<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Peygamberler</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/peygamberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 20:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın  saçlarını  uzattıklarına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın  saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen’i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No:  5030)</strong>“Berâ (RadiyAllahu anh)’dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)   kadar güzel kimse görmedim. Kırmızı hırkasını giymiş, <strong>saçları  omuzlarına yaklaşmıştı.</strong>”(Sünen-i  ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No:  3635.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No:  2122)</strong>“…Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor: – <strong>Ey Allah’ın  Resûlü! dedim. Benim omuzlarıma  kadar dökülen (gür) saçlarım var,  tarayıp tanzim edeyim mi?</strong> – Evet! dedi. Ona ikramda bulun. Ravi  der ki: “Ebû Katâde<strong> “Evet  ona ikramda bulun! sözü sebebiyle,  günde iki sefer (bakım yapar ve)  saçlarını yağlardı.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs  No: 3631)</strong>“(Ebû Talib’in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle demiştir:<br />
<strong>- Resûlullah  (SallAllahu aleyhi vesellem) Mekke’ye dört  gadiresi (örgüsü) olduğu  halde girdi. [Ümmü Hâni gadire ile saç  örgülerini kasteder.]</strong>”  (Sünen-i Tirmizî, Cild 3, Hadîs  No:1840-1841; Mevâhib-i Ledünniyye,  Cild 1, s. 453; Ebû Dâvûd ve Ahmed  b. Hanbel rivâyet etmişlerdir</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 3812)</strong>“Mescid-i Hayf da namaz kıl. <strong>Zira  orada yetmiş peygamber  namaz kılmıştır. İçlerinde ihramlı olduğu halde  Hz. Musa (a.s)’da  vardır. </strong> Sanki kendisini şu anda  üzerinde iki pamuk abası var.  Şenua kabilesinin ağzına liften yular  vurulmuş devesi üstünde <strong>saçları   örgülü bir halde görüyorum</strong>.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 1145)</strong><strong>“Erkeğe gelince o gusül  abdestinde başının saçlarını  (beliklerini) çözerek iyice dağıtsın ve  onun diplerine su ulaşıncaya  kadar mükemmel bir şekilde yıkasın</strong>.  ….”</p>
<p>(Kütüb-i Sitte, Cild 10, Hadîs No: 3744.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>[Sahîh-i Müslim, Cild 7, Hadîs No:  95 (2338), s. 213]</strong>“Katâde, Enes’den şöyle tahdis etti:</p>
<p><strong>- Resûlullah  (SallAllahu aleyhi vesellem)’ın saçları iki  omuzu arasını döver  dururdu.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs  No: 3635)</strong>“…Aişe (RadiyALLAHu anha)’den şöyle demiştir:</p>
<p><strong>Resûlullah (SallAllahu  aleyhi vesellem)’ın omuzlarına  ulaşmayan ve kulak yumuşaklığını geçen  saçı oldu.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen’ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No:  5033)</strong>“…Ziyad bin Husayn babasından naklen anlatıyor:</p>
<p><strong> Medine’de  Resûlullah’ın yanına gittiğimde bana:<br />
- Yanıma yaklaş, buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün   üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>[Râmûzu'l-Ehâdîs, (30. Bölüm), Hadîs  No: 24]</strong>“ Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) … <strong>Saç örgüsü  çözüldüğü zaman ayırırdı, aksi  halde öyle örgülü olurdu ..</strong>.(Şemâil-i  Şerif, Hadîs No:  6, s. 52; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3634.  (Bir benzeri))</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 884) </strong><strong>“…İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu)’dan rivâyet  edildiğine göre  Resûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu  demiştir:</strong></p>
<p><strong>- Ben yedi (kemik)  üzerine secde etmekle ve (secdeye   giderken) saç ve elbiseyi toplamamakla emrolundum.</strong><br />
”( Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No:  1040-1041; Sahîh-i Buhari  Tecrîd-i Sarîh, Cild 2, Hadîs No: 451.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarîh, Cild  9, Hadîs No: 1400)</strong><strong>“Abdullah İbn-i Ömer  (RadiyAllahu anhu)’den rivâyet  olunduğuna göre, Nebi (SallAllahu aleyhi  vesellem) demiştir ki:</strong></p>
<p><strong>Ben bu gece kendimi rüyamda Kâ’be de buldum. Ansızın esmer  bir kişi  gördüm. Sanki, o esmer insanlardan görülenlerin en güzeli,  başının saçı  iki omuzu arasında sarkıyordu.</strong> (Yeni) Taranmış ve   arınmıştı da baş (ının saç)’ı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin  iki  omuzuna koyarak Beyt’i tavâf ediyordu. (Orada bulunanlara):</p>
<p>- <strong>Bu kimdir? diye  sordum.<br />
- Bu MERYEM OĞLU MESÎH (İSA)’DIR.” İlâ Ahîr…</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1,  s.452)</strong>Berâ (Radiyallâhu anhu)’ın hadîsinde:”Peygamberimiz (Sallallâhu   aleyhi vesellem)’in saçı mübarek omuzlarına değerdi.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Râmûz-ul Ehâdîs (30.  Bölüm) Hadîs   No:  24.</strong>“Enes (Radiyallâhu anhu) rivayet etmiştir:</p>
<p><strong>- Rasûllullah  (Sallallâhu aleyhi vesellem)’ın saçı </strong>recil  (yani ne  düzgün, ne de kıvırcık olup, hafifçe kıvırcık) bir saç idi, <strong>kulakları  ile omuzlarına kadar  (uzun) idi.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em>09 Temmuz 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İsa&#8217;yı beklemek</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isayi-beklemek.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isayi-beklemek.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 11:36:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Davet]]></category>
		<category><![CDATA[Doc]]></category>
		<category><![CDATA[Download Pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Isa]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kbyte]]></category>
		<category><![CDATA[Maide]]></category>
		<category><![CDATA[Mucizeler]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Nun]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[  Download PDF	       ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a title="Hz. İsa'yı  beklemek" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22326&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/1.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download PDF	           (109 KByte) </a><a title="Hz. İsa'yı  beklemek" href="http://tr1.harunyahya.com/selectMirrorForDetail.php?dev-t=7EZU2FZ0164&amp;mode=download&amp;with=mod=file,id=22327&amp;keepThis=true&amp;TB_iframe=true&amp;height=450&amp;width=510"> <img src="http://tr1.harunyahya.com/images/5.png" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" width="24" height="24" align="absmiddle" /> Download DOC	           (6 KByte) </a></strong></p>
<h3><strong>Hz. İsa&#8217;yı beklemek</strong></h3>
<div><strong>Hz. İsa&#8217;nın yeryüzüne yeniden gelecek olması, biz  Müslümanlar için çok önemlidir. O Allah&#8217;ın bir mucizesiyle babasız  olarak doğmuş, İsrailoğulları&#8217;nı doğru yola davet etmiş, onlara pek çok  mucizeler göstermiş olan bir peygamberdir. Mesih&#8217;tir ve Kuran&#8217;a göre </strong><strong>&#8220;Allah&#8217;ın  Kelimesi&#8221;dir. (Nisa Suresi, 171) Onun yeniden yeryüzüne  gelmesi ile birlikte ise, gerçekte aynı şekilde Allah&#8217;a inanan, aynı  ahlaki değerleri paylaşan ve Kuran&#8217;a göre birbirlerine insanlar içinde </strong><strong>&#8220;sevgice  en yakın olan&#8221; (Maide Suresi, 82) Hıristiyanlar ve Müslümanlar  arasındaki anlaşmazlıklar giderilecek ve dünyanın bu en büyük iki dini  topluluğu birleşecektir. Yeryüzündeki üçüncü İlahi dinin mensupları,  yani Yahudiler de gerçek Mesihleri olan Hz. İsa&#8217;ya iman ederek hidayet  bulacaklardır. (Nisa Suresi, 159) Böylece üç İlahi din birleşecek,  yeryüzünde Allah&#8217;a iman ve O&#8217;nun peygamberi Hz. İsa&#8217;ya itaat temeli  üzerine kurulu tek bir din kalacaktır. Bu din, Allah&#8217;ı inkar eden  felsefeleri ve putperest inançları fikren yenilgiye uğratacak, böylece  dünya savaşlardan, çatışmalardan, ırkçılıktan ve etnik düşmanlıklardan,  zulüm ve haksızlıklardan kurtulacak, insanlık barış, mutluluk ve huzur  içinde bir &#8220;Altınçağ&#8221; yaşayacaktır.</strong></div>
<div><strong>Bu, kuşkusuz, dünya tarihinin en büyük olaylarından biridir. Üç  İlahi dinin birleşeceği bu ortam, tüm Amerika kıtasının, Avrupa&#8217;nın,  İslam dünyasının, Rusya&#8217;nın, İsrail&#8217;in ortak bir inançla ittifak kurması  anlamına gelir ki, böylesine bir birlik tarihte hiç sağlanmamıştır. Bu  birliğin dünyaya getireceği barış, huzur, istikrar, mutluluk hiçbir  devirde sağlanmamış, bunun eşi ve benzeri görülmemiştir.</strong></div>
<div><strong>Dahası, Hz. İsa&#8217;nın yeryüzüne dönecek olması, </strong><strong>dünya  tarihinin en büyük mucizelerinden biridir. </strong></div>
<div><strong>Allah&#8217;ın dilediği peygamberler, Allah&#8217;ın takdiri ile, çeşitli  mucizeler gösterirler. Hz. İsa, Allah&#8217;ın lütfuyla, bundan 2000 yıl önce  Filistin topraklarında; ölülerin diriltilmesi, körlerin ve cüzzamlıların  iyileştirilmesi, cansız maddelere can verilmesi gibi (Maide Suresi,  110) mucizeler göstermiştir.</strong></div>
<div><strong>Hz. İsa&#8217;nın 2000 yıl sonra yeniden dünyaya dönmesi, annesiz ve  babasız olarak olgun yaşında yaşama yeniden başlaması ise çok büyük bir  mucize olacaktır. Hz. İsa insanlara yeni mucizeler de gösterecektir.  Böylece bilimsel ve felsefi düzeyde zaten çökme noktasına gelmiş olan  materyalist felsefe, tüm dünya insanlarının gözü önünde, geri dönülemez  biçimde yıkılacak, insanlar Allah&#8217;ın varlığının ve kudretinin apaçık  kanıtlarını göreceklerdir.</strong></div>
<div><strong>İşte, Allah&#8217;ın Kuran&#8217;da bildirdiği işaretler, Peygamberimiz  (sav)&#8217;in hadisleri ve İslam alimlerinin yorumları ışığında, bizler bu  kutlu dönemin çok yakın olduğuna inanıyoruz. Biz Müslümanlar olarak, Hz.  İsa&#8217;nın yakında gelecek olmasından dolayı büyük bir heyecan duyuyor,  kendimizi ve dünyayı bu kutlu misafire hazırlamak için elimizden geleni  yapıyoruz.</strong></div>
<div><strong>Hıristiyanlara çağrımız ise, onların da bu konuda olabildiğince  duyarlı, bilinçli ve şevkli olmalarıdır.</strong></div>
<div><strong>Hıristiyan Dünyası Hz. İsa&#8217;nın Gelişine Hazır mı?</strong></div>
<div><strong>Hz. İsa sevgisi, Hıristiyanlara tarih boyunca güzel ahlak  kazandırmıştır. Allah Kuran&#8217;da Hıristiyanları </strong><strong>&#8220;insanlar içinde  iman edenlere sevgi bakımından en yakın&#8221; olanlar olarak tarif  eder ve ayetin devamında şöyle buyurur:</strong></div>
<div><strong>&#8230; Bu, onlardan (birtakım) papaz ve rahiplerin olması ve  onların gerçekte büyüklük taslamamaları nedeniyledir. (Maide Suresi, 82)</strong></div>
<div><strong>Bir diğer ayette ise Hıristiyanların olumlu ahlakından şöyle söz  edilir:</strong></div>
<div><strong>Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca  gönderdik. Meryem oğlu İsa&#8217;yı da arkalarından gönderdik; ona İncil&#8217;i  verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık&#8230;  (Hadid Suresi, 27)</strong></div>
<div><strong>Tarih boyunca Hıristiyanlar türlü zulümlere katlanmış, dünya  zevklerinden ellerini çekerek çile dolu hayatları tercih etmiş, büyük  fedakarlıklarda bulunmuşlardır. Tüm bunlar, samimiyetin önemli birer  göstergeleridir. Ancak Hz. İsa&#8217;nın dönüşünün yakın olduğu bu çağda, bu  samimiyetin daha da güçlü gösterilmesi gerekir.</strong></div>
<div><strong>• Hıristiyan kaynaklarına göre de Hz. İsa yeryüzüne dönecektir.</strong></div>
<div><strong>Yeni Ahit&#8217;te defalarca Hz. İsa&#8217;nın yeryüzüne yeniden döneceği haber  verilir. İbranilere Mektup&#8217;ta yazıldığına göre, &#8220;Mesih ikinci kez&#8230;  kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir.&#8221; (Bap 9, 28)  Daha pek çok Yeni Ahit pasajında Hz. İsa&#8217;nın yeniden geleceği  müjdelenir. Bu vaat kesin olduğuna göre, tüm Hıristiyanların bunu &#8220;dünya  görüşleri&#8221;nin temeli haline getirmeleri, ikinci gelişi her zaman için  beklemeleri ve dünya üzerinde buna göre bir faaliyet yürütmeleri  gereklidir.</strong></div>
<div><strong>• Hıristiyan kaynaklarına göre de Hz. İsa&#8217;nın dönüşü yakındır.</strong></div>
<div><strong>Pek çok Hıristiyan, ikinci gelişin çok yakın olduğu kanaatindedir.  Çünkü Yehi Ahit&#8217;te ve Eski Ahit&#8217;te Mesih&#8217;in gelişi ile ilgili bilgilerin  tamamına yakını gerçekleşmiştir. Tüm dünyada din ahlakının yayılışı,  ateist felsefelerin çökmeye yüz tutması, insanların Allah inancına  yönelişi de önemli bir alamettir. Durum bu iken, hiçbir Hıristiyanın Hz.  İsa&#8217;nın İkinci Gelişi konusunda kayıtsız kalması doğru olmaz.</strong></div>
<div><strong>• Hıristiyan kaynaklarına göre de Hz. İsa&#8217;nın dönüşü, tarihin en  büyük olayı olacaktır.</strong></div>
<div><strong>İkinci geliş Hıristiyan kaynaklarına göre de kesin ve yakın bir  gerçek olduğundan, bunun tüm Hıristiyanlık aleminin en önemli gündemi  olması gerekir. Hz. İsa gibi Allah&#8217;ın üstün kıldığı kutlu bir peygamber  yakında dünyaya geleceğine göre, bunun için hazırlık yapılması, bu  konunun sürekli gündemde tutulması gerekir.</strong></div>
<div><strong>• Hz. İsa geldiğinde tüm inananları birleştireceğinden, zaten  yakında hiçbir anlamı kalmayacak olan Hıristiyanlar arası ayrılıkların,  tartışmaların, husumetlerin bir kenara bırakılması gerekir.</strong></div>
<div><strong>• Hz. İsa geldiğinde, ona inanan tüm Hıristiyanlar ve Müslümanlar  ortak bir inançta birleşeceğine göre, Hıristiyanlar ve Müslümanlar  arasındaki ön yargı ve güvensizliklerin aşılması için şimdiden çalışmak  gerekir.</strong></div>
<div><strong>İncil&#8217;in en son bölümü olan &#8220;Esinlenme&#8221; kitabında şöyle yazar: &#8220;&#8230;  Dünyanın egemenliği, Rabbimiz&#8217;in ve O&#8217;nun Mesihinin oldu. Ve O  sonsuzlara dek egemenlik sürecek.&#8221; (Esinlenme, Bap 11,15)</strong></div>
<div><strong>Tüm Hıristiyanların yaklaşan bu büyük müjdenin bilinci, heyecanı,  aşkı, şevki içinde olması gerekir.</strong></div>
<div><strong>Bu bilinci, heyecanı, aşkı ve şevki yaşayan Müslümanlar olarak  Hıristiyanlara sesleniyoruz:</strong></div>
<div><strong>Gelin, Hz. İsa&#8217;nın yaklaşan dönüşüne el birliği ile hazırlanalım.  Hz. İsa&#8217;nın bize zaten en doğruyu öğreteceğini bilerek, aramızdaki inanç  farklılıklarına saygı gösterelim. Onun görmek istediği gibi, dünyayı  barış, kardeşlik, merhamet ve sevgi ile doldurmaya çalışalım. Ona düşman  olan, Allah&#8217;ı inkar eden felsefe ve ideolojilere karşı el birliği ile  fikri mücadele verelim.</strong></div>
<div><strong>Gelin, dünya tarihinin yaklaşan en büyük mucizelerinden ve  müjdelerinden birini birlikte bekleyelim.</strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/06/hz-isayi-beklemek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

