<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Peygamberimiz</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/peygamberimiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Sayın Adnan Oktar Görünmez Mehdi İnancının Tehlikesini Anlatıyor</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2011/01/sayin-adnan-oktar-gorunmez-mehdi-inancinin-tehlikesini-anlatiyor.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2011/01/sayin-adnan-oktar-gorunmez-mehdi-inancinin-tehlikesini-anlatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 15:06:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Oktar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Refah]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=465</guid>
		<description><![CDATA[Sayın Adnan Oktar Görünmez Mehdi İnancının Tehlikesini Anlatıyor
Kıyametten   ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sayın Adnan Oktar Görünmez Mehdi İnancının Tehlikesini Anlatıyor</strong></p>
<p><img src="http://www.ilmiarastirma.net/images/Article/sayin_adnan_oktar_gorunmez_mehdi_inancinin_tehlikesini_anlatiyor_tr.jpg" border="0" alt="Sayın Adnan Oktar Görünmez Mehdi İnancının Tehlikesini Anlatıyor" />Kıyametten   önceki son dönem olan ahir zaman, Peygamberimiz (s.a.v.)’in   hadislerinde müjdelendiği gibi Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhuru ve Hz. İsa   (a.s.)’ın nüzulü ile çok kutlu bir döneme işaret eder. Yeryüzündeki   fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur,   mutluluk ve refah getirecek çok mübarek ve değerli bir şahıs olan Hz.   Mehdi (a.s.)’ın zuhuru  yüzyıllardır İslam ümmeti tarafından beklenen   müjdeli bir olaydır. Ancak bazı mezhepler ve gruplar arasında Hz. Mehdi   (a.s.)’ın görünmez olduğu yönünde yanlış bir inanış vardır. Sayın Adnan   Oktar bu “görünmez Mehdi” inancının yanlışlığını röportajlarında sık  sık  vurgulayarak tüm İslam alemine önemli bir çağrıda bulunmakta ve Hz.   Mehdi (a.s.)’ın şahs-ı manevi değil bir şahıs olduğunu delilleriyle   ortaya koymaktadır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın özellikleri   hakkında pek çok tanıtıcı bilgi vermiş ve insanların Hz. Mehdi (a.s.)’ı   bir şahıs olarak göreceklerini bildirmiştir. Rivayetlerden ve İslam   alimlerinin izahlarından Hz. Mehdi (a.s.)’ın bir şahsı manevi   olmayacağı, fiziksel özelliklerine, karakter ve ahlakına, nesebine kadar   detaylı olarak tarif edilmiş mübarek bir şahıs olacağı, açık ve net  bir  biçimde anlaşılmaktadır.</p>
<p>Sayın Adnan Oktar da çeşitli tarihlerde yaptığı röportajlarında Hz.   Mehdi (a.s.)’ın şahıs olduğunu ve şahs-ı manevi beklentisinin   tehlikesini detaylı olarak açıklamaktadır.<br />
<strong><br />
Hz. Mehdi (a.s.) Anne ve Babadan Doğacaktır </strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) bütün peygamberler ve evliyalar gibi anneden babadan   doğmuştur. Hiçbir peygamber, hiçbir evliya tekrar tekrar kaybolup  ortaya  çıkmamıştır. Hiçbir peygamber ruh haline gelip kaybolmamıştır ve  hiçbir  peygamber ruh halinde yüzyıllarca yaşayıp sonra tekrar dünyaya  geri  dönmemiştir. Kendilerine dünyada bahşedilen süre boyunca tebliğ   görevlerini, insan olarak yerine getirmişlerdir. Bu durum asrımızda   zuhur etmiş ve görevine başlamış olan Hz. Mehdi (a.s.) için de   geçerlidir. Sayın Adnan Oktar bu gerçeği şöyle açıklamaktadır:</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> İsterse Alevi kaynaklara da bakalım, Şii   kaynaklarına da bakalım. Hz. Mehdi (a.s.) anneden doğmadır, anneden   doğan bir insandır. Yani çocukluktan itibaren büyüyüp gelişen bir insan.   Öyle yüzlerce sene de bir kuyunun içerisinde kalıp, oradan çıkan bir   insan değildir. Bu, açıkça söyleyeyim, bir hurafedir. Böyle bir şey yok.   “Kuyunun içerisinde duruyor” diyorlar, derin bir kuyu gibi bir şey,   etrafını da demir parmaklıklarla çevirmişler, “onun içinden çıkacak”   diyorlar. Yapmayın etmeyin. Ya Amerika tabii ki müthiş tedirgin böyle   bir şeyden. Adam; “ben gördüm” diyor, “ışık suretinde” diyor. Şimdi,   yarın bir gün; “Allah, Hz. Mehdi (a.s.)’a emretti, Hz. Mehdi (a.s.) da   bize bildirdi” dese, ne yapacak adamlar? O yüzden çok tedirginler. Bak,   Ahmedinejad çok aklı başında bir insan, sevecen bir insan, Hz. Mehdi   (a.s.) aşığıdır, çok seven bir insan; Hamaney de öyle. Şimdi,   toplansınlar, bir araya gelsinler, bu konuyu netleştirsinler. “Hz. Mehdi   (a.s.) görünmez bir Mehdi değil” diyecekler. Hz. Mehdi (a.s.) görünür   bir insandır. Babadan anadan doğmuştur. Zuhur yeri de İstanbul’dur. Şii   kaynaklarda, İstanbul olduğu belki yüz tane hadiste var, hep İstanbul   olarak geçiyor, İstanbul’dadır. Doğu tarafından geliyor, Batı’ya doğru   geliyor ve denizi geçeceği belirtiliyor. Bu şekilde olursa, Amerika   böyle bir Hz. Mehdi (a.s.)’a hazır, masonlar hazır, Tapınak Şövalyeleri   hazır; hepsi hazırlar. Yani bunu kabul ediyorlar. Yani sevgiyi savunan,   kan dökmeyi engelleyen, silahları ortadan kaldırmayı amaçlayan bir   Mehdi’ye karşı CIA, FBI falan; hepsi hazırlar, kabul ediyorlar. <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/19535">Kanal Avrupa ve Çay TV, 31 Ekim 2010</a>)</em></p>
<p><strong>Peygamberlere Benzeyen Özelliklere Sahip Olacaktır </strong></p>
<p><em>İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi’s-selâm şöyle buyurmuştur:</em></p>
<p><em>“Bizim Kaim’imiz (Mehdi) ile Allah’ın resulleri arasında bir takım   benzerlikler vardır. Nuh (a.s.), İbrahim (a.s.), Musa (a.s.), İsa   (a.s.), Eyyub (a.s.) ve Muhammed sallâ’llâhu aleyhi ve alih   peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır. Nuh (a.s.) ile uzun   ömürlü olmasında, İbrahim (a.s.) ile, doğumunun gizli olması (Doğumunun   Evde Olmasında) ve halktan uzak durmasında; Musa (a.s.) ile, korku hali   (Mehdi (a.s.)’a yönelik tehlikelerin yoğunluğuyla; öldürme, tuzak  kurma,  tutuklanma, gözaltına alınma, sürgün gibi her türlü tehlikeyle  iç içe  olmasıyla) ve gaybette yaşamasında (sürekli gizlenerek  yaşamasında); İsa  (a.s.) ile halkın onun hakkındaki ihtilafa düşmesi  (bir kısım  insanların, ‘Mehdi (a.s.) gelecek’, bir kısımının da  ‘gelmeyecek’  demesinde); Eyyub (a.s.) ile, beladan sonra kurtuluşun  yetişmesinde (Hz.  Mehdi (a.s.)’a da birçok zorluk, hastalık ve dert  gelmesi; ancak aynı  Hz. Eyüp (a.s.) gibi Allah’ın rahmetiyle hepsinden  kurtulmasıyla);  Muhammed sallâ’llâhu aleyhi ve alih ile de kılıçla  kıyam etmesinde  (Peygamberimiz (s.a.v.)’in kutsal emanetleri olan  mübarek sancağı,  kılıcı ve hırkasının, Mehdi (a.s.)’ın yanında  olmasıyla), benzerliği  vardir.”</em>(Kemal’ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)</p>
<p>Bu hadis-i şerifte, Hz. Mehdi (a.s.)’ın tüm peygamberlere benzeyen  bir  şahıs olacağı, görünmez olmayacağı çok açık olarak belirtilmiştir.  Sayın  Adnan Oktar Hz. Mehdi (a.s.)’ın hayatının tüm peygamberlerin  hayatının  özeti gibi olacağını ve bir şahıs olduğunu şöyle  vurgulamaktadır:</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Peygamberimiz (s.a.v.) onu Hz. Yusuf (a.s.)’a   benzetiyor. Bütün peygamberlerin özetidir Hz. Mehdi (a.s.). Bütün   peygamberlerin özeti yani özüdür. “Her peygambere benzer” diyor   Peygamberimiz (s.a.v.) “Eyyüb (a.s.)’a da, Hz. İbrahim (a.s.)’a da, bana   da benzer” diyor. “Herkese benzer” diyor, “bütün Peygamberlere”. “Hz.   Yusuf (a.s.)’a hangi yönden benzer ya Resulullah (s.a.v.)?” diyorlar.   “Zindan yönüyle benzer” diyor. Ama Hz. Yusuf (a.s.) gibi de güzeldir Hz.   Mehdi (a.s.). Yani Hz. Yusuf (a.s.)’ın başına gelenler de Hz. Mehdi   (a.s.)’ın başına gelecektir. Buna işaret edilmiş oluyor. Zaten Yusuf   kıssası Hz. Mehdi (a.s.)’ı anlatıyor aynı zamanda Kuran’da. Mesela Kehf   Suresi baştan sona kadar Mehdiyeti anlatır. Dikkatlice bakılırsa   ebcedlerine varıncaya kadar tam anlamıyla Mehdiyete hakimdir sure. Hatta   Peygamberimiz (s.a.v.) diyor; “Deccalle karşılaştığınız vakit Kehf   Suresi’ni okuyun” diyor. Ne demek bu? “Mehdiyet onun içinde” diyor. Çok   fazla hadis vardır; bakın deccalle karşılaştığınızda Kehf Suresi’ni   okuyun. “Deccaliyete karşı savaşın, mücadelenin sırlarını ve Mehdiyeti   Kehf Suresi’nin içinde bulacaksınız” diyor Peygamberimiz (s.a.v.).   Özetle bu anlama geliyor.” <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/16232">Kocaeli TV, 9 Şubat 2010</a>)</em></p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Fiziksel Özellikleri Hadislerde Detaylı Olarak Anlatılmaktadır </strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde ahir zamanda gelecek olan kutlu   şahıs Hz. Mehdi (a.s.)’ın fiziksel özellikleri hakkında pek çok tanıtıcı   bilgi vermiştir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.) hakkındaki   tasvirleri çok detaylı ve açıktır. Hz. Mehdi (a.s.) ortaya çıktığında   kendisini görenler bu tasvirlerden hemen kendisini tanıyacaklardır.   Hadislere göre:</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.), Peygamberimiz (s.a.v.)’in soyundan olacak, Hz.  Mehdi  (a.s.)’ın omzunda “Nübüvvet” Peygamberlik Mührü bulunacak ve 40   yaşlarında olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.)’ın yüzünün güzel ve nurlu,   saçlarının siyah, kaşlarının kavisli, gözlerinin iri, güzel burunlu,   parlak dişli, alnının ise açık ve geniş olacağı da hadislerde   bildirilmektedir. Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)’ın sakalı siyah, sık ve bol   olacak, yanağında da bir ben bulunacaktır. Ten rengi Arabi (kırmızıyla   karışık beyaz) olacaktır. Bütün bunların yanısıra hadislerde   bildirildiğine göre Hz. Mehdi (a.s.) çok heybetli, orta boylu, iri   gövdeli, karnı geniş, güzel yüzlü Ben-i İsrail görünümlü bir insan   olacaktır.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in tek tek saydığı bu fiziksel  özellikler  elbette görünmez bir Mehdi’ye ait olamaz. Sayın Adnan Oktar  Hz. Mehdi  (a.s.)’ın fiziksel özelliklerinin bazılarını şöyle  açıklamıştır:</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Evet MaşaAllah. “İsmail’i, Elyasa’yı, Yunus’u ve   Lut’u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık.   Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık);   onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik”. (Enam Suresi,   86-87) Peygamberimiz (s.a.v.) hangi soydandı? Hz. İbrahim (a.s.)   soyundandı İbrani soyu. Mehdi (a.s.) hangi soydan? Peygamberimiz   (s.a.v.) soyu İbrani soyundandır. Ben-i İsrail görünümlü olmasının   nedeni de odur. İbrani soyundan geldiğindendir. <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/20120">Samsun Aks TV’deki canlı röportajı -25 Kasım 2010</a>)</em></p>
<p>“Ebu Cafer, İmam Muhammed Bakır (a.s.) Hazretleri cedleri yoluyla,   biliyorsunuz Hz. Mehdi (a.s.)’ın da ceddidir zaten, Ehl-i Beyt’in   lideri, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i kastediyor, müminlerin emiri,   Aleyhisselamın minberden söylediklerini nakletmiştir. Yani Resulullah   (s.a.v.)’in söylediklerini nakletmiştir. Minberden ne konuştuysa. “Ahir   zamanda soyumdan bir kişi çıkacak,” Peygamber Efendimiz (s.a.v.)   söylüyor. “Az al renkle karışık, açık tenli” koyu esmer değil, zenci   gibi değil. Bakın az al renkte, hafif kırmızıya çalar, karışık açık   tenli Arabi yani. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in rengi de Arabi. Arabi   denildiğinde beyaz olup, kırmızıya çalan.’’ Açık tenli olacak, açık ve   geniş karınlı olacak, “karnı geniştir diyor” Uyluk kemikleri geniş ve   büyük, belirgin olacak. Peygamber (s.a.v.)’in renginde iki et beni   bulunacak.” İşte biri o kalp hizasındaki olan beni, öbürü de yaprak   şeklinde olan beni. “O Hz. Mehdi (a.s) yükselecek.” İnşaAllah, Allah’ın   Katına.” <em>(Adıyaman Asu, Kral Karadeniz ve Ekin TV, 21 Aralık 2009) </em></p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.) Hapse Girecektir </strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.)’ın bir şahıs olduğunu   kanıtlayan hadis-i şeriflerinden biri de Hz. Mehdi (a.s.)’ın   hapsedileceğini söylemesidir.</p>
<p>“Bu işi yapacak olanın (yani Hz. Mehdi (a.s.)’ın) iki gaybeti   (kaybolması, gizlenmesi) vardır. Bu iki gaybetin biri o kadar uzayacak   ki, bazıları: “O öldü”, bazıları da: “O gitti” diyeceklerdir. Ne onu   sevenler, ne de başkaları onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok   yakın hizmetçisi onun yerini bilir.” (“El-Saa Fi Eşrat-is Saa” s. 93   (Mısır baskısı.)</p>
<p>Görünmez Mehdi ise hapsedilemez. Bu çelişkiyi Sayın Adnan Oktar çok hikmetli bir biçimde açıklamaktadır:</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Kardeşim bir kere hapsedilmesi yeterli, yani   hapsedilmesi. Görünmez Mehdi’yi sen nasıl hapsedeceksin? Hapsedersin bir   anda görünmez hale gelir. Dünyanın her yerinde olabilen, yani anında   her yerinde olabilen bir insanı sen nasıl hapsedeceksin? Hapsetsen de ne   fark eder? Orada durur bedeni, “milyonlarca bedeni” var diyorsun sen.   Belli ki değil. Hapsedilen Mehdi (a.s.), anneden, babadan doğan Mehdi   (a.s.) olduğu anlaşılıyor. Anneden, babadan doğmayan bir insanın   hapsedilmesi bir anlam taşımaz. Çile çekeceğinden bahsediliyor. Görünmez   bir kişi, ne çilesi çekecek? Nasıl çile çeksin? Hiçbir şey yapamazsın   görünmez bir insana. Dolayısıyla bu yanlış inanç, yanlış düşünceyi  Allah  bir şekilde ortadan kaldıracak. Yani nasıl olacağını şu an  bilmiyorum.  Anlatıyoruz, izah ediyoruz ama göreceksiniz harika şekilde o  da  kalkacak.” <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/20120">Samsun Aks TV’deki canlı röportajı -25 Kasım 2010</a>)</em></p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.) Pazarlarda Dolaşacaktır </strong></p>
<p>Hadisler, Hz. Mehdi (a.s.)’ın insanlar arasında tanınan, bilinen;   oldukça göz önünde olan, namı ve şöhreti herkes tarafından bilinen   ancak, ‘Hz. Mehdi (a.s.) sıfatıyla tanınmayan’ bir kimse olacağını   göstermektedir.</p>
<p>“Sedir-i Seyrefi der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık   aleyhisselam’dan duydum ki: &#8230; Hakkı gasp olunan ve inkar olunan mazlum   imamınız ve bu (gaybetin) sahibi (Hz. Mehdi (a.s.) onların arasında   dolaşır, pazarlarında gezer, onların bastığı yerlerden geçer. Ama onlar   onu (Hz. Mehdi (a.s.)‘ı tanımazlar, ta ki sonunda Allah kendisini  onlara  tanıtması için tıpkı Hz. Yusuf (a.s.)’a verdiği gibi ona izin  verir.”  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 189)</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Beklemelerine gerek yok, çünkü “geldi” diyor  onlar  “Mehdi (a.s.)”. Bu bir takiyyedir, takiyyeyi kaldırsınlar. Hz.  Mehdi  (a.s.)’ı korumak için yapılan bir takiyyedir bu. Görünmez Mehdi  (a.s.)  için. Yani, “çarşıda, pazarda gezer” diyor “Hz. Mehdi (a.s.)”.  Doğacağı  yer belli, her şeyi belli, görünmez Mehdi (a.s.) hiçbir zaman  için  çıkmayacaktır. Cübbeli’nin dediği tarzda, Cübbeli anlatıyor hurafe   tarzı, öyle bir Mehdi asla çıkmaz. Görünmez Mehdi asla çıkmaz, bir   insanın ruhuna hulul eden Mehdi asla çıkmaz.  <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/19761">Kocaeli TV ve Aba TV 13 Kasım 2010</a>) </em></p>
<p><strong>Hz. Mehdi (a.s.)’ın Bulunduğu Mekanla Birlikte Görüntüsü Her Yerde Görünecektir</strong></p>
<p>“Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) çıktığında, insanların imamlarıyla  aralarında  bir postacı olmayacak.  O (Hz. Mehdi (a.s.)) onlara  (dünyaya) kendi  mekanından seslenecek, onlar da  konuşmasını  dinleyecek, hatta onu  görecekler.” (Müntekab-ül Ezhar, s. 483) hadis-i  şerifinde Peygamber  Efendimiz (s.a.v.) Mehdi (a.s.)’ın açıkça insanlar  tarafından görülüp  sesinin duyulacağını belirtmektedir. Bu elbette Hz.  Mehdi (a.s.)’ın bir  şahıs olduğunun göstergesidir.</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Bakın 1400 sene öncesinden Peygamberimiz (s.a.v.)   bildiriyor. “Mehdi (a.s.) bulunduğu mekanla beraber görüntüsü her  yerde  belirecek” diyor, televizyonu açıkça söylemiş olmuyor mu böyle?</p>
<p><strong>ALTUĞ BERKER:</strong> Evet hocam.</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Yani “bütün insanlar seyredecek, dünyanın her   tarafında onu seyredecekler” diyor. Bakın hatta ziyadesi var, bak diyor   ki, Müntekab-ül Ezhar isimli eser, sayfa 483’te, Peygamberimiz   (s.a.v.)’den hadis; “Hz. Mehdi (a.s.) onlara (dünyaya) kendi mekanından   seslenecek.” Bulunduğu yerden seslenecek dünyaya. “Onlar da konuşmasını   dinleyecek, hatta onu görecekler.” Hem radyo, hem televizyon, hem   internete, 1400 sene öncesinden Peygamberimiz (s.a.v.) açıkça işaret   etmiş. Çok net. <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/20045">Gaziantep Olay TV, 23 Kasım 2010</a>)</em></p>
<p><strong>Görünmez Mehdi İnancı Tüm Dünya ve İslam Alemi İçin Büyük Bir Tehlikelidir</strong></p>
<p><strong>Şahs-ı Manevi Her Zaman Yenilir: </strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın İslam ahlakının dünyaya hakim olması için büyük  bir  fikri mücadele başlatacağı Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadis-i   şeriflerinden anlaşılmaktadır. Bir ruh olarak çıkacak Mehdi (a.s.) ise   Darwinizm, materyalizm, ateizm gibi dinsiz ideolojileri temsil eden   Deccaliyet’in dünya çapında yok edilmesini sağlayamaz. Sayın Adnan Oktar   görünmez Mehdi inancının İslam alemine verebileceği zararı şöyle   açıklamaktadır:</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Görünmez Mehdi asla çıkmaz, bir insanın ruhuna   hulul eden Mehdi asla çıkmaz. Şahs-ı manevi her zaman yenilir. Çünkü   başsız bir beden, başı olmayan beden, zaten yenilmiş durumda şu an.   Müslümanlar paramparça. “Şahs-ı manevi olarak çıktı” diyor Nur talebesi   kardeşlerimizin bir kısmı. Yenilmiş vaziyette paramparça oldu Nur   talebeleri. Şahs-ı manevi Mehdi, Müslüman Nur talebelerini bir araya   toparlayamıyor. Parçalanmaya sebep oluyor şahs-ı manevi Mehdi. Şahıs   olan Mehdi (a.s.) bir araya getirir. Şahıs olan ve talebeleri olan Hz.   Mehdi (a.s.) Müslümanları bir araya getirebilir. Yoksa, parçalanmaktan   kurtulamazlar, Allah-u alem, Allah gösteriyor çünkü. <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/19761">Kocaeli TV ve Aba TV, 13 Kasım 2010</a>)</em></p>
<p><strong>Müslümanlar Arasında Parçalanmaya Sebep Olur:</strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.) Müslümanların huzurunu, birlik ve beraberliğini   sağlayacak, İslam ahlakının güzelliğini tüm dünyada yerleşik kılacaktır.   Sayın Adnan Oktar görünmez Mehdi inancının bu birliğin bozulmasına ve   Müslümanlar arasında parçalanmaya neden olacağını şöyle ifade   etmektedir:</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> İran’ın yapacağı şu, hemen görünür Mehdi (a.s.)’ı   kabul etmeleridir. Bakın görünmez Mehdi (a.s.) düşüncesinde İslam   ülkelerini İran’la çatışma konusunda ikna edebilirler. Bakın Vehhabi   kardeşlerimizi ikna edebilirler. Bir kısım Sünni Müslümanları ikna   edebilirler. Çünkü bak diyecekler ki, bunların görünmez Mehdisi size   yönelik bir emir verdiğinde; çünkü Şii’nin dışında bir şey kabul   etmiyorum derse görünmez Mehdi (a.s.) ve hepsini yok edin derse, ki   orada da var o Cübbeli tarzında tipler. Onlarda da pırasacı takımı var,   değil mi? Hepsini doğrayın derse, ne diyeceğiz, ne yapacağız? Bu   durdurulamaz bir güç haline gelir, çok büyük tehlikedir. İran bu büyük   fitneye karşı, şeytanın bu oyununa karşı hemen Resulullah (s.a.v.)’in   sahih hadislerine güvenerek, Kuran’ın mantığına da güvenerek, Kuran’ın   aklına da güvenerek görünür Mehdi (a.s.)’ı kabul etmesi gerekir. Bak   İran Hz. Mehdi (a.s.)’ın geldiğini kabul ediyor ama “görünmez Mehdi   (a.s.) var” diyor. “Bazen görünüyor, bazen görünmüyor” diyor. Kardeşim   öyle şey olur mu? Büyük felaket meydana gelir bunda, çok tehlikeli bir   şey. Biz ne diyeceğini ne bileceğiz? Işığın görüntüsü. Işık halinde   belirdi diyor mesela, biz ne diyeceğiz? Ya şeytan ışık halinde belirirse   ne yapacaksın? “Gidin Müslümanları paramparça edin derse, ne   diyeceksin?” <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/20046">Kaçkar TV, 23 Kasım 2010</a>)</em></p>
<p><strong>Görünmez Mehdi İnancı  “Nefs-i Müdafaa” Adı Altında Müslüman Ülkelere Saldırıya Geçilmesine Neden Olabilir </strong></p>
<p><strong>Sayın Adnan Oktar çeşitli tarihlerdeki röportajlarında İslam alemi için bu olası tehlikeye şöyle dikkat çekmektedir:</strong></p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Görünmez Mehdi (a.s.) çok çok tehlikeli. Onun  için  şimdi İran’dan korkuyorlar. Şimdi mesela biri çıksa dese ki;  “Mehdi  (a.s.) bana bunu dedi, “git Tel Aviv’i bombala” dedi” dese, işte  bu  kadar. Onlar da diyecek ki; “Mesih (a.s.) de bize söyledi, “bütün  İslam  ülkelerine atom bombası atın” dedi” dese, bu kadar. Ondan sonra,  “sizi  de şimdi bulutlara götürecek Hz. İsa (a.s.)” dese, gidip çeker  onları da  vururlar biraz sonra, onları da öldürürler. “Bakın hepinizi  bulutlara  çıkarttık” diyecekler. Deliliğin ucu bucağı yok ki. Yani  psikopatlığın  da ucu bucağı yok. Onun için Mehdiyet akılcılığı,  makullüğü, tutarlılığı  getiriyor. Şefkati, merhameti getiriyor. <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/18077">Kocaeli TV 20 Ağustos 2010</a>)</em></p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Ama görünmez Mehdi (a.s.)’ın dehşetini insanlara   yaşatmak haramdır. Acı çektiriyorlar insanlara. Amerika da “nefs-i   müdafaa” diye, Allah esirgesin, olmadık işler yapabilir. Bir kere İsrail   kendini hiç güvende hissetmiyor şu an. Yani Mehdi (a.s.)’ın, görünmez   Mehdi (a.s.)’ın emrinin ne olacağını bilemiyorlar şu an. Halbuki  görünür  Mehdi (a.s.)’la konuşabilirsin. Muhatap olabilirsin, güvence   alabilirsin, şefkatini merhametini bizzat görebilirsin ama ışık   suretiyle belirlenen varlıkla nasıl konuşacaksın sen? Nasıl ikna   edeceksin? Yani neyi konuşacaksın? “Sadece emreder Mehdi (a.s.), iş   biter” diyorsun sen. Nereyi vur nereyi yık diyeceği belli değil ki.   Baksana, Cübbeli; “Mehdi (a.s.)” diyor, “asacak, kesecek, yıkacak, her   yeri birbirine katacak” diyor. Ben bunu Ahmedinejad’a kabul ettirdim,   yani kan dökmeyeceğini hadisle ispat ettim. Çıktı Birleşmiş Milletler’de   de, başka yerlerde de konuştu. Bu kısmı anladılar, kan dökmeyeceğini   anladılar, silahları kaldıracağını anladılar. “Bunu defalarca basın   önünde açıklasın” dedim, Allah razı olsun, çıktı basının önünde   defalarca açıkladı. Ama bu görünmez Mehdi (a.s.) konusunda, İran   halkının inancı da olduğu için müdahale edemiyorlar. Çekiniyorlar halkın   reaksiyonundan. Çünkü halk adı gibi emin görünmez Mehdi (a.s.)’den. <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/19535">Kanal Avrupa ve Çay TV, 31 Ekim 2010</a>)<br />
</em><br />
<strong>İslam Birliğinin Oluşabilmesi İçin Müslümanların Bir Lidere İhtiyacı Vardır Bu lider Hz. Mehdi (a.s.)’dır</strong></p>
<p>Müslüman kanı akmaması, İslam ülkelerindeki fakirliğin ve yokluğun  son  bulması, Türk-İslam coğrafyasındaki kargaşa, anarşi ve terörün tam   anlamıyla ortadan kalkması, huzurlu, güvenli, müreffeh, aydınlık bir   medeniyet inşa edilmesi için İslam Birliği’nin kurulması şarttır. Birlik   olmayan İslam aleminin, zarar gören Müslümanları koruması ve kollaması   mümkün olamaz. Ama 1 milyarı aşkın nüfusuyla İslam alemi birlik   olduğunda, dünyanın herhangi bir köşesinde Allah’ın izniyle tek bir   Müslümanın parmağının ucu dahi zarar görmez. Ancak bu birliğin   kurulabilmesi için bir lidere yani bir şahsa ihtiyacı vardır. Bu lider   Hz. Mehdi (a.s.)’dır.</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong> Müslümanların bir lideri olması gerekir. Şimdi  bir  soralım. Masonların lideri var mı? Var derler. Özellikle masonlara   mutlaka bir başkan gerekir. Hristiyanların var mı? Var, papaları var.   Musevilerin var mı? Var. Budistlerin Lama’sı var, değil mi?   Müslümanların? “Müslümanların olmasına gerek yok” diyor. Bu olmadı. O   zaman başsız kalan bir topluluk dağılır ve bu hale gelir. Mutlaka   Müslümanların başı olmalı. Kuran’da hiçbir topluluk yok ki başı olmasın.   Mutlaka her topluğun başı vardır Kuran’da. Mesela Sebe halkı vardır,   onların da Kuran’da bir kadın liderleri var, değil mi? Mesela Firavun   kavmi var, onun başında Firavun var. Nemrut kavmi var, başında Nemrut   var. Mesela Ad kavmi var, Semud kavmi var, mutlaka bu kavimlerin başında   bir lider oluyor. Türkiye’nin de lideri var. Bir inancın liderinin   olmaması mümkün değildir. Allah ayette de söylüyor, “Ey iman edenler,   Allah’a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine   de.” (Nisa Suresi, 59)  diyor. Müslümanların başının olmamasını istemesi   bazı kişilerin Avrupa Birliği’nin, Büyük Ortadoğu Projesi’nin   fikirleriyle örtüşüyor. Büyük Ortadoğu Projesi’ninde de başsız bir   Müslümanlık isteniyor. Ateist masonlar da bunu istiyorlar.  Biz böyle   istemiyoruz. Biz mutlaka Müslümanların bir lideri olsun istiyoruz. <em>(<a href="http://harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/20408">Kocaeli TV ve Aba TV, 11 Aralık 2010</a>) </em></p>
<p><strong>Bediüzzaman Hz. Mehdi (a.s.)’ın Şahıs Olduğunu Bildirmiştir:</strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.), hem mürşid (doğru yolu gösteren kişi), hem kutb-u   a’zam (Müslümanların kendisine bağlandıkları büyük evliyalardan, zamanın   en büyük mürşidi) olarak bir zât-ı nuranîyi gönderecek ve o zât da   Ehl-i Beyt-i Nebevî’den (Peygamberimiz (s.a.v.)’in soyundan) olacaktır.   (Mektubat, sf. 411, 412, 441)</p>
<p>Bediüzzaman bu sözünde bir “zat-ı nurani”’den bahsetmektedir. bu  zatı-ı  nurani’nin bir özelliği ehl-i beytten olmasıdır. Yani bu kişi  seyyid  olacaktır. Diğer özellikleri de;</p>
<p>1. … bir müçtehid</p>
<p>2. … bir müceddid</p>
<p>3. … hâkim</p>
<p>4. … Hz. Mehdi</p>
<p>5. … mürşid</p>
<p>6. … kutb-u a’zam</p>
<p>7. … bir zât-ı nuranî</p>
<p>olmasıdır. Görüldüğü gibi Üstad’ın ahir zamanın en büyük fesadı   zamanında gelecek bu zat için kullandığı vasıfların hiçbiri bir şahs-ı   maneviye değil şahsa ait sıfatlardır. Hiçbir şahsı manevinin, bir   topluluğun, bir grubun sıfatı; seyyid, müçtehid, müceddid, hakim, Hz.   Mehdi (a.s.), mürşid, kutb-u azam olamaz. Bunların hepsi sadece bir   zata, bir kişiye verilen sıfatlardır. Üstad’ın bu sıfatlarla   nitelendirdiği Hz. Mehdi (a.s.) da diğer yüzyıl başlarında gelmiş olan   müceddidler gibi bir şahıstır ve ahir zamanda zuhur edecektir.</p>
<p>Nitekim Üstad’ın en has talebelerinden olan Seyyid Salih Özcan   Hocaefendi, Üstad’ın kendisine bizzat bir konuşmaları sırasında Hz.   Mehdi (a.s.)’ı kendinin değil ama Seyyid Salih Özcan’ın göreceğini   söylediğini şöyle ifade etmiştir:<br />
<em><br />
“Benim kafamda vardı. Hz. Mehdi (a.s.)’ı görebilir miyim? Mehdi (a.s.)   nasıl olur? O zaman şey vardı, bu Cizre’de bir Şeyh Efendi vardı. Onun   bir halifesi bir mektup yazmış Üstad’a. Mektubu yazarken, ondan sonra   Üstad dedi ki; “O mektubu getir” dedi Tahir’e. Gitti getirdi, okumaya   başladı. O zaman Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsetti. Hz. Mehdi (a.s.)’dan   bahsedince benim kafamda da o vardı, “Acaba Mehdi (a.s.)’ı görebilir   miyiz?” diye. O zaman Üstad kafama hafifçe vurdu: “Keçeli, ben Hz. Mehdi   (a.s.)’ı görmeyeceğim, ama sen göreceksin” dedi.” </em>(10 Nisan 2010)</p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Araştırma Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmiarastirma.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma&amp;Number=79">79. sayı</a> (Ocak 2011) 4. sayfada yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2011/01/sayin-adnan-oktar-gorunmez-mehdi-inancinin-tehlikesini-anlatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in haber verdiği Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametleri -1</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/11/peygamberimiz-s-a-v-in-haber-verdigi-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametleri-1.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/11/peygamberimiz-s-a-v-in-haber-verdigi-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametleri-1.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2010 20:21:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=462</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in haber verdiği Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametleri -1 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in haber verdiği Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametleri -1 <object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,28,0" width="500" height="450"><param name="movie" value="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=31041&#038;sId=68805" /><param name="quality" value="high" /><embed src="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=31041&#038;sId=68805" quality="high" pluginspage="http://www.adobe.com/shockwave/download/download.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="450"></embed></object><br />
<img src="http://www.harunyahya.org/images/mehdi_cikis_alametleri.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/11/peygamberimiz-s-a-v-in-haber-verdigi-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametleri-1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın saltanat ve diyanet alanlarında görevleri olacağını söylerken Kur&#8217;an ayetleri ve Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in hadislerini rehber edinmiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-hazretleri-hz-mehdi-a-s-in-saltanat-ve-diyanet-alanlarinda-gorevleri-olacagini-soylerken-kuran-ayetleri-ve-peygamberimiz-s-a-v-in-hadislerini-rehber-edinmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-hazretleri-hz-mehdi-a-s-in-saltanat-ve-diyanet-alanlarinda-gorevleri-olacagini-soylerken-kuran-ayetleri-ve-peygamberimiz-s-a-v-in-hadislerini-rehber-edinmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 08:41:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Kisim]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=409</guid>
		<description><![CDATA[Bediüzzaman Hazretleri,  Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın saltanat ve  diyanet ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Bediüzzaman Hazretleri,  Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın saltanat ve  diyanet  alanlarında görevleri olacağını söylerken Kur&#8217;an ayetleri ve   Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in hadislerini rehber edinmiştir</h3>
<p><b>Sözün tamamı:</b></p>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td><b> On Dokuzuncu Mesele</b>
<p>Rivayetlerde, âhirzamanın alâmetlerinden olan ve <b>ÂL-İ BEYT-İ NEBEVÎDEN HAZRET-İ MEHDÎNİN (RADIYALLAHU ANH)</b> hakkında ayrı ayrı haberler var. Hattâ bir kısım ilim sahipleri ve veliler, eskide onun çıkmasına hükmetmişler.</p>
<p>Allahu a’lem hakkaniyetle, bu ayrı ayrı rivayetlerin bir tevili şudur ki: <b>BÜYÜK   MEHDÎNİN ÇOK VAZİFELERİ VAR. VE SİYASET ÂLEMİNDE, (1)DİYANET ÂLEMİNDE,   (2)SALTANAT ÂLEMİNDE, CİHAD ÂLEMİNDEKİ ÇOK DÂİRELERDE İCRAATLARI  OLDUĞU  GİBİ,</b> her bir asır, ümitsizlik zamanında manevi gücünü teyid   edecek bir nevi Mehdîye veyahut Mehdînin onların imdadına o vakitte   gelmek ihtimaline muhtaç olduğundan, rahmet-i İlâhiye ile her devirde,   belki her asırda bir nevi Mehdî âl-i Beytten çıkmış, soyunun şeriatını   muhafaza ve sünnetini hayata döndürmüş. Meselâ, siyaset âleminde Mehdî-i   Abbâsî ve diyanet âleminde Abdülkadir-i Geylânî Hazretleri <b>VE ŞÂH-I NAKŞİBEND </b>(Nakşibendî   tarikatının kurucusu şeyh Muhammed Bahaüddin). VE aktâb-ı erbaa (A.   Geylânî, Ahmed-i Bedevî, Ahmed-i Kutâî, Seyyid İbrâhim Dessûkî) <b>VE ON İKİ İMAM GİBİ BÜYÜK MEHDÎNİN BİR KISIM VAZİFELERİNİ YERİNE GETİREN ZATLAR </b>dahi,   Mehdî hakkında gelen rivâyetlerde, göz önünde bulundurulması gereken   Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm olduğundan, rivayetler ihtilâf ederek,   gerçeği bulmak isteyen bazı kişiler demiş: &#8220;Eskide çıkmış.&#8221; Her ne   ise&#8230; Bu mesele Risale-i Nur’da beyan edildiğinden, onu ona havale ile   burada bu kadar deriz ki: Dünyada dayanışma içinde olan hiçbir hanedan   ve tevafuk eden hiçbir kabile ve aydın hiçbir cemiyet ve cemaat yoktur   ki, (3)<b>ÂL-İ BEYTİN HANEDANINA VE KABİLESİNE VE CEMİYETİNE VE CEMAATİNE YETİŞEBİLSİN.</b> (Şualar, 509)</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><b>SÖZÜN İLGİLİ BÖLÜMLERİ:</b><br /> <b>1.</b></p>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Allahu a’lem bissavab, bu ayrı ayrı rivayetlerin bir tevili şudur ki: <b>BÜYÜK   MEHDÎNİN ÇOK VAZİFELERİ VAR. VE SİYASET ÂLEMİNDE, DİYANET ÂLEMİNDE,   SALTANAT ÂLEMİNDE, CİHAD ÂLEMİNDEKİ ÇOK DÂİRELERDE İCRAATLARI OLDUĞU   GİBİ,</b> &#8230;.(Şualar, 509)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td><b>İNSANLAR  KURAN’I KENDİ NEFİSLERİNE GÖRE YORUMLADIKLARI ZAMAN HZ.  MEHDİ (A.S.)  ONLARIN DÜŞÜNCELERİNİ KURAN’A DOĞRU YÖNLENDİRİP ONU  KURAN’IN  GERÇEKLERİNİN HİZMETİNE SUNACAK. SONRA SİZE KİTAB VE SÜNNETİN  NASIL  UNUTULDUĞUNU GÖSTERECEK VE ONUN CANLI ANLAMLARINI İHYA EDECEK.</b> Nehcü’l Belağa, hutbe 134.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Hz. Ali (a.s), Hz. Mehdi (a.s.)’ın kıyamının getirdikleri hakkında şöyle buyurur:
<p><b>HALKIN KİŞİSEL REYLERİNİ, YORUMLARINI BOŞ VERİR; KURAN&#8217;IN HÜKMÜNÜ İCRAYA BAŞLAR.</b> Mikyalu’l Mekarim c.1, s.81</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Hazretleri (Hz. Mehdi (a.s.)) Tevrat’ı ve diğer Kitapları, Antakya’da bir mağaradan çıkartacak ve <b>TEVRAT EHLİNE TEVRAT İLE, İNCİL EHLİNE İNCİL İLE, ZEBUR EHLİNE ZEBUR İLE VE KURAN EHLİNE KURAN İLE EMREDECEKTİR..</b>. [Kemal-ud Din, Bihar-ül Envar]</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) daha sonra <b>SİZİN İÇİNİZDE GERÇEKLERLE ÇIKACAK; SİZE GERÇEKLERİ GETİRECEK VE DELİLLER İLE HAREKET EDECEK;</b> &#8230; (El-Sahife El-Mehdiye’den Seçme Dualar, Seyyid Murtaza Müçtehidi Sistani, sf. 65, Al-Bihar 51: 131)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Umm Hani der ki, Ebu Cafer (as)&#8217;a sordum &#8220;&#8230;&#8221; <b>Dedi ki: &#8220;… (HZ. MEHDİ (A.S.)) KARANLIK BİR GECEDE PARILDAYAN/ALEV ALEV YANAN BİR METEOR GİBİ ORTAYA ÇIKACAKTIR. </b>Eğer   bu vakti görecek olursanız, kalbiniz tesellisini bulacaktır.”  (Kitab-ül  Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık,  derleyen:  Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, sf. 206.
<p>İkmal-i Din: Muhammed İbn-i Sinan&#8217;dan, Emir İbn-i Şamir’den, Cebir&#8217;den, Ebu Cafir (as)’den rivayet edilmiştir: <b>&#8220;YÜCE   ALLAH&#8217;IN KİTABI HAKKINDAKİ BİLGİSİ VE O’NUN ELÇİSİNİN (SAV) SÜNNETİ   MEHDİMİZ&#8217;İN KALBİNDE BİR BİTKİNİN EN GÜZEL ŞEKİLDE BÜYÜYÜP YETİŞMESİ   GİBİ GELİŞİR.&#8221; </b>(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 72)</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><b>2.</b></p>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Allahu a’lem bissavab, bu ayrı ayrı rivayetlerin bir tevili şudur ki: <b>BÜYÜK   MEHDÎNİN ÇOK VAZİFELERİ VAR. VE SİYASET ÂLEMİNDE, DİYANET ÂLEMİNDE,   SALTANAT ÂLEMİNDE, CİHAD ÂLEMİNDEKİ ÇOK DÂİRELERDE İCRAATLARI OLDUĞU   GİBİ,</b> &#8230;.(Şualar, 509)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>“Allahü Zülcelal Hazretleri, Kuran-ı Kerim’de <b>“ÖYLE BİR KAVİM GÖNDERECEĞİM Kİ ONLAR ALLAH’I, ALLAH DA ONLARI SEVER”</b> buyurmuştur (Maide Suresi, 54). Ben de bu beyan-ı İlahi karşısında düşündüm. <b>BU KAVMİN BİN YILDAN BERİ ALEM-I İSLAM’IN BAYRAKTARLIĞINI YAPAN TÜRK MİLLETİ OLDUĞUNU ANLADIM.”</b> (Necmeddin Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi, s. 233-234.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td><b>ONLAR  Kİ, YERYÜZÜNDE KENDİLERİNİ YERLEŞTİRİR, İKTİDAR SAHİBİ  KILARSAK,  DOSDOĞRU NAMAZI KILARLAR, ZEKATI VERİRLER, MA&#8217;RUFU  EMREDERLER, MÜNKERDEN  SAKINDIRIRLAR.</b> Bütün işlerin sonu Allah&#8217;a aittir. Hac Suresi, 41</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td><b>&#8220;O&#8217;NUN ÇIKACAĞI YIL, İNSANLAR HACCA, BAŞLARINDA BİR EMİR BULUNMADAN GİDECEKLER&#8230;</b> Hep birlikte Beyt-i Şerif&#8217;i tavaf edecekler, sonra Mina&#8217;ya   indiklerinde, köpekler gibi birbirlerine saldıracak, hacılar soyulacak,   kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.&#8221; (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni   El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, s. 168-169)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu  Said Peygamber’in (s.a.a) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:  Ahir  zamanda sultanlar tarafından ümmetime şiddetli bir bela  gelecektir. Öyle  bir bela ki, ondan daha şiddetlisi duyulmamıştır. Öyle  ki, geniş  yeryüzü onlara dar gelecek ve zulümle dolacaktır. <b>MÜMİNLER BU ZULÜMDEN KURTULMAK İÇİN BİR SIĞINAK VE BİR KURTARICI BULAMAYACAKLAR&#8230; </b>(El-Beyan, s. 72, Es-Sevaik-ul Muhrika, s. 161, Yenabi-ul Mevedde, c.2, s. 177)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td><b>İNSANLAR BAŞLARINDA BIR İMAM (HALİFE)</b> (Müslümanların manevi lideri) <b>BULUNMAKSIZIN HAC EDERLER… </b>(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>…Arkasında  İsa bin Meryem&#8217;in namaz kılacağı Kaim (Hz. Mehdi)  dışında biz Ehli  Beyt&#8217;ten olan hepimizin boynunda zamanın tağutunun  (Allah&#8217;ın hükmünü  tanımayan her varlık, güç, şeytan) biatı olacağını  (Hz. Mehdi döneminde  dinsizliğin hakim olacağını, hemen herkesin bu  sisteme bağlı olacağını)  bilmiyor musunuz? Yüce Allah onun velâdetini  (zuhurunu) gizleyecek ve  şahsını saklayacaktır. <b>BÖYLECE O, ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR&#8230;</b> (Kemal&#8217;üd-Din, c.1, s. 305)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Hişam bin Sâlim der ki: İmam Ebu Abdullah aleyhisselam şöyle buyurdu: “Kaim kıyam ettiğinde <b>ONUN BOYNUNDA HİÇ KİMSENİN MİSAKI, AHTİ VE BİATI OLMAYACAKTIR.”</b> (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s.219)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>O yılda <b>KIRMIZI BAYRAĞIN VE SONRA YEŞİL BAYRAĞIN SAHİBİ OLAN OĞLUM’UN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN)</b> gaybeti ilan olunacaktır. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><b>3.</b></p>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>&#8230; Dünyada dayanışma içinde olan hiçbir hanedan ve tevafuk eden hiçbir kabile ve aydın hiçbir cemiyet ve cemaat yoktur ki, <b>ÂL-İ BEYTİN HANEDANINA VE KABİLESİNE VE CEMİYETİNE VE CEMAATİNE YETİŞEBİLSİN.</b> (Şualar, 509)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Ali ibn-İbrahim babası ibn Ebu Ömer, Mansur’dan, Fazıl el-Aour Ebu Übeyde’den bildirmiştir: <b>“PEYGAMBERİN EHLİ BEYTİNDEN KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) GELDİĞİNDE, DAVUD VE SÜLEYMAN HÜKÜMDARLIĞINA GÖRE YÖNETECEKTİR</b></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td>Hz. Mehdi (a.s.) benim torunlarımdandır. <b>YÜZÜ PARLAK BİR YILDIZ GİBİDİR</b>, &#8230;Göklerde ve yerde yaşayan tüm canlılar ve kuşlar bile, <b>ONUN HÜKÜMDARLIĞINDAN VE HALİFELİĞİNDEN</b> mutluluk duyacaktır. Yirmi yıl boyunca hüküm sürecektir.” [El-Beyan fi Ahbari Sahib-üz Zaman]</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td><b>…MEHDİ (A.S.)&#8217;IN KURANİ HÜKÜMRANLIĞI (KURAN AHLAKININ HAKİMİYETİ) ALEMİN DOĞU VE BATISINI KAPLAYACAKTIR&#8230;</b> (El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c: 1, s: 254- 255.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table align="center" border="1" cellpadding="10" cellspacing="1">
<tbody>
<tr>
<td><b>HZ.  MEHDİ&#8217;NİN (a.s.) HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE  MÜSTEKBİRLERİN  HÜKÜMRANLIĞI, MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN SİYASİ NÜFUZU  NABUD (YOK)  OLACAKTIR (SON BULACAKTIR).</b> (El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c. 1, s. 252)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/birds_and_flowers_3266.gif" mce_src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/birds_and_flowers_3266.gif" alt=""></p>
<p><i>12 Ekim 2010</i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-hazretleri-hz-mehdi-a-s-in-saltanat-ve-diyanet-alanlarinda-gorevleri-olacagini-soylerken-kuran-ayetleri-ve-peygamberimiz-s-a-v-in-hadislerini-rehber-edinmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in haber verdiği Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametleri -1 ve 2. Bölüm&#8230;</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-in-haber-verdigi-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametleri-1-ve-2-bolum.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-in-haber-verdigi-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametleri-1-ve-2-bolum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 14:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Mehdinin Çıkış Alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Flv Player]]></category>
		<category><![CDATA[Harunyahya]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Mp4]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sid]]></category>
		<category><![CDATA[Swf]]></category>
		<category><![CDATA[Tv Player]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=385</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in haber verdiği Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametleri -[1 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in haber verdiği Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametleri -[1 Bölüm]<br />
["quality":"high","src":"http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=31041&#038;sId=68805"]</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in haber verdiği Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın çıkış alametleri -[2 Bölüm]<br />
["quality":"high","src":"http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player_mp4.swf?movieName=31042&#038;sId=68806"] </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-in-haber-verdigi-hz-mehdi-a-s-in-cikis-alametleri-1-ve-2-bolum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (as)&#8217;ın gelişini gösteren yüzlerce alameti görmezlikten gelenler, Hz. Mehdi (as)&#8217;la birlikte meleklerin geldiğini görseler de inanmazlar</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-asin-gelisini-gosteren-yuzlerce-alameti-gormezlikten-gelenler-hz-mehdi-asla-birlikte-meleklerin-geldigini-gorseler-de-inanmazlar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-asin-gelisini-gosteren-yuzlerce-alameti-gormezlikten-gelenler-hz-mehdi-asla-birlikte-meleklerin-geldigini-gorseler-de-inanmazlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 06:34:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[Iran]]></category>
		<category><![CDATA[Isa]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Ters]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=364</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (as)&#8217;ın gelişini gösteren yüzlerce alameti  görmezlikten gelenler, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (as)&#8217;ın gelişini gösteren yüzlerce alameti  görmezlikten gelenler, Hz. Mehdi (as)&#8217;la birlikte meleklerin geldiğini  görseler de inanmazlar</h3>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/manzara/R0092.jpg" mce_src="http://us1.harunyahya.com/Image/manzara/R0092.jpg" alt="">Ahir  zamanda neler yaşanacağı, hangi olayların gelişeceği, hangi durumların  oluşacağı Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde hayranlık uyandırıcı bir  detayla haber verilmiştir ve bu haberlerin her biri tek tek  gerçekleşmiştir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bundan 1400 yıl önce haber  verdiği olayların, tam tarif ettiği şekilde günümüzde gerçekleşiyor  olması, Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)&#8217;e lutfettiği bir mucizedir. Hicri  1400 yıl itibariyle, son 30 yıl içinde, Peygamberimiz (sav)&#8217;in  bildirdiği 150&#8242;den fazla olayın hepsi olmuş, yani Peygamberimiz (sav)&#8217;in  150&#8242;den fazla mucizesi, Allah&#8217;ın lütfuyla, gerçekleşmiştir.</p>
<p>Peygamber  Efendimiz (sav)&#8217;in bu mucizelerini kısaca özetlemek gerekirse; tam  Kendisinin söylediği şekilde Hicri 1400&#8242;in başlamasıyla birlikte  Fırat&#8217;ın suyu kesilmiş; İran-Irak Savaşı yaşanmış; Kabe&#8217;de kanlı baskın  olmuş; Ramazan Ayı&#8217;nda 15 gün arayla Ay ve Güneş tutulmaları olmuş;  Afganistan işgal edilmiş; Irak işgal edilmiş; Bağdat alevlerle  kuşatılmış; Halley Kuyruklu Yıldızı çıkmış; Irak&#8217;ın Kuveyt&#8217;i işgali  sırasında&nbsp; petrol kuyularının ateşe verilmesiyle Doğu&#8217;dan bir ateş  görülmüş; 11 Eylül&#8217;de Amerika&#8217;daki ikiz kulelerin saldırıya uğramasıyla  tozlu, dumanlı, karanlık bir fitne zuhur etmiş; Şam ve Mısır melikleri  öldürülmüş; Azerbaycan işgal edilmiş; iki kuyruklu, diğer yıldızların  ters yönünde hareket eden Lulin kuyruklu yıldızı görülmüş ve daha bu  şekilde yüzlerce alamet tahakkuk etmiştir. Tüm bu yaşananlar ahir  zamanda olduğumuzun, bu yüzyılda Hz. İsa (as)&#8217;ın yeniden dünyaya  geleceğinin, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın çağında yaşadığımızın delilidir.</p>
<p>Peygamberimiz  (sav)&#8217;in 150&#8242;den fazla mucizesinin gerçekleşiyor olması bu kadar açık  ve anlaşılırken, bazı kimseler bu durumu görmezlikten gelmekte, çok  kutlu ve güzel bir dönemde yaşadığımızı fark edememektedir. Aslında bu  da ahir zamanın harikalıklarından biridir ve son derece şaşırtıcı bir  durumdur. <b>Ancak bundan daha da şaşırtıcı olanı bazı kimselerin,  Peygamberimiz (sav)&#8217;in 150&#8242;den fazla mucizesi ortadayken, daha başka  mucizeler istemeleridir.</b> <b>NE VAR Kİ BU 150 MUCİZENİN  GÖZLERİNİN ÖNÜNDE ARDARDA GERÇEKLEŞİYOR OLDUĞUNU GÖRMEDİKLERİ VE GÖRMEK  İSTEMEDİKLERİ GİBİ, ALLAH&#8217;IN GÖSTERCEĞİ BAŞKA HİÇBİR MUCİZEYİ DE  GÖRMEYECEK VE ANLAMAYACAKLARDIR. 1400 yıldır ilk defa Fırat&#8217;ın suyunun  kesilmesini, 1400 yıldır ilk defa Kabe&#8217;de kan akıtılmasını, 1400 yıldır  ilk defa Ramazan&#8217;da Ay ve Güneş tutulmaları olmasını ve bu şekilde  yüzden fazla olayın Hz. Mehdi (as)&#8217;ın zuhurunu müjdelediğini hiçbir  bilgiye dayanmadan inkar eden insanlar, kendilerine hangi bilgi, hangi  delil, hangi mucize getirilirse getirilsin gerçeği kabul  etmeyeceklerdir. </b></p>
<p>Örneğin  bazı kimseler hadislerde haber verilen müteşabih bilgileri cahilce  yorumlayarak, Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde Hz. Mehdi (as)&#8217;ın başının  üstünde insanların baktıklarında görecekleri şekilde bulut üstünde  melekler bulunacağını ve sürekli Hz. Mehdi (as)&#8217;ı işaret ederek  insanlara tanıtacağını söylemektedirler. Ancak bu kimselerin iddia  ettikleri gibi bir melek gelse ve Hz. Mehdi (as)&#8217;ı işaret etse dahi,  bunlar Hz. Mehdi (as)&#8217;ın çıktığını kabul etmeyecek, kendilerince mutlaka  bir tevil, bir açıklama yapacaklardır. Şunu belirtmek gerekir ki, Hz.  Mehdi (as)&#8217;ın yanında meleklerin bulunacağı ve bu meleklerin kendisine  yardım edecekleri Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinden de açıkça  anlaşılmaktadır. Ancak HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN YANINDAKİ MELEKLERİN GÖRÜNMESİ  SADECE MANEVİ ALEMDE GERÇEKLEŞEN VE DOLAYISIYLA SADECE MELEKLERİN  GÖREBİLECEĞİ BİR OLAY OLACAKTIR. (konuyla ilgili detaylı bilgi için bkz <a href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/14225" mce_href="http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/14225">http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/14225</a>)</p>
<p>İnsanların  kendilerine bir elçi geldiğinde, inkarda direnmeleri nedeniyle, mucize  görmek istemeleri Kuran&#8217;da bildirilen bir gerçektir. Hatta, ayetlerde  haber verildiği üzere bu insanlar kendilerine melek gelmesini istemekte,  ancak o zaman Peygamberin hak olduğuna inanacaklarını söylemektedirler:</p>
<p><b>Şimdi  onların: &#8220;Ona bir hazine indirilmeli veya ONUNLA BİRLİKTE BİR MELEK  GELMELİ DEĞİL MİYDİ?&#8221; demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana  vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir  uyarıcısın. Allah her şeye vekildir. (Hud Suresi, 12)</b></p>
<p><b>&#8220;Eğer  doğruyu söylüyor isen, BİZLERE MELEKLERİ GETİRMELİ DEĞİL MİYDİN?&#8221; Hak  olmaksızın Biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.  (Hicr Suresi, 7-8)</b></p>
<p><b>Ve  derler ki: &#8220;ONA BİR MELEK İNDİRİLMELİ DEĞİL MİYDİ?&#8221; Eğer bir melek  indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra&nbsp;kendilerine göz  açtırılmazdı. (En&#8217;am Suresi, <img src='http://www.mehdiyet.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> </b></p>
<p>Ancak Allah bu kimselerin kendilerine melekler gelse dahi inanmayacaklarını haber vermektedir:</p>
<p><b>Gerçek  şu ki, BİZ ONLARA MELEKLER İNDİRSEYDİK, ONLARLA ÖLÜLER KONUŞSAYDI VE  HERŞEYİ KARŞILARINA&nbsp;TOPLASAYDIK, -ALLAH&#8217;IN DİLEDİĞİ DIŞINDA- YİNE ONLAR  İNANMAYACAKLARDI. Ancak onların çoğu cahillik&nbsp;ediyorlar. (En&#8217;am Suresi,  111)</b></p>
<p><b>Onlar,  KENDİLERİNE MELEKLERİN GELMESİNİ Mİ, ya da Rabbinin gelmesini mi veya  Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi&nbsp;bekliyorlar? Rabbinin  ayetlerinden bazılarının geleceği gün, daha önce iman etmemişse veya  imanıyla bir hayır&nbsp;kazanmamışsa hiç kimseye imanı yarar sağlamaz. De ki:  &#8220;Bekleyin, biz de şüphesiz beklemekteyiz.&#8221; (En&#8217;am Suresi, 158)</b></p>
<p>Hz.  Mehdi (as) döneminde de, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın İslam&#8217;ı Kuran ahlakının  özüne ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in sünnetine döndürmesi, dini bidatlardan,  hurafelerden temizlemesi, dinsizliği fikren yerle bir etmesi, İslam  alemini birleştirmesi, Kuran ahlakını yayması nedeniyle bir kısım  insanlar &#8220;ONUNLA BİRLİKTE, BAŞININ ÜZERİNDE BİR MELEK GELMELİ DEĞİL  MİYDİ?&#8221; diyeceklerdir. Ancak inanmak için mucize beklentisi içinde olan  bu insanların unuttukları çok önemli bri gerçek vardır: <b>NASIL Kİ  İNSANLARIN İKİ YANINDA BULUNAN YAZICI MELEKLERİ DÜNYA HAYATINDA HİÇ  KİMSE GÖREMİYORSA, PEYGAMBERİMİZ (SAV)&#8217;E SIK SIK VAHİY GETİREN CEBRAİL  ALEYHİSSELAM İNSANLARA GÖRÜNMEDEN GELİYORSA, HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN YANINDA  BULUNACAK OLAN CEBRAİL (AS), MİKAİL (AS), İSRAFİL (AS) VE DİĞER YARDIMCI  46.000 MELEK DE GÖRÜNMEYECEKLERDİR.</b></p>
<p><b><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/manzara/A0043.jpg" mce_src="http://us1.harunyahya.com/Image/manzara/A0043.jpg" alt=""></b></p>
<p><i>24 Ağustos 2010</i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-asin-gelisini-gosteren-yuzlerce-alameti-gormezlikten-gelenler-hz-mehdi-asla-birlikte-meleklerin-geldigini-gorseler-de-inanmazlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Ulu&#8217;l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/iki-ulul-azm-peygamber-olan-hz-isa-as-ve-hz-muhammed-sav-arasinda-571-yil-vardir-hz-mehdi-as-da-imam-rabbani-hazretlerinden-yaklasik-400-yil-sonra-gelecektir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/iki-ulul-azm-peygamber-olan-hz-isa-as-ve-hz-muhammed-sav-arasinda-571-yil-vardir-hz-mehdi-as-da-imam-rabbani-hazretlerinden-yaklasik-400-yil-sonra-gelecektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 06:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Azm]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Burada]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Imam Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>
		<category><![CDATA[Ulu]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=358</guid>
		<description><![CDATA[İki Ulu&#8217;l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>İki Ulu&#8217;l Azm Peygamber olan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed  (sav) arasında 571 yıl vardır, Hz. Mehdi (as) da İmam Rabbani  hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir</h3>
<p>Bazı  kimseler Hz. Mehdi (as)&#8217;ın İmam Rabbani Hazretlerinden yaklaşık 400 yıl  sonra gelmesinin, İmam Rabbani&#8217;nin değerini azalatacağını düşünmekte ve  Hz. Mehdi (as)&#8217;ın İmam Rabbani&#8217;den 1000 yıl sonra gelmesi gerektiğini  iddia etmektedirler. Oysa Hz. Mehdi (as)&#8217;ın İmam Rabbani Hazretlerinden  yaklaşık 400 yıl sonra gelmesi, Rabbani Hazretlerinin değerini,  kıymetini azaltacak bir husus değildir. <strong>Allah Peygamberimiz  (sav)&#8217;i Ulu’l Azm bir peygamber olan Hz. İsa (as)&#8217;dan sadece 571 yıl  sonra göndermiştir. Hz. İsa (as)&#8217;dan kısa bir süre sonra, yepyeni bir  şeriat ve kitapla Hz. Muhammed (sav) gelmiştir. Yani iki Ulu’l Azm  peygamber arasında 571 yıl vardır. </strong>Hz. Mehdi (as) da İmam  Rabbani Hazretlerinden yaklaşık 400 yıl sonra gelecektir. Zaten bunu  İmam Rabbani Hazretlerinin kendisi bizzat açıklamış, Hz. Mehdi (as)&#8217;ın  Peygamberimiz (sav)&#8217;in vefatından 1000 sene geçtikten sonra geleceğini  söylemiştir:</p>
<div>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://us3.harunyahya.com/Image/gif_resimler/120.gif" alt="" /></p>
<p>Bu ümmetin ahirliği, <strong>İKİNCİ BİNİN BAŞLAMASI</strong> ile başlar. <strong>YANİ RESULULLAH EFENDİMİZİN İRTİHALİNDEN (VEFATINDAN) İTİBAREN&#8230;</strong> Şeriatın teyid hasletleri, milleti tecdidi (Kuran&#8217;ın ahlakının tam  olarak uygulanması ve islam aleminin yenilenmesi)  BU İKİNCİ BİNDEDİR. <strong>BU  DAVANIN DOĞRULUĞUNA ADİL ŞAHİD, İSA’NIN, MEHDİ’NİN BU BİN İÇİNDE  (YANİ  PEYGAMBERİMİZ (SAV)&#8217;İN VEFATINDAN SONRAKİ BİN YIL İÇİNDE) VAR  OLUŞLARIDIR.</strong> (Mektubatı Rabbani, sf 261)<br />
<img src="http://us3.harunyahya.com/Image/gif_resimler/120.gif" alt="" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Burada  İmam Rabbani çok açık ve sarih bir şekilde KENDİ VEFATINDAN SONRA  DEĞİL, PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)’İN İRTİHALİNDEN YANİ VEFATINDAN SONRA  demektedir.</p>
</div>
<p>İmam Rabbani Hazretleri&#8217;nin de söylediği gibi, <strong>İslam  aleminin ahirliği (yani sonu) ikinci binin başlamasıyla başlar ve İmam  Rabbani Hazretleri de, Hz. İsa (as) da, Hz. Mehdi (as) da Peygamberimiz  (sav)’in vefatının ardından ikinci bin yıl içinde olacaklardır. </strong></p>
<p><em>18 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/iki-ulul-azm-peygamber-olan-hz-isa-as-ve-hz-muhammed-sav-arasinda-571-yil-vardir-hz-mehdi-as-da-imam-rabbani-hazretlerinden-yaklasik-400-yil-sonra-gelecektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sayın Adnan Oktar Hz. Musa (a.s.)’ın Ahir Zamanda Bulunacak Ahit Sandığını Anlatıyor -</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/sayin-adnan-oktar-hz-musa-a-s-%e2%80%99in-ahir-zamanda-bulunacak-ahit-sandigini-anlatiyor.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/sayin-adnan-oktar-hz-musa-a-s-%e2%80%99in-ahir-zamanda-bulunacak-ahit-sandigini-anlatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 08:45:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Oktar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahit]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bulma]]></category>
		<category><![CDATA[FıRat Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Harun]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[Musa]]></category>
		<category><![CDATA[Nda]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sekine]]></category>
		<category><![CDATA[Tabut]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>
		<category><![CDATA[Yana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[çinde bulunduğumuz ahir zamanda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in  hadisleri doğrultusunda; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>çinde bulunduğumuz ahir zamanda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in  hadisleri doğrultusunda; fitnelerin çoğalması, İran-Irak Savaşı, Kabe  baskını ve Kabe’de kan akıtılması, Fırat Nehri’nin suyunun kesilmesi,  Ramazan ayında iki kez Güneş ve Ay tutulmalarının olması gibi Hz. Mehdi  (a.s.)’ın çıkış alametleri peş peşe gerçekleşmiştir. 2009 yılında Lulin  kuyruklu yıldızının çıkması ve geçtiğimiz aylarda Hz. Nuh (a.s.)’ın  gemisinin Ağrı Dağı’nda bulunmasının ardından ise tüm iman sahipleri  Sayın Adnan Oktar’ın röportajlarında müjdelediği “Hz. Musa (a.s.)’ın  Ahit Sandığı’nın bulunmasını” da büyük bir şevkle beklemektedirler.</p>
<p>Ahit sandığı, Yüce Rabbimiz’in Kuran’da bildirdiği ve içinde Hz. Musa  (a.s.) ve Hz. Harun (a.s.)’dan eşyalar bulunan değerli bir sandıktır.  Kuran’da bu sandığın Allah’ın müminlere güven duygusu ve huzur veren bir  nişanesi olduğu bildirilmektedir. (Bakara Suresi, 248) Bu nedenle  yıllardan beri hem Museviler, hem Hıristiyanlar, hem de Müslümanlar Ahit  Sandığı’nın bulunması için çaba sarf etmişlerdir. Ancak MÖ. 587  yılından bu yana bu kutsal sandığın yeri bilinmemektedir. Peygamberimiz  Hz. Mu-hammed (s.a.v.)’in hadislerinden anlaşıldığı üzere sandık ahir  zamanda bulunacaktır. Ancak sandığın çok önemli bir özelliği daha  vardır: </strong> <strong></p>
<p>Bu kutsal sandığı bulma şerefi, ahir zamanın kutlu şahıslarından Hz.  Mehdi (a.s.)’a nasip olacaktır. Bu nedenle sandığın bulunması Hz. Mehdi  (a.s.)’ın çıkışının en önemli alametlerinden biri olacaktır. Aynı  zamanda bu işaret, onun hükümranlığının da bir sembolü sayılacaktır.  (Doğrusunu Allah bilir.) </strong> <strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu şerefli vazifesini şöyle haber vermiştir: </strong> <strong></p>
<p>“Mehdi (a.s.), Tabut-u Sekine’yi (Kutsal Sandığı) Taberiye Gölü’nden çıkaracak.” (Ikdı’d Dürer, sf.51-a) </strong> <strong></p>
<p>“Ona Mehdi (a.s.) denilmesinin nedeni, gizli olan bir şeyin yolunu  göstermesidir. Antakya denilen bir yerden Tabutu (kutsal emanetler  sandığını) ortaya çıkaracaktır.” (Suyuti, el- Havi lil Feteva, II. 82) </strong> <strong></p>
<p>Sayın Adnan Oktar röportajlarında bu hadisler doğrultusunda önemli  açıklamalar yapmakta, bu sandığın bulunacağını tüm Müslümanlara  müjdelemekte ve gerek Ahit Sandığı gerekse o dönemde yaşanacak olan  gelişmelerle ilgili detaylı bilgiler vermektedir. Sayın Adnan Oktar’ın  konu ile ilgili açıklamaları şu şekildedir: </strong> <strong></p>
<p><strong>Ahit Sandığı’nın Görünümü Nasıldır?</p>
<p>ADNAN OKTAR</strong></strong> <strong>: Som altından, bu şekildedir. Bakın, şimdi bu da  bulunacak önceden söylüyorum. Ahit Sandığı. Şimdi Ahit Sandığı’nı  Müslüman ortada bırakır mı? Hırsızlar kırıp yıkarlar. Çocuk olsa bunu  bilir. Orijinal yerinde durmaz. Orijinal yerinde tutulmaz kutsal olan  bir emanet. Taşınır. Sandık da taşınmıştır, inşaAllah. Hatta taşınırken  gerekirse kulpunu da çıkarır, orada gider takar. Zaten seyyar kulbu  çıkacak gibi, çektin mi çıkar. Akasya ağacından yapılma, üzeri altın  kaplama, saf altın kaplamadır. Gerekirse çıkartılıyor. Ama içindeki  eşyalar da gerekirse çıkartılır. Gider orada aynı yerde yerleştirirsin.  (Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı’nın Bulunması Musevileri Nasıl Etkileyecek?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Kuran’da Hz. Musa (a.s.)’ın öfkelendiği bir anda o  tabletleri atması var, biliyorsunuz, elindeki tableti attı. Ve kırıldı o  tablet. Onun parçaları duruyor. Bunu bulacaklar. Bakın şimdi burada  söylüyorum. Bakın, diyor ki; “onun bir parçasında” diyor Allah, bir  ayetten bahsediyor. Şimdi bakın o ayeti gören ne kadar Musevi varsa,  hepsi Müslüman olacaklar. Bak, Kuran ihbar ediyor önceden, söylüyor  Allah. Diyor ki; “bir nüshasında şu yazıyordu”, diyor bakın. Şimdi  yaklaşık 3 bin yıl sonra açıldığında Kuran’ın dediğinin aynısını  görecekler. Yalnız parçalanmış tablet, kırıldığı için. Taştan. Bir  nüshasında diyor, “Rabbinden korkanlar için” evet.</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> Şeytandan Allah’a sığınırım. <strong>“Musa kabaran  öfkesi (gazabı) yatışınca Levhaları aldı. (Onlardan bir) nüshasında  “Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır”  (yazılıydı)”</strong><br />
</strong> (Araf Suresi, 154) inşaAllah.  <strong><br />
<strong>ADNAN OKTAR: </strong></strong> <strong>Aynı zamanda bu ayet tabii Hz. Mehdi (a.s.)’a da  bakıyor. Bakın, Allah’ın Hadi isminin tecellisi ve Allah’tan bir  rahmettir Hz. Mehdi (a.s.). Ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın eliyle bulunacak, onu  da söyleyeyim. Yani mübareğin eliyle bulunacak. Bak detay veriyorum,  inşaAllah. O tablette bulunan aynı bak o ayetle beraber bulunacak.  “Hocamız önceden söylemişti” diyeceksiniz. Bu çok önemli bakın. Hz. Nuh  (a.s.)’ın gemisinde detaylar verdim, dedim ki; “ahşap parçaları  bulunacak” dedim. “Adamlar çıkarıp ahşap parçasını gösterecekler. Ağrı  Dağı’nda bulunacak” dedim. “Cudi’den kasıt dağ silsilesidir, dağdır.  Dağı gösteriyor. Ve Ağrı Dağı’nda bulunacak” dedim. Değil mi?</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> Tahtaları da tarif etmişsiniz Hocam. Tam söylediğiniz gibi çıktı Hocam.</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Aynısıyla, detayıyla. Bak şimdi de detay veriyorum.  Aynen dediğim gibi bu ayeti göreceksiniz. Tabletin üzerinde, inşaAllah.  (Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı’nın İçinde Neler Olacak?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Asası, gömlek, bir tane uzun gömlek var. Hz. Musa  (a.s.) ve Hz. Harun (a.s.) ailesine ait gömlek, bir tane ayakkabı. Yani  bildiğimiz ayakkabı değil, sandalet tarzında, o çölde kullandıkları.  Altın bir kutu. Hz. Musa (a.s.)’ın asasından parça, asası yok. Asa büyük  çünkü. Bu sandığa sığmaz. Asadan parça.</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> O Kuran’da geçen attığı asa mı, yoksa başka mı?</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Onu bilemem de asası ama inşaAllah. Onu Allah bilir,  inşaAllah. Ve başka bazı emanetler, kutsal emanetler. Dolu zaten  sandığın içi. Diyebilirler ki, “kardeşim siz gittiniz bir kuyumcuyla  anlaştınız”, işte “som altından yaptırdınız”, işte “bu odur  diyeceksiniz” de diyebilirler. Kardeşim götürsünler, istedikleri bilim  adamlarını getirsinler, karbon metoduyla baksınlar. 3000 yıllık olduğunu  görecekler gömleğin. Nereden bulalım 3000 yıllık gömlek biz? Değil mi?  Ahşabın yine 3000 yıllık olduğunu görecekler. Ayakkabının 3000 yıllık  olduğunu görecekler. Bir de parmak izleri var bunun üzerinde, o da var.  Onları da tespit edecekler. Tabii. O devirden kalma. İnşaAllah, bayağı  bir şey var üzerinde, alamet var. Bunları görecekler inşaAllah. (Sayın  Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı Nerede Bulunacak?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Yine bir detay daha veriyorum; Bu kutsal sandıktaki  malzemelerin, Kutsal Emanetlerin bir kısmı Taberiye Gölü’nde. Ama sandık  içinde olanlar da ayrı olarak yeniden ayrı bir yerdeler. Yani belki  Hatay’da bir mağaranın içerisinde, yani hiç ummadıkları bir dehlizin,  hiç ummadıkları bir kanalın içerisinde, bir yerde. Tahmin etmedikleri  bir yer. Şu ana kadar hiç kimse “bu buradadır” diyemedi, demedi.  Gittikleri halde, ondan sonra araştırdıkları halde Allah onlara onu  göstermedi. Tahmin etmedikleri bir yerde çıkacak inşaAllah. Bir kısmı da  Taberiye Gölü’nde. (Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal  Avrupa röportajından)</p>
<p><strong>Sandığın Olağanüstü Özellikleri Vardır</strong></strong> <strong></p>
<p>“Sandık öyle anlaşılan bir sandık değildir. Çürümeye, bozulmaya karşı  etkili olan bir sandık. Bir de bu iki heykelin arasından, Tevrat’ta  Allah’ın ona hitap ettiği yani tecelli olarak hitap ettiğine dair bilgi  var. Allah-u alem doğrudur. Çünkü çalıdan da Allah tecelli ediyor  biliyorsunuz, çalıdan da sesleniyor. Bunları böyle şimdilik detay olarak  görüyoruz, olduğunda görürsünüz inşaAllah.” (Sayın Adnan Oktar’ın 16  Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından) </strong> <strong></p>
<p><strong>Hz. Musa (a.s.)’ın Bebekken Nehre Bırakıldığı Sandık, Ahit Sandığıdır</p>
<p>ADNAN OKTAR</strong></strong> <strong>: Mesela o gemi olayında da öyle, “gemiyi batırmak için  mi?” Annesi onu tekneye koyduğunda mahvolsun diye mi gönderdi? Irmakta,  Hz. Musa (a.s.)’ı koydu değil mi sandığın içerisine, sandıkla bıraktı.  Mahvolsun diye yapmadı inşaAllah. Ne amaçla yaptı Firavun’un yanına  gidecek. Allah onu koruyup kollayacak. Onun kurtulacağını biliyor.  Burada da kurtarma amacı var, orada da insanı kurtarma amacı var. Bak  aynı olay burada var. Değil mi? Orada mesela annesini sorgulamıyor Hz.  Musa (a.s.) makul görüyor. O zaman Hz. Hızır (a.s.)’ı da sorgulamaması  lazım bu da makul, inşaAllah. Ki o sandık, annesinin çocuğu koyduğu  sandık, Firavun tarafından saklanmıştır. Hatıra olarak saklanmıştır. O  sonra Musevilerin eline geçmiştir o sandık. Hz. Musa (a.s.)’ın içine  konduğu o sandık. Sonra o sandığın üstü altın kaplanmıştır. Hz. Musa  (a.s.)’ın o Kutsal Sandığı’na çevrilmiştir. Tabii inşaAllah, dün resmini  gösterdik boyut itibarıyla odur. O sandıktır aynı sandık, inşaAllah. Bu  bir ilave bilgi.</p>
<p><strong>OKTAR BABUNA:</strong></strong> <strong> İlk defa anlattınız maşaAllah Hocam.</p>
<p><strong>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Evet ilk defa anlatıyorum. (Sayın Adnan Oktar’ın 17 Mayıs 2010 tarihli Adıyaman Asu TV röportajından)</p>
<p><strong>SONUÇ: Hz. Musa (a.s.)’ın Ahit Sandığı’nın Bulunacak Olması Ahir Zaman Müjdesidir</strong></strong> <strong></p>
<p>Ahir zamanın en önemli özelliklerinden biri de teknolojide çok büyük  gelişmeler yaşanacak ve bunların tüm insanların hayrı ve rahatlığı için  kullanılacak olmasıdır. Sandık da Allah’ın izniyle bu dönemin bir  nişanesi ve tüm insanlık için güzel günlerin müjdecisi olacaktır. </strong> <strong></p>
<p>Peygamberimiz (s.a.v.) de birçok hadisinde sandık ve onu bulacak olan  Hz. Mehdi (a.s.) hakkında bilgiler vermiş ve bu kutlu olayı Müslümanlara  müjdelemiştir. Bu hadislerden bazıları şöyledir: </strong> <strong></p>
<p><em>“Onun (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) fıkıh bilgisi on aliminkine bedeldir. O, Tabut-u Sekineyi de Antakya mağarasından çıkarır.”</em></strong> (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten) <strong></p>
<p><em>“Mehdi elinde (zamanında) sekine bulunan tabut Taberiye gölünden  çıkarılır ve Beyt-ül Makdis’de onun önüne getirilir. Yahudiler bunu  görünce, pek azı hariç, çoğu Müslüman olurlar.”</em></strong> <strong> (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten)</p>
<p>Hiç şüphesiz yüzyıllar öncesinden bildirilen bu hadis-i şeriflerde  Peygam-ber Efendimiz (s.a.v.)’in ahir zamanda olacakları müjdelemesi çok  büyük mucizelerdendir. Hz. Mehdi (a.s.)’a dair hadisler, Allah’ın  izniyle ahir zamanda gerçekleşecek ve bu mucizeler Müslümanların Allah’a  şükretmelerine vesile olacaktır. </strong> <strong></p>
<p><strong>“Gönderilenlere selam olsun. Ve alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.” </strong></strong> <strong>(Saffat Suresi, 181-182)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı Tevrat’ta Nasıl Geçiyor? </strong></strong> <strong></p>
<p>Tevrat’taki açıklamayı belirtiyorum: “Akasya ağacından sandık  yapsınlar,” diyor Tevrat’ta. Bu doğru akasya ağacından, iç çatısı akasya  ağacından. “Boyu iki buçuk” yani 1 metre, 1,20 gibi yaklaşık. “Eni ve  yüksekliği birer buçuk,” 60 cm, daha yüksek hatta 80 cm, “arşın olsun.”  “İçini de dışını da saf altınla kapla.” Burada ölçüler kendi kafalarına  göre verdikleri için oluyor. Orada arşının gerçek karşılığı o. Yani 1,20  m’ye 80 cm olması gerekiyor anladığım kadarıyla ve bildiğim kadarı ile.  “İçini de dışını da saf altınla kapla.” Bu doğru, içi ve dışı saf  altınla kaplı. “Çevresine altın pervaz yap.” Bu da doğru. “Dört altın  halka döküp dört ayağına tak.” Bu da doğru. “İkisi bir yanda, ikisi öbür  yanda olacak.” Bu da doğru. “Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla  kapla, sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçir.”  Doğru. Çok düzgün akasya ağacından yapılmış sırıklar var ama altın  kaplanmış öyle görünmüyor tabii. Tam, net altın görünümünde, jilet gibi  yapılmış, çok düzgün. Bakan anlamaz onun içinin ahşap olduğunu anlamaz.  “Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, çıkarılmayacak. Antlaşmanın taş  levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.” Taş levhalar  Hz. Musa (a.s.)’a gelen on emrin yazılı olduğu taş levhalar onun içinde,  sandığın içinde. “Saf altından bir Bağışlanma Kapağı yap. Boyu iki  buçuk, eni bir buçuk.” “Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv  yap.” Keruv uçan insan figürü gibi. Melek niyetine yapıyorlar ama melek  değil tabii ki, bir insan görünümü. Meleği tam yapamazlar, melek ayrıdır  görünümü. Ama meleğe niyet ederek yapılmış bir heykel. “Keruvlardan  birini bir kenara, diğerini öteki kenara,” karşılıklı yüz yüzedir ikisi,  bu da doğru. “Kapakla tek parça halinde yap. Keruvlar yukarı doğru açık  kanatlarıyla,” doğru. “Kapağı örtecek,” bu da doğru. “Yüzleri birbirine  dönük olacak,” doğru, “ve kapağa bakacak. Kapağı sandığın üzerine, sana  vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy”. “Seninle orada, Levha  Sandığı’nın (Ahit Sandığı’nın) üstündeki Keruvlar arasında, Bağışlanma  Kapağı’nın üzerinde görüşeceğim ve İsrailliler için sana buyruklar  vereceğim.” </strong> <strong></p>
<p>Allah, </strong> <strong><em>“oradan tecelli edeceğim”</em> diyor, <em>“oradan sesimi duyacaksın” </em>diyor,  sandığın üstünden. Biliyorsun bir de çalı ve ateş yanan çalıdan  seslenmişti Allah Hz. Musa (a.s.)’a, inşaAllah. Onun için yani öyle  olağanüstü bir sandık, öyle herhangi bir sandık değil inşaAllah. “Rab  Musa’ya şöyle der: ‘Ve seninle orada bulaşacağım ve seninle kefaret  örtüsü üzerinden, Kutsal Ahit Sandığı üzerindeki Melekler arasından  söyleşeceğim’,” o figürün arasından, o görüntünün arasından  söyleşeceğim, (Çıkış 25/22).<em> “Rab Musa’ya dedi; ‘Dağa, yanıma gel’  burada bekle, halkın öğrenmesi için üzerinde yasalarla, buyrukları  yazdığım taş levhaları sana vereceğim.”</em> Bu doğru, Hz. Musa (a.s.)’a  taş levhalar olarak verilmiştir. (Sayın Adnan Oktar’ın 15 Mayıs 2010  tarihli Kocaeli TV röportajından)</p>
<p><strong>Ahit Sandığı Kuran’da Nasıl Geçiyor?</p>
<p>ADNAN OKTAR:</strong></strong> <strong> Bakın, ayet veriyorum. Bakara Suresi, 248. Şeytandan Allah’a sığınırım. <strong>“Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: ‘Onun hükümdarlığının belgesi’”</strong>, yani Mehdi (a.s.)’ın liderliğinin delili diyelim, ahir zamana bakan yönüyle, <strong>“size Tabut’un gelmesi (olacaktır ki),”</strong> yani Hz. Musa (a.s.)’ın Kutsal Sandığı. <strong>“Onda Rabbinizden ‘bir güven duygusu ve huzur’”, “içinize güven duygusu gelecek”</strong> diyor ve huzur, onun bulunuşuyla. Öyle bir özelliği de var, Allah’ın  hikmeti, mesela kalplere güven ve huzur inmesine vesile oluyor. Çünkü  bütün savaşlarda götürüyorlarmış o sandığı, onu gördüklerinde coşuyorlar  o zamanki müminler.<strong> “Huzur ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden  arta kalanlar”, hem Hz. Harun (a.s.)’ın ailesinden, hem Hz. Musa  (a.s.)’ın ailesinden, “arta kalanlar var; onu melekler taşır”</strong>. Meleklerin kontrolünde diyor Allah. <strong>“Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.”</strong> Delil vardır. Delil nedir? Ortaya koyarsın, buna delil derler. Değil  mi? Allah, bu bir delildir diyor işte, inşaAllah. (Sayın Adnan Oktar’ın  15 Mayıs 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından)</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde, Ahit Sandığı’nın yeriyle  ilgili olarak Antakya’ya dikkat çekmesi son derece anlamlıdır. Bu  ilimizde birçok doğal mağara vardır ve buralar sandığın uzun yıllar  saklı kalması için çok elverişli yerlerdir. Ahit Sandığı’nın bugüne  kadar bu bölgede bulunamamış olması, bölgenin coğrafi özelliklerinin  zorluğundan ve teknik imkansızlıklardan kaynaklanmış olabilir. Ancak  yüzyıllardır bulunamayan sandığın, son birkaç on yıl içinde gelişen  teknolojik imkânlar çerçevesinde bulunması Allah’ın izniyle mümkündür.  Dahası sandığın zamanımızda bulunacak olmasını, tahakkuk eden diğer ahir  zaman alametleri de desteklemektedir. </strong> <strong></p>
<p><strong>Sayın Adnan Oktar Ahit Sandığı Hakkındaki Hadis-i Şerifleri Açıklıyor </strong></strong> <strong></p>
<p>“Ona Mehdi (a.s.) denilmesinin nedeni”; bakın Peygamberimiz (s.a.v.)  olayı açıklıyor; “gizli olan bir şeyin yolunu göstermesidir.” Bakın  gizli olan bir şeyin ilmini verecek Allah, bulmanın ilmini. Allah ona  bir şekilde bunu gösterecek, bir ilimle inşaAllah. “Antakya denilen bir  yerden,” Hatay, Türkiye sınırları içerisinde bakın dikkat edin. Bakın,  Ağrı da Türkiye sınırları içerisinde, orada bulundu. Hepsi Mehdi  (a.s.)’ın olduğu yerlerde oluyor dikkat ederseniz, inşaAllah. “Antakya  denilen bir yerden Tabut’u (kutsal emanetler sandığını) ortaya  çıkaracaktır.” Suyuti söylüyor bunu, hadis imamıdır. (Suyuti, el- Havi  li’l Feteva, II. 82) “Mehdi (a.s.), Tabut-u Sekine’ yi de Antakya’da  mağaradan çıkarır” (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten). Yani bu kadar,  hadis olduğu için söyleyeyim, bu gizlenecek gibi değil tabii. “Antakya  mağarasından Tabut-u Sekine’yi çıkaracaktır. Şam’daki dağdan da gerçek  Tevrat’ı çıkaracak.” Şam’daki bir mağaradan da gerçek Tevrat’ı röle  olarak, Tevrat rölesini, böyle deri üzerine yazılmış Tevrat rölesini  çıkaracak ve “birçok Yahudi Müslüman olacak” diyor,(Risaletül Huruc ül  Mehdi, s.124-125). Yalnız tabii Taberiye Gölü’nde de bir arama  yapılacak, Taberiye Gölü’nün zemininde. Tatlı su gölüdür, suyu tatlı, en  çukurda olan göllerden ikincisidir Taberiye Gölü. Yeryüzü düzeyine göre  en çukurdadır, fakat tatlı suyu, maşaAllah. Bakın ikinci işaret de,  “Mehdi (a.s.) Tabut-u Sekine’yi (Kutsal Sandığı) Taberiye Gölü’nden  çıkaracak.” Yani bu iki tane açıklama olması iyi. Çünkü hakikaten  Taberiye Gölü’nde de bir şey var, dibinde. Dibi çamur, gölün dibi, onun  altında inşaAllah, yani kapsamlı bir arama yapılacak tabii inşaAllah.  (Sayın Adnan Oktar’ın 15 Mayıs 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından) </strong> <strong></p>
<p><em>“Muhammed ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz olan kimseye katılın. O Mehdi (a.s.)’dır.“</em></strong> <strong> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)</p>
<p><strong>Sayın Adnan Oktar Ahit Sandığı Hakkında Tarihi Kaynaklarda Yer Alan Bilgileri Anlatıyor </strong></strong> <strong></p>
<p>“Talut’un, Calut ile savaşmasının sonucunda sandık Calut’un eline  geçmiştir geçici bir süre. Ancak daha sonra Hz. Davud (a.s.), Calut’u  öldürmüş ve böylece sandık Hz. Davud (a.s.)’ın eline yeniden geçiyor.  Ahit Sandığı, Kudüs’e taşınıyor. Hz. Davud (a.s.) sandığı kendisinden  sonra hükümdar olan Hz. Süleyman (a.s.)’a emanet bırakmıştır.” Hz.  Süleyman (a.s.)’ın eline geçiyor sonra, onun kontrolüne geçiyor. “Hz.  Süleyman (a.s.) tarafından yaptırılan Süleyman Mescidi’ne konulan sandık  M.Ö. 587 yılına kadar Beyt-ül Makdis’de, Mescid-i Aksa’da kaldı. Aynı  yıl içinde Babil İmparatoru Nabukadnezar Kudüs’ü işgal etti, burayı  yerle bir ettirerek bu bölgede yaşayan Yahudileri sürgüne gönderdi.” O  zamanki Müslüman onlar, Museviler Müslüman idi, hak din oluyor o zaman.  “İşte o tarihten sonra sandık kayboldu.” Kaybolmadı, saklandı muhafaza  altına alındı ve “Bir daha da izi bulunamadı,” diyor. Allah onu muhafaza  altına aldı. </strong> <strong><br />
“M.Ö. 587 ile M.S. 70 yılları arasında Kudüs’te muhafaza edildiği kabul  edilen,” Öyle değil Kudüs’ten çıkarıldı Kudüs riskli bulunduğu için.  Çünkü işgal ediliyor, her yeri aranıyor. Kudüs’te değil sandık, onu  biliyorum inşaAllah. “Museviler sandığın ancak Mesih, Kral Mesih’in,  yani Mehdi (a.s.)’ın gelişinden sonra ortaya çıkaracağına inandıkları  için aramamaktadırlar.” Aramıyorlar çünkü sadece Hz. Mehdi (a.s.)  bulacaktır. Kral Mesih, Tevrat’ta Kral Mesih olarak geçer. Yani  arıyorlar tabii, arıyorlar da ama bulamazlar o anlamda diyorum, yoksa  arıyorlar tabii ki. “Hıristiyanlar da sandığı Hz. İsa (a.s.)’ın  yeryüzüne kıyametten önce tekrar gelişinin alametlerinden gördükleri  için sandık onlar için çok önemli.” Onlar da arıyorlar, ama bulamazlar,  inşaAllah.</p>
<p>“Sandık taşınırken hep bir perde arkasında saklı tutularak onu  taşıyanların dahi sandığı görmeleri engellenmiştir.” Örtülüyor üstü  sandığın. Hiçbir şekilde halka gösterilmiyor, çok nadir açılan sandık,  üstündeki örtü nadir kaldırılıyor. (Sayın Adnan Oktar’ın 15 Mayıs 2010  tarihli Kocaeli TV röportajından)</strong> <strong></p>
<p>Bu makale, <strong>İlmi Araştırma Dergisi</strong> <a href="http://www.ilmiarastirma.net/index.php?Pg=Publish&amp;Journal=%C4%B0lmi%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma&amp;Number=74" target="_blank">74. sayı</a> (Ağustos 2010) 4. sayfada yayınlanmıştır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/sayin-adnan-oktar-hz-musa-a-s-%e2%80%99in-ahir-zamanda-bulunacak-ahit-sandigini-anlatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hicri 1400 Yılına Gelene Kadar Ki Müceddidler Neden Ahir Zamanın Büyük Mehdisi Olamazlar?</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 09:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Eseri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sene]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[





Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen sahih hadislerde ahir zamanda  zuhur ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="115" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hicri_1400_yilina_gelene_kadar_ki_muceddidler_neden_ahir_zamanin_buyuk_mehdisi_olamazlar_tr.jpg" border="0" alt="Hicri 1400 Yılına Gelene Kadar Ki Müceddidler Neden Ahir Zamanın Büyük Mehdisi Olamazlar?" hspace="7" vspace="2" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="352" valign="top"><strong>Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen sahih hadislerde ahir zamanda  zuhur edecek olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın hem fiziksel özellikleri hem de  zuhuru öncesi ve sonrası meydana gelecek önemli olaylar çok detaylı bir  şekilde bildirilmiştir. Tüm bu deliller Hz. Mehdi (a.s.)’ın mutlaka bir  şahıs olarak zuhur edeceğini göstermekte, onun bir şahsı manevi olarak  geleceği iddiasına olanlara cevap vermektedir. Ayrıca üstad  risalelerinde yaklaşık 70 ayrı yerde Hz. Mehdi (a.s.)’ın <strong>“bir zat, bir şahıs” yani yaşayan bir kişi</strong> olacağını vurgulayarak risalelerin asla Mehdi olmadığına da cevap  vermiştir. Yani Hz. Mehdi (a.s.) bir şahsı manevi değil bir şahıs  olacaktır. Risale-i Nur’ları kendisine bir program yaparak insanların  imanının kurtulmasına vesile olacaktır.</p>
<p><strong>Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyyun  ve tabiiyyun taunu beşer içine intişar etmesiyle, her şeyden evvel  felsefeyi ve maddiyyûn (materyalizm, darwinizm ve ateizm salgını),  fikrini tam susturacak bir tarzda îmanı kurtarmaktır. &#8230;.Herhalde o  vazifeyi ondan evvel bir taife bir cihette görecek. O zat, o taifenin  uzun tetkikatı (tetkikleri) ile yazdıkları eseri kendine hazır bir  proğram yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Emirdağ  Lahikası-1, sf. 231-233.</p>
<p>1.    Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihinin Bediüzzaman’ın yaşadığı hicri yüzyıla uymaması :</strong></strong> <strong><br />
Hepsinden önce Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihi  ile ilgili olarak hicri 1400 tarihini vermiştir. Üstad Bediüzzaman  Hazretleri ise Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.) için verdiği  bu tarihten yüz sene önce yaşamış ve görev yapmış bir müceddiddir.  Ayrıca kendisi de Hz. Mehdi (a.s.)’ın kendisinden yüz sene sonra zuhur  edeceğini mükerrer defalar söylemiştir.<br />
<strong>İnsanlar 1400 senesinde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin yanında toplanacaklardır.</strong></strong> <strong> (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108)</p>
<p>Bu hadisler doğrultusunda açıklamalar yapan büyük İslam alimleri de Hz.  Mehdi (a.s.)’ın zuhur tarihi olarak hicri 1400’ü vermişlerdir. </strong> <strong></p>
<p><strong>Örneğin Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’ın  kendinden 100 sene sonra yani hicri 1400 de zuhur edeceğini şöyle ifade  etmiştir:<br />
İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE</strong></strong> <strong> (dünyanın geleceğinde) <strong>1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ asırlarında karib</strong> (yakın) zannetmişler. (Sözler, s. 318</p>
<p>Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli &#8220;lamlar&#8221; ve &#8220;mimler&#8221; ikişer sayılsa </strong> <strong><strong>BUNDAN BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ŞAKİRTLERİ (TALEBELERİ) OLABİLİR</strong><br />
</strong> (Şualar, s. 605)  <strong><br />
Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza <strong>HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT</strong><br />
</strong> dahi bu zamanda gelse&#8230;(Kastamonu Lahikası, s. 57)  <strong><br />
<strong>2.    Bediüzzaman tarafından; Hz. Mehdi (a.s.)’ın yapacağı bildirilen   üç büyük vazifesinin hicri 1400’e gelene kadar hiçbir müceddid  tarafından toplu olarakyapılmamış olması.<br />
Birincisi : Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyyun ve  tabiiyyun taunu beşer içine intişar etmesiyle, her şeyden evvel  felsefeyi ve maddiyyûn (materyalizm, darwinizm ve ateizm salgını),  fikrini tam susturacak bir tarzda îmanı kurtarmaktır. Ehl-i îmanı  dalaletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak) ve bu  vazife hem dünya, hem herşeyi bırakmakla, çok zaman tetkikat (tetkikler)  ile meşguliyeti iktiza ettiğinden (gerektirdiğinden), Hazret-i  Mehdî’nin, o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsaade  edemez. Çünkü hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) cihetindeki saltanatı, onun  ile iştigale vakit bırakmıyor. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir  taife bir cihette görecek. O zat, o taifenin uzun tetkikatı (tetkikleri)  ile yazdıkları eseri kendine hazır bir proğram yapacak, onun ile o  birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği  (dayandığı) kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd  sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir. Ne kadar da az  olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.</p>
<p>İkinci vazifesi : Hilafet-i muhammediye (a.s.m.) ünvanı ile şeair-i  islamiyeyi (İslama ait değerleri) ihya etmektir. Alem-i islamın (İslam  aleminin) VAHDETİNİ (birliğini) nokta-i istinad edip (dayanak noktası  edinip), beşeriyeti maddî ve manevî tehlikelerden ve gazab-ı ilahîden  (beladan) kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinadı ve hadimleri  (hizmetkarları), milyonlarla efradı (efradı) bulunan ordular lazımdır.</p>
<p>Üçüncü vazifesi : İnkılabat-ı zamaniye (zamana bağlı değişimler) ile çok  ahkam-ı kur’aniyenin (kuran&#8217;ın hükümlerinini) zedelenmesiyle ve  şeriat-ı muhammedîyenin (a.s.m.) kanunları bir derece tatile uğramasıyla  o zat, bütün ehl-i îmanın manevî yardımlarıyla ve ittihad-ı islamın  (islam birliğinin) muavenetiyle (yardımıyla) ve bütün ulema ve evliyanın  ve bilhassa al-i beytin neslinden her Aasırda kuvvetli ve kesretli  (kalabalık) bulunan milyonlar fedakar seyyidlerin iltihaklarıyla  (katılımlarıyla) o vazife-i uzmayı (çok büyük görevi) yapmaya  çalışır.Emirdağ Lahikası-1, sf. 231-233.</strong></strong> <strong></p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)’ın bizzat şahsının ve kendisi hayattayken yerine  getireceği bu üç vazifeyi toplu olarak ne Bediüzzaman Hazretleri ne de  ona kadar gelen müceddidler bir arada yapamamışlardır. Bu görevlerden  ancak bir tanesini bir yönüyle hayata geçirenler olmuşsa da toplu olarak  yapacak olan Hz. Mehdi (a.s.) olacaktır. bu nedenle de üstad’ın Hz.  Mehdi (a.s.) olması söz konusu değildir. </strong> <strong></p>
<p><strong>3.    Hz. Mehdi (a.s.)’nin varlığına işaret olan ve Peygamberimiz  (s.a.v.) tarafından belirtilen 200 kadar Ahir Zaman alameti, geçmiş  hiçbir müceddid üzerinde TOPLU OLARAK zuhur etmemiştir.</p>
<p>1.    SOYU (NESEBİ)<br />
2.    GÜZEL OLMASI<br />
3.    BURNU GÜZELDİR<br />
4.    ALNI AÇIK VE GENİŞTİR<br />
5.    ALNINDA BİR BEN VARDIR<br />
6.    ALNINDA BIR İZ (YARA İZİ) VARDIR<br />
7.    HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ALNINDA HAFİF BIR İÇBÜKEYLİK VARDIR<br />
8.    ÇEKIK GÖZLÜDÜR<br />
9.    YANAĞINDA BEN VARDIR<br />
10.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN YANAĞINDAKİ BEN, HZ. MUSA (A.S.)&#8217;NIN YANAĞINDAKİ BEN GİBİDİR<br />
11.    DİŞLERİ PARLAKTIR<br />
12.    KAŞLARI KAVİSLİDİR<br />
13.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN İKİ KAŞI ARASINDA KÜÇÜK BİR ÇUKUR VARDIR<br />
14.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN CİLDİ PARLAKTIR<br />
15.    SAÇI SİYAHTIR<br />
16.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN SAÇLARI GÜZELLİĞİYLE DİKKAT ÇEKECEKTİR<br />
17.    SAKALI SIKTIR<br />
18.    HZ. MEHDİ (A.S.) İNSANLARA GÜZEL SİMALI BİRİ OLARAK GELECEKTİR<br />
19.    HZ. MEHDİ (A.S), GÖRÜNÜMÜYLE İSRAİLOĞULLARI’NA BENZEYECEKTİR<br />
20.    CİLT RENGİ KIRMIZIYLA KARIŞIK BEYAZDIR<br />
21.    ENDAMI<br />
22.    BOYU<br />
23.    GENİŞ VÜCUTLUDUR<br />
24.    UYLUKLARI GENİŞTİR<br />
25.    KARNI GENİŞTİR<br />
26.    YAŞI<br />
27.    HZ. MEHDİ (A.S.) İLERİ YAŞLARDA, AMA GENÇ BİR İNSAN GÖRÜNÜMÜNDE OLACAKTIR<br />
28.    HZ. MEHDİ (A.S.) İLERİ YAŞLARINDA DA GENÇ YÜZLÜ OLACAKTIR<br />
29.    SAĞ BACAĞINDA SİYAH BİR İZ VARDIR<br />
30.    SIRTINDA YAPRAK ŞEKLİNDE BİR BEN VARDIR<br />
31.    OMUZUNDA NÜBÜVVET MÜHRÜ VARDIR<br />
32.    YÜRÜYÜŞÜ<br />
33.    KONUŞMASI<br />
34.    HEYBETLİ BİR ŞAHISTIR<br />
35.    MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN BEDENİ VE SESİ ÇOK GÜÇLÜ OLACAK; AYNI ZAMANDA DA  SÖZLERİ VE KONUŞMALARIYLA DÜNYA ÇAPINDA ÇOK BÜYÜK ETKİ UYANDIRACAKTIR<br />
36.    FİTNELERİN ÇOĞALMASI<br />
37.    KURAN&#8217;DAN UZAKLAŞTIRAN FİTNELER<br />
38.    FİTNELERİN HER YANA YAYILMASI<br />
39.    HARAMLARIN HELAL SAYILMASI<br />
40.    İRAN-IRAK SAVAŞI<br />
41.    AFGANİSTAN’IN İŞGALİ<br />
42.    FIRAT’IN SUYUNUN KESİLMESİ<br />
43.    GÜNEŞ&#8217;TEN BİR ALAMETİN BELİRMESİ<br />
44.    KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI<br />
45.    KABE BASKINI VE KABE&#8217;DE KAN AKITILMASI<br />
46.    SİSTEMLERİN DEĞİŞMESİ<br />
47.    MÜSLÜMANLARIN BASKI GÖRMESİ<br />
48.    TOZLU DUMANLI BİR FİTNE<br />
49.    YAYGIN KATLİAMLAR<br />
50.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;DEN ÜMİT KESİLMESİ<br />
51.    FAKİRLİĞİN VE AÇLIĞIN ARTMASI<br />
52.    EKONOMİK DURUMUN KÖTÜLEŞMESİ<br />
53.    ŞAM VE MISIR MELİKLERİNİN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
54.    MISIR&#8217;IN ESİR DÜŞMESİ<br />
55.    MAHALLE ARALARINDA SAVAŞ<br />
56.    ALLAH&#8217;IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ<br />
57.    SAVAŞLAR VE ANARŞİ<br />
58.    ESKİ ÜRDÜN KRALI ABDULLAH’IN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
59.    DÖRDÜNCÜ SULH VE ARAP-İSRAİL BARIŞI<br />
60.    BİR ORDUNUN KAYBOLMASI<br />
61.    IRAKLILARIN PARASININ KALMAMASI<br />
62.    BÜYÜK ŞEHİRLERİN YOK OLMASI: SAVAŞLAR VE AFETLER<br />
63.    HARAP OLMUŞ YERLERİN İMARI, İMAR EDİLMİŞ YERLERİN TAHRİBİ<br />
64.    DEPREMLERİN ÇOĞALMASI<br />
65.    CİNAYETLERİN ARTMASI<br />
66.    İNSANLARIN LİDERLERİNİ ÖLDÜRMESİ<br />
67.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ÇIKIŞINDAN ÖNCE BÜYÜK BİR OLAY MEYDANA GELECEKTİR<br />
68.    AHLAKİ ÇÖKÜŞ<br />
69.    MÜSLÜMANLARLA YAHUDİLERİN SAVAŞMASI<br />
70.    İKİ RAMAZANDA GÜNEŞ TUTULMASI<br />
71.    AHİR ZAMANDAKİ İNSANLAR ARASINDAKİ SEVGİSİZLİK<br />
72.    HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDEN BİRİ DE, İNSANLARIN DOĞRU YOLDAN AYRILIP SAĞ VE SOLU TUTMUŞ OLMALARIDIR<br />
73.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN İSTANBUL&#8217;A GELİŞİNİ İNSANLARA HABER VEREN BÜYÜK ALAMET<br />
74.    FIRAT NEHRİ&#8217;NİN SUYUNUN KESİLMESİNİN ARDINDAN TIRMANIŞA GEÇEN PKK TERÖRÜ, HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR<br />
75.    AY&#8217;IN YARILMASI<br />
76.    KİŞİNİN KARDEŞİNİ ÖLDÜRMESİ<br />
77.    IRAK&#8217;IN ÜÇE BÖLÜNMESİ<br />
78.    ŞAM, IRAK, ARABİSTAN&#8217;DA KARGAŞA<br />
79.    ŞAM&#8217;DA FİTNELER<br />
80.    IRAK HALKI ŞAM&#8217;A, KUZEYE KAÇAR<br />
81.    IRAK&#8217;IN YENİDEN YAPILANMASI<br />
82.    İSRAİL-FİLİSTİN BARIŞ GÖRÜŞMELERİ<br />
83.    IRAK VE ŞAM&#8217;A AMBARGO<br />
84.    ANARŞİ VE KARGAŞA GÜNLERİ<br />
85.    ALLAH&#8217;TAN BAŞKA İLAHLAR EDİNİLMESİ<br />
86.    MATERYALİST FELSEFENİN YAYGINLAŞMASINA İŞARET<br />
87.    BARIŞIN KALKMASI<br />
88.    İHTİLALLERİN OLMASI<br />
89.    İNSANLARIN BİRBİRİNDEN KAÇMASI<br />
90.    DÜNYAYI KARIŞIKLIK VE KARGAŞANIN KAPLAMASI<br />
91.    BÜYÜK OLAYLARIN VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ<br />
92.    BAZI MÜSLÜMANLARIN DURUMU<br />
93.    İSLAM DÜNYASININ MEVCUT KONUMU<br />
94.    MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİ İLE SAVAŞMALARI<br />
95.    MÜSLÜMANLARIN MARUZ KALDIKLARI ŞİDDETLİ BELALAR<br />
96.    MASUM İNSANLARIN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
97.    MASUM ÇOCUKLARIN ÖLDÜRÜLMESİ<br />
98.    İNSANLARIN SEBEPSİZ YERE ÖLDÜRÜLMESİ<br />
99.    HER YERDE KARGAŞAYA SEBEP OLAN FİTNELER<br />
100.    KURAKLIK<br />
101.    FAKİRLİK VE AÇLIK<br />
102.    TİCARETİN VE YOLLARIN KESİLMESİ<br />
103.    KAZANCIN AZALMASI<br />
104.    MİLLİ SERVETLERİN ZENGİNLER ARASINDA BÖLÜŞÜLMESİ<br />
105.    EVLERİN MEZAR OLMASI<br />
106.    YER ÇÖKMELERİ<br />
107.    RÜZGAR VE KASIRGALAR<br />
108.    ŞİDDETLİ BİR YAĞMURUN YAĞMASI<br />
109.    YILDIRIMLARIN ÇOĞALMASI<br />
110.    HER YERE ULAŞAN BİR FİTNE<br />
111.    KURAN&#8217;IN GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNÜLMEMESİ<br />
112.    AZERBAYCAN&#8217;IN İŞGALİ<br />
113.    MÜSLÜMANLARIN MÜSLÜMAN OLMAYANLARA ÖZENMESİ<br />
114.    İSLAM AHLAKINDAN UZAKLAŞTIRAN PROPAGANDACILAR<br />
115.    İKİYÜZLÜ VE SAHTEKAR DİN ADAMLARI<br />
116.    SİYASET ADAMLARINDAKİ DEJENERASYON<br />
117.    &#8220;İYİLİĞİ EMRETME, KÖTÜLÜKTEN MEN ETME&#8221; İBADETİNİN TERKİ<br />
118.    MARUF (İYİLİK, DOĞRULUK) İLE MÜNKER (KÖTÜLÜK)ÜN BİRBİRİYLE KARIŞTIRILMASI<br />
119.    CAMİ VE MESCİTLERİN FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMASI<br />
120.    YAKINLARININ, KİŞİYİ KÖTÜLÜĞE TEŞVİK ETMESİ<br />
121.    GERÇEK MÜMİNLERİN SAYICA ÇOK AZ OLMASI<br />
122.    CAMİ VE MESCİTLERİN FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMASI<br />
123.    KURAN&#8217;I MENFAAT İÇİN OKUYANLARIN ÇIKMASI<br />
124.    YILDIZ FALINA İNANILMASI VE KADERİN YALANLANMASI<br />
125.    HACCIN ALLAH&#8217;IN RIZASI DIŞINDA AMAÇLARLA DA YAPILMASI<br />
126.    İNSANLARIN NEFSANİ TUTKULARINA ÖNEM VERMELERİ<br />
127.    SOSYAL BOZULMA<br />
128.    HAİNE İTİMAT EDİLMESİ, DOĞRULARIN HAİN SAYILMASI<br />
129.    GÜVENİLİR İNSANLARIN AZALMASI<br />
130.    EMANET EHLİ İNSANLARIN AZALMASI<br />
131.    ZEKATIN TERK EDİLMESİ<br />
132.    NAMAZ İBADETİNİN TERK EDİLMESİ<br />
133.    YALANCI ŞAHİTLİK VE İFTİRANIN YAYGINLAŞMASI<br />
134.    ÜSTÜNLÜĞÜN TAKVADA DEĞİL ZENGİNLİKTE ARANMASI<br />
135.    HAYVANLARA İNSANLARDAN ÇOK DEĞER VEREN KİŞİLER<br />
136.    ÜRÜN ARTIŞI<br />
137.    AİLEVİ İLİŞKİLERİN BOZULMASI<br />
138.    İNSANİ İLİŞKİLERİN BOZULMASI<br />
139.    İNSANLAR ARASINDA SEVGİ VE SAYGININ AZALMASI<br />
140.    AİLE KURUMUNUN ZAYIFLAMASI<br />
141.    DÜNYA HIRSININ ARTMASI<br />
142.    SAHTEKARLIK VE RÜŞVETİN ARTMASI<br />
143.    RİYAKARLIK VE GÖSTERİŞİN HAKİM OLMASI<br />
144.    ZİNANIN ARTMASI<br />
145.    KABA SÖZ VE KÜFRÜN YAYGINLAŞMASI<br />
146.    EŞCİNSELLİĞİN KABUL GÖRMESİ<br />
147.    SALGIN HASTALIKLAR<br />
148.    ANİ ÖLÜMLERİN ÇOĞALMASI<br />
149.    DEDİKODU VE ALAYIN ARTMASI<br />
150.    İNTİHAR VAKALARININ ARTMASI<br />
151.    İÇ SAVAŞLAR-İHTİLAFLAR<br />
152.    KİMİ GENÇLERİN DİN AHLAKINDAN UZAKLAŞMASI<br />
153.    ŞEHİRLEŞMEDE ARTIŞ<br />
154.    ZAMANIN KISALMASI<br />
155.    YÜKSEK BİNALARIN İNŞA EDİLMESİ<br />
156.    ÇARŞILARIN YAKINLAŞMASI<br />
157.    KİŞİNİN KAMÇISININ UCUYLA KONUŞMASI<br />
158.    KİŞİYE KENDİ SESİNİN KONUŞMASI<br />
159.    SEMADAN BİR EL<br />
160.    ÇÖLLERİN YEŞERTİLMESİ<br />
161.    ÖMÜRLERİN UZAMASI<br />
162.    HAK DİNİN VE KURAN AHLAKININ TERK EDİLMESİ<br />
163.    SAHTE PEYGAMBERLERİN ORTAYA ÇIKIŞI<br />
164.    DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜNMESİ<br />
165.    BÜYÜK BİR EKONOMİK KRİZ OLMASI<br />
166.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN KIYAFETLERİ DE CİLDİ DE PARLAK OLACAKTIR<br />
167.    ÇİN&#8217;DE YAŞANAN DEPREM VE SEL FELAKETİ BİRER AHİR ZAMAN ALAMETİDİR<br />
168.    HZ. MEHDİ (A.S) DEVRİNDE SAPKIN SİSTEMLER YIKILACAK<br />
169.    RESULULLAH (SAV), HZ. MEHDİ (A.S.) DEVRİNDE ATOM BOMBASI KULLANILACAĞINI 1400 SENE ÖNCE BİLDİRMİŞTİR<br />
170.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE KÖRLER İYİLEŞECEK, HASTALAR ŞİFA BULACAK, UZUN ÖMÜR YAYGINLAŞACAKTIR<br />
171.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE HEM DÜNYANIN YAPISI HEM EVREN HAKKINDA BİLGİLERE ULAŞILACAK<br />
172.    HZ. MEHDİ (A.S.) HALKIN, ARTIK KENDİLERİNİ YÖNETECEK TEK BİR KİŞİ BİLE BULAMAYACAKLARI BİR DÖNEMDE ZUHUR EDECEKTİR<br />
173.    HZ. MEHDİ (A.S.) ZUHUR ETTİĞİNDE ÇOĞUNLUK NAMAZ KILMAYACAK,  İSLAM&#8217;DA ŞARABIN HARAM KILINDIĞINDAN DAHİ HABERSİZ OLACAKLARDIR<br />
174.    KURAKLIĞIN ARDINDAN GÖRÜLEN YOĞUN YAĞMUR YAĞIŞLARI HZ. MEHDİ (A.S)&#8217;NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR<br />
175.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN SEVENLERİ DÜNYANIN ÇEŞİTLİ YERLERİNDEKİ  TELEVİZYON VE RADYO YAYINLARI YOLUYLA ONUN KONUŞMALARINI İŞİTECEKLER;  UÇAKLA YA DA DİĞER SÜRATLİ VASITALARLA ÇOK KISA BİR SÜRE İÇERİSİNDE HZ.  MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN YANINA GELECEKLERDİR<br />
176.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ DÜNYANIN İSTEDİKLERİ HER YERİYLE  İNTERNET VASITASIYLA BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE İLETİŞİM KURABİLECEKLERDİR<br />
177.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ ÖLÜ HAYVAN VE BİTKİ FOSİLLERİNİ  CANLILARIYLA KIYASLAYARAK İNSANLARA GÖSTERECEKLER, BU ŞEKİLDE ALLAH&#8217;IN  İZNİYLE DARWİNİZMİ VE MATERYALİZMİ ETKİSİZ HALE GETİRECEKLERDİR<br />
178.    HZ. MEHDİ (A.S.) ROMA&#8217;YI MANEN FETHEDECEKTİR, VATİKAN&#8217;DA BÜYÜK BİR DEPREM OLACAKTIR<br />
179.    HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDEKİ GÖRÜNTÜLÜ İLETİŞİM SİSTEMLERİ<br />
180.    HZ. MEHDİ (A.S.) TOPLUMDA YOĞUN ŞİRKİN HAKİM OLDUĞU BİR DÖNEMDE ZUHUR EDECEKTİR<br />
181.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN TALEBELERİ OLAN GENÇLERİN BİR KISMI  GÖRDÜKLERİ ZULÜM VE BASKI YÜZÜNDEN DECCAL’İN FİTNESİNE KAPILAN  AİLELERİNDEN KOPUP-AYRILACAKLARDI<br />
182.    HZ. MEHDİ (A.S), İNSANLARIN BİRBİRLERİYLE EN GEÇİMSİZ VE EN KAVGACI OLDUKLARI DÖNEMDE ORTAYA ÇIKACAKTIR<br />
183.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN ZUHURUNDAN ÖNCE TOPLUMDA UYUŞTURUCUYA VE CİNAYETLERE BAĞLI ÖLÜMLER ARTACAKTIR<br />
184.    HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN DOĞUMU EVDE OLACAKTIR<br />
185.    HADİSLERDE BELİRTİLEN &#8221;GÖKTEN TAŞ VE BENZERLERİNİN YAĞMASI&#8221;,  GÜNÜMÜZDE DÜNYANIN PEK ÇOK YERİNİ HEDEF ALAN BOMBARDIMANLARLA  GERÇEKLEŞMEKTEDİR<br />
186.    EVRİM İLE MAYMUNDAN OLUŞTUKLARINA İNANAN BAZI İNSANLAR, MAYMUN VE DOMUZ KARAKTERİNDE VE GÖRÜNÜMÜNDE OLACAKLARDIR<br />
187.    AHİR ZAMANDA İNSANLARIN SURETLERİNDE BOZULMA VE ÇİRKİNLEŞME OLACAKTIR<br />
188.    PEYGAMBERİMİZ (SAV) AHİR ZAMANDA FİLİSTİN&#8217;DE ZULÜM YAŞANACAĞINI HABER VERMİŞTİR<br />
189.    MEHDİ&#8217;NİN BİR ALAMETİ DE, &#8221;BEKAR OLMASI&#8221;DIR<br />
190.    HZ. MEHDİ (A.S.), ATEŞİN EN ALÇAK TABAKASINDA YER ALACAKLARI BİLDİRİLEN MÜNAFIKLAR İLE MÜCADELE EDECEKTİR<br />
191.    AHİR ZAMANA YÖNELİK TEKNOLOJİK İŞARETLER<br />
YAĞMUR BOMBASI<br />
SÜT ÜRETİMİNDE ARTIŞ<br />
DEFİNE DEDEKTÖRÜ<br />
TROL AVCILIĞI<br />
ÖMÜRLERİN UZAMASI<br />
GÜNEŞ OCAKLARININ KEŞFİ<br />
DUMAN BULUTLARI</p>
<p>4.    Hz. İsa (a.s.) nüzul edecek ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın imamlığında; onun arkasında namaz kılacaktır</strong></strong> <strong><br />
Hz. Mehdi, müminlerle beraber Beyt-ül Mukaddes&#8217;te sabah namazı kılarken o  sırada nüzul eden İsa (a.s.)&#8217;ı takdim edecek ve Hz. İsa, ellerini onun  omuzlarına koyarak, &#8220;Namazın kaameti senin için getirilmiş, bu yüzden  sen kıldır&#8221; diyecek ve nihayet Hz.Mehdi, İsa (a.s.) ve müminlere imam  olarak namazı kıldıracaktır. (Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il  Ahir Zaman, s. 79; Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 438)</p>
<p>İmamları salih bir insan olan Hz. Mehdi olduğu halde, Beytü&#8217;l Makdis&#8217;e  sığınırlar. Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne  geçtiği bir sırada, bir de bakarlar ki, Meryem oğlu İsa sabah vaktinde  inmiştirHz. Mehdi, Hz. İsa&#8217;yı öne geçirmek için arkaya çekilir. Hz. İsa  onun omuzlarına elini koyar ve ona der ki, &#8220;Geç öne namazı kıldır. Zira  kamet (farz namazı kılmak için okunan ezan; namaza başlama işareti)  senin için getirilmiştir.&#8221;&#8230; (Ebu Rafi&#8217;den rivayet edilmiştir; İmam  Şarani, Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, Bedir Yayınevi,  s. 495-496) </strong> <strong></p>
<p>Hz. Bediüzzaman döneminde de ondan önceki yüzyıllarda yaşayan  müceddidlerin dönemlerinde de Hz. İsa (a.s.)’ın nüzul ettiğine dair bir  alamet gerçekleşmemiştir. Çünkü Hz. İsa (a.s.) nüzul ettiğinde  Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadislerde ve bu doğrultuda  Risale-i Nur Külliyatı’nda Üstad Hazretleri’nin de belirttiği gibi tüm  hıristiyanları hak din olan İslam’a davet edecek ve Hıristiyanların  İslam dinine geçmelerine vesile olacaktır. </strong> <strong></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in konu ile ilgili hadislerinden bazıları şöyledir: </strong> <strong><br />
&#8220;(Hz.İsa) Kırk (40) yıl Allah&#8217;ın Kitabı ve <strong>benim sünnetimle hükmeder</strong>, vefat eder.&#8221; (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 92)</p>
<p><strong>&#8220;Hz. İsa Ümmeti Muhammed&#8217;e peygamber olarak değil; Şeriat-ı  Muhammediyyeyi (İslamiyet’in esaslarını) tatbik etmek için gelecektir,</strong></strong> <strong> demektedir.&#8221; (El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 68)</p>
<p>Üstad ise Mektubat’ta bu konuyu şöyle açıklamaktadır: </strong> <strong><br />
<strong>&#8220;Ahir zamanda Hazret-i İsa (as) gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (ASM)  ile amel edecek mealindeki hadisin sırrı şudur ki: Ahir zamanda  felsefe-i tabiiyenin (tabiat felsefesi) verdiği cereyan-ı küfriye  (inkarcı hareket) ve inkâr-ı uluhiyete (Allah&#8217;ı inkara) karşı İsevilik  dini tasaffi ederek (arınarak) ve hurafattan tecerrüd edip (hurafelerden  temizlenip) İslâmiyete inkılab edeceği (geçeceği) bir sırada</strong></strong> <strong>, nasıl  ki İsevilik şahs-ı manevisi, vahy-i semavi kılıncıyla o müdhiş  dinsizliğin şahs-ı manevisini yok eder; öyle de Hazret-i İsa (as),  İsevilik şahs-ı manevisini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevisini  temsil eden Deccal&#8217;ı yok eder.. yani inkâr-ı uluhiyet fikrini yok  edecek.&#8221; (Mektubat, s. 6)</p>
<p>Yukarıda saydığımız tüm bu şartlar hicri 1400’e kadar yaşamış olan  hiçbir müceddid döneminde zuhur etmemiştir. Müslümanlar arasında bir  birlik sağlanmamış, din ahlakı Dünya üzerinde hakim olmamış,  Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünneti bidatlerden arınmış olarak ilk  zamandaki halis haliyle uygulanmaya başlanmamıştır. Türk İslam birliği  tesis edilip müslümanlar huzura, güvene, barış ve bolluk ortamına  kavuşmamışlardır. Hz. Mehdi (a.s.)’ın zamanında yaşanacak olan bolluk ve  zenginlik hiçbir şekilde gerçekleşmemiştir. Hıristiyanlar henüz batıl  teslis inançlarından vazgeçmemişler ve İslam şeriatına uymamışlardır.  Hz. İsa (a.s.) nüzul edip Hz. Mehdi (a.s.)’ın arkasında namaz kılmamış  ve deccaliyet tam olarak etkisiz hale gelmemiştir. Peygamberimiz  (s.a.v.)’in bildirdiği ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhurunu gösteren diğer  yüzlerce alamet de toplu olarak hicri 1400’e kadar gerçekleşmemiştir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hicri-1400-yilina-gelene-kadar-ki-muceddidler-neden-ahir-zamanin-buyuk-mehdisi-olamazlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;in zuhuruna yönelik olarak Risalelerde yeri olmayan çok yanlış izahlar yapılmaktadır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-zuhuruna-yonelik-olarak-risalelerde-yeri-olmayan-cok-yanlis-izahlar-yapilmaktadir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-zuhuruna-yonelik-olarak-risalelerde-yeri-olmayan-cok-yanlis-izahlar-yapilmaktadir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 18:37:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Gt 2]]></category>
		<category><![CDATA[Hata]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Oysa]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sanki]]></category>
		<category><![CDATA[Tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[Zat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;in zuhuruna yönelik olarak Risalelerde yeri olmayan çok ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;in zuhuruna yönelik olarak Risalelerde yeri olmayan çok yanlış izahlar yapılmaktadır</h3>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Son dönemde bazı Nurcu  kardeşlerimiz Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin, Hz. Mehdi (a.s.)’ın  gelişi ile ilgili çok açık beyanlarına son derece yanlış yorumlar  getirmektedirler. Bu yorumlar Bediüzzaman Hazretlerinin Mehdiyet  konusundaki açık ve net izahlarıyla alenen çelişmektedir. Üstelik  Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in hadislerinde haber verdiği bilgilere de  uygun değildir.</p>
<p>Özellikle Nur talebelerinin içindeki abilerden bazıları Üstad’ın Hz.  İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili açık ve sarih izahlarını  yanlış bir bakış açısıyla değerlendirmektedirler. Oysa Üstad  Risalelerinde yer alan ifadelerini Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisleri  ve büyük İslam alimlerinin görüşleri doğrultusunda yapmıştır. Ve açık  bir şekilde Hz. Mehdi (as)&#8217;ın Hicri 1400&#8242;de yani içinde yaşadığımız  çağda gelecek bir zat olduğunu anlatmıştır. Ancak söz konusu Nur  talebeleri Üstadın son derece sarih izahlarını sanki müteşabihlermiş,  anlaşılması zor ifadelermiş gibi değerlendirip tekrardan Üstad’ın  sözlerini şerh etme cihedine gitmektedirler. Bu son derece büyük bir  hata ve  Üstad’ın şahsına karşı yapılmış bir ayıptır. Üstad son derece  hikmetli konuşan, Risalelerinde çok açık ve net ifadeler kullanarak  olayları izah eden bir müceddiddir. Onun açıklamalarını tekrardan tefsir  etmeye kalkmak, tefsirin tefsirini, şerhin şerhini yapmak gibi olur ki  bu da hiç doğru bir yöntem olmaz.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong><img src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/75.gif" alt="" width="243" height="76" /></strong></span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">1. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23504/">HZ.  MEHDİ (A.S) KİMSENİN TANIYIP ANLAMAYACAĞI BİR RUH DEĞİL, PEYGAMBERİMİZ  (SAV)&#8217;İN HABER VERDİĞİ YÜZLERCE ALAMETİN ÜZERİNDE TECELLİ ETTİĞİ MÜBAREK  BİR İNSANDIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">2. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23502/">HZ.  İSA (A.S)&#8217;IN SADECE RUHUYLA GELECEĞİNİ SÖYLEYENLER YANILMAKTADIR, HZ.  İSA (A.S) BEDENİYLE VE RUHUYLA BU YÜZYILDA YENİDEN YERYÜZÜNE GELECEKTİR  &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">3. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23672">HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ÜÇ GÖREVİNİ SÖZDE 3 AYRI KİŞİNİN YAPACAĞI İDDASI TAMAMEN YANLIŞTIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">4. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23673">RİSALE-İ  NUR KÜLLİYATI’NDA ÜSTADIN İFADE ETTİĞİ “MEHDİ” VE “MEHDİ AL-İ RESUL”  İFADELERİNİN SÖZDE BAŞKA BAŞKA KİŞİLERİ İFADE ETTİĞİ İDDİASI TAMAMEN  YANLIŞTIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">5. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23674">HZ.  MEHDİ (A.S.)’IN, ÜSTAD’IN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU ESERLERİ KENDİNE BİR  PROGRAM EDİNMESİ NEDENİYLE İŞİNİN GÜYA ÇOK KOLAY OLACAĞI BU NEDENLE ASIL  ÜSTAD’IN HZ. MEHDİ (A.S.) OLDUĞU İDDİASI TAMAMEN YANLIŞTIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">6. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23675">RİSALELERİN  RUHUNA TERS DÜŞEN TEVİLLER YAPMALARI, BAZI NURCU KARDEŞLERİMİZİN,  ÜSTAD’I VE RİSALELERİ GEREKTİĞİ GİBİ ANLAYAMADIKLARINI GÖSTERMEKTEDİR  &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">7. <a href="http://tr1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23676">ÜSTAD HZ. MEHDİ (A.S.)’A DERİN BİR SEVGİ VE SAYGIYLA BAĞLIDIR, ONUN ÖNCÜ BİR ASKERİ VE YARDIMCISIDIR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">8. <a href="http://us1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/23521/">PEYGAMBERİMİZ  (SAV) HZ. MEHDİ (AS)&#8217;IN HEM ÇIKIŞ TARİHİNİ VE ALAMETLERİNİ, HEM  AHLAKINI VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNİ, HEM İSMİNİ ÇOK DETAYLI OLARAK TARİF  ETMİŞTİR &gt;&gt;&gt;</a></span></p>
<p><em>05 Ağustos 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/08/hz-mehdi-a-s-in-zuhuruna-yonelik-olarak-risalelerde-yeri-olmayan-cok-yanlis-izahlar-yapilmaktadir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Ali Kaside-i Ercüze&#8217;de Peygamberimiz (s.a.v.)’in Adının Adnan Olduğunu Belirtmiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-ali-kaside-i-ercuzede-peygamberimiz-s-a-v-%e2%80%99in-adinin-adnan-oldugunu-belirtmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-ali-kaside-i-ercuzede-peygamberimiz-s-a-v-%e2%80%99in-adinin-adnan-oldugunu-belirtmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 21:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Abu Turab]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Hadi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazrat Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Isim]]></category>
		<category><![CDATA[Kaside]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Prophet]]></category>
		<category><![CDATA[Saas]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[







Bir olay üzerine Hz. Ali kendisine Ebu Turab künyesini veren ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 144px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="665">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
</tr>
<tr>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._ali_kaside-i_ercuzede_peygamberimiz_s.a.v._tr.jpg" border="0" alt="Hz. Ali Kaside-i Ercüze'de Peygamberimiz (s.a.v.)’in Adının Adnan  Olduğunu Belirtmiştir" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top">Bir olay üzerine Hz. Ali kendisine Ebu Turab künyesini veren  Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;e; &#8220;Hadi olan Mustafa Adnan Peygamber&#8221;  diye  hitap eder.</p>
<p>&#8220;Bundan dolayı iki isim sahibi oldu. Bir de künye ki daha önce hiç  duymamıştım, Ebu Turab ki bu bana künyeyi vermişti, <strong>&#8216;Hadi olan  Mustafa Adnan Peygamber&#8217;</strong>.&#8221;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hazrat Ali Reveals in Al-Qasidat Al-Urjuzah That Our Prophet’s (saas)  Name Is Adnan</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/hz._ali_kaside-i_ercuzede_peygamberimiz_s.a.v._en.jpg" border="0" alt="Hazrat Ali Reveals in Al-Qasidat Al-Urjuzah That Our Prophet’s  (saas) Name Is Adnan" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top">It is narrated that following one event Hazrat Ali addressed our Prophet  (saas), who gave him the title of Abu Turab, as “The Prophet Mustafa  Adnan the Hadi.”</p>
<p><strong>&#8220;I therefore came to have two names. And there is the title I had  never heard before. He gave me this title, Abu Turab: The Prophet  Mustafa Adnan the Hadi…&#8221;</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/hz-ali-kaside-i-ercuzede-peygamberimiz-s-a-v-%e2%80%99in-adinin-adnan-oldugunu-belirtmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

