<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Peygamber Efendimiz</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/peygamber-efendimiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Sayın Adnan Oktar Hz. Musa (a.s.)’ın Ahir Zamanda Bulunacak Ahit Sandığını Anlatıyor -</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/sayin-adnan-oktar-hz-musa-a-s-%e2%80%99in-ahir-zamanda-bulunacak-ahit-sandigini-anlatiyor.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/sayin-adnan-oktar-hz-musa-a-s-%e2%80%99in-ahir-zamanda-bulunacak-ahit-sandigini-anlatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 08:45:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Oktar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahit]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bulma]]></category>
		<category><![CDATA[FıRat Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Harun]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[Musa]]></category>
		<category><![CDATA[Nda]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sekine]]></category>
		<category><![CDATA[Tabut]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>
		<category><![CDATA[Yana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[çinde bulunduğumuz ahir zamanda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in  hadisleri doğrultusunda; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>çinde bulunduğumuz ahir zamanda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in  hadisleri doğrultusunda; fitnelerin çoğalması, İran-Irak Savaşı, Kabe  baskını ve Kabe’de kan akıtılması, Fırat Nehri’nin suyunun kesilmesi,  Ramazan ayında iki kez Güneş ve Ay tutulmalarının olması gibi Hz. Mehdi  (a.s.)’ın çıkış alametleri peş peşe gerçekleşmiştir. 2009 yılında Lulin  kuyruklu yıldızının çıkması ve geçtiğimiz aylarda Hz. Nuh (a.s.)’ın  gemisinin Ağrı Dağı’nda bulunmasının ardından ise tüm iman sahipleri  Sayın Adnan Oktar’ın röportajlarında müjdelediği “Hz. Musa (a.s.)’ın  Ahit Sandığı’nın bulunmasını” da büyük bir şevkle beklemektedirler.</p>
<p>Ahit sandığı, Yüce Rabbimiz’in Kuran’da bildirdiği ve içinde Hz. Musa  (a.s.) ve Hz. Harun (a.s.)’dan eşyalar bulunan değerli bir sandıktır.  Kuran’da bu sandığın Allah’ın müminlere güven duygusu ve huzur veren bir  nişanesi olduğu bildirilmektedir. (Bakara Suresi, 248) Bu nedenle  yıllardan beri hem Museviler, hem Hıristiyanlar, hem de Müslümanlar Ahit  Sandığı’nın bulunması için çaba sarf etmişlerdir. Ancak MÖ. 587  yılından bu yana bu kutsal sandığın yeri bilinmemektedir. Peygamberimiz  Hz. Mu-hammed (s.a.v.)’in hadislerinden anlaşıldığı üzere sandık ahir  zamanda bulunacaktır. Ancak sandığın çok önemli bir özelliği daha  vardır: </strong> <strong></p>
<p>Bu kutsal sandığı bulma şerefi, ahir zamanın kutlu şahıslarından Hz.  Mehdi (a.s.)’a nasip olacaktır. Bu nedenle sandığın bulunması Hz. Mehdi  (a.s.)’ın çıkışının en önemli alametlerinden biri olacaktır. Aynı  zamanda bu işaret, onun hükümranlığının da bir sembolü sayılacaktır.  (Doğrusunu Allah bilir.) </strong> <strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu şerefli vazifesini şöyle haber vermiştir: </strong> <strong></p>
<p>“Mehdi (a.s.), Tabut-u Sekine’yi (Kutsal Sandığı) Taberiye Gölü’nden çıkaracak.” (Ikdı’d Dürer, sf.51-a) </strong> <strong></p>
<p>“Ona Mehdi (a.s.) denilmesinin nedeni, gizli olan bir şeyin yolunu  göstermesidir. Antakya denilen bir yerden Tabutu (kutsal emanetler  sandığını) ortaya çıkaracaktır.” (Suyuti, el- Havi lil Feteva, II. 82) </strong> <strong></p>
<p>Sayın Adnan Oktar röportajlarında bu hadisler doğrultusunda önemli  açıklamalar yapmakta, bu sandığın bulunacağını tüm Müslümanlara  müjdelemekte ve gerek Ahit Sandığı gerekse o dönemde yaşanacak olan  gelişmelerle ilgili detaylı bilgiler vermektedir. Sayın Adnan Oktar’ın  konu ile ilgili açıklamaları şu şekildedir: </strong> <strong></p>
<p><strong>Ahit Sandığı’nın Görünümü Nasıldır?</p>
<p>ADNAN OKTAR</strong></strong> <strong>: Som altından, bu şekildedir. Bakın, şimdi bu da  bulunacak önceden söylüyorum. Ahit Sandığı. Şimdi Ahit Sandığı’nı  Müslüman ortada bırakır mı? Hırsızlar kırıp yıkarlar. Çocuk olsa bunu  bilir. Orijinal yerinde durmaz. Orijinal yerinde tutulmaz kutsal olan  bir emanet. Taşınır. Sandık da taşınmıştır, inşaAllah. Hatta taşınırken  gerekirse kulpunu da çıkarır, orada gider takar. Zaten seyyar kulbu  çıkacak gibi, çektin mi çıkar. Akasya ağacından yapılma, üzeri altın  kaplama, saf altın kaplamadır. Gerekirse çıkartılıyor. Ama içindeki  eşyalar da gerekirse çıkartılır. Gider orada aynı yerde yerleştirirsin.  (Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı’nın Bulunması Musevileri Nasıl Etkileyecek?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Kuran’da Hz. Musa (a.s.)’ın öfkelendiği bir anda o  tabletleri atması var, biliyorsunuz, elindeki tableti attı. Ve kırıldı o  tablet. Onun parçaları duruyor. Bunu bulacaklar. Bakın şimdi burada  söylüyorum. Bakın, diyor ki; “onun bir parçasında” diyor Allah, bir  ayetten bahsediyor. Şimdi bakın o ayeti gören ne kadar Musevi varsa,  hepsi Müslüman olacaklar. Bak, Kuran ihbar ediyor önceden, söylüyor  Allah. Diyor ki; “bir nüshasında şu yazıyordu”, diyor bakın. Şimdi  yaklaşık 3 bin yıl sonra açıldığında Kuran’ın dediğinin aynısını  görecekler. Yalnız parçalanmış tablet, kırıldığı için. Taştan. Bir  nüshasında diyor, “Rabbinden korkanlar için” evet.</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> Şeytandan Allah’a sığınırım. <strong>“Musa kabaran  öfkesi (gazabı) yatışınca Levhaları aldı. (Onlardan bir) nüshasında  “Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır”  (yazılıydı)”</strong><br />
</strong> (Araf Suresi, 154) inşaAllah.  <strong><br />
<strong>ADNAN OKTAR: </strong></strong> <strong>Aynı zamanda bu ayet tabii Hz. Mehdi (a.s.)’a da  bakıyor. Bakın, Allah’ın Hadi isminin tecellisi ve Allah’tan bir  rahmettir Hz. Mehdi (a.s.). Ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın eliyle bulunacak, onu  da söyleyeyim. Yani mübareğin eliyle bulunacak. Bak detay veriyorum,  inşaAllah. O tablette bulunan aynı bak o ayetle beraber bulunacak.  “Hocamız önceden söylemişti” diyeceksiniz. Bu çok önemli bakın. Hz. Nuh  (a.s.)’ın gemisinde detaylar verdim, dedim ki; “ahşap parçaları  bulunacak” dedim. “Adamlar çıkarıp ahşap parçasını gösterecekler. Ağrı  Dağı’nda bulunacak” dedim. “Cudi’den kasıt dağ silsilesidir, dağdır.  Dağı gösteriyor. Ve Ağrı Dağı’nda bulunacak” dedim. Değil mi?</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> Tahtaları da tarif etmişsiniz Hocam. Tam söylediğiniz gibi çıktı Hocam.</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Aynısıyla, detayıyla. Bak şimdi de detay veriyorum.  Aynen dediğim gibi bu ayeti göreceksiniz. Tabletin üzerinde, inşaAllah.  (Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı’nın İçinde Neler Olacak?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Asası, gömlek, bir tane uzun gömlek var. Hz. Musa  (a.s.) ve Hz. Harun (a.s.) ailesine ait gömlek, bir tane ayakkabı. Yani  bildiğimiz ayakkabı değil, sandalet tarzında, o çölde kullandıkları.  Altın bir kutu. Hz. Musa (a.s.)’ın asasından parça, asası yok. Asa büyük  çünkü. Bu sandığa sığmaz. Asadan parça.</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> O Kuran’da geçen attığı asa mı, yoksa başka mı?</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Onu bilemem de asası ama inşaAllah. Onu Allah bilir,  inşaAllah. Ve başka bazı emanetler, kutsal emanetler. Dolu zaten  sandığın içi. Diyebilirler ki, “kardeşim siz gittiniz bir kuyumcuyla  anlaştınız”, işte “som altından yaptırdınız”, işte “bu odur  diyeceksiniz” de diyebilirler. Kardeşim götürsünler, istedikleri bilim  adamlarını getirsinler, karbon metoduyla baksınlar. 3000 yıllık olduğunu  görecekler gömleğin. Nereden bulalım 3000 yıllık gömlek biz? Değil mi?  Ahşabın yine 3000 yıllık olduğunu görecekler. Ayakkabının 3000 yıllık  olduğunu görecekler. Bir de parmak izleri var bunun üzerinde, o da var.  Onları da tespit edecekler. Tabii. O devirden kalma. İnşaAllah, bayağı  bir şey var üzerinde, alamet var. Bunları görecekler inşaAllah. (Sayın  Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı Nerede Bulunacak?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Yine bir detay daha veriyorum; Bu kutsal sandıktaki  malzemelerin, Kutsal Emanetlerin bir kısmı Taberiye Gölü’nde. Ama sandık  içinde olanlar da ayrı olarak yeniden ayrı bir yerdeler. Yani belki  Hatay’da bir mağaranın içerisinde, yani hiç ummadıkları bir dehlizin,  hiç ummadıkları bir kanalın içerisinde, bir yerde. Tahmin etmedikleri  bir yer. Şu ana kadar hiç kimse “bu buradadır” diyemedi, demedi.  Gittikleri halde, ondan sonra araştırdıkları halde Allah onlara onu  göstermedi. Tahmin etmedikleri bir yerde çıkacak inşaAllah. Bir kısmı da  Taberiye Gölü’nde. (Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal  Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Sandığın Olağanüstü Özellikleri Vardır</strong></strong> <strong></p>
<p>“Sandık öyle anlaşılan bir sandık değildir. Çürümeye, bozulmaya karşı  etkili olan bir sandık. Bir de bu iki heykelin arasından, Tevrat’ta  Allah’ın ona hitap ettiği yani tecelli olarak hitap ettiğine dair bilgi  var. Allah-u alem doğrudur. Çünkü çalıdan da Allah tecelli ediyor  biliyorsunuz, çalıdan da sesleniyor. Bunları böyle şimdilik detay olarak  görüyoruz, olduğunda görürsünüz inşaAllah.” (Sayın Adnan Oktar’ın 16  Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından) </strong> <strong></p>
<p><strong>Hz. Musa (a.s.)’ın Bebekken Nehre Bırakıldığı Sandık, Ahit Sandığıdır</p>
<p>ADNAN OKTAR</strong></strong> <strong>: Mesela o gemi olayında da öyle, “gemiyi batırmak için  mi?” Annesi onu tekneye koyduğunda mahvolsun diye mi gönderdi? Irmakta,  Hz. Musa (a.s.)’ı koydu değil mi sandığın içerisine, sandıkla bıraktı.  Mahvolsun diye yapmadı inşaAllah. Ne amaçla yaptı Firavun’un yanına  gidecek. Allah onu koruyup kollayacak. Onun kurtulacağını biliyor.  Burada da kurtarma amacı var, orada da insanı kurtarma amacı var. Bak  aynı olay burada var. Değil mi? Orada mesela annesini sorgulamıyor Hz.  Musa (a.s.) makul görüyor. O zaman Hz. Hızır (a.s.)’ı da sorgulamaması  lazım bu da makul, inşaAllah. Ki o sandık, annesinin çocuğu koyduğu  sandık, Firavun tarafından saklanmıştır. Hatıra olarak saklanmıştır. O  sonra Musevilerin eline geçmiştir o sandık. Hz. Musa (a.s.)’ın içine  konduğu o sandık. Sonra o sandığın üstü altın kaplanmıştır. Hz. Musa  (a.s.)’ın o Kutsal Sandığı’na çevrilmiştir. Tabii inşaAllah, dün resmini  gösterdik boyut itibarıyla odur. O sandıktır aynı sandık, inşaAllah. Bu  bir ilave bilgi.</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> İlk defa anlattınız maşaAllah Hocam.</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Evet ilk defa anlatıyorum. (Sayın Adnan Oktar’ın 17 Mayıs 2010 tarihli Adıyaman Asu TV röportajından)</p>
<p><strong>SONUÇ: Hz. Musa (a.s.)’ın Ahit Sandığı’nın Bulunacak Olması Ahir Zaman Müjdesidir</strong></strong> <strong></p>
<p>Ahir zamanın en önemli özelliklerinden biri de teknolojide çok büyük  gelişmeler yaşanacak ve bunların tüm insanların hayrı ve rahatlığı için  kullanılacak olmasıdır. Sandık da Allah’ın izniyle bu dönemin bir  nişanesi ve tüm insanlık için güzel günlerin müjdecisi olacaktır. </strong> <strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) de birçok hadisinde sandık ve onu bulacak olan  Hz. Mehdi (a.s.) hakkında bilgiler vermiş ve bu kutlu olayı Müslümanlara  müjdelemiştir. Bu hadislerden bazıları şöyledir: </strong> <strong></p>
<p><em>“Onun (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) fıkıh bilgisi on aliminkine bedeldir. O, Tabut-u Sekineyi de Antakya mağarasından çıkarır.”</em></strong> (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten) <strong></p>
<p><em>“Mehdi elinde (zamanında) sekine bulunan tabut Taberiye gölünden  çıkarılır ve Beyt-ül Makdis’de onun önüne getirilir. Yahudiler bunu  görünce, pek azı hariç, çoğu Müslüman olurlar.”</em></strong> <strong> (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten)</p>
<p>Hiç şüphesiz yüzyıllar öncesinden bildirilen bu hadis-i şeriflerde  Peygam-ber Efendimiz (s.a.v.)’in ahir zamanda olacakları müjdelemesi çok  büyük mucizelerdendir. Hz. Mehdi (a.s.)’a dair hadisler, Allah’ın  izniyle ahir zamanda gerçekleşecek ve bu mucizeler Müslümanların Allah’a  şükretmelerine vesile olacaktır. </strong> <strong></p>
<p><strong>“Gönderilenlere selam olsun. Ve alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.” </strong></strong> <strong>(Saffat Suresi, 181-182)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı Tevrat’ta Nasıl Geçiyor? </strong></strong> <strong></p>
<p>Tevrat’taki açıklamayı belirtiyorum: “Akasya ağacından sandık  yapsınlar,” diyor Tevrat’ta. Bu doğru akasya ağacından, iç çatısı akasya  ağacından. “Boyu iki buçuk” yani 1 metre, 1,20 gibi yaklaşık. “Eni ve  yüksekliği birer buçuk,” 60 cm, daha yüksek hatta 80 cm, “arşın olsun.”  “İçini de dışını da saf altınla kapla.” Burada ölçüler kendi kafalarına  göre verdikleri için oluyor. Orada arşının gerçek karşılığı o. Yani 1,20  m’ye 80 cm olması gerekiyor anladığım kadarıyla ve bildiğim kadarı ile.  “İçini de dışını da saf altınla kapla.” Bu doğru, içi ve dışı saf  altınla kaplı. “Çevresine altın pervaz yap.” Bu da doğru. “Dört altın  halka döküp dört ayağına tak.” Bu da doğru. “İkisi bir yanda, ikisi öbür  yanda olacak.” Bu da doğru. “Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla  kapla, sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçir.”  Doğru. Çok düzgün akasya ağacından yapılmış sırıklar var ama altın  kaplanmış öyle görünmüyor tabii. Tam, net altın görünümünde, jilet gibi  yapılmış, çok düzgün. Bakan anlamaz onun içinin ahşap olduğunu anlamaz.  “Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, çıkarılmayacak. Antlaşmanın taş  levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.” Taş levhalar  Hz. Musa (a.s.)’a gelen on emrin yazılı olduğu taş levhalar onun içinde,  sandığın içinde. “Saf altından bir Bağışlanma Kapağı yap. Boyu iki  buçuk, eni bir buçuk.” “Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv  yap.” Keruv uçan insan figürü gibi. Melek niyetine yapıyorlar ama melek  değil tabii ki, bir insan görünümü. Meleği tam yapamazlar, melek ayrıdır  görünümü. Ama meleğe niyet ederek yapılmış bir heykel. “Keruvlardan  birini bir kenara, diğerini öteki kenara,” karşılıklı yüz yüzedir ikisi,  bu da doğru. “Kapakla tek parça halinde yap. Keruvlar yukarı doğru açık  kanatlarıyla,” doğru. “Kapağı örtecek,” bu da doğru. “Yüzleri birbirine  dönük olacak,” doğru, “ve kapağa bakacak. Kapağı sandığın üzerine, sana  vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy”. “Seninle orada, Levha  Sandığı’nın (Ahit Sandığı’nın) üstündeki Keruvlar arasında, Bağışlanma  Kapağı’nın üzerinde görüşeceğim ve İsrailliler için sana buyruklar  vereceğim.” </strong> <strong></p>
<p>Allah, </strong> <strong><em>“oradan tecelli edeceğim”</em> diyor, <em>“oradan sesimi duyacaksın” </em>diyor,  sandığın üstünden. Biliyorsun bir de çalı ve ateş yanan çalıdan  seslenmişti Allah Hz. Musa (a.s.)’a, inşaAllah. Onun için yani öyle  olağanüstü bir sandık, öyle herhangi bir sandık değil inşaAllah. “Rab  Musa’ya şöyle der: ‘Ve seninle orada bulaşacağım ve seninle kefaret  örtüsü üzerinden, Kutsal Ahit Sandığı üzerindeki Melekler arasından  söyleşeceğim’,” o figürün arasından, o görüntünün arasından  söyleşeceğim, (Çıkış 25/22).<em> “Rab Musa’ya dedi; ‘Dağa, yanıma gel’  burada bekle, halkın öğrenmesi için üzerinde yasalarla, buyrukları  yazdığım taş levhaları sana vereceğim.”</em> Bu doğru, Hz. Musa (a.s.)’a  taş levhalar olarak verilmiştir. (Sayın Adnan Oktar’ın 15 Mayıs 2010  tarihli Kocaeli TV röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı Kuran’da Nasıl Geçiyor?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Bakın, ayet veriyorum. Bakara Suresi, 248. Şeytandan Allah’a sığınırım. <strong>“Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: ‘Onun hükümdarlığının belgesi’”</strong>, yani Mehdi (a.s.)’ın liderliğinin delili diyelim, ahir zamana bakan yönüyle, <strong>“size Tabut’un gelmesi (olacaktır ki),”</strong> yani Hz. Musa (a.s.)’ın Kutsal Sandığı. <strong>“Onda Rabbinizden ‘bir güven duygusu ve huzur’”, “içinize güven duygusu gelecek”</strong> diyor ve huzur, onun bulunuşuyla. Öyle bir özelliği de var, Allah’ın  hikmeti, mesela kalplere güven ve huzur inmesine vesile oluyor. Çünkü  bütün savaşlarda götürüyorlarmış o sandığı, onu gördüklerinde coşuyorlar  o zamanki müminler.<strong> “Huzur ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden  arta kalanlar”, hem Hz. Harun (a.s.)’ın ailesinden, hem Hz. Musa  (a.s.)’ın ailesinden, “arta kalanlar var; onu melekler taşır”</strong>. Meleklerin kontrolünde diyor Allah. <strong>“Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.”</strong> Delil vardır. Delil nedir? Ortaya koyarsın, buna delil derler. Değil  mi? Allah, bu bir delildir diyor işte, inşaAllah. (Sayın Adnan Oktar’ın  15 Mayıs 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde, Ahit Sandığı’nın yeriyle  ilgili olarak Antakya’ya dikkat çekmesi son derece anlamlıdır. Bu  ilimizde birçok doğal mağara vardır ve buralar sandığın uzun yıllar  saklı kalması için çok elverişli yerlerdir. Ahit Sandığı’nın bugüne  kadar bu bölgede bulunamamış olması, bölgenin coğrafi özelliklerinin  zorluğundan ve teknik imkansızlıklardan kaynaklanmış olabilir. Ancak  yüzyıllardır bulunamayan sandığın, son birkaç on yıl içinde gelişen  teknolojik imkânlar çerçevesinde bulunması Allah’ın izniyle mümkündür.  Dahası sandığın zamanımızda bulunacak olmasını, tahakkuk eden diğer ahir  zaman alametleri de desteklemektedir. </strong> <strong></p>
<p><strong>Sayın Adnan Oktar Ahit Sandığı Hakkındaki Hadis-i Şerifleri Açıklıyor </strong></strong> <strong></p>
<p>“Ona Mehdi (a.s.) denilmesinin nedeni”; bakın Peygamberimiz (s.a.v.)  olayı açıklıyor; “gizli olan bir şeyin yolunu göstermesidir.” Bakın  gizli olan bir şeyin ilmini verecek Allah, bulmanın ilmini. Allah ona  bir şekilde bunu gösterecek, bir ilimle inşaAllah. “Antakya denilen bir  yerden,” Hatay, Türkiye sınırları içerisinde bakın dikkat edin. Bakın,  Ağrı da Türkiye sınırları içerisinde, orada bulundu. Hepsi Mehdi  (a.s.)’ın olduğu yerlerde oluyor dikkat ederseniz, inşaAllah. “Antakya  denilen bir yerden Tabut’u (kutsal emanetler sandığını) ortaya  çıkaracaktır.” Suyuti söylüyor bunu, hadis imamıdır. (Suyuti, el- Havi  li’l Feteva, II. 82) “Mehdi (a.s.), Tabut-u Sekine’ yi de Antakya’da  mağaradan çıkarır” (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten). Yani bu kadar,  hadis olduğu için söyleyeyim, bu gizlenecek gibi değil tabii. “Antakya  mağarasından Tabut-u Sekine’yi çıkaracaktır. Şam’daki dağdan da gerçek  Tevrat’ı çıkaracak.” Şam’daki bir mağaradan da gerçek Tevrat’ı röle  olarak, Tevrat rölesini, böyle deri üzerine yazılmış Tevrat rölesini  çıkaracak ve “birçok Yahudi Müslüman olacak” diyor,(Risaletül Huruc ül  Mehdi, s.124-125). Yalnız tabii Taberiye Gölü’nde de bir arama  yapılacak, Taberiye Gölü’nün zemininde. Tatlı su gölüdür, suyu tatlı, en  çukurda olan göllerden ikincisidir Taberiye Gölü. Yeryüzü düzeyine göre  en çukurdadır, fakat tatlı suyu, maşaAllah. Bakın ikinci işaret de,  “Mehdi (a.s.) Tabut-u Sekine’yi (Kutsal Sandığı) Taberiye Gölü’nden  çıkaracak.” Yani bu iki tane açıklama olması iyi. Çünkü hakikaten  Taberiye Gölü’nde de bir şey var, dibinde. Dibi çamur, gölün dibi, onun  altında inşaAllah, yani kapsamlı bir arama yapılacak tabii inşaAllah.  (Sayın Adnan Oktar’ın 15 Mayıs 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından) </strong> <strong></p>
<p><em>“Muhammed ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz olan kimseye katılın. O Mehdi (a.s.)’dır.“</em></strong> <strong> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)</p>
<p><strong>Sayın Adnan Oktar Ahit Sandığı Hakkında Tarihi Kaynaklarda Yer Alan Bilgileri Anlatıyor </strong></strong> <strong></p>
<p>“Talut’un, Calut ile savaşmasının sonucunda sandık Calut’un eline  geçmiştir geçici bir süre. Ancak daha sonra Hz. Davud (a.s.), Calut’u  öldürmüş ve böylece sandık Hz. Davud (a.s.)’ın eline yeniden geçiyor.  Ahit Sandığı, Kudüs’e taşınıyor. Hz. Davud (a.s.) sandığı kendisinden  sonra hükümdar olan Hz. Süleyman (a.s.)’a emanet bırakmıştır.” Hz.  Süleyman (a.s.)’ın eline geçiyor sonra, onun kontrolüne geçiyor. “Hz.  Süleyman (a.s.) tarafından yaptırılan Süleyman Mescidi’ne konulan sandık  M.Ö. 587 yılına kadar Beyt-ül Makdis’de, Mescid-i Aksa’da kaldı. Aynı  yıl içinde Babil İmparatoru Nabukadnezar Kudüs’ü işgal etti, burayı  yerle bir ettirerek bu bölgede yaşayan Yahudileri sürgüne gönderdi.” O  zamanki Müslüman onlar, Museviler Müslüman idi, hak din oluyor o zaman.  “İşte o tarihten sonra sandık kayboldu.” Kaybolmadı, saklandı muhafaza  altına alındı ve “Bir daha da izi bulunamadı,” diyor. Allah onu muhafaza  altına aldı. </strong> <strong><br />
“M.Ö. 587 ile M.S. 70 yılları arasında Kudüs’te muhafaza edildiği kabul  edilen,” Öyle değil Kudüs’ten çıkarıldı Kudüs riskli bulunduğu için.  Çünkü işgal ediliyor, her yeri aranıyor. Kudüs’te değil sandık, onu  biliyorum inşaAllah. “Museviler sandığın ancak Mesih, Kral Mesih’in,  yani Mehdi (a.s.)’ın gelişinden sonra ortaya çıkaracağına inandıkları  için aramamaktadırlar.” Aramıyorlar çünkü sadece Hz. Mehdi (a.s.)  bulacaktır. Kral Mesih, Tevrat’ta Kral Mesih olarak geçer. Yani  arıyorlar tabii, arıyorlar da ama bulamazlar o anlamda diyorum, yoksa  arıyorlar tabii ki. “Hıristiyanlar da sandığı Hz. İsa (a.s.)’ın  yeryüzüne kıyametten önce tekrar gelişinin alametlerinden gördükleri  için sandık onlar için çok önemli.” Onlar da arıyorlar, ama bulamazlar,  inşaAllah.</p>
<p>“Sandık taşınırken hep bir perde arkasında saklı tutularak onu  taşıyanların dahi sandığı görmeleri engellenmiştir.” Örtülüyor üstü  sandığın. Hiçbir şekilde halka gösterilmiyor, çok nadir açılan sandık,  üstündeki örtü nadir kaldırılıyor. (Sayın Adnan Oktar’ın 15 Mayıs 2010  tarihli Kocaeli TV röportajından)</strong> <strong></p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Araştırma Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmiarastirma.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma&amp;Number=74" target="_blank">74. sayı</a> (Ağustos 2010) 4. sayfada yayınlanmıştır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/sayin-adnan-oktar-hz-musa-a-s-%e2%80%99in-ahir-zamanda-bulunacak-ahit-sandigini-anlatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber efendimiz (sav) bir kısım sözde din aliminin ahir zamanda Hz. Mehdi (as)&#8217;a karşı düşmanca tavırlarının olacağını haber vermiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamber-efendimiz-sav-bir-kisim-sozde-din-aliminin-ahir-zamanda-hz-mehdi-asa-karsi-dusmanca-tavirlarinin-olacagini-haber-vermistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamber-efendimiz-sav-bir-kisim-sozde-din-aliminin-ahir-zamanda-hz-mehdi-asa-karsi-dusmanca-tavirlarinin-olacagini-haber-vermistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 20:56:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ra]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=255</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber efendimiz (sav) bir kısım sözde din aliminin ahir  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Peygamber efendimiz (sav) bir kısım sözde din aliminin ahir  zamanda Hz. Mehdi (as)&#8217;a karşı düşmanca tavırlarının olacağını haber  vermiştir</h3>
<p>Buhari&#8217;de, Müslim&#8217;de, Ebu Davud&#8217;da yer alan  sahih bir hadiste ahir zamandaki cahil bazı alimlerin durumu şöyle haber  verilmektedir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Süveyd bin Gafele (ra)’dan:<strong> AHİR ZAMANDA TÜREMELER ÇIKACAK:  BEYİNLERİ ÇALIŞMAYACAK. KONUŞURKEN ÇOK GÜZEL KONUŞACAKLAR. KURAN  OKUYACAKLAR, FAKAT İMANLARI GIRTLAKLARINDAN AŞAĞIYA GEÇMEYECEK&#8230;.</strong> (Buhari, Sahih 3611, 5057, 6930, Müslim, 1066, EBU Davud  4767, Ahmed  bin Hanbel, Müsned 1, 81, 113, 131, 289; Tayalisi, el-Müsned, nr. 1984.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamberimiz (sav) bu hadisinde ahir  zamandaki cahil sözde alimlerin özelliklerini şöyle belirtmiştir:</p>
<p>1. Beyinleri çalışmayacak, yani akıl zayıflığı içinde olacaklar,<br />
2. Konuşurken güzel konuşacaklar, yani uzun konuşmalar yapacak,  saatlerce açıklamalarda bulunacaklar ama anlattıkları hayatlarına ve  ahlaklarına yansımayacak. Anlattıklarıyla yaşadıkları arasında uyum  olmayacak. Mesela Kuran ayetleriyle müminlerin fedakarlığını  anlatacaklar, ama kendi rahatlarına çok düşkün olacaklar. Allah yolunda  hizmet etmenin önemini anlatacaklar, ama aileleriyle, işleriyle meşgul  oldukları için ilmen mücadele içine girmeyecekler. Peygamberimiz (sav)  &#8220;İmanları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek&#8221; derken bunu kast etmekte,  bu kimselerin samimi bir tavır içinde olmayacaklarını haber vermektedir.</p>
<p>Peygamberimiz (sav), ahir zamanda Kuran’ı çok iyi bilen, saçları tıraş  edilmiş, başları sarıklı bazı kişilerin ortaya çıkacağını da haber  vermiştir. Ancak bu kişiler yaptıkları izahlar ve açıklamalarıyla dini  savunuyor görünseler de konuşmaları, yaptıkları açıklamalar, dine  kendilerince ekledikleri bidatler ve çarpık din anlayışları ile adeta  yayın oktan çıkması gibi, İslam dininden uzak olacaklardır. Bu  anlayışlarıyla Kuran’a ve samimi Müslümanlara karşı mücadele eden bir  tavır içerisinde olacaklardır.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>&#8220;DOĞUDAN  BAŞLARI TIRAŞLI KAVİMLER ÇIKACAK; DİLLERİ İLE KUR&#8217;ÂN OKUYACAKLAR  (FAKAT) BOĞAZLARINDAN AŞAĞI GEÇMEYECEK. ONLAR DİNDEN YAYDAN OKUN ÇIKTIĞI  GİBİ ÇIKACAKLAR.&#8221;</strong>&nbsp;</p>
<p>(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu kişiler Hz. Mehdi (as)&#8217;a karşı  deccaliyetin safında yer alacaklar, Hz. Mehdi (as)&#8217;a karşı mücadele  edeceklerdir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Resulullah (sav): <strong>&#8220;ÜMMETİMDEN BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ  DECCAL&#8217;A TABİİ OLACAKTIR.&#8221;</strong><br />
(Ebu Bekir Abdürrazzak b. Hemmam, Abdürrazzak es San’ani , El  Musannef, XI, sf. 393)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>&#8220;ÜMMETİMDEN  BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALA TABİ OLACAKLAR.&#8221;</strong> (İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir diğer hadiste ise, bu cahil alimlerin  kendilerine menfat elde etmek amacında oldukları, samimi olmadıkları  şöyle haber verilmektedir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>&#8220;İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, avam  halk Kuran okuyacak, ibadete kendini verecek (fakat) bidat ehlinin  işleri ile meşgul olacaklar; hissetmedikleri yerden şirke sapacaklar. <strong>SÖZ VE İLİMLERİ VASITASIYLA RIZIK ELDE  EDECEKLER, DİNİ ALET EDEREK DÜNYALIK EDİNECEKLER. İŞTE BİR GÖZÜ KÖR  DECCALİN UYDULARI BUNLARDIR.&#8221;</strong><br />
(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6255)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ahir zamanın bir diğer özelliği de, bu cahil  sözde alimleri insanların kendilerine önder edinmesidir. Bu kişilerin  cahil olduklarını, samimiyetsiz açıklamalarda bulunduklarını bildikleri  halde bunlara uyanlar olacaktır:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>&#8220;İLİM, ALİMLERİN KALDIRILMASI (VEFAT ETMELERİ, ALLAH KATINA ALINMALARI)  İLE ORTADAN KALKAR. ORTALIKTA HİÇBİR ALİM KALMAZ. NİHAYET İNSANLAR  CAHİLLERİ REHBER VE ÖNDER EDİNİRLER; MESELELERİNİ ONLARA SORARLAR. ONLAR  İLME DAYANMADAN HALKA FETVA VERİR; HEM KENDİSİ SAPAR VE HEM DE HALKI  SAPTIRIR.&#8221;Buhari, nr. 100, 7307; Müslim, İlim 13 (nr. 2673); Tırmizi, İlim 5  (nr. 2652); Nesai, es-Sünenü’l-Kübra, nr. 5907; İbn Mace, Mukaddime 8  (nr. 52); Ahmed, el-Müsned, 2/162, 190; Darimi, es-Sünen, Mukaddime 26;  İbn Hibban, es-Sahih, nr. 4571, 6719, 6723. Hadis-i şerif Abdullah b.  Ömer’den (r.anhüma) rivayet edilmiştir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İmam Rabbani Hazretleri ise Müslümanlara  cahil sözde alimlerin peşinden gitmemeleri gerektiğini öğütlemiştir.  Onların sözlerini dinlemek zehir yemek gibi zararlıdır diye Müslümanları  uyarmıştır. Bu kimseler ahir zamanda Hz. Mehdi (as) gelmeyecek diyerek  adeta insanları fikren zehirleyecektir.</p>
<p>İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>DÜNYALIK  PEŞİNDE OLAN DİN ADAMLARININ SÖZLERİNİ DİNLEMEK, KİTAPLARINI OKUMAK  ZEHİR YEMEK GİBİ ZARARLIDIR. KÖTÜ DİN ADAMLARININ ZARARLARI BULAŞICIDIR.  CEMİYETLERİ BOZAR, MİLLETLERİ PARÇALAR. </strong><strong>Tarihte  İslam devletlerinin başlarına gelen felaketlere hep kötü din adamları  sebep oldu. Devlet adamlarını doğru yoldan bunlar saptırdı. </strong>Peygamber  efendimiz, (Müslümanlar 73 fırkaya bölünecek. Bunların 72’si Cehenneme  gidecek, yalnız bir fırkası Cehennemden kurtulacak) buyurdu. <strong>Bu  72 sapık fırkanın reisleri, hep kötü din adamları idi. </strong>Cehennemden  kurtulacak olan tek fırka ise, Ehl-i sünnettir. <strong>(47. Mektup)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İmam Rabbani Hazretleri bir başka sözünde  ise ahir zamanda, bazı sözde cahil din adamlarının Hz. Mehdi (as)&#8217;a  düşmanca tavır göstereceklerini söylemiştir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Geleceği vaad edilen Mehdi dinin tervicini  (değerini artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad  ettiği (istediği) zaman; <strong>bid&#8217;at ehl-i ile ameli adet edinen,  hasene zannı ile dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri,  dinin emri olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle şöyle diyecektir: </strong><strong>BU KİMSE (YANİ MEHDİ) DİNİMİZİ  KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR.</strong> (Mektubat-i Rabbani, 1/535)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İmam Rabbani Hazretleri bu bir kısım cahil  sözde din adamlarının özelliklerini şöyle anlatmıştır:</p>
<p>1.    Bidat ehli ile ameli adet edinen: Yani dinin özünde olmayan, dine  sonradan dahil edilmiş batıl birtakım inanışlara göre davranan.<br />
2.    Hasene zannı ile dini karıştıran: Dinin özünde olmayan şeyleri  dinin emri olduğunu zanneden.<br />
3.    Bu kimselerin en çok gündeme getirdikleri iddia ise, Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın dinlerini ortadan kaldırmak istediği olacaktır. Yani Hz. Mehdi  (as) onların batıl dinlerine, bidatlerine göre değil Kuran&#8217;a göre,  Peygamberimiz (sav)&#8217;in sünnetine göre davranacaktır.</p>
<p>Muhyiddin Arabi Hazretleri de Hz. Mehdi (as) döneminde dinin özüne  döneceğini yani Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi saf halinde  yaşanacağını söylemiş, Hz. Mehdi (as)&#8217;a en çok muhalefet eden kimselerin  ise bazı cahil sözde din adamları olacağını şöyle haber vermiştir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) döneminde din  tamamen rey&#8217;den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. <strong>VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE  ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN UZAK  DURACAKLARDIR.</strong> Zira zanlarına göre, gerçekten Allah  imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını kabulleneceklerdir&#8230;  (Muhyiddin Arabi, &#8220;Futuhat-El Mekkiye&#8221;, 66. bab, c. 3, s. 327- 328)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Muhyiddin Arabi Hazretlerinin açıklamalarına  göre; Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ilmi çok güçlü olacak, onun dönemindeki cahil  alimler onun ilminin gücü ve etkisi karşısında tamamen etkisiz hale  geleceklerdir. Hz. Mehdi (as)&#8217;a karşı çıkmalarının en önemli  sebeplerinden biri ise halk arasında bir imtiyazlarının kalmayacak  olmasıdır. Hz. Mehdi (as)&#8217;a karşı öfkeleri o kadar şiddetli olacak ki  neredeyse onun şehit edilmesine fetva vermeye yeltenecekler ama Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın ilmi çok güçlü olduğu için buna cesaret edemeyeceklerdir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>&#8230; Mehdi, dini Peygamberin (sav) zamanında  olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak.  Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. <strong>ONUN DÜŞMANLARI İÇTİHAD  ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK.</strong> <strong>Çünkü onlar  Mehdi&#8217;nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA  GELEMEYECEKLER&#8230; Onun kılıncı (ilmi, manevi gücü) kardaşlarıdır.</strong> Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun  eğecekler.&nbsp;</p>
<p><strong>ONUN AÇIK DÜŞMANLARI  FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI  KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK.</strong> Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da  giderilecek.. <strong>ŞAYET ELİNDE  KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. </strong>Lâkin  Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek (temizleyecek),  onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları  kalmayacak, hatta ahkam (hükümler) hususunda ilimleri de azalacak.  Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek.  Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. <strong>KALBEN ONDAN NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA  RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER.</strong></p>
<p>(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri,  186-187)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamberimiz (sav) bir hadisinde ise ahir  zamanda bir kısım cahil alimlerin İslam alemine büyük zarar vereceğini  şöyle ifade etmiştir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>ÜMMETİM,  KÖTÜ ÂLİMLER,</strong> cahil abidler yüzünden helak olur.  [Darimi]</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Peygamber Efendimiz (sav) kıyamet  alametlerinden biri olarak ilmin  ortadan kalkıp cehaletin yerleşeceğini  söylemiştir:</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Allah-u Teala ilmi size ihsan buyurduktan  sonra (hafızanızdan) zorla çekip almaz. Lakin alimleri, ilimleri ile  beraber cemiyet içinden alır, ruhlarını kabzeder. Artık kara cahil bir  zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar, onlar da (ayet,  hadis gözetmeden) kendi düşünce ve arzularına göre fetva verip, hem  kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar. (Buhari Tecrid-i  sarih: 2174)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kıyamette bir din adamı Cehenneme atılır.  Tanıdıkları ona, &#8220;Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu  azaba düştün?&#8221; derler. O da, &#8220;İnsanlara, günahtır, yapmayın&#8221; der, kendim  yapardım. &#8220;Yapın&#8221; dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum&#8221;  der. [Buhari]</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de,  enaniyeti güçlü, imanı zayıf, maddeci görüşlere saplanmış bir kısım  cahil din alimlerinin, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın gelmeyeceği konusunda mücadele  edeceklerini haber vermiştir. Bediüzzaman <strong>“enaniyetleri kavi”</strong> sözleriyle bu kişilerin aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve  üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kimseler olduklarına  dikkat çekmiştir (Allah&#8217;ı tenzih ederiz).<strong> “İmanı zayıf” </strong>sözleriyle  ise, bu bakış açılarının, söz konusu din alimlerinin Allah inançlarının  zayıf olmasından, dine karşı da kuşkulu olmalarından, dini, bir meslek  ya da itibar vesilesi olarak görmelerinden kaynaklandığını belirtmiştir.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kıyamet alâmetlerinden ve âhir zaman  vukuatından</strong> (olaylarından) <strong>ve Bâzı a&#8217;malin</strong> (amellerin) <strong>fazilet ve sevablarından bahseden hâdîs-i Şerife  güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen BİR KISIM EHL-İ İLİM</strong> (ilim sahibi), <strong>onların bir kısmına zaîf</strong> (zayıf) <strong>veya  mevzu </strong>(hadis) <strong>demişler. İMANI ZAYIF VE ENANİYETİ KAVİ  BİR KISIM DA </strong>(aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün  gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kişiler de (Allah&#8217;ı tenzih  ederiz)),<strong> İNKÂRA KADAR GİTMİŞLER.</strong>&#8221; (Sözler, s. 355)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/98.gif" alt="" /></p>
<p><em>14 Temmuz 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamber-efendimiz-sav-bir-kisim-sozde-din-aliminin-ahir-zamanda-hz-mehdi-asa-karsi-dusmanca-tavirlarinin-olacagini-haber-vermistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabir azabı, sebepleri, mü’min ve kâfirin hâli</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/kabir-azabi-sebepleri-mu%e2%80%99min-ve-kafirin-hali.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/kabir-azabi-sebepleri-mu%e2%80%99min-ve-kafirin-hali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 12:21:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Azap]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Hak]]></category>
		<category><![CDATA[Kulu]]></category>
		<category><![CDATA[Muha]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Ona]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sabit]]></category>
		<category><![CDATA[Zira]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=215</guid>
		<description><![CDATA[Kabir azabı, sebepleri,  mü’min ve kâfirin hâli
Kâfirler ve günahkâr ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Kabir azabı, sebepleri,  mü’min ve kâfirin hâli</strong></h2>
<h3><strong>Kâfirler ve günahkâr  olan bazı mü’minler için kabir azabı  haktır.</strong></h3>
<h3>Hadîs-i şerifte şöyle buyrulmuştur:</h3>
<h3><strong>“İdrardan sakınınız!  Zira kabirdekilerin çoğunun çektikleri  azap o yüzdendir</strong>.”(1)</h3>
<h3>Yine Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.), <strong>“Allah mü’minleri, dünya  hayatında ve âhirette hak bir  söz üzerinde sabit kılar”</strong>(2)  âyeti, kabir azabı  hakkında indirildi buyurmuştur.</h3>
<h3>Allah Teâlâ’nın affettiği, azap çektirmeyi istemediği bazı günah   sahipleri ise azap görmeyecektir.</h3>
<h3><strong>İbâdet ve tâat ehlinin,  sâlih amel sahiplerinin kabirde,  Cenâb-ı Hakk’ın bildiği ve dilediği  şekilde nimet içinde bulunmaları da  haktır. </strong></h3>
<h3><strong>Fahr-i Kâinat Efendimiz</strong> (s.a.v.) bir <strong>mezarlık</strong>tan   geçerken <strong>iki kabirdeki ölü</strong>nün  bazı ufak şeylerden  dolayı azap gördüklerini müşahede etti. Bunlardan  birinin <strong>koğuculuk</strong> ve <strong>bozgunculuk</strong>la  çok yakından ilgisi vardı. Diğeri de  <strong>idrar yaparken ihtiyatlı davranmaz</strong>,  (sıçrıntılardan)  sakınmazdı. Bunun üzerine <strong>Peygamber Efendimiz bir yaş ağaç dalı  istemiş ve ikiye  bölmüş, birini bir kabre, diğerini de öbürüne dikti</strong>kten   sonra şöyle buyurmuştur: <strong>‘Umulur  ki bu yaş ağaçlar  kuruyuncaya kadar azapları hafifler.</strong>”(3)</h3>
<h3>Yine kabirde <strong>Münker</strong> ve <strong>Nekir</strong>’in   sual sorması da haktır. Bu iki melek kabre girerek ölüye,</h3>
<h3><strong>- ‘Rabbin kimdir? </strong></h3>
<h3><strong> </strong></h3>
<h3><strong> <strong>- Dinin hangi  dindir? </strong> </strong></h3>
<h3><strong> </strong></h3>
<h3><strong> <strong>- Peygamberin kimdir?’</strong></strong> diye  sorduğunda, mü’min şu cevabı verir:</h3>
<h3>- <strong>‘Rabbim Allah, dinim  İslâm, peygamberim Muhammed’dir</strong> (s.a.v.).<strong>’</strong></h3>
<h3>Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:</h3>
<h3><strong>“Ölü mezara gömülünce,  gözleri mavi olan iki siyah melek  gelir. Bunların birine Münker,  diğerine Nekir adı verilir.</strong> Ona  derler ki:</h3>
<h3><strong>- ‘Şu zat</strong> (Muhammed s.a.v.) <strong>hakkında  ne  dersin?’</strong></h3>
<h3>O da şöyle cevap verir:</h3>
<h3><strong>- ‘O Allâh’ın kulu ve  resûlüdür. Ben şehâdette bulunurum  ki, Allah’tan başka ilah yoktur.  Muhammed de onun kulu ve resûlüdür.’ </strong></h3>
<h3><strong> </strong></h3>
<h3><strong> </strong>Bunun üzerine melekler:</h3>
<h3><strong>- ‘Biz senin böyle  söyleyeceğini zaten bilmekte idik’</strong> derler. Sonra onun  mezarını yetmiş arşın genişletirler; sonra bu  ölünün mezarı  ışıklandırılır, aydınlatılır. Daha sonra ise melekler  ölüye:</h3>
<h3><strong>- ‘Yat ve uyu’</strong> derler. O da:</h3>
<h3><strong>- ‘Âileme gidin de  durumu haber verin’</strong> der.</h3>
<h3>Melekler:</h3>
<h3><strong>- ‘Zifafa giren ve  sadece en çok sevdiği kişi tarafından  uyandırılan şahıs gibi mahşer  gününe kadar sen uyumana devam et’</strong> derler.</h3>
<h3>Ölü <strong>münâfık</strong> olursa, meleklerin sualine:</h3>
<h3><strong>- ‘Halkın Muhammed  hakkında bir şeyler söylediklerini  işitmiş, ben de onlar gibi  konuşmuştum, başka bir şey bilmiyorum’</strong> diye cevap verir.</h3>
<h3>Melekler de:</h3>
<h3><strong>- ‘Böyle diyeceğini  zaten biliyorduk’</strong> derler.</h3>
<h3>Daha sonra arz’a/yeryüzüne, <strong>‘Alabildiğine sıkıştır’</strong> diye hitap edilir. Yer de  başlar adamı cendere gibi sıkıştırmaya… O  kadar ki, kemikleri hurdahaş  olur. Mahşer gününe kadar mezarda böyle  işkence görür.”(4)</h3>
<p>Halıs ece<br />
<strong>DİPNOTLAR</strong><br />
(1) Münavi, Feyzu’l-Kadir, 3, 29.<br />
(2) İbrahim suresi, 14/27.<br />
(3) Müslim Sahih, İman, 34.<br />
(4) Tirmizi, Sünen, Cenaiz, 70.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/kabir-azabi-sebepleri-mu%e2%80%99min-ve-kafirin-hali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh değil, Peygamberimiz (sav)&#8217;in haber verdiği yüzlerce alametin üzerinde tecelli ettiği mübarek bir insandır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 10:27:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Mana]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Suyuti]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh  değil, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s) kimsenin tanıyıp anlamayacağı bir ruh  değil, Peygamberimiz (sav)&#8217;in haber verdiği yüzlerce alametin üzerinde  tecelli ettiği mübarek bir insandır</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in  hadislerinde ve İmam Rabbani, Celaleddin Suyuti, Bediüzzaman Said Nursi  gibi büyük İslam alimlerinin açıklamalarında Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fiziksel  ve ahlaki sahip olduğu tüm özellikler, hangi ortamda çıkacağı, çıkışının  alametlerinin neler olduğu, kendisine nasıl biat edileceği çok detaylı  olarak tarif edilmiştir. <strong>MEHDİYETİ ANLATAN BİNLERCE HADİSİN  HEPSİNDE HZ. MEHDİ (AS) BİR ZAT, BİR ŞAHIS, ALLAH&#8217;IN ÜSTÜN İLİMLER  LÜTFETTİĞİ BİR BEŞER OLARAK BİLDİRİLMİŞTİR. TEK BİR HADİSTE DAHİ HZ.  MEHDİ (AS)&#8217;IN RUH ŞEKLİNDE GELECEĞİ SÖYLENMEMİŞTİR. BU YÖNDE BİR İMA,  BİR İŞARİ MANA DAHİ YOKTUR.</strong> </span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="1" width="600">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><span style="font-size: small;">Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;ın sadece ruhuyla geleceği yanılgısındaki Nur talebelerine örnek </span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="640" height="540" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,28,0"><param name="movie" value="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=23506&amp;sId=51420" /><param name="quality" value="high" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="540" src="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=23506&amp;sId=51420" pluginspage="http://www.adobe.com/shockwave/download/download.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" quality="high"></embed></object></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1400 senedir İslam dünyasından hiç kimse  Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ruh olarak geleceği iddiasında bulunmamıştır.  Peygamberimiz (sav)&#8217;in tüm özellikleriyle anlattığı bu mübarek insanın  gelişini heyecanla bekleyen yaklaşık 1,5 milyarlık İslam alemi de,  bir  ruhun veya manevi bir varlığın beklentisi içinde değildir. Tüm İslam  dünyası Müslümanların manevi lideri olacak, onları birleştirecek, Hz.  İsa (as) ile birlikte İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılacak, dünyaya  Asrı Saadet benzeri bir güzellik yaşatacak bu mübarek insanı heyecanla  beklemektedir. </span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1.     Peygamberimiz (sav)&#8217;in Mübarek Bir İnsan Olan Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  Fiziksel Özelliklerini Anlatması, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Ruhani Bir Varlık  Olmayacağının Delillerindendir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz (sav) yüzlerce  hadisle Hz. Mehdi (as)&#8217;ın görünümünün nasıl olacağını bildirmiştir.  Hatta bu konuda hayret verici detayları haber vermiştir. Eğer Hz. Mehdi  (as) ruhani bir varlık olarak gelecek olsa, Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın saç rengini, boyunu, endamını, gözlerini, sakalını,  dişlerini, yüzünü, sırtındaki bene yüzündeki ize ve kaşlarının  arasındaki kaş çatma çizgisine kadar detay vererek tüm fiziksel  özelliklerini anlatmayacağı açıktır. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh şeklinde olan bir varlığın, gözü,  kaşı, sakalı, boyu olmaz. Omuzlarının, karnının ve tüm bedenin geniş  olacağı, açık ve geniş alınlı olacağı, saçlarının siyah ve gür olacağı,  gözlerinin çekik olacağı, sakalının gür ve sık olacağı, saklanın  yanlarda az, aşağı tarafının uzun olacağı, sırtında nübüvvet mührünün  olacağı, sırtında ayrıca mersin yaprağına benzeyen bir ben daha olacağı,  burnunun ince ve küçük olacağı, burnunun orta bölümünde belli belirsiz  bir çıkıntı olacağı, kaşlarının kavisli olacağı, iki kaşı arasında küçük  bir çukur olacağı, alnında bir içbükeylik olacağı ve bir ben olacağı,  cildinin çok güzel ve parlak olacağı gibi onlarca detay bildirilmez. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in, Hz. Mehdi (as)&#8217;ı  bu kadar detaylı tarif etmiş olması müminler için çok büyük bir nimet ve  güzelliktir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu tasvirleri vesilesiyle, Hz.  Mehdi (as) ortaya çıktığında kendisini görenler bu tasvirlerden hemen  kendisini tanıyacaklardır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bir ayette, Kitap Ehli&#8217;nin Peygamber  Efendimiz (sav)&#8217;i &#8220;çocuklarını tanır gibi&#8221; tanıyacakları  bildirilmektedir:</span></p>
<blockquote><p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Kendilerine kitap verdiklerimiz,  onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen  içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara  Suresi, 146)</span></strong></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu ayet işari manada, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  tanınmasına da işaret etmektedir. Hz. Mehdi (as) da ortaya çıktığında,  Peygamberimiz (sav)&#8217;in tasvirleri ışığında, insanlar onu çocuklarını  tanır gibi tanıyacaklardır. Ancak buna rağmen bazı insanlar, bu mübarek  şahsı tanımamazlıktan gelecekler ve kendisini inkar edeceklerdir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fiziksel özellikleriyle  ilgili detaylı bilgi için bkz. <a href="http://hazretimehdi.com/fiziksel_siyah_iz.php" target="_blank">http://hazretimehdi.com/fiziksel_siyah_iz.php</a></span></p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">2.     Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Soyunu, Doğumunu, İlk olarak  Hangi Şehirde Bulunacağını, Sonra İstanbul&#8217;a geleceğini detaylı olarak  anlatmıştır. Bunların hepsi bir beşere ait özelliklerdir. </span></strong></span></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (AS), PEYGAMBER  EFENDİMİZ (SAV)&#8217;İN SOYUNDANDIR </span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Kıyametin kopması için zamanda  sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.) benim E<strong>HL-İ  BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR ZATI (HZ. MEHDİ</strong> (a.s.)’ı)  gönderecek.&#8221; (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8220;BENİM EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN)  BİR ŞAHIS (HZ. MEHDİ </strong>(a.s.)) bütün dünyaya hakim oluncaya  kadar günler ve geceler gitmez.&#8221; (En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin.  <strong>O  (HZ. MEHDİ (A.S.), KUREYŞ’TEN VE EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR  KİŞİDİR.</strong>&#8221; (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,  s. 13)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;<strong>MEHDİ (A.S.), BENİM  ÇOCUKLARIMDAN BİRİDİR.</strong> Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız  gibidir.&#8221; (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi’nin “Risaletül  Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) BÜYÜK BİR  ŞEHİRDE DOĞACAKTIR</span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:  &#8220;Hz. Mehdi (a.s.), <strong>MEDİNE&#8217;DEN (BÜYÜK BİR ŞEHİRDEN)</strong> çıkacak ve Mekke&#8217;ye gelecek&#8230;&#8221; (Mer&#8217;iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet  b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi  El-Muntazar)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">“Medine” kelimesinin sözlük anlamı “büyük  şehir”dir. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’in bildirdiğine göre Hz.  Mehdi (a.s.), medinede yani büyük bir şehirde doğacaktır. </span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) “KARA  KÖYÜ&#8221;NDEN ÇIKACAKTIR </span></strong></span></div>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet  edilen diğer bir hadiste de Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın doğum yeri olarak “Kara”  denilen bir bölgeye de işaret edilmiştir:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">“Mehdi (a.s.)’ın Kara köyünden çıkacağı  söylenmiştir.” (Mustafa Reşit Filizi, Risalet-ül Huruc ül Mehdi, s. 69)</span><br />
</em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN DOĞUMU  EVDE OLACAKTIR</span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hadislerde ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)’ın  doğumunun gizli olacağı; yani doğumunun evde gerçekleşeceği de  bildirilmiştir:</span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi&#8217;s-selâm  şöyle buyurmuştur: <strong>&#8220;Bizim Kaim&#8217;imiz (Hz. Mehdi (a.s.)) ile  Allah&#8217;ın resulleri arasında bir takım benzerlikler vardır. Nuh (a.s.),  İbrahim (a.s.), Musa (a.s.), İsa (a.s.), Eyyub (a.s.) ve Muhammed (sav)  peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır&#8230; İBRAHİM (a.s.) İLE,  DOĞUMUNUN GİZLİ OLMASI (DOĞUMUNUN EVDE OLMASINDA)</strong> &#8230;benzerliği vardır.&#8221; (Kemal’ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Ali b. Hüseyin Zeynel Abidin (a.s.)  şöyle buyurur: <strong>&#8220;KÂİM’İMİZİN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN) DOĞUMU  İNSANLARA GİZLİ KALACAKTIR&#8230;&#8221;</strong> (Bihar-ül Envar, c. 51, s. 135)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (A.S.) TÜRKİYE&#8217;DEN  ÇIKACAKTIR</span></strong><br />
</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir hadisinde Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;ın Türkiye’den çıkacağı ve mücadelesinin sonuna kadar da  buradan ayrılmayacağı bildirilmiştir:</span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>“HZ. MEHDÎ (A.S.) RUM&#8217;DAN,  TÜRKLERDEN (çünkü, eskiden Türkiye&#8217;ye “Diyar-ı Rum” deniliyordu.)  AYRILMAYACAKTIR.”</strong> (İş&#8217;afü&#8217;r-Rağıbîn&#8217;den naklen Tılsımlar  Mecmuası, Bediüzzaman Said Nursi, s. 212)</span></em></p>
<div><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">HZ. MEHDİ (AS), İSTANBUL&#8217;U  MANEN FETHEDECEKTİR</span></strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Resullah (SAV) şöyle buyurmuştur: </span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ehli Beytimden bir ŞAHIS Hz. Mehdi  (as), (dünyaya) sahip oluncaya kadar kıyamet kopmaz. </span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>O (HZ. MEHDİ (AS)), İSTANBUL&#8217;U VE  CEBEL&#8217;İ (dağı- İstanbul’un 7 Tepe’sini) (MANEN) FETHEDECEKTİR. </strong>(Mer&#8217;iy  b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi&#8217;si &#8220;Feraidu Fevaidi&#8217;l  Fikr Fi&#8217;l İmam El-Mehdi El-Muntazar)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Uzak yerlerdeki talebeleri Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;a biat edecek. Zulümü ve zalimleri fikren etkisiz hale getirecek,  ülkeler düzelecek, <strong>CENAB-I HAK KENDİSİNE İSTANBUL&#8217;U (MANEN)  FETHETTİRECEKTİR.</strong> (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l  Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal)</span></em></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<table border="1" cellspacing="10" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Tüm bu  hadislerden açıkça görüldüğü üzere Hz. Mehdi (as);</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in  soyundan gelen,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Büyük bir şehirde doğan,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Doğumu evde gerçekleşen,</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">•    Mücadelesini İstanbul&#8217;da ve  Türkiye&#8217;de yürütecek olan MÜBAREK BİR İNSANDIR. Ruh şeklinde veya ruhani  olan bir varlık değildir.</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3.     Deccale Karşı Verilecek Büyük İlmi Mücadelenin Lideri olan Hz. Mehdi  (as) Ruhani Bir Varlık Değildir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde  deccal ve fitnesi de detaylı olarak anlatılmıştır. Hz. Mehdi (as) bu  büyük fitneye karşı amansız bir fikri mücadele verecek, deccaliyeti  etkisiz hale getirerek, İslam ahlakının dalga dalga dünyaya hakim  olmasına vesile olacaktır. Böyle büyük bir mücadeleyi ruh şeklinde,  mefhumu belli olmayan bir varlığın yürütemeyeceği açıktır. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bediüzzaman Hazretleri de ahir zamanda  Darwinizm ve materyalizmin güçleneceğini, deccaliyetin bu güçten destek  alarak yayılacağını, ancak Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)&#8217;ın fikri  mücadeleleriyle bu fitnelerin son bulacağını belirtmiştir. Hz. Mehdi  (as)&#8217;ın birinci görevinin de, Darwinizm ve materyalizmi fikren etkisiz  hale getirmek olduğunu söylemiştir. Bediüzzaman&#8217;ın da belirttiği gibi,  Hz. Mehdi (as) bu görevini tam olarak yerine getirecek, Darwinizm&#8217;i ve  materyalizmi fikren ortadan kaldırarak, insanların imanlarının  kurtulmasına vesile olacaktır:</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Birincisi: Fen ve felsefenin tasallutiyle  (etkisiyle) ve MADDİYUN VE TABİİYYUN TAUNU (Darwinizm ve materyalizm  hastalığı), BEŞER İÇİNE İNTİÇAR ETMESİYLE (insanlar arasında  yayılmasıyla), her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini  (materyalizmi) TAM SUSTURACAK bir tarzda imanı kurtarmaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<table border="1" cellspacing="10" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  şekliden bir varlığın;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Darwinizme ve materyalizme karşı  ilmi mücadele yapamayacağı;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Bu dinsiz ideolojileri fikren  etkisiz hale getirmek için kitaplar yazamayacağı, belgeseller  hazırlayamayacağı, konferanslar düzenleyemeyeceği;</span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">-    Bu ideolojileri tam anlamıyla  susturarak imanı kurtaran bir çalışma yapamayacağı açıktır.</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bu önemli ve hayati çalışmaları bir beşer  olarak zuhur edecek Hz. Mehdi (as) yerine getirecek ve Allah&#8217;ın izniyle  İslam ahlakını dünyaya hakim kılacaktır. </span></p>
<div><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/146813zi44rqjx5shg8tv5.gif" alt="" width="150" height="77" align="middle" /></div>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">4.     Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hz. Mehdi (as) İle İlgili Haber Verdiği  Hadislerin Tümü Bir Ruh İçin Değil, Bir İnsan İçin Geçerlidir</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Burada Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in Hz.  Mehdi (as) ile ilgili hadislerinden sadece birkaç örneğe yer  verilmiştir. Bu konuda detaylı bilgil almak isteyen kimseler <a href="http://www.hazretimehdi.com/" target="_blank">www.hazretimehdi.com</a> sitesine başvurabilirler.</span></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İstanbul&#8217;u  manen fethedecek olan bir ruh değildir.</span></strong></span></span><br />
<em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as), Konstantiniyye ve  Deylem Dağını (manen) fethedecektir. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil  Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)</span></em></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Allah Teâlâ Hazretleri, mümin kullarına  Roma&#8217;nın merkezi olan İstanbul&#8217;un tesbih ve tekbir ile (manen) fethini  nasip buyurmadıkça kıyamet kopmayacaktır. </span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber  Efendimiz (sav)&#8217;in gömleğini giyip, kılıcını kuşanacak ve mübarek  sancağını açacak, kutsal emanetlerle birlikte çıkacak olan bir ruh  değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatıdır.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz. Mehdi (as), Peygamberimiz  (sav)&#8217;in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle  yatsı vaktinde çıkar. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi,  &#8220;Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi&#8221;)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">ALLAH&#8217;IN ELÇİSİ İÇİN HAZRETİ CEBRAİL (AS)  TARAFINDAN Bedir Savaşı sırasında getirilen sancak İMAM-I ZAMAN (HZ.  MEHDİ (AS)) TARAFINDAN YÜKSELTİLECEKTİR. BU SANCAĞIN ÖZEL NİTELİĞİ dört  bir yanda bir aylık masefedeki DÜŞMANLARIN KALBİNE KORKU SALIYOR  OLMASIDIR. Buna eşdeğer olarak, İNANANLARIN KALPLERİNDE MEMNUNİYETİ VE  SAĞLAMLIĞI ARTTIRACAKTIR. (Bihar-ül Envar, Cilt. 51, Sayfa 135; Cilt 52,  Sayfa 328; Mikyaal al-Makaarem, Cilt 1, s. 241)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İslam  alemi ruhani bir varlığa değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatına biat  edeceklerdir.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Halifenin ölümü anında ihtilaf olur.  Medine halkından bir kişi koşarak Mekke&#8217;ye çıkar. Mekke halkından bir  grup onu (Hz. Mehdi (as)&#8217;ı), istememesine rağmen (bulunduğu yerden)  çıkarırlar. Hacer-i Esved&#8217;le Makamı İbrahim arasında ona (Hz. Mehdi  (as)&#8217;a) biat ederler. (Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu&#8217;l Muhtasa Fi  Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Rükun ile Makam arasında kendisine biat  edilecektir. Hz. Mehdi (as) o kadar merhametli olacaktır ki, zamanında  ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu  kanayacaktır. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s.  42)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Müslüman  dünyasını ayrılıklardan kurtarıp birleştirerek Türk İslam Birliği&#8217;ni  sağlayacak olan ruhi bir varlık değildir.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İman edenlerin Efendisi (sav) der ki:  &#8220;&#8230; ALLAH SİZİN İÇİN, SİZİ BİRLEŞTİRECEK VE SİZİ DAĞINIKKEN BİRARAYA  GETİRECEK BİRİNİ (HZ. MEHDİ (AS)&#8217;I) ÇIKARANA DEK&#8230; Beklerseniz,  ödüllendirileceksiniz ve sizin haksızlığa uğratılmanızın intikamını  alacak (Darwinizm&#8217;e, materyalizme ve ateizme ilmi zeminde gereken cevabı  verecek) olanın ve haklarınızın kurtarıcısı olanın, o (Hz. Mehdi (as))  olduğunu kesinlikle anlayacaksınız&#8230;&#8221; (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul  Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır  el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 182)</span></em></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  halinde bir varlık İslam aleminin manevi lideri olamaz. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Malik bin Zamra der ki, Emirülmüminin  Ali aleyhisselam bana şöyle buyurdu: &#8220;&#8230; Hayrın çoğu o zamandadır ey  Malik! O ZAMANDA KÂİM&#8217;İMİZ  (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK &#8230; SONRA  ALLAH HERKESİ ONUN ETRAFINDA TOPLAYACAK.&#8221; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i  Numani, Gaybet-i Numani s. 242)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230; Ve sonra istemediği halde biatlarını  kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de  gökte de Hz. Mehdi (as)&#8217;dır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin  Suyuti&#8217;nin Tasnifinden Hadisler, Kahraman Neşriyat, s. 35)</span></p>
<p></em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ruh  şeklinde bir varlığın az kardeşinin olması mümkün değildir. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> Kardeşi az olandır (Risalet ül  Mehdi, s161)</span></em></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz  (sav) Hz. Mehdi (as)&#8217;ın bekar olacağını söylemiştir. Peygamberimiz  (sav)&#8217;in ruh şeklinde bir varlıktan bahsetmediği açıktır.</span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Mes&#8217;ûdî şöyle nakletmektedir: &#8220;Ali b.  Hazma, İbn-i Sirâc ve İbn-i Ebi Said, bir ara İmam Rıza&#8217;nın (a.s)  huzuruna vardıklarında Ali B. Hazma İmam&#8217;a şöyle arzetti: &#8220;Ey  Resulullah&#8217;ın oğlu, biz, siz (Ehli Beyt imamların)dan şöyle nakletmişiz  ki; HER İMAM ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EVLADINI GÖRÜR. (Acaba bu doğru  mudur?) İmam (a.s) cevabında şöyle buyurdu: &#8220;Şunu da hadise eklediniz mi  &#8220;KÂİM (HZ. MEHDİ) HARİÇ?&#8221; (İsbât-ül Vasiye (Mes&#8217;udî), s. 201)</span></em></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hz.  Mehdi (as) tüm insanların, hatta denizdeki balıkların, havadaki kuşların  onun sevgisiyle coşacakları bir insandır. İnsanlar sevgilerini ruh  şeklinde bir varlığa değil, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zatına yönelteceklerdir. </span></strong></span></span></p>
<p><em><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın) hilafetinden  yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki  balıklar bile razı olacaktır. (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il  Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Allah onun (Hz. Mehdi (as)&#8217;ın)  muhabbetini insanların kalplerine yerleştirecektir. Böylece onlar,  gündüzleri arslan kesilen ve geceleri de ibadetle geçiren bir toplum  olacaklar. (Ukayli &#8220;En-Necmu&#8217;s-sakıb fi Beyanı Enne&#8217;l Mehdi min Evladı  Ali b. Ebi Talib Ale&#8217;t-Temam ve&#8217;l kamal&#8221;)</span></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-mehdi-a-s-kimsenin-taniyip-anlamayacagi-bir-ruh-degil-peygamberimiz-savin-haber-verdigi-yuzlerce-alametin-uzerinde-tecelli-ettigi-mubarek-bir-insandir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmam Rabbani Hz. Mehdi (a.s.) çıkmadan önce hadislerde belirtilen birçok alametin oluşacağını söylemiştir, bu alametlerin hemen hepsi çıkmıştır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/imam-rabbani-hz-mehdi-a-s-cikmadan-once-hadislerde-belirtilen-bircok-alametin-olusacagini-soylemistir-bu-alametlerin-hemen-hepsi-cikmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/imam-rabbani-hz-mehdi-a-s-cikmadan-once-hadislerde-belirtilen-bircok-alametin-olusacagini-soylemistir-bu-alametlerin-hemen-hepsi-cikmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 16:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adet]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Birbiri]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ipi]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Mektubat]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sagir]]></category>
		<category><![CDATA[Tesbih]]></category>
		<category><![CDATA[Zahir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[İmam Rabbani Hz. Mehdi (a.s.) çıkmadan önce hadislerde  belirtilen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İmam Rabbani Hz. Mehdi (a.s.) çıkmadan önce hadislerde  belirtilen birçok alametin oluşacağını söylemiştir, bu alametlerin hemen  hepsi çıkmıştır</strong></h2>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam Rabbani Hazretleri  Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce pek çok alametin tahakkuk edeceğini  bildirmiş ve bu alametleri de harika haller olarak nitelendirmiştir:</p>
<p></span></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="text-decoration: underline;">MEHDİ’NİN  ZUHUR ZAMANI YAKINDIR</span>. ONUN ZUHUR ZAMANI OLAN YÜZ (ASIR) BAŞINA  GELİNCEYE KADAR NİCE MEBDE’LER (BAŞLANGIÇ ALAMETLERİ) VE MUKADDİMELER  (ÖN ALAMETLER) ZUHUR EDECEKTİR&#8230;.</strong><br />
</span></span><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="text-decoration: underline;">MEHDİ</span> DAHA BÜYÜKTÜR. Onun sebebi ile, İslam’a ve Müslümanlara büyük takviye  gelecektir. Onun velayetinin dahi, zahir ve batın büyük tasarrufu  vardır. Nice harika hallerin ve kerametlerin sahibi olacaktır. ONUN  ZAMANINDA, NİCE HAYRET VEREN HALLER ZUHUR EDECEKTİR. &#8230; Onun vücudunun  zuhurundan evvel, adet harici HARİKA HALLER MEYDANA GELE.</strong><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam-ı  Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 2. cilt, 381. Mektup, s. 1184-1186)</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana;"></p>
<p></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam Rabbani Hazretleri’nin ifade ettiği  bu harika olayların hepsi Hicri 1400 senesinden başlayarak günümüze  kadarki 30 yıllık süre içerisinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’nin  anlatımıyla mucizevi şekilde <strong>tesbih taneleri gibi</strong>”  birbirini izleyerek gerçekleşmiştir.</p>
<p></span></p>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>Allah Resûlü  sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br />
&#8220;… eskimiş ipi kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri  ardına gelen alâmetleri beklesinler.&#8221;</strong></p>
<p></span></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ebû Hureyre  radıyallahu anh. Tirmizî.</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>Kıyamet  alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların  artarda kopması gibi.<br />
</strong><br />
(Ramuz-El Ehadis, 277/6; Camiü&#8217;s-Sagir, 3/167)<br />
</span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
</strong></p>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Diğer hadisler  için bakınız. </span><a href="http://www.hazretimehdi.com/cikis.php" target="_blank"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">http://www.hazretimehdi.com/cikis.php</span></a><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">)</span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Aşağıda sadece az bir kısmına yer  verdiğimiz ahir zaman alametleri bazı kişilerin sözde Hz. Mehdi  (a.s.)’nin zuhuru diğer bir yüzyıla kalmıştır iddiasını tamamen geçersiz  hale getirmektedir:</span></p>
<p></span></p>
<div>
<p><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-size: large;">-1-</span></strong></p>
<p></span></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam Rabbani Hazretleri  Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuru için iki dişli münevver bir yıldızın  çıkışını önemli bir alamet olarak belirtmiş, öyle ki bu yıldızın tüm  özelliklerini en ince detayına kadar tarif etmiştir:</span></div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ashabın  verdiği habere göre, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong>&#8220;Vaad edilen Mehdi&#8217;nin zuhur mukaddimeleri olan  Abbasi Melik Horasan&#8217;a vardığı zaman,<span style="text-decoration: underline;"> ŞARK TARAFINDA İKİ DİŞLİ,  MÜNEVVER BİR BOYNUZ ÇIKAR</span>.&#8221;</strong></p>
<p>Bu rivayetin yapıldığı haşiyede yazıldığına göre, o sütunun  iki başı vardı&#8230;</p>
<p><strong>ŞARK TARAFINDA MEYDANA ÇIKAN O BEYAZLIK; ÖNCELERİ  NURLU BİR SÜTUN HALİNDE İDİ. SONRA, ONA BİR EĞRİLİK GELDİ; BOYNUZ  ŞEKLİNİ ALDI.</strong></p>
<p>İhtimaldir ki, onun için:<br />
-iki başlı, isminin verilmesi, şu itibara göre ola:<br />
</span><strong><br />
</strong><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>HER İKİ  TARAFINDA DA BİR İNCELİK OLUP DİŞE BENZERLER; BUNUN İÇİN, HER İKİ  TARAFTA BAŞ İTİBAR EDİLMİŞTİR.</strong> Nitekim, bir süngünün de her iki  tarafı incelik taşısa, onun için de:</p>
<p>-<strong>İki başlı</strong>, tabirini kullanır.</p>
<p>Kardeşim Şeyh Muhammed Tahir Bedahşi Confor&#8217;dan geldi. Şöyle  anlatıyor:</p>
<p><strong>-O SÜTUNUN ÜST TARAFINDA DA İKİ BAŞI VAR; İKİ DİŞE  BENZİYOR. İKİSİ ARASINDA DA KISA BİR AYRILIK VAR.</strong></p>
<p>Bu mânanın teşhisi sahrada hasıl oldu.</p>
<p>Aynı haberi, bir başka topluluk da verdi.</p>
<p>Halbuki bu doğuş, <strong>Mehdi&#8217;nin zuhuru zamanında olacak  zuhur değildir. Zira, ONUN ZUHURU, YÜZ BAŞLARINDA OLACAKTIR. Şu anda  dahi, yüz başını, on sekiz sene geçmiş vaziyettedir.</strong></span></span><strong><br />
</strong><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hadis-i şerifte, Mehdi&#8217;nin  alâmetleri hakkında şöyle anlatılmıştır:</p>
<p></span><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;ŞARK  TARAFINDA BİR KUYRUKLU YILDIZ DOĞUP AYDINLIK VERECEKTİR.&#8221;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">BU YILDIZ DAHİ DOĞMUŞTUR. AMMA O MUDUR, YOKSA ONUN BİR  BENZERİ MİDİR</span>?</strong></p>
<p>Bu yıldıza Kuyruklu yıldız, adının verilmesi, ihtimal ki, şu  anlatmalara dayanıyor:</p>
<p></span></span><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>SABİTLERİN  SEYRİ, MAĞRİBDEN (BATIDAN) MEŞRİKADIR (DOĞUYADIR) (4)&#8230;</p>
<p></strong><strong>BU YILDIZIN DURUMU DA, ONUN SEYRİNE  GÖREDİR. YANİ YÜZÜ MEŞRİK CANİBİNE DOĞRU, ARKASI DAHİ, MAĞRİB  TARAFINADIR. BU UZUN BEYAZLIK DAHİ, ONUN ARKA TARAFINDADIR.</strong> Bu  mana icabı olarak, ona:</p>
<p>-Kuyruk&#8230; isminin verilmesi yerindedir.</p>
<p><strong>ONUN HER GÜNKÜ İRTİFI İSE, MEŞRİKTEN MAĞRİBEDİR.  ANCAK O, KISRİ (KENDİNE HAS DURUMUNDA AĞIRLIK TAŞIYAN) SEYRİ İLE FELEK-İ  AZAMIN SEYRİNE BAĞLIDIR.</strong><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam-ı  Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">İmam Rabbani  Hazretleri’nin<strong> “BU YILDIZ DAHİ DOĞMUŞTUR. AMMA O MUDUR, YOKSA  ONUN BİR BENZERİ MİDİR?” </strong>ifadesinden, tüm detaylarıyla tarif  ettiği söz konusu yıldızın kendi döneminde çıkmadığı anlaşılmaktadır.  Eğer bu özelliklerle birebir uyum içinde olan ve 24 Şubat 2009 tarihinde  Dünya’ya en yakın noktadan geçen Lulin kuyruklu yıldızı o devirde de  görünmüş olsaydı hiç şüphesiz ki İmam Rabbani Hazretleri bunu çok açık  ve emin bir üslupla ifade ederdi. Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuru için ana  delillerden kabul ettiği bu alametin kendi devrinde tahakkuk etmemiş  olması, Hz. Mehdi (a.s.)’nin o devirde çıkmadığına ve Hz. Mehdi  (a.s.)’nin bu kuyruklu yıldızın görüleceği ileriki bir yüzyılda yani  günümüzde zuhur edeceğine dair delil teşkil etmektedir.</span></div>
</div>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: large;">-2-</span><br />
</span><br />
</span></strong></p>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>İmam  Rabbani Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’nin Kuran ahlakına tamamen aykırı,  küfrani  bir yaşam tarzının her yönüyle açık ve aleni bir şekilde  yaşanacağı bir dönemde Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur edeceğini ifade  etmektedir:</strong><br />
</span></span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230; Bir  hadis-i şerifte, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:<br />
<strong>“<span style="text-decoration: underline;">KÜFÜR HER YANI İSTİLA EDİP HÜKMÜ CEMİYET İÇİNDE  AŞİKARE İŞLENMEDİKÇE</span>, MEHDİ ZUHUR ETMEZ. BU VAKİTTE, VAKİ OLAN İSE,  KÜFRÜN İSTİLASIDIR. ONUN KUVVETİDİR. İSLAM’IN VE MÜSLÜMANLARIN DAHİ  ZAAFIDIR.</strong></p>
<p>Bu vakit, Resulullah (sav) Efendimizin, ehl-i İslam’ın garib  düşeceklerini anlattığı devirdir. <span style="text-decoration: underline;"><strong>Onlara ne mutlu</strong></span><strong>.</strong> Ayrıca, Resulullah (sav) Efendimiz onları müjdelemiştir.<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(İmam-ı  Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 2. cilt, 381. Mektup, s. 1184-1186)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Bilindiği üzere İmam  Rabbani Hazretleri’nin yaşadığı yıllar İslam’ın en parlak yaşandığı  yıllardı. Müslüman aleminin başında bir halife vardı. Dolayısıyla bu  hadis-i şerifte bahsi geçen küfür sisteminin her yere hakim olması  durumu İmam Rabbani’nin yaşadığı dönemde yoktu. Demek ki İmam Rabbani  kendisinden sonraki bir döneme, insanların İslam ahlakından iyice  uzaklaşıp dalalete düştükleri bir döneme dikkat çekmekte ve Hz. Mehdi  (a.s.)’nin de bu dönemde zuhur edeceğine işaret etmektedir. Hz. Mehdi  (a.s.)’nin çıkışında da Müslüman alemi çok büyük bir zulüm sistemi  içinde bulunacaktır, başlarında manevi bir liderleri olmayacaktır.  Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’nin tarif ettiği dönem, her türlü din dışı  sistemin en uç boyutlarda yaşanağı ahir zamandır, ve içinde bulunduğumuz  zaman da bu zamana denk gelmektedir. Öyleyse Hz. Mehdi (a.s.)’nin  zuhuru da içinde bulunduğumuz bu dönemde olacaktır.<br />
</span></p>
<div>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-size: large;">-3-</span></strong><br />
</span></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hicri 1400’de, hadiste Peygamberimiz  (s.a.v.)’in tam açıkladığı şekilde Fırat’ın suyu, üzerine kurulan baraj  ile kesilmiştir. </span></div>
</div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;<span style="text-decoration: underline;">Fırat  Nehri&#8217;nin suyu çekilerek</span> altın hazinesini açıklaması zamanı  yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey  almasın.&#8221;</strong><br />
</span></span></div>
<p><strong><br />
</strong></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Hadisi  Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)</p>
<p>(Riyâzü&#8217;s-sâlihîn min hadîsi seyyidi&#8217;l-mürselîn, İmam  Nevevî&#8217;, 3/332)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-size: large;">-4-</span></strong></p>
<p></span></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Yine Peygamberimiz  (s.a.v.), Afganistan’ın işgal edileceğini;</span></div>
</div>
<p><strong><br />
</strong></p>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Talikan&#8217;a  (Afganistan&#8217;a) yazık oldu.</strong> Şüphesiz Allah Teala&#8217;nın orada  altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah&#8217;ı hakkıyla bilen  insanlar vardır. Onlar ahir zaman Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;sinin  yardımcılarıdır.&#8221;<br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Kitab-ül  Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,  s. 59)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">hadisiyle bildirmiştir.  Rusların Afganistan’ı 1979 yılında yani Hicri 1400’de işgal etmeleriyle  bu hadis tahakkuk etmiştir.</p>
<p></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"></p>
<p></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-size: large;">-5-</span></strong><br />
</span></span></div>
<div>
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamberimiz (s.a.v.) ahir zamanda Hz.  Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinden biri olarak Ramazan ayında iki yıl  üstüste güneş ve ay tutulmaları olacağını haber vermiştir.</span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Hz.  Mehdi (a.s.) için 2 alamet vardır ki&#8230; Bunun birincisi, Ramazan&#8217;ın  birinci gecesi Ay&#8217;ın ikincisi de ortasında Güneş&#8217;in tutulmasıdır.&#8221;?</strong><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Hz.  Mehdi (a.s.)&#8217;nin çıkmasından önce bir Ramazan içinde Güneş iki defa  tutulacaktır.&#8221;?</strong><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Ölüm-Kıyamet-Ahiret  ve Ahir Zaman Alametleri, s. 440)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;&#8230;  Güneş&#8217;in oruç ayının ortasında, Ay&#8217;ın ise sonunda tutulması&#8230;&#8221;</strong></p>
<p></span></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Kitab-ül  Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><strong>&#8220;Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;nin gelişi Ramazan ayında ayın iki kere tutulmasına sebep  olacaktır.&#8221;?</strong><br />
</span><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Kıyamet  Alametleri, s. 200)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hicri 1400 içinde 1981 ve 1982 yıllarında  arka arkaya ve tam Ramazan ayında güneş ve ay tutulmaları  gerçekleşmiştir. 81 ve 82 yıllarında arka arkaya gerçekleşen bu gökyüzü  olaylarıyla hadis tam olarak tahakkuk etmiştir.</p>
<p></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"></p>
<p></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-size: large;">-6-</span></strong><br />
</span></span></div>
<div>
<span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Yine Dünyamızın yakınından ancak 76  yılda bir geçen Halley kuyruklu yıldızı 1986 yılında yani Hicri 1406’da  geçmiş ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadiste;</span><br />
</span></div>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>O  gelmeden önce</strong></span><strong>, </strong><span style="text-decoration: underline;"><strong>doğudan ışık  veren bir kuyruklu yıldız görünecektir</strong></span><strong>.</strong></p>
<p></span></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">şeklinde bildirdiği bir  alamet daha gerçekleşmiştir.</p>
<p></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-size: large;">-7-</span></strong><br />
</span></span></div>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Peygamberimiz (s.a.v.) hadisinde; </span></p>
<p></span></p>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>“  &#8230; AZERBAYCAN&#8217;DAN MUTLAKA BİR ATEŞ ÇIKACAKTIR. Ve hiçbir şey onun  karşısında duramayacak. Böyle bir şey olunca evinizde oturun&#8230;”</strong><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Şeyh  Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 311)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">şeklinde belirtmiş  gerçekten de Azerbaycan’a ait Dağlık Karabağ toprakları 1988 tarihinde  Ermeniler tarafından işgal edilerek bu hadis de yine Hicri 1400 içinde  gerçekleşmiştir.<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"></p>
<p></span></div>
<div><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-size: large;">-8-</span><br />
</span></strong></div>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">1979 yılında (Hicri 1 Muharrem  1400’de) Hac sırasında Kabe’de büyük bir katliam olmuştur. (1 Muharrem  1400) <strong><span style="text-decoration: underline;">Olayın meydana geliş tarihi Hicri 1400 yılının ilk  günüdür. Bu sırada 30 kişi hayatını kaybetmiştir</span>.</strong> Peygamberimiz (s.a.v.) hadiste;</span><br />
</span></div>
</div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: small;"><strong>ONUN  (HZ. MEHDİ (A.S.)’NIN) ÇIKACAĞI YIL, insanlar hacca, başlarında bir  emir bulunmadan gidecekler&#8230; Hep birlikte Beyt-i Şerif&#8217;i tavaf  edecekler, sonra Mina&#8217;ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine  saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.&#8221;</strong><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">(Kıyamet  Alametleri, s. 168-169)<br />
</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">şeklinde ifade ederek <strong>“Hz.  Mehdi (a.s.)’nin çıkacağı yıl”</strong> Kabe’de böyle önemli bir olayın  olacağından bahsetmektedir. <strong>“Çıkacağı yıl”</strong> ifadesi bu  açıdan son derece önemlidir. Çünkü hem bu olay hem de Hz. Mehdi  (a.s.)’nin çıkış tarihi 1979 yılını göstermektedir. 1979 yılında  gerçekleşen bu olayın ardından 7 yıl sonra Hac sırasında çok daha kanlı  bir olay meydana gelmiştir. Bu sefer de 402 kişi öldürülmüştür. Ancak bu  olayın ilkinden farkı son olayın Kabe’nin içinde değil yanında  gerçekleşmiş olmasıdır. Bu 2 olay da hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’nin  çıkış alameti olarak anlatılan <strong>“Kabe baskını ve Kabe’de kan  akıtılması”</strong> olaylarıyla tam olarak aynı şekilde olmuştur.</p>
<p>Ahir zaman alametleri bir bütündür ve bu alametlerin 30 yıllık bir zaman  dilimi içinde gerçekleşmesi, hem Peygamberimiz (s.a.v.)’in haber  verdiği ahir zaman içinde yaşadığımızı, hem de tüm Müslümanlarca büyük  bir heyecan ve umutla beklenen Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhurunu  müjdelemektedirler. Bu nedenle büyük ve küçük alametler olarak  adlandırılmış olan alametlerin hepsi Müslümanlar için son derece önem  taşımaktadır. Bu alametlerden herhangi birinin gerçekleştiğini görmek  Müslümanların umutlarını pekiştirmekte, heyecanlarını artırmakta ve  şevklerini kat kat yükseltmektedir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/imam-rabbani-hz-mehdi-a-s-cikmadan-once-hadislerde-belirtilen-bircok-alametin-olusacagini-soylemistir-bu-alametlerin-hemen-hepsi-cikmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin çıkış alameti olacaktır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 16:33:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Chandra]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nasa]]></category>
		<category><![CDATA[Nida]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo]]></category>
		<category><![CDATA[S 51]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Vuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Uzayda insan eli biçiminde bir görüntü oluşacaktır, bu Hz. Mehdi  (a.s.)&#8217;nin çıkış alameti olacaktır</strong></h2>
<div>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230; Esma  binti Umeys dedi ki: <strong>O GÜNÜN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURUNUN)  ALAMETİ SEMADAN UZATILMIŞ VE İNSANLARIN KENDİSİNE BAKIP DURDUĞU BİR  EL’DİR.</strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Celalettin  Suyutinin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali  Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  69</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>&#8230;  İŞTE O ZAMAN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURU ZAMANINDA) SEMADAN KENDİNİ  BELLİ EDEN BİR EL GÖRÜNÜR&#8230; </strong></span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Celalettin  Suyutinin Tasnifinden Hadisler,  Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali  Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  51</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" width="600" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>SEMADAN  ZUHUR EDEN BİR EL</strong> ve “emiriniz Mehdi’dir” şeklindeki bir nida  duyuluncaya kadar tefrika ve ihtilaflar devam edecektir. <strong>O GÜNÜN  ALAMETİ: SEMADAN BİR EL UZANACAK</strong> ve insanlar ona bakacak ve  göreceklerdir.</span></div>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Ahmed İbn-i  Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdinin Alametleri, El-Kavlu&#8217;l  Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, S. 53</span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/hand_in_space.jpg" alt="" width="500" height="375" align="middle" /></p>
<p></span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Peygamber Efendimiz  (s.a.v.)’den rivayet edilen bu hadislerde<strong> gökte bir “el”in  görüneceği ve bu elin Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinden olduğu </strong>bildirilmektedir.  Bu döneme kadar ihtilafların devam edeceği ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin  semadan, yani radyo, televizyon ve internet gibi iletişim araçları  vesilesiyle, sürekli gündem olacağı hadislerden anlaşılmaktadır.</p>
<p>Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)’ne bağlı Chandra Röntgen  Gözlemevi tarafından çekilen bir uzay fotoğrafında el şeklindeki bir  nötron yıldızları kümesi başka bir yıldız kümesini kavrıyomuş gibi  görülmektedir. Hadislerde belirtilen el ifadesi, NASA tarafından <strong>“Tanrı’nın  eli”</strong> olarak adlandırılan ve uzayda vuku bulan bir gök olayının  vesile olduğu bu görüntüye işari manada bakıyor olabilir. (Doğrusunu  Allah bilir.)</p>
<p>Söz konusu yıldız kümesinin oluşturduğu el şeklinin duruşu hadisteki  uzanma tanımına da tam uymaktadır. NASA tarafından çekilen fotoğraftaki  el şekli bir yere uzanıyormuş görünümündedir. Ayrıca insanların Hz.  Mehdi dönemindeki gelişmiş yüksek uzay ve astronomi teknolojisi  sayesinde uzayda meydana gelen bu gök olayını teleskoplar vesilesiyle  bakarak görebilmeleri de hadisteki ifadelerle birebir uyum içindedir.</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur alametleri <a href="http://www.hazretimehdi.com/signs/signs_index.html" target="_blank">&#8220;… eskimiş ipi  kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gelen alâmetleri  beklesinler.&#8221;</a> (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.) hadisinde  belirtildiği gibi son 30 yıllık süre zarfında art arda yaşanmıştır ve  yaşanmaya da devam etmektedir. En son 24 Şubat 2009 tarihinde dünyaya en  yakın noktadan geçen çift kuyruklu Lulin kuyruklu yıldızının İmam-ı  Rabbani tarafından tefsir edilen <a href="http://www.hazretimehdi.com/lulin.html" target="_blank">“şark tarafında iki dişli  münevver bir boynuz çıkar” </a>hadisine işaret ediyor olmasının  ardından, şimdi de <strong>“semadan bir el uzanacak”</strong> hadisinin  işaret ettiği uzaydaki bu el görüntüsü Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur  ettiğine, faaliyete başladığına, insanlar tarafından farkedilmesinin de  iyice yaklaştığına delil teşkil etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)</span></p>
<div><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/yenibilgi/hand_in_space2.jpg" alt="" align="middle" /></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/uzayda-insan-eli-biciminde-bir-goruntu-olusacaktir-bu-hz-mehdi-a-s-nin-cikis-alameti-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuyruklu Yıldızın Doğması &gt;&gt;&gt;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuyruklu-yildizin-dogmasi.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuyruklu-yildizin-dogmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 08:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Fi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Kuyruklu Yıldızın Doğması














O        ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuyruklu Yıldızın Doğması</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>O                                              gelmeden önce, doğudan ışık  veren                                              bir kuyruklu yıldız  görünecektir.                                              (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi  Alamatil Mehdiyy-il                                              Muntazar, s. 53)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>O                                              yıldızın doğması, Güneş ve  Ay tutulmasından                                              sonra olacaktır. (Kitab-ül  Burhan                                              Fi Alameti-il Mehdiyy-il  Ahir Zaman,                                              s. 32)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="547" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="21" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="502" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="24" height="1" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r1_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="22" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="22" /></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c1.gif"></td>
<td>&#8230;                                              Ne zaman ki Melikler  seyahat, zenginler                                              ticaret, fakirler dinlenmek,  hafızlar                                              gösteriş yapmak için hacca  giderler;                                              işte o zaman, kuyruğu  bulunan bir                                              yıldız zuhur edecektir.  (Kıyamet Alametleri,                                              s.123)</td>
<td valign="top" background="images/cercevekk_r2_c3.gif"></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" /></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" height="20"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/cercevekk_r3_c1.gif" border="0" alt="" width="547" height="20" /></td>
<td><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/images/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="20" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hadislerde belirtildiği  gibi:</p>
<p>- 1986 yılında (Hicri 1406&#8242;da)  yani 14.                                        yüzyıl başlarında &#8220;Halley&#8221;  kuyruklu yıldızı                                        Dünyamız&#8217;ın yakınından geçmiştir.  Bu kuyruklu                                        yıldız parlak ışıklı bir  yıldızdır.</p>
<p>- Hareket yönü doğudan batıya  doğrudur.</p>
<p>- 1981 ve 1982 (Hicri 1401-1402)  yıllarında                                        meydana gelen Ay ve Güneş  tutulmaları olayından                                        sonra ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bu yıldızın doğuşunun da diğer  çıkış alametleri                                        ile aynı zamanda meydana gelmesi,  Halley                                        kuyruklu yıldızının hadiste işaret  edilen                                        yıldız olduğunu doğrular  niteliktedir.</p>
<p><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/a7.jpg" alt="" width="660" height="120" /></p>
<p>Bu yıldız geçtiğinde meydana  geldiği rivayet edilen bazı önemli olaylar da şunlardır:</p>
<ul>
<li>Hz. İsa doğmuştur.</li>
<li>Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;e  ilk vahiy                                          gelmeye başlamıştır.</li>
<li>Osmanlı Devleti tarih  sahnesinde yer                                          almaya başlamıştır.</li>
<li>İstanbul Fatih Sultan Mehmet  tarafından                                          fethedildiğinde de bu yıldız  görülmüştür.</li>
</ul>
<p>Halley Kuyruklu  Yıldızı                                        Hakkında Bazı İlginç Rakamlar</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="269" align="right">
<tbody>
<tr>
<td width="267" height="325"><img src="http://www.hazretimehdi.com/signs/pic_signs/kuyrukluyildiz_7.jpg" alt="" width="260" height="323" align="right" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div>Cronicle                                              20th, Mart 1986, s.1278</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halley kuyruklu  yıldızı ile ilgili bazı                                        sayıların &#8220;19&#8243; sayısının tam  katları olması                                        da oldukça dikkat çekicidir:</p>
<p>Halley Kuyruklu Yıldızı 76 yılda  bir geçiyor                                        76 = 19 x 4</p>
<p>Bu yıldız en son Hicri 1406&#8242;da  görüldü                                        1406 = 19 x 74</p>
<p>Bu konuyla ilgili bir diğer  ilginç durum                                        da şudur: Yukarıda da  hesapladığımız gibi                                        Halley yıldızının geçmiş olduğu  Hicri 1406                                        yılı 19&#8242;un tam 74 katıdır. &#8220;74&#8243;  sayısı ise                                        aynı zamanda Kuran-ı Kerim&#8217;de 19  mucizesine                                        işaret edilen MÜDDESSİR Suresi&#8217;nin  sıra                                        numarasıdır.</p>
<p>Kuran&#8217;ın Müddessir Suresi&#8217;nin  (74. sure)                                        30. ayetinde &#8220;19&#8243; sayısının  müminler için                                        bir rahmet, inkar edenler için ise  bir fitne                                        vesilesi olduğu bildirilmektedir.</p>
<p>Halley kuyruklu yıldızının 19 ile  olan                                        bu dikkat çekici bağlantısı da,  inkar edenler                                        üzerine bir fitne, müminlere ise  bir rahmet                                        müjdelediğine işaret ediyor  olabilir.</p>
<p>Müddessir Suresi&#8217;nin 1. ve 2.  ayetlerinde                                        Hz. Muhammed (sav)&#8217;e                                        &#8220;EY ÖRTÜNEN! KALK VE KORKUT&#8221; şeklinde                                         buyurulmaktadır. Bu, ayetlerin  açık anlamıdır.                                        Fakat bu ayetlerin ahir zamana  yönelik ikinci                                        bir örtülü, gizli işaretleri de  bulunabilir.                                        Belki de  &#8220;EY  GİZLENEN&#8221;                                        denilerek Resulullah Efendimiz&#8217;in  soyundan                                        gelecek olan ve Hicri 1406&#8242;da  çıkış alametlerinden                                        biri (Kuyruklu Yıldızın doğuşu  hadisesi)                                        belirecek olan Mehdi&#8217;ye işaret  ediliyor                                        olabilir.</p>
<p>Müddessir Suresi</p>
<p>1. Ey örtüsüne  bürünen</p>
<p>2. Kalk ve korkut  (uyar)</p>
<p>Müddessir:  örtünen-bürünen-gizlenen demektir.</p>
<p>Bir başka mucizevi işaret ise  Halley yıldızının,                                        1986 (Hicri 1406)&#8217;daki geçişinin,  Hz. Muhammed                                        (sav)&#8217;in peygamberlikle  vazifelendirildiği                                        MS. 607&#8242;den bu yana 19. geçişi  olmasıdır.</p>
<h3>Kuyruklu Yıldızın Doğması</h3>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Cumhuriyet  Gazetesi, 15 Mart 1986</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/halley_cmh15386.jpg" alt="" width="500" height="652" /></p>
</div>
<div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Cumhuriyet Gazetesi,  18 Mart 1986</span></p>
<p><img src="http://us2.harunyahya.com/Image/alametler_gazetekupurleri/halley2_cmh18386.jpg" alt="" width="300" height="568" /></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/kuyruklu-yildizin-dogmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

