Ahmed  Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, s.  519/4)</p>
<p>Enes b. Malik, Hz. Peygamber (sav)’in rengi hakkında şöyle dedi: <strong>“BEYAZ  İDİ. FAKAT BEYAZI ESMERE ÇALIYORDU.” </strong>(İbni Kesir, Şemail’ür-  Resul, s. 28)</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230;&#8230;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
Hadislerde, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ten renginin de, aynı Peygamberimiz  (sav)’inki gibi <strong>“kırmızıya çalan beyaz renkli olduğu”</strong> şöyle bildirilmektedir:</span></p>
<p><strong>“HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN RENGİ ARABİDİR…”</strong> (İbn Hacer El  Mekki, &#8220;El-Kavlü&#8217;l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar&#8221;, s. 15-75)</p>
<p><strong>“HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN RENGİ ARABİDİR.”</strong>(Muhammed B. Resul  El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, s.163)</p>
<p><strong>“(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) RENGİ ARAB RENGİDİR.”</strong> (Kitab-ül  Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)</p>
<p>Ebu Cafer, İmam Muhammed Bekir (as) Hazretleri cetleri yoluyla, Ehli  Beytin lideri, Hazretleri, Müminlerin Emiri (as)’in minberden  söylediklerini nakletmiştir, <strong>“AHİR ZAMANDA SOYUMDAN BİR KİŞİ  (HZ. MEHDİ (A.S.)) ÇIKACAK, AZ AL RENKLE KARIŞIK AÇIK TENLİ OLACAK&#8230;” </strong>(İmam  Mehdi’nin Hayatı, Allame Bakır Şerif el- Kureyşi)</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)</strong> benim torunlarımdandır. &#8230; <strong>TENİ  ARAPLAR’A (KIRMIZIYA ÇALAN BEYAZ),</strong> vücudu İsrailoğulları’na <strong>BENZER</strong>&#8230;”  .[El-Beyan fi Ahbari Sahib-üz Zaman]</p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/54abmf.gif" alt="" width="367" height="69" align="middle" /></p>
</div>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-size: medium;">IV. BÖLÜM</span></span><span style="font-size: medium;"></p>
<p></span><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN YÜZÜNDEKİ,  HAYRET VERECEK<br />
KADAR DETAYLANDIRILMIŞ OLAN TANITICI ÖZELLİKLER</span></span></span></strong><strong><span style="font-size: medium;"><br />
</span></strong></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN YÜZÜ ÇOK GÜZEL, İNCİ GİBİ PARLAK VE NURLUDUR</strong></span></span></p>
<p>“<strong>O (HZ. MEHDİ (AS)) GÜZEL BİR DELİKANLIDIR, GÜZEL YÜZLÜDÜR.  YÜZÜNÜN NURU</strong> başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir.”<br />
(Mehdilik ve İmamiye, s. 153; İkdüd Dürer&#8217;den)<br />
<strong><br />
&#8220;O (HZ. MEHDİ (A.S.)), GÜZEL YÜZLÜDÜR. YÜZÜNÜN NURLARI ONA AZAMET  VERİR.&#8221;</strong> (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf  el-Makdi&#8217;si, &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</p>
<p>&#8220;<strong>O (HZ. MEHDİ (AS)),</strong> orta boylu ve <strong>GÜZEL YÜZLÜ  BİR GENÇTİR</strong>&#8230; <strong>YÜZÜNÜN NURU</strong>, saçının,  sakalının ve başının siyahlığı üzerine <strong>GÜN GİBİ PARLAR</strong> ve ona yücelik verir.&#8221; (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi  min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal&#8221;)</p>
<p>Humran bin A&#8217;yân der ki, İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam&#8217;a: &#8220;… Senin  sahibin <strong>HZ. MEHDİ (AS)</strong> geniş karınlıdır, alnında iz  vardır, <strong>YÜZÜ GÜZELLERİN EVLADIDIR. (YANİ YÜZÜ GÜZELDİR)</strong>&#8221;  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 253)</p>
<p>Hz. İmam Hüseyin (a.s)’in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: “Hz. Mehdi  (a.s.) kıyam ettiğinde halk onu tanımayacaktır. Zira <strong>O (HZ.  MEHDİ (A.S.)) HALKA GÜZEL SİMALI BİRİ OLARAK GELECEKTİR</strong>&#8230; ”  (Ikd-üd Dürer, s. 41)</p>
<p>&#8220;&#8230; O<strong> (HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> mu’tedil, <strong>GÜZEL  YÜZLÜ, </strong>güzel saçlı, ince burunlu ve geniş yüzlü <strong>BİR  GENÇTİR</strong>.&#8221; (Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138) (Hz. Mehdi  Aleyhisselam, Abdullah Turan, Al-i Taha, s. 157)</p>
<p>Peygamberimiz (sav), &#8220;Benim neslimden olan 40 yaşındaki Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;dır. <strong>YÜZÜ GÖKYÜZÜNDE PARLAYAN YILDIZ GİBİDİR.</strong>&#8221;  şeklinde buyurmuştur. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi  &#8220;Risaletül Meşreb Elverdi fi Mezhebil Mehdi&#8221;)</p>
<p>&#8220;Hz. Mehdi (as) benim çocuklarımdandır. <strong>ONUN YÜZÜ, PARLAK YILDIZ  GİBİDİR.</strong>&#8221; (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min  Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal&#8221;)</p>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.)</strong> benim neslimden bir zattır. <strong>YÜZÜ  İNCİ YILDIZI GİBİDİR.</strong> (Ebu Davud, Mehdi 1., Kıyamet  Alametleri, İsmail Mutlu sf. 155)<br />
<strong><br />
(MEHDİ (A.S.)’IN) YÜZÜ PARLAYAN YILDIZ GİBİ NURLUDUR. </strong>(Ahmet  İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdi’nin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 33) (Kitab-ül Burhan Fi  Alamatil-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 22)</p>
<p>“Mehdi benim torunlarımdandır. <strong>YÜZÜ PARLAK BİR YILDIZ GİBİDİR,</strong> &#8230;Göklerde ve yerde yaşayan tüm canlılar ve kuşlar bile, onun  hükümdarlığından ve halifeliğinden (manevi liderliğinden) mutluluk  duyacaktır. Yirmi yıl boyunca hüküm sürecektir.” [El-Beyan fi Ahbari  Sahib-üz Zaman]</p>
<p>Hadislerde, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yüzünün güzelliği ve nuru ile ilgili  verilen bu bilgiler, Hz. Yusuf (a.s.) ile büyük benzerlik  göstermektedir. Bilindiği gibi Peygamberimiz (sav) hadislerinde<strong> “Hz. Mehdi (a.s.) ile Hz. Yusuf (a.s.)’ın hayatı arasında benzerlikler  olduğunu”</strong> bildirmiştir:</p>
<p>Muhammed Bâkır aleyhisselam buyurdu ki: <strong>“BU İŞİN SAHİBİNDE (HZ.  MEHDİ (A.S.)’DA) YUSUF’A BİR BENZERLİK VARDIR.”</strong> (Şeyh Muhammed  b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 189)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) da, aynı Hz. Yusuf (a.s.) gibi insanlar üzerinde derin  etki ve hayranlık uyandıran, çok güzel ve nurlu bir yüze sahip  olacaktır. Kuran&#8217;da Hz. Yusuf (a.s.)’ın güzelliği şöyle bildirilmiştir:</p>
<blockquote><p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8230; (Yusuf&#8217;a  da:) &#8220;Çık, onlara (görün)&#8221; dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü  güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde)  büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: &#8220;Allah&#8217;ı tenzih  ederiz, bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir&#8221; dediler.  (Yusuf Suresi, 31)</strong></span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="color: #993300; font-size: medium;"><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)  HUZURLU VE HUZUR VEREN BİR ÇEHREYE SAHİPTİR</strong></span></span></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bir özelliği de, imanından kaynaklanan yüksek  ahlakı, derinliği, güçlü kişiliği ve tavırlarındaki mükemmellik ile  çevresindeki insanlara huzur ve güven vermesidir. Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu  önemli özelliği yüzüne de yansımaktadır. İnsanlar, sırf yüzüne bakarak  dahi, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Allah’a olan derin iman ve teslimiyetini  görebileceklerdir.</p>
<p>Yüzüne yansıyan bu imani huzurun etkisiyle, tüm insanlar onun yanında  huzur bulacaklardır. Bir hadiste Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu özelliği şöyle  anlatılmaktadır:</p>
<p>Tanınmış şair Ağa Seyyid Hasan, Hazretleri’nden (Hz. Mehdi (a.s.)’dan)  söz etmiştir: <strong>“(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ) GÜZELLİĞİ TEMİZ YÜZÜNDEN  YÜKSELİR, SABAH MELTEMİ HUZUR VEREN ÇEHRESİNDEN YAYILIR.”</strong> [Minanur Rahman, 2/237]</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN CİLDİ ÇOK  GÜZEL VE PARLAKTIR </strong></span></p>
<p>Birçok hadiste, daha ileri yaşlarında dahi 40 yaş civarında göstereceği  müjdelenen Hz. Mehdi (a.s.)’ın cildinin, çok dikkat çekici derecede  parlak, sağlıklı ve güzel olacağı bildirilmiştir:</p>
<p><strong>“HZ. MEHDİ (A.S.)’IN YÜZÜ ALTIN-BRONZ BİR METAL GİBİ PARLAR.  ÖYLE PARLAK Kİ NEREDEYSE CİLDİNİN ASIL RENGİ GÖRÜNMEYECEK.”</strong> (Bihar-ül Envar, c. 13, s. 263)</p>
<p>Hadiste verilen bilgilere göre, Hz. Mehdi (a.s.)’ın yüzü bazen güneşte  bronzlaşıp koyu renk ve parlak olacak, bazen de açık, kendi Arabi  renginde, yani kırmızıya çalan beyaz ve yine parlak olacaktır.</p>
<p><strong>“(HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)&#8230; YÜZÜ BAZEN AÇIK RENK VE ALTIN GİBİ  PARLAK, BAZEN DAHA KOYU RENK VE AY GİBİ PARLAKTIR.”</strong> (Bihar-ül  Envar, c. 13)</p>
<p><strong>“HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN &#8230; CİLDİ ÇOK PARLAKTIR.”</strong> (Bihar-ül  Envar, c. 13, s. 243 (Farsça tercüme))</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) SİYAH SAÇLIDIR</strong></span></p>
<p>Ebu Abdullah Nuaym b. Hammad&#8217;ın, Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali  El-Bakır&#8217;dan rivayetine göre, Hz. Ali&#8217;ye Hz. Mehdi (as)&#8217;ın vasıflarından  soruldu, o da şu cevabı verdi:<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) YÜZÜNÜN NURU BAŞINA VE SAÇLARININ SİYAHINA KADAR  YÜKSELİR.”</strong> (Mehdilik ve İmamiye, s. 153) (İkdüd Dürer&#8217;den)</p>
<p>“<strong>(HZ. MEHDİ (AS)) SİYAH SAÇLIDIR.</strong> Siyah sakallıdır.”  (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si, Fevaidu  Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazarî)</p>
<p><strong>“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) YÜZÜNÜN NURU, SAÇININ, SAKALININ VE BAŞININ  SİYAHLIĞI ÜZERİNE GÜN GİBİ PARLAR VE ONA YÜCELİK VERİR.”</strong> (Ukayli ìEn-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi  Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamalî)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN SAÇLARI, GÜRLÜĞÜ VE  GÜZELLİĞİYLE DİKKAT ÇEKECEKTİR</span></strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.), tüm bedeninin heybeti ve yüzünün güzelliğiyle olduğu  kadar, saçlarının gürlüğü ve güzelliğiyle de dikkat çekecektir.  Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın saçıyla ilgili bu özellikleri şöyle haber  verilmiştir:<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) SAÇI SIKTIR&#8230;”</strong> (Bihar-ül Envar, c. 13)</p>
<p>Ahmed b. Sinan Kirmani Dimeşki (1019), Ehl-i Sünnet&#8217;in meşhur  alimlerinden olup &#8220;Ahbar-ud Duvel&#8221; adlı kitapta şöyle yazar:<strong> &#8220;…O  (HZ. MEHDİ (AS)), orta boylu, güzel yüzlü, GÜZEL SAÇLIDIR&#8230;&#8221;</strong> (Ahbar-ud Duvel, s. 117 &#8211; Hicri 1382 basımı)</p>
<p>Abdulmelik İsami (1111), Mekke&#8217;de ikamet eden tanınmış tarihçilerdendir.  &#8220;Sımt-ul Nucum-il Avali&#8221; diye bilinen dört ciltlik tarih kitabında  şöyle yazıyor: &#8220;&#8230; <strong>O (HZ. MEHDİ (AS)) </strong>mu’tedil  (itidalli), güzel yüzlü ve <strong>GÜZEL SAÇLI,</strong> ince burunlu ve  geniş yüzlü <strong>BİR GENÇTİR.</strong>&#8221; (Sımt-ul Nucum-il Avali, c.  4, s. 138; Hz. Mehdi Aleyhisselam, Abdullah Turan,  Al-i Taha, s. 157)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (A.S.) GENİŞ YÜZLÜDÜR</strong></span></p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın tüm bedeninin oldukça heybetli ve geniş  yapılı olduğu anlatılmıştır.</p>
<p>Vücudunun geneliyle ilgili olarak verilen bu detaylarla orantılı olarak,  hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın <strong>“yüzünün de geniş olduğu”</strong> belirtilmiştir:</p>
<p>&#8220;&#8230; <strong>O (HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> mu’tedil, güzel yüzlü, güzel  saçlı, ince burunlu ve <strong>GENİŞ YÜZLÜ BİR GENÇTİR.</strong>&#8221;  (Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138) (Hz. Mehdi Aleyhisselam, Abdullah  Turan, Al-i Taha, s. 157)</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) AÇIK VE GENİŞ  ALINLIDIR</strong></span></p>
<p>Hadislerde, tüm vücudunun ve yüzünün geniş olacağı belirtilen Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın <strong>“alnının da geniş olacağı”</strong> ifade edilmiştir.</p>
<p>Yüzü ve alnı hakkında verilen tüm bu detaylar, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın başının  da, Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in mübarek başı gibi büyükçe olduğunu  göstermektedir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın alnının genişliğini haber veren hadislerden bazıları  şöyledir:</p>
<p>&#8220;<strong>O AÇIK (GENİŞ) ALINLI</strong>&#8230;heybetli bir şahıstır.&#8221; (İkdüd  dürer)</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (A.S.) </strong>bendendir. <strong>ALNI GENİŞTİR</strong>&#8230;”  (Ebû Dâvud, 4285)</p>
<p><strong>“ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) ALNI GENİŞ&#8230; OLACAKTIR.”</strong> (Tırmizi, Büyük Hadis Külliyatı, Rudani cilt 5, s. 365)<br />
<strong><br />
“O (HZ. MEHDİ (A.S.)), AÇIK ALINLIDIR&#8230;” </strong>(Muhammed B. Resul  Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri)</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)</strong> bendendir&#8230; <strong>AÇIK ALINLIDIR.</strong>”  (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)</p>
<p>“<strong>O (Hz. Mehdi (a.s.)),</strong><strong> AÇIK ALINLIDIR.</strong>”  (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Fevaidu  Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</p>
<p>“<strong>ALLAHU TEALA,</strong> benim neslimden, <strong>ALNI AÇIK,</strong> yeryüzünü adaletle doldurarak malı ve eşyayı insanlara bol bol ikram  eden <strong>BİR EVLADIMI (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;I) GÖNDERECEKTİR.”</strong> (Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdi’nin Alametleri,  El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)</p>
<p>Muhakkak ki <strong>ALLAH, BENİM NESLİM İÇİNDE ALNI AÇIK (OLAN) BİR  ŞAHIS (HZ. MEHDİ (AS)’I) GÖNDERECEKTİR. </strong>(Fevaidu Fevaidi&#8217;l Fikr  Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar, s. 11)<br />
<strong><br />
“O (HZ. MEHDİ (AS)), AÇIK ALINLI…”</strong> (İmam Suyuti, Kıyamet  Alametleri, Ölüm ve Diriliş, s.1699, s.174)</p>
<p><strong>“HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN, ALNI AÇIKTIR.” </strong>(Bu hadisi Ebu Davud  Sünen&#8217;inde, Hakim de Müstedrek kitabında rivayet etmiştir.)<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) ALNI GENİŞTİR.” (</strong>Hadis, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  başının da büyük olacağına işaret etmektedir.) (Ali Bin Hüsamettin El  Muttaki, Celaleddin Suyuti&#8217;nin Tasnifinden Hadisler &#8211; Ahir Zaman  Mehdisinin Alametleri, s. 22)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ALNI PARLAK OLACAKTIR</strong></span></p>
<p>Hadislerde, cildinin çok parlak ve güzel olduğu belirtilen Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın alnı da bu özelliğinin bir yansıması olarak son derece dikkat  çekici ve parlak olacaktır:</p>
<p>Ebu Said El-Hudri, Allah’ın Elçisi (sav)’den nakleder, “Şüphesiz Yüce  Allah benim soyumdan ve Ehli Beytim’den&#8230; <strong>PARLAK ALINLI BİRİNİ  (HZ. MEHDİ (A.S.)’I) ÇIKARTACAK, </strong>böylece o da yeryüzünü adalet,  refah ve ekonomik eşitlik ile dolduracak.” [İkdüd Dürer fi Ekber-i  Muntazar, s. 101]</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ALNINDA HAFİF  BİR İÇBÜKEYLİK VARDIR</strong></span></p>
<p>Bir hadiste de, Hz. Mehdi (a.s.)’ın alnında hafif bir içbükeylik olacağı  haber verilmiştir:</p>
<p>“<strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)</strong> saçı sıktır, alnı geniştir ve <strong>ALNINDA  HAFİF İÇBÜKEYLİK VARDIR</strong>&#8230;” (Bihar-ül Envar, cilt 13)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN ALNINDA BİR BEN  VARDIR</span></strong></p>
<p>Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık aleyhisselam  şöyle buyurdu: &#8220;Ey Ebu Muhammed!&#8230; <strong>(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) BAŞINDA  BİR BEN ve bir iz VARDIR</strong>&#8230; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani, s. 253)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><br />
<strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN ALNINDA “BİR İZ (YARA İZİ)” VARDIR </strong></span></p>
<p>Başka hadislerde ise, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın <strong>“ALNINDA BİR İZ”</strong> olacağı haber verilmiştir:</p>
<p>Humran bin A&#8217;yân der ki, İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam&#8217;a şöyle  arzettim: &#8220;&#8230; <strong>(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) ALNINDA İZ VARDIR,</strong> yüzü güzellerin evladıdır. (Yani yüzü güzeldir)&#8230;&#8221; (Şeyh Muhammed b.  İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 252-253)</p>
<p>Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık aleyhisselam  şöyle buyurdu: &#8220;Ey Ebu Muhammed! Kaim&#8217;in (Hz. Mehdi (as)) iki alameti  (veya alametleri) vardır&#8230;<strong> BAŞINDA</strong> bir ben ve<strong> BİR İZ VARDIR</strong>&#8230; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i  Numani, s. 253)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın alnındaki bu iz, muhtemelen <strong>BİR YARA İZİDİR.</strong> Ayrıca hadiste “ben” yerine, “İz” ifadesinin kullanılmış olması da, bu  izin, benden daha açık renkte olduğunu göstermektedir.</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN KAŞLARI  KAVİSLİDİR</strong></span></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı insanlara tanıtacak olan özelliklerinden biri de,  kaşlarının kavisli olmasıdır:</p>
<p><strong>“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) KAŞI KAVİSLİDİR.” </strong>(Muhammed B.  Resul Al-Hüseyni El Berzenci, &#8220;Kıyamet Alametleri&#8221; Pamuk Yayınları, Trc.  Naim Erdoğan, s. 163)</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN İKİ KAŞI  ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR</strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;den rivayet edilen bir başka hadiste ise, <strong>Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ın</strong> iki kaşı arasında <strong>(TEK ÇİZGİ HALİNDE)  DOĞAL BİR KAŞ ÇATMA ÇUKURU OLDUĞU</strong> bildirilmiştir:<br />
<strong><br />
“HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN… İKİ KAŞI ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR…” </strong>(Bihar-ül  Envar, c. 13, s. 243, Farsça tercüme)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (AS) ÇEKİK GÖZLÜDÜR</strong></span></p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yüzüyle ilgili verilen hayret verici  detaylardan bir diğeri de, gözlerinin çekik olmasıdır:</p>
<p>Humrân bin A&#8217;yân der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam&#8217;a şöyle  arzettim: &#8230;<strong> &#8220;HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN GÖZLERİ ÇEKİKTİR&#8230;&#8221; </strong><br />
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 252)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN BURNU KÜÇÜK VE İNCEDİR</span></strong></p>
<p>Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yüzünün güzelliğini pek çok  hadisiyle insanlara bildirmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yüzündeki bu  güzelliğin bir özelliği de, olağanüstü düzgün, küçük ve ince bir burnu  olmasıdır:</p>
<p>“<strong>ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) </strong>alnı geniş, <strong>BURNU  İSE İNCE OLACAKTIR.</strong>” (Tırmizi; Büyük Hadis Külliyatı, Rudani  cilt 5, s. 365)<br />
<strong><br />
“… (HZ. MEHDİ (AS)),&#8230; KÜÇÜK BURUNLU… BİR KİŞİDİR&#8230;” </strong>(Muhammed  B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, &#8220;Kıyamet Alametleri&#8221; Pamuk Yayınları,  Trc. Naim Erdoğan, s. 163)</p>
<p>&#8220;&#8230;<strong> O (HZ. MEHDİ (A.S.)) </strong>mu’tedil, güzel yüzlü, güzel  saçlı, <strong>ince burunlu</strong> ve geniş yüzlü <strong>BİR  GENÇTİR.&#8221;</strong> (Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138) (Hz. Mehdi  Aleyhisselam, Abdullah Turan, Al-i Taha, s. 157)</p>
<p>Ebû Saîd El Hudrî (r.a)&#8217;dan rivâyt edildiğine göre, Rasûlullah (s.a)  şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8220;Hz. Mehdi (a.s.) ben(im neslim) dendir. <strong>O (HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> açık alınlı ve <strong>İNCE BURUNLUDUR.</strong> …&#8221; (Ahmed, b. Hanbel  II-291, III-17)<br />
(Süneni Ebu Davud Terceme ve şerhi cilt. 14, Şamil yayıncılık, K.  el-Mehdi (35), s. 403-404)<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) BURNU KÜÇÜKTÜR&#8230;”</strong> (Bihar-ül Envar, 13.  Cilt)</p>
<p>İmam Ahme Ebu Ya’la, Semuyeh, Ziyaü’l-Makdisi el-Muhtare’de Ebu Said  (ra)’den rivayet ettiklerine göre Hazreti Peygamber (saas) şöyle  buyurmuştur: “<strong>EHLİ BEYTİMDEN</strong> saçı düzgün, alnı açık, <strong>BURNU  MUNTAZAM BİR KİMSE (HZ. MEHDİ (A.S.))</strong> yeryüzünü kendisinden  önce zulümle doldurulması gibi adaletle doldurmadan kıyamet  kopmayacaktır.” (Muhammed bin Salih ed-Dimaşki, Peygamber (sav)  Külliyatı, s. 202)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><br />
<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)’IN BURNUNUN ORTA BÖLÜMÜNDE BELLİ-BELİRSİZ BİR  ÇIKINTI VARDIR</strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)’ın küçük ve düzgün burnunun orta  bölümünde belli-belirsiz bir çıkıntı olacağını haber vermiştir:</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (AS)’IN)</strong> Saçı sıktır, alnı geniştir ve  alnında hafif içbükeylik vardır. <strong>BURNU KÜÇÜKTÜR VE TAM KÖPRÜ  BÖLÜMÜNDE ÇOK KÜÇÜK BİR ÇIKINTISI VARDIR</strong>&#8230;” (Bihar-ül Envar,  c. 13)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN YANAĞINDA BEN VARDIR</strong></span></p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yüzüyle ilgili verilen çok detaylı  bilgilerden biri de yanağındaki ben hakkındadır. Rivayetlerden Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın yanağında inciyi andıran, yıldız gibi parlak, yani açık renkli  bir ben olacağı anlaşılmaktadır:</p>
<p><strong>“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) YANAĞINDA, <span style="text-decoration: underline;">İNCİYİ ANDIRAN</span>, <span style="text-decoration: underline;">BİR  YILDIZ GİBİ YÜZÜNÜ AYDINLATAN</span> <span style="text-decoration: underline;">BİR İŞARET</span> VARDIR.” </strong>(Muhammed  B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, &#8220;Kıyamet Alametleri&#8221; Pamuk Yayınları,  Trc: Naim Erdoğan, s. 163-164)</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (A.S.)</strong> gür sakallı, ön dişleri parlak, <strong>YÜZÜ  BENLİ,</strong> açık alınlıdır.” (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebu Bekir b. Ahmet  b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Fevaidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi  El-Muntazar&#8221;)<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) YÜZÜNDE BİR BEN BULUNACAKTIR.” </strong>(Ahmet  İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdi’nin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)<br />
<strong><br />
(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) YÜZÜNDE BİR BEN VARDIR.</strong> (Ali Bin Hüsameddin  El Muttaki Celaleddin Suyuti&#8217;nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman  Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 23)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yanağında, <strong>İNCİYİ ANDIRAN </strong>ve <strong>BİR  YILDIZ GİBİ</strong> yüzünü <strong>AYDINLATAN BİR İŞARET</strong> olduğu bildirilmiştir. Hadislerde, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın bu özelliği için  sadece <strong>“ben”</strong> kelimesi kullanılmamış, bu benin tüm  nitelikleri açıklanmıştır. <strong>‘İnciyi andıran’</strong>, <strong>‘yıldız  gibi’</strong> ve <strong>‘aydınlatan’</strong> ifadeleri, bu benin hem  şekli hem de rengi hakkında detaylı bilgi vermektedir. Tüm bu bilgiler,  bu benin koyu renkte değil, <strong>TEN RENGİNDE BİR BEN OLDUĞUNU</strong> göstermektedir.<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN YANAĞINDAKİ BEN, DIŞA  ÇIKIK BİR YAPIDADIR</span></strong></p>
<p>Hadiste ayrıca Hz. Mehdi (as)’ın yanağındaki benin dışa çıkık bir yapısı  olduğu da haber verilmektedir:</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (AS)’IN) </strong>Saçı sıktır, alnı geniştir ve  alnında hafif içbükeylik vardır. Burnu küçüktür ve tam köprü bölümünde  çok küçük bir çıkıntısı vardır. <strong>YANAĞINDA DIŞA ÇIKIK BİR BENİ  VARDIR.</strong>” (Bihar-ül Envar, c. 13)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN YANAĞINDAKİ BEN, HZ.  MUSA (AS)&#8217;IN YANAĞINDAKİ BEN GİBİDİR</span></strong></p>
<p>Hadiste Hz. Mehdi (as)&#8217;ın yanağındaki açık renkli benin bir benzerinin,  Hz. Musa (a.s.)&#8217;ın yanağında da olduğuna dikkat çekilmiştir. Hz. Mehdi  (as), Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)&#8217;in soyundan gelecektir ve tüm  peygamberler aynı soydandır. Allah kan bağını da vesile ederek Hz. Mehdi  (a.s.) ile diğer peygamberler arasında benzerlikler yaratmıştır.</p>
<p>Hadiste Hz. Mehdi (a.s.) ile Hz. Musa (a.s.)’ın yüzündeki bu ben  arasındaki benzerlik şöyle anlatılmıştır:</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN &#8230; YANAĞINDAKİ BENİ HZ. MUSA (AS)&#8217;DA OLDUĞU  GİBİ DIŞA ÇIKIK VE YILDIZ GİBİ PARLAKTIR.</strong> Cildi çok parlaktır.”<br />
(Bihar-ül Envar, cilt 13, s. 243 (Farsça tercüme))</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN SAKALI SİYAHTIR</strong><br />
</span><br />
Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın yüzünü insanlara tanıtan önemli bir başka bilgi de,  saçı gibi sakalının da siyah olmasıdır:</p>
<p>“<strong>(HZ. MEHDİ (AS))</strong> Siyah saçlıdır. <strong>SİYAH  SAKALLIDIR.</strong>”<br />
(Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si ìFevaidu  Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar)<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN SAKALI GÜR VE SIKTIR</strong></span></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın sakalı, çok dikkat çekici güzellikte ve gür  olacaktır:<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) SAKALI SIKTIR.” </strong> (Muhammed B. Resul  Al-Hüseyni El Berzenci, &#8220;Kıyamet Alametleri&#8221; Pamuk Yayınları, Trc: Naim  Erdoğan, s. 163)</p>
<p>“&#8230; <strong>(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) YÜZÜNÜN NURU,</strong> saçının, <strong>SAKALININ</strong> ve başının <strong>SİYAHLIĞI ÜZERİNE GÜN GİBİ PARLAR VE ONA YÜCELİK  VERİR.</strong>” (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min  Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal&#8221;)<br />
<strong><br />
“HZ. MEHDİ (AS), GÜR SAKALLIDIR&#8230;” </strong>(Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi  bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam  El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) SAKALI BOL VE SIK OLACAKTIR.” </strong>(Ahmet İbn-i  Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdi’nin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)<br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN SAKALI HAFİF OLUP,  YANLARDA AZ, AŞAĞI TARAFI İSE UZUNDUR</span></strong></p>
<p><strong>“(HZ MEHDİ (AS)) &#8230;MECZUM (HAFİF SAKALLI), KEVSEC (SAKALI  YANLARDA AZ, AŞAĞI TARAFI UZUN OLAN&#8230; BİR ADAMDIR&#8230;”</strong> (Fetava-i Hadîsiyye, Ebü&#8217;l-Abbas Şehabeddin Ahmed İbn Hacer  el-Heytemi-41)</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili verdiği bir diğer  detay da, Mehdi (a.s.)’ın sakal cinsinin ince yapılı olduğu; şekil  olarak da yanlardan az yani ince olarak inen, aşağı kısmı ise uzun  olacak bir şekle sahip olduğudur.<br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong><br />
HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN DİŞLERİ GÜZEL VE PARLAKTIR</strong></span></p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in önemli özelliklerinden biri de dişlerinin  parlıklığıydı:</p>
<p>&#8220;<strong>ALLAH RESULÜ (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) </strong>çok  yakışıklı ve alımlı idi. Mübarek yüzü ayın on dördündeki dolunay gibi  parlardı&#8230; Burnu gayet güzeldi&#8230; Gür sakallı, iri gözlü, düz yanaklı  idi. Ağzı geniş, <strong>DİŞLERİ İNCİ GİBİ PARLAKTI</strong>&#8230; Boynu  sanki bir gümüş hüzmesi idi&#8230; İki omuz arası geniş, omuz kemik başları  kalın idi&#8230;&#8221; (Büyük Hadis Külliyatı, Cem&#8217;ul-fevaid min Cami&#8217;il-usul ve  Mecma&#8217;iz-zevaid, İmam Muhammed Bin Muhammed bin Süleyman er-Rudani, cilt  5, İz Yayıncılık, s. 31)</p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’ın da, Peygamberimiz (sav) gibi dişlerinin  parlaklığıyla dikkat çekeceği şöyle bildirilmiştir:</p>
<p><strong>“O’NUN (HZ. MEHDİ (AS)’IN), DİŞLERİ PARLAKTIR…”</strong> (İmam  Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş, s. 1699, s. 174)</p>
<p>Bir başka hadiste Hazreti Ali (as) İmam Mehdi (a.s.)’dan şu sözlerle  bahseder:<br />
<strong><br />
“&#8230;  (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) ÖN DİŞLERİ PARLAKTIR&#8230;”</strong> [Yenabi-ül  Mevedde, s. 423]<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) DİŞLERİ PARLAK OLACAKTIR.”</strong> (Nuaym b.  Hammad, vr. 52a) (Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen  Mehdi’nin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il  Muntazar, s. 41)</p>
<p>“<strong>HZ. MEHDİ (A.S.),</strong> gür sakallı, <strong>ÖN DİŞLERİ  PARLAKTIR</strong>&#8230;” (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf  el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/54abmf.gif" alt="" width="367" height="69" align="middle" /></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-size: medium;">V. BÖLÜM</span></span><span style="font-size: medium;"><br />
</span><span style="font-size: medium;"><br />
</span><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN VÜCUDUNDAKİ,  HAYRET VERECEK<br />
KADAR DETAYLANDIRILMIŞ OLAN TANITICI ÖZELLİKLER</span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: medium;"><br />
</span></span></span></strong></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-size: medium;"><br />
</span><strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN VÜCUDUNDA, HER İKİSİ  DE PEYGAMBERİMİZ (SAV)&#8217;İNKİLERLE AYNI RENKTE OLAN İKİ BEN BULUNACAKTIR</span></strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav)’in, Hz. Mehdi (a.s.) hakkında verdiği bir diğer  bilgi de, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın vücudunda, her ikisi de Peygamberimiz  (sav)’inkiler ile aynı renklerde olan iki ayrı ben olacağıdır:</p>
<p>Ebu Cafer, İmam Muhammed Bekir (as) Hazretleri cetleri yoluyla, Ehli  Beytin lideri, Hazretleri, Müminlerin Emiri (as)’in minberden  söylediklerini nakletmiştir, <strong>“AHİR ZAMANDA SOYUMDAN BİR KİŞİ  (HZ. MEHDİ (A.S.)) ÇIKACAK,&#8230; PEYGAMBERİN RENGİNDE İKİ ET BENİ  BULUNACAK. O (Hz. Mehdi (a.s.)) yükselecek.”</strong> (İmam Mehdi’nin  Hayatı, Allame Bakır  Şerif el- Kureyşi)</p>
<p><span style="color: #993300; font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN OMUZUNDA  “NÜBÜVVET MÜHRÜ” VARDIR</strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in Şemail-i Şerifi’nin anlatıldığı rivayetlerde,  Resulullah (sav)’ın sırtında, kürek kemikleri arasında bir işaret olduğu  haber verilir. İslami kaynaklarda ve rivayetlerde Peygamber Efendimiz  (sav)&#8217;in kürek kemikleri arasında bulunan bu işarete<strong> &#8220;NÜBÜVVET  MÜHRÜ&#8221;</strong> ismi verilir.</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in mührüne benzer peygamberlik işaretlerinin diğer  peygamberlerde de olduğu, ancak Peygamberimiz (sav)&#8217;inkinin daha farklı  olduğu el-Müstedrek tarafından Vehb b. Münebbih (ra)&#8217;den şöyle  nakledilmiştir:</p>
<p>&#8220;… Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki, onun sağ elinde  Peygamberlik beni (şamet&#8217;ün-nübüvve) olmamış olsun. Ancak bizim  Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam bunun istisnasını teşkil etmektedir.  <strong>ZİRA ONUN PEYGAMBERLİK BENİ, (SAĞ ELİNDE DEĞİL) KÜREK KEMİKLERİ  ARASINDADIR.</strong> Peygamberimiz bu durum sorulunca: &#8220;<strong>KÜREK  KEMİKLERİM ARASINDA BULUNAN BU BEN,</strong> <strong>benden önceki  Peygamberlerin beni gibidir…&#8221;</strong> demiştir.&#8221; (Tirmizı&#8217;nin Şemail  isimli kitabının tercümesinden, Prof. Dr. Ali Yardım, Peygamberimizin  Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s. 73)</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in ‘nübüvvet mührü’nü anlatan rivayetlerden bazıları  şöyledir:</p>
<p>Cabir b. Semüre (ra) anlatıyor: <strong>“BEN RESULULLAH EFENDİMİZ  (SAV)&#8217;İN KÜREK KEMİKLERİ ARASINDA BULUNAN NÜBÜVVET MÜHRÜNÜ GÖRDÜM.”</strong> (Et-Tirmizi İmam Ebu İ&#8217;sa Muhammed, Şemail-i Şerife, c. 1, Hilal  Yayınları, Ankara, 1976, s. 36)</p>
<p>Ebu Saib b. Yezid&#8217;den rivayet edilmiştir:<strong> “GÖZÜM PEYGAMBERİMİZ  (SAV)&#8217;İN İKİ OMUZU ARASINDAKİ MÜHÜRE İLİŞTİ.”</strong> (Sünen-i Tirmizi,  6/126)</p>
<p>Hz. Ali&#8217;nin torunlarından İbrahim b. Muhammed (ra) naklediyor:</p>
<p>“Dedem Hz. Ali, Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in vasıflarını anlatırken,  Resulullah&#8217;ın Hilyesi (güzel sıfatlar, süs, zinet, cevher, güzel yüz,  suret, görünüş) hakkındaki hadisi bütün uzunluğu ile zikreder ve:</p>
<p>&#8220;<strong>KÜREK KEMİKLERİ ARASINDA NÜBÜVVET MÜHRÜ VARDI. </strong>Ve O,  peygamberlerin sonuncusudur&#8221; derdi.” (Et-Tirmizi İmam Ebu İ&#8217;sa Muhammed,  Şemail-i Şerife, 1. cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s. 38)</p>
<p>Hadis-i şeriflerde, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın iki omuzu arasında da, Hz.  Muhammed (sav)&#8217;de olduğu gibi, açık bir alamet olan bu <strong>&#8220;nübüvvet  mührü&#8221;</strong>nün bulunacağı haber verilmiştir:<br />
<strong><br />
“HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN OMUZUNDA PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)&#8217;DEKİ NÜBÜVVET  MÜHRÜ BULUNACAKTIR.”</strong> (Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi),  Beklenen Mehdi’nin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l Muhtasarr Fi Alamatil Mehdiyy-  il Muntazar, s. 41)</p>
<p><strong>“(MEHDİ (A.S.)’IN) OMUZUNDA PEYGAMBER (SAV)&#8217;İN ALAMETİ VARDIR.”</strong> (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, &#8220;Kıyamet Alametleri&#8221; Pamuk  Yayınları, Trc: Naim Erdoğan, s. 165) (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il  Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23)</p>
<p><strong>“(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) OMUZUNDA PEYGAMBER (SAV)&#8217;İN NİŞANI  VARDIR.” </strong>(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, &#8220;Kıyamet  Alametleri&#8221; Pamuk Yayınları, Trc: Naim Erdoğan, s. 163)</p>
<p>Bilindiği gibi <strong>MÜHRÜN ÖZELLİĞİ KOYU RENK OLMASIDIR ve YÜZEYİ  KAPLAYAN BİR YAPIDADIR.</strong> Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın sırtındaki  bu ben için, kesin ölçü verilerek yeri tam olarak belirtilmiştir.</p>
<p>Rivayetlerde, her peygamberin sağ eli üzerinde nübüvvet mührü olduğu  bildirilmiştir. Ancak Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in nübüvvet  mührünün, <strong>“sol kürekteki deri üzerinde, kalbi hizasında” </strong>olduğu  belirtilmiştir.</p>
<p>Dolayısıyla hadislerde, ‘Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın omzunda Peygamber Efendimiz  (sav)’deki nübüvvet mührünün bulunacağının bildirilmesi’, <strong>Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ın da “SIRTINDA; SOL KÜREK KEMİĞİ ÜZERİNDE, KALBİ HİZASINDA  KOYU RENKTE GENİŞÇE BİR BEN OLACAĞINI” göstermektedir.</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #993300; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN SIRTINDA YAPRAK  ŞEKLİNDE BİR BEN DAHA VARDIR</span></strong></p>
<p>Başka bir hadiste de, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın sırtında bulunan ikinci bir  benden daha bahsedilmiştir:</p>
<p>Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i Sadık aleyhisselam  şöyle buyurdu: <strong>&#8220;&#8230; (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) İKİ KÜREK KEMİĞİNİN  ARASINDA BİR BEN VARDIR. SOL KÜREK KEMİĞİNİN SOL ALT TARAFINDAN BİR  YAPRAK VARDIR, TIPKI MERSİN YAPRAĞI GİBİ.&#8221; </strong>(Şeyh Muhammed b.  İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 253)</p>
<p>Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın sırtındaki bu benin yeri de çok detaylı  olarak açıklanmış,<strong> İKİ KÜREK KEMİĞİNİN ARASINDA; SOL KÜREK  KEMİĞİNİN SOL ALT TARAFINDA</strong> olduğu belirtilmiştir.</p>
<p>Benin yapısı hakkında da çok detaylı tarif yapılmış ve <strong>‘MERSİN  AĞACININ YAPRAĞINA’</strong> benzetilmiştir.</p>
<p>Buradaki <strong>‘YAPRAK’ benzetmesinden benin ‘ağaç yaprağını andırır  tarzda kenarları olan zeminden daha yüksekte kenarlıklı yapıda bir ben  olduğu’, aynı zamanda da ‘solmuş yaprak renginde; yani sarı ya da cilt  renginde bir ben olduğu’ anlaşılmaktadır.</strong><br />
<span style="color: #993300;"><br />
<span style="font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN SAĞ BACAĞINDA SİYAH BİR İZ  VARDIR </strong></span></span></p>
<p>Bir hadiste ise Peygamberimiz (sav), <strong>“Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın SAĞ  bacağında SİYAH bir İZ olacağını”</strong> bildirmiştir. Hadiste Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ı insanlaar tanıtan bu alamet hakkında da yine çok fazla  detay verilmiştir. Peygamberimiz (sav), sadece bir izden bahsetmemiş, bu  izin <strong>SİYAH</strong> olduğunu ve <strong>SAĞ BACAĞINDA</strong> olduğunu çok belirleyici detaylarla açıklamıştır:<br />
<strong><br />
“(HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN) SAĞ BACAĞINDA SİYAH BİR İZ VARDIR.” </strong>(Şeyh  Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 251)<br />
<span style="color: #993300;"><br />
<span style="font-size: medium;"><strong>HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN SAĞ UYLUĞUNDA BİR BEN VARDIR</strong></span></span></p>
<p>Bir başka hadiste Hazreti Ali (as) İmam Mehdi (as)’dan şu sözlerle  bahseder: <strong>“&#8230; SAĞ UYLUĞUNDA BİR BEN VARDIR.”</strong> [Yenabi-ül Mevedde, s. 423)</p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/54abmf.gif" alt="" width="367" height="69" align="middle" /></div>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Verdana;">VI. BÖLÜM</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">SONUÇ:</span></p>
<p></span><span style="font-size: medium;"><br />
</span></span></span></strong></div>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;"><br />
</span></span></span></strong></p>
<div><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana; font-size: medium;">HZ. MEHDİ (A.S.) BU YÜZYILDA GELECEK VE TÜM  İNSANLAR<br />
HADİSLERDEKİ ALAMETLERDEN ONU TANIYACAKLARDIR </span></span></span></strong></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili verilen bilgilerin her biri çok  detaylıdır. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde hiç kimse bu kadar  ayrıntılı bir şekilde tanıtılmamıştır. Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın hayatına dair  tüm bilgiler gibi, fiziksel görünümündeki tüm özelliklerinin de bu  kadar belirleyici bir şekilde bildirilmiş olması, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ı  sevgi ve muhabbetle bekleyen ve onu tanımak isteyen tüm Müslümanlar için  hem çok önemli bir işaret hem de çok heyecan verici bir nimettir.</p>
<p>Hadislerde bildirilen,</p>
<blockquote><p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>- </strong> Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Müslümanların manevi liderliğini üstlenmesi,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>- </strong> Tüm İslam aleminin  birleşmesine vesile olması, </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>- </strong> Dinsizliğe dayalı  ideolojileri etkisiz kılarak İslam ahlakını tüm dünyada yerleşik  kılması,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>- </strong> Hz. İsa (a.s.) ile  biraraya gelmesi ve namazda O’na imamlık yapması,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>- </strong> Tüm Hıristiyan  aleminin İslam&#8217;a dönmesini sağlaması</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>- </strong> Ve Hz. İsa (a.s.)  ile birlikte Deccal’i fikren etkisiz hale getirmesi </span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
gibi tüm diğer alametleriyle birlikte, fiziksel görünümündeki tüm bu  detayların da Hz. Mehdi (a.s.) da toplandığını görmek, Allah&#8217;ın izniyle  ortaya çıktığında Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın kimliği konusunda hiçbir  tartışmaya yer bırakmayacaktır. (Doğrusunu Allah bilir.)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-asi-insanlara-tanitacak-olan-semaili-serifi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HZ Mehdi&#8217;nin Özellikleri</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdinin-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdinin-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 09:35:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[163]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Ezip]]></category>
		<category><![CDATA[Fert]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakka]]></category>
		<category><![CDATA[Hatta]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalem]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi&#8217;nin çeşitli özellikleri Peygamber Efendimiz&#8217;in     ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Mehdi&#8217;nin çeşitli özellikleri Peygamber Efendimiz&#8217;in                    hadislerinde şöyle bildirilmiştir:<br />
<strong> GÜZEL AHLAKLI OLMASI</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Mehdi Allah&#8217;a  karşı son                            derece boyun eğicidir. <strong>Ahlak  bakımından Peygamber&#8217;e                            benzer.</strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s.163)<br />
<strong>Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım  çıkacak. </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamberimiz&#8217;in üstün ahlakı Kuran&#8217;da  şöyle haber                    verilmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Şüphesiz  sen                            üstün ve pek yüce bir ahlak üzerindesin.  (Kalem Suresi,                            4)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>HERKES TARAFINDAN ÇOK SEVİLMESİ<br />
MÜCADELECİ OLMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Allah (c.c.) <strong>bütün                             insanların kalplerini onun (Mehdi&#8217;nin)  muhabbetiyle                            dolduracaktır. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)<br />
Mehdi zuhur eder, herkes sadece ondan konuşur,  <strong>O&#8217;nun                            sevgisini içer ve O&#8217;ndan başka bir şeyden  bahsetmezler. </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33)<br />
Ümmet-i Muhammed&#8217;den <strong>memnun olmadık  hiçbir fert                            kalmayacaktır. </strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 163)<br />
Onun hilafetinden yer ve gök ehli, hatta  havadaki kuşlar                            bile <strong>razı olacaktır.</strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)<br />
<strong>Mehdi işi sıkı tutacak. </strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 175)<br />
<strong>İnsanlar hakka dönünceye kadar  mücadelesine                            devam edecektir. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)<br />
<strong>Fitneleri önlemenin kendisine zor  gelmeyeceği                            ve öldürmenin de onu vazgeçiremeyeceği </strong>Ehli                             Beytim&#8217;e mensup birisi (Mehdi) sahip olmadan  günler                            geceler bitmeyecektir.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)<br />
Mehdi <strong>hesabını çok seri bir şekilde  görecek</strong> ve vaadinden dönmeyecektir.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)<br />
Mehdi Doğu tarafından çıkacak. <strong>Karşısına  dağlar                            bile dikilse onları ezip geçecek, o dağlarda  kendisine                            yol bulacaktır. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Allah Kuran&#8217;da pek çok ayette elçilerinin  güzel                    ahlakı ve mücadeleci karakterlerinden bahsetmektedir.  Elçiler                    kavimlerinin tüm inkarlarına, alaylarına, tuzaklarına  ve saldırılarına                    en güzel şekilde karşılık vermişler ve her zaman için  Allah&#8217;ın                    yardımıyla galip gelmişlerdir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Öyleyse  sen emrolunduğun                            şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.  (Hicr                            Suresi, 94)</strong></p>
<p><strong>Öyleyse  kafirlere                            itaat etme ve onlara (Kur&#8217;an&#8217;la) büyük bir  cihad ver.                            (Furkan Suresi, 52)</strong></p>
<p><strong>Kendilerine  yara                            isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin  çağrısına                            icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve  sakınanlar                            için büyük bir ecir vardır. (Ali İmran Suresi,  172)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mehdi hem üstün ahlakıyla, hem de güçlü,  mücadeleci                    karakteriyle tüm inananlara örnek olacaktır.<br />
TEBLİĞ GÜCÜ (İRŞAD)</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Hz.  Mehdi, kuru                            bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip  yapraklanacaktır. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)<br />
<strong>O (Mehdi) kuru bir kamış ağacını kuru  bir yere                            dikecek, anında yeşillenip yaprak verecek. </strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 165)<br />
<strong>Mehdi bir yere kuru bir dalı diker ve  dal yapraklanıp                            yeşillenir. </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 67)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu hadisler zahiri manalarının dışında  farklı şekillerde                    yorumlanmaktadır. Bu yorumlardan biri şu şekilde  olabilir: Mehdi                    &#8220;kuru bir ağaç&#8221;a benzetilen bir insana teveccühüyle ve  onu irşad                    etmesiyle; önceleri aynı kuru bir ağaç gibi etrafına  faydalı                    olamayan bu insanı, bu kez yeşillenmiş ve meyve vermiş  bir ağaç                    gibi etrafına, yani dinine, milletine ve bütün  insanlığa faydalı                    hale getirecektir.</p>
<p>Bu müteşabih hadislerin anlamı, İmam  Rabbani&#8217;nin                    kendi tebliğ gücüyle ilgili benzetmesinden de ortaya  çıkmaktadır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Allah-ü Teala,  hidayet                            işinde; bana büyük bir güç verdi. O kadar ki: <strong>Kuru                             bir ağaca teveccüh etsem; o kuru ağaç hemen  filizlenir.</strong></p>
<p>(Mektubat-ı  Rabbani, 1-18)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aşağıdaki hadis-i şerifte de benzer bir  şekilde;                    önceleri cahil, cimri ve korkak olan bir insanın, ahir  zamanın                    büyük mürşidinin tebliği ve eğitimiyle bilgili, cömert  ve cesur                    bir hale geleceği, adeta önceleri kuru ve faydasız  olan bir                    ağacın yeşerip yaprak vermesi gibi şahsiyetini  değiştireceği                    bildirilmektedir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Asrında  cahil,                            cimri ve korkak olan bir adam hemen alim,  cömert ve                            cesur olacak.</strong></p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                            s. 186)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>HİKMETİ VE ANLAYIŞ GÜCÜ</p>
<p>Hadislerde Hz. Mehdi&#8217;nin Allah tarafından  kendisine                    verilmiş özel bir güce sahip olduğu bildirilmektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>&#8220;Keza  (N.b. Hammad) Kaab’dan tahric etti, O dedi ki: O kimsenin bilmediği  gizli bir duruma kılavuzlandığı için kendisine “Mehdi” denilmiştir&#8230;&#8221; </strong></p>
<p>(Ahir zaman  Mehdi’sinin alametleri, Ali Bin Hüsameddin el Muttaki, sf.77)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Muhyiddin Arabi Mehdi&#8217;nin bazı  özelliklerini saymaktadır.                    Aşağıdaki izahında Mehdi&#8217;nin dikkat çeken başlıca 9  özelliğine                    yer vermektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>1.  Basiret sahibi                            olması</strong></p>
<p><strong>2.  Kutsal kitabı                            anlaması</strong></p>
<p><strong>3.  Ayetlerin                            manasını bilmesi</strong></p>
<p><strong>4.  Tayin edeceği                            kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi</strong></p>
<p><strong>5.  Öfkelendiğinde                            bile merhamet ve adaletten ayrılmaması</strong></p>
<p><strong>6.  Varlıkların                            sınıflarını bilmesi</strong></p>
<p><strong>7.  İşlerin girift                            taraflarını bilmesi</strong></p>
<p>Çünkü bunlardan  haberi                            olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz.  Mehdi kıyas                            ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan  kaçınmak için                            bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham  neticesi                            olacak. Yani Hz. Muhammed&#8217;in getirdiği şeriat  üzere                            hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamber onu  vasfederken                            &#8220;Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek&#8221;  demiştir.                            Bundan anlıyoruz ki, Mehdi, şeriat sahibi  değil, şeriata                            uyandır.</p>
<p><strong>8.  İnsanların                            ihtiyacını iyi anlaması</strong></p>
<p>Çünkü onların  her türlü                            işlerini görmek için Allah onu diğer insanlar  üzerine                            seçmiştir. Liderlerin davranış ve faaliyetleri  kendilerinden                            ziyade halkın menfaatine olmalıdır&#8230; Halkın  yararına                            aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini  görmeyen bir                            lider azledilmelidir. Çünkü onunla diğer  insanlar arasında                            fark kalmamıştır.</p>
<p><strong>9.  Bilhassa kendi                            zamanında ihtiyaç hissedilen gaibi ilimlere  vukufu bulunması.</strong> Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edilecek  meseleleri                            halledebilir.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, s.                            189)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>ZAMANIN EN HAYIRLISI OLMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Muhammed  ümmetinin <strong>en                            hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz</strong> olan kimseye katılın.. O Mehdi&#8217;dir.&#8221;</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)<br />
<strong>Devrinde yeryüzünün en hayırlısı  kendisi olacaktır.</strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi                            Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)<br />
Mehdi (zamanındaki) insanların<strong> en  hayırlısıdır.</strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>CİFR (EBCED) İLMİNİ BİLMESİ</p>
<p>Mehdi&#8217;nin vehbi ilme ait bir başka  özelliği de                    ebced hesabını ve ona ait sırları bilmesidir.  Taşköprülüzade                    Ahmet Efendi &#8220;Mevzuatu&#8217;l-Ulum&#8221; isimli eserinde (c.11/  s. 246)                    Mehdi&#8217;nin cifr ilmine vakıf olacağını kaydetmiştir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Bazıları  dediler ki,                            bu kitabı kemal-i vukuf ahir zamanda hurucu  muntazar                            Hz. Mehdi&#8217;nin hurucuna mevkuftur ki, <strong>onlar  cifr                            ilmine vakıf ve sırlarına arif olurlar</strong>.  Kitab-ı                            enbiyayı salifeden dahi bu ilim varid  olmuştur.</p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, İbrahim                            Süleymanoğlu s. 252)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>KUTSAL EMANETLERLE ÇIKAR<br />
SIKINTI VE ZORLUKLARLA KARŞILAŞMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Naim bin  Hammad, Ebu                            Cafer&#8217;den şöyle rivayet etmiştir; &#8220;Mehdi,  Mekke&#8217;de Peygamberimizin                            sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve  güzel                            ifadesiyle yatsı vaktinde çıkar.</p>
<p>(Ali b. Sultan  Muhammed                            el-Kari el-Hanefi &#8220;Risaletül Meşreb elverdi fi  mezhebil                            Mehdi)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İnkar içinde olan kavimleri uyarmak ve  onları doğru                    yola davet etmek için gönderilen tüm elçiler,  gönderildikleri                    kavimler tarafından yalanlanmış ve onların çeşitli  itham ve                    iftiralarına maruz kalmışlardır. Ehl-i Beyt&#8217;ten  gelecek olan                    Hz. Mehdi&#8217;nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla  karşılaşacağı                    hadislerde haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah  bilir)</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammed&#8217;in aşağıdaki  hadisi                    böyle bir durumu, &#8220;Mehdi&#8217;nin biat sırasında kendisinin  birçok                    kahr ve haksızlığa uğradığını insanlara  açıklayacağını&#8221; haber                    vermektedir.</p>
<p>Resulullah Efendimiz şöyle  buyurmuşlardır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Mehdi, bizden,  Ehl-i                            Beyt&#8217;tendir&#8230; Biz öyle bir ev halkıyız ki  Allah bizim                            için ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim  Ehl-i Beytim                            muhakkak benden sonra <strong>bela, kaçırılma  ve sürgüne                            uğrayacaktır.</strong></p>
<p>Benden sonra <strong>Ehl-i                             Beytim bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve  tarda                            maruz kalacaklardır</strong>.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aşağıdaki hadis-i şerifte de İstanbul&#8217;u  fethedecek                    olan Hz. Mehdi ve yardımcılarına, fetihten önceki  devrede hastalık,                    sıkıntı ve üzüntülerin isabet edeceği ve daha sonra bu  sıkıntının                    kaldırılacağı bildirilmektedir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>&#8230; Mehdi,  Resulullah&#8217;ın                            bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine  bela                            yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir  sırada çıkar.                            İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle  der: &#8220;Ey                            insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun  Ehl-i Beyti                            çok belalar gördü ve bizler kahr ve haksızlığa  maruz                            kaldık.&#8221;</p>
<p>(Kitab-ül Burhan  Fi Alamet-il                            Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Allah  Konstantiniyye&#8217;yi                            (İstanbul&#8217;u) çok sevdiği dostlarının ehline  fethedecek&#8230;                            Onlardan hastalığı ve üzüntüyü kaldıracak</strong> (Kıyamet                            Alametleri, Berzenci, s. 181)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Dininde kavi, güçlü  olanın başına                            gelecek belalar büyük olur. </strong>(İbni  Hibban)</p>
<p>Hak Teala bir kulunu sever veya  kendine                            yaklaştırmak isterse, üzerine <strong>bela ve  musibetleri                            ardı ardına gönderir.</strong> (İbni Ebi&#8217;d  Dünya)</p>
<p><strong>Hak Teala bir kimseye bir  hayır                            diledi mi, ona bela ve musibet verir.</strong> (İmam                            Malik ve Buhari)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Allah, Kuran&#8217;da birçok peygamberin  kavimleri tarafından                    yalanlandıklarından, delilik ve büyücülükle  suçlandıklarından                    ve daha pek çok saldırı ve eziyetle  karşılaştıklarından bahseder.                    Elçiler tüm bu saldırılar karşısında sabretmiş, onlara  en güzel                    şekilde cevap vermişlerdir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Andolsun  senden                            önce de elçiler yalanlandı; onlara, yardımımız  gelinceye                            kadar yalanlandıkları ve eziyete  uğratıldıkları şeye                            sabrettiler&#8230; (Enam Suresi, 34)</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bize  ne oluyor                            ki, Allah&#8217;a tevekkül etmeyelim? Bize doğru  olan yolları                            O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız  işkencelere                            karşı sabredeceğiz&#8230;&#8221; (İbrahim Suresi, 12)</strong></p>
<p><strong>Sonra,  ondan                            yüz çevirdiler ve dediler ki: &#8220;(Bu,)  Öğretilmiştir,                            bir delidir.&#8221; (Duhan Suresi, 14)</strong></p>
<p><strong>İşte  böyle; onlardan                            öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka:  &#8220;Büyücü                            ve cinlenmiş&#8221; demişlerdir. (Zariyat Suresi,  52)</strong></p>
<p><strong>Fakat  o, &#8216;bütün                            kişisel ve askeri gücüyle&#8217; yüz çevirdi ve:  &#8220;(Bu,) Ya                            bir büyücü veya bir delidir&#8221; dedi. (Zariyat  Suresi,                            39)</strong></p>
<p><strong>(Firavun)  dedi                            ki: &#8220;Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek  olursan,                            seni mutlaka hapse atacağım.&#8221; (Şuara Suresi,  29)</strong></p>
<p><strong>Ey iman  edenler,                            Musa&#8217;ya eziyet edenler gibi olmayın; ki  sonunda Allah                            onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O,  Allah                            katında vecihti. (Ahzap Suresi, 69)</strong></p>
<p><strong>Dediler  ki: &#8220;Onun                            için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu  çılgınca yanan                            ateşin içine atın.&#8221; (Saffat Suresi, 97)</strong></p>
<p><strong>Sonra  onlarda                            (Yusuf&#8217;un iffetine ilişkin) delilleri  görmelerinin ardından,                            mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana  atmak (görüşü)                            ağır bastı. (Yusuf Suresi, 35)</strong></p>
<p><strong>Fakat  Rabbi onu                            seçti ve onu salih olanlardan kıldı. O inkar  edenler,                            zikri (Kur&#8217;an&#8217;ı) işittikleri zaman, seni  neredeyse gözleriyle                            devireceklerdi. &#8220;O, gerçekten bir delidir&#8221;  diyorlar.                            (Kalem Suresi, 50-51)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>MEHDİNİN GÖZETLENMESİ &#8211; TAKİP EDİLMESİ -</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Deccal çıkınca,  ona karşı                            müminlerden bir adam (Mehdi) yönelir. Derken o  mümin                            kimseye birçok silahlılar, Deccal&#8217;ın  merkezlerde gözetleme                            yapan silahlıları karşı çıkarlar.</p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye s.                            37, Sahih-i Müslim,<br />
c. 11/s. 393&#8242;den nakil)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadisin başlangıcında Mehdi&#8217;nin Deccal&#8217;ın  silahlı                    adamları tarafından gözetlendiği ve takip edildiği  bildirilmektedir.                    Önceki devirlerde de Allah yolunda mücadelede bulunmuş  bazı                    peygamberlerin de benzer şekilde gözetlendiğini  böylece kontrol                    altında tutulmak istendiğini Kuran&#8217;dan öğrenmekteyiz:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>&#8220;O,  kendisinde                            delilik bulunan bir adamdan başkası değildir,  onu belli                            bir süre gözetleyin.&#8221; (Müminun Suresi, 25)</strong></p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>MEHDİ HAKKINDA OLUMSUZ PROPAGANDA YAPILMASI</p>
<p>Hadiste Mehdi&#8217;nin &#8220;<strong>sırtı ve  karnından dövüle                    dövüle genişletilmesi</strong>&#8221; müteşabih olarak  (benzetme yapılarak)                    söylenmiştir. <em>Mehdilik ve İmamiye</em> kitabının  yazarı                    bu bölüm için &#8220;Mehdi&#8217;nin ünü, &#8220;<strong>durmadan etrafa  ilan                    edilip yayılmaktadır</strong>&#8221; demektedir. Fakat bunu  Deccal                    taraftarları yapacağı için bu propagandanın Mehdi&#8217;yi  kötüleme                    şeklinde olacağını söyleyebiliriz.</p>
<p>Peygamberimiz devrinde İslam düşmanları,  onu kötülemek                    için o devrin yayın organı sayılan şairleri  kullanıyorlardı.                    Şairler, panayırlarda, çarşılarda Peygambere çeşitli  hakaretler                    ediyor, Ona deli, büyücü, kahin şeklinde iftiralar  atıyorlardı.                    Şimdi de İslam düşmanı olan Deccal yanlıları yazılı ve  sözlü                    yayın organlarıyla Mehdi&#8217;yi kötüleyecekler, halkın  nazarında                    itibarını sarsmaya çalışacaklardır.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Mümin şahıs  (Mehdi) Deccal&#8217;ı                            görünce: &#8220;Ey insanlar! Resulullah&#8217;ın  zikrettiği Deccal                            işte budur&#8221; der. Deccal hemen onunla ilgili  emrini verir                            de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından:  &#8220;Onu                            alın da yaralayın!&#8221; der. Artık o zatın <strong>sırtı                             ve karnı döve döve genişletilir. </strong>Bu  sefer onu                            iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır  atar. İnsanlar                            Deccal&#8217;ın onu bir ateş içine attığını  sanırlar. Halbuki                            o bir cennet içine atılmıştır.</p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, İbrahim                            Süleymanoğlu, s. 40)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadislerde Mehdi&#8217;nin başlangıç yıllarının  sıkıntı                    ve zorluklarla dolu mücadele yılları olduğu  anlatılmaktadır.                    &#8220;Altınçağ&#8221; ise Mehdi&#8217;nin yeryüzünde bulunduğu son  dönemlere                    aittir. Mehdi ve Müslümanlar ancak bu devirde rahata,  bolluğa,                    huzura kavuşacaklar ve sevgiye, barışa, kardeşliğe  dayalı bir                    hayatı bu devirde yaşayacaklardır.<br />
KİMSEYE TENEZZÜL ETMEMESİ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>&#8221; Mehdi  bizden,                            Ehl-i Beyttendir. O, benim ümmetimden,  tenezzül etmeyen                            (Allah&#8217;tan başka hiçbir varlığa minnet  duymayan) bir                            adamdır.&#8221; </strong></p>
<p>(Suyuti, el-havi,  2/24)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>ALLAH&#8217;TAN KORKACAĞI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p><strong>Mehdi,  gerges                            kuşunun kanadı ile titremesi gibi Allah&#8217;tan  çok korkan                            bir kimsedir&#8221; </strong></p>
<p>(Naim b. Hammad)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>YOKSULLARA KARŞI MERHAMETLİ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>Hz. Tavus  (r.a.) dan                            rivayete göre; Resulullah (s.a.v.) şöyle  buyurmuştur:</p>
<p><strong>&#8220;Çalışanlar  üzerine                            disiplinli olması, malı cömertçe vermesi ve  yoksullara                            karşı çok merhametli olması, Mehdi&#8217;nin  alametlerindendir.&#8221; </strong></p>
<p>(Ebu Nuaym tahric  etmiştir.)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>MELEKLERİN YARDIMI OLACAKTIR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>&#8220;Allah (c.c)  ona (Mehdi&#8217;ye)                            üç melekle imdad eyleyecektir. Onlar,  (Mehdi&#8217;ye) muhalefet                            edenlerin yüzlerine ve arkalarına  vuracaklardır.&#8221;</p>
<p>(Ikdu&#8217;d Dürer s.  12 A)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>AZ KARDEŞİ OLACAĞI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<div>
<p>&#8220;Kardeşi az  olandır.                            Daha doğrusu, onun hiç kardeşi yoktur&#8221;</p>
<p>(Risalet ül Mehdi  s.161)</p>
</div>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İKİ DEFA KAYBOLACAK</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>&#8220;Ebu  Abdullah                          Hüseyin bin Ali aleyhi&#8217;s-selâm&#8217;dan şöyle  buyurduğu rivayet                          edilir:</p>
<p><strong>&#8220;Bu işi  yapacak                          olanın (yani Mehdi&#8217;nin) iki gaybeti vardır. Bu  iki gaybetin                          biri o kadar uzayacak ki, bazıları: &#8220;O öldü&#8221;,  bazıları                          da: &#8220;O gitti&#8221; diyeceklerdir. Ne onu sevenler, ne  de başkaları                          onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok yakın  hizmetçisi                          onun yerini bilir.&#8221; </strong></p>
<p>(&#8220;el-Saa Fi  Eşrat-is Saa&#8221;                          s.93 (Mısır bas.)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İHTİYACINI BİLDİRMEZ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Hz.Hüseyin                           (r.a.) soruldu:</strong></p>
<p><strong>&#8220;İmam  Mehdi hangi                          alametlerle bilinir?&#8221; Şöyle cevap verdi : &#8220;&#8230;  insanlar                          ona muhtaç olurlar. O, ise insanlara ihtiyacını  bildirmez.&#8221; </strong></p>
<p>(Mer&#8217;iy b. Yusuf b.  Ebi bekir                          b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l                          İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>ÖRNEK AHLAKA SAHİPTİR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="445" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="421"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>İlahi                           feyz ona ulaşır. Dini ilimleri ve örnek ahlakı  telakki                          eder. (Allah&#8217;tan alır.)</p>
<p>(Konavi Risalet-ül  Mehdi,                          s. 161 B)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>HELALLERİ VE HARAMLARI BİLİR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Hz.Hüseyin                           (r.a.) soruldu:</p>
<p>&#8220;İmam Mehdi hangi  alametlerle                          bilinir?&#8221; Şöyle cevap verdi : &#8220;Gönül rahatlığı  ve vekar                          sahibi oluşu ile, helal ve haramı çok iyi  bilmesi ile                          tanınır.</p>
<p>(Mer&#8217;iy b. Yusuf b.  Ebi bekir                          b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l                          İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mehdi&#8217;nin Fiziksel  Özellikleri</p>
<p>Sağ Bacağında Siyah Bir İz Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>(Mehdi&#8217;nin)</strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">Sağ  bacağında SİYAH BİR İZ VARDIR.</span></strong> (Şeyh   Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 251)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Alnında  Bir Ben Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Ebu  Basir</strong> der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i  Sadık  aleyhisselam (tereddüt raviden kaynaklanıyor). Şöyle buyurdu: &#8220;Ey  Ebu  Muhammed! Kaim&#8217;in iki alâmeti (veya alâmetleri) vardır. <strong><span style="text-decoration: underline;">BAŞINDA  BİR BEN ve bir iz vardır ve iki  kürek kemiğinin arasında bir ben  vardır. </span></strong><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i  Numani s. 253)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Alnında Bir İz (Yara İzi)  Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Humrân  bin A&#8217;yân</strong> der ki: İmam Muhammed Bâkır  aleyhisselam&#8217;a şöyle  arzettim: &#8230;<span style="text-decoration: underline;"><strong> ALNINDA İZ VARDIR, yüzünde ise ben.</strong></span><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani s. 252)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Humran  bin A&#8217;yân</strong> der ki: İmam Muhammed Bâkır  aleyhisselam&#8217;a: <span style="text-decoration: underline;">&#8230; <strong> ALNINDA İZ VARDIR, yüzü güzellerin evladıdır.</strong></span><strong> (Yani yüzü güzeldir)&#8230; &#8220;</strong><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani<br />
s. 252-253)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Ebu  Basir</strong> der ki: İmam Muhammed Bakır veya Cafer-i  Sadık  aleyhisselam (tereddüt raviden kaynaklanıyor). Şöyle buyurdu: &#8220;Ey  Ebu  Muhammed! Kaim&#8217;in iki alâmeti (veya alâmetleri) vardır. <strong><span style="text-decoration: underline;">BAŞINDA   bir ben ve BİR İZ VARDIR&#8230;</span></strong><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i  Numani s. 253)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çekik Gözlüdür</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Humrân  bin A&#8217;yân</strong> der ki: İmam Muhammed Bâkır  aleyhisselam&#8217;a şöyle  arzettim: &#8230; <strong><span style="text-decoration: underline;">Mehdi&#8217;nin GÖZLERİ ÇEKİKTİR</span></strong><span style="text-decoration: underline;"><strong>,  &#8230;</strong></span><br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani s. 252)</em></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sırtında Yaprak Şeklinde Bir Ben Vardır</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>
<table cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Ebu  Basir</strong> der ki: İmam Muhammed Bakır veya  Cafer-i Sadık  aleyhisselam (tereddüt raviden kaynaklanıyor). Şöyle buyurdu: &#8220;&#8230; <strong><span style="text-decoration: underline;">iki   kürek kemiğinin arasında bir ben vardır. SOL KÜREK KEMİĞİNİN SOL ALT   TARAFINDAN BİR YAPRAK VARDIR, tıpkı mersin yaprağı gibi.</span></strong>&#8221;<br />
<em>(Şeyh  Muhammed b.İbrahim-i  Numani, Gaybet-i Numani s. 253)</em></p>
<p>Burada   kastedilen, yaprak gibi kenarları olan ben, ten rengi olacağı, fakat   zeminden yüksekte kenarlıklı bir ben olduğu ve yapısıyla yaprağı   andıran, solmuş yaprak renginde bir ben olacağı anlaşılmaktadır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>PEYGAMBERİMİZ&#8217;İN SOYUNDANDIR</p>
<p>Mehdi Peygamber Efendimiz&#8217;in soyundandır:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Hz.  Ali&#8217;nin                          rivayetine göre Resulullah şöyle buyurdu:  &#8220;Kıyametin kopması                          için zaman da sadece bir günden başka vakit  kalmamış da                          olsa Allah (c.c.) benim <strong>Ehl-i Beytimden  bir zatı</strong> (Mehdi&#8217;yi) gönderecek.&#8221;</p>
<p>(Sünen-i Ebu Davud,  5/92)<br />
Benim Ehl-i Beyt&#8217;imden bir adam bütün dünyaya  hakim oluncaya                          kadar günler ve geceler gitmez.</p>
<p>(En-Necmu&#8217;s Sakıb,  Ukayli)<br />
Said b. el Müseyyeb&#8217;den, Peygamberimiz şöyle  buyurdu:                          &#8220;Mehdi, <strong>kızım Fatıma&#8217;nın neslindendir</strong>.&#8221;</p>
<p>(Sünen-i İbn Mace,  10/348)<br />
Mehdi ile müjdelenin. <strong>O Kureyş&#8217;ten ve  Ehl-i Beyt&#8217;imden                          bir kişidir</strong>.</p>
<p>(Kitab-ul Burhan Fi  Alamet-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bütün peygamberler birbirinin  soyundandır. Hz.                    Mehdi de hadislerin belirttiğine göre bu soydan  gelmektedir.                    Halk arasında bu soydan gelenlere Seyyid denmektedir.  Allah,                    Kuran&#8217;da birbirlerinin soyundan gelen elçilerden  bahsetmektedir.                    Bu ayetler Mehdi&#8217;nin de aynı soydan geleceğine işaret  ediyor                    olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Gerçek                           şu ki, Allah, Adem&#8217;i, Nuh&#8217;u, İbrahim ailesini ve  İmran                          ailesini alemler üzerine seçti; Onlar  birbirlerinden (türeme                          tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir.  (Ali                          İmran Suresi, 33-34)</strong></p>
<p><strong>&#8220;Rabbimiz,  ikimizi                          sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve  soyumuzdan sana                          teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize  ibadet yöntemlerini                          (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul  et. Şüphesiz,                          Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin.&#8221;  (Bakara Suresi,                          128)</strong></p>
<p><strong>Babalarından,  soylarından                          ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık);  onları da                          seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam  Suresi,                          87)</strong></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>GÜZEL VE NURLUDUR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>O  (Mehdi) güzel                          bir delikanlıdır, güzel yüzlüdür. Yüzünün nuru  başına                          ve saçlarının siyahına kadar yükselir. </strong></p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, s.                          153 /İkdüd Dürer&#8217;den)<br />
<strong>Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur. </strong></p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 33/Kitab-ül Burhan Fi  Alamatil-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 22)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Allah, Hz. Yusuf&#8217;un güzelliğinden şu  şekilde bahsetmektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>(Kadın)                           Onların düzenlerini işitince, onlara (bir  davetçi) yolladı,                          oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her  birinin eline                          (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak  verdi. (Yusuf&#8217;a                          da:) &#8220;Çık, onlara (görün)&#8221; dedi. Böylece onlar  onu (olağanüstü                          güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış  gibi gözlerinde)                          büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini  kestiler ve:                          &#8220;Allah&#8217;ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir.  Bu, ancak                          üstün bir melektir&#8221; dediler. (Yusuf Suresi, 31)</strong></td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>SİYAH SAÇLIDIR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Yüzünün  nuru başına                          ve saçlarının siyahına kadar yükselir. </strong></p>
<p>(Mehdilik ve  İmamiye, s.                          153/İkdüd Dürer&#8217;den)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>YANAĞINDA BEN OLMASI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td><strong>Sağ                           yanağında siyah bir ben vardır.</strong> (Mer&#8217;i  b. Yusuf                          b. Ebi Bekr, Beklenen Mehdi)<br />
Yüzü parlayan yıldız gibi, <strong>yanağında  siyah bir                          ben vardır</strong>, üzerinde kutvani iki aba  vardır.</p>
<p>(Ahir zaman  Mehdisinin alametleri,                          Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, s. 22)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>OMUZUNDA NÜBÜVVET MÜHRÜ VARDIR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Mehdi&#8217;nin                           <strong>omuzunda</strong> Peygamber  Efendimiz&#8217;deki <strong>nübüvvet                          mührü</strong> bulunacaktır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasarr Fi                          Alamatil Mehdiyy- il Muntazar, s. 41)<br />
<strong>Omuzunda Peygamber&#8217;in alameti</strong> vardır.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 165/<br />
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir  Zaman, s.                          23)<br />
<strong>Omuzunda Peygamber&#8217;in nişanı</strong> vardır.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 163)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere  Hz. Mehdi&#8217;nin                    iki omuzu arasında Hz. Muhammed&#8217;de olduğu gibi açık  bir alamet                    olan &#8220;nübüvvet mührü&#8221; olacaktır.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Cabir                           b. Semüre&#8217;den rivayet edilmiştir: <strong>&#8220;Resululah&#8217;ın                           mühürü güvercin yumurtası kadar bir yumru idi.&#8221; </strong></p>
<p>(Sünen-i Tirmizi,  6/126)<br />
Ebu Saib b. Yezid&#8217;den rivayet edilmiştir: &#8220;Gözüm  Peygamberimiz&#8217;in                          <strong>iki omuzu arasındaki mühüre</strong> ilişti.&#8221;</p>
<p>(Sünen-i Tirmizi,  6/126)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>RENGİ</p>
<p>Hz. Peygamber&#8217;in ten rengi de kırmızıya  çalan beyaz                    renkti. Fakat, teninin görünen kısımları güneş, rüzgar  gibi                    etkenlerle esmere çalıyordu. Rivayetlerden Hz.  Mehdi&#8217;nin de                    Peygamber Efendimiz&#8217;le aynı renkte olacağı  anlaşılmaktadır.                    Bir rivayette Resulullah&#8217;ın ten rengi şöyle tarif  edilmektedir:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Enes  b.                          Malik, Peygamber&#8217;in rengi hakkında şöyle dedi:  Beyaz idi.                          Fakat <strong>beyazı esmere çalıyordu</strong>.</p>
<p>(İbni Kesir,  Şemail&#8217;ür- Resul,                          s. 28)<br />
<strong>Esmerden maksat bembeyaz olmayıp az  kırmızılığı                          ispat etmektir.</strong> Çünkü Resul-ü Ekrem  Hazretleri&#8217;nin                          rengi, hamamdan henüz yeni çıkmış ve kendisine  kızıllık                          gelmiş olan bir beyaz kimsenin o andaki rengi  gibidir.                          Yani Resul-ü Ekrem Hazretleri&#8217;nin mübarek rengi,  <strong>kırmızı                          ile karışık nurani beyaz idi</strong>.</p>
<p>(İbni Kesir,  Şemail&#8217;ür- Resul,                          s. 28)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>GENEL GÖRÜNÜMÜ</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Hz. Mehdi&#8217;nin  boyu, posu                          sanki <strong>Beni İsrail ricalinde</strong>dir.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 36-29)<br />
Cismi, <strong>İsrail cismi</strong>dir.</p>
<p>(Kitab-ül Burhan Fi  Alamet-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)<br />
Mehdi <strong>sanki Beni İsrail&#8217;den bir adamdır.  (Tavrı                          onlara benzer yani heybetli ve acar.) </strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan Fi  Alamet-il                          Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23-30)<br />
O açık alınlı&#8230;<strong> heybetli bir adamdır. </strong></p>
<p>(İkdüd dürer)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>BOYU</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Mehdi,                           <strong>orta boylu</strong> olacaktır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamber Efendimiz&#8217;in de aynı boyda  olduğunu rivayetlerden                    öğrenmekteyiz:</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Enes  B.                          Malik rivayetlerde buyurdu ki: Resulullah  (s.a.v) <strong>orta                          boylu</strong> idi. Bilindiği gibi hadiste geçen  Rab&#8217;a                          kelimesi normal ve orta boylu demektir. Fakat  normal boy                          için uzun olan şahsa göre bir sınır vardır.  Çünkü boyun                          sahibi kendi karışı ile yedi karış kadar olan  boya normal                          boy denilir.</p>
<p>(Tirmizi, Şemail-i  Şerif,                          s. 15)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>UYLUKLARI UZUNDUR</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Uylukları  uzundur, rengi                          arab rengidir.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 162-163)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>YAŞI</p>
<p>Hadislerde belirtilen, Mehdi&#8217;nin  gönderildiği yaşlardan                    kasıt, onun vazifeye başlayacağı, insanların kendisini  tanıyacakları                    ve faaliyetini görüp izleyecekleri yaşlardır.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Yaşı  <strong>30                          ile 40 arasında</strong> olduğu halde  gönderilecektir&#8230;                          Mehdi benim evlatlarımdandır. <strong>40  yaşlarında</strong>dır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)<br />
<strong>40 yaşındadır</strong>. Diğer bir  rivayete göre                          <strong>30 ile 40 yaşındadır</strong>.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,                          s. 16)<br />
Mehdi benim neslimdendir. O 40 yaşındadır. Sanki  yüzü                          parlak bir yıldızdır&#8230;</p>
<p>(Mer&#8217;iy b. Yusuf b.  Ebi bekir                          b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l                          İmam El-Mehdi El-Muntazar&#8221;)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>SAKALI</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center"><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Sakalı <strong>bol  ve                          sık</strong> olacaktır.</p>
<p>(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil                          Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)<br />
Sakalı <strong>sıktır</strong>.</p>
<p>(Kıyamet  Alametleri, Berzenci,s.                          163)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>BURNU GÜZELDİR</p>
<p><!-- fwtable fwsrc="Untitled" fwbase="cerceve.jpg" fwstyle="Dreamweaver" fwdocid = "742308039" fwnested="0" --></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="446" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="11"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="11" height="1" /></td>
<td width="422"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="421" height="1" /></td>
<td width="12"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="12" height="1" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">
<div><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r1_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="16" /></div>
</td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="16" /></td>
</tr>
<tr>
<td background="images/cerceve_r2_c1.jpg"></td>
<td>Onun alnı geniş,  <strong>burnu                          ise ince olacaktır</strong>.</p>
<p>(Tırmizi / Büyük  Hadis Külliyatı,                          Rudani 5.Cilt, Sayfa 365)<br />
<strong>Alnı geniş burnu parlaktır. </strong></p>
<p>(Asrın Beklediği  insan Mehdi,                          Adil Gökbayrak, s.28)</td>
<td background="images/cerceve_r2_c3.jpg"></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="18"><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/cerceve_r3_c1.jpg" border="0" alt="" width="444" height="18" /></td>
<td><img src="http://www.beklenenmehdi.com/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="18" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdinin-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İsa&#8217;yı beklemek</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isayi-beklemek.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isayi-beklemek.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 11:36:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Davet]]></category>
		<category><![CDATA[Doc]]></category>
		<category><![CDATA[Download Pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Isa]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kbyte]]></category>
		<category><![CDATA[Maide]]></category>
		<category><![CDATA[Mucizeler]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Nun]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[  Download PDF	       ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a title="Hz. İsa'yı  beklemek" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22326&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/1.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download PDF	           (109 KByte) </a><a title="Hz. İsa'yı  beklemek" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22327&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/5.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download DOC	           (6 KByte) </a></strong></p>
<h3><strong>Hz. İsa&#8217;yı beklemek</strong></h3>
<div><strong>Hz. İsa&#8217;nın yeryüzüne yeniden gelecek olması, biz  Müslümanlar için çok önemlidir. O Allah&#8217;ın bir mucizesiyle babasız  olarak doğmuş, İsrailoğulları&#8217;nı doğru yola davet etmiş, onlara pek çok  mucizeler göstermiş olan bir peygamberdir. Mesih&#8217;tir ve Kuran&#8217;a göre </strong><strong>&#8220;Allah&#8217;ın  Kelimesi&#8221;dir. (Nisa Suresi, 171) Onun yeniden yeryüzüne  gelmesi ile birlikte ise, gerçekte aynı şekilde Allah&#8217;a inanan, aynı  ahlaki değerleri paylaşan ve Kuran&#8217;a göre birbirlerine insanlar içinde </strong><strong>&#8220;sevgice  en yakın olan&#8221; (Maide Suresi, 82) Hıristiyanlar ve Müslümanlar  arasındaki anlaşmazlıklar giderilecek ve dünyanın bu en büyük iki dini  topluluğu birleşecektir. Yeryüzündeki üçüncü İlahi dinin mensupları,  yani Yahudiler de gerçek Mesihleri olan Hz. İsa&#8217;ya iman ederek hidayet  bulacaklardır. (Nisa Suresi, 159) Böylece üç İlahi din birleşecek,  yeryüzünde Allah&#8217;a iman ve O&#8217;nun peygamberi Hz. İsa&#8217;ya itaat temeli  üzerine kurulu tek bir din kalacaktır. Bu din, Allah&#8217;ı inkar eden  felsefeleri ve putperest inançları fikren yenilgiye uğratacak, böylece  dünya savaşlardan, çatışmalardan, ırkçılıktan ve etnik düşmanlıklardan,  zulüm ve haksızlıklardan kurtulacak, insanlık barış, mutluluk ve huzur  içinde bir &#8220;Altınçağ&#8221; yaşayacaktır.</strong></div>
<div><strong>Bu, kuşkusuz, dünya tarihinin en büyük olaylarından biridir. Üç  İlahi dinin birleşeceği bu ortam, tüm Amerika kıtasının, Avrupa&#8217;nın,  İslam dünyasının, Rusya&#8217;nın, İsrail&#8217;in ortak bir inançla ittifak kurması  anlamına gelir ki, böylesine bir birlik tarihte hiç sağlanmamıştır. Bu  birliğin dünyaya getireceği barış, huzur, istikrar, mutluluk hiçbir  devirde sağlanmamış, bunun eşi ve benzeri görülmemiştir.</strong></div>
<div><strong>Dahası, Hz. İsa&#8217;nın yeryüzüne dönecek olması, </strong><strong>dünya  tarihinin en büyük mucizelerinden biridir. </strong></div>
<div><strong>Allah&#8217;ın dilediği peygamberler, Allah&#8217;ın takdiri ile, çeşitli  mucizeler gösterirler. Hz. İsa, Allah&#8217;ın lütfuyla, bundan 2000 yıl önce  Filistin topraklarında; ölülerin diriltilmesi, körlerin ve cüzzamlıların  iyileştirilmesi, cansız maddelere can verilmesi gibi (Maide Suresi,  110) mucizeler göstermiştir.</strong></div>
<div><strong>Hz. İsa&#8217;nın 2000 yıl sonra yeniden dünyaya dönmesi, annesiz ve  babasız olarak olgun yaşında yaşama yeniden başlaması ise çok büyük bir  mucize olacaktır. Hz. İsa insanlara yeni mucizeler de gösterecektir.  Böylece bilimsel ve felsefi düzeyde zaten çökme noktasına gelmiş olan  materyalist felsefe, tüm dünya insanlarının gözü önünde, geri dönülemez  biçimde yıkılacak, insanlar Allah&#8217;ın varlığının ve kudretinin apaçık  kanıtlarını göreceklerdir.</strong></div>
<div><strong>İşte, Allah&#8217;ın Kuran&#8217;da bildirdiği işaretler, Peygamberimiz  (sav)&#8217;in hadisleri ve İslam alimlerinin yorumları ışığında, bizler bu  kutlu dönemin çok yakın olduğuna inanıyoruz. Biz Müslümanlar olarak, Hz.  İsa&#8217;nın yakında gelecek olmasından dolayı büyük bir heyecan duyuyor,  kendimizi ve dünyayı bu kutlu misafire hazırlamak için elimizden geleni  yapıyoruz.</strong></div>
<div><strong>Hıristiyanlara çağrımız ise, onların da bu konuda olabildiğince  duyarlı, bilinçli ve şevkli olmalarıdır.</strong></div>
<div><strong>Hıristiyan Dünyası Hz. İsa&#8217;nın Gelişine Hazır mı?</strong></div>
<div><strong>Hz. İsa sevgisi, Hıristiyanlara tarih boyunca güzel ahlak  kazandırmıştır. Allah Kuran&#8217;da Hıristiyanları </strong><strong>&#8220;insanlar içinde  iman edenlere sevgi bakımından en yakın&#8221; olanlar olarak tarif  eder ve ayetin devamında şöyle buyurur:</strong></div>
<div><strong>&#8230; Bu, onlardan (birtakım) papaz ve rahiplerin olması ve  onların gerçekte büyüklük taslamamaları nedeniyledir. (Maide Suresi, 82)</strong></div>
<div><strong>Bir diğer ayette ise Hıristiyanların olumlu ahlakından şöyle söz  edilir:</strong></div>
<div><strong>Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca  gönderdik. Meryem oğlu İsa&#8217;yı da arkalarından gönderdik; ona İncil&#8217;i  verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık&#8230;  (Hadid Suresi, 27)</strong></div>
<div><strong>Tarih boyunca Hıristiyanlar türlü zulümlere katlanmış, dünya  zevklerinden ellerini çekerek çile dolu hayatları tercih etmiş, büyük  fedakarlıklarda bulunmuşlardır. Tüm bunlar, samimiyetin önemli birer  göstergeleridir. Ancak Hz. İsa&#8217;nın dönüşünün yakın olduğu bu çağda, bu  samimiyetin daha da güçlü gösterilmesi gerekir.</strong></div>
<div><strong>• Hıristiyan kaynaklarına göre de Hz. İsa yeryüzüne dönecektir.</strong></div>
<div><strong>Yeni Ahit&#8217;te defalarca Hz. İsa&#8217;nın yeryüzüne yeniden döneceği haber  verilir. İbranilere Mektup&#8217;ta yazıldığına göre, &#8220;Mesih ikinci kez&#8230;  kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir.&#8221; (Bap 9, 28)  Daha pek çok Yeni Ahit pasajında Hz. İsa&#8217;nın yeniden geleceği  müjdelenir. Bu vaat kesin olduğuna göre, tüm Hıristiyanların bunu &#8220;dünya  görüşleri&#8221;nin temeli haline getirmeleri, ikinci gelişi her zaman için  beklemeleri ve dünya üzerinde buna göre bir faaliyet yürütmeleri  gereklidir.</strong></div>
<div><strong>• Hıristiyan kaynaklarına göre de Hz. İsa&#8217;nın dönüşü yakındır.</strong></div>
<div><strong>Pek çok Hıristiyan, ikinci gelişin çok yakın olduğu kanaatindedir.  Çünkü Yehi Ahit&#8217;te ve Eski Ahit&#8217;te Mesih&#8217;in gelişi ile ilgili bilgilerin  tamamına yakını gerçekleşmiştir. Tüm dünyada din ahlakının yayılışı,  ateist felsefelerin çökmeye yüz tutması, insanların Allah inancına  yönelişi de önemli bir alamettir. Durum bu iken, hiçbir Hıristiyanın Hz.  İsa&#8217;nın İkinci Gelişi konusunda kayıtsız kalması doğru olmaz.</strong></div>
<div><strong>• Hıristiyan kaynaklarına göre de Hz. İsa&#8217;nın dönüşü, tarihin en  büyük olayı olacaktır.</strong></div>
<div><strong>İkinci geliş Hıristiyan kaynaklarına göre de kesin ve yakın bir  gerçek olduğundan, bunun tüm Hıristiyanlık aleminin en önemli gündemi  olması gerekir. Hz. İsa gibi Allah&#8217;ın üstün kıldığı kutlu bir peygamber  yakında dünyaya geleceğine göre, bunun için hazırlık yapılması, bu  konunun sürekli gündemde tutulması gerekir.</strong></div>
<div><strong>• Hz. İsa geldiğinde tüm inananları birleştireceğinden, zaten  yakında hiçbir anlamı kalmayacak olan Hıristiyanlar arası ayrılıkların,  tartışmaların, husumetlerin bir kenara bırakılması gerekir.</strong></div>
<div><strong>• Hz. İsa geldiğinde, ona inanan tüm Hıristiyanlar ve Müslümanlar  ortak bir inançta birleşeceğine göre, Hıristiyanlar ve Müslümanlar  arasındaki ön yargı ve güvensizliklerin aşılması için şimdiden çalışmak  gerekir.</strong></div>
<div><strong>İncil&#8217;in en son bölümü olan &#8220;Esinlenme&#8221; kitabında şöyle yazar: &#8220;&#8230;  Dünyanın egemenliği, Rabbimiz&#8217;in ve O&#8217;nun Mesihinin oldu. Ve O  sonsuzlara dek egemenlik sürecek.&#8221; (Esinlenme, Bap 11,15)</strong></div>
<div><strong>Tüm Hıristiyanların yaklaşan bu büyük müjdenin bilinci, heyecanı,  aşkı, şevki içinde olması gerekir.</strong></div>
<div><strong>Bu bilinci, heyecanı, aşkı ve şevki yaşayan Müslümanlar olarak  Hıristiyanlara sesleniyoruz:</strong></div>
<div><strong>Gelin, Hz. İsa&#8217;nın yaklaşan dönüşüne el birliği ile hazırlanalım.  Hz. İsa&#8217;nın bize zaten en doğruyu öğreteceğini bilerek, aramızdaki inanç  farklılıklarına saygı gösterelim. Onun görmek istediği gibi, dünyayı  barış, kardeşlik, merhamet ve sevgi ile doldurmaya çalışalım. Ona düşman  olan, Allah&#8217;ı inkar eden felsefe ve ideolojilere karşı el birliği ile  fikri mücadele verelim.</strong></div>
<div><strong>Gelin, dünya tarihinin yaklaşan en büyük mucizelerinden ve  müjdelerinden birini birlikte bekleyelim.</strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isayi-beklemek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HZ. İSA (A.S) VE HZ. MEHDİ (A.S)</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-ve-hz-mehdi-a-s.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-ve-hz-mehdi-a-s.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 12:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Adil]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Hakem]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz Eti]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Haram]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Mace]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Hz.  İsa (a.s.)&#8217;nın inmesine Dair Hadisler Tevatür Derecesindedir
Tevatür: Kuvvetli ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz.  İsa (a.s.)&#8217;nın inmesine Dair Hadisler Tevatür Derecesindedir</strong></p>
<div><strong>Tevatür: Kuvvetli haber,                  içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan                  kuvvetli haber. (Büyük  Lugat-Tur-Dav,                    3003)</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="155"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Şevkani                         de Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın ineceğine dair                        hadislerin sayısının 29&#8242;a ulaştığını                        söyleyerek bunları bir bir nakletmiş                        ve sonunda : Bizim naklettiğimiz                        hadisler görüldüğü gibi </strong><strong>tevatür haddine  ulaştı. Bu beyanımızla                        şu sonuca varılıyor ki, beklenen                        Mehdi hakkındaki hadisler, deccal                        hakkında hadisler ve Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın                        inmesine dair hadisler mütevatirdir                        demiştir.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace, 10/338</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Kıyametin                          büyük alametlerinden biri olmak                          üzere ahir zamanda Hz.İsa (Aleyhisselam)&#8217;ın                          gökten yere ineceğini bildiren                          hadisler </strong><strong>tevatür derecesindedir.<br />
Sahih-i Müslim, 2/58</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Allah                          Resulu (sav)&#8217;den </strong><strong>mütevatir olarak rivayet  edilen hadislere                          göre Allah&#8217;ın Resulu (sav),                           Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın kıyamet gününden                          önce adaletli bir imam ve hakem                          olarak ineceğini haber vermiştir.<br />
Ibn-i Kesir, Hadislerle Kur&#8217;an                          Tefsiri, 13/7163</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
<a name="48"></a>Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın      Geleceğini Bildiren Sahih Hadisler</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="247"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Ebu                                                    Hureyre şöyle demiştir  : Resulullah                                                    (sav) buyurdu ki:<br />
Hayatım elinde olan  Allah&#8217;a yemin                                                    ederim ki, </strong><strong>Meryem  oğlu (İsa                                                      Aleyhisselam)&#8217;ın  adil bir hakim                                                      olarak sizin içinize  inmesi<br />
Sahih-i Müslim, 6/532</strong> muhakkak yakındır. O, salibi (haçı)                                                    kıracak (haça   tapınmayı kaldıracak), domuzu öldürecek (domuz  eti yemenin haram  olduğunu bildirecek), cizyeyi                                                    kaldıracaktır, mal o  kadar çoğalıp                                                    taşacak ki, hiç kimse  mal kabul                                                    etmez olacaktır.<strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Ebu                                                      Hüreyre (r.a.)&#8217;den  rivayet edilmiştir                                                      : Resulullah  (s.a.v.) buyurdu                                                      ki:<br />
Benliğime hakim olan  zata yemin                                                      ederim ki, </strong><strong>Meryem&#8217;in  oğlunun                                                        adaletli bir hakem  olarak size                                                        inmesi pek  yakındır. O, Haç&#8217;ı                                                      kıracak (haça   tapınmayı kaldıracak), domuzu öldürecek (domuz  eti yemenin haram  olduğunu bildirecek), cizyeyi                                                      kaldıracak; mal  çoğalacak ki,                                                      kimse onu kabul  etmeyecektir.<br />
Sünen-i Tirmizi,  4/93</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Ebu                                                      Hüreyre&#8217;den rivayet  edildiğine                                                      göre; Peygamber  (s.a.v.) şöyle                                                      buyurdu :<br />
</strong> <strong>İsa  bin Meryem adil bir                                                      hakim ve adaletli  bir imam (devlet                                                      başkanı) olarak  (gökten yere) </strong><strong>inmedikçe kıyamet kopmayacaktır.                                                      O, (indiğinde) haçı  kıracak (haça  tapınmayı kaldıracak), domuzu                                                      öldürecek (domuz   eti yemenin haram olduğunu bildirecek), cizyeyi kaldıracaktır.                                                      Mal da o kadar  çoğalacaktır ki                                                      hiç bir kimse mal  kabul etmeyecektir.<br />
Sünen-i Ibni Mace,  10/340</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>. .</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="779"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Resulullah                                                    (s.a.v.) buyurdu ki:</strong><strong>İsa bin Meryem (a.s.)  benim ümmetim                                                    içinde;</strong></p>
<p><strong>1- adaletli bir hakim  ve (yönetimde)                                                    adil bir imam olacak,</strong></p>
<p><strong>2- haçı kırıp ezecek  (haça  tapınmayı kaldıracak) ve domuzu                                                    öldürecektir.</strong></p>
<p><strong>3- (Zimmilerden)  Cizyeyi kaldıracak,</strong></p>
<p><strong>4- ve zekatı  terkedecektir. Artık                                                    ne koyun, keçi, sığır  sürüsü ne                                                    de deve sürüsü üzerine  zekat memuru                                                    çalıştırılmayacaktır.</strong></p>
<p><strong>5- Kap su ile dolduğu  gibi yeryüzü                                                    barışla dolacaktır.</strong></p>
<p><strong>6- Din birliği de  olacak, artık                                                    Allah&#8217;tan başkasına  tapılmayacaktır.<br />
Sünen-i Ibni Mace,  10/334</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>1-  Hz. İsa (a.s.)                                                      adaletli bir  yönetici olacaktır.</strong></p>
<p><strong>2- Hadiste Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın haçı                                                      kırıp (haça   tapınmayı kaldıracak), domuzu öldüreceği (domuz  eti yemenin haram  olduğunu bildirecek) belirtilmiştir.                                                      Serhü&#8217;s Sünne&#8217;de ve  başka hadis                                                      kitaplarında; Hz.Hz.  İsa (a.s.)&#8217;ın                                                      tahrif olmuş,  aslından uzaklaşmış                                                      olan Hıristiyanlığı  iptal ederek                                                      Ser-i Şerifimizle  (İslamiyetle)                                                      hükmedeceği  belirtilmiştir. Hz.Hz. İsa (a.s.) tekrar geldiği zaman teslis                                                      inancı haça tapınma,  ruhbaniyet&#8230;                                                      gibi Hıristiyanlığın  da esasında                                                      bulunmayan  hurafeleri kaldıracak,                                                      bu dini indirildiği  ilk haline                                                      döndürecektir.<br />
Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın  domuzu öldürmesine                                                      dair cümlenin manası  da şöyledir                                                      : O, domuz beslemeyi  ve yemeyi                                                      yasaklayacak ve  öldürülmesini                                                      emredecektir. Artık  yeryüzünde                                                      domuz bırakmayacak  ve böylece                                                      domuzun yenilmesini  de tamamen                                                      önleyecektir.</strong></p>
<p><strong>3- Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın  cizyeyi, yani Ehl-i Kitab&#8217;tan alınan vergiyi kaldırmasına dair cümle de  şöyle yorumlanmıştır : Yani Hz. İsa (a.s.), Ehl-i Kitap olan insanları  İslam dinine davet edecek ve böylece cizye vermelerini kabul  etmeyecektir.</strong></p>
<p><strong>Diğer bir yorum  şekli de şöyledir                                                      : Cizye hiç bir  gayr-i müslimden                                                      alınmayacaktır. Bu  nedenle cizye                                                      almaya da gerek  kalmayacaktır.                                                      Çünkü cizye  müslümanların ihtiyaçlarında                                                      kullanılmak üzere  alınır. İhtiyaç                                                      kalmayınca cizye  almaya da gerek                                                      kalmaz.</strong></p>
<p><strong>4- Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın  zekatı terketmesi                                                      de malın bolluğu ve  zekata müstahak                                                      fakirin kalmaması  sebebiyledir.                                                      Bu hüküm de cizye  ile ilgili hüküm                                                      gibidir. Yani Hz.  İsa (a.s.) İslam                                                      dininin koymuş  olduğu zekat hükmünü                                                      kaldıracak değildir.  Böyle bir                                                      mana düşünülemez.  Maksad şudur                                                      : Yüce dinimiz,  zekat müessesesini                                                      o döneme kadar  tatbik edilmek                                                      ve o dönemde gerek  kalmayacağından                                                      tatbik edilmemek  üzere koymuştur.                                                      Hz. İsa (a.s.) da  İslam&#8217;ın konulmuş                                                      hükümlerini tatbik  edecektir.</strong></p>
<p><strong>5- Hz. İsa (a.s.)  zamanında, bütün dünyayı hakimiyeti altına almış olan   Mesih-i Deccal�n fikir sistemi yok edilecek ve  dünyadaki hakimiyeti  tam anlamıyla son bulacaktır. Masonluk  v.s. gibi nifak odakları tamamen  yok edilecek, bütün dünya huzur içinde yaşayacaktır.</strong></p>
<p><strong>6- Bir hadis-i  şeriflerinde Resul-i                                                      Ekrem (sav)  Efendimiz şöyle                                                      buyurmuştur :</strong></p>
<p><strong>Muhakkak O yeryüzüne  inecektir&#8230;                                                      İnsanları İslama  davet edecektir.                                                      O&#8217;nun zamanında  Allah Teala İslam                                                      dışında bütün  dinleri kaldıracak.<br />
Tezkiret-il Kurtubi, 499</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Yukarıdaki hadislerde Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın yeryüzüne  indiriliş                  alameti olarak bildirilen durumların hiçbirisi  gerçekleşmemiştir.                  Hıristiyanlık bozulmus, tahrif edilmiş şeklini muhafaza                  etmekte, teslise (üçleme) inanılmakta, haram olmasına  rağmen domuz eti yenmektedir.                  Dünya karışıklıklar içindedir; huzur, güven, barış                  ortamı yoktur, savaşlar, iç savaşlar devam etmektedir.                  Bolluğun aksine yokluk hakimdir. Bu durumda Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın                  henüz zuhur etmediği  anlaşılmaktadır.    Fakat bu üstün  Peygamber�n geliş zamanı çok yakındır. Peygamberimiz  (sav)�en rivayet edilen  hadisler ve din alimlerinin verdikleri  bilgiler, Hz. İsa (a.s.)�n, Hz. Mehdi  (a.s.) ile Hicri 14. yüzyılda  dünyaya tekrar geleceğini müjdelemektedir. İçinde  bulunduğumuz yüzyıl,  Hicri 14. yüzyıldır.</strong></p>
<p><strong><a name="49"></a>Hz.  İsa (a.s.)                                  Ve Mesih Deccal</strong></p>
</div>
<p><strong>Mesih-i Deccal: Hakki                  batıl, batılı hak gösteren. Sahih hadislerin  haberleriyle,                  ahirzamanda gelecek ve Allah&#8217;ı (c.c.) inkar edip  kendisinin                  ilah olduğunu iddia edecek, dünyayı fesada verecek,                  tek gözlü  bir şahıstır.<br />
Büyük LUGAT TÜR-DAV</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="32"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Her                                      biri Allah&#8217;ın resulu olduğunu                                      iddia eden otuza yakın yalancı </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">deccal</span> gönderilmedikçe                                      kıyamet kopmayacaktır.</strong><strong>Sünen-i Tirmizi, 4/82</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong><br />
Hz. İsa (a.s.) çıkmadan önce birçok sahte <span style="text-decoration: underline;">Mesih                    (deccal)</span> çıkacaktır:</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) ilk defa                   göğe alındığı haliyle yeryüzüne bırakılacağından,                  O&#8217;nun zamanında annesi, babası olan; doğup büyüyen                  33 yaşına gelmiş bir kimsenin Hz. İsa (a.s.) olma  ihtimali                  yoktur. Ondan evvel çıkan sahte Mesihlerin  (deccallerin),                  o devirde anne ve babaları olacaktır. Doğup, büyüyüp                  belli bir yaşa geldikten sonra sahtekarca  kendilerinin                  Hz. İsa (a.s.) olduğunu iddia edeceklerdir. Fakat  dikkatli,                  ferasetli, kültürlü, akıllı insanlar bu yalanları                  farkedip, onlara aldanmayacaklardır. Bu, deccalin,  dünyaya  hakim olmak için materyalist-marksist stratejiyi kullandığı  döneme denk  gelmektedir.</strong></p>
<p><strong>Deccal, bu sefer  dünyaya                  hakim olmak için tekrar strateji değiştirecek, dünyada                  materyalizme galip gelmiş olan &#8220;Yaratılış&#8221; inancını                  kendi menfaati doğrultusunda kullanmak isteyecektir.    Yaratılış inancını insanlara karşı kullanacak, Allah adına ortaya   çıkacak, hatta peygamber olduğunu iddia edecek, fakat ortaya çıkan  fitneden  onun deccal olduğu anlaşılacaktır.</strong></p>
<div><strong> Mesih-i Deccal hipnotizma, manyetizma ve sihir türünden                  bazı yöntemleri kullanarak birçok istidracı (*)  harikalar                  gösterecek, kendisinin Beklenen                  Mesih [yani Hz.  İsa (a.s.)] olduğunu iddia edecektir.  (Mesih, Hz. İsa (a.s.)�n lakabıdır.)</strong></div>
<p><strong>Değerli İslam alimi  Bediüzzaman Said Nursi, Mesih-i Deccal�n aldatıcı  yönünü şu şekilde  belirtmiştir:</strong></p>
<p><strong>Ve onların başına geçen                               en büyükleri, ispirtizma (hipnotizma) ve  manyetizmanın                              hadisatı nev&#8217;inden müdhiş harikalara mazhar  olan Deccal                              ise daha ileri gidip cebbarane suri  hükümetini bir                nevi rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilan eder. Mehdi  ve Deccal, Şaban Döğen, s. 74-75</strong></p>
<p><strong>Üstad&#8217;ın da  sözünde  belirttiği gibi, Deccal hipnotizma ve büyü gösterileri gibi   aldatmacalarla yeterince bilgi sahibi olmayan veya imanen zayıf olan pek  çok kişiyi  kandırabilir. Özellikle de bütün Hıristiyan dünyasının Hz.  İsa&#8217;yı ve  Yahudilerin de Mesihi bekledikleri bir dönemde, Deccal&#8217;in  gösterdiği yalancı  mucizeler ve hileleri, pek çok kişinin Deccal&#8217;e  aldanmasına neden olabilir.</strong></p>
<p><strong>Kendisine Mesih diyen Mesih-i Deccal, halen  dünyanın pek çok ülkesinde teşvik edilen ve meşru gösterilen  ahlaksızlığı, cinsi sapıklığı, homoseksüelliği                              daha da teşvik edecektir.  Onun kendilerine  fayda  getirdiğini zanneden, onun oyununa aldanan, gösterdiği cehennem  hayatını cennet  zanneden pek çok kişi O&#8217;na katılacaklardır. Deccal,  sahte peygamber görünümü  ile dindarları da etkilemeye çalışacak ama  gerçekte onlar arasında ayrılık çıkarmaya,  onları güçsüz düşürmeye,  hatta onları büyük müsibetlere uğratmaya çalışacaktır.  Deccal, samimi  dindar Müslüman, Hıristiyan ve Musevilerin en büyük düşmanı  olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Yanlış yönlendirilmiş bazı  Hıristiyanlar                               o devirde Hz.İsa (as)&#8217;ı beklediklerinden  dolayı, O&#8217;nu tahrif                              edilmiş, değiştirilmiş İncil&#8217;deki vasıfları  ile bekleyeceklerdir.                              Mesih-i Deccal de tam onların hayal  ettikleri gibi                              istidracı harikalıklar gösterecektir.   Örneğin, Hz. İsa (a.s.)� Yüce Rabbimiz�n bahşettiği üstün mucizevi   özelliklere sahip olduğunu iddia edecek, bir                              şahsa hipnoz telkini ile ölmüş annesini  konuşur halde                              gösterecektir. Ayrıca yine sihir ve  hipnozla, annesinin                              O&#8217;na katılmasını tavsiye ettiğini kendisine  işittirecektir.                              Görme ve işitme halüsinasyonları olacaktır.  (Dışarıdan                              bakan sihirin etkisinde olmayan bir kişi ise  o görüntüyü                              göremeyecektir.)</strong></p>
<p><strong>Deccal, önce beklenen  Hz. İsa (a.s.) olduğunu iddia edecek, ardından da Hıristiyanlığın   teslis inancındaki gibi Allah&#8217;ın kendisine hulül ettiğini (içine  girdiğini)  söyleyerek ilahlığını ilan edecektir (Allah� tenzih ederiz).  Bu sapkın yöntemi kullanarak  dünyada muazzam bir taraftar kitlesi  kazanacaktır. Daha çok keyfe ve zevke  yönelik, ahlaksızca ögretileri ve  tavsiyeleri olacağı için taraftarlarının sayısı  daha da artacaktır.</strong></p>
<p><strong>Böyle  azgınlığın arttığı  bir devrede İslam alemi de Hz. Mehdi (a.s.)�n liderliğinde  birleşmiş  olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), her ne kadar Hıristiyan alemini  &#8220;Sahte  Mesih&#8221;e karşı uyaracaksa da, Hıristiyanlar, tam bekledikleri tarzda   iddialarda bulunmasından, bekledikleri zamanda zuhur etmesinden ve  İstidrac  nevinden birçok harikalıklar göstermesinden dolayı bu izahlara   aldırmayacaklardır.</strong></p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.),  deccalin  gösterdiği istidracı harikalıkları bozma konusunda bir öncü olacak ama   deccalin kirli oyunu yine de sona ermeyecektir. O halüsinasyonlardan  oluşan  istidracı harikalıkları ve deccalin bu sinsi oyununu tamamen  ortadan  kaldıracak, onun fikir sistemini yok edecek olan Hz.  İsa  (a.s.) olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman,  bu gerçeği  şöyle izah eder:</strong></p>
<p><strong><em>Sihir                   ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidracı harikalarıyla                   kendini muhafaza eden ve herkese teshir eden (etkisi                  altına alan) o dehşetli Deccal&#8217;i öldürebilecek,  mesleğini                  değiştirecek; ancak harika ve mu&#8217;cizatlı ve umumun                  makbulu bir zat olabilir ki; O zat, en ziyade alakadar                  ve ekser insanların peygamberi olan Hazret-i İsa  Aleyhisselamdır. </em><br />
<em>Mektubat, 53</em></strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="42"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>İşari                                                  manada ayet mealleri</strong><strong>26/32- Bunun                                                                           üzerine asasını bırakıverdi, bir                                                                           de (ne görsünler) o, açıkça bir                                                                           ejderha oluverdi.</strong></p>
<p><strong>7/117- Biz de Musa&#8217;ya: &#8220;Asanı                                                                           fırlatıver&#8221; diye vahyettik. (O                                                                           da fırlatıverince) bir de baktılar                                                                           ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp                                                                           yutuyor.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong>Hz. Musa (a.s.)  o zamanın                              deccallerinin isdidraclarını ancak mucize  ile yok                              etmişti.</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="42"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>&#8230;O&#8217;nun [Hz. İsa (a.s.)'ın] nefesinin  kokusunu duyan hiçbir kafirin ölmemesi mümkün değildir. Deccal&#8217;in  yalancı olduğu etrafa dalga dalga yayılacaktır. Deccaliyet perişan  olacak fikir sistemi yok edilecektir.</strong><strong>Sünen-i Ibn-i Mace, 10/323</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="40"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Hz. İsa (a.s.) </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">Deccal</span>&#8216;a nihayet                                                     Lud kapısı yanına  yetişecek ve                                                    onu öldürecektir.</strong><strong>Sünen-i Tirmizi, 4/105</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.)  Lud  kapısında Mesih-i Deccal ile karşılaşacak,  onu tartışarak yenecektir;  Deccali  öldürmesinden kasıt onun fikir sistemini yok etmesidir. Hz.  Musa (a.s.)�a aynı  şekilde Firavun&#8217;un fikir sistemini yok etmişti. Hz.  İbrahim (a.s.) ise Nemrud&#8217;un  fikir sistemini yok etmişti. Hz. Mehdi  (a.s.) süfyanın şahsını değil fikir  sistemini yok edecek, Hz. İsa  (a.s.) da, Mesih-i Deccal&#8217;in  fikir sistemini ortadan kaldıracaktır.  Önemli olan da, ebette ki bu şahısların  yaydığı sapkın ideolojinin,  toplumları helake götüren kirli fikir sisteminin  ortadan kalkmasıdır.</strong></p>
<p><strong>Deccali yenip  fikir sistemini ortadan  kaldıracak olan Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın gerçek Mesih  olduğunu anlayan Hıristiyan  alemi, Allah�n izniyle, büyük bir süratle  Allah�n takdir ettiği doğru yola  yani hak din olan İslam&#8217;a girecektir.  �strong&gt;Andolsun,  Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse  yoktur,�(Nisa Suresi,  159) ayetinde belirtildiği gibi, bundan sonra  tüm dünya Allah�n hak dinine tabi  olacak ve dinsizlik tamamen ortadan  kalkacaktır.</strong></p>
<p><strong> <a name="51"></a>Hz. İsa (a.s.) Zamanında Yeryüzü Barışla Dolacak</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Kap                                                  su ile dolduğu gibi </strong><strong>yeryüzü                                                     barışla dolacaktır.<br />
-Hiçbir kimse arasında  bir </strong><strong>düşmanlık                                                    kalmayacaktır.<br />
-Ve bütün düşmanlıklar,  boğuşmalar,                                                  hasetleşmeler muhakkak  kaybolup                                                  gidecektir.<br />
Sahih-i Müslim, 1/136</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Savaş (erbabı) da </strong><strong>ağırlıklarını (silah ve  malzemelerini) </strong><strong>bıracak.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace,  10/334</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Harp (erbabi) </strong><strong>ağırlıklarını (yani silah ve  saireyi) </strong><strong>bırakacak.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                Alametleri, 496</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz.  İsa (a.s.) Mesih-i Deccal&#8217;in tüm fikir sistemini ortadan kaldırıp,   sistemini dağıttıktan sonra dünyaya hakim olacaklardır. O zaman tek bir  dinin yani İslamiyetin yeryüzüne yayılması ile  ırkçılık, milli egoizm  yok olacak; sevgi, kardeşlik, güzel ahlak ana düşünce  haline gelecek;  ayrıca masonluk, siyonizm, materyalist felsefe, komünizm,  faşizm,  kapitalizm gibi diğer sapkın ideolojiler de tarih sahnesinden silinecek;   egoistlik, bencillik, kin, düşmanlık gibi her türlü sapkınlık anlamını  kaybederek  yok olacaktır.  Savaşların, çatışmaların  sebepleri yok  olacağı için, savaş sanayine harcanan tirilyonlarca para, bu  sefer  meşru ihtiyaçlara, gıda, imar, teknoloji, bilim, kültür, sağlık  harcamaları  gibi son derece gerekli ve önemli ihtiyaçlara ve bunun  yanında da insanların  mutluluğu için gerekli diğer yatırımlara  harcanacaktır. Elbette doğrusunu Allah  bilir.</strong></p>
<p><strong><a name="52"></a>Hz.  İsa (a.s.)                                  Zamanında Büyük Bolluk Olacak</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>&#8230;</strong><strong>Mal                                                    da o kadar  çoğalacaktır ki,                                                    hiçbir kimse mal kabul  etmeyecektir.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace,  10/340</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Meryem                                                      oğlu (İsa) iner ve  Deccal&#8217;i öldürür.                                                      Ondan sonra kırk yıl </strong><strong>bol nimet içinde yaşarsınız.<br />
Kitab ul Burhan Fi  Alamet-il Mehdiyy                                                      il Ahir Zaman, 90</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>İsa                                                      (Aleyhisselam)&#8217;ın  zekatı terketmesi                                                      de </strong><strong>malın bolluğu ve zekata                                                      muhtaç fakirin  kalmaması sebebiyledir.<br />
Sünen-i Ibn-i Mace,  10/339</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) zamanında, bilimin  gelişmesiyle hayvansal ve bitkisel  gıdaların üretimi arttırılacak, ilim  ve teknoloji son safhaya ulaşacak, dünya  kurulduğundan bu yana  teknolojik olarak en gelişmiş çağ yaşanacaktır. İnsanlar  teknolojinin  imkanlarıyla çok rahat ve bolluk içinde yaşayacaklardır. Hz. İsa  (a.s.)  ve Hz. Mehdi (a.s.)�n öncülüğünü yaptığı bu kutlu dönem, insanların   rahatlık, huzur, güven ve mutluluk içinde yaşadıkları bir refah  dönemidir. Bu döneme  bu yüzden &#8220;Altın Çağ&#8221; adı verilmiştir.</strong></p>
<p><strong><a name="53"></a>Hz.  İsa (a.s.) Yeni Bir Din Getirmeyecektir</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Ebu                                                   Seyh, Kitab-ül Fiten&#8217;de  Ebu Hureyre&#8217;den                                                  tahric etti, Resulullah  buyurdu:                                                  İsa bin Meryem iner,  Deccal&#8217;i                                                  öldürür ve kırk (40) yıl </strong><strong>Allah&#8217;ın                                                    kitabı ve benim  sünnetimle hükmeder, vefat eder.<br />
Kitab ul Burhan Fi  Alamet-il Mehdiyy                                                  il Ahir Zaman, 92</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>İmam                                                    Nevevi: Hz. İsa Ümmeti  Muhammed&#8217;e                                                    Peygamber olarak  değil; </strong><strong>Şeriat-ı                                                      Muhammediyyeyi  tatbik etmek için gelecektir,  demektedir.<br />
El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi  Alamatil                                                    Mehdiyy-il Muntazar,  68</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong><em> Kadi Iyaz:  &#8220;Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın inmesi, Deccal&#8217;i öldürmesi haktır ve gerçektir.                              Ehl-i Sünnet mezhebi ve yolu bu konuda varid  olan                              hadisler nedeniyle budur. Ne akli yönden ne  de Ser-i                              Şerif&#8217;te bu görüşü iptal edebilecek hiçbir  delil yoktur.                              Bu itibarla bu hüküm sabittir. Mütezile ve  Cehemiye                              mezheplerine mensub bazı kimseler ve onlara  katılanlar                              bu konudaki hadislerin, Allah&#8217;ın 33/40- &#8220;Muhammed,                                 &#8230; ancak o, Allah&#8217;ın Resûlü ve  peygamberlerin sonuncusudur.&#8221; mealindeki ayete, Peygamber  Efendimizin &#8220;Benden                                  sonra hiçbir peygamber yoktur&#8221; mealindeki hadisine                              ve Peygamberimizden (s.a.v.) sonra hiçbir  peygamberin                              olmadığına ve şeriatının kıyamete dek ebedi  olup,                              hükümlerinin yürürlükten kalkmayacağına dair  Müslümanların                              icma&#8217;ına ters düştüğü gerekçesiyle  reddedilmiş olduğunu                              ileri sürmekteler ise de; Bu iddia ve  gerekçe batıldır.                              Çünkü Hz. İsa (a.s.) &#8216;ın inmesinden maksad  onun şeriatımızı                              yürürlükten kaldırıcı bir şeriatla ve  Peygamber olarak                              inmesi değildir. Ne bu hadislerde ne de  başka hadislerde                              böyle birşey yoktur. Bilakis Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın şeriatımızla                              hükmedecek adil bir hakim ve halkın  terkettiği şeriatımızın                              hükümlerini ihya edici olarak ineceği sahih  hadislerle                              sabittir.&#8221; demiştir.</em><br />
<em>Sünen-i Ibn-i Mace,  10/338</em></strong></p>
<p><strong><em>Hz. İsa  (a.s.) inecek                              ve hatem&#8217;ür rüsul Resulullah (s.a.v.)  efendimizin                                şeriatina tabi olacaktır.</em><br />
<em>Mektubat-i Rabbani,  2/1309</em></strong></p>
<p><strong>Hz. İsa  (a.s.) Efendimiz                              ahirzamanda yeryüzüne  indirildiği vakit,  peygamberlikle                              vazifeli olarak yeni bir şeriat  getirmeyecektir. Sahih                              hadislerin ve İmam-Rabbani Hazretleri&#8217;nin  izahında                              belirtildiği şekilde, Peygamber Efendimizin  (s.a.v.)                              Şeriatını uygulayacaktır. Kur-an-ı Kerim  ayetlerine                              göre hükmedecektir.<br />
</strong> <strong><br />
<a name="54"></a>Hz.  İsa (a.s.)&#8217;ın                                  Hilyesi</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Peygamber                                                  efendimiz (sav)  buyurmuştur ki:<br />
Onu [Hz. İsa (a.s.)�]  gördüğünüz zaman şu alametlerle                                                  tanıyınız:<br />
1.Uzuna yakın orta boylu<br />
2.Rengi kırmızı ile  beyaza yakın<br />
3.Üzerinde herd boyası  ile boyanmış                                                  iki elbise vardır.<br />
4.O derece temiz ki  kendisine                                                  ıslak dokunmadığı halde  başı su                                                  damlatır gibidir.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                  Alametleri, 499</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Ebu                                                    Hureyre (r.a.) şöyle  dedi: Peygamber                                                    (s.a.v) buyurdu ki:  Geceleyin                                                    yürütüldüğüm zaman  Musa Aleyhisselam&#8217;a                                                    kavuştum. (Peygamber  onu tavsif                                                    ederek:) Bir de gördüm  ki, O Senüe                                                    kabilesi erkeklerinden  biri gibi                                                    kara yağız, uzun  boylu, balık                                                    etli, düz saçlı bir  zattır. İsa&#8217;ya                                                    da kavuştum (Peygamber  onu da                                                    tavsif ederek: ) </strong><strong>İsa,  orta                                                      yapılı, sanki  hamamdan çıkmış                                                      gibi al çehreliydi.<br />
Sahih-i Müslim, 2/1053</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Yine                                                    Abdullah Ibn-i Ömer  (r.a.) dan                                                    rivayet olunduguna  göre Nebi (sav)                                                    demiştir ki:<br />
Ben bu gece kendimi  rüyamda Kabe&#8217;de                                                    buldum. Ansızın esmer  bir kişi                                                    gördüm. Sanki o </strong><strong>esmer  insanlardan                                                      en güzeli, başının  saçı iki omuzu                                                      arasında sarkıyordu.  (Yeni)                                                    taranmış ve arınmıştı  da bas&#8217;inin                                                    saç)ı su damlatıyordu. </strong><strong>İki                                                      elini iki kişinin  iki omuzuna                                                      koyarak Beyt&#8217;i tavaf  ediyordu. (Orada bulunanlara) Bu kimdir?                                                    diye sordum. Onlar :  Bu Meryem&#8217;in                                                    oğlu Mesih (İsa)&#8217;dır,  dediler.<br />
Sahih-i Buhari, 9/177</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
<a name="55"></a>Hz.  İsa (a.s.)                                Peygamberimizin (s.s.v) Kabri Yanına  Defnedilecektir</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>İbni                                                    Asakir Abdullah b.  Selamdan: &#8220;Tevrat&#8217;ta                                                    Peygamberin sıfatı  anlatılıyor                                                    ve orada </strong><strong>İsa  aleyhisselamin                                                      onunla beraber defn  edileceği                                                      yazılıyor.<br />
Buhari Tarihinde, İbni  Asakir                                                    Ondan (Abdullah b.  Selam) dan                                                    nakl ettiklerine göre, </strong><strong>İsa                                                      aleyhisselam  Resulüllah ile iki                                                      Sahabisi (Ebu Bekr  ve Ömer (r.a.)                                                      &#8216;nın yanında defn  edilip kabir                                                      adedi dörde  çıkacaktır.<br />
İbni Cevzi&#8217;nin  Abdullah bin Ömer                                                    (R. Anhüma)&#8217;dan  merfuan nakl ettiği                                                    bir rivayette şöyle  buyurulmaktadır:<br />
&#8220;İsa aleyhisselam  yeryüzüne inecek, </strong><strong>evlenecek çoluk çocuk sahibi                                                      olup kırk beş sene  yaşıyacak,                                                      sonra ölecek,  benimle ayrı kabire                                                      gömülecek, sonra ben  ve İsa aynı                                                      kabirden Ebu Bekr  ile Ömer (r.a.)                                                      arasından  kalkacağız!&#8221;<br />
Kıyamet Alametleri,  246/247</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Hz.                                                      İsa, yeryüzünde  iken </strong><strong>evlenecek                                                        ve bir çocuğu  olacaktır. Ölünce, Müslümanlar onun namazını                                                      kıldıktan sonra </strong><strong>Ravza-i  Mutahhare&#8217;ye defnedeceklerdir.<br />
El-Kavlu&#8217;l Muhtasar  Fi Alamatil                                                      Mehdiyy-il Muntazar,  65</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Muhakkak                                                      ki, Meryem oğlu, İsa  yeryüzüne                                                      indiği zaman  evlenecek, çocuğu                                                      olacak, yeryüzünde  45 yıl kalacaktır.<br />
Miskatü-l Mesabih,  3/47</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) yeryüzünde indikten ve                                                      40 yıl kalıp  yaşadıktan sonra                                                      ölür. Müslümanlar,  O&#8217;nun cenaze                                                      namazını kılarak  O&#8217;nu toprağa                                                      verirler. (Bu hadis,  ebu Davud                                                      et Tayalisi&#8217;nin  Müsned&#8217;inden rivayet                                                      edilmiştir.)<br />
Hazreti Hz. İsa  (a.s.) yeryüzünde                                                       kırk sene yaşadıktan  sonra vefat                                                      edecektir.  Müslümanlar O&#8217;nun cenaze                                                      namazını kılarak  defnedecekler.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret  ve Ahirzaman                                                      Alametleri, 498-499</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>.<br />
Hz. İsa (a.s.) yeryüzünde yaklaşık 40-45  sene kaldıktan                              sonra vazifesini tam yapmış olarak vefat  edecektir.                              Müslümanlar cenaze namazını kılıp, Peygamber  Efendimizin                              (s.a.v.) kabri yanına defnedeceklerdir.</strong></p>
<p><strong><br />
<a name="56"></a>Risale-i Nur Külliyatında  İsa Aleyhisselam<br />
</strong> <strong><br />
Hz. İsa (a.s.) Dünyaya Tekrar  Gönderilecektir:</strong></p>
</div>
<p><strong>Süfyan                              ve mehdi hakkındaki hadislerin ifade  ettikleri mana                              budur ki, ahir zamandan dinsizliğin iki  ceryanı kuvvet                              bulacak.</strong></p>
<p><strong>Birisi:                              Nifak perdesi altında Risalet-i Ahmediyeyi  (A.S.M.)                              inkar edecek süfyan namında müdhiş bir şahıs  ehl-i                              nifakın başına geçecek, Şeriat-ı İslamiyenin  tahribine                              çalışacaktır. Ona karşı Al-i Beyt-i  Nebevinin silsile-i                              nuranisine baglanan, ehl-i  velayet ve ehl-i                               kemalin başına geçecek Al-i Beytten Muhammed  Mehdi                              isminde </strong><strong>bir zat-ı nurani, o Süfyanin  şahs-ı manevisi                                olan cereyan-i münafikaneyi öldürüp  dağıtacaktır.<br />
<em>(Mektubat, 53)</em></strong> <strong><br />
<em><br />
****</em></strong> <strong><br />
<em><br />
</em>Hadis-i şeriflerde Hz. İsa (a.s.)&#8217;dan önce geleceği                              bildirilen Hz.Mehdi; Süfyan&#8217;ın İslam  aleminde yaptığı                              manevi tahribatı tamire çalışacak,  İslamiyetin yeniden                              canlandırılmasına ve dünya çapında  yayılmasına gayret                              edecektir.</strong></p>
<p><strong>Hz.Mehdi  (a.s.), Allah&#8217;ı                              inkar üzerine kurulmuş bütün felsefe ve  teorileri                              tam anlamıyla susturacak, başta Süfyan&#8217;dan  kaynaklanan                              bütün fitne ve fesad odaklarını, kurumlarını  kapatacaktır.                              Mehdi, Halife ünvanıyla İslam  aleminin başına                              geçecek, Kur-an-ı Kerim&#8217;i ve iman esaslarını  günün                              şartlarını da dikkate alarak ilmi bir  şekilde insanlara                              açıklayacak, müminlerin imanlarını  güçlendirecektir.</strong></p>
<p><strong>İkinci  cereyan ise: Tabiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüd eden                              bir cereyan-i nemrudane, gittikçe  ahirzamanda felsefe-i                              maddiye vasıtasiyle intisar ederek kuvvet  bulup, uluhiyeti                              inkar edecek bir dereceye gelir. Nasıl bir  padişahı                              tanımayan ve ordudaki zabıtan ve efrad onun  askerleri                              olduğunu kabul etmiyen vahşi bir adam,  herkese, her                              askere bir nevi padişahlık ve bir güna  hakimiyet verir.                              Öyle de : &#8220;Allah&#8217;ı inkar eden o cereyan  efradları                              birer küçük Nemrud hükmünde nefislerinde  birer rububiyet                              verir.</strong><strong> Ve onların başına geçen en  büyükleri, ispirtizma                                ve manyetizmanın hadisatı nev&#8217;inden müdhiş  harikalara                                mazhar olan deccal ise daha ileri  gidip, cebbarâne                              sûri hükûmetine bir nevi rubûbiyet tasavvur  edip ulûhiyetini                              ilan eder. Bir sineğe maglûb olan ve bir  sineğin kanadını                              bile icad edemeyen âciz bir insanın ulûhiyet  dâvâ                              etmesi, ne derece ahmakcasına bir maskaralık  olduğu                              malumdur.</strong></p>
<p><strong>İşte                              böyle bir sırada (Mesih-i deccalin ortaya  çıktığı sırada),  o cereyan pek kuvvetli göründüğü                              bir zamanda, Hazreti İsa (a.s)&#8217;in şahsiyet-i  maneviyesinden                              ibaret olan hakiki İsevilik dini zuhur  edecek, yani </strong><strong>rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek;                              hal-i hazır Hıristiyanlik dini o hakikata  karşı tasaffi                              edecek, hurafattan ve tahrifattan  sıyrılacak, hakaik-i                              İslamiye ile birleşecek; manen Hıristiyanlık  bir nevi                              İslamiyete inkilab edecektir&#8230; Ve Kur&#8217;an&#8217;a                              iktida ederek, o İsevilik , şahs-ı manevisi,  tabi;                              ve İslamiyet, metbu&#8217; makamında kalacak.  Din-i hak,                              bu iltihak neticesinde azim bir kuvvet  bulacaktır.                              Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken  mağlub olan                              İsevilik ve İslamiyet; ittihad neticesinde,  dinsizlik                              cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında  iken                              alem-i semavetta cism-i başerisiyle bulunan  şahs-ı                              İsa Aleyhisselam, o din-i hak cereyanının  başına geçeceğini                              bir Muhbir-i Sadık, bir Kadir-i Külli Sey&#8217;in  vadine                              istinad ederek haber vermiştir. Madem haber  vermiş,                              haktır, madem Kadir-i Külli Sey &#8220;va&#8217;detmiş  elbette                              yapacaktır.<br />
(Mektubat, 53-54)</strong></p>
<p><strong>****</strong></p>
<p><strong>Mesih&#8217;i Deccal&#8217;in çok  kuvvetli olduğu bir devrede,  Hıristiyanlık dini, içinde bulunduğu  hurafelerden, sapkınlıklardan (teslis,  haç, domuz eti yemek v.s.)  temizlenecek, ilk nuzül ettiği, orjinal haline  dönecektir. İlahi dinler  birbirinin devamı olduğundan birisi bozulunca diğeri  onu düzeltmek ve  yeni hükümler koymak için gönderildiğinden, Hıristiyanlık da   hurafelerden, sapkın inançlardan kurtulduktan sonra manen bir nevi  İslamiyet  olacak, dolayısıyla Hıristiyanlar da Kur-an-ı Kerim&#8217;e  uyacaklardır. Aynı durum  Musevilik için de geçerli olacak. Müslümanlık,  Hıristiyanlık ve Museviliğin birleşmesi  sonucunda inananlar  kuvvetlenip, dinsizlik cereyanını yok edecek bir güce gelecek;  iman  edenlerin başında ise, Allah tarafından cismani olarak dünyaya  gönderilmiş  olan Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.) bulunacaktır. Bunu  Peygamberimiz (sav)  Allah&#8217;ın vaadine dayanarak haber vermiştir. Allah  elbette vaadini yerine  getirecektir.</strong></p>
<p><strong>Sahih  hadislerde  müjdelenen hususlar bunlardır. Ahirzamanda gelmesi beklenen Hz. İsa   (a.s.) efendimizi tek bir zat olarak değil de &#8220;şahs-ı manevi veya   cemaat&#8221; şeklinde düşünmek veya &#8220;gelmiştir, görevini yapıp vefat   etmiştir&#8221; iddiasında bulunmak, mütevatir haline gelmiş bu konuyu   yalanlamak olur ki, manevi sorumluluk getirebilir, müslümanlara çok  büyük zarar  verebilir. Allah bunu vaadetmiştir ve vaadini elbette  yerine getirecektir.  Bediüzzaman başka bir eserinde de Hz. İsa  (a.s.)&#8217;ın dünyaya tekrar gelmesinin  kesin olduğunu bildirmektedir.</strong></p>
<p><strong>Evet,                              hadis-i şerifin ifadesiyle </strong><strong>Hazret-i  İsa&#8217;nın semavi                                nüzulu kat&#8217;i olmakla beraber; mana-yi  işarisiyle                              başka hakikatleri ifade ettiği gibi bu  hakikata da                              mucizane işaret ediyor.<br />
(Kastamonu  Lahikası, 50)</strong></p>
<p><strong>Hz.  İsa (a.s.) Mesih Deccal&#8217;i Öldürecektir:</strong></p>
<p><strong>Kat&#8217;i ve  sahih rivayette var ki: &#8220;İsa Aleyhisselam büyük Deccal&#8217;i öldürür.&#8221;<br />
Vel&#8217;ilmü indallah, bunun da iki vechi var:<br />
</strong> <strong><br />
Bir vechi şudur ki: Sihir ve manyetizma ve ispirtizma                              gibi istidracı harikalarıyle kendini  muhafaza eden                              ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccal&#8217;i  öldürebilecek,                              mesleğini değiştirecek; ancak harika ve  muc&#8217;cizatlı                              ve umumun makbulü bir zat olabilir ki: </strong><strong>O  zat, en                                ziyade alakadar ve ekser insanların  Peygamberi olan                                Hazret-i İsa Aleyhisselam&#8217;dır.</strong></p>
<p><strong>İkinci vechi şudur                              ki: &#8220;Şahs-i İsa Aleyhisselam&#8217;ın kılıncı  ve maktul                              olan şahs-ı Deccal&#8217;in, teşkil ettiği  dehşetli maddiyunluk                              ve dinsizlik azametli heykeli ve şahs-ı  manevisini                              mahvedecek ancak İsevi ruhanileridir ki; o  ruhaniler,                              din-i İsevinin hakikatını hakikat-ı İslamiye  ile mezcaderek                              o kuvvetle onu dağıtacak, manen öldürecek.  Hatta,                              &#8220;Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hazret-i  Mehdi&#8217;ye                              namazda iktida eder, tabi olur. &#8221; diye  rivayeti bu                              ittifaka ve hakikat-ı Kur-aniyenin  mutbuiyetine ve                              hakimiyetine işar<em>et eder.</em><br />
<em>(Sualar, 493)</em></strong></p>
<p><strong>****<br />
<em><br />
</em>Sihir ve hipnotizma gibi harikulade kuvvetlerle                              herkesi etkileyerek varlığını sürdüren  deccal ve onun                              fikir sistemi, ancak, vahiyle hareket eden  gerektiğinde                              mucizelerle desteklenen Hz. İsa (a.s.)  tarafından yok                              edilecektir.</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa  (a.s.) tekrar                              dünyaya geldigi zaman yeni bir din  getirmeyecek, Islam                              dinine uyacaktir. Fakat bir peygamber olduğu  için,                              kendisine vahiy gelecek ve mucize  gösterecektir.</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın idaresi  altında  Hıristiyanlığın                              hakikati ile İslamiyeti birleştiren  talebeleri, bu                              birleşmenin sağladığı güç ile Mesih-i  Deccal&#8217;in dinsizlik                              cereyanını, Allah&#8217;ı  inkar fikrini etkisiz  hale                              getirip, yok edecektir.</strong></p>
<p><strong>Hem alem-i insaniyette                              inkar-ı uluhiyet niyetiyle medeniyet ve  mukaddesat-ı                              beşeriyeyi zir ü zeber eden Deccal  komitesini, Hazret-i                              Hz. İsa (a.s.) &#8216;ın din-i hakikisini  İslamiyetin hakikatiyle                              birleştirmeye çalışan hamiyetkar ve fedakar  bir İsevi                              cemaati namı altında ve </strong><strong>&#8220;Müslüman  İseviler&#8221; ünvanına                                layık bir cemiyet, o Deccal komitesini,   Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın riyaseti altında öldürecek ve dağıtacak;    beşeri, inkar-ı uluhiyetten kurataracak.<br />
<em>(Mektubat 413)</em></strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.)  Geldiğinde                              Başlarda Tanınmaması:</strong></p>
<p><strong>Hazret-i  İsa Aleyhisselam                              geldiği vakit, herkes O&#8217;nun hakiki İsa  olduğunu bilmek                              lazım değildir. Onun mukarreb ve havassı,  nur-u iman                              ile O&#8217;nu tanır. Yoksa bedahet derecesinde  herkes O&#8217;nu                              tanımayacaktır.<br />
<em>(Mektubat, 54)</em></strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman  hazretleri,                              Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın dünyaya geldiğinin ilk  yıllarında                              ancak yakın talebeleri tarafından imanın  nuru ile                              tanınabileceğini, yoksa herkesin açıkça onu  tanıyamayacağını                              bildiriyor.</strong></p>
<p><strong>Hatta  Hazret-i İsa Aleyhisselam&#8217;ın                              nuzülü dahi ve kendisi İsa Aleyhisselam  olduğu, nur-u                              imanın dikkatiyle bilinir, herkes bilemez.<br />
(Sualar, 487)</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa  (a.s.) yeryüzüne                              ilk geldiği vakit (nüzul ettiği vakit)  imtihan sırrı                              olarak kendisini bilmeyecek, daha sonra  kendisinin                              farkına varacaktır. Talebeleri de imanın  nuru ile                              O&#8217;nu zann-ı galiple (büyük zanla) sonradan  tanıyacaklardır.                              Herkes açıkça O&#8217;nun Hz. İsa&#8217;(a.s.) olduğuna  hemen kanaat getiremeyecekdir.                              Küçük bir Hıristiyan grup içerisinde  mücadelesine                              başlayacaktır.</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) tam  anlamıyla                              zuhur ettikten sonra görebilen herkes onu  görecek                              ve hakiki Hz. İsa (a.s.) olduğunu  bileceklerdir. Fakat                              yine de &#8220;Acaba gerçekten İsa bu mu?&#8221; diye  şüphe edenler                              var olacaktır. Böyle şüphesi olanlar küfürle  suçlanamaz,                              çünkü bu konu bir Akaid konusu değildir.  Yalnız böyle                              şüphede olanlar bu mübarek şahsın feyzinden,  bereketinden                              mahrum kalabilir.</strong></p>
<p><strong>Hz.  İsa (a.s.)&#8217;ın Küçük                              Bir Cemaati Olacak:</strong></p>
<p><strong>İsa  Aleyhisselam&#8217;ı nur-u                              iman ile tanıyan ve ona tabi olan cemaat-i  ruhaniye-i                              mücahidinin kemiyeti, Deccal&#8217;in mektepçe ve  askerce                              ilmi ve maddi ordularına nisbeten çok az ve  küçük                              olmasına işaret ve kinayedir.<br />
(Sualar, 495)</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) küçük                              bir cemaat içerisinde vazifeye  başlayacaktır. Daha                              ziyade İsrail ve İsrail&#8217;e yakın bölgelerde  faaliyet                              gösterecektir. Okullarda ve askeri  birimlerde talebeleri                              olacak ilk başta kendilerini  gizleyeceklerdir.(Doğrusunu Allah bilir)</strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="452" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="99"><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
<td width="425" height="28">
<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"><strong>Hakim                                                  et-Tirmizi, &#8220;Nevdirü&#8217;l  Usul&#8221;da                                                  şöyle nakletmiştir.  Peygamberimiz                                                  (sav): Meryem oğlu İsa  Ümmetim                                                  içinde havarilerinden  bir takım                                                  halkı bulacaktır. Başka  rivayette                                                  ise Peygamberimiz (sav)  üç                                                  defa: Muhakkak ki Mesih  (İsa)                                                  aleyhisselam bu ümmetten  birtakım                                                  kavimlere yetişecek ki,  onlar                                                  sizin gibidirler. Yahut  sizden                                                  daha hayırlıdırlar.  İlkinde benim                                                  sonunda Mesih (İsa)&#8217;nın  bulunduğu                                                  bir ümmeti Allah asla  utandırmaz,                                                  buyurmuştur.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                  Alametler, 501</strong><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/sphere1.gif" alt="" width="12" height="12" /></strong></p>
<p><strong>Resulullah                                                    (sav) efendimiz şöyle  buyurdu:<br />
Yemin ediyorum ki  Meryem oğlu                                                    İsa o gün yeryüzünün  en hayırlı                                                    800 erkek ile 400  kadın kişilerin                                                    yanlarına inecektir.<br />
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve  Ahirzaman                                                    Alametler, 498</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td width="14" height="28"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><strong><img src="http://www.hazretimehdi.com/images/c1.jpg" alt="" width="452" height="5" /></strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong><br />
Hz. İsa (a.s.) Hakkında Bazı Hadisler  Mütaşabihtir:</strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman  Said Nursi,                              Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın inmesine ve Deccal&#8217;i  öldürmesine aid                              hadislerin müteşabih (benzetmelerle  anlatılan) hadislerden                              olduğunu, muhakkak tevilinin yapılması, yani  müteşabihatının                              çözülerek açıklanması gerektiğini izah  etmektedir.                              Aksi takdirde, sözde alimlerin bu hadislerin  müteşabıhatına                              aldırmadan, zahirine bakıp şüpheye düştüğünü  veya                              hadisi tamamen reddetme yoluna gittiklerini  ifade                              etmektedir.</strong></p>
<p><strong>Ahir  zamanda Hz. İsa (a.s.) nüzulüne ve Deccal&#8217;i öldürmesine ait hadis-i                              şahihanın ma&#8217;na-yı hakikileri  anlaşılmadığından, bir                              kısım zahir ulemalar, o rivayet ve  hadislerin zahirine                              bakıp şüpheye düşmüşler; veya sıhhatini  inkar edip,                              veya hurafevari bir mana verip adeta muhal  bir sureti                              bekler bir tarzda avam-i müslimine zarar  verirler.                              Mülhidler ise, bu gibi zahirce akıldan çok  uzak hadisleri                              şerr-i rüşte ederek hakaik-i İslamiyeye  tezyifkarane                              bakıp taarruz ediyorlar. Risale-i Nur, bu  gibi ehadis-i                              müteşabihenin hakiki te&#8217;villerini Kur&#8217;an  feyziyle                              göstermiş. Şimdilik nümune olarak bir tek  misal beyan                              ederiz. Şöyle ki:</strong></p>
<p><strong>Hz. İsa (a.s.) Deccal                              ile mücadelesi zamanında, Hazret-i İsa (as)  onu öldüreceği                              vakitte, on arşın yukarıya atlayıp sonra  kılıncı onun                              dizine yetiştirebilir derecesinde, vücudda o  derece                              Deccalin heykeli Hazret-i İsa  Aleyhisselamdan on,                              belki yirmi misli yüksek kametli olmak lazım  gelir.                              Bu rivayetin zahiri ifadesi sırr-ı teklife  ve sırr-ı                              imtihana münafi olduğu gibi nev-i beşerde  cari olan                adetullaha muvafık düşmüyor.<br />
<em>(Kastamonu Lahikası,  49)</em></strong> <strong><br />
<em><br />
****</em></strong> <strong><br />
<em><br />
</em>Rivayette var ki:  İsa Aleyhisselam Deccal&#8217;i                              öldürdüğü münasebetiyle &#8220;Deccal&#8217;in fevkalade  büyük                              ve minareden daha yüksek bir azamet-i  heykelde ve                              Hazret-i İsa aleyhisselam ona nisbeten çok  küçük bulunduğunu..&#8221;                              gösterir.</strong></p>
<p><strong>Bunun  tevili şu olmak                              gerektir ki:<br />
İsa Aleyhisselam&#8217;ı nur-u iman ile tanıyan ve  tabi                              olan cemaat-i ruhniye-i mücahidinin  kemiyeti, Deccal&#8217;in </strong><strong>mektepçe ve askerce ilmi ve maddi ordularına                              nisbeten çok az ve küçük olmasına işaret ve  kinayedir.<br />
<em>(Sualar, 495)</em></strong></p>
<p><strong>Bediüzzaman  Hazretleri,                              hadis-i şerifte İsa aleyhisselam&#8217;ın Deccal  ile mücadelesinde                              onu öldüreceği vakitte on arşın (5 metre)  yukarıya                              atladıktan sonra kılıcı ancak onun  dizine yetiştirebildiği                              derecesinde Deccal&#8217;in İsa (a.s.)&#8217;a oranla  boyunun                              on-oniki katı (18-20 m.) uzun olması  gerektiğini izah                              etmektedir. Böyle bir yaratılış, Allah&#8217;ın  kudreti                              dahilinde olmakla beraber adetullaha  aykırıdır.</strong></p>
<p><strong>Adetullah: Allah&#8217;ın                              kainatta koyduğu değişmez yasalar.</strong></p>
<p><strong>Ancak bu  bekleniş tarzı                              deccalin asker gücüne, eğitim kurumlarına ve  her                              alanda maddi bakımdan üstün ordularına  kıyasla Hz. İsa (a.s.)                              ve cemaatinin sayıca çok daha az olduğuna  işaret                              ettiği şeklinde açıklanırsa, mesele daha  akılcı anlaşılır                              bir hale gelmiş olur.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isa-a-s-ve-hz-mehdi-a-s.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURAN&#8217;DA AHİR ZAMANA VE HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;YE İŞARET EDEN AYETLER</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuranda-ahir-zamana-ve-hz-mehdi-a-s-ye-isaret-eden-ayetler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuranda-ahir-zamana-ve-hz-mehdi-a-s-ye-isaret-eden-ayetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 07:49:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Bizi]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Edin]]></category>
		<category><![CDATA[Etti]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem]]></category>
		<category><![CDATA[Nahl Suresi]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Sahib]]></category>
		<category><![CDATA[Uydular]]></category>
		<category><![CDATA[Veli]]></category>
		<category><![CDATA[Yolla]]></category>
		<category><![CDATA[Zalim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[KURAN&#8217;DA AHİR ZAMANA VE       ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KURAN&#8217;DA AHİR ZAMANA VE              HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;YE<br />
İŞARET EDEN AYETLER</strong></p>
<p><strong>Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere                  lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar  kılmak                  istiyoruz. (Kasas Suresi, 5)</strong></p>
<p><strong>Biz hangi memlekete bir peygamber  gönderdiysek                  onun halkı yalvarıp-yakarsınlar diye, mutlaka onları  dayanılmaz                  bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz. (Araf                    Suresi, 94)</strong></p>
<p><strong>Andolsun, senden önceki ümmetlere  (peygamberler)                  gönderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve  sıkıntılarla                  çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar diye. (Enam Suresi, 42)</strong></p>
<p><strong>Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve:  &#8220;Rabbimiz,                  bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından  bir                  veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım  eden                  yolla&#8221; diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf                  bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa                    Suresi, 75)</strong></p>
<p><strong>İnsanların kendi ellerinin kazandığı  dolayısıyla,                  karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki,  dönerler                  diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını  kendilerine                  taddırmaktadır. (Rum Suresi,                    41)</strong></p>
<p><strong>Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı)  Güvenlik                  ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol  gelmekteydi;                  fakat Allah&#8217;ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah  yaptıklarına                  karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı. (Nahl Suresi, 112)</strong></p>
<p><strong>Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali                   başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?  Onlara                  öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve  öylesine                  sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü&#8217;minlerle;  &#8220;Allah&#8217;ın                  yardımı ne zaman?&#8221; diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz  Allah&#8217;ın                  yardımı pek yakındır. (Bakara                    Suresi, 214)</strong></p>
<p><strong>&#8230; Sonra onların arkasından öyle  nesiller                  türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler ve  şehvetlerine                  kapılıp-uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının  cezasıyla                  karşılaşacaklardır. (Meryem  Suresi,                    59)</strong></p>
<p><strong>Kim de benim zikrimden yüz çevirirse,  artık                  onun için sıkıntılı bir geçim vardır&#8230; (Taha Suresi, 124)</strong></p>
<p><strong>Eğer o ülkeler halkı inansalardı ve  korkup-sakınsalardı,                  gerçekten üzerlerine hem gökten, hem yerden (sayısız)  bolluklar                  (bereketler) açardık; ancak onlar yalanladılar, biz de  onları                  kazanageldikleri nedeniyle yakalayıverdik. (Araf Suresi, 96)</strong></p>
<p><strong>Sizden önceki nesillerden onlardan  kurtardığımızdan                  pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek  fazilet                  sahibi kişiler bulunmalı değil miydi? Zulmedenler ise,  içinde                  bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar,  suçlu-günahkarlardı. (Hud Suresi, 116)</strong></p>
<p><strong>O, iş başına geçti mi (ya da sırtını  çevirip                  gitti mi) yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve  nesli                  helak etmeye çaba harcar. Allah ise, bozgunculuğu  sevmez. (Bakara Suresi, 205)</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Gerçekten sen, gönderilen  (elçi)lerdensin.                  Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).  (Yasin Suresi, 3-4)</strong></p>
<p><strong>Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar  edenler,                  kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar,  (bulundukları                  durumdan) kopup-ayrılacak değillerdi. (O delil de)  Allah&#8217;tan                  gönderilmiş bir elçi (ki,) tertemiz sahifeleri  okumaktadır;                  onların içinde dosdoğru &#8216;yazılı-hükümler&#8217; vardır. (Beyyine Suresi, 1-3)</strong></p>
<p><strong>İçlerinden bir adama: &#8220;İnsanları uyar                  ve iman edenlere, muhakkak kendileri için Rableri  katında                  &#8216;gerçek bir makam&#8217; olduğunu müjde ver&#8221; diye vahyetmemiz,                   insanlara şaşırtıcı mı geldi? İnkar edenler: &#8220;Gerçekten  bu,                  açıkça bir büyücüdür&#8221; dediler. (Yunus                     Suresi, 2)</strong></p>
<p><strong>Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara  resulleri                  geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve  onlar                  zulme uğratılmazlar. (Yunus                    Suresi, 47)</strong></p>
<p><strong>Müşrikler istemese de o dini (İslam&#8217;ı)                  bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve  hak                  dinle gönderen O&#8217;dur. (Tevbe                    Suresi, 33)</strong></p>
<p><strong>Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din  ile,                  diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi.  Şahid                  olarak Allah yeter. (Fetih Suresi,                     28)</strong></p>
<p><strong>Ey iman edenler, içinizden kim dininden                   geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin  onları                  sevdiği, onların da kendisini sevdiği mü&#8217;minlere karşı  alçak                  gönüllü, kafirlere karşı ise &#8216;güçlü ve onurlu,&#8217; Allah  yolunda                  cehd eden (çaba harcayan) ve kınayıcının kınamasından  korkmayan                  bir topluluk getirir. Bu, Allah&#8217;ın bir fazlıdır, onu  dilediğine                  verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir. (Maide                    Suresi, 54)</strong></p>
<p><strong>Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu)                   emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir  topluluk                  bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. (Al-i İmran Suresi, 104)</strong></p>
<p><strong>Ve onların içinden, sabrettikleri zaman                   emrimizle doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık;  onlar                  bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı. (Secde Suresi, 24)</strong></p>
<p><strong>Dedi ki: &#8220;Kiminiz kiminize düşman                  olarak, hepiniz ordan inin. Artık size Benden bir yol  gösterici                  gelecektir; kim Benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp  sapmaz                  ve mutsuz olmaz.&#8221; (Taha                    Suresi, 123)</strong></p>
<p><strong>Doğruyu getiren ve doğrulayanlara  gelince;                  işte onlar muttaki (takva sahibi) olanlardır. (Zümer                    Suresi, 33)</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi  Allah&#8217;ın                  oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek  olurlarsa,                  şüphesiz Allah, yaptıklarını görendir. (Enfal                    Suresi, 39)</strong></p>
<p><strong>İnkar edenlere de ki: &#8220;Yakında  yenilgiye                  uğratılacaksınız ve toplanıp cehenneme sürüleceksiniz.&#8221;                  Ne kötü yataktır o. (Al-i İmran                    Suresi, 12)</strong></p>
<p><strong>Bizim uğrumuzda cehd edenlere (çaba  harcayanlara),                  şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allah, ihsan  edenlerle                  beraberdir. (Ankebut Suresi,                    69)</strong></p>
<p><strong>Musa kavmine: &#8220;Allah&#8217;tan yardım dileyin                   ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah&#8217;ındır; ona  kullarından                  dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler  içindir.&#8221;                  dedi. Dediler ki: &#8220;Sen bize gelmeden önce de, geldikten                  sonra da eziyete uğratıldık.&#8221; (Musa:) &#8220;Umulur ki,                  Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde  halifeler                  (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı  gözleyecek&#8221;                  dedi. (Araf Suresi, 128-129)</strong></p>
<p><strong>O, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı                   gerçekleştirmek ve batılı geçersiz kılmak için (böyle  istiyordu.) (Enfal Suresi, <img src='http://www.mehdiyet.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p><strong>Hayır, biz hakkı batılın üstüne  fırlatırız,                  o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki,  o,                  yok olup gitmiştir. (Allah&#8217;a karşı)  Nitelendiregeldiklerinizden                  dolayı eyvahlar size. (Enbiya                    Suresi, 18)</strong></p>
<p><strong>De ki: &#8220;Şüphesiz Rabbim hakkı (batılın                  yerine veya dilediği kimsenin kalbine) koyar. O,  gaybleri                  bilendir. De ki: &#8220;Hak geldi; batıl ise ne (bir şey)  ortaya                  çıkarabilir, ne geri getirebilir.&#8221;  (Sebe Suresi, 48-49)</strong></p>
<p><strong>De ki: &#8220;Hak  geldi, batıl yok oldu.                  Hiç şüphesiz batıl yok olucudur. (İsra Suresi, 81)</strong></p>
<p><strong>Ağızlarıyla Allah&#8217;ın nurunu söndürmek  istiyorlar.                  Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu  tamamlamaktan                  başkasını istemiyor. (Tevbe  Suresi,                    32)</strong></p>
<p><strong>Onlar ki, yanlarındaki Tevrat&#8217;ta ve  İncil&#8217;de                  (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi)  olan                  elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği)  emrediyor,                  münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal,  murdar                  şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini,  üzerlerindeki                  zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup  savunanlar,                  yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru  izleyenler;                  işte kurtuluşa erenler bunlardır.  (Araf Suresi, 157)</strong></p>
<p><strong>Onlar, Allah&#8217;ın nurunu ağızlarıyla  söndürmek                  istiyorlar. Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır;  kafirler                  hoş görmese bile. (Saff Suresi,                    <img src='http://www.mehdiyet.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p><strong>Sonra biz, elçilerimizi ve iman  edenleri                  böyle kurtarırız; mü&#8217;minleri kurtarmamız bizim üzerimize  bir                  haktır. (Yunus Suresi, 103)</strong></p>
<p><strong>Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve                  destekçisi)dir. Onları karanlıklardan nura çıkarır;  inkar                  edenlerin velileri ise tağut&#8217;tur. Onları nurdan  karanlıklara                  çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süresiz  kalacaklardır. (Bakara Suresi, 257)</strong></p>
<p><strong>Dediler ki: &#8220;Eğer seninle birlikte                  hidayete uyacak olursak, yerimizden (yurdumuzdan ve  konumumuzdan)                  çekilip-kopartılırız.&#8221; Oysa biz onları, kendi katımızdan                   bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp  toplandığı,                  güvenli bir harem&#8217;de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların  çoğu                  bilmiyorlar. (Kasas Suresi, 57)</strong></p>
<p><strong>İşte böyle, senden önce de (herhangi)  bir                  memlekete bir elçi göndermiş olmayalım, mutlaka onun  refah                  içinde şımarıp azan önde gelenleri (şöyle) demişlerdir:  &#8216;Gerçekten                  biz, atalarımızı bir ümmet (din) üzerinde bulduk ve  doğrusu                  biz, onların izlerine (eserlerine) uymuş kimseleriz&#8217;(O  peygamberlerden                  her biri şöyle) Demiştir: &#8216;Ben size atalarınızı üstünde  bulduğunuz                  şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı? Onlar da  demişlerdi                  ki: &#8216;Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir  olanlarız&#8217;. (Zuhruf Suresi, 23-24)</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Gönderilmişlere selam olsun. (Saffat Suresi, 181)</strong></p>
<p><strong>İşte bunlar, Allah&#8217;ın ayetleridir;  onları                  sana bir hak olarak okuyoruz. Sen de gönderilen  elçilerdensin. (Bakara Suresi, 252)</strong></p>
<p><strong>&#8230; Her nerede olursanız, Allah sizleri                   bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah, her şeye güç  yetirendir. (Bakara Suresi, 148)</strong></p>
<p><strong>Ve derlerdi ki: &#8220;Biz, ünlenmiş bir                  şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz?&#8221; Hayır, o,  hakkı                  getirmiş ve gönderilen (elçi)leri de doğrulamıştı. (Saffat                    Suresi, 36-37)</strong></p>
<p><strong>Andolsun, gönderilen kullarımıza (şu)  sözümüz                  geçmiştir: Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve  zafer)                  bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün  gelecek                  olanlar onlardır. (Saffat Suresi,                    171-173)</strong></p>
<p><strong>Andolsun senden önce de elçiler  yalanlandı;                  onlara, yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları ve  eziyete                  uğratıldıkları şeye sabrettiler. Allah&#8217;ın sözlerini  (va&#8217;dlerini)                  değiştirebilecek yoktur. Andolsun, gönderilenlerin  haberlerinden                  bir bölümü sana da geldi. (Enam                    Suresi, 34)</strong></p>
<p><strong>Birbiri ardınca gönderilenlere andolsun  (Mürselat                   Suresi, 1)</strong></p>
<p><strong>Elçilerini hidayet ve hak din üzere  gönderen                  O&#8217;dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam&#8217;ı) bütün dinlere  karşı                  üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 9)</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Allah içinizden iman edenlere ve salih                  amelde bulunanlara vaadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan  öncekileri                  nasıl &#8216;güç ve iktidar sahibi&#8217; kıldıysa, onları da  yeryüzünde                  &#8216;güç ve iktidar sahibi&#8217; kılacak, kendileri için seçip  beğendiği                  dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve  onları                  korkularından sonra güvenliğe çevirecektir&#8230; (Nur Suresi, 55)</strong></p>
<p><strong>Allah&#8217;ın yardımı ve fetih geldiği  zaman,                  ve insanların Allah&#8217;ın dinine dalga dalga girdiklerini  gördüğünde,                  hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O&#8217;ndan mağfiret  dile.                  Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr Suresi, 1-3)</strong></p>
<p><strong>Andolsun, biz Zikir&#8217;den sonra Zebur&#8217;da                  da: &#8220;Şüphesiz Arz&#8217;a salih kullarım varisçi olacaktır&#8221;                  diye yazdık. (Enbiya Suresi,                    105)</strong></p>
<p><strong>Ve sizi onların topraklarına,  yurtlarına,                  mallarına ve daha ayak basmadığınız bir yere mirasçı  kıldı.                  Allah, her şeye güç yetirendir.  (Ahzab Suresi, 27)</strong></p>
<p><strong>Sonra, nasıl  yapıp-davranacaksınız diye gözlemek                  için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.  (Yunus                  Suresi, 14)</strong></p>
<p><strong>&#8230; Kötülüğü açıp gideren ve sizi  yeryüzünün                  halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir ilah  mı?                  Ne az öğüt-alıp düşünüyorsunuz.  (Neml Suresi, 62)</strong></p>
<p><strong>Onlar ki, yeryüzünde kendilerini  yerleştirir,                  iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar,  zekatı                  verirler, ma&#8217;rufu emrederler, münkerden sakındırırlar.  Bütün                  işlerin sonu Allah&#8217;a aittir. (Hac                    Suresi, 41)</strong></p>
<p><strong>Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten)                   iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Al-i İmran Suresi, 139)</strong></p>
<p><strong>Ancak iman edenler, salih amellerde  bulunanlar                  ve Allah&#8217;ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan  sonra                  zafer kazananlar başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir  inkılaba                  uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir. (Şuara Suresi, 227)</strong></p>
<p><strong>Kendisine bereketler kıldığımız yerin  doğusuna                  da, batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları  (müstaz&#8217;afları)                  mirasçılar kıldık&#8230; (Araf Suresi,                     137)</strong></p>
<p><strong>Allah, yazmıştır: &#8220;Andolsun, ben galip                  geleceğim ve elçilerim de.&#8221; Gerçekten Allah, en büyük                  kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele                    Suresi, 21)</strong></p>
<p><strong>Allah&#8217;ı, sakın elçilerine verdiği  sözden                  dönen sanma. Gerçekten Allah azizdir, intikam sahibidir. (İbrahim Suresi, 47)</strong></p>
<p><strong>Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka  yerleştireceğiz.                  İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait  (bir                  ayrıcalıktır). Fetih istediler, (sonunda) her zorba  inatçı                  bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti.  (İbrahim Suresi, 14-15)</strong></p>
<p><strong>Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha  var:                  Allah&#8217;tan &#8216;yardım ve zafer (nusret)&#8217; ve yakın bir fetih.  Mü&#8217;minleri                  müjdele. (Saff Suresi, 13)</strong></p>
<p><strong>Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih  verdik.                  Öyle ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını  bağışlasın,                  üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola  yöneltsin.                  Ve Allah, sana &#8216;üstün ve onurlu&#8217; bir zaferle yardım  etsin. (Fetih Suresi, 1-3)</strong></p>
<p><strong>&#8230; Fakat Allah, sizin bilmediğinizi  bildi,                  böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. (Fetih Suresi, 27)</strong></p>
<p><strong>Müjde, dünya hayatında ve ahirette  onlarındır.                  Allah&#8217;ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük  &#8216;kurtuluş                  ve mutluluk&#8217; budur. (Yunus Suresi,                     64)</strong></p>
<p><strong>De ki: &#8220;Herkes gözetlemektedir; siz                  de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun  sahipleri                  kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında  öğreneceksiniz.&#8221; (Taha Suresi, 135)</strong></p>
<p><strong>Allah kendi (dini)ne yardım edenlere  kesin                  olarak yardım eder. Şüphesiz Allah, güçlü olandır, aziz  olandır. (Hac Suresi, 40)</strong></p>
<p><strong>Ey iman edenler, Allah&#8217;a itaat edin;  elçiye                  itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de&#8230; (Nisa Suresi, 59)</strong></p>
<p><strong>&#8220;Korkma&#8221; dedik. &#8220;Muhakkak                  sen üstün geleceksin.&#8221; (Taha                    Suresi, 68)</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Gerçekten Allah&#8217;ın Kitabını okuyanlar,                  namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak  verdiklerimizden                  gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara  uğramayacak                  bir ticareti umabilirler. (Fatır                    Suresi, 29)</strong></p>
<p><strong>Mallarını Allah yolunda infak edenlerin                   örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane  bulunan                  bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat  kat                  artırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir. (Bakara                    Suresi, 261)</strong></p>
<p><strong>Rabbinizin rızkından yiyin ve O&#8217;na  şükredin.                  Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabbiniz var. (Sebe                    Suresi, 15)</strong></p>
<p><strong>Sizin yanınızda olan tükenir, Allah&#8217;ın                  katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını  yaptıklarının                  en güzeliyle biz muhakkak vereceğiz. Erkek olsun, kadın  olsun,                  bir mü&#8217;min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç  şüphesiz                  biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların  karşılığını,                  yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl                    Suresi, 96-97)</strong></p>
<p><strong>Allah barış yurduna çağırır ve kimi  dilerse                  dosdoğru yola yöneltip-iletir. Güzellik yapanlara daha  güzeli                  ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı  sarar,                  ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada  süresiz                  kalacaklardır. (Yunus Suresi,                    25-26)</strong></p>
<p><strong>De ki: &#8220;Şüphesiz &#8216;lutuf ve ihsan  (fazl)&#8217;                  Allah&#8217;ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah  (rahmeti)                  geniş olandır, bilendir. O, kime dilerse rahmetini  tahsis                  eder, Allah büyük &#8216;lutuf ve ihsan (fazl)&#8217; sahibidir.&#8221; (Al-i İmran Suresi, 73-74)</strong></p>
<p><strong>Kime dilerse hikmeti ona verir;  şüphesiz                  kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da  verilmiştir.                  Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Bakara Suresi, 269)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuranda-ahir-zamana-ve-hz-mehdi-a-s-ye-isaret-eden-ayetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

