<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Talib</title>
	<atom:link href="http://www.mehdiyet.net/tag/talib/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehdiyet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Mar 2011 12:55:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Said Nursi Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Mutlaka Zuhur Edeceği İle İlgili Açıklamalarını Sahih Hadislere Dayandırmıştır</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-said-nursi-hz-mehdi-a-s-in-mutlaka-zuhur-edecegi-ile-ilgili-aciklamalarini-sahih-hadislere-dayandirmistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-said-nursi-hz-mehdi-a-s-in-mutlaka-zuhur-edecegi-ile-ilgili-aciklamalarini-sahih-hadislere-dayandirmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2010 11:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Davud]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Ehli Beyt]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Hak]]></category>
		<category><![CDATA[Icad]]></category>
		<category><![CDATA[Mektubat]]></category>
		<category><![CDATA[Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Risale]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[




Cenab-ı Hak bir dakika zarfında yer ile gök arasındaki alemi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 1136px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="636">
<tbody>
<tr>
<td width="155" align="center" valign="top"><img src="http://www.harunyahya.net/images/NewData/bediuzzaman_said_nursi_hz._mehdi_a.s.in_mutlaka_zuhur_edecegi_ile_ilgili_aciklamalarini_sahih_hadislere_dayandirmistir_tr.jpg" border="0" alt="Bediüzzaman Said Nursi Hz. Mehdi (a.s.)'ın Mutlaka Zuhur Edeceği İle İlgili Açıklamalarını Sahih Hadislere Dayandırmıştır" hspace="7" vspace="2" /></td>
<td width="10"><img src="http://www.harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></td>
<td width="312" valign="top">Cenab-ı Hak bir dakika zarfında yer ile gök arasındaki alemi bulutlarla  doldurup boşalttığı gibi bir saniyede denizin fırtınalarını dindirir ve  bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin örneğini ve yazında bir saatte  kış fırtınasını icad eden  <strong>KADİR-İ ZÜLCELAL, HZ. MEHDİ (a.s.) İLE DE,  İSLAM ALEMİ ÜZERİNDEKİ ZULÜM VE KARANLIĞI DAĞITABİLİR VE VA’DETMİŞTİR  VAADİNİ ELBETTE YAPACAKTIR.</strong> (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Yedinci Risale Olan Yedinci Kısım, s. 411-412)</p>
<p><strong>(1)<br />
KADİR-İ ZÜLCELAL HZ. MEHDİ (a.s.) İLE DE, İSLAM ALEMİ ÜZERİNDEKİ ZULÜM  VE KARANLIĞI DAĞITABİLİR VE VA’DETMİŞTİR VAADİNİ ELBETTE YAPACAKTIR. </strong> (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Yedinci Risale Olan Yedinci Kısım, s. 411-412)</p>
<p><strong>DÜNYADA TEK BİR GÜN KALSA BİLE (KIYAMET KOPMADAN) ALLAH O GÜNÜ UZATACAK,</strong> adı adıma, babasının adı da babamın adına uygun <strong>EHL-İ BEYT’İMDEN MUTLAKA BİR KİMSE (Hz. Mehdi (a.s.)) GELECEK,</strong> daha önce zulüm ve haksızlıkla dolu olan yeryüzünü adalet ve insafla (merhametle) dolduracak. (<strong>Ebu Davud ve Tırmizi</strong> / Büyük Hadis Külliyatı, <strong>Rudani</strong> 5. cilt, s. 365)</p>
<p><strong>KIYAMETİN KOPMASI İÇİN ZAMANDA SADECE BİR GÜNDEN BAŞKA VAKİT KALMAMIŞ DA OLSA ALLAH BENİM EHL-İ BEYT&#8217;İMDEN BİR ZATI GÖNDERECEK</strong> yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o (Hz. Mehdi (a.s.)) yeryüzünü adaletle dolduracak. <strong>(Sünen-i Ebu Davud, 5/92)</strong></p>
<p><strong>DÜNYADAN SADECE BİR GÜN KALSAYDI BİLE, CENAB-I ALLAH MUTLAKA,</strong> zulüm ve cevir ile (haksızlıkla, üzüntüyle) doldurduğu yeryüzünü  doğruluk ve adaletle doldurmak üzere, ismi babamın ismine uyan benden  (Ehli Beyt’imden) bir kimseyi (Ebu Davud ve Tirmiz(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;I)  GÖNDERMEK İÇİN O GÜNÜ UZATIRDI.”</p>
<p>Ali Bin Ebi Talib’den (ra) rivayet edilmiştir. Resullullah (sav) şöyle buyurmuştur: <strong>“DEHR’DEN BİR GÜNDEN BAŞKA KALMAMIŞ OLSAYDI BİLE, ALLAH</strong> önceden zulümle doldurduğu gibi, onu adaletle dolduracak EHL-İ BEYT’İMDEN BİR KİMSEYİ <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;I) MUTLAKA GÖNDERİRDİ.”</strong> (Ebu Davud tahric etmiştir.) (Fi Zilali’l- Kuran’da Kıyamet ve Alametleri, Ahmed Faiz, 1993, s. 113)</p>
<p>… Ebu Hamzâ-i Somâli’den: Bir gün İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’ın  yanında oturmuştum. Yanındakiler dağılıp gittikten sonra bana şöyle  buyurdu: <strong>“EY EBU HAMZA! ALLAH’IN YANINDA DEĞİŞMEYECEK OLAN KESİN HÜKÜMLERDEN BİRİ HZ. MEHDİMİZİN KIYAMIDIR&#8230;</strong> Yeryüzü zulüm ve cefa ile dolduktan sonra, adalet ve eşitlikle  dolduracak olan Hz. Mehdi (a.s.)&#8230; (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani,  Gaybet-i Numani s. 90-91)</p>
<p>Yeryüzü zulüm ve düşmanlıkla dolduktan sonra, <strong>MUTLAKA BENİM EHLİ BEYT’İMDEN BİRİSİ (HZ. MEHDİ (A.S.)) ÇIKAR.</strong> Ve nasıl daha önce zulüm ve düşmanlıkla doluysa, o (Hz. Mehdi (a.s.))  dünyayı adaletle doldurur. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir  Zaman, s. 11)</p>
<p>İmam Ahme Ebu Ya’la, Semuyeh, Ziyaü’l-Makdisi el-Muhtare’de Ebu Said  (ra)’den rivayet ettiklerine göre Hazreti Peygamber (saas) şöyle  buyurmuştur: <strong>EHLİ BEYT’İMDEN saçı düzgün, alnı açık, burnu muntazam  BİR KİMSE (HZ. MEHDİ (A.S.)), YERYÜZÜNÜ KENDİSİNDEN ÖNCE ZULÜMLE  DOLDURULMASI GİBİ ADALETLE DOLDURMADAN KIYAMET KOPMAYACAKTIR.</strong> (Muhammed bin Salih ed-Dimaşki, Peygamber (saas) Külliyatı, s. 202)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/10/bediuzzaman-said-nursi-hz-mehdi-a-s-in-mutlaka-zuhur-edecegi-ile-ilgili-aciklamalarini-sahih-hadislere-dayandirmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.v.), münafikları Müslümanlara tüm detaylarıyla haber vermiştir</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-munafiklari-muslumanlara-tum-detaylariyla-haber-vermistir.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-munafiklari-muslumanlara-tum-detaylariyla-haber-vermistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2010 12:48:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adamin]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Asil]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Basir]]></category>
		<category><![CDATA[Caferi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemu]]></category>
		<category><![CDATA[Ebi]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu]]></category>
		<category><![CDATA[Evin]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Imam]]></category>
		<category><![CDATA[Imani]]></category>
		<category><![CDATA[Mev]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Tuz]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimiz (s.a.v.), münafikları Müslümanlara tüm detaylarıyla haber vermiştir



MEHDİ  (A.S.)’IN ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Peygamberimiz (s.a.v.), münafikları Müslümanlara tüm detaylarıyla haber vermiştir</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>MEHDİ  (A.S.)’IN HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE MÜSTEKBİRLERİN  HÜKÜMRANLIĞI, MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN … NÜFUZU NABUD OLACAKTIR (SON  BULACAKTIR)</strong>. (El-Mehdiyy-il Mev&#8217;ud, c. 1, s. 252)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ali b. Ebi Talib’in (kerramallahu vecheh) bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:<br />
<strong>“Ben ümmetim hakkında  bir mümin ya da müşrikten korkmuyorum. ÇÜNKÜ MÜMİNİ (KÖTÜLÜKTEN) İMANI  ENGELLER. MÜŞRİKİ DE KÜFRÜ DEFEDER. FAKAT ASIL DİLBAZ MÜNAFIKTAN ENDİŞE  ETMEKTEYİM. ÇÜNKÜ O, SİZİN HOŞUNUZA GİDECEK ŞEYLERİ SÖYLER, AMA HOŞUNUZA  GİTMEYECEK İŞLERİ YAPAR.”</strong><br />
Hadisi Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat ve el-Mu’cemu’s-sağir, İlim Kitabı, Münafığın polemiği, sf. 512)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>“&#8230;ÖYLE  Kİ SIZDEN SADECE GÖZDEKI SÜRME KADAR VEYA YEMEKTEKİ TUZ KADAR  KALACAKTIR. VE BEN SİZE BİR ÖRNEK VERECEĞİM: ADAMIN BİRİNIN BİR MİKTAR  BUĞDAYI VARDIR. ONU TEMİZLER VE BİR EVE KOYAR, UZUN BİR SÜRE SONRA GERİ  DÖNDÜĞÜNDE ONUN KURTLANDIĞINI GÖRÜR, ONU TEKRAR AYIKLAR VE TEMİZLER  SONRA TEKRAR EVİN İÇİNE KOYAR. UZUN BİR SÜRE SONRA DÖNDÜĞÜNDE ONUN  TEKRAR KURTLANDIĞINI GÖRÜR. TEKRAR ONU AYIKLAR VE TEMIİZLER VE HEP AYNI  İŞİ TEKRARLAR. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM  BUĞDAY KALIR. İŞTE SIZ DE BÖYLESİNİZ. SONUNDA İÇİNİZDE FİTNELERİN ASLA  ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ BİR GRUP KALACAKTIR.” </strong>(Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ebu  Basir’den:  İmam Caferi Sadık aleyhisselam “’Suçlular çehrelerinden  tanınacak’ (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle buyurdu: <strong>ALLAH  ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) HAKKINDA NAZİL  OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARI (MÜNAFIKLARI) ÇEHRELERİNDEN TANIYACAK  VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN) DARMADAĞIN EDECEK.”</strong> (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>MÜNAFIKLARIN FİTNECİ VE KATI KALPLİ OLMASI</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>HİÇBİR  ŞEY SENİ ONA BİAT ETMEKTEN (ONUN TALEBESİ OLMAKTAN, ONA TABİ OLMAKTAN)  ALIKOYMASIN, SENİ ENGELLEYENLER HER ZAMAN FİTNEYE SIĞINANLARDIR. EĞER  KONUŞURLARSA ŞERR KONUŞURLAR,</strong> eğer susarlarsa fasit ve fasıktırlar.  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 252)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) HZ. HZ. MEHDİ (A.S.)<br />
CEMAATİNDEKİ MÜNAFIKLARIN DECCALİN PEŞİNDEN GİDİŞİ</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>…  MEDİNE ŞEHRİ SAKİNLERİYLE BERABER ÜÇ DEFA SALLANACAK, BUNUN ÜZERİNE  (MEDİNE&#8217;DE BULUNAN) MÜNAFIK ERKEKLER VE KADINLARDAN HİÇ KİMSE KALMAYIP  HEPSİ ONUN YANINA GİDECEKLER ve BÖYLECE DEMİRCİ KÖRÜĞÜNÜN DEMİRİN KİRİNİ, PASINI GİDERİP ATTIĞI GİBİ MEDİNE&#8217;DE PİSLİĞİ (YANİ HABİS İNSANLARI) DIŞINA ATACAK VE O GÜNE KURTULUŞ GÜNÜ DENECEKTİR. (İbn-i Mace Cilt 10, s. 331-335)</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>MÜNAFIKLARIN GİTMESİNDEN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ZUHURU</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Süleyman  bin Bilâl der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam babasından o da  dedesinden nakleder ki Hz. Hüseyn aleyhisselam şöyle buyurdu: Birgün  adamın biri Emirülmüminin Ali aleyhisselam&#8217;ın yanına gelerek: &#8220;Ey  Emirülmüminin! Bize şu Mehdi&#8217;nizden bahseder misin? Diye arzedince şöyle  buyurdu:<strong> &#8220;GİTMESİ GEREKENLER GİDİP DE MÜMİNLER AZALDIĞINDA VE FİTNECİLER GİTTİĞİNDE İŞTE ORADA (YANİ UZAK BİR YERDE ZUHUR EDECEKTİR.)</strong>&#8220; (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani Sf 250)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) VE CEMAATİ AYRILANLARDAN ETKİLENMEYECEKTİR</strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Hz. Muaviye (r.a)den rivayet edilmiştir: <strong>“ÜMMETİMDEN  BİR TAİFE HERKES ÜZERİNE HAKİM OLMADIKÇA KIYAMET KOPMAZ. ONLAR  KENDİLERİNİ TERK EDENLERE ALDIRMAZLAR VE KENDİLERİNE YARDIM EDENE DE  ALDIRMAZLAR. (</strong>Ramuz el-hadis, 476 (İbni Mace))</p>
<p>Hz. Cabir (ra)dan rivayet edilmiştir: <strong>BU İŞ ONDAN AYRILANLARA RAĞMEN MUZAFFER OLARAK DEVAM EDECEKTİR. MUHALİFLERİN VE AYRILANLARIN ONA ZARARI OLMAZ.</strong> (Ramuz el-hadis 487)</p>
<p>Sevban (r.a)dan rivayet edilmiştir; Resullullah (sav) buyurdu ki: <strong>ÜMMETİMDEN  BİR CEMAAT, ALLAH’IN EMRİ TAHAKKUK EDİNCEYE KADAR BATILA GALEBE ÇALARAK  HAK ÜZERE DEVAM EDECEK VE ONLARI YARDIMCISIZ BIRAKANLAR ONLARA ZARAR  VEREMEYECEKLERDİR.</strong> Sünen-I Tirmizi, 4/91</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>HZ. MEHDİ (A.S.) CEMAATİNİN MÜNAFIKLARDAN TEMİZLENİP ARINMASI </strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Abdullah bin Ömer-i Yemâni, bir ricalden nakleder ki imam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurdu:<strong> “GÖZDEKİ SÜRMENİN TEMİZLENDİĞİ GİBİ TEMİZLENECEKSİNİZ &#8230;</strong> Ve gözün sahibi, sürmeyi gözüne ne zaman sürecegini bilir ama ne zaman sürmeyi sileceğini bilmez.<strong> İŞTE AYNI ŞEKİLDE SABAHLEYİN BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN  AKŞAMLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR. AKŞAM BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN  İSE SABAHLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR.</strong> Sf 241 (Gaybeti Numani)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>&#8220;&#8230; ELENECEKSİNİZ, TIPKI ALTININ ELENDİĞİ GİBİ. VE TIPKI ALTIN GİBİ AYIKLANIP SAF OLACAKSINIZ.&#8221;</strong> (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 236)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/9.gif" alt="" /></p>
<p><em>21 Eylül 2010</em></p>
<p><em><br />
</em><br />
<img src="http://www.resimmax.com/data/media/26/www.resimmax.com_3D_resimler__boyutlu_resimler_11.jpg" alt="" width="600" height="523" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/09/peygamberimiz-s-a-v-munafiklari-muslumanlara-tum-detaylariyla-haber-vermistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman&#8217;ın Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Çıkış Zamanıyla İlgili Sözleri</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:48:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[






(Sünen&#8217;i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5030) 
“Berâ (RadiyAllahu anh)&#8217;dan; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="487">
<tbody>
<tr>
<td width="10"><strong><br />
</strong></td>
<td width="155" align="center" valign="top"><strong><img src="http://harunyahya.net/images/NewData/bediuzzamanin_hz._mehdi_a.s.in_cikis_zamaniyla_ilgili_sozleri_turkcelestirilmis_tr.jpg" border="0" alt="Bediüzzaman'ın Hz. Mehdi (a.s.)'ın Çıkış Zamanıyla İlgili Sözleri  (Türkçeleştirilmiş)" hspace="7" vspace="2" /></strong></td>
<td width="10"><strong><img src="http://harunyahya.net/img/ed.gif" border="0" alt="" /></strong></td>
<td width="312" valign="top"><strong><strong>(Sünen&#8217;i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5030)</strong></strong> <strong></p>
<p>“Berâ (RadiyAllahu anh)&#8217;dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)  kadar güzel kimse görmedim. Kırmızı hırkasını giymiş, </strong> <strong><strong>saçları  omuzlarına yaklaşmıştı.</strong> ”(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No:  3635.)</p>
<p><strong>(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2122)</strong></strong> <strong></p>
<p>“&#8230;Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor: </strong> <strong><strong>- Ey Allah&#8217;ın Resûlü!  dedim. Benim omuzlarıma kadar dökülen (gür) saçlarım var, tarayıp tanzim  edeyim mi?</strong> &#8211; Evet! dedi. Ona ikramda bulun. Ravi der ki: &#8220;Ebû  Katâde <strong>“Evet ona ikramda bulun! sözü sebebiyle, günde iki sefer  (bakım yapar ve) saçlarını yağlardı.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3631)</strong></strong> <strong></p>
<p>“(Ebû Talib&#8217;in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle demiştir: </strong> <strong><br />
<strong>- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem) Mekke&#8217;ye dört gadiresi  (örgüsü) olduğu halde girdi. [Ümmü Hâni gadire ile saç örgülerini  kasteder.]</strong></strong> <strong> ” (Sünen-i Tirmizî, Cild 3, Hadîs No:1840-1841; Mevâhib-i  Ledünniyye, Cild 1, s. 453; Ebû Dâvûd ve Ahmed b. Hanbel rivâyet  etmişlerdir</p>
<p><strong>(Râmûzu&#8217;l-Ehâdîs, Hadîs No: 3812)</strong></strong> <strong></p>
<p>“Mescid-i Hayf da namaz kıl. </strong> <strong><strong>Zira orada yetmiş peygamber namaz  kılmıştır. İçlerinde ihramlı olduğu halde Hz. Musa (a.s)’da vardır.</strong> Sanki kendisini şu anda üzerinde iki pamuk abası var. Şenua kabilesinin  ağzına liften yular vurulmuş devesi üstünde <strong>saçları örgülü bir halde  görüyorum.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Râmûzu&#8217;l-Ehâdîs, Hadîs No: 1145)</p>
<p>“Erkeğe gelince o gusül abdestinde başının saçlarını (beliklerini)  çözerek iyice dağıtsın ve onun diplerine su ulaşıncaya kadar mükemmel  bir şekilde yıkasın. &#8230;.”</strong></strong> <strong></p>
<p>(Kütüb-i Sitte, Cild 10, Hadîs No: 3744.) </strong> <strong></p>
<p><strong>[Sahîh-i Müslim, Cild 7, Hadîs No: 95 (2338), s. 213]</strong></strong> <strong></p>
<p>“Katâde, Enes&#8217;den şöyle tahdis etti: </strong> <strong></p>
<p><strong>- Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)&#8217;ın saçları iki omuzu  arasını döver dururdu.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3635)</strong></strong> <strong></p>
<p>“&#8230;Aişe (RadiyALLAHu anha)&#8217;den şöyle demiştir: </strong> <strong></p>
<p><strong>Resûlullah (SallAllahu aleyhi vesellem)&#8217;ın omuzlarına ulaşmayan ve  kulak yumuşaklığını geçen saçı oldu.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>(Sünen&#8217;ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5033)</strong></strong> <strong></p>
<p>“&#8230;Ziyad bin Husayn babasından naklen anlatıyor: </strong> <strong></p>
<p><strong>Medine&#8217;de Resûlullah&#8217;ın yanına gittiğimde bana:<br />
- Yanıma yaklaş, buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün  üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”</strong></strong> <strong></p>
<p><strong>[Râmûzu'l-Ehâdîs, (30. Bölüm), Hadîs No: 24]</strong></strong> <strong></p>
<p>“ Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) &#8230; </strong> <strong><strong>Saç örgüsü çözüldüğü  zaman ayırırdı, aksi halde öyle örgülü olurdu &#8230;</strong>(Şemâil-i Şerif,  Hadîs No: 6, s. 52; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3634. (Bir  benzeri))</p>
<p><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 884)</p>
<p>“…İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu)&#8217;dan rivâyet edildiğine göre Resûlullah  (SallALLAHu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu demiştir:</p>
<p>- Ben yedi (kemik) üzerine secde etmekle ve (secdeye giderken) saç ve  elbiseyi toplamamakla emrolundum.</strong></strong> <strong><br />
”( Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 1040-1041; Sahîh-i Buhari  Tecrîd-i Sarîh, Cild 2, Hadîs No: 451.)</p>
<p><strong>(Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarîh, Cild 9, Hadîs No: 1400)</p>
<p>“Abdullah İbn-i Ömer (RadiyAllahu anhu)&#8217;den rivâyet olunduğuna göre,  Nebi (SallAllahu aleyhi vesellem) demiştir ki:</p>
<p>Ben bu gece kendimi rüyamda Kâ&#8217;be de buldum. Ansızın esmer bir kişi  gördüm. Sanki, o esmer insanlardan görülenlerin en güzeli, başının saçı  iki omuzu arasında sarkıyordu.</strong></strong> <strong> (Yeni) Taranmış ve arınmıştı da baş  (ının saç)&#8217;ı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin iki omuzuna koyarak  Beyt&#8217;i tavâf ediyordu. (Orada bulunanlara):</p>
<p><strong>- Bu kimdir? diye sordum.<br />
- Bu MERYEM OĞLU MESÎH (İSA)&#8217;DIR.” İlâ Ahîr…</p>
<p>(Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1, s.452)</strong></strong> <strong></p>
<p>Berâ (Radiyallâhu anhu)&#8217;ın hadîsinde:&#8221;Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi  vesellem)&#8217;in saçı mübarek omuzlarına değerdi.&#8221; </strong> <strong></p>
<p><strong>Râmûz-ul Ehâdîs (30.  Bölüm) Hadîs  No:  24.</strong></strong> <strong></p>
<p>&#8220;Enes (Radiyallâhu anhu) rivayet etmiştir: </strong> <strong></p>
<p><strong>- Rasûllullah (Sallallâhu aleyhi vesellem)&#8217;ın saçı</strong></strong> <strong> recil (yani ne  düzgün, ne de kıvırcık olup, hafifçe kıvırcık) bir saç idi, <strong>kulakları  ile omuzlarına kadar (uzun) idi.&#8221;</strong><br />
</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/bediuzzamanin-hz-mehdi-a-s-in-cikis-zamaniyla-ilgili-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler</title>
		<link>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html</link>
		<comments>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 20:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Talib]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehdiyet.net/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın  saçlarını  uzattıklarına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın  saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler</h3>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen’i Neseî, Cild 7-8, Hadîs No:  5030)</strong>“Berâ (RadiyAllahu anh)’dan; Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem)   kadar güzel kimse görmedim. Kırmızı hırkasını giymiş, <strong>saçları  omuzlarına yaklaşmıştı.</strong>”(Sünen-i  ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No:  3635.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No:  2122)</strong>“…Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor: – <strong>Ey Allah’ın  Resûlü! dedim. Benim omuzlarıma  kadar dökülen (gür) saçlarım var,  tarayıp tanzim edeyim mi?</strong> – Evet! dedi. Ona ikramda bulun. Ravi  der ki: “Ebû Katâde<strong> “Evet  ona ikramda bulun! sözü sebebiyle,  günde iki sefer (bakım yapar ve)  saçlarını yağlardı.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs  No: 3631)</strong>“(Ebû Talib’in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle demiştir:<br />
<strong>- Resûlullah  (SallAllahu aleyhi vesellem) Mekke’ye dört  gadiresi (örgüsü) olduğu  halde girdi. [Ümmü Hâni gadire ile saç  örgülerini kasteder.]</strong>”  (Sünen-i Tirmizî, Cild 3, Hadîs  No:1840-1841; Mevâhib-i Ledünniyye,  Cild 1, s. 453; Ebû Dâvûd ve Ahmed  b. Hanbel rivâyet etmişlerdir</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 3812)</strong>“Mescid-i Hayf da namaz kıl. <strong>Zira  orada yetmiş peygamber  namaz kılmıştır. İçlerinde ihramlı olduğu halde  Hz. Musa (a.s)’da  vardır. </strong> Sanki kendisini şu anda  üzerinde iki pamuk abası var.  Şenua kabilesinin ağzına liften yular  vurulmuş devesi üstünde <strong>saçları   örgülü bir halde görüyorum</strong>.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 1145)</strong><strong>“Erkeğe gelince o gusül  abdestinde başının saçlarını  (beliklerini) çözerek iyice dağıtsın ve  onun diplerine su ulaşıncaya  kadar mükemmel bir şekilde yıkasın</strong>.  ….”</p>
<p>(Kütüb-i Sitte, Cild 10, Hadîs No: 3744.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>[Sahîh-i Müslim, Cild 7, Hadîs No:  95 (2338), s. 213]</strong>“Katâde, Enes’den şöyle tahdis etti:</p>
<p><strong>- Resûlullah  (SallAllahu aleyhi vesellem)’ın saçları iki  omuzu arasını döver  dururdu.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs  No: 3635)</strong>“…Aişe (RadiyALLAHu anha)’den şöyle demiştir:</p>
<p><strong>Resûlullah (SallAllahu  aleyhi vesellem)’ın omuzlarına  ulaşmayan ve kulak yumuşaklığını geçen  saçı oldu.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen’ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No:  5033)</strong>“…Ziyad bin Husayn babasından naklen anlatıyor:</p>
<p><strong> Medine’de  Resûlullah’ın yanına gittiğimde bana:<br />
- Yanıma yaklaş, buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün   üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>[Râmûzu'l-Ehâdîs, (30. Bölüm), Hadîs  No: 24]</strong>“ Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) … <strong>Saç örgüsü  çözüldüğü zaman ayırırdı, aksi  halde öyle örgülü olurdu ..</strong>.(Şemâil-i  Şerif, Hadîs No:  6, s. 52; Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3634.  (Bir benzeri))</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No: 884) </strong><strong>“…İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu)’dan rivâyet  edildiğine göre  Resûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu  demiştir:</strong></p>
<p><strong>- Ben yedi (kemik)  üzerine secde etmekle ve (secdeye   giderken) saç ve elbiseyi toplamamakla emrolundum.</strong><br />
”( Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 3, Hadîs No:  1040-1041; Sahîh-i Buhari  Tecrîd-i Sarîh, Cild 2, Hadîs No: 451.)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarîh, Cild  9, Hadîs No: 1400)</strong><strong>“Abdullah İbn-i Ömer  (RadiyAllahu anhu)’den rivâyet  olunduğuna göre, Nebi (SallAllahu aleyhi  vesellem) demiştir ki:</strong></p>
<p><strong>Ben bu gece kendimi rüyamda Kâ’be de buldum. Ansızın esmer  bir kişi  gördüm. Sanki, o esmer insanlardan görülenlerin en güzeli,  başının saçı  iki omuzu arasında sarkıyordu.</strong> (Yeni) Taranmış ve   arınmıştı da baş (ının saç)’ı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin  iki  omuzuna koyarak Beyt’i tavâf ediyordu. (Orada bulunanlara):</p>
<p>- <strong>Bu kimdir? diye  sordum.<br />
- Bu MERYEM OĞLU MESÎH (İSA)’DIR.” İlâ Ahîr…</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Mevâhib-i Ledünniyye, Cild 1,  s.452)</strong>Berâ (Radiyallâhu anhu)’ın hadîsinde:”Peygamberimiz (Sallallâhu   aleyhi vesellem)’in saçı mübarek omuzlarına değerdi.”</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img title="Peygamberimiz (s.a.v.), diğer  Peygamberler ve Ashabın saçlarını uzattıklarına dair bazı hadisler" src="http://tr1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/53.gif" alt="53 Peygamberimiz (s.a.v.), diğer Peygamberler ve Ashabın saçlarını  uzattıklarına dair bazı hadisler" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Râmûz-ul Ehâdîs (30.  Bölüm) Hadîs   No:  24.</strong>“Enes (Radiyallâhu anhu) rivayet etmiştir:</p>
<p><strong>- Rasûllullah  (Sallallâhu aleyhi vesellem)’ın saçı </strong>recil  (yani ne  düzgün, ne de kıvırcık olup, hafifçe kıvırcık) bir saç idi, <strong>kulakları  ile omuzlarına kadar  (uzun) idi.”</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em>09 Temmuz 2010</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehdiyet.net/2010/07/peygamberimiz-s-a-v-diger-peygamberler-ve-ashabin-saclarini-uzattiklarina-dair-bazi-hadisler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

